68-ŞÜPHELİ KAHRAMAN ŞAHİN
a)-Savcılık ifadesinde;
Kollukta müdafii olan Cumhur ALTAN’ın yönlendirmesi ile susma hakkını kullandığını, kendisinin trafik takip işi yaptığını,Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğinin üyesi olduğunu,aynı zamanda derneğin muhasebesi ile ilgilendiğini,üye kaydı yaptığından ve aidatları tahsil ettiğinden dolayı dernek üyelerinin çoğunu tanıdığını,
Erol ÖLMEZ’in eskiden dernek üyesi olduğunu, sonradan istifa ettiğini, aralarındaki görüşmelerde kullanılan “komutanım“ kelimesinin şaka mahiyetinde olduğunu,
Telefon görüşmelerinde geçen paşa kelimesi ile Mehmet Fikri KARADAĞ'ın kastedildiğini,kendisine bu şekilde hitap ettiklerini, aralarında konuşurken Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğine “karargah“ dediklerini,
Telefonda kendisini Erolhan EJDEROĞLU olarak tanıtan kişinin Erol ÖLMEZ olduğunu, Erol ÖLMEZ’in gariban birisi olduğunu,dernekte yatıp kalktığını, sürekli olarak kendisine askeri görev verilmiş gibi hareket ettiğini,telefon görüşmesinde geçen görevden ise neyin kastedildiğini hatırlamadığını, Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek amacı ile Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini,
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın dernek binasını milli emlağın ellerinden almaması için dernek binası içine ve dışına bu binanın 1923 yılında İstanbul işgal altındayken Atatürk' ün binayı karargah olarak kullandığını yazdırdığını,
Telefon görüşmesi yaptığı Abdullah isimli kişinin dernek üyesi olduğunu,bunların genç kişiler olarak milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediklerini, bu şekilde konuştukları için cevap olarak kendilerinin de aynı şekilde konuştuklarını,
Derneğe gelen kişilerin burasını askeriyenin gibi gördüklerini ve kendilerine görev verilmesini istediklerini, derneğin üyesi oldukları taktirde dokunulmazlık kazanacaklarını düşündüklerini,
Mehmet Fikri KARADAĞ' ın komşusu olan bir kişinin çalınan mercedes marka aracının bulunmasına yardımcı olunması halinde derneğe yardım edeceği konusunda görüşme yaptığını,
Telefonların dinlenildiğinden bahseden Nail isimli kişinin elektrikçi olduğunu, dinleme olayını nereden öğrendiğini bilmediğini, daha önce 2-3 kez dernek binası basıldığı için telefonların dinlenebileceğini tahmin ettiklerini,bu nedenle telefonların dinlendiğini görüştükleri kişiye söylediklerini,
Selim AKKURT ve Muhammet YÜCE isimli kişileri tanımadığını,
Kendisinin devletle veya herhangi bir gizli oluşumla ilgisi olmadığını, derneğin maaşlı bir çalışanı olduğunu,7-8 aydır maaşını alamadığını, telefon konuşmalarının çoğunun derneğe gelen,vatan sevgisi olan heycanlı insanlarla yaptığı ve bir çoğu şaka mahiyetinde olan görüşmeler olduğunu, beyan etmiştir.
b)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin evinde yapılan aramada ;
-Çeşitli CD ler,
-İmeil numarası gözükmeyen ve içerisinde sim kart bulunmayan simens marka cep telefonu
-1 Adet 32mbyte kapasiteli hafıza kartı 0537 375 5310 numaralı hattın takılı bulunduğu Nokia marka 6600 model siyah renkli cep telefonu
-Üzerinde lexar media ibaresi bulunan 128mb.lık hafıza kartı bir adet fotoğraf makinesi hafıza kartı,
-Mektuplar , ele geçirilmiştir.
Kahraman ŞAHİN’e ait, 38 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede;
“İSTANBUL23,06,2007 011.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 012.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 014.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 020.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 024.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 057.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 063.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 075.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 079.jpg” ve “pendik_acilisi.jpg” isimli resim dosyaları tespit edilmiştir. Bahsi geçen resim dosyaları incelendiğinde soruşturma kapsamında yakalanarak tutuklanan Kahraman ŞAHİN, Hüseyin Görüm ve Mehmet Fikri KARADAĞ isimli şahısların Pendik Kuvayı Milliye Şubesinin açılışında bir arada oldukları değerlendirilmektedir. Söz konusu açılışta Hüseyin GÖRÜM isimli şahsın Türk Silahlı Kuvvetlerimize bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığının kullandığı Bordo Bere taktığı ve diğer katılımcıların bir çoğunun ise siyah bere taktığı görülmüştür.
Kahraman ŞAHİN’e ait 65 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede “AVSEQ01.DAT” isimli bir video dosyası tespit edilmiştir. ;
“AVSEQ01.DAT” isimli video dosyası incelendiğinde “KUVAYI MİLLİYE ASLA UNUTMAZ, ASLA AFFETMEZ” şeklinde bir ifade ile başladığı, yapılan gösteri yürüyüşleri ve etkinliklerin görüntüleri ile birlikte Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Feraye SES isimli şahısların konuşmalarının bulunduğu görülmüştür.
Kahraman ŞAHİN’e ait 13 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede;
“IMAG0194.JPG”, “IMAG0357.JPG”, “IMAG0365.JPG”, “IMAG0366.JPG”, “IMAG0374.JPG”, “IMAG0386.JPG”, “IMAG0391.JPG”, “IMAG0393.JPG”, “IMAG0395.JPG”, “IMAG0430.JPG”, “IMAG0437.JPG”, “asker2.gif”, “Kuvayı Milliye LOGO.JPG”, “resim1.jpg”, “resim3.jpg”, “100_6522.JPG” ve “100_6686.JPG” isimli resim dosyaları tespit edilmiştir. Bahsi geçen resim dosyaları incelendiğinde Kahraman ŞAHİN ve diğer bir çok şahsın askeri üniformayı anımsatan ayrıca bere, apolet, fular ve benzeri aksesuarları bulunan elbiseler giyerek Türk Bayrağı ve Kuvayı Milliye Flamaları önünde fotoğraf çektirdikleri görülmektedir. Medeni Kanunda açık bir şekilde şekil ve şartları tarif edilmesine rağmen örgüt üyelerinin örgüte olan manevi bağlarının kuvvetlendirilmesi ve faaliyetlere yönelik motivasyonlarının arttırlması amacıyla kılıç, bayrak ve kuran motiflerini içeren alternatif bir tören düzenledikleri görülmektedir. Söz konusu tören kuvva nikahı adıyla kamuoyunda geniş yankı bulmuştur.Kuvayı Milliye isimli derneğin logo olarak kullandığı resimde ise kuruluş tarihinin 1919 yazılı olduğu görülmüştür. Söz konusu tarihten hareketle Kurtuluş Savaşımızda düzenli ordunun kurulmasına kadar büyük görev üstlenen “Kuvva-i Milliye” isimli yararlı cemiyetin devamı olarak lanse edilmek istendiği ortaya çıkmaktadır.
Şüphelinin evinde yapılan aramada ; Bayrampaşa Kapalı Cezaevinden Deniz YILDIRIM isimli kişinin Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderilmiş mektuplar elde edilmiştir. Açık kaynaklardan yapılan araştırmadan mektupları gönderen Deniz YILDIRIM’ın , şarkıcı Emrah İPEK’in dayısı olduğu belirtilen Cahit İPEK’in azmettirmesi ile İstanbul Gayrette’de silahlı saldırı sonucu öldürüldüğü iddia edilen Artı Reklam Ajansı sahibi Özol YİCİ’nin katil zanlısı olduğu,hakkında bu suçlama ile müebbet hapis istemi ile dava açıldığı,halen Bayrampaşa Cezaevinde aynı suçtan tutuklu bulunduğu anlaşılmıştır. Deniz YILDIRIM’ın cezaevinden Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki adresini yazarak Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderdiği mektuplarda, tutuklu bulunduğu olayın içyüzünden,ülkedeki kötü gidişten, dünyadaki gelişmelerden, Kahraman ŞAHİN’in kendisini cezaevinde ziyaret etmesini istediğinden bahsetmesinin yanı sıra ; “Paşama anlatın,olayların doğrusu bu”,“Gönlümden geçen tek hareket Darbeyle içimizdeki dış güçlere hizmet eden şerefsizleri infaz etmek” , “Paşama,Hüseyin Abi’ye,Soran herkese selam olsun,Yolumuz açık olsun”, “Tam aktif zamanımızda başımıza bu iş geldi, lanet olsun”, “İçerde de olsak dışarıda da olsak fark etmez, her türlü yaşam şartına alışkınız,,ben savaşımı burada veriyorum”, “Basından takip ediyorum,Beyoğlu’ndaki adreslere operasyon olmadı galiba,bilgin var mı,araştır haber ver bana”,“Bir kardeş daha kazandık,Tahsin Mermer,sizleri anlatıyorum,çatımızı anlatıyorum, onuda kazandık, şaşırıyor,çok hoşuna gitti,yalnız olmadığını anlayınca rahatladı, kafasındaki şifreleri kırıyorum rahatlıyor”, “APS ile kitap gönderin bana,kartımı da içine koyun” , “Ben silahımı ülkenin bölünmez bütünlüğünü bölmeye çalışana çalışanlara çekmeye and içtim, bizler bu ülkenin direnişçileriyiz” , “Toplu giydirme zamanı yaklaşıyor ! , farkındayım, beni unutmayın buralarda.Bizler bu millet için topraklar için varız,zırhımızı giymeden sokağa çıkmak yok” , “Dışarıdan alınması gereken alacaklarım var,Kahraman’ı gönder bana,yada sen gel”, “Kuvayı Milliye Karargahına giren kutlu kişi her bakımdan güvendedir, zira Kuvayı Milliye Karargahında Allah’ın izin vermeyeceği hiçbir iş yapılmaz…”, “İşimiz çok zor, çok dikkat ve çok zor,Allah yolumuzu açık etsin, ölmek için emir beklerim ben,biz ölümle arkadaş oluruz” sözlerinin yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu mektupların da , şüphelinin örgütün Kuvayı Milliye yapılanmasındaki bütün üyeleri ile birlikte diğer kişilere, vatanın elden gittiği , Kuvayı Milliye derneğinin vatanın kurtarılması davasını yürüttüğü, bu kapsamda askeri bir darbenin zemininin hazırlanarak hain olan kişilerin infaz edilmesi gerektiği fikrini aşıladığını gösterdiği, esasen Ergenekon Terör Örgütünün yönetici konumunda bulunan üyelerinden, bu mektupları kaleme alan cezaevinde cinayet suçundan tutuklu olarak yatan bir ilgilisine kadar bir askeri müdahale söyleminin bulunduğu soruşturma evrakı genelinden de anlaşılmaktadır.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:82, 21.04.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Baba bu Devlet TOPÇU” “Altıyolda seni bekliyormuş.” dediği, Mehmet Fikri’nin “Nerden çıktı o yaa şimdi” “Şeydeki bir çocuk ya. Bizim hemşerilerden birisi.” dediği, Kahraman’ın Mehmet Vakıf DÖĞÜŞÇÜ ve Savaşan TOSUN isimli şahısların aradığından bahsettiği ve “bizde başlayacağız birazdan, geldi elemanlar” dediği, Mehmet Fikri’nin “Devlet bana birşey demedi. Canım bi randevumuz yok da.” “Görüşürüm yani. O bizim şey iyi bir çocuk yani.”dediği, Kahraman’ın “Ben o zaman ona diycem böyle böyle babam bir toplantıya gitmiş diycem” dediği, Mehmet Fikri KARADAĞ’ın “Bizim militanlardan birisi yani. İyi bir çocuk yani.” “Terkedilecek bir çocuk değil ama. Şimdi ne yapayım ben ona ordaysa.” dediği, Kahraman’ın “Tamam. Gelirse buraya davet ederim. Bir çay içirir, gönderirim ben.” dediği,
Tape:321, 28.04.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile Oğuz Alpaslan ABDÜLKADİR arasındaki görüşmede özetle; Mehmet Fikri’nin “…E.Bey gelecekti F.. V.. Başkanı haber var mı ondan” “Hüseyin abine sor Kahraman’a sor” dediği ve görüşmenin devamında Mersin başkanı Kemal CANAY isimli şahıstan bahsedildiği,
Tape:324, 01.05.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle ; Mehmet Fikri’nin “Turgay diye bir arkadaşı gönderiyorum yanına” “Ümraniye'de bir E 200 Mercedes çalınmış” “Maltepe grubu çalmış, oralar da işte Tuzla Şifasuyu'na göndermiş” “50-55 Euroluk bir araba doksan milyarlık” “Arabayı bulursak, ordan bizim de hakkımızı verecek. Satacaz galeride doksan milyara 90-95” “Tamam, onu Turgayla siz anlaşırsınız onu” dediği, Kahraman’ın “Tamam gönder babacım” dediği,
Tape:325, 01.05.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Bir önceki görüşmede bahsi geçen araçla ilgili olarak konuştukları ve Mehmet Fikri’nin “Ama oralarda dolaşıyormuş o araba, onu jandarmaya mı bulduracaz, Biz bulursak 30 lirasını alırız, en az 20 sını alırız” “Bi geçin bakayım bi araştırın nedir” dediği,
Tape:326, 02.05.2007 tarihinde Turgay isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Turgay’ın “Ben Turgay, dün görüşmüştük ya” “Bir gelişme var mı diye bir sorayım dedim” dediği, Kahraman’ın “Şu an için herhangi bir gelişme yok” dediği,
Tape:327, 04.05.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Ben vatandaşlara ulaştım kadroyla ilgili hareketlere geçiyorum” “Şartlar ne falan diyo, ben dedim yüz yüze, gel Kahraman’la konuşursun o konuyu..” dediği, Kahraman’ın “Ya sen kendi ekibini kur da tamam mı. Şartları konuşuruz, Sen hazır adam tut yani elinde” “Cingöz aradı Cingöz” “Senden bahsetti” “Dedi ki oradan ayrılmış falan, ben de dedim ki hayır dedim öyle bir şey yok ayrılmadı dedim, sadece karşı tarafa geçti dedim, Görev yapmak için dedim” “Karşıya görevlendirdik dedim, Görevli dedim yani” dediği,
Tape:328, 06.05.2007 tarihinde Selçuk isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Selçuk’un “Abi kafama taktım, bir şey varsa bekleyelim” “Sonra bize vicdan azabı çektirme Kahraman abi” dediği, Kahraman’ın “Yok, öyle bir şey yok yani tamam mı, Bu hani daha önce bi anlattım ya sistem kuracağız dedik” “Telefonla görüşmek istemiyorum telefonlarım dinleniyor ya” dediği, Selçuk’un “Tamam, Sonra vicdan azabı çekmeyelim anladın mı abi” dediği,
Tape:330, 10.05.2007 tarihinde Fahri isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Fahri’nin “Çok büyük bi elli milyarlık bir işim var tamam mı” “Moruk sana ihtiyacım var, ben senle konuşmam lazım, cebi silkelemem bu numaradan olmaz, beni hemen ofisten ara, yada ben seni arayayım” “Hemen hemen ara, adamlar bekliyorlar beni” dediği, Kahraman’ın “Döneyim de hemen arayayım seni” dediği,
Tape:332, 17.05.2007 tarihinde Ferdi isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Ferdi’nin Kahraman’ın yanında bulunan Ali’ye hitaben “Bizim Özgür’ü vurdular” “öldü diyorlar” “Vallaha bir çatışma yaptık yukarda bir olay” “hastanede, yoğun bakımda. Öldü möldü diyorlar, bizde şoktayız şuan” dediği ve telefonu alan Kahraman’a hitaben “abi başımızdan bir olay geçti” “Bi şeyler yapmak lazım” “Bak 1 tane 2 tane ev var abi o evleri bitirelim ya” dediği, Kahraman’ın “Bu telefonla görüşme benim benle bu işleri burada gel buraya gelde görüşelim” dediği,
Tape:333, 19.05.2007 tarihinde Kenan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Kenan’la “Benim bir sıkıntım var” “Paşamla görüştüm ben” “O biliyo. Ben dedim arıyorum Kahraman'ı ara dedi” “Hasan’la bir olayımız vardı, derneğimiz vardı ya bizim burda, bir sıkıntı yaşadım. Buraya gelme şansın var mı” “Kaç kişi varsınız orda” dediği, Kahraman’ın “Vallahi yaklaşık 4 kişiyiz” dediği, Kenan’ın “Sağlam mıyız” “Yok burda hep gezcez abi buraya, yok burayı, bir şekil var yani burda da sıkıntı var” “Oraya gitmeden hayır bir dakika ben gideyim mi tek başıma orayı dağıtacam” “Geliyorum, buraya gelcez bak gelceksek geleyim yoksa ben yalnız gidiyorum” “Ben şimdi Fikri Albayla görüştüm, o da dedim arayayım Kahraman'ı, zaten bana gerekeni söyledi dedi git dedim Kahramanı arayacam dedim ara dedi, tamam mı” dediği, Kahraman’ın “Ya tamam uzatma gel buraya ya, Telefondan uzatma, telefonum dinleniyo ya” dediği,
Tape:335, 05.06.2007 tarihinde Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Hakan’ın “Bir tane züppenin birisiyle uğraşıyorum” “Bakalım, bakalım herhalde Onun işi bitirilecek” “Ya bir tane Bingöllü ya” dediği, Kahraman’ın “Gel görüşelim beraber hallederiz” dediği,
Tape:336, 11.06.2007 tarihinde Gülbeyaz isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Gülbeyaz’ın “…fotokopi çektircem elimde olan o şey var ya asker resmi olan” dediği, Kahraman’ın “Hem Cumhurbaşkanıyla görüşecem hem de Genelkurmayla” dediği, Gülbeyaz’ın “Git, gereken neyse, gereken neyse hiç şey yapmayın herhangi bir ümitsizliğe kapılmayın. Çok güzel bir gidiş oluyor yani” “Esnaflara bir gün o şeyden dağıtayım bildiri” “Hani sen bana bir şey göndericen, gönderdin mi yoksa” dediği,
Tape:337, 11.06.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Ya bu biz Genelkurmay'a gidip ne diyecez, Onu ben düşündüm de biliyor musun” dediği, Kahraman’ın “Ya Gidecez Ya Bizim De Hazır Olduğumuzu Belirtecez Ya” “Hazır Olduğumuzu Bir Takım Bir Şeyler İsteyecem Ben” dediği, Niyazi’nin “Kime karşı abi, Irak'a Irak'a karşı mı” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya ne Irak'ı ya, Irak kim ya” dediği, Niyazi’nin “Ya şimdi bir şeyi iyicene düşünüp öyle gitmek lazım kardeş, Talebimiz Güzel Olacak yani biliyor musun” dediği, Kahraman’ın “Ya gelsene sen, seni bekliyoruz” “Yani tam şey zırt noktasındayız. Gel gelişmeler var anladın mı” dediği,
Tape:341, 13.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Kıdemli Binbaşı EROLHAN EJDEROĞLU” “Karargahtasın değil mi yarın” “Tamam, işlerimiz var yarın biliyorsun” “Operasyona çıkıyoruz” dediği, Kahraman’ın “Tamam abi sen merak etme” dediği,
Tape:342, 13.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Komutanım şimdi bizim bu Mersin'li Ali ( Ali KUTLU ) vardı ya” “Şimdi onla görüştük de, o biraz İstanbul'a geliyormuş haberin var mı senin” Öyle diyor İstanbul'a geliyorum diyo” “Kahraman Binbaşıya da selam söylersin diyo” “Gel dedim kafanı kırayım dedim senin burda” “Biz dedim zaten dedim dağı bıraktık dedim indik yaylaya” dediği,
Tape:344, 14.06.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Benim bir arkadaşım gelmiş oraya Ahmet YILDIZ Sivas'lı” “Çok sağlam bir adamdır tehlikelidir” “O var ya benim Edirne'den kader arkadaşım” dediği,
Tape:345, 14.06.2007 tarihinde Ahmet YILDIZ ile görüşmesinde özetle;Ahmet’in “Bu şeyler vardı ya, çıkaracaktın onların listesin işleme koyma da yarın biz senle konuşalım ondan sonra koyalım, o benim dediğim şeyler vardı ya sana” “Yaşadıklarımızı yaşasan dersin ki, Ah abi ah! dersin” dediği, Kahraman’ın “Doğrudur abi, ben de o zaman şunu söylüyorum yani sizler bizim önümüzde birer öndersiniz yani” dediği,
Tape:346, 15.06.2007 tarihinde Bünyamin SAVUR ile görüşmesinde özetle; Bünyamin’in “24 saat emrinizdeyiz kardaşım” “Ben teşkilatçıyım. Gelip masaya oturacağım zaten. Biraz işlerim var, onu bir halledeyim” “Komutanımdan yetki alıp oturacağım” “Ondan sonra bu adamların korkulu rüyası olacam ben” dediği,
Tape:347, 17.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Bir süre sohbet edildikten sonra Erol ÖLMEZ Almanya’dan gelen Mehmet isimli şahsı kast ederek “Mehmet abiler he dün konuşacaklardı o konuyla ilgili, hatta beni çağırdı, komisyon başkanı da aradı” “Hikmet vardı çağırdı konuşalım dedi. İşin içinde sen varsın dedi, sen getirdin dedi” dediği. Kahraman’ın “Şimdi o olay üzerine Bir oyun kuracaz inşallah tamam mı” dediği, Erol’un “Ne konuştun yani dün toplantı güzel geçti mi” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya iyiydi, çünkü İş Bankası'nın üst düzey yöneticiliğini yapmış bir ablamız var yeni, onlan konuştuk” “Değişik bir yol izleyeceğiz onun için inşallah” dediği, Erol’un “Mehmet abi'nin elindeki olan dökümler, doneleri anladın mı” “Bakıldığı zaman karşılığı çıksın veya kim vermiş nasıl bir araştırılsın A'dan Z'ye kadar ki emin olunduğu zaman her türlü oynanır o zaman, anladın mı” “Bu adam o sizin bir tane var ya vatandaş işte çıkmış işte yok kardeşim bunu 100 bin Euro'ya yakın parasını çarpmış ya bu adamın” “Bu adamda çok güzel ekmekler yeni yani, sahip çıkılması gereken insan bu” dediği, Kahraman’ın “Biz Kuvayı Milliye olarak çıkıyoruz yani, sen çıkıyorsun ben çıkıyorum Hikmet çıkıyor” dediği, Erol’un “Ne yaptın ne ettin başka, Otları nereye koydun sağlama koydun mu” diye sorduğu, Kahraman’ın “sağlam hepsi” dediği, Erol’un “Yani öyle Mutfakta Durmasın açıkta” dediği, Kahraman’ın “... şimdi önümüzdeki ay bu ... dava bittiği an”, “Bittiği an zaten hepimiz rahattayız yani”, “Çünkü, çünkü bizim Kuvayı Milliye olarak şurda ayın yirmi ikisinde değil mi şey bitiyo, seçim? Ondan sonra rahatlıyoruz bitiyo yani bizim sıkıntımız o zamana kadar anladın mı” dediği,kendi aralarında bir süre derneğin sıkıntılarından bahsettikten sonra Kahraman’ın “Ondan sonra da düzelecek bir tane daha iş aldım bir 180.. ” “Geldiğin zaman konuşuruz, bunları telefonda fazla konuşmak” dediği, Erol’un “Bizim bi ismimiz var bi kimliğimiz var kardeşim bakma böyle biz insanlar gibi arasına giriyoruz sohbet ediyoruz yani Allaha şükürler olsun gözümüzün gördüğü hiç bir şeyden korkmayız Allahtan başkası ya”, “Diyorum ki bizim elimizde olan imkanlar hiç kimsede yok bunları değerlendirelim bak bir sürü insanlar var bir sürü kardeşlerimiz var bak bir sürü sıkıntıda olan insanlar var”, “Güçlenelim abi ya niye böyle duruyoruz ya”, Kahraman’ın “Erol şimdi biz dava yürütüyoruz anladın mı yani ticarate bakmadık ama ufak ufak başlıcaz yani” dediği, Erol’un “Şu Almanya'dan gelen o bizim diplomatlara sahip çıkalım onlara tamam mı her hangi bir şekilde, o bitane vatandaş vardı ya kimdi o Veli KÜÇÜK'ÜN bilmem nesimiymiş falanmış, o çakal var ya çakal kimse onu karagaha getirttirelim abi bulalım o kimse istihbaratını yapın onun kimse bulun abicim onu bi hesap versin bakalım kimmiş o” dediği,
Tape:348, 17.06.2007 tarihinde Şevket isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Şevket’in “Abi hani geçen gün demiştim ya kafası gözü kırılacak birisi var” “Boş vaktin olur mu bu hafta” dediği, Kahraman’ın “Olabilir ya” “Ben sana bir iki tane kardeşimizi gönderecem”, “O zaman hallolur” “Sen bana telefon aç ne zaman olacağını” dediği,
Tape:349, 18.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “He vatandaşları bekledim biliyor musun” “Operasyon yapacaktık onlara da baktım gelmediler” “Gelseydi direktmen 1. Kolorduda gözlerini açtıracaktım, kaçtılar şerefsizler” “Yerlerini .. tespit ettik zaten adresleri falan her şeyi tespit edildi, onlarla ilgili gereken çalışmaları yapalım istihbaratla ilgili bilgileri her türlü, şahıslarla ilgili tamam mı” “Bu akşam onların gerekse gece saat 2-3 arası alalım o şerefsizleri” “ben karargaha geliyorum komutanım” “Hayırlı görevler diliyorum” dediği,
Tape:158, 24.06.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Yapılan bir kamp toplantısından bahsettikleri, Kahraman’ın “ Nasıl değerlendiriyon baba” “Bugünkü gündemi” dediği, Mehmet Fikri’nin “Gayet güzeldi” “Gençliği de konuşturduk, gençliği konuşturmayı unutmayalım bundan sonra” “ çok önemli, hatta bide güzel, iyi bir kadın bulsak, oda konuşsa, her seferinde bi kadın bi genç” diyerek gençlere konuşma yapması için kadın konuşmacı ayarlamaya çalıştıkları, konuşmanın ilerleyen bölümlerinde siyasi konulardan bahsettikleri, Mehmet Fikri’nin “…Gürcistan’da, Amerika’da, İngiltere’de, Ermenistan’da, Suriye’de, Arabistan’da, gidin Türklere dininiz elden gidiyo deyin, başbakanda olursunuz cumhurbaşkanı da olursunuz diyo, yani bizim millet ohh batan geminin malları deyip propagandayı yapıyor, bakan oluyor, başbakan oluyor, her şey oluyorlar, Cumhurbaşkanı bile oluyorlar, Turgut Özal gibi o…. mesela” “Neden işte bu bizim yapacağımız işten sonra olamayacaklar” dediği, konuşmanın son bölümlerinde Muzaffer TEKİN ile ilgili Bursa’daki bir evde daha bazı malzemelerin çıktığından bahsettikleri,
Tape:373, 25.06.2007 tarihinde Begüm isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Begüm’ün “Biraz önce Fikri Paşayla konuştum, onu haber vereyim dedim” “Kapıda yakaladım paşayı, gel dedim konuşucam senle” konuştuk bi yarım saat” dediği, Kahraman’ın “Bugünde ben fırça attım ona” “Bir tane çocuk vardı, onun numarası yazılmamış üyelik numarası falan” “Dedim gençlere ne yapıcan sen dedim, mahvettiniz bizim gençliğimizi dedim. Kalkıyorsun gençlerden şey istiyorsun falan neyse ondan sonra yumuşadı” dediği, Begüm’ün “Paşa çok sinirli” “Ama güzel planları var, benim içime su serpti” dediği, Kahraman’ın “…hazır yani her şeyimiz” dediği, Begüm’ün “Şu şehitlerden dolayı, Erdoğan'a inat bi miting düzenleyemiyor muyuz İstanbul’da” dediği, Kahraman’ın “Düzenleriz” “Ama gel yardım et o zaman” “..gel çarpışalım” “Para olucak, ben bulucam parayı, 2-3 tane işimiz var, inşallah biticek” dediği,
Tape:374, 26.06.2007 tarihinde Begüm isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Şişli Belediyesinin çalışmalarından duydukları rahatsızlıkları konuştukları,devamında Begüm’ün “..Tanıdığınız birileri var mı bunun yardımcısı sağ kolu orta kolu” dediği, Kahraman’ın “Ha askeriyeden yani,önce ama askerlik te bir şey yok yani” dediği, aynı konuda konuşmaya devam ettikleri,Kahraman’ın “Ya bunları var ya ne yapıcan biliyor musun zamanı geldiği zaman”, “ Elektrik vericem onlara hem de 2000-3000 voltluk anladım mı”dediği, Begüm’ün aynı şikayetlerden bahsedip çıldırdığını söylemesi üzerine Kahraman’ın “ iyi çıldır biraz ya,biraz çıldır da artık savşaçı ol,yani ruhun şey olsun”dediği, Begüm’ün “Ya ne yapayım ya,ben tek başıma ne yapabilirim Kahraman yani” dediği, Kahraman’ın “Ya şimdi ne yapacaz boşver şimdi tamam mı,şimdi biz işimize bakıcaz,işimizi bitirecez yani, bizim yolumuz yani biliyorsun bu işi biz bitiricez, başka hiç kimse bitiremeyecek görüceksin bak” dediği, “Ya bunları nasıl ayıklıycaz Allahım bilmiyorum yani biliyor musun” dediği, Begüm’ün “ Valla bunlar ayıklanacak gibi değil yani yemin ediyorum”dediği, Kahraman’ın “Bunları toplu imha etmek lazım” dediği,Begüm’ün “Kene gibi bunlar kene,böyle sömürüyor,yapışmışlar toprağa vatan emiyorlar yani başka bir şey değil yani” dediği, Kahraman’ın “yakında biz de onlara yapışacaz merak etme” dediği, Begüm’ün “inşallah birbirlerine yapışsınlar da ayrılmasınlar öyle” dediği, Kahraman’ın “…onları biz birbirine vurduracaz diyo,merak etmeyin diyo”dediği, Begüm’ün “ Yani S. kim yani Allah aşkına yani vallahi billahi nefret ediyorum ya” dediği, Kahraman’ın “S.var ya, hahamların,papazların şeyi olmuş biliyor musun.Tabi tabi evet yani ben hepsini biliyorum yani onların” dediği, Begüm’ün “Allah Allah ne alaka var mı onda da bozukluk yani” dediği, Kahraman’ın “Tabi bu Ermenilerle bilmem nelerle onlara” dediği,Begüm’ün “Şerefsiz boşuna nefret etmiyorum heriften yani” dediği, Kahraman’ın “Adam hep onlara hizmet ediyor,şu anda istihbaratını alıyoruz yani” dediği,
Tape:168, 10.07.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Mehmet Fikri’nin “Oğulcum şimdi Bursa’dan Muhammet (Muhammet YÜCE) diye bir çocuk geliyor” “Bizim derneğin önde gelmiş olduklarından” “Arabasıyla geliyormuş, onu alın görüşün, Hüseyin abinle de görüşsün, bende çıktım geliyorum” “Muhammet diye bir çocuk uzman çavuşmuş” dediği,
Tape:375, 27.07.2007 tarihinde Ali KUTLU (Kahraman ŞAHİN’in telefonundan) X Şahıs (Şerafettin GÖZÜKELEŞ) ile görüşmesinde özetle ; X şahsın “Evet ne oldu,bizim Taner bey (Taner ÜNAL) gil çıktı mı acaba” dediği, Ali’nin “Yok hala devam ediyor” dediği, X Şahsın “Yardımcı olsanıza Kuvayı milliyeciler olarak” “Ne yapmış ki. ..bir sürü it uğursuz köpek varken yani bunları mı almak gerekiyormuş” “Dün yazı hazırladım gene hazırlıyorum, AKP ile artık daha şiddetli mücadele edicez yani” “Senide içeri aldılar mı” dediği, Ali’nin “Biz İstanbul’dayız” “Çok kalabalığız burada, Ekip var” dediği, X Şahsın “Nasıl şey yapıyorlar mı yani yine devlet üstüne gidiyor mu” dediği, Ali’nin “Hiç üstüne gitmiyor. Genelkurmaydan araştırma yaptık, tek Kuvayı Milliye orada kadıköydeki Kuvayı milliye dedi, dün Genelkurmayın basın açıklamasında” “Bizi işaret ediyor yani Genelkurmay” dediği, X şahsın “Türkiye’de genel durum nasıl şu anda” diye sorduğu, Ali’nin “Şuan kötü, berbat. İşte bakacaz, bi hamle yapacaz yakında. her şeyi haberlerden okursun zaten, haberleri dinlersin birşey oldu mu” dediği, X Şahsın “Ne hamlesi yapacaksınız” diye sorduğu, Ali’nin “Telefonda olmaz tamam” dediği, X Şahsın “Kardeşim bu tarikatlara cemaatlere komple el koysunlar kapatsınlar” dediği, Ali’nin “Öyle Yapıcaz Zaten” “11 kasım 1938'den bu güne her kurum kuruluş şahıstan hesap sorucaz. Sen hiç kafanı yorma rahat ol yani” dediği, X Şahsın “Yeni şafak yeni Türkiye gazetesi var birde bu amına kodumun tam militan bir gazete o da ya” dediği, Ali’nin “Hepsine el koyacaz kafanı yorma hepsini” dediği, X Şahsın “Ya düşündükçe sinirleniyorum vallahi billahi ya, gidip eylem yapasım geliyor ya” dediği, Ali’nin “Ya boşver, akşam MSN'de şey yaparız. Telefonda girme bu tip şeylere tamam mı” dediği ve telefonların dinlendiğini ima ederek bu konu hakkında akşam MSN’den görüşmeyi tavsiye ettiği,
Tape:378, 30.07.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Bu telefonların dinleme olayıyla ilgili bir çalışma yaptım da o bizim bi gazeteci arkadaş var ya” O açıklamayı da yapacaz da, önce senle bi görüşelim, netleştirelim olayı” “Kesin tespit ettirdim” “Özellikle 7 hat kesin dinleniyo” dediği,
Tape:441, 02.08.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile Ayhan isimli kişi arasında yapılan görüşmede özetle; Ayhan’ın “ Ya Kanal D'yi açsana bi, varmı yakında televizyon”, “ İmam Hüseyin nikah kıyıyor İmam Hüseyin, sende var mıydın nikahta” dediği, Erol’un “ S… İmam Hüseyin’in nikahını da İmam Hüseyin’i de, lan ne nikahı kıyıyo lan” dediği, Ayhan’ın “ İmam nikahı” dediği, Erol’un “Kime kıyıyor”dediği, Ayhan’ın “ Kuvai Milliyenin yemin törenini yapıyor”, “ Vallahi billahi, Kahraman'da orda Kahraman yemin ettiriyor” dediği, Erol’un “ M… bunlar sıyırmış kafayı lan iyice” dediği, Ayhan’ın “ Vallahi, Türk Bayrağı Kuranı Kerim ve Kılıcı Hüseyin İmam Hüseyin'in Kırbacı, Kahraman orda” dediği,
Tape:4089, 03.08.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle;X Şahsın "haftaya Cumartesi tarihinde şeyleriniz bol olsun formlarınız" "başvuru formlarınız bol olsun, haftaya Cumartesi" "link açtık Öztürklerle, Öztürkler sitesiyle" "tanışmak isteyen arkadaşlar haftaya Cumartesiye Kuvayı Milliye derneğinde buluşmak üzere diye" "…en azından 20 kişi bak en az getirmeleri lazım" dediği, Kahraman’ın "bugün de şeyden Bursa’dan, Uludağ üniversitesinden on tane kardeşimiz, bir minübüs tutup geleceklermiş, diyorlar biz yemin etmek istiyoruz" dediği, X Şahsın "R.. var ya" "Kıbrıs başkanı, onun yeğenleri falan geleceğiz, biz onlar Dernek açmayı düşünüyorlar orada" dediği, görüşmenin devamında X Şahsın "Zeynep’in kimliği ordaydı çıktı mı" dediği, Kahraman’ın "Kardeşim be ablamız yeni geldi" "bunları yarın falan bir gözden geçireceğiz halledeceğiz inşallah" dediği,
Tape:379, 07.08.2007 tarihinde Recep Gökhan SİPAHİOĞLU ile görüşmesinde özetle;Recep Gökhan’ın “Hüseyin abi geldiği zaman ben gelicem kendisiyle başka bir şey konuşacam abi”, “Eğer benim onun gözünde bir yerim varsa” , “ O konuşmaya başlamadan önce de ona her şeyi göstermek istiyordum öyle bir şey konuşacaktım abi” dediği, Kahraman’ın “ Gelir ya,niye gelmesin,olmadı alır gelirim ben yani,canın sıkkın mı abi nedir” dediği, Recep Gökhan’ın “Canım sıkkın değil de”, “üstümde çok büyük bir görev var abi” dediği, Kahraman’ın “ Sen benim ağabeymsin tamam,onun dışında var ya ben başka bir şey kabul etmiyonum, fark etmez yani biliyor musun sen benim ağabeymsin yani ölene kadar artık” dediği,
Tape:350, 13.08.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Bana bak sen o Ümraniyede’ki kardeşler geldi ” “2 tane yeni üye getirdiler” “Kendileri de öğleden sonra akşam üstü uğrucaklar buraya oldu mu” “Sen yoksun diye şeysi olmadı, sen yoktun ya anladın demi manzarayı” “2116” dediği, Kahraman’ın “2116” dediği,
Tape:4090, 18.08.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; Abdullah’ın "He bizde hazırlandıkta seni bir ziyarete gelelim dedik arkadaşlarla hazır mısın yani gelelim mi" dediği, Kahraman’ın "kimlerle gelecen" "evdeyim Abdullah rahatsızım ya" "sen ne yapıyorsun, dün gelecektin geldim oraya bekledim gelmedin ya" dediği, Abdullah’ın "Ya aksilik çıktı hiç sorma ağabi ya, şimdi bugüne hazırlandık dedik şimdi Cumartesi de onun arabayı marabayı hep hazırladıydık dedik bir telefon açalım da öyle gidelim, boş gitmeyelim diye dediydik" dediği, Kahraman’ın "ne yaptın sen işi hallettin mi?" dediği, Abdullah’ın "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedin ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" dediği, Kahraman’ın "sen şimdi bak, sen şeye geç Kadıköy’e geç" "Kadıköy’de Niyazi ağabi varya hani" "onla görüş tamam mı" dediği, Abdullah’ın "Niyazi ağbi biraz ters bakıyor ama bu işlere sen gelebilirsen biz seni atarız arabayla" dediği, Kahraman’ın "ya gelemem ben rahatsızım anladın mı Abdullah" dediği,
Tape:4091, 21.08.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X Şahsın "başkan aslında seni ben niye rahatsız ediyorum biliyon mu" "senle bir yüz yüze görüşsek" "o tren istasyonunda in kaynarca tren istasyonundan ben seni ordan alayım tren istasyonu arkasında bir kahve var ben orda olacam aslında orda bir yüz yüze bi görüşsek bi iki iş var güzel bi işler" "sıkıntıları da gideririz" "mersinde bir iş var olmazsa mersine beraber gideriz" "gördüğüm kadarı ile sıkıntılarınız devam ediyor" dediği, Kahraman’ın"evet öyle" dediği,
Tape:4092, 01.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın "biraz sıkıntılarım var Abdullah" dediği, Abdullah’ın "para sıkıntısı mı" dediği, Kahraman’ın "kardeşim öyle olmuyor yani bi iş güç şeyi halletmeden yani bu işe girmek istemiyorum pek tamam mı" dediği, Abdullah’ın "hı hı anladım senin demek istediğini" dediği, Kahraman’ın "yani çünkü bişey olsa yani" dediği, Abdullah’ın "bi iş varda çok güzel böyle ya aslında bizde yapıcaz da ben senle bi türlü konuşamadım bu şey işi var ya gümrük" "bi tane adamını bulduk biz" "araba maraba alma işi olayları" "görüşürüz sonra" dediği,
Tape:3414, 03.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın “Bende oturuyorduk senden bahsediyorduk böyle üye olduğumuz arkadaşlar vardı oraya bize kimlikler falan soruyorlar da dedim bi sorayım dedim ne zaman gelir” dediği, Kahraman’ın “Sen kime verdiniz şeylerinizi siz” dediği, Abdullah’ın “.. Niyazi abiye verdiydik hepsini” dediği, Kahraman’ın “Tamam yarın geldiğinde görüşürüz tamam kardeşim” dediği,
Tape:353, 07.09.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “2116 durum ne” diye sorduğu, Niyazi’nin “Yukarda toplantı devam ediyor” dediği,
Tape:4094, 09.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; X Şahsın "…gelip gidemiyom amma bir yaramazlık bir şey falan var mı?" “…bizim öbür Halil arkadaşın da selamı var" dediği, Kahraman’ın "bak sana sizin bir gelmeniz lazım bizim oraya ya, işlerimiz var sizle" "eeeee 29 Ekim’e öyle bir güzel kadroyla şeye çıkacağız defileye törenlere çıkacağız" "30 kişi falan oldu 35 kişi" "hep genç arkadaş hepiniz böyle tığ gibi hep genç böyle biliyor musun" dediği, X Şahsın "tamam ağa gelirim" "ben toplarım buradan birkaç arkadaş daha" dediği, Kahraman’ın "…gel ama bana şey çıkartacaz kimlik falan çıkartacaz size tamam mı" dediği, X Şahsın "tamam yalnız benim öbür kimlik hazır mı" dediği, Kahraman’ın "ya siz bi gelim benim yanıma benim yanıma bi gelin bi takım şeyler değişti tamam mı" dediği,
Tape:451, 17.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan sonra akşam 8, sabah 8 nöbete devam yani, sen ne yapıyorsun ne var ne yok?”,“Biz de mollaların arasına takıldık girdik işte ne yapalım, soktunuz bizi o taraf Çarşamba'ya” dediği, Kahraman’ ın “Ya hayırlısı olsun be kardeşim ya, görevini tam yerine getir de” dediği, Erol’ un “Görevi getiriyoruz, ne var ne yok sen nerdesin ne yapıyorsun?...” dediği, Kahraman’ ın “İşim var öyle” “sen ne yapıyorsun görülmüyorsun hiç?” dediği, Erol’ un “yarın karargaha geliyorum” dediği,Erol’un Kahraman’a oruçlu olup olmadığını sorduğu, Kahraman’ ın “Yok değilim, ne oldu?” “Sen de mi?” dediği, Erol’ un “Yok ben tutarım ben hoca adamım biliyorsun sakal bıraktım haberin yok galiba” “molla oldum ben de” dediği, Kahraman’ ın “İmam Hüseyin de bıraktı” “Yarın geldiğinde görüşürüz oldu mu?” dediği, Erol’ un “tamam yarın karargaha geliyorum, rahatım yani dinlenicem tamam” dediği,
Tape:452, 18.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Görüşmenin başında Kahraman’ ın karargahta olduğundan bahsettiği, Erol’ un kimlerin orda olduğunu sorduğu, Kahraman’ ın Seda, Ali, Niyazi isimli şahısların orda olduğunu söylediği, görüşmenin devamında Erol’ un “ Sayın Özel Kuvvetler Komutanım nasıllar iyiler mi” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İyiler efendim iyiler” dediği, Erol’ un “Paşamız nasıl” diye sorduğu, Kahraman’ın “Paşa da gayet iyiler efendim” dediği, Kahraman’ ın “Tamam efendim, teşekkür ediyorum hayırlı görevler” dediği,
Tape:453, 18.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ ın “ne yapıyorsunuz?” diye sorduğu, Erol’ un “İyi ne yapalım koşturuyoruz işte” dediği, Kahraman’ ın “Erol…” “Bize hiç takmıyon kendini be?” “Tak beni ya kendi şeyine” dediği, Erol’ un “Takayım, gel parayı buldurayım ben size” dediği, Kahraman’ ın “Hadi bulalım beraber” dediği, Erol’ un “İyi ama benim böyle aldığım paralar farklı yani, böyle yani yerine göre vurcan, yerine göre kırcan, yerine göre alcan yani” “Bazı vatandaşların hakları var, haklarına tecavüz edilmiş, bunları kurtaracaz” “Biz yine iyilik ediyoruz Allah adına…” dediği, Kahraman’ ın “Kesinlikle ya” dediği, Erol’ un “Tamam sen kur teşkilatı kendi ekibini kur” dediği,
Tape:354, 20.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ve Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ;Abdullah’ın “..Kurduğum ekip senle çalışmak istiyor” “Tamam abi çünkü adamlarda ona göre haber bekliyor benden” dediği, Kahraman’ın “Tamam işte pazar tarihinde şey yaparız bi toplantı yaparız öyle güzel” dediği, telefonu alan Erdal’ın Kahraman’a hitaben “Birebir görüşsek çok iyi olur şimdi bu arkadaşlar yani yeni bir ekibimiz var” “Sizinle çalışmak bizim için bi şereftir” “Sizler bize yol göstereceksin” “Ha biz o yoldan ekibimizle ilerlicez sizlere layık olmaya çalışacağız önce vatanımız” dediği,
Tape:355, 21.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Var mı, parayı vurdun mu” diye sorduğu, Abdullah’ın “İşte pazar tarihinde geldiğimiz zaman onaylarsan” “Su gibi akacak” dediği,
Tape:457, 24.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’ un “Ya bu karargahın telefonları ne oluyor böyle ya, yani değiştirildi mi, bir şey mi var” diye sorduğu, Kahraman’ ın “428 60 78 oldu” dediği, Erol’ un “Niye böyle oldu yine bu” dediği, Kahraman’ ın “İşte öyle ya dinliyorlar ya hani” dediği, Erol’ un “Dinleme olduğundan dolayı mı diyorsun” “Açıcan telefonu küfür edeceksin lan ibneler dinlemeyin fazla diyeceksin” dediği, Kahraman’ ın “Devletin şeyini satarlarsa böyle Telekom Almanlara İngilizlere” dediği, Erol’ un “Neyse Tayyib’i de ... inşallah bacağından koparırız ” dediği, Kahraman’ ın “Bugün gene arabada kaldı haberin var mı” diye sorduğu, Erol’ un “daha dur bakalım, o i… sara hastası biliyor musun” “Kalsın i… bir daha da çıkamasın ordan yavşak” dediği ve konuyu değiştirdikleri, askeriyeye ait bir arazide zeytinliklerin olduğu ve yakın bir zamanda ihalesinin olacağından bahsettikleri, bahsettikleri yerin komutanının bu konuda kendilerine yardım etmesi için paşa olarak adlandırdıkları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kendilerine yardım edebileceğinden bahsettikleri, görüşmenin devamında Erol’ un “Yav ihalesi var da, orda ki komutan kimse ihaleye veriyormuş, o da bizim Paşa nın yetiştirdiği adam değil mi kardeşim” “E tamam gidelim hani Paşa ile şey yapalım” dediği,
Tape:356, 28.09.2007 tarihinde Oğuz Alpaslan ABDÜLKADİR ile görüşmesinde özetle ;Oğuz Alpaslan’ın “Derneğe gelmeden görüşelim seninle tamam mı” “Ali bir sürü bir sürü planları var bunların anlıyor musun” “Yani senle yalnızken görüşecez. Buraya gelmeyeceksin, beni çaldırıp kapatacaksın ben seni arayacam” “Kadıköyde bir yerde buluşacaz. Görevini, Birlik beraberlik zamanı şimdi” “Anlıyor musun beni” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam” dediği, Alparslan’ın “Kadıköyde derneğin civarında bi yerde buluşuruz tamam” dediği,
Tape:4099, 28.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ;X Şahsın "Kahraman ben emekli astsubay Ö.S.", "Dedim ki burdaysanız bi uğrayım dedim derneğe" dedikten sonra Kahraman’ın derneğin adresini tarif ettiği,
Tape:4100, 28.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un "sayın komutanım" dediği, Kahraman’ın "merhabaaa erol komutan" dediği, Erol’un "merhaba komutanım şimdi şöyle birşey söyleyim ya …bu eeee bizim bi Ayhan vardı biliyormusun Ayhan A." "he bu Ayhan’ın bir tanıdığının Fatih’te tamamı" "…bu vatandaşın eeee şeyde bir işi var sen söyle milli emlekta bi işi var bu vatandaşın" "şimdi biz bu adamın işini halledersek yardımcı olursak bu müdürün karşısına çıkamıyor" "eğer biz normalde ben dedim ki Ayhan beni aradı eee abi dedi yani istersen şey yaparız dedi yani normalde ben dedim ki işin içinde her hangi bir şekilde maddiyat varsa yardımcı oluruz dedim tamam mı" dediği, Kahraman’ın "gideriz abi" "yemeğe çaracağız yani" dediği, Erol’un "bi yemeğe bizim oraya biz onu bizim oraya gelemez tırsar korkar geri basar yani" dediği, Kahraman’ın dışarda bir yerde yemeğe çaracaz yani onun içinde masraflar olur yani anlıyor musun" "canım ufak tefek masraflar olur yani onu da söylersin arkadaşa gerekeni yaparız biz" dediği, Erol’un "Ya bizden bahsetmiş zaten bu arkadaşlar kendileri asker kökenli ondan dolayı da her hangi bir şekilde şey olmaz hesabı yani anlıyor musun" "bende gereken her neyse şaaptım yani konuştum onla dedim yani kardeşim sen rahat ol tamam mı" "şey yaparız yani bu eğer ki gerekirse iş ciddiye ciddiye bağlanırsa" "şey yaparız yani eee hatta daha önce Ayhan benimle gelmişti ya paşamız şey yapmıştı" "aynen Ayhan anlatmış yani anlıyor musun yani bu adamlar çıkabiliyor bu adamlar resmi adamlar yani bu adamlar eli kolu her tarafta anladın mı" dediği, Kahraman’ın "pazar tarihinde gelecen mi sen" "geldiğin zaman konuşuruz oldu mu bunları biz" dediği, Erol’un “merkezde kimse yok mu yani karargahta kimse yok mu" dediği, Kahraman’ın "var var Hüseyin abi var" "gerekli şekilde biz konuşacaz biz paşayla maşayla her türlü anladın mı" dediği, Erol’un "eeee şey yapabiliriz yani ben bu vatandaşla görüşmeleri yapim" "ya iş milli emlağın milli emlağınmış kardeşim yarısı adam müteahhit yarısını almış yarısı da milli emlağınmış adam sıkıntıda adam tamamını almayı istiyor 430 metre kare anladın mı" "…bana bak kovalayacak çok iş var aslındada kovalayaçak bişey yapamıyorsun kardeşim" dediği, Kahraman’ın "gelsene kardeşim konuşalım" dediği, Erol’un "Hikmet napmış biliyonmu" "o bizim iş bankası davası var ya kardeşim" "Ankara’ya gitmiş bu" "hee sen git orda adamlara tamam mı bizim şeylerimiz var ya üniformalı o şeylerle fotoğraflarımız gitmiş orda millete fotoğrafları gösteriyor bilmem napıyo biz işte askeriz biz şöyleyiz böyleyiz biz alırız manyak manyak işler yapıyor bu ya" "…gitmiş efendim yok kimliği göstermiş kimliğin arasından şey düşmüş fotoğraf orda kalkmış adamlara biz işte yok şuyuz biz askeriz falan filan adam tırsmış bilmem ne demiş falan filan anladın mı" "manyak mısın dedim ben buna ya geri zekalı manyak adam ya ben demiş işte ya ben bilmem neyim İstanbul’un şu bu bölgesinde bilmem ne sorumlusuyum çart çurt kendi kimliğini açığa veriyor ya ne kadar eşşek bi adam bu ya eşşek ya" "abi onun hemen şeyini verin ya defterini dürün bana bak" "şey vardı ya" "Mimarova Sinanova Silivri" "he şimdi orda şey yapmışlar çoçuklar teşkilatlanmışlar kafalarına göre" "tamam mı hı hı arıyolar dediler eee abi böyle böyle biz dediler şey yapacaz tamam mı" "dedimki Silivri’de bunlara bir adres verdim dedim bakın kardeşim vatandaş böyle böyle dedim bu dedim" "vatandaş dedim arızalı yani devlete büyük bi ihanet eden bir vatandaş tamam mı" "yapacağınız tek şey var bunun dedim resmi de verdim" "çökün dedim amına koyim tamam mı abi nasıl çökeceğiz, dedim çökün alın götürün alın götürün dedim ibneyi alın götürün ondan sonrasını bizimkiler paket yaparlar dedim tamam mı" dediği, Kahraman’ın "çökme ne lan çökme ne demek lan çökme ne oluyor" dediği, Erol’un "çökün alın üstüne" "he alın parayı üstüne" dediği, Kahraman’ın "hı hı hı erol böyle şeyleri konuşma telefonda biliyon mu moruk anladın mı" dediği, Erol’un "bi bok olmaz amına koyim telefonda ya" "tarlaya çöküyoruz tarlaya arsaya çöküyoruz her tarafa çöküyoruz" dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın “Ben Erdal İrten Güneşliden” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre sohbet ettikten sonra, Erdal’ın “… arkadaşlarla beraberiz ”, “İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz” “O arkadaşlarla beraberiz” dediği, Kahraman’ın “çok iyi” diyerek tastik ettiği, Erdal’ın “İşte ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış, bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan, “Nası bizi ikna etsinler, bize bi garanti falan, bende dedim ki, direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim” dediği, Kahraman’ın “Gerek yok o tip adamlara, öyle şey fazla soru soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” dediği, Kahraman ŞAHİN’in devamla “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı” dediği,
Tape:357, 13.10.2007 tarihinde Volkan isimli ile görüşmesinde özetle ; Volkan’ın “Bekir IĞDIRLI ile aran nasıl senin” “genç çocuklar var ya. Kerim Başkanın yakınındalarmış bunlar” “Onlarda da kart var abi” “Aynı bizim karttan” “Hatta şeyin Veli KÜÇÜK kanalı yani” “Bizim Başkandan bahsediyor” dediği, Kahraman’ın “Hüseyin abiden mi” diye sorduğu, Volkan’ın “He Ondan sonra işte onun iyi biri olduğunu falan ondan falan bahsediyor. Ben hiç konuşmadım zaten konuşma bitene kadar hiç açık etmedim. Baktım kart gösterdi, bende küt diye arabanın içersinde kendi kartı gösterince şey oldu yani o onda şey yaptı böyle açıldı” dediği,
Tape:358, 13.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Geçtin mi hiç KARARGAHA falan” diye sorduğu, Kahraman’ın “Erol, Erol büyük bir iş var bak” “Bi bi kardeşimiz var şey, Ukraynalı tamam mı” dediği, Erol’un “Senin ev numaran kaç, Evden Arıyım Ben Seni” dediği, Kahraman’ın sabit bir telefon numarası vermesi üzerine Erol’un “Beş on dakika sonra arıyorum. Rahat rahat konuşalım” dediği,
Tape:359, 13.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Bir kaç güne kadar dönecem KARARGAHA” dediği, Erdal’ın “Tarih yaklaşıyor. Zaman yaklaşıyor” “Yani bi görüşsek çok makbule geçecek” “Abdullah’a söyleyecem sana ulaşsın” dediği, Kahraman’ın “He söyle bi Abdullah’a oldu mu” dediği, Erdal’ın “Tamam Başkanım” dediği,
Tape:360, 13.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Komutanım hayırlı akşamlar. Erol Han EJDEROĞLU” “O vermiş olduğunuz görev hakkında, dünkü tamamlanmıştır. Yarından itibaren sabah sekiz on arasında irtibata geçiyorum haberiniz olsun” dediği, Kahraman’ın “Tamam haberleşelim o zaman sabahleyin” dediği,
Tape::361, 19.10.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Raif'in "İyi ben evdeyim Mark davası işte dedim Mark hani şey vericem Kahraman almadı dedim onu alamadı parası yoktu dedim" "Ben dedi yok şey yapmıycam dedi istemiyom falan filan hani dedi" "he ne yapalım hani bende o yüzden almıycam fazlasını hani biliyor musun" "Getir dedim yok dedi işte bunu aldık bir kere bu böyle olsunda dedi falan filan iyi tamam dedim ben onu görücem bi hafta sonu" "Bakim ne yiyip ne içiyo" "Anladın demi" "Güzel değilmiş diyo moruk yani buna" dediği, Kahraman'ın "Şaşırmış o ya akşam ben bayıldım ya buraya ya görmedin mi ya" dediği, Raif'in "İyi tamam fazla konuşmayalım"dediği,
Tape:362, 21.10.2007 tarihinde X Şahsın gönderdiği mesajda ; X Şahsın “S.A Karaman abi milletimizin başı sağolsun yapılacak miting varsa en bas safta yer almak istiyorum , isteyene istediği kadar mermi, isteyene istedigi kadar sevgi eminizdeyim ” yazdığı,
Tape:363, 21.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Sayın komutanım hayırlı akşamlar Erol Ölmez” diyerek kendisini tanıtıp “..ne olacak abi, ..bu ne oldu ya, bu bugün televizyonlar bişeyler söylüyor ya canım yüreğim yandı” “Varmı bizimkilerde bir hareket herhangi bişey” diye sorduğu, Kahraman’ın “var var baya bi hareketlenme var ya” dediği, Erol’un “Bişey yapmak gerekiyormu, geçmek gerekiyomu napıcaz abi, şimdi oturuyorum bende yani böyle sıkıntı...” dediği, Kahraman’ın “Haber bekliyoruz” dediği, Erol’un bir haber çıkarsa kendisine de haber vermesini söyleyerek “Ben geçeyimmi şeye Karargaha” “Varmı bizden kimse varmı oralarda” dediği, Kahraman’ın da “Var var Hüseyin abi falan var” dediği,
Tape:364, 21.10.2007 tarihinde Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Bir süre sohbet edip siyasi olaylardan ve sıkıntılardan bahsettikleri, Ahmet’in “Dün uğradım derneğe de.. sizin oraya” “Uzun saçlı şişman biri vardı” dediği, Kahraman’ın “he Alparslan, gözlüklü… Kerkük kökenli” dediği, Ahmet’in Mehmet Fikri KARADAĞ’ın derneğe gelip gelmediğini sorduğu, Kahraman’ın da geldiğinden bahsettiği, işlerinin yoğun olduğunu anlattığı ve “...Kökten yani çözülür inşallah bazı şeyler” dediği, muhtemelen K.Iraktaki gelişmeleri kastederek Ahmet’in “Vallahi işte birkaç güne kadar mı artık birkaç aymı sürecek yani birkaç saat mi olur yani bişey yapacaklar ama” “Baksana k… diyor ki kedi bile vermem onlara diyo” dediği, Kahraman’ın geçmişteki bazı siyasi olaylar ve kişilerden bahsederek “Yani Çatlı'lar falan gittikten sonra biliyosun işte” dediği, Ahmet’in “Onu vatan hayini, bunu çete yaptılar, onlar vatan sever oldu, vatan için uğraşanlar çete oldu” dediği,
Tape:366, 24.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın "Ya sana ulaşmak ne kadar zorlaştı böyle" dediği, Kahraman’ın "Ya biraz sıkın dışarıdaydım Ankara’ya falan gittim geldim" dediği, Abdullah’ın "Kendi işin mi yoksa Kuvvayi Milliyenin mi" dediği, Kahraman’ın "Ya kendi işimdi vardı öylede bi telefonda pek konuşmak istemiyorum bu tür şeyleri ne yapıyorsun iyimisin" "…Abdullah bi görüşelim senle ya siz görüşmek için şey yaptınız da ben çok önemli bi yerdeydim anladın mı" dediği, Abdullah’ın "Arkadaşlar ııı artık haber bekliyo biliyon mu yani" dediği, Kahraman’ın "Bu hafta mutlaka görüşceğiz bu hafta siz bi kendinizi ayarlayın" dediği,
Tape:368, 27.10.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın "Hı karşının çocukları geldi o ekmek fırını falan ayağı vardı ya" (Muhtemelen Abdullah ARAPOĞULLARI’nın ekmek fırını işinden bahsediliyor) ,"Bir iki işler varmış tehlikeli işler" "Büyük paralar götürenler varmış" "Anlatacağım şeyler var yani şimdi telefonda çok uzun sürer onlar" dediği, Raif’in "Anladım tamam ya bizim İstihbarat hattan konuşuruz o zaman" dediği, Kahraman’ın "İkinci kanala geçelim" dediği, Raif’in "İyi hadi bakalım o zaman öyle yaparız…" dediği,
Tape:369, 28.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ;Bir süre sohbet ettikten sonra, Abdullah’ın “..koşturuyoruz yetiştiremiyoruz” “…görüştüm o İsrail’i adamı” “..bir adamım var, şuan Trabzon’da, Oradan Bafra’ya geçecek, yarın buraya geliyor sırf o iş için” “Ekip hazır yani İstediğin Zaman Kaldırırız Onu” “Hüseyin abiyle konuşacağın mı bu akşam…” dediği, Kahraman’ın “Gideceğim bu akşam bakalım” dediği, Abdullah’ın “…biran önce bitirelim bu işi, zamana bırakmayalım” “Paraysa para ile konuşalım, dişe dişse silahla konuşuruz” dediği,
Tape:370, 28.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah'ın "O adamı ne yapıyoruz" dediği, Kahraman'ın "Ne yapıyoruz.. sen şimdi hemen hareket etmeseydin keşke, konuşup şey yaptıktan sonra hareket etseydin keşke" dediği, Abdullah'ın "Yok şuan ben sadece Hazırlık yaptım" dediği, Kahraman'ın "Hazırlığını yaptın şimdi ben görüşmeyi yapayım ondan sonra şey yaparız tamam mı" dediği, Abdullah'ın "Tamam ben emrini bekliyorum" dediği,
Tape:371, 29.10.2007 tarihinde Abdullah isimli kişi ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Valla şimdi bir takım bir şeyler oldu burda biliyor musun genel merkezde”, “O yüzden yani çift başlılık meydana gelmeye başladı”, “Biz burda bir menfaat gözetmiyoz hepimiz vatanımız için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz işte durum orta da her şey”, “ İki sene üç sene önce konuştuğumuz şeyler bu gün tek tek çıkmaya başladı” dediği, Abdullah’ın “Çok şükür ya iyiyim peki ne yaptık sonuç ne ya şimdi genel başkan ayrıldı mı” dediği, Kahraman’ın “ Vallahi genel başkan şimdi yetkisini Hüseyin abime devretti genel başkanı”, “… Devretti ama dedi ki ben ayrılmış değilim dedi yine geleceğim gideceğim dedi öyle bir durum işte Abdullah abi” Abdullah’ın “Senin başkanın durumu ne” dediği, Kahraman’ın “Valla ne yapsın o hala orda bir şekilde çarpışıyor yani” dediği, Abdullah’ın “Yani başta gülük gülistanlık şey ediyoz hatta biz o şeye hani o Ankara’ya geldik ya”, “ ... yani orda da ha biz farkına vardık” dediği, …Kahraman’ın “ Yani olmadı abi niye olmadı işte bu yüzden olmadı Allah hayırlısını etsin ben davamdan hiç zaman geçmiş değilim bu hepimizin Allahın davası bu anlıyor musun” , “ Şimdi burda demek ki yani bir şey olsa herkes bir tarafa kaçıp gidecek şimdi belli bazı şeylerde var bilinmiyor biz işin içinde olduğumuz için biliyoruz insanlar dışardan yani bir takım bir şeylerin içini bilmiyor daha” , “ Şimdi o kadar masraflar yaptık o kadar uğraştık o kadar emek harcadık ne maaş aldık ne bir şey aldık” , “Bilmesi daha iyi şimdi bir takım bir vaatler verildi zamanında bunlar yerine getirilemedi anlıyor musun ben 30 yaşında bir insanım”, “Şimdi bir şey bir hayvan bile affedersin abi yemeğini vermezsen onu yürütemezsin” , “ Hayvan yani bu hayvan anlıyon mu hayvan yani bu” dediği, Abdullah’ın “ Ya ne demek ya biz bu memlekete biz bu kadar bi ön plana çık... yani bu şimdi Mersin Adıyaman Maraş Antep hepsi bizi tanıyor biliyor musun”, “Yani herkes bizi tanıyor yani bize başka türlü de siyasi yönde de bizi tanıyorlar yani” dediği, Kahraman'ın “Bak Abdullah abi inan bu İstanbul’da olan bütün her şeyi biz çevirdik” , “ İşte ekonomi abi şimdi zamanında yapılan vat edilen bir takım bir şeyler oldu anlıyor musun yürüteceğiz yürüteceğiz bunlar gerçekleşmedi şimdi sen mazotun bitmiş nasıl gideceğin ya araban var bilmem neyin var ama gidemiyosun” dediği, Abdullah’ın “ Ha tamam şey edelim de yani artık yani artık yani burası ben bizim başkanı arıyom”, “Telefonlarıma cevap vermiyor” dediği, Kahraman’ın “ Bu Kemal CANAY dimi” dediği, Abdullah’ın “ Ha Kemal Canay Kemal Canay burada da ayağa kaldıran yani ben oldum yani biz kahvede bu işi kurduk biliyor musun”, “Ya sen ... Mersin bu ... olmaz Mersine birşey yapamayız buna ya bunu böyle bırakamayız ya biz bu millete yani böyle mi söz verdik yeminimiz bu muydu” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ;Kahraman’ın “Abdullah'la görüştüm ben” “He un ihtiyacı falan varmış onun” “Bakalım işte onu temin edebilirsek güzel birşeyler yapacağız inşallah” dediği, Erdal’ın “O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü” “Valla başkanla görüşemedim…” “…bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, Kahraman’ın “… Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” “Maddiyatsız bir şey olmuyor tamam mı burdan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor…” “Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez…”dediği,
Tape:683, 02.11.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ;Abdullah'ın "Bir tane iş adamı ayarladım tamam mı" "Trabzonlu bu, Kuvayı Milliye üstüne çok düşen birisi" "Bugün onay aldım, her türlü yanımızda, sen buna göre bir çalışma yap, …Trabzonlu, İzmir’de iş adamı bu, İstanbul’a Almanya’da televizyon kanalıda kurdular, bayağı varlıklılar yani" "Her yerde elleri var" "Trabzon’da bize ekip de ayarlayacak, beraber çalışalım diyor" dediği, Kahraman'ın "Olur Tamam" dediği, Abdullah'ın "Ankara’da ..Aykır ihalelerine giriyormuş, o ihaleleri alırız dedim, sorun değil bu işi yaptıktan sonra" "…Para konusunda destek veriyor" dediği, Kahraman'ın "Tamam yüz yüze görüşelim bunları" "… ne gerekiyorsa yaparız" dediği,
Tape:4107, 07.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle; Raif’in "Neler oldu bi bilsen bugün ya bende bi Pendiğe indim şeyin yanına bizim Kadir var ya" "Öyle bi indim hani şeyide vermiştik biliyorsun" "15 i " "Tekleyip duruyo moruk iyi mi takılıp duruyo ha vallaha billaha ya" dediği, Kahraman’ın "O gün söktü ya ondan oldu ben sana söyleyeyim ben" "Bence orda oldu yani tekliyecek silah değil ya" "…Belki şarjörünü falan şey yapmıştır bozmuştur" dediği, Raif’in "Moruk işte şey almaya gittim yazdırcaktım Polis Memuru arkadaşın üstüne" "Mermi falan yazdırdım" "Ondan sonra bana bi tane emanet göstermez mi moruk" "Bil bakayım moruk sana söyleyeceğim şimdi" "Yok ya 82 model" "9 para var ya 9 milim para çek" dediği, Kahraman’ın "Anladım anladım ha ha ha ha" "Moruk ben onların hepsini biliyorum ya" "Bilmez miyim hiç iki tane ben o zaman bi babama yazıldığım zaman işte simit vesson yazıldım bide ondan yazıldım çek 16 lı" dediği, Raif’in "Ruhsat muhsat hepsini aldım işte moruk onun" "Moruk inanmazsın ama 2300 e işi bitirdim" dediği,
Tape:4108, 08.11.2007 tarihinde Ali SULMAZ ile görüşmesinde özetle ; Ali’nin "…babayı arıyorum ulaşamıyorum ya" dediği, Kahraman’ın "…Ankara’dayım da bilmiyom nerde olduklarını" "Ne yaptın sen hallettin mi işini" dediği, Ali’nin "Abi bizim iş savcılığa intikal etti şindi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldık savcı şuanda hakkımızda iddianame hazırlıyor" "Valla iddianame hazırlıyor bi yerden bi baskı gelmesi gerekiyor ki o iddianameyi savcı hakim beye nöbetçi mahkemeye sevk etmesin bi mahkeme tarihinde belirlemesin" dediği, Kahraman’ın "Valla babaya bende ulaşamıyom ya" "Ya şimdi ortam biraz şey yani gergin ya" "Şimdi bi takım insanları genel kurmay geri çağırdı anladın mı" "Ha anladın mı fazla telefonda konuşamıyorum ben" dediği, Ali’nin "Anladım abi baba yı da çağırdılar mı" dediği, Kahraman’ın "Yani öyle bi durum var" "Tamam fazla konuşamıyom yani" dediği, Ali’nin "Anladım abi anladım e peki ne yapabiliriz bi konuda birilerini bul yarat bi şeyler yap" "Ya burada işe yara işi poka sürende bi tane Binbaşıydı ya başka bi şey değil di ya" dediği, Kahraman’ın "Demedin mi ben böyle böyleyim bende diye" dediği, Ali’nin "Herif af edersin çokta s… de hesabı yaptı" "Jandarma ya Jandarma Binbaşı" dediği, Kahraman’ın “ İsmini mismini al sen onun tamam" "İşte şey yaparız yani Paşa halleder onu" dediği, Ali’nin "Yav avukatla çözülecek iş değil işin hakime gitmemesi gerekiyor gittiği zaman ya para cezası ya hapis cezası çıkacak biz fişleneceğiz bi kere" dediği,
Tape:4109, 08.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ;Kahraman’ın "Kusura bakma aradın ben şeydeydim ııı şey ıı öyle bi top şey kalabalıktı müsayit değildim ya ne yapıyorsun" dediği, Raif’in "İyi çıkmadın mı yola" dediği, Kahraman’ın "Yok sabah çıkacağız abi ya bi burada babamın" "Babamın bi işi çıktı" dedikten sonra Raif GÖRÜM'ü yeni aldığı silahla birlikte rüyasında gördüğünü anlattıktan sonra Raif’in "Moruk şuanda belimde biliyor musun ve tiyoyu veriyom sana söyleyeyim de" dediği, Kahraman’ın "…mükemmel babama dedim babam çok güzel onlar diyo" "Çok güzel makineymış ya babam söyledi güzeldir yani evladiyelik yani ömürlük" dediği, Raif’in "Öyle diyo demi moruk baban bilir silahşör o yani o bilir" dediği, Kahraman’ın "Bilmez mi 50 tane silah değiştirdi senin gibi" "Senin adamın aslında ya" dediği,
Tape:4110, 20.11.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’un "En kısa zaman görüşelim ve bu telefonu kaydet bu telefonun sahibi işte o ağabeyimizdir Burhan abi tanışmanı da istediğim bir insandır çok şeydir sana değer verdiğim kadar değer verdiğim bi ağabeyimdir her türlü faydası olabilecek bi ağabeyinizdir yani" dediği, Kahraman’ın "O adamlar da bekliyorlar yani belki 50 kere aradılar 100 kere aradılar" dediği, Erol’un "Tamam tamam hemen harekete geçiyoruz zaten bende artık fena fena böyle biraz darlandım ya", "Sesimizi biraz duyuralım meydana çıkma zamanı" dediği, Kahraman’ın "Bi harekete geçelim ama gerçekten" dediği, Erol’un "Tamam komutanım" dediği,
Tape:830, 23.11.2007 tarihinde Melih AKŞİMŞEK ile görüşmesinde özetle ; Aralarında merhabalaştıktan sonra Hüseyin GÖRÜM’ün TV kanallarında yayınlanan bir röportajından ve bu röportajdan duydukları ciddi rahatsızlıktan bahsettikten sonra Melih AKŞİMŞEK’in “ Ya Hüseyin abi ne yapıyor ya şaşırdı o, rotadan çıktı ya.Ya onun çenesini kapatmak susturmak lazım onu ...” şeklinde tepkisini ortaya koyduğu, Kahraman’ın da “ Yani böyle bişey olmaz ya ..ben emek verdim 2 sene yani biliyor musun nasıl olacak bilmiyorum” şeklinde tepki gösterdiği, daha sonra Kuvayı Milliye derneğine yapılacak parasal bir yardım konusuna geçtikleri, bu konu ile ilgili Melih AKŞİMŞEK’in “ biz farklı yerlerden farklı kanallardan bişeyler yapmaya çalışıyoruz bişeyler bağlamaya çalışıyoruz, bi arkadaşım aradı beni. Yüklü bir bağış yapacaktı bize. Ondan sonra Melih dedi böyle bişey duyarsa dedi kesinlikle dedi öyle bişey yapmaz dedi. Ya evin tek kızı evlendirdiler rahatsız çocuğu olmuyor mal varlığı çok çok mal varlığı var. … kafasına sokturdum direk şeye indirecek bütün şeyi servetini.” diyerek Hüseyin GÖRÜM’ün yapmış olduğu bu röportajın söz konusu bu yardımı tehlikeye attığına değindiği, devamında Kahraman’ın “sorma ya biz nerelerde neler yaptık biliyor musun” dediği, Melih’in “Az bile yaptık az az bu bişey değil daha yapacağımız çok şey var. ..şuan hiçbir şey yapmış değiliz yani çok şey yapacaz.” şeklinde konuşarak Hüseyin GÖRÜM ile konuşulmasından ve susturulmasından bahsettikleri,
Tape:4112, 24.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın "Ya mahvetti ya moruk ya benim çok emeğim var o yüzden üzülüyorum biliyon mu" dediği, Raif’in "Bitmedi ki sen daha başkan değil misin" "Biz kurmayacaz mı kendi şeyimizi" dediği, Kahraman’ın "Kuracağız tabi ya babam dalga geçiyo bennen" dediği, Raif’in "Ya boşver ya Kahraman böyle bi oyun olmaz ya ancak ne diyebiliriz biliyor musun" "Diyebiliriz ki yani biz öyle dedik ki bizim Kuvvayi Milliyede Din herkes herkese kapımız açık anlıyor musun ne olursa olsun hani Hrıstiyanlar olsun Museviler olsun Müslüman aleminin birleşmesini istiyoruz diye bi mesaj vermek istedik dememiz lazım" "Anlıyor musun o yüzden İsa ile Musa biliyor musun hani buradalar işte bu insanlar barışı temsil eden bu insanlar yeniden biliyor musun diye bi konuşma geçmesi lazım anladın mı" "Amcamın hakkında birisi konuşması gerekir anladın mı oda sen olabilirsin yani ,.. telefon açarız deriz ki böyle böyle Kuvvayi Milliye başkanıyım ben ondan sonra Kuvvayi Milliye ilen şeyimiz amacımız esasında hani bu taraftı biliyor musun hani insanlara bi mesaj vermek eee Hüseyin GÖRÜM’le ama kendisi o kadar dolgun bi vaziyette ki hani konuşamadı bile konuşturtmadınız bile adamı yayını kestiniz felan diye bi şey yapmak gerekir onlara" "…Biliyormusun yeni şeyimiz hani birleşsin diye yapılan bir mesajdı bu insanlara ama kimse anlamadı yani bu yaprakta barışın yaprağı hepimizin arasında ki olan" dediği, Kahraman’ın "Zeytin yaprağı" dediği, Raif’in "Ha anladın mı aklında tut bunları" "Birine mesajdır yani bu" dediği, Kahraman’ın "Hepsi bir mesaj" dediği, Raif’in "Kimse peygamber de değil hiç kimse bir şeyde değil" "Anladın mı bu bi mesaj yani" "Bizde olmazsa Kuvayı Milliyeden bi kadın tutarız konuşsun bunları bi" dediği,
Tape:4114, 26.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü kötü durumdan bahsettikleri, devamında , Kahraman’ın "Ya ben sana bi şey söyleyeyim mi ben artık teşkilatlanmayı çok iyi biliyorum tamam mı acayip biliyorum yani sadece bize lazım olan araba ve para birazcık" dediği, Raif’in "Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Bütün o çingene çocukları olsun bilmem ne olsun anlıyor musun Romenler ondan sonra o Ege bölgesindeki bütün o sokaktaki çocuklar biliyor musun bütün kahvedeki çocuklar bi kaçtane çocukları tanıyom onlarda yani her şeyi böyle dört gözle bekliyorlar…" "Eski kurallar geçsin Atatürk’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit" "Burhan OMAY var ya Burhan OMAY" "O var ya sizin hepinizi büyüledi o adam hepinize bi şey yaptı o adam…" dediği, Kahraman’ın " Z… yapıyor ya i.. ya o yaşta" dediği, Raif’in "hani ona ben Profesörde saygı duyup ta elini mi öpecem ya o kim lan o kim o benim s… bile öpemez" dediği,
Tape:4118, 30.11.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın "bizim bir arkadaş eğlence merkezi açtı işte bazı yerlerle bağlantıya geçtim" "şu an bizi bekliyorlar gidip iş yapacaz" "şimdi bitane kadın var müzükolu var ama kadın herkesi tanıyor çok zengin böyle" "bunun dostu var Amasyalı kadın adam bunu yemiş bitirmiş iyicene Bahçelievler içerisinde yine bi tane müzükol açmış kadın" "bu dostundan kurtulmak istiyor onla çalışacak sağlam bir ekip istiyor herkesi tanıyor gazinocuları tanıyor onları tanıyor bunları tanıyor içeri sızacaz yani açık açık konuştum ben" "işte bu hafta pazartesi gelmeden gidecez işte gelirsen bi arkadaşımda var işte bu serbest çalışıyor tabi mafya ayağında biraz Aksaray’a müzükol açtı onla bağlantıya geçtim onla beraber çalışacaz artık ne iş olursa para hem para hem o işi yapanların tepesine bin hem de ne yaparsan yap" "yav kadın her şeyimizi ayarlıyacak zaten ben evde de kalmıyacam buraya bulaştık zaten iyicene" "baya birkaç tane ekip buldum işte telefonla da olmuyor ama birkaç tanede emekli polis felan buldum" "beraber çalışacaz işte" "Türkmenistanlılar var bazı yerlerde onları ayarladım polis bunların parasını yiyormuş" "cumartesi onları bi ziyaret edeceğiz tabi yarın inşallah gelirsen buraya" dediği, Kahraman’ın "ne ne napıyormuş Kazakistanlıların parasını mı yiyormuş" dediği, Abdullah’ın "heee ya ya bize verecek yani bi nevi" dediği, Kahraman’ın "anladım tamam kardeşim ne gerekiyorsa yapalım ya" dediği, Abdullah’ın "ama işte eee bize de hani silah taşımamız için o kimlik falan çıkarttırın sana bana üç dört tane" "…ilerde onu şimdi değil" "…yarın akşam bi şuraları düzeltelim para alalım ondan sonra bu şeye gidelim o kadının yanına gidelim çünkü ben biraz basit" "…benimde emir aldığım yer var falan derim gösteririm seni" "sert bir şekilde konuşursun bu adamı biz hallederiz"dediği,
Tape:972, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmıra’nın “ Raif konuştu mu seninle” dediği, Kahraman’ın “he raif abim söyledi bana bir şeyler” dediği, Ilmıra’nın “he bana ne ne gibi bir güzellik yaparsın” dediği, Kahraman’ın “…ne istiyon sen” dediği, Ilmıra’nın “bana özel olacak ne istiyom ben ne var” dediği, Kahraman’ın “işte şey var toz var yani” dediği, Ilmıra’nın “Nasıl Raif aldığından Raif aldığından mı” dediği, Kahraman’ın “evet evet” dediği, Ilmıra’nın “Şeker falan” dediği, Kahraman’ın “şeker yokta yani bulunur yani” dediği, Ilmıra’nın “tamam sen bana ondanda obirinden de” “ee bir paket yaparsın” dediği,
Tape:973, 03.12.2007 tarihinde Erdal İRTEN/Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın Kahraman’a hitaben “Abi bizim o kimlikler içinde şey yap hele ya.” “Yani artık böyle olmuyor. Yani çok küçük düştük ya.” Dediği ve telefonu Abdullah’ verdiği, Kahraman’ın “…O işi ne yaptın sen?” diye sorduğu, Abdullah’ın “Bu Muzikhol mu” dediği, Kahraman’ın “Hee” diyerek onayladığı, Abdullah’ın “Ben sizi bekliyom. Ben tek başıma olmaz ki.” dediği, Kahraman’ın “Biz şimdi bu kadınlan nasıl bu randevuyu bağlıyacaz biz.” diye sorduğu, Abdullah’ın “Orasını bana bırakın.” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümünde Abdullah’ın “Şeye kimlik çıkarabilir miyiz biz, sade üçümüze.” dediği, Kahraman’ın “Çıkartırız çıkartırız bi şekilde…” dediği, Abdullah’ın “Tamam bizim altımızdakiler önemli değil.” “Sadece yetkili biziz diyecem yani. Kimliği gösterecez biz ona.” “Yani yine aramızda kalacak. Ona öyle söyleyecez.” “Bazı kişilerlede tanıştıracak bizi.” “Ya bu saatten sonra kaybedecek bir şeyimiz yok zaten.” “Kendi ülkemizde zülüm görüyoruz ya resmen.” dediği, Kahraman’ın “Evet o ne diyo.” Dediği, Abdullah’ın “Tamam diyo. Kadın Amasya'lı.” “Şeyide yabancı zaten.” “O şey yapan pislik yapan adam.” “Bilmiyorum da nereli olduğunu, kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış.” dediği, Kahraman’ın “Tamam biz o işe el koyduk tamam mı” dediği, Abdullah’ın “Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları.” “İki tane vurdu muydu, her şeyini verirler yani.” Dediği, Kahraman’ın “Ortamı hazırla. Ben geleyim direk şey yapalım yani.” Dediği, Abdullah’ın “Girecez artık bi yerlere girecez. Yerimizi zaten belli…” dediği, Kahraman’ın “Garantisini veriyon mu hepsinin?” diye sorduğu, Abdullah’ın “Veriyorum.” “He bide ne kimliği olacak bizde biliyon mu?” “Şimdi bizde o Kuvayı Milliyenin kimliğinimi taşıyacaz.” “Tamam. Üzerinde şey yazması lazım. Sadece ona gösteririz İstihbarat.” “Bide o araştırdım. Daha önceden Kuvai Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyo.” “Korkuyorlar Yani.” “Tamam sen bi o kimliklere organize çek. Biz seni ordan alalım.” dediği, Abdullah’ın “Ondan sonra kadınla özel bi konuşalım. O adamında kafasını koparırız gerekirse.” dediği,
Tape:4121, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Kadıköy’de görüşelim” “Ne için aradın sen beni” dediği, Ilmıra’nın “Bir şeyler istedim” dediği, Kahraman’ın “İşte onlar için ben de” “İyi telefonlaşırız oldu mu ben bir iki saat sonra çıkacağım bu taraftan” “Vallahi ne istiyorsun ot var kubar da var” “Ot’ta var kubar da var” “Ne kadar alacan” “On iki buçuk yirmi beş ne” “İyi tamam şey yaparız ben ayarlarım ona göre kaç kişi kaç kişisiniz ona göre ayarlayıp getireyim işte” dediği,Ilmıra’nın “Ha iki üç kişiyiz” dediği, Kahraman’ın “O zaman ben sana yirmi beş metre getireyim ben” dediği, Ilmıra’nın “Ha kaç YTL” dediği, Kahraman’ın “Onlar yüz altmış lira” “Yok piyasa öyle inan ki Almi” dediği,
Tape:974, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmıra’nın “Şey var mı Şeker var mı” dediği, Kahraman’ın “Vallahi şeker şu anda yok” dediği, Ilmıra’nın “Ha tamam iyi ben seni ararım tamam mı canım” dediği,
Tape:4125, 07.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ;X Şahsın “Yarın seni almaya gelecek” dediği, Kahraman’ın “Abdullah mı” dediği, X Şahsın “yarın gönderiyorum” dediği, Kahraman’ın “Tamam var mı bir gelişme” dediği, X Şahsın “Gelip seni alıp bir şeyler olacak İzmir’deki adam” “Sana bahsetmiş miydi” “Ayakkabıcı” dediği, Kahraman’ın “Yok ondan bahsetmedi herhalde” “İşte o İzmir’deki adam İstanbul’daymış İkitelli de bu gün onunla görüşecem” “Sen burada bizimle oldun mu dahi olur” “Daha iyi organize ederiz” dediği,
Tape:4126, 07.12.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI/Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın “Ben biraz erken çıktım Abdullah onlar da arkamdan geldiler bu gün buradayız işte bir durum değerlendirmesi yapıyoruz yarın seni gelip alacaklar bunlar” “Yani Abdullah diyormuş adam diyormuş bütün kapıları ardına kadar açacam” “…işte abeyi gidin karşıdan getirin burada bütün planlarımızı masaya yatırırız” “Orada Abdullah’a yarın seni karşıdan orada alırken yoksa kimlikleri sonra mı alırız” dediği, Kahraman’ın “Kimlikleri şimdi biraz problem var tamam mı. Biz bir konuşma yapalım da onları ayarlarız kendi aramızda” dediği, Erdal’ın “…yalnız bu Bedri’nin kimliğinin olması lazım” dediği, Kahraman’ın “Tamam ben onu halledecem ben tamam bir değerlendirme yapalım da” dediği, Abdullah’ın “Görüşme yaptım ya bu şey var ya televizyona çıkıyor baya meşhur bu bende tanıyamadım baya meşhurmuş adam kendi çapında mafya zaten , öyle bir işadamı Almanya’da bir şehirde kendi adını vermiş adam” , “Çok zengin … Başkanı var ya Spor Kulübünün” dediği, “beni yirmi dördünde T..’a çağırdı…” “Bu Z.. var ya … adı neydi” “N.Z., U. A.D.” “Bunlar hep zaten böyle şeyli Ankara’da balo var yirmi dört Şubat’ta bütün Bakanlar makanlar geliyormuş” “Biz de oraya davetliyiz oraya gideceğiz” “Görüştüm T.’a yerleşip bu işe ufak kardeşi bakacak” “Ne yapacağız bir Dernek açacağız biz oraya” “Biz hazır olduğumuz zaman gideceğiz buradan adam almayacağız sen ben Erdal abi baş olarak” “Onlar oradan adama verecek bize altımızda çalışacak” “Bunların ihaleleri var tamam mı” “Biz bu ihalelere girip alacağız sadece” “Merkez T.. olacak oraya bağlıyız çünkü adam bütün yatırımını oraya yapacak Televizyon kanalı kurdu daha yeni” dediği, Kahraman’ın “Onun başına da abim geçecek zaten” dediği, Abdullah’ın “Ha ha bu ihaleler toplantılar zaten A.D., o N.Z., U. o adamlarla hep beraber olacak zaten” “Bu adamların genel yeri Almanya Almanya’da kalıyor” “Ben sadece ihaleleri istiyorum, bir de bu yani şeyle konuşturuyum Hüseyin Başkanla Askeri bot yapma ihalesi yeni bir Almanya’dan fabrika getirdi kurdu Şubat’ta başlıyor” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam kardeşim T…’da da ekip var ha” dediği, Abdullah’ın “Ya biz şimdi o derneğe biz gizli şey yapacağımız için oradan ekip almayacağız onları bizim altında çalışacak adamları verecek biz seçeceğiz kendimiz olmak üzere başımızda” “Yeni seçeceğiz kendi adamımızı niye atalım ateşe” dediği, Erdal’ın “Konuları masaya yatıracağız bütün planlarımızı” dediği, Abdullah’ın “Ben dedim Genelkurmaya bağlı şöyle böyle bazı şeyleri söyleyemem dedim bize dedim soru sormayacaksınız” “Sadece iş vereceksiniz yaptığımız işi bileceksiniz dedim” “Soru istemiyorum dedim aynen böyle konuştum ben” dediği,
Tape:975, 10.12.2007 tarihinde Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmira’nın “Bişey soracam.” “25 metreyi biraz indirimli verebilir misin” “Yada 12.5 metre alalım ama yine de indirimli fiyat yap bize.” dediği, Kahraman’ın “Yani ben şey değilim tamam mı. Bu işin ticaretini ben yapmıyorum anladın mı?” dediği, Ilmira’nın “Hı tamam da anladım. Sen öbür tarafa da konuş istiyorum.” “25 metreyi bi bi 120-130 yapalım mı 120.” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam.” “Öbür şeyden buldum ben.” dediği, Ilmira’nın “Hıhı şeker” dediği, Kahraman’ın “10 lira diyolar ona da.” dediği, Ilmira’nın “Tamam bişey olursa eve kadar getirirsin bana demi?” diye sorduğu, Kahraman’ın “Tabi canım ne demek ya…” dediği,
Tape:976, 10.12.2007 tarihinde Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Ben şimdi görüştüm de.” “Temiz bişey, güzel bişey varmış, tamam mı.” “...100 liraya veririm diyo. 15 gram diyo.” dediği, Ilmira’nın “Şey mi hazır mı basılmış.” dediği, Kahraman’ın “Yok da hallederiz. Ben hallederim gelince.” dediği, Ilmira’nın “Yok ama nasıl kim basıcak ona.” dediği, Kahraman’ın “He orda basıp şey yaparım. Ben halleder çıkarım yani.” dediği,
Tape:4129, 10.12.2007 tarihinde Hurşit ÇAKAR ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Paşalar var orada Hüseyin var hepsi var orada yani” dediği, Hurşit’in “Paşa’nın telefonunu ver alabilir miyim senden” dediği, Kahraman’ın “Hep eski telefon ayrıldım ben onlardan Hurşit” “Yirmi milyar bana borç taktılar anladın mı kardeşim” dediği, Hurşit’in “Yani ben burada yandım ama ben çok insanın canını yakarım biliyor musun” “ben bunun aslını istiyorum yani aslı kimden bitiyorsa aslını istiyorum ben” dediği, Kahraman’ın “Aslı o işte gidicen oraya tamam mı” dediği, Hurşit’in “Ha ben gittim oraya kimsenin göz yaşına bakmam Fikret’tir Hasan’dır Masan’dır yani kimsenin gözünün yaşına bakmam” “Peki Cevdet şu anda oraya gidip geliyor mu” dediği, Kahraman’ın “Ha oranın sürekli adamıydı o gelip gidiyordu her zaman onunla görüşüyordum” dediği, Hurşit’in “Orada şu anda Hüseyin var Fikret var bir de Cevdet var değil” dediği,
Tape:4130, 14.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “İşte Kuzeye filan gittik Kuzey Irak” “İşte gittik geldik o tarafa asker götürdük” “Brifing verdim geldim” “Evet ya bombalıyorlar dağları taşları işte” dediği, X Şahsın “Peki abi ne olacak burada herhangi bir şekilde hareket yapmayacak mıyız, Yani Olduğumuz yerde kaldık tıkandık böyle vallahi diyorum sana ya daral geldi bana ya” dediği, Kahraman’ın “Ya Genelkurmaylık yaptırmış” dediği, X Şahsın “Yalandan mı” “Niçin abi” dediği, Kahraman’ın “Bu sahtekarlar falan var ya yani” “Onları deşifre etmek için” dediği, X Şahsın “Anladım işin içinde başka şeyler var yani” dediği,
Tape:4131, 14.12.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Dün çağrı bıraktım aramadın” dediği, Raif’in “Mark şeyi geri getirdi moruk” “Emaneti” “İşte anlaşmayı bozdu” “Gelsene bir konuşuruz” dediği,
Tape:3446, 15.12.2007 tarihinde İbrahim isimli şahıs arasındaki görüşmede özetle ; (Görüşme Raif GÖRÜM’ün kullanımındaki telefondan yapılmıştır.) ; Kahraman’ın “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İbrahim’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, Kahraman’ın “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İbrahim’ in “Sen şimdi teraziyi de alda geltirsene bakim onu buraya” dediği, Kahraman’ın “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İbrahim’ in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” dediği,
Tape:955, 24.12.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile Nihat ALTILAR arasındaki görüşmede özetle; Nihat’ın “Sayın başkanım babacığım ben Nihat Altılar” “...Ben Bursa’dayım. Ben Kahraman beyle görüştüm. Benim bir çalışmam var şimdi. Bizim Kuvayı Milliye Derneği adına. Türkiye genelinde ve yurt dışında ne kadar denizci kardeşlerimiz varsa.” “Bunların hak hukuk adaletini ve mağdur kaldıklarına dair bir CD yaptım ben burda.” “O filmi size izleticem ve aynı zamanda olayın içeriğini anlayacaksınız. Çünkü bizler 1980 ve 1990 dan beri her şekilde hak hukuk... Bizim Türkiye’de olmadığını ve Ankara’da Milletvekili olan C.K.’na yönelik bir CD hazırladım.” “Armatörler bizim denizcilere her zaman için mağdur bırakmıştır. Buna yönelik bir çalışma başlatıcam.” “…Bu denizcileri kendi bünyemize almak açısından ve bunları üye edip onların fonlarından derneğimizin kalkınma adına. Aynı zamanda bir çalışma başlatıyorum sayın başkanım.” dediği, Mehmet Fikri’nin “Tamam Nihatçığım tamam.” dediği, Nihat’ın “Geldiğimde Dernekte görüşürüz.” dediği,
Tape:4133, 26.12.2007 tarihinde Nihat ALTILAR ile görüşmesinde özetle ; Nihat’ın “Başkanım hürmetler saygılar ben Nihat ALTILAR” “Yarın görüşürüz abi elimde bir evraklar var CD’ler var onları da Genel Başkanımıza vereceğiz orada” “Baba’ya vereceğiz” “Bir görsün gazeteler falan var işte” dediği,
Tape:4134, 26.12.2007 tarihinde Cenk isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Cenk’ in “Cenk ben nasılsın” “Alminanın arkadaşı hatırladın mı” dediği, Kahraman’ın “Merhaba Cenk” dediği, Cenk’ in “Raif abi (Raif GÖRÜM) ile görüştüm de” “…hani bana bir parça bir şey verdi ya” dediği, Kahraman’ın “Ne kadar şey yapacan” dediği, Cenk’ in “Ne kadar yapalım sen ne taraftasın ben gerçi karşıdayım” dediği, Kahraman’ın “150’den başlıyor işte 25’e” “Şeyler mi şekerler mi” dediği, Cenk’ in “Yok yok Basmaya” dediği, Kahraman’ın “Ya şimdi değişiyor ya sen ne kadar alacağına bağlı biliyor musun” “Ne kadar alacağına bağlı yani” dediği, Cenk’ in “Kaç tane alıyım bilmiyorum ki şimdi yani alırım atıyım 5-6 tane alıyım ondan basılmıştan” “Ne var şuanda yani alıp ta pişman olmayacağımız o akşam ki gibi ne var onu söyle onu sen” dediği, Kahraman’ın “İşte ot var” “Biliyor musun e Klorda var” dediği, Cenk’in “…ben Raif abiye (Raif GÖRÜM) sorunca direkt ara Kahramanı” dediği, Kahraman’ın “Sen bana miktar belirle” dediği, Cenk’ in “Öbür kuburun şeyi ne” dediği,
Tape:4135, 26.12.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ;Raif’in “Orada 50 tane CD var biliyor musun hepsini 49” dediği, Kahraman’ın “Adam yolda geliyor yolda geliyor şimdi şeye gelecek Bostancı’ya geldiği zaman beni arayacak bende çıkacam aşağıya” dediği, Raif’in “Ha moruk onların hepsini alacaksa alsın yani almayacaksa hiç gelmesin yani” dediği, Kahraman’ın “Sen bunu telefondan şey yapsaydın ben adam geliyor şimdi köprüdeymiş şimdi” dediği, Raif’in “…onların hepsini alacaksan gidelim yoksa dersin hiç gitmeyelim tamam mı” “50 tane 49 tane mi CD olacak” “Güzel görüntülü onlar şeyli ee Gümüş mü ne diyorlar onun kaplamalarına” dediği, Kahraman’ın “Tamam işte dedim ya 300 lira” “250 tanesi” dediği, tespit edilmiştir.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Telefon rehberi karşılaştırması ;
Kahraman ŞAHİN’in ; 5373755310 telefon numarasının Erdal İRTEN, Erol ÖLMEZ, Hüseyin GÖRÜM, Oğuz Alparslan ABDÜLKADİR ve Raif GÖRÜM’e ait cep telefonları rehberlerinde,
Kahraman ŞAHİN’in ;5466478283 telefon numarasının Erol ÖLMEZ, Recep Gökhan SİPAHİOĞLU, Yaşar ASLANKÖYLÜ ve Yusuf GÖRÜM’e ait cep telefonu rehberlerinde, kayıtlı bulunduğu.
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın 5358881514 ve 5396550456 telefon numaralarının “baba” ismi ile , Erol ÖLMEZ’in 5339661009 telefon numarasının “Erol komt ( komutan) ” ismi ile ve Oğuz Alparslan ABDULKADİR’in 5378786138 telefon numaralarının da Kahraman ŞAHİN’e ait telefon rehberinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Kahraman Şahin’in kullanmakta olduğu 0537 3755310 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
Hüseyin Görüm’ ün kullandığı 0505 6588812 nolu GSM hattı ile 257
Erdal İrten’ in kullandığı 0539 4710939 nolu GSM hattı ile 206
Erol Ölmez’ in kullandığı 0546 5777810 nolu GSM hattı ile 20
Erol Ölmez’ in kullandığı 0536 6310901 nolu GSM hattı ile 470
Erol Ölmez’ in kullandığı 0538 3657258 nolu GSM hattı ile 62
Erol Ölmez’ in kullandığı 0533 9661009 nolu GSM hattı ile 16
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0505 3043924 nolu GSM hattı ile 28
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 8571924 nolu GSM hattı ile 4
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 4952647 nolu GSM hattı ile 36
Rasim (Yasin) Görüm’ ün kullandığı 0538 5605898 nolu GSM hattı ile 8
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0535 8881514 nolu GSM hattı ile 299
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0539 6550456 nolu GSM hattı ile 170
Raif Görüm’ ün kullandığı 0535 8258383 nolu GSM hattı ile 1325
Raif Görüm’ ün kullandığı 0538 7496868 nolu GSM hattı ile 28
Hüseyin Gazi Oğuz’ un kullandığı 0532 2650260 nolu GSM hattı ile 8
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0537 8786138 nolu GSM hattı ile 68
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0533 2756462 nolu GSM hattı ile 48
Yusuf Görüm’ ün kullandığı 0536 2716692 nolu GSM hattı ile 2
Mahir Şimşek’ in kullandığı 0537 3897296 nolu GSM hattı ile 32
Abdullah Arapoğulları’ nın kullandığı 0545 2838998 nolu GSM hattı ile 14
Kahraman Şahin’in kullanmakta olduğu 0546 6478283 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde de ;
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0533 2756462 nolu GSM hattı ile 98
Abdullah Arapoğulları’ nın kullandığı 0545 2838998 nolu GSM hattı ile 14
Erol Ölmez’ in kullandığı 0536 6310901 nolu GSM hattı ile 14
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0505 3043924 nolu GSM hattı ile 162
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 4952647 nolu GSM hattı ile 214
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 8571924 nolu GSM hattı ile 20
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0538 2372854 nolu GSM hattı ile 8
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0539 6550456 nolu GSM hattı ile 132
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0535 8881514 nolu GSM hattı ile 36
Raif Görüm’ ün kullandığı 0535 8258383 nolu GSM hattı ile 222
Rasim (Yasin) Görüm’ ün kullandığı 0538 5605898 nolu GSM hattı ile 12
Yaşar Arslanköylü’ nün kullandığı 0536 5483885 nolu GSM hattı ile 4 kez görüşme yaptığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Bu tespitlerin dışında Kahraman ŞAHİN’in diğer şüphelilerden Mehmet Fikri KARADAĞ, Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI,Erdal İRTEN,Oğuz Alpaslan ABDUÜLKADİR ve Raif GÖRÜM ile telefon bağlantısı kurduğu, yukarıda özetlenen suç unsuru görüşmeleri yaptığı da tespit edilmiştir.
Şüphelinin Kuvayı Milliye Dernegi içerisinde örgütlenen illegal yapılanma içerisinde, bu yapılanmanın lideri Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’e bağlı olarak hareket ettiği, hiyerarşik yapı içerisinde Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’den aldığı talimatları yerine getirdiği, hiyerarşik yapıda kendisine bağlı olan Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI ve Erdal İRTEN gibi örgüt üyelerine emir ve talimat verdiği, bu kapsamda görüştüğü kişilere ekip kurmaları talimatını verdiği, Erol ÖLMEZ’i istihbarat toplamak için Çarşamba semtine gönderdiği, bu kişilerin kendisine başkanım veya komutanım şeklinde hitap ettikleri, yapılması planlanan illegal işler konusunda kendisinin onayını istedikleri, bu işlerden bir kısmına kendisinin onay verdiği, bir kısmında ise hiyerarşik yapıda kendisinden yukarıda bulunan Hüseyin GÖRÜM’e aktardığı değerlendirilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Gizli Tanık-17 , ifadesinde aynısı ile ; “…Kahraman ŞAHİN’in derneğin gençlik kollarından sorumlu olduğunu, binbaşı lakabı kullandığını, Hüseyin GÖRÜM tarafından esrar içmeye alıştırıldığını, dernekte aktif olarak görev yaptığını, hatta derneğin borçlarından dolayı kendisine haciz geldiğini biliyorum.
Çanakkale’deki mitingde Tuncay ÖZKAN kürsüye çıkarak solcuların birleşmesi konusunda bir konuşma yaptı. Kuvayı Milliye’ den gidenler olarak mitingin siyasi bir gösteriye dönüşmesine tepki gösterdik. Bu nedenle mitinge katılan Atatürkçü düşünce derneği ve biz kaç kişiyiz hareketi isimli tanıtma yeleği giymiş kişiler ile bizler arasında yumruklaşmaya varan bir tartışma oldu. Bu nedenle Kuvayı milliye grubu olarak bizler mitingden ayrılıp slogan atarak Çanakkale’nin içinden geçip minibüslere gittik. Burada miting alanındayken beyaz renkli Kartal marka bir aracın içersinde birinci ordu çekim aracı yazılı bir kamera olduğunu ve çekim yapıldığını gördüm. Bu mitinge Mehmet Fikri KARADAĞ katılmamıştı. Nedenini tam olarak bilemiyorum. Dönüşte Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın Kuvayı Milliye Katılanları olarak burada yapılan tartışmadan dolayı herkesi fırçaladığını tartışılan dernek ve oluşumların Kuvayı Milliye ile yandaş olduklarını söylediğini biliyorum.
Çanakkale mitinginden 2 veya 3 gün sonra gece saat 23.00 sıralarında Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki binasına Veli KÜÇÜK geldi. O saatte dernekte kalan yaklaşık 10 kişi Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına çağrıldı. Veli KÜÇÜK burada Çanakkale mitinginde Kuvayı Milliye olarak gösterilen tepkinin yanlışlığından, mitingi düzenleyen dernek ve kurumların yandaş olduklarından, birlik ve beraberlik içersinde bulunulması gerektiğinden bahsetti. Sonrasında kendi güvenlik şirketine 150 tane genç alıp işe başlatacağını, bunların sağlam kişiler olması gerektiğini, bu kişilerin Kuvayı Milliye Derneği aracılığı ile bulunmasını, özgeçmişlerinin, ailelerinin, araştırılmasını istedi. Daha sonra da ayrıldı. Ertesi günü eleman temini için bir duvar ilanı hazırlanarak derneğin iç kısmına asıldığını gördüm. Derneğe gelip gidenler bu ilana bakıp müracaat ediyorlardı. Bu işle Kahraman ŞAHİN ilgileniyordu. İlk işlemleri ve görüşmeyi yaptıktan sonra görüştüğü kişileri mülakat yapması için Mehmet Fikri KARADAĞ’ a gönderiyordu.
Bu olaydan yaklaşık 10 gün sonra Kahraman ŞAHİN ile Niyazi KIYAK’ ın Veli KÜÇÜK’ ün Ümraniye ilçesinde Güvenlik şirketi aracılığıyla korumasını yaptırdığı bir binaya gittiklerini, burada Veli KÜÇÜK’ ün adamlarını hem kaldıklarını,mülkiyeti Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay TUĞCU’ya ait olduğu söylenen boş olan ve eski bir hipermarket olduğu söylenen bu binada barındıklarını, yaklaşık 15 kişi olduğunu, bunun dışında sürekli gelip gidenler bulunduğunu, bu kişilerin de hepsinin sabıkalı tipler olduğunu, Veli KÜÇÜK’ ünde buraya gelerek kendileri ile görüştüğünü dernekte anlattıklarına şahit olmuştum. Zaten bu ziyaretten sonra da Ümraniye’ deki bu yerden derneğe sürekli genç kişiler gelmeye başladı.
Derneğe sürekli olarak gelen giden kişiler oluyordu. Bunlar genellikle Mehmet Fikri KARADAĞ , Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’e gelirlerdi…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Abdullah ARAPOĞULLARI ; Telefon hattı satmak amacı ile Kuvayı Milliye Derneğine gittiğinde Kahraman ŞAHİN ile tanıştığını, kendisini üye sorumlusu olarak tanıttığını, müsait oldukları bir zaman konuşmak için çay içmeye beklediğini söyleyerek gelirken arkadaşlarını da getirmesini istediğini,bir ay sonra Erdal İRTEN ile birlikte derneğe gittiklerini, burada Erdal İRTEN’i Kahraman ŞAHİN ile tanıştırdığını,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediğini,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Bağcılar’da Kuvayı Milleye Derneği Şubesi açmalarını teklif ettiğini ve sen bu konuyla görevlisin dediğini,ayrıca kendisine derneğin maddi sıkıntısından bahsedip bu derneğin bütün Türk Milletinin olduğunu, kirasının ödenemediğini, derneğe maddi yardımda bulunabilecek esnaf tanıdığı olup olmadığını sorduğunu,daha sonra kendisini derneğe çağırdığını,yaklaşık bir ay sonra tek başına Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, burada kendisine üç ay sonra kendilerine kimlik çıkacağını, şu an Paşaların onaylamadığını, araştırıldıklarını söylediğini ve derneğe yardım istenilecek kişiyi sorduğunu, kendisinin de Aksaray’daki otel sahibi kişiyi söylediğini, sonrasında da Bağcılar’da Kuvayı Milliye Derneğinin şubesinin açılıp açılamayacağını, esnafların olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de işlerini ve ablasının hastalığını gerekçe göstererek bu konuyla ilgilenemeyeceğini söylediğini, bu tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra Kahraman ŞAHİN’in kendisine ulaşamadığından Erdal İRTEN’i aradığını ve kendisini aramasını istediğini öğrendiğini, ancak kendisini aramadığını, o tarihten sonra da Kahraman ŞAHİN ile görüşmediğini beyan etmiştir.
Erdal İRTEN ; Kahraman ŞAHİN ile Abdullah ARAPOĞULLARI aracılığı ile tanıştığını, Kuvayı Milliye Derneği Kadıköy Şubesinin muhasebecisi olduğunu öğrendiğini,kendisinin işyerinin icralık bir işi olduğunu,bu işte karşı tarafın avukatının Maltepe'de bulunduğunu, Kahraman ŞAHİN de Maltepe'de oturduğu için telefonla kendisini aradığını,bu işle ilgili görüşmek üzere birlikte avukatın bürosuna gittiklerini, 16.09.2007 tarihli görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaparken telefonu Abdullah ARAPOĞULLARI'na verdiğini,Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiğini, beyan etmiştir.
Ayşe Ceylan GEÇYOL (KIYAK) ; Kahraman ŞAHİN’i Kuvayı Milliye Derneğinin gençlik kolları başkanı olarak tanıdığını, 2007 yılı içersinde Çağlayan’da gerçekleşen Cumhuriyet mitingine dernek olarak katılma kararı alındığından Niyazi KIYAK, Ali isimli biri, Kahraman ŞAHİN ve Gülbeyaz isimli bir bayan (Dernek üyesi) ile birlikte katıldığını, ilerleyen süreçte İzmir’de gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingine de dernek yönetimi katılma kararı aldığından İzmir’e giderek mitinge katıldığını, mitinge dernekten gelen Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN, Niyazi KIYAK’ın da katıldığını gördüğünü, beyan etmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Kahraman ŞAHİN’i Kuvayı Milliye derneğinden Hüseyin GÖRÜM’ün yardımcısı olarak tanıdığını, kendisine daha önce oto galericiliği yaptığını söylediğini,dernekten ayrıldıktan bir müddet sonra telefon açarak kendisinin de dernekten ayrıldığını, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisine sürekli olarak küfür ettiğini, bağırıp çağırdığını bu yüzden dayanamayarak ayrıldığını söylediğini,arada bir hal hatır sormak için telefon görüşmeleri yaptıklarını, kendisinin dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiğini ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğünü,Dernekte bulunduğu sırada Kahraman ŞAHİN’in kendisine deprem afetleri sırasında Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu olduğunu söyleyerek üzerinde Özel Kuvvetler yazılı Kuvayı Milliye Derneğinin kimlik kartını verdiğini,Murat ÇAĞLAR’ı tanımadığını,kendisinin araç içerisinde silah ve bir kısım dokümanlarla yakalanması olayını derneğe gelip giden şahıslardan ve Kahraman ŞAHİN’in konuşmalarından duyduğunu,derneğe gelip giden bu kişinin yakalandığını konuştuklarını, telefon görüşmesinde kendisini “Kıdemli Binbaşı Erolhan EJDEROĞLU” olarak tanıtmasının nedeni sorulması üzerine, Kahraman ŞAHİN’in kendisine bu ismi takarak bu şekilde hitap ettiğini, kendisinin de bu şahısla olan telefon konuşmalarında komutan tabirini kullandığını, kendisinin Kahraman ŞAHİN' den emir ve talimat almadığını,onun emir ve talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlere katılmadığını,aralarındaki “komutanım“ şeklindeki hitapların şaka mahiyetli ve şuursuzca olduğunu,beyan etmiştir.
Muhammet YÜCE , Kahraman ŞAHİN’i tanımadığını,ismini ilk defa duyduğunu beyan etmiştir.
Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN’ in Kuvayı Milliye Derneğinde yönetimde sorumlu düzeyde görevli bulunan bir üye olduğunu beyan etmiştir.
Mehmet Fikri KARADAĞ, Kahraman ŞAHİN’i Hüseyin GÖRÜM’ün çocukluğundan beri yanında yetiştirdiğini,Kuvayı Milliyeci olduğunu söylediği şekli ile tanıdığını,bu kişinin daha sonra yönetim kurulu kararıyla dernek saymanlığına getirildiğini beyan etmiştir.
Raif GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN’in kendisinin aile dostu olduğunu, Kahraman ŞAHİN’in kendisinin telkinleri ile Kuvayı Milliye Derneğine üye olduğunu,15.12.2007 tarihinde kendisinin kullanımındaki telefondan Kahraman ŞAHİN’in İbrahim ile yaptığı telefon förüşmesinde geçen ; Kahraman’ın “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İbrahim’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, Kahraman’ın “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İbrahim’ in “Sen şimdi teraziyi de al da geltirsene bakim onu buraya” dediği, Kahraman’ın “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İbrahim’in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” sözlerinin okunup sorulması üzerine ; görüşmenin Kahraman ŞAHİN ile İbrahim isimli kişi arasında yapıldığını,içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını,beyan etmiştir.
Recep Gökhan SİPAHİOĞLU, Kuvayı Milliye Derneğine üye olduktan sonraki bir tarihte Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Ali KUTLU’nun kendisini Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına götürdüklerini,onun da kendisine basında çıkan haberin aksine dernekte yasadışı hiçbir iş yapılmadığını söylediğini ve kendisinden derneğin kapanan Internet sitesi yerine yeni bir Internet sitesi hazırlamasını isteyerek bu amaçla yönetim kurulu kararı hazırlanması talimatı verdiğini, Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in bu kararı hazırladıklarını,ancak orada hazır bulunmayan üyelerin yerine de kendilerinin imza attıklarını,kendisinin bunu garipsediğini, daha sonra derneğe gittiğinde bunu Hüseyin GÖRÜM’ e sorduğunu, kendisine bunun önemli olmadığını, kararları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın verdiğini, onun dediğinin olacağını söyleyerek sertçe çıkıştığını, derneğe bu gidişinde yanında oğlu Emir SİPAHİOĞLU’nun da bulunduğunu, Emir’in tesadüfen derneğin alt katında esrar içen kişiler görerek kendisine söylediğini, bunun üzerine gidip baktığında gerçekten esrar içtiğini tahmin ettiği Kahraman ŞAHİN ve Niyazi KIYAK ile isimlerini bilmediği iki kişi daha gördüğünü,bulundukları oda da çuval içerisinde esrar olduğunu tahmin ettiği bir madde gördüğünü, bunu Hüseyin GÖRÜM’ e sorduğunu, onun da kendisine esrar içmenin yanlış olmadığını, Kur’anda bunun aksine bir hüküm olmadığını, hatta Peygamberin dahi ot içtiğini söylediğini, kendisinin söylenenleri yadırgadığını söyleyerek kızgınlıkla dernekten ayrıldığını,daha sonra Kahraman ŞAHİN tarafından 2007 senesindeki Genel Seçimlerde dernek olarak destek verileceğini söyledikleri Kadıköy’ den Bağımsız Milletvekili adayı olan Ertuğrul OĞUZ isimli kişi hakkında seçim çalışmaları için derneğe çağrıldığını, yine bu çalışmalar için daha önce bahsettiği yönetim kurulu kararı ile görevlendirildiğinin söylendiğini, ancak bu kararın usulüne uygun olmadığını bildiği için gerek Internet sitesi kurulması gerekse seçim çalışmaları için hiçbir faaliyette bulunmadığını,beyan etmiştir.
Yusuf GÖRÜM, Kuvayı Milliye Derneğinin Mersin ilindeki yemin töreni görüntülerini televizyonda gördükten sonra kardeşi Türkan GÖRÜM ve onun arkadaşı Sevilay isimli bir kişiyi dernekten istifa etmeleri için ikna ettiğini,kendilerinin dernekten istifaları için gerekli olan noter ihtarnameli istifa dilekçelerini yazdırdığını ve onların istifalarını sağladığını,bu olaydan sonra dernekte bulunan Kahraman ŞAHİN ve isimlerini bilmediği birkaç kişinin kendisini vatan haini olarak ilan ettiklerini ve derneğe girmemesi için karar aldıklarını Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediğini, Kahraman ŞAHİN’i 1997 yılından bu yana tanıdığını,Kartal’da bulunan yazıhanesine yeğeni Raif’le birlikte geldiğini,kendisini oradan tanıdığını,dernekte ne görev yaptığını bilmediğini beyan etmiştir.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinin faaliyetlerinde etkin rol oynadığı, Ergenekon Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yönetilmesine yardımcı olması için gençlik kollarından sorumlu teşkilat başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği , bu görevi kapsamında da örgüte eleman kazandırdığı, örgüte kazandırdığı elemanların profillerinden de yararlanıp mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine örgüte kazandırdığı elemanlar aracılığı ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı, legal faaliyetleri çerçevesinde sivil demokratik tepki görüntüsü ve kamuoyu oluşturmak amacı ile yönetim aleyhine olan sivil toplum hareketlerini organize ettiği veya içerisinde yer aldığı iddia edilmektedir.
Şüpheli özetle ; kendisinin devletle veya herhangi bir gizli oluşumla ilgisi olmadığını, derneğin maaşlı bir çalışanı olduğunu,7-8 aydır maaşını alamadığını, telefon konuşmalarının çoğunun derneğe gelen,vatan sevgisi olan heycanlı insanlarla yaptığı ve bir çoğu şaka mahiyetinde olan görüşmeler olduğunu savunmuş ise de,
Yukarıda tape şeklinde özetlenen telefon görüşmeleri genelinden de anlaşıldığı gibi 07.08.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde söylediği “Sen bizim babamız değil misin baba ya” “Sen bizi öldürsen, dövsen dahi biz sana kötülük düşünebilir miyiz baba, her şeyimiz sensin bizim” , “..senin evladın var, biliyor musun, her türlü her şekilde, her şeyle çarpışacak bi askerin var”, “Baba, senin emrindeyiz tamam mı, öl dediğin an, o sahtekarlar gibi değil” sözlerinden de Ergenekon Terör Örgütünün yöneticilerinden , aynı zamanda örgütün Kuvayı Milliye Derneği yapılanması sorumlusu olan Mehmet Fikri KARADAĞ’a sadakatle bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Telefon görüşmeleri genelinden şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneği yapılanmasında etkin rol oynadığı, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’ün hiyerarşisinde faaliyette bulunduğu, kendisinin Komutan ve Binbaşı gibi askeri sıfatlar kullandığı, örgüte adam kazandırdığı, örgüte kazandırdığı adamların profillerinden de faydalanıp bizzat veya bu kişileri azmettirerek admam kaçırma, korumalık yapma, çek senet tahsilatı ve benzeri mafya tarzı faaliyetler ile örgüte temin ettiği, örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı, Kuvayı Milliye yapılanmasına iletilen taleplerin kendisi tarafından alındığı veya kendisine yönlendirildiği, bu talepleri kendisine bağlı olan örgüt üyeleri Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI,Erdal İRTEN,Raif GÖRÜM ve Yusuf GÖRÜM gibi örgüt üyelerini yönlendirerek karşıladığı, kısım eylemlerde ise bizzat kendisinin de yer aldığı, kendisine bağlı örgüt üyelerinin faaliyetleri hakkında şüpheliye bilgi verdikleri, onay istedikleri veya yardımını talep ettikleri,
Her ne kadar, örgütsel gizlilik prensibi gereği dikkatli konuşmaya özen gösterip muhataplarını da uyarsa da telefon görüşmelerinin yukarıda yapılan değerlendirmeyi doğrular açıklıkta olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in örgüte adam kazandırma çalışmalarında 04.10.2007 günlü telefon görüşmesinde “Gerek yok o tip adamlara, öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı” söylediği gibi , bu yapılanmaya dahil edilecek kişilerin söylenilenleri sorgulamadan kabul edecek nitelikte olmasını aradığı görülmektedir.
Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasında Özel Kuvvetler (Sözde) Komutanlığı isminde bir birim kurulduğu yukarıda Mehmet Fikri KARADAĞ’a ait bölümde açıklanmıştır. Şüphelinin askeri üniforma benzeri bir elbise giyerek fotoğraf çektirdiği, telefon görüşmelerinde kendisine Komutan,Binbaşı şeklinde hitap edildiği hususu , Gizli Tanık 17’nin “…Kahraman ŞAHİN’in binbaşı lakabı kullandığı” , diğer bir kısım şüphelilerin de benzer beyanları içeriği dikkate alındığında , şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasının “Özel Kuvveter (Sözde) Komutanlığı” biriminde görevli bulunduğu anlaşılmıştır.
18.08.2007 günlü telefon görüşmesindeki Abdullah ARAPOĞULLARI’nın "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda"
17.09.2007 günlü telefon görüşmesindeki Erol ÖLMEZ’ in “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan sonra akşam 8, sabah 8 nöbete devam yani…”,“Biz de mollaların arasına takıldık girdik işte ne yapalım, soktunuz bizi o taraf Çarşamba'ya” “… ben hoca adamım biliyorsun sakal bıraktım haberin yok galiba” “molla oldum ben de” , Kahraman’ın “Ya hayırlısı olsun be kardeşim ya, görevini tam yerine getir de”
Şeklindeki konuşmalar, şüpheli Kahraman ŞAHİN’in örgüt adına gelir temin etme ve
Örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat toplama faaliyetlerini gösterir en açık telefon görüşmelerine örnektir.
Diğer şüphelilerden Erkut ERSOY’un bilgisayarındaki bir E-posta mesajı incelendiğinde ; Özel Büro tarafından gruba gönderilen bir mesaj olduğu görülmüştür. Mesajda Özel Büroya gönderilen bir mesaja karşılık olarak Kuvayı Milliye Grubunun tüm Türkiye’yi hatta dünyadaki tüm Türk Milliyetçilerini kapsayan bir grup olduğu, kendilerinin Kuvayı Milliye olarak tüm Türkiye’de çok hızlı ve kapsamlı bir biçimde örgütlendikleri, üyelik konusunda Özel Büro üyesi olunduğu söylenerek Kuvayı Milliye derneğinden Kahraman Bey ile görüşülebileceğinin belirtildiği görülmüş, bu husus da şüphelinin Kuvayı Milleye Derneği yapılanmasındaki etkin konumunu gösterir bir husus olarak değerlendirilmiştir.
Ayrıca,
Raif GÖRÜM ile yaptığı 07.11.2007 ve 08.11.2007 günlü telefon görüşmelerinin açıkça silah ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilmiş, nitekim Raif GÖRÜM ifadesinde “..silah ticareti yapmaya kalkıştığını ancak beceremediğini, telefon görüşmelerinin bu konuya ilişkin olduğunu“ beyan etmiştir.
Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı 03.12.2007 (üç adet) ve 10.12.2007 (iki adet), Raif GÖRÜM ile yaptığı 19.10.2007 ve 14.12.2007 ve Cenk isimli kişi ile yaptığı 26.12.2007 günlü telefon görüşmelerinin açıkça uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilmiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisi hakkındaki ; derneğe gelirken arkadaşlarını de getirmesini istediği ve kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediği,kendisine derneğin Bağcılar Şubesini açmak ve yardımda bulunabilecek kişileri tespit etmek için görev verdiği,
Ayşe Ceylan GEÇYOL (KIYAK)’un ; kendisi hakkındaki derneğin miting gibi faaliyetlerine diğer dernek yöneticileri ile birlikte katıldığını gördüğü,
Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki; bir telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiği,
Erol ÖLMEZ’in kendisi hakkındaki, dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiği ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğü, deprem afetleri sırasında Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu olduğunu söyleyerek üzerinde Özel Kuvvetler yazılı Kuvayı Milliye Derneğinin kimlik kartını verdiği, Kahraman ŞAHİN’in bu ismi taktığından kendisini “Kıdemli Binbaşı Erolhan EJDEROĞLU” olarak tanıttığı, kendisinin bazı telefon görüşmelerinde Kahraman ŞAHİN’e Binbaşı olarak hitap ettiği,
Recep Gökhan SİPAHİOĞLU’nun kendisi hakkındaki ; Kuvayı Milliye Derneğine üye olduktan sonraki bir tarihte Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Ali KUTLU’nun kendisini Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına götürdükleri,burada yapılan konuşmadan sonra Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in yönetim kurulu kararı hazırladıkları,ancak orada hazır bulunmayan üyelerin yerine de kendilerinin imza attıkları, daha sonra kendisini dernekte esrar içerken gördüğü,sonra Kahraman ŞAHİN tarafından 2007 senesindeki Genel Seçimlerde dernek olarak destek verileceğini söyledikleri Kadıköy’ den Bağımsız Milletvekili adayı olan Ertuğrul OĞUZ isimli kişi hakkında seçim çalışmaları için derneğe çağrıldığı,
Şeklindeki beyanları içeriğine göre de, şüphelinin savunması gibi Kuvayı Milliye Derneği ve içindeki illegal yapılanma ile ilgisinin sadece bu derneğin bir çalışanı olmakla sınırlı olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Muhammet YÜCE ve Kahraman ŞAHİN’in karşılıklı birbirlerini tanımadıkları şeklindeki beyanlarına karşın , yukarıda yazılı 10.07.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesindeki Mehmet Fikri’nin “Oğulcum şimdi Bursa’dan Muhammet (Muhammet YÜCE) diye bir çocuk geliyor” “Bizim derneğin önde gelmiş olduklarından” “Arabasıyla geliyormuş, onu alın görüşün, Hüseyin abinlede görüşsün, bende çıktım geliyorum” “Muhammet diye bir çocuk uzman çavuşmuş” sözleri, diğer şüphelilerden Erol ÖLMEZ’in ; kendisinin dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiğini ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğü şeklindeki beyanı içeriğine göre , gerek Muhammet YÜCE gerekse Kahraman ŞAHİN’in aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.
Şüphelinin evinde yapılan aramada, Bayrampaşa Kapalı Cezaevinden Deniz YILDIRIM isimli cinayet hükümlüsünün gönderdiği mektuplar ele geçmiştir. Deniz YILDIRIM’ın cezaevinden Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki adresini yazarak Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderdiği mektup içeriklerinde “Gönlümden geçen tek hareket Darbeyle içimizdeki dış güçlere hizmet eden şerefsizleri infaz etmek” , “Paşama,Hüseyin Abi’ye,Soran herkese selam olsun,Yolumuz açık olsun”, “Tam aktif zamanımızda başımıza bu iş geldi, lanet olsun”, “İçerde de olsak dışarıda da olsak fark etmez, her türlü yaşam şartına alışkınız,,ben savaşımı burada veriyorum”, “Ben silahımı ülkenin bölünmez bütünlüğünü bölmeye çalışana çalışanlara çekmeye and içtim, bizler bu ülkenin direnişçileriyiz” , “Toplu giydirme zamanı yaklaşıyor ! , farkındayım, beni unutmayın buralarda.Bizler bu millet için topraklar için varız,zırhımızı giymeden sokağa çıkmak yok” , sözlerinin yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu mektupların da , şüphelinin örgütün Kuvayı Milliye yapılanmasındaki bütün üyeleri ile birlikte diğer kişilere, vatanın elden gittiği , Kuvayı Milliye derneğinin vatanın kurtarılması davasını yürüttüğü, bu kapsamda askeri bir darbenin zemininin hazırlanarak hain olan kişilerin infaz edilmesi gerektiği şeklindeki örgüt propagandası yaptığını gösterdiği, esasen Ergenekon Terör Örgütünün yönetici konumunda bulunan üyelerinden, bu mektupları kaleme alan cezaevinde cinayet suçundan tutuklu olarak yatan bir ilgilisine kadar bir askeri müdahale söyleminin bulunduğu soruşturma evrakı genelinden de anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ile ; şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yönetilmesine yardımcı olması için teşkilattan sorumlu başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği , bu görevi kapsamında da örgüte eleman kazandırdığı, örgüte kazandırdığı elemanların profillerinden de yararlanıp mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine örgüte kazandırdığı elemanlar aracılığı ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Bunların dışında ; yukarıda yazılı bazı telefon görüşmelerinin , bağlantılı olduğu Raif GÖRÜM’ün telefon görüşmeleri ile birlikte değerlendirilmesinden ; şüphelinin uyuşturucu madde, yasadışı silah ve porno CD ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu yönünde şüphe duyulmuş ise de, kendisinden uyuşturucu madde ve silah ele geçmemiş olması, kendisinden çok miktarda porno CD ele geçirilmiş ise de suç delili olan telefon görüşmesinin CMK 138/2 kapsamında tesadüfen elde edilen delillerden olup TCK’nun 226//3 maddesine uyan bu suçun CMK’nun 135/6 maddesinde sayılan katalog suçlardan olmaması nedeni ile bu suçlar hakkında soruşturma yapılmasına yeterli delil ve imkan olmadığı değerlendirilmiştir.
Şüphelinin TCK’nun 191 maddesine uyan uyuşturucu madde kullanmak suçunu da işlediği yönünde ilişkin deliller bulunduğu anlaşılmış ise de , bu suç hakkındaki evrak ayrılmıştır.
69-ŞÜPHELİ EROL ÖLMEZ
a)- Emniyet İfadesinde özetle;
2006 yılı Ekim ayında Kuvayı Milliye Derneğinin önünden geçerken bayrağı dikkatini çektiğinden binaya girdiğini, dernekte Hüseyin GÖRÜM'le tanışarak iş aradığını söylediğini, Hüseyin GÖRÜM'ün dernekte çalışacak elemena ihtiyaç olduğunu söylemesi üzerine aynı gün işe girerek dernekte kalmaya başladığını, dernekte çay, yemek ve temizlik işleri yaptığını, dernek yöneticilerinin Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Feraye SES olduğunu, dernekte çalıştığı zaman içersinde Muhammet YÜCE'nin derneğe gelerek Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğünü, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM'ün kendisine kötü davranmaları,Hüseyin GÖRÜM'ün sürekli olarak Kur’an’dan bahsetmesi ve "Mehdi buradan doğacak" şeklinde konuşmalarından dolayı dernekten yazılı olarak istifa ettiğini,
Hüseyin GÖRÜM'ün kendisine motorize ekip kurarak insanlara yardım etmeyi, ayrıca akut benzeri depremde yardımcı olabilecek, insanların yararına olacak örgütlenmelerden bahsettiğini, Kahraman ŞAHİN'in kendisine deprem afetleri sırasında "Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu" olduğunu söyleyerek Özel Kuvvetler yazılı bir kimlik verdiğini,
İstihbarat toplama ile ilgili görüşmeleri hatırlamadığını,
Fatih ilçesi Çarşamba semtinde Murat isimli bir arkadaşının yanında kaldığını, Fatih semtinde çarşaflı cübbeli şahısların çok olmasından dolayı mollaların arasında kaldığını söylediğini, Kahraman ŞAHİN'in görevini yerine getir, görevine devam et dediğini, Fatih semtinde istihbarat toplamak amaçlı bulunmadığını,
Ayrıca; tahsilat, adam takip etme, istihbarat toplama tarzında yaptığı telefon görüşmelerini hatırlamadığını, görüşmelerde emanet diye bahsettiğinin kuvvet macunu olduğunu,
13.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Ukraynalı olan şahsın Kahraman ŞAHİN’in arkadaşı olduğunu, bu şahsın çimento almak istediğini, Kahraman ŞAHİN kendisine tanıdık çimento fabrikası sahibi olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de bir arkadaşının tanıdığının olduğunu söylediğini, görüşmenin bununla ilgili bir görüşme olduğunu,
15.07.2007 tarihli Yusuf KARLIOĞLU ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Kendisini askeri personel olarak tanıtmasında herhangi bir amacının olmadığını, Hüseyin GÖRÜM isimli şahsın kendisine; Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ın Kuvvai Milliye derneği ile uğraştığını söylediğini ve Başbakanın vatana ihanet ettiği şeklinde konuştuğunu, kendisinin bundan dolayı bu şekilde konuştuğunu, ancak bu konulardan bilgisinin olmadığını,Yusuf isimli şahsın ne iş yaptığını bilmediğini, Yusuf’un Kuvvai milliye derneğine üye olduğunu, görüşmenin içeriğinde geçen diğer konuları hatırlamadığını, “Koştuğum zaman beni indirirler” sözü ile neyi kast ettiğini bilmediğini,
28.06.2007 tarihinde Halil isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, ancak kendisinin şirketinin olmadığını, görüşmede geçen “80 tane Fransa var” sözü ile neyin kast edildiğini bilmediğini, kendisinin Vodafone hattından 10 adet kullanmak amacı ile aldığını, ancak hatların daha sonra kaybolduğunu, bu kadar hat almasının özel bir nedeninin olmadığını,
13.08.2007 günü saat:12.17’deki Kahraman ŞAHİN isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Kendisinin Nebil’ den Kuvvai Milliye adı altında para almadığını, ancak bu şahsın kendisine parça parça yardımda bulunmak amaçlı 100 YTL para verdiğini, Kahraman ŞAHİN’in de kendisiyle dalga geçmek için bu şekilde konuştuğunu, hiçbir şekilde Kuvayı Milliyenin adını kullanarak para tahsil etmediklerini, Nebil’in kendisini Hüseyin GÖRÜM’e neden şikayet ettiğini bilmediğini,
29.09.2007 tarihinde Hikmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Görüşmeyi hatırlamadığını, herhangi bir şekilde koruma yapma gibi bir durumun olmadığını, kendisinden koruma amaçlı kimsenin bir talepte bulunmadığını,
Aynı görüşmenin devamı sorulduğunda;Görüşmeyi kabul ettiğini, Hikmet’in kendisine bu şekilde Cezaevinden bir şahsın çıkacağını, bu şahsın her türlü işlerine yarayacağını, istediklerinin ayağına, kafasına sıkacağını, bundan dolayı şahsa bir silah gerektiği şeklinde kendisinden talepte bulunduğunu, kendisinin de Hikmet isimli şahsa bakacağını söylediğini, ancak Hikmet’i dikkate almadığını, kendisini işlettiğini düşündüğü için şahsa herhangi bir şekilde silah temin etmediğini, kimseye silah satışı yapmadığını, kendisinin de silahının olmadığını,
Abdullah ARAPOĞLLARI’nı tanımadığını,ismini ilk defa duyduğunu söylemiş, kendisine 03.11.2007 günü saat 15:10 sıralarında Kahraman ŞAHİN ile birlikte bu kişinin Güngören semtindeki Karadeniz Odun Ekmeği isimli fırınına giderek görüşme yaptıklarına dair fiziki takip tutanağı bulunduğu hatırlatılması üzerine ise ; belirtilen tarihte Kahraman ŞAHİN ile birlikte Güngören semtinde bir fırına gittiklerini, buranın Abdullah ARAPOĞULLARI’na ait olduğunu şimdi öğrendiğini,Kahraman ŞAHİN’in kendisine fırında yatmaya yer olduğunu, burada hem çalışıp hemde yatabileceğini, kendisinin de fırına un bulabileceğini söylemiş olduğunu,birlikte ekmek fırınına gittiklerini,içeride Kahraman ŞAHİN’in ile fırıncı konuştuğunu, daha sonra tekrar görüşmek üzere fırından ayrıldıklarını,ancak tekrar fırına gidip konuşmadıklarını,kendisinin bu konuyu Kahraman ŞAHİN’e sormuş ise de yanıt alamadığını,
Kendisine sorulan diğer telefon görüşmelerini hatırlamadığını beyan etmiştir.
b)- Savcılık İfadesinde özetle;
Kolluk ifadesini tekrarladığını, Kuvva-i Milliye Derneğinde çay ve temizlik işleri yaptığını,kalacak yeri olmadığı için burada hem çalıştığını hemde kaldığını,kendisine verilen işleri yaptığını,kendisinin İsmailağa semtinde her hangi bir istihbarat toplama çalışmasında bulunmadığını,Kahraman ŞAHİN ile bu konularda yaptığı görüşmelerin şuursuzca olduğunu, kendisinin bir önceki yıl dernekten kovulduğunu, Kuvayı Milliye Derneğinde iken kendisine verilen kimlik kartının görev bölümünde “özel kuvvetler“ yazdığını,ancak kendisinin bunu afet ve kurtarma bölümü olarak bildiğini, özel kuvvetlerin ne olduğunu bilmediğini,bir önceki yıl sözlü ve yazılı olarak istifasını verdiğini,
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı ve “Vatandaşlara ulaştım, kadrolarla ilgili harekete geçiyorum“, “Sen kendi ekibini kur, hazır adam tut kendinde“ şeklindeki konuşmaların geçtiği görüşmeleri hatırlamadığını,
Kendisinin dernekte her hangi bir görevinin olmadığını,Kahraman ŞAHİN ile sık görüşmediğini, telefonda görüştüğü ve yukarıda anlatılan konunun derneğin özel faaliyetleri ile ilgisi olmadığını,
Kahraman ŞAHİN binbaşı olmadığı halde kendisine Binbaşım şeklinde hitap ettiklerini,diğer insanlara karşı böyle bir tabir kullanmadıklarını,ancak kendi aralarında binbaşı, özel istihbaratçı gibi sözler kullandıklarını,
Ekip kurması için talimat verdiğine ilişkin telefon görüşmesindeki konunun gerçek olmadığını,kimseye ekip kurması için talimat vermediğini,ancak aralarında bu tür şeylerin konuşulduğunu,
Kimse hakkında istihbari bilgi toplamadığını,DEHAP'a yapılan saldırılara katılmadığını,eline çakı bıçağı dahi almadığını,telefon görüşmelerindeki konuşmaların espiri mahiyetinde olduğunu,
Kendisinin fakir bir insan olduğunu, şirkette yatıp kaltığını,pişman olduğunu beyan etmiştir.
c)-Şüphelinin, yeniden ifade vermek istediğine dair cezaevinden gönderdiği dilekçeler üzerine alınan ek ifadelerinde özetle ;
Cezaevinden dilekçe verdiğini,ancak şu anda bir şey anlatmak istemediğini, bir şey de bilmediğini,
Bazı telefon görüşmelerinde bahsi geçen konu ile ilgili olarak kendi el yazısı ile hazırladığı notları ibraz ettiğini,bunların değerlendirilmesini istediğini beyan etmiş, yazdığı notlar alınarak evrakına eklenilmiştir.
Kendisinden önce ifadesi alınan Mahmut ÖZTÜRK' ün ifadesinde geçen, kendisinin de tanık olarak gösterildiği Mahmut ÖZTÜRK ile Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK arasındaki tartışmanın sorulması üzerine ; bu kişilerle aynı cezaevinde kalır iken Mahmut ÖZTÜRK’ün Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK' e "ben Muzaffer TEKİN' in kendisini yaraladığı bıçağı sana polislere ver diye veriyorum, sen neden vermiyorsun" dedigini,bunun üzerine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün "Sen ne demek istiyorsun" dediğini, birbirlerinin üzerine yürümeye kalktıklarını,ancak kendisi dahil olmak üzere orada bulunanların araya girerek kavga etmelerini önlediklerini,daha sonra bu kişilerin barıştıklarını,kendisinin bu tartışmalarını cezaevi pisikolojisine bağladığını beyan etmiştir.
d)- Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin işyerinde yapılan aramada;
-(1) adet Toshiba marka 126072735WSSl2000l00NTEB seri numaralı dizüstü bilgisayarı, bilgisayara takılı vaziyette Messopeın A Bottle ibareleri bulunan CD,
-(1) adet Durmuş ARİF adına tanzimli C11 Seri no 622738 nüfus cüzdanı,
-(30) adet 1’den 30’a kadar numaralandırılmış CD,
-(1) adet Career ajans ibareli CD,
-(1) adet Maxell ibareli disket,
-(1) adet Kingston Datatraveler ibareli flash bellek,
-(1) adet P/N 2090-00/26 ibareli omcu marka hafıza kartı,
-(1) adet Nokıa marka 1112 model 353648/01/867532/1 İMEİ numaralı cep telefonu, bu telefona takılı vaziyette 05383657258 GSM numaralı 0706010242984 ibareli sim kart,
-(1) adet 926573023098118586 seri numaralı Telsim sim kart bulunarak el konulmuştur.
-TOSHIBA_FUJITSU marka, seri numarası NW18T6128DVJ olan dizüstü bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede “Gelen Kutusu.dbx” isimli bir resim dosyaları tespit edilmiş, resim dosyaları incelendiğinde silahlı poz verdikleri, birbirlerine silah doğrulttukları görülmüş,resmi elbiseli polislerin bulunduğu ancak sivil kıyafetli ve polis yeleği giyenlerin polis olup olmadığı tam olarak anlaşılamamıştır.
e)-Telefon görüşmeleri
Tape:341, 13.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Kıdemli Binbaşı EROLHAN EJDEROĞLU” “Karargahtasın değil mi yarın” “Tamam, işlerimiz var yarın biliyorsun” “Operasyona Çıkıyoruz” dediği, Kahraman’ın “Tamam abi sen merak etme” dediği,
Tape:342, 13.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Komutanım şimdi bizim bu Mersin'li Ali vardı ya” “Şimdi onla görüştük de, o biraz İstanbul'a geliyormuş haberin var mı senin” Öyle diyor İstanbul'a geliyorum diyo” “Kahraman Binbaşıya da selam söylersin diyo” “Gel dedim kafanı kırayım dedim senin burda” “Biz dedim zaten dedim dağı bıraktık dedim indik yaylaya” dediği,
Tape:347, 17.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Bir süre sohbet edildikten sonra Erol ÖLMEZ Almanya’dan gelen Mehmet isimli şahsı kast ederek “Mehmet abiler he dün konuşcaklardı o kunuyla ilgili, hatta beni çağırdı, komisyon başkanı da aradı” “Hikmet vardı çağırdı konuşalım dedi. İşin içinde sen varsın dedi, sen getirdin dedi” dediği. Kahraman’ın “Şimdi o olay üzerine bir oyun kuracaz inşallah tamam mı” dediği, Erol’un “Ne konuştun yani dün toplantı güzel geçti mi” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya iyiydi, çünkü İş Bankası'nın üst düzey yöneticiliğini yapmış bir ablamız var yeni, onlan konuştuk” “Değişik bir yol izleyeceğiz onun için inşallah” dediği, Erol’un “Mehmet abi'nin elindeki olan dökümler, donelerin anladın mı” “Bakıldığı zaman karşılığı çıksın veya kim vermiş nasıl bir araştırılsın A'dan Z'ye kadar ki emin olunduğu zaman her türlü oynanır o zaman, anladın mı” “Bu adam o sizin bir tane var ya vatandaş işte çıkmış işte yok kardeşim bunu 100 bin Euro'ya yakın parasını çarpmış ya bu adamın” “Bu adamdan çok güzel ekmekler yenir yani, sahip çıkılması gereken insan bu” dediği, Kahraman’ın “Biz Kuvayı Milliye olarak çıkıyoruz yani, sen çıkıyorsun ben çıkıyorum Hikmet çıkıyor” dediği, Erol’un “Ne yaptın ne ettin başka, OTLARI nereye koydun sağlama koydun mu” diye sorduğu, Kahraman’ın “sağlam hepsi” dediği, Erol’un “Yani öyle Mutfakta Durmasın açıkta” dediği, kendi aralarında bir süre derneğin sıkıntılarından bahsettikten sonra Kahraman’ın “Ondan sonra da düzelecek bir tane daha iş aldım” bir 180... ” “Geldiğin zaman konuşuruz, bunları telefonda fazla konuşmak” dediği, Erol’un “Şu Almanya'dan gelen o bizim diplomatlara sahip çıkalım onlara tamam mı her hangi bir şekilde o bitane vatandaş vardı ya kimdi o Veli KÜÇÜK'ÜN bilmem nesimiymiş falanmış, o çakal var ya çakal kimse onu karagaha getirttirelim abi bulalım o kimse istihbaratını yapın onun kimse bulun abicim onu bi hesap versin bakalım kimmiş o” dediği,
Tape:349, 18.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “He vatandaşları bekledim biliyor musun” “Operasyon yapacaktık onlara da baktım gelmediler” “Gelseydi direktmen 1. Kolorduda gözlerini açtıracaktım, kaçtılar şerefsizler” “Yerlerini... tesbit ettik zaten adresleri falan herşeyi tespit edildi, onlarla ilgili gereken çalışmaları yapalım istihbaratla ilgili bilgileri her türlü, şahıslarla ilgili tamam mı” “Bu akşam onların gerekse gece saat 2-3 arası alalım o şerefsizleri” “ben karargaha geliyorum komutanım” “Hayırlı görevler diliyorum” dediği,
Tape:427, 21.06.2007 tarihinde Hikmet isimli şahıs ile birlikte Mehmet ATALAY ile görüşmesinde özetle ; Erol’ un Mehmet ATALAY’ a hitaben “Gel senle bir oturalım konuşalım, şöyle bi sohbet edelim” dediği, Mehmet’ in “herhangi bir olay bişey var mı” diye sorduğu, Erol’ un “gelmeniz lazım, acil” dediği, Mehmet’ in “İyi bişey varmı yani” diye sorduğu, Erol’ un “Varda Hikmet Bey o konuyla ilgili zaten görüşüyor” “Yani çıkan sonuçlara göre, sen Hikmet Beyle konuşacaksın o konuyu, tamam mı” diyerek telefonu yanında bulunan Hikmet’ e verdiği, Hikmet’ in Mehmet’ e hitaben “bi oturalım konuşalım” “Çünkü onların ben hepsini Türkçeye çevirttim, ben bir bakayım hepsine, bazı evraklar da eksik, bi konuşalım o konu üzerine” dediği,
Tape:428, 26.06.2007 tarihinde Nebil isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Nebil’in “dünden beri seni arıyorum” dediği, Erol’ un “ben heryerdeyim abi bildiğin gibi değil” “zaten bugün emanetlerini alacaksın, ben müsait değildim, bir takım konularım var” “Konuları bu telefonla koruşamıyorum” dediği, Nebil’in’ in “Ya bana laf diyolar, telefona çıkamıyorum, bende cebimi kapatmışım” dediği, Erol’ un “Nebil abi ben her işi düzeltirim diyorum ve artı sana söylüyorum, iki üç gibi senin yanında olacam, emanetlerini de getirecem, yalnız sana farklı bir şekilde gelecem, şu anda telefonda o konulara girmeyelim tamam mı abi” “Benim telefon şuan konuşmalara müsait değil anlarsın, İstiyorsan Git Birtane Yeni Şafak Gazetesi Al, Gazete Al Oku Neyin Ne Olduğunu Görürsün” dediği, Nebil’ in “tamam tamam haydi” dediği,
Tape:429, 27.06.2007 tarihinde, Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Ahmet’ in “Nerdesin Erol” diye sorduğu, Erol’ un “Kuvayı Milliyede” dediği, Ahmet’ in “bi gelişme varmı” diye sorduğu, Erol’ un “Tamam, Paşa işi bitirecek, Paşa'yla konuştuk, ben halledecem o işi dedi, şimdi bu Jandarma Komutanı, yetiştirdiği talebesi” “Hemen onu arıyacak” “Aradı hatta bugün geçte olsa o arabayı kurtaracam ordan” dediği ve görüşmenin devamında Erol’ un tutmuş olduğu bir evle ilgili konuştukları, Erol’ un Ahmet’ den evin adresini başkaların bilmemesini ısrarla istediği, Erol’ un “.. Özgün abiyede söyle, Ahmet Amca yani senle ikiniz bilin yani adresimi, evimi kimse bilmesin” dediği,
Tape:430, 28.06.2007 tarihinde, Halil ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında birbirlerine hal hatır sorduktan sonra Halil’ in “Bişey çıkmadı mı bu şeyden” dediği, Erol’ un “..şimdi konuyla ilgili şöyle bişey var, bu hafta birkaç gün bi denetleme falan var tamam mı” “O yüzden dedi Erol bu hafta sonuna kadar bekle dedi, çünkü denetleme bitti kafa bi rahatlasın, ondan sonra hemen işleme alırız dedi” dediği, Halil’ in “Ya kardeşim bak önümüzde çok şeyler var, yalan çizmeyelim millete” dediği, Erol’ un “bilyorum” “Ben şimdi zaten bu işlerle uğraşıyorum, Kuvayı Milliye ile uğraşıyorum, birde kendi şirketim var karşıda” “onlarla uğraşıyorum, ihaleler var girmem lazım anladın mı” dediği, Halil’ in “80 tane de Fransa” dediği, Erol’ un “Şimdi abi bak, ben seni biyere davet edecem” “senle bi karşılıklı yemek yiyecez” “Konuşacaz ciddi” “Şimdi ben seni bu telsimle arıyorum, çünkü 10 tane hat varya” “ondan dolayı ben seni şimdi bu telefondan arayacam” dediği anlaşılmıştır.
Tape:431, 30.06.2007 tarihinde, Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Erol’un “bak şimdi biz orda oturduk konuştuk” “Murat’a da ben gerekenleri söyledim, Murat ben bu işlerle ilgilenmiyorum, kafamda rahat değil dedim” “.. ondan sonra sen kalktın, şirkete adam gönderiyorsun bilmem ne gönderiyorsun” dediği, Ahmet’ in “Erol sen beni çocuk yerine koyarsan, benimle dalga geçersen, kaale almazsan, anladın mı” dediği, Erol’ un “Şimdi sen hem öyle söylüyorsun hemde kardeşlerin gelmiş biz onu buluruz, bulduğumuz yerde de vururuz falan kafasına sıkarız” dediği, Ahmet’ in “Bizim kardeşlerimiz kimseye palavra atmaz oğlum, bizim kardeşlerimiz kimseye gidipte, kimseye biz vururuz mururuz, yaparlarsa kendileri yaparlar, başka yerde konuşmazlar” dediği, Erol’ un telefonu yanında bulunan ağabeyine verceğini söyleyerek Hikmet YILMAZ’ a verdiği, Hikmet’ in “şimdi bu arkadaş benim kardeşimden daha ötedir, Kuvayı Milliye’de ben milletvekili denetleme komisyon başkanı Hikmet Yılmaz” dediği,
Tape:432, 01.07.2007 tarihinde, Cemal isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Cemal’ in Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Kuvayı Milliye'deyim” “Kuvayı Milliyeye gelsene bir ara yanıma” dediği, Cemal’ in Kuvayı Milliye’ nin yerini sorduğu, Erol’ un Kadıköy’de olduğunu söylediği, Cemal’ in “Zeytinburnu’nda da var Kuvai Milliye” dediği, Erol’ un “Bizimki Kuvayı Milliye” “Kuvayı Milliye 1919 yazar” “öbürleri hep sahte dandik yani” dediği,
Tape:433,02.07.2007 tarihinde, Emin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Emin’ in “Artık telefonlarıda meşgüle alıyosun cevap vermiyosun ya hayırdır” diye sorduğu, Erol’ un “Yoğunuz bu aralar, gündemdeyiz ondan dolayı” dediği, Emin’ in “Biliyorum basında falan çıkıyosunuz” dediği, Erol’ un “Aynen öyle, basında çıkıyoz, televizyonlarda çıkıyoruz, o yüzden fazla görüşmek ve konuşmak istemiyorum dostlarımla” “Herhangi sıkıntı olmasın diye anladın mı” dediği, Emin’ in “Anladım” dediği, Erol’ un “Ben sana daha sonra bir numara veririm öyle görüşürüz senle, bu telefonla değil tamam” dediği,
Tape:436, 14.07.2007 tarihinde, Nessiba ZEMMOURİ ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Nessiba ZEMMOURİ’ in Erol’ a İmam Hüseyinin kendisine yüklü miktarda borcu olduğunu ve uzun zamandır ödemeyerek sürekli oyaladığını, İmam Hüseyin’ e ulaşmak için telefonu olup olmadığını sorduğu “yani onun telefonu varsa ben telefon edeyim ya” “Kendisi Kuvayı Milliye, Kuranla bilmem ne, Allahı bilen böyle mağdur etmez insanları” dediği,
Tape:437,14.07.2007 tarihinde,X Şahsın 0536 258 58 58 numaralı telefondan göndermiş olduğu mesajda; “Erol Bu İslerin Cocuk Oyuncagi Olmadigini Biliyosun, Kardesim Umutlandi, Arayip Duruyo İlac İcin, Böyle Bi Mevzuda Arkanda Devlette Duramaz” yazdığı tespit edilmiştir.
Tape:570, 15.07.2007 tarihinde,Yusuf KARLIOĞLU görüşmesinde özetle; Erol’un kendisini Jandarma binbaşı Erolhan EJDEROĞLU olarak tanıttıktan sonra “Ulan o Ali var ya Ali Ali var ya .... fırlama telefonları kapalı biliyormusun” “He bu işte Taner ÜNAL bilmem ne falanı filanı seçimleri meçimleri topladılar ya” “Buda alayını tanıyo ya onları bir araya getiren bu vatandaş ya” “Ondan dolayı telefonlarını kapatıyo tırsıyo yani” “Gazetelerde çıktı ya şimdi asker kökenliler toplanıyor bilmem ne hesabı subaylar mubaylar” dediği, ….Erol’un “hiç birşey yapamazsın bizimle Tayyip’ten başka kimse uğraşmıyor zaten” “Tayyip ERDOĞAN” dediği, Yusuf’un “Bu dakkadan sonra abi her tür basın şimdi ona saldırıyor” dediği, Erol’un “Saldırıcak tabi ş…önde gideni kardeşim adam adam değil ki” “Vatana ihanet eden bi şahıstır o” dediği, Yusuf’un “bu bizim için bulunmaz bir fırsattır” “Tayyip karşıtı basını arkana alıcaksın anladın mı iki Tane Eylem İki Tane Gösteri Yapıcaksın Basına…” dediği, Erol’un “Ya biz yapıcaktık abi yürek yok yürek yürek o ara bir tanesi çıkmış biz ben İmam Hüseyin’e dedim ki kardeşim bak dedim abi dedim bak sen dedim bastın ama dedim yanlış yoldasın dedim tamam mı bak dedim abi sen dedim bize yol vermiyosun dedim yani yol ver dedim ya” …“Ayın Diyo 22'sini Bekleyin” “O Öyle Dedikçe Aklıma Şey Geldi Hatırlıyormusun Bir Ara Bi Hatırlarsan Birşeyler Yaşamıştık Bi Ara” dediği, Yusuf’un “Evet boşver abi bana bir gün Hüseyin abi deseki Yusuf gel sana ihtiyacım var giderim ama başka türlü çağırırsa gidemem ama adam gibi olucaksa giderim” “O oturucak o oturucak olayı bize bırakıcak” “ Yaası öyle Ben Sizden Sonra Hiç Birşey Yapmadım Koşmadım Hiç Birşeye Çünkü Koştuğum Zaman Beni İndirirlerdi Biliyorum” “Dinlediklerine De Eminim Anlatabiliyor Muyum Zıpladığım Zaman Fırsat Kolluyorlar Ben Ordan Ayrıldım Ama Benden Bilgileri Yok Mu Sanki” dediği,
Tape:571, 16.07.2007 tarihinde, Yusuf KARLIOĞLU ile görüşmesinde özetle; Yusuf’un “Ya şimdi bugün bu çocukları benim getirtmem lazım cebimde var on milyon para para peşine konuşucam sana geçersem o işin peşine koşamam” “bu çocukları nerde yatırıcaz ne yapıcaz bi yer halledene kadar bir kaç gün” “O iş için o çocukların biletini aldırmam lazım iki kişi gelicekler anladın” dediği,
Tape:574, 16.07.2007 tarihinde, Yusuf KARLIOĞLU ile görüşmesinde özetle; Yusuf’un “yarın öğlen 12-1 burdalar Harem’deler yanımdalar” “gelmelerini hallettim geliyolar da çocukları nerde ikamet ettiricez bir kaç gün” “bak kardeşim ben sana söylüyorum birşeyler yapacaksak ben bu sefer kafamı koyuyorum” dediği, Erol’un “Beraber birşey yapıcaz işte da” dediği, Yusuf’un “Ya ben bildiğim yolla yapacam ya da orda varsa destekliycek birileri taşın altına hep birlikte el sokalım çocukları ayazda bırakmayalım Seda'yı da bir şekilde ya Kasımı bekliycez yada 2-3 milyar para ayarlayıp anladın mı” “Çocuğun ordaki borcunu kapatıcaz diycez atla gel lan diycez gelir sözümden çıkamaz yani” “Açık açık söyliyim taşın altını elinizi koyucaksanız beraberiz böyle taşın altına el koymayınca olmuyo” dediği, Erol’un “Beraber ortak bi hareket ederiz tamam mı” dediği, Yusuf’un “Tamam yarın o zaman görüşüyoruz bir araya geliyoruz Ali bizim ıvırımızı zıvırımızı içerinin organizasyonuna hizmetimize bakar” dediği,
Tape:438, 23.07.2007 tarihinde, Engin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Engin’ in “Ne diyecem bu adam kaç yaşlarındaydı” diye sorduğu, Erol’ un “50, 55” dediği, Engin’ in “Ne iş yapıyodu bu tarafta” “bi yerleri falan var dedin ya” dediği, Erol’ un “Restorantları var tabi“ “Baya yerleri var ya adamların, yani konumları güzel, boş değil, tanışacam zaten” “Sen parayı hazırla, nakit” dediği,
Tape:439, 01.08.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Hikmet’ in “Şimdi eğer bu üzerimde azilname, herhangi bişey yoksa, temizse” “bu adamlar eğer iş bitirebilirse içerde” “şöyle yapacaz, Tapu Müdürünü oranın tapusunu yaparken, sağı solu aramıyacan tamam mı” dediği, Erol’ un “Tamam, Başkan” dediği, Hikmet’ in “ilk önce bana birtane memurunu gösterecek uyandırmadan, bana bakacak üzerimde bişey varmı, bi pislik yokmu” “Eğer yoksa” “müdür sağı solu aramadan ben satışımı yapasıya kadar müdüre otur işine bak derlerse de 100 milyar para veririm” dediği, Erol’ un “Tamam başkanım” dediği, Hikmet’ in “Ama ilk önce temiz olduğunu bilebileyim, çünkü alıcı hazır” dediği, Erol’ un “Anladım anlatma tamam” “detaya gerek yok anladım Başkan” dediği, daha sonra konuyu değiştirerek “Bu bizim Ahmetler, bu Batmanlılar, buraya geldiğinde ne diyolar Başkan, diyolarmı ki biz geldik oraya küfür ettik size” diye sorduğu, Hikmet’ in küfür etmediklerini söylediklerini söyleyerek “Ya siktiret boşver senin bunlarla ne işin var, Ahmetten al paranı” dediği, Erol’ un “Ya yok alamıyoruz işte baksana” “Akşama diyo, beni akşama sallıyo” dediği, Hikmet’ in “Akşama sallıyorsa onunda kafasını kopartırız, bu kadar basit ya” “Sen hiç kavga etme sen bekle bak” “Sen kes hesabını en ufak bişey dediği zaman bundan böyle, Hikmet Başkana devrettim de” “Bundan sonra ne derdin varsa gör de, ben ondan sonra 10 dakkada aldırırım onu tamam mı” “Ondan sonra çık gel burda zaten ben şu işi bitireyim şurda Göztepede bir Balık Lokantası var” “Onun peşindeyim” “Yani şunu bitirirsem, paraya dönüş olursa, orayı alabilecem..” dediği,
Tape:442, 02.08.2007 tarihinde, Osman isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Osman’ nın bir yakınının tutuklandığından bahsederek tüm gün Emniyette ve Adliyede olduğunu söylediği, Erol’ un da teselli verdiği, daha sonra Erol’ un “Ya bu vatandaş, biz Ahmet abiye verdik sabahtan dedik al bunu git dedik bu vatandaşın kimliğini falan götür, zaten üç dört tane resim vermişti, üçünü kullanmıştık, birtane kalmıştı anlıyomusun, şirket olarak kullandık ya abi” “Geri kalan şimdi fotokopisi, bende onu verdim” “Ahmet abi de aramış demiş böyle böyle, bizim vatandaş bigün şeye gitmiş Kuvayı Milliyeye gitmiş” “Orda şey varya İmam Hüseyin” “Gitmiş ona şikayet etmiş beni, kendi kendime kızdım, madem sen Osman Turan'a Osman abiye söylüyosun, Osman abi kalkıyo bana söylüyo, tamam diyoruz bütün evrağını emanetini veriyoruz diyoruz” dediği, Osman’ ın “Niye bu kadar terbiyesizlik yapmış” “tantana etmesin yani, kadın bizi şikayet bilmem ne yap demiş ona, dedim beklesin dedim, yumuşattırdım onları” dediği anlaşılmıştır.
Tape:448, 13.08.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN İle görüşmesinde özetle; Erol’ un “..koşturuyoruz aynen devam” dediği, Kahraman’ ın “Fatihte misin” “Nerdesin Çarşamba'da mısın” diye sorduğu, Erol’ un “İkitellide” “işlerim var koşturuyorum” “İmam Hüseyin ne yapıyo İmam hazretleri” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İmam hazretleri ne yapsın si…ek seni yakalarsa” Nebil abiye takmışsın oğlum” “Erol dedi benden para aldı vermedi dedi, yok Kuvayı Milliyeyim ayağı bilmem ne hesabı anladın mı” “Hatta İmam Hüseyin kızdı dedi kimliğini de alın onun dedi” “sen gel çözeriz bu işi tamam, sende a.. koyum gelecem dedin geçen hafta ne geldin ne gittin” dediği, Erol’ un “Ben sana geleceğim gün bi baktım Ahmet arıyo, bana diyoki, Erol Nebil diyo Kuvayı Milliyelere gitmiş, seni şikayet etmiş, beni İmam Hüseyin aradı bizi burda tehdit etti bağırdı çağırdı bilmem ne yaptı, küfür etmiş bişeyler demiş” dediği, Kahraman’ ın “Sana kızsa da bişey demez yani öyle sen gelip açıklayacan kardeşim sen kaçıyon ya anladın mı adam ona kızıyo yani” dediği anlaşılmıştır.
Tape:450, 07.09.2007 tarihinde, Hikmet YILMAZ ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Hikmet’ in Ankara da olduğundan ve bazı evrakları beklediğinden bahsettiği, Erol’ un “gelmedi mi peki onlar getirmediler mi?” diye sorduğu, Hikmet’ in “…gönderirler gönderirler, göndermezlerse de o zaman kafalarını ezerim masrafı da alırım onlardan” dediği, Erol’ un “Sen şimdi bunları bana niye konuşuyorsun ki…” dediği, Hikmet’ in “... adamları sen bana getircektin.., herkes bir filme koşmasın herkes bir filme koşarsa var ya herkesi film yaparım, elimde evraklar var herkesin yattığı kalktığı yeri biliyorum, herkesi yakarım valla” “birbirinize laf yetiştirmeyi biliyorsanız, benim istediğim evrakları göndersinler” dediği, Erol’ un “Sen şimdi ne diyorsun, sen bana mı söylüyorsun?” “…Mehmet'lere mi söylüyorsun?” diye sorduğu, Hikmet’ in “Niye o masrafları yaptırdın o zaman bana, bu adamı niye getirdin bana” diye sorduğu, Erol’ un “Mehmet’ in a… koyuyum” “Bana bak beni oraya getirttirme, ben onu Kuvayı Milliye ye getirmiştim iş bitsin diye” “Aranızda anlaştınız konuştunuz..” “Ben de zaten darlanmışım yani” dediği, Hikmet’ in “Ben söylemişim, o evrakları bir hafta içerisinde getirmesinler, ondan sonra daralmışımı maralmışım hepsini gösterecem onlara” “Tamam mı kardeşim” dediği, Erol’ un “Arıyorum Bahçelievler'deyim diyo yalandan yalandan” “Bir gün de kalkmış diyo ki o Mersin varya, ne diyorlar oraya Hatay matay anla yani orda işte” dediği, Hikmet’ in “ Bana Evrakları Getirmesinler, Bak Bakalım Hepsini Nasıl Kaldırttırırım Seyretsinler” dediği, Erol’ un “Ya bunlar, bunlar pis...” dediği, Hikmet’ in “Devleti onlar soymak istedikleri için beni de bu işin içine alet etmişler kardeşim bana evrakları getirmezlerse alayını yakalattırırım” dediği anlaşılmıştır.
Tape:451, 17.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ ın Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan Sonra Akşam 8, Sabah 8 Nöbete Devam Yani, sen ne yapıyorsun ne var ne yok?” dediği, Kahraman’ ın “Ne yapalım koştur işte, napiyim” dediği, Erol’ un “Biz De Mollaların Arasına Takıldık Girdik İşte Ne Yapalım, Soktunuz Bizi O Taraf Çarşamba'ya” Dediği, Kahraman’ In “Ya Hayırlısı Olsun Be Kardeşim Ya, Görevini Tam Yerine Getir De” dediği, Erol’ un “Görevi getiriyoruz, ne var ne yok sen nerdesin ne yapıyorsun?...” dediği, Kahraman’ ın “İşim var öyle” “sen ne yapıyorsun görülmüyorsun hiç” dediği, Erol’ un “yarın karargaha geliyorum” dediği, Kahraman’ ın “Yok değilim, ne oldu?” “Sen de mi?” dediği, Erol’ un “Yok Ben Tutarım Ben Hoca Adamım Biliyorsun Sakal Bıraktım Haberin Yok Galiba” “molla oldum ben de” dediği, Kahraman’ ın “İmam Hüseyin de bıraktı” “Yarın geldiğinde görüşürüz oldu mu” dediği, Erol’ un “tamam yarın karargaha geliyorum, rahatım yani dinlenicem tamam” dediği anlaşılmıştır.
Tape:452, 18.09.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Kahraman’ ın karargahta olduğundan bahsettiği, Erol’ un kimlerin orda olduğunu sorduğu, Kahraman’ ın Seda, Ali, Niyazi isimli şahısların orda olduğunu söylediği, görüşmenin devamında Erol’ un “ sayın Özel Kuvvetler Komutanım nasıllar iyiler mi” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İyiler efendim iyiler” dediği, Erol’ un “Paşamız nasıl” diye sorduğu, Kahraman’ın “Paşa da gayet iyiler efendim” dediği, Kahraman’ ın “Tamam efendim, teşekkür ediyorum hayırlı görevler” dediği anlaşılmıştır.
Tape:453, 18.09.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ ın “ne yapıyorsunuz?” diye sorduğu, Erol’ un “İyi ne yapalım koşturuyoruz işte” dediği, Kahraman’ ın “Erol…” “Bize hiç takmıyon kendini be” “Tak beni ya kendi şeyine” dediği, Erol’ un “Takayım, gel parayı buldurayım ben size” dediği, Kahraman’ ın “Hadi bulalım beraber” dediği, Erol’ un “İyi ama benim böyle aldığım paralar farklı yani, böyle yani yerine göre vurcan, yerine göre kırcan, yerine göre alcan yani” “Bazı Vatandaşların Hakları Var, Haklarına Tecavüz Edilmiş, Bunları Kurtaracaz” “Biz yine iyilik ediyoruz Allah adına…” dediği, Kahraman’ ın “Kesinlikle ya” dediği, Erol’ un “Tamam sen kur teşkilatı kendi ekibini kur” dediği anlaşılmıştır.
Tape:454, 22.09.2007 tarihinde, Murat isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ne yaptınız toplantı nasıl geçti dünkü?” diye sorduğu, Murat’ ın “Toplantı iyi geçti” “Ama bilmiyorum adam diyo X5 alın bana diyo bilmem ne diyo” “Nasıl alcaz X5 i biz ona ya” dediği, Erol’ un “Şimdi tamam da, şartlar ne, nasıl konuştunuz nedir yani? şimdi X5 alın derken neyin karşılığında X5 istiyo kardeşim bu bizden?” “O da İmam Hüseyin gibi çekmiş esrarı konuşuyo” dediği,
Tape:456, 24.09.2007 tarihinde Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Mehmet’ in “Erol bak şimdi telefon bekliyorum, direk parayla ilgili bir mesele tamam mı” “şimdi telefon gelecekte Cevahir e gidecem” “Parayı kapacam yani” dediği, Erol’ un “Tahsilata Mı Gidiyorsun Abi” diye sorduğu, Mehmet’ in “Hı hı” diyerek onayladığı, Erol’ un “Beni Gönder Abi Yapayım Tahsilatı” “Kimden alınacaksa alırız abi, her türlü biliyorsun yani” “Alırız Abi Kafasına Sıkarız Yine Alırız Abi” dediği,
Tape:457, 24.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ya bu karargahın telefonları ne oluyor böyle ya, yani değiştirildi mi, bir şey mi var” diye sorduğu, Kahraman’ ın “428 60 78 oldu” dediği, Erol’ un “Niye böyle oldu yine bu” dediği, Kahraman’ ın “İşte Öyle Ya Dinliyorlar Ya Hani” dediği, Erol’ un “Dinlemede Olduğundan Dolayı Mı Diyorsun” “Açıcan Telefonu Küfür Edeceksin Lan İ… Dinlemeyin Fazla Diyeceksin” dediği, Kahraman’ ın “Devletin şeyini satarlarsa böyle Telekom Almanlara İngilizlere” dediği, Erol’ un “Neyse tayyibi de ... inşallah bacağından kopartırız” dediği, Kahraman’ ın “Bugün gene arabada kaldı haberin var mı” diye sorduğu, Erol’ un “daha dur bakalım, o i…sara hastası biliyor musun” “Kalsın İ… Bir Daha Da Çıkamasın Ordan Y…..” dediği ve konuyu değiştirdikleri, askeriyeye ait bir arazide zeytinliklerin olduğu ve yakın bir zamanda ihalesinin olacağından bahsettikleri, bahsettikleri yerin komutanının bu konuda kendilerine yardım etmesi için paşa olarak adlandırdıkları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kendilerine yardım edebileceğinden bahsettikleri, görüşmenin devamında Erol’ un “Yav ihalesi var da, orda ki komutan kimse ihaleye veriyormuş, o da bizim Paşa nın yetiştirdiği adam değil mi kardeşim” “E tamam gidelim hani Paşa ile şey yapalım” dediği,
Tape:458, 24.09.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Sen bu vatandaşların adreslerini teşhis et abi” “Muhakkak bana lazım yani, bunun adresini tespit et, ondan sonrasını bana bırak, ben gereken yerlere verecem onun adreslerini” dediği, X Şahsın “onlara ulaşmaya çalıştın mı hiç” diye sorduğu, Erol’ un “Ulaşmaya çalışmadım, kaçıyorlar benden, beni duydukları veya gördükleri yerden adamlar zaten şey yapıyorlar yani anladın mı” “Panik halinde yani, sen ne yap ne et bulmaya bak onu” “Bul adresi bana ver, yeter, başka bir şey istemiyorum senden” dediği,
Tape:459, 24.09.2007 tarihinde, Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Mehmet’ in “Bu şeyini nasıl yaptın” diye sorduğu, Erol’ un “O konuyu hallettim, bide bu senin vatandaş vardı ya, şeyde ki” “o Antakya'lının” dediği, Mehmet’ in “hı hı” diyerek onayladığı, Erol’ un “O Şeyinin İstihbaratını Yaptık Biz” “Zaten Kahraman Binbaşı ile görüştüm ben, onunla ilgili tüm bilgileri aldık, vatandaş şey yani, zama zingo hesabı anladın mı abi” “Her türlü oynuyor, ona yanaşma, zaten onun aranması da var” “Anladın mı bide başka şeylerden aranması var zaten bizim ekip arıyor onları bulduğu yerde zaten paket edecek, sen hiç şey yapma onlarla, herhangi işe girme yani” dediği,
Tape:460, 28.09.2007 tarihinde, Kemal / Kısmet ile görüşmesinde özetle; Bir süre Erol ÖLMEZ’in bir arkadaşının bankalarla yaşadığı sıkıntılardan bahsettiği ve Kısmet isimli şahıstan bu konuda yardım istedikten sonra Erol’un “Abi benim telefonlarım duruyor dimi sende?” diye sorması üzerine Kısmet’in “Senin telefonların durmuyor bende. o ikinci olay patladıktan sonra ben şey yaptım onları sildim.” diyerek açıklamadığı bir olaydan dolayı Erol’un telefonlarını sildiğinden bahsettiği,
Tape:461, 29.09.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “ben vatandaşla görüştüm” “Erol dedi, Salı günü arkadaşı bir araya getiririz konuşuruz dedi” dediği, Hikmet’ in “Hangisi için konuştun” diye sorduğu, Erol’ un “O Profesör var ya” “Hani sıkıntısı olan ...” “ben onla konuştum, sen dedim bize sığın arkadaşım, Erol baya diyor sıkıntıdayım diyor, İşte Birileri Bi Takım Böyle Mafyacılık Yapmış, Ondan Dolayı Elini Ayağını Çekmiş” dediği, Hikmet’ in “Ya Siktir, Biz Ne Mafyalar Gördük Ya” “Öyle mafyayla, lavuk çocuklarıyla işimiz olmaz, bizim gelip te ona çökecek adam ilk önce bize çökmesi lazım” “Kuvayı Milliyeci olduğumu söyledin mi” diye sorduğu, Erol’ un “Ben senin Üstdüzey Komutan olduğunu söyledim, ben de dedim onun bi altıyım dedim…, o rahatsız edenler kimse, biz dedim hertürlü şey yaparız dedim, sen adreslerini şeklini şemasını ver dedim, sen dedim karışma rahat ol dedim, biz bunu korunmaya alacaz yani, ondan sonraki işleri her türlü sen konuşacaksın Komutanım” “Herhangi Bir Yerde Yani Şekle Sokalım Bunu Da Korunmaya Alalım Bunu” “Yanına iki tane de bizim kardeşlerimizden veririz, böyle takip etsinler” dediği, Hikmet’ in “Ben adam veririm ona” dediği. Erol’ un “yani ihtiyacı da var yani korunmaya” dediği, görüşmenin bundan sonrasında konuyu değiştirdikleri, Hikmet’ in “Bide bi arkadaşımız, senin o çevrede, Cezaevinde bir arkadaşım varda benim” “O çocuk çıkmış sizin oralarda” dediği, Erol’ un “Neresi sen bana bölge olarak söyle Komutanım ben şey yapayım” dediği, Hikmet’ in “Çocuk yarın beni arayacakta, çocuk şey istiyo ya, makina istiyor bir tane” dediği, Erol’ un “He öylemi tamam onun şeyini yaparız ya” dediği, Hikmet’ in “Ayarlayabilir misin yoksa ben mi bakayım” dediği, Hikmet’ in “çocuk içerden çıkmış çocukta her türlü çocuğu kopartırız yani” “yalnız çocuk boşa almıyor onu” “abi iş koşturmak için alıyor, istediğimiz zamanda çocuk her türlü işimizi halledecek deriz yani, şunun ayağına sıkılacak...şunun kafasına sıkılacak .. Öyle bi çocuk, Sağlam Çocuk” dediği, Erol’ un “Anlaşıldı tamam ben o zaman 10 dakika sonra size dönüyorum” dediği,
Tape:462, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ne yapıyorsun” diye sorduğu, Hikmet’ in “Valla Mahkemeye çıktım geldim şimdi” “bundan sonra sıyırdık ... 6 ay bekliyoruz işte” “6 Ay hapis cezası aldık, bu ikinciden, bu şimdiki çıktığım mahkemeden de bişey almadık” “boşver sen ne yaptın” “Görüştün mü” diye sorduğu, Erol’ un “Bende görüştüm akşama doğru dönecek bana” dediği, Hikmet’ in “Bi oturalım onunla konuşalım ki ondan sonra şimdiden itibaren korumaya ihtiyacı var mı yok mu onlara bakayım” “Adam Demesin Yarın, Bizi Baştan Savıyolar” dediği, Erol’ un “ilk işimiz seni Korumaya alacaz dedim” dediği, Hikmet’ in “Davet etsin bir yerde oturalım konuşalım, dersinki çağırayım Başkanımı konuşalım dersin, Korumaya alınacaksa hemen korumaya alırız onu” dediği,
Tape:463, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs görüşmesinde özetle; Erol’ un “Sayın Komutanım ben gereken arkadaşla görüştüm” “Kendisi bizim taleplerimize karşı korunmayı alıyor” “eğer ki beni korumaya alırsanız diyo gereken her türlü yardımı yapmaya hazırım diyo” dediği, Hikmet’ in “görüşelim bi konuşalım bakalım, derdi tasası neymiş bunun niye korunma istiyo, bunu sıkıştıran adam niye sıkıştırıyo” dediği, Erol’ un “tefecinin bitanesinden para almış” “yüzbin dolara yakın bi para” dediği, Hikmet’ in “….. kimse çakallar, gider kendim konuşurum” “Ve artı korumaya alırım ve artı gider kendim konuşurum” “kardeşim bi sıkıntın bi derdin varsa bundan sonra benimle konuşacaksın derim, bir daha bu adamı rahtsız etmeyin işine baksın derim” “Ondan sonra gene korumasını alırız veririm seni yanına akşama kadar gez onunla” “... İki Milyar bağlarım sana tamam mı, her ay tıkır tıkır tüm masraflarını giyimini verecek, İki Milyar kuru para verecek sana, ondan sonra öbür işlere biz koşturacaz, bir tane çocuk senin yanına sen geçersin benim yanıma” “kime borcu varsa adını soyadını söylesin mekanın söylesin giderim mekanına kardeşim ben konuşurum adamla” “Gerekirse kardeşim borç benim borcumdur derim” dediği,
Tape:464, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Hikmet’ in “Tamam Yüz bin Dolar mı şimdi bunun tefeciye borcu” diye sorduğu, Erol’ un “Hı hı” diyerek onayladığı, Hikmet’ in “Nerde Beşiktaş hangi Üniversite” diye sorduğu, Erol’ un “Yıldız Üniversitesi komutanım” dediği, Hikmet’ in “Yıldız, Onun Yakınında Sarallar'dan Dostum Var” “Yani Mafyadan Sarallar” dediği, Erol’ un “Yok SARALLAR falan değil, bu farklı bi grup kafalarına göre Diyarbakırlı geçiniyorlarmış bir de Batman Mardin böyle karışık mafya ayağı hesabı” “Ondan dolayı bizden korunma istiyor Komutanım” dediği,
Tape:358, 13.10.2007 tarihinde,Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Geçtin mi hiç Karargaha falan” diye sorduğu, Kahraman’ın “Erol, Erol büyük bir iş var bak” “Bi bi kardeşimiz var şey, Ukraynalı tamam mı” dediği, Erol’un “Senin ev numaran kaç, Evden Arıyım Ben Seni” dediği, Kahraman’ın sabit bir telefon numarası vermesi üzerine Erol’un “Beş on dakika sonra arıyorum. rahat rahat konuşalım” dediği,
Tape:360, 13.10.2007 tarihinde,Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Erol’un “Komutanım hayırlı akşamlar. Erol Han EJDEROĞLU” “O Vermiş Olduğunuz Görev Hakkında, dünkü tamamlanmıştır. Yarından itibaren sabah sekiz on arasında irtibata geçiyorum haberiniz olsun” dediği, Kahraman’ın “Tamam haberleşelim o zaman sabahleyin” dediği,
Tape:466, 31.10.2007 tarihinde, Kemal DURSUN ile görüşmesinde özetle; Kemal DURSUN’un bir banka kredisiyle ilgili konuştuğu, “Bankadan aradılar da ret” “O Ayşe hanım ret dedi” “Şeyi aradım Ahmet'i şeyi Ayhan'ı meşgule aldı telefonu” “Banka müdürünün ismi de Uğur” dediği, Erol ÖLMEZ’inde Ayhan’a mesaj çekmesini istediği,
Tape:468, 31.10.2007 tarihinde, Kemal DURSUN ile mesajlaşmasında özetle ; Erol ÖLMEZ’in Ayhan ile görüşüp görüşmediğini sorduğu, Kemal DURSUN’un da görüşemediğini ancak mesaj çektiğini anlattığı, Erol ÖLMEZ’in “Tamam ben mesajını aldım, bende şimdi Kahraman Binbaşıyla zaten görüşecem konuyla ilgili tamam mı, ben halledecem” “.. bana bırak ben hallederim, gerekirse o banka müdürü kimse onu şeye çekeriz yani kızağa çekeriz” dediği, Kelam DURSUN’un da “ ..evraklarım resmi yani” dediği,
Tape:4100, 28.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; E.ÖLMEZ'in "sayın komutanım" dediği, K.ŞAHİN'in "merhabaaa erol komutan" dediği, E.ÖLMEZ'in "merhaba komutanım şimdi şöyle birşey söyleyim ya …bu eeee bizim bi ayhan vardı biliyormusun ayhan ateş" "he bu ayhanın bir tanıdığının fatihte tamamı" "…bu vatandaşın eeee şeyde bir işi var sen söyle milli emlekta bi işi var bu vatandaşın" "şimdi biz bu adamın işini halledersek yardımcı oluursak bu müdürün karşısına çıkamıyor" "eğer biz normalde ben dedimki ayhan beni aradı eee abi dedi yani istersen şey yaparız dedi yani normalde ben dedimki işin içinde her hangi bir şekilde maddiyat varsa yardımcı oluruz dedim tamam mı" dediği, K.ŞAHİN'in "gideriz abi" "yemeğe çaracağız yani" dediği, E.ÖLMEZ'in "bi yemeğe bizim oraya biz onu bizim oraya gelemez tırsar korkar geri basar yani" dediği, K.ŞAHİN'in dışarda bir yerde yemeğe çağıracaz yani onun içinde masraflar olur yani anlıyormusun" "canım ufak tefek masraflar olur yani onuda söylersin arkadaşa gerekeni yaparız biz" dediği, E.ÖLMEZ'in "ya bizden bahsetmiş zaten bu arkadaşlar kendileri asker kökenli ondan dolayıda her hangi bir şekilde şey olmaz hesabı yani anlıyormusun" "bende gereken her neyse şaabtım yani konuştum onla dedim yani kardeşim sen rahat ol tamam mı" "şey yaparız yani bu eğer ki gerekirse iş ciddiye ciddiye bağlanırsa" "şey yaparız yani eee hatta daha önce ayhan benimle gelmişti ya paşamız şey yapmıştı" "Aynen ayhan anlatmış yani anlıyormusun yani bu adamlar çıkabiliyor bu adamlar resmi adamlar yani bu adamlar eli kolu her tarafta anladın mı" dediği, K.ŞAHİN'in "pazar günü gelecen mi sen" "geldiğin zaman konuşuruz oldumu bunları biz" dediği, E.ÖLMEZ'in merkezde kimse yokmu yani karargahta kimse yokmu" dediği, K.ŞAHİN'in "var var hüseyin abi var" "gerekli şekilde biz konuşacaz biz paşayla maşayla her türlü anladınmı" dediği, E.ÖLMEZ'in "eeee şey yapabiliriz yani ben bu vatandaşla görüşmeleri yapim" "ya iş milli emlağın milli emlağınmış kardeşim yarısı adam mütahit yarısını almış yarısıda milli emlağınmış adam sıkıntıda adam tamamını almayı istiyor 430 metre kare anladınmı" "…bana bak kovalayacak çok iş var aslındada kovalayaçak bişey yapamıyorsun kardeşim" dediği, K.ŞAHİN'in "gelsene kardeşim konuşalım" dediği, E.ÖLMEZ'in "hikmet napmış biliyonmu" "o bizim iş bankası davası varya kardeşim" "Ankara’ya gitmiş bu" "hee sen git orda adamlara tamam mı bizim şeylerimiz varya ünüformalı o şeylerle fotoğraflarımız gitmiş orda millete fotoğrafları gösteriyor bilmem napıyo biz işte askeriz biz şöyleyiz böyleyiz biz alırız manyak manyak işler yapıyor bu ya" "…gitmiş efendim yok kimliği göstermiş kimliğin arasından şey düşmüş fotoğraf orda kalkmış adamlara biz işte yok şuyuz biz askeriz falan filan adam tırsmış bilmem ne demiş falan filan anladınmı" "manyakmısın dedim ben buna ya geri zekalı manyak adam ya ben demiş işte ya ben bilmem neyim İstanbul’un şu bu bölgesinde bilmem ne sorumlusuyum çart çurt kendi kimliğini açığa veriyor ya nekadar eşşek bi adam bu ya eşşek ya" "abi onun hemen şeyini verin ya defterini dürtün bana bak" "şey vardı ya" "mimarova sinanova Silivri" "he şimdi orda şey yapmışlar çoçuklar teşkilatlanmışlar kafalarına göre" "tamammı hı hı arıyolar dediler eee abi böyle böyle biz dediler şey yapacaz tamam mı" "dedimki silivride bunlara bir adres verdim dedim bakın kardeşim vatandaş böyle böyle dedim bu dedim" "vatandaş dedim arızalı yani devlete büyük bi ihanet eden bir vatandaş tamam mı" "yapacağınız tek şey var bunun dedim resmide verdim" "çökün dedim amına koyim tamam mı abi nasıl çökeceğiz, dedim çökün alın götürün alın götürün dedim ipneyi alın götürün ondan sonrasını bizimkiler paket yaparlar dedim tamam mı" dediği, K.ŞAHİN'in "çökme ne la çökme nedemek lan çökme ne oluyor"dediği, E.ÖLMEZ'in "çökün alın üstüne" "he alın parayı üstüne" dediği, K.ŞAHİN'in "hı hı hı erol böyle şeyleri konuşma telefonda biliyon mu moruk anladın mı" dediği, E.ÖLMEZ'in "bi bok olmaz amına koyim telefonda ya" "tarlaya çöküyoruz tarlaya arsaya çöküyoruz her tarafa çöküyoruz" dediği,
Tape:4110, 20.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un "En kısa zaman görüşelim ve bu telefonu kaydet bu telefonun sahibi işte o ağabeymizdir Burhan abi tanışmanıda istediğim bir insandır çok şeydir sana değer verdiğim kadar değer verdiğim bi ağabeymdir her türlü faydası olabilecek bi ağabeynizdir yani" dediği, K.ŞAHİN'in "O adamlar da bekliyorlar yani belki 50 kere aradılar 100 kere aradılar" dediği, Erol’un "Tamam tamam hemen harekete geçiyoruz zaten bende artık fena fena böyle biraz darlandım ya" "Sesimizi biraz duyuralım meydana çıkma zamanı" dediği, K.ŞAHİN'in "Bi harekete geçelim ama gerçekten" dediği, Erol’un "Tamam komutanım" dediği, tespit edilmiştir.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Erol ÖLMEZ’in eskiden dernek üyesi olduğunu ancak sonradan istifa ettiğini, aralarındaki görüşmelerde kullanılan “Komutanım“ kelimesinin şaka mahiyetinde, Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek amacı ile Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini beyan etmiştir.
Gizli Tanık -17 , ifadesinde aynısı ile “ Erol ÖLMEZ, dernek binasında yatıp kalkıyordu. Hüseyin GÖRÜM kendisine binbaşı rütbesi vermişti. Bir arada Fatihteki Çarşamba semtine tarikatlar hakkında istihbarat toplamak için görevlendirildiğini biliyorum. Hatta Erol ÖLMEZ bunun için sakal bırakmıştı” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Hüseyin GÖRÜM ; Erol ÖLMEZ’i Kuvayı Milliye derneğine gelip gitmesinden dolayı tanıdığını, şahsın son bir yıldır Kuvayı Milliye derneğine gelip gitmediğini, şahsın derneğe üye olduğunu ancak herhangi bir iş yapmadığını, şu anda ne iş ile uğraştığını da bilmediğini beyan etmiştir.
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Kahraman ŞAHİN’in 05466478283, 05373755310 olan numaralarının kayıtlı bulunduğu,
Soruşturma kapsamındaki şahıslardan ; Mehmet Fikri KARADAĞ ve Özer KORKMAZ isimli şahısların telefon,sim kart rehberi ve ajandalarında Erol ÖLMEZ’in telefon numarasının kayıtlı bulunduğu belirtilmiştir.
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in kullanmakta olduğu 05383657258 nolu GSM hattının 01.01.2000 den itibaren yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Kahraman ŞAHİN’ in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 31
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in kullanmakta olduğu 05366310901 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafıondan yapılan analizinde;
-Raif GÖRÜM’ in kullandığı 5358258383 nolu Telefon hattı ile 6 kez ,
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5466478283 nolu Telefon hattı ile 7 kez,
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 235 kez,
-Ayrıca şahsın kullandığı 05366310901 nolu telefon hattından diğer hattı olan 5465777810 nolu hattıyla 5 kez, görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Şüpheli,Kuvayı Milliye Derneğinde çaycılık ve temizlik işleri yaptığını,kalacak yeri olmadığı için burada kalarak kendisine verilen işleri yaptığını, Kahraman ŞAHİN'in kendisine deprem afetleri sırasında "Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu" olduğunu söyleyerek Özel Kuvvetler yazılı bir kimlik verdiğini , ayrıca kendisine Erolhan EJDEROĞLU ismini taktığını ve bu şekilde hitap ettiğini,kendisinin İsmailağa semtinde istihbarat toplama çalışmasında bulunmadığını,Kahraman ŞAHİN ile bu konularda yaptığı görüşmelerin şuursuzca olduğunu, yine telefon görüşmelerinde kendisini askeri personel olarak tanıtmasının şaka mahiyetinde olduğunu,savunmuş ise de,
Yukarıda geniş olarak özetlenen telefon görüşmeleri genelinden şüphelinin Kuvayı Milliye Derneği ve Dernek içerisindeki yapılanma ile ilgisinin,dernek binasında yatıp kalkması,çaycılık ve temizlik işleri yapması ile sınırlı kalmadığının açıkça anlaşıldığı, savunmasının aksine olarak Kuvayı Milliye Derneği içerisindeki yapılanma hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’e bağlı olarak istihbarat toplama, yasa dışı tahsilat işleri yapma faaliyetleri ile görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın Erol ÖLMEZ’i tanımadığı şeklindeki savunmasının, Erol ÖLMEZ’in ifade ve telefon görüşmeleri içeriğinden savunmaya yönelik olduğu , Erol ÖLMEZ’in yukarıda anlatılan istihbarat ve örgüte gelir temin etme amaçlı faaliyetleri ile ilgisinin kurulamaması amaçlı bulunduğu değerlendirilmiştir. Mehmet Fikri KARADAĞ’ın oğlu Serkan KARADAĞ’ın aynı suçtan tutuklu bulunan ve sürekli olarak gönderdiği dilekçeler ile yeniden ifade vermek istediğini söyleyen şüpheli Erol ÖLMEZ’e cezaevinde para yatırması da bu değerlendirmeyi doğrulamaktadır.
Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasında Özel Kuvvetler (Sözde) Komutanlığı isminde bir birim kurulduğu yukarıda Mehmet Fikri KARADAĞ’a ait bölümde açıklanmıştır. Şüphelinin askeri üniforma benzeri bir elbise giyerek fotoğraf çektirdiği, telefon görüşmelerinde kendisine Komutan,Binbaşı şeklinde hitap edildiği hususu , Gizli Tanık 17’nin, Erol ÖLMEZ’e Hüseyin GÖRÜM’ün (Sözde) Binbaşı rütbesi verdiği, Fatih’ teki Çarşamba semtine tarikatlar hakkında istihbarat toplamak için görevlendirildiği, hatta Erol ÖLMEZ’in bunun için sakal bıraktığı şeklindeki beyanı, kendisine üzerinde “Kuvayı Milliye Derneğinin Özel Kuvvetler Komutanlığında” görevli kimlik kartı verilmesi hususu dikkate alındığında şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasının “Özel Kuvveter (Sözde) Komutanlığı” biriminde görevli bulunduğu anlaşılmıştır.
26.06.2007 tarihinde Nebil isimli kişi ile görüşmesindeki ; Nebil’in “dünden beri seni arıyorum”, Erol’ un “ben heryerdeyim abi bildiğin gibi değil” “zaten bugün emanetlerini alacaksın, ben müsait değildim, bir takım konularım var” “konuları bu telefonla konuşamıyorum”, Nebil’ in “Ya bana laf diyolar, telefona çıkamıyorum, bende cebimi kapatmışım”, Erol’ un “Nebil abi ben her işi düzeltirim diyorum ve artı sana söylüyorum, iki üç gibi senin yanında olacam, emanetlerini de getirecem, yalnız sana farklı bir şekilde gelecem, şu anda telefonda o konulara girmeyelim tamam mı abi” “Benim telefon şuan konuşmalara müsait değil anlarsın, İstiyorsan Git Birtane Yeni Şafak Gazetesi Al, Gazete Al Oku Neyin Ne Olduğunu Görürsün” - ( Görüşmede geçtiği için Yeni Şafak Gazetesinin internet sitesindeki arşividen 26.06.2007 günlü nüshası incelenmiş ; bu nüshada “Atabeyler’e Yeni Darbe” başlığı altında Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yaptığı belirtilen emekli binbaşı Fikret EMEK’in annesinin Eskişehir’deki evinde ele geçirilen silah ve patlayıcı maddeler , “Tekin’in Devre Arkadaşı Da Savcıya İfade Verdi”başlığı altında Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ile ilgili soruşturma kapsamında Ahmet Erden ARSLAN ve Muzaffer TEKİN’in devre arkadaşı olduğu iddia edilen emekli yüzbaşı Rafet ARSLAN’ın soruşturma savcısı tarafından sorgulanarak serbest bırakıldığı, Aydın YÜKSEK ve Muzaffer ŞENOCAK isimli kişilerin ise tutuklandıkları, Muzaffer TEKİN’in yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen bir kişinin Bursa’daki işyerinde dinamit lokumu ve fünyelerin ele geçirildiği, “Ümraniye’de İki Gözaltı Daha” başlığı altında aynı soruşturma kapsamında Muzaffer TEKİN ve Oktay YILDIRIM ile bağlantısı olan iki kişinin gözaltına alındığı, “Mersin Hatırası” başlığı altında 5 yıldır Tekin ve Yıldırım ile görüşmediğini acıklayan Mehmet Fikri KARADAĞ’ın bu kişilerle geçen yaz çekilmiş bir fotoğrafta aynı karede yer aldıkları, mahiyetindeki yazıların bulunduğu anlaşılmıştır.)
Şeklindeki ve benzer mahiyetteki diğer telefon görüşmelerinden de ; şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından kendisine Dernekteki yapılanmanın Özel Kuvvetler Komutanlığı kısmında görevlendirildiği söylenip buna ilişkin dernek kimlik kartı verilerek örgüt adına istihbarat toplama, yasadışı tahsilat yapma faaliyetlerinde görevlendirildiği, her ne kadar Kahraman ŞAHİN ifadesinde Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek için Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini beyan etmiş ise de, yukarıda yazılı telefon görüşmelerinden açıkça şüphelinin bu konuda istihbarat toplaması için örgüt hiyerarşisi içerisinde Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’ün talebi ile Kahraman ŞAHİN tarafından görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu anlaşıldığı , soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma, gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı, Mersin ilinden gelerek dernek içerisindeki yapılanmaya katılacak olan şüpheli Ali KUTLU ve yanındaki Seda YİVLİ isimli kişiyi öncesinden itibaren tanıdığı, Ali KUTLU’nun öncesinde Taner ÜNAL’ın başkanlığındaki Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketinin kurulumu aşamasında yer aldığını bildiği, sürekli telefon hattı değiştirerek, önemli örgütsel görüşmelerini telefondan yapmayıp muhataplarını bu konuda uyararak, her fırsatta maddi yetersizliğinden bahsetmesine karşılık en son olarak da 10 adet ayrı telefon hattı alarak, kalmış olduğu evin adresini sürekli görüştüğü kişilere bile vermekten kaçınarak örgütün faaliyetlerindeki gizlilik prensibine uyduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Ergenekon Terör Örgütüne üye olduğu yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli EROL ÖLMEZ’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
70-ŞÜPHELİ ABDULLAH ARAPOĞULLARI
a)-Emniyet ifadesinde;
Daha önce çeşitli işlerde çalıştığını,boş kaldığı zamanlarda arkadaşının yanında telefon hattı sattığını,2007 Eylül ayında babasının fırınında çalışmaya başladığını,fırının kapanmasından sonra ise boşta kaldığını, her hangi bir kuruluşa üyeliği olmadığını, Kuvayı Milliye Derneğine üye olmak için form doldurduğunu ancak akıbetini bilmediğini,Ergenekon isimli örgüte üye olmadığını,bu örgüt içersinde herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, soruşturma kapsamındaki kişilerden Kahraman ŞAHİN, Niyazi KIYAK ve Ayşe Ceylan GEÇYOL ile Kuvayı Milliye derneği vasıtası ile tanıştığını,2007 yılı yaz aylarında internetten Kuvayı Milliyenin sitesini bulduğunu, askeri kuruluş sandığı için Avea hattı satmaya gittiğini, yanında mahalleden Samet isimli arkadaşının bulunduğunu, burada Kahraman ŞAHİN’in müsait oldukları bir zaman konuşmak için çay içmeye beklediğini söyleyerek gelirken arkadaşlarını da getirmesini istediğini,
Kahraman ŞAHİN’i 2007 yaz aylarında Kuvayı Milliye Derneğine gittiği esnada tanıdığını,kendisine üye sorumlusu olduğunu söylediğini, oturup konuştuktan sonra kalabalık nedeni ile bir dahaki sefere detaylı bir şekilde konuşup üye olurum diyerek ayrıldığını, kendisinin eskiden oturduğu binanın altında börekçi olan Erdal İRTEN’e Kadıköy’de Kuvayı Milliye Derneğine gittiğinden bahsettiğini,buranın Askeriyeye bağlı bir kuruluş olduğunu söylediğini, onun da giderken bana haber ver beraber gidelim ben bir bakayım dediğini, bir ay sonra birlikte derneğe gittiklerini, burada Erdal İRTEN’i Kahraman ŞAHİN ile tanıştırdığını,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediğini,daha sonra üye formlarını doldurduktan sonra Erdal İRTEN’le beraber orada çalışan Ceylan ismi ile bildiği (Ayşe Ceylan GEÇYOL) kişiye teslim ettiklerini ve yıllık aidat olarak 12 YTL parayı verdiklerini, Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Bağcılarda Kuvayı Milleye Derneği Şubesi açmalarını teklif ettiğini ve sen bu konuyla görevlisin dediğini,ayrıca kendisine derneğin maddi sıkıntısından bahsedip bu derneğin bütün Türk Milletinin olduğunu, kirasının ödenemediğini, derneğe maddi yardımda bulunabilecek esnaf tanıdığı olup olmadığını sorduğunu,daha sonraki bir tarihte evine misafir olarak gelen akrabası Numan KILIÇ’a kendisinin askeri kuruluşa bağlı bir derneğe üye olduğunu, derneğin kapanmaması için kiranın ödenmesi gerektiğini anlatarak yardım alabilecekleri esnaf,iş sahibi yardım sever bir kişi olup olmadığını sorduğunu, onun da kendisine hemşerileri olan Aksaray’da Büyük Koza otelinin sahibi Ayhan isimli şahsın yardım edebileceğini söylediğini,bunu öğrendikten sonra Kahraman ŞAHİN’e yardımsever bir kişi bulduğunu söylediğini, Kahraman ŞAHİN’in kendisini derneğe çağırdığını,yaklaşık bir ay sonra tek başına Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, Kahraman ŞAHİN’in burada kendisine üç ay sonra kendilerine kimlik çıkacağını, şu an Paşaların onaylamadığını, araştırıldıklarını söylediğini ve derneğe yardım istenilecek kişiyi sorduğunu, kendisinin de Aksaray’daki otel sahibi kişiyi söylediğini, sonrasında da Bağcılar’da Kuvayı Milliye Derneğinin şubesinin açılıp açılmayacağını,esnafların olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de işlerini ve ablasının hastalığını gerekçe göstererek bu konuyla ilgilenemeyeceğini söylediğini, bu tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra Kahraman ŞAHİN’in kendisine ulaşamadığından Erdal İRTEN’i aradığını ve kendisini aramasını istediğini öğrendiğini, ancak kendisini aramadığını, o tarihten sonra da Kahraman ŞAHİN ile görüşmediğini beyan etmiş,
Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki ; “Kuvayı Milliye Derneğini ilk olarak kendisi sayesinde tanıdığını ve ilk kez kendisi ile birlikte gittiğini, bu derneğin genel kurmaya bağlı olduğunu,askeriyeye istihbarat sağladığını,amacının ise derin devlet olduğunu” söylediği, kendisinin de “ derin devletin olmadığını izah ederek, yaptığınızın yanlış olduğunu ve sizin yanınızda yer alamayacağını” söylemesi üzerine kendisinin “ biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz” dediği şeklindeki beyanı okunup sorulması üzerine ; Erdal İRTEN isimli arkadaşını derneğe götürdüğünün doğru olduğunu,fakat bu derneğin Askeriyeye bağlı olduğunu Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediği gibi Erdal İRTEN’e de bizzat söylediğini, kendisinin bizzat Erdan İRTEN’e ayrıca bu derneğin askeriyeye istihbarat sağladığını amacının ise derin devlet olduğunu söylemediğini,ayrıca Erdal İRTEN’in Kahraman ŞAHİN ile tanıştıktan sonra samimi olduklarını,kendisinin onların dışında kaldığını, kendi aralarında neler görüştüklerini bilmediğini,zaman zaman kendisini de çağırdıklarını,fakat kendisinin bu davetlerin çoğuna icabet etmediğini,
16.09.2007 tarihli Erdal İRTEN ile birlikte Kahraman ŞAHİN ile yaptığı görüşmede geçen ; “Erdal IRTEN’in Kahraman ŞAHİN’e Samet isimli arkaşları ile birlikte kendisini ziyarete gittiklerini söylemesi, ardından telefonu kendisinin alıp Kahraman ŞAHIN’le görüşmeye devam etmesi, görüşmede Kahraman ŞAHİN’in ekip oluşturma talimatı vermesi konusunun okunup sorulması üzerine; kendisi, Erdal İRTEN ve Samet YILMAZ’ın kimlik fotokopilerini almak için derneğe gittiklerini, o sırada orada bulunmayan Kahraman ŞAHİN’i telefonla aradıklarını, Kahraman ŞAHİN’in kendisine ekip oluşturması yönündeki talimatından kastının ise Bağcılarda kurulmasını düşündüğü dernek olduğunu,
31.10.2007 tarihli Erdal İRTEN ile Kahraman ŞAHİN arasında yapılan görüşmede geçen ; ismi söylenmeyen İsrailli bir işadamının alınması şeklinde bir başlangıç yapacakları, bu iş içinde bir nakit akışının olması gerektiği, parasız bu işe girişemeyecekleri, bu konu ile ilgili Hüseyin Abi ile de görüşecekleri, adamın yabancı olmasının işlerini rahatlatacağı, kendisinin de bu görüşmenin yapıldığı gün bu konu ile ilgili Kahraman ŞAHİN’in yanına gitmesi gerektiği konusunun okunup sorulması üzerine ; kendisinin bu görüşmeden haberinin olmadığını,İsrailli biri konusunda herhangi bir bilgisi olmadığını,ancak Erdal İRTEN’in kendisine Kahraman seni arıyor dedikten sonra Kahraman’ı aramasını söylediğini,ancak davranışları ve para istemeleri gibi tutumları hoşuna gitmediğinden aramadığını,görüşmede geçen diğer konular hakkında da herhangi bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluk ifadesini tekrarladığını,İstanbul Güneşli Semti meydanında bulunan Avea bayisinden telefon hattı alarak hastane ve karakollardaki kişilere 5 YTL prim karşılığı satma işini yaptığını, 2007 yılı yaz aylarında telefon hattı satmak için Samet YILMAZ isimli arkadaşı ile birlikte Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy Şubesine gittiklerini, burada tanıştıkları Kahraman ŞAHİN’in kendilerine “burası askeri kuruluş,paşalar tarafından yönetiliyor,bir dahaki sefere gelin sizi üye yapalım” dediğini, sonrasında ikamet ettiği evin alt katında börekçilik yapan Erdal İRTEN’e bu konuyu anlattığını, Erdal İRTEN’in de merak ederek kendisini de götürmesini istediğini, yaklaşık bir ay sonra Erdal İRTEM ile birlikte Kuvayı Milliye Derneğine gittiklerini, burada Kahraman ŞAHİN ile sonradan tam isimlerini öğrendiği Niyazi KIYAK ve Ayşe Ceylan GEÇYOL ile konuştuklarını, Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEM’e “Kuvva-i Milliye’yi nasıl bilirsin“ sorusunu sorup Erdal İRTEM’den “Atatürk tarafından kurulduğunu biliyorum“ cevabını aldıktan sonra “Burası askeri bir çatı altında, paşalar tarafından yönetiliyor“ şeklinde konuşarak bir form verip “bunları doldurun, sizi üye yapalım“ dediğini, kendilerinin formları doldurduklarını, kimliklerinin fotokopisi,fotoğraf ve 12 YTL para ile birlikte verdiklerini, kendilerine “2-3 ay araştırılacaklarının ve daha sonra üyeliklerinin kabul edileceğinin“ söylendiğini,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine “Biz her yerde şubeler açıyoruz, Bağcılar'a da şube açmak istiyoruz, temiz esnaf, bu işin altından kalkabilecek, parası olan esnaftan kimse var ise bul, araştır, Bağcılar'a da şube açalım, bu görevi sana veriyorum“ dediğini,ayrıca tam kapıdan çıkarken de Kahraman ŞAHİN’in kardeşim hitabı ile kendisini çağırarak “yardımsever, para yardımı yapabilecek, bildiğin bir kişi var mı, para sıkıntımız var" dediğini, kendisinin de “şu anda bilmiyorum " şeklinde cevap verdiğini,Kahraman ŞAHİN’in yeniden “bu işle de sen ilgilen“ dediğini,
Sonrasında evine misafir olarak gelen Numan KILIÇ’a Kuvayı Milliye Derneğinden ve para sıkıntısı içerisinde olduklarından bahsettiğini,Numan KILIÇ’ın kendisine Aksaray semtindeki İski Binasının arkasında Büyük Koza Otelinin sahibi Ayhan isimli kişinin kendilerine yardımcı olabileceğini söylediğini. Bunun dışında ikamet ettiği binanın yöneticisi olan Duran isimli Güneşli semtinde emlakçılık yapan kişiden de Kuvayı Milliye Derneğinin Bağcılar Şubesini açmak için yardımcı olmasını istediğini,ancak bu kişinin o işlerle uğraşamam diyerek kabul etmediğini,
Kendisinin Uzman Çavuş olmak için sınavlara girdiğini,Mart ayında Ankara’da mülakat olduğunu, bu kişiler ile tanışmasının sınavlarda kendisine yardımcı olabilecekleri amacına yönelik olduğunu, bu sırada ablasının hasta olduğunu,bir süre bu kişiler ile görüşemediğini,hatırladığı kadarı ile 2007 yılı Ekim ayında kimlik fotokopilerini geri almak için Erdal İRTEM ve Samet YILMAZ ile birlikte Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğine gittiklerini, Kahraman ŞAHİN’i dernekte bulamadıklarını, orada bulunan dernek sekreteri Abdulkadir isimli kişiden ise kimlik fotokopisini geri istemeye çekindiğini, Kahraman ŞAHİN’e telefon açarak hastasının olduğunu söylediği halde çekindiğinden dolayı kimlik fotokopilerini geri istediklerini söyleyemediğini,bundan sonra başka kimse ile görüşmeden dernekten ayrıldıklarını beyan etmiştir.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:4090, 18.08.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;Kahraman’ın "Ne yaptın sen işi hallettin mi" dediği, X ŞAHSIN "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" dediği,
Tape:3414, 03.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle, K.Ş’in “Ha ne yapıyordun Abdullah” dediği,A.A’nun “Bende oturuyorduk senden bahsediyorduk böyle üye olduğumuz arkadaşlar vardı oraya bize kimlikler falan soruyorlar da dedim bi sorayım dedim ne zaman gelir.” dediği, K.Ş.’in “:Sen kime verdiniz şeylerinizi siz” dediği, A.A.’nun “Iıı Niyazi abiye verdiydik hepsini” dediği, K.Ş.’in “Sen yarın gelmiycen mi” dediği, A.A.’nun “Hı hı gelcem” dediği, K.Ş.’in “Tamam yarın geldiğinde görüşürüz tamam kardeşim” dediği,
Tape:3402, 11.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasında yapılan görüşmede özetle; E’ın “Ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım, güneşli’den”, “ Merhaba, nasılsınız, ben Erdal İRTEN” dediği, K’ın “Şimdi Abdullah benimle görüşmedi, bende şuan çocuk okula başladı, biliyor musun bende onlarla uğraşıyorum.”, “Abdullah beni bir arasın ya bir söyle de” dediği,
Tape:3403, 12.09.2007 tarihinde, Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle;E’ın “Sedat sana iki tane emanet vermişti ne oldu onlar” dediği, A’ın “Daha konuşamadım onu”, “Tamam ya veririm ben sana olmazsa” dediği,
Tape:3417, 12.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle, A.A.’nın “Yav öyle bir yoğunum ki müsait değilim bu tarafa gelsen çok güzel bir iş var” dediği, X’in “Ne işi” dediği, A.A.’nın “Sen gel sen hiç üşenmeden rahat kazanacaksın gel konuşalım” dediği, X’in “Ben şu an yola gidiyorum Isparta’ya gidiyorum”, “Ya Gökhan’ın yanına gidiyorum” dediği, A.A.’nın “Eee bizim şindi bu Atina’ya gitmemiz lazım tamam mı Yunanistan tarafına o böyle bizi oraya gönderebilecek bi tanıdığın kişi var mı ordan bizi alcaklar Hollanda’ya geçeceğiz para neyse hepsi karşılanacak” dediği,
Tape:3418, 12.09.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; A.A.’nun “Bu pasaport vize var ya”, “Sordum bir haftada çıkıyormuş” dediği,X’in “Ya geç boş ver ötekisi bizim iş kaçak yoldan” dediği,A.A.’nun “Tamam onlar yarın hadi görüşürüz onu” dediği,
Tape:3404, 16.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN/ Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle;E’ın “ ben güneşliden Erdal” dediği, K’ın “kiminle geldin” dediği, E’ın “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var” dediği, K’ın “bi versene Abdullah’ı” dediği, A’ın “Aloo” dediği, K’ın “hadi sen orda ki arkadaşlar ile görüş yine”, “tamam mı” dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok” dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı” dediği, A’ın “tamam” dediği,
Tape:354, 20.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Abdullah’ın “ …kurduğum ekip senle çalışmak istiyor” dediği, K’ın “Anladım kardeşciğim anladım anladım” dediği, A’ın “ He he anladın mı demek istediğimi”, “ Tamam abi çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden” dediği, K’ın “ Tamam işte pazar günü şey yaparız bir toplantı yaparız öyle güzel” dediği, A’ın “ Bi saniye abi Erdal bey görüşmek istiyor” dediği, ERDAL İRTEN’in “ Başkanım abi iyi akşamlar” dediği, tekrar telefonu alan Abdullah’ın “ …birebir görüşsek çok iyi olur şimdi bu arkadaşlar yani yeni bir ekibimiz var” dediği,
Tape:355, 21.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle,K’ın “He işler nasıl”, “ Var mı parayı vurdun mu” , “ Parayı vurdun mu” dediği, A’ın “ İşte pazar günü geldiğimiz zaman onaylarsan”, “ Su gibi akacak” dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle;E’ın “Ben Erdal İrten Güneşliden” dediği, K’ın “ He merhaba Erdal’ım naber” dediği, E’ın “ İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz”, “O arkadaşlarla beraberiz”, “ İşte ekibe ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan” , “Nası bizi ikna etsinler bize bi garanti falan bende dedimki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bi şeyiniz olmasın ...” dediği, K’ın “ Gerek yok o tip adamlara ya öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” dediği, E’ın “ Bizde onu anlattık zaten bu işler basit bişey değil yani” dediği, K’ın “ He boşver boşver o tip şeye girişen şuanda bize ilerde problemde yaratır anlıyor musun”, “ Sizin gibi insanlar lazım bize” dediği, E’ın “Teşekkür ederim sağol” dediği, K’ın “ Yani olayın ne olduğunu bildikten sonra” , “ Sen neysen bende oyum yani hiç farketmez anladın mı” , “...sen görev yaparken farklı farklı kademeleri de olabilir” dediği,
Tape:366, 24.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; K’ın “Ya biraz dışarıdaydım Ankara’ya falan gittim geldim” dediği, A’ın “ Ha kendi işin mi yoksa Kuvvayi Milliyenin mi” dediği, K’ın “Ya kendi işim de vardı öyle de telefonda pek konuşmak istemiyorum bu tür şeyler…” dediği,
Tape:369, 28.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;A’ın “ Ben şey görüştüm o İsrail’li adamı”, “ Benim bir adamım var o şuan Trabzon’da Oradan Bafra’ya geçecek yarın buraya geliyor sırf o iş için” , “Ekip hazır yani istediğin zaman kaldırırız onu” dediği, K’ın “ Tamam” dediği, A’ın “Tamam mı bilgi vereyim dedim” dediği, K’ın “ Tamam iyi kardeşim” dediği, A’ın “ Hüseyin abiyle konuşacan mı bu akşam bu gün” dediği, K’ın “ Gideceğim bu akşam bakalım” dediği, A’ın “Ha bak sen biran önce bitirelim bu işi zamana bırakmayalım” dediği, K’ın “ Tamam kardeş” dediği, A’ın “Paraysa para ile konuşalım dişe dişse silahla silahla konuşuruz” dediği, K’ın “ Aynen öyle kardeşim” dediği,
Tape:679, 28.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;A’ın “Görüştün mü abi” dediği, K’ın “Ya geçemedim daha ya geçemedim ha” dediği, A’ın “Tamam abi iyi o adamı ne yapıyoruz”, “ O adamı ne yapıyoruz” dediği, K’ın “ Ne yapıyoruz ne yapıyoruz sen şimdi hemen hareket etmeseydin keşke konuşup şey yaptıktan sonra hareket etseydin keşke” dediği, A’ın “Yok şuan ben sadece hazırlık yaptım” dediği, K’ın “Şimdi ben şey görüşmeyi yapayım da ondan sonra şey yaparız tamam mı” dediği, A’ın “Tamam ben emrini bekliyorum” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle; E’ın “Ben böyle düşünüyorum görüşsen biran önce diyorum bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, K’ın “ İşte şimdi bir takım bir şeylerin oluşması lazım biliyor musun” , “Yani bu oluşumlar olduktan sonra zaten inşallah hepsini halledecez, Abdullah yarın bu tarafa gelecek inşallah”, “ İşte o un un falan işi var şimdi Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” , “ Maddiyatsız birşey olmuyor tamam mı buradan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor yoksa işeyemiyorsun afedersin”, “ Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” dediği, E’ın “İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bi yerden başlamamız lazım” dediği, K’ın “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez anladın mı” dediği,
Tape:687, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle ; E’ın “işte bi yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize” dediği, K’ın “Evet şimdi işte diyorum ya yarın işte Abdullah bu tarafa geçecek inşallah” , “Şimdi orda bak senin iş yerin var onun iş yeri var Abdullah’ın” , “Eksik olan şeylerimizi tamamlayalım bir şekilde temin edelim elimize para geçsin anladın mı rahat hareket etmek için”, “ Hep beraber bu işi çözersek öbür işe de hemen zıplarız” , “Bende şimdi bir iki kişiyle görüştüm bu un işi için” , “ Madem öyle işyerleri var” , “ bunları bunları biz toparlayalım anladın mı hem seni hem Abdullah'ı”, “Aynen şimdi işimizi yürütebilmemiz için bir takım bir şeyler lazım bize” , “O yüzden bunu sağlamamız gerekiyor onun için ilk önce bu sorunu bir çözelim buna bi eğilelim” , “Sen yarın Abdullah'la da görüş” dediği, E’ın “Birazdan bana gelecek zaten” dediği, K’ın “Bir takım bir şeyler ben sağlıyacam yani anladın mı uğraşıcam yani” dediği,
Tape:942 , 05.11.2007 tarihinde,Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; A’ın “Sağol abi çalışmalar yapıyoruz napalım ya dün başkanlar buradaydı”, “ Ordan İmam Hüseyin’i duymuşsundur meşhurdur baya”, “ Bu Kurmay Albay varya Fikri Karadağ”, “Onlarla beraberdik işte” , “ O Muzaffer TEKİN'ler felan yakalattılar ya Cephanelik olayı” , “Ümraniye'de” , “He onlar bizle beraberdi işte,onlar yanlış iş yapınca ordunun adı” , “lekelenmesin diye biz yakalattık onları” , “ Uzaklaştırdık” dediği,H’in “ Napıyosun” dediği,A’ın “Ya çalışmalar yapıyoruz zaten Ankara’ya gidecez işte”, “ Bu 23'ünde işte gitmem lazım Genel Kurmaya”, “Yapcaz işte güzel bişeyler” dediği, H’in “Ne zaman döneceksin İstanbul’a” dediği,A’nın “ İstanbul’a,2 gün kalacam orda, işte kimlikleri felan ayarlıyom bu kadroyu falan kurdum şu an 400 kişilik özel kuvvetimiz var”, “Ya özel birlik işte bizimkisi,Genel Kurmaya bağlı,kimseden emir almaz, işte güzel bi çalışmalar yapıyoruz bakalım ne olacak” dediği
Tape:943, 09.11.2007 tarihinde, Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “Demin ben Türkmenistanlılarla görüşmedeydim” , “ Oranın ihalesini diyo alırız diyolar” dediği, H’in “Nerenin şey askeriyesinin mi” dediği, A’ın “Hıhı askeriyesinin” dediği, H’in “Ya bizim fark etmez bize sadece Abdullah yapmaları gereken ne biliyor musun” , “Onların askeriyede kullanacakları ayakkabıyı bize verecekler”, “ Biz ona göre onların yaptığına göre bir tane numune hazırlayıp verecez onlara” , “Fiyat teklifinde bulunacaz kabul ederlerse yurtdışıyla çalışmanın prosedürünü ben sana daha farklı geniş olarak anlatırım onlar belli bir parayı yatırıyorlar bankaya bloke ediyorlar”, “ Ondan sonra mal tesliminde işte yüzde 35'ini” dediği, A’ın “Zarar edecez mi” dediği, H’in “Hayır biz zarar etmeyiz onlar sadece mal siparişini bize okey verdiklerinde paranın yüzde 35'ini bankaya yatırıyorlar bizim hesabımıza mal tesliminde geri kalan diyelim yüzde 65'inide mal tesliminde gümrüğe yatırıp malı çekiyorlar” , “ Onun haricinde bizim için bi problem yok yeter ki bizim fiyatlarımız okeylensin” , “ Onlarda numunemizi okeylesin” dediği, A’ın “Şimdi konuştum ben onlarla da”, “ Bunlarda zaten askeriyeyle bağlantılı hepsi beni davet ettiler de” dediği, H’in “ Şey Özbekistan’da mı” dediği, A’ın “Dediler gideriz dediler numuneyi göndeririz hemen dediler gereken şey yaparız zaten dediler iki taraflı sözleşme yapılıyor dedi” , “İki tarafında dedi mührü basılıyor dedi” , “ Hemen işleme başlarız dediler” dediği, H’in “ Tamam olur hemen bizim için hiç problem yok ben zaten bugün konuştum Almanya’yla”, “ Bahsettim böyle böyle askeriye diye ya onlar dediler ki mesela bize hiç askeriyeden öyle bir şey yedirmezler dediler...ben dedim ki benim oradaki adamım çok yani uç noktada bir adam dedim öyle bir şey olmasa zaten” dediği, A’ın “Ooo o konuda rahat olsunlar” dediği, sonrasında başka bir konuya geçtikleri H’in “ He bide hani sana ben bugün başka bir şey söylemiştim ya” dediği, , A’ın “Onu sen haber verdiğinde ben hemen telefon açacam işi bitirecem” dediği, H’in “ Tamam mı hatta dayıma senin telefonunu verecem arayacak dayım seni diyecek sana ki isim şu sınav tarihi şu” dediği, A’ın “Tamam nerde sınava girecek hepsini bana versin” dediği, H’in “O zaten şey bakıyormuş ona”, “Tuzladaki askeriye bakıyormuş” dediği, A’ın “ Ben bir şey diyeyim mi abi askeriye olsun İstihbarat olsun tamam biter ...” dediği, H’in “ Sivil ne diyorlar ona Sahil Güvenlik Komutanlığı bakıyormuş o işe”, “ Yani o işe boşu boşuna para filan gidecek” dediği, A’ın “Evet anlıyorum para yiyen çok olur” dediği, sonrasında ihale konusuna döndükleri A’ın “Hıhı pazar günü pazar günü basın açıklamamız var televizyondayız zaten”, “ O pazar gününü bekliyoruz ondan sonra öbür işleri bitirecez”, “ Hıhı şeyin bu askeri ihaleyi o adam aslında doğru diyor herkes giremiyor çok kişi girdi”, “ Hıhı kimse alamadı” dediği, H’in “Abdullah biliyorum onu ben onu ben biliyorum” dediği, A’ın “Ben onu oldu gözüyle bakıyorum zaten sadece numune istediler katolag felan istediler ben şimdi orayla görüşecem ben numune isteyecem onlardan” dediği, H’in “ Onlar verirler bana bir tane ben şeye bir tane ayakkabı hazırlayıp vermiştim”, “Bu şeyin Polis Özel Harekata”, “Tabi tabi onlara bir tane ben fermuarlı bir tane askeri bot yapmıştım hazırlayıp vermiştim onlar kullandılar onu çok”, “Hayır onlar benden şey ben tasarım tasarımını vermiştim onlara böyle hane yangında falan hemen ayaktan çıkartıp atılabilecek hem bağlı hem bağ yerin ortasında bir fermuarı vardı”, “Böyle yangında filan bir ateşe bastıklarında çıkartıp atabilecekleri bir ayakkabı tasarlamıştım ben onlara”, “Onları halen kullanıyorlar bu Yunuslar falan var ya”, “ Ben o zaman bundan diyelim 3-4 sene önce öyle bir şey yaptım verdim onlara ,sadece bana dediğim gibi şunu yapacaklar diyecekler ki kardeşim biz bu ayakkabıyı şu kalitede istiyoruz bu kalitedeki fiyatımız da şu diyelim 20 lira”, “Ben onlara aynı ayakkabıyı 20 liraya çıkartmaya çalışacam” dediği, A’ın “ Ben şimdi jeton düştü benim onlar o zaman demek ki böyle demek istiyor onlar bana bir tane numune yapsın sizin için getireyim” dediği, A’ın “ Bakalım Ankara’ya gidecek çünkü” dediği, H’in “ Ama onlar bize ben şimdi neye göre numuneyi hazırlayacam onlara onlar verecekler bana bir örnek diyecekler ki bizim ayakkabımız bu bizim kuruldan geçecek olan ayakkabımız bu ben onlara göre istedikleri kalitede numune hazırlayım onlara onda problem yok” dediği, A’ın “ Salı günü olmazsa ben giderim Ankara’ya kendim”, “Şimdi bu işe girdik bitirmemiz lazım”, “Çünkü bazı kişileri araya soktum ben iki bazı sıkıntılarda yaşadık çünkü bitirmemiz lazım bir de bu Türkmenistan ayakkabı askeriyesinin şeyini iste hemen alayım” dediği, sonrasında başka konuya geçtikleri H’in “ Tamam tamam o problem değil zaman hiç önemli değil en kısa zamanda hallederiz ama dediğim gibi ben şimdi aklında olsun Halit diye bir bey arayacak seni”, “Halit AYNA sana benim adımı verir der ki sana”, “O sana söyleyecek isimlerini iki dayımla gideceksin ama”, “ Ne zaman hangi tarihte ben bilsem sana yazdıracam onları yani şimdi ama bilmiyorum tarihlerini filan onları sana söyleyecek ben ona şey bakıyorum yani olmuş bakıyorum” dediği, A’ın “Evet tamam o hallettirecem ben onu da eğer o dediğim kişiye ulaşabilirsem halledecem ama ulaşamazsam biraz para yedirir mi az bişey” dediği, H’in “ Hallederiz tamam tamam sen hallet o işi yani” dediği, A’ın “Ya ben senden isteyemiyorum ama o konularda”, “Ama sen ben birde şunu söyleyeyim ben sana para kazandırırım her türlü”, “Eğer parada esirgemezsen istediğin şeyi olmuş bil” dediği, H’in “Tamam ben zaten diyorum ya sana onları hep anlatacam sana” dediği, A’ın “Evet ben bak var ya abi fırınmış oymuş buymuş yok öbürüymüş herşeyle ...kestim abi” dediği, H’in “Yok bunlara hiç gerek yok senin zaten” dediği, A’ın “ Ben senle artık yürüyecem ben şimdi şeyleri kimlikleri değiştiriyorum bu Askeri İstihbarat Jandarma Kimliği falan çıkarttıracam bu 8 tane ekibe onu çıkarttırdığım zaman Türkiye yurt dışı giriş çıkış hep serbest pasaporta gerek yok her yerde sözleri geçiyor”, “O kişileri ben başta olmak üzere sana bağlıyorum” dediği,
Tape:944, 13.11.2007 tarihinde, Samet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “He aradım şimdi geliyor bekle şeyde pastanede” , “ Elinden geleni yap tamam mı, bak seni polis biliyorlar ha” dediği, S’in “ Tamam hadi görüşürüz” dediği, A’ın “Ona göre şey yap bak ilgilen ondan sonra fırına gel, oğlum istihbaratçı değil misin lan” dediği,
Tape:940, 14.11.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “İyi akşamlar abi ben Abdullah Arapoğlu” , X’in “Abdullah he söyle Abdullah’cım aslanım benim” dediği, A’ın “Abi karakola kağıdı vermişler polisin eline ne nerden geçti o kağıt biz Savcıdan almadık mı o kağıdı” dediği, , X’in “Tamam eyvah eyvah eyvah o...” dediği, A’ın “Çocuğu bu akşam götürüyorlar Cezaevine” dediği, X’in “Ordan çıkartma çıkar” dediği, A’ın “ Karakoldan girsinler” dediği, X’in “ Peki çocuğu çocuğa şey ...yarın çıka çıkarsalar çıkaramazlar tamam o zaman çocuğun üzerinde öyle bi kağıt olmasın sordukları zaman hırsızlıktan diyecek tamam mı” dediği, X’in “ Evrak yazıhanede kalır ertesi güne iner oraya İnfaza anladın mı” , “Şeydir gizlidir Savcı gelmeden sabahleyin açılmaz evrak çocuk hırsızlıktan geldim desin tamam mı” dediği, A’ın “Tamam polisler oraya söylemiz demi...” dediği, X’in “Söyle... ya rica et yani söylemesinler bi 50 kağıt verin eline polislerin,hırsızlıktan diye söylesin” dediği, A’ın “Şimdi yarın girdi bu akşam girdiği zaman bitti yani demi” dediği, X’in “ Hıı itirazı itirazı yarın yarın yapacaz yani yarın yapacaz diye yarın …Asliye Ceza Hakimi... sende olmayacan demi buralarda” dediği, A’ın “ Ben kaç gibi geleyim” dediği, X’in “ Yani bilemiyoruz ki ben yani ben saat 9:30 10'da burada olacam takip edecem yani senin gelmene de işini de alıkoymayalım Abdullah”, “ Yani sende ihalelerin var şu var bu var tamam mı ben burda sana bilgi veririm sen bana Abdullah birtane benim numaram şudur diye mesaj mesaj at benim Telefona” dediği, A’ın “ Hıhı şimdi o kağıdı ... giderken çocuk mu sokuyor yoksa polisler mi veriyor” dediği, X’in “Yok yok o evrak polisler üzerinde neden tutuklandığına ilişkin de şeylerin eline geçmez daha o o olduğu gibi Savcının masasına gidiyor o evrak tamam mı” dediği, A’ın “ Evet hıhı Metris ti değimi” dediği, X’in “ Hee onu altlara falan koysunlar üstte olmasın yani tamam mı” , “ Onu sağla..” dediği, A’ın “ O kağıdı altlara koysunlar çocuk girdiği zaman” dediği, X’in “ Şeyle de şeyle de sordukları zaman bu cinsel tacizdi falan diye memur söylemesin yani orda” dediği, X’in “ Anladın mı ona da rica et bizim memur öbür götüreceğe söylesin yani rica etsin tamam mı”, “ İftiraya uğradı de al” dediği, A’ın “ Onları polislerin elinden alıcam onları ben götürecem” dediği, X’in “ O iş o işleri kurtar sende yanlarında git tamam mı arabanın içinde” dediği,
Tape:941, 14.11.2007 tarihinde , Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;H’in “ Abdullah şimdi bu havaalanının alt tarafında bir otele numuneler vardı ya onları bırakacam”, “Sen yetiştiremediğin işi niye erken” dediği, A’ın “ Abi çocuğun Hakan'ın tutuklama kararı çıktı paydos etmelerini bekledim”, “ Gittim paydos etti... Savcıdan kağıdı aldım tam 2 saat konuştum tutuklama kararını kaldırdım” , “ Karakola getirdim çocuğu bıraktım” , “ Arkadan kağıt yollamışlar tekrar” , “ Şuan cezaevine gidiyo çocuk” , “ Kağıdı yollamışlar ben gittim hapis cezası verdi o hapis cezası verdiği kağıdı, şey cezaevine gitmeden gittim aldım ben ondan sonra Karakola getirdim dedim ceza yemedi dedim bıraktım karakola ondan sonra arkadan kağıt yollamışlar şimdi götürüyorlar” dediği, H’in “Allah Allah kurtaramadın sen” dediği, A’ın “ Şimdide ben bir şey yapamıyorum”, “Yani şimdi bende o zaman onlan beraber gidecem Metris'e bırakacam gelecem” dediği,
Tape:365, 23.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşme de özetle; E’ın “İşte yani Abdullah'la beraber geldik arkadaşlarlan gelseydik bi görüşseydik biliyorsunuz” dediği, K’ın “ Evet kardeşim ben şimdi yeni geldim Ankara’daydım biliyo musun” dediği, E’ın “He he geldik biz burdan çağrı atalım orda karargahta bi görüşsek çok iyi olacak ya”, “ Tamam çok iyi olur bu hav yani şeyi geçirmeyelim bu hafta işi” dediği, K’ın “ Tamam kardeşim ıı Abdullah’a da çok selam söyle oldu mu” dediği,
Tape:973, 03.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;K’ın “He kardeşim Abdullah nerelerde” dediği, E’ın “Abdullah burda yanımda hani sen gelecektin sen ... gelmedin” dediği, K’ın “Ya gelemedim ben niye gelemedim biliyonmu”, “ Cebimde para yoktu o yüzden gelemedim” dediği, E’ın “Abi bir yerlerden başlamak lazım ya oturuyoruz”, “ Abi bizim o kimlikler içinde şey yap hele ya” dediği, K’ın “Abdullah’ı bir versene” dediği, A’ın “ Sağol abi nası olalım ya” dediği, K’ın “ Oğlum param yok ...gelemedim ya... ordan burdan da isteyemiyorum utanıyorum biliyomusun bi üç lira beş lira için”, “Ben şu anda yok Kadıköy’e geçecem Pendik’teyim de, o işi ne yaptın sen” dediği, A’ın “ Bu Muzikhol mu”, “Ben sizi bekliyom ben tek başıma olmaz ki” dediği, K’ın “ Biz şimdi bu kadınlan nasıl bu randevuyu bağlıyacaz biz” dediği, A’ın “Orasını bana bırakın” dediği, K’ın “O zaman bir randevu yap getir Kadıköy’e” dediği, A’ın “Sırf onun oraya gidecez bi gece hep beraber, yiyecez içicez konuşucaz” , “ Şeye kimlik çıkarabilir miyiz biz, sade üçümüze” dediği, K’ın “Çıkartırız çıkartırız bi şekilde” dediği, A’ın “Tamam bizim altımızdakiler önemli değil”, “Sadece yetkili biziz diyecem yani kimliği gösterecez biz ona”, “Yani yine aramızda kalacak ona öyle söyleyecez”, “Bazı kişilerle de tanıştıracak bizi”, “ Ya bu saatten sonra kaybedecek bir şeyimiz yok zaten”, “ Kendi ülkemizde zülüm görüyoruz ya resmen”, “ Ben öyle dedim ona” dediği, K’ın “ Evet o ne diyo” dediği, A’ın “Tamam diyo kadın Amasya'lı”, “Şeyide yabancı zaten”, “O şey yapan pislik yapan adam” dediği, K’ın “Yabancı nereli” dediği, A’ın “Bilmiyorum da nereli olduğunu kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış” dediği, K’ın “Tamam biz o işe el koyduk kamam mı” dediği, A’ın “Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları”, “İki tane vurdu muydu her şeyini verirler yani” dediği, K’ın “Anladım tamam işte gerekli şeyleri yapalım beni beni burdan alın kardeşim gelin siz tamam mı” dediği, A’ın “Tamam biz gelelim o zaman , şey diyecem abi” dediği, K’ın “ Ortamı hazırla biz gelelim” dediği, K’ın “Ortamı hazırla ben geleyim direk şey yapalım yani”, A’ın “ Ortam hazır”, “ Girecez artık bir artık yerlere girecez yerimizi zaten belli ol... o zaman paramız arabamız sorun değil” dediği, K’ın “ Garantisini veriyon mu hepsinin” dediği, A’ın “ Verm vermesem zaten ben bulaşmam”, “ Para almasaydım”, “Bide şey önemli” dediği, K’ın “ Aldın mı sen bir şeyler” dediği, A’ın “Yok almadım gidiyorduk da biz konuşmaya şimdi ben tek gitmek istemedim” dediği, K’ın “Anladım tamam beraber gideriz” dediği, A’ın “He bide ne kimliği olacak bizde biliyon mu”, “Şimdi bizde o Kuvai Milliyenin Kimliğini mi taşıyacaz” dediği, K’ın “Evet” dediği, A’ın “Tamam, üzerinde şey yazması lazım, sadece ona gösteririz istihbarat” dediği, K’ın “Tamam tamam kardeşim bunları geldimmi” dediği, A’ın “Bide o araştırdım, daha önceden Kuvai Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyo”, “Korkuyorlar yani” , “Tamam sen bi o kimliklere organize çek biz seni oradan alalım”, “Ben bu buradan da randevu almaya çalışayım”, “Ondan sonra kadınla özel bir konuşalım o adamında kafasını koparırız gerekirse”, “Seni bugün almaya... Kadıköy’e mi gelelim” dediği, K’ın “Şey kimliğimi” dediği, A’ın “Hehe” dediği, K’ın “ Ben şimdi oraya gidiyorum bir işlerimiz var ben sana gerekli şeyleri” dediği, A’ın “Tamam bende şimdi gideyim o zaman organize yapayım” dediği, K’ın “ Tamam sen organizeyi yap hadi” dediği,
d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Kahraman ŞAHİN ; Resmi olarak Kuvayı Milliye Derneği Yönetim Kurulu yedek üyesi olan , kendi beyanına göre aynı zamanda dernek muhasebe ve saymanlığını , üye kayıt işlemlerini de yapan, Ergenekon Terör Örgütünün dernek içerisindeki yapılanmasının tetikçi ve istihbarat kanadı sorumlularından olan, sorumlu olduğu örgüt mensuplarını yönlendiren, her türlü faaliyetleri ile ilgilenen bu kişi ile bağlantı halinde olduğu, sürekli şekilde doğrudan ve telefon aracılığı ile görüştükleri, fiziki takip tutanağında Kahraman ŞAHİN’in diğer bir örgüt üyesi Erol ÖLMEZ ile birlikte kendisinin işyerine gelip görüşme yaptıklarının belirtildiği,
Kahraman ŞAHİN’in derneğe yardım edebilecek esnaf tespit etmesi talimatını da yerine getirerek tespit ettiği bir kişiyi bildirdiği,yukarıda özetlenen telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı gibi Kahraman ŞAHİN’in kendisine illegal işlerde kullanılacak ekip kurması talimatını da yerine getirdiği, Kahraman ŞAHİN’e ekibi oluşturduğunu ve harekete geçmek için onay beklediğini ısrarla söylediği, yine ısrarla illegal işlerde kullanılacak olan Kuvayı Milliye İstihbarat Kimliği talep ettiği, istihbaratını yaptığı İsrail’li bir işadamının kaldırılması ve Müzikol bağlantılı Amasya’lı bir kadının problemini örgüt adına halletmek için Kahraman ŞAHİN’den onay beklediği, kendisinin özel işi olan fırın işletmeciliğindeki maddi sıkıntısından dolayı Kahraman ŞAHİN’den yardım istediği,derneğe ekmek satmaya aracı olmasını talep ettiği, Kahraman ŞAHİN’in de kendisine yardımcı olmayı vaat ettiği, örgüte bağlılığı nedeni ile Kahraman ŞAHİN’den taktir aldığı,öyle ki Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği değerlendirilmiştir.
Erdal İRTEN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Erdal İRTEN’ın işyerinin bulunduğu binada ikamet ettiği, Kahraman ŞAHİN’in kendisine örgüte eleman kazandırılması talimatını yerine getirmek amacı ile bu kişiye Kuvvayi Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözleri ve Kuvvayi Miliyle Derneğine götürüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmek yolu ile örgüt propagandası yaptığı, bu şekilde Erdal İRTEN’i örgüte kazandırdığı, çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de Erdal İRTEN ile kendisinde bulunan ve emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları değerlendirilmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Örgüt üyesi konumunda bulunan Erol ÖLMEZ’in, Kahraman ŞAHİN ile birlikte kendisine ait işyerine gelerek görüşme yaptıklarına dair fiziki takip tutanağı bulunduğu,bu şekilde Erol ÖLMEZ ile de bağlantılı bulunduğu değerlendirilmiştir.
-Şüphelinin kullanımında bulunan 5452838998 numaralı telefon hattının Erdal İRTEN’e ait telefon fihristinde ve Hüseyin GÖRÜM’den elde edilen belgelerde yer aldığı tespit edilmiştir.
Abdullah Arapoğulları’nın kullanmakta olduğu 0545 2838998 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Kahraman Şahin’ in kullandığı 0546 6478283 nolu GSM hattı ile 6
-Kahraman Şahin’ in kullandığı 0537 3755310 nolu GSM hattı ile 7
-Mahir Şimşek’ in kullandığı 0537 3897296 nolu GSM hattı 73
-Erdal İrten’ in kullandığı 0539 4710939 nolu GSM hattı ile 7 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın derneğin genç bir üyesi olduğunu, milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediğini,telefon görüşmelerinde bu şekilde konuştuğu için kendisinin de aynı şekilde cevap verdiğini beyan etmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nı tanımadığını,daha önce ismini duymadığını, kendisi ile herhangi bir irtibatı bulunmadığını söylemiş,kendisine teknik takip çalışmaları kapsamında 03.11.2007 günü saat 15:10 sıralarında Abdullah ARAPOĞULLLARI’na ait Güngören semtindeki Karadeniz Odun Ekmeği isimli fırında Abdullah ARAPOĞULLARI ve Kahraman ŞAHİN ile buluşup görüşme yaptıklarının tespit edildiğinin sorulması üzerine ise; belirtilen tarihte Kahraman ŞAHİN ile birlikte Güngören semtinde bir fırına gittiklerini, buranın Abdullah ARAPOĞULLARI’na ait olduğunu yeni öğrendiğini, Kahraman ŞAHİN’in kendisine fırında yatmak için yer olduğunu, burada hem çalışıp hem de yatabileceğini, kendisinin de fırına un bulabileceğini söylediğini,burada Kahraman ŞAHİN ile fırıncının konuştuğunu, daha sonra tekrar görüşmek üzere fırından ayrıldıklarını,ancak tekrar fırına gidip konuşmadıklarını,kendisinin bu konuyu Kahraman ŞAHİN’e sorduğunu ancak bir yanıt alamadığını beyan etmiştir.
Erdal İRTEN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisinin iş yerinin bulunduğu binada oturduğunu, Kuvayı Milliye Derneğini Abdullah ARAPOĞULLARI sayesinde tanıdığını,Kadıköy’ de kurulu bulunan bu derneğe Abdullah ile birlikte iki kez gidip geldiğini, Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine bu derneğin Genel Kurmaya bağlı olduğunu, askeriyeye istihbarat sağladığını, amacının ise derin devlet olduğunu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğunu anlattığını, bu görüşlere katılmadığını ve yanlış bulduğunu söylemesi üzerine Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine biz Kuvayı Milliyeciyiz biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz dediğini,
Kahraman ŞAHİN’in telefon görüşmelerinde Abdullah ARAPOĞULLARI’na “… iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı..” şeklindeki beyanlarını Abdullah ARAPOĞULLARI’na sorarak kendisinin bir oluşum içerisinde yer almayacağını söylediğini, Abdullah ARAPOĞULLARI’nın ise “…o zaman kendi başımıza hareket ederiz, biz Kuvayı Miliyleyiz…” dediğini, beyan etmiştir.
Hüseyin GÖRÜM ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Güneşli semtinde fırıncılık yaptığını, Kuvayı Milliye derneğine gelip gittiğini, ayrıca gazetecilik yaptığını bildiğini beyan etmiştir. Ayrıca Kuvayı Milliye Derneği binasından elde edilen ajandanın içerisinde Abdullah ARAPOĞULLARI’ nın ilk müdahale 0545 283 89 98 numaralı telefonunun, kan grubunun yazdığı ve üye olduğu bilgilerinin kayıtlı olduğu sorulması üzerine de, bu şahsın özel kuvvetlerde deprem ve afet anında ilk müdahalede bulunacak şahıslar olarak yazdığını beyan etmiştir.
İhbarlar : 26.01.2008 tarihinde ismini vermeyen bir kişinin şüphelinin adresini vererek bu adreste bomba bulunduğunu ihbar ettiği,
Yine aynı tarihte Erdal İRTEN’in telefonda şüphelinin El-Kaide terör örgütü üyesi olduğunu söyleyerek bulunduğu yeri ihbar ettiği, belirtilmiştir.
İhbarlar üzerine 22.01.2008 tarihinde yapılan operasyonda yakalanamayan şüpheli evinde yapılan aramada yakalanmış, ancak ihbarda belirtildiği şekilde evinde bomba bulunmamıştır.
İhbarı yapan Erdal İRTEN 24.01.2008 tarihinde C.savcılığındaki ifadesi ardından serbest bırakılmış, bağlantılı olduğu Abdullah ARAPOĞULLARI ise yakalanamadığından aranmasına devam edilmiştir. 26.01.2008 günlü bu ihbar üzerine aynı gün Abdullah ARAPOĞULLARI yakalanmıştır.
e)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Abdullah ARAPOĞULLARI özetle ; geçmişte babasına ait fırında çalıştığını, buranın kapanması ile boşta kaldığını, halen 5 YTL prim karşılığı seyyar olarak telefon hattı sattığını, Kuvvayi Milliye Derneğine de bu amaçla gittiğinde Kahraman ŞAHİN ile tanıştığını, üyelik için başvurduğunu,ancak sonucunu bilmediğini, bu kişiler ile tanışmasının bir diğer sebebinin de kendisine uzman çavuşluk sınavlarında yardımcı olabileceklerini düşünmesinden kaynaklandığını, daha sonra davranışları hoşuna gitmediğinden bağlantısını kestiğini savunmuş ise de;
Yukarıda tape şeklinde özetlendiğinden burada sadece ilgili bölümleri yazılı telefon görüşmelerindeki kendisine ait ;
“…çalışmalar yapıyoruz,dün başkanlar buradaydı, Oradan İmam Hüseyin’i duymuşsundur meşhurdur baya, Bu Kurmay Albay var ya Fikri Karadağ, Onlarla beraberdik işte, O Muzaffer TEKİN'ler felan yakalattılar ya, Cephanelik olayı Ümraniye'de He onlar bizle beraberdi işte,onlar yanlış iş yapınca ordunun adı lekelenmesin diye biz yakalattık onları, Uzaklaştırdık…” , “…Çalışmalar yapıyoruz zaten Ankara’ya gidecez işte, Bu 23'ünde işte gitmem lazım Genel Kurmaya , İşte kimlikleri felan ayarlıyorum,Bu kadroyu falan kurdum şu an 400 kişilik özel kuvvetimiz var, özel birlik işte bizimkisi,Genel Kurmaya bağlı,kimseden emir almaz…” , “…Pazar günü basın açıklamamız var televizyondayız zaten…” , “…Ben şimdi kimlikleri değiştiriyorum bu Askeri İstihbarat Jandarma Kimliği falan çıkarttıracam, Bu 8 tane ekibe onu çıkarttırdığım zaman Türkiye yurt dışı giriş çıkış hep serbest pasaporta gerek yok her yerde sözleri geçiyor…” , “…Kurduğum ekip senle çalışmak istiyor, Çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden…” , “…Şimdi bizde o Kuvayı Milliyenin Kimliğini mi taşıyacaz …”, “…Tamam, üzerinde şey yazması lazım, sadece ona gösteririz istihbarat , Bide o araştırdım, daha önceden Kuvayı Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyor, Korkuyorlar yani…”
Sözlerinden,savunması gibi Kuvayı Milliye Derneği ve içindeki illegal yapılanma ile ilgisinin sadece bu derneğe birkaç defa gitmesi şeklinde olmadığının açıkça anlaşıldığı, Kuvayı Milliye Derneğinin sadece yasalar çerçevesinde kurulup tüzüğüne uygun faaliyet gösteren bir dernek olmadığını bildiği, Ergenekon Terör Örgütünün yöneticilerinden olan ancak Kuvayı Milliye Derneği ile görünürde bir ilgisi bulunmayan Muzaffer Tekin ile irtibatını kuracak derecede Ergenekon soruşturmasının başlamasına yol açan Ümraniye ilçesindeki bombalardan ve daha önce bu kişiler ile birlikte hareket ettiğinden bahsettiği anlaşılmaktadır.
“…Ben seni o Albaylarla tanıştırırım…”, “…kurduğum ekip senle çalışmak istiyor…” , “….abi çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden…” , “…Tamam ben emrini bekliyorum …”
Sözlerinden, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığının anlaşılmaktadır.
“…Ben sizi bekliyom ben tek başıma olmaz ki..”, “… Tamam diyo kadın Amasya'lı Şeyide yabancı zaten , kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış…”, “…Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları, İki tane vurdu muydu her şeyini verirler yani…” , “…Ondan sonra kadınla özel bir konuşalım o adamında kafasını koparırız gerekirse …”, “…Ben şey görüştüm o İsrail’li adamı…” , “…Benim bir adamım var o şuan Trabzon’da Oradan Bafra’ya geçecek yarın buraya geliyor sırf o iş için…”, “…Ekip hazır yani istediğin zaman kaldırırız onu…” , “… biran önce bitirelim bu işi zamana bırakmayalım,
Paraysa para ile konuşalım dişe dişse silahla silahla konuşuruz …”
Sözlerinden Müzikol bağlantılı bir kadının arasında sorun bulunan kişiye ve İsraill’li olduğu söylenen bir kişiye yönelik olarak örgüt adına cebir,şiddet ve tehdit de içeren eylem planladığı anlaşılmaktadır.
Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği,
18.08.2007 günlü telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN’e "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" sözlerinin örgüte gelir temin etme için işyerlerinden haraç alınması da dahil olmak üzere illegal faaliyetler içerisinde bulunduğunu, bu konuda yapılanma hiyerarşisi içerisinde Kahraman ŞAHİN’den onay beklediğini gösterdiği anlaşılmaktadır.
Erdal İRTEN’e, Kuvayı Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözleri ve Kuvvayi Milliye Derneğine götürüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmek yolu ile örgüt propagandası yaptığı, bu şekilde Erdal İRTEN’i örgüte kazandırdığı, çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de yukarıda yazılı görüşmesinde Erdal İRTEN ile kendisinde bulunan ve emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından ekip kurması ve örgüte gelir temin etme adına illegal faaliyetlerde bulunması için görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu, soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı yönünde yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Abdullah ARAPOĞULLARI’nın eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
71-ŞÜPHELİ ERDAL İRTEN
a)-Emniyet ifadesinde;
Arkadaşı Abdullah ARAPOĞULLARI aracılığı ile Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini ve üyelik başvurusunda bulunduğunu, Abdullah’ın kendisine “Bu derneğin Genel Kurmaya bağlı olduğunu, Askeriyeye İstihbarat sağladığını, amacının ise derin Devlet olduğunu , derin devletin Devlet içerisinde Devlet olduğunu” söylediğini, bunun üzerine kendisinin “ Devletin bir, Milletin bir, Bayrağın bir ve Dilin bir olduğunu, başka bir devletin olmadığını” izah ederek yaptıklarının yanlış olduğunu, kendilerinin yanlarında yer almayacağını söylediğini, Abdullah’ın da buna karşılık “biz Kuvayı Milliyeciyiz, biz sen olsanda olmasan da yolumuza devam ederiz” dediğini,
Kuvayı Milliye Derneğinde herhangi bir görev almadığını,Abdullah isimli arkadaşından da Kuvayı Milliye derneğinin faaliyetleri hakkında edindiği bilgiler doğrultusunda yapmış oldukları faaliyetlerin yanlış olduğunu anladığından bu dernekle ilişkisini kestiğini,bir daha da gidip gelmediğini,
Soruşturma kapsamında kişilerden kendisini derneğe götüren Abdullah ARAPOĞULLARI’nı, teşkilat başkanı olan Niyazi isimli şahsı, dernek başkanı Hüseyin GÖRÜM’ü ve derneğin muhasebecisi Kahraman ŞAHİN’ i tanıdığını,derneğin genel başkanı olan Mehmet Fikri KARADAĞ’ ı görmediğini, ancak kendisini ismen tanıdığını,
16.09.2007 tarihli telefon görüşmesindeki ; E’ın “he hi seni ziyarete geldik”, “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var”dediği, K’ın “bi versene Abdullahı”dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok”dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı”dediği, A’ın “tamam”dediği, şeklindeki konuşmanın sorulması üzerine ; görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaptığını, telefonda bahsi geçen “İyi ekibi oluştur sen yani tamam mı” şeklindeki konuşmanın ne amaçla söylendiğini bilmediğini, bununla ilgili olarak Abdullah’ a bu konuyu sorarak oluşturacağınız bir hareket veya oluşum varsa ben böyle bir yapılanmanın içerisinde yokum dediğini, Abdullah’ın ise o zaman kendi başımıza hareket ederiz, biz Kuvayı Milliyeyiz dediğini, beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluktaki ifadesini tekrarladığını,herhangi bir yasadışı örgüte üye olmadığını, Kadıköy'de bulunan Kuvayı Milliye Derneğine kendisinin çalıştığı pide dükkanı üzerinde ikamet eden ve reklam işi yapan Abdullah ARAPOĞLU aracılığı ile giderek üye olduğunu,iki defa derneğe gittiğini, ikinci gidişinde Abdullah ARAPOĞLU’na bu derneğin gayesi nedir diye sorduğunu, kendisine "biz Genelkurmay Başkanlığı'na çalışıyoruz, istihbarat sağlıyoruz, biz derin devletiz,devlet içinde devletiz " şeklinde cevap verince bu saatten sonra bu hareketin içinde yer almayacağını, tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil bildiğini ailesinden bu şekilde öğrendiğini,kendileri ile beraber olamayacağını, üyelik kartı da istemediğimi, bir daha derneğe gitmeyeceğini söyleyerek ilişkisini kestiğini, bu olayın yedi ay kadar önce olduğunu beyan etmiş,
16.09.2007 tarihli görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaparken telefonu Abdullah ARAPOĞULLARI'na verdiğini,Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiğini,
Ergenekon yapılanması içerisinde yer almadığını,herhangi bir yasadışı örgüte üye olmadığını beyan etmiştir.
c)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin işyerinde yapılan aramada ;
35795900/299158/2 imei numaralı Nokia 2600 marka cep telefonu ve telefona takılı 0605310109390 sımplus hazır kart yazılı sım kart bulunarak el konulmuştur.
d)-Telefon görüşmeleri;
Tape:3401, 04.09.2007 tarihinde, Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;E’ın “Ne oldu bi şey haber çıktımı”dediği,M’in “Yok bekliyoruz”dediği,E’ın “Iııı o silah için bir iki kişiye haber saldım dediydin ya”dediği,M’in “Acele etme canım”dediği,E’ın “Yo benim için sorun değil yani sen çıkın ben birini buldum müşteri de satıvereyim sana deycedim”dediği,M’in “Hele bakarız ya”dediği,E’ın “Tamam seninkiler olmazsa bu adama satalım”dediği,
Tape:3402, 11.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “…Ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım, Güneşli’den”, “İşte yola çıktım o tarafa geliyorum, Abdullah öyle dedi, dedi gitmen lazım”, K’ın “Abdullah beni bir arasın ya bi söyle de”dediği, E’ın “tamam efendim”dediği,
Tape:3403,12.09.2007 tarihinde; Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; “Sedat sana iki tane emanet vermişti ne oldu onlar”dediği,A’ın “Daha konuşamadım onu”, “Tamam ya veririm ben sana olmazsa”dediği,
Tape:3404, 16.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “…Seni ziyarete geldik”, “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var”dediği, K’ın “bi versene Abdullahı”dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok”dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı”dediği, A’ın “tamam”dediği,
Tape:3405, 28.10.2007 tarihinde, X şahıs ile görüşmesinde özetle;X’in “bak sana bi yanlış yaptım, ikincisinde canımdan olurum bak”dediği, E’ın “yav sen rahat ol öyle bi şey olmaz”dediği,X’in “eee senin işler nasıl, ciro nedir ne değil”dediği,E’ın “yav haftada 200 milyon ciro yapıyoruz”, “diğer o malzemeyi aşağıya aktarsam bir milyarı geçer”dediği, X’in “hıı vallahi tamam ben elimden geleni yaparım yav, o Murat onlar yardım etmiyor mu sana”dediği,E’ın “yakalanmış”dediği,X’in “ya o Bitlisli vardı, onun adı neydi”dediği, E’ın “Bitlisli kim”dediği,X’in “Murat”dediği, E’ın “Onlarla görüşmüyorum, Ali asker kimse ile bir bağlantım yok”dediği,X’in “tamam senin işini ben hallederim tamam”dediği, E’ın “tamam sana güveniyorum ha”dediği,X’in “seni mahcup etmeyeceğim, ben 5 gün içinde sana haber veririm”, “ama ben seni aramayabilirim, belki biraz geç arayabilirim çünkü nakit şeyini benden kesmişler ya bu ara”, “sadece ben gel git işlerine bakıyorum bu aralar”, “ama bir kıyak yaparlarsa da bana büyük bir kıyak yapacaklar bana”, “bana en az ne kadar söz verdiler biliyorsun”, “bana dediler sana en fazla yani şey yapacağız, 30 kağıt”, “30 kağıt yardım edecekler bana”dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “ Başkanım iyi akşamlar”, “Seni sormalı hamdolsun arkadaşlarla beraberiz o”, “İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz”, “ İşte ekibe ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan”, “Nası bizi ikna etsinler bize bi garanti falan bende dedim ki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bi şeyiniz olmasın bu”dediği, K’ın “Gerek yok o tip adamlara ya öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun”dediği, E’ın “ Bizde onu anlattık zaten bu işler basit bişey değil yani”dediği, K’ın “ He boşver boşver o tip şeye girişen şuanda bize ilerde problemde yaratır anlıyor musun”dediği, E’ın “ Evet sayın Başkanım”dediği, K’ın “Sizin gibi insanlar lazım bize”, “Yani olayın ne olduğunu bildikten sonra”, “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı”, “...sen görev yaparken farklı farklı kademeleri de olabilir” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;K’ın E’ın “O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü” dediği, K’ın “Valla başkanla görüşemedim o da bir yere gitmiş ama görüşecem yarın bir gün görüşecem” dediği, E’ın “Ben böyle düşünüyorum görüşsen biran önce diyorum bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, K’ın “ İşte şimdi bir takım bir şeylerin oluşması lazım biliyor musun” , “Yani bu oluşumlar olduktan sonra zaten inşallah hepsini halledecez, Abdullah yarın bu tarafa gelecek inşallah”, “ İşte o un un falan işi var şimdi Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” , “ Maddiyatsız birşey olmuyor tamam mı buradan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor yoksa işeyemiyorsun afedersin”, “ Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” dediği, E’ın “İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bi yerden başlamamız lazım” dediği, K’ın “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez anladın mı” dediği,
Tape:687, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “ işte bi yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize” dediği, K’ın “ Evet şimdi işte diyorum ya yarın işte Abdullah bu tarafa geçicek inşallah”, “ Ya ben kıpırdayamıyorum anladın mı biraz maddi şeyim eksik anladın mı”, “Eksik olan şeylerimizi tamamlayalım bi şekilde temin edelim elimize para geçsin anladın mı rahat hareket etmek için”, “ İlk önce bu sorunu bi halledelim hep beraber anladınız mı”, “ Hep beraber bu işi çözersek öbür işede hemen zıplarız”, “Şimdi e elimiz boş kafamız çıplak afedersin anlıyor musun ne yapıcaz hiç bir şey yapamıyacaz”, “ Ama şekilli olursak en azından gittiğimiz yerde ağırlığımız olur anlıyor musun” dediği, E’ın “Doğru söylüyorsun” dediği, K’ın “ işte bunun için hep beraber Erdal el birliği yapmamız lazım bu olayı atlatabilmemiz için” dediği, E’ın “Yav anca beraber kanca beraber” dediği, K’ın “ Bende şimdi bir iki kişiyle görüştüm bu un işi için”, “Nakit dönmeye başladığı zaman bizim elimizde bizim sorunumuz kalmaz”, “ He bunun için el birliği yapıyoruz hep beraber anladın mı”, “Ya bizim aramızda bir takım şeyler önemli değil Erdal” dediği, E’ın “He birimiz hepimiz hepimiz birimiz” dediği, K’ın “Aynen şimdi işimizi yürütebilmemiz için bir takım birşeyler lazım bize”, “Bunu eğer bu toparlanmayı yaparsak toparlar gideriz biz hep beraberiz” dediği, E’ın “ E rahat toparlanırız önümüz açılır” dediği, K’ın “ heh en azından yani günlük gelir bir şey olursa cebimizde”, “ giderimizi karşılarız sağa sola gidecez bilmem ne şimdi ufak tefek şeyler değil bunlar anlıyor musun Erdal”, “Şimdi üç kişiylen dört kişiylen bir yere gitmek biliyosun ne olduğu”, “Şimdi yani hayal kurmanın bir anlamı yok gerçeğe bakacaz”, “ Sen yarın Abdullah'la da görüş”, “Bi takım birşeyler ben sağlıycam yani anladın mı uğraşıcam yani”, “Bütün elimdeki paranın falan filan hepsini oraya gömdüm anladın mı kardeşim”, “İki seneden beri dayandım ama artık son noktama geldim yani”, “Yani evim barkım var her şeyim var fakat maddi eksikliğim var sadece” dediği tespit edilmiştir.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Kendisinin kullanımındaki 539 4710939 numaralı cep telefonu rehber bölümünün incelenmesinde ; Kahraman ŞAHİN’in (Kahraman Başkan ismi ile) 5373755310 , Abdullah ARAPOĞULLARI’nın 5452838998 ve Kuvayı Milliye Derneğinin (Karargah ismi ile) 02164186078 telefon numaralarının kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin,Kahraman ŞAHİN ve Abdullah ARAPOĞULLARI ile telefon bağlantısı kurduğu ve yukarıda yazılı suç unsuru içeren görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
Kahraman ŞAHİN ; Resmi olarak Kuvayı Milliye Derneği Yönetim Kurulu yedek üyesi olan , kendi beyanına göre aynı zamanda dernek muhasebe ve saymanlığını , üye kayıt işlemlerini de yapan, Ergenekon Terör Örgütünün dernek içerisindeki yapılanmasının tetikçi ve istihbarat kanadı sorumlularından olan, sorumlu olduğu örgüt mensuplarını yönlendiren, her türlü faaliyetleri ile ilgilenen bu kişi ile bağlantı halinde olduğu, sürekli şekilde doğrudan ve telefon aracılığı ile görüştükleri anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı gibi Kahraman ŞAHİN’in kendisine illegal işlerde kullanılacak ekip kurması talimatını yerine getirdiği, Kahraman ŞAHİN’e Abdullah ARAPOĞULLARI ile birlikte ekibi oluşturduğunu ve harekete geçmek için onay beklediğini ısrarla söylediği, örgüte bağlılığı nedeni ile Kahraman ŞAHİN’den taktir aldığı,öyle ki Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği değerlendirilmiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Erdal İRTEN’ın işyerinin bulunduğu binada ikamet ettiği, Kahraman ŞAHİN örgüte eleman kazandırılması talimatını yerine getirmek amacı ile Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine yaptığı Kuvvayi Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözlerinden ve Kuvvayi Miliyle Derneğine götürülüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmekten etkilenerek örgüte kazandırıldığı,Abdullah ARAPOĞULLARI ile çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN ile emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları,değerlendirilmiştir.
Şüpheli Erdal İRTEN’in kullanmakta olduğu 0539 4710939 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Abdullah ARAPOĞULLARI’ in kullandığı 5452838998 nolu Telefon hattı ile 7
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 103 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Abdullah ARAPOĞULLARI ve arkadaşlarının genç kişiler olarak milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediklerini, telefonda kendisi ile bu şekilde konuştukları için cevap olarak kendilerinin de aynı şekilde cevap verdiğini söylemiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI ;Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki ; “Kuvayı Milliye Derneğini ilk olarak kendisi sayesinde tanıdığını ve ilk kez kendisi ile birlikte gittiğini, bu derneğin genel kurmaya bağlı olduğunu,askeriyeye istihbarat sağladığını,amacının ise derin devlet olduğunu” söylediği, kendisinin de “ derin devletin olmadığını izah ederek, yaptığınızın yanlış olduğunu ve sizin yanınızda yer alamayacağını” söylemesi üzerine kendisinin “ biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz” dediği şeklindeki beyanı okunup sorulması üzerine ; Erdal İRTEN isimli arkadaşını derneğe götürdüğünün doğru olduğunu,fakat bu derneğin Askeriyeye bağlı olduğunu Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediği gibi Erdal İRTEN’e de bizzat söylediğini, kendisinin bizzat Erdan İRTEN’e ayrıca bu derneğin askeriyeye istihbarat sağladığını amacının ise derin devlet olduğunu söylemediğini,ayrıca Erdal İRTEN’in Kahraman ŞAHİN ile tanıştıktan sonra samimi olduklarını,kendisinin onların dışında kaldığını, kendi aralarında neler görüştüklerini bilmediğini,zaman zaman kendisini de çağırdıklarını,fakat kendisinin bu davetlerin çoğuna icabet etmediğini,
İhbar ; 26.01.2008 gün ve 11 nolu ihbar tutanağında, Erdal İRTEN’in Abdullah ARAPOĞULLARI’nın El Kaide Terör Örgütü üyesi bulunduğunu söyleyip bulunduğu adresi verdiği bildirilmiştir.
Erdal İRTEN 24.01.2008 tarihinde C.savcılığındaki ifadesi ardından serbest bırakılmış, bağlantılı olduğu Abdullah ARAPOĞULLARI ise yakalanamadığından aranmasına devam edilmiştir. 26.01.2008 günlü bu ihbar üzerine aynı gün Abdullah ARAPOĞULLARI yakalanmıştır.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Erdal İRTEN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Erdal İRTEN özetle , Kuvayı Milliye Derneğine kendisinin çalıştığı pide dükkanı üzerinde ikamet eden ve reklam işi yapan Abdullah ARAPOĞLU aracılığı ile giderek üye olduğunu,iki defa derneğe gittiğini, ikinci gidişinde Abdullah ARAPOĞLU’na bu derneğin gayesi nedir diye sorduğunu, kendisine "biz Genelkurmay Başkanlığı'na çalışıyoruz, istihbarat sağlıyoruz, "Biz derin devletiz,devlet içinde devletiz " şeklinde cevap verince bu saatten sonra bu hareketin içinde yer almayacağını, tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil bildiğini ailesinden bu şekilde öğrendiğini,kendileri ile beraber olamayacağını, üyelik kartı da istemediğini, bir daha derneğe gitmeyeceğini söyleyerek ilişkisini kestiğini savunmuş ise de,
Yukarıda tape şeklinde özetlendiğinden burada sadece ilgili bölümleri yazılı telefon görüşmelerindeki kendisine ait ;
“… ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım , işte yola çıktım o tarafa geliyorum, Abdullah öyle dedi, dedi gitmen lazım…” , “… Başkanım iyi akşamlar, İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz, İşte ekibe kaydedeceğimiz bir kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bir arkadaşa demişler işte böyle bir şey bize saçma geliyor falan, Nası bizi ikna etsinler bize bir garanti falan bende dedim ki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bir şeyiniz olmasın …”, “…O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü , Ben böyle düşünüyorum görüşsen bir an önce diyorum bir randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek , İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bir yerden başlamamız lazım…” , “… işte bir yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize , Yav anca beraber kanca beraber , birimiz hepimiz hepimiz birimiz…”
Sözlerinden,savunması gibi Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneğindeki yapılanamı ile ilgisinin sadece bu derneğe birkaç defa gitmesi şeklinde olmadığının, Kuvayı Milliye Derneğinin sadece yasalar çerçevesinde kurulup tüzüğüne uygun faaliyet gösteren bir dernek olmadığını bildiğinin ve örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığının anlaşıldığı,
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği,
Abdullah ARAPOĞULLARI ve açık kimliği belirlenemeyen Mehmet isimli kişi ile silah satımı konusunda konuştukları,
Yine yukarıda özetlenen tapelerde yer aldığı gibi, Kahraman ŞAHİN’in örgütün illegal işlerinde istihdam edilecek ekip kurulması talimatını yerine getirdiği, bu konuda Abdullah ARAPOĞULLARI ile birlikte çalıştığı ve bu konuda harekete geçmek için ısrarla Kahraman ŞAHİN’den onay beklediği değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından ekip kurması ve örgüte gelir temin etme adına illegal faaliyetlerde bulunması için görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu, soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı yönünde yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Erdal İRTEN’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
72-ŞÜPHELİ RAİF GÖRÜM
a)-Emniyet ifadesinde;
Piyano tamircisinde çalıştığını, amcası Hüseyin GÖRÜM’ün Kuvayı Milliye Derneği Kadıköy Şubesi Başkanı olduğundan derneğe üye olduğunu,erneğin illegal bir amacı ve yapılanması olup olmadığın bilmediğini,soruşturma kapsamındaki kişilerden Hüseyin GÖRÜM’ ün öz amcası ve Kadıköy Kuvvayi Milliye Dernek Başkanı olduğunu, Kahraman ŞAHÎN’ in aile dostu olduğundan dolayı tanışıklığının olduğunu, Kahraman ŞAHİN’in kendi telkinleri sonucu Kuvayı Milliye Derneğine üye olduğunu, İbrahim ÖZCAN’ı, Kuvayı Milliye Derneğinde gördüğünü, fakat kendisinin bu derneğin üyesi olup olmadığını bilmediğini, Mehmet Fikri KARADAĞ’ı, Kuvayı Milliye Genel Başkanı olarak bildiğini, asker kökenli paşa olarak tanıdığını, Yusuf GÖRÜM’ün, amcası olduğunu, amcasınında Kuvayı Milliye Derneğine gidip geldiğini, fakat üye olup olmadığını bilmediğini,
ismi geçen diğer kişileri tanımadığını,
Evinde yapılan aramada ele geçen (2) adet kt-wp4 ibareli yabancı plakar, 41373 seri nolu Zirve ibareli bulunan pompalı ruhsatsız av tüfeğî, (9) adet 12 kalibrelikdolu av tüfeği fişeği, 20x15 cm ebadında (4) adet Kuvayı milliyeflamaları, ile eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinde 100 gram esrarmaddesi ile ilgili, tüfeğin dedesinden kaldığını, ruhsatının evin bir yerinde olduğunu zannettiğini, ikametinin şehrin dışında bulunduğu için bulundurduğunu, fişeklerinde tüfeğe ait olduğunu, yabancı araç plakalarının kendisine ait olduğunu, yurt dışından getirdiğini, Îstanbul Yeşilköy gümrüğüne teslim ettiği ford fıesta marka oto ait olduğunu, Kuvayı Milliye Derneği flamalarının üyesi bulunduğu Maltepe Kuvayı Milliye Derneğinden aldığını, eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinde çıkan tahminine göre 30-35 gramı civarında esrar maddesi olduğunu, esrarın kendisine ait olduğunu,
28.11.2007 günü saat:10:44 sıralarında İlmira KANDEMİR ismine kayıtlı X şahıs ile yapılan telefon görüşmesindeki, İlmira KANDEMİR’in kim olduğu, şahısla olan bağlantısının ne olduğunu, görüşme ile ilgili ifadesi sorulduğunda; Îlmira KANDEMİR’in birlikte olduğu bayan arkadaşı olduğunu, Kazakistan asıllı Türk olduğunu bildiğini, konuşmada geçen Irak ve Kerkük'e gitme konusu, bayan arkadaşa hava atmak için uydurduğu bir şey olduğunu, bu konunun aslının olmadığını, esrar içicisi olduğunu, İlmira KANDEMİR ile ara sıra bir araya gelerek birkaç tane sigaralık sarıp içtiklerini, gorüşmede geçenin esrar konusu olduğunu,
28.11.2007 tarihinde İbrahim ÖZCAN ismine kayıtlı X şahıs ile yaptığı görüşmedeki, İbrahim ÖZCAN’ın kim olduğu, şahısla olan bağlantısını anlatarak görüşmede geçen konularla ilgili detaylı bilgi vermesi istendiğinde; amcası Hüseyin GÖRÜM'ün FOX Tv'de çıktığı programdan sonra Kuvayı Milliye üzerindeki olumsuz etki ve toplumun görüşü hakkında konuştuklarını, tekrar toparlamak ve bu olumsuzlukları giderebilmek, Kuvayı Milliye gerçeğini çevrelerine anlatabilmek için ne yapmaları gerektiğini, bir araya gelerek bu konuları konuşmak için sohbet ettiklerini, çevrelerinden bu programla ilgili olumsuz telefon aldıklarını, İbrahim ÖZCAN’ı amcası Hüseyin GÖRÜM'ün arkadaşı olduğundan dolayı tanıdığını, kendisini askeriyeye bağlı istihbarat elemanı olarak tanıttığını,
28.11.2007 tarihinde Serdar isimli bir şahıs yaptığı görüşmede, Serdar’ın kim olduğu, konularla ilgili detaylı bilgisi sorulduğunda; Serdar’ın Üsküdar'da korsan CD sattığını , İzmir'li olduğunu bildiğini, sigaralık tabir edilen esrarı temin ettiğini, kendisinin de içici olduğu için bazen kendisinden temin etmek için yaptığı görüşme olduğunu,
29.11.2007 tarihinde Hakan isimli şahıs ile yaptığı görüşmedeki, Hakan’ın kim olduğu, ilişkisinin ne olduğu, konu ile ilgili detaylı bilgisi sorulduğunda; Hakan’ın arkadaşı olduğunu, kendisinin Erzincan'lı olduğunu bildiğini, ne işle uğraştığını bilmediğini, Bostancı veya Kadıköy tarafında telefonla görüştükten sonra buluştuklarını, Aralarında geçen 3 sene ceza yatacağı konusunun esrar olduğunu, fakat kesin olarak bilmediğini,
01.12.2007 tarihinde Murat ile yaptıkları görüşmedeki, Murat’ın kim olduğu, ilişkileri sorulduğunda; Murat’ın Murat SAZ olduğunu, Kartal Rahmanlarda CD dükkânı bulunan bir arkadaşı olduğunu, telefondaki konuşmaların CD hakkında olduğunu,
01.12.2007 tarihinde Uğur ile yaptıkları görüşmedeki, Uğur’un kim olduğu ilişkisinin ne olduğu sorulduğunda; Şahsın akrabası Uğur ATAR olduğunu, akrabasına bir miktar para borcunun olduğunu,görüşmenin bununla ilgili olduğunu, Uğur ATAR'ın tanıdığı bir arkadaşının ruhsatlı silah sattığını, kendisinin de aracı olarak yolunu bulmak için yaptığı görüşme olduğunu,
03.12.2007 tarihinde Öznur isimli şahıs ile yaptığı görüşmedeki, Öznur’un kim olduğu, ne gibi bir ilişkilerinin olduğu ve görüşmenin detayları sorulduğunda; Hüseyin GÖRÜM’ün FOX Tv' de çıkan açıklamalarından sonra Öznur’un büyü yapmış olacağını düşündüğünü, Öznur’u arayarak amcasının basında yapmış olduğu açıklamada kendisinin bir kusurun olup olmadığını anlatmaya çalıştığını, Öznur’un Kuvayı Milliye Pendik Derneğinde birkaç kere görüp sohbet ettiğini,
03.12.2007 tarihinde Yetkîn isimli şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, Yetkin’in kim olduğu, ilişkilenin ne olduğu sorulduğunda; Yetkin’in, Yetkin YAVUZ olduğunu, İçerenköy'de ikamet ettiğini, emekli olduğunu bildiğini, Bu görüşmede kendisindeki silahı alması için yapılan pazarlık ve amcası Hüseyin GÖRÜM'ün FOX Tv'de yayınlanan İsa-Musa içerikli programın kendileri üzerindeki etkisinin konuşulduğunu, ayrıca Yetkin’deki tabanca ile kendisinde bulunan ruhsatsız pompalı tüfeği değiş tokuş yapmak istediklerini konuştuklarını,
04.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, X şahsın kim olduğu, ne gibi bir ilişkilerinin olduğu sorulduğunda; X şahsın Ukranya'lı Mark olduğunu, bu şahsın komşusu olduğunu, gemi işi yaptığını, konuşmada geçen Tamer’in, Mark'ın ortağı veya tanıdığı olduğunu, Tamer’in kendisinden birkaç silah ismi vererek temin edebilirmisin diye sorduğunu, kendisininde internete bakmasını söyleyerek konuyu kapattığını,
04.12.2007tarihinde X şahıs ile yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilenin ne olduğu sorulduğunda; X şahsın Mark olduğunu, Mark ile Ukranya'dan getirmiş olduğu çayla ilgili görüşmelerinin sonunda esrar içmek için kendisine geleceğini söylediğini,
05.12.2007 tarihinde Tamer DEMİRCÎ ile yaptıkları görüşmedeki, Tamer DEMİRCİ’ nin kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; Tamer DEMİRCİ’nin kendisinden silah istediğini, şahsı kendisinin tanımadığını, bu şahısla telefon numarasını komşusu olan ve gemi işleri yaptığını bildiği Mark’ın verdiğini, kendisine Mavzer marka silah istediğini, kendisinin de bulabilirse ayarlayacağını söylediğini,
05.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; görüşmeyi Yetkin YAVUZ ile yaptığını, kendisinden silah istediğini, gel görüşelim fiyatta anlaşırsak alır veririz şeklinde yapılan görüşme olduğunu,
05.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda, komşusu Mark ile yaptığını, yanında çalışan Ferhat ile Barebella marka silah istediğini, kendisinin de Tamer isminde kendisinin arkadaşının aradığını söylediğini, gelmesini söylemesi ile ilgili olduğunu,
08.12.2007 tarihinde Murat SAZ ile yaptıkları görüşmedeki, Murat SAZ’ ın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; Kartal'da CD işi yapan arkadaşı olduğunu, kendisinden porno CD almak istediğini, bunun üzerine yapılan konuşma olduğunu,
13.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkisinin ne olduğu sorulduğunda, görüşmeyi Hakan ÇARKAÇI ile yaptığını, herhangi bir iş ile uğraşmadığını, Hakan ÇARKICI’ dan görüşmesinde esrar istediğini, "çiçek" olarak belirttiğinin esrar olduğunu,
14.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, X şahıs kim olduğu, görüşme içeriği sorulduğunda, görüşmeyi Ukranya'lı Mark ile yaptığını, kendisinde bulunan arızalı bir silah parçası üzerine yaptığı görüşme olduğunu,
14.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptığı görüşmede, X şahıs kim olduğu, görüşme içeriğinin ne olduğu sorulduğunda, Trabzon'lu İbrahim ile yaptığını, kendisi ile bir araba işi olduğunu, esrar İçmek için yapılan görüşme olduğunu,
17.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahıs kim olduğu, görüşe içeriği sorulduğunda, görüşmeyi Hakan ile yaptığını, şahsın kendisine esrar temin ettiğini, Hakan’ın kendisine esrar temin etmesi üzerine yapılan görüşme olduğunu,
03.01.2008 , 07.01.2008 ve 08.01.2008 tarihlerinde Hakan ile yaptıkları görüşmenin içeriği sorulduğunda ; Kendisine içmek için esrar temin edenin Hakan olduğunu, kendisinden esrar istemesi ile ilgili olduğunu,beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluk ifadesini tekrarladığını, iki yıl önce Kuvva-i Milliye Derneğine üye olduğunu, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisinin amcası olduğunu, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisine ilk başta dernekle ilgili olarak üzerindeki görev bölümünde istihbarat yazılı araştırma görev kartı verdiğini, ancak bu kartı hiç göstermediğini,ayrıca çalıştığı Ulusal Haber isimli gazeteye ait basın kartının da bulunduğunu, kendisinin resmi üye kaydı olmamasına karşın Hüseyin GÖRÜM' ün verdiği Kuvayı Milliye istihbarat kartı ve rozetini taşıdığını,
Soruşturma kapsamındaki kişilerden Kahraman ŞAHİN’in sürekli olarak kendisi ile gezdiğini, Muhammet YÜCE ve diğer ismi geçenleri tanımadığını,amcası olan Hüseyin GÖRÜM’ün derneğin borçlarını ödememiş olabileceğini,bunun iğrenç bir durum olduğunu,
Evinde yapılan aramada ele geçen Kuvayı Milliye flamalarını dernekten aldığını,kendisinin esrar içicisi olduğunu, kollukta aksini söylemiş ise de evinde yapılan aramada resmi nikahsız eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinden çıkan esrarın kendisine ait olduğunu, içmek için bulundurduğunu, İlmira KANDEMİR isimli bayan arkadaşı ile de zaman zaman oturup esrar içtiklerini, dernekte de zaman zaman esrar içtiklerini,
Yine evinde yapılan aramada ele geçen pompalı av tüfeğinin dedesinden kalma olduğunu , güvenlik amacı ile bulundurduğunu, bu silahı derneğe götürmediğini, kendisinin silah ticareti yapmaya kalkıştığını ancak beceremediğini, telefon görüşmelerinin bu konuya ilişkin olduğunu, daha önce arızalı bir tabanca taşıdığını,hiç kimseden Kuvayı Milliye Derneği için para dilenmediğini beyan etmiştir.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:361,19.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; RAİF'in "İyi ben evdeyim Mark davası işte dedim mark hani şey vericem kahraman almadı dedim onu alamadı parası yoktu dedim" "Ben dedi yok şey yapmıycam dedi istemiyom falan filan hani dedi" "he ne yapalım hani bende o yüzden almıycam fazlasını hani biliyor musun" "Getir dedim yok dedi işte bunu aldık bir kere bu böyle olsunda dedi falan filan iyi tamam dedim ben onu görücem bi hafta sonu" "Bakim ne yiyip ne içiyo" "Anladın demi" "Güzel değilmiş diyo moruk yani buna" dediği, KAHRAMAN'ın "Şaşırmış o ya akşam ben bayıldım ya buraya ya görmedin mi ya" dediği, RAİF'in "İyi tamam fazla konuşmayalım"
Tape:721, 19.10.2007 tarihinde, Mehmet Yavuz ÜNLÜ ile mesajlaşmasında ; “Kanka yarin musait olursan bir ara uğra sana yemek listesi verecegin ortalik bayram yeri gibi MYU” dediği,
Tape:722, 20.10.2007 tarihinde Mehmet Yavuz ÜNLÜ ile görüşmesinde ; R.GÖRÜM’ ün “Sen bana mesaj attın dimi” “Ne ne davadır abi o” dediği, M.Y.ÜNLÜ’ nün “Ya işte bazı liste yani” “Şimdi bana uğradığın zaman veririm o listeyi geçende göstermiştim ya sana” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ne listesi o abi anlamadım ki yani ne işler çeviriyoruz anlamadım yani” “Tamam abi sen sen tamam çeviriyorsan kime çalışıyorsan onlar çevir yani” “Abi o bütün çataldere kameralarlan dolu abi yani” “sen herhalde aklın fikrin ermiyor birşeye sen işine bak abi biliyor musun” “Ben o işlere bakmıyorum yani” “Ama bakmak istiyorsan ben seni yönlendiririm tamam mı abi” dediği, M.Y.ÜNLÜ’ nün “Tamam tamam ben bakıyorum sonuna kadar da bakacağımda” dediği,
Tape:368, 27.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Bir iki işler varmış tehlikeli işler” “ Büyük paralar götürenler varmış” dediği, Raif GÖRÜM’ün “Mahsur kalan insan olmuş mu o olaylarda” “Vatandaşlarımıza zarar gelmiş mi” dediği, Kahraman’ın “Kesinlikle gelmiş çok kötü şeyler olmuş moruk” “Anlatacağım şeyler var şimdi telefonda çok uzun sürer onlar” dediği, Raif GÖRÜM’ün “Anladım tamam ya bizim istihbarat hattan konuşuruz o zaman” dediği, Kahraman’ın “İkinci kanala geçelim” dediği,
Tape:935, 05.11.2007 tarihinde, Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı görüşmede; Ilmıra’nın “Sen Tabanca alabilirmisin lütfen, bu tabanca bizim evde olmayacak kesin” dediği,
Tape:4107, 07.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM'ün "Neler oldu bi bilsen bugün ya bende bi Pendiğe indim şeyin yanına bizim Kadir varya" "Öyle bi indim hani şeyide vermiştik biliyorsun" "15 i " "Tekleyip duruyo moruk iyi mi takılıp duruyo ha vallaha billaha ya" dediği, K.ŞAHİN'in "O gün söktüya ondan oldu ben sana söyleyeyim ben" "Bence orda oldu yani tekliyecek silah değil ya" "…Belki şarjörünü falan şey yapmıştır bozmuştur" dediği, R.GÖRÜM'ün "Moruk işte şey almaya gittim yazdırcaktım Polis Memuru arkadaşın üstüne" "Mermi falan yazdırdım" "Ondan sonra bana bi tane emanet göstermez mi moruk" "Bil bakayım moruk sana söyleyeceğim şimdi" "Yok ya 82 model" "9 para var ya 9 milim para çek" dediği, K.ŞAHİN'in "Anladım anladım ha ha ha ha" "Moruk ben onların hepsini biliyorum ya" "Bilmezmiyim hiç iki tane ben o zaman bi babama yazıldığım zaman işte simit vesson yazıldım bide ondan yazıldım çek 16 lı" dediği, R.GÖRÜM'ün "Ruhsat muhsat hepsini aldım işte moruk onun" "Moruk inanmazsın ama 2300 e işi bitirdim" dediği,
Tape:4109, 08.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM'ün "Moruk şuanda belimde biliyormusun ve tiyoyu veriyom sana söyleyeyim de" dediği, K.ŞAHİN'in "…mükemmel babama dedim babam çok güzel onlar diyo" "Çok güzel makineymış ya babam söyledi güzeldir yani evladiyelik yani ömürlük" dediği, R.GÖRÜM'ün "Öyle diyo demi moruk baban bilir silahsör o yani o bilir" dediği, K.ŞAHİN'in "Bilmez mi 50 tane silah değiştirdi senin gibi" "Senin adamın aslında ya" dediği,
Tape:4114, 26.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; … R.GÖRÜM'ün "paşanın adamı bendim moruk" dediği, K.ŞAHİN'in " aynen öyle moruk" "Ya sana ben bişey söyleyeyim mi inan ki varya iki kişi varya iki kişi iki üç kişi varya yemin ediyorum Türkiye’yi sallamaya yeter yani" dediği, R.GÖRÜM'ün "Tabi biz ikimiz Paşa’ya takılacaktık Hüseyin’de ne yaparsa yapcaktı işte", "Moruk biz öyle dediğimiz gibi biraz paralanalım her şeyi toparlıyacağız yani başkan maşkan felan hiç kimse olmayacak anlıyormusun" dediği, K.ŞAHİN'in "Ya ben sana bi şey söyleyeyim mi ben artık teşkilatlanmayı çok iyi biliyorum tamam mı acayip biliyorum yani sadece bize lazım olan araba ve para birazcık" dediği, R.GÖRÜM'ün "Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Bütün o çingene çocukları olsun bilmem ne olsun anlıyormusun Romenler ondan sonra o Ege bölgesindeki bütün o sokaktaki çocuklar biliyormusun bütün kahvedeki çocuklar bi kaçtane çocukları tanıyom onlarda yani her şeyi böyle dört gözle bekliyorlar…" "Eski kurallar geçsin ATATÜRK’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit" , "B.O.var ya B.O. "O varya sizin hepinizi büyüledi o adam hepinize bi şey yaptı o adam…" dediği, K.ŞAHİN'in "Z… yapıyor ya i… ya o yaşta" dediği, R.GÖRÜM'ün "… ona ben Profesörde saygı duyup ta elini mi öpecem ya o kim lan o kim o benim s… bile öpemez" dediği,
Tape:3419, 28.11.2007 tarihinde, Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Irak tarafına ya Kerkük’e gittik de” “Paşalarla şeye gittik ya böyle neyse gittik geldik ya” “Emi evde mi” “Hay Allah olmazsa ben oraya bırakırdım şeyleri Esrarları” “Mesaj çektiğiydin hani bana o şey onlar duruyor onlar duruyor onları verirdim sana” “Onların fiyatı biraz farklı sana söyleyim Almi” dediği,
Tape:3420, 28.11.2007 tarihinde, İbrahim ÖZCAN ile görüşmesinde özetle; İ.ÖZCAN’ ın “…sıkıntılı işler o işler ve doğru işler değil yani” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Gel abi düzeltelim her şeyi birlikte biz yapalım ya siktiret onu yani biliyor musun yani onu iptal edip kovarız ya mahvetti a… koydu hepsinin abi ya” dediği, İ.ÖZCAN’ ın “O B.O.var ya B. O. dediği, R.GÖRÜM’ ün “Onun a… koydu biliyor musun” dediği, İ.ÖZCAN’ ın “O evet B. O.’ı onun a… koyduğumun o i.. var ya o i…” “A… koyduğumun çocuğunun Müslüman bile değil biliyor musun Raif’in “Diş geçiremediği bir tek bendim onun” dediği, R.GÖRÜM’ ün “…abi sana yanlış yaptı biliyonmu ya yüz sefer konuştuk bunu yani anladın mı” dediği,
Tape:3421, 28.11.2007 tarihinde, İbrahim ÖZCAN ile görüşmesinde özetle; İ.ÖZCAN’ ın “…bunu oturuz sonra yüz yüze konuşuruz bazı şeyleri ben sana bazı şeyler anlatacam” “Telefonda olmaz telefonda olmaz” R.GÖRÜM’ün “Devam etcek miyiz abi” dediği, İ.ÖZCAN’ın “Ben sana söyliyecem ne olacağını da söyliyecem iş finalini de söyliyecem” “Ben sana o zaman karar bak o zaman bir karar verdik zaten yürüyoruz” “Onlar yokken biz yürüyorduk yine de devam edeceğiz çünkü bizim millet içimizi herkes biliyor” “Devlette biliyor bunu hiç aklından çıkarma Devlette bizim ne yaptığımızı biliyor bir çok insanda biliyor anladın mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Tamam İbrahim abi o zaman biz doğru yoldayız tamam bizim öbür tarafta hiç alakamız yok gel bir tane toplanacağımız yer kuralım buralarda bir yerde tamam mı abi, Okey” dediği,
Tape:3422, 28.11.2007 tarihinde, Serdar isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; SERDAR’ın “Ben de İstanbul’dayım da İzmir’e geldim ya . Geçen gün o Kuvayı Milliye şeylerini gördüm televizyonda aklıma sen geldin.” dediği, Raif’in “Oğlum gelsene getirsene böyle bir…” dediği, SERDAR’ın “Ben işte İstanbul’a geldim abi çok karışık ya abi” dediği, Raif’in “Ya ne İstanbul karışık hayırdır. İstanbul’a girdin bizim kontrol altındasın ya” “Tamam işte sen şey yapsana oradan böyle bir olay yaratsan” “Tamam para var yani” dediği, devam eden görüşmede Raif’in televizyonda kimi gördüğünü sorması üzerine SERDAR’ın “Kadıköy’de Kuvayı Milliye ofisinde bir adam var çağırıyor bizi dün bu iki tane adam çağırmıştı. Bu diyor Musa öteki de İsa” “Anladım abi oradan aklımda kalmış sen bana diyordun ya Kuvvayi Milliye falan ulan dedim bunlar ne ayak” dediği, Raif’in “Onlar farklı şeyler sen gel de” dediği, SERDAR’ın “ Tokatçı mı onlar abi” dediği, Raif’in “Yok lan olur mu ya olur mu ya” “Tokatçı ayakları falan değil yani izah ederim gel sen” dediği, SERDAR’ın “Tamam tamam hoşuma da gitti biliyon mu ondan dedim sana böyle böyle” dediği, Raif’in “ Ya bu İsa ile Musa arası ne biliyor musun, Bizim Kuvayı Milliye din acet ayrıçlılığı yapmadığına dair biliyor musun” dediği, SERDAR’ın “Kuvayı Milliye Atatürk’ün kuruluşu değil mi, kurduğu bir dalga” dediği,
Tape:3423, 29.11.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; HAKAN’ın “Kazaklar ne yapıyor” dediği, Raif’in “Ne yapsınlar iyiler iyiler onlarda” dediği, Hakan’ın “Uğramıyorlar mı” dediği, Raif’in “Ha yok bu sıralar dağıldılar bilmiyorum aramadım hiç” “ İyi yaptın Hakan’cığım paslaşalım var mı bir haberler yenilenme” dediği, HAKAN’ın “ Abi en son aldığımdan isteyenler var ondan gelmişler geçecem ona bakacam başka işte de var bir gidip geliğimde yarın olmazsa oturup konuşuruz” dediği, Raif’in “ Tamam öbür Kazakistan işini de hallederiz tamam mı, Bir konuşalım oturalım birlikte hayatımızı yaşayalım senle” dediği, HAKAN’ın “Yani bir ağabeylik yap şurada gideceğiz üç sene ceza yatacağız bir daha göremeyeceğiz üç sene seni” dediği, Raif’in “Morukçuğum ya söyleme bana böyle şeyler ya sen girmeyecen hiçbir yere tamam mı” dediği,
Tape:3425, 29.11.2007 tarihinde, Mark isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Raif’in “He Mark” , “Ya moruk özür dilerim ama Kahraman da geldi biliyor musun”, “Şimdi tam yani istiyorsan başka bir zaman gidelim hani o da geldi şimdi biliyor musun. Hani şey yapamam onu getiriyim mi onu da” dediği, X Şahsın “İyi tamam getir ya ne problem ver ya yani tanıyoruz bir birini ya” dediği, Raif’in “Bizde de Bonfile var biliyor musun getiririm bende” dediği, X Şahsın “Tamam tamam getir hepsi Kahraman, Bonfile nerede” dediği,
Tape:3426, 01.12.2007 tarihlerinde, Murat isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Raif’in “İyilik gelecektin var mı bir yenilikler” dediği, MURAT’ın “Yağmur yağıyor ya adamla konuştuk da ayarlamış yüz tane” dediği, Raif’in “Sen de yok mu şu anda hiçbir şey” , “İyi tamam Murat pazartesi” dediği,
Tape:3427, 01.12.2007 tarihinde, Uğur isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “ baksana yakında bi miktar bişiy olacak seni görecem haberin olsun yani tamam mı kardeşim onu söylüyorum” “herhaldede yani benimde bi bildiğim bişeyler var yani” “ olsunda bişeyler olacak tamamı yani bişeyler peşindeyim yani” UĞUR’un “yok be abi yok olur mu ben o akşam böyle bişey dediysen sen hiç kafana takma yani ben cahilliğime demişimdir” dediği, RAİF’in “boş ver yok olur mu seninde hakkın var biliyonmu ama yani ordan ordan hani ordan para alamıyacaktım çünkü çocuğun parası anlıyormusun” “ hiç türlü ateş edemiyecek durumum” “yoksa hiç sorun değil ki ben onun peşindeyim yani ben onla birlikteyim şey yapıcam yani bişeyler yapıyoruz burada” “ve bir işler olacak hani gemi işi biliyorsun hani çok büyük paralar var bunda o yüzden hani aklımdasın da küsmede bi şeyler olacak yakında” “bak bak bide şey var o ben sana bişey söyleyipte sen bi şey bi şey başlatmıştın onu da halledelim tamam mı yani halledilmesini istiyorum ben hani istiyorsan hani sen gidip hani şeye baktında hani bana söyledin ya abi gittim dedin ya parasıda şu kadar dedin ya hani” dediği, UĞUR’un “neydi abi o” dediği, RAİF’in “aynısıda benziyen vardı ya bizim hani demirden” “ hı hı Mark’a verdiğimden ondan sonra” “ ya bizim de baya varya ne ismi ne de 15 varya hani” “onu istiyorsan yani hani bi şey hani fiyatta bişey yaparsa onu alim burada değerlendireyim hem sen de orda şey yap biliyon mu” dediği, UĞUR’un “ tamam abi tamam sen ne zaman tamam dersen ben bidaha ulaşırım oraya duruyorsa alırız yani” dediği, RAİF’in “ ya onu bi bilmem lazım dı bide biliyormusun şimdi ordan hani çoçuğa diyecem şu bak bide hani bana bir fiyat desen yani bana bi fiyat söyle bende sana harclık şeyinin parasını verecem yani anladınmı sende yolunu bulucaksın yani ordan” UĞUR’un “üç buçuk üç buçuk dediydi abi ben duruyorsa ben yine konuşurum sen bu tarafa gelsen veya ben otarafa gelsem bir iki başka bişeyler daha var ben sana onları da anlatırım sana abi” dediği, RAİF’in “ee çok güzel varsa ne var eee çok iyi olurdu ya ne biliyim konuşalım ya rahat ol yani biliyonmu ben” “hı hı baksana şey var mı ismini söyleyim ben sana varmı ondan para edecek şey hani brownig falan varmı” dediği, UĞUR’un “var abi var” “ he ruhsatlı falan hani biliyormusun hani ruhsatlı fanla hani yani” “anla anla anladın” “tamam mı okey ozaman ama öbürküsü o kesin biliyormusun onunda bak uğur bak uğur napalım biliyormusun ordan sen para alacaksın alcanmı moruk bana söyle hani 3,5 dedin ya bana” “ yani o üç milyarikiyüzelli o almış oluyor demi” UĞUR’un “ aynen aynen abi 3,5 dedi ben dedim ki benin akrabam alacak onu dedim ben dedim 250 milyonunu ben alırım dedim” dediği, RAİF’in “ iyi demişsin iyi demişsin” dediği, UĞUR’un “3,5 dedi 3,5 dan aşağıya veremem dedi ben dedim öteki taraftan bişey alamam dedim” dediği, RAİF’in “2,5 ver 2,5 oraya verelim 500 de milyonda sana vereyim biliyormusun anlıyormusun 2,5 ver oraya 500 sana hani yani her şeyi de güzel demi çalışıyor her şey güzel demi onun yani” “beyazdı demi beyez dı demi” “hiç üstündede çizgi mizgi atmışlar demi moruk” dediği, UĞUR’un “işlemeli ya işlemeli” dediği, RAİF’in “ Allah kahretsin neyse fark etmez” “tamam sallanmıyo demi sağı solu hani böyle” “ama numaralar yok demi moruk üstünde” dediği,
Tape:949, 03.12.2007 tarihinde, Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle;RAİF’in “Efendim şimdi yani bu adam televizyona çıkıp duruyor dinli minleri bilmem neleri falan hani senin daha bi bağlantın var mı onlan” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “ Yok ya hiç yok benim hiç haberim yok o işlerle” dediği, RAİF’in “ Bittimi yani olaylar orda” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Bana göre bitti ya bene seçimlerden sonra ben orda ne yapayım seçimlerden sonra bu millet için üzülmeye değmez dedim” dediği, RAİF’in “Baksanıza paşam biz yeniden bişeyler şey yapacaz sizide çağırıp bi görüşmek istiyoruzaz yani Hüseyin GÖRÜM’le değil yani biz kendi aramızdaki şeylerimizlen devam etmek istiyoruz hani” “Ee paşam sizi çağırabiliriz ama gelirsiniz değil mi yani” dediği,M.F.KARADAĞ’ın “Yav gelirim tabi niye gelmeyim ben her yere giderim” “Hadi ne zaman” dediği, RAİF’in “….ben şey büro işleri birazda maddimizi düzeltiyoruz hepimiz toplaşcaz ondan sonra böyle bundan sonra bu yolda devam edeceğiz” dediği,M.F.KARADAĞ’ın “Kapalı odada boyuna kapalı odada daima esrarı çeke çeke çoçuk mahvoldu”, “… bende artık oraya girmek istemiyorum şeytan yuvası diye Raif” “Her duvarında esrar kokusu her gün sabaha kadar içiyorlarmış kusuyorlarmış söyledi çocuklar kendisi itiraf etmese bana yüz binkere yemin ediyordu bana esrar eroinle işim olmaz diye ondan sonra şeyde itiraf etti şeyde on onbeş kişinin içinde şeker hastalarına iyi geliyor diyo ben diyo içerim diyo herkesede tavsiye ediyorum şeker hastalarının hepsine tavsiye ediyorum diyor hı hı herife bak yani” “Kahraman da o ben gittikten sonra Kahraman da uğramıyormuş” dediği, RAİF’in “ Evet o ayrıldı Kahraman benle birlikte” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Ee Kahraman bütün otları o getiriyormuş ona sana damı getiriyor sendemi içiyorsun” dediği, RAİF’in “Ee Kahraman mı getiriyormuş” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Tabi ya Kahraman getiriyormuş otları” “Yak bitane daha yak bitane daha üçüncüde Hüseyin kusmaya başlıyormuş” dediği, RAİF’in “O çocuğun hiç bi şeyi yok ben” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Yok yok elli tane şahit var en az elli tane şahit bütün otu götürüp getiriyo zaten Kahramanı görmüyor musun” dediği, RAİF’in “Kahraman Kahraman gidiyo çalışmak bir seneden beri çalışıyor arada sırada görüyorum onun böyle bi şeyleri pozisyonları yok paşam yani ya” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Yok mu iyi söyledim ben içmiyorum demedi bana” “ Neyse peki görüşelim oğuzcum hadi” “Hadi gene ara beni hadi” dediği, RAİF’in “Tamam paşam” dediği,
Tape:3432, 03.12.2007 tarihinde Yetkin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Yetkin abi” “Sendeki o şey var ya hani” “Var dimi duruyor mu” dediği, YETKİN’ in “Tabi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Onu ben alırım çok uygun bir şey söylersen var mı niyetin öyle bir şeye” dediği, YETKİN’in “İyi olur veriyim ben de” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Temiz mi o güzel temiz mi böyle güzel mi” “Tertemiz ha” “Siyah mı” dediği, YETKİN’ in “Siyah” “Yanımda değil şu anda öteki evde” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ne kadar istiyorsun dedecik” dediği, YETKİN’ in “Beş Lira” “Telefonlarımızı dinliyorlar vatandaşlar galiba” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Dinlesin de ne olacak neyin peşinde yani ne yani” dediği, YETKİN’ in “PKK karşı bir tane pompalımız var ne olmuş yani ha ha” “Vatan hainlerinin a… koyayım nerde bir Vatan haini varsa” “Ne Kahraman yok mu Kahraman Kahraman” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok abi be buradaydı git o” “Yetkin abi o şeye ver de ben bana onu bir güzel” , “fiyatını söyle ben de sana hani biliyon neyse onu söyledim o zamanlarda” “Ya para olarak ne kadar istersin o zaman” dediği, YETKİN’ in “Bunlar telefonda konuşulacak şeyler değil yiğidim be abi be” dediği, R.GÖRÜM’ün “Ama ne olmuş dede aman ne olmuş ki öyle bir hani ne yapıyoruz ki yasak bir şey yaptığımız yok ki” dediği, YETKİN’ in “Yiğidim yarın konuşalım…” “Ne söyleyim abi be iki kağıt istenir abi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yani şey dimi Dayı çalışır dimi o yani” “Temiz çok güzel dimi” dediği, YETKİN’in “Temiz on yedi yaşında y… yememiş daha” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Tamam dede getir onu yanındaysa getir” dediği,
Tape:3433, 04.12.2007 tarihinde, Mark (Mark ZUKARİYEV) ile görüşmesinde özetle; Raif’in “Efendim Mark” dediği, Mark’ın “Nasıl Tamer aradı mı sana” dediği, Raif’in “Aramadı be Mark” dediği, Mark’ın “Hı yok ben onun senin telefona mesaj attım” “Dün de görüştüm onun” “O dedi tamam arayacaktım” “İşte belki …lazım değilmiş yoksa arayacakmış” dediği, Raif’in “Ha lazım değilmiş o zaman” dediği, Mark’ın “Ya evet lazım olursa arayacakmış çünkü ben onun gündüz telefonu attı ondan sonra akşam görüştüm adamla” “ Yani bildirdim böyle vardır.” Dediği, Raif’in “ Şuanda var yani biliyor musun iki tane” “ İlerisini bilemem yani ya bulur İnternette baksın oradan da alsın ya” “Ama bu çok güzeldi bu onda şeylerde var yazılı ya işte ne deyim olsaydı iyi olurdu bir milyar daha haçlık yapardım ya” dediği,Mark’ın “ Tamam neyse son durum budur” “Akşam görüşürüz inşallah on da gelirsin” dediği,
Tape:3434, 04.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; Raif’in “Mark günaydın kusura bakma rahatsız etmek istemedim ama.” “Şey duruyor mu sende ben sana vermiştim ya kavanozda” dediği, Mark’ın “Duruyor ama ben onu bir yere getirdim yani evde değil” dediği, Raif’in “Yok onu istemiyorum ben zaten bir tek sordum var mı diye ben alacam da o yüzden kendime çok güzel bir şey vardı dün akşam” dediği, Mark’ın “ Tamam sen al bakarız onu birlikte güzelse şey telefonda konuşma tamam sen al bir şey ben akşama uğrayım sana tamam mı” dediği
Tape:3435, 05.12.2007 tarihinde, Tamer DEMİRCİ ile görüşmesinde özetle; T.DEMİRCİ’ nin “İyi günler ben telefonunuzu şeyden aldım bu Mark ZUKARİYEV var bilirsiniz” “…Mavzer filan” “C96 var mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “O onun markası mı oluyor MAVZER’in markası mı” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “İtici oluyo şey gibi biraz daha büyükcene oluyo alttan şarjör takılıyo önüne doğru tetiğin önüne doğru” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ya onu ben hiç şey yapmadım da bilmiyorum da yani ama öbür konuda üç tane var yani biliyormusun mavzer var” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “Ha üç tane Mark’ın kimden var o zaman” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Orda yardımcı olabilirim yani size” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “Yani iyi bakımlı mı yoksa yani şindi bazen sağı solu kırılıyor uyduruk bir vida takıyorlar bilmem ne takıyorlar filan iyi durumdalar mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Şimdi Tamer bey bu normal telefon istersen evden arayayım ben sizi hem cepten şey olmasın yani” dediği,
Tape:3436, 05.12.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Onu şey yapalım sen hani sende yine ver onu sen al” dediği, X ŞAHSIN “Nasıl bendekini ver onu sen al” “Hani bir şey vardı ya sende hani Belçika” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok o ruhsatlı dedim ya sana abi” dediği, X ŞAHSIN “Olsun ruhsatlı olsun iyi gelince konuşuruz Raif” dediği, R.GÖRÜM’ün “Abi onu getir abi onu getir ben sana hani dedim ya hani getir onu abi ya gözünü seveyim hadi abi ya” dediği, X ŞAHSIN “5 lira veriyormusun 5 milyar lira” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yo abi ya bırak şimdi 5 milyar lirayı filan beni şimdi bıçaklamaya kalkma ya” “Dede ya yapma şimdi gel bi görüp bakalım ben senle anlaşırız senle her halde demi ya” dediği, X ŞAHSIN “Verirsen veririm” “Sen 3,5 mu teklif ettin” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Hayır 2 lira vercem bide öbürkünü vercem” dediği,
Tape:3437, 05.12.2007 tarihinde Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “… bu Tamer abi var ya” “Barabelya mı” dediği, Mark’ın “Tamer abi evet onunda istediği bir şey var o arkadaş düşkünü ya bende bir şey onun çok iyi bir çocuk benim işte benim ofiste çalışıyor çok yakın efendi bir çocuk gel bir tanıştırayım sana konuşucaksınız ha senin gördüm yani Türk çocuk Ferhat belki gördün onu” dediği,
Tape:3438, 08.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Efendim Mark ne haber” dediği, MARK’ın “Şey soracaktım o çay var ya” “Onu bana yollayı verebilirmisin sen zaten.. bakmıyorsun” dediği, RAİF’in “Veririm” dediği, MARK’ın “Tamam mı ben zaten şimdi ofisten çıktım 15 dakka içinde uğrayacağım sana tamam mı çıkmadan önce” dediği,
Tape:3439, 08.12.2007 tarihinde, Murat SAZ görüşmesinde özetle; M.SAZ’ ın “…hep aynısından var abi hatta onlarda sorun çıktı değiştireceğim ya arıycağım ben seni abi getireceğim” “Valla sana karşı mahçup olduk ama kusura bakma ya 100 tane” “Dediğim gibi getirceğim abi 100 tane porno” “Ben seni arıyacağım kağıtsız hem de gelcek kağıtlı fark eder mi abi” dediği, R.GÖRÜM’ün “Ya şeyleri üstünde olursa daha güzel yani ne bileyim ben” dediği, M.SAZ’ ın “Kağıtlı olduğu zaman farklı oluyo kağıtsız olduğu zaman farklı oluyo o yüzden ben sana dedim ama abi ben senin aldıkların nasıl güzel mi abi” “çünkü müşteri beğendi de o yüzden adam dedi bunlar” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ondan öncekiler daha iyiydi böyle” dediği, M.SAZ’ın “Tamam abi sen sıkma canını ben sana ayarlarım onları” dediği,
Tape:3440, 10.12.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; KAHRAMAN’ın “A.. koyayım başıma neler geldi ya bu amına kodumun şeyinin yüzünden beni tutuklardılar”, “Ya bu Kuvayı Milleyenin yüzünden ya”, “Vallahi 10 gün şey çıkartmışlar bana mal beyanında bulunmama hesabı 10 gün hapis cezası çıkartmışlar” , “Sağ olsun babam çıktı para yatırdı mara yatırdı da şindi çıktım ya” , “Hiçbir şey yapamadım a… koyayım hiçbir şey, aranman var dediler küt yakalandım moruk” dediği,
Tape:3441, 10.12.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Hüseyin GÖRÜM’ün televizyondaki görüntülerinden bahsettikleri, sonrasında RAİF’in “Hı eeee şeylerin peşindeyim ya” “ Bi şeylerin şeylerin peşindeyim bu evraklar var ya hani dosya” “ Hakan şey bulabilirmiyiz o çiçeklerden” dediği, HAKAN’ın “Yok şuanda abi ya varda iyi değil yaramaz bir iki güne bir şeyler olur uyandırırım ben seni acele etme” “ Acele etme haber bekliyorum haber gelsin haber vereceğim ben sana” dediği, RAİF’in “Ya fiyatı hiç önemli değil şimdi Aralık ya biliyormusun yılbaşı hani güzel bir işe ortak gariban ..” dediği,
Tape:3442,12.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü kötü durumu ve Hüseyin GÖRÜM’ün psikolojisinin bozolduğunu konuştuktan sonra RAİF’in “Ne yapacağız” dediği, KAHRAMAN’ın “Bilmiyom ki ne yapacağız yapılcak ne var bi şey yok yarın bi daha gideceğim ben”, “ Dedim böyle böyle dedim çıktın dedim oraya yani bilgini kullanamadın dedim hep imajımızı dedim sarsıldı dedim biliyormusun s… dedi imajını mımajını a… korum dedi imajının dedi” “O işte şeyi konuştuk bana istifa et hesabı falan” “ Ben diyo öyle bir şey söyledim o o… çocukları söylemiş falan filan iyi dedim madem öyle bilmem ne falan filan işte öyle iyi tamam yarın görüşürüz” dediği,
Tape:3443, 13.12.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Hakan o sende bi şey o yaramaz bi çiçekler vardı onları alsam olmaz mı ya çok mu şey onlar” dediği, HAKAN’ın “ hepsini verdik abi” “Serdar’da vardı o da iyi deyil yaramaz” “ Pek acele etme bayrama kadar inşallah bir yerden güzel bi şeyler getirecem” dediği, RAİF’in “Tamam okey morukcum” dediği, HAKAN’ın “Naaptın sen bizim manitaları” dediği, RAİF’in “Ya Hakan duruyor öyle işte biliyor musun gidemiyorum bi şeyim yok ya benim” “Çağırıp duruyorlar ikide bir beni vallaha” “Yok ya ben gidiyom oraya ben bazıları ben geliyom buraya, buraya getirirsek çok kıyak olur zaten arabaylan alıp getiririz yani arabada var” dediği, HAKAN’ın “Kaç tane var” dediği, RAİF’in “İki tane” dediği, HAKAN’ın “ Şu işi bi gelsin şu işi bi alayım da” dediği,
Tape:4131, 14.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; K.ŞAHİN’ in “Dün çağrı bıraktım aramadın” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Mark şeyi geri getirdi moruk” “Emaneti” “İşte anlaşmayı bozdu” “Gelsene bir konuşuruz” dediği,
Tape:3444, 14.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Hı mark baksana kardeşim sen bana bu şeyi getirdin ya hani” , “ Baksana burda eksik parca var gelsene sen buraya bir dakka ya” , “ Onun bu şu ön kapağı var ya hani” dediği, MARK’ın “ Onun üstündeymiş ben sana verince” dediği, RAİF’in “Yok burda bir ben moruk gelsene bir sen buraya bir dakka” dediği, MARK’ın “ Yok ya Raif sen bana o filimleri yapma tamam mı ben o” , “ O hep benim elimizde ben sana verdiğim zaman gördüm gördüm” dediği, RAİF’in “Baksana baksana moruk gel sen buraya bir dakka burada Kahraman da var burada bak gel buraya bir dakka” dediği, MARK’ın “ Bu parça ben sana bütün parçalar toplanmış vaziyette sana verdim” dediği, RAİF’ın “Bu parça yok kardeşim aldım ben şimdi ordan anladın mı Nilgün verdi” dediği, MARK’ın “ Raif ben senlen kavga etmek istemicem bu işleri bitirdik yok benim kavga etmek istersen ben bu akşam benim dung arkadaş var oraya getirecem benim sorunları çözen arkadaş var” “Onunla düvüş istiyorsan tamam mı ama ben bunu yapmak istemiyorum tamam mı” dediği , RAİF’in “Sen sen beni tehdit mi ediyorsun Mark” dediği, MARK’ın “ Kardeşim sen beni tanımıyorsun benim burada çok büyük bağlantı var hemde mafya” “Gel bana öldür ama bana adam bir kuruş parasız sonra almazsın yada bu sihalın ben unuttum tamam mı o silah” dediği, RAİF’in “ Baksana sende bende daha iki tane şey var onlara takılan şeyler var kardeşim onları istiyorum moruk” “En son parça dedim moruk içindeki olan bu mediencermeni yazıyor medincermöni moruk” dediği, MARK’ın “ Yok yok ben şey zannettim o kilit parça küçük kare parça varya kilit parça zannettim af edersin kardeşim ben çok yanlış düşündüm” dediği, RAİF’in “Sen bana hem böyle bak moruk adamlarla tehdit falan ediyorsun moruk”, “Ondan sonra ondan sonra bi de buraya geliyorsun telefonda benim zaten telefonlarım dinleniyor anlıyormusun şirketimizden kuvvayi milliyeden olayından bi de bana tehtit” dediği, MARK’ın “ Ya siktir et ne bu Kuvayı milliye raif nedir bu kuvvai milliye siktir edecem ya ne bu getirin onu bana hepsini” “ bana kuvvai milliye Atatürk zamanında vardı şimdi yok şimdi devlet var, asker var, jandarma var” dediği, RAİF’in “Sen beni beni niye tehdit ediylorsun moruk yani biliyormusun” dediği, MARK’ın “ Ben seni tehdit etmiyorum ben kuvvaimilliyeyi siktir et diyorum” “Yok Kuvayı Miilliye, yok unut onu, bitmiş o, yetmiş sene önce bitti o, şimdi bu Kuvayı Milliye nedir, kadın madın satıyorlar” dediği, RAİF’in “Bak Mark doğru konuş” dediği, MARK’ın “Hırsızlık işler yapıyorlar biliyormusun” dediği,RAİF’in “Bak Mark doğru konuş biliyormusun yanlış bişeyler konuşma yani” dediği, MARK’ın “Ben yanlış bişey hiç bişey konuşmam ben burada iyi adamım bak tuzlaya gidersen ben tersanelerin sahipleriyle tanışıyorum onlar hep benim arkadaş olur”, “ Anlıyormusun kardeşim en büyük biziz yapıyorum bak bir problem çocuk söylerdim sanada gittim söyledim kardeşim dedim bak o problemi halledeceksin sen dedin yok halletmedim” “Ama ben biliyorum benim ben salak değilim biliyorsun benim çok güçlü bağlantım var ben onu sadece denemek için söyledim”, “ Artık o ihtiyacı yok benim problem çözümleyecek adamlarım var on senedir buradayım on sene” dediği, RAİF’in “Arsa davasından mı arsa davasından mı” dediği, MARK’ın “ Yok yok benim şey para geri almak için şey bu proplemleri benim ortağı da ortağı da gördüm ortağı da gördüm ha böyle o da boş adam değilmiş kimya profösörü benim ortakım” “Boş boşa ortak olamazsın bak ben burada” dediği, “Yok sen şey diyorsun Kuvayı Milliye Muayı ben diyorum bu kuvayı milliye ya ben sadece” dediği, RAİF’in “Oğlum kuvayı milliyenin durumu iyi deyil biliyormusun o yüzden bizim telefonlar dinleniyor diyorum sen sana” dediği, MARK’ın “ Ben sadece sana saygı olarak yoksa ben kuvvai milliye ne demek ben biliyorum o hiçbir şey yok o boş” dediği, RAİF’in “Sen hiç bir şeyden haberin yok kuvayı milliyeden onları bırakalımda biliyomusun biz yani gelelim bizim şeyimize” dediği, MARK’ın “ Ya Raif kapatalım şimdi telefonu ben biliyorsun benim durumu şimdi kafa iyi değil” dediği,
Tape:3445, 14.12.2007 tarihinde, İbrahim isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Ne haber lan ibo” dediği, İBRAHİM’in “ Ben seni arıyacam nasıl yaparım seni olmazsa senii ben en kötü ihtimalle yarın seni arıyorum” “ Çünkü varda birine verdim biliyormusun az bişey gelmişti” “ Hee ona verdim fena değil yani güzel yani görünümü mörünümüde çok güzel öbürleri gibi değil bu güzel yani ben sana olmazsa yarın bir parça şaparım bakarsın hani bu güzel birilerine vericem şimdi verim bakim ben bi notunu alıyim seni” dediği, RAİF’in “Tamam oldu” dediği,
Tape:3446, 15.12.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile İbrahim isimli şahıs arasındaki görüşmede özetle (Görüşme Raif GÖRÜM’ün kullanımındaki telefondan yapılmıştır.) ; K.ŞAHİN’ in “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İBRAHİM’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, K.ŞAHİN’ in “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İBRAHİM’ in “Sen şimdi teraziyi de alda geltirsene bakim onu buraya” dediği, K.ŞAHİN’ in “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İBRAHİM’ in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” dediği,
16.12.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “bu iboda yanlış yaptı” dediği, X ŞAHSIN “Nasıl yanlış yaptı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Pislik bişey verdi bize de” dediği, X ŞAHSIN “Görmedin mi alırken niye alıyorsun” “Bilirim o sigarayı ben sarı gibi böyle biraz” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok ya öyle şey tohumlu bişey böyle” dediği, X ŞAHSIN “Yarın bi şey gelecek hazırla kendini sen” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Hı çicek mi” dediği, X ŞAHSIN “Tamam böyle kokulu mokulu güzel yani sorunsuz” dediği,
Tape:3447, 17.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHIS’’ın “Hee gel sana bir ufak parça vereyim bak uyarsa şaparsın alırsın tamam” dediği, RAİF’in “Sen baktın demi moruk” dediği, X ŞAHIS’ın “Baktım güzel fena değil sorunsuz” dediği, RAİF’in “İyi alırım bende o zaman şey yapayım gelirim ben birazdan” dediği,
Tape:3448, 17.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHIS’ın “Benim eşyam orda kalmış ama ya çantam” dediği, RAİF’in “Ne çantan ya” “Ne gibi çantan nasıl bi şey” dediği, X ŞAHIS’ın “Ah be abi……… göndermicekmisin bana çantayı falan” “ Yani dur bişeyler olunca arıcam ben seni anladın mı ” dediği, RAİF’in “ Ya onu o mühim deyil zaten ya onu hea ben anlamadım anladım yok yav o Kahraman’ın mı o çanta o Kaharaman’ın ya boş ver sen bi şey unuttun mu harbi burada” dediği, X ŞAHIS’ın “Yok be abi” dediği, “Ama benim o benim o şeyi duruyorsan dursun yani biraz bekle beni biliyor musun” dediği, RAİF’in “Hı yok ya sorun diğil ya sen bakarsın ya” dediği,
Tape 4135, 26.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Orada 50 tane CD var biliyor musun hepsini 49” dediği, K.ŞAHİN’ in “Adam yolda geliyor yolda geliyor şimdi şeye gelecek Bostancı’ya geldiği zaman beni arayacak bende çıkacam aşağıya” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ha moruk onların hepsini alacaksa alsın yani almayacaksa hiç gelmesin yani” dediği, K.ŞAHİN’ in “sen bunu telefondan şey yapsaydın ben adam geliyor şimdi köprüdeymiş şimdi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “…onların hepsini alacaksan gidelim yoksa dersin hiç gitmeyelim tamam mı” “50 tane 49 tane mi CD olacak” “Güzel görüntülü onlar şeyli ee Gümüş mü ne diyorlar onun kaplamalarına” dediği, K.ŞAHİN’ in “Tamam işte dedim ya 300 lira” “250 tanesi” dediği,
Tape:3449, 03.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Hakan geçen şey yaptığımızın aynı şekil’i olmaz mı” dediği, HAKAN’ ın “Sana bir söyleyim nasıl olsa çocuk geldi 470 gramını aldı gitti çocuk” “içimi tadı madımı çok güzeldi ama” “…sana parça veriyorum git bir arkadaşınla otur iç kafan rahat bak onu da dene sende dene o zaman kararını ver” “Bir alıyorsun bir ay kalıyor bir bakıyorsun bir günde bitiyor vallahi bitti abi” dediği,
Tape:3450, 07.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Ya işte aradım biliyon mu böyle şey hazırlanmıştı” dediği, HAKAN’ın “Yok ne içiyorsun ne yapıyorsun” dediği, RAİF’in “Hiçbir şeyim yok yani” dediği, HAKAN’ın “Çiçek var bakar mısın” dediği, RAİF’in “O şeyse biliyor musun neden olmasın yani” dediği, HAKAN’ın “Güzel canım güzel ya sen Allah Allah biz seni deri parçası ederiz” “Düşünmesek biz seni çağırır mıyız” dediği, RAİF’in “Biliyorum 12.30 geliyimi o zaman morukçuğum” dediği,
08.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Bizde öyle oturuyorduk ta baksana benim hani şeyimi ayır ee ben yarın gelip alacam iyimi” “Ha baksana o şişmanlarından koy morukçum be onlar çok zayıftılar” dediği, HAKAN’ın “Geldiğinde görüsün tozun toprağını hepsini ayırdım yani hep seçtim hep seçmece zaten görürsün” , “Gizli vermiyorum eve çağırıp gözünün önünde veriyoruz Raif abi” dediği,
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın 535 8881514, Yusuf GÖRÜM’ün 5362716692, Kahraman ŞAHİN’ in 5466478283 telefon numaralarının kendisine ait cep telefonu rehberinde kayıtlı olduğu,
Kendisine ait 5358258383 telefon numarasının da Hüseyin GÖRÜM, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Yusuf GÖRÜM’ün ajanda ve cep telefonu ehberlerinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin, Mehmet Fikri KARADAĞ,Kahraman ŞAHİN ve Yusuf GÖRÜM ile telefon irtibatı kurduğu, yukarıda yazılı suç unsuru içeren görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
Şüphelinin üzerinden görev bölümünde istahbarat araştırma yazılı Kuvayı Milliye Derneği genel merkezince verilen fotoğraflı kimlik kartı çıktığı, bu kimlik kartının Hüseyin GÖRÜM tarafından kendisine verildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Raif GÖRÜM’ün isimli şahsın kullanmakta olduğu 05387496868 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Yusuf GÖRÜM’ ün kullandığı 05362716692 nolu GSM hattı ile 8
-Kahraman ŞAHİN’ in kullandığı 05373755310 nolu GSM hattı ile 14
-Ayrıca şahsın kullandığı 05387496868 nolu GSM hattından diğer hattı olan 05358258383 GSM hattı ile 79 kez görüştüğünün tespit edildiği,
Raif GÖRÜM’ün kullanmakta olduğu 05358258383 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Mehmet Fikri KARADAĞ’ın kullandığı 05358881514 nolu GSM hattı ile 31
-Kahraman ŞAHİN’in kullandığı 05466478283 nolu GSM hattı ile 111
-Erol ÖLMEZ’in kullandığı 05366310901 nolu GSM hattı ile 6
-Hüseyin GÖRÜM’ün kullandığı 05056588812 nolu GSM hattı ile 49
-Kahrman ŞAHİN’in kullandığı 05373755310 nolu GSM hattı ile 663
-Alparslan ASLAN’ın kullandığı 05326713439 nolu GSM hattı ile 2
-Yusuf GÖRÜM’ün kullandığı 05362716692 nolu GSM hattı ile 377
-Ayrıca şahsın kullandığı 05358258383 nolu telefon hattından diğer hattı olan 05387496868 GSM hattı ile 573 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Hüseyin GÖRÜM ; Raif GÖRÜM’ün yeğeni olduğunu,derneğe üye olmadığını beyan etmiştir. Buna karşılık Raif GÖRÜM kolluk beyanında Maltepe Kuvayı Milliye Derneği üyesi olduğunu söylemiştir.
Mehmet Fikri KARADAĞ ; Raif GÖRÜM ile yeğeni olduğunu söyleyen Hüseyin GÖRÜM tarafından tanıştırıldığını,bir gece kendisinin evinde Hüseyin GÖRÜM’le kaldıklarını,dernekte bir görevi olup olmadığını bilmediğini,ancak kendisi kuruluş bildirgesini verirken kendisi ile birlikte Dernekler Müdürlüğüne geldiğini, Hüseyin GÖRÜM’ün daha sonra şahsı dernekten kovduğunu duyduğunu,ancak sebebini bilmediğini,dernekten ayrıldıktan sonra kendisini telefondan birkaç kez aradığını,
Yusuf GÖRÜM ;Raif GÖRÜM’ün yeğeni olduğunu,derneğe üye olduğunu sonradan öğrendiğini, kendisini Kahraman ŞAHİN ile tanıştıranın Raif GÖRÜM olduğunu beyan etmiştir.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Raif GÖRÜM’ün Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Kahraman ŞAHİN ile bağlantılı olarak istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunduğu, nitekim kendisinden Kuvayı Milliye İstihbarat Görevlisi kartı elde edildiği iddia edilmektedir.
Şüpheli Kuvayı Milliye Derneği ile olan ilgisinin amcası olan Hüseyin GÖRÜM’ün bu derneğin Kadıköy Şubesi Başkanlığını yapması dolayısı ile derneğe üye olmasından kaynaklandığını, derneğin ve dernek içersindeki illegal yapılanmanın illegal bir amaç ve faaliyeti olduğunu bilmediğini, kendisinin uyuşturucu kullanıcısı olduğunu,silah ticareti yapmak istediğini ancak beceremediğini,telefon görüşmelerinin buna ilişkin olduğunu savunmuştur.
20.10.2007 günlü telefon görüşmesindeki Mehmet Yavuz ÜNLÜ’ nün gönderdiği “yemek listesi vereceği” şeklindeki mesaj üzerine telefonunun dinlendiğini öngörerek söylediği “Ne listesi o abi anlamadım ki yani ne işler çeviriyoruz anlamadım yani” “Tamam abi sen sen tamam çeviriyorsan kime çalışıyorsan onlar çevir yani” “Abi o bütün çataldere kameralarlan dolu abi yani” “sen herhalde aklın fikrin ermiyor birşeye sen işine bak abi biliyor musun” “Ben o işlere bakmıyorum yani” “Ama bakmak istiyorsan ben seni yönlendiririm tamam mı abi”
27.10.2007 günlü açıklıktan yoksun telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN’e söylediği “tamam ya bizim istihbarat hattan konuşuruz o zaman”
24.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü durumdan konuşmaları sırasında Kahraman ŞAHİN'in söylediği "Ya mahvetti ya moruk ya benim çok emeğim var o yüzden üzülüyorum biliyon mu" sözlerine verdiği "Bitmedi ki sen daha başkan değimlisin" "Biz kurmayacazmı kendi şeyimizi"
26.11.2007 günlü aynı konunun devamı mahiyetindeki telefon görüşmesinde "Moruk biz öyle dediğimiz gibi biraz paralanalım her şeyi toparlıyacağız yani başkan maşkan felan hiç kimse olmayacak anlıyormusun" ,"Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Eski kurallar geçsin ATATÜRK’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit"
28.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonlarda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvvayi Milliye Derneğinin düştüğü durumdan bahsettikleri sırada İbrahim ÖZCAN’a “Biz bir toplanacağız filan falan tamamı belki yeniden” “…bak Kahraman Yusuf amcam falan hep birlikteyiz haberin olsun abi biz de ayrılmak yok yani biliyonmu ya yeniden bir şeyler toparlanıp büro yapıp” sözleri ve devamında İ.ÖZCAN’ ın “…bunu oturuz sonra yüz yüze konuşuruz bazı şeyleri ben sana bazı şeyler anlatacam” “Telefonda olmaz telefonda olmaz”
29.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hakan isimli kişinin muhtemelen uyuşturucu suçundan dolayı cezaevine gireceğinden bahsedip “Yani bir ağabeylik yap şurada gideceğiz üç sene ceza yatacağız bir daha göremeyeceğiz üç sene seni” demesi üzerine söylediği “Morukçuğum ya söyleme bana böyle şeyler ya sen girmeyecen hiçbir yere tamam mı”
03.12.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonlarda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvvayi Milliye Derneğinin düştüğü durumdan bahsederek Mehmet Fikri KARADAĞ’ a söylediği “Baksanıza paşam biz yeniden bişeyler şey yapacaz sizide çağırıp bi görüşmek istiyoruzaz yani Hüseyin GÖRÜM’le değil yani biz kendi aramızdaki şeylerimizlen devam etmek istiyoruz hani” “Ee paşam sizi çağırabiliriz ama gelirsiniz değil mi yani” sözleri, M.F.KARADAĞ’ın “Yav gelirim tabi niye gelmeyim ben her yere giderim” “Hadi ne zaman” sözleri, kendisinin “ Hı hı ben ben şey büro işleri birazda maddimizi düzeltiyoruz hepimiz toplaşcaz ondan sonra böyle bundan sonra bu yolda devam edeceğiz” cevabı ve M.F.KARADAĞ’ın “Peki Raif hadi arkadaşlarını topla”
14.12.2007 günlü Mark ZUKARİYEV yaptıkları ve aralarındaki silah ticaretinden kaynaklanan anlaşmazlığın konuşulduğu telefon görüşmesinde “Ondan sonra ondan sonra bi de buraya geliyorsun telefonda benim zaten telefonlarım dinleniyor anlıyormusun şirketimizden kuvvayi milliyeden olayından bi de bana tehtit” “Oğlum kuvvaimilliyenin durumu iyi deyil biliyormusun o yüzden bizim telefonlar dinleniyor diyorum sen sana” sözleri, MARK’ın “ Ben sadece sana saygı olarak yoksa ben kuvvai milliye ne demek ben biliyorum o hiçbir şey yok o boş” şeklindeki sözlerine verdiği “Sen hiç bir şeyden haberin yok kuvvaimilliyeden onları bırakalımda biliyomusun biz yani gelelim bizim şeyimize”
Sözleri ve cevaplarının ; kendisinin Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneğindeki yapılanması ile ilişkisinin savunması gibi derneğe gidip gelme şeklinde olmadığı,kendisinin İbrahim ÖZCAN hakkındaki askeriyeye bağlı istihbarat elemanı olarak tanıttığı şeklindeki beyanı içeriğine göre de dernek içerisindeki illegal yapılanmanın, dernek ismini kullanarak ve askeri kurumlar ve asker kişiler ile bağlantılı oldukları izlenimini vererek illegal faaliyetlerde bulunduklarını bildiği, kendisinin de yukarıda yazılı telefon görüşmeleri içeriğine göre bizzat bu faaliyetler içerisinde yer aldığı, derneğin içine düştüğü kötü durumdan kurtarmak gerekirse yeni bir oluşum meydana getirmek için yapılan çalışmalar içerisinde yer aldığı,
Kendisinin Kuvayı Milliye Deneğinin başka bir şubesinin üyesi bulunduğunu beyan etmesine karşılık dernek içerisindeki illgal yapılanmanın faaliyetleri çerçevesinde kullanmak üzere üzerinde görev yeri genel merkez ve görevi istihbarat araştırma yazılı fotoğraflı bir Kuvayı Milliye kimlik kartı taşıdığı,
Tüm bu açıklamalar ile Ergenekon Terör Örgütüne üye olduğu yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
TCK’nun 314/2 - 3713 S.K.’nun 5 maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Ayrıca ;
Yukarıda geniş olarak özetlendiğinden aşağıda sadece gün ve saatleri yazılı ;
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 19.10.2007 gün ve 11.32 saatli, Serdar ile yaptığı 28.11.2007 gün ve 14.10 saatli , Mark ZUKARİYEV ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 18.00 saatli, 04.12.2007 gün ve 12.09 saatli , 08.12.2007 gün ve 11.33 saatli, Mehmet Fikri KARADAĞ ile yaptığı 03.12.2007 gün 09.59 saatli , Hakan ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 12.11saatli, 10.12.2007 gün ve 17.05 saatli , 13.12.2007 gün ve 11.05 saatli, 16.12.2007 gün ve 18.43 saatli , 17.12.2007 gün ve 19.40 saatli, 03.01.2008 gün ve 13.20 saatli, 07.01.2008 gün ve 10.52 saatli, 08.01.2008 gün ve 18.47 saatli, İbrahim ile yaptığı 14.12.2007 gün ve 14.18 saatli, 15.12.2007 gün ve 16.44 saatli, Ilmira KANDEMİR ile yaptığı 28.11.2007 gün ve 10.44 saatli telefon görüşmelerinden, evinde yapılan aramada resmi nikahsız eşi Nilgün KARASULU’nun üzerinden uyuşturucu esrar maddesi çıkması ve şüphelinin bunun kendisine ait olduğunu beyan etmesinden uyuşturucu madde ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,uyuşturucu madde kullandığı,temin ettiği anlaşılmıştır.
Şüphelinin Danıştay Saldırısı sanığı Alparslan ARSLAN ile 2 telefon görüşmesi bulunduğu bu kapsamda Mahkemenin dikkatine sunulmuştur.
Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı 05.11.2007 gün ve 13.53 saatli,Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 07.11.2007 gün ve 23.51 saatli , 08.11.2007 gün ve 17.21 saatli, 14.12.2007 gün ve 12.41 saatli, Mark ZURKALİYEV ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 18.00 saatli, 04.12.2007 gün ve 11.42 saatli, 05.12.2007 gün ve 21.15 saatli, 14.12.2007 gün ve 13.41 saatli, Uğur ATAR ile yaptığı 01.12.2007 gün ve 22.41 saatli, Yetkin YAVUZ ile yaptığı 03.12.2007 gün ve 22.55 saatli , 05.12.2007 gün ve 13.35 saatli , Tamer DEMİRCİ ile yaptığı 05.12.2007 gün ve 13.30 saatli telefon görüşmeleri,görüşme yaptığı kişilerden Mark ZURKALİYEV’in arama sırasında kolluk görevlilerine söylediği “Raif GÖRÜM’ün kendisine elinde antika bir silah olduğunu ve satmak istediğini teklif ettiği ” şeklindeki beyanı ve evinde yapılan aramada ruhsatsız bir pompalı av tüfeği bulunmasına göre yasadışı silah ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,
Murat SAZ ile yaptığı 01.12.2007 gün ve 10.53 saatli, 08.12.2007 gün ve 15.01 saatli, Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 26.12.2007 gün ve :22.32 saatli,telefon görüşmeleri ve evinde ele geçirilen onlarca porno CD’ den de yasadışı porno CD ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,
Değerlendirilmiş,ancak bu suçların örgüt adına işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturan deliller elde edilememesi nedeni ile bu soruşturma evrakından ayrılmıştır.
a)-Savcılık ifadesinde;
Kollukta müdafii olan Cumhur ALTAN’ın yönlendirmesi ile susma hakkını kullandığını, kendisinin trafik takip işi yaptığını,Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğinin üyesi olduğunu,aynı zamanda derneğin muhasebesi ile ilgilendiğini,üye kaydı yaptığından ve aidatları tahsil ettiğinden dolayı dernek üyelerinin çoğunu tanıdığını,
Erol ÖLMEZ’in eskiden dernek üyesi olduğunu, sonradan istifa ettiğini, aralarındaki görüşmelerde kullanılan “komutanım“ kelimesinin şaka mahiyetinde olduğunu,
Telefon görüşmelerinde geçen paşa kelimesi ile Mehmet Fikri KARADAĞ'ın kastedildiğini,kendisine bu şekilde hitap ettiklerini, aralarında konuşurken Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğine “karargah“ dediklerini,
Telefonda kendisini Erolhan EJDEROĞLU olarak tanıtan kişinin Erol ÖLMEZ olduğunu, Erol ÖLMEZ’in gariban birisi olduğunu,dernekte yatıp kalktığını, sürekli olarak kendisine askeri görev verilmiş gibi hareket ettiğini,telefon görüşmesinde geçen görevden ise neyin kastedildiğini hatırlamadığını, Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek amacı ile Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini,
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın dernek binasını milli emlağın ellerinden almaması için dernek binası içine ve dışına bu binanın 1923 yılında İstanbul işgal altındayken Atatürk' ün binayı karargah olarak kullandığını yazdırdığını,
Telefon görüşmesi yaptığı Abdullah isimli kişinin dernek üyesi olduğunu,bunların genç kişiler olarak milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediklerini, bu şekilde konuştukları için cevap olarak kendilerinin de aynı şekilde konuştuklarını,
Derneğe gelen kişilerin burasını askeriyenin gibi gördüklerini ve kendilerine görev verilmesini istediklerini, derneğin üyesi oldukları taktirde dokunulmazlık kazanacaklarını düşündüklerini,
Mehmet Fikri KARADAĞ' ın komşusu olan bir kişinin çalınan mercedes marka aracının bulunmasına yardımcı olunması halinde derneğe yardım edeceği konusunda görüşme yaptığını,
Telefonların dinlenildiğinden bahseden Nail isimli kişinin elektrikçi olduğunu, dinleme olayını nereden öğrendiğini bilmediğini, daha önce 2-3 kez dernek binası basıldığı için telefonların dinlenebileceğini tahmin ettiklerini,bu nedenle telefonların dinlendiğini görüştükleri kişiye söylediklerini,
Selim AKKURT ve Muhammet YÜCE isimli kişileri tanımadığını,
Kendisinin devletle veya herhangi bir gizli oluşumla ilgisi olmadığını, derneğin maaşlı bir çalışanı olduğunu,7-8 aydır maaşını alamadığını, telefon konuşmalarının çoğunun derneğe gelen,vatan sevgisi olan heycanlı insanlarla yaptığı ve bir çoğu şaka mahiyetinde olan görüşmeler olduğunu, beyan etmiştir.
b)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin evinde yapılan aramada ;
-Çeşitli CD ler,
-İmeil numarası gözükmeyen ve içerisinde sim kart bulunmayan simens marka cep telefonu
-1 Adet 32mbyte kapasiteli hafıza kartı 0537 375 5310 numaralı hattın takılı bulunduğu Nokia marka 6600 model siyah renkli cep telefonu
-Üzerinde lexar media ibaresi bulunan 128mb.lık hafıza kartı bir adet fotoğraf makinesi hafıza kartı,
-Mektuplar , ele geçirilmiştir.
Kahraman ŞAHİN’e ait, 38 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede;
“İSTANBUL23,06,2007 011.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 012.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 014.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 020.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 024.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 057.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 063.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 075.jpg”, “İSTANBUL23,06,2007 079.jpg” ve “pendik_acilisi.jpg” isimli resim dosyaları tespit edilmiştir. Bahsi geçen resim dosyaları incelendiğinde soruşturma kapsamında yakalanarak tutuklanan Kahraman ŞAHİN, Hüseyin Görüm ve Mehmet Fikri KARADAĞ isimli şahısların Pendik Kuvayı Milliye Şubesinin açılışında bir arada oldukları değerlendirilmektedir. Söz konusu açılışta Hüseyin GÖRÜM isimli şahsın Türk Silahlı Kuvvetlerimize bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığının kullandığı Bordo Bere taktığı ve diğer katılımcıların bir çoğunun ise siyah bere taktığı görülmüştür.
Kahraman ŞAHİN’e ait 65 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede “AVSEQ01.DAT” isimli bir video dosyası tespit edilmiştir. ;
“AVSEQ01.DAT” isimli video dosyası incelendiğinde “KUVAYI MİLLİYE ASLA UNUTMAZ, ASLA AFFETMEZ” şeklinde bir ifade ile başladığı, yapılan gösteri yürüyüşleri ve etkinliklerin görüntüleri ile birlikte Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Feraye SES isimli şahısların konuşmalarının bulunduğu görülmüştür.
Kahraman ŞAHİN’e ait 13 numaralı CD üzerinde yapılan incelemede;
“IMAG0194.JPG”, “IMAG0357.JPG”, “IMAG0365.JPG”, “IMAG0366.JPG”, “IMAG0374.JPG”, “IMAG0386.JPG”, “IMAG0391.JPG”, “IMAG0393.JPG”, “IMAG0395.JPG”, “IMAG0430.JPG”, “IMAG0437.JPG”, “asker2.gif”, “Kuvayı Milliye LOGO.JPG”, “resim1.jpg”, “resim3.jpg”, “100_6522.JPG” ve “100_6686.JPG” isimli resim dosyaları tespit edilmiştir. Bahsi geçen resim dosyaları incelendiğinde Kahraman ŞAHİN ve diğer bir çok şahsın askeri üniformayı anımsatan ayrıca bere, apolet, fular ve benzeri aksesuarları bulunan elbiseler giyerek Türk Bayrağı ve Kuvayı Milliye Flamaları önünde fotoğraf çektirdikleri görülmektedir. Medeni Kanunda açık bir şekilde şekil ve şartları tarif edilmesine rağmen örgüt üyelerinin örgüte olan manevi bağlarının kuvvetlendirilmesi ve faaliyetlere yönelik motivasyonlarının arttırlması amacıyla kılıç, bayrak ve kuran motiflerini içeren alternatif bir tören düzenledikleri görülmektedir. Söz konusu tören kuvva nikahı adıyla kamuoyunda geniş yankı bulmuştur.Kuvayı Milliye isimli derneğin logo olarak kullandığı resimde ise kuruluş tarihinin 1919 yazılı olduğu görülmüştür. Söz konusu tarihten hareketle Kurtuluş Savaşımızda düzenli ordunun kurulmasına kadar büyük görev üstlenen “Kuvva-i Milliye” isimli yararlı cemiyetin devamı olarak lanse edilmek istendiği ortaya çıkmaktadır.
Şüphelinin evinde yapılan aramada ; Bayrampaşa Kapalı Cezaevinden Deniz YILDIRIM isimli kişinin Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderilmiş mektuplar elde edilmiştir. Açık kaynaklardan yapılan araştırmadan mektupları gönderen Deniz YILDIRIM’ın , şarkıcı Emrah İPEK’in dayısı olduğu belirtilen Cahit İPEK’in azmettirmesi ile İstanbul Gayrette’de silahlı saldırı sonucu öldürüldüğü iddia edilen Artı Reklam Ajansı sahibi Özol YİCİ’nin katil zanlısı olduğu,hakkında bu suçlama ile müebbet hapis istemi ile dava açıldığı,halen Bayrampaşa Cezaevinde aynı suçtan tutuklu bulunduğu anlaşılmıştır. Deniz YILDIRIM’ın cezaevinden Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki adresini yazarak Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderdiği mektuplarda, tutuklu bulunduğu olayın içyüzünden,ülkedeki kötü gidişten, dünyadaki gelişmelerden, Kahraman ŞAHİN’in kendisini cezaevinde ziyaret etmesini istediğinden bahsetmesinin yanı sıra ; “Paşama anlatın,olayların doğrusu bu”,“Gönlümden geçen tek hareket Darbeyle içimizdeki dış güçlere hizmet eden şerefsizleri infaz etmek” , “Paşama,Hüseyin Abi’ye,Soran herkese selam olsun,Yolumuz açık olsun”, “Tam aktif zamanımızda başımıza bu iş geldi, lanet olsun”, “İçerde de olsak dışarıda da olsak fark etmez, her türlü yaşam şartına alışkınız,,ben savaşımı burada veriyorum”, “Basından takip ediyorum,Beyoğlu’ndaki adreslere operasyon olmadı galiba,bilgin var mı,araştır haber ver bana”,“Bir kardeş daha kazandık,Tahsin Mermer,sizleri anlatıyorum,çatımızı anlatıyorum, onuda kazandık, şaşırıyor,çok hoşuna gitti,yalnız olmadığını anlayınca rahatladı, kafasındaki şifreleri kırıyorum rahatlıyor”, “APS ile kitap gönderin bana,kartımı da içine koyun” , “Ben silahımı ülkenin bölünmez bütünlüğünü bölmeye çalışana çalışanlara çekmeye and içtim, bizler bu ülkenin direnişçileriyiz” , “Toplu giydirme zamanı yaklaşıyor ! , farkındayım, beni unutmayın buralarda.Bizler bu millet için topraklar için varız,zırhımızı giymeden sokağa çıkmak yok” , “Dışarıdan alınması gereken alacaklarım var,Kahraman’ı gönder bana,yada sen gel”, “Kuvayı Milliye Karargahına giren kutlu kişi her bakımdan güvendedir, zira Kuvayı Milliye Karargahında Allah’ın izin vermeyeceği hiçbir iş yapılmaz…”, “İşimiz çok zor, çok dikkat ve çok zor,Allah yolumuzu açık etsin, ölmek için emir beklerim ben,biz ölümle arkadaş oluruz” sözlerinin yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu mektupların da , şüphelinin örgütün Kuvayı Milliye yapılanmasındaki bütün üyeleri ile birlikte diğer kişilere, vatanın elden gittiği , Kuvayı Milliye derneğinin vatanın kurtarılması davasını yürüttüğü, bu kapsamda askeri bir darbenin zemininin hazırlanarak hain olan kişilerin infaz edilmesi gerektiği fikrini aşıladığını gösterdiği, esasen Ergenekon Terör Örgütünün yönetici konumunda bulunan üyelerinden, bu mektupları kaleme alan cezaevinde cinayet suçundan tutuklu olarak yatan bir ilgilisine kadar bir askeri müdahale söyleminin bulunduğu soruşturma evrakı genelinden de anlaşılmaktadır.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:82, 21.04.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Baba bu Devlet TOPÇU” “Altıyolda seni bekliyormuş.” dediği, Mehmet Fikri’nin “Nerden çıktı o yaa şimdi” “Şeydeki bir çocuk ya. Bizim hemşerilerden birisi.” dediği, Kahraman’ın Mehmet Vakıf DÖĞÜŞÇÜ ve Savaşan TOSUN isimli şahısların aradığından bahsettiği ve “bizde başlayacağız birazdan, geldi elemanlar” dediği, Mehmet Fikri’nin “Devlet bana birşey demedi. Canım bi randevumuz yok da.” “Görüşürüm yani. O bizim şey iyi bir çocuk yani.”dediği, Kahraman’ın “Ben o zaman ona diycem böyle böyle babam bir toplantıya gitmiş diycem” dediği, Mehmet Fikri KARADAĞ’ın “Bizim militanlardan birisi yani. İyi bir çocuk yani.” “Terkedilecek bir çocuk değil ama. Şimdi ne yapayım ben ona ordaysa.” dediği, Kahraman’ın “Tamam. Gelirse buraya davet ederim. Bir çay içirir, gönderirim ben.” dediği,
Tape:321, 28.04.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile Oğuz Alpaslan ABDÜLKADİR arasındaki görüşmede özetle; Mehmet Fikri’nin “…E.Bey gelecekti F.. V.. Başkanı haber var mı ondan” “Hüseyin abine sor Kahraman’a sor” dediği ve görüşmenin devamında Mersin başkanı Kemal CANAY isimli şahıstan bahsedildiği,
Tape:324, 01.05.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle ; Mehmet Fikri’nin “Turgay diye bir arkadaşı gönderiyorum yanına” “Ümraniye'de bir E 200 Mercedes çalınmış” “Maltepe grubu çalmış, oralar da işte Tuzla Şifasuyu'na göndermiş” “50-55 Euroluk bir araba doksan milyarlık” “Arabayı bulursak, ordan bizim de hakkımızı verecek. Satacaz galeride doksan milyara 90-95” “Tamam, onu Turgayla siz anlaşırsınız onu” dediği, Kahraman’ın “Tamam gönder babacım” dediği,
Tape:325, 01.05.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Bir önceki görüşmede bahsi geçen araçla ilgili olarak konuştukları ve Mehmet Fikri’nin “Ama oralarda dolaşıyormuş o araba, onu jandarmaya mı bulduracaz, Biz bulursak 30 lirasını alırız, en az 20 sını alırız” “Bi geçin bakayım bi araştırın nedir” dediği,
Tape:326, 02.05.2007 tarihinde Turgay isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Turgay’ın “Ben Turgay, dün görüşmüştük ya” “Bir gelişme var mı diye bir sorayım dedim” dediği, Kahraman’ın “Şu an için herhangi bir gelişme yok” dediği,
Tape:327, 04.05.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Ben vatandaşlara ulaştım kadroyla ilgili hareketlere geçiyorum” “Şartlar ne falan diyo, ben dedim yüz yüze, gel Kahraman’la konuşursun o konuyu..” dediği, Kahraman’ın “Ya sen kendi ekibini kur da tamam mı. Şartları konuşuruz, Sen hazır adam tut yani elinde” “Cingöz aradı Cingöz” “Senden bahsetti” “Dedi ki oradan ayrılmış falan, ben de dedim ki hayır dedim öyle bir şey yok ayrılmadı dedim, sadece karşı tarafa geçti dedim, Görev yapmak için dedim” “Karşıya görevlendirdik dedim, Görevli dedim yani” dediği,
Tape:328, 06.05.2007 tarihinde Selçuk isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Selçuk’un “Abi kafama taktım, bir şey varsa bekleyelim” “Sonra bize vicdan azabı çektirme Kahraman abi” dediği, Kahraman’ın “Yok, öyle bir şey yok yani tamam mı, Bu hani daha önce bi anlattım ya sistem kuracağız dedik” “Telefonla görüşmek istemiyorum telefonlarım dinleniyor ya” dediği, Selçuk’un “Tamam, Sonra vicdan azabı çekmeyelim anladın mı abi” dediği,
Tape:330, 10.05.2007 tarihinde Fahri isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Fahri’nin “Çok büyük bi elli milyarlık bir işim var tamam mı” “Moruk sana ihtiyacım var, ben senle konuşmam lazım, cebi silkelemem bu numaradan olmaz, beni hemen ofisten ara, yada ben seni arayayım” “Hemen hemen ara, adamlar bekliyorlar beni” dediği, Kahraman’ın “Döneyim de hemen arayayım seni” dediği,
Tape:332, 17.05.2007 tarihinde Ferdi isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Ferdi’nin Kahraman’ın yanında bulunan Ali’ye hitaben “Bizim Özgür’ü vurdular” “öldü diyorlar” “Vallaha bir çatışma yaptık yukarda bir olay” “hastanede, yoğun bakımda. Öldü möldü diyorlar, bizde şoktayız şuan” dediği ve telefonu alan Kahraman’a hitaben “abi başımızdan bir olay geçti” “Bi şeyler yapmak lazım” “Bak 1 tane 2 tane ev var abi o evleri bitirelim ya” dediği, Kahraman’ın “Bu telefonla görüşme benim benle bu işleri burada gel buraya gelde görüşelim” dediği,
Tape:333, 19.05.2007 tarihinde Kenan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Kenan’la “Benim bir sıkıntım var” “Paşamla görüştüm ben” “O biliyo. Ben dedim arıyorum Kahraman'ı ara dedi” “Hasan’la bir olayımız vardı, derneğimiz vardı ya bizim burda, bir sıkıntı yaşadım. Buraya gelme şansın var mı” “Kaç kişi varsınız orda” dediği, Kahraman’ın “Vallahi yaklaşık 4 kişiyiz” dediği, Kenan’ın “Sağlam mıyız” “Yok burda hep gezcez abi buraya, yok burayı, bir şekil var yani burda da sıkıntı var” “Oraya gitmeden hayır bir dakika ben gideyim mi tek başıma orayı dağıtacam” “Geliyorum, buraya gelcez bak gelceksek geleyim yoksa ben yalnız gidiyorum” “Ben şimdi Fikri Albayla görüştüm, o da dedim arayayım Kahraman'ı, zaten bana gerekeni söyledi dedi git dedim Kahramanı arayacam dedim ara dedi, tamam mı” dediği, Kahraman’ın “Ya tamam uzatma gel buraya ya, Telefondan uzatma, telefonum dinleniyo ya” dediği,
Tape:335, 05.06.2007 tarihinde Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Hakan’ın “Bir tane züppenin birisiyle uğraşıyorum” “Bakalım, bakalım herhalde Onun işi bitirilecek” “Ya bir tane Bingöllü ya” dediği, Kahraman’ın “Gel görüşelim beraber hallederiz” dediği,
Tape:336, 11.06.2007 tarihinde Gülbeyaz isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Gülbeyaz’ın “…fotokopi çektircem elimde olan o şey var ya asker resmi olan” dediği, Kahraman’ın “Hem Cumhurbaşkanıyla görüşecem hem de Genelkurmayla” dediği, Gülbeyaz’ın “Git, gereken neyse, gereken neyse hiç şey yapmayın herhangi bir ümitsizliğe kapılmayın. Çok güzel bir gidiş oluyor yani” “Esnaflara bir gün o şeyden dağıtayım bildiri” “Hani sen bana bir şey göndericen, gönderdin mi yoksa” dediği,
Tape:337, 11.06.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Ya bu biz Genelkurmay'a gidip ne diyecez, Onu ben düşündüm de biliyor musun” dediği, Kahraman’ın “Ya Gidecez Ya Bizim De Hazır Olduğumuzu Belirtecez Ya” “Hazır Olduğumuzu Bir Takım Bir Şeyler İsteyecem Ben” dediği, Niyazi’nin “Kime karşı abi, Irak'a Irak'a karşı mı” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya ne Irak'ı ya, Irak kim ya” dediği, Niyazi’nin “Ya şimdi bir şeyi iyicene düşünüp öyle gitmek lazım kardeş, Talebimiz Güzel Olacak yani biliyor musun” dediği, Kahraman’ın “Ya gelsene sen, seni bekliyoruz” “Yani tam şey zırt noktasındayız. Gel gelişmeler var anladın mı” dediği,
Tape:341, 13.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Kıdemli Binbaşı EROLHAN EJDEROĞLU” “Karargahtasın değil mi yarın” “Tamam, işlerimiz var yarın biliyorsun” “Operasyona çıkıyoruz” dediği, Kahraman’ın “Tamam abi sen merak etme” dediği,
Tape:342, 13.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Komutanım şimdi bizim bu Mersin'li Ali ( Ali KUTLU ) vardı ya” “Şimdi onla görüştük de, o biraz İstanbul'a geliyormuş haberin var mı senin” Öyle diyor İstanbul'a geliyorum diyo” “Kahraman Binbaşıya da selam söylersin diyo” “Gel dedim kafanı kırayım dedim senin burda” “Biz dedim zaten dedim dağı bıraktık dedim indik yaylaya” dediği,
Tape:344, 14.06.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Benim bir arkadaşım gelmiş oraya Ahmet YILDIZ Sivas'lı” “Çok sağlam bir adamdır tehlikelidir” “O var ya benim Edirne'den kader arkadaşım” dediği,
Tape:345, 14.06.2007 tarihinde Ahmet YILDIZ ile görüşmesinde özetle;Ahmet’in “Bu şeyler vardı ya, çıkaracaktın onların listesin işleme koyma da yarın biz senle konuşalım ondan sonra koyalım, o benim dediğim şeyler vardı ya sana” “Yaşadıklarımızı yaşasan dersin ki, Ah abi ah! dersin” dediği, Kahraman’ın “Doğrudur abi, ben de o zaman şunu söylüyorum yani sizler bizim önümüzde birer öndersiniz yani” dediği,
Tape:346, 15.06.2007 tarihinde Bünyamin SAVUR ile görüşmesinde özetle; Bünyamin’in “24 saat emrinizdeyiz kardaşım” “Ben teşkilatçıyım. Gelip masaya oturacağım zaten. Biraz işlerim var, onu bir halledeyim” “Komutanımdan yetki alıp oturacağım” “Ondan sonra bu adamların korkulu rüyası olacam ben” dediği,
Tape:347, 17.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Bir süre sohbet edildikten sonra Erol ÖLMEZ Almanya’dan gelen Mehmet isimli şahsı kast ederek “Mehmet abiler he dün konuşacaklardı o konuyla ilgili, hatta beni çağırdı, komisyon başkanı da aradı” “Hikmet vardı çağırdı konuşalım dedi. İşin içinde sen varsın dedi, sen getirdin dedi” dediği. Kahraman’ın “Şimdi o olay üzerine Bir oyun kuracaz inşallah tamam mı” dediği, Erol’un “Ne konuştun yani dün toplantı güzel geçti mi” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya iyiydi, çünkü İş Bankası'nın üst düzey yöneticiliğini yapmış bir ablamız var yeni, onlan konuştuk” “Değişik bir yol izleyeceğiz onun için inşallah” dediği, Erol’un “Mehmet abi'nin elindeki olan dökümler, doneleri anladın mı” “Bakıldığı zaman karşılığı çıksın veya kim vermiş nasıl bir araştırılsın A'dan Z'ye kadar ki emin olunduğu zaman her türlü oynanır o zaman, anladın mı” “Bu adam o sizin bir tane var ya vatandaş işte çıkmış işte yok kardeşim bunu 100 bin Euro'ya yakın parasını çarpmış ya bu adamın” “Bu adamda çok güzel ekmekler yeni yani, sahip çıkılması gereken insan bu” dediği, Kahraman’ın “Biz Kuvayı Milliye olarak çıkıyoruz yani, sen çıkıyorsun ben çıkıyorum Hikmet çıkıyor” dediği, Erol’un “Ne yaptın ne ettin başka, Otları nereye koydun sağlama koydun mu” diye sorduğu, Kahraman’ın “sağlam hepsi” dediği, Erol’un “Yani öyle Mutfakta Durmasın açıkta” dediği, Kahraman’ın “... şimdi önümüzdeki ay bu ... dava bittiği an”, “Bittiği an zaten hepimiz rahattayız yani”, “Çünkü, çünkü bizim Kuvayı Milliye olarak şurda ayın yirmi ikisinde değil mi şey bitiyo, seçim? Ondan sonra rahatlıyoruz bitiyo yani bizim sıkıntımız o zamana kadar anladın mı” dediği,kendi aralarında bir süre derneğin sıkıntılarından bahsettikten sonra Kahraman’ın “Ondan sonra da düzelecek bir tane daha iş aldım bir 180.. ” “Geldiğin zaman konuşuruz, bunları telefonda fazla konuşmak” dediği, Erol’un “Bizim bi ismimiz var bi kimliğimiz var kardeşim bakma böyle biz insanlar gibi arasına giriyoruz sohbet ediyoruz yani Allaha şükürler olsun gözümüzün gördüğü hiç bir şeyden korkmayız Allahtan başkası ya”, “Diyorum ki bizim elimizde olan imkanlar hiç kimsede yok bunları değerlendirelim bak bir sürü insanlar var bir sürü kardeşlerimiz var bak bir sürü sıkıntıda olan insanlar var”, “Güçlenelim abi ya niye böyle duruyoruz ya”, Kahraman’ın “Erol şimdi biz dava yürütüyoruz anladın mı yani ticarate bakmadık ama ufak ufak başlıcaz yani” dediği, Erol’un “Şu Almanya'dan gelen o bizim diplomatlara sahip çıkalım onlara tamam mı her hangi bir şekilde, o bitane vatandaş vardı ya kimdi o Veli KÜÇÜK'ÜN bilmem nesimiymiş falanmış, o çakal var ya çakal kimse onu karagaha getirttirelim abi bulalım o kimse istihbaratını yapın onun kimse bulun abicim onu bi hesap versin bakalım kimmiş o” dediği,
Tape:348, 17.06.2007 tarihinde Şevket isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Şevket’in “Abi hani geçen gün demiştim ya kafası gözü kırılacak birisi var” “Boş vaktin olur mu bu hafta” dediği, Kahraman’ın “Olabilir ya” “Ben sana bir iki tane kardeşimizi gönderecem”, “O zaman hallolur” “Sen bana telefon aç ne zaman olacağını” dediği,
Tape:349, 18.06.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle;Erol’un “He vatandaşları bekledim biliyor musun” “Operasyon yapacaktık onlara da baktım gelmediler” “Gelseydi direktmen 1. Kolorduda gözlerini açtıracaktım, kaçtılar şerefsizler” “Yerlerini .. tespit ettik zaten adresleri falan her şeyi tespit edildi, onlarla ilgili gereken çalışmaları yapalım istihbaratla ilgili bilgileri her türlü, şahıslarla ilgili tamam mı” “Bu akşam onların gerekse gece saat 2-3 arası alalım o şerefsizleri” “ben karargaha geliyorum komutanım” “Hayırlı görevler diliyorum” dediği,
Tape:158, 24.06.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Yapılan bir kamp toplantısından bahsettikleri, Kahraman’ın “ Nasıl değerlendiriyon baba” “Bugünkü gündemi” dediği, Mehmet Fikri’nin “Gayet güzeldi” “Gençliği de konuşturduk, gençliği konuşturmayı unutmayalım bundan sonra” “ çok önemli, hatta bide güzel, iyi bir kadın bulsak, oda konuşsa, her seferinde bi kadın bi genç” diyerek gençlere konuşma yapması için kadın konuşmacı ayarlamaya çalıştıkları, konuşmanın ilerleyen bölümlerinde siyasi konulardan bahsettikleri, Mehmet Fikri’nin “…Gürcistan’da, Amerika’da, İngiltere’de, Ermenistan’da, Suriye’de, Arabistan’da, gidin Türklere dininiz elden gidiyo deyin, başbakanda olursunuz cumhurbaşkanı da olursunuz diyo, yani bizim millet ohh batan geminin malları deyip propagandayı yapıyor, bakan oluyor, başbakan oluyor, her şey oluyorlar, Cumhurbaşkanı bile oluyorlar, Turgut Özal gibi o…. mesela” “Neden işte bu bizim yapacağımız işten sonra olamayacaklar” dediği, konuşmanın son bölümlerinde Muzaffer TEKİN ile ilgili Bursa’daki bir evde daha bazı malzemelerin çıktığından bahsettikleri,
Tape:373, 25.06.2007 tarihinde Begüm isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Begüm’ün “Biraz önce Fikri Paşayla konuştum, onu haber vereyim dedim” “Kapıda yakaladım paşayı, gel dedim konuşucam senle” konuştuk bi yarım saat” dediği, Kahraman’ın “Bugünde ben fırça attım ona” “Bir tane çocuk vardı, onun numarası yazılmamış üyelik numarası falan” “Dedim gençlere ne yapıcan sen dedim, mahvettiniz bizim gençliğimizi dedim. Kalkıyorsun gençlerden şey istiyorsun falan neyse ondan sonra yumuşadı” dediği, Begüm’ün “Paşa çok sinirli” “Ama güzel planları var, benim içime su serpti” dediği, Kahraman’ın “…hazır yani her şeyimiz” dediği, Begüm’ün “Şu şehitlerden dolayı, Erdoğan'a inat bi miting düzenleyemiyor muyuz İstanbul’da” dediği, Kahraman’ın “Düzenleriz” “Ama gel yardım et o zaman” “..gel çarpışalım” “Para olucak, ben bulucam parayı, 2-3 tane işimiz var, inşallah biticek” dediği,
Tape:374, 26.06.2007 tarihinde Begüm isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Şişli Belediyesinin çalışmalarından duydukları rahatsızlıkları konuştukları,devamında Begüm’ün “..Tanıdığınız birileri var mı bunun yardımcısı sağ kolu orta kolu” dediği, Kahraman’ın “Ha askeriyeden yani,önce ama askerlik te bir şey yok yani” dediği, aynı konuda konuşmaya devam ettikleri,Kahraman’ın “Ya bunları var ya ne yapıcan biliyor musun zamanı geldiği zaman”, “ Elektrik vericem onlara hem de 2000-3000 voltluk anladım mı”dediği, Begüm’ün aynı şikayetlerden bahsedip çıldırdığını söylemesi üzerine Kahraman’ın “ iyi çıldır biraz ya,biraz çıldır da artık savşaçı ol,yani ruhun şey olsun”dediği, Begüm’ün “Ya ne yapayım ya,ben tek başıma ne yapabilirim Kahraman yani” dediği, Kahraman’ın “Ya şimdi ne yapacaz boşver şimdi tamam mı,şimdi biz işimize bakıcaz,işimizi bitirecez yani, bizim yolumuz yani biliyorsun bu işi biz bitiricez, başka hiç kimse bitiremeyecek görüceksin bak” dediği, “Ya bunları nasıl ayıklıycaz Allahım bilmiyorum yani biliyor musun” dediği, Begüm’ün “ Valla bunlar ayıklanacak gibi değil yani yemin ediyorum”dediği, Kahraman’ın “Bunları toplu imha etmek lazım” dediği,Begüm’ün “Kene gibi bunlar kene,böyle sömürüyor,yapışmışlar toprağa vatan emiyorlar yani başka bir şey değil yani” dediği, Kahraman’ın “yakında biz de onlara yapışacaz merak etme” dediği, Begüm’ün “inşallah birbirlerine yapışsınlar da ayrılmasınlar öyle” dediği, Kahraman’ın “…onları biz birbirine vurduracaz diyo,merak etmeyin diyo”dediği, Begüm’ün “ Yani S. kim yani Allah aşkına yani vallahi billahi nefret ediyorum ya” dediği, Kahraman’ın “S.var ya, hahamların,papazların şeyi olmuş biliyor musun.Tabi tabi evet yani ben hepsini biliyorum yani onların” dediği, Begüm’ün “Allah Allah ne alaka var mı onda da bozukluk yani” dediği, Kahraman’ın “Tabi bu Ermenilerle bilmem nelerle onlara” dediği,Begüm’ün “Şerefsiz boşuna nefret etmiyorum heriften yani” dediği, Kahraman’ın “Adam hep onlara hizmet ediyor,şu anda istihbaratını alıyoruz yani” dediği,
Tape:168, 10.07.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle; Mehmet Fikri’nin “Oğulcum şimdi Bursa’dan Muhammet (Muhammet YÜCE) diye bir çocuk geliyor” “Bizim derneğin önde gelmiş olduklarından” “Arabasıyla geliyormuş, onu alın görüşün, Hüseyin abinle de görüşsün, bende çıktım geliyorum” “Muhammet diye bir çocuk uzman çavuşmuş” dediği,
Tape:375, 27.07.2007 tarihinde Ali KUTLU (Kahraman ŞAHİN’in telefonundan) X Şahıs (Şerafettin GÖZÜKELEŞ) ile görüşmesinde özetle ; X şahsın “Evet ne oldu,bizim Taner bey (Taner ÜNAL) gil çıktı mı acaba” dediği, Ali’nin “Yok hala devam ediyor” dediği, X Şahsın “Yardımcı olsanıza Kuvayı milliyeciler olarak” “Ne yapmış ki. ..bir sürü it uğursuz köpek varken yani bunları mı almak gerekiyormuş” “Dün yazı hazırladım gene hazırlıyorum, AKP ile artık daha şiddetli mücadele edicez yani” “Senide içeri aldılar mı” dediği, Ali’nin “Biz İstanbul’dayız” “Çok kalabalığız burada, Ekip var” dediği, X Şahsın “Nasıl şey yapıyorlar mı yani yine devlet üstüne gidiyor mu” dediği, Ali’nin “Hiç üstüne gitmiyor. Genelkurmaydan araştırma yaptık, tek Kuvayı Milliye orada kadıköydeki Kuvayı milliye dedi, dün Genelkurmayın basın açıklamasında” “Bizi işaret ediyor yani Genelkurmay” dediği, X şahsın “Türkiye’de genel durum nasıl şu anda” diye sorduğu, Ali’nin “Şuan kötü, berbat. İşte bakacaz, bi hamle yapacaz yakında. her şeyi haberlerden okursun zaten, haberleri dinlersin birşey oldu mu” dediği, X Şahsın “Ne hamlesi yapacaksınız” diye sorduğu, Ali’nin “Telefonda olmaz tamam” dediği, X Şahsın “Kardeşim bu tarikatlara cemaatlere komple el koysunlar kapatsınlar” dediği, Ali’nin “Öyle Yapıcaz Zaten” “11 kasım 1938'den bu güne her kurum kuruluş şahıstan hesap sorucaz. Sen hiç kafanı yorma rahat ol yani” dediği, X Şahsın “Yeni şafak yeni Türkiye gazetesi var birde bu amına kodumun tam militan bir gazete o da ya” dediği, Ali’nin “Hepsine el koyacaz kafanı yorma hepsini” dediği, X Şahsın “Ya düşündükçe sinirleniyorum vallahi billahi ya, gidip eylem yapasım geliyor ya” dediği, Ali’nin “Ya boşver, akşam MSN'de şey yaparız. Telefonda girme bu tip şeylere tamam mı” dediği ve telefonların dinlendiğini ima ederek bu konu hakkında akşam MSN’den görüşmeyi tavsiye ettiği,
Tape:378, 30.07.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Bu telefonların dinleme olayıyla ilgili bir çalışma yaptım da o bizim bi gazeteci arkadaş var ya” O açıklamayı da yapacaz da, önce senle bi görüşelim, netleştirelim olayı” “Kesin tespit ettirdim” “Özellikle 7 hat kesin dinleniyo” dediği,
Tape:441, 02.08.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile Ayhan isimli kişi arasında yapılan görüşmede özetle; Ayhan’ın “ Ya Kanal D'yi açsana bi, varmı yakında televizyon”, “ İmam Hüseyin nikah kıyıyor İmam Hüseyin, sende var mıydın nikahta” dediği, Erol’un “ S… İmam Hüseyin’in nikahını da İmam Hüseyin’i de, lan ne nikahı kıyıyo lan” dediği, Ayhan’ın “ İmam nikahı” dediği, Erol’un “Kime kıyıyor”dediği, Ayhan’ın “ Kuvai Milliyenin yemin törenini yapıyor”, “ Vallahi billahi, Kahraman'da orda Kahraman yemin ettiriyor” dediği, Erol’un “ M… bunlar sıyırmış kafayı lan iyice” dediği, Ayhan’ın “ Vallahi, Türk Bayrağı Kuranı Kerim ve Kılıcı Hüseyin İmam Hüseyin'in Kırbacı, Kahraman orda” dediği,
Tape:4089, 03.08.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle;X Şahsın "haftaya Cumartesi tarihinde şeyleriniz bol olsun formlarınız" "başvuru formlarınız bol olsun, haftaya Cumartesi" "link açtık Öztürklerle, Öztürkler sitesiyle" "tanışmak isteyen arkadaşlar haftaya Cumartesiye Kuvayı Milliye derneğinde buluşmak üzere diye" "…en azından 20 kişi bak en az getirmeleri lazım" dediği, Kahraman’ın "bugün de şeyden Bursa’dan, Uludağ üniversitesinden on tane kardeşimiz, bir minübüs tutup geleceklermiş, diyorlar biz yemin etmek istiyoruz" dediği, X Şahsın "R.. var ya" "Kıbrıs başkanı, onun yeğenleri falan geleceğiz, biz onlar Dernek açmayı düşünüyorlar orada" dediği, görüşmenin devamında X Şahsın "Zeynep’in kimliği ordaydı çıktı mı" dediği, Kahraman’ın "Kardeşim be ablamız yeni geldi" "bunları yarın falan bir gözden geçireceğiz halledeceğiz inşallah" dediği,
Tape:379, 07.08.2007 tarihinde Recep Gökhan SİPAHİOĞLU ile görüşmesinde özetle;Recep Gökhan’ın “Hüseyin abi geldiği zaman ben gelicem kendisiyle başka bir şey konuşacam abi”, “Eğer benim onun gözünde bir yerim varsa” , “ O konuşmaya başlamadan önce de ona her şeyi göstermek istiyordum öyle bir şey konuşacaktım abi” dediği, Kahraman’ın “ Gelir ya,niye gelmesin,olmadı alır gelirim ben yani,canın sıkkın mı abi nedir” dediği, Recep Gökhan’ın “Canım sıkkın değil de”, “üstümde çok büyük bir görev var abi” dediği, Kahraman’ın “ Sen benim ağabeymsin tamam,onun dışında var ya ben başka bir şey kabul etmiyonum, fark etmez yani biliyor musun sen benim ağabeymsin yani ölene kadar artık” dediği,
Tape:350, 13.08.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle;Niyazi’nin “Bana bak sen o Ümraniyede’ki kardeşler geldi ” “2 tane yeni üye getirdiler” “Kendileri de öğleden sonra akşam üstü uğrucaklar buraya oldu mu” “Sen yoksun diye şeysi olmadı, sen yoktun ya anladın demi manzarayı” “2116” dediği, Kahraman’ın “2116” dediği,
Tape:4090, 18.08.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; Abdullah’ın "He bizde hazırlandıkta seni bir ziyarete gelelim dedik arkadaşlarla hazır mısın yani gelelim mi" dediği, Kahraman’ın "kimlerle gelecen" "evdeyim Abdullah rahatsızım ya" "sen ne yapıyorsun, dün gelecektin geldim oraya bekledim gelmedin ya" dediği, Abdullah’ın "Ya aksilik çıktı hiç sorma ağabi ya, şimdi bugüne hazırlandık dedik şimdi Cumartesi de onun arabayı marabayı hep hazırladıydık dedik bir telefon açalım da öyle gidelim, boş gitmeyelim diye dediydik" dediği, Kahraman’ın "ne yaptın sen işi hallettin mi?" dediği, Abdullah’ın "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedin ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" dediği, Kahraman’ın "sen şimdi bak, sen şeye geç Kadıköy’e geç" "Kadıköy’de Niyazi ağabi varya hani" "onla görüş tamam mı" dediği, Abdullah’ın "Niyazi ağbi biraz ters bakıyor ama bu işlere sen gelebilirsen biz seni atarız arabayla" dediği, Kahraman’ın "ya gelemem ben rahatsızım anladın mı Abdullah" dediği,
Tape:4091, 21.08.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X Şahsın "başkan aslında seni ben niye rahatsız ediyorum biliyon mu" "senle bir yüz yüze görüşsek" "o tren istasyonunda in kaynarca tren istasyonundan ben seni ordan alayım tren istasyonu arkasında bir kahve var ben orda olacam aslında orda bir yüz yüze bi görüşsek bi iki iş var güzel bi işler" "sıkıntıları da gideririz" "mersinde bir iş var olmazsa mersine beraber gideriz" "gördüğüm kadarı ile sıkıntılarınız devam ediyor" dediği, Kahraman’ın"evet öyle" dediği,
Tape:4092, 01.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın "biraz sıkıntılarım var Abdullah" dediği, Abdullah’ın "para sıkıntısı mı" dediği, Kahraman’ın "kardeşim öyle olmuyor yani bi iş güç şeyi halletmeden yani bu işe girmek istemiyorum pek tamam mı" dediği, Abdullah’ın "hı hı anladım senin demek istediğini" dediği, Kahraman’ın "yani çünkü bişey olsa yani" dediği, Abdullah’ın "bi iş varda çok güzel böyle ya aslında bizde yapıcaz da ben senle bi türlü konuşamadım bu şey işi var ya gümrük" "bi tane adamını bulduk biz" "araba maraba alma işi olayları" "görüşürüz sonra" dediği,
Tape:3414, 03.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın “Bende oturuyorduk senden bahsediyorduk böyle üye olduğumuz arkadaşlar vardı oraya bize kimlikler falan soruyorlar da dedim bi sorayım dedim ne zaman gelir” dediği, Kahraman’ın “Sen kime verdiniz şeylerinizi siz” dediği, Abdullah’ın “.. Niyazi abiye verdiydik hepsini” dediği, Kahraman’ın “Tamam yarın geldiğinde görüşürüz tamam kardeşim” dediği,
Tape:353, 07.09.2007 tarihinde Niyazi KIYAK ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “2116 durum ne” diye sorduğu, Niyazi’nin “Yukarda toplantı devam ediyor” dediği,
Tape:4094, 09.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; X Şahsın "…gelip gidemiyom amma bir yaramazlık bir şey falan var mı?" “…bizim öbür Halil arkadaşın da selamı var" dediği, Kahraman’ın "bak sana sizin bir gelmeniz lazım bizim oraya ya, işlerimiz var sizle" "eeeee 29 Ekim’e öyle bir güzel kadroyla şeye çıkacağız defileye törenlere çıkacağız" "30 kişi falan oldu 35 kişi" "hep genç arkadaş hepiniz böyle tığ gibi hep genç böyle biliyor musun" dediği, X Şahsın "tamam ağa gelirim" "ben toplarım buradan birkaç arkadaş daha" dediği, Kahraman’ın "…gel ama bana şey çıkartacaz kimlik falan çıkartacaz size tamam mı" dediği, X Şahsın "tamam yalnız benim öbür kimlik hazır mı" dediği, Kahraman’ın "ya siz bi gelim benim yanıma benim yanıma bi gelin bi takım şeyler değişti tamam mı" dediği,
Tape:451, 17.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan sonra akşam 8, sabah 8 nöbete devam yani, sen ne yapıyorsun ne var ne yok?”,“Biz de mollaların arasına takıldık girdik işte ne yapalım, soktunuz bizi o taraf Çarşamba'ya” dediği, Kahraman’ ın “Ya hayırlısı olsun be kardeşim ya, görevini tam yerine getir de” dediği, Erol’ un “Görevi getiriyoruz, ne var ne yok sen nerdesin ne yapıyorsun?...” dediği, Kahraman’ ın “İşim var öyle” “sen ne yapıyorsun görülmüyorsun hiç?” dediği, Erol’ un “yarın karargaha geliyorum” dediği,Erol’un Kahraman’a oruçlu olup olmadığını sorduğu, Kahraman’ ın “Yok değilim, ne oldu?” “Sen de mi?” dediği, Erol’ un “Yok ben tutarım ben hoca adamım biliyorsun sakal bıraktım haberin yok galiba” “molla oldum ben de” dediği, Kahraman’ ın “İmam Hüseyin de bıraktı” “Yarın geldiğinde görüşürüz oldu mu?” dediği, Erol’ un “tamam yarın karargaha geliyorum, rahatım yani dinlenicem tamam” dediği,
Tape:452, 18.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Görüşmenin başında Kahraman’ ın karargahta olduğundan bahsettiği, Erol’ un kimlerin orda olduğunu sorduğu, Kahraman’ ın Seda, Ali, Niyazi isimli şahısların orda olduğunu söylediği, görüşmenin devamında Erol’ un “ Sayın Özel Kuvvetler Komutanım nasıllar iyiler mi” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İyiler efendim iyiler” dediği, Erol’ un “Paşamız nasıl” diye sorduğu, Kahraman’ın “Paşa da gayet iyiler efendim” dediği, Kahraman’ ın “Tamam efendim, teşekkür ediyorum hayırlı görevler” dediği,
Tape:453, 18.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ ın “ne yapıyorsunuz?” diye sorduğu, Erol’ un “İyi ne yapalım koşturuyoruz işte” dediği, Kahraman’ ın “Erol…” “Bize hiç takmıyon kendini be?” “Tak beni ya kendi şeyine” dediği, Erol’ un “Takayım, gel parayı buldurayım ben size” dediği, Kahraman’ ın “Hadi bulalım beraber” dediği, Erol’ un “İyi ama benim böyle aldığım paralar farklı yani, böyle yani yerine göre vurcan, yerine göre kırcan, yerine göre alcan yani” “Bazı vatandaşların hakları var, haklarına tecavüz edilmiş, bunları kurtaracaz” “Biz yine iyilik ediyoruz Allah adına…” dediği, Kahraman’ ın “Kesinlikle ya” dediği, Erol’ un “Tamam sen kur teşkilatı kendi ekibini kur” dediği,
Tape:354, 20.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ve Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ;Abdullah’ın “..Kurduğum ekip senle çalışmak istiyor” “Tamam abi çünkü adamlarda ona göre haber bekliyor benden” dediği, Kahraman’ın “Tamam işte pazar tarihinde şey yaparız bi toplantı yaparız öyle güzel” dediği, telefonu alan Erdal’ın Kahraman’a hitaben “Birebir görüşsek çok iyi olur şimdi bu arkadaşlar yani yeni bir ekibimiz var” “Sizinle çalışmak bizim için bi şereftir” “Sizler bize yol göstereceksin” “Ha biz o yoldan ekibimizle ilerlicez sizlere layık olmaya çalışacağız önce vatanımız” dediği,
Tape:355, 21.09.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Var mı, parayı vurdun mu” diye sorduğu, Abdullah’ın “İşte pazar tarihinde geldiğimiz zaman onaylarsan” “Su gibi akacak” dediği,
Tape:457, 24.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’ un “Ya bu karargahın telefonları ne oluyor böyle ya, yani değiştirildi mi, bir şey mi var” diye sorduğu, Kahraman’ ın “428 60 78 oldu” dediği, Erol’ un “Niye böyle oldu yine bu” dediği, Kahraman’ ın “İşte öyle ya dinliyorlar ya hani” dediği, Erol’ un “Dinleme olduğundan dolayı mı diyorsun” “Açıcan telefonu küfür edeceksin lan ibneler dinlemeyin fazla diyeceksin” dediği, Kahraman’ ın “Devletin şeyini satarlarsa böyle Telekom Almanlara İngilizlere” dediği, Erol’ un “Neyse Tayyib’i de ... inşallah bacağından koparırız ” dediği, Kahraman’ ın “Bugün gene arabada kaldı haberin var mı” diye sorduğu, Erol’ un “daha dur bakalım, o i… sara hastası biliyor musun” “Kalsın i… bir daha da çıkamasın ordan yavşak” dediği ve konuyu değiştirdikleri, askeriyeye ait bir arazide zeytinliklerin olduğu ve yakın bir zamanda ihalesinin olacağından bahsettikleri, bahsettikleri yerin komutanının bu konuda kendilerine yardım etmesi için paşa olarak adlandırdıkları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kendilerine yardım edebileceğinden bahsettikleri, görüşmenin devamında Erol’ un “Yav ihalesi var da, orda ki komutan kimse ihaleye veriyormuş, o da bizim Paşa nın yetiştirdiği adam değil mi kardeşim” “E tamam gidelim hani Paşa ile şey yapalım” dediği,
Tape:356, 28.09.2007 tarihinde Oğuz Alpaslan ABDÜLKADİR ile görüşmesinde özetle ;Oğuz Alpaslan’ın “Derneğe gelmeden görüşelim seninle tamam mı” “Ali bir sürü bir sürü planları var bunların anlıyor musun” “Yani senle yalnızken görüşecez. Buraya gelmeyeceksin, beni çaldırıp kapatacaksın ben seni arayacam” “Kadıköyde bir yerde buluşacaz. Görevini, Birlik beraberlik zamanı şimdi” “Anlıyor musun beni” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam” dediği, Alparslan’ın “Kadıköyde derneğin civarında bi yerde buluşuruz tamam” dediği,
Tape:4099, 28.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ;X Şahsın "Kahraman ben emekli astsubay Ö.S.", "Dedim ki burdaysanız bi uğrayım dedim derneğe" dedikten sonra Kahraman’ın derneğin adresini tarif ettiği,
Tape:4100, 28.09.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un "sayın komutanım" dediği, Kahraman’ın "merhabaaa erol komutan" dediği, Erol’un "merhaba komutanım şimdi şöyle birşey söyleyim ya …bu eeee bizim bi Ayhan vardı biliyormusun Ayhan A." "he bu Ayhan’ın bir tanıdığının Fatih’te tamamı" "…bu vatandaşın eeee şeyde bir işi var sen söyle milli emlekta bi işi var bu vatandaşın" "şimdi biz bu adamın işini halledersek yardımcı olursak bu müdürün karşısına çıkamıyor" "eğer biz normalde ben dedim ki Ayhan beni aradı eee abi dedi yani istersen şey yaparız dedi yani normalde ben dedim ki işin içinde her hangi bir şekilde maddiyat varsa yardımcı oluruz dedim tamam mı" dediği, Kahraman’ın "gideriz abi" "yemeğe çaracağız yani" dediği, Erol’un "bi yemeğe bizim oraya biz onu bizim oraya gelemez tırsar korkar geri basar yani" dediği, Kahraman’ın dışarda bir yerde yemeğe çaracaz yani onun içinde masraflar olur yani anlıyor musun" "canım ufak tefek masraflar olur yani onu da söylersin arkadaşa gerekeni yaparız biz" dediği, Erol’un "Ya bizden bahsetmiş zaten bu arkadaşlar kendileri asker kökenli ondan dolayı da her hangi bir şekilde şey olmaz hesabı yani anlıyor musun" "bende gereken her neyse şaaptım yani konuştum onla dedim yani kardeşim sen rahat ol tamam mı" "şey yaparız yani bu eğer ki gerekirse iş ciddiye ciddiye bağlanırsa" "şey yaparız yani eee hatta daha önce Ayhan benimle gelmişti ya paşamız şey yapmıştı" "aynen Ayhan anlatmış yani anlıyor musun yani bu adamlar çıkabiliyor bu adamlar resmi adamlar yani bu adamlar eli kolu her tarafta anladın mı" dediği, Kahraman’ın "pazar tarihinde gelecen mi sen" "geldiğin zaman konuşuruz oldu mu bunları biz" dediği, Erol’un “merkezde kimse yok mu yani karargahta kimse yok mu" dediği, Kahraman’ın "var var Hüseyin abi var" "gerekli şekilde biz konuşacaz biz paşayla maşayla her türlü anladın mı" dediği, Erol’un "eeee şey yapabiliriz yani ben bu vatandaşla görüşmeleri yapim" "ya iş milli emlağın milli emlağınmış kardeşim yarısı adam müteahhit yarısını almış yarısı da milli emlağınmış adam sıkıntıda adam tamamını almayı istiyor 430 metre kare anladın mı" "…bana bak kovalayacak çok iş var aslındada kovalayaçak bişey yapamıyorsun kardeşim" dediği, Kahraman’ın "gelsene kardeşim konuşalım" dediği, Erol’un "Hikmet napmış biliyonmu" "o bizim iş bankası davası var ya kardeşim" "Ankara’ya gitmiş bu" "hee sen git orda adamlara tamam mı bizim şeylerimiz var ya üniformalı o şeylerle fotoğraflarımız gitmiş orda millete fotoğrafları gösteriyor bilmem napıyo biz işte askeriz biz şöyleyiz böyleyiz biz alırız manyak manyak işler yapıyor bu ya" "…gitmiş efendim yok kimliği göstermiş kimliğin arasından şey düşmüş fotoğraf orda kalkmış adamlara biz işte yok şuyuz biz askeriz falan filan adam tırsmış bilmem ne demiş falan filan anladın mı" "manyak mısın dedim ben buna ya geri zekalı manyak adam ya ben demiş işte ya ben bilmem neyim İstanbul’un şu bu bölgesinde bilmem ne sorumlusuyum çart çurt kendi kimliğini açığa veriyor ya ne kadar eşşek bi adam bu ya eşşek ya" "abi onun hemen şeyini verin ya defterini dürün bana bak" "şey vardı ya" "Mimarova Sinanova Silivri" "he şimdi orda şey yapmışlar çoçuklar teşkilatlanmışlar kafalarına göre" "tamam mı hı hı arıyolar dediler eee abi böyle böyle biz dediler şey yapacaz tamam mı" "dedimki Silivri’de bunlara bir adres verdim dedim bakın kardeşim vatandaş böyle böyle dedim bu dedim" "vatandaş dedim arızalı yani devlete büyük bi ihanet eden bir vatandaş tamam mı" "yapacağınız tek şey var bunun dedim resmi de verdim" "çökün dedim amına koyim tamam mı abi nasıl çökeceğiz, dedim çökün alın götürün alın götürün dedim ibneyi alın götürün ondan sonrasını bizimkiler paket yaparlar dedim tamam mı" dediği, Kahraman’ın "çökme ne lan çökme ne demek lan çökme ne oluyor" dediği, Erol’un "çökün alın üstüne" "he alın parayı üstüne" dediği, Kahraman’ın "hı hı hı erol böyle şeyleri konuşma telefonda biliyon mu moruk anladın mı" dediği, Erol’un "bi bok olmaz amına koyim telefonda ya" "tarlaya çöküyoruz tarlaya arsaya çöküyoruz her tarafa çöküyoruz" dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın “Ben Erdal İrten Güneşliden” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre sohbet ettikten sonra, Erdal’ın “… arkadaşlarla beraberiz ”, “İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz” “O arkadaşlarla beraberiz” dediği, Kahraman’ın “çok iyi” diyerek tastik ettiği, Erdal’ın “İşte ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış, bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan, “Nası bizi ikna etsinler, bize bi garanti falan, bende dedim ki, direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim” dediği, Kahraman’ın “Gerek yok o tip adamlara, öyle şey fazla soru soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” dediği, Kahraman ŞAHİN’in devamla “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı” dediği,
Tape:357, 13.10.2007 tarihinde Volkan isimli ile görüşmesinde özetle ; Volkan’ın “Bekir IĞDIRLI ile aran nasıl senin” “genç çocuklar var ya. Kerim Başkanın yakınındalarmış bunlar” “Onlarda da kart var abi” “Aynı bizim karttan” “Hatta şeyin Veli KÜÇÜK kanalı yani” “Bizim Başkandan bahsediyor” dediği, Kahraman’ın “Hüseyin abiden mi” diye sorduğu, Volkan’ın “He Ondan sonra işte onun iyi biri olduğunu falan ondan falan bahsediyor. Ben hiç konuşmadım zaten konuşma bitene kadar hiç açık etmedim. Baktım kart gösterdi, bende küt diye arabanın içersinde kendi kartı gösterince şey oldu yani o onda şey yaptı böyle açıldı” dediği,
Tape:358, 13.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Geçtin mi hiç KARARGAHA falan” diye sorduğu, Kahraman’ın “Erol, Erol büyük bir iş var bak” “Bi bi kardeşimiz var şey, Ukraynalı tamam mı” dediği, Erol’un “Senin ev numaran kaç, Evden Arıyım Ben Seni” dediği, Kahraman’ın sabit bir telefon numarası vermesi üzerine Erol’un “Beş on dakika sonra arıyorum. Rahat rahat konuşalım” dediği,
Tape:359, 13.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Bir kaç güne kadar dönecem KARARGAHA” dediği, Erdal’ın “Tarih yaklaşıyor. Zaman yaklaşıyor” “Yani bi görüşsek çok makbule geçecek” “Abdullah’a söyleyecem sana ulaşsın” dediği, Kahraman’ın “He söyle bi Abdullah’a oldu mu” dediği, Erdal’ın “Tamam Başkanım” dediği,
Tape:360, 13.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Komutanım hayırlı akşamlar. Erol Han EJDEROĞLU” “O vermiş olduğunuz görev hakkında, dünkü tamamlanmıştır. Yarından itibaren sabah sekiz on arasında irtibata geçiyorum haberiniz olsun” dediği, Kahraman’ın “Tamam haberleşelim o zaman sabahleyin” dediği,
Tape::361, 19.10.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Raif'in "İyi ben evdeyim Mark davası işte dedim Mark hani şey vericem Kahraman almadı dedim onu alamadı parası yoktu dedim" "Ben dedi yok şey yapmıycam dedi istemiyom falan filan hani dedi" "he ne yapalım hani bende o yüzden almıycam fazlasını hani biliyor musun" "Getir dedim yok dedi işte bunu aldık bir kere bu böyle olsunda dedi falan filan iyi tamam dedim ben onu görücem bi hafta sonu" "Bakim ne yiyip ne içiyo" "Anladın demi" "Güzel değilmiş diyo moruk yani buna" dediği, Kahraman'ın "Şaşırmış o ya akşam ben bayıldım ya buraya ya görmedin mi ya" dediği, Raif'in "İyi tamam fazla konuşmayalım"dediği,
Tape:362, 21.10.2007 tarihinde X Şahsın gönderdiği mesajda ; X Şahsın “S.A Karaman abi milletimizin başı sağolsun yapılacak miting varsa en bas safta yer almak istiyorum , isteyene istediği kadar mermi, isteyene istedigi kadar sevgi eminizdeyim ” yazdığı,
Tape:363, 21.10.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ;Erol’un “Sayın komutanım hayırlı akşamlar Erol Ölmez” diyerek kendisini tanıtıp “..ne olacak abi, ..bu ne oldu ya, bu bugün televizyonlar bişeyler söylüyor ya canım yüreğim yandı” “Varmı bizimkilerde bir hareket herhangi bişey” diye sorduğu, Kahraman’ın “var var baya bi hareketlenme var ya” dediği, Erol’un “Bişey yapmak gerekiyormu, geçmek gerekiyomu napıcaz abi, şimdi oturuyorum bende yani böyle sıkıntı...” dediği, Kahraman’ın “Haber bekliyoruz” dediği, Erol’un bir haber çıkarsa kendisine de haber vermesini söyleyerek “Ben geçeyimmi şeye Karargaha” “Varmı bizden kimse varmı oralarda” dediği, Kahraman’ın da “Var var Hüseyin abi falan var” dediği,
Tape:364, 21.10.2007 tarihinde Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Bir süre sohbet edip siyasi olaylardan ve sıkıntılardan bahsettikleri, Ahmet’in “Dün uğradım derneğe de.. sizin oraya” “Uzun saçlı şişman biri vardı” dediği, Kahraman’ın “he Alparslan, gözlüklü… Kerkük kökenli” dediği, Ahmet’in Mehmet Fikri KARADAĞ’ın derneğe gelip gelmediğini sorduğu, Kahraman’ın da geldiğinden bahsettiği, işlerinin yoğun olduğunu anlattığı ve “...Kökten yani çözülür inşallah bazı şeyler” dediği, muhtemelen K.Iraktaki gelişmeleri kastederek Ahmet’in “Vallahi işte birkaç güne kadar mı artık birkaç aymı sürecek yani birkaç saat mi olur yani bişey yapacaklar ama” “Baksana k… diyor ki kedi bile vermem onlara diyo” dediği, Kahraman’ın geçmişteki bazı siyasi olaylar ve kişilerden bahsederek “Yani Çatlı'lar falan gittikten sonra biliyosun işte” dediği, Ahmet’in “Onu vatan hayini, bunu çete yaptılar, onlar vatan sever oldu, vatan için uğraşanlar çete oldu” dediği,
Tape:366, 24.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın "Ya sana ulaşmak ne kadar zorlaştı böyle" dediği, Kahraman’ın "Ya biraz sıkın dışarıdaydım Ankara’ya falan gittim geldim" dediği, Abdullah’ın "Kendi işin mi yoksa Kuvvayi Milliyenin mi" dediği, Kahraman’ın "Ya kendi işimdi vardı öylede bi telefonda pek konuşmak istemiyorum bu tür şeyleri ne yapıyorsun iyimisin" "…Abdullah bi görüşelim senle ya siz görüşmek için şey yaptınız da ben çok önemli bi yerdeydim anladın mı" dediği, Abdullah’ın "Arkadaşlar ııı artık haber bekliyo biliyon mu yani" dediği, Kahraman’ın "Bu hafta mutlaka görüşceğiz bu hafta siz bi kendinizi ayarlayın" dediği,
Tape:368, 27.10.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın "Hı karşının çocukları geldi o ekmek fırını falan ayağı vardı ya" (Muhtemelen Abdullah ARAPOĞULLARI’nın ekmek fırını işinden bahsediliyor) ,"Bir iki işler varmış tehlikeli işler" "Büyük paralar götürenler varmış" "Anlatacağım şeyler var yani şimdi telefonda çok uzun sürer onlar" dediği, Raif’in "Anladım tamam ya bizim İstihbarat hattan konuşuruz o zaman" dediği, Kahraman’ın "İkinci kanala geçelim" dediği, Raif’in "İyi hadi bakalım o zaman öyle yaparız…" dediği,
Tape:369, 28.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ;Bir süre sohbet ettikten sonra, Abdullah’ın “..koşturuyoruz yetiştiremiyoruz” “…görüştüm o İsrail’i adamı” “..bir adamım var, şuan Trabzon’da, Oradan Bafra’ya geçecek, yarın buraya geliyor sırf o iş için” “Ekip hazır yani İstediğin Zaman Kaldırırız Onu” “Hüseyin abiyle konuşacağın mı bu akşam…” dediği, Kahraman’ın “Gideceğim bu akşam bakalım” dediği, Abdullah’ın “…biran önce bitirelim bu işi, zamana bırakmayalım” “Paraysa para ile konuşalım, dişe dişse silahla konuşuruz” dediği,
Tape:370, 28.10.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah'ın "O adamı ne yapıyoruz" dediği, Kahraman'ın "Ne yapıyoruz.. sen şimdi hemen hareket etmeseydin keşke, konuşup şey yaptıktan sonra hareket etseydin keşke" dediği, Abdullah'ın "Yok şuan ben sadece Hazırlık yaptım" dediği, Kahraman'ın "Hazırlığını yaptın şimdi ben görüşmeyi yapayım ondan sonra şey yaparız tamam mı" dediği, Abdullah'ın "Tamam ben emrini bekliyorum" dediği,
Tape:371, 29.10.2007 tarihinde Abdullah isimli kişi ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Valla şimdi bir takım bir şeyler oldu burda biliyor musun genel merkezde”, “O yüzden yani çift başlılık meydana gelmeye başladı”, “Biz burda bir menfaat gözetmiyoz hepimiz vatanımız için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz işte durum orta da her şey”, “ İki sene üç sene önce konuştuğumuz şeyler bu gün tek tek çıkmaya başladı” dediği, Abdullah’ın “Çok şükür ya iyiyim peki ne yaptık sonuç ne ya şimdi genel başkan ayrıldı mı” dediği, Kahraman’ın “ Vallahi genel başkan şimdi yetkisini Hüseyin abime devretti genel başkanı”, “… Devretti ama dedi ki ben ayrılmış değilim dedi yine geleceğim gideceğim dedi öyle bir durum işte Abdullah abi” Abdullah’ın “Senin başkanın durumu ne” dediği, Kahraman’ın “Valla ne yapsın o hala orda bir şekilde çarpışıyor yani” dediği, Abdullah’ın “Yani başta gülük gülistanlık şey ediyoz hatta biz o şeye hani o Ankara’ya geldik ya”, “ ... yani orda da ha biz farkına vardık” dediği, …Kahraman’ın “ Yani olmadı abi niye olmadı işte bu yüzden olmadı Allah hayırlısını etsin ben davamdan hiç zaman geçmiş değilim bu hepimizin Allahın davası bu anlıyor musun” , “ Şimdi burda demek ki yani bir şey olsa herkes bir tarafa kaçıp gidecek şimdi belli bazı şeylerde var bilinmiyor biz işin içinde olduğumuz için biliyoruz insanlar dışardan yani bir takım bir şeylerin içini bilmiyor daha” , “ Şimdi o kadar masraflar yaptık o kadar uğraştık o kadar emek harcadık ne maaş aldık ne bir şey aldık” , “Bilmesi daha iyi şimdi bir takım bir vaatler verildi zamanında bunlar yerine getirilemedi anlıyor musun ben 30 yaşında bir insanım”, “Şimdi bir şey bir hayvan bile affedersin abi yemeğini vermezsen onu yürütemezsin” , “ Hayvan yani bu hayvan anlıyon mu hayvan yani bu” dediği, Abdullah’ın “ Ya ne demek ya biz bu memlekete biz bu kadar bi ön plana çık... yani bu şimdi Mersin Adıyaman Maraş Antep hepsi bizi tanıyor biliyor musun”, “Yani herkes bizi tanıyor yani bize başka türlü de siyasi yönde de bizi tanıyorlar yani” dediği, Kahraman'ın “Bak Abdullah abi inan bu İstanbul’da olan bütün her şeyi biz çevirdik” , “ İşte ekonomi abi şimdi zamanında yapılan vat edilen bir takım bir şeyler oldu anlıyor musun yürüteceğiz yürüteceğiz bunlar gerçekleşmedi şimdi sen mazotun bitmiş nasıl gideceğin ya araban var bilmem neyin var ama gidemiyosun” dediği, Abdullah’ın “ Ha tamam şey edelim de yani artık yani artık yani burası ben bizim başkanı arıyom”, “Telefonlarıma cevap vermiyor” dediği, Kahraman’ın “ Bu Kemal CANAY dimi” dediği, Abdullah’ın “ Ha Kemal Canay Kemal Canay burada da ayağa kaldıran yani ben oldum yani biz kahvede bu işi kurduk biliyor musun”, “Ya sen ... Mersin bu ... olmaz Mersine birşey yapamayız buna ya bunu böyle bırakamayız ya biz bu millete yani böyle mi söz verdik yeminimiz bu muydu” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ;Kahraman’ın “Abdullah'la görüştüm ben” “He un ihtiyacı falan varmış onun” “Bakalım işte onu temin edebilirsek güzel birşeyler yapacağız inşallah” dediği, Erdal’ın “O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü” “Valla başkanla görüşemedim…” “…bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, Kahraman’ın “… Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” “Maddiyatsız bir şey olmuyor tamam mı burdan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor…” “Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez…”dediği,
Tape:683, 02.11.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ;Abdullah'ın "Bir tane iş adamı ayarladım tamam mı" "Trabzonlu bu, Kuvayı Milliye üstüne çok düşen birisi" "Bugün onay aldım, her türlü yanımızda, sen buna göre bir çalışma yap, …Trabzonlu, İzmir’de iş adamı bu, İstanbul’a Almanya’da televizyon kanalıda kurdular, bayağı varlıklılar yani" "Her yerde elleri var" "Trabzon’da bize ekip de ayarlayacak, beraber çalışalım diyor" dediği, Kahraman'ın "Olur Tamam" dediği, Abdullah'ın "Ankara’da ..Aykır ihalelerine giriyormuş, o ihaleleri alırız dedim, sorun değil bu işi yaptıktan sonra" "…Para konusunda destek veriyor" dediği, Kahraman'ın "Tamam yüz yüze görüşelim bunları" "… ne gerekiyorsa yaparız" dediği,
Tape:4107, 07.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle; Raif’in "Neler oldu bi bilsen bugün ya bende bi Pendiğe indim şeyin yanına bizim Kadir var ya" "Öyle bi indim hani şeyide vermiştik biliyorsun" "15 i " "Tekleyip duruyo moruk iyi mi takılıp duruyo ha vallaha billaha ya" dediği, Kahraman’ın "O gün söktü ya ondan oldu ben sana söyleyeyim ben" "Bence orda oldu yani tekliyecek silah değil ya" "…Belki şarjörünü falan şey yapmıştır bozmuştur" dediği, Raif’in "Moruk işte şey almaya gittim yazdırcaktım Polis Memuru arkadaşın üstüne" "Mermi falan yazdırdım" "Ondan sonra bana bi tane emanet göstermez mi moruk" "Bil bakayım moruk sana söyleyeceğim şimdi" "Yok ya 82 model" "9 para var ya 9 milim para çek" dediği, Kahraman’ın "Anladım anladım ha ha ha ha" "Moruk ben onların hepsini biliyorum ya" "Bilmez miyim hiç iki tane ben o zaman bi babama yazıldığım zaman işte simit vesson yazıldım bide ondan yazıldım çek 16 lı" dediği, Raif’in "Ruhsat muhsat hepsini aldım işte moruk onun" "Moruk inanmazsın ama 2300 e işi bitirdim" dediği,
Tape:4108, 08.11.2007 tarihinde Ali SULMAZ ile görüşmesinde özetle ; Ali’nin "…babayı arıyorum ulaşamıyorum ya" dediği, Kahraman’ın "…Ankara’dayım da bilmiyom nerde olduklarını" "Ne yaptın sen hallettin mi işini" dediği, Ali’nin "Abi bizim iş savcılığa intikal etti şindi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldık savcı şuanda hakkımızda iddianame hazırlıyor" "Valla iddianame hazırlıyor bi yerden bi baskı gelmesi gerekiyor ki o iddianameyi savcı hakim beye nöbetçi mahkemeye sevk etmesin bi mahkeme tarihinde belirlemesin" dediği, Kahraman’ın "Valla babaya bende ulaşamıyom ya" "Ya şimdi ortam biraz şey yani gergin ya" "Şimdi bi takım insanları genel kurmay geri çağırdı anladın mı" "Ha anladın mı fazla telefonda konuşamıyorum ben" dediği, Ali’nin "Anladım abi baba yı da çağırdılar mı" dediği, Kahraman’ın "Yani öyle bi durum var" "Tamam fazla konuşamıyom yani" dediği, Ali’nin "Anladım abi anladım e peki ne yapabiliriz bi konuda birilerini bul yarat bi şeyler yap" "Ya burada işe yara işi poka sürende bi tane Binbaşıydı ya başka bi şey değil di ya" dediği, Kahraman’ın "Demedin mi ben böyle böyleyim bende diye" dediği, Ali’nin "Herif af edersin çokta s… de hesabı yaptı" "Jandarma ya Jandarma Binbaşı" dediği, Kahraman’ın “ İsmini mismini al sen onun tamam" "İşte şey yaparız yani Paşa halleder onu" dediği, Ali’nin "Yav avukatla çözülecek iş değil işin hakime gitmemesi gerekiyor gittiği zaman ya para cezası ya hapis cezası çıkacak biz fişleneceğiz bi kere" dediği,
Tape:4109, 08.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ;Kahraman’ın "Kusura bakma aradın ben şeydeydim ııı şey ıı öyle bi top şey kalabalıktı müsayit değildim ya ne yapıyorsun" dediği, Raif’in "İyi çıkmadın mı yola" dediği, Kahraman’ın "Yok sabah çıkacağız abi ya bi burada babamın" "Babamın bi işi çıktı" dedikten sonra Raif GÖRÜM'ü yeni aldığı silahla birlikte rüyasında gördüğünü anlattıktan sonra Raif’in "Moruk şuanda belimde biliyor musun ve tiyoyu veriyom sana söyleyeyim de" dediği, Kahraman’ın "…mükemmel babama dedim babam çok güzel onlar diyo" "Çok güzel makineymış ya babam söyledi güzeldir yani evladiyelik yani ömürlük" dediği, Raif’in "Öyle diyo demi moruk baban bilir silahşör o yani o bilir" dediği, Kahraman’ın "Bilmez mi 50 tane silah değiştirdi senin gibi" "Senin adamın aslında ya" dediği,
Tape:4110, 20.11.2007 tarihinde Erol ÖLMEZ ile görüşmesinde özetle ; Erol’un "En kısa zaman görüşelim ve bu telefonu kaydet bu telefonun sahibi işte o ağabeyimizdir Burhan abi tanışmanı da istediğim bir insandır çok şeydir sana değer verdiğim kadar değer verdiğim bi ağabeyimdir her türlü faydası olabilecek bi ağabeyinizdir yani" dediği, Kahraman’ın "O adamlar da bekliyorlar yani belki 50 kere aradılar 100 kere aradılar" dediği, Erol’un "Tamam tamam hemen harekete geçiyoruz zaten bende artık fena fena böyle biraz darlandım ya", "Sesimizi biraz duyuralım meydana çıkma zamanı" dediği, Kahraman’ın "Bi harekete geçelim ama gerçekten" dediği, Erol’un "Tamam komutanım" dediği,
Tape:830, 23.11.2007 tarihinde Melih AKŞİMŞEK ile görüşmesinde özetle ; Aralarında merhabalaştıktan sonra Hüseyin GÖRÜM’ün TV kanallarında yayınlanan bir röportajından ve bu röportajdan duydukları ciddi rahatsızlıktan bahsettikten sonra Melih AKŞİMŞEK’in “ Ya Hüseyin abi ne yapıyor ya şaşırdı o, rotadan çıktı ya.Ya onun çenesini kapatmak susturmak lazım onu ...” şeklinde tepkisini ortaya koyduğu, Kahraman’ın da “ Yani böyle bişey olmaz ya ..ben emek verdim 2 sene yani biliyor musun nasıl olacak bilmiyorum” şeklinde tepki gösterdiği, daha sonra Kuvayı Milliye derneğine yapılacak parasal bir yardım konusuna geçtikleri, bu konu ile ilgili Melih AKŞİMŞEK’in “ biz farklı yerlerden farklı kanallardan bişeyler yapmaya çalışıyoruz bişeyler bağlamaya çalışıyoruz, bi arkadaşım aradı beni. Yüklü bir bağış yapacaktı bize. Ondan sonra Melih dedi böyle bişey duyarsa dedi kesinlikle dedi öyle bişey yapmaz dedi. Ya evin tek kızı evlendirdiler rahatsız çocuğu olmuyor mal varlığı çok çok mal varlığı var. … kafasına sokturdum direk şeye indirecek bütün şeyi servetini.” diyerek Hüseyin GÖRÜM’ün yapmış olduğu bu röportajın söz konusu bu yardımı tehlikeye attığına değindiği, devamında Kahraman’ın “sorma ya biz nerelerde neler yaptık biliyor musun” dediği, Melih’in “Az bile yaptık az az bu bişey değil daha yapacağımız çok şey var. ..şuan hiçbir şey yapmış değiliz yani çok şey yapacaz.” şeklinde konuşarak Hüseyin GÖRÜM ile konuşulmasından ve susturulmasından bahsettikleri,
Tape:4112, 24.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın "Ya mahvetti ya moruk ya benim çok emeğim var o yüzden üzülüyorum biliyon mu" dediği, Raif’in "Bitmedi ki sen daha başkan değil misin" "Biz kurmayacaz mı kendi şeyimizi" dediği, Kahraman’ın "Kuracağız tabi ya babam dalga geçiyo bennen" dediği, Raif’in "Ya boşver ya Kahraman böyle bi oyun olmaz ya ancak ne diyebiliriz biliyor musun" "Diyebiliriz ki yani biz öyle dedik ki bizim Kuvvayi Milliyede Din herkes herkese kapımız açık anlıyor musun ne olursa olsun hani Hrıstiyanlar olsun Museviler olsun Müslüman aleminin birleşmesini istiyoruz diye bi mesaj vermek istedik dememiz lazım" "Anlıyor musun o yüzden İsa ile Musa biliyor musun hani buradalar işte bu insanlar barışı temsil eden bu insanlar yeniden biliyor musun diye bi konuşma geçmesi lazım anladın mı" "Amcamın hakkında birisi konuşması gerekir anladın mı oda sen olabilirsin yani ,.. telefon açarız deriz ki böyle böyle Kuvvayi Milliye başkanıyım ben ondan sonra Kuvvayi Milliye ilen şeyimiz amacımız esasında hani bu taraftı biliyor musun hani insanlara bi mesaj vermek eee Hüseyin GÖRÜM’le ama kendisi o kadar dolgun bi vaziyette ki hani konuşamadı bile konuşturtmadınız bile adamı yayını kestiniz felan diye bi şey yapmak gerekir onlara" "…Biliyormusun yeni şeyimiz hani birleşsin diye yapılan bir mesajdı bu insanlara ama kimse anlamadı yani bu yaprakta barışın yaprağı hepimizin arasında ki olan" dediği, Kahraman’ın "Zeytin yaprağı" dediği, Raif’in "Ha anladın mı aklında tut bunları" "Birine mesajdır yani bu" dediği, Kahraman’ın "Hepsi bir mesaj" dediği, Raif’in "Kimse peygamber de değil hiç kimse bir şeyde değil" "Anladın mı bu bi mesaj yani" "Bizde olmazsa Kuvayı Milliyeden bi kadın tutarız konuşsun bunları bi" dediği,
Tape:4114, 26.11.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü kötü durumdan bahsettikleri, devamında , Kahraman’ın "Ya ben sana bi şey söyleyeyim mi ben artık teşkilatlanmayı çok iyi biliyorum tamam mı acayip biliyorum yani sadece bize lazım olan araba ve para birazcık" dediği, Raif’in "Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Bütün o çingene çocukları olsun bilmem ne olsun anlıyor musun Romenler ondan sonra o Ege bölgesindeki bütün o sokaktaki çocuklar biliyor musun bütün kahvedeki çocuklar bi kaçtane çocukları tanıyom onlarda yani her şeyi böyle dört gözle bekliyorlar…" "Eski kurallar geçsin Atatürk’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit" "Burhan OMAY var ya Burhan OMAY" "O var ya sizin hepinizi büyüledi o adam hepinize bi şey yaptı o adam…" dediği, Kahraman’ın " Z… yapıyor ya i.. ya o yaşta" dediği, Raif’in "hani ona ben Profesörde saygı duyup ta elini mi öpecem ya o kim lan o kim o benim s… bile öpemez" dediği,
Tape:4118, 30.11.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Abdullah’ın "bizim bir arkadaş eğlence merkezi açtı işte bazı yerlerle bağlantıya geçtim" "şu an bizi bekliyorlar gidip iş yapacaz" "şimdi bitane kadın var müzükolu var ama kadın herkesi tanıyor çok zengin böyle" "bunun dostu var Amasyalı kadın adam bunu yemiş bitirmiş iyicene Bahçelievler içerisinde yine bi tane müzükol açmış kadın" "bu dostundan kurtulmak istiyor onla çalışacak sağlam bir ekip istiyor herkesi tanıyor gazinocuları tanıyor onları tanıyor bunları tanıyor içeri sızacaz yani açık açık konuştum ben" "işte bu hafta pazartesi gelmeden gidecez işte gelirsen bi arkadaşımda var işte bu serbest çalışıyor tabi mafya ayağında biraz Aksaray’a müzükol açtı onla bağlantıya geçtim onla beraber çalışacaz artık ne iş olursa para hem para hem o işi yapanların tepesine bin hem de ne yaparsan yap" "yav kadın her şeyimizi ayarlıyacak zaten ben evde de kalmıyacam buraya bulaştık zaten iyicene" "baya birkaç tane ekip buldum işte telefonla da olmuyor ama birkaç tanede emekli polis felan buldum" "beraber çalışacaz işte" "Türkmenistanlılar var bazı yerlerde onları ayarladım polis bunların parasını yiyormuş" "cumartesi onları bi ziyaret edeceğiz tabi yarın inşallah gelirsen buraya" dediği, Kahraman’ın "ne ne napıyormuş Kazakistanlıların parasını mı yiyormuş" dediği, Abdullah’ın "heee ya ya bize verecek yani bi nevi" dediği, Kahraman’ın "anladım tamam kardeşim ne gerekiyorsa yapalım ya" dediği, Abdullah’ın "ama işte eee bize de hani silah taşımamız için o kimlik falan çıkarttırın sana bana üç dört tane" "…ilerde onu şimdi değil" "…yarın akşam bi şuraları düzeltelim para alalım ondan sonra bu şeye gidelim o kadının yanına gidelim çünkü ben biraz basit" "…benimde emir aldığım yer var falan derim gösteririm seni" "sert bir şekilde konuşursun bu adamı biz hallederiz"dediği,
Tape:972, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmıra’nın “ Raif konuştu mu seninle” dediği, Kahraman’ın “he raif abim söyledi bana bir şeyler” dediği, Ilmıra’nın “he bana ne ne gibi bir güzellik yaparsın” dediği, Kahraman’ın “…ne istiyon sen” dediği, Ilmıra’nın “bana özel olacak ne istiyom ben ne var” dediği, Kahraman’ın “işte şey var toz var yani” dediği, Ilmıra’nın “Nasıl Raif aldığından Raif aldığından mı” dediği, Kahraman’ın “evet evet” dediği, Ilmıra’nın “Şeker falan” dediği, Kahraman’ın “şeker yokta yani bulunur yani” dediği, Ilmıra’nın “tamam sen bana ondanda obirinden de” “ee bir paket yaparsın” dediği,
Tape:973, 03.12.2007 tarihinde Erdal İRTEN/Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın Kahraman’a hitaben “Abi bizim o kimlikler içinde şey yap hele ya.” “Yani artık böyle olmuyor. Yani çok küçük düştük ya.” Dediği ve telefonu Abdullah’ verdiği, Kahraman’ın “…O işi ne yaptın sen?” diye sorduğu, Abdullah’ın “Bu Muzikhol mu” dediği, Kahraman’ın “Hee” diyerek onayladığı, Abdullah’ın “Ben sizi bekliyom. Ben tek başıma olmaz ki.” dediği, Kahraman’ın “Biz şimdi bu kadınlan nasıl bu randevuyu bağlıyacaz biz.” diye sorduğu, Abdullah’ın “Orasını bana bırakın.” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümünde Abdullah’ın “Şeye kimlik çıkarabilir miyiz biz, sade üçümüze.” dediği, Kahraman’ın “Çıkartırız çıkartırız bi şekilde…” dediği, Abdullah’ın “Tamam bizim altımızdakiler önemli değil.” “Sadece yetkili biziz diyecem yani. Kimliği gösterecez biz ona.” “Yani yine aramızda kalacak. Ona öyle söyleyecez.” “Bazı kişilerlede tanıştıracak bizi.” “Ya bu saatten sonra kaybedecek bir şeyimiz yok zaten.” “Kendi ülkemizde zülüm görüyoruz ya resmen.” dediği, Kahraman’ın “Evet o ne diyo.” Dediği, Abdullah’ın “Tamam diyo. Kadın Amasya'lı.” “Şeyide yabancı zaten.” “O şey yapan pislik yapan adam.” “Bilmiyorum da nereli olduğunu, kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış.” dediği, Kahraman’ın “Tamam biz o işe el koyduk tamam mı” dediği, Abdullah’ın “Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları.” “İki tane vurdu muydu, her şeyini verirler yani.” Dediği, Kahraman’ın “Ortamı hazırla. Ben geleyim direk şey yapalım yani.” Dediği, Abdullah’ın “Girecez artık bi yerlere girecez. Yerimizi zaten belli…” dediği, Kahraman’ın “Garantisini veriyon mu hepsinin?” diye sorduğu, Abdullah’ın “Veriyorum.” “He bide ne kimliği olacak bizde biliyon mu?” “Şimdi bizde o Kuvayı Milliyenin kimliğinimi taşıyacaz.” “Tamam. Üzerinde şey yazması lazım. Sadece ona gösteririz İstihbarat.” “Bide o araştırdım. Daha önceden Kuvai Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyo.” “Korkuyorlar Yani.” “Tamam sen bi o kimliklere organize çek. Biz seni ordan alalım.” dediği, Abdullah’ın “Ondan sonra kadınla özel bi konuşalım. O adamında kafasını koparırız gerekirse.” dediği,
Tape:4121, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Kadıköy’de görüşelim” “Ne için aradın sen beni” dediği, Ilmıra’nın “Bir şeyler istedim” dediği, Kahraman’ın “İşte onlar için ben de” “İyi telefonlaşırız oldu mu ben bir iki saat sonra çıkacağım bu taraftan” “Vallahi ne istiyorsun ot var kubar da var” “Ot’ta var kubar da var” “Ne kadar alacan” “On iki buçuk yirmi beş ne” “İyi tamam şey yaparız ben ayarlarım ona göre kaç kişi kaç kişisiniz ona göre ayarlayıp getireyim işte” dediği,Ilmıra’nın “Ha iki üç kişiyiz” dediği, Kahraman’ın “O zaman ben sana yirmi beş metre getireyim ben” dediği, Ilmıra’nın “Ha kaç YTL” dediği, Kahraman’ın “Onlar yüz altmış lira” “Yok piyasa öyle inan ki Almi” dediği,
Tape:974, 03.12.2007 tarihinde Ilmıra KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmıra’nın “Şey var mı Şeker var mı” dediği, Kahraman’ın “Vallahi şeker şu anda yok” dediği, Ilmıra’nın “Ha tamam iyi ben seni ararım tamam mı canım” dediği,
Tape:4125, 07.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ;X Şahsın “Yarın seni almaya gelecek” dediği, Kahraman’ın “Abdullah mı” dediği, X Şahsın “yarın gönderiyorum” dediği, Kahraman’ın “Tamam var mı bir gelişme” dediği, X Şahsın “Gelip seni alıp bir şeyler olacak İzmir’deki adam” “Sana bahsetmiş miydi” “Ayakkabıcı” dediği, Kahraman’ın “Yok ondan bahsetmedi herhalde” “İşte o İzmir’deki adam İstanbul’daymış İkitelli de bu gün onunla görüşecem” “Sen burada bizimle oldun mu dahi olur” “Daha iyi organize ederiz” dediği,
Tape:4126, 07.12.2007 tarihinde Abdullah ARAPOĞULLARI/Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle ; Erdal’ın “Ben biraz erken çıktım Abdullah onlar da arkamdan geldiler bu gün buradayız işte bir durum değerlendirmesi yapıyoruz yarın seni gelip alacaklar bunlar” “Yani Abdullah diyormuş adam diyormuş bütün kapıları ardına kadar açacam” “…işte abeyi gidin karşıdan getirin burada bütün planlarımızı masaya yatırırız” “Orada Abdullah’a yarın seni karşıdan orada alırken yoksa kimlikleri sonra mı alırız” dediği, Kahraman’ın “Kimlikleri şimdi biraz problem var tamam mı. Biz bir konuşma yapalım da onları ayarlarız kendi aramızda” dediği, Erdal’ın “…yalnız bu Bedri’nin kimliğinin olması lazım” dediği, Kahraman’ın “Tamam ben onu halledecem ben tamam bir değerlendirme yapalım da” dediği, Abdullah’ın “Görüşme yaptım ya bu şey var ya televizyona çıkıyor baya meşhur bu bende tanıyamadım baya meşhurmuş adam kendi çapında mafya zaten , öyle bir işadamı Almanya’da bir şehirde kendi adını vermiş adam” , “Çok zengin … Başkanı var ya Spor Kulübünün” dediği, “beni yirmi dördünde T..’a çağırdı…” “Bu Z.. var ya … adı neydi” “N.Z., U. A.D.” “Bunlar hep zaten böyle şeyli Ankara’da balo var yirmi dört Şubat’ta bütün Bakanlar makanlar geliyormuş” “Biz de oraya davetliyiz oraya gideceğiz” “Görüştüm T.’a yerleşip bu işe ufak kardeşi bakacak” “Ne yapacağız bir Dernek açacağız biz oraya” “Biz hazır olduğumuz zaman gideceğiz buradan adam almayacağız sen ben Erdal abi baş olarak” “Onlar oradan adama verecek bize altımızda çalışacak” “Bunların ihaleleri var tamam mı” “Biz bu ihalelere girip alacağız sadece” “Merkez T.. olacak oraya bağlıyız çünkü adam bütün yatırımını oraya yapacak Televizyon kanalı kurdu daha yeni” dediği, Kahraman’ın “Onun başına da abim geçecek zaten” dediği, Abdullah’ın “Ha ha bu ihaleler toplantılar zaten A.D., o N.Z., U. o adamlarla hep beraber olacak zaten” “Bu adamların genel yeri Almanya Almanya’da kalıyor” “Ben sadece ihaleleri istiyorum, bir de bu yani şeyle konuşturuyum Hüseyin Başkanla Askeri bot yapma ihalesi yeni bir Almanya’dan fabrika getirdi kurdu Şubat’ta başlıyor” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam kardeşim T…’da da ekip var ha” dediği, Abdullah’ın “Ya biz şimdi o derneğe biz gizli şey yapacağımız için oradan ekip almayacağız onları bizim altında çalışacak adamları verecek biz seçeceğiz kendimiz olmak üzere başımızda” “Yeni seçeceğiz kendi adamımızı niye atalım ateşe” dediği, Erdal’ın “Konuları masaya yatıracağız bütün planlarımızı” dediği, Abdullah’ın “Ben dedim Genelkurmaya bağlı şöyle böyle bazı şeyleri söyleyemem dedim bize dedim soru sormayacaksınız” “Sadece iş vereceksiniz yaptığımız işi bileceksiniz dedim” “Soru istemiyorum dedim aynen böyle konuştum ben” dediği,
Tape:975, 10.12.2007 tarihinde Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Ilmira’nın “Bişey soracam.” “25 metreyi biraz indirimli verebilir misin” “Yada 12.5 metre alalım ama yine de indirimli fiyat yap bize.” dediği, Kahraman’ın “Yani ben şey değilim tamam mı. Bu işin ticaretini ben yapmıyorum anladın mı?” dediği, Ilmira’nın “Hı tamam da anladım. Sen öbür tarafa da konuş istiyorum.” “25 metreyi bi bi 120-130 yapalım mı 120.” dediği, Kahraman’ın “Tamam tamam.” “Öbür şeyden buldum ben.” dediği, Ilmira’nın “Hıhı şeker” dediği, Kahraman’ın “10 lira diyolar ona da.” dediği, Ilmira’nın “Tamam bişey olursa eve kadar getirirsin bana demi?” diye sorduğu, Kahraman’ın “Tabi canım ne demek ya…” dediği,
Tape:976, 10.12.2007 tarihinde Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Ben şimdi görüştüm de.” “Temiz bişey, güzel bişey varmış, tamam mı.” “...100 liraya veririm diyo. 15 gram diyo.” dediği, Ilmira’nın “Şey mi hazır mı basılmış.” dediği, Kahraman’ın “Yok da hallederiz. Ben hallederim gelince.” dediği, Ilmira’nın “Yok ama nasıl kim basıcak ona.” dediği, Kahraman’ın “He orda basıp şey yaparım. Ben halleder çıkarım yani.” dediği,
Tape:4129, 10.12.2007 tarihinde Hurşit ÇAKAR ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Paşalar var orada Hüseyin var hepsi var orada yani” dediği, Hurşit’in “Paşa’nın telefonunu ver alabilir miyim senden” dediği, Kahraman’ın “Hep eski telefon ayrıldım ben onlardan Hurşit” “Yirmi milyar bana borç taktılar anladın mı kardeşim” dediği, Hurşit’in “Yani ben burada yandım ama ben çok insanın canını yakarım biliyor musun” “ben bunun aslını istiyorum yani aslı kimden bitiyorsa aslını istiyorum ben” dediği, Kahraman’ın “Aslı o işte gidicen oraya tamam mı” dediği, Hurşit’in “Ha ben gittim oraya kimsenin göz yaşına bakmam Fikret’tir Hasan’dır Masan’dır yani kimsenin gözünün yaşına bakmam” “Peki Cevdet şu anda oraya gidip geliyor mu” dediği, Kahraman’ın “Ha oranın sürekli adamıydı o gelip gidiyordu her zaman onunla görüşüyordum” dediği, Hurşit’in “Orada şu anda Hüseyin var Fikret var bir de Cevdet var değil” dediği,
Tape:4130, 14.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “İşte Kuzeye filan gittik Kuzey Irak” “İşte gittik geldik o tarafa asker götürdük” “Brifing verdim geldim” “Evet ya bombalıyorlar dağları taşları işte” dediği, X Şahsın “Peki abi ne olacak burada herhangi bir şekilde hareket yapmayacak mıyız, Yani Olduğumuz yerde kaldık tıkandık böyle vallahi diyorum sana ya daral geldi bana ya” dediği, Kahraman’ın “Ya Genelkurmaylık yaptırmış” dediği, X Şahsın “Yalandan mı” “Niçin abi” dediği, Kahraman’ın “Bu sahtekarlar falan var ya yani” “Onları deşifre etmek için” dediği, X Şahsın “Anladım işin içinde başka şeyler var yani” dediği,
Tape:4131, 14.12.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ; Kahraman’ın “Dün çağrı bıraktım aramadın” dediği, Raif’in “Mark şeyi geri getirdi moruk” “Emaneti” “İşte anlaşmayı bozdu” “Gelsene bir konuşuruz” dediği,
Tape:3446, 15.12.2007 tarihinde İbrahim isimli şahıs arasındaki görüşmede özetle ; (Görüşme Raif GÖRÜM’ün kullanımındaki telefondan yapılmıştır.) ; Kahraman’ın “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İbrahim’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, Kahraman’ın “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İbrahim’ in “Sen şimdi teraziyi de alda geltirsene bakim onu buraya” dediği, Kahraman’ın “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İbrahim’ in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” dediği,
Tape:955, 24.12.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile Nihat ALTILAR arasındaki görüşmede özetle; Nihat’ın “Sayın başkanım babacığım ben Nihat Altılar” “...Ben Bursa’dayım. Ben Kahraman beyle görüştüm. Benim bir çalışmam var şimdi. Bizim Kuvayı Milliye Derneği adına. Türkiye genelinde ve yurt dışında ne kadar denizci kardeşlerimiz varsa.” “Bunların hak hukuk adaletini ve mağdur kaldıklarına dair bir CD yaptım ben burda.” “O filmi size izleticem ve aynı zamanda olayın içeriğini anlayacaksınız. Çünkü bizler 1980 ve 1990 dan beri her şekilde hak hukuk... Bizim Türkiye’de olmadığını ve Ankara’da Milletvekili olan C.K.’na yönelik bir CD hazırladım.” “Armatörler bizim denizcilere her zaman için mağdur bırakmıştır. Buna yönelik bir çalışma başlatıcam.” “…Bu denizcileri kendi bünyemize almak açısından ve bunları üye edip onların fonlarından derneğimizin kalkınma adına. Aynı zamanda bir çalışma başlatıyorum sayın başkanım.” dediği, Mehmet Fikri’nin “Tamam Nihatçığım tamam.” dediği, Nihat’ın “Geldiğimde Dernekte görüşürüz.” dediği,
Tape:4133, 26.12.2007 tarihinde Nihat ALTILAR ile görüşmesinde özetle ; Nihat’ın “Başkanım hürmetler saygılar ben Nihat ALTILAR” “Yarın görüşürüz abi elimde bir evraklar var CD’ler var onları da Genel Başkanımıza vereceğiz orada” “Baba’ya vereceğiz” “Bir görsün gazeteler falan var işte” dediği,
Tape:4134, 26.12.2007 tarihinde Cenk isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Cenk’ in “Cenk ben nasılsın” “Alminanın arkadaşı hatırladın mı” dediği, Kahraman’ın “Merhaba Cenk” dediği, Cenk’ in “Raif abi (Raif GÖRÜM) ile görüştüm de” “…hani bana bir parça bir şey verdi ya” dediği, Kahraman’ın “Ne kadar şey yapacan” dediği, Cenk’ in “Ne kadar yapalım sen ne taraftasın ben gerçi karşıdayım” dediği, Kahraman’ın “150’den başlıyor işte 25’e” “Şeyler mi şekerler mi” dediği, Cenk’ in “Yok yok Basmaya” dediği, Kahraman’ın “Ya şimdi değişiyor ya sen ne kadar alacağına bağlı biliyor musun” “Ne kadar alacağına bağlı yani” dediği, Cenk’ in “Kaç tane alıyım bilmiyorum ki şimdi yani alırım atıyım 5-6 tane alıyım ondan basılmıştan” “Ne var şuanda yani alıp ta pişman olmayacağımız o akşam ki gibi ne var onu söyle onu sen” dediği, Kahraman’ın “İşte ot var” “Biliyor musun e Klorda var” dediği, Cenk’in “…ben Raif abiye (Raif GÖRÜM) sorunca direkt ara Kahramanı” dediği, Kahraman’ın “Sen bana miktar belirle” dediği, Cenk’ in “Öbür kuburun şeyi ne” dediği,
Tape:4135, 26.12.2007 tarihinde Raif GÖRÜM ile görüşmesinde özetle ;Raif’in “Orada 50 tane CD var biliyor musun hepsini 49” dediği, Kahraman’ın “Adam yolda geliyor yolda geliyor şimdi şeye gelecek Bostancı’ya geldiği zaman beni arayacak bende çıkacam aşağıya” dediği, Raif’in “Ha moruk onların hepsini alacaksa alsın yani almayacaksa hiç gelmesin yani” dediği, Kahraman’ın “Sen bunu telefondan şey yapsaydın ben adam geliyor şimdi köprüdeymiş şimdi” dediği, Raif’in “…onların hepsini alacaksan gidelim yoksa dersin hiç gitmeyelim tamam mı” “50 tane 49 tane mi CD olacak” “Güzel görüntülü onlar şeyli ee Gümüş mü ne diyorlar onun kaplamalarına” dediği, Kahraman’ın “Tamam işte dedim ya 300 lira” “250 tanesi” dediği, tespit edilmiştir.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Telefon rehberi karşılaştırması ;
Kahraman ŞAHİN’in ; 5373755310 telefon numarasının Erdal İRTEN, Erol ÖLMEZ, Hüseyin GÖRÜM, Oğuz Alparslan ABDÜLKADİR ve Raif GÖRÜM’e ait cep telefonları rehberlerinde,
Kahraman ŞAHİN’in ;5466478283 telefon numarasının Erol ÖLMEZ, Recep Gökhan SİPAHİOĞLU, Yaşar ASLANKÖYLÜ ve Yusuf GÖRÜM’e ait cep telefonu rehberlerinde, kayıtlı bulunduğu.
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın 5358881514 ve 5396550456 telefon numaralarının “baba” ismi ile , Erol ÖLMEZ’in 5339661009 telefon numarasının “Erol komt ( komutan) ” ismi ile ve Oğuz Alparslan ABDULKADİR’in 5378786138 telefon numaralarının da Kahraman ŞAHİN’e ait telefon rehberinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Kahraman Şahin’in kullanmakta olduğu 0537 3755310 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
Hüseyin Görüm’ ün kullandığı 0505 6588812 nolu GSM hattı ile 257
Erdal İrten’ in kullandığı 0539 4710939 nolu GSM hattı ile 206
Erol Ölmez’ in kullandığı 0546 5777810 nolu GSM hattı ile 20
Erol Ölmez’ in kullandığı 0536 6310901 nolu GSM hattı ile 470
Erol Ölmez’ in kullandığı 0538 3657258 nolu GSM hattı ile 62
Erol Ölmez’ in kullandığı 0533 9661009 nolu GSM hattı ile 16
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0505 3043924 nolu GSM hattı ile 28
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 8571924 nolu GSM hattı ile 4
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 4952647 nolu GSM hattı ile 36
Rasim (Yasin) Görüm’ ün kullandığı 0538 5605898 nolu GSM hattı ile 8
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0535 8881514 nolu GSM hattı ile 299
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0539 6550456 nolu GSM hattı ile 170
Raif Görüm’ ün kullandığı 0535 8258383 nolu GSM hattı ile 1325
Raif Görüm’ ün kullandığı 0538 7496868 nolu GSM hattı ile 28
Hüseyin Gazi Oğuz’ un kullandığı 0532 2650260 nolu GSM hattı ile 8
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0537 8786138 nolu GSM hattı ile 68
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0533 2756462 nolu GSM hattı ile 48
Yusuf Görüm’ ün kullandığı 0536 2716692 nolu GSM hattı ile 2
Mahir Şimşek’ in kullandığı 0537 3897296 nolu GSM hattı ile 32
Abdullah Arapoğulları’ nın kullandığı 0545 2838998 nolu GSM hattı ile 14
Kahraman Şahin’in kullanmakta olduğu 0546 6478283 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde de ;
Oğuz Alparslan Abdulkadir’ in kullandığı 0533 2756462 nolu GSM hattı ile 98
Abdullah Arapoğulları’ nın kullandığı 0545 2838998 nolu GSM hattı ile 14
Erol Ölmez’ in kullandığı 0536 6310901 nolu GSM hattı ile 14
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0505 3043924 nolu GSM hattı ile 162
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 4952647 nolu GSM hattı ile 214
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0555 8571924 nolu GSM hattı ile 20
Recep Gökhan Sipahioğlu’ nun kullandığı 0538 2372854 nolu GSM hattı ile 8
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0539 6550456 nolu GSM hattı ile 132
Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kullandığı 0535 8881514 nolu GSM hattı ile 36
Raif Görüm’ ün kullandığı 0535 8258383 nolu GSM hattı ile 222
Rasim (Yasin) Görüm’ ün kullandığı 0538 5605898 nolu GSM hattı ile 12
Yaşar Arslanköylü’ nün kullandığı 0536 5483885 nolu GSM hattı ile 4 kez görüşme yaptığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Bu tespitlerin dışında Kahraman ŞAHİN’in diğer şüphelilerden Mehmet Fikri KARADAĞ, Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI,Erdal İRTEN,Oğuz Alpaslan ABDUÜLKADİR ve Raif GÖRÜM ile telefon bağlantısı kurduğu, yukarıda özetlenen suç unsuru görüşmeleri yaptığı da tespit edilmiştir.
Şüphelinin Kuvayı Milliye Dernegi içerisinde örgütlenen illegal yapılanma içerisinde, bu yapılanmanın lideri Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’e bağlı olarak hareket ettiği, hiyerarşik yapı içerisinde Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’den aldığı talimatları yerine getirdiği, hiyerarşik yapıda kendisine bağlı olan Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI ve Erdal İRTEN gibi örgüt üyelerine emir ve talimat verdiği, bu kapsamda görüştüğü kişilere ekip kurmaları talimatını verdiği, Erol ÖLMEZ’i istihbarat toplamak için Çarşamba semtine gönderdiği, bu kişilerin kendisine başkanım veya komutanım şeklinde hitap ettikleri, yapılması planlanan illegal işler konusunda kendisinin onayını istedikleri, bu işlerden bir kısmına kendisinin onay verdiği, bir kısmında ise hiyerarşik yapıda kendisinden yukarıda bulunan Hüseyin GÖRÜM’e aktardığı değerlendirilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Gizli Tanık-17 , ifadesinde aynısı ile ; “…Kahraman ŞAHİN’in derneğin gençlik kollarından sorumlu olduğunu, binbaşı lakabı kullandığını, Hüseyin GÖRÜM tarafından esrar içmeye alıştırıldığını, dernekte aktif olarak görev yaptığını, hatta derneğin borçlarından dolayı kendisine haciz geldiğini biliyorum.
Çanakkale’deki mitingde Tuncay ÖZKAN kürsüye çıkarak solcuların birleşmesi konusunda bir konuşma yaptı. Kuvayı Milliye’ den gidenler olarak mitingin siyasi bir gösteriye dönüşmesine tepki gösterdik. Bu nedenle mitinge katılan Atatürkçü düşünce derneği ve biz kaç kişiyiz hareketi isimli tanıtma yeleği giymiş kişiler ile bizler arasında yumruklaşmaya varan bir tartışma oldu. Bu nedenle Kuvayı milliye grubu olarak bizler mitingden ayrılıp slogan atarak Çanakkale’nin içinden geçip minibüslere gittik. Burada miting alanındayken beyaz renkli Kartal marka bir aracın içersinde birinci ordu çekim aracı yazılı bir kamera olduğunu ve çekim yapıldığını gördüm. Bu mitinge Mehmet Fikri KARADAĞ katılmamıştı. Nedenini tam olarak bilemiyorum. Dönüşte Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın Kuvayı Milliye Katılanları olarak burada yapılan tartışmadan dolayı herkesi fırçaladığını tartışılan dernek ve oluşumların Kuvayı Milliye ile yandaş olduklarını söylediğini biliyorum.
Çanakkale mitinginden 2 veya 3 gün sonra gece saat 23.00 sıralarında Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki binasına Veli KÜÇÜK geldi. O saatte dernekte kalan yaklaşık 10 kişi Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına çağrıldı. Veli KÜÇÜK burada Çanakkale mitinginde Kuvayı Milliye olarak gösterilen tepkinin yanlışlığından, mitingi düzenleyen dernek ve kurumların yandaş olduklarından, birlik ve beraberlik içersinde bulunulması gerektiğinden bahsetti. Sonrasında kendi güvenlik şirketine 150 tane genç alıp işe başlatacağını, bunların sağlam kişiler olması gerektiğini, bu kişilerin Kuvayı Milliye Derneği aracılığı ile bulunmasını, özgeçmişlerinin, ailelerinin, araştırılmasını istedi. Daha sonra da ayrıldı. Ertesi günü eleman temini için bir duvar ilanı hazırlanarak derneğin iç kısmına asıldığını gördüm. Derneğe gelip gidenler bu ilana bakıp müracaat ediyorlardı. Bu işle Kahraman ŞAHİN ilgileniyordu. İlk işlemleri ve görüşmeyi yaptıktan sonra görüştüğü kişileri mülakat yapması için Mehmet Fikri KARADAĞ’ a gönderiyordu.
Bu olaydan yaklaşık 10 gün sonra Kahraman ŞAHİN ile Niyazi KIYAK’ ın Veli KÜÇÜK’ ün Ümraniye ilçesinde Güvenlik şirketi aracılığıyla korumasını yaptırdığı bir binaya gittiklerini, burada Veli KÜÇÜK’ ün adamlarını hem kaldıklarını,mülkiyeti Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay TUĞCU’ya ait olduğu söylenen boş olan ve eski bir hipermarket olduğu söylenen bu binada barındıklarını, yaklaşık 15 kişi olduğunu, bunun dışında sürekli gelip gidenler bulunduğunu, bu kişilerin de hepsinin sabıkalı tipler olduğunu, Veli KÜÇÜK’ ünde buraya gelerek kendileri ile görüştüğünü dernekte anlattıklarına şahit olmuştum. Zaten bu ziyaretten sonra da Ümraniye’ deki bu yerden derneğe sürekli genç kişiler gelmeye başladı.
Derneğe sürekli olarak gelen giden kişiler oluyordu. Bunlar genellikle Mehmet Fikri KARADAĞ , Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’e gelirlerdi…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Abdullah ARAPOĞULLARI ; Telefon hattı satmak amacı ile Kuvayı Milliye Derneğine gittiğinde Kahraman ŞAHİN ile tanıştığını, kendisini üye sorumlusu olarak tanıttığını, müsait oldukları bir zaman konuşmak için çay içmeye beklediğini söyleyerek gelirken arkadaşlarını da getirmesini istediğini,bir ay sonra Erdal İRTEN ile birlikte derneğe gittiklerini, burada Erdal İRTEN’i Kahraman ŞAHİN ile tanıştırdığını,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediğini,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Bağcılar’da Kuvayı Milleye Derneği Şubesi açmalarını teklif ettiğini ve sen bu konuyla görevlisin dediğini,ayrıca kendisine derneğin maddi sıkıntısından bahsedip bu derneğin bütün Türk Milletinin olduğunu, kirasının ödenemediğini, derneğe maddi yardımda bulunabilecek esnaf tanıdığı olup olmadığını sorduğunu,daha sonra kendisini derneğe çağırdığını,yaklaşık bir ay sonra tek başına Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, burada kendisine üç ay sonra kendilerine kimlik çıkacağını, şu an Paşaların onaylamadığını, araştırıldıklarını söylediğini ve derneğe yardım istenilecek kişiyi sorduğunu, kendisinin de Aksaray’daki otel sahibi kişiyi söylediğini, sonrasında da Bağcılar’da Kuvayı Milliye Derneğinin şubesinin açılıp açılamayacağını, esnafların olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de işlerini ve ablasının hastalığını gerekçe göstererek bu konuyla ilgilenemeyeceğini söylediğini, bu tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra Kahraman ŞAHİN’in kendisine ulaşamadığından Erdal İRTEN’i aradığını ve kendisini aramasını istediğini öğrendiğini, ancak kendisini aramadığını, o tarihten sonra da Kahraman ŞAHİN ile görüşmediğini beyan etmiştir.
Erdal İRTEN ; Kahraman ŞAHİN ile Abdullah ARAPOĞULLARI aracılığı ile tanıştığını, Kuvayı Milliye Derneği Kadıköy Şubesinin muhasebecisi olduğunu öğrendiğini,kendisinin işyerinin icralık bir işi olduğunu,bu işte karşı tarafın avukatının Maltepe'de bulunduğunu, Kahraman ŞAHİN de Maltepe'de oturduğu için telefonla kendisini aradığını,bu işle ilgili görüşmek üzere birlikte avukatın bürosuna gittiklerini, 16.09.2007 tarihli görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaparken telefonu Abdullah ARAPOĞULLARI'na verdiğini,Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiğini, beyan etmiştir.
Ayşe Ceylan GEÇYOL (KIYAK) ; Kahraman ŞAHİN’i Kuvayı Milliye Derneğinin gençlik kolları başkanı olarak tanıdığını, 2007 yılı içersinde Çağlayan’da gerçekleşen Cumhuriyet mitingine dernek olarak katılma kararı alındığından Niyazi KIYAK, Ali isimli biri, Kahraman ŞAHİN ve Gülbeyaz isimli bir bayan (Dernek üyesi) ile birlikte katıldığını, ilerleyen süreçte İzmir’de gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingine de dernek yönetimi katılma kararı aldığından İzmir’e giderek mitinge katıldığını, mitinge dernekten gelen Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN, Niyazi KIYAK’ın da katıldığını gördüğünü, beyan etmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Kahraman ŞAHİN’i Kuvayı Milliye derneğinden Hüseyin GÖRÜM’ün yardımcısı olarak tanıdığını, kendisine daha önce oto galericiliği yaptığını söylediğini,dernekten ayrıldıktan bir müddet sonra telefon açarak kendisinin de dernekten ayrıldığını, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisine sürekli olarak küfür ettiğini, bağırıp çağırdığını bu yüzden dayanamayarak ayrıldığını söylediğini,arada bir hal hatır sormak için telefon görüşmeleri yaptıklarını, kendisinin dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiğini ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğünü,Dernekte bulunduğu sırada Kahraman ŞAHİN’in kendisine deprem afetleri sırasında Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu olduğunu söyleyerek üzerinde Özel Kuvvetler yazılı Kuvayı Milliye Derneğinin kimlik kartını verdiğini,Murat ÇAĞLAR’ı tanımadığını,kendisinin araç içerisinde silah ve bir kısım dokümanlarla yakalanması olayını derneğe gelip giden şahıslardan ve Kahraman ŞAHİN’in konuşmalarından duyduğunu,derneğe gelip giden bu kişinin yakalandığını konuştuklarını, telefon görüşmesinde kendisini “Kıdemli Binbaşı Erolhan EJDEROĞLU” olarak tanıtmasının nedeni sorulması üzerine, Kahraman ŞAHİN’in kendisine bu ismi takarak bu şekilde hitap ettiğini, kendisinin de bu şahısla olan telefon konuşmalarında komutan tabirini kullandığını, kendisinin Kahraman ŞAHİN' den emir ve talimat almadığını,onun emir ve talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlere katılmadığını,aralarındaki “komutanım“ şeklindeki hitapların şaka mahiyetli ve şuursuzca olduğunu,beyan etmiştir.
Muhammet YÜCE , Kahraman ŞAHİN’i tanımadığını,ismini ilk defa duyduğunu beyan etmiştir.
Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN’ in Kuvayı Milliye Derneğinde yönetimde sorumlu düzeyde görevli bulunan bir üye olduğunu beyan etmiştir.
Mehmet Fikri KARADAĞ, Kahraman ŞAHİN’i Hüseyin GÖRÜM’ün çocukluğundan beri yanında yetiştirdiğini,Kuvayı Milliyeci olduğunu söylediği şekli ile tanıdığını,bu kişinin daha sonra yönetim kurulu kararıyla dernek saymanlığına getirildiğini beyan etmiştir.
Raif GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN’in kendisinin aile dostu olduğunu, Kahraman ŞAHİN’in kendisinin telkinleri ile Kuvayı Milliye Derneğine üye olduğunu,15.12.2007 tarihinde kendisinin kullanımındaki telefondan Kahraman ŞAHİN’in İbrahim ile yaptığı telefon förüşmesinde geçen ; Kahraman’ın “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İbrahim’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, Kahraman’ın “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İbrahim’ in “Sen şimdi teraziyi de al da geltirsene bakim onu buraya” dediği, Kahraman’ın “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İbrahim’in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” sözlerinin okunup sorulması üzerine ; görüşmenin Kahraman ŞAHİN ile İbrahim isimli kişi arasında yapıldığını,içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını,beyan etmiştir.
Recep Gökhan SİPAHİOĞLU, Kuvayı Milliye Derneğine üye olduktan sonraki bir tarihte Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Ali KUTLU’nun kendisini Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına götürdüklerini,onun da kendisine basında çıkan haberin aksine dernekte yasadışı hiçbir iş yapılmadığını söylediğini ve kendisinden derneğin kapanan Internet sitesi yerine yeni bir Internet sitesi hazırlamasını isteyerek bu amaçla yönetim kurulu kararı hazırlanması talimatı verdiğini, Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in bu kararı hazırladıklarını,ancak orada hazır bulunmayan üyelerin yerine de kendilerinin imza attıklarını,kendisinin bunu garipsediğini, daha sonra derneğe gittiğinde bunu Hüseyin GÖRÜM’ e sorduğunu, kendisine bunun önemli olmadığını, kararları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın verdiğini, onun dediğinin olacağını söyleyerek sertçe çıkıştığını, derneğe bu gidişinde yanında oğlu Emir SİPAHİOĞLU’nun da bulunduğunu, Emir’in tesadüfen derneğin alt katında esrar içen kişiler görerek kendisine söylediğini, bunun üzerine gidip baktığında gerçekten esrar içtiğini tahmin ettiği Kahraman ŞAHİN ve Niyazi KIYAK ile isimlerini bilmediği iki kişi daha gördüğünü,bulundukları oda da çuval içerisinde esrar olduğunu tahmin ettiği bir madde gördüğünü, bunu Hüseyin GÖRÜM’ e sorduğunu, onun da kendisine esrar içmenin yanlış olmadığını, Kur’anda bunun aksine bir hüküm olmadığını, hatta Peygamberin dahi ot içtiğini söylediğini, kendisinin söylenenleri yadırgadığını söyleyerek kızgınlıkla dernekten ayrıldığını,daha sonra Kahraman ŞAHİN tarafından 2007 senesindeki Genel Seçimlerde dernek olarak destek verileceğini söyledikleri Kadıköy’ den Bağımsız Milletvekili adayı olan Ertuğrul OĞUZ isimli kişi hakkında seçim çalışmaları için derneğe çağrıldığını, yine bu çalışmalar için daha önce bahsettiği yönetim kurulu kararı ile görevlendirildiğinin söylendiğini, ancak bu kararın usulüne uygun olmadığını bildiği için gerek Internet sitesi kurulması gerekse seçim çalışmaları için hiçbir faaliyette bulunmadığını,beyan etmiştir.
Yusuf GÖRÜM, Kuvayı Milliye Derneğinin Mersin ilindeki yemin töreni görüntülerini televizyonda gördükten sonra kardeşi Türkan GÖRÜM ve onun arkadaşı Sevilay isimli bir kişiyi dernekten istifa etmeleri için ikna ettiğini,kendilerinin dernekten istifaları için gerekli olan noter ihtarnameli istifa dilekçelerini yazdırdığını ve onların istifalarını sağladığını,bu olaydan sonra dernekte bulunan Kahraman ŞAHİN ve isimlerini bilmediği birkaç kişinin kendisini vatan haini olarak ilan ettiklerini ve derneğe girmemesi için karar aldıklarını Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediğini, Kahraman ŞAHİN’i 1997 yılından bu yana tanıdığını,Kartal’da bulunan yazıhanesine yeğeni Raif’le birlikte geldiğini,kendisini oradan tanıdığını,dernekte ne görev yaptığını bilmediğini beyan etmiştir.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinin faaliyetlerinde etkin rol oynadığı, Ergenekon Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yönetilmesine yardımcı olması için gençlik kollarından sorumlu teşkilat başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği , bu görevi kapsamında da örgüte eleman kazandırdığı, örgüte kazandırdığı elemanların profillerinden de yararlanıp mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine örgüte kazandırdığı elemanlar aracılığı ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı, legal faaliyetleri çerçevesinde sivil demokratik tepki görüntüsü ve kamuoyu oluşturmak amacı ile yönetim aleyhine olan sivil toplum hareketlerini organize ettiği veya içerisinde yer aldığı iddia edilmektedir.
Şüpheli özetle ; kendisinin devletle veya herhangi bir gizli oluşumla ilgisi olmadığını, derneğin maaşlı bir çalışanı olduğunu,7-8 aydır maaşını alamadığını, telefon konuşmalarının çoğunun derneğe gelen,vatan sevgisi olan heycanlı insanlarla yaptığı ve bir çoğu şaka mahiyetinde olan görüşmeler olduğunu savunmuş ise de,
Yukarıda tape şeklinde özetlenen telefon görüşmeleri genelinden de anlaşıldığı gibi 07.08.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde söylediği “Sen bizim babamız değil misin baba ya” “Sen bizi öldürsen, dövsen dahi biz sana kötülük düşünebilir miyiz baba, her şeyimiz sensin bizim” , “..senin evladın var, biliyor musun, her türlü her şekilde, her şeyle çarpışacak bi askerin var”, “Baba, senin emrindeyiz tamam mı, öl dediğin an, o sahtekarlar gibi değil” sözlerinden de Ergenekon Terör Örgütünün yöneticilerinden , aynı zamanda örgütün Kuvayı Milliye Derneği yapılanması sorumlusu olan Mehmet Fikri KARADAĞ’a sadakatle bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Telefon görüşmeleri genelinden şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneği yapılanmasında etkin rol oynadığı, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’ün hiyerarşisinde faaliyette bulunduğu, kendisinin Komutan ve Binbaşı gibi askeri sıfatlar kullandığı, örgüte adam kazandırdığı, örgüte kazandırdığı adamların profillerinden de faydalanıp bizzat veya bu kişileri azmettirerek admam kaçırma, korumalık yapma, çek senet tahsilatı ve benzeri mafya tarzı faaliyetler ile örgüte temin ettiği, örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı, Kuvayı Milliye yapılanmasına iletilen taleplerin kendisi tarafından alındığı veya kendisine yönlendirildiği, bu talepleri kendisine bağlı olan örgüt üyeleri Erol ÖLMEZ,Abdullah ARAPOĞULLARI,Erdal İRTEN,Raif GÖRÜM ve Yusuf GÖRÜM gibi örgüt üyelerini yönlendirerek karşıladığı, kısım eylemlerde ise bizzat kendisinin de yer aldığı, kendisine bağlı örgüt üyelerinin faaliyetleri hakkında şüpheliye bilgi verdikleri, onay istedikleri veya yardımını talep ettikleri,
Her ne kadar, örgütsel gizlilik prensibi gereği dikkatli konuşmaya özen gösterip muhataplarını da uyarsa da telefon görüşmelerinin yukarıda yapılan değerlendirmeyi doğrular açıklıkta olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in örgüte adam kazandırma çalışmalarında 04.10.2007 günlü telefon görüşmesinde “Gerek yok o tip adamlara, öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı” söylediği gibi , bu yapılanmaya dahil edilecek kişilerin söylenilenleri sorgulamadan kabul edecek nitelikte olmasını aradığı görülmektedir.
Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasında Özel Kuvvetler (Sözde) Komutanlığı isminde bir birim kurulduğu yukarıda Mehmet Fikri KARADAĞ’a ait bölümde açıklanmıştır. Şüphelinin askeri üniforma benzeri bir elbise giyerek fotoğraf çektirdiği, telefon görüşmelerinde kendisine Komutan,Binbaşı şeklinde hitap edildiği hususu , Gizli Tanık 17’nin “…Kahraman ŞAHİN’in binbaşı lakabı kullandığı” , diğer bir kısım şüphelilerin de benzer beyanları içeriği dikkate alındığında , şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasının “Özel Kuvveter (Sözde) Komutanlığı” biriminde görevli bulunduğu anlaşılmıştır.
18.08.2007 günlü telefon görüşmesindeki Abdullah ARAPOĞULLARI’nın "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda"
17.09.2007 günlü telefon görüşmesindeki Erol ÖLMEZ’ in “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan sonra akşam 8, sabah 8 nöbete devam yani…”,“Biz de mollaların arasına takıldık girdik işte ne yapalım, soktunuz bizi o taraf Çarşamba'ya” “… ben hoca adamım biliyorsun sakal bıraktım haberin yok galiba” “molla oldum ben de” , Kahraman’ın “Ya hayırlısı olsun be kardeşim ya, görevini tam yerine getir de”
Şeklindeki konuşmalar, şüpheli Kahraman ŞAHİN’in örgüt adına gelir temin etme ve
Örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat toplama faaliyetlerini gösterir en açık telefon görüşmelerine örnektir.
Diğer şüphelilerden Erkut ERSOY’un bilgisayarındaki bir E-posta mesajı incelendiğinde ; Özel Büro tarafından gruba gönderilen bir mesaj olduğu görülmüştür. Mesajda Özel Büroya gönderilen bir mesaja karşılık olarak Kuvayı Milliye Grubunun tüm Türkiye’yi hatta dünyadaki tüm Türk Milliyetçilerini kapsayan bir grup olduğu, kendilerinin Kuvayı Milliye olarak tüm Türkiye’de çok hızlı ve kapsamlı bir biçimde örgütlendikleri, üyelik konusunda Özel Büro üyesi olunduğu söylenerek Kuvayı Milliye derneğinden Kahraman Bey ile görüşülebileceğinin belirtildiği görülmüş, bu husus da şüphelinin Kuvayı Milleye Derneği yapılanmasındaki etkin konumunu gösterir bir husus olarak değerlendirilmiştir.
Ayrıca,
Raif GÖRÜM ile yaptığı 07.11.2007 ve 08.11.2007 günlü telefon görüşmelerinin açıkça silah ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilmiş, nitekim Raif GÖRÜM ifadesinde “..silah ticareti yapmaya kalkıştığını ancak beceremediğini, telefon görüşmelerinin bu konuya ilişkin olduğunu“ beyan etmiştir.
Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı 03.12.2007 (üç adet) ve 10.12.2007 (iki adet), Raif GÖRÜM ile yaptığı 19.10.2007 ve 14.12.2007 ve Cenk isimli kişi ile yaptığı 26.12.2007 günlü telefon görüşmelerinin açıkça uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilmiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisi hakkındaki ; derneğe gelirken arkadaşlarını de getirmesini istediği ve kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediği,kendisine derneğin Bağcılar Şubesini açmak ve yardımda bulunabilecek kişileri tespit etmek için görev verdiği,
Ayşe Ceylan GEÇYOL (KIYAK)’un ; kendisi hakkındaki derneğin miting gibi faaliyetlerine diğer dernek yöneticileri ile birlikte katıldığını gördüğü,
Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki; bir telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiği,
Erol ÖLMEZ’in kendisi hakkındaki, dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiği ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğü, deprem afetleri sırasında Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu olduğunu söyleyerek üzerinde Özel Kuvvetler yazılı Kuvayı Milliye Derneğinin kimlik kartını verdiği, Kahraman ŞAHİN’in bu ismi taktığından kendisini “Kıdemli Binbaşı Erolhan EJDEROĞLU” olarak tanıttığı, kendisinin bazı telefon görüşmelerinde Kahraman ŞAHİN’e Binbaşı olarak hitap ettiği,
Recep Gökhan SİPAHİOĞLU’nun kendisi hakkındaki ; Kuvayı Milliye Derneğine üye olduktan sonraki bir tarihte Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Ali KUTLU’nun kendisini Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın odasına götürdükleri,burada yapılan konuşmadan sonra Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in yönetim kurulu kararı hazırladıkları,ancak orada hazır bulunmayan üyelerin yerine de kendilerinin imza attıkları, daha sonra kendisini dernekte esrar içerken gördüğü,sonra Kahraman ŞAHİN tarafından 2007 senesindeki Genel Seçimlerde dernek olarak destek verileceğini söyledikleri Kadıköy’ den Bağımsız Milletvekili adayı olan Ertuğrul OĞUZ isimli kişi hakkında seçim çalışmaları için derneğe çağrıldığı,
Şeklindeki beyanları içeriğine göre de, şüphelinin savunması gibi Kuvayı Milliye Derneği ve içindeki illegal yapılanma ile ilgisinin sadece bu derneğin bir çalışanı olmakla sınırlı olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Muhammet YÜCE ve Kahraman ŞAHİN’in karşılıklı birbirlerini tanımadıkları şeklindeki beyanlarına karşın , yukarıda yazılı 10.07.2007 tarihinde Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesindeki Mehmet Fikri’nin “Oğulcum şimdi Bursa’dan Muhammet (Muhammet YÜCE) diye bir çocuk geliyor” “Bizim derneğin önde gelmiş olduklarından” “Arabasıyla geliyormuş, onu alın görüşün, Hüseyin abinlede görüşsün, bende çıktım geliyorum” “Muhammet diye bir çocuk uzman çavuşmuş” sözleri, diğer şüphelilerden Erol ÖLMEZ’in ; kendisinin dernekte bulunduğu sırada Muhammet YÜCE’nin derneğe geldiğini ve Kahraman ŞAHİN ile görüştüğü şeklindeki beyanı içeriğine göre , gerek Muhammet YÜCE gerekse Kahraman ŞAHİN’in aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.
Şüphelinin evinde yapılan aramada, Bayrampaşa Kapalı Cezaevinden Deniz YILDIRIM isimli cinayet hükümlüsünün gönderdiği mektuplar ele geçmiştir. Deniz YILDIRIM’ın cezaevinden Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy’deki adresini yazarak Kahraman ŞAHİN ve Hüseyin GÖRÜM’e gönderdiği mektup içeriklerinde “Gönlümden geçen tek hareket Darbeyle içimizdeki dış güçlere hizmet eden şerefsizleri infaz etmek” , “Paşama,Hüseyin Abi’ye,Soran herkese selam olsun,Yolumuz açık olsun”, “Tam aktif zamanımızda başımıza bu iş geldi, lanet olsun”, “İçerde de olsak dışarıda da olsak fark etmez, her türlü yaşam şartına alışkınız,,ben savaşımı burada veriyorum”, “Ben silahımı ülkenin bölünmez bütünlüğünü bölmeye çalışana çalışanlara çekmeye and içtim, bizler bu ülkenin direnişçileriyiz” , “Toplu giydirme zamanı yaklaşıyor ! , farkındayım, beni unutmayın buralarda.Bizler bu millet için topraklar için varız,zırhımızı giymeden sokağa çıkmak yok” , sözlerinin yazılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu mektupların da , şüphelinin örgütün Kuvayı Milliye yapılanmasındaki bütün üyeleri ile birlikte diğer kişilere, vatanın elden gittiği , Kuvayı Milliye derneğinin vatanın kurtarılması davasını yürüttüğü, bu kapsamda askeri bir darbenin zemininin hazırlanarak hain olan kişilerin infaz edilmesi gerektiği şeklindeki örgüt propagandası yaptığını gösterdiği, esasen Ergenekon Terör Örgütünün yönetici konumunda bulunan üyelerinden, bu mektupları kaleme alan cezaevinde cinayet suçundan tutuklu olarak yatan bir ilgilisine kadar bir askeri müdahale söyleminin bulunduğu soruşturma evrakı genelinden de anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ile ; şüpheli Kahraman ŞAHİN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yönetilmesine yardımcı olması için teşkilattan sorumlu başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği , bu görevi kapsamında da örgüte eleman kazandırdığı, örgüte kazandırdığı elemanların profillerinden de yararlanıp mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine örgüte kazandırdığı elemanlar aracılığı ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Kahraman ŞAHİN’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Bunların dışında ; yukarıda yazılı bazı telefon görüşmelerinin , bağlantılı olduğu Raif GÖRÜM’ün telefon görüşmeleri ile birlikte değerlendirilmesinden ; şüphelinin uyuşturucu madde, yasadışı silah ve porno CD ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu yönünde şüphe duyulmuş ise de, kendisinden uyuşturucu madde ve silah ele geçmemiş olması, kendisinden çok miktarda porno CD ele geçirilmiş ise de suç delili olan telefon görüşmesinin CMK 138/2 kapsamında tesadüfen elde edilen delillerden olup TCK’nun 226//3 maddesine uyan bu suçun CMK’nun 135/6 maddesinde sayılan katalog suçlardan olmaması nedeni ile bu suçlar hakkında soruşturma yapılmasına yeterli delil ve imkan olmadığı değerlendirilmiştir.
Şüphelinin TCK’nun 191 maddesine uyan uyuşturucu madde kullanmak suçunu da işlediği yönünde ilişkin deliller bulunduğu anlaşılmış ise de , bu suç hakkındaki evrak ayrılmıştır.
69-ŞÜPHELİ EROL ÖLMEZ
a)- Emniyet İfadesinde özetle;
2006 yılı Ekim ayında Kuvayı Milliye Derneğinin önünden geçerken bayrağı dikkatini çektiğinden binaya girdiğini, dernekte Hüseyin GÖRÜM'le tanışarak iş aradığını söylediğini, Hüseyin GÖRÜM'ün dernekte çalışacak elemena ihtiyaç olduğunu söylemesi üzerine aynı gün işe girerek dernekte kalmaya başladığını, dernekte çay, yemek ve temizlik işleri yaptığını, dernek yöneticilerinin Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN ve Feraye SES olduğunu, dernekte çalıştığı zaman içersinde Muhammet YÜCE'nin derneğe gelerek Kahraman ŞAHİN ile görüştüğünü gördüğünü, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM'ün kendisine kötü davranmaları,Hüseyin GÖRÜM'ün sürekli olarak Kur’an’dan bahsetmesi ve "Mehdi buradan doğacak" şeklinde konuşmalarından dolayı dernekten yazılı olarak istifa ettiğini,
Hüseyin GÖRÜM'ün kendisine motorize ekip kurarak insanlara yardım etmeyi, ayrıca akut benzeri depremde yardımcı olabilecek, insanların yararına olacak örgütlenmelerden bahsettiğini, Kahraman ŞAHİN'in kendisine deprem afetleri sırasında "Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu" olduğunu söyleyerek Özel Kuvvetler yazılı bir kimlik verdiğini,
İstihbarat toplama ile ilgili görüşmeleri hatırlamadığını,
Fatih ilçesi Çarşamba semtinde Murat isimli bir arkadaşının yanında kaldığını, Fatih semtinde çarşaflı cübbeli şahısların çok olmasından dolayı mollaların arasında kaldığını söylediğini, Kahraman ŞAHİN'in görevini yerine getir, görevine devam et dediğini, Fatih semtinde istihbarat toplamak amaçlı bulunmadığını,
Ayrıca; tahsilat, adam takip etme, istihbarat toplama tarzında yaptığı telefon görüşmelerini hatırlamadığını, görüşmelerde emanet diye bahsettiğinin kuvvet macunu olduğunu,
13.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Ukraynalı olan şahsın Kahraman ŞAHİN’in arkadaşı olduğunu, bu şahsın çimento almak istediğini, Kahraman ŞAHİN kendisine tanıdık çimento fabrikası sahibi olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de bir arkadaşının tanıdığının olduğunu söylediğini, görüşmenin bununla ilgili bir görüşme olduğunu,
15.07.2007 tarihli Yusuf KARLIOĞLU ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Kendisini askeri personel olarak tanıtmasında herhangi bir amacının olmadığını, Hüseyin GÖRÜM isimli şahsın kendisine; Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ın Kuvvai Milliye derneği ile uğraştığını söylediğini ve Başbakanın vatana ihanet ettiği şeklinde konuştuğunu, kendisinin bundan dolayı bu şekilde konuştuğunu, ancak bu konulardan bilgisinin olmadığını,Yusuf isimli şahsın ne iş yaptığını bilmediğini, Yusuf’un Kuvvai milliye derneğine üye olduğunu, görüşmenin içeriğinde geçen diğer konuları hatırlamadığını, “Koştuğum zaman beni indirirler” sözü ile neyi kast ettiğini bilmediğini,
28.06.2007 tarihinde Halil isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, ancak kendisinin şirketinin olmadığını, görüşmede geçen “80 tane Fransa var” sözü ile neyin kast edildiğini bilmediğini, kendisinin Vodafone hattından 10 adet kullanmak amacı ile aldığını, ancak hatların daha sonra kaybolduğunu, bu kadar hat almasının özel bir nedeninin olmadığını,
13.08.2007 günü saat:12.17’deki Kahraman ŞAHİN isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Kendisinin Nebil’ den Kuvvai Milliye adı altında para almadığını, ancak bu şahsın kendisine parça parça yardımda bulunmak amaçlı 100 YTL para verdiğini, Kahraman ŞAHİN’in de kendisiyle dalga geçmek için bu şekilde konuştuğunu, hiçbir şekilde Kuvayı Milliyenin adını kullanarak para tahsil etmediklerini, Nebil’in kendisini Hüseyin GÖRÜM’e neden şikayet ettiğini bilmediğini,
29.09.2007 tarihinde Hikmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;Görüşmeyi hatırlamadığını, herhangi bir şekilde koruma yapma gibi bir durumun olmadığını, kendisinden koruma amaçlı kimsenin bir talepte bulunmadığını,
Aynı görüşmenin devamı sorulduğunda;Görüşmeyi kabul ettiğini, Hikmet’in kendisine bu şekilde Cezaevinden bir şahsın çıkacağını, bu şahsın her türlü işlerine yarayacağını, istediklerinin ayağına, kafasına sıkacağını, bundan dolayı şahsa bir silah gerektiği şeklinde kendisinden talepte bulunduğunu, kendisinin de Hikmet isimli şahsa bakacağını söylediğini, ancak Hikmet’i dikkate almadığını, kendisini işlettiğini düşündüğü için şahsa herhangi bir şekilde silah temin etmediğini, kimseye silah satışı yapmadığını, kendisinin de silahının olmadığını,
Abdullah ARAPOĞLLARI’nı tanımadığını,ismini ilk defa duyduğunu söylemiş, kendisine 03.11.2007 günü saat 15:10 sıralarında Kahraman ŞAHİN ile birlikte bu kişinin Güngören semtindeki Karadeniz Odun Ekmeği isimli fırınına giderek görüşme yaptıklarına dair fiziki takip tutanağı bulunduğu hatırlatılması üzerine ise ; belirtilen tarihte Kahraman ŞAHİN ile birlikte Güngören semtinde bir fırına gittiklerini, buranın Abdullah ARAPOĞULLARI’na ait olduğunu şimdi öğrendiğini,Kahraman ŞAHİN’in kendisine fırında yatmaya yer olduğunu, burada hem çalışıp hemde yatabileceğini, kendisinin de fırına un bulabileceğini söylemiş olduğunu,birlikte ekmek fırınına gittiklerini,içeride Kahraman ŞAHİN’in ile fırıncı konuştuğunu, daha sonra tekrar görüşmek üzere fırından ayrıldıklarını,ancak tekrar fırına gidip konuşmadıklarını,kendisinin bu konuyu Kahraman ŞAHİN’e sormuş ise de yanıt alamadığını,
Kendisine sorulan diğer telefon görüşmelerini hatırlamadığını beyan etmiştir.
b)- Savcılık İfadesinde özetle;
Kolluk ifadesini tekrarladığını, Kuvva-i Milliye Derneğinde çay ve temizlik işleri yaptığını,kalacak yeri olmadığı için burada hem çalıştığını hemde kaldığını,kendisine verilen işleri yaptığını,kendisinin İsmailağa semtinde her hangi bir istihbarat toplama çalışmasında bulunmadığını,Kahraman ŞAHİN ile bu konularda yaptığı görüşmelerin şuursuzca olduğunu, kendisinin bir önceki yıl dernekten kovulduğunu, Kuvayı Milliye Derneğinde iken kendisine verilen kimlik kartının görev bölümünde “özel kuvvetler“ yazdığını,ancak kendisinin bunu afet ve kurtarma bölümü olarak bildiğini, özel kuvvetlerin ne olduğunu bilmediğini,bir önceki yıl sözlü ve yazılı olarak istifasını verdiğini,
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı ve “Vatandaşlara ulaştım, kadrolarla ilgili harekete geçiyorum“, “Sen kendi ekibini kur, hazır adam tut kendinde“ şeklindeki konuşmaların geçtiği görüşmeleri hatırlamadığını,
Kendisinin dernekte her hangi bir görevinin olmadığını,Kahraman ŞAHİN ile sık görüşmediğini, telefonda görüştüğü ve yukarıda anlatılan konunun derneğin özel faaliyetleri ile ilgisi olmadığını,
Kahraman ŞAHİN binbaşı olmadığı halde kendisine Binbaşım şeklinde hitap ettiklerini,diğer insanlara karşı böyle bir tabir kullanmadıklarını,ancak kendi aralarında binbaşı, özel istihbaratçı gibi sözler kullandıklarını,
Ekip kurması için talimat verdiğine ilişkin telefon görüşmesindeki konunun gerçek olmadığını,kimseye ekip kurması için talimat vermediğini,ancak aralarında bu tür şeylerin konuşulduğunu,
Kimse hakkında istihbari bilgi toplamadığını,DEHAP'a yapılan saldırılara katılmadığını,eline çakı bıçağı dahi almadığını,telefon görüşmelerindeki konuşmaların espiri mahiyetinde olduğunu,
Kendisinin fakir bir insan olduğunu, şirkette yatıp kaltığını,pişman olduğunu beyan etmiştir.
c)-Şüphelinin, yeniden ifade vermek istediğine dair cezaevinden gönderdiği dilekçeler üzerine alınan ek ifadelerinde özetle ;
Cezaevinden dilekçe verdiğini,ancak şu anda bir şey anlatmak istemediğini, bir şey de bilmediğini,
Bazı telefon görüşmelerinde bahsi geçen konu ile ilgili olarak kendi el yazısı ile hazırladığı notları ibraz ettiğini,bunların değerlendirilmesini istediğini beyan etmiş, yazdığı notlar alınarak evrakına eklenilmiştir.
Kendisinden önce ifadesi alınan Mahmut ÖZTÜRK' ün ifadesinde geçen, kendisinin de tanık olarak gösterildiği Mahmut ÖZTÜRK ile Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK arasındaki tartışmanın sorulması üzerine ; bu kişilerle aynı cezaevinde kalır iken Mahmut ÖZTÜRK’ün Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK' e "ben Muzaffer TEKİN' in kendisini yaraladığı bıçağı sana polislere ver diye veriyorum, sen neden vermiyorsun" dedigini,bunun üzerine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün "Sen ne demek istiyorsun" dediğini, birbirlerinin üzerine yürümeye kalktıklarını,ancak kendisi dahil olmak üzere orada bulunanların araya girerek kavga etmelerini önlediklerini,daha sonra bu kişilerin barıştıklarını,kendisinin bu tartışmalarını cezaevi pisikolojisine bağladığını beyan etmiştir.
d)- Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin işyerinde yapılan aramada;
-(1) adet Toshiba marka 126072735WSSl2000l00NTEB seri numaralı dizüstü bilgisayarı, bilgisayara takılı vaziyette Messopeın A Bottle ibareleri bulunan CD,
-(1) adet Durmuş ARİF adına tanzimli C11 Seri no 622738 nüfus cüzdanı,
-(30) adet 1’den 30’a kadar numaralandırılmış CD,
-(1) adet Career ajans ibareli CD,
-(1) adet Maxell ibareli disket,
-(1) adet Kingston Datatraveler ibareli flash bellek,
-(1) adet P/N 2090-00/26 ibareli omcu marka hafıza kartı,
-(1) adet Nokıa marka 1112 model 353648/01/867532/1 İMEİ numaralı cep telefonu, bu telefona takılı vaziyette 05383657258 GSM numaralı 0706010242984 ibareli sim kart,
-(1) adet 926573023098118586 seri numaralı Telsim sim kart bulunarak el konulmuştur.
-TOSHIBA_FUJITSU marka, seri numarası NW18T6128DVJ olan dizüstü bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede “Gelen Kutusu.dbx” isimli bir resim dosyaları tespit edilmiş, resim dosyaları incelendiğinde silahlı poz verdikleri, birbirlerine silah doğrulttukları görülmüş,resmi elbiseli polislerin bulunduğu ancak sivil kıyafetli ve polis yeleği giyenlerin polis olup olmadığı tam olarak anlaşılamamıştır.
e)-Telefon görüşmeleri
Tape:341, 13.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Kıdemli Binbaşı EROLHAN EJDEROĞLU” “Karargahtasın değil mi yarın” “Tamam, işlerimiz var yarın biliyorsun” “Operasyona Çıkıyoruz” dediği, Kahraman’ın “Tamam abi sen merak etme” dediği,
Tape:342, 13.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “Komutanım şimdi bizim bu Mersin'li Ali vardı ya” “Şimdi onla görüştük de, o biraz İstanbul'a geliyormuş haberin var mı senin” Öyle diyor İstanbul'a geliyorum diyo” “Kahraman Binbaşıya da selam söylersin diyo” “Gel dedim kafanı kırayım dedim senin burda” “Biz dedim zaten dedim dağı bıraktık dedim indik yaylaya” dediği,
Tape:347, 17.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Bir süre sohbet edildikten sonra Erol ÖLMEZ Almanya’dan gelen Mehmet isimli şahsı kast ederek “Mehmet abiler he dün konuşcaklardı o kunuyla ilgili, hatta beni çağırdı, komisyon başkanı da aradı” “Hikmet vardı çağırdı konuşalım dedi. İşin içinde sen varsın dedi, sen getirdin dedi” dediği. Kahraman’ın “Şimdi o olay üzerine bir oyun kuracaz inşallah tamam mı” dediği, Erol’un “Ne konuştun yani dün toplantı güzel geçti mi” diye sorduğu, Kahraman’ın “Ya iyiydi, çünkü İş Bankası'nın üst düzey yöneticiliğini yapmış bir ablamız var yeni, onlan konuştuk” “Değişik bir yol izleyeceğiz onun için inşallah” dediği, Erol’un “Mehmet abi'nin elindeki olan dökümler, donelerin anladın mı” “Bakıldığı zaman karşılığı çıksın veya kim vermiş nasıl bir araştırılsın A'dan Z'ye kadar ki emin olunduğu zaman her türlü oynanır o zaman, anladın mı” “Bu adam o sizin bir tane var ya vatandaş işte çıkmış işte yok kardeşim bunu 100 bin Euro'ya yakın parasını çarpmış ya bu adamın” “Bu adamdan çok güzel ekmekler yenir yani, sahip çıkılması gereken insan bu” dediği, Kahraman’ın “Biz Kuvayı Milliye olarak çıkıyoruz yani, sen çıkıyorsun ben çıkıyorum Hikmet çıkıyor” dediği, Erol’un “Ne yaptın ne ettin başka, OTLARI nereye koydun sağlama koydun mu” diye sorduğu, Kahraman’ın “sağlam hepsi” dediği, Erol’un “Yani öyle Mutfakta Durmasın açıkta” dediği, kendi aralarında bir süre derneğin sıkıntılarından bahsettikten sonra Kahraman’ın “Ondan sonra da düzelecek bir tane daha iş aldım” bir 180... ” “Geldiğin zaman konuşuruz, bunları telefonda fazla konuşmak” dediği, Erol’un “Şu Almanya'dan gelen o bizim diplomatlara sahip çıkalım onlara tamam mı her hangi bir şekilde o bitane vatandaş vardı ya kimdi o Veli KÜÇÜK'ÜN bilmem nesimiymiş falanmış, o çakal var ya çakal kimse onu karagaha getirttirelim abi bulalım o kimse istihbaratını yapın onun kimse bulun abicim onu bi hesap versin bakalım kimmiş o” dediği,
Tape:349, 18.06.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un “He vatandaşları bekledim biliyor musun” “Operasyon yapacaktık onlara da baktım gelmediler” “Gelseydi direktmen 1. Kolorduda gözlerini açtıracaktım, kaçtılar şerefsizler” “Yerlerini... tesbit ettik zaten adresleri falan herşeyi tespit edildi, onlarla ilgili gereken çalışmaları yapalım istihbaratla ilgili bilgileri her türlü, şahıslarla ilgili tamam mı” “Bu akşam onların gerekse gece saat 2-3 arası alalım o şerefsizleri” “ben karargaha geliyorum komutanım” “Hayırlı görevler diliyorum” dediği,
Tape:427, 21.06.2007 tarihinde Hikmet isimli şahıs ile birlikte Mehmet ATALAY ile görüşmesinde özetle ; Erol’ un Mehmet ATALAY’ a hitaben “Gel senle bir oturalım konuşalım, şöyle bi sohbet edelim” dediği, Mehmet’ in “herhangi bir olay bişey var mı” diye sorduğu, Erol’ un “gelmeniz lazım, acil” dediği, Mehmet’ in “İyi bişey varmı yani” diye sorduğu, Erol’ un “Varda Hikmet Bey o konuyla ilgili zaten görüşüyor” “Yani çıkan sonuçlara göre, sen Hikmet Beyle konuşacaksın o konuyu, tamam mı” diyerek telefonu yanında bulunan Hikmet’ e verdiği, Hikmet’ in Mehmet’ e hitaben “bi oturalım konuşalım” “Çünkü onların ben hepsini Türkçeye çevirttim, ben bir bakayım hepsine, bazı evraklar da eksik, bi konuşalım o konu üzerine” dediği,
Tape:428, 26.06.2007 tarihinde Nebil isimli şahıs ile görüşmesinde özetle ; Nebil’in “dünden beri seni arıyorum” dediği, Erol’ un “ben heryerdeyim abi bildiğin gibi değil” “zaten bugün emanetlerini alacaksın, ben müsait değildim, bir takım konularım var” “Konuları bu telefonla koruşamıyorum” dediği, Nebil’in’ in “Ya bana laf diyolar, telefona çıkamıyorum, bende cebimi kapatmışım” dediği, Erol’ un “Nebil abi ben her işi düzeltirim diyorum ve artı sana söylüyorum, iki üç gibi senin yanında olacam, emanetlerini de getirecem, yalnız sana farklı bir şekilde gelecem, şu anda telefonda o konulara girmeyelim tamam mı abi” “Benim telefon şuan konuşmalara müsait değil anlarsın, İstiyorsan Git Birtane Yeni Şafak Gazetesi Al, Gazete Al Oku Neyin Ne Olduğunu Görürsün” dediği, Nebil’ in “tamam tamam haydi” dediği,
Tape:429, 27.06.2007 tarihinde, Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Ahmet’ in “Nerdesin Erol” diye sorduğu, Erol’ un “Kuvayı Milliyede” dediği, Ahmet’ in “bi gelişme varmı” diye sorduğu, Erol’ un “Tamam, Paşa işi bitirecek, Paşa'yla konuştuk, ben halledecem o işi dedi, şimdi bu Jandarma Komutanı, yetiştirdiği talebesi” “Hemen onu arıyacak” “Aradı hatta bugün geçte olsa o arabayı kurtaracam ordan” dediği ve görüşmenin devamında Erol’ un tutmuş olduğu bir evle ilgili konuştukları, Erol’ un Ahmet’ den evin adresini başkaların bilmemesini ısrarla istediği, Erol’ un “.. Özgün abiyede söyle, Ahmet Amca yani senle ikiniz bilin yani adresimi, evimi kimse bilmesin” dediği,
Tape:430, 28.06.2007 tarihinde, Halil ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında birbirlerine hal hatır sorduktan sonra Halil’ in “Bişey çıkmadı mı bu şeyden” dediği, Erol’ un “..şimdi konuyla ilgili şöyle bişey var, bu hafta birkaç gün bi denetleme falan var tamam mı” “O yüzden dedi Erol bu hafta sonuna kadar bekle dedi, çünkü denetleme bitti kafa bi rahatlasın, ondan sonra hemen işleme alırız dedi” dediği, Halil’ in “Ya kardeşim bak önümüzde çok şeyler var, yalan çizmeyelim millete” dediği, Erol’ un “bilyorum” “Ben şimdi zaten bu işlerle uğraşıyorum, Kuvayı Milliye ile uğraşıyorum, birde kendi şirketim var karşıda” “onlarla uğraşıyorum, ihaleler var girmem lazım anladın mı” dediği, Halil’ in “80 tane de Fransa” dediği, Erol’ un “Şimdi abi bak, ben seni biyere davet edecem” “senle bi karşılıklı yemek yiyecez” “Konuşacaz ciddi” “Şimdi ben seni bu telsimle arıyorum, çünkü 10 tane hat varya” “ondan dolayı ben seni şimdi bu telefondan arayacam” dediği anlaşılmıştır.
Tape:431, 30.06.2007 tarihinde, Ahmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Erol’un “bak şimdi biz orda oturduk konuştuk” “Murat’a da ben gerekenleri söyledim, Murat ben bu işlerle ilgilenmiyorum, kafamda rahat değil dedim” “.. ondan sonra sen kalktın, şirkete adam gönderiyorsun bilmem ne gönderiyorsun” dediği, Ahmet’ in “Erol sen beni çocuk yerine koyarsan, benimle dalga geçersen, kaale almazsan, anladın mı” dediği, Erol’ un “Şimdi sen hem öyle söylüyorsun hemde kardeşlerin gelmiş biz onu buluruz, bulduğumuz yerde de vururuz falan kafasına sıkarız” dediği, Ahmet’ in “Bizim kardeşlerimiz kimseye palavra atmaz oğlum, bizim kardeşlerimiz kimseye gidipte, kimseye biz vururuz mururuz, yaparlarsa kendileri yaparlar, başka yerde konuşmazlar” dediği, Erol’ un telefonu yanında bulunan ağabeyine verceğini söyleyerek Hikmet YILMAZ’ a verdiği, Hikmet’ in “şimdi bu arkadaş benim kardeşimden daha ötedir, Kuvayı Milliye’de ben milletvekili denetleme komisyon başkanı Hikmet Yılmaz” dediği,
Tape:432, 01.07.2007 tarihinde, Cemal isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Cemal’ in Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Kuvayı Milliye'deyim” “Kuvayı Milliyeye gelsene bir ara yanıma” dediği, Cemal’ in Kuvayı Milliye’ nin yerini sorduğu, Erol’ un Kadıköy’de olduğunu söylediği, Cemal’ in “Zeytinburnu’nda da var Kuvai Milliye” dediği, Erol’ un “Bizimki Kuvayı Milliye” “Kuvayı Milliye 1919 yazar” “öbürleri hep sahte dandik yani” dediği,
Tape:433,02.07.2007 tarihinde, Emin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Emin’ in “Artık telefonlarıda meşgüle alıyosun cevap vermiyosun ya hayırdır” diye sorduğu, Erol’ un “Yoğunuz bu aralar, gündemdeyiz ondan dolayı” dediği, Emin’ in “Biliyorum basında falan çıkıyosunuz” dediği, Erol’ un “Aynen öyle, basında çıkıyoz, televizyonlarda çıkıyoruz, o yüzden fazla görüşmek ve konuşmak istemiyorum dostlarımla” “Herhangi sıkıntı olmasın diye anladın mı” dediği, Emin’ in “Anladım” dediği, Erol’ un “Ben sana daha sonra bir numara veririm öyle görüşürüz senle, bu telefonla değil tamam” dediği,
Tape:436, 14.07.2007 tarihinde, Nessiba ZEMMOURİ ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Nessiba ZEMMOURİ’ in Erol’ a İmam Hüseyinin kendisine yüklü miktarda borcu olduğunu ve uzun zamandır ödemeyerek sürekli oyaladığını, İmam Hüseyin’ e ulaşmak için telefonu olup olmadığını sorduğu “yani onun telefonu varsa ben telefon edeyim ya” “Kendisi Kuvayı Milliye, Kuranla bilmem ne, Allahı bilen böyle mağdur etmez insanları” dediği,
Tape:437,14.07.2007 tarihinde,X Şahsın 0536 258 58 58 numaralı telefondan göndermiş olduğu mesajda; “Erol Bu İslerin Cocuk Oyuncagi Olmadigini Biliyosun, Kardesim Umutlandi, Arayip Duruyo İlac İcin, Böyle Bi Mevzuda Arkanda Devlette Duramaz” yazdığı tespit edilmiştir.
Tape:570, 15.07.2007 tarihinde,Yusuf KARLIOĞLU görüşmesinde özetle; Erol’un kendisini Jandarma binbaşı Erolhan EJDEROĞLU olarak tanıttıktan sonra “Ulan o Ali var ya Ali Ali var ya .... fırlama telefonları kapalı biliyormusun” “He bu işte Taner ÜNAL bilmem ne falanı filanı seçimleri meçimleri topladılar ya” “Buda alayını tanıyo ya onları bir araya getiren bu vatandaş ya” “Ondan dolayı telefonlarını kapatıyo tırsıyo yani” “Gazetelerde çıktı ya şimdi asker kökenliler toplanıyor bilmem ne hesabı subaylar mubaylar” dediği, ….Erol’un “hiç birşey yapamazsın bizimle Tayyip’ten başka kimse uğraşmıyor zaten” “Tayyip ERDOĞAN” dediği, Yusuf’un “Bu dakkadan sonra abi her tür basın şimdi ona saldırıyor” dediği, Erol’un “Saldırıcak tabi ş…önde gideni kardeşim adam adam değil ki” “Vatana ihanet eden bi şahıstır o” dediği, Yusuf’un “bu bizim için bulunmaz bir fırsattır” “Tayyip karşıtı basını arkana alıcaksın anladın mı iki Tane Eylem İki Tane Gösteri Yapıcaksın Basına…” dediği, Erol’un “Ya biz yapıcaktık abi yürek yok yürek yürek o ara bir tanesi çıkmış biz ben İmam Hüseyin’e dedim ki kardeşim bak dedim abi dedim bak sen dedim bastın ama dedim yanlış yoldasın dedim tamam mı bak dedim abi sen dedim bize yol vermiyosun dedim yani yol ver dedim ya” …“Ayın Diyo 22'sini Bekleyin” “O Öyle Dedikçe Aklıma Şey Geldi Hatırlıyormusun Bir Ara Bi Hatırlarsan Birşeyler Yaşamıştık Bi Ara” dediği, Yusuf’un “Evet boşver abi bana bir gün Hüseyin abi deseki Yusuf gel sana ihtiyacım var giderim ama başka türlü çağırırsa gidemem ama adam gibi olucaksa giderim” “O oturucak o oturucak olayı bize bırakıcak” “ Yaası öyle Ben Sizden Sonra Hiç Birşey Yapmadım Koşmadım Hiç Birşeye Çünkü Koştuğum Zaman Beni İndirirlerdi Biliyorum” “Dinlediklerine De Eminim Anlatabiliyor Muyum Zıpladığım Zaman Fırsat Kolluyorlar Ben Ordan Ayrıldım Ama Benden Bilgileri Yok Mu Sanki” dediği,
Tape:571, 16.07.2007 tarihinde, Yusuf KARLIOĞLU ile görüşmesinde özetle; Yusuf’un “Ya şimdi bugün bu çocukları benim getirtmem lazım cebimde var on milyon para para peşine konuşucam sana geçersem o işin peşine koşamam” “bu çocukları nerde yatırıcaz ne yapıcaz bi yer halledene kadar bir kaç gün” “O iş için o çocukların biletini aldırmam lazım iki kişi gelicekler anladın” dediği,
Tape:574, 16.07.2007 tarihinde, Yusuf KARLIOĞLU ile görüşmesinde özetle; Yusuf’un “yarın öğlen 12-1 burdalar Harem’deler yanımdalar” “gelmelerini hallettim geliyolar da çocukları nerde ikamet ettiricez bir kaç gün” “bak kardeşim ben sana söylüyorum birşeyler yapacaksak ben bu sefer kafamı koyuyorum” dediği, Erol’un “Beraber birşey yapıcaz işte da” dediği, Yusuf’un “Ya ben bildiğim yolla yapacam ya da orda varsa destekliycek birileri taşın altına hep birlikte el sokalım çocukları ayazda bırakmayalım Seda'yı da bir şekilde ya Kasımı bekliycez yada 2-3 milyar para ayarlayıp anladın mı” “Çocuğun ordaki borcunu kapatıcaz diycez atla gel lan diycez gelir sözümden çıkamaz yani” “Açık açık söyliyim taşın altını elinizi koyucaksanız beraberiz böyle taşın altına el koymayınca olmuyo” dediği, Erol’un “Beraber ortak bi hareket ederiz tamam mı” dediği, Yusuf’un “Tamam yarın o zaman görüşüyoruz bir araya geliyoruz Ali bizim ıvırımızı zıvırımızı içerinin organizasyonuna hizmetimize bakar” dediği,
Tape:438, 23.07.2007 tarihinde, Engin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Engin’ in “Ne diyecem bu adam kaç yaşlarındaydı” diye sorduğu, Erol’ un “50, 55” dediği, Engin’ in “Ne iş yapıyodu bu tarafta” “bi yerleri falan var dedin ya” dediği, Erol’ un “Restorantları var tabi“ “Baya yerleri var ya adamların, yani konumları güzel, boş değil, tanışacam zaten” “Sen parayı hazırla, nakit” dediği,
Tape:439, 01.08.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Hikmet’ in “Şimdi eğer bu üzerimde azilname, herhangi bişey yoksa, temizse” “bu adamlar eğer iş bitirebilirse içerde” “şöyle yapacaz, Tapu Müdürünü oranın tapusunu yaparken, sağı solu aramıyacan tamam mı” dediği, Erol’ un “Tamam, Başkan” dediği, Hikmet’ in “ilk önce bana birtane memurunu gösterecek uyandırmadan, bana bakacak üzerimde bişey varmı, bi pislik yokmu” “Eğer yoksa” “müdür sağı solu aramadan ben satışımı yapasıya kadar müdüre otur işine bak derlerse de 100 milyar para veririm” dediği, Erol’ un “Tamam başkanım” dediği, Hikmet’ in “Ama ilk önce temiz olduğunu bilebileyim, çünkü alıcı hazır” dediği, Erol’ un “Anladım anlatma tamam” “detaya gerek yok anladım Başkan” dediği, daha sonra konuyu değiştirerek “Bu bizim Ahmetler, bu Batmanlılar, buraya geldiğinde ne diyolar Başkan, diyolarmı ki biz geldik oraya küfür ettik size” diye sorduğu, Hikmet’ in küfür etmediklerini söylediklerini söyleyerek “Ya siktiret boşver senin bunlarla ne işin var, Ahmetten al paranı” dediği, Erol’ un “Ya yok alamıyoruz işte baksana” “Akşama diyo, beni akşama sallıyo” dediği, Hikmet’ in “Akşama sallıyorsa onunda kafasını kopartırız, bu kadar basit ya” “Sen hiç kavga etme sen bekle bak” “Sen kes hesabını en ufak bişey dediği zaman bundan böyle, Hikmet Başkana devrettim de” “Bundan sonra ne derdin varsa gör de, ben ondan sonra 10 dakkada aldırırım onu tamam mı” “Ondan sonra çık gel burda zaten ben şu işi bitireyim şurda Göztepede bir Balık Lokantası var” “Onun peşindeyim” “Yani şunu bitirirsem, paraya dönüş olursa, orayı alabilecem..” dediği,
Tape:442, 02.08.2007 tarihinde, Osman isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Osman’ nın bir yakınının tutuklandığından bahsederek tüm gün Emniyette ve Adliyede olduğunu söylediği, Erol’ un da teselli verdiği, daha sonra Erol’ un “Ya bu vatandaş, biz Ahmet abiye verdik sabahtan dedik al bunu git dedik bu vatandaşın kimliğini falan götür, zaten üç dört tane resim vermişti, üçünü kullanmıştık, birtane kalmıştı anlıyomusun, şirket olarak kullandık ya abi” “Geri kalan şimdi fotokopisi, bende onu verdim” “Ahmet abi de aramış demiş böyle böyle, bizim vatandaş bigün şeye gitmiş Kuvayı Milliyeye gitmiş” “Orda şey varya İmam Hüseyin” “Gitmiş ona şikayet etmiş beni, kendi kendime kızdım, madem sen Osman Turan'a Osman abiye söylüyosun, Osman abi kalkıyo bana söylüyo, tamam diyoruz bütün evrağını emanetini veriyoruz diyoruz” dediği, Osman’ ın “Niye bu kadar terbiyesizlik yapmış” “tantana etmesin yani, kadın bizi şikayet bilmem ne yap demiş ona, dedim beklesin dedim, yumuşattırdım onları” dediği anlaşılmıştır.
Tape:448, 13.08.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN İle görüşmesinde özetle; Erol’ un “..koşturuyoruz aynen devam” dediği, Kahraman’ ın “Fatihte misin” “Nerdesin Çarşamba'da mısın” diye sorduğu, Erol’ un “İkitellide” “işlerim var koşturuyorum” “İmam Hüseyin ne yapıyo İmam hazretleri” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İmam hazretleri ne yapsın si…ek seni yakalarsa” Nebil abiye takmışsın oğlum” “Erol dedi benden para aldı vermedi dedi, yok Kuvayı Milliyeyim ayağı bilmem ne hesabı anladın mı” “Hatta İmam Hüseyin kızdı dedi kimliğini de alın onun dedi” “sen gel çözeriz bu işi tamam, sende a.. koyum gelecem dedin geçen hafta ne geldin ne gittin” dediği, Erol’ un “Ben sana geleceğim gün bi baktım Ahmet arıyo, bana diyoki, Erol Nebil diyo Kuvayı Milliyelere gitmiş, seni şikayet etmiş, beni İmam Hüseyin aradı bizi burda tehdit etti bağırdı çağırdı bilmem ne yaptı, küfür etmiş bişeyler demiş” dediği, Kahraman’ ın “Sana kızsa da bişey demez yani öyle sen gelip açıklayacan kardeşim sen kaçıyon ya anladın mı adam ona kızıyo yani” dediği anlaşılmıştır.
Tape:450, 07.09.2007 tarihinde, Hikmet YILMAZ ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Hikmet’ in Ankara da olduğundan ve bazı evrakları beklediğinden bahsettiği, Erol’ un “gelmedi mi peki onlar getirmediler mi?” diye sorduğu, Hikmet’ in “…gönderirler gönderirler, göndermezlerse de o zaman kafalarını ezerim masrafı da alırım onlardan” dediği, Erol’ un “Sen şimdi bunları bana niye konuşuyorsun ki…” dediği, Hikmet’ in “... adamları sen bana getircektin.., herkes bir filme koşmasın herkes bir filme koşarsa var ya herkesi film yaparım, elimde evraklar var herkesin yattığı kalktığı yeri biliyorum, herkesi yakarım valla” “birbirinize laf yetiştirmeyi biliyorsanız, benim istediğim evrakları göndersinler” dediği, Erol’ un “Sen şimdi ne diyorsun, sen bana mı söylüyorsun?” “…Mehmet'lere mi söylüyorsun?” diye sorduğu, Hikmet’ in “Niye o masrafları yaptırdın o zaman bana, bu adamı niye getirdin bana” diye sorduğu, Erol’ un “Mehmet’ in a… koyuyum” “Bana bak beni oraya getirttirme, ben onu Kuvayı Milliye ye getirmiştim iş bitsin diye” “Aranızda anlaştınız konuştunuz..” “Ben de zaten darlanmışım yani” dediği, Hikmet’ in “Ben söylemişim, o evrakları bir hafta içerisinde getirmesinler, ondan sonra daralmışımı maralmışım hepsini gösterecem onlara” “Tamam mı kardeşim” dediği, Erol’ un “Arıyorum Bahçelievler'deyim diyo yalandan yalandan” “Bir gün de kalkmış diyo ki o Mersin varya, ne diyorlar oraya Hatay matay anla yani orda işte” dediği, Hikmet’ in “ Bana Evrakları Getirmesinler, Bak Bakalım Hepsini Nasıl Kaldırttırırım Seyretsinler” dediği, Erol’ un “Ya bunlar, bunlar pis...” dediği, Hikmet’ in “Devleti onlar soymak istedikleri için beni de bu işin içine alet etmişler kardeşim bana evrakları getirmezlerse alayını yakalattırırım” dediği anlaşılmıştır.
Tape:451, 17.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ ın Erol’ a nerde olduğunu sorduğu, Erol’ un “Taksime geçiyorum, ordan da Çarşamba'ya geçcem” “İftardan Sonra Akşam 8, Sabah 8 Nöbete Devam Yani, sen ne yapıyorsun ne var ne yok?” dediği, Kahraman’ ın “Ne yapalım koştur işte, napiyim” dediği, Erol’ un “Biz De Mollaların Arasına Takıldık Girdik İşte Ne Yapalım, Soktunuz Bizi O Taraf Çarşamba'ya” Dediği, Kahraman’ In “Ya Hayırlısı Olsun Be Kardeşim Ya, Görevini Tam Yerine Getir De” dediği, Erol’ un “Görevi getiriyoruz, ne var ne yok sen nerdesin ne yapıyorsun?...” dediği, Kahraman’ ın “İşim var öyle” “sen ne yapıyorsun görülmüyorsun hiç” dediği, Erol’ un “yarın karargaha geliyorum” dediği, Kahraman’ ın “Yok değilim, ne oldu?” “Sen de mi?” dediği, Erol’ un “Yok Ben Tutarım Ben Hoca Adamım Biliyorsun Sakal Bıraktım Haberin Yok Galiba” “molla oldum ben de” dediği, Kahraman’ ın “İmam Hüseyin de bıraktı” “Yarın geldiğinde görüşürüz oldu mu” dediği, Erol’ un “tamam yarın karargaha geliyorum, rahatım yani dinlenicem tamam” dediği anlaşılmıştır.
Tape:452, 18.09.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Kahraman’ ın karargahta olduğundan bahsettiği, Erol’ un kimlerin orda olduğunu sorduğu, Kahraman’ ın Seda, Ali, Niyazi isimli şahısların orda olduğunu söylediği, görüşmenin devamında Erol’ un “ sayın Özel Kuvvetler Komutanım nasıllar iyiler mi” diye sorduğu, Kahraman’ ın “İyiler efendim iyiler” dediği, Erol’ un “Paşamız nasıl” diye sorduğu, Kahraman’ın “Paşa da gayet iyiler efendim” dediği, Kahraman’ ın “Tamam efendim, teşekkür ediyorum hayırlı görevler” dediği anlaşılmıştır.
Tape:453, 18.09.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ ın “ne yapıyorsunuz?” diye sorduğu, Erol’ un “İyi ne yapalım koşturuyoruz işte” dediği, Kahraman’ ın “Erol…” “Bize hiç takmıyon kendini be” “Tak beni ya kendi şeyine” dediği, Erol’ un “Takayım, gel parayı buldurayım ben size” dediği, Kahraman’ ın “Hadi bulalım beraber” dediği, Erol’ un “İyi ama benim böyle aldığım paralar farklı yani, böyle yani yerine göre vurcan, yerine göre kırcan, yerine göre alcan yani” “Bazı Vatandaşların Hakları Var, Haklarına Tecavüz Edilmiş, Bunları Kurtaracaz” “Biz yine iyilik ediyoruz Allah adına…” dediği, Kahraman’ ın “Kesinlikle ya” dediği, Erol’ un “Tamam sen kur teşkilatı kendi ekibini kur” dediği anlaşılmıştır.
Tape:454, 22.09.2007 tarihinde, Murat isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ne yaptınız toplantı nasıl geçti dünkü?” diye sorduğu, Murat’ ın “Toplantı iyi geçti” “Ama bilmiyorum adam diyo X5 alın bana diyo bilmem ne diyo” “Nasıl alcaz X5 i biz ona ya” dediği, Erol’ un “Şimdi tamam da, şartlar ne, nasıl konuştunuz nedir yani? şimdi X5 alın derken neyin karşılığında X5 istiyo kardeşim bu bizden?” “O da İmam Hüseyin gibi çekmiş esrarı konuşuyo” dediği,
Tape:456, 24.09.2007 tarihinde Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Mehmet’ in “Erol bak şimdi telefon bekliyorum, direk parayla ilgili bir mesele tamam mı” “şimdi telefon gelecekte Cevahir e gidecem” “Parayı kapacam yani” dediği, Erol’ un “Tahsilata Mı Gidiyorsun Abi” diye sorduğu, Mehmet’ in “Hı hı” diyerek onayladığı, Erol’ un “Beni Gönder Abi Yapayım Tahsilatı” “Kimden alınacaksa alırız abi, her türlü biliyorsun yani” “Alırız Abi Kafasına Sıkarız Yine Alırız Abi” dediği,
Tape:457, 24.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ya bu karargahın telefonları ne oluyor böyle ya, yani değiştirildi mi, bir şey mi var” diye sorduğu, Kahraman’ ın “428 60 78 oldu” dediği, Erol’ un “Niye böyle oldu yine bu” dediği, Kahraman’ ın “İşte Öyle Ya Dinliyorlar Ya Hani” dediği, Erol’ un “Dinlemede Olduğundan Dolayı Mı Diyorsun” “Açıcan Telefonu Küfür Edeceksin Lan İ… Dinlemeyin Fazla Diyeceksin” dediği, Kahraman’ ın “Devletin şeyini satarlarsa böyle Telekom Almanlara İngilizlere” dediği, Erol’ un “Neyse tayyibi de ... inşallah bacağından kopartırız” dediği, Kahraman’ ın “Bugün gene arabada kaldı haberin var mı” diye sorduğu, Erol’ un “daha dur bakalım, o i…sara hastası biliyor musun” “Kalsın İ… Bir Daha Da Çıkamasın Ordan Y…..” dediği ve konuyu değiştirdikleri, askeriyeye ait bir arazide zeytinliklerin olduğu ve yakın bir zamanda ihalesinin olacağından bahsettikleri, bahsettikleri yerin komutanının bu konuda kendilerine yardım etmesi için paşa olarak adlandırdıkları Mehmet Fikri KARADAĞ’ ın kendilerine yardım edebileceğinden bahsettikleri, görüşmenin devamında Erol’ un “Yav ihalesi var da, orda ki komutan kimse ihaleye veriyormuş, o da bizim Paşa nın yetiştirdiği adam değil mi kardeşim” “E tamam gidelim hani Paşa ile şey yapalım” dediği,
Tape:458, 24.09.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Sen bu vatandaşların adreslerini teşhis et abi” “Muhakkak bana lazım yani, bunun adresini tespit et, ondan sonrasını bana bırak, ben gereken yerlere verecem onun adreslerini” dediği, X Şahsın “onlara ulaşmaya çalıştın mı hiç” diye sorduğu, Erol’ un “Ulaşmaya çalışmadım, kaçıyorlar benden, beni duydukları veya gördükleri yerden adamlar zaten şey yapıyorlar yani anladın mı” “Panik halinde yani, sen ne yap ne et bulmaya bak onu” “Bul adresi bana ver, yeter, başka bir şey istemiyorum senden” dediği,
Tape:459, 24.09.2007 tarihinde, Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Mehmet’ in “Bu şeyini nasıl yaptın” diye sorduğu, Erol’ un “O konuyu hallettim, bide bu senin vatandaş vardı ya, şeyde ki” “o Antakya'lının” dediği, Mehmet’ in “hı hı” diyerek onayladığı, Erol’ un “O Şeyinin İstihbaratını Yaptık Biz” “Zaten Kahraman Binbaşı ile görüştüm ben, onunla ilgili tüm bilgileri aldık, vatandaş şey yani, zama zingo hesabı anladın mı abi” “Her türlü oynuyor, ona yanaşma, zaten onun aranması da var” “Anladın mı bide başka şeylerden aranması var zaten bizim ekip arıyor onları bulduğu yerde zaten paket edecek, sen hiç şey yapma onlarla, herhangi işe girme yani” dediği,
Tape:460, 28.09.2007 tarihinde, Kemal / Kısmet ile görüşmesinde özetle; Bir süre Erol ÖLMEZ’in bir arkadaşının bankalarla yaşadığı sıkıntılardan bahsettiği ve Kısmet isimli şahıstan bu konuda yardım istedikten sonra Erol’un “Abi benim telefonlarım duruyor dimi sende?” diye sorması üzerine Kısmet’in “Senin telefonların durmuyor bende. o ikinci olay patladıktan sonra ben şey yaptım onları sildim.” diyerek açıklamadığı bir olaydan dolayı Erol’un telefonlarını sildiğinden bahsettiği,
Tape:461, 29.09.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “ben vatandaşla görüştüm” “Erol dedi, Salı günü arkadaşı bir araya getiririz konuşuruz dedi” dediği, Hikmet’ in “Hangisi için konuştun” diye sorduğu, Erol’ un “O Profesör var ya” “Hani sıkıntısı olan ...” “ben onla konuştum, sen dedim bize sığın arkadaşım, Erol baya diyor sıkıntıdayım diyor, İşte Birileri Bi Takım Böyle Mafyacılık Yapmış, Ondan Dolayı Elini Ayağını Çekmiş” dediği, Hikmet’ in “Ya Siktir, Biz Ne Mafyalar Gördük Ya” “Öyle mafyayla, lavuk çocuklarıyla işimiz olmaz, bizim gelip te ona çökecek adam ilk önce bize çökmesi lazım” “Kuvayı Milliyeci olduğumu söyledin mi” diye sorduğu, Erol’ un “Ben senin Üstdüzey Komutan olduğunu söyledim, ben de dedim onun bi altıyım dedim…, o rahatsız edenler kimse, biz dedim hertürlü şey yaparız dedim, sen adreslerini şeklini şemasını ver dedim, sen dedim karışma rahat ol dedim, biz bunu korunmaya alacaz yani, ondan sonraki işleri her türlü sen konuşacaksın Komutanım” “Herhangi Bir Yerde Yani Şekle Sokalım Bunu Da Korunmaya Alalım Bunu” “Yanına iki tane de bizim kardeşlerimizden veririz, böyle takip etsinler” dediği, Hikmet’ in “Ben adam veririm ona” dediği. Erol’ un “yani ihtiyacı da var yani korunmaya” dediği, görüşmenin bundan sonrasında konuyu değiştirdikleri, Hikmet’ in “Bide bi arkadaşımız, senin o çevrede, Cezaevinde bir arkadaşım varda benim” “O çocuk çıkmış sizin oralarda” dediği, Erol’ un “Neresi sen bana bölge olarak söyle Komutanım ben şey yapayım” dediği, Hikmet’ in “Çocuk yarın beni arayacakta, çocuk şey istiyo ya, makina istiyor bir tane” dediği, Erol’ un “He öylemi tamam onun şeyini yaparız ya” dediği, Hikmet’ in “Ayarlayabilir misin yoksa ben mi bakayım” dediği, Hikmet’ in “çocuk içerden çıkmış çocukta her türlü çocuğu kopartırız yani” “yalnız çocuk boşa almıyor onu” “abi iş koşturmak için alıyor, istediğimiz zamanda çocuk her türlü işimizi halledecek deriz yani, şunun ayağına sıkılacak...şunun kafasına sıkılacak .. Öyle bi çocuk, Sağlam Çocuk” dediği, Erol’ un “Anlaşıldı tamam ben o zaman 10 dakika sonra size dönüyorum” dediği,
Tape:462, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Erol’ un “Ne yapıyorsun” diye sorduğu, Hikmet’ in “Valla Mahkemeye çıktım geldim şimdi” “bundan sonra sıyırdık ... 6 ay bekliyoruz işte” “6 Ay hapis cezası aldık, bu ikinciden, bu şimdiki çıktığım mahkemeden de bişey almadık” “boşver sen ne yaptın” “Görüştün mü” diye sorduğu, Erol’ un “Bende görüştüm akşama doğru dönecek bana” dediği, Hikmet’ in “Bi oturalım onunla konuşalım ki ondan sonra şimdiden itibaren korumaya ihtiyacı var mı yok mu onlara bakayım” “Adam Demesin Yarın, Bizi Baştan Savıyolar” dediği, Erol’ un “ilk işimiz seni Korumaya alacaz dedim” dediği, Hikmet’ in “Davet etsin bir yerde oturalım konuşalım, dersinki çağırayım Başkanımı konuşalım dersin, Korumaya alınacaksa hemen korumaya alırız onu” dediği,
Tape:463, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs görüşmesinde özetle; Erol’ un “Sayın Komutanım ben gereken arkadaşla görüştüm” “Kendisi bizim taleplerimize karşı korunmayı alıyor” “eğer ki beni korumaya alırsanız diyo gereken her türlü yardımı yapmaya hazırım diyo” dediği, Hikmet’ in “görüşelim bi konuşalım bakalım, derdi tasası neymiş bunun niye korunma istiyo, bunu sıkıştıran adam niye sıkıştırıyo” dediği, Erol’ un “tefecinin bitanesinden para almış” “yüzbin dolara yakın bi para” dediği, Hikmet’ in “….. kimse çakallar, gider kendim konuşurum” “Ve artı korumaya alırım ve artı gider kendim konuşurum” “kardeşim bi sıkıntın bi derdin varsa bundan sonra benimle konuşacaksın derim, bir daha bu adamı rahtsız etmeyin işine baksın derim” “Ondan sonra gene korumasını alırız veririm seni yanına akşama kadar gez onunla” “... İki Milyar bağlarım sana tamam mı, her ay tıkır tıkır tüm masraflarını giyimini verecek, İki Milyar kuru para verecek sana, ondan sonra öbür işlere biz koşturacaz, bir tane çocuk senin yanına sen geçersin benim yanıma” “kime borcu varsa adını soyadını söylesin mekanın söylesin giderim mekanına kardeşim ben konuşurum adamla” “Gerekirse kardeşim borç benim borcumdur derim” dediği,
Tape:464, 03.10.2007 tarihinde, Hikmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;Hikmet’ in “Tamam Yüz bin Dolar mı şimdi bunun tefeciye borcu” diye sorduğu, Erol’ un “Hı hı” diyerek onayladığı, Hikmet’ in “Nerde Beşiktaş hangi Üniversite” diye sorduğu, Erol’ un “Yıldız Üniversitesi komutanım” dediği, Hikmet’ in “Yıldız, Onun Yakınında Sarallar'dan Dostum Var” “Yani Mafyadan Sarallar” dediği, Erol’ un “Yok SARALLAR falan değil, bu farklı bi grup kafalarına göre Diyarbakırlı geçiniyorlarmış bir de Batman Mardin böyle karışık mafya ayağı hesabı” “Ondan dolayı bizden korunma istiyor Komutanım” dediği,
Tape:358, 13.10.2007 tarihinde,Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;Erol’un “Geçtin mi hiç Karargaha falan” diye sorduğu, Kahraman’ın “Erol, Erol büyük bir iş var bak” “Bi bi kardeşimiz var şey, Ukraynalı tamam mı” dediği, Erol’un “Senin ev numaran kaç, Evden Arıyım Ben Seni” dediği, Kahraman’ın sabit bir telefon numarası vermesi üzerine Erol’un “Beş on dakika sonra arıyorum. rahat rahat konuşalım” dediği,
Tape:360, 13.10.2007 tarihinde,Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Erol’un “Komutanım hayırlı akşamlar. Erol Han EJDEROĞLU” “O Vermiş Olduğunuz Görev Hakkında, dünkü tamamlanmıştır. Yarından itibaren sabah sekiz on arasında irtibata geçiyorum haberiniz olsun” dediği, Kahraman’ın “Tamam haberleşelim o zaman sabahleyin” dediği,
Tape:466, 31.10.2007 tarihinde, Kemal DURSUN ile görüşmesinde özetle; Kemal DURSUN’un bir banka kredisiyle ilgili konuştuğu, “Bankadan aradılar da ret” “O Ayşe hanım ret dedi” “Şeyi aradım Ahmet'i şeyi Ayhan'ı meşgule aldı telefonu” “Banka müdürünün ismi de Uğur” dediği, Erol ÖLMEZ’inde Ayhan’a mesaj çekmesini istediği,
Tape:468, 31.10.2007 tarihinde, Kemal DURSUN ile mesajlaşmasında özetle ; Erol ÖLMEZ’in Ayhan ile görüşüp görüşmediğini sorduğu, Kemal DURSUN’un da görüşemediğini ancak mesaj çektiğini anlattığı, Erol ÖLMEZ’in “Tamam ben mesajını aldım, bende şimdi Kahraman Binbaşıyla zaten görüşecem konuyla ilgili tamam mı, ben halledecem” “.. bana bırak ben hallederim, gerekirse o banka müdürü kimse onu şeye çekeriz yani kızağa çekeriz” dediği, Kelam DURSUN’un da “ ..evraklarım resmi yani” dediği,
Tape:4100, 28.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; E.ÖLMEZ'in "sayın komutanım" dediği, K.ŞAHİN'in "merhabaaa erol komutan" dediği, E.ÖLMEZ'in "merhaba komutanım şimdi şöyle birşey söyleyim ya …bu eeee bizim bi ayhan vardı biliyormusun ayhan ateş" "he bu ayhanın bir tanıdığının fatihte tamamı" "…bu vatandaşın eeee şeyde bir işi var sen söyle milli emlekta bi işi var bu vatandaşın" "şimdi biz bu adamın işini halledersek yardımcı oluursak bu müdürün karşısına çıkamıyor" "eğer biz normalde ben dedimki ayhan beni aradı eee abi dedi yani istersen şey yaparız dedi yani normalde ben dedimki işin içinde her hangi bir şekilde maddiyat varsa yardımcı oluruz dedim tamam mı" dediği, K.ŞAHİN'in "gideriz abi" "yemeğe çaracağız yani" dediği, E.ÖLMEZ'in "bi yemeğe bizim oraya biz onu bizim oraya gelemez tırsar korkar geri basar yani" dediği, K.ŞAHİN'in dışarda bir yerde yemeğe çağıracaz yani onun içinde masraflar olur yani anlıyormusun" "canım ufak tefek masraflar olur yani onuda söylersin arkadaşa gerekeni yaparız biz" dediği, E.ÖLMEZ'in "ya bizden bahsetmiş zaten bu arkadaşlar kendileri asker kökenli ondan dolayıda her hangi bir şekilde şey olmaz hesabı yani anlıyormusun" "bende gereken her neyse şaabtım yani konuştum onla dedim yani kardeşim sen rahat ol tamam mı" "şey yaparız yani bu eğer ki gerekirse iş ciddiye ciddiye bağlanırsa" "şey yaparız yani eee hatta daha önce ayhan benimle gelmişti ya paşamız şey yapmıştı" "Aynen ayhan anlatmış yani anlıyormusun yani bu adamlar çıkabiliyor bu adamlar resmi adamlar yani bu adamlar eli kolu her tarafta anladın mı" dediği, K.ŞAHİN'in "pazar günü gelecen mi sen" "geldiğin zaman konuşuruz oldumu bunları biz" dediği, E.ÖLMEZ'in merkezde kimse yokmu yani karargahta kimse yokmu" dediği, K.ŞAHİN'in "var var hüseyin abi var" "gerekli şekilde biz konuşacaz biz paşayla maşayla her türlü anladınmı" dediği, E.ÖLMEZ'in "eeee şey yapabiliriz yani ben bu vatandaşla görüşmeleri yapim" "ya iş milli emlağın milli emlağınmış kardeşim yarısı adam mütahit yarısını almış yarısıda milli emlağınmış adam sıkıntıda adam tamamını almayı istiyor 430 metre kare anladınmı" "…bana bak kovalayacak çok iş var aslındada kovalayaçak bişey yapamıyorsun kardeşim" dediği, K.ŞAHİN'in "gelsene kardeşim konuşalım" dediği, E.ÖLMEZ'in "hikmet napmış biliyonmu" "o bizim iş bankası davası varya kardeşim" "Ankara’ya gitmiş bu" "hee sen git orda adamlara tamam mı bizim şeylerimiz varya ünüformalı o şeylerle fotoğraflarımız gitmiş orda millete fotoğrafları gösteriyor bilmem napıyo biz işte askeriz biz şöyleyiz böyleyiz biz alırız manyak manyak işler yapıyor bu ya" "…gitmiş efendim yok kimliği göstermiş kimliğin arasından şey düşmüş fotoğraf orda kalkmış adamlara biz işte yok şuyuz biz askeriz falan filan adam tırsmış bilmem ne demiş falan filan anladınmı" "manyakmısın dedim ben buna ya geri zekalı manyak adam ya ben demiş işte ya ben bilmem neyim İstanbul’un şu bu bölgesinde bilmem ne sorumlusuyum çart çurt kendi kimliğini açığa veriyor ya nekadar eşşek bi adam bu ya eşşek ya" "abi onun hemen şeyini verin ya defterini dürtün bana bak" "şey vardı ya" "mimarova sinanova Silivri" "he şimdi orda şey yapmışlar çoçuklar teşkilatlanmışlar kafalarına göre" "tamammı hı hı arıyolar dediler eee abi böyle böyle biz dediler şey yapacaz tamam mı" "dedimki silivride bunlara bir adres verdim dedim bakın kardeşim vatandaş böyle böyle dedim bu dedim" "vatandaş dedim arızalı yani devlete büyük bi ihanet eden bir vatandaş tamam mı" "yapacağınız tek şey var bunun dedim resmide verdim" "çökün dedim amına koyim tamam mı abi nasıl çökeceğiz, dedim çökün alın götürün alın götürün dedim ipneyi alın götürün ondan sonrasını bizimkiler paket yaparlar dedim tamam mı" dediği, K.ŞAHİN'in "çökme ne la çökme nedemek lan çökme ne oluyor"dediği, E.ÖLMEZ'in "çökün alın üstüne" "he alın parayı üstüne" dediği, K.ŞAHİN'in "hı hı hı erol böyle şeyleri konuşma telefonda biliyon mu moruk anladın mı" dediği, E.ÖLMEZ'in "bi bok olmaz amına koyim telefonda ya" "tarlaya çöküyoruz tarlaya arsaya çöküyoruz her tarafa çöküyoruz" dediği,
Tape:4110, 20.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle ; Erol’un "En kısa zaman görüşelim ve bu telefonu kaydet bu telefonun sahibi işte o ağabeymizdir Burhan abi tanışmanıda istediğim bir insandır çok şeydir sana değer verdiğim kadar değer verdiğim bi ağabeymdir her türlü faydası olabilecek bi ağabeynizdir yani" dediği, K.ŞAHİN'in "O adamlar da bekliyorlar yani belki 50 kere aradılar 100 kere aradılar" dediği, Erol’un "Tamam tamam hemen harekete geçiyoruz zaten bende artık fena fena böyle biraz darlandım ya" "Sesimizi biraz duyuralım meydana çıkma zamanı" dediği, K.ŞAHİN'in "Bi harekete geçelim ama gerçekten" dediği, Erol’un "Tamam komutanım" dediği, tespit edilmiştir.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Erol ÖLMEZ’in eskiden dernek üyesi olduğunu ancak sonradan istifa ettiğini, aralarındaki görüşmelerde kullanılan “Komutanım“ kelimesinin şaka mahiyetinde, Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek amacı ile Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini beyan etmiştir.
Gizli Tanık -17 , ifadesinde aynısı ile “ Erol ÖLMEZ, dernek binasında yatıp kalkıyordu. Hüseyin GÖRÜM kendisine binbaşı rütbesi vermişti. Bir arada Fatihteki Çarşamba semtine tarikatlar hakkında istihbarat toplamak için görevlendirildiğini biliyorum. Hatta Erol ÖLMEZ bunun için sakal bırakmıştı” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Hüseyin GÖRÜM ; Erol ÖLMEZ’i Kuvayı Milliye derneğine gelip gitmesinden dolayı tanıdığını, şahsın son bir yıldır Kuvayı Milliye derneğine gelip gitmediğini, şahsın derneğe üye olduğunu ancak herhangi bir iş yapmadığını, şu anda ne iş ile uğraştığını da bilmediğini beyan etmiştir.
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Kahraman ŞAHİN’in 05466478283, 05373755310 olan numaralarının kayıtlı bulunduğu,
Soruşturma kapsamındaki şahıslardan ; Mehmet Fikri KARADAĞ ve Özer KORKMAZ isimli şahısların telefon,sim kart rehberi ve ajandalarında Erol ÖLMEZ’in telefon numarasının kayıtlı bulunduğu belirtilmiştir.
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in kullanmakta olduğu 05383657258 nolu GSM hattının 01.01.2000 den itibaren yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Kahraman ŞAHİN’ in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 31
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in kullanmakta olduğu 05366310901 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafıondan yapılan analizinde;
-Raif GÖRÜM’ in kullandığı 5358258383 nolu Telefon hattı ile 6 kez ,
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5466478283 nolu Telefon hattı ile 7 kez,
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 235 kez,
-Ayrıca şahsın kullandığı 05366310901 nolu telefon hattından diğer hattı olan 5465777810 nolu hattıyla 5 kez, görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Erol ÖLMEZ’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Şüpheli,Kuvayı Milliye Derneğinde çaycılık ve temizlik işleri yaptığını,kalacak yeri olmadığı için burada kalarak kendisine verilen işleri yaptığını, Kahraman ŞAHİN'in kendisine deprem afetleri sırasında "Özel Kuvvetlerin afet ve deprem kısmından sorumlu" olduğunu söyleyerek Özel Kuvvetler yazılı bir kimlik verdiğini , ayrıca kendisine Erolhan EJDEROĞLU ismini taktığını ve bu şekilde hitap ettiğini,kendisinin İsmailağa semtinde istihbarat toplama çalışmasında bulunmadığını,Kahraman ŞAHİN ile bu konularda yaptığı görüşmelerin şuursuzca olduğunu, yine telefon görüşmelerinde kendisini askeri personel olarak tanıtmasının şaka mahiyetinde olduğunu,savunmuş ise de,
Yukarıda geniş olarak özetlenen telefon görüşmeleri genelinden şüphelinin Kuvayı Milliye Derneği ve Dernek içerisindeki yapılanma ile ilgisinin,dernek binasında yatıp kalkması,çaycılık ve temizlik işleri yapması ile sınırlı kalmadığının açıkça anlaşıldığı, savunmasının aksine olarak Kuvayı Milliye Derneği içerisindeki yapılanma hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’e bağlı olarak istihbarat toplama, yasa dışı tahsilat işleri yapma faaliyetleri ile görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın Erol ÖLMEZ’i tanımadığı şeklindeki savunmasının, Erol ÖLMEZ’in ifade ve telefon görüşmeleri içeriğinden savunmaya yönelik olduğu , Erol ÖLMEZ’in yukarıda anlatılan istihbarat ve örgüte gelir temin etme amaçlı faaliyetleri ile ilgisinin kurulamaması amaçlı bulunduğu değerlendirilmiştir. Mehmet Fikri KARADAĞ’ın oğlu Serkan KARADAĞ’ın aynı suçtan tutuklu bulunan ve sürekli olarak gönderdiği dilekçeler ile yeniden ifade vermek istediğini söyleyen şüpheli Erol ÖLMEZ’e cezaevinde para yatırması da bu değerlendirmeyi doğrulamaktadır.
Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasında Özel Kuvvetler (Sözde) Komutanlığı isminde bir birim kurulduğu yukarıda Mehmet Fikri KARADAĞ’a ait bölümde açıklanmıştır. Şüphelinin askeri üniforma benzeri bir elbise giyerek fotoğraf çektirdiği, telefon görüşmelerinde kendisine Komutan,Binbaşı şeklinde hitap edildiği hususu , Gizli Tanık 17’nin, Erol ÖLMEZ’e Hüseyin GÖRÜM’ün (Sözde) Binbaşı rütbesi verdiği, Fatih’ teki Çarşamba semtine tarikatlar hakkında istihbarat toplamak için görevlendirildiği, hatta Erol ÖLMEZ’in bunun için sakal bıraktığı şeklindeki beyanı, kendisine üzerinde “Kuvayı Milliye Derneğinin Özel Kuvvetler Komutanlığında” görevli kimlik kartı verilmesi hususu dikkate alındığında şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin illegal yapılanmasının “Özel Kuvveter (Sözde) Komutanlığı” biriminde görevli bulunduğu anlaşılmıştır.
26.06.2007 tarihinde Nebil isimli kişi ile görüşmesindeki ; Nebil’in “dünden beri seni arıyorum”, Erol’ un “ben heryerdeyim abi bildiğin gibi değil” “zaten bugün emanetlerini alacaksın, ben müsait değildim, bir takım konularım var” “konuları bu telefonla konuşamıyorum”, Nebil’ in “Ya bana laf diyolar, telefona çıkamıyorum, bende cebimi kapatmışım”, Erol’ un “Nebil abi ben her işi düzeltirim diyorum ve artı sana söylüyorum, iki üç gibi senin yanında olacam, emanetlerini de getirecem, yalnız sana farklı bir şekilde gelecem, şu anda telefonda o konulara girmeyelim tamam mı abi” “Benim telefon şuan konuşmalara müsait değil anlarsın, İstiyorsan Git Birtane Yeni Şafak Gazetesi Al, Gazete Al Oku Neyin Ne Olduğunu Görürsün” - ( Görüşmede geçtiği için Yeni Şafak Gazetesinin internet sitesindeki arşividen 26.06.2007 günlü nüshası incelenmiş ; bu nüshada “Atabeyler’e Yeni Darbe” başlığı altında Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yaptığı belirtilen emekli binbaşı Fikret EMEK’in annesinin Eskişehir’deki evinde ele geçirilen silah ve patlayıcı maddeler , “Tekin’in Devre Arkadaşı Da Savcıya İfade Verdi”başlığı altında Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ile ilgili soruşturma kapsamında Ahmet Erden ARSLAN ve Muzaffer TEKİN’in devre arkadaşı olduğu iddia edilen emekli yüzbaşı Rafet ARSLAN’ın soruşturma savcısı tarafından sorgulanarak serbest bırakıldığı, Aydın YÜKSEK ve Muzaffer ŞENOCAK isimli kişilerin ise tutuklandıkları, Muzaffer TEKİN’in yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen bir kişinin Bursa’daki işyerinde dinamit lokumu ve fünyelerin ele geçirildiği, “Ümraniye’de İki Gözaltı Daha” başlığı altında aynı soruşturma kapsamında Muzaffer TEKİN ve Oktay YILDIRIM ile bağlantısı olan iki kişinin gözaltına alındığı, “Mersin Hatırası” başlığı altında 5 yıldır Tekin ve Yıldırım ile görüşmediğini acıklayan Mehmet Fikri KARADAĞ’ın bu kişilerle geçen yaz çekilmiş bir fotoğrafta aynı karede yer aldıkları, mahiyetindeki yazıların bulunduğu anlaşılmıştır.)
Şeklindeki ve benzer mahiyetteki diğer telefon görüşmelerinden de ; şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından kendisine Dernekteki yapılanmanın Özel Kuvvetler Komutanlığı kısmında görevlendirildiği söylenip buna ilişkin dernek kimlik kartı verilerek örgüt adına istihbarat toplama, yasadışı tahsilat yapma faaliyetlerinde görevlendirildiği, her ne kadar Kahraman ŞAHİN ifadesinde Erol ÖLMEZ’in kendilerine tarikatlarla mücadele etmek amacı ile bazı tarikatları takip etmek için Çarşamba semtine gittiğini ve sakal bıraktığını söylediğini beyan etmiş ise de, yukarıda yazılı telefon görüşmelerinden açıkça şüphelinin bu konuda istihbarat toplaması için örgüt hiyerarşisi içerisinde Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hüseyin GÖRÜM’ün talebi ile Kahraman ŞAHİN tarafından görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu anlaşıldığı , soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma, gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı, Mersin ilinden gelerek dernek içerisindeki yapılanmaya katılacak olan şüpheli Ali KUTLU ve yanındaki Seda YİVLİ isimli kişiyi öncesinden itibaren tanıdığı, Ali KUTLU’nun öncesinde Taner ÜNAL’ın başkanlığındaki Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketinin kurulumu aşamasında yer aldığını bildiği, sürekli telefon hattı değiştirerek, önemli örgütsel görüşmelerini telefondan yapmayıp muhataplarını bu konuda uyararak, her fırsatta maddi yetersizliğinden bahsetmesine karşılık en son olarak da 10 adet ayrı telefon hattı alarak, kalmış olduğu evin adresini sürekli görüştüğü kişilere bile vermekten kaçınarak örgütün faaliyetlerindeki gizlilik prensibine uyduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Ergenekon Terör Örgütüne üye olduğu yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli EROL ÖLMEZ’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
70-ŞÜPHELİ ABDULLAH ARAPOĞULLARI
a)-Emniyet ifadesinde;
Daha önce çeşitli işlerde çalıştığını,boş kaldığı zamanlarda arkadaşının yanında telefon hattı sattığını,2007 Eylül ayında babasının fırınında çalışmaya başladığını,fırının kapanmasından sonra ise boşta kaldığını, her hangi bir kuruluşa üyeliği olmadığını, Kuvayı Milliye Derneğine üye olmak için form doldurduğunu ancak akıbetini bilmediğini,Ergenekon isimli örgüte üye olmadığını,bu örgüt içersinde herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, soruşturma kapsamındaki kişilerden Kahraman ŞAHİN, Niyazi KIYAK ve Ayşe Ceylan GEÇYOL ile Kuvayı Milliye derneği vasıtası ile tanıştığını,2007 yılı yaz aylarında internetten Kuvayı Milliyenin sitesini bulduğunu, askeri kuruluş sandığı için Avea hattı satmaya gittiğini, yanında mahalleden Samet isimli arkadaşının bulunduğunu, burada Kahraman ŞAHİN’in müsait oldukları bir zaman konuşmak için çay içmeye beklediğini söyleyerek gelirken arkadaşlarını da getirmesini istediğini,
Kahraman ŞAHİN’i 2007 yaz aylarında Kuvayı Milliye Derneğine gittiği esnada tanıdığını,kendisine üye sorumlusu olduğunu söylediğini, oturup konuştuktan sonra kalabalık nedeni ile bir dahaki sefere detaylı bir şekilde konuşup üye olurum diyerek ayrıldığını, kendisinin eskiden oturduğu binanın altında börekçi olan Erdal İRTEN’e Kadıköy’de Kuvayı Milliye Derneğine gittiğinden bahsettiğini,buranın Askeriyeye bağlı bir kuruluş olduğunu söylediğini, onun da giderken bana haber ver beraber gidelim ben bir bakayım dediğini, bir ay sonra birlikte derneğe gittiklerini, burada Erdal İRTEN’i Kahraman ŞAHİN ile tanıştırdığını,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Kuvayı Milliye Derneğinin Askeri bir kuruluş olduğunu, buranın Paşalar tarafından yönetildiğini söylediğini,daha sonra üye formlarını doldurduktan sonra Erdal İRTEN’le beraber orada çalışan Ceylan ismi ile bildiği (Ayşe Ceylan GEÇYOL) kişiye teslim ettiklerini ve yıllık aidat olarak 12 YTL parayı verdiklerini, Kahraman ŞAHİN’in kendilerine Bağcılarda Kuvayı Milleye Derneği Şubesi açmalarını teklif ettiğini ve sen bu konuyla görevlisin dediğini,ayrıca kendisine derneğin maddi sıkıntısından bahsedip bu derneğin bütün Türk Milletinin olduğunu, kirasının ödenemediğini, derneğe maddi yardımda bulunabilecek esnaf tanıdığı olup olmadığını sorduğunu,daha sonraki bir tarihte evine misafir olarak gelen akrabası Numan KILIÇ’a kendisinin askeri kuruluşa bağlı bir derneğe üye olduğunu, derneğin kapanmaması için kiranın ödenmesi gerektiğini anlatarak yardım alabilecekleri esnaf,iş sahibi yardım sever bir kişi olup olmadığını sorduğunu, onun da kendisine hemşerileri olan Aksaray’da Büyük Koza otelinin sahibi Ayhan isimli şahsın yardım edebileceğini söylediğini,bunu öğrendikten sonra Kahraman ŞAHİN’e yardımsever bir kişi bulduğunu söylediğini, Kahraman ŞAHİN’in kendisini derneğe çağırdığını,yaklaşık bir ay sonra tek başına Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini, Kahraman ŞAHİN’in burada kendisine üç ay sonra kendilerine kimlik çıkacağını, şu an Paşaların onaylamadığını, araştırıldıklarını söylediğini ve derneğe yardım istenilecek kişiyi sorduğunu, kendisinin de Aksaray’daki otel sahibi kişiyi söylediğini, sonrasında da Bağcılar’da Kuvayı Milliye Derneğinin şubesinin açılıp açılmayacağını,esnafların olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de işlerini ve ablasının hastalığını gerekçe göstererek bu konuyla ilgilenemeyeceğini söylediğini, bu tarihten yaklaşık bir buçuk ay sonra Kahraman ŞAHİN’in kendisine ulaşamadığından Erdal İRTEN’i aradığını ve kendisini aramasını istediğini öğrendiğini, ancak kendisini aramadığını, o tarihten sonra da Kahraman ŞAHİN ile görüşmediğini beyan etmiş,
Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki ; “Kuvayı Milliye Derneğini ilk olarak kendisi sayesinde tanıdığını ve ilk kez kendisi ile birlikte gittiğini, bu derneğin genel kurmaya bağlı olduğunu,askeriyeye istihbarat sağladığını,amacının ise derin devlet olduğunu” söylediği, kendisinin de “ derin devletin olmadığını izah ederek, yaptığınızın yanlış olduğunu ve sizin yanınızda yer alamayacağını” söylemesi üzerine kendisinin “ biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz” dediği şeklindeki beyanı okunup sorulması üzerine ; Erdal İRTEN isimli arkadaşını derneğe götürdüğünün doğru olduğunu,fakat bu derneğin Askeriyeye bağlı olduğunu Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediği gibi Erdal İRTEN’e de bizzat söylediğini, kendisinin bizzat Erdan İRTEN’e ayrıca bu derneğin askeriyeye istihbarat sağladığını amacının ise derin devlet olduğunu söylemediğini,ayrıca Erdal İRTEN’in Kahraman ŞAHİN ile tanıştıktan sonra samimi olduklarını,kendisinin onların dışında kaldığını, kendi aralarında neler görüştüklerini bilmediğini,zaman zaman kendisini de çağırdıklarını,fakat kendisinin bu davetlerin çoğuna icabet etmediğini,
16.09.2007 tarihli Erdal İRTEN ile birlikte Kahraman ŞAHİN ile yaptığı görüşmede geçen ; “Erdal IRTEN’in Kahraman ŞAHİN’e Samet isimli arkaşları ile birlikte kendisini ziyarete gittiklerini söylemesi, ardından telefonu kendisinin alıp Kahraman ŞAHIN’le görüşmeye devam etmesi, görüşmede Kahraman ŞAHİN’in ekip oluşturma talimatı vermesi konusunun okunup sorulması üzerine; kendisi, Erdal İRTEN ve Samet YILMAZ’ın kimlik fotokopilerini almak için derneğe gittiklerini, o sırada orada bulunmayan Kahraman ŞAHİN’i telefonla aradıklarını, Kahraman ŞAHİN’in kendisine ekip oluşturması yönündeki talimatından kastının ise Bağcılarda kurulmasını düşündüğü dernek olduğunu,
31.10.2007 tarihli Erdal İRTEN ile Kahraman ŞAHİN arasında yapılan görüşmede geçen ; ismi söylenmeyen İsrailli bir işadamının alınması şeklinde bir başlangıç yapacakları, bu iş içinde bir nakit akışının olması gerektiği, parasız bu işe girişemeyecekleri, bu konu ile ilgili Hüseyin Abi ile de görüşecekleri, adamın yabancı olmasının işlerini rahatlatacağı, kendisinin de bu görüşmenin yapıldığı gün bu konu ile ilgili Kahraman ŞAHİN’in yanına gitmesi gerektiği konusunun okunup sorulması üzerine ; kendisinin bu görüşmeden haberinin olmadığını,İsrailli biri konusunda herhangi bir bilgisi olmadığını,ancak Erdal İRTEN’in kendisine Kahraman seni arıyor dedikten sonra Kahraman’ı aramasını söylediğini,ancak davranışları ve para istemeleri gibi tutumları hoşuna gitmediğinden aramadığını,görüşmede geçen diğer konular hakkında da herhangi bir bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluk ifadesini tekrarladığını,İstanbul Güneşli Semti meydanında bulunan Avea bayisinden telefon hattı alarak hastane ve karakollardaki kişilere 5 YTL prim karşılığı satma işini yaptığını, 2007 yılı yaz aylarında telefon hattı satmak için Samet YILMAZ isimli arkadaşı ile birlikte Kuvayı Milliye Derneğinin Kadıköy Şubesine gittiklerini, burada tanıştıkları Kahraman ŞAHİN’in kendilerine “burası askeri kuruluş,paşalar tarafından yönetiliyor,bir dahaki sefere gelin sizi üye yapalım” dediğini, sonrasında ikamet ettiği evin alt katında börekçilik yapan Erdal İRTEN’e bu konuyu anlattığını, Erdal İRTEN’in de merak ederek kendisini de götürmesini istediğini, yaklaşık bir ay sonra Erdal İRTEM ile birlikte Kuvayı Milliye Derneğine gittiklerini, burada Kahraman ŞAHİN ile sonradan tam isimlerini öğrendiği Niyazi KIYAK ve Ayşe Ceylan GEÇYOL ile konuştuklarını, Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEM’e “Kuvva-i Milliye’yi nasıl bilirsin“ sorusunu sorup Erdal İRTEM’den “Atatürk tarafından kurulduğunu biliyorum“ cevabını aldıktan sonra “Burası askeri bir çatı altında, paşalar tarafından yönetiliyor“ şeklinde konuşarak bir form verip “bunları doldurun, sizi üye yapalım“ dediğini, kendilerinin formları doldurduklarını, kimliklerinin fotokopisi,fotoğraf ve 12 YTL para ile birlikte verdiklerini, kendilerine “2-3 ay araştırılacaklarının ve daha sonra üyeliklerinin kabul edileceğinin“ söylendiğini,Kahraman ŞAHİN’in kendilerine “Biz her yerde şubeler açıyoruz, Bağcılar'a da şube açmak istiyoruz, temiz esnaf, bu işin altından kalkabilecek, parası olan esnaftan kimse var ise bul, araştır, Bağcılar'a da şube açalım, bu görevi sana veriyorum“ dediğini,ayrıca tam kapıdan çıkarken de Kahraman ŞAHİN’in kardeşim hitabı ile kendisini çağırarak “yardımsever, para yardımı yapabilecek, bildiğin bir kişi var mı, para sıkıntımız var" dediğini, kendisinin de “şu anda bilmiyorum " şeklinde cevap verdiğini,Kahraman ŞAHİN’in yeniden “bu işle de sen ilgilen“ dediğini,
Sonrasında evine misafir olarak gelen Numan KILIÇ’a Kuvayı Milliye Derneğinden ve para sıkıntısı içerisinde olduklarından bahsettiğini,Numan KILIÇ’ın kendisine Aksaray semtindeki İski Binasının arkasında Büyük Koza Otelinin sahibi Ayhan isimli kişinin kendilerine yardımcı olabileceğini söylediğini. Bunun dışında ikamet ettiği binanın yöneticisi olan Duran isimli Güneşli semtinde emlakçılık yapan kişiden de Kuvayı Milliye Derneğinin Bağcılar Şubesini açmak için yardımcı olmasını istediğini,ancak bu kişinin o işlerle uğraşamam diyerek kabul etmediğini,
Kendisinin Uzman Çavuş olmak için sınavlara girdiğini,Mart ayında Ankara’da mülakat olduğunu, bu kişiler ile tanışmasının sınavlarda kendisine yardımcı olabilecekleri amacına yönelik olduğunu, bu sırada ablasının hasta olduğunu,bir süre bu kişiler ile görüşemediğini,hatırladığı kadarı ile 2007 yılı Ekim ayında kimlik fotokopilerini geri almak için Erdal İRTEM ve Samet YILMAZ ile birlikte Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğine gittiklerini, Kahraman ŞAHİN’i dernekte bulamadıklarını, orada bulunan dernek sekreteri Abdulkadir isimli kişiden ise kimlik fotokopisini geri istemeye çekindiğini, Kahraman ŞAHİN’e telefon açarak hastasının olduğunu söylediği halde çekindiğinden dolayı kimlik fotokopilerini geri istediklerini söyleyemediğini,bundan sonra başka kimse ile görüşmeden dernekten ayrıldıklarını beyan etmiştir.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:4090, 18.08.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;Kahraman’ın "Ne yaptın sen işi hallettin mi" dediği, X ŞAHSIN "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" dediği,
Tape:3414, 03.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle, K.Ş’in “Ha ne yapıyordun Abdullah” dediği,A.A’nun “Bende oturuyorduk senden bahsediyorduk böyle üye olduğumuz arkadaşlar vardı oraya bize kimlikler falan soruyorlar da dedim bi sorayım dedim ne zaman gelir.” dediği, K.Ş.’in “:Sen kime verdiniz şeylerinizi siz” dediği, A.A.’nun “Iıı Niyazi abiye verdiydik hepsini” dediği, K.Ş.’in “Sen yarın gelmiycen mi” dediği, A.A.’nun “Hı hı gelcem” dediği, K.Ş.’in “Tamam yarın geldiğinde görüşürüz tamam kardeşim” dediği,
Tape:3402, 11.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasında yapılan görüşmede özetle; E’ın “Ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım, güneşli’den”, “ Merhaba, nasılsınız, ben Erdal İRTEN” dediği, K’ın “Şimdi Abdullah benimle görüşmedi, bende şuan çocuk okula başladı, biliyor musun bende onlarla uğraşıyorum.”, “Abdullah beni bir arasın ya bir söyle de” dediği,
Tape:3403, 12.09.2007 tarihinde, Erdal İRTEN ile görüşmesinde özetle;E’ın “Sedat sana iki tane emanet vermişti ne oldu onlar” dediği, A’ın “Daha konuşamadım onu”, “Tamam ya veririm ben sana olmazsa” dediği,
Tape:3417, 12.09.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle, A.A.’nın “Yav öyle bir yoğunum ki müsait değilim bu tarafa gelsen çok güzel bir iş var” dediği, X’in “Ne işi” dediği, A.A.’nın “Sen gel sen hiç üşenmeden rahat kazanacaksın gel konuşalım” dediği, X’in “Ben şu an yola gidiyorum Isparta’ya gidiyorum”, “Ya Gökhan’ın yanına gidiyorum” dediği, A.A.’nın “Eee bizim şindi bu Atina’ya gitmemiz lazım tamam mı Yunanistan tarafına o böyle bizi oraya gönderebilecek bi tanıdığın kişi var mı ordan bizi alcaklar Hollanda’ya geçeceğiz para neyse hepsi karşılanacak” dediği,
Tape:3418, 12.09.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle ; A.A.’nun “Bu pasaport vize var ya”, “Sordum bir haftada çıkıyormuş” dediği,X’in “Ya geç boş ver ötekisi bizim iş kaçak yoldan” dediği,A.A.’nun “Tamam onlar yarın hadi görüşürüz onu” dediği,
Tape:3404, 16.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN/ Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle;E’ın “ ben güneşliden Erdal” dediği, K’ın “kiminle geldin” dediği, E’ın “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var” dediği, K’ın “bi versene Abdullah’ı” dediği, A’ın “Aloo” dediği, K’ın “hadi sen orda ki arkadaşlar ile görüş yine”, “tamam mı” dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok” dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı” dediği, A’ın “tamam” dediği,
Tape:354, 20.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Abdullah’ın “ …kurduğum ekip senle çalışmak istiyor” dediği, K’ın “Anladım kardeşciğim anladım anladım” dediği, A’ın “ He he anladın mı demek istediğimi”, “ Tamam abi çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden” dediği, K’ın “ Tamam işte pazar günü şey yaparız bir toplantı yaparız öyle güzel” dediği, A’ın “ Bi saniye abi Erdal bey görüşmek istiyor” dediği, ERDAL İRTEN’in “ Başkanım abi iyi akşamlar” dediği, tekrar telefonu alan Abdullah’ın “ …birebir görüşsek çok iyi olur şimdi bu arkadaşlar yani yeni bir ekibimiz var” dediği,
Tape:355, 21.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle,K’ın “He işler nasıl”, “ Var mı parayı vurdun mu” , “ Parayı vurdun mu” dediği, A’ın “ İşte pazar günü geldiğimiz zaman onaylarsan”, “ Su gibi akacak” dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle;E’ın “Ben Erdal İrten Güneşliden” dediği, K’ın “ He merhaba Erdal’ım naber” dediği, E’ın “ İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz”, “O arkadaşlarla beraberiz”, “ İşte ekibe ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan” , “Nası bizi ikna etsinler bize bi garanti falan bende dedimki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bi şeyiniz olmasın ...” dediği, K’ın “ Gerek yok o tip adamlara ya öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun” dediği, E’ın “ Bizde onu anlattık zaten bu işler basit bişey değil yani” dediği, K’ın “ He boşver boşver o tip şeye girişen şuanda bize ilerde problemde yaratır anlıyor musun”, “ Sizin gibi insanlar lazım bize” dediği, E’ın “Teşekkür ederim sağol” dediği, K’ın “ Yani olayın ne olduğunu bildikten sonra” , “ Sen neysen bende oyum yani hiç farketmez anladın mı” , “...sen görev yaparken farklı farklı kademeleri de olabilir” dediği,
Tape:366, 24.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; K’ın “Ya biraz dışarıdaydım Ankara’ya falan gittim geldim” dediği, A’ın “ Ha kendi işin mi yoksa Kuvvayi Milliyenin mi” dediği, K’ın “Ya kendi işim de vardı öyle de telefonda pek konuşmak istemiyorum bu tür şeyler…” dediği,
Tape:369, 28.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;A’ın “ Ben şey görüştüm o İsrail’li adamı”, “ Benim bir adamım var o şuan Trabzon’da Oradan Bafra’ya geçecek yarın buraya geliyor sırf o iş için” , “Ekip hazır yani istediğin zaman kaldırırız onu” dediği, K’ın “ Tamam” dediği, A’ın “Tamam mı bilgi vereyim dedim” dediği, K’ın “ Tamam iyi kardeşim” dediği, A’ın “ Hüseyin abiyle konuşacan mı bu akşam bu gün” dediği, K’ın “ Gideceğim bu akşam bakalım” dediği, A’ın “Ha bak sen biran önce bitirelim bu işi zamana bırakmayalım” dediği, K’ın “ Tamam kardeş” dediği, A’ın “Paraysa para ile konuşalım dişe dişse silahla silahla konuşuruz” dediği, K’ın “ Aynen öyle kardeşim” dediği,
Tape:679, 28.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;A’ın “Görüştün mü abi” dediği, K’ın “Ya geçemedim daha ya geçemedim ha” dediği, A’ın “Tamam abi iyi o adamı ne yapıyoruz”, “ O adamı ne yapıyoruz” dediği, K’ın “ Ne yapıyoruz ne yapıyoruz sen şimdi hemen hareket etmeseydin keşke konuşup şey yaptıktan sonra hareket etseydin keşke” dediği, A’ın “Yok şuan ben sadece hazırlık yaptım” dediği, K’ın “Şimdi ben şey görüşmeyi yapayım da ondan sonra şey yaparız tamam mı” dediği, A’ın “Tamam ben emrini bekliyorum” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle; E’ın “Ben böyle düşünüyorum görüşsen biran önce diyorum bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, K’ın “ İşte şimdi bir takım bir şeylerin oluşması lazım biliyor musun” , “Yani bu oluşumlar olduktan sonra zaten inşallah hepsini halledecez, Abdullah yarın bu tarafa gelecek inşallah”, “ İşte o un un falan işi var şimdi Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” , “ Maddiyatsız birşey olmuyor tamam mı buradan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor yoksa işeyemiyorsun afedersin”, “ Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” dediği, E’ın “İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bi yerden başlamamız lazım” dediği, K’ın “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez anladın mı” dediği,
Tape:687, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşmede özetle ; E’ın “işte bi yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize” dediği, K’ın “Evet şimdi işte diyorum ya yarın işte Abdullah bu tarafa geçecek inşallah” , “Şimdi orda bak senin iş yerin var onun iş yeri var Abdullah’ın” , “Eksik olan şeylerimizi tamamlayalım bir şekilde temin edelim elimize para geçsin anladın mı rahat hareket etmek için”, “ Hep beraber bu işi çözersek öbür işe de hemen zıplarız” , “Bende şimdi bir iki kişiyle görüştüm bu un işi için” , “ Madem öyle işyerleri var” , “ bunları bunları biz toparlayalım anladın mı hem seni hem Abdullah'ı”, “Aynen şimdi işimizi yürütebilmemiz için bir takım bir şeyler lazım bize” , “O yüzden bunu sağlamamız gerekiyor onun için ilk önce bu sorunu bir çözelim buna bi eğilelim” , “Sen yarın Abdullah'la da görüş” dediği, E’ın “Birazdan bana gelecek zaten” dediği, K’ın “Bir takım bir şeyler ben sağlıyacam yani anladın mı uğraşıcam yani” dediği,
Tape:942 , 05.11.2007 tarihinde,Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; A’ın “Sağol abi çalışmalar yapıyoruz napalım ya dün başkanlar buradaydı”, “ Ordan İmam Hüseyin’i duymuşsundur meşhurdur baya”, “ Bu Kurmay Albay varya Fikri Karadağ”, “Onlarla beraberdik işte” , “ O Muzaffer TEKİN'ler felan yakalattılar ya Cephanelik olayı” , “Ümraniye'de” , “He onlar bizle beraberdi işte,onlar yanlış iş yapınca ordunun adı” , “lekelenmesin diye biz yakalattık onları” , “ Uzaklaştırdık” dediği,H’in “ Napıyosun” dediği,A’ın “Ya çalışmalar yapıyoruz zaten Ankara’ya gidecez işte”, “ Bu 23'ünde işte gitmem lazım Genel Kurmaya”, “Yapcaz işte güzel bişeyler” dediği, H’in “Ne zaman döneceksin İstanbul’a” dediği,A’nın “ İstanbul’a,2 gün kalacam orda, işte kimlikleri felan ayarlıyom bu kadroyu falan kurdum şu an 400 kişilik özel kuvvetimiz var”, “Ya özel birlik işte bizimkisi,Genel Kurmaya bağlı,kimseden emir almaz, işte güzel bi çalışmalar yapıyoruz bakalım ne olacak” dediği
Tape:943, 09.11.2007 tarihinde, Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “Demin ben Türkmenistanlılarla görüşmedeydim” , “ Oranın ihalesini diyo alırız diyolar” dediği, H’in “Nerenin şey askeriyesinin mi” dediği, A’ın “Hıhı askeriyesinin” dediği, H’in “Ya bizim fark etmez bize sadece Abdullah yapmaları gereken ne biliyor musun” , “Onların askeriyede kullanacakları ayakkabıyı bize verecekler”, “ Biz ona göre onların yaptığına göre bir tane numune hazırlayıp verecez onlara” , “Fiyat teklifinde bulunacaz kabul ederlerse yurtdışıyla çalışmanın prosedürünü ben sana daha farklı geniş olarak anlatırım onlar belli bir parayı yatırıyorlar bankaya bloke ediyorlar”, “ Ondan sonra mal tesliminde işte yüzde 35'ini” dediği, A’ın “Zarar edecez mi” dediği, H’in “Hayır biz zarar etmeyiz onlar sadece mal siparişini bize okey verdiklerinde paranın yüzde 35'ini bankaya yatırıyorlar bizim hesabımıza mal tesliminde geri kalan diyelim yüzde 65'inide mal tesliminde gümrüğe yatırıp malı çekiyorlar” , “ Onun haricinde bizim için bi problem yok yeter ki bizim fiyatlarımız okeylensin” , “ Onlarda numunemizi okeylesin” dediği, A’ın “Şimdi konuştum ben onlarla da”, “ Bunlarda zaten askeriyeyle bağlantılı hepsi beni davet ettiler de” dediği, H’in “ Şey Özbekistan’da mı” dediği, A’ın “Dediler gideriz dediler numuneyi göndeririz hemen dediler gereken şey yaparız zaten dediler iki taraflı sözleşme yapılıyor dedi” , “İki tarafında dedi mührü basılıyor dedi” , “ Hemen işleme başlarız dediler” dediği, H’in “ Tamam olur hemen bizim için hiç problem yok ben zaten bugün konuştum Almanya’yla”, “ Bahsettim böyle böyle askeriye diye ya onlar dediler ki mesela bize hiç askeriyeden öyle bir şey yedirmezler dediler...ben dedim ki benim oradaki adamım çok yani uç noktada bir adam dedim öyle bir şey olmasa zaten” dediği, A’ın “Ooo o konuda rahat olsunlar” dediği, sonrasında başka bir konuya geçtikleri H’in “ He bide hani sana ben bugün başka bir şey söylemiştim ya” dediği, , A’ın “Onu sen haber verdiğinde ben hemen telefon açacam işi bitirecem” dediği, H’in “ Tamam mı hatta dayıma senin telefonunu verecem arayacak dayım seni diyecek sana ki isim şu sınav tarihi şu” dediği, A’ın “Tamam nerde sınava girecek hepsini bana versin” dediği, H’in “O zaten şey bakıyormuş ona”, “Tuzladaki askeriye bakıyormuş” dediği, A’ın “ Ben bir şey diyeyim mi abi askeriye olsun İstihbarat olsun tamam biter ...” dediği, H’in “ Sivil ne diyorlar ona Sahil Güvenlik Komutanlığı bakıyormuş o işe”, “ Yani o işe boşu boşuna para filan gidecek” dediği, A’ın “Evet anlıyorum para yiyen çok olur” dediği, sonrasında ihale konusuna döndükleri A’ın “Hıhı pazar günü pazar günü basın açıklamamız var televizyondayız zaten”, “ O pazar gününü bekliyoruz ondan sonra öbür işleri bitirecez”, “ Hıhı şeyin bu askeri ihaleyi o adam aslında doğru diyor herkes giremiyor çok kişi girdi”, “ Hıhı kimse alamadı” dediği, H’in “Abdullah biliyorum onu ben onu ben biliyorum” dediği, A’ın “Ben onu oldu gözüyle bakıyorum zaten sadece numune istediler katolag felan istediler ben şimdi orayla görüşecem ben numune isteyecem onlardan” dediği, H’in “ Onlar verirler bana bir tane ben şeye bir tane ayakkabı hazırlayıp vermiştim”, “Bu şeyin Polis Özel Harekata”, “Tabi tabi onlara bir tane ben fermuarlı bir tane askeri bot yapmıştım hazırlayıp vermiştim onlar kullandılar onu çok”, “Hayır onlar benden şey ben tasarım tasarımını vermiştim onlara böyle hane yangında falan hemen ayaktan çıkartıp atılabilecek hem bağlı hem bağ yerin ortasında bir fermuarı vardı”, “Böyle yangında filan bir ateşe bastıklarında çıkartıp atabilecekleri bir ayakkabı tasarlamıştım ben onlara”, “Onları halen kullanıyorlar bu Yunuslar falan var ya”, “ Ben o zaman bundan diyelim 3-4 sene önce öyle bir şey yaptım verdim onlara ,sadece bana dediğim gibi şunu yapacaklar diyecekler ki kardeşim biz bu ayakkabıyı şu kalitede istiyoruz bu kalitedeki fiyatımız da şu diyelim 20 lira”, “Ben onlara aynı ayakkabıyı 20 liraya çıkartmaya çalışacam” dediği, A’ın “ Ben şimdi jeton düştü benim onlar o zaman demek ki böyle demek istiyor onlar bana bir tane numune yapsın sizin için getireyim” dediği, A’ın “ Bakalım Ankara’ya gidecek çünkü” dediği, H’in “ Ama onlar bize ben şimdi neye göre numuneyi hazırlayacam onlara onlar verecekler bana bir örnek diyecekler ki bizim ayakkabımız bu bizim kuruldan geçecek olan ayakkabımız bu ben onlara göre istedikleri kalitede numune hazırlayım onlara onda problem yok” dediği, A’ın “ Salı günü olmazsa ben giderim Ankara’ya kendim”, “Şimdi bu işe girdik bitirmemiz lazım”, “Çünkü bazı kişileri araya soktum ben iki bazı sıkıntılarda yaşadık çünkü bitirmemiz lazım bir de bu Türkmenistan ayakkabı askeriyesinin şeyini iste hemen alayım” dediği, sonrasında başka konuya geçtikleri H’in “ Tamam tamam o problem değil zaman hiç önemli değil en kısa zamanda hallederiz ama dediğim gibi ben şimdi aklında olsun Halit diye bir bey arayacak seni”, “Halit AYNA sana benim adımı verir der ki sana”, “O sana söyleyecek isimlerini iki dayımla gideceksin ama”, “ Ne zaman hangi tarihte ben bilsem sana yazdıracam onları yani şimdi ama bilmiyorum tarihlerini filan onları sana söyleyecek ben ona şey bakıyorum yani olmuş bakıyorum” dediği, A’ın “Evet tamam o hallettirecem ben onu da eğer o dediğim kişiye ulaşabilirsem halledecem ama ulaşamazsam biraz para yedirir mi az bişey” dediği, H’in “ Hallederiz tamam tamam sen hallet o işi yani” dediği, A’ın “Ya ben senden isteyemiyorum ama o konularda”, “Ama sen ben birde şunu söyleyeyim ben sana para kazandırırım her türlü”, “Eğer parada esirgemezsen istediğin şeyi olmuş bil” dediği, H’in “Tamam ben zaten diyorum ya sana onları hep anlatacam sana” dediği, A’ın “Evet ben bak var ya abi fırınmış oymuş buymuş yok öbürüymüş herşeyle ...kestim abi” dediği, H’in “Yok bunlara hiç gerek yok senin zaten” dediği, A’ın “ Ben senle artık yürüyecem ben şimdi şeyleri kimlikleri değiştiriyorum bu Askeri İstihbarat Jandarma Kimliği falan çıkarttıracam bu 8 tane ekibe onu çıkarttırdığım zaman Türkiye yurt dışı giriş çıkış hep serbest pasaporta gerek yok her yerde sözleri geçiyor”, “O kişileri ben başta olmak üzere sana bağlıyorum” dediği,
Tape:944, 13.11.2007 tarihinde, Samet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “He aradım şimdi geliyor bekle şeyde pastanede” , “ Elinden geleni yap tamam mı, bak seni polis biliyorlar ha” dediği, S’in “ Tamam hadi görüşürüz” dediği, A’ın “Ona göre şey yap bak ilgilen ondan sonra fırına gel, oğlum istihbaratçı değil misin lan” dediği,
Tape:940, 14.11.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle;A’ın “İyi akşamlar abi ben Abdullah Arapoğlu” , X’in “Abdullah he söyle Abdullah’cım aslanım benim” dediği, A’ın “Abi karakola kağıdı vermişler polisin eline ne nerden geçti o kağıt biz Savcıdan almadık mı o kağıdı” dediği, , X’in “Tamam eyvah eyvah eyvah o...” dediği, A’ın “Çocuğu bu akşam götürüyorlar Cezaevine” dediği, X’in “Ordan çıkartma çıkar” dediği, A’ın “ Karakoldan girsinler” dediği, X’in “ Peki çocuğu çocuğa şey ...yarın çıka çıkarsalar çıkaramazlar tamam o zaman çocuğun üzerinde öyle bi kağıt olmasın sordukları zaman hırsızlıktan diyecek tamam mı” dediği, X’in “ Evrak yazıhanede kalır ertesi güne iner oraya İnfaza anladın mı” , “Şeydir gizlidir Savcı gelmeden sabahleyin açılmaz evrak çocuk hırsızlıktan geldim desin tamam mı” dediği, A’ın “Tamam polisler oraya söylemiz demi...” dediği, X’in “Söyle... ya rica et yani söylemesinler bi 50 kağıt verin eline polislerin,hırsızlıktan diye söylesin” dediği, A’ın “Şimdi yarın girdi bu akşam girdiği zaman bitti yani demi” dediği, X’in “ Hıı itirazı itirazı yarın yarın yapacaz yani yarın yapacaz diye yarın …Asliye Ceza Hakimi... sende olmayacan demi buralarda” dediği, A’ın “ Ben kaç gibi geleyim” dediği, X’in “ Yani bilemiyoruz ki ben yani ben saat 9:30 10'da burada olacam takip edecem yani senin gelmene de işini de alıkoymayalım Abdullah”, “ Yani sende ihalelerin var şu var bu var tamam mı ben burda sana bilgi veririm sen bana Abdullah birtane benim numaram şudur diye mesaj mesaj at benim Telefona” dediği, A’ın “ Hıhı şimdi o kağıdı ... giderken çocuk mu sokuyor yoksa polisler mi veriyor” dediği, X’in “Yok yok o evrak polisler üzerinde neden tutuklandığına ilişkin de şeylerin eline geçmez daha o o olduğu gibi Savcının masasına gidiyor o evrak tamam mı” dediği, A’ın “ Evet hıhı Metris ti değimi” dediği, X’in “ Hee onu altlara falan koysunlar üstte olmasın yani tamam mı” , “ Onu sağla..” dediği, A’ın “ O kağıdı altlara koysunlar çocuk girdiği zaman” dediği, X’in “ Şeyle de şeyle de sordukları zaman bu cinsel tacizdi falan diye memur söylemesin yani orda” dediği, X’in “ Anladın mı ona da rica et bizim memur öbür götüreceğe söylesin yani rica etsin tamam mı”, “ İftiraya uğradı de al” dediği, A’ın “ Onları polislerin elinden alıcam onları ben götürecem” dediği, X’in “ O iş o işleri kurtar sende yanlarında git tamam mı arabanın içinde” dediği,
Tape:941, 14.11.2007 tarihinde , Hüseyin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;H’in “ Abdullah şimdi bu havaalanının alt tarafında bir otele numuneler vardı ya onları bırakacam”, “Sen yetiştiremediğin işi niye erken” dediği, A’ın “ Abi çocuğun Hakan'ın tutuklama kararı çıktı paydos etmelerini bekledim”, “ Gittim paydos etti... Savcıdan kağıdı aldım tam 2 saat konuştum tutuklama kararını kaldırdım” , “ Karakola getirdim çocuğu bıraktım” , “ Arkadan kağıt yollamışlar tekrar” , “ Şuan cezaevine gidiyo çocuk” , “ Kağıdı yollamışlar ben gittim hapis cezası verdi o hapis cezası verdiği kağıdı, şey cezaevine gitmeden gittim aldım ben ondan sonra Karakola getirdim dedim ceza yemedi dedim bıraktım karakola ondan sonra arkadan kağıt yollamışlar şimdi götürüyorlar” dediği, H’in “Allah Allah kurtaramadın sen” dediği, A’ın “ Şimdide ben bir şey yapamıyorum”, “Yani şimdi bende o zaman onlan beraber gidecem Metris'e bırakacam gelecem” dediği,
Tape:365, 23.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile Erdal İRTEN arasındaki görüşme de özetle; E’ın “İşte yani Abdullah'la beraber geldik arkadaşlarlan gelseydik bi görüşseydik biliyorsunuz” dediği, K’ın “ Evet kardeşim ben şimdi yeni geldim Ankara’daydım biliyo musun” dediği, E’ın “He he geldik biz burdan çağrı atalım orda karargahta bi görüşsek çok iyi olacak ya”, “ Tamam çok iyi olur bu hav yani şeyi geçirmeyelim bu hafta işi” dediği, K’ın “ Tamam kardeşim ıı Abdullah’a da çok selam söyle oldu mu” dediği,
Tape:973, 03.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;K’ın “He kardeşim Abdullah nerelerde” dediği, E’ın “Abdullah burda yanımda hani sen gelecektin sen ... gelmedin” dediği, K’ın “Ya gelemedim ben niye gelemedim biliyonmu”, “ Cebimde para yoktu o yüzden gelemedim” dediği, E’ın “Abi bir yerlerden başlamak lazım ya oturuyoruz”, “ Abi bizim o kimlikler içinde şey yap hele ya” dediği, K’ın “Abdullah’ı bir versene” dediği, A’ın “ Sağol abi nası olalım ya” dediği, K’ın “ Oğlum param yok ...gelemedim ya... ordan burdan da isteyemiyorum utanıyorum biliyomusun bi üç lira beş lira için”, “Ben şu anda yok Kadıköy’e geçecem Pendik’teyim de, o işi ne yaptın sen” dediği, A’ın “ Bu Muzikhol mu”, “Ben sizi bekliyom ben tek başıma olmaz ki” dediği, K’ın “ Biz şimdi bu kadınlan nasıl bu randevuyu bağlıyacaz biz” dediği, A’ın “Orasını bana bırakın” dediği, K’ın “O zaman bir randevu yap getir Kadıköy’e” dediği, A’ın “Sırf onun oraya gidecez bi gece hep beraber, yiyecez içicez konuşucaz” , “ Şeye kimlik çıkarabilir miyiz biz, sade üçümüze” dediği, K’ın “Çıkartırız çıkartırız bi şekilde” dediği, A’ın “Tamam bizim altımızdakiler önemli değil”, “Sadece yetkili biziz diyecem yani kimliği gösterecez biz ona”, “Yani yine aramızda kalacak ona öyle söyleyecez”, “Bazı kişilerle de tanıştıracak bizi”, “ Ya bu saatten sonra kaybedecek bir şeyimiz yok zaten”, “ Kendi ülkemizde zülüm görüyoruz ya resmen”, “ Ben öyle dedim ona” dediği, K’ın “ Evet o ne diyo” dediği, A’ın “Tamam diyo kadın Amasya'lı”, “Şeyide yabancı zaten”, “O şey yapan pislik yapan adam” dediği, K’ın “Yabancı nereli” dediği, A’ın “Bilmiyorum da nereli olduğunu kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış” dediği, K’ın “Tamam biz o işe el koyduk kamam mı” dediği, A’ın “Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları”, “İki tane vurdu muydu her şeyini verirler yani” dediği, K’ın “Anladım tamam işte gerekli şeyleri yapalım beni beni burdan alın kardeşim gelin siz tamam mı” dediği, A’ın “Tamam biz gelelim o zaman , şey diyecem abi” dediği, K’ın “ Ortamı hazırla biz gelelim” dediği, K’ın “Ortamı hazırla ben geleyim direk şey yapalım yani”, A’ın “ Ortam hazır”, “ Girecez artık bir artık yerlere girecez yerimizi zaten belli ol... o zaman paramız arabamız sorun değil” dediği, K’ın “ Garantisini veriyon mu hepsinin” dediği, A’ın “ Verm vermesem zaten ben bulaşmam”, “ Para almasaydım”, “Bide şey önemli” dediği, K’ın “ Aldın mı sen bir şeyler” dediği, A’ın “Yok almadım gidiyorduk da biz konuşmaya şimdi ben tek gitmek istemedim” dediği, K’ın “Anladım tamam beraber gideriz” dediği, A’ın “He bide ne kimliği olacak bizde biliyon mu”, “Şimdi bizde o Kuvai Milliyenin Kimliğini mi taşıyacaz” dediği, K’ın “Evet” dediği, A’ın “Tamam, üzerinde şey yazması lazım, sadece ona gösteririz istihbarat” dediği, K’ın “Tamam tamam kardeşim bunları geldimmi” dediği, A’ın “Bide o araştırdım, daha önceden Kuvai Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyo”, “Korkuyorlar yani” , “Tamam sen bi o kimliklere organize çek biz seni oradan alalım”, “Ben bu buradan da randevu almaya çalışayım”, “Ondan sonra kadınla özel bir konuşalım o adamında kafasını koparırız gerekirse”, “Seni bugün almaya... Kadıköy’e mi gelelim” dediği, K’ın “Şey kimliğimi” dediği, A’ın “Hehe” dediği, K’ın “ Ben şimdi oraya gidiyorum bir işlerimiz var ben sana gerekli şeyleri” dediği, A’ın “Tamam bende şimdi gideyim o zaman organize yapayım” dediği, K’ın “ Tamam sen organizeyi yap hadi” dediği,
d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Kahraman ŞAHİN ; Resmi olarak Kuvayı Milliye Derneği Yönetim Kurulu yedek üyesi olan , kendi beyanına göre aynı zamanda dernek muhasebe ve saymanlığını , üye kayıt işlemlerini de yapan, Ergenekon Terör Örgütünün dernek içerisindeki yapılanmasının tetikçi ve istihbarat kanadı sorumlularından olan, sorumlu olduğu örgüt mensuplarını yönlendiren, her türlü faaliyetleri ile ilgilenen bu kişi ile bağlantı halinde olduğu, sürekli şekilde doğrudan ve telefon aracılığı ile görüştükleri, fiziki takip tutanağında Kahraman ŞAHİN’in diğer bir örgüt üyesi Erol ÖLMEZ ile birlikte kendisinin işyerine gelip görüşme yaptıklarının belirtildiği,
Kahraman ŞAHİN’in derneğe yardım edebilecek esnaf tespit etmesi talimatını da yerine getirerek tespit ettiği bir kişiyi bildirdiği,yukarıda özetlenen telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı gibi Kahraman ŞAHİN’in kendisine illegal işlerde kullanılacak ekip kurması talimatını da yerine getirdiği, Kahraman ŞAHİN’e ekibi oluşturduğunu ve harekete geçmek için onay beklediğini ısrarla söylediği, yine ısrarla illegal işlerde kullanılacak olan Kuvayı Milliye İstihbarat Kimliği talep ettiği, istihbaratını yaptığı İsrail’li bir işadamının kaldırılması ve Müzikol bağlantılı Amasya’lı bir kadının problemini örgüt adına halletmek için Kahraman ŞAHİN’den onay beklediği, kendisinin özel işi olan fırın işletmeciliğindeki maddi sıkıntısından dolayı Kahraman ŞAHİN’den yardım istediği,derneğe ekmek satmaya aracı olmasını talep ettiği, Kahraman ŞAHİN’in de kendisine yardımcı olmayı vaat ettiği, örgüte bağlılığı nedeni ile Kahraman ŞAHİN’den taktir aldığı,öyle ki Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği değerlendirilmiştir.
Erdal İRTEN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Erdal İRTEN’ın işyerinin bulunduğu binada ikamet ettiği, Kahraman ŞAHİN’in kendisine örgüte eleman kazandırılması talimatını yerine getirmek amacı ile bu kişiye Kuvvayi Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözleri ve Kuvvayi Miliyle Derneğine götürüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmek yolu ile örgüt propagandası yaptığı, bu şekilde Erdal İRTEN’i örgüte kazandırdığı, çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de Erdal İRTEN ile kendisinde bulunan ve emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları değerlendirilmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Örgüt üyesi konumunda bulunan Erol ÖLMEZ’in, Kahraman ŞAHİN ile birlikte kendisine ait işyerine gelerek görüşme yaptıklarına dair fiziki takip tutanağı bulunduğu,bu şekilde Erol ÖLMEZ ile de bağlantılı bulunduğu değerlendirilmiştir.
-Şüphelinin kullanımında bulunan 5452838998 numaralı telefon hattının Erdal İRTEN’e ait telefon fihristinde ve Hüseyin GÖRÜM’den elde edilen belgelerde yer aldığı tespit edilmiştir.
Abdullah Arapoğulları’nın kullanmakta olduğu 0545 2838998 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Kahraman Şahin’ in kullandığı 0546 6478283 nolu GSM hattı ile 6
-Kahraman Şahin’ in kullandığı 0537 3755310 nolu GSM hattı ile 7
-Mahir Şimşek’ in kullandığı 0537 3897296 nolu GSM hattı 73
-Erdal İrten’ in kullandığı 0539 4710939 nolu GSM hattı ile 7 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın derneğin genç bir üyesi olduğunu, milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediğini,telefon görüşmelerinde bu şekilde konuştuğu için kendisinin de aynı şekilde cevap verdiğini beyan etmiştir.
Erol ÖLMEZ ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nı tanımadığını,daha önce ismini duymadığını, kendisi ile herhangi bir irtibatı bulunmadığını söylemiş,kendisine teknik takip çalışmaları kapsamında 03.11.2007 günü saat 15:10 sıralarında Abdullah ARAPOĞULLLARI’na ait Güngören semtindeki Karadeniz Odun Ekmeği isimli fırında Abdullah ARAPOĞULLARI ve Kahraman ŞAHİN ile buluşup görüşme yaptıklarının tespit edildiğinin sorulması üzerine ise; belirtilen tarihte Kahraman ŞAHİN ile birlikte Güngören semtinde bir fırına gittiklerini, buranın Abdullah ARAPOĞULLARI’na ait olduğunu yeni öğrendiğini, Kahraman ŞAHİN’in kendisine fırında yatmak için yer olduğunu, burada hem çalışıp hem de yatabileceğini, kendisinin de fırına un bulabileceğini söylediğini,burada Kahraman ŞAHİN ile fırıncının konuştuğunu, daha sonra tekrar görüşmek üzere fırından ayrıldıklarını,ancak tekrar fırına gidip konuşmadıklarını,kendisinin bu konuyu Kahraman ŞAHİN’e sorduğunu ancak bir yanıt alamadığını beyan etmiştir.
Erdal İRTEN ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisinin iş yerinin bulunduğu binada oturduğunu, Kuvayı Milliye Derneğini Abdullah ARAPOĞULLARI sayesinde tanıdığını,Kadıköy’ de kurulu bulunan bu derneğe Abdullah ile birlikte iki kez gidip geldiğini, Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine bu derneğin Genel Kurmaya bağlı olduğunu, askeriyeye istihbarat sağladığını, amacının ise derin devlet olduğunu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğunu anlattığını, bu görüşlere katılmadığını ve yanlış bulduğunu söylemesi üzerine Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine biz Kuvayı Milliyeciyiz biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz dediğini,
Kahraman ŞAHİN’in telefon görüşmelerinde Abdullah ARAPOĞULLARI’na “… iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı..” şeklindeki beyanlarını Abdullah ARAPOĞULLARI’na sorarak kendisinin bir oluşum içerisinde yer almayacağını söylediğini, Abdullah ARAPOĞULLARI’nın ise “…o zaman kendi başımıza hareket ederiz, biz Kuvayı Miliyleyiz…” dediğini, beyan etmiştir.
Hüseyin GÖRÜM ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Güneşli semtinde fırıncılık yaptığını, Kuvayı Milliye derneğine gelip gittiğini, ayrıca gazetecilik yaptığını bildiğini beyan etmiştir. Ayrıca Kuvayı Milliye Derneği binasından elde edilen ajandanın içerisinde Abdullah ARAPOĞULLARI’ nın ilk müdahale 0545 283 89 98 numaralı telefonunun, kan grubunun yazdığı ve üye olduğu bilgilerinin kayıtlı olduğu sorulması üzerine de, bu şahsın özel kuvvetlerde deprem ve afet anında ilk müdahalede bulunacak şahıslar olarak yazdığını beyan etmiştir.
İhbarlar : 26.01.2008 tarihinde ismini vermeyen bir kişinin şüphelinin adresini vererek bu adreste bomba bulunduğunu ihbar ettiği,
Yine aynı tarihte Erdal İRTEN’in telefonda şüphelinin El-Kaide terör örgütü üyesi olduğunu söyleyerek bulunduğu yeri ihbar ettiği, belirtilmiştir.
İhbarlar üzerine 22.01.2008 tarihinde yapılan operasyonda yakalanamayan şüpheli evinde yapılan aramada yakalanmış, ancak ihbarda belirtildiği şekilde evinde bomba bulunmamıştır.
İhbarı yapan Erdal İRTEN 24.01.2008 tarihinde C.savcılığındaki ifadesi ardından serbest bırakılmış, bağlantılı olduğu Abdullah ARAPOĞULLARI ise yakalanamadığından aranmasına devam edilmiştir. 26.01.2008 günlü bu ihbar üzerine aynı gün Abdullah ARAPOĞULLARI yakalanmıştır.
e)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Abdullah ARAPOĞULLARI özetle ; geçmişte babasına ait fırında çalıştığını, buranın kapanması ile boşta kaldığını, halen 5 YTL prim karşılığı seyyar olarak telefon hattı sattığını, Kuvvayi Milliye Derneğine de bu amaçla gittiğinde Kahraman ŞAHİN ile tanıştığını, üyelik için başvurduğunu,ancak sonucunu bilmediğini, bu kişiler ile tanışmasının bir diğer sebebinin de kendisine uzman çavuşluk sınavlarında yardımcı olabileceklerini düşünmesinden kaynaklandığını, daha sonra davranışları hoşuna gitmediğinden bağlantısını kestiğini savunmuş ise de;
Yukarıda tape şeklinde özetlendiğinden burada sadece ilgili bölümleri yazılı telefon görüşmelerindeki kendisine ait ;
“…çalışmalar yapıyoruz,dün başkanlar buradaydı, Oradan İmam Hüseyin’i duymuşsundur meşhurdur baya, Bu Kurmay Albay var ya Fikri Karadağ, Onlarla beraberdik işte, O Muzaffer TEKİN'ler felan yakalattılar ya, Cephanelik olayı Ümraniye'de He onlar bizle beraberdi işte,onlar yanlış iş yapınca ordunun adı lekelenmesin diye biz yakalattık onları, Uzaklaştırdık…” , “…Çalışmalar yapıyoruz zaten Ankara’ya gidecez işte, Bu 23'ünde işte gitmem lazım Genel Kurmaya , İşte kimlikleri felan ayarlıyorum,Bu kadroyu falan kurdum şu an 400 kişilik özel kuvvetimiz var, özel birlik işte bizimkisi,Genel Kurmaya bağlı,kimseden emir almaz…” , “…Pazar günü basın açıklamamız var televizyondayız zaten…” , “…Ben şimdi kimlikleri değiştiriyorum bu Askeri İstihbarat Jandarma Kimliği falan çıkarttıracam, Bu 8 tane ekibe onu çıkarttırdığım zaman Türkiye yurt dışı giriş çıkış hep serbest pasaporta gerek yok her yerde sözleri geçiyor…” , “…Kurduğum ekip senle çalışmak istiyor, Çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden…” , “…Şimdi bizde o Kuvayı Milliyenin Kimliğini mi taşıyacaz …”, “…Tamam, üzerinde şey yazması lazım, sadece ona gösteririz istihbarat , Bide o araştırdım, daha önceden Kuvayı Milliyeyi herkes İstihbaratçı olarak biliyor, Korkuyorlar yani…”
Sözlerinden,savunması gibi Kuvayı Milliye Derneği ve içindeki illegal yapılanma ile ilgisinin sadece bu derneğe birkaç defa gitmesi şeklinde olmadığının açıkça anlaşıldığı, Kuvayı Milliye Derneğinin sadece yasalar çerçevesinde kurulup tüzüğüne uygun faaliyet gösteren bir dernek olmadığını bildiği, Ergenekon Terör Örgütünün yöneticilerinden olan ancak Kuvayı Milliye Derneği ile görünürde bir ilgisi bulunmayan Muzaffer Tekin ile irtibatını kuracak derecede Ergenekon soruşturmasının başlamasına yol açan Ümraniye ilçesindeki bombalardan ve daha önce bu kişiler ile birlikte hareket ettiğinden bahsettiği anlaşılmaktadır.
“…Ben seni o Albaylarla tanıştırırım…”, “…kurduğum ekip senle çalışmak istiyor…” , “….abi çünkü adamlar da ona göre haber bekliyor benden…” , “…Tamam ben emrini bekliyorum …”
Sözlerinden, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığının anlaşılmaktadır.
“…Ben sizi bekliyom ben tek başıma olmaz ki..”, “… Tamam diyo kadın Amasya'lı Şeyide yabancı zaten , kadının evini bi tane diskosunu arabasını hep yemiş batırmış…”, “…Bizim oranın insanını da bilirsin Amasya tarafları, İki tane vurdu muydu her şeyini verirler yani…” , “…Ondan sonra kadınla özel bir konuşalım o adamında kafasını koparırız gerekirse …”, “…Ben şey görüştüm o İsrail’li adamı…” , “…Benim bir adamım var o şuan Trabzon’da Oradan Bafra’ya geçecek yarın buraya geliyor sırf o iş için…”, “…Ekip hazır yani istediğin zaman kaldırırız onu…” , “… biran önce bitirelim bu işi zamana bırakmayalım,
Paraysa para ile konuşalım dişe dişse silahla silahla konuşuruz …”
Sözlerinden Müzikol bağlantılı bir kadının arasında sorun bulunan kişiye ve İsraill’li olduğu söylenen bir kişiye yönelik olarak örgüt adına cebir,şiddet ve tehdit de içeren eylem planladığı anlaşılmaktadır.
Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği,
18.08.2007 günlü telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN’e "ya ben işi hallettim de hani ben sana dedim ya ekip kurdum falan" "onlarda hazır çok güzel ekip, tespit ettiğim yerlerde var, haraç değil de yardım amaçlı gidecez otellere elli milyar, yüz milyar alacağımız yerler var onun için görüşecektim ben seninle o ekiple gelecektim yanına. İstersen eve gelelim senin araba var altımızda" sözlerinin örgüte gelir temin etme için işyerlerinden haraç alınması da dahil olmak üzere illegal faaliyetler içerisinde bulunduğunu, bu konuda yapılanma hiyerarşisi içerisinde Kahraman ŞAHİN’den onay beklediğini gösterdiği anlaşılmaktadır.
Erdal İRTEN’e, Kuvayı Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözleri ve Kuvvayi Milliye Derneğine götürüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmek yolu ile örgüt propagandası yaptığı, bu şekilde Erdal İRTEN’i örgüte kazandırdığı, çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de yukarıda yazılı görüşmesinde Erdal İRTEN ile kendisinde bulunan ve emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından ekip kurması ve örgüte gelir temin etme adına illegal faaliyetlerde bulunması için görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu, soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı yönünde yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Abdullah ARAPOĞULLARI’nın eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
71-ŞÜPHELİ ERDAL İRTEN
a)-Emniyet ifadesinde;
Arkadaşı Abdullah ARAPOĞULLARI aracılığı ile Kuvayı Milliye Derneğine gittiğini ve üyelik başvurusunda bulunduğunu, Abdullah’ın kendisine “Bu derneğin Genel Kurmaya bağlı olduğunu, Askeriyeye İstihbarat sağladığını, amacının ise derin Devlet olduğunu , derin devletin Devlet içerisinde Devlet olduğunu” söylediğini, bunun üzerine kendisinin “ Devletin bir, Milletin bir, Bayrağın bir ve Dilin bir olduğunu, başka bir devletin olmadığını” izah ederek yaptıklarının yanlış olduğunu, kendilerinin yanlarında yer almayacağını söylediğini, Abdullah’ın da buna karşılık “biz Kuvayı Milliyeciyiz, biz sen olsanda olmasan da yolumuza devam ederiz” dediğini,
Kuvayı Milliye Derneğinde herhangi bir görev almadığını,Abdullah isimli arkadaşından da Kuvayı Milliye derneğinin faaliyetleri hakkında edindiği bilgiler doğrultusunda yapmış oldukları faaliyetlerin yanlış olduğunu anladığından bu dernekle ilişkisini kestiğini,bir daha da gidip gelmediğini,
Soruşturma kapsamında kişilerden kendisini derneğe götüren Abdullah ARAPOĞULLARI’nı, teşkilat başkanı olan Niyazi isimli şahsı, dernek başkanı Hüseyin GÖRÜM’ü ve derneğin muhasebecisi Kahraman ŞAHİN’ i tanıdığını,derneğin genel başkanı olan Mehmet Fikri KARADAĞ’ ı görmediğini, ancak kendisini ismen tanıdığını,
16.09.2007 tarihli telefon görüşmesindeki ; E’ın “he hi seni ziyarete geldik”, “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var”dediği, K’ın “bi versene Abdullahı”dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok”dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı”dediği, A’ın “tamam”dediği, şeklindeki konuşmanın sorulması üzerine ; görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaptığını, telefonda bahsi geçen “İyi ekibi oluştur sen yani tamam mı” şeklindeki konuşmanın ne amaçla söylendiğini bilmediğini, bununla ilgili olarak Abdullah’ a bu konuyu sorarak oluşturacağınız bir hareket veya oluşum varsa ben böyle bir yapılanmanın içerisinde yokum dediğini, Abdullah’ın ise o zaman kendi başımıza hareket ederiz, biz Kuvayı Milliyeyiz dediğini, beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluktaki ifadesini tekrarladığını,herhangi bir yasadışı örgüte üye olmadığını, Kadıköy'de bulunan Kuvayı Milliye Derneğine kendisinin çalıştığı pide dükkanı üzerinde ikamet eden ve reklam işi yapan Abdullah ARAPOĞLU aracılığı ile giderek üye olduğunu,iki defa derneğe gittiğini, ikinci gidişinde Abdullah ARAPOĞLU’na bu derneğin gayesi nedir diye sorduğunu, kendisine "biz Genelkurmay Başkanlığı'na çalışıyoruz, istihbarat sağlıyoruz, biz derin devletiz,devlet içinde devletiz " şeklinde cevap verince bu saatten sonra bu hareketin içinde yer almayacağını, tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil bildiğini ailesinden bu şekilde öğrendiğini,kendileri ile beraber olamayacağını, üyelik kartı da istemediğimi, bir daha derneğe gitmeyeceğini söyleyerek ilişkisini kestiğini, bu olayın yedi ay kadar önce olduğunu beyan etmiş,
16.09.2007 tarihli görüşmeyi Kahraman ŞAHİN ile yaparken telefonu Abdullah ARAPOĞULLARI'na verdiğini,Kahraman ŞAHİN kendisine "ekibi oluştur" deyince kendisinin böyle bir hareketin içinde bulunmayacağını belirttiğini,
Ergenekon yapılanması içerisinde yer almadığını,herhangi bir yasadışı örgüte üye olmadığını beyan etmiştir.
c)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin işyerinde yapılan aramada ;
35795900/299158/2 imei numaralı Nokia 2600 marka cep telefonu ve telefona takılı 0605310109390 sımplus hazır kart yazılı sım kart bulunarak el konulmuştur.
d)-Telefon görüşmeleri;
Tape:3401, 04.09.2007 tarihinde, Mehmet isimli şahıs ile görüşmesinde özetle;E’ın “Ne oldu bi şey haber çıktımı”dediği,M’in “Yok bekliyoruz”dediği,E’ın “Iııı o silah için bir iki kişiye haber saldım dediydin ya”dediği,M’in “Acele etme canım”dediği,E’ın “Yo benim için sorun değil yani sen çıkın ben birini buldum müşteri de satıvereyim sana deycedim”dediği,M’in “Hele bakarız ya”dediği,E’ın “Tamam seninkiler olmazsa bu adama satalım”dediği,
Tape:3402, 11.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “…Ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım, Güneşli’den”, “İşte yola çıktım o tarafa geliyorum, Abdullah öyle dedi, dedi gitmen lazım”, K’ın “Abdullah beni bir arasın ya bi söyle de”dediği, E’ın “tamam efendim”dediği,
Tape:3403,12.09.2007 tarihinde; Abdullah ARAPOĞULLARI ile görüşmesinde özetle; “Sedat sana iki tane emanet vermişti ne oldu onlar”dediği,A’ın “Daha konuşamadım onu”, “Tamam ya veririm ben sana olmazsa”dediği,
Tape:3404, 16.09.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “…Seni ziyarete geldik”, “Abdullah ile geldim, bir de Samet arkadaş var”dediği, K’ın “bi versene Abdullahı”dediği, A’ın “Alpaslan abi var burada, başka kimse yok”dediği, K’ın “iyi ekibi oluştur sen yani tamam mı”dediği, A’ın “tamam”dediği,
Tape:3405, 28.10.2007 tarihinde, X şahıs ile görüşmesinde özetle;X’in “bak sana bi yanlış yaptım, ikincisinde canımdan olurum bak”dediği, E’ın “yav sen rahat ol öyle bi şey olmaz”dediği,X’in “eee senin işler nasıl, ciro nedir ne değil”dediği,E’ın “yav haftada 200 milyon ciro yapıyoruz”, “diğer o malzemeyi aşağıya aktarsam bir milyarı geçer”dediği, X’in “hıı vallahi tamam ben elimden geleni yaparım yav, o Murat onlar yardım etmiyor mu sana”dediği,E’ın “yakalanmış”dediği,X’in “ya o Bitlisli vardı, onun adı neydi”dediği, E’ın “Bitlisli kim”dediği,X’in “Murat”dediği, E’ın “Onlarla görüşmüyorum, Ali asker kimse ile bir bağlantım yok”dediği,X’in “tamam senin işini ben hallederim tamam”dediği, E’ın “tamam sana güveniyorum ha”dediği,X’in “seni mahcup etmeyeceğim, ben 5 gün içinde sana haber veririm”, “ama ben seni aramayabilirim, belki biraz geç arayabilirim çünkü nakit şeyini benden kesmişler ya bu ara”, “sadece ben gel git işlerine bakıyorum bu aralar”, “ama bir kıyak yaparlarsa da bana büyük bir kıyak yapacaklar bana”, “bana en az ne kadar söz verdiler biliyorsun”, “bana dediler sana en fazla yani şey yapacağız, 30 kağıt”, “30 kağıt yardım edecekler bana”dediği,
Tape:685, 04.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “ Başkanım iyi akşamlar”, “Seni sormalı hamdolsun arkadaşlarla beraberiz o”, “İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz”, “ İşte ekibe ekibe kaydedeceğimiz bi kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bi arkadaşa demişler işte böyle bişey bize saçma geliyor falan”, “Nası bizi ikna etsinler bize bi garanti falan bende dedim ki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bi şeyiniz olmasın bu”dediği, K’ın “Gerek yok o tip adamlara ya öyle şey fazla sorgu soru adama gerek yok şimdi bu öyle zaten basit bişey değil anlıyor musun”dediği, E’ın “ Bizde onu anlattık zaten bu işler basit bişey değil yani”dediği, K’ın “ He boşver boşver o tip şeye girişen şuanda bize ilerde problemde yaratır anlıyor musun”dediği, E’ın “ Evet sayın Başkanım”dediği, K’ın “Sizin gibi insanlar lazım bize”, “Yani olayın ne olduğunu bildikten sonra”, “Sen neysen bende oyum yani hiç fark etmez anladın mı”, “...sen görev yaparken farklı farklı kademeleri de olabilir” dediği,
Tape:686, 29.10.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;K’ın E’ın “O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü” dediği, K’ın “Valla başkanla görüşemedim o da bir yere gitmiş ama görüşecem yarın bir gün görüşecem” dediği, E’ın “Ben böyle düşünüyorum görüşsen biran önce diyorum bi randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek” dediği, K’ın “ İşte şimdi bir takım bir şeylerin oluşması lazım biliyor musun” , “Yani bu oluşumlar olduktan sonra zaten inşallah hepsini halledecez, Abdullah yarın bu tarafa gelecek inşallah”, “ İşte o un un falan işi var şimdi Erdal senin yaşın belli bir takım bir şeye gelmişsin hayatı tanıyan insansın” , “ Maddiyatsız birşey olmuyor tamam mı buradan afedersin tuvalete de gitsen adam para istiyor yoksa işeyemiyorsun afedersin”, “ Şimdi her şeyden evvel bu sorunumuzu bi çözmemiz lazım” dediği, E’ın “İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bi yerden başlamamız lazım” dediği, K’ın “İşte dediğim gibi bir takım doneleri elimize alalım ki ondan sonra o kısma geçecez anladın mı” dediği,
Tape:687, 29.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle;E’ın “ işte bi yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize” dediği, K’ın “ Evet şimdi işte diyorum ya yarın işte Abdullah bu tarafa geçicek inşallah”, “ Ya ben kıpırdayamıyorum anladın mı biraz maddi şeyim eksik anladın mı”, “Eksik olan şeylerimizi tamamlayalım bi şekilde temin edelim elimize para geçsin anladın mı rahat hareket etmek için”, “ İlk önce bu sorunu bi halledelim hep beraber anladınız mı”, “ Hep beraber bu işi çözersek öbür işede hemen zıplarız”, “Şimdi e elimiz boş kafamız çıplak afedersin anlıyor musun ne yapıcaz hiç bir şey yapamıyacaz”, “ Ama şekilli olursak en azından gittiğimiz yerde ağırlığımız olur anlıyor musun” dediği, E’ın “Doğru söylüyorsun” dediği, K’ın “ işte bunun için hep beraber Erdal el birliği yapmamız lazım bu olayı atlatabilmemiz için” dediği, E’ın “Yav anca beraber kanca beraber” dediği, K’ın “ Bende şimdi bir iki kişiyle görüştüm bu un işi için”, “Nakit dönmeye başladığı zaman bizim elimizde bizim sorunumuz kalmaz”, “ He bunun için el birliği yapıyoruz hep beraber anladın mı”, “Ya bizim aramızda bir takım şeyler önemli değil Erdal” dediği, E’ın “He birimiz hepimiz hepimiz birimiz” dediği, K’ın “Aynen şimdi işimizi yürütebilmemiz için bir takım birşeyler lazım bize”, “Bunu eğer bu toparlanmayı yaparsak toparlar gideriz biz hep beraberiz” dediği, E’ın “ E rahat toparlanırız önümüz açılır” dediği, K’ın “ heh en azından yani günlük gelir bir şey olursa cebimizde”, “ giderimizi karşılarız sağa sola gidecez bilmem ne şimdi ufak tefek şeyler değil bunlar anlıyor musun Erdal”, “Şimdi üç kişiylen dört kişiylen bir yere gitmek biliyosun ne olduğu”, “Şimdi yani hayal kurmanın bir anlamı yok gerçeğe bakacaz”, “ Sen yarın Abdullah'la da görüş”, “Bi takım birşeyler ben sağlıycam yani anladın mı uğraşıcam yani”, “Bütün elimdeki paranın falan filan hepsini oraya gömdüm anladın mı kardeşim”, “İki seneden beri dayandım ama artık son noktama geldim yani”, “Yani evim barkım var her şeyim var fakat maddi eksikliğim var sadece” dediği tespit edilmiştir.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Kendisinin kullanımındaki 539 4710939 numaralı cep telefonu rehber bölümünün incelenmesinde ; Kahraman ŞAHİN’in (Kahraman Başkan ismi ile) 5373755310 , Abdullah ARAPOĞULLARI’nın 5452838998 ve Kuvayı Milliye Derneğinin (Karargah ismi ile) 02164186078 telefon numaralarının kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin,Kahraman ŞAHİN ve Abdullah ARAPOĞULLARI ile telefon bağlantısı kurduğu ve yukarıda yazılı suç unsuru içeren görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
Kahraman ŞAHİN ; Resmi olarak Kuvayı Milliye Derneği Yönetim Kurulu yedek üyesi olan , kendi beyanına göre aynı zamanda dernek muhasebe ve saymanlığını , üye kayıt işlemlerini de yapan, Ergenekon Terör Örgütünün dernek içerisindeki yapılanmasının tetikçi ve istihbarat kanadı sorumlularından olan, sorumlu olduğu örgüt mensuplarını yönlendiren, her türlü faaliyetleri ile ilgilenen bu kişi ile bağlantı halinde olduğu, sürekli şekilde doğrudan ve telefon aracılığı ile görüştükleri anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen telefon görüşmelerinden de anlaşılacağı gibi Kahraman ŞAHİN’in kendisine illegal işlerde kullanılacak ekip kurması talimatını yerine getirdiği, Kahraman ŞAHİN’e Abdullah ARAPOĞULLARI ile birlikte ekibi oluşturduğunu ve harekete geçmek için onay beklediğini ısrarla söylediği, örgüte bağlılığı nedeni ile Kahraman ŞAHİN’den taktir aldığı,öyle ki Kahraman ŞAHİN’in Erdal İRTEN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği değerlendirilmiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI ; Abdullah ARAPOĞULLARI’nın Erdal İRTEN’ın işyerinin bulunduğu binada ikamet ettiği, Kahraman ŞAHİN örgüte eleman kazandırılması talimatını yerine getirmek amacı ile Abdullah ARAPOĞULLARI’nın kendisine yaptığı Kuvvayi Milliyle Derneğinin Genel Kurmaya bağlı olduğu, askeriyeye istihbarat sağladığı, amacının ise derin devlet olduğu,derin devletin ise devlet içerisinde devlet olduğu sözlerinden ve Kuvvayi Miliyle Derneğine götürülüp Kahraman ŞAHİN ve diğer örgüt yöneticileri ile görüştürmekten etkilenerek örgüte kazandırıldığı,Abdullah ARAPOĞULLARI ile çoğu zaman aynı telefon hattını kullandıkları, birlikte bulundukları sırada aynı telefon hattından Kahraman ŞAHİN ile örgüt işleri konusunda görüştükleri, her ne kadar kendisi sözü edilen şeyin telefon hattı olduğunu beyan etse de yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN ile emanet kelimesi ile şifrelenen iki adet ele geçmeyen silah konusunda konuştukları,değerlendirilmiştir.
Şüpheli Erdal İRTEN’in kullanmakta olduğu 0539 4710939 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Abdullah ARAPOĞULLARI’ in kullandığı 5452838998 nolu Telefon hattı ile 7
-Kahraman ŞAHİN in kullandığı 5373755310 nolu Telefon hattı ile 103 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kahraman ŞAHİN ; Abdullah ARAPOĞULLARI ve arkadaşlarının genç kişiler olarak milliyetçilik duyguları ile birşeyler yapmak istediklerini, telefonda kendisi ile bu şekilde konuştukları için cevap olarak kendilerinin de aynı şekilde cevap verdiğini söylemiştir.
Abdullah ARAPOĞULLARI ;Erdal İRTEN’in kendisi hakkındaki ; “Kuvayı Milliye Derneğini ilk olarak kendisi sayesinde tanıdığını ve ilk kez kendisi ile birlikte gittiğini, bu derneğin genel kurmaya bağlı olduğunu,askeriyeye istihbarat sağladığını,amacının ise derin devlet olduğunu” söylediği, kendisinin de “ derin devletin olmadığını izah ederek, yaptığınızın yanlış olduğunu ve sizin yanınızda yer alamayacağını” söylemesi üzerine kendisinin “ biz sen olsan da olmasan da yolumuza devam ederiz” dediği şeklindeki beyanı okunup sorulması üzerine ; Erdal İRTEN isimli arkadaşını derneğe götürdüğünün doğru olduğunu,fakat bu derneğin Askeriyeye bağlı olduğunu Kahraman ŞAHİN’in kendisine söylediği gibi Erdal İRTEN’e de bizzat söylediğini, kendisinin bizzat Erdan İRTEN’e ayrıca bu derneğin askeriyeye istihbarat sağladığını amacının ise derin devlet olduğunu söylemediğini,ayrıca Erdal İRTEN’in Kahraman ŞAHİN ile tanıştıktan sonra samimi olduklarını,kendisinin onların dışında kaldığını, kendi aralarında neler görüştüklerini bilmediğini,zaman zaman kendisini de çağırdıklarını,fakat kendisinin bu davetlerin çoğuna icabet etmediğini,
İhbar ; 26.01.2008 gün ve 11 nolu ihbar tutanağında, Erdal İRTEN’in Abdullah ARAPOĞULLARI’nın El Kaide Terör Örgütü üyesi bulunduğunu söyleyip bulunduğu adresi verdiği bildirilmiştir.
Erdal İRTEN 24.01.2008 tarihinde C.savcılığındaki ifadesi ardından serbest bırakılmış, bağlantılı olduğu Abdullah ARAPOĞULLARI ise yakalanamadığından aranmasına devam edilmiştir. 26.01.2008 günlü bu ihbar üzerine aynı gün Abdullah ARAPOĞULLARI yakalanmıştır.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Erdal İRTEN’in Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in hiyerarşisinde mafya tarzı faaliyetlerde bulunarak örgüte gelir temin ettiği, yine bu kişilerin görevlendirmesi ile örgüt amaçları doğrultusunda istihbarat topladığı,gerektiğinde de provakatif terör eylemlerinde tetikçi olarak görevlendirilmesinin düşünüldüğü iddia edilmektedir.
Erdal İRTEN özetle , Kuvayı Milliye Derneğine kendisinin çalıştığı pide dükkanı üzerinde ikamet eden ve reklam işi yapan Abdullah ARAPOĞLU aracılığı ile giderek üye olduğunu,iki defa derneğe gittiğini, ikinci gidişinde Abdullah ARAPOĞLU’na bu derneğin gayesi nedir diye sorduğunu, kendisine "biz Genelkurmay Başkanlığı'na çalışıyoruz, istihbarat sağlıyoruz, "Biz derin devletiz,devlet içinde devletiz " şeklinde cevap verince bu saatten sonra bu hareketin içinde yer almayacağını, tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil bildiğini ailesinden bu şekilde öğrendiğini,kendileri ile beraber olamayacağını, üyelik kartı da istemediğini, bir daha derneğe gitmeyeceğini söyleyerek ilişkisini kestiğini savunmuş ise de,
Yukarıda tape şeklinde özetlendiğinden burada sadece ilgili bölümleri yazılı telefon görüşmelerindeki kendisine ait ;
“… ben Abdullah ARAPOĞLU’nun arkadaşıyım , işte yola çıktım o tarafa geliyorum, Abdullah öyle dedi, dedi gitmen lazım…” , “… Başkanım iyi akşamlar, İşte ekibi oluşturmaya çalışıyoruz, İşte ekibe kaydedeceğimiz bir kaç arkadaş pek olumlu bakmamış bir arkadaşa demişler işte böyle bir şey bize saçma geliyor falan, Nası bizi ikna etsinler bize bir garanti falan bende dedim ki direk sizi ilk etapta telefonda Başkanla görüştürebilirim yani sizin herhangi bir şeyiniz olmasın …”, “…O şeye gittin mi Karargaha başkanla görüştün mü , Ben böyle düşünüyorum görüşsen bir an önce diyorum bir randevu falan alsak toplu şekilde kalkıp Ankara’ya gitsek , İşte sevgili başkanım işte onun içinde yani bir yerden başlamamız lazım…” , “… işte bir yerlerde başlamamız lazım yani beklemek bizim aleyhimize , Yav anca beraber kanca beraber , birimiz hepimiz hepimiz birimiz…”
Sözlerinden,savunması gibi Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneğindeki yapılanamı ile ilgisinin sadece bu derneğe birkaç defa gitmesi şeklinde olmadığının, Kuvayı Milliye Derneğinin sadece yasalar çerçevesinde kurulup tüzüğüne uygun faaliyet gösteren bir dernek olmadığını bildiğinin ve örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığının anlaşıldığı,
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı yukarıda yazılı telefon görüşmesinde Erdal İRTEN’in örgüte yeni katılacak olan kişilerin bazı şüpheleri bulunduğunu söylemesi üzerine Kahraman ŞAHİN’in kendisini de kastederek söylediği “o tip fazla soru soran adama gerek yok, ileride problem yaratır,olayın ne olduğunu bilen sizin gibi insanlar lazım bize, sen neysen ben de oyum..” sözlerinin kendisinin örgüte bağlılık derecesini gösterdiği,
Abdullah ARAPOĞULLARI ve açık kimliği belirlenemeyen Mehmet isimli kişi ile silah satımı konusunda konuştukları,
Yine yukarıda özetlenen tapelerde yer aldığı gibi, Kahraman ŞAHİN’in örgütün illegal işlerinde istihdam edilecek ekip kurulması talimatını yerine getirdiği, bu konuda Abdullah ARAPOĞULLARI ile birlikte çalıştığı ve bu konuda harekete geçmek için ısrarla Kahraman ŞAHİN’den onay beklediği değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ile şüphelinin Kuvayı Milliye Derneğinin Ergenekon Terör Örgütünün Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki yapılanması olduğunu bildiği, bu yapılanmanın hiyerarşisi içerisinde Hüseyin GÖRÜM ve Kahraman ŞAHİN’in emrine verildiği, Kahraman ŞAHİN tarafından ekip kurması ve örgüte gelir temin etme adına illegal faaliyetlerde bulunması için görevlendirildiği, şüphelinin de kendisine verilen görevi benimseyerek bu konuda faaliyette bulunduğu, soruşturma evrakı geneli ve şüphelinin kendi konuşmaları içeriğinden dernekteki illegal yapılanmayı devletin bazı kurumlarının desteklediği , bu durumu kullanarak yapacağı illegal işler ile örgüte ve kendisine maddi çıkar elde edebileceğini düşündüğü, bu amaçla terör örgütüne maddi gelir temin etme adına cebir,şiddet ve tehdit yöntemlerini de kullanarak tahsilat yapma,kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, izinsiz silah bulundurma gibi eylem veya eylem hazırlıkları içerisinde yer aldığı yönünde yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
Şüpheli Erdal İRTEN’in eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
72-ŞÜPHELİ RAİF GÖRÜM
a)-Emniyet ifadesinde;
Piyano tamircisinde çalıştığını, amcası Hüseyin GÖRÜM’ün Kuvayı Milliye Derneği Kadıköy Şubesi Başkanı olduğundan derneğe üye olduğunu,erneğin illegal bir amacı ve yapılanması olup olmadığın bilmediğini,soruşturma kapsamındaki kişilerden Hüseyin GÖRÜM’ ün öz amcası ve Kadıköy Kuvvayi Milliye Dernek Başkanı olduğunu, Kahraman ŞAHÎN’ in aile dostu olduğundan dolayı tanışıklığının olduğunu, Kahraman ŞAHİN’in kendi telkinleri sonucu Kuvayı Milliye Derneğine üye olduğunu, İbrahim ÖZCAN’ı, Kuvayı Milliye Derneğinde gördüğünü, fakat kendisinin bu derneğin üyesi olup olmadığını bilmediğini, Mehmet Fikri KARADAĞ’ı, Kuvayı Milliye Genel Başkanı olarak bildiğini, asker kökenli paşa olarak tanıdığını, Yusuf GÖRÜM’ün, amcası olduğunu, amcasınında Kuvayı Milliye Derneğine gidip geldiğini, fakat üye olup olmadığını bilmediğini,
ismi geçen diğer kişileri tanımadığını,
Evinde yapılan aramada ele geçen (2) adet kt-wp4 ibareli yabancı plakar, 41373 seri nolu Zirve ibareli bulunan pompalı ruhsatsız av tüfeğî, (9) adet 12 kalibrelikdolu av tüfeği fişeği, 20x15 cm ebadında (4) adet Kuvayı milliyeflamaları, ile eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinde 100 gram esrarmaddesi ile ilgili, tüfeğin dedesinden kaldığını, ruhsatının evin bir yerinde olduğunu zannettiğini, ikametinin şehrin dışında bulunduğu için bulundurduğunu, fişeklerinde tüfeğe ait olduğunu, yabancı araç plakalarının kendisine ait olduğunu, yurt dışından getirdiğini, Îstanbul Yeşilköy gümrüğüne teslim ettiği ford fıesta marka oto ait olduğunu, Kuvayı Milliye Derneği flamalarının üyesi bulunduğu Maltepe Kuvayı Milliye Derneğinden aldığını, eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinde çıkan tahminine göre 30-35 gramı civarında esrar maddesi olduğunu, esrarın kendisine ait olduğunu,
28.11.2007 günü saat:10:44 sıralarında İlmira KANDEMİR ismine kayıtlı X şahıs ile yapılan telefon görüşmesindeki, İlmira KANDEMİR’in kim olduğu, şahısla olan bağlantısının ne olduğunu, görüşme ile ilgili ifadesi sorulduğunda; Îlmira KANDEMİR’in birlikte olduğu bayan arkadaşı olduğunu, Kazakistan asıllı Türk olduğunu bildiğini, konuşmada geçen Irak ve Kerkük'e gitme konusu, bayan arkadaşa hava atmak için uydurduğu bir şey olduğunu, bu konunun aslının olmadığını, esrar içicisi olduğunu, İlmira KANDEMİR ile ara sıra bir araya gelerek birkaç tane sigaralık sarıp içtiklerini, gorüşmede geçenin esrar konusu olduğunu,
28.11.2007 tarihinde İbrahim ÖZCAN ismine kayıtlı X şahıs ile yaptığı görüşmedeki, İbrahim ÖZCAN’ın kim olduğu, şahısla olan bağlantısını anlatarak görüşmede geçen konularla ilgili detaylı bilgi vermesi istendiğinde; amcası Hüseyin GÖRÜM'ün FOX Tv'de çıktığı programdan sonra Kuvayı Milliye üzerindeki olumsuz etki ve toplumun görüşü hakkında konuştuklarını, tekrar toparlamak ve bu olumsuzlukları giderebilmek, Kuvayı Milliye gerçeğini çevrelerine anlatabilmek için ne yapmaları gerektiğini, bir araya gelerek bu konuları konuşmak için sohbet ettiklerini, çevrelerinden bu programla ilgili olumsuz telefon aldıklarını, İbrahim ÖZCAN’ı amcası Hüseyin GÖRÜM'ün arkadaşı olduğundan dolayı tanıdığını, kendisini askeriyeye bağlı istihbarat elemanı olarak tanıttığını,
28.11.2007 tarihinde Serdar isimli bir şahıs yaptığı görüşmede, Serdar’ın kim olduğu, konularla ilgili detaylı bilgisi sorulduğunda; Serdar’ın Üsküdar'da korsan CD sattığını , İzmir'li olduğunu bildiğini, sigaralık tabir edilen esrarı temin ettiğini, kendisinin de içici olduğu için bazen kendisinden temin etmek için yaptığı görüşme olduğunu,
29.11.2007 tarihinde Hakan isimli şahıs ile yaptığı görüşmedeki, Hakan’ın kim olduğu, ilişkisinin ne olduğu, konu ile ilgili detaylı bilgisi sorulduğunda; Hakan’ın arkadaşı olduğunu, kendisinin Erzincan'lı olduğunu bildiğini, ne işle uğraştığını bilmediğini, Bostancı veya Kadıköy tarafında telefonla görüştükten sonra buluştuklarını, Aralarında geçen 3 sene ceza yatacağı konusunun esrar olduğunu, fakat kesin olarak bilmediğini,
01.12.2007 tarihinde Murat ile yaptıkları görüşmedeki, Murat’ın kim olduğu, ilişkileri sorulduğunda; Murat’ın Murat SAZ olduğunu, Kartal Rahmanlarda CD dükkânı bulunan bir arkadaşı olduğunu, telefondaki konuşmaların CD hakkında olduğunu,
01.12.2007 tarihinde Uğur ile yaptıkları görüşmedeki, Uğur’un kim olduğu ilişkisinin ne olduğu sorulduğunda; Şahsın akrabası Uğur ATAR olduğunu, akrabasına bir miktar para borcunun olduğunu,görüşmenin bununla ilgili olduğunu, Uğur ATAR'ın tanıdığı bir arkadaşının ruhsatlı silah sattığını, kendisinin de aracı olarak yolunu bulmak için yaptığı görüşme olduğunu,
03.12.2007 tarihinde Öznur isimli şahıs ile yaptığı görüşmedeki, Öznur’un kim olduğu, ne gibi bir ilişkilerinin olduğu ve görüşmenin detayları sorulduğunda; Hüseyin GÖRÜM’ün FOX Tv' de çıkan açıklamalarından sonra Öznur’un büyü yapmış olacağını düşündüğünü, Öznur’u arayarak amcasının basında yapmış olduğu açıklamada kendisinin bir kusurun olup olmadığını anlatmaya çalıştığını, Öznur’un Kuvayı Milliye Pendik Derneğinde birkaç kere görüp sohbet ettiğini,
03.12.2007 tarihinde Yetkîn isimli şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, Yetkin’in kim olduğu, ilişkilenin ne olduğu sorulduğunda; Yetkin’in, Yetkin YAVUZ olduğunu, İçerenköy'de ikamet ettiğini, emekli olduğunu bildiğini, Bu görüşmede kendisindeki silahı alması için yapılan pazarlık ve amcası Hüseyin GÖRÜM'ün FOX Tv'de yayınlanan İsa-Musa içerikli programın kendileri üzerindeki etkisinin konuşulduğunu, ayrıca Yetkin’deki tabanca ile kendisinde bulunan ruhsatsız pompalı tüfeği değiş tokuş yapmak istediklerini konuştuklarını,
04.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, X şahsın kim olduğu, ne gibi bir ilişkilerinin olduğu sorulduğunda; X şahsın Ukranya'lı Mark olduğunu, bu şahsın komşusu olduğunu, gemi işi yaptığını, konuşmada geçen Tamer’in, Mark'ın ortağı veya tanıdığı olduğunu, Tamer’in kendisinden birkaç silah ismi vererek temin edebilirmisin diye sorduğunu, kendisininde internete bakmasını söyleyerek konuyu kapattığını,
04.12.2007tarihinde X şahıs ile yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilenin ne olduğu sorulduğunda; X şahsın Mark olduğunu, Mark ile Ukranya'dan getirmiş olduğu çayla ilgili görüşmelerinin sonunda esrar içmek için kendisine geleceğini söylediğini,
05.12.2007 tarihinde Tamer DEMİRCÎ ile yaptıkları görüşmedeki, Tamer DEMİRCİ’ nin kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; Tamer DEMİRCİ’nin kendisinden silah istediğini, şahsı kendisinin tanımadığını, bu şahısla telefon numarasını komşusu olan ve gemi işleri yaptığını bildiği Mark’ın verdiğini, kendisine Mavzer marka silah istediğini, kendisinin de bulabilirse ayarlayacağını söylediğini,
05.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptıkları görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; görüşmeyi Yetkin YAVUZ ile yaptığını, kendisinden silah istediğini, gel görüşelim fiyatta anlaşırsak alır veririz şeklinde yapılan görüşme olduğunu,
05.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda, komşusu Mark ile yaptığını, yanında çalışan Ferhat ile Barebella marka silah istediğini, kendisinin de Tamer isminde kendisinin arkadaşının aradığını söylediğini, gelmesini söylemesi ile ilgili olduğunu,
08.12.2007 tarihinde Murat SAZ ile yaptıkları görüşmedeki, Murat SAZ’ ın kim olduğu, ilişkilerinin ne olduğu sorulduğunda; Kartal'da CD işi yapan arkadaşı olduğunu, kendisinden porno CD almak istediğini, bunun üzerine yapılan konuşma olduğunu,
13.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahsın kim olduğu, ilişkisinin ne olduğu sorulduğunda, görüşmeyi Hakan ÇARKAÇI ile yaptığını, herhangi bir iş ile uğraşmadığını, Hakan ÇARKICI’ dan görüşmesinde esrar istediğini, "çiçek" olarak belirttiğinin esrar olduğunu,
14.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, X şahıs kim olduğu, görüşme içeriği sorulduğunda, görüşmeyi Ukranya'lı Mark ile yaptığını, kendisinde bulunan arızalı bir silah parçası üzerine yaptığı görüşme olduğunu,
14.12.2007 tarihinde X şahıs ile yaptığı görüşmede, X şahıs kim olduğu, görüşme içeriğinin ne olduğu sorulduğunda, Trabzon'lu İbrahim ile yaptığını, kendisi ile bir araba işi olduğunu, esrar İçmek için yapılan görüşme olduğunu,
17.12.2007 tarihinde X şahısla yaptığı görüşmedeki, x şahıs kim olduğu, görüşe içeriği sorulduğunda, görüşmeyi Hakan ile yaptığını, şahsın kendisine esrar temin ettiğini, Hakan’ın kendisine esrar temin etmesi üzerine yapılan görüşme olduğunu,
03.01.2008 , 07.01.2008 ve 08.01.2008 tarihlerinde Hakan ile yaptıkları görüşmenin içeriği sorulduğunda ; Kendisine içmek için esrar temin edenin Hakan olduğunu, kendisinden esrar istemesi ile ilgili olduğunu,beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
Kolluk ifadesini tekrarladığını, iki yıl önce Kuvva-i Milliye Derneğine üye olduğunu, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisinin amcası olduğunu, Hüseyin GÖRÜM’ün kendisine ilk başta dernekle ilgili olarak üzerindeki görev bölümünde istihbarat yazılı araştırma görev kartı verdiğini, ancak bu kartı hiç göstermediğini,ayrıca çalıştığı Ulusal Haber isimli gazeteye ait basın kartının da bulunduğunu, kendisinin resmi üye kaydı olmamasına karşın Hüseyin GÖRÜM' ün verdiği Kuvayı Milliye istihbarat kartı ve rozetini taşıdığını,
Soruşturma kapsamındaki kişilerden Kahraman ŞAHİN’in sürekli olarak kendisi ile gezdiğini, Muhammet YÜCE ve diğer ismi geçenleri tanımadığını,amcası olan Hüseyin GÖRÜM’ün derneğin borçlarını ödememiş olabileceğini,bunun iğrenç bir durum olduğunu,
Evinde yapılan aramada ele geçen Kuvayı Milliye flamalarını dernekten aldığını,kendisinin esrar içicisi olduğunu, kollukta aksini söylemiş ise de evinde yapılan aramada resmi nikahsız eşi Nilgün KARASULU'nun üzerinden çıkan esrarın kendisine ait olduğunu, içmek için bulundurduğunu, İlmira KANDEMİR isimli bayan arkadaşı ile de zaman zaman oturup esrar içtiklerini, dernekte de zaman zaman esrar içtiklerini,
Yine evinde yapılan aramada ele geçen pompalı av tüfeğinin dedesinden kalma olduğunu , güvenlik amacı ile bulundurduğunu, bu silahı derneğe götürmediğini, kendisinin silah ticareti yapmaya kalkıştığını ancak beceremediğini, telefon görüşmelerinin bu konuya ilişkin olduğunu, daha önce arızalı bir tabanca taşıdığını,hiç kimseden Kuvayı Milliye Derneği için para dilenmediğini beyan etmiştir.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:361,19.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; RAİF'in "İyi ben evdeyim Mark davası işte dedim mark hani şey vericem kahraman almadı dedim onu alamadı parası yoktu dedim" "Ben dedi yok şey yapmıycam dedi istemiyom falan filan hani dedi" "he ne yapalım hani bende o yüzden almıycam fazlasını hani biliyor musun" "Getir dedim yok dedi işte bunu aldık bir kere bu böyle olsunda dedi falan filan iyi tamam dedim ben onu görücem bi hafta sonu" "Bakim ne yiyip ne içiyo" "Anladın demi" "Güzel değilmiş diyo moruk yani buna" dediği, KAHRAMAN'ın "Şaşırmış o ya akşam ben bayıldım ya buraya ya görmedin mi ya" dediği, RAİF'in "İyi tamam fazla konuşmayalım"
Tape:721, 19.10.2007 tarihinde, Mehmet Yavuz ÜNLÜ ile mesajlaşmasında ; “Kanka yarin musait olursan bir ara uğra sana yemek listesi verecegin ortalik bayram yeri gibi MYU” dediği,
Tape:722, 20.10.2007 tarihinde Mehmet Yavuz ÜNLÜ ile görüşmesinde ; R.GÖRÜM’ ün “Sen bana mesaj attın dimi” “Ne ne davadır abi o” dediği, M.Y.ÜNLÜ’ nün “Ya işte bazı liste yani” “Şimdi bana uğradığın zaman veririm o listeyi geçende göstermiştim ya sana” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ne listesi o abi anlamadım ki yani ne işler çeviriyoruz anlamadım yani” “Tamam abi sen sen tamam çeviriyorsan kime çalışıyorsan onlar çevir yani” “Abi o bütün çataldere kameralarlan dolu abi yani” “sen herhalde aklın fikrin ermiyor birşeye sen işine bak abi biliyor musun” “Ben o işlere bakmıyorum yani” “Ama bakmak istiyorsan ben seni yönlendiririm tamam mı abi” dediği, M.Y.ÜNLÜ’ nün “Tamam tamam ben bakıyorum sonuna kadar da bakacağımda” dediği,
Tape:368, 27.10.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Kahraman’ın “Bir iki işler varmış tehlikeli işler” “ Büyük paralar götürenler varmış” dediği, Raif GÖRÜM’ün “Mahsur kalan insan olmuş mu o olaylarda” “Vatandaşlarımıza zarar gelmiş mi” dediği, Kahraman’ın “Kesinlikle gelmiş çok kötü şeyler olmuş moruk” “Anlatacağım şeyler var şimdi telefonda çok uzun sürer onlar” dediği, Raif GÖRÜM’ün “Anladım tamam ya bizim istihbarat hattan konuşuruz o zaman” dediği, Kahraman’ın “İkinci kanala geçelim” dediği,
Tape:935, 05.11.2007 tarihinde, Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı görüşmede; Ilmıra’nın “Sen Tabanca alabilirmisin lütfen, bu tabanca bizim evde olmayacak kesin” dediği,
Tape:4107, 07.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM'ün "Neler oldu bi bilsen bugün ya bende bi Pendiğe indim şeyin yanına bizim Kadir varya" "Öyle bi indim hani şeyide vermiştik biliyorsun" "15 i " "Tekleyip duruyo moruk iyi mi takılıp duruyo ha vallaha billaha ya" dediği, K.ŞAHİN'in "O gün söktüya ondan oldu ben sana söyleyeyim ben" "Bence orda oldu yani tekliyecek silah değil ya" "…Belki şarjörünü falan şey yapmıştır bozmuştur" dediği, R.GÖRÜM'ün "Moruk işte şey almaya gittim yazdırcaktım Polis Memuru arkadaşın üstüne" "Mermi falan yazdırdım" "Ondan sonra bana bi tane emanet göstermez mi moruk" "Bil bakayım moruk sana söyleyeceğim şimdi" "Yok ya 82 model" "9 para var ya 9 milim para çek" dediği, K.ŞAHİN'in "Anladım anladım ha ha ha ha" "Moruk ben onların hepsini biliyorum ya" "Bilmezmiyim hiç iki tane ben o zaman bi babama yazıldığım zaman işte simit vesson yazıldım bide ondan yazıldım çek 16 lı" dediği, R.GÖRÜM'ün "Ruhsat muhsat hepsini aldım işte moruk onun" "Moruk inanmazsın ama 2300 e işi bitirdim" dediği,
Tape:4109, 08.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM'ün "Moruk şuanda belimde biliyormusun ve tiyoyu veriyom sana söyleyeyim de" dediği, K.ŞAHİN'in "…mükemmel babama dedim babam çok güzel onlar diyo" "Çok güzel makineymış ya babam söyledi güzeldir yani evladiyelik yani ömürlük" dediği, R.GÖRÜM'ün "Öyle diyo demi moruk baban bilir silahsör o yani o bilir" dediği, K.ŞAHİN'in "Bilmez mi 50 tane silah değiştirdi senin gibi" "Senin adamın aslında ya" dediği,
Tape:4114, 26.11.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; … R.GÖRÜM'ün "paşanın adamı bendim moruk" dediği, K.ŞAHİN'in " aynen öyle moruk" "Ya sana ben bişey söyleyeyim mi inan ki varya iki kişi varya iki kişi iki üç kişi varya yemin ediyorum Türkiye’yi sallamaya yeter yani" dediği, R.GÖRÜM'ün "Tabi biz ikimiz Paşa’ya takılacaktık Hüseyin’de ne yaparsa yapcaktı işte", "Moruk biz öyle dediğimiz gibi biraz paralanalım her şeyi toparlıyacağız yani başkan maşkan felan hiç kimse olmayacak anlıyormusun" dediği, K.ŞAHİN'in "Ya ben sana bi şey söyleyeyim mi ben artık teşkilatlanmayı çok iyi biliyorum tamam mı acayip biliyorum yani sadece bize lazım olan araba ve para birazcık" dediği, R.GÖRÜM'ün "Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Bütün o çingene çocukları olsun bilmem ne olsun anlıyormusun Romenler ondan sonra o Ege bölgesindeki bütün o sokaktaki çocuklar biliyormusun bütün kahvedeki çocuklar bi kaçtane çocukları tanıyom onlarda yani her şeyi böyle dört gözle bekliyorlar…" "Eski kurallar geçsin ATATÜRK’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit" , "B.O.var ya B.O. "O varya sizin hepinizi büyüledi o adam hepinize bi şey yaptı o adam…" dediği, K.ŞAHİN'in "Z… yapıyor ya i… ya o yaşta" dediği, R.GÖRÜM'ün "… ona ben Profesörde saygı duyup ta elini mi öpecem ya o kim lan o kim o benim s… bile öpemez" dediği,
Tape:3419, 28.11.2007 tarihinde, Ilmira KANDEMİR ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Irak tarafına ya Kerkük’e gittik de” “Paşalarla şeye gittik ya böyle neyse gittik geldik ya” “Emi evde mi” “Hay Allah olmazsa ben oraya bırakırdım şeyleri Esrarları” “Mesaj çektiğiydin hani bana o şey onlar duruyor onlar duruyor onları verirdim sana” “Onların fiyatı biraz farklı sana söyleyim Almi” dediği,
Tape:3420, 28.11.2007 tarihinde, İbrahim ÖZCAN ile görüşmesinde özetle; İ.ÖZCAN’ ın “…sıkıntılı işler o işler ve doğru işler değil yani” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Gel abi düzeltelim her şeyi birlikte biz yapalım ya siktiret onu yani biliyor musun yani onu iptal edip kovarız ya mahvetti a… koydu hepsinin abi ya” dediği, İ.ÖZCAN’ ın “O B.O.var ya B. O. dediği, R.GÖRÜM’ ün “Onun a… koydu biliyor musun” dediği, İ.ÖZCAN’ ın “O evet B. O.’ı onun a… koyduğumun o i.. var ya o i…” “A… koyduğumun çocuğunun Müslüman bile değil biliyor musun Raif’in “Diş geçiremediği bir tek bendim onun” dediği, R.GÖRÜM’ ün “…abi sana yanlış yaptı biliyonmu ya yüz sefer konuştuk bunu yani anladın mı” dediği,
Tape:3421, 28.11.2007 tarihinde, İbrahim ÖZCAN ile görüşmesinde özetle; İ.ÖZCAN’ ın “…bunu oturuz sonra yüz yüze konuşuruz bazı şeyleri ben sana bazı şeyler anlatacam” “Telefonda olmaz telefonda olmaz” R.GÖRÜM’ün “Devam etcek miyiz abi” dediği, İ.ÖZCAN’ın “Ben sana söyliyecem ne olacağını da söyliyecem iş finalini de söyliyecem” “Ben sana o zaman karar bak o zaman bir karar verdik zaten yürüyoruz” “Onlar yokken biz yürüyorduk yine de devam edeceğiz çünkü bizim millet içimizi herkes biliyor” “Devlette biliyor bunu hiç aklından çıkarma Devlette bizim ne yaptığımızı biliyor bir çok insanda biliyor anladın mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Tamam İbrahim abi o zaman biz doğru yoldayız tamam bizim öbür tarafta hiç alakamız yok gel bir tane toplanacağımız yer kuralım buralarda bir yerde tamam mı abi, Okey” dediği,
Tape:3422, 28.11.2007 tarihinde, Serdar isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; SERDAR’ın “Ben de İstanbul’dayım da İzmir’e geldim ya . Geçen gün o Kuvayı Milliye şeylerini gördüm televizyonda aklıma sen geldin.” dediği, Raif’in “Oğlum gelsene getirsene böyle bir…” dediği, SERDAR’ın “Ben işte İstanbul’a geldim abi çok karışık ya abi” dediği, Raif’in “Ya ne İstanbul karışık hayırdır. İstanbul’a girdin bizim kontrol altındasın ya” “Tamam işte sen şey yapsana oradan böyle bir olay yaratsan” “Tamam para var yani” dediği, devam eden görüşmede Raif’in televizyonda kimi gördüğünü sorması üzerine SERDAR’ın “Kadıköy’de Kuvayı Milliye ofisinde bir adam var çağırıyor bizi dün bu iki tane adam çağırmıştı. Bu diyor Musa öteki de İsa” “Anladım abi oradan aklımda kalmış sen bana diyordun ya Kuvvayi Milliye falan ulan dedim bunlar ne ayak” dediği, Raif’in “Onlar farklı şeyler sen gel de” dediği, SERDAR’ın “ Tokatçı mı onlar abi” dediği, Raif’in “Yok lan olur mu ya olur mu ya” “Tokatçı ayakları falan değil yani izah ederim gel sen” dediği, SERDAR’ın “Tamam tamam hoşuma da gitti biliyon mu ondan dedim sana böyle böyle” dediği, Raif’in “ Ya bu İsa ile Musa arası ne biliyor musun, Bizim Kuvayı Milliye din acet ayrıçlılığı yapmadığına dair biliyor musun” dediği, SERDAR’ın “Kuvayı Milliye Atatürk’ün kuruluşu değil mi, kurduğu bir dalga” dediği,
Tape:3423, 29.11.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; HAKAN’ın “Kazaklar ne yapıyor” dediği, Raif’in “Ne yapsınlar iyiler iyiler onlarda” dediği, Hakan’ın “Uğramıyorlar mı” dediği, Raif’in “Ha yok bu sıralar dağıldılar bilmiyorum aramadım hiç” “ İyi yaptın Hakan’cığım paslaşalım var mı bir haberler yenilenme” dediği, HAKAN’ın “ Abi en son aldığımdan isteyenler var ondan gelmişler geçecem ona bakacam başka işte de var bir gidip geliğimde yarın olmazsa oturup konuşuruz” dediği, Raif’in “ Tamam öbür Kazakistan işini de hallederiz tamam mı, Bir konuşalım oturalım birlikte hayatımızı yaşayalım senle” dediği, HAKAN’ın “Yani bir ağabeylik yap şurada gideceğiz üç sene ceza yatacağız bir daha göremeyeceğiz üç sene seni” dediği, Raif’in “Morukçuğum ya söyleme bana böyle şeyler ya sen girmeyecen hiçbir yere tamam mı” dediği,
Tape:3425, 29.11.2007 tarihinde, Mark isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Raif’in “He Mark” , “Ya moruk özür dilerim ama Kahraman da geldi biliyor musun”, “Şimdi tam yani istiyorsan başka bir zaman gidelim hani o da geldi şimdi biliyor musun. Hani şey yapamam onu getiriyim mi onu da” dediği, X Şahsın “İyi tamam getir ya ne problem ver ya yani tanıyoruz bir birini ya” dediği, Raif’in “Bizde de Bonfile var biliyor musun getiririm bende” dediği, X Şahsın “Tamam tamam getir hepsi Kahraman, Bonfile nerede” dediği,
Tape:3426, 01.12.2007 tarihlerinde, Murat isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Raif’in “İyilik gelecektin var mı bir yenilikler” dediği, MURAT’ın “Yağmur yağıyor ya adamla konuştuk da ayarlamış yüz tane” dediği, Raif’in “Sen de yok mu şu anda hiçbir şey” , “İyi tamam Murat pazartesi” dediği,
Tape:3427, 01.12.2007 tarihinde, Uğur isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “ baksana yakında bi miktar bişiy olacak seni görecem haberin olsun yani tamam mı kardeşim onu söylüyorum” “herhaldede yani benimde bi bildiğim bişeyler var yani” “ olsunda bişeyler olacak tamamı yani bişeyler peşindeyim yani” UĞUR’un “yok be abi yok olur mu ben o akşam böyle bişey dediysen sen hiç kafana takma yani ben cahilliğime demişimdir” dediği, RAİF’in “boş ver yok olur mu seninde hakkın var biliyonmu ama yani ordan ordan hani ordan para alamıyacaktım çünkü çocuğun parası anlıyormusun” “ hiç türlü ateş edemiyecek durumum” “yoksa hiç sorun değil ki ben onun peşindeyim yani ben onla birlikteyim şey yapıcam yani bişeyler yapıyoruz burada” “ve bir işler olacak hani gemi işi biliyorsun hani çok büyük paralar var bunda o yüzden hani aklımdasın da küsmede bi şeyler olacak yakında” “bak bak bide şey var o ben sana bişey söyleyipte sen bi şey bi şey başlatmıştın onu da halledelim tamam mı yani halledilmesini istiyorum ben hani istiyorsan hani sen gidip hani şeye baktında hani bana söyledin ya abi gittim dedin ya parasıda şu kadar dedin ya hani” dediği, UĞUR’un “neydi abi o” dediği, RAİF’in “aynısıda benziyen vardı ya bizim hani demirden” “ hı hı Mark’a verdiğimden ondan sonra” “ ya bizim de baya varya ne ismi ne de 15 varya hani” “onu istiyorsan yani hani bi şey hani fiyatta bişey yaparsa onu alim burada değerlendireyim hem sen de orda şey yap biliyon mu” dediği, UĞUR’un “ tamam abi tamam sen ne zaman tamam dersen ben bidaha ulaşırım oraya duruyorsa alırız yani” dediği, RAİF’in “ ya onu bi bilmem lazım dı bide biliyormusun şimdi ordan hani çoçuğa diyecem şu bak bide hani bana bir fiyat desen yani bana bi fiyat söyle bende sana harclık şeyinin parasını verecem yani anladınmı sende yolunu bulucaksın yani ordan” UĞUR’un “üç buçuk üç buçuk dediydi abi ben duruyorsa ben yine konuşurum sen bu tarafa gelsen veya ben otarafa gelsem bir iki başka bişeyler daha var ben sana onları da anlatırım sana abi” dediği, RAİF’in “ee çok güzel varsa ne var eee çok iyi olurdu ya ne biliyim konuşalım ya rahat ol yani biliyonmu ben” “hı hı baksana şey var mı ismini söyleyim ben sana varmı ondan para edecek şey hani brownig falan varmı” dediği, UĞUR’un “var abi var” “ he ruhsatlı falan hani biliyormusun hani ruhsatlı fanla hani yani” “anla anla anladın” “tamam mı okey ozaman ama öbürküsü o kesin biliyormusun onunda bak uğur bak uğur napalım biliyormusun ordan sen para alacaksın alcanmı moruk bana söyle hani 3,5 dedin ya bana” “ yani o üç milyarikiyüzelli o almış oluyor demi” UĞUR’un “ aynen aynen abi 3,5 dedi ben dedim ki benin akrabam alacak onu dedim ben dedim 250 milyonunu ben alırım dedim” dediği, RAİF’in “ iyi demişsin iyi demişsin” dediği, UĞUR’un “3,5 dedi 3,5 dan aşağıya veremem dedi ben dedim öteki taraftan bişey alamam dedim” dediği, RAİF’in “2,5 ver 2,5 oraya verelim 500 de milyonda sana vereyim biliyormusun anlıyormusun 2,5 ver oraya 500 sana hani yani her şeyi de güzel demi çalışıyor her şey güzel demi onun yani” “beyazdı demi beyez dı demi” “hiç üstündede çizgi mizgi atmışlar demi moruk” dediği, UĞUR’un “işlemeli ya işlemeli” dediği, RAİF’in “ Allah kahretsin neyse fark etmez” “tamam sallanmıyo demi sağı solu hani böyle” “ama numaralar yok demi moruk üstünde” dediği,
Tape:949, 03.12.2007 tarihinde, Mehmet Fikri KARADAĞ ile görüşmesinde özetle;RAİF’in “Efendim şimdi yani bu adam televizyona çıkıp duruyor dinli minleri bilmem neleri falan hani senin daha bi bağlantın var mı onlan” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “ Yok ya hiç yok benim hiç haberim yok o işlerle” dediği, RAİF’in “ Bittimi yani olaylar orda” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Bana göre bitti ya bene seçimlerden sonra ben orda ne yapayım seçimlerden sonra bu millet için üzülmeye değmez dedim” dediği, RAİF’in “Baksanıza paşam biz yeniden bişeyler şey yapacaz sizide çağırıp bi görüşmek istiyoruzaz yani Hüseyin GÖRÜM’le değil yani biz kendi aramızdaki şeylerimizlen devam etmek istiyoruz hani” “Ee paşam sizi çağırabiliriz ama gelirsiniz değil mi yani” dediği,M.F.KARADAĞ’ın “Yav gelirim tabi niye gelmeyim ben her yere giderim” “Hadi ne zaman” dediği, RAİF’in “….ben şey büro işleri birazda maddimizi düzeltiyoruz hepimiz toplaşcaz ondan sonra böyle bundan sonra bu yolda devam edeceğiz” dediği,M.F.KARADAĞ’ın “Kapalı odada boyuna kapalı odada daima esrarı çeke çeke çoçuk mahvoldu”, “… bende artık oraya girmek istemiyorum şeytan yuvası diye Raif” “Her duvarında esrar kokusu her gün sabaha kadar içiyorlarmış kusuyorlarmış söyledi çocuklar kendisi itiraf etmese bana yüz binkere yemin ediyordu bana esrar eroinle işim olmaz diye ondan sonra şeyde itiraf etti şeyde on onbeş kişinin içinde şeker hastalarına iyi geliyor diyo ben diyo içerim diyo herkesede tavsiye ediyorum şeker hastalarının hepsine tavsiye ediyorum diyor hı hı herife bak yani” “Kahraman da o ben gittikten sonra Kahraman da uğramıyormuş” dediği, RAİF’in “ Evet o ayrıldı Kahraman benle birlikte” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Ee Kahraman bütün otları o getiriyormuş ona sana damı getiriyor sendemi içiyorsun” dediği, RAİF’in “Ee Kahraman mı getiriyormuş” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Tabi ya Kahraman getiriyormuş otları” “Yak bitane daha yak bitane daha üçüncüde Hüseyin kusmaya başlıyormuş” dediği, RAİF’in “O çocuğun hiç bi şeyi yok ben” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Yok yok elli tane şahit var en az elli tane şahit bütün otu götürüp getiriyo zaten Kahramanı görmüyor musun” dediği, RAİF’in “Kahraman Kahraman gidiyo çalışmak bir seneden beri çalışıyor arada sırada görüyorum onun böyle bi şeyleri pozisyonları yok paşam yani ya” dediği, M.F.KARADAĞ’ın “Yok mu iyi söyledim ben içmiyorum demedi bana” “ Neyse peki görüşelim oğuzcum hadi” “Hadi gene ara beni hadi” dediği, RAİF’in “Tamam paşam” dediği,
Tape:3432, 03.12.2007 tarihinde Yetkin isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Yetkin abi” “Sendeki o şey var ya hani” “Var dimi duruyor mu” dediği, YETKİN’ in “Tabi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Onu ben alırım çok uygun bir şey söylersen var mı niyetin öyle bir şeye” dediği, YETKİN’in “İyi olur veriyim ben de” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Temiz mi o güzel temiz mi böyle güzel mi” “Tertemiz ha” “Siyah mı” dediği, YETKİN’ in “Siyah” “Yanımda değil şu anda öteki evde” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ne kadar istiyorsun dedecik” dediği, YETKİN’ in “Beş Lira” “Telefonlarımızı dinliyorlar vatandaşlar galiba” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Dinlesin de ne olacak neyin peşinde yani ne yani” dediği, YETKİN’ in “PKK karşı bir tane pompalımız var ne olmuş yani ha ha” “Vatan hainlerinin a… koyayım nerde bir Vatan haini varsa” “Ne Kahraman yok mu Kahraman Kahraman” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok abi be buradaydı git o” “Yetkin abi o şeye ver de ben bana onu bir güzel” , “fiyatını söyle ben de sana hani biliyon neyse onu söyledim o zamanlarda” “Ya para olarak ne kadar istersin o zaman” dediği, YETKİN’ in “Bunlar telefonda konuşulacak şeyler değil yiğidim be abi be” dediği, R.GÖRÜM’ün “Ama ne olmuş dede aman ne olmuş ki öyle bir hani ne yapıyoruz ki yasak bir şey yaptığımız yok ki” dediği, YETKİN’ in “Yiğidim yarın konuşalım…” “Ne söyleyim abi be iki kağıt istenir abi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yani şey dimi Dayı çalışır dimi o yani” “Temiz çok güzel dimi” dediği, YETKİN’in “Temiz on yedi yaşında y… yememiş daha” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Tamam dede getir onu yanındaysa getir” dediği,
Tape:3433, 04.12.2007 tarihinde, Mark (Mark ZUKARİYEV) ile görüşmesinde özetle; Raif’in “Efendim Mark” dediği, Mark’ın “Nasıl Tamer aradı mı sana” dediği, Raif’in “Aramadı be Mark” dediği, Mark’ın “Hı yok ben onun senin telefona mesaj attım” “Dün de görüştüm onun” “O dedi tamam arayacaktım” “İşte belki …lazım değilmiş yoksa arayacakmış” dediği, Raif’in “Ha lazım değilmiş o zaman” dediği, Mark’ın “Ya evet lazım olursa arayacakmış çünkü ben onun gündüz telefonu attı ondan sonra akşam görüştüm adamla” “ Yani bildirdim böyle vardır.” Dediği, Raif’in “ Şuanda var yani biliyor musun iki tane” “ İlerisini bilemem yani ya bulur İnternette baksın oradan da alsın ya” “Ama bu çok güzeldi bu onda şeylerde var yazılı ya işte ne deyim olsaydı iyi olurdu bir milyar daha haçlık yapardım ya” dediği,Mark’ın “ Tamam neyse son durum budur” “Akşam görüşürüz inşallah on da gelirsin” dediği,
Tape:3434, 04.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; Raif’in “Mark günaydın kusura bakma rahatsız etmek istemedim ama.” “Şey duruyor mu sende ben sana vermiştim ya kavanozda” dediği, Mark’ın “Duruyor ama ben onu bir yere getirdim yani evde değil” dediği, Raif’in “Yok onu istemiyorum ben zaten bir tek sordum var mı diye ben alacam da o yüzden kendime çok güzel bir şey vardı dün akşam” dediği, Mark’ın “ Tamam sen al bakarız onu birlikte güzelse şey telefonda konuşma tamam sen al bir şey ben akşama uğrayım sana tamam mı” dediği
Tape:3435, 05.12.2007 tarihinde, Tamer DEMİRCİ ile görüşmesinde özetle; T.DEMİRCİ’ nin “İyi günler ben telefonunuzu şeyden aldım bu Mark ZUKARİYEV var bilirsiniz” “…Mavzer filan” “C96 var mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “O onun markası mı oluyor MAVZER’in markası mı” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “İtici oluyo şey gibi biraz daha büyükcene oluyo alttan şarjör takılıyo önüne doğru tetiğin önüne doğru” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ya onu ben hiç şey yapmadım da bilmiyorum da yani ama öbür konuda üç tane var yani biliyormusun mavzer var” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “Ha üç tane Mark’ın kimden var o zaman” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Orda yardımcı olabilirim yani size” dediği, T.DEMİRCİ’ nin “Yani iyi bakımlı mı yoksa yani şindi bazen sağı solu kırılıyor uyduruk bir vida takıyorlar bilmem ne takıyorlar filan iyi durumdalar mı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Şimdi Tamer bey bu normal telefon istersen evden arayayım ben sizi hem cepten şey olmasın yani” dediği,
Tape:3436, 05.12.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Onu şey yapalım sen hani sende yine ver onu sen al” dediği, X ŞAHSIN “Nasıl bendekini ver onu sen al” “Hani bir şey vardı ya sende hani Belçika” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok o ruhsatlı dedim ya sana abi” dediği, X ŞAHSIN “Olsun ruhsatlı olsun iyi gelince konuşuruz Raif” dediği, R.GÖRÜM’ün “Abi onu getir abi onu getir ben sana hani dedim ya hani getir onu abi ya gözünü seveyim hadi abi ya” dediği, X ŞAHSIN “5 lira veriyormusun 5 milyar lira” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yo abi ya bırak şimdi 5 milyar lirayı filan beni şimdi bıçaklamaya kalkma ya” “Dede ya yapma şimdi gel bi görüp bakalım ben senle anlaşırız senle her halde demi ya” dediği, X ŞAHSIN “Verirsen veririm” “Sen 3,5 mu teklif ettin” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Hayır 2 lira vercem bide öbürkünü vercem” dediği,
Tape:3437, 05.12.2007 tarihinde Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “… bu Tamer abi var ya” “Barabelya mı” dediği, Mark’ın “Tamer abi evet onunda istediği bir şey var o arkadaş düşkünü ya bende bir şey onun çok iyi bir çocuk benim işte benim ofiste çalışıyor çok yakın efendi bir çocuk gel bir tanıştırayım sana konuşucaksınız ha senin gördüm yani Türk çocuk Ferhat belki gördün onu” dediği,
Tape:3438, 08.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Efendim Mark ne haber” dediği, MARK’ın “Şey soracaktım o çay var ya” “Onu bana yollayı verebilirmisin sen zaten.. bakmıyorsun” dediği, RAİF’in “Veririm” dediği, MARK’ın “Tamam mı ben zaten şimdi ofisten çıktım 15 dakka içinde uğrayacağım sana tamam mı çıkmadan önce” dediği,
Tape:3439, 08.12.2007 tarihinde, Murat SAZ görüşmesinde özetle; M.SAZ’ ın “…hep aynısından var abi hatta onlarda sorun çıktı değiştireceğim ya arıycağım ben seni abi getireceğim” “Valla sana karşı mahçup olduk ama kusura bakma ya 100 tane” “Dediğim gibi getirceğim abi 100 tane porno” “Ben seni arıyacağım kağıtsız hem de gelcek kağıtlı fark eder mi abi” dediği, R.GÖRÜM’ün “Ya şeyleri üstünde olursa daha güzel yani ne bileyim ben” dediği, M.SAZ’ ın “Kağıtlı olduğu zaman farklı oluyo kağıtsız olduğu zaman farklı oluyo o yüzden ben sana dedim ama abi ben senin aldıkların nasıl güzel mi abi” “çünkü müşteri beğendi de o yüzden adam dedi bunlar” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ondan öncekiler daha iyiydi böyle” dediği, M.SAZ’ın “Tamam abi sen sıkma canını ben sana ayarlarım onları” dediği,
Tape:3440, 10.12.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; KAHRAMAN’ın “A.. koyayım başıma neler geldi ya bu amına kodumun şeyinin yüzünden beni tutuklardılar”, “Ya bu Kuvayı Milleyenin yüzünden ya”, “Vallahi 10 gün şey çıkartmışlar bana mal beyanında bulunmama hesabı 10 gün hapis cezası çıkartmışlar” , “Sağ olsun babam çıktı para yatırdı mara yatırdı da şindi çıktım ya” , “Hiçbir şey yapamadım a… koyayım hiçbir şey, aranman var dediler küt yakalandım moruk” dediği,
Tape:3441, 10.12.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Hüseyin GÖRÜM’ün televizyondaki görüntülerinden bahsettikleri, sonrasında RAİF’in “Hı eeee şeylerin peşindeyim ya” “ Bi şeylerin şeylerin peşindeyim bu evraklar var ya hani dosya” “ Hakan şey bulabilirmiyiz o çiçeklerden” dediği, HAKAN’ın “Yok şuanda abi ya varda iyi değil yaramaz bir iki güne bir şeyler olur uyandırırım ben seni acele etme” “ Acele etme haber bekliyorum haber gelsin haber vereceğim ben sana” dediği, RAİF’in “Ya fiyatı hiç önemli değil şimdi Aralık ya biliyormusun yılbaşı hani güzel bir işe ortak gariban ..” dediği,
Tape:3442,12.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Kadıköy Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü kötü durumu ve Hüseyin GÖRÜM’ün psikolojisinin bozolduğunu konuştuktan sonra RAİF’in “Ne yapacağız” dediği, KAHRAMAN’ın “Bilmiyom ki ne yapacağız yapılcak ne var bi şey yok yarın bi daha gideceğim ben”, “ Dedim böyle böyle dedim çıktın dedim oraya yani bilgini kullanamadın dedim hep imajımızı dedim sarsıldı dedim biliyormusun s… dedi imajını mımajını a… korum dedi imajının dedi” “O işte şeyi konuştuk bana istifa et hesabı falan” “ Ben diyo öyle bir şey söyledim o o… çocukları söylemiş falan filan iyi dedim madem öyle bilmem ne falan filan işte öyle iyi tamam yarın görüşürüz” dediği,
Tape:3443, 13.12.2007 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Hakan o sende bi şey o yaramaz bi çiçekler vardı onları alsam olmaz mı ya çok mu şey onlar” dediği, HAKAN’ın “ hepsini verdik abi” “Serdar’da vardı o da iyi deyil yaramaz” “ Pek acele etme bayrama kadar inşallah bir yerden güzel bi şeyler getirecem” dediği, RAİF’in “Tamam okey morukcum” dediği, HAKAN’ın “Naaptın sen bizim manitaları” dediği, RAİF’in “Ya Hakan duruyor öyle işte biliyor musun gidemiyorum bi şeyim yok ya benim” “Çağırıp duruyorlar ikide bir beni vallaha” “Yok ya ben gidiyom oraya ben bazıları ben geliyom buraya, buraya getirirsek çok kıyak olur zaten arabaylan alıp getiririz yani arabada var” dediği, HAKAN’ın “Kaç tane var” dediği, RAİF’in “İki tane” dediği, HAKAN’ın “ Şu işi bi gelsin şu işi bi alayım da” dediği,
Tape:4131, 14.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; K.ŞAHİN’ in “Dün çağrı bıraktım aramadın” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Mark şeyi geri getirdi moruk” “Emaneti” “İşte anlaşmayı bozdu” “Gelsene bir konuşuruz” dediği,
Tape:3444, 14.12.2007 tarihinde, Mark ZUKARİYEV ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Hı mark baksana kardeşim sen bana bu şeyi getirdin ya hani” , “ Baksana burda eksik parca var gelsene sen buraya bir dakka ya” , “ Onun bu şu ön kapağı var ya hani” dediği, MARK’ın “ Onun üstündeymiş ben sana verince” dediği, RAİF’in “Yok burda bir ben moruk gelsene bir sen buraya bir dakka” dediği, MARK’ın “ Yok ya Raif sen bana o filimleri yapma tamam mı ben o” , “ O hep benim elimizde ben sana verdiğim zaman gördüm gördüm” dediği, RAİF’in “Baksana baksana moruk gel sen buraya bir dakka burada Kahraman da var burada bak gel buraya bir dakka” dediği, MARK’ın “ Bu parça ben sana bütün parçalar toplanmış vaziyette sana verdim” dediği, RAİF’ın “Bu parça yok kardeşim aldım ben şimdi ordan anladın mı Nilgün verdi” dediği, MARK’ın “ Raif ben senlen kavga etmek istemicem bu işleri bitirdik yok benim kavga etmek istersen ben bu akşam benim dung arkadaş var oraya getirecem benim sorunları çözen arkadaş var” “Onunla düvüş istiyorsan tamam mı ama ben bunu yapmak istemiyorum tamam mı” dediği , RAİF’in “Sen sen beni tehdit mi ediyorsun Mark” dediği, MARK’ın “ Kardeşim sen beni tanımıyorsun benim burada çok büyük bağlantı var hemde mafya” “Gel bana öldür ama bana adam bir kuruş parasız sonra almazsın yada bu sihalın ben unuttum tamam mı o silah” dediği, RAİF’in “ Baksana sende bende daha iki tane şey var onlara takılan şeyler var kardeşim onları istiyorum moruk” “En son parça dedim moruk içindeki olan bu mediencermeni yazıyor medincermöni moruk” dediği, MARK’ın “ Yok yok ben şey zannettim o kilit parça küçük kare parça varya kilit parça zannettim af edersin kardeşim ben çok yanlış düşündüm” dediği, RAİF’in “Sen bana hem böyle bak moruk adamlarla tehdit falan ediyorsun moruk”, “Ondan sonra ondan sonra bi de buraya geliyorsun telefonda benim zaten telefonlarım dinleniyor anlıyormusun şirketimizden kuvvayi milliyeden olayından bi de bana tehtit” dediği, MARK’ın “ Ya siktir et ne bu Kuvayı milliye raif nedir bu kuvvai milliye siktir edecem ya ne bu getirin onu bana hepsini” “ bana kuvvai milliye Atatürk zamanında vardı şimdi yok şimdi devlet var, asker var, jandarma var” dediği, RAİF’in “Sen beni beni niye tehdit ediylorsun moruk yani biliyormusun” dediği, MARK’ın “ Ben seni tehdit etmiyorum ben kuvvaimilliyeyi siktir et diyorum” “Yok Kuvayı Miilliye, yok unut onu, bitmiş o, yetmiş sene önce bitti o, şimdi bu Kuvayı Milliye nedir, kadın madın satıyorlar” dediği, RAİF’in “Bak Mark doğru konuş” dediği, MARK’ın “Hırsızlık işler yapıyorlar biliyormusun” dediği,RAİF’in “Bak Mark doğru konuş biliyormusun yanlış bişeyler konuşma yani” dediği, MARK’ın “Ben yanlış bişey hiç bişey konuşmam ben burada iyi adamım bak tuzlaya gidersen ben tersanelerin sahipleriyle tanışıyorum onlar hep benim arkadaş olur”, “ Anlıyormusun kardeşim en büyük biziz yapıyorum bak bir problem çocuk söylerdim sanada gittim söyledim kardeşim dedim bak o problemi halledeceksin sen dedin yok halletmedim” “Ama ben biliyorum benim ben salak değilim biliyorsun benim çok güçlü bağlantım var ben onu sadece denemek için söyledim”, “ Artık o ihtiyacı yok benim problem çözümleyecek adamlarım var on senedir buradayım on sene” dediği, RAİF’in “Arsa davasından mı arsa davasından mı” dediği, MARK’ın “ Yok yok benim şey para geri almak için şey bu proplemleri benim ortağı da ortağı da gördüm ortağı da gördüm ha böyle o da boş adam değilmiş kimya profösörü benim ortakım” “Boş boşa ortak olamazsın bak ben burada” dediği, “Yok sen şey diyorsun Kuvayı Milliye Muayı ben diyorum bu kuvayı milliye ya ben sadece” dediği, RAİF’in “Oğlum kuvayı milliyenin durumu iyi deyil biliyormusun o yüzden bizim telefonlar dinleniyor diyorum sen sana” dediği, MARK’ın “ Ben sadece sana saygı olarak yoksa ben kuvvai milliye ne demek ben biliyorum o hiçbir şey yok o boş” dediği, RAİF’in “Sen hiç bir şeyden haberin yok kuvayı milliyeden onları bırakalımda biliyomusun biz yani gelelim bizim şeyimize” dediği, MARK’ın “ Ya Raif kapatalım şimdi telefonu ben biliyorsun benim durumu şimdi kafa iyi değil” dediği,
Tape:3445, 14.12.2007 tarihinde, İbrahim isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Ne haber lan ibo” dediği, İBRAHİM’in “ Ben seni arıyacam nasıl yaparım seni olmazsa senii ben en kötü ihtimalle yarın seni arıyorum” “ Çünkü varda birine verdim biliyormusun az bişey gelmişti” “ Hee ona verdim fena değil yani güzel yani görünümü mörünümüde çok güzel öbürleri gibi değil bu güzel yani ben sana olmazsa yarın bir parça şaparım bakarsın hani bu güzel birilerine vericem şimdi verim bakim ben bi notunu alıyim seni” dediği, RAİF’in “Tamam oldu” dediği,
Tape:3446, 15.12.2007 tarihinde Kahraman ŞAHİN ile İbrahim isimli şahıs arasındaki görüşmede özetle (Görüşme Raif GÖRÜM’ün kullanımındaki telefondan yapılmıştır.) ; K.ŞAHİN’ in “İbrahim abi bu eksik çıktı ya” dediği, İBRAHİM’ in “Ya eksik çıktı nasıl çıktı ben burada teraziye koydum onu burada şeyde bak bakkalda koydum onu nasıl eksik çıktı terazi var mı orda” dediği, K.ŞAHİN’ in “Var tabi ya hassas terazi var bizde ya” dediği, İBRAHİM’ in “Sen şimdi teraziyi de alda geltirsene bakim onu buraya” dediği, K.ŞAHİN’ in “Yetmişbeşliramı alırım abi eksik bu yetmişaltı gıram bu ya” dediği, İBRAHİM’ in “Yetmişaltıgıram ben burada tarttım terazide yüzgıram geldi yetmişaltıgram iyi tamam” dediği,
16.12.2007 tarihinde, X Şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “bu iboda yanlış yaptı” dediği, X ŞAHSIN “Nasıl yanlış yaptı” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Pislik bişey verdi bize de” dediği, X ŞAHSIN “Görmedin mi alırken niye alıyorsun” “Bilirim o sigarayı ben sarı gibi böyle biraz” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Yok ya öyle şey tohumlu bişey böyle” dediği, X ŞAHSIN “Yarın bi şey gelecek hazırla kendini sen” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Hı çicek mi” dediği, X ŞAHSIN “Tamam böyle kokulu mokulu güzel yani sorunsuz” dediği,
Tape:3447, 17.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHIS’’ın “Hee gel sana bir ufak parça vereyim bak uyarsa şaparsın alırsın tamam” dediği, RAİF’in “Sen baktın demi moruk” dediği, X ŞAHIS’ın “Baktım güzel fena değil sorunsuz” dediği, RAİF’in “İyi alırım bende o zaman şey yapayım gelirim ben birazdan” dediği,
Tape:3448, 17.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHIS’ın “Benim eşyam orda kalmış ama ya çantam” dediği, RAİF’in “Ne çantan ya” “Ne gibi çantan nasıl bi şey” dediği, X ŞAHIS’ın “Ah be abi……… göndermicekmisin bana çantayı falan” “ Yani dur bişeyler olunca arıcam ben seni anladın mı ” dediği, RAİF’in “ Ya onu o mühim deyil zaten ya onu hea ben anlamadım anladım yok yav o Kahraman’ın mı o çanta o Kaharaman’ın ya boş ver sen bi şey unuttun mu harbi burada” dediği, X ŞAHIS’ın “Yok be abi” dediği, “Ama benim o benim o şeyi duruyorsan dursun yani biraz bekle beni biliyor musun” dediği, RAİF’in “Hı yok ya sorun diğil ya sen bakarsın ya” dediği,
Tape 4135, 26.12.2007 tarihinde, Kahraman ŞAHİN ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Orada 50 tane CD var biliyor musun hepsini 49” dediği, K.ŞAHİN’ in “Adam yolda geliyor yolda geliyor şimdi şeye gelecek Bostancı’ya geldiği zaman beni arayacak bende çıkacam aşağıya” dediği, R.GÖRÜM’ ün “Ha moruk onların hepsini alacaksa alsın yani almayacaksa hiç gelmesin yani” dediği, K.ŞAHİN’ in “sen bunu telefondan şey yapsaydın ben adam geliyor şimdi köprüdeymiş şimdi” dediği, R.GÖRÜM’ ün “…onların hepsini alacaksan gidelim yoksa dersin hiç gitmeyelim tamam mı” “50 tane 49 tane mi CD olacak” “Güzel görüntülü onlar şeyli ee Gümüş mü ne diyorlar onun kaplamalarına” dediği, K.ŞAHİN’ in “Tamam işte dedim ya 300 lira” “250 tanesi” dediği,
Tape:3449, 03.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; R.GÖRÜM’ ün “Hakan geçen şey yaptığımızın aynı şekil’i olmaz mı” dediği, HAKAN’ ın “Sana bir söyleyim nasıl olsa çocuk geldi 470 gramını aldı gitti çocuk” “içimi tadı madımı çok güzeldi ama” “…sana parça veriyorum git bir arkadaşınla otur iç kafan rahat bak onu da dene sende dene o zaman kararını ver” “Bir alıyorsun bir ay kalıyor bir bakıyorsun bir günde bitiyor vallahi bitti abi” dediği,
Tape:3450, 07.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Ya işte aradım biliyon mu böyle şey hazırlanmıştı” dediği, HAKAN’ın “Yok ne içiyorsun ne yapıyorsun” dediği, RAİF’in “Hiçbir şeyim yok yani” dediği, HAKAN’ın “Çiçek var bakar mısın” dediği, RAİF’in “O şeyse biliyor musun neden olmasın yani” dediği, HAKAN’ın “Güzel canım güzel ya sen Allah Allah biz seni deri parçası ederiz” “Düşünmesek biz seni çağırır mıyız” dediği, RAİF’in “Biliyorum 12.30 geliyimi o zaman morukçuğum” dediği,
08.01.2008 tarihinde, Hakan isimli şahıs ile görüşmesinde özetle; RAİF’in “Bizde öyle oturuyorduk ta baksana benim hani şeyimi ayır ee ben yarın gelip alacam iyimi” “Ha baksana o şişmanlarından koy morukçum be onlar çok zayıftılar” dediği, HAKAN’ın “Geldiğinde görüsün tozun toprağını hepsini ayırdım yani hep seçtim hep seçmece zaten görürsün” , “Gizli vermiyorum eve çağırıp gözünün önünde veriyoruz Raif abi” dediği,
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Mehmet Fikri KARADAĞ’ın 535 8881514, Yusuf GÖRÜM’ün 5362716692, Kahraman ŞAHİN’ in 5466478283 telefon numaralarının kendisine ait cep telefonu rehberinde kayıtlı olduğu,
Kendisine ait 5358258383 telefon numarasının da Hüseyin GÖRÜM, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Yusuf GÖRÜM’ün ajanda ve cep telefonu ehberlerinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin, Mehmet Fikri KARADAĞ,Kahraman ŞAHİN ve Yusuf GÖRÜM ile telefon irtibatı kurduğu, yukarıda yazılı suç unsuru içeren görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
Şüphelinin üzerinden görev bölümünde istahbarat araştırma yazılı Kuvayı Milliye Derneği genel merkezince verilen fotoğraflı kimlik kartı çıktığı, bu kimlik kartının Hüseyin GÖRÜM tarafından kendisine verildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Raif GÖRÜM’ün isimli şahsın kullanmakta olduğu 05387496868 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Yusuf GÖRÜM’ ün kullandığı 05362716692 nolu GSM hattı ile 8
-Kahraman ŞAHİN’ in kullandığı 05373755310 nolu GSM hattı ile 14
-Ayrıca şahsın kullandığı 05387496868 nolu GSM hattından diğer hattı olan 05358258383 GSM hattı ile 79 kez görüştüğünün tespit edildiği,
Raif GÖRÜM’ün kullanmakta olduğu 05358258383 nolu GSM hattının 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının kolluk tarafından yapılan analizinde;
-Mehmet Fikri KARADAĞ’ın kullandığı 05358881514 nolu GSM hattı ile 31
-Kahraman ŞAHİN’in kullandığı 05466478283 nolu GSM hattı ile 111
-Erol ÖLMEZ’in kullandığı 05366310901 nolu GSM hattı ile 6
-Hüseyin GÖRÜM’ün kullandığı 05056588812 nolu GSM hattı ile 49
-Kahrman ŞAHİN’in kullandığı 05373755310 nolu GSM hattı ile 663
-Alparslan ASLAN’ın kullandığı 05326713439 nolu GSM hattı ile 2
-Yusuf GÖRÜM’ün kullandığı 05362716692 nolu GSM hattı ile 377
-Ayrıca şahsın kullandığı 05358258383 nolu telefon hattından diğer hattı olan 05387496868 GSM hattı ile 573 kez görüştüğünün tespit edildiği belirtilmiştir.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Hüseyin GÖRÜM ; Raif GÖRÜM’ün yeğeni olduğunu,derneğe üye olmadığını beyan etmiştir. Buna karşılık Raif GÖRÜM kolluk beyanında Maltepe Kuvayı Milliye Derneği üyesi olduğunu söylemiştir.
Mehmet Fikri KARADAĞ ; Raif GÖRÜM ile yeğeni olduğunu söyleyen Hüseyin GÖRÜM tarafından tanıştırıldığını,bir gece kendisinin evinde Hüseyin GÖRÜM’le kaldıklarını,dernekte bir görevi olup olmadığını bilmediğini,ancak kendisi kuruluş bildirgesini verirken kendisi ile birlikte Dernekler Müdürlüğüne geldiğini, Hüseyin GÖRÜM’ün daha sonra şahsı dernekten kovduğunu duyduğunu,ancak sebebini bilmediğini,dernekten ayrıldıktan sonra kendisini telefondan birkaç kez aradığını,
Yusuf GÖRÜM ;Raif GÖRÜM’ün yeğeni olduğunu,derneğe üye olduğunu sonradan öğrendiğini, kendisini Kahraman ŞAHİN ile tanıştıranın Raif GÖRÜM olduğunu beyan etmiştir.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Raif GÖRÜM’ün Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olduğu , Ergenekon Terör Örgütünün kendisine bağlı “Sivil Unsurların” kurulması ve örgütlenmesi amacı ile hazırladığı “Lobi” adı verilen gizli-örgütsel çalışması uyarınca kurulan Ergenekon Terör Örgütüne bağlı “Lobi Yapılanmasının” kararı ve bu yapılanmanın Sivil Toplum Kuruluşları alanındaki faaliyet şekil ve esaslarını belirlemek için hazırladığı “Dinamik” adı verilen örgüt dokümanında gösterilen “Kuvayı Milliye Cephesi gibi Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesi uygun görülmüştür” hedefinin uygulamaya konulması amacı ile kurulan Kuvayı Milliye Derneğinde Kahraman ŞAHİN ile bağlantılı olarak istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunduğu, nitekim kendisinden Kuvayı Milliye İstihbarat Görevlisi kartı elde edildiği iddia edilmektedir.
Şüpheli Kuvayı Milliye Derneği ile olan ilgisinin amcası olan Hüseyin GÖRÜM’ün bu derneğin Kadıköy Şubesi Başkanlığını yapması dolayısı ile derneğe üye olmasından kaynaklandığını, derneğin ve dernek içersindeki illegal yapılanmanın illegal bir amaç ve faaliyeti olduğunu bilmediğini, kendisinin uyuşturucu kullanıcısı olduğunu,silah ticareti yapmak istediğini ancak beceremediğini,telefon görüşmelerinin buna ilişkin olduğunu savunmuştur.
20.10.2007 günlü telefon görüşmesindeki Mehmet Yavuz ÜNLÜ’ nün gönderdiği “yemek listesi vereceği” şeklindeki mesaj üzerine telefonunun dinlendiğini öngörerek söylediği “Ne listesi o abi anlamadım ki yani ne işler çeviriyoruz anlamadım yani” “Tamam abi sen sen tamam çeviriyorsan kime çalışıyorsan onlar çevir yani” “Abi o bütün çataldere kameralarlan dolu abi yani” “sen herhalde aklın fikrin ermiyor birşeye sen işine bak abi biliyor musun” “Ben o işlere bakmıyorum yani” “Ama bakmak istiyorsan ben seni yönlendiririm tamam mı abi”
27.10.2007 günlü açıklıktan yoksun telefon görüşmesinde Kahraman ŞAHİN’e söylediği “tamam ya bizim istihbarat hattan konuşuruz o zaman”
24.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvayı Milliye Derneğinin düştüğü durumdan konuşmaları sırasında Kahraman ŞAHİN'in söylediği "Ya mahvetti ya moruk ya benim çok emeğim var o yüzden üzülüyorum biliyon mu" sözlerine verdiği "Bitmedi ki sen daha başkan değimlisin" "Biz kurmayacazmı kendi şeyimizi"
26.11.2007 günlü aynı konunun devamı mahiyetindeki telefon görüşmesinde "Moruk biz öyle dediğimiz gibi biraz paralanalım her şeyi toparlıyacağız yani başkan maşkan felan hiç kimse olmayacak anlıyormusun" ,"Ya bütün Ege Ege bölgesi bütün Raif GÖRÜM’ü tanıyor moruk" "Eski kurallar geçsin ATATÜRK’ ün gerçek kuralları yani geçsin hep insanlar partilere giripte şu yasayı değiştirip bunu değiştirip peşinde olmasın yani Atatürk’ün yasaları olsun ve kalsın ebedi herkeste onlara uymak zorunda olacak devlette devlet olmazsa da onu hadi yıkıcaksın biliyon mu o kadar basit"
28.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonlarda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvvayi Milliye Derneğinin düştüğü durumdan bahsettikleri sırada İbrahim ÖZCAN’a “Biz bir toplanacağız filan falan tamamı belki yeniden” “…bak Kahraman Yusuf amcam falan hep birlikteyiz haberin olsun abi biz de ayrılmak yok yani biliyonmu ya yeniden bir şeyler toparlanıp büro yapıp” sözleri ve devamında İ.ÖZCAN’ ın “…bunu oturuz sonra yüz yüze konuşuruz bazı şeyleri ben sana bazı şeyler anlatacam” “Telefonda olmaz telefonda olmaz”
29.11.2007 günlü telefon görüşmesinde Hakan isimli kişinin muhtemelen uyuşturucu suçundan dolayı cezaevine gireceğinden bahsedip “Yani bir ağabeylik yap şurada gideceğiz üç sene ceza yatacağız bir daha göremeyeceğiz üç sene seni” demesi üzerine söylediği “Morukçuğum ya söyleme bana böyle şeyler ya sen girmeyecen hiçbir yere tamam mı”
03.12.2007 günlü telefon görüşmesinde Hüseyin GÖRÜM’ün televizyonlarda yayınlanan görüntülerinden dolayı Kuvvayi Milliye Derneğinin düştüğü durumdan bahsederek Mehmet Fikri KARADAĞ’ a söylediği “Baksanıza paşam biz yeniden bişeyler şey yapacaz sizide çağırıp bi görüşmek istiyoruzaz yani Hüseyin GÖRÜM’le değil yani biz kendi aramızdaki şeylerimizlen devam etmek istiyoruz hani” “Ee paşam sizi çağırabiliriz ama gelirsiniz değil mi yani” sözleri, M.F.KARADAĞ’ın “Yav gelirim tabi niye gelmeyim ben her yere giderim” “Hadi ne zaman” sözleri, kendisinin “ Hı hı ben ben şey büro işleri birazda maddimizi düzeltiyoruz hepimiz toplaşcaz ondan sonra böyle bundan sonra bu yolda devam edeceğiz” cevabı ve M.F.KARADAĞ’ın “Peki Raif hadi arkadaşlarını topla”
14.12.2007 günlü Mark ZUKARİYEV yaptıkları ve aralarındaki silah ticaretinden kaynaklanan anlaşmazlığın konuşulduğu telefon görüşmesinde “Ondan sonra ondan sonra bi de buraya geliyorsun telefonda benim zaten telefonlarım dinleniyor anlıyormusun şirketimizden kuvvayi milliyeden olayından bi de bana tehtit” “Oğlum kuvvaimilliyenin durumu iyi deyil biliyormusun o yüzden bizim telefonlar dinleniyor diyorum sen sana” sözleri, MARK’ın “ Ben sadece sana saygı olarak yoksa ben kuvvai milliye ne demek ben biliyorum o hiçbir şey yok o boş” şeklindeki sözlerine verdiği “Sen hiç bir şeyden haberin yok kuvvaimilliyeden onları bırakalımda biliyomusun biz yani gelelim bizim şeyimize”
Sözleri ve cevaplarının ; kendisinin Ergenekon Terör Örgütünün Kuvayı Milliye Derneğindeki yapılanması ile ilişkisinin savunması gibi derneğe gidip gelme şeklinde olmadığı,kendisinin İbrahim ÖZCAN hakkındaki askeriyeye bağlı istihbarat elemanı olarak tanıttığı şeklindeki beyanı içeriğine göre de dernek içerisindeki illegal yapılanmanın, dernek ismini kullanarak ve askeri kurumlar ve asker kişiler ile bağlantılı oldukları izlenimini vererek illegal faaliyetlerde bulunduklarını bildiği, kendisinin de yukarıda yazılı telefon görüşmeleri içeriğine göre bizzat bu faaliyetler içerisinde yer aldığı, derneğin içine düştüğü kötü durumdan kurtarmak gerekirse yeni bir oluşum meydana getirmek için yapılan çalışmalar içerisinde yer aldığı,
Kendisinin Kuvayı Milliye Deneğinin başka bir şubesinin üyesi bulunduğunu beyan etmesine karşılık dernek içerisindeki illgal yapılanmanın faaliyetleri çerçevesinde kullanmak üzere üzerinde görev yeri genel merkez ve görevi istihbarat araştırma yazılı fotoğraflı bir Kuvayı Milliye kimlik kartı taşıdığı,
Tüm bu açıklamalar ile Ergenekon Terör Örgütüne üye olduğu yönünde hakkında kamu davası açılmasını haklı kılacak derecede şüphe oluşturan delillerin bulunduğu anlaşıldığından,
TCK’nun 314/2 - 3713 S.K.’nun 5 maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Ayrıca ;
Yukarıda geniş olarak özetlendiğinden aşağıda sadece gün ve saatleri yazılı ;
Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 19.10.2007 gün ve 11.32 saatli, Serdar ile yaptığı 28.11.2007 gün ve 14.10 saatli , Mark ZUKARİYEV ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 18.00 saatli, 04.12.2007 gün ve 12.09 saatli , 08.12.2007 gün ve 11.33 saatli, Mehmet Fikri KARADAĞ ile yaptığı 03.12.2007 gün 09.59 saatli , Hakan ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 12.11saatli, 10.12.2007 gün ve 17.05 saatli , 13.12.2007 gün ve 11.05 saatli, 16.12.2007 gün ve 18.43 saatli , 17.12.2007 gün ve 19.40 saatli, 03.01.2008 gün ve 13.20 saatli, 07.01.2008 gün ve 10.52 saatli, 08.01.2008 gün ve 18.47 saatli, İbrahim ile yaptığı 14.12.2007 gün ve 14.18 saatli, 15.12.2007 gün ve 16.44 saatli, Ilmira KANDEMİR ile yaptığı 28.11.2007 gün ve 10.44 saatli telefon görüşmelerinden, evinde yapılan aramada resmi nikahsız eşi Nilgün KARASULU’nun üzerinden uyuşturucu esrar maddesi çıkması ve şüphelinin bunun kendisine ait olduğunu beyan etmesinden uyuşturucu madde ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,uyuşturucu madde kullandığı,temin ettiği anlaşılmıştır.
Şüphelinin Danıştay Saldırısı sanığı Alparslan ARSLAN ile 2 telefon görüşmesi bulunduğu bu kapsamda Mahkemenin dikkatine sunulmuştur.
Ilmıra KANDEMİR ile yaptığı 05.11.2007 gün ve 13.53 saatli,Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 07.11.2007 gün ve 23.51 saatli , 08.11.2007 gün ve 17.21 saatli, 14.12.2007 gün ve 12.41 saatli, Mark ZURKALİYEV ile yaptığı 29.11.2007 gün ve 18.00 saatli, 04.12.2007 gün ve 11.42 saatli, 05.12.2007 gün ve 21.15 saatli, 14.12.2007 gün ve 13.41 saatli, Uğur ATAR ile yaptığı 01.12.2007 gün ve 22.41 saatli, Yetkin YAVUZ ile yaptığı 03.12.2007 gün ve 22.55 saatli , 05.12.2007 gün ve 13.35 saatli , Tamer DEMİRCİ ile yaptığı 05.12.2007 gün ve 13.30 saatli telefon görüşmeleri,görüşme yaptığı kişilerden Mark ZURKALİYEV’in arama sırasında kolluk görevlilerine söylediği “Raif GÖRÜM’ün kendisine elinde antika bir silah olduğunu ve satmak istediğini teklif ettiği ” şeklindeki beyanı ve evinde yapılan aramada ruhsatsız bir pompalı av tüfeği bulunmasına göre yasadışı silah ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,
Murat SAZ ile yaptığı 01.12.2007 gün ve 10.53 saatli, 08.12.2007 gün ve 15.01 saatli, Kahraman ŞAHİN ile yaptığı 26.12.2007 gün ve :22.32 saatli,telefon görüşmeleri ve evinde ele geçirilen onlarca porno CD’ den de yasadışı porno CD ticareti faaliyeti içerisinde bulunduğu,
Değerlendirilmiş,ancak bu suçların örgüt adına işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturan deliller elde edilememesi nedeni ile bu soruşturma evrakından ayrılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder