11 Mayıs 2010 Salı

EKÜRİLER DEMOKRASİSİ (!)

AĞAM,BEN ETTİM SEN ETME !

Deniz BAYKAL giderayak PENSİLVANYA sakinine neden bağlılıklarını bildirdi? Hemen herkesin sorusu bu. Bildiğimiz kadarıyla açıklayalım isterseniz. Aslında bu olayı açıklamak için DANIŞTAY SALDIRISI’na gitmekte fayda var. DANIŞTAY SALDIRISI ABD’deki derin devlet çatışmasının Türkiye’ye yansımasıydı. Nedense benden başka kimse bunu böyle görmedi, görmek de istemedi. Hemen herkes temel birkaç noktayı gözden kaçırdı. Saldırı sonrası Tansel ÇÖLAŞAN’ın kapının önünde “ezber”inden yaptığı o ajitasyon ve provokasyon amaçlı konuşmanın üzerinde kimse durmadı. O dönemde kendilerini istifaya davet eden açık mektubuma hiç cevap alamadım. Ancak, Danıştay çalışanlarının benim gazetede yayınlanan o mektubumu fotokopi ile çoğaltarak kapısının altından attığını biliyorum. DANIŞTAY’da o gün olan, ABD’deki ULUSALCI derin devlet ile NEO-CON’cu derin devletin Türkiye uzantılarının kapışma ilanıydı.

Deniz BAYKAL’ın PENSİLVANYA’ya gönderdiği net mesaj şudur;

Mustafa SARIGÜL’e biçtiğiniz görevi ben de yapabilirim. Olanın bitenin farkındayım, benim hedefimde malumunuz olduğu üzere ABD’nin gözden çıkardığı RTE var. Sizinle bir husumetim yok. Emirlerinizi beklerim, ellerinizden öperim.

Bu CHP’nin tarihinde çokça yaşanan bir kırılmadır. CHP’nin ya da CHF’nın gerçek tarihini bilen herkes burada ne söylemek istediğimizi anlamış olmalılar. Bilmeyenler için gerekirse bu konuyu burada yeniden dile getirebilirim.

Deniz BAYKAL geri dönerse tabanına bunu nasıl açıklar? Açıklar merka etmeyin, BAYKAL Türk Siyasi yaşamının "kelime maması"dır...

SHİNDLERİN DEĞİL,FETTOŞ’UN LİSTESİ

PENSİLVANYA sakini, kukla FETTOŞ’un şürekası bir şeyin farkındadır. ABD ve İSRAİL lobisi, komuta-kontrolden çıkmış ve serseri mayın haline gelmiş RTE’den memnun değildir. Çünkü RTE olduğu müddetçe Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinin kararlarına yeterince etkili olamamaktadır. Kısaca, ABD “Ucuz Kan”ı kullanmaktan gün geçtikçe uzaklaşmaktadır. EKÜRİLER yani ERDOĞAN-BAYKAL ve BAHÇELİ’yi yeterince kullanmak konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu nedenle RTE defterden silinmiştir. Yerine iki kişi düşünülmektedir. BİNDAVİD yani DAVUTOĞLU ile halası Şule Yüksel ŞENLER olan Ali BABACAN düşünülmektedir. Ali BABACAN’ın uzun süredir sesi çıkmadığına göre, suya indirmeden önce bakıma alındığından söz etmek mümkün olabilir. Her ikisinin de ortak özelliği Kırım Bölgesi Karaimlerinden gelmeleridir. Yani kök olarak Yahudilikleri söz konusudur.

RTE’den şikayetin pik noktası ise Türkiye’deki % 90’lara kadar tırmanan Anti-Amerikancılık ile Anti-Semitizm’dir. Bu eğilim, RTE ne yaparsa yapsın azalmamakta, tırmanmaktadır. Türkiye’yi tarikatlar ile kontrol altında tutmayı planlayan ve sürekli olarak “Cami Cemaati” ile ilgilenen emperyalist güçler bir şeyin farkındadırlar. Tarikatlar kontrolden çıkmaktadır ve radikalleşmektedirler. Çünkü İran İslam Cumhuriyeti’nin elindeki USD kalıpları kullanıla kullanıla şişmişlerdir. Dubai sermayesine katkı amacı ile T.C.Merkez Bankası tarafından da 100.000.000 USD basmak için kullanılan bu kalıplarla ABD Merkez Bankası’nın başa çıkması mümkün değildir. FBI başkanı’nın Türkiye’yi ziyaretine akıl sır erdiremeyenlere bu konuyu bir kez daha hatırlatmak isterim. Malum, FBI Başkanı’nın Türkiye ziyaretinden sonra Dubai Memorandum ilan edivermişti. Bu arada bu günlerde,Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne 55 milyar USD kredi açmaya hazırlanan İranlı para babasının trafiğinin medyamıza konu olmaması da dikkat çekici. Ki Ankara’da hemen herkes, hemen her bürokrat bu İranlı ile sık sık burun buruna gelmektedirler.

Bu bağlamda son olarak FETTOŞ ekibi PENSİLVANYA’da bir liste hazırlamışlar bile, Türk Silahlı Kuvvetleri ve kurucu güç ile barışmak adına satacakları, deşifre edecekleri müridlerinin listesi yakında ortaya saçılacaktır. Listede general ve amirallerden tutun, yüksek yargıda ve üst düzey üniformalı-üniformasız bürokraside yer alan pek çok FETTOŞÇU’nun isimleri yer almaktadır. Bu listenin varlığı şimdiden FETTOŞ şürekasının amiral gemisi ZAMAN’ı karıştırmaya yetmiştir. Bu listenin adı, şimdiden SHİNDLER’in listesinin aksi olarak FETTOŞ’un Listesi olarak anılmaya başladı bile.

NESRİN BAYTOK VE MİLLETVEKİLLİĞİ

Artık herkes öğrenmelidir. Nesrin BAYTOK’u Deniz BAYKAL milletvekili yapmaya kalkışmamıştır. Nesrin BAYTOK’u milletvekilliğine teklif eden Eşref ERDEM’dir. Bu konu CHP’ye yakın herkes tarafından bilinmektedir. Bu süreçte Eşref ERDEM, BAYKAL’dan ve Genel Mekez’den uzaklaşmıştır/uzaklaştırılmıştır.

Eşref ERDEM; Masud BARZANİ’yi Haymana Cimcime’de ağırlayan zat-ı muhteremin adıdır. BAYKAL, zamanında çok özel işlerini orada yapardı. Uğraşı alanına giren malzeme de Eşref ERDEM’in makam otosu ile oraya taşınırdı. Bilmem anlatabildim mi?

NOT: Bu arada uzun süredir Azerbaycan’da psikolojik tedavi gören bir veled-i zina Türkiye’ye gelmiş, ancak kısa süre içinde yanındaki hergeleler kendi aralarında konuşurken şu kelimeleri ağızlarından kaçırınca yine ağır bir bunalıma gerip geri dönmek zorunda kalmış. Neymiş o kelimeler: Yerel-Kaset-Osman-Orman-Turgut-Don-Çam-Seçim-Kamera… Ne alakası mı var? Var varrrrr, kasetle gelenler kasetle giderler efendiler…

0 yorum: