10 Eylül 2008 Çarşamba

BİRİNCİ ERGENEKON İDDİANAMESİ -22- 1874/2036 SAYFALAR

57- ŞÜPHELİ FUAT TURGUT:
a)-Savcılık ifadesinde;
“ERGENEKON örgütünü 1970’li yıllardan itibaren basından duyduğunu, soruşturma kapsamındaki kişilerden; Muzaffer TEKİN ve Fikret EMEK'i basından okuduğu kadarı ile tanıdığını, kendileri ile bizzat yada telefonla görüşmediğini Veli KÜÇÜK’ü basında çıkan dedikodulardan tanıdığını, kendisine sempati duyduğu için 3-4 ay önce Kemal KERİNÇSİZ'den telefonunu alıp yüzyüze görüşüp tanışmak istediğini söylediğini, onun da Bilecik'te olduğunu, İstanbul’a geldiğinde uygun bir zamanda görüşebileceklerini söylediğini, kendisi ile bütün temasının bu kadar olduğunu, bunun dışında hiçbir şekilde telefonla, mesajla, konuşup görüşme şeklinde bağlantısı olmadığını, ancak ismi telefon rehberinde kayıtlı olduğu için milli ve dini günlerde herkese attığı matbu mesajı ona da atmış olabileceğini, kendisi ile yüz yüze hiç görüşmediklerini, ancak imkan olsa görüşüp elini öpmek isteyeceğini,
Oktay YILDIRIM'ı yaklaşık 1,5 yıl önce Avukat Kemal KERİNÇSİZ'in Orhan PAMUK aleyhine açtığı Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tazminat davasının duruşması çıkışında Ermeni faaliyetleri aleyhine konuşma yaptığı zaman çevredekilerin ismini söylemesi üzerine tanıdığını, Elif ŞAFAK aleyhine açılıp Beyoğlu Adliyesinde görülen ceza davasına müdahil olarak katılmak istediğini, dilekçe vererek katılma talep gerekçeleri ile Elif ŞAFAK'ın niçin mahkum edilmesi gerektiğine dair beyanlarda bulunduğunu, ancak müdahillik talebinin reddedildiğini,
Sevgi ERENEROL'u Türk Ortadoks Patrikhanesi Başkanı olarak tanıdığını, 2 yıl önce "Bartheloma Dışarı Patrikhane Yunanistan'a Taşınsın“ sloganı ile başlatılan imza kampanyasını yürütenlerden biri olduğunu bildiğini, Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL’un da bulunduğunu, 2-3 bin kişinin katıldığı bu mitingde Kemal KERİNÇSİZ, İzmir Barosu Başkanı Nevzat ERDEMİR, ismini hatırlamadığı Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı ve kendisinin konuşma yaptıklarını, kendisinin konuşmasında Türkiye'nin aleyhindeki etnikçi faaliyetleri ve bunlara çanak tutan siyasileri de eleştirdiğini, Sevgi ERENEROL ile bu mitingde tanıştıklarını, Sevgi ERENEROL’un kendisini Patrikhanenin özel bir gününe telefonla davet ettiğini,
Kemal KERİNÇSİZ'i yaklaşık 2 yıl öncesinden tanıdığını, basına da yansıyan etnikçiler aleyhine yaptığı yasal faaliyetleri nedeniyle dikkatini çekerek telefon açıp bu faaliyetlerine nasıl katkıda bulunabileceğini sorduğunu, onun da kendisini gıyaben tanıdığını söylediğini, İstanbul'a geldiğinde ziyaretine gittiğini, kendisine Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağını söylediğini, kendisinin de bu davalara katıldığını, ayrıca Yeni Çağ Televizyonunda yaptığı programlarından birisine konuk olarak katıldığını, zaman zaman telefonla imkan olduğunda da yüz yüze görüşerek Şehit ve Gaziler adına yapılabilecek hukuki faaliyetler noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını,
Kendisinin son bir yıldan itibaren İzmir'de faaliyet gösteren Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneğinin genel başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü, aynı zamanda bu derneğin Avukatlığını da yaptığını,
3332 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki; 19.12.2007 tarihinde sıralarında Veli KÜÇÜK’ün cep telefonuna göndermiş olduğu; “RTE/AB.Dullah G.ve sürekası eliyle parçalanma sürecine itilen T.C.'ni korumak için; milliyetçi/devrimci ihtilal kaçınılmazdır! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT.” şeklindeki mesajda "RTE" ile Recep Tayyip ERDOĞAN'ı, "AB.Dullah G." ile Abdullah GÜL'ü, "sürekası" kelimesi ile de bunların taraftarlarını, hükümet üyeleri bürokratları kastettiğini, bu mesajı Veli KÜÇÜK dahil olmak üzeren telefon rehberindeki herkese kurban bayramı ve yeni yıl mesajı olarak gönderdiğini,bu mesajda hükumet politikaları nedeni ile devletin temel kazanımlarının bir bir elden çıkmasından ve ülkenin parcalanma sürecine gireceğinden duyduğu endişe ve eleştirileri dile getirdiğini, mesaj metnindeki ihtilalden askeri ihtilali kastetmediğini, bu kelimeyi mecazi olarak kültürel iktisadi siyasi düzeltme düzenleme ve Türkiye'nin sırtındaki borç kamburunun kaldırılması maksatlı olarak kullandığını, kendisinin şahsen askeri darbelere karşı olduğunu, mesajdaki ihtilal kelimesi ile halkın uyanmasını bilinçlenmesini kastettiğini ve milliyetçi devrimci bir tavırla vaki olabilecek bütün girişimlerin şuurunda hareket eder hale gelinmesini kastettiğini,
3334 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki 11.01.2008 tarihli görüşmeyi Yeni Şafak gazetesi muhabiri Zeynep ÇİFTÇİ ile yaptığını, içeriğinin doğru olduğunu, Muğla Gazetesinde 05-10 Nisan 2005 tarihleri arasında bir ropörtajı yayınlandığını, Şemdinli olayları bahane edilerek o zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı şimdiki Genel Kurmay Başkanı olan sayın Yaşar BÜYÜKANIT'a yönelik Van Savcısı Ferhat SARIKAYA'nın alet olduğu Mehmet Ali ALTINDAĞ ve benzeri ne idüğü belirsiz kişilerden kaynaklı iftiraları ayrıntılarıyla ortaya koyduğu gibi 1997 ila 2003 yılları arasında Diyarbakır Van ve Hakkari de yargılamaları yapılan Yüksekova Çetesi olarak adlandırılan Subay, Korucu, Korucu Başı ve Özel Harekatçılerin davalarında yaşadıklarını anlattığını,
3335 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki 15.01.2008 tarihli görüşmeyi Bahattin HAYAL ile yaptığını, Avustralya'da bulunan bir yayın kuruluşunun Türkiye'deki temsilcisi olduğunu söyleyen bir bayanın kendisini arayarak Yasin HAYAL'in ailesinin evi, yaşam şartları ve Yasin HAYAL’in eylemi hakkında konuşmak istediklerini söylemesi üzerine kendisinin Bahattin HAYAL’e bu durumu ilettiğini, onun da oğlu Yasin HAYAL’e yardım ederlerse kabul ederim dediğini, görüşmede herhangi bir suç unsuru olduğunu düşünmediğini,
Arama sırasında ele geçirilen döküman ve bilgisayar kayıtlarının hepsinin altına imzasını atacağını, kendisinin illegal bir faaliyeti olmadığını, yüzlerce dosyanın Avukatı olduğunu beyan etmiştir.
b)-Aramalarda elde edilen deliller;
Aramalarda elde edilen malzemelerin incelenmesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape: 3332, 19.12.2007 günü saat : 16.03’de Fuat TURGUT’un Veli KÜÇÜK’e gönderdiği mesajda;
“RTE/AB.Dullah G.ve sürekasI eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin;milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/ 2008' nz kutlu... Av.FuatT.” şeklinde,
Tape: 3210, 19.12.2007 tarihi, saat: 18:56 sıralarında, Sevgi ERENEROL’a Fuat TURGUT’un 0542 203 78 16 numaralı telefonundan göndermiş olduğu mesajda; “RTE/AB.Dullah G.ve sürekasI eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin;milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/ 2008' nz kutlu... Av.FuatT.” şeklinde Veli KÜÇÜK’ e gönderilen ihtilal isteyen mesajın aynısı olduğu,
Tape: 3334, 11.01.2008 tarihi, saat: 21:33 sıralarında Fuat TURGUT ile Zeynep isimli şahıs arasında yapılan telefon görüşmesinde Fuat TURGUT’un “ TAYYİP’LE FATİH ÜREK SÖZÜ DEĞİL, YANİ FATİH ÜREK GERÇİ TAYYİP’TEN ELLİ KAT ŞEREFLİ AMA ÇÜNKÜ SADECE KENDİSİNİ SATIYO “ ZEYNEP isimli şahsın “AMA ÇOK HAKARET EDİYOSUNUZ YA” dediği,
21.01.2008 günü saat : 14.44’de Hayati ÖZCAN ile Fuat TURGUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “ Hayati’ciğim merhaba” “Şu çocuğun adını soyadını ver bakayım” dediği, Hayati ÖZCAN’ın Doğukan DİNÇ ismini verdiği, Fuat TURGUT’un “Doğukan DİNÇ” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Evet abi Ağrı 2’inci Askeri tutuk Cezaevindeymiş şuanda” dediği ve bir süre yoğun olduklarından bahsettikleri Hayati ÖZCAN’ın “Köylerde dolaştık PERİNÇEK’le beraber” “Bir haftadır köylerdeydik yeni geldik bir onların haberleri ile uğraşıyordum abi” dediği, Fuat TURGUT’un “Bizim köy haberimizi dinlemiş mi Doğu Bey” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Vallahi sormadım yalan söylemeyim” “bu haftaki Aydınlıkta senin ilgini çeken haberler olacak Drank Hrant’la ilgili” “…sizinle ilgili değil Hrant’ın bazı kasetleri elimize geçti de” dediği, Fuat TURGUT’un “He çok güzel” “… bende kullanırım Mahkemede onları” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Yani çok önemli Fethullahı kıstıracak bu şeyi kıstıracak Ramazan AKYÜREK’i kıstıracak” “Olağan üstü bilgiler bulduk yani” dediği, Fuat TURGUT’un “Televizyonda röportaj vereceğim orda da kullanırım” dediği,
21.01.2008 günü saat : 16.55’de Hayati ÖZCAN ile Fuat TURGUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “Kardeş şimdi Ağrı görevsizlik Askeri Mahkemesi Görevsizlik Kararı vermiş dosya bir hafta on gün sonra Erzurum Askeri eee Erzurum DGM’de olacak” “Yardım yataklık yani Özel Mahkemede olacak bizim Avukat Ercüment Bey kontrol edecek neyin nesi içeriğine bakacak dosyanın eğer Oğlan böyle bir kasten yani bu şekilde bu yönde düşüncesi fikri zikri katkısı yoksa bizim Ercüment abi yardımcı olacak” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Suç suçluysa eyvallah ama ben çocuğu iyi tanıyorum^” dediği, Fuat TURGUT’un “Sonra İşçi Partili … ARKADAŞIMIZ DEDİM garanti veriyor PKK’lı olmadığına dair” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Tabi tabi iyi biliyorum canım hele bu çocuk Doğukan adı bile Doğukan yani adını bile Türk Dünyasından çekti babası” dediği, Fuat TURGUT’un “Ben Cd mi istiyorum” dediği, Hayati ÖZCAN’ın “Tamam .. onu gerçi çocuklar birazdan bekliyorum onları gerekeni yapacağım abi” dediği,
18.03.2008 günü saat 15.32’de Fuat TURGUT ile Ufuk…? arasındaki telefon görüşmesinde;
F.TURGUT’un “Devlet çalışıyor Devlet direniyor bizde seyrediyoruz Uğur” “benim o röportajım yayınlanmadı dimi ?” dediği, UFUK’un “ERGENEKON’la ilgili olan yaptığımız mı ?” “Yok yayınlama gereği duymadık” dediği, F.TURGUT’un “ŞEYİN DOĞU BEYİN DİLEKÇELERİNİN BU İŞTE TESİRİ VARDIR İNŞALLAH” dediği, UFUK’un “Hangi dilekçeler ERGENEKON’la olan mı ?” dediği, F.TURGUT’un “Yok yok her konuda yani Partinin hakkında dava açılması” dediği, UFUK’un “Zaten biz üç defa başvurmuştuk biliyorsunuz ?” “Yani benzer şeyler var içerisinde iddianamenin” dediği, F.TURGUT’un “bütün etnikçiler bölücüler nasıl nişadır sürülmüş gibi bağırıyorlar her gün şuanda bile televizyonun her kanalını açsan yok istikrar bozulurmuş LAN VATAN GİDİYOR” “Hangi istikrardan söz ediyon yani kuyruğuna basılmış gibi havlıyorlar bütün din tüccarları etnikçiler Ali BAYRAMOĞULLARI sıra sıra dünden beri dehşet bir şekilde karşı propagandaya geçtiler” dediği,
18.03.2008 günü saat 15.32’de Fuat TURGUT ile X Erkek şahıs arasındaki telefon görüşmesinde;
X erkek şahsın “Yargılamayı durdurmuş.” “İşte Hakim bana..” dediği, F.TURGUT’un “bende Tayyip Yargılaması mı durdu ya korktum ya” “ONLARIN YERİ İSTİKLAL MAHKEMESİ” “SIRADAN BİR MAHKEMEDE DEĞİL BENDE ORADA MÜDAHİL AVUKAT OLACAĞIM İNŞALLAH” “TELEFONUM DİNLENDİĞİ İÇİN BİLEREK SÖYLÜYORUM KARDİNAL PAPAZ FETHULLAH’IN POLİSLERİ DUYSUN” dediği,
19.03.2008 günü saat : 14.45’de Fuat TURGUT ile Mustafa … arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Mustafa’nın “Abi ne haber geçmiş olsun ben Mustafa Safranbolu’dan” “…ikinci kez gözaltına alındığını diye duydum ama serbest bırakıldığını duymayınca panik yaptım” dediği, Fuat TURGUT’un “O Papaz Fethullah’ın televizyonu yalan haber olarak yayınladı onu” dediği, Mustafa’nın “Tamam abi zaten ne yapacak ki bu şerefsizler yani ne var ortada yani” dediği, Fuat TURGUT’un “ORTADA … BÜYÜK BİR SUÇ VAR TÜRK OLMAK” “HELE HELE TÜRKÇÜ OLMAK” “ATATÜRK’Ü SEVMEK” “TÜRK BAYRAĞINI SEVMEK ERGENEKON SUÇLUSU OLMUŞ OLUYORSUN” dediği, Mustafa’nın “Ha evet yani o zaman herkes hepimiz ERGENEKON’cuyuz abi” dediği, Fuat TURGUT’un “Sakın deme seni de gelir alırlar ERGENEKON” dediği, Mustafa’nın “Gelsinler alsınlar anasını s.keyim ben onların ha dinliyorlarsa da gene de analarını s.keyim” “Tabi analarını bilmem ne yapayım onların şerefsiz ibneler casuslar bu Ülkede baş tacı olacak cibilliyetsizler baş tacı olacak Vatan severler cezaevine düşecek ha sorgulanacak” dediği, Fuat TURGUT’un “Evet şimdi bir Devlet adamı bir Hükümetin başı” “O Ülkenin Vatan severlerinin üstüne gidiyorsa” “Kendi kendine sokan akrep noktasına gelmiş demektir” dediği, Mustafa’nın “Bu devir kapandığı zaman bu işin bitiminde ne olacağını hiç kimse hesabını yapmıyor mu” dediği, Fuat TURGUT’un “ARTIK BİR TÜRK KELİMESİ İÇİNDE TÜRK KELİMESİ BULUNMAYAN ANAYASA KALDI” “Bir de Fethullah’ı Papaz Fethullah’ı Halife olarak çağırmak kalmıştı” “Bizi aldığında malum Tayyip efendi Devlet çalışıyor demişti” “Şimdi de Devlet çalışıyor Mustafa’cığım” “Yani AKP kapatılmazmış niye mahallede çok sevilen adam cinayet işlerse” “Olmaz tutuklanmamalı dava açılmamalı lafa bakın yani” “MENDERES’İN PARTİSİ DE DEVRİLDİĞİNDE 450’Lİ 400 KÜSÜR MİLLETVEKİLİ VARDI” dediği, Mustafa’nın “Bekliyorum abi numaramı kaydet..seni öpüyoruz abi” “Türklere karşı Türk’üz abi hadi görüşürüz abi” dediği,
19.03.2008 günü saat : 15.08’de Fuat TURGUT ile Ruhi ÖZKAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “ERGENEKON Teröristiyiz ya abi” “Moda şimdi” “PKK’lıları analarının kucağına çağırıyorlar” “Ne Mutlu Türküm Diyenler içeri” “TÜRKLERİN ÜLKESİ OLMAKTAN ÇIKARILIP ONUN BUNUN ÇOCUKLARININ ÜLKESİNE DÖNDÜRÜLMEK ÜZERE İKEN İŞTE ALLAH RAZI OLSUN İNŞALLAH DEVLET ÇALIŞACAK BAKALIM” dediği,
20.03.2008 günü saat 15.04’de Fuat TURGUT ile Savaş…? arasındaki telefon görüşmesinde;
F.TURGUT’un “eğer müsaitsen ee şey TEDAŞ’ta Adnan KOZA var” dediği, SAVAŞ’ın “Ha (tamam anlamında)” dediği, F.TURGUT’un “Hani” dediği, SAVAŞ’ın “Anladım yarın gideyim hemen” dediği, F.TURGUT’un “Bana bir şey yapacaktı ödeme yapacaktı da” dediği, SAVAŞ’ın “Tamam yarın sabah direk 08.30 da 09.00 da tepesindeyim merak etme” dediği, F.TURGUT’un “Ee bir dedi ki hallede bildi mi yani öyle şey” dediği, SAVAŞ’ın “Tamam” dediği, F.TURGUT’un “Şeye gerek yokta hani” dediği, SAVAŞ’ın “Tamam oldu abi gider söylerim ne demek” dediği, F.TURGUT’un “De ki Fuat’ın evinin elektiriği suyu bile kesilmiş” dediği, SAVAŞ’ın “Tamam” dediği,
21.03.2008 günü saat : 10.02’de Fuat TURGUT ile Batuhan BOZKURT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “…. Muğla’ya geldim şeyden Manavgat’tan” dediği, Batuhan BOZKURT’un “İlhan SELÇUK tutuklandı biliyorsun dimi” “Doğu PERİNÇEK tutuklandı Kemal KILIÇLAROĞLU tutuklandı” “Kemal ALEMDAROĞLU” “Eski Rektör o tutuklandı Derin Devlet ERGENEKON’muş göya onlar” dediği, Fuat TURGUT’un “BUNLAR İYİCE BUNADILAR YA” “NEYSE TELEFONLA KONUŞMAYALIM BUNLARI hadi seni seviyorum görüşürüz” dediği,
21.03.2008 günü saat : 12.31’de Fuat TURGUT ile Batuhan BOZKURT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’ın “…. üç kişi bu tutuklama değil gözaltı yani Emniyet almış Doğu PERİNÇEKİ, Kemal ALEMDAROĞLU ve şeyi” “İlhan SELÇUK’u” dediği, Batuhan BOZRUKT’un “Bir yerden Cüneyt ARCAYÜREK’i de almışlar diye duydum” “Sekiz kişi daha almışlar” “Gözaltına ya aşağılık adamlar” dediği, Fuat TURGUT’un “Evet artık sende fazla küfür etme senide alırlar daha sonra” “Ciddi söylüyorum artık bunlar Türküm diyene herkesi yavaş yavaş toplatacaklar anlaşıldı” “Atatürkçü bırakmayacaklar piyasada” dediği,
21.03.2008 günü saat : 14.15’de Fuat TURGUT ile Ahmet… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “Sağ ol Doğu beyi de gözaltına almışlar öyle mi” dediği, Ahmet’in “Evet abi maalesef” “Genel Başkanı da gözaltına aldılar İlhan SELÇUK Kemal ALEMDAROĞLU, Ferid İLSEVER” “Aldılar bunları abi bizim Serhan BOLLUĞU almışlar Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni sanırım” “Ulusal falan basılmış Aydınlık basılmış Ankara Örgütü İstanbul Örgütü Genel Merkez buralar basılmış işte bir sürü belgeye el koymuşlar belgeler evraklara” “Aydınlık belki çıkmayabilir diyorlar ama çıkartmaya çalışacak bizim çocuklar” “Mesnetsiz olduğunu söyledik falan yani onların yıkılacaklarını bunlar kapatılacaklar bunun telaşı ve bu kapatılma davasından sonra” dediği, Fuat TURGUT’un “Kapatılmak umurlarında değil” dediği, Ahmet’in “Bu hareketin olması da çok iyi oldu abi” dediği, Fuat TURGUT’un “Benim Kamu oyuna duyuruyu okudun mu sana geçmiştim” “Aç Avukat Fuat TURGUT kamu oyuna duyurusunu oku” “Resmen bombardıman ettim” “Bunlar şeye Yüce Divana gitmeye Yüce Divana gitmek korkuyorlar yani Partinin kapatılması umurlarında değil” “…. Türkiye’de tarihin en büyük Mahkemesi kurulacak yani” “Hırsızlıklardan şeylerden Devleti soymaktan” dediği, Ahmet’in “Vakıflar Yasaları bilmem neler” dediği, Fuat TURGUT’un “Evet Allah izin verirse ben orada Müdahil Avukatlık yapacağım inşallah” dediği,
21.03.2008 günü saat : 19.36’de Fuat TURGUT ile Savaş…. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Yapılan ERGENEKON operasyonundan bahsederek, Fuat TURGUT’un “herkes biz Türk olmanın sonuçlarına katlanırız bu yapanlar da Türk milletine düşman olmanın sonuçlarına katlanırlar” dediği, Savaş’ın “Yalnız bu Ülkeyi de Atatürk’ten başka kuran olmadı” dediği, Fuat TURGUT’un “Burası Atatürk’ün Ülkesi” “Aldığımız fiyata veririz hiç korkma sen” “Tayyip …. dediği olmayacak ya” dediği, Savaş’ın “Yok yok zaten olmaz merak etme sen” dediği, Fuat TURGUT’un “Bunlar Ne Mutlu Türküm Diyenleri tutuklamaya devam etsinler” dediği,
ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan operasyonları kendi çapında farklı yönlere çekerek, örgütün sıkça maske olarak kullandığı kutsal değerlere karşı yapılmış gibi göstermeye çalışması örgütsel bağının anlaşılması açısından önemli görülmüştür.
22.03.2008 günü saat : 11.46’de Fuat TURGUT ile X Erkek şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’ın “Mitinge gidiyorum” “ İzmir’de İzmir Barosu olarak şey yapıyoruz bu operasyonları protesto mitingi” dediği, X Erkek şahsın “Bıraktılar mı Fuat abi şeyi İlhan SELÇUK’u ?” diye sorduğu, Fuat TURGUT’un “Gözaltındalar daha” dediği, X Şahsın “İnanamıyorum bu adam canına susamış vallahi nasıl bu şey bu ya” dediği, Fuat TURGUT’un “Evet çıldırmışlar Papaz Fethullah’ı herhalde Halife olarak getirmeye kararlılar bunlar ki ama bu Ülke Atatürk’ün Cumhuriyeti…” dediği, X Şahsın “Allah belasını versin” dediği, Fuat TURGUT’un “Herkes verir Millette verir Allah’ta verir Millette verir” “En azından vicdanen rahatız hiç değilse susmuyoruz ya” dediği,
24.03.2008 günü saat : 19.43’de Fuat TURGUT ile Vesi EKİNCİ arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “… DİKEN ÜZERİNDE YÜRÜYORUZ Veysi’ciğim” dediğiveysi EKİNCİ’nin “Geçer bu zor günler inşallah” dediği, Fuat TURGUT’un “İzmir’deyim” “Adana’ya uçacağım oradan dönüşte o Adana’dan şeye geçireceğim” “Mardin’e geçeceğim sana da haber vereceğim geleceksin oraya” dediğiveysi EKİNCİ’nin “ANLADIM KOMUTANLARIM” dediği, Fuat TURGUT’un “BATMANA GELİRİM” dediğiveysi EKİNCİ’nin “EVET SİZİ BEKLİYOR DA O BENİM ŞEY İÇİN” dediği, Fuat TURGUT’un “ALLAH KISMET EDERSE BU BİRKAÇ GÜN İÇİNDE GELİYORUM YA” dediği,
25.03.2008 günü saat : 18.57’de Fuat TURGUT ile Arslan BULUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “… yazını yeni okuma fırsatı bulabildim” “.. bende aynı yöntemlerle gözaltına alındım” “… diğerlerini beş yıl ediyorsun beni niye bir kenarda bırakıyorsun diye sitem edeyim (gülüyor)” “gönderdiğim bir şey vardı geldi mi faks ?” “onu aslında çok önceden ee internetten nasıl olsa eline geçer diye düşünmüştüm ama sonra bir de aslını yollayayım dedim” “BUGÜN İLHAN SELÇUK’A BİR MEKTUP ATTIM” “ÖYLE BİR ŞEY YANİ EE TELEFONLARIMIZ DİNLENMEYE DEVAM EDİYO TABİ” “BİZ BU ERGENEKON’DAN ÇIKARIZ ABİ” “CUMHURİYET DÖNEMİNİN ÜÇÜNCÜ ERGENEKON’U” “ORDA ZATEN HERHALDE YAZILABİLECEK HER ŞEYİ YAZDIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM OKUDUYSAN EĞER” “EE ARTIK ARŞİVİNİZDE KALSIN ÇÜNKÜ BENİM EVİMİN ÖNÜNDE GECE MEÇHUL KİŞİLER GÖRÜYORUM ARABALARIN İÇİNDE” “… polis olmayabilir yani keşke polis olsa tabi ama” “Poliste olmayabilir Arslan’cığım yani bir bakıma ee orda hissettiklerim doğru çıkacak gibi yani beni her an vurabilirler vurdurabilirler bu köpekler” dediği, Arslan BULUT’un “Yani sanmıyorum öyle bir şeye teşebbüs edemezler ya korkma yani” ..Polistir polistir şey yapma bu kadar canını sıkma” dediği, Fuat TURGUT’un Mehmet GÜL’ün cenazesine gittiğinden bahsettiği, orada Ahmet ÇELİK ile karşılaştığını anlattığı ve “Bana sarıldı sen bir kahramansın dedi falan” “…ondan sonra şu soyadının son hecesi fazla dedim ee kim susturmuş susturamamış bilmem ne olmuş bu havaları attınız gazetenin içine ettiniz milli soldan en az beş bin kişi bizim gazeteyi satın alıyo her gün dedim” “O hatsal yok gül gönüllü ülküdaşlarım bilmem ne slogan vari aptal yazılara dedim ee kurban ediyorsunuz gazeteyi” “Ümit ÖZDAĞ …. hocayla beraberdik o arada ya tanıyacağım tanımayacağım ben Ahmet ÇELİK’im deyince ya niye biz dedim defalarca karşılaştık” “Hafızam zayıfladı herhalde o arada söyledim o arada da Servet duyuyormuş söylediklerimi” “Bizim gazeteye ciddi ilgi gösteren mesela ben Türkçüyüm hergün Yeni Çağ’la Cumhuriyet’i de alıyorum dedim Aydınlık’ı da alıyorum aboneyim ee şimdi bizim gazeteyede aynı kesimlerden ciddi ilgi var sırf Servet’in yüzünden tiraj kaybediyoruz dedim” “Sonra niye şişiriyorsunuz bunu kim susturmak istemişte susturamamış yani susmamış susturulmayan yazar bu dedim üniversiteyi bitirene kadar Turgut ÖZAL’ın dedim ee iki de bir biz Turgut ÖZAL hakkındaki görüşlerimiz net ee iki de bir dedim bu fahişe ailesi fahişe Turgut ÖZAL’ı dedim meth ediyo” dediği,
29.03.2008 günü saat : 10.46’de Fuat TURGUT ile Aziz…. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fuat TURGUT’un “Sağolasın Aziz sen nasılsın Hakkari’de ne var ne yok” “..bu bişey duydum bizim Kemal’le Milli Eğitim Müdürünü işte kaçmışlar yakalamışlar bilmem ne ne oldu nedir durum” dediği, Aziz’in “Yok bişey” “gazetelerde yazıyo ama bişey yok” dediği, Fuat TURGUT’un “Sen Van’da mısın” diye sorduğu, Aziz’in “Yok ben Hakkari’deyim bugün Van’a gidip geleceğim” “Çocukların çocuklar ee çocukların oturumu var” “ (Anlaşılmıyor) demiş işte bugün yarın getirmen lazım bende gidip bitirecem” dediği, Fuat TURGUT’un “ önümüzdeki hafta Perşembe günü bana telefon et sana biraz harçlık yollayım” “Emniyet el koydu ya her şeyime biliyorsun” dediği, Aziz’in “Ya s.kerim emniyet memniyet hepsi şey olmuşlar i.neler olmuş ortalık” dediği, Fuat TURGUT’un “ BENİM TELEFON DİNLENİYO KÜFÜR ETME SONRA” dediği, Aziz’in “Dinlesin ne yapacaklar bana” dediği, Fuat TURGUT’un “FETHULLAHCI ŞEYLER NOT ALIRLAR YALNIZ” dediği,
02.04.2008 günü saat : 13.37’de Fuat TURGUT ile E.Zafer DORUK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
E. Zafer DORUK’un “Yusuf’a ondan ihtar geldi bu Zafer’in mallarını burda şey yaptılar haciz koydular” “Bizde imzaladık onu” “Dört milyar lira abi” dediği, Fuat TURGUT’un “Eyvah, nerede Yusuf ?” dediği, E.Zafer DORUK’un “Yusuf, orospu çocuğu telefonunu kapattı abi” dediği, Fuat TURGUT’un “yeri belli değil mi abi yani bunun” “Ne yapalım peki” dediği, E.Zafer DORUK’un “ABİ AKŞAM AKŞAM ALACAZ ONU ABİ YA YANİ BİŞEYLER YAPACAĞIZ ONA ABİ” dediği, Fuat TURGUT’un “Yine de iyilikçi halletmeye çalışın baba ya” dediği, E.Zafer DORUK’un “Yapmayalım mı bir şey” dediği, Fuat TURGUT’un “YANİ BENİM TELEFONLARIM ZATEN BİLİYORSUN EE 24 SAAT DİNLENİYO BABA” “TAYYİP EFENDİ ÖYLE KARAR VERMİŞ TELEFONLARIMIZ DİNLENİYO BİLİYORSUN” “TABİÎ Kİ YANİ MALUM SEBEPLE” “DOLAYISIYLA BEN HUKUK DIŞINDA BİR ŞEY SÖYLEYEMEM ZATEN” dediği, E. Zafer DORUK’un “ŞEY YAPALIM BİZ NORMAL TELEFONLA GÖRÜŞÜRÜZ”dediği, Fuat TURGUT’un “Bİ ARA BEN ARAMAYA ÇALIŞIRIM BABA” dediği,
d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şüpheliler Veli KÜÇÜK, Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Doğu PERİNÇEK ve Hayati ÖZCAN ile irtibatlı olduğu, Sevgi ERENEROL ve Veli KÜÇÜK’ e ihtilalin kaçınılmaz olduğuna ilişkin mesaj çektiği, Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL ile birlikte örgütsel etkinliklere katıldığı anlaşılmıştır.
e)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Doğu PERİNÇEK’in Emniyet İfadesinde;
“Fuat TURGUT’u Apo davasında Avukat olarak gazetelerden tanıdığını, Fuat TURGUT’un internetten sık sık açıklamalarının dolaştığını. İşçi Partisine üye olmak için İzmir’den başvuruda bulunduğunu Ancak başvurusunun reddedildiğini” beyan etmiştir
Sevgi ERENEROL Emniyetteki ifadesinde;
“Fuat TURGUT’la 2006 yılında İzmirde yapmış oldukları etkinlikte tanıdığını birkaç kez kendisi ile telefonla konuştuğunu 19.12.2007 tarihinde Avukat Fuat TURGUT tarafından gönderilen “RTE/AB.Dullah G.ve sürekasI eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT.” aldığını ancak neden bu tarz ifade kullandığını bilmediğini” beyan etmiştir.
Veli KÜÇÜK ifadesinde;
“ Fuat TURGUT’u tanımadığını, Fuat TURGUT’dan kendisine “RTE/AB.Dullah G.ve sürekasI eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT.” şeklinde bir mesaj geldiğini hatırlamadığını” beyan etmiştir,
Tanık Zihni ÇAKIR ifadesinde ;
“Fuat TURGUT'u 1996-1997 yıllarında tanıdığını, Taner ÜNAL'ın inşaatla iştigal eden şirketlerinde alacağı ile ilgili konularda çok yakın arkadaşı diyerek tanıttığını, Fuat TURGUT’un Kızılay Karamürsel arkasında Şehit Adem Yavuz Sokak üzerinde bulunan Turan Yapı A.Ş. ve Osmanlı Yapı A.Ş.'ye ait büroda görüştüğünü, o dönemlerde sadece Avukat olarak tanıdığını, İzmir Barosunun bu şahsı atmak istediğini öğrendiğini, operasyon sonrasında ERGENEKON ile bağlantılı olduğunu öğrendiğini,” beyan etmiştir.
Şüpheli Fuat TURGUT’un telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Kemal KERİNÇSİZ 05322143354, Kemal KERİNÇSİZ 05332949190, Emin GÜRSES 05322066768Veli KÜÇÜK 05336439665, Hayati ÖZCAN 05334452610 Şeklinde soruşturma kapsamında bulunan şahıslara ait telefon numaralarının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
f)- Şüpheli Fuat TURGUT’un Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Fuat TURGUT’un yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensuplarından Veli KÜÇÜK, Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Doğu PERİNÇEK ve Hayati ÖZCAN ile örgütsel irtibat halindedir.
Şüpheli Fuat TURGUT Cumhuriyet Başsavcılığımızda alınan ifadesinde:
“Kemal KERİNÇSİZ'i yaklaşık 2 yıl öncesinden tanıdığını, basına da yansıyan etnikçiler aleyhine yaptığı yasal faaliyetleri nedeniyle dikkatini çekerek telefon açıp bu faaliyetlerine nasıl katkıda bulunabileceğini sorduğunu, onun da kendisini gıyaben tanıdığını söylediğini, İstanbul'a geldiğinde ziyaretine gittiğini, kendisine Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağını söylediğini, kendisinin de bu davalara katıldığını, ayrıca Yeni Çağ Televizyonunda yaptığı programlarından birisine konuk olarak katıldığını, zaman zaman telefonla imkan olduğunda da yüz yüze görüşerek Şehit ve Gaziler adına yapılabilecek hukuki faaliyetler noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını’’ beyan etmiştir.
Şüpheli Fuat TURGUT bu beyanında belirttiği gibi; Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün hukuk birimi sorumlusu olan şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile irtibatlı olduğunu fikir ve amaç birlikteliğinin bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Kemal KERİNÇSİZ tarafından kendisine, Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağının söylenmesi üzerine, İzmir ilinden İstanbul’a gelerek bu davaları takip etmiş, kendi beyanına göre Elif ŞAFAK hakkında açılan davaya müdahillik dilekçesi vermiştir. Buradan da şüpheli Fuat TURGUT’un ERGENEKON terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde özel görevi haiz olan Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile birlikte faaliyet yürüttükleri, örgütün talimatlarını birebir yerine getirdiği kanaatine varılmıştır.
Şüpheli Fuat TURGUT ifadesinde: “Veli KÜÇÜK’ü basında çıkan dedikodulardan tanıdığını, kendisine sempati duyduğu için 3-4 ay önce Kemal KERİNÇSİZ' den telefonunu alıp yüzyüze görüşüp tanışmak istediğini söylediğini, onun da Bilecik'te olduğunu, İstanbul’a geldiğinde uygun bir zamanda görüşebileceklerini söylediğini, kendisi ile bütün temasının bu kadar olduğunu, bunun dışında hiçbir şekilde telefonla, mesajla, konuşup görüşme şeklinde bağlantısı olmadığını, ancak ismi telefon rehberinde kayıtlı olduğu için milli ve dini günlerde herkese attığı matbu mesajı ona da atmış olabileceğini, kendisi ile yüz yüze hiç görüşmediklerini, ancak imkan olsa görüşüp elini öpmek isteyeceğini” beyan etmiştir.
Şüpheli Fuat TURGUT’un yüzyüze görüşmediği ancak imkan bulsa elini öpmek istediği Veli KÜÇÜK, Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün yöneticisi konumundadır. Şüpheli Fuat TURGUT bu sözleri ile aralarındaki fikir ve amaç birliği ile hiyerarşik durumu ortaya koymuştur.
Ayrıca, şüpheli Fuat TURGUT’un telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde; Kemal KERİNÇSİZ- 05322143354, Kemal KERİNÇSİZ- 05332949190, Emin GÜRSES- 05322066768Veli KÜÇÜK- 05336439665, Hayati ÖZCAN- 05334452610 şeklinde diğer şüphelilere ait telefon numaralarının rehberinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, şüpheli Fuat TURGUT’un Veli KÜÇÜK, Emin GÜRSES, Kemal KERİNÇSİZ ve Hayati ÖZCAN ile örgütsel irtibatlı olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Fuat TURGUT, 25/01/2008 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasındaki beyanında: “ Nusaybin’li bir vatandaşın isteği üzerine kamuoyunda Yüksekova çetesi olarak bilinen davada sanıkların müdafiliğini yaptığı, ayrıca Hrant DİNK’in öldürülmesi olayından sonra cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan Yasin HAYAL’in Avukatlığını yapması için Pelitli Belediyesi basın Danışmanı aracılığı ile biraz da medyatik olmasının etkisi ile aranarak sanığın avukatlığını üstlenmesinin istenildiğini, kendisinin de fakir olduğu söylendiğinden Yasin’ in müdafiliğini savunma görevini kabul ettiğini” belirtmiştir.
Şüpheli Fuat TURGUT, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olan Hrant DİNK’in öldürülmesi davasında Yasin HAYAL’in Avukatlığını yaptığı, bu görevi icra ederken şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Kemal KERİNÇSİZ’ den bahsederken “can dostum Kerinçsiz, sevgili paşam Veli Küçük” şeklinde hitapta bulunduğu, bunun karşısında maktül Hrant DİNK ve yakınlarından bahsederken “Ermeni ölüsü, Türk düşmanı, Kuduz Ermeniler, etnik çeteciler, pislikler, etnikçi pislikler ve eli kanlı Brüksel lahanası” gibi ifadeler kullandığı, yine Adliye önünde basın mensuplarına "Karen Fogg, Claudia Roth, enişteleri Joost Lagendijk geldi mi? Hrantçıların anaları var, enişteleri var. Malta memurları burada mı? Hepimiz Ermeniyiz diyen güruh nerede? Onlar da dışarıda mı? Allah hepsini Hrantlarına kavuştursun! İnşaallah Hrant ile birlikte haşrolurlar! Bu, bugünkü duruşmadan önce onlara yaptığım duadır…" şeklinde tahrik edici konuşmalar yaptığı tespit edilmiştir. Hrant DİNK’in öldürülmesi hem ülkemizde hem de yurtdışında nefretle karşılandığı halde şüpheli Fuat TURGUT’un bu tavır ve davranış şekli normal olmayıp ERGENEKON terör örgütünün amaç ve faaliyetlerine uygun hareket ettiği kanaatini oluşturmuştur.
Şüpheli Fuat TURGUT; Sevgi ERENEROL ve Veli KÜÇÜK’e ait telefonlara: “RTE/AB.Dullah G.ve sürekasI eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT şeklinde mesaj çekmiştir.
Burada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Abdullah GÜL ve ortakları eliyle Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanma sürecine itildiğini, Türkiye Cumhuriyetini korumak için milliyetçi/devrimci ihtilalin yapılması gerektiğini içeren bu mesajı cep telefonu rehberinde kayıtlı tüm şahıslara gönderdiği anlaşılmıştır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde İHTİLAL kelimesi: “(1) Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim (2) Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık ve (3) Köklü değişim, devrim” olarak, Türkçe sözlükte ise; “ (1) Devletin mevcut yapısını ve iktidar düzenini değiştirmek amacıyla zor kullanılarak yapılan halk hareketi. (2) Hükümet darbesi ve (3) Kargaşalık, düzensizlik” anlamlarına gelmektedir. Şüphelinin eğitim durumu ve toplum içindeki konumu dikkate alındığında kullandığı kelimelerin ne anlama geldiğini bilmemesi mümkün değildir. Yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensuplarının sürekli olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini yıpratmak ve ortadan kaldırmaya yönelik çalışma ve eylem içinde oldukları iddianamemizin değişik yerlerinde sıklıkla anlatılmıştır. Şüpheli Fuat TURGUT’un kaçınılmaz olarak ifade ettiği milliyetçi/devrimci ihtilal beklentisi aynı zamanda örgütün beklentisi ve amaçlarından biridir. Mevcut Anayasamızda bir hükumetin ne şekilde kurulacağı ve ne şekilde görevinin sona ereceği kurallara bağlanmıştır. Demokratik bir sistemde halkın iradesinin sandıkta belirleneceği herkesin malumudur. Ancak şüphelinin milliyetçi/devrimci bir ihtilal istemesinin düşünce özgürlüğü içinde mütalaa edilmesi mümkün değildir. Düşünceyi açıklamak suç değildir, ancak yakın ve açık tehlike oluşturan, şiddeti çağrıştıran düşünce açıklamalarını ifade özgürlüğü içinde değerlendirmek mümkün değildir. Devletin mevcut yapısını ve iktidar düzenini değiştirmek amacıyla zor kullanılarak yapılan halk hareketi anlamına gelen ihtilal isteği ve bu isteğin 700-800 kişiye gönderilerek çağrı yapılması masum bir düşünce açıklaması olarak değerlendirilemez.
Yine şüpheli Fuat TURGUT, 19/03/2008 tarihli Mustafa ile yaptığı telefon görüşmesinde “….MENDERES’İN PARTİSİ DE DEVRİLDİĞİNDE 450’Lİ 400 KÜSÜR MİLLETVEKİLİ VARDI..” şeklindeki beyanı ile diğer Ergenekon terör örgütü mensuplarının da sık sık dile getirdikleri askeri müdahale istemi ve bunun 27 Mayıs 1960 ihtilali gibi olması söylemi ile birebir örtüştüğü görülmüştür
Şüphelinin irtibatlı olduğu, fikir ve amaç birlikteliği bulunan kişiler irdelendiğinde de; şüphelinin beyanlarının çok da basite alınacak bir beyan olmadığı anlaşılacaktır. Yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensupları oluşturdukları veya kontrol altında bulundurdukları Sivil Toplum Kuruluşları aracılığıyla yaptıkları gösterilerde ve örgütün talimatı üzerine açılan davalarda, bu davaların görülmesi sırası ve sonrasında yapılan eylemlerde ülkede etnik ayrımcılığı körükleyecek Türk-Ermeni, Türk-Kürt gibi ırkçılığı öne çıkaran ülkedeki huzur ve sükun ortamını bozacak, kardeşlik duygularını yok edecek yüzyıllar boyu bir arada yaşamış insanları birbirine düşman edecek, kin ve nefret duygularını kamçılayan, memleketimizde yapay bir kaos ortamının yaratılmasına, istikrarı baltalamaya yönelik girişimlerde bulundukları görülmüştür. Mevcut Anayasal sistem içinde mer’i mevzuat hükümleri çerçevesinde demokratik seçimle iktidara gelen bir hükumetin, ihtilalle yok edilmesini istemek ve bu yönde ortamın hazırlanması için girişimleri olan bir şahıs veya örgütün; geçmişinde bir çok kez askeri müdahalelere maruz kalmış ülkemizde normal karşılanması düşünülemez. Şüphelinin yaptığı çağrı bireysel bir çağrı olmayıp örgütün amaçlarına ulaşmak maksadıyla yapılmış genel eylem planının uygulamaya konulmasıdır.
Şüpheli Fuat TURGUT diğer örgüt mensuplarının yaptığı gibi her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti başbakanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a hakaret etmeyi bir vazife görmektedir. Bu cümleden olarak 3334 tape numaralı, 11.01.2008 tarihinde ZEYNEP isimli kişi ile yaptığı görüşmede karşı tarafa bir konuda söz verdiği, bu sözünü teyit etmek için verdiği örnekle ilgili olarak;
“…TAYYİP’LE FATİH ÜREK SÖZÜ DEĞİL, YANİ FATİH ÜREK GERÇİ TAYYİP’TEN ELLİ KAT ŞEREFLİ AMA ÇÜNKÜ SADECE KENDİSİNİ SATIYO..” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanını aşağıladığı, dosya kapsamında soruşturmaya konu olan diğer şüphelilerin de her fırsatta devlet büyüklerine karşı aynı tavırı takındıkları tespit edilmiş olmakla şüphelinin ERGENEKON terör örgütü mensupları ile aynı görüş ve düşünceyi paylaştığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalarımız ışığında şüpheli Fuat TURGUT’un yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensupları ile fikir ve amaç birliğinde bulunarak kendisine örgütün tevdi ettiği görevleri yerine getirdiği ve getirmeye hazır olduğu, her zaman ve zeminde örgütün amacını dile getirmekten geri durmadığı böylece şüphelinin yasadışı ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurarak örgüt üyesi olmak ve halkı hükumete karşı silahlı isyana tahrik etmek suçlarını işlediği yönünde kamu davasının açılmasını gerektirecek derecede şüphe teşkil eden yeterli delil elde edildiği kanaatine varıldığından, şüpheli Fuat TURGUT’un üzerine atılı eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. ile TCK’nun 53, 54/1, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

58- ŞÜPHELİ HAYRETTİN ERTEKİN
a)-Emniyet ifadesinde;
“1960 yılında Develi’de doğduğunu, İlkokulu, Kayseri Develi, orta ve lise öğrenimimi İstanbul Vefa lisesinde tamamladığını, Yüksekokulu ise İstanbul üniversitesi Hukuk Fakültesinde okuduğunu, Daha sonra 1987 yılında Azerbaycan ülkesinde Bakü İlimler Akademisinde Bilişim üzerine doktora yaptığını, 1983 yılında askerliğini yaptığını, Askerliğini İstanbul-Siirt-Şırnak ve Ankara Genel Kurmay Başkanlığında yaptığını, Terhis olduktan sonra İstanbul”a geri döndüğünü ve kuyumculuk işine devam ettiğini, Halen de bu iş ile meşgul olduğunu, Ayrıca Bulgaristan ülkesinde Enternet Grup isimli firmanın %50 ortağı olduğunu, Diğer ortağının ise İlyas KOCAARSLAN olduğunu, Bu şirketin faaliyet alanının elektrik elektronik üzerine olduğunu, yine Medya Dünyasında Business TV kanalının %20 ortağı olduğunu, Diğer ortağının Semih SADİ olduğunu, ERTEKİN kuyumculuk Tic. San. Ltd. Şti’nin %80 hissedarı olduğunu, %20 hissenin ise kardeşlerinden birine ait olduğunu, Aynı anne ve babadan olma 6 kardeşinin olduğunu, Pasaportunun olduğunu, Yurt dışına ticari amaçlı çıkışları olduğunu, Sabıkası olmadığını, Bağ-kur emeklisi olduğunu,
Kendi adına kayıtlı 0 542 433 07 71 numaralı telefonu kullandığını, Başka telefon kullanmadığını,
Bahsettiğim iki şirket ortağı olduğunu, Balıkesir Ayvalık ilçesinde yazlığı bulunduğunu, Oturduğu evin kendisine ait olduğunu, 34 V 2109 plakalı BMW marka otosu bulunduğunu, Çin ülkesinde Balestra isimli şirketin %50 ortağı, Tayland da İshak Silver LTD. ŞTİ nin %80 ortağı olduğunu, herhangi bir kamu kuruluşunda görevi olmadığını,
1996 yılında Mali Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu Kredi kartı ile ilgili operasyonda yakalandığını, Ancak bu olayı yanında çalışan Eylem CÜLCÜLOĞLU isimli şahsın yaptığının anlaşıldığını, bu olaydan 3 ay tutuklu kalıp tahliye olduktan sonra beraat ettiğini,
Veli KÜÇÜK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Güler KÖMÜRCÜ, Sami HOŞTAN, Ali YASAK, Mehmet Fikri KARADAĞ, Hüseyin Gazi OĞUZ, Oğuz Alparslan ABDÜLKADİR, Raif GÖRÜM, Hüseyin GÖRÜM, Ümit OĞUZTAN, Erdal İRTEN, Kemal KERİNÇSİZ, Engin ZORBA, Murat ÖZKAN, Satılmış BALKAŞ, Mehmet BOĞAZKAYA, Erol ÖLMEZ, Emin Caner YİĞİT, Cemal YİĞİT, Yusuf GÖRÜM, Kahraman ŞAHİN, Müzeyyen ŞEN, Ayşe Ceylan GEÇYOL (KIYAK), Yılmaz KARTAL, Anatoli MADJAR, Erkut ERSOY, Fuat TURGUT, Ahmet CEYHAN isimli şahısları tanımadığını, bu şahıslar ile hiç bir ilgi ve alakasının olmadığını,
ERGENEKON örgütünü tanımadığını, ne yaptıklarını da bilmediğini, ne suç işlediklerini de bilmediğini, öyle bir bilgisinin olması durumu olsa muhakkak TCK’nun 221. maddesinden faydalanacağını, yasa kendi lehine ise faydalanmak istediğini,
Genelkurmay Başkanlığında, yani Askeri üst düzey personelden, Emniyet Genel Müdürlüğü üst düzey personelden ve Milli İstihbarat Teşkilatından üst düzey personelden hiç kimseyi tanımayıp hiçbir ilişkisinin olmadığını,
Muzaffer TEKİN”i tanımadığını, ancak rahmetli olan Bahadır TETİK’ in devre arkadaşı olduğunu, Tarihten 4–5 yıl önce bir çay bahçesinde kendisi ile otururken Bahadır TETİK”in Muzaffer TEKİN ile telefonda konuştuğunu, yanımda bir kuyumcu arkadaşım var, tanış dediğini ve telefon ile Muzaffer TEKİN ile merhabalaştığını, başka bir görüşmesinin olmadığını,
Oktay YILDIRIM ve Alparslan ARSLAN”ı tanımadığını,
Semih Tufan GÜLALTAY’ ı tanımadığını, Emre GÜLALTAY’ ı tarihten iki ay önce Çin’de fuarda tanıdığını, Çin’de tercümanlığını yapan Murat KILIÇ vasıtası ile tanıştığını, Semih Tufan GÜLALTAY’ın kardeşi olduğunu bilmediğini, kendisi ile hiçbir ilişkisi olmadığını, ara sıra telefonda görüştüklerini, bir kere Çin’de Çin-Türk iş adamları derneği kurmayı teklif ettiğini ancak kendisinin kabul etmediğini,
Tuncay GÜNEY’i tanımadığını, Tuncay Güney’e “illegal olaylar ile ilgili genel raporum” şeklinde bir rapor düzenleyip vermediğini,
Tuncay Güney 2001 yılında gözaltına alındığında yapılan aramalarda “illegal olaylar ile ilgili genel raporum” şeklinde 11 sayfalık sonunda 10:44 17.06.2000 Hayrettin ERTEKİN ibareleri ile biten belgeleri hazırlamadığını, 2000 yılında da depremden dolayı hastanede olduğunu, oğlum ile birlikte 9 ay tedavide kaldığını, böyle çıkıp rapor hazırlamasının mümkün olmadığını, belgenin içeriğinde, susurluk çetesi, Mesut Yılmaz’ın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e bazı devlet görevlilerinin uyuşturucu kumarhane, haraç vb. konulardan bilgisi olmadığını, ilgilenmediğini, internet ortamında bulunabilecek bilgiler olduğunu,
Tuncay GÜNEY ve telefonunun yazılı bulunduğu ajanda sayfası gösterildiğinde hatırladığını, gazeteci olarak 1996 yılında röportaj yapmak için geldiğini, kendisine telefonunu verdiğini, röportajı kabul etmediğini, Kanal 7 ile röportaj yaptığını,
Develiler Derneğinde herhangi bir görevinin olmadığını, İnternette yayınlanan haberlerin tamamen uydurma ve kendisi ile hiçbir alakası olmadığını, kötülemek ve karalamak maksadı ile yapılmış bir haberler olduğunu,
Milli Savunma Bakanlığında 1983 yılında askerliğini yaptığı dönemde Ceyhun Fikret ARAT’ ın yardımcısı olduğunu, Milli Savunma eski Bakanı Haluk BAYÜLKEN ile beraber Nato ve Brüksel Nato Karargahlarında çok ziyaretlerinin olduğunu, kendisinin danışman olarak katıldığını,
Melehat ÜZÜMCÜ’ yü tanıdığını, kendisini eski Mali Şube Müdürü Salih GÜNGÖR emekli olduktan sonra onun sayesinde tanıdığını, herhangi bir husumetinin olmadığını, tarihi eser konusundan haberinin olmadığını,
Bu konunun 5 yıl önceki bir olay olduğunu, hatırlamasının mümkün olmadığını, mahkemesi görülmüş, davanın sonuçlandığını, söylemesi gerekenlerin tamamını mahkemede söylediğini,
Melahat ÜZÜMCÜ ile Veli KÜÇÜK arasında bir husumet olup olmadığı konularını bilmediğini,
Güler KÖMÜRCÜ’yü tanımadığını, hiçbir şekilde görüşmüşlüğünün olmadığını, Güler KÖMÜRCÜ’ nün kendisi hakkında araştırma yapmasının sebebinin Can ATAKLI’nın kendisine Güler KÖMÜRCÜ’ nün televizyonda bir program yapmak istediğini söylediğini, kendisini de Can ATAKLI’ya bu kadını televizyona sokmamasını söylediğini, bu nedenle onun da kendisi aleyhine bu şekilde davranmış olabileceğini, Güler KÖMÜRCÜ’ nün kendisi hakkında bir numaranın kankasıyım diyerek herkesi dolandırdığı iddiasının Güler KÖMÜRCÜ’nün uydurması olduğunu, Bir numara diye bahsedilenin kim olduğunu bilmediğini, kimseyi dolandırmadığını,
Tape :1715, 22.12.2007 tarihi saat:20.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırlamadığını, bu görüşmeyi başka birinin yapmış olabileceğini,
Tape :1716, 24.12.2007 günü saat:16.27 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Bayan arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını, akşama kadar 100 kişiyle yada daha fazla kişiyle konuştuğunu,
Tape :1740, 31.12.2007 günü saat : 18.50 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Yılmaz…. arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin Etlik’te Eczacılık yapan öz dayısının oğlu Yılmaz KIRICI olduğunu, akrabalık ilişkisi haricinde başka bir ilişkisinin olmadığını, Yalçın Paşa”nın Busines Tv kanalında yönetim kurulu üyesi olan Yalçın ÖZŞER olduğunu, Ali Bey in Ali BARANSEL olup, Kendisi müsteşarlığa yakıştırdığı için bu şekilde hitap ettiklerini,
Tayyip ERDOĞAN’ın politikalarını beğendiği için ve memlekete hizmet ettiği için hükümet yanlısı programlar yapılması için karar aldığını,
Yılmaz,”ın yönetim kurulundaki Yalçın ÖZŞER, Ali BARANSEL ile birlikte yemek yediklerini, Başta Rıza KÜÇÜKOĞLU olmak üzere başka kanallara çıkıp hükümet aleyhtarı konuşmalar yapmamaları için ikaz etmiş olduğunu, Onlardan bi tanesinin Rıza KÜÇÜKOĞLU”nun bu şekilde bir televizyon kanalına çıktığı için Rıza’nın işine son verdiğini,
Tape :1774, 03.01.2008 günü saat:11.19 sıralarında Hayrettin ERTEKİN/X Bayan ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Tekirdağ taraflarında derken daha önceden messanger’den bir akrabasının Tekirdağ’da tutuklu olduğunu, davasının açılmadığını söylediğini, kendisinin de avea da çalıştığını ancak ne görev yaptığını bilmediği Ayhan DAŞGIN’ın binbaşı olan abisinin de davasının açılmadığını, bu görüşme sırasında Ayhan’da yanında olduğu için bu görüşmeyi yaptığını,
Muzaffer TEKİN ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, Özel Kuvvetlerden olan binbaşı olarak söylediğinin, arkadaşı olan Ayhan DAŞGIN’ın ağabeyi olduğunu, malum vatandaş, uzun boylu Ankara’da ki Kasımpaşalı derken dayısının oğlu Yılmaz’ın yanında çalışan uzun boylu, elinde tesbih taşıdığı için Kasımpaşalı diye tabir ettiği, emekli bir başkomiser olduğunu, ismini hatırlamadığını,
Polisler askerlerden rahatsız olduğu için binbaşı tutuklanmış, onu söylemiş olabileceğini,
Tape :1745, 03.01.2008 günü saat : 18.55 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y. Ö. arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşme ile sorulan sorulara cevap vermek istemediğini, İki arkadaş arasında o günkü bombanın yani Diyarbakır’da patlayan bombanın vermiş olduğu etki ile yaptığı talihsiz konuşma olduğunu,
Tape :1750, 22.01.2008 günü saat : 11.42 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişiyi hatırlamadığını, Yurt dışından geldikten sonra birine sormuş olabileceğini, Ercüment ile ilgili konuyu hatırlamadığını, Veli KÜÇÜK ve diğerlerinin göz altına alınması ile ilgili Haber türk flaş haber geçtiğini, kendilerinin de flaş haber diye geçeceğini, doğruluğunu teyit ettirmek için aramış olabileceğini, Celal isimli kişinin Business kanalda muhabirlik yapan kişi olduğunu, görüşmeyi yaptığı kişi Cemal’i aramış veya o onu aramış olabileceğini, Bu şekilde tahmin ettiğini, 505 369 45 46 nolu telefonu hatırlamadığını,
Tape :1751, 22.01.2008 günü saat : 12.26 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kürşat…? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Kürşat’ın emekli general olan Kürşat ATILGAN olduğunu, kendisi ile arkadaşlık ilişkileri olduğunu,
Veli KÜÇÜK’ ü kimsenin sevmediğini, örgüt kuracak bir kapasitede olmadığını, Silahlı kuvvetlerde sevilen bir kişi olmayıp nasıl general olduğunu hala anlamadığını,
Veli Küçük’ün Silahlı Kuvvetler içersinde çok sevilen birisi olmadığını Business TV yönetim kurulunda olan general Yalçın ÖZÇER ve Rıza KÜÇÜKOĞLU’nun söylediğini,
Tape :1752, 22.01.2008 günü saat : 13.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hayrettin ALP arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hayrettin ALP ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, şahsın ocak başı restaurantı olup iki kere oraya gittiğini, yaklaşık 10-15 yıldır tanıdığını, başka bir ilişkisinin olmadığnı,
ERGENEKON operasyonunda yakalanan şahıslar ile Hayrettin ALP’in arasındaki ilişkiler hakkında biçbir bilgisinin olmadığını, Hayrettin ALP’e espiri yoluyla takıldığını, O’nun da kendisine espiri mahiyetinde seni almadılar mı diye sorduğunu, gülüştüklerini ve olayın bu kadar olduğunu,
“Yakında Bana Da Gelirler” Derken telefonunun dinlendiğini bildiği için söylediğini, telefonunun dinlendiğini hissettiğini,
“Onlar Bilirler Kime Gideceklerini” Derken onlar derken polisi kastetmek olduğunu, yani polisin iyi çalıştığını, suçluların üzerine gideceklerini ima ettiğini,
Operasyonun olduğu ilk günü bu kadar bilgiyi bilmesinin kaynağı olarak televizyonu olan Business TV ye gelen bilgilerden, televizyon ve internetten bilgi edindiğini,
Veli Paşayı hangi konuda kimlerle birlikte ikaz ettikleri hususunda Silahlı kuvvetlerin içersinde bulunan düzgün kişiler Veli KÜÇÜK’ ü ikaz ettiklerini söylediklerini, Sağda solda çok illegal işlerle uğraştığı yönünde duyumunun olduğunu ancak söyleyen kişileri şu anda hatırlamadığını,
Veli KÜÇÜK’ten hangi işleri bırakmasını istedikleri, yanına kimleri aldığından rahatsızlık duydukları hususunda Veli paşayı tanımadığı için bu şekilde bir söylemde bulunamayacağını, kelimeyi yanlış kullanmış olabileceğini,
Veli KÜÇÜK’ü hangi paşaların ne ile ilgili ikaz ettiği hususunda kendisinin ikaz etmediğini, Sadece paşaların ikaz ettiği yönünde duyum aldığını,
Bahsettikleri İsmail’in kim olduğu ve ilişkileri hususunda yanında çalışan bir emlakçı kızın telefon açtığını, İsmail’in kiralık bir yeri olduğunu, Bu kiralık yerde Hayrettin ALP’ in işyerinin yanında bulunduğunu, bununla ilgili araştırma yapıldığını, İnsan kaçakçısı olduğunu öğrendiklerini, kendisini bunu Hayrettin ALP’ e sorduğunu, Ancak sonucunu hatırlamadığını,
Tape :1753, 22.01.2008 günü saat : 19.31 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı şahsın Adını bilmediği halen görevde olan bir general olduğunu, General de olmayabileceğini, Kim olduğunu hatırlamadığı için ilişkisini bilemeyeceğini,
ERGENEKON operasyonu kapsamında gözaltına alınan kişiler için onlar rahat durmayan yaramaz tipler diye bahsetmesi hususunda Biri kumarcı, biri kaçakçı, biri kabadayı, biri mafya, her türlü içlerinde adam olduğunu, Bunların devletle veya milliyetçilikle ne ilgisi olabilir diye düşündüğünü, kafasında ki devlet anlayışı hukuk düzeni ve demokrasi düzeni ve demokratik yaşam biçimi olduğunu, bunlarla ilgili gazetelerde okuduğu haberlerden öğrendiğini, Yani gidip Danıştay da hakimleri öldürmüşler, gitmişler cumhuriyet gazetesini bombalamışlar, mesala el bombası yakalanmış ne alakaları var el bombaları ile bunları anlamadığını, Emekli olmuş bir paşanın evinde oturması gerekirken böyle illegal işlere bulaşmış adamlarla ne işi olabilir, tasvip etmediği için ve tanımadığı için çok sevinçli olduğunu,
Bunlara bir ders olur derken Cezalarını bulurlar, ortalıkta daha fazla dolaşmazlar diye düşündüğünü,
Tape :1754, 24.01.2008 günü saat : 12.01 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin…? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Nurettin’in bahsettiği askerin avukat olduğunu, Soy ismini bilmediğin, Avukatı Lütfü bey DGM de bir dava var, davaya baksın neyse parasını verelim dediğini, Lütfü bey ile görüştüğünü, Oda davaya bakamayacağını söylediğini, Lütfü bey daha önce Nurettin söylemiş olduğu bir dava dosyasını incelediğini, Parasını vermediklerini, Onun için bu şekilde görüştüğünü,
Ağa diye bahsedilen kişinin Nurettin’in Diyarbakır veya Mardinli birine ağa diye hitap ettiğini ve Onun müvekkili olabileceğini,
Geçen sefer kime karşı hangi konuda mahcup olduğu hususunda Lütfü beye mahcup olduklarını, Davanın hangisi olduğunu bilmediğini,
Nurettin’in kendisine ağa’yı sorduğu, kendisinin ise Nurettin’in tanıdığı bir şahıstan bahsettiğinde aradaki çelişki hususunda Nurettin”in Lütfü bey için bu şekilde tabir kullanmış olabileceğini, dosyası inceleyecek kişinin Lütfü Bey olduğunu,
Tape :1755, 24.01.2008 günü saat : 12.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Nurettin’in bulunduğu yere gitmek istemesinin sebebinin Lütfü beyle DGM de buluşacaklarını, Onları orada buluşturacağını, Ancak DGM de çok tanığı olduğunu söyleyerek başından savmak istediğini, Yani DGM ye gitmeyip ofisinde buluşmak istediğini,
Kameralardan kendisini görenlerin kim olduğu, bu kişilere görünmek istememesinin sebebinin ise kendisini polisler görür diye söylediğini, Yani DGM de bekleyen polisler tanır, Bir yığın muhabbete başlarlar diye bu şekilde konuştuğunu,
Tape :1757, 25.01.2008 günü saat : 10.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Nurettin’in cezaevine götüreceği kişiyi bilmediğini, bu şahsı karantinaya ne şekilde sokturmayacakları hususunda, Bu işlemi yaptırmadığını, Başgardiyanı aramadığını,
Selahattin Kara’nın hangi cezaevinde başgardiyan olduğu hususunda Selahattin KARA”nın Bayrampaşa cezaevinde başgardiyan olarak görev yapmakta olduğunu, Kendisi ile 1996 yılında üç ay tutuklu kaldığını, O zaman tanıdığını, O tarihten itibaren tanışıklığı olduğunu, Hiçbir ilişkilerinin olmadığını, Abi kardeş ilişkileri bulunduğunu,
Vatan Hastanesinde akciğer filmleri çekmişler haberin olsun derken Televizyoncuların DGM’nin çıkışında girişinde kameralarla o gün herkesi çekmiş olduklarını, kendi televizyonun da görüntüleri çektiğini, bunun için bu şekilde görüştüğünü,
Şifreli görüşmesinin sebebi hususunda, Yanında misafirler olduğunu, Bende DGM kelimesini kullanmamak için bu şekilde konuştuğunu,
Tape :1758, 25.01.2008 günü saat : 14.35 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Seninki kapalıdaymış diye kastedilen kişinin Nurettin’in tutuklanan müvekkilinden bahsettiğini, Kim olduğunu hatırlamadığını,
Kimin telefonlarının ne için dinlenildiği hususunda, Cezaevindeki tüm gardiyanların yani santralin telefonları dinlendiği için tahmin ettiğini, Onun için konuşmamış olabileceğini,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün tutuklanmasını, cezaevinde rahat ettirilmesi ve şifreli konuşması hususunda, kesinlikle sorulan kişi olmadığını, Kendisine söylenen kişi yani tahminen bir otel sahibi olduğunu bildiğini,
Tape :1759, 31.01.2008 günü saat : 17.26 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nuri…..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin avukat Nurettin olduğunu, Nuri’ye sorduğu dosyasının içeriğinin, bu davaya bakması için Lütfü Beyin kendisine söylediği sözleri söylediğini, kıçı başı oynuyor diye bahsettiği kişiyi hatırlamadığını, Bulgar Sedat diye bahsedilen kişiyi Tanımadığını, bilgi sorulduğunu ve hukuki olarak bilgi verdiğini,
Tape:1815/1816, 22.02.2008 günü saat:07.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kaan DUT’ a gönderdiği mesaj okunup sorulduğunda;
Kaan DUT’un İş hanın girişinde kuyumcu dükkânı olan arkadaşı olduğunu, Ali’nin kim olduğu, Ali”ye ait atölyedeki şeyin ne olduğu bunu yok etmelerini istemeleri hususunda, Ali”nin aynı handa dükkânında kiracı olan kuyumcu olduğunu, Kendisinin tabancası iş yerinde olduğunu, onu almasını söylediğini, görüşme yaptığı sırada çektiği mesaj hususunda, silahını alması için bu şekilde mesaj çektiğini,
Tape:1817/1818, 22.02.2008 günü saat:07.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN gönderdiği mesaj okunup sorulduğunda;
Mesaj gönderdiği kişi ve ısrarla çekmecedekilerinin yok edilmesini istemesi hususunda, Bu mesajı sekreteri Meral’e gönderdiğini, çekmecesinde bir tane kuru sıkı silah olduğunu, Bu nedenle o silahı alıp oğlu Çağrı ya ait iş yerine indirmesini söylediğini, Bu silahın oğlu Çağrı ya ait Metro Kuyumculuk şirketine ait fatura kesildiği için orada bulunması gerektiğini, Daha önce kendisine neden silah bulunduruyorsun diye kızıp kendi bürosuna getirdiğini, Ancak faturasının uygun olduğu yerde bulunması gerektiğini düşündüğü için bu mesajı gönderdiğini,
Erkut ERSOY isimli şahsın 2005 yılında kendisini, internetten tehdit ettiğini, kendisinden haraç istediğini, miktarını hatırlamadığını, kendisine “ sana ceza kestik” dediğini, kendisinin de “gelin alın” dediğini, bu şahsı daha sonra araştırdığını, telefonunu bulduğunu, yani internet ortamından İP numarasından kendisini bulduğunu ve tespit ettiğini, kendisine telefon açıp istediği parayı vereceğini söyleyip bürosuna çağırdığını ancak gelmediğini, eğer o şahıs ise anlattığı olayın bu olay olduğunu,
Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C 1 Blok 10/4 Beşiktaş Sayılı Adreste Yapılan Aramada Elde Edilen ve 5 İle Numaralandırılan Cd İçersinde “Polisin Peker Örgütü Şeması Ünlüleri Şok Etti” Başlıklı 4 Sayfadan ibaret yazı içersinde fikir alışverişinde bulunduğu Şahıslar Bölümünde Bulunan Hayrettin ErtekiN, Veli Küçük, Korkut Eken ve Yavuz Kayral yazan belge hususunda; Bunun bir gazete haberi olduğunu, hiçbir fikir alış verişinde bulunmadığını, Sedat PEKER’ i tanımadığını, hiçbir ilişkisinin olmadığını, bir kere kendisine Sedat PEKER olduğunu söyleyerek telefon açtığını, ancak o olup olmadığını bilmediğini, kendisinin o sırada uçağa binmek üzere olduğunu ve bu nedenle telefonu kapattığını, Hiçbir fikir alış verişi bulunmadığını, Sedat PEKER, Korkut EKEN, Veli KÜÇÜK, Yavuz KAYRAL ve kendisi arasında ne gibi bir ilişki olduğunu bilmediğini,
Belirtilen Adreste Bulunan Ve 22 Numarası İle Numaralandırılan Cd İçersinde Bir Erkek Şahıs Ve Sedat Peker’in Birlikte Çekilmiş Fotoğrafı Ve Yine Başka Bir Şahsın Elinde Tabanca Ve Türk Bayrağı İle Çekilmiş Fotoğrafı Hususunda; Elinde silah ve Türk bayrağı ile fotoğrafı bulunan kişinin kiracısı Ali’ ye benzettiğini, O olabileceğini, Diğer fotoğraftaki şahsın birinin Sedat PEKER olduğunu, medyadan tanıdığı Sedat PEKER’ e benzediğini, yanındaki kişiyi bilemediğini,
Sedat Peker’ İn Fotoğrafını Bulundurmada Herhangi bir maksadının olmadığını, Bir yerden gelmiş olabileceğini, kendisinde yüzbin adet CD olduğunu, televizyona yüzlerce CD gelmekte olduğunu,
Tape :1595, 27.10.2007 günü saat : 19.24 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Murat…..?/Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Murat isimli şahsın Çin’de ki danışmanı olduğunu, Emre’nin eniştesi olduğunu, Tercümanlığını yaptığını, Başka bir ilişkisinin bulunmadığını,
MSN”den Her türlü yazışma yaptığını, ticari olarak yazıştığını, Suç içerikli yazışmalarının olmadığını, görüşmede bahsedilen hakan’ın ortağı olduğu kuyumcu fabrikasında çalışan işçi olduğunu, aralarında patron işçi ilişkisi bulunduğunu, o polisle diye kastedilen kişi ile ilgili, Türk pasaportuna Çin’de vize vermediklerini, Bunun sebebi Türk pasaportları sahte oluyor diye vermediklerini, Kendisi de Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünden pasaport aldığını, pasaport ile ilgili Beşiktaş ilçe emniyet den yazı istediğini, Onların da yazıyı Vatan Caddesindeki emniyet müdürlüğünden alınacağını söylediklerini, vakti olmadığı için iade ettiğini, görüşme sırasında yanında Ali Rıza ATAK emekli Emniyet Müdürü ve Misafirlerinin olduğunu, yanındaki şahıslarla Emre GÜLALTAY’ın hiçbir ilişkisini olmadığını, ali rıza atak’ı komiserliğinden beri tanıdığını, çok sıkta görüşmediğini, düzgün bir kişi olup ziyaretine geldiğini, bu vesile ile görüştüğünü, Emre GÜLALTAY’ın tüccar ve esnaf diye avukatları kastettiğini, bu şekilde şifreli konuşmasının sebebini bilmediğini, kendisini msn de bu şeklide konuştuğu için bildiğini, hangi avukatları kastettiğini bilmediğini, konuşmalarının şifreli olmadığını, konuşma üslubu öyle ise bilemeyeceğini,
Tape :1608, 06.11.2007 günü saat : 22.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Emre GÜLALTAY’ın mahkemesinde ifade verecek kilit kişinin kim olduğunu bilmediğini, kimsenin gelmediğini, söyleyip öyle kaldığını, Gülaltay’ların mahkemede ifade verecek şahsı kendisine söylemelerinin sebebini bilmediğini, öyle söylediğini,
Tape :1610, 07.11.2007 günü saat : 18.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan….? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Hakan”ın Çin”de tercümanlık yapan Murat’ın kardeşi olup hiçbir ilişkisinin olmayıp, Şirketlerinin altlı üstlü olduğu için Çin de tanıdığını, görüşmenin içeriğinden Emre GÜLALTAY’ın yanına gidip geldiği hususunda, Emre’nin yanına gidip gelmediğini, bir kere orda karşılaştığını, Onun haricinde de hiç görmediğini,
Tape :1624, 13.11.2007 günü saat:10.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
GÜLALTAY kardeşlerin mahkemesini Takip etmediğini, Sadece avukat bulmasını kendisine söylediklerini, o işlerle ilgilenmediği için söylemediğini, o adam diye kastettiği kişinin Emre’nin lehine ifade verecek kişi olduğunu, ancak yanına gelmediğini, Zaten gidip ifade verdiğini ve çekten de aranmadığını Emre”nin söylediğini, Emre GÜLALTAY yurtdışında olmasına rağmen ifadeye gelmeyen şahsın işini ne şekilde hallettiği hususunda, zaten adam aranmadığını, adamın ifadeye gitmemek için bu şekilde söylediğini,
Tape :1681, 28.11.2007 günü saat:15.27 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY/X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
“Öbür şeyleri merak etme onlar yoluna giriyor” demesindeki kastının Memleketteki siyasi durumdan bahsettiğini, Yani yoluna girdiğini söylediğini, Ekonomik durumdan bahsettiğini, Gülaltay kardeşlerin mahkemesini takip ediyorum dediğini ancak takip etmediğini,
Tape :1693/1694, 06.12.2007 günü saat:23.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Murat’ ın gönderdiği mesajda;
Murat”ın Çin”de ki et entegre tesisinde kasap olarak çalışacak çocuk olduğunu, Murat’ın KASAP çok temiz diye bahsettiği Harun KUTSAL’ın çekten dolayı aranması olduğundan şüphe duyduğunu, Onu sorduğunu, ancak GBT’ ye baktırmadığını, Çünkü Çin’e götürmeye gerek duymadığını,
Tape :1695, 06.12.2007 günü saat:23.16 sıralarında Hayrettin ERTEKİN’in Murat’a gönderdiği mesaj okunup sorulduğunda;
Yarın bakar arkadaşlar diye kastettiği kişileri Televizyondaki çocuklara baktırmak için söyleyeceğini ancak lüzum kalmadığı için söylemediğini, .
Tape :1696, 07.12.2007 günü saat:12.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN’in Murat..? a gönderdiği mesaj okunup sorulduğunda;
Harun KUTSAL ile ilgili bilgiler hususunda, yanlış söylemiş olabileceğini, bu olayın öyle olmadığını, Murat”ın eskiden yanında çalışmış bir aşçı olduğunu ve konumu ile ilgili sorduğunu, Bu bahsettiğinin başka bir kasap olduğunu, Harun KUTSAL’ ı bulduğunu ve nereli olduğunu bilmediğini, Murat”ın telefonunu vermiş olduğunu ve kendisini arayıp bu bilgileri öğrendiğini, Çekin parasını yatıralım dediğini, 20 Milyar olunca yatırmadığını,
Tape :1699, 07.12.2007 günü saat:18.24 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Murat..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Kasap ile ilgili rutin bir telefon görüşmesi olduğunu,
Tape :1714, 19.12.2007 günü saat:13.58 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hakan”ın öyle abi komutanım diye söylediğini yani aklına ne gelirse söylediğini, o aranan adam diye kastettiği şahıs hususunda, Televizyona bir konu ile ilgili adam getireceklerini ancak getiremediklerini, Herhalde getirecekleri kişinin Ali Osman olabileceğini,
Tape :1725, 27.12.2007 günü saat:14.29 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY/Murat..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Emre GÜLALTAY’ın kendisini arayarak bulunduğu yer ile ilgili bilgi vermesinin tamamen lüzumsuzluk ve boş boğazlık olduğunu,
Tape :1733, 28.12.2007 günü saat:16.41 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS/E.GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
İstanbul Jandarma alayına bir er ziyareti için gittiğini, yanında isimlerini bilmediği Kayseri”den gelen akrabalarının olduğunu, bu kişileri bir akrabasının göndermiş olduğunu, Geç gittiği için görüşemediklerini,
Tape :1769, 01.02.2008 günü saat:13.55 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
EMRE GÜLALTAY’IN bir dernek teklif ettiğini ancak kabul etmediğini, Onlarla hiçbir işe girmeyeceğini, Bu dernek Türk Çin İş Adamları Derneğini Çin”de kuracaklarını, kendisinden para istediklerin ancak kabul etmediğini,
Ortalığın hop oturması hop kalkması durumunda kendisinin bu durumdan Hiçbir şekilde nemalanmayacağını,
Hedef ve amaçlarının ne olduğu hiç bilmediğini, boş boş konuşmuş olduklarını,
Stratejilerinin ne olduğunu duymadığını, bu görüşmeleri yaparken telefonunu masaya bırakıp dinlemediğini, kimlere karşı stratejik hatalar yaptıklarını bilmediğini,
İkinci Cumhuriyetçi diye nitelendirdikleri kişileri ne şekilde köşeye sıkıştırdıklarını bilmediğini ve hiçbir ilişkisinin olmadığını,
Sevgi ERENEROL, Güler KÖMÜRCÜ ve Emre GÜLALTAY arasındaki ilişkisini hiç bilmediğini ve ilk defa burada duyduğunu,
Tape :1747, 05.01.2008 günü saat : 23.02 sıralarında Hayrettin ERTEKİN/Sedat…? ile Murat…?/E.GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşme sırasında yanında bulunan Sedat’ın Murat’ın kardeşi olduğunu, Çin”de ki et entegre tesisinde üretilen sucuk için sucuk tozu istediklerini, bununla ilgili görüşme olduğunu, tozları yanına aldın mı? Diye derken sucuk tozundan kastedilmekte olduğunu, görüşmeyi Yeşilköy Havalimanında yaptığını ve Sedat ile de havalimanında görüştüğünü,
Süleyman ÖNALA’yı şahsı tanımadığını, ERHAN DAŞGIN’ın Ayhan DAŞGIN’ın abisi olduğunu, Binbaşı olduğunu bildiğini ancak hiçbir ilişkisinin olmadığını ve tutuklanması sonrasında serbest kalması için bir çalışma yapmadığını, Sadece avukat temin etmek için kardeşi Ayhan ile birlikte birkaç avukat ile görüştüklerini, onun haricinde görüşmediklerini ve hatırlamadığını,
Tape :1731, 28.12.2007 günü saat:16.04 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ayhan DAŞGIN arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Ayhan DAŞGIN’ın Erhan DAŞGIN’ın kardeşi ve çok eski bir arkadaşı olduğunu, Ayhan DAŞGIN’ın söylediği 2007/483 sayılı dosyasının konusunun tutuklu kardeşi Erhan DAŞGIN ile ilgili olduğunu, bu sırada televizyon toplantısında olup bu nedenle bu şekilde söylediğini,
Tape :1732, 28.12.2007 günü saat:16.09 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Lütfü İŞBULAN arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Özel Kuvvetlerden tutuklu olan Erhan binbaşının kim olduğu hususunda görüşme ile ilgili avukatından yardım istediğini, Herhangi bir şey yapmadığını, Ayhan”ın Lütfü bey ile görüşecek olduğunu, Ancak sonucu bilmediğini, Erhan Binbaşı’nın davasını Ayhan DAŞGIN söylediği için takip ettiğini, Lütfü İŞBULAN’a Erhan Binbaşının davasına bakan mahkemeyi sormasının sebebinin Ayhan DAŞGIN hangi mahkemede olduğunu sorduğunu ve kendisinin de Lütfü beye sorduğunu,
Tape :1742, 02.01.2008 günü saat : 16.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ayhan DASGIN arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Ayhan DAŞGIN’ın bahsettiği ve kendisinin yapmayı düşündüğü olayın görüşmede avukat diyeceğime komutan demiş olduğunu ve aslında komutanlarla görüşmediğini, komutanlarla görüşmediğini, komutanların yapacağı zaten bir şey olmadığını ve mahkemeye intikal etmiş bir olay olduğunu, görüşme yaptığı telefondan görüşmemek istemesinin sebebinin o an araç kullandığı için o yüzden görüşmek istemediğini, telefonunun dinlendiğini kimseden öğrenmediğini, hissediyor olduğunu, gizliliğin korunmasının anayasal hakkı olduğu için rahatsız olduğunu, BUSİNESS TV’yi sadece para kazanmak için satın aldığını, ticaret yaptığını,
Tape :1593, 24.10.2007 günü saat : 20.13 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y Şahıs arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmeyi yaptığı şahsı tanımadığını, görüşmenin içeriğini de hatırlamadığını,
Tape :1625, 13.11.2007 günü saat:11.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Meltem’in televizyonunda çalışan bir işçi olup halen TV’de çalıştığını, Stelle’nın Semih SADİ’nin annesi olup başka bir ilişkisinin olmadığunu, görüşülmesi gereken her şeyi görüşüyoruz demesindeki kastın avukat grubu ile oturdukların ve görüştüklerini, .
Tape :1626, 13.11.2007 günü saat:11.53 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan AYGÜN arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hakan AYGÜN’ün televizyon kanalında eskiden genel yayın yönetmeni olup şu an nerde olduğunu bilmediğini, bahsedilen şirketin Business Tv kanalının merkezi olduğunu, görüşmede ismi geçen Semih”in ortağı, Can ATAKLI ise eski genel yayın yönetmeni olduğunu, İş ilişkisi olduğunu, kimleri nereden kurtarmaya çalıştığı hususunda, Ortağını avukatları ile birlikte polisten kurtarmaya çalıştığını ancak kurtaramadığını, Hakan AYGÜN’ün kendisinden nereye el koymasını istediği hususunda, Busines Tv’nin genel yayın yönetmeni olmak istediğinden televizyonuna el koymasını yani satın almasını istemiş olabileceğini,
Tape :1628, 13.11.2007 günü saat:12.16 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Fatih….(VOLKAN) arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin Av.Fatih VOLKAN olduğunu, Avukat müvekkil ilişkisi haricinde başka bir ilişkisinin olmadığını, Operasyon erken olunca avukat Fatih’e telefonla ulaşıp olaya bakmasını söylediklerini, Fatih’i Meltem’in çağırdığını, ancak neden çağırdığını bilmediğini, Meltem”in yetkili olmasa da bir şeyler yapmaya çalıştığını, Semih SADİ”nin kanalın diğer ortağı olup Metin”in ise babası olduğunu, Metin’in ortaklığının olmadığını, kanaldakilerin hangi işlere fazla bulaşmamasını istediği hususunda, Televizyona çıkacak yayına kimseyi bulaştırmak istemediğinden bu şekilde söylediğini,
Tape :1629, 13.11.2007 günü saat:12.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Konunun yargıya intikal etmiş bir konu olduğunu, bununla ilgili hiçbir şey konuşmak istemediğini, Yalnız buna bir açıklama getirmek istediğini, savcı ile konuşacağım derken emekli savcı olan Ali TURAN’ı kastettiğini,
Tape :1630, 13.11.2007 günü saat:12.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X BAYAN/SAMİ KILIÇ arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Emekli savcılarla ve hukuk müşavirlerimizle oturup durum değerlendirmesi yaptıklarını, yemek yediklerini, Konunun bu olduğunu,
Tape :1631, 13.11.2007 günü saat:14.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem/Estella arasındaki, Tape :1632, 13.11.2007 günü saat:15.17 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki, ,Tape :1634, 13.11.2007 günü saat:16.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki, Tape :1637, 13.11.2007 günü saat:17.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki,Tape :1638, 13.11.2007 günü saat:18.09 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki ,Tape :1639, 13.11.2007 günü saat:18.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki, Tape :1641, 13.11.2007 günü saat:19.23 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki, Tape :1643, 13.11.2007 günü saat:21.01 sıralarında Hayrettin ERTEKİN/Fatih ile Meltem arasındaki, Tape :1644, 13.11.2007 günü saat:21.04 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X BAYAN/JACK arasındaki, Tape :1645, 13.11.2007 günü saat:21.15 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Baruh KOHEN arasındaki Tape :1647, 13.11.2007 günü saat:22.02 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki, Tape :1648, 13.11.2007 günü saat:22.35 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H.. A.. arasındaki, Tape :1649, 14.11.2007 günü saat:09.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki, ,Tape :1651, 14.11.2007 günü saat:11.42 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X BAYAN arasındaki, Tape :1653, 14.11.2007 günü saat:13.38 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ediz AYDIN arasındaki, Tape :1659, 14.11.2007 günü saat:22.52 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki, Tape :1659, 14.11.2007 günü saat:22.52 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki, Tape :1661, 15.11.2007 günü saat:20.15 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H..A.. arasındaki, Tape :1664, 16.11.2007 günü saat:19.17 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Osman..? arasındaki, Tape :1666, 16.11.2007 günü saat:21.51 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Z.. C.. arasındaki, Tape :1667, 16.11.2007 günü saat:21.53 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki, Tape :1668, 16.11.2007 günü saat:21.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Osman..? arasındaki telefon, Tape :1670/1671, 21.11.2007 günü saat:12.25 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSA gönderdiği mesaj, Tape :1676, 22.11.2007 günü saat:20.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ziya…? arasındaki telefon görüşmesi, Tape :1677, 24.11.2007 günü saat:22.02 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile E.. Ç.. arasındaki, Tape :1678, 26.11.2007 günü saat:15.09 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… A.. arasındaki, Tape :1619, 30.11.2007 günü saat : 12.05 sıralarında Hayrettin ERTEKİN / X Bayan ile Hamdi arasındaki, Tape :1620, 30.11.2007 günü saat : 14.18’ sıralarında Hamdi…? / Abuzer…? ile X Bayan / Feyyaz…? arasındaki, Tape :1622, 30.11.2007 günü saat : 15.39 sıralarında Hamdi…? ile X Bayan / Y Şahıs / H.. M..arasındaki Tape :1623, 30.11.2007 günü saat : 17.17 sıralarında Hamdi…? ile X Şahıs / Ahmet…? arasındaki Tape :1688, 04.12.2007 günü saat:19.27 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ediz…? arasındaki, Tape :1704, 10.12.2007 günü saat:19.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M.. ÖZ… arasındaki, Tape :1706, 12.12.2007 günü saat:15.55 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile L… arasındaki, Tape :1729, 28.12.2007 günü saat:14.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y… Ö.. asındaki, Tape :1734, 28.12.2007 günü saat:20.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu konunun yargıya intikal etmiş bir konu olduğunu, bununla ilgili hiçbir şey konuşmak istemediğini,
Tape :1598, 29.10.2007 günü saat :22.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Turgay arasındaki, Tape :1617, 13.11.2007 günü saat : 10.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile N… A… arasındaki, Tape :1627, 13.11.2007 günü saat:11.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki, Tape :1657, 14.11.2007 günü saat:18.46 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A.. arasındaki, Tape :1679, 26.11.2007 günü saat:18.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P.. arasındaki, Tape :1680, 26.11.2007 günü saat:21.46 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ü..K…. arasındaki, Tape :1684, 02.12.2007 günü saat:12.05 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile S… K.. arasındaki, Tape :1685, 02.12.2007 günü saat:12.13 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile S…. K…..’ a gönderdiği mesaj, Tape :1686, 02.12.2007 günü saat:12.38 sıralarında Hayrettin ERTEKİN’in H…’a gönderdiği mesaj, Tape :1687, 02.12.2007 günü saat:12.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H…. arasındaki, Tape :1698, 07.12.2007 günü saat:14.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M… D…arasındaki, Tape :1701, 10.12.2007 günü saat:12.43 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H.. arasındaki, Tape :1702, 10.12.2007 günü saat:12.44 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P… arasındaki, Tape :1760, 11.12.2007 günü saat:11.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile V.. arasındaki, Tape :1705, 11.12.2007 günü saat:18.23 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P…. arasındaki, , Tape :1707, 12.12.2007 günü saat:20.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki, Tape :1708, 13.12.2007 günü saat:12.34 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y…. Ö.. arasındaki, Tape :1709, 14.12.2007 günü saat:14.46 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki, Tape :1717, 25.12.2007 günü saat:12.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Bayan arasındaki, Tape :1719, 25.12.2007 günü saat:12.15 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H….. arasındaki, Tape :1721, 25.12.2007 günü saat:12.21 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… arasındaki, Tape :1722, 25.12.2007 günü saat:14.41 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Bayan arasındaki, Tape :1763, 24.12.2007 günü saat:16.28 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A….. arasındaki, Tape :1764, 26.12.2007 günü saat:14.27 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A….arasındaki, Tape :1771, 02.01.2008 günü saat:17.00 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Semra.. arasındaki , Tape :1772, 02.01.2008 günü saat:17.36’da Hayrettin ERTEKİN ile Semra.. arasındaki, Tape :1775, 03.01.2008 günü saat:13.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Bayan arasındaki, Tape :1766, 28.01.2008 günü saat:11.31 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bunların özel şeyler olduğunu, hiçbirisine cevap vermek istemediğini, soruların ERGENEKON ile ilgili hiçbir alakası olmadığını,
Tape :1599, 31.10.2007 günü saat :16.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile x BAYAN/HAYATİ arasında yaptıkları görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Hayati’nin Busines Tv’de güvenlik görevlisi olan Hayati olduğunu, Kendisi televizyonda birilerine yani çalışanlara hakaret ettiğini öğrendiğini, İşten kovduğunu, İşten çıktıktan sonra kendilerini tehdit ettiğini ve şu an nerde olduğunu bilmediğini,
Tape :1602, 03.11.2007 günü saat :12.25 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali arasında yaptıkları görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Ali’nin Hatay’da olan bir dava ile ilgili kanalın avukatı olan Av. Ali TURAN olduğunu, bu şahsa yardımcı olamadığını, şu an ismini hatırlamadığım kuyumcu bir arkadaşını aramış olduğun, ancak herhangi bir şey yapmadıklarını,
Tape :1603, 03.11.2007 günü saat :12.29 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ahmet arasında yaptıkları görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hatay”da olan bir dava ile ilgili kanalın avukatı olan Av. Ahmet YILMAZCAN ile görüştüğünü, Hatay’da avukat tanıdığı olup olmadığını sormak için aradığını, ancak bu şahsa yardımcı olmadığını, Şu an ismini hatırlamadığı kuyumcu bir arkadaşının aramış olduğunu, ancak herhangi bir şey yapmadıklarını,
Tape :1604, 03.11.2007 günü saat :13.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin avukatı olduğunu, bu olayı bana söyleyen kişinin Mustafa KAYICIOĞLU olabileceğini, bahsedilen dosya içersinde kardeşi veya bir akrabası olduğunu söyleyerek yardım istediğini, ancak kendisinin yardımcı olamadığını,
PKK terör örgütü itirafçısı olduğu bilinen ADİL TİMURTAŞ’ı tanımadığını, ismini gazetelerden jitemci olarak duyduğunu, cezaevinde olduğunun yazılı olduğunu, herhangi bir ilişkisinin olmadığını, Adil TİMURTAŞ’ın cezaevinde tutuklu olduğunu ve serbest bırakılması için hiçbir çalışma yapmadığını, bir kere Lütfü Bey’e söylediğini ancak bakmadığını, tanımadığı bir kişinin davasını avukatına söylemesinin sebebinin, yaşlı bir karısının geldiğini, ismini bilmediğini, çok mağdur olduklarını söylediğini, isminin cezaevindeki gardiyanlar tarafından “bu baba adamdır, yardımcı olur” diyerek verildiğini, kadının işyerine gelerek ağladığını, ancak yardımcı olamadıklarını,
Tape :1606, 05.11.2007 günü saat : 12.07 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı şahsın Avukatı Lütfü Bey olduğunu, Adil’in karısının yanında olduğundan öyle konuşması gerektiği için böyle konuştuğunu, Avukatı ile görüştüğünü, hala içerde diye bahsettiği Adil’in kim olduğu, aralarında ne gibi bir ilişki olduğu, hangi suçtan dolayı içerde olduğu hususları sorulduğunda; Adil’in neden içerde olduğunu bilmediğini, Başkan diye hitap ettiği kişi, bahsettiği hangi çocuğun kim olduğu, burs işini ne şekilde hallettiği hususu sorulduğunda; yetim, kimsesiz bir çocuk olduğunu ve buna burs verilmesi için kendisine söylediğini, ismini hatırlamadığını, defterinde yazılı olduğunu, Tanımadığını beyan ettiği bir şahıs için cezaevine ziyaretine gitmesini söylemesi sorulduğunda; ziyarete gitmeyi düşünmediğini, avukatının ziyarete gitmesini istediğini, yanlış anlaşılmış olduğunu,
Tape :1700, 09.12.2007 günü saat:15.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ertan..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Adil’in hanımını getiren kişinin Ertan olduğunu, soyadını ve ne iş yaptığını da bilmediğini, samimi bir kişi olduğunu, Fatih’te oturduğunu, Ertan’ın abisi ile Adil’in aynı cezaevinde yatıyor olduklarını, cezaevine ziyaretine gittiğinde kadınla karşılaşmış olduklarını, cezaevindeki bir gardiyanda Ertan’a kadını Hayrettin ERTEKİN’in yanına götür dediğini, onların da yanına geldiklerini, Ertan ile telefonda değilde yüzyüze görüşmek istemesinin sebebi hususunda, Para vermek için yanın çağırdığını, kdının biletini alıp memleketine gönder diyerek yanına çağırmış olduğunu,
Tape :1765, 23.01.2008 günü saat:13.22 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Mehmet..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı Mehmet’i, Bülent ARSLAN’ın 2004/254 sayılı dosyasının ne ile ilgili olduğu, Adil Timurtaş’ın Mehmet’i yanına göndermesinin sebebi hususunda, tanımadığını, sadece telefonda konuştuğu kadar, yani gelmeyin dediğini,
Tape Tape :1611, 12.11.2007 günü saat : 14.44 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Mustafa Ethem ERDAĞI arasındaki, Tape :1612, 12.11.2007 günü saat : 15.02 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali…..? arasındaki, Tape :1674, 22.11.2007 günü saat:15.16 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M.. arasındaki, * Tape:1813, 21.02.2008 günü saat:13.35 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M.E.ERDAĞI arasındaki, Tape :1726, 27.12.2007 günü saat:16.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki, Tape :1727, 27.12.2007 günü saat:16.34 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki, Tape :1728, 27.12.2007 günü saat:19.19 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin/X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmeleri okunup sorulduğunda;
Cevap vermek istemediğini,
Tape :1669, 20.11.2007 günü saat:18.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin ..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Nurettin’in o an için terbiyesizlik ettiğini,
Tape :1682, 30.11.2007 günü saat:13.10 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin avukatı Lütfü Bey olduğunu ancak konuyu hatırlamadığını,
Tape : 1730, 28.12.2007 günü saat:15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin arkadaşı Nurettin olduğunu, Kendisinin Lale’lide otel işlettiğini, Otelin adını bilmediğini, Nurettin’in Bursa ilinde bir arkadaşının bir davası olduğunu ancak Konusunu bilmediğini, Ankara’dan bir avukat dava ile ilgili 100 bin dolar istemiş olduğunu ve İstanbul’dan ismini söylemek istemediği bir avukatla görüştüğünü, 50 bin veya 48 bin dolara takip edeceğini söylediğini ve Onunla ilgili yapılan bir görüşme olduğunu,
Tape :1735, 30.12.2007 günü saat:13.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu olayıN, Veli isimli kişinin 5 bin dolarlık altın aldığını, 25 bin dolar avukata para vereceğim dediğini, 25 bin doları da vermeyip dava sonunda vereceğini söylediğini, Bu iyiliğe karşılıkta sizden altın alayım sizde kar etmiş olursunuz dediğini, Ancak kabul etmediğini, Avukata parasını vermesini söylediğini,
Tape :1738, 31.12.2007 günü saat:13.22 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hakan ile özellikle sabit numaradan görüşmek istemesinin sebebinin hakan”ın Tayland ülkesinde işçisi olduğunu, cep telefonundan aradığı için çok para yazdığını, Onun için sabit telefondan aramasını istediğini,
Tape :1737, 31.12.2007 günü saat:13.07 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Şehmuz arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Şehmuz”un Hatay’dan arkadaşı olduğunu, Gıda malzemesi ithalatı yaptığını, Konuyu hatırlamadığını,
Tape :1776, 08.01.2008 günü saat:15.14 sıralarında Ali..? ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hiç haberi olmayıp, kimin görüştüğünü bilmediğini,
Tape :1743, 03.01.2008 günü saat : 11.03 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali….? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Sadık isimli şahsın Ankara’da avukatlık yaptığını, Ali’ni de onun sekreteri olduğunu, Cep telefonu kulaklarıma zarar verdiğini ve Ofiste olduğum zaman ofisten aramasını söylediğini, onunla ilgili olduğunu,
Tape:1777, 06.02.2008 günü saat:10.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bahsettiğim olayla ilgili davaya bakan avukatın parasını vermediklerini, arada kaldığını, kaporayıda kendisinin verdiğini, mağdur olduğunu, onun için kızdığını, bu şekilde konuştuğunu,
Tape:1802, 19.02.2008 günü saat:17.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan isimli şahsın yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Yurt dışına seyahate gidecek ve Vize alınacağını, Görüştüğü tarihten bir hafta önce gideceklerini, Vizeciye para verilip biletlerin alınacağını,
Tape:1803, 19.02.2008 günü saat:20.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan arasındaki, Tape :1712, 19.12.2007 günü saat:12.07 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Şehmuz..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmelerin vize ile alakalı olduğunu,
Tape :1618, 30.11.2007 günü saat : 22.31 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Musa…..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırlamadığını, espri içerikli olduğunu,
Tape :1713, 19.12.2007 günü saat:12.08 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Şehmuz..?/Hakan..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Hakan isimli şahıs vizeci olduğunu, soyadını şu an hatırlamadığını, Ali isimli arkadaşı ile Çin’e gideceklerini, ancak vize formuna isimler yazılırken Hakan isimli şahıs yanlış yazıldığını, vize çıkınca yanlış çıktığı için bu şekilde konuştuklarını,
Tape :1594, 26.10.2007 günü saat :15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmenin içeriğin tam olarak hatırlamadığını, ama ihalelerin Kürtlere verildiği ile ilgili bir imada bulunmuş olduğun, konuştuğu kişinin kim olduğunu şu an hatırlamadığını, televizyonunun yemek ihalesi ile bir yemek şirketinin arasında geçen konuşma olduğunu,
Tape :1636, 13.11.2007 günü saat:17.26 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Lokman arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Lokman isimli şahsın soyadının YILMAZ olup Al Nalburiye’nin sahibi olduğunu, kendisine fakir birini yolladığını, yardım yapmasını istediğini, gelen şahsın ismini şu an hatırlamadığını,
Tape : 1689, 05.12.2007 günü saat:12.13 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Tarık…? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Tarık isimli şahsın televizyonda teknik büroda çalışan biri olduğunu, RTÜK ile ilgili bir konu ile ilgili görüşecek ve kendisine notlar söyleyecek olduğunu, bu notların o an masasında olduğunu ve bu yüzden ofisinden aramasını istediğini, çünkü o an araba kullanıyor olduğunu,
Tape : 1762, 12.12.2007 günü saat:11.44 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Bayan arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı şahsın Milli Savunma Bakanı Vecdi GÖNÜL’ün sekreteri olduğunu, bakanlığa gitmesinin uygun olmaması hususunda, gelen gidenin çok olduğunu, istediği zaman görüşemediğini, dışarıda görüşmenin uygun olacağını düşündüğünü, nizamiyeden girmek istemesinin yani kimlik bırakmak istememesi hususunda, 20 yaşındaki çocuğun ceketini çıkar, kemerini çıkar, telefonu bırak şeklinde talimat vermesinin canını sıktığı için bu yüzden nizamiyeden girmek istemediğini, bakanla hangi konu ile ilgili konuşmak istediği hususunda, özel bir konu olduğunu,
Tape :1723, 26.12.2007 günü saat:11.08 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nuri..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Uzadıkça uzayan bir konu olduğunu,
Tape :1724, 26.12.2007 günü saat:16.21 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali T…. arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Demirtaş diye bahsedilen kişinin Ali TURAN olup Business Tv’nin hukuk müşaviri ve Demirtaş elektronik şirketi olduğunu, alım satım ile ilgili görüşmüş olduğunu, telefonda söylemek istememesinin sebebinin ise ticari sır olduğu için ve telefonları dinlendiği için bu şekilde söylediğini, ne ile ilgili ücret konuştuğu hususunda, televizyonun bartır ve reklâm konusu ile ilgili yani ticari mesele olduğunu,
Tape :1767, 31.01.2008 günü saat:17.29’da Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmenin Bulgaristanlı Sedat ile ilgili olduğunu,
Tape :1770, 02.01.2008 günü saat:15.14 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırlamadığını,
Tape :1773, 03.01.2008 günü saat:11.04 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs/Sadık..? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin emekli bir hakim olduğunu, Avukat oğlunun bürosunda ortak çalıştıkları avukat Nail”in avukatı olduğunu, Onunla ilgili Bursa ilindeki mevzu olduğunu,
Tape :1739, 31.12.2007 günü saat : 15.01 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurcan……? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin Nurcan hemşire olup Balıkesir ilinde görev yaptığını, bu şahsın Yeğeninin birini bıçaklayıp ceza aldığını ve Avukat Ali Bey”in davasına baktığını, Kararın onandığını, onunla ilgili görüştüklerini, Göksel”in Nurcan hemşirenin yeğeni olduğunu, İki senelik cezalarla ilgili af çıktığını, üç sene ne şekilde beklettikleri konusunun, Avukatın söylediği bilgileri kendisine aktarması olduğunu,
Tape :1741, 02.01.2008 günü saat : 10.36 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile S… A.. arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırlamadığını,
Tape :1744, 03.01.2008 günü saat : 18.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ş.. Y.. arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Şamil YAKUT’un Kendisi avukatı olup Nail Bey ile birlikte çalışan kişi olduğunu, gideceği yeri telefonda söylemek istemesinin sebebinin güvenlik açısından söylemediğini ve Günaydın restauranta gittiklerini.
Tape :1746, 05.01.2008 günü saat : 12.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nail …? arasındaki telefon görüşmesi okunup sorulduğunda;
Nail”in avukatı olduğunu Veli”nin hemşerisi olduğunu, Televizyon imalatı ve yerli bir marka telefon imalatı yaptığını, Veli’nin bir davası ile ilgili bir araya gelmiş olduklarını, isim vermemesi istemesinin sebebi hatırlamadığını, bir abimiz diye bahsettiği şahsı hatırlamadığını, iki aydır avukat gitmeyen şahsın veli”nin söylediği ismini bilmediği ve tanımadığı kişi olduğunu,
Nispetiye mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve çatı katı Beşiktaş adresinden el konulan cd-disket-harddiskler-kasetler-fişekler-belgeler- GÜLTEKİN KESKİN adına tanzimli pasaport ve GÜLTEN TATAR adına tanzim sürücü belgesi-belgeler sorulduğunda;
Cd, disket ve harddiskler için; Hiçbir suç unsuru olmadığını, bunların 1996 yılında yapılan soruşturmada el konulan beraat ettiği davada mahkemenin iade ettiği, üst deposunda bulunan unutulmuş kalmış işe yaramaz disket ve hard disketler olduğunu, kasetlerin içeriğini bilmediğini,
Fişekler için; Ava gittiğini, ava merakı olduğunu, numune olarak geldiğini, 4 adet fişeğin ise evinde daha önce kalan ruhsatlı silaha ait olduğunu,
Belgeler için; Televizyoncu olduğundan askeri personele daha rahat ulaşabilmek için yönetim kurulu üyesi generallerden birisinin getirdiğini, Ancak hangisinin getirdiğini bilmediğini, Bunların yasak bilgiler olmadığını,
Başkalarına ait belgeler için; 13–14 sene önce şirketinde müdür olarak çalışan Gülten Tatar’a ait olduğunu, Bu kişilerin aynı kişiler olduğunu ve zamanında yanında çalıştıklarını, evrakların arasında geldiğini, ancak yenisini çıkarttığını, hiçbir şeklide kullanmadığını,
Merkez Mahallesi Sıracevizler Caddesi Saadet Apartmanı No:69 Şişli Sayılı İkametinden el konulan cd-disket-harddiskler- Gizli Kameralar–6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler-belgeler sorulduğunda;
Cd, disket ve harddiskler için; Bu adresin kiracısı olan Fevzi BIYIKLI”ya ait olduğunu, Fevzi BIYIKLI”nın akrabası, Yurt dışından ithalat yapan ve elektrik elektronik üzerine iş yapan birisi olduğunu, Şu anda Çin”de olduğunu bildiğini, Evin anahtarının kendisinde de olduğunu, bazen gidip ancak kullanmadığını,
Gizli kameralar için; gizli kamera olmadıklarını, bunların alım satımını yani ithalatını yaptıklarını, Onlardan iki tane değil bolca olduğunu, numune olup kurulu falan olmadığını, Ambalajlarında bulunmakta olduğunu,
6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler için; Bunların hepsini Çin”den ithalatını yaptıklarını, Çin”de fuarlarda topladıkları numuneler olduğunu,
Belgeler için; kara kuvvetleri atentli dokümanları bilgisayarda kendisinin çizdiğini, Kara Kuvvetlerinin ambleminin değişeceğini ve bilgisayarda bunları yaparak gönderdiğini,
Sinanpaşa Mahallesi Köyiçi Caddesi Gürün Pasajı Ergold Kuyumculuk No:42 Beşiktaş sayılı iş adresinden el konulan 6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler sorulduğunda;
6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler için; Bu iş yerinin kendisine ait olmadığını, iş yerinin Hayrullah ERTEKİN, Ediz AYDIN, Çağrı ERTEKİN adına şirket olduğunu, Bu şirketin yönetimini Kaan DUT’a bıraktıklarını, Kendilerinin iş yerine gidip gelmediklerini, Çağrı ERTEKİN”in öğrenci olduğunu, Ağabeyinin Kapalı çarşıda başka mağazaları olduğu için gelmediğini, Ediz AYDIN”ın da sene de bir hesap kontrolüne geldiğini, Bu malzemelerin de Kaan DUT’un olduğunu,
Sinanpaşa Mahallesi Köyiçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 Beşiktaş sayılı iş yerinde el konulan cd-disket-harddiskler-Ajanda- 6136sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler- -başka şahıslara ait belgeler-belgeler-cep telefonu ve sim kartlar-tarihi eser olduğu değerlendirilen materyaller sorulduğunda;
Bu iş yerinin İtalyan ortağı olan Tony VERGOVİÇ ile ortak kullandıklarını, Birde yan taraf da bir oda olduğunu, Bulgaristan da bulunan şirketinin müdürü olan İlyas KOCAARSLAN”ın kullandığını, Buralarda herhangi bir suç unsuru olmadığını, Yalnız atölye kısmında bulunan Glock marka tabancanın Abdulmuttalip TUNÇ’a ait olduğunu,
Cd, disket ve harddiskler için; sorulan malzemelerin kendisine ait olduğunu ve Suç unsuru bulunmadığını,
“NE TERÖR..!!BUNUN ADI İSYANDIR” başlıklı dokümanı kendisinin yazdığını, düşüncelerin yazdığını,
Ajandalar-dokümanlar için; Ajandaların kendisine ait olduğunu, Necip HABLEMİTOĞLU ile ilgili belgeyi internetten aldığını, Bu dökümanların çoğunun internetten mail adresine gelen dokümanlardır, Lüzumlu gördüklerini print etmiş olabileceğini,
6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilebilecek malzemeler için; Bu tabancaların kuru sıkı ve şirkete ait olduğunu, Bir tanesinin antika olup çalışmadığını, Azerbaycan ülkesinden getirdiğini, Fişeklerin kuru sıkı olduğunu, 50 adet fişeğin Ali”ye ait olduğunu, Telsizlerin iki tanesinin kendi aralarında konuşan tolki tolki olduğunu, iki tane ticari teknesinin bulunduğunu, bunlar için bulundurduğunu, Hiçbiri çıkışı olmadığını, Bir tanesinin de hava raporu için olduğunu, Gemilerde bulundurulması gereken telsizler olup Ruhsatının bulunduğunu,
Ali Osman Akat ve Arzu Taştan ait belgeler için; Bu kişilerin şirket çalışanları olduğunu ve belgelerin gerçek olduğunu, Ali Osman AKAT”ın askere gideceğini onunla ilgili durduğunu, Diğer bayan ehliyeti ve nüfus cüzdanını iş yerinin girişine cüzdan attıklarında içinden çıktığını, Pazartesi günü de nüfus müdürlüğüne gönderecek olduklarını,
Cep telefonu ve sim kartlar için; Cep telefonu ve sim kartların kendisine ait olduğunu ve Çalışanlara Anadolu”ya giderken hepsine telefon verdiklerini ve Onun için bulundurmakta olduğunu,
Tarihi eser olduğu değerlendirilen materyaller için; Bunların hiç birisinin tarihi eser olmayıp vitrin süsü olduğunu,
Akatlar Mahallesi Nispetiye Caddesi Arzu 1 Apartmanı No:2 – 27-45 kat:2/13 Grande Maisson Emlak Danışmanlık Beşiktaş sayılı iş yerinde el konulan cd-disket-harddiskler-flash dik-belgeler sorulduğunda;
Cd, disket-flash disk ve harddiskler için; Bu bilgisayarların eşi Meltem Paçacı Ertekin’ e ait olduğunu,
Belgeler için; Eşi Meltem Paçacı Ertekin’ e ait olduklarını,
Elde Edilen Ve 23 İle Numaralandırılan Cd İçerisinde Ceyhun Fikret Arat’ın, 17 Numara İle Numaralandırılmış Cd İçersinde İlter Kuşoğlu’nun, 69 İle Numaralandırılmış Cd İçersinde İstihbarat 117 Diye İsimlendirilen Bir Program İçin; Ceyhun Fikret ARAT”ın emekli tümgeneral olup özgeçmişinin olduğunu, iş ile ilgili müracaatta bulunduğunu, eski tanıdığı değerli bir komutan olduğunu, İlter KUŞOĞLU”nun Gümrük Başmüfettişliğinde çalışan kişi olup Televizyonda yayınlanması için yazılar gönderdiğini ve bu yazıların olduğunu,
İstihbarat 117 ismi verilen programının, Türk Telekomun eski 118’e programı olduğu, ama çalışmadığını ve bozuk olduğunu, Telefon aramak için internetten indirdiğini, ancak çalışmadığını,
İş yerinden ve ikametinden el konulan ajandaların içersinde “Pakistanlı tuğ general Sahad Kalenderolğu 126 nolu oda” ve ““isviçrede dr. Bülen bey oral çelik’in arkadaşı” yazısı ile ilgili; Pakistan Genel Kurmay Başkan yardımcısı olduğunu, İstanbul”da Harp akademilerinde okurken tanıştığını, Daha sonra Türkiye”ye ziyaretine geldiğinde otelde yer ayırttırdığını, Bununla ilgili olduğunu, Bülent Bey”in İsviçre ülkesinde tıbbı malzeme sattığını, Oral ÇELİK”in ise Ankara ilinde özel muayenesi olan doktor olduğunu, Kendilerinin bir tıbbı malzeme getirdiklerini ve bununla ilgili not aldığını,
Bu tüm görüşmelerinin bir iş adamı sanayi olarak iş yoğunluğunun içinde yapmış olduğu binlerce telefonlardan içinden seçilmiş suç isnat edilmeye yönelik olduğundan ailevi örf adet ve geleneklerime uymayan konulara cevap vermediğini, Yüce yargının bunları açıklamasını isterse açıklayabileceğini” beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
“Emniyette vermiş olduğu ifadesini aynen tekrar ettiğini, ERGENEKON terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alındığı VEDAT YENERER'i televizyoncu olması nedeniyle CAN ATAKLI'nın yerine televizyona almasının söz konusu olduğunu ve isminin geçtiğini, ancak yönetim kuruluna ismi sunulduğunda biografisini gördükten sonra ekonomi kanalı oldukları için Vedat YENERER’i kabul etmediğini,
Ertekin Kuyumculuk Limited Şirketinin %80 hissesine sahip olduğunu, şirketin %20 hissesinin abisi Hayrullah ERTEKİN'e ait olduğunu, Business Chanel TV'nin %80 hissesine sahip olduğunu ancak RTÜK yasasına göre %25 ten fazla hisse olamayacağı için kardeşleri arasında bölüştüklerini, ancak gerçekte %80 inin kendisine ait olduğunu, , Çin'de BALESTRA isimli elektrik elektronik ithalat şirketinin %50 ortağı olduğunu, diğer yüzde %50 hissenin Çin'li ortağına ait olduğunu, Tayland'da ISHAK SILVER şirketinin %80 ortağı olduğunu, %20'sinin Hakan ÇİÇEK'e ait olduğunu, ayrıca Balıkesir Ayvalık ilçesinde Şeytan Sofrası yolunda Süner Villarında bir yazlığı, ULUS’TA bir apartman dairesi ve 34 V 2109 PLAKALI 1998 model BMW marka aracının olduğunu, ayrıca BAĞ-KUR dan emekli olduğunu, 870 YTL emekli maaşının bulunduğunu, 0542 433 07 71 numaralı cep telefonunun olduğunu, bu ana kadar 1996 yılında bir kredi kartı kullanımından dolayı 3 ay tutuklu kaldığını, İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/187 Esas sayılı dava dosyasından yargılandığını, ancak yargılama neticesinde beraat ettiğini,
Arama sırasında ele geçirilen siyah renkli ajanda içerisinde "Nöbetçi Amiri Tuzla Da Teğmenleri 1972 Muzaffer Tekin Sarışın Tuzla'da Babası Mit'te Çalışıyordu Salih Raşit Tekin" şeklindeki not yazısı ile ilgili olarak :
Televizyonunun haber müdürü ALİ BOLKAN’ın hatırladığı kadarıyla Danıştay saldırısı sırasında Muzaffer TEKİN’in arandığı sırada, kendisini arayarak MUZAFFER TEKİN ile ilgili haber yapacaklarını, söylediğini, bunun üzerine emekli general KAYA VAROL'u aradığını, bu kişi ile ilgili bilgi sorduğunu, telefonda vermiş olduğu bilgileri not ettiğini, bu notların o notlar olduğunu,
Semih Tufan GÜNALTAY’I tanımadığını, EMRE GÜNALTAY’IN da aranıp aranmadığını bilmediğini, EMRE'nin SEMİH'in kardeşi olup olmadığını da bilmediğini, Çin'de 3 ay önce bir fuarda karşılaştıklarını ve Çin'de tercümanlık yapan MURAT KILIÇ'ın teyzesinin eşi EMRE GÜLALTAY olduğunu, kendisine “Çin'de Çin Türk İşadamları Derneği kuruyorum, bizim derneğe yardım yaparmısınız” dediğini ancak kendisinden hoşlanmadığı için kabul etmediğini,
TUNCAY GÜNEY'i tanıyıp tanımadığı onunla birlikte belge hazırlayıp hazırlamadığı ile ilgili olarak sorulduğunda:
Emniyette ilk sorulduğunda Tuncay GÜNEY’İ hatırlamadığını ancak daha sonra ajandasında ismi olduğu söylenince ajandasındaki yazıyı gösterdiklerinde hatırladığını, Tuncay Güney’in gazeteci olduğunu ve 15 yıldır görmediğini, kesinlikle birlikte herhangi bir rapor yazmadığını, 11 sayfalık rapor yazıp kendisine vermediğini, zannederse söz konusu raporun 2002 yılında yazıldığını, bu raporla herhangi bir ilgi ve alakasının olmadığını, belgenin çıktığı harddiskin kendisine ait olduğunu ancak 1996 yılından beri bu harddiski kullanmadığını, internette dolaşırken o belgeyi indirmiş olabileceğini,
www.develi.org/yonetimkurulu.html adresinde yazılı bilgilerin daha önce polis tarafından öldürüldüğü iddia edilen EVRENSEL muhabiri METİN GÖKTEPE tarafından yazılmış olan bilgiler olduğunu, böyle bir sitesinin olmadığını, bu bilgileri kendisinin girmediğini, asla bunu kabul etmediğini, bu olayla ilgili Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu,
İletişim tespit tutanakları ile ilgili olarak, 02/11/2007 tarihli "Abi Hayırlı Akşamlar, En İyi Kürt Ölü Kürttür Dr.H.Ertekin" SMS mesajı ile ilgili sorulduğunda:
Sahibi olduğu Business Channel'da bu mesajdan 2-3 gün önce Can ATAKLI”nın kendisinin haberi olmadan yabancı bir sinema filmini kürtçe altyazılı olarak yayınlattığını, 11 dakika yayında kaldıktan sonra Ankara'dan Tümgeneral YALÇIN ÖZÇER’in aradığını ve kanalına böyle bir yayının yakışmadığını söylediğini, hemen devreye girip yayını kestirdiğini, müzik koydurduğunu ve ertesi günde Can ATAKLI'nın işine son verdiğini, bunun üzerine gazetelerde Can ATAKLI'nın işine son vermesinin polemik konusu olduğunu, TSK terörle mücadele ederken böyle bir yayına müsade etmeyeceğini, yayın ahlakına uymayacağını, dikkat etmesi gerekirken böyle bir yayına izin vermesi uygun olmaz diyerek işine son verdiğini, ondan sonra PKK'dan mail adreslerine telefonlarına tehdit mesajlarının geldiğini, çocuğunu kaçıracaklarını, arabasını bombalayacaklarını belirterek ana avrat küfürlü mesajlar geldiğini, hakaret eden kişilere karşılık olarak bu mesajı EN İYİ KÜRT ÖLÜ KÜRTTÜR şeklinde gönderdiğini, ayrımcılık yapmadığını, anasına avradına küfürlerinden dolayı böyle bir karşılık verdiğini,
04/11/2007 tarihinde X şahısla yapmış olduğu görüşmedeki ERCÜMENT isimli şahsın kim olduğu ile ilgili olarak:
Şuanda kim olduğunu hatırlamadığını,
09/11/2007 tarihli GÜLER KÖMÜRCÜ ile X şahsın yaptığı görüşme ile ilgili olarak:
Öğrendiğine göre X şahıs emekli tümgeneral olduğunu, uygunsuz olmayan şeyler konuşmuş olduklarını, onlarla ilgili görüşmeye şahit olmadığını, Güler KÖMÜRCÜ'yü tanımadığını, bildiği kadarıyla Güler KÖMÜRCÜ’nün Amerika’ya çalışan ajan bir gazeteci olduğunu, görüşmedeki “BİR NUMARAYI” tanımadığını, kim olduğunu bilmediğini, herkes olabileceğini, emekli tümgeneral Rıfkı DURUSOY'u tanımadığını,
14/11/2007 tarihli Çağla GÜLEÇ ile yaptığı görüşmede DERİN DEVLET ile ilgili konuşma içeriği ile ilgili olarak:
Tamamen şaka içerikli yaptığı bir görüşme olduğunu, telefonların dinlenmesi ile ilgili olarak özel merakı olduğunu, bu nedenle öğrendiğini, Çin'de NOKİA telefonlara yüklenen bir program olduğunu ve bu program sayesinde telefonun dinlenip dinlenmediğini anlayabildiğini,
12/12/2007 tarihli Kaya VAROL ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak:
Karşılıklı olarak sohbet babında yapmış olduğu bir görüşme olduğunu,
22/12/2007 tarihli saat 22:12 de yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili olarak:
Bu görüşmeyi şu anda tam olarak hatırlamadığını ancak Tümgenaral KAYA VAROL ile yapmış olabileceğini, bu görüşmedeki "ihtilal, muhtıra" sözlerinin Kuzey Irak ile ilgili olduğunu, asker arkadaşlarla bir araya geldiklerinde bu tür konuşmalar yaptıklarını, strateji sosyal bilimlerine meraklı olduğunu, kendi yaptığı yorumlar olduğunu, başka birisini bağlayacak konular olmadığını, herhangi bir şekilde ihtilal yapılmasını muhtıra verilmesini istemiş olmadığını, böyle şeylere karşı olduğunu, demokratik düzene bağlıyı olduğunu, konuşması içerisinde geçen "Örtülü Paramız Var" tabirinin kanal için ayırmış olduğu para ile ilgili olduğunu, KONYASPOR'da Ünal KARAMAN diye bir arkadaşı olduğunu ve konuşma içerisinde geçen şahsın o olabileceğini, konuşması içerisindeki "YÖK gitti, diğerleri gitti" şeklindeki konuşmasının gazetelerde çıkan yorumlarla ilgili görüşmeler olduğunu, Aytaç Grubundan kastının Aytaç YALMAN ve grubu olduğunu, onların ihtilal yapacak olduklarını, orada bahsettiği gazetelerde çıkan olaydan ibaret olduğunu, hatırladığı kadarıyla NOKTA dergisinde çıkan haberlere ilişkin olduğunu, konuşması içerisinde geçen "psikolojik hareketa bişeyler yapalım diye kanalı aldık" tabirinden anlaşılması gerekenin ülkemizi ekonomik açıdan güçsüz gösterdiklerinden dolayı Ülkemizi sürekli terörle özdeşleştiren yayınları yapanlar olduğu için olumlu ekonomik olarak psikolojik hareket yapmak istediğini belirttiğini, KANALTÜRK'ün yaptıklarını terörist bir faaliyet olarak gördüğünü, asla tasvip etmediğini, Türkiye'nin geleceğine dinamit koyduklarını düşündüğünü,
24/12/2007 tarihindeki mesengerla görüşme yapma isteğinin eşi ile ilgili olduğunu, o gün kulaklarına ilaç damlattığını, kendisine mesenger'ı açmasını söylediğini,
31/12/2007 tarihli telefon görüşmesi ile ilgili olarak:
Bu görüşmeyi YILMAZ KIRICI ile yaptıklarını, kendisinin Ankara Etlikte eczacılık yapıp öz dayısının oğlu olduğunu, Yalçın Paşa’nın Buzines Chanel'ın yönetim kurulu üyesi olan Yalçın ÖZÇER olduğunu, Ali Beyin ALİ BARANSEL olduğunu, yönetim kurulunda bulunduğunu, kendisini müsteşarlığa yakıştırdıkları için televizyonun müsteşarı diye hitap ettiklerini, hükümetin yaptıklarını beğenmediğini, tasvip etmediğini, onlara destek verilmesi için o şekilde konuştuğunu, bu operasyonu da çok olumlu bulduğunu,
03/01/2008 tarihli EMRE GÜLALTAY ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak:
Genelde EMRE GÜLALTAY’ın kendisini aradığını, bahsettiği gibi Çin'de karşılaşmış olduklarını, EMRE GÜLALTAY’ın kendisinin iş adamı ve televizyon sahibi olduğunu öğrendiğini, böyle beni sık sık arayıp lüzumsuz yere konuştuğunu, kendisinin sadece dinlediğini, çok fazla kendisine cevap vermediğini, bahsettiği Muzaffer'in kim olduğunu bilmediğini ancak bahsettiğinin başka bir binbaşı olduğunu, Ayhan TAŞKIN'ın abisi olan binbaşı oluğunu, ailesinin avukat bulması için Çorlu Devlet Hastanesinde doktorluk yapan ablası ile birlikte geldiklerini, avukat Lütfi İŞBULAN'ı önerdiğini, gidip görüşüp görüşmediklerini bilmediğini, “Tekirdağ”dan Haber Var mı?" şeklinde bahsedilen Tekirdağ F Tipi Ceza Evinde yatanlarla ilgili bir konu olup olmadığını bilmediğini, Ayhan DAŞGIN'ın abisinin Tekirdağ'da değil de burada bir askeri cezaevinde yattığını bildiğini, Muzaffer'in mahkemesi olarak bahsedilen Muzaffer TEKİN'in mahkemesi olacağını zannetmediğini, Muzaffer TEKİN'i tanımadığını, herhangi bir yakınlığının olmadığını, bundan yaklaşık 14-15 yıl önce Bahadır TETİK isminde Kurmay Albay olarak görev yapan arkadaşını bir defa telefonda Muzaffer isminde birisiyle görüştüğünü, o dönemde Azerbeycan'da inşaat işi yapmayı düşündüğünü, Muzaffer'in de müteahhitlik yaptığını kendisine anlattığını, belki birlikte Azerbeycan'da iş yaparız düşüncesi ile tanıştırmak istediğini, telefonda kendisine bir merhaba dediğini, kendi telefonu ile değil de Albayın telefonundan Muzaffer TEKİN ile bir görüşme yaptığını, onun dışında yüz yüze bir konuşma yapmadığını, onun davası takip edecek bir yakınlıklarının olmadığını, görüşmede geçen "Kasımpaşalı" tabirinden uzun boylu, Recep Tayyip ERDOĞAN'a benzeyen elinde tespihle dolaşan eczanenin yanında bulunan bir şahıs olduğunu, Kasımpaşalı'dan kastının Başbakanımıza karşı herhangi bir saygısızlığının söz konusu olmadığını,
03/01/2008 tarihli Y…Ö.. ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak:
Bu görüşmede BOP komutanı olarak bahsettiğinin Büyük Ortadoğu Projesi komutanı Yaşar BÜYÜKANIT Paşa olduğunu, o gün Diyarbakır da patlayan bomba sonucunda çocukların nasıl parçalandığını gördüğünü, duygulandığını, bu konuşmayı ağlayarak yaptığını, heyecanla söylemiş olduğu tabirler olduğunu, densizlik yapmış olduğunu, yoksa Diyarbakır Belediye Başkanını öldürecek falan olmadığını, orada kastettiğinin teröre destek verenler olduğunu,
22/01/2008 tarihli görüşme ile ilgili olarak:
Bu görüşmeyi yurtdışından geldikten sonra, (Çin'den) gazeteleri okuduktan sonra soy ismini hatırlamadığı Emekli Başkomiser Bayram isimli şahısla yaptığını, “Ercüment Gelirse Herşey Düzelir” şeklinde O’nun söylediğini, Ercüment dediği kişinin Ankara Emniyet Müdürü Ercüment YILMAZ olduğunu, “Ercüment Gelirse Düzelir Her şey” dediğinin terörü Ercüment'in bitireceği konusu olduğunu, "Veli Küçük, Meli Küçük Alınmış" şeklindeki konuşmalarının gazeteden okuduğu haberin içeriğini doğrulatmak için yaptığı bir görüşme olduğunu, daha doğrusu yorumunu almak istediğini, O’nu da “Daha Sonra Görüşürüz” dediğini, “telefonlar dinleniyor” şeklindeki uyarmasındaki kastın Ercüment'in ismini zikrettiği takdirde yıpranır şeklinde hatırlattığını, çünkü emniyette bir çekişme olduğunu, ondan dolayı bu şekilde konuştuğunu,
Emniyet ifadesinde ERCÜMENT'i hatırlamadığını söylediği kendisine hatırlatılarak tekrar sorulduğunda;
Nezarette sabaha kadar bunu düşündüğünü, Ercüment diye iki arkadaşının olduğunu birinin Ankara Emniyet Müdürü, diğerinin de otomobil yedek parça imalatçısı olan Ercüment olduğunu, onu tanımaz diye bu yorumu getirdiğini, ayrıca onun terörle de bir ilişkisinin olmadığını, işadamı olduğunu,
Görüşme içinde geçen CEMAL'in kim olduğu ile ilgili olarak:
BAYRAM oğlu olup askerde olduğunu,
22/01/2008 günü saat 12:26 da KÜRŞAT isimli şahısla yaptığı görüşme ile ilgili olarak:
Kürşat Paşa’nın emekli general Kürşat ATILGAN olup halen MHP Adana milletvekili olduğunu ve yaptıkları samimi bir görüşme olduğunu,
Konuşmanın içeriğinde "…ELLİ ALTMIŞ KİŞİ ALDILAR, KEMALİ FALAN ALDILAR, HİÇBİR ŞEY OLMAZ, ÖYLE BİR ÖRGÜT MÖRGÜT YOK, ŞİMDİ NE OLACAK... KAFALARINA GÖRE ŞEY ÇİZİP GİDİYORLAR... VELİ KÜÇÜK SİLAHLI KUVVETLERDE ÇOK SEVİLEN BİR ADAM DEĞİLDİR... KENDİ BAŞINA ÇALIŞIYOR…" şeklindeki sözleri ile neyi kastettiği sorulduğunda;
KEMAL olarak bahsettiğinin medyadan eylem falan yapan ve memleketi meşgul eden Kemal KERİNÇSİZ olduğunu, bunların akıllı adamlar olmadığını, örgüt olamayacaklarını olsa olsa mafya olabileceklerini, onu kastettiğini, milliyetçiliği kendi kafalarına göre yapıyorlar dediğini, aslında milliyetçiliğin vatana millete faydalı olmakla olur demek istediğini, Silahlı Kuvvetlerden görüştüğü ve aldığı izlenime göre VELİ KÜÇÜK'ün SEDAT PEKER’le şunla bunla, illegal işlerle uğraşan kişilerle meşgul olan bir kişi olarak bir generale yakışmayacağını düşündüğü tavır içinde olduğunu değerlendirdiğini, onun için bu şekilde söylediğini,
22/01/2008 tarihinde Hayrettin ALP ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak:
Hayrettin ALP’in Bakırköy sahiline giderken Yedikule'de Onbaşılar Ocak Salonu isminde kebap salonu işleten şahıs olduğunu, onla yapmış olduğu görüşmede "Reisim" şeklinde birbirimize hitap ettiklerini, yani Reislikten kastının Belediye Başkanlığı olarak anladığını, Drej Ali'yi Sami HOŞTAN’ı gazeteden okuduğunu, kendilerini tanımadığıni Veli KÜÇÜK'ün uyarılmasını “İKAZ ETTİK” şeklinde söylemiş ise de Genelkurmay'dan düzgün insanların kendisini ikaz ettiğini ima etmek istediğini, yoksa kendisinin ikaz etmesinin söz konusu olmadığını, televizyonun yönetim kurulu toplantısı sırasında emekli paşaların kendisini ikaz ettikleri konusu açıldığını, o zaman böyle bir konu konuşulduğunu duyduğunu, yoksa kendisini ikaz etmesinin uyarmasının söz konusu olmadığını, görüşme içinde geçen insan kaçakçısı İsmail’in işyeri sahibi olup, yanında çalışan Nilüfer ismindeki kızın o yeri müşterisine kiralamak istediğini, onla ilgili araştırma yaparken oradakilerin insan kaçakçısı İsmail dediklerini, öyle bir konuşma geçtiğini,
Veli KÜÇÜK'ün normal insanlarla gezmediğini, Muzaffer TEKİN'le, Sedat PEKER'le illegal işlerle uğraşan kişilerle adının anıldığını gördüğü için o şekilde konuştuğunu,
22/01/2007 tarihinde saat 19:31'de X şahısla yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak:
Bu görüşmeyi Korgeneral Ethem ERDAĞ ile yaptığını, konuşmasının hala arkasında olduğunu, ERGENEKON soruşturması kapsamında gözaltına alınan kişilerle ilgili yaptığı konuşmaların doğru olduğunu, bu kişilerin sözde ülkücü geçinip ceplerine çalışan kişiler olduğunu, bunları tasvip etmediğini söylediğini, bu görüşlerimden dolayı bu soruşturmada olmamam gerekiyor diye düşündüğünü,
24/01/2008 tarihli NURETTİN isimli şahısla yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak:
Bu görüşmeyi MİT'çi Nuretin A… ile yaptığını hatırladığını, bir akrabasının Beşiktaş Adliyesine getirildiğini, ona yardımcı olmak için Avukat Lütfi İŞBULAN 'ı avukat olarak ayarladığını, gerisini bilmediğini,
24/01/2008 tarihli saat 12:37’de NURETTİN isimli şahısla yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak:
Çok fazla Beşiktaş Adliyesinde görünmek istemediğini, çünkü kendisini tanıyacaklarını, Beşiktaş'ta Simit Sarayının olduğu binanın sahibi olduğunu, elektrik elektronik satan marketinin olduğunu, cep telefonu sattığını, adliyenin içinde iş adamı olarak pek fazla görünmek istemediğini, o nedenle söylemiş olabileceğini, çok fazla görünmek istemediği için bu şekilde konuştuğunu,
25/01/2008 tarihli saat 10:18’de NURETTİN AKEL isimli şahısla yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Orada da Nurettin’in tutuklanan yakını için Bayrampaşa Özel Tip Cezaevinde 1996 yılında tutuklu olarak kalırken tanıdığı ve kendisine oğluna iş bulmada yardımcı olduğu Baş Gardiyan Selahatin KARABOĞA'nın Nurettin'e yardımcı olması için ismini verdiğini, tutuklanan kişinin ismini bilmediğini, öğrendiğine göre Selahattin isminde otelcilik yapan bir şahıs olduğunu öğrendiğini, ancak soyadını şuanda bilmediğini, Nurettin AKEL’in bundan yaklaşık 3 ay önce MİT’ten emekli olduğunu, Selahattin'in otelinde müdür olarak çalıştığını, bu nedenle yardım istemiş olduğunu, bunu adliyeye geldikten sonra avukatının telefonuyla görüşüp öğrendiğini, yardımcı olduğu Selahattin ismindeki şahsın ERGENEKON soruşturması ile hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, kesinlikle Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile ilgili hiçbir yardımda bulunmadığını, avukat olarakta Lütfi İ..’ın Selahattin'e hiçbir hukuki yardımda bulunmadığını, çünkü daha önce kendisine bu davayı incelemesi için dosyayı götürdüklerini, ücret konusunda anlaşamadıklarını, o nedenle Lütfi’nin de kendilerine yardımcı olmadığını, başka bir avukat yardımcı olmuşsa da bilmediğini,
31/01/2008 tarihinde NURİ ismindeki kişi ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmeyi yaptığı şahsın Mardin'li NURETTİN bey olduğunu, davaya konu olan şahsın kim olduğunu bilmediğini, avukat NURETTİN’ in kendisinden yabancı bir kişi cezaevinden tahliye olduktan sonra nasıl bir işlem yapılıyor diye emniyetçilerden sormasını istediğini, bunun üzerine yabancılar şubesini aradığını, anlatılanları Avukat Nurettin’ e ilettiğini, özel olarak bir kişiyi aramadığını, yabancılar şubesini arayıp, çıkan bayana sorduğunu,
13/02/2008 tarihli yapmış olduğu görüşme içeriğindeki "ONLAR SAHTE ERGENEKON, BİZ HAKİKİ ERGENEKONUZ... PROJENİZDEN VAZ MI GEÇTİNİZ, BEKLEYİN YAKINDA TANKLARI GÖRÜRSÜNÜZ, TANKLAR GELİYOR MU YOKSA TANKLAR GELİYOR, GÖRÜRSÜNÜZ, YANİ BAYKAL BOŞUNA İPE GİDECEKSİNİZ DEMİYOR..." şeklindeki sözleri ile ilgili olarak sorulduğunda;
Burada “Hakiki ERGENEKONuz” derken gerçek çalışan, Ülkesine yararlı olan işadamları olarak kendilerini kastettiğini, “TANKLARI YAKINDA GÖRÜRSÜNÜZ” demesindeki amacın da tankların Kuzey Irak'a gireceğini ima etmek için kullandığı söz olduğunu,
20/02/2008 tarihinde Kurtuluş ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmeyi Düzce'li parfüm imalatı yapan Çetin HORASAN'ın kardeşi Kurtuluş HORASAN ile yaptığını, o gün Fenerbahçe'nin Sevilla maçının olduğunu, arabasını otoparkçı olan soyisimini hatırlamadığı ALİ’ nin kullandığını, maça Cengiz SÜNERİN (EMEKLİ ALBAY) ile birlikte gittiklerini, stada girerken kapıda Eskişehir Alay Komutanı Zafer CENGİZ ile buluştuklarını, yolda maça giderken kendisini Çetin HORASAN’ ın aradığını, kardeşi KURTULUŞ'un İstanbul Ümraniye'de Çavuşpaşa karakolunun bulunduğu yerde alkollü araç kullanırken görevli jandarma ekibi tarafından yakalandığını, ehliyetine el konulduğunu, kendisine yardımcı olmasını, tanıdığının olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de bir saat sonra aramasını çünkü maça gittiğini, orada tanıdık birisiyle buluşacağını ve kendisine yardımcı olacaklarını söylediğini, bunun üzerine kendi telefonundan KURTULUŞ'u aradıklarını, nerede olduğunu sorduğunu, Çavuşpaşa karakolunda olduğunu söylediğini,
Konuşma içeriğinde "HEMŞERİSİYİM KURTULUŞ HORASAN, KURTULUŞ ŞEY SEN ŞEYİN BEN ŞİMDİ ÇETİN'İN ARKADAŞIYIMDA ALİ, ALİ BEN NERDESİN" şeklindeki konuşmanın okunup kendisini ALİ olarak tanıtıp tanıtmadığı ile ilgili olarak sorulduğunda;
Belki de kendisinin aramadığını, ALİ’ nin aradığını,
Devamla "HE ŞEYİ SEN EVET SEN EVET HAYIR DE ŞEYE O KİMLİĞİN ŞEYİ ÇIKTIMI BELLİ OLDU MU" şeklinde neyi sorduğu ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu arada Jandarma Trafikle görüştüğünü, hem alkollü yakalandığını hem de ehliyetini ibraz edemediğini öğrendiğini, Jandarma timinin kendisine ehliyeti çıkarması lazım dediği için KİMLİĞİN ŞEYİ ÇIKTIMI şeklinde sorduğunu,
Devamla "HA BİSEY YOK DEĞİLMİ O ŞEYİN SÖYLEMEMİŞ SANA ORAYA BU SÖYLE ADINI ÇEK VARDI YA SENİN ÇEKİNDE DOLAYI BİR ARANMAN VARMIŞ" diye sorduğunu, KURTULUŞ’ un "KESİNLİKLE YOK ÖYLE BİRŞEY" şeklinde cevap verdiğini,
22/10/2008 tarihinde saat 22:10'da KURTULUŞ ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmeyi kendisinin değil yanında beraber maç izledikleri Eskişehir Alay Komutanı Albay ZAFER CENGİZ’ in yaptığını, orada "EHLİYETSİZ CEZA YAZACAKLAR, HERHANGİ BİR ŞEY KONUŞMA KİMSEYLE TAMAM" şeklinde konuşan kişinin ZAFER ALBAY olduğunu, daha sonra aynı şeyleri konuştuğunu, normalde ehliyet olmadığı zaman aracın bağlanması ve ehliyetsiz araç kullananın trafik mahkemesine çıkarılması gerekiyor diye bildiği için Çavuşpaşa Karakoluna gittiklerinde nöbetçi subayı ile görüştüğünü, nöbetçi subayın trafik ekibini oraya çağırdığını, ehliyeti bulunmadığı için alkollü araç kullanmaktan ceza kestiklerini, ayrıca ehliyetine el koyma zaptı düzenlediklerini, ancak ehliyetinin o anda olmadığını, ertesi gün ehliyeti getirip bize teslim edin dediklerini, çünkü ehliyeti varmış gibi işlem yaptıklarını, çünkü bilgisayardan ehliyetinin olduğunu çıkarttıklarını, aracı ve şahsı kendisine teslim ettiklerini, kendisinin de kardeşleri gelince onlara teslim ettiğini,
20/02/2008 tarihli saat 22:37'de Eskişehir'deki komutanla yapmış olduğu gizli numara ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin yukarıda anlatmış olduğu beyanlarıyla çelişki teşkil ettiğinin görülmesi üzerine, tekrar "KOMUTANIM ESKİŞEHİRDEMİSİNİZ, ESKİŞEHİRDE ESKİŞEHİRDE İYİ YA KOMUTANIM YA BEN SİZİ BİR RİCA İÇİN ARADIM... " şeklindeki konuşmada kendisine yardımcı olduğunu iddia ettiği ZAFER albayın Eskişehir de olduğunu beyan ettiği ile ilgili olarak sorulduğunda;
Zafer Albay’ın Eskişehir'de olmadığını, İstanbul’da olduğunu, niçin Eskişehir'deyim dediğini anlayamadığını, kendisinin izin almadan gelmiş olması halinde kendisine bu şekilde söylemiş olabileceğini, maça 68.dakikasında stadın önünde buluşarak beraber girdiklerini, aslında ALİ ile birlikte Beşiktaş'tan maça gittiğini, stadın girişinde Cengiz Albayla buluşacaklarını, ZAFER ALBAY’ın yani Eskişehir Alay Komutanının sürpriz yaptığını, CENGİZ' in yanında onun da olduğunu, telefon açtığında henüz buluşmadıklarını, kendilerinin Fenerbahçe Orduevinde yemek yiyip oraya geldiklerini,
21/02/2008 tarihinde M.. E…E… ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmeyi İstanbul Ayazağa Kolordu Komutanlığından emekli olan Mustafa E.. E… ile yaptığını, Mustafa E… E…’nın Elazığ da görev yaparken askeri alım ihalelerinde inşaat ile ilgili bir konuda soruşturma geçirmiş olduğunu, 250 YTL para cezası aldığını, bu kararı temyiz ettiğini, davasını Ankara'daki avukat arkadaşı ALİ T..’ın takip ettiğini, Ali T..’ ın aynı zamanda televizyonlarının hukuk müşavirliğini yaptığını, kendisinden almış olduğu bilgileri MUSTAFA E.. E…’ na aktardığını, görüşmenin bu konuyla ilgili olduğunu,
22/02/2008 tarihi saat 07:57'de Kaan DUT'a göndermiş olduğu "YUKARI BİZE AİT DEĞİL DE ATÖLYE DE ÇEKMECEDE ALİ'YE AİT BİRŞEY VAR ONU YOK ET" şeklindeki SMS mesajı ile ilgili olarak sorulduğunda;
Kaan DUT’un, kendisinin abisi olan Hayrullah ERTEKİN, Ediz AYDIN ve Çağrı ERTEKİN' in ortak olduğu Beşiktaş'taki ERGOLD Kuyumculuk dükkanının sorumlusu ve işleticisi olduğunu, ALİ ' in de üst katta kuyumcu atölyesi olan ABDULMUTTALİP TONÇ olduğnu, mesajda bahsettiği yok edilmesini istediği şeyin ALİ olarak bahsettiği ABDULMUTTALİP TONÇ' un atölyesinde çekmecedeki GLOCK marka ruhsatsız tabancanın olduğunu, polis arama yapacak pasajı açın diye ALİ'yi aradığında silahının olduğunu söylediğini, bunun üzerine KAAN'ı uyarma gereği hissettiğini, KAAN'ın cep telefonundan polislerin "ne mesela" şeklinde mesaj çektiklerini, kendisinin de telefonla arayarak "SİLAH" dediğini,
Ruhsatlı veya ruhsatsız herhangi bir silahının bulunmadığını, ele geçirilen GLOCK marka tabancanın ABDULMUTTALİP TONÇ'a ait olduğunu, kendisinin PKK itirafçısı olup Devlete bağlı birisi olduğunu, komutanlarının söylemesi üzerine kendisine pasajın içinde küçük bir oda verdiğini ve tezgah kurduğunu, fabrikasından bir usta getirip kendisine iş öğretmelerini söylediğini ve kuyumculuk işini öğrendiğini, kaynak ve cila işlerini yapabildiğini, üç tane çocuğu olduğunu, bir tanesinin gözünün kör olduğunu, Dünya Göz Hastanesinde tedavi ettirdiğini, ayrıca kendisinin kırık dişlerini yaptırdığını, insanlık namına kendisine oğlu ile birlikte yardımcı olduklarını, silahın Abdulmuttalip TONÇ’ da olacağını hiç tahmin etmediğini, kendisinin silah alabilecek kadar parasının olmadığını, Ümraniye'de amcasının yanında kaldığını bildiğini, haftada 100 YTL kadar kazandığını, 70 YTL sini eşine memleketine gönderdiğini, diğer silahın da KAAN DUT' a ait olduğunu, KAAN’ ın ERGOLD kuyumculuk yönetimini yapan müdür gibi kasa anahtar bütün işlerden sorumlu olduğunu, yanında çalışmadığını, hiçbir alakasının bulunmadığını, babasını güvenilir birisi olarak tanıdığını,
Yukarıda ERKUT ERSOY' u tanımadığını beyan ettiği halde arama sırasında ele geçen Yapı Kredi isimli ajandanın içerisinde "ÖZEL BÜRO 0543 533 17 69" numaralı telefonun yazılı olduğu ve bu telefonun soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ERKUT ERSOY'a ait olduğunun hatırlatılarak sorulması üzerine;
İnternette google'de enternetgrup adı altındaki grupta Atatürk, 120 Kasım, Cumhuriyet gibi konularda yazı yazdığını, daha sonra kendisine www.ozelburo.com adresinden içeriğinde Atatürk' e hakaret olan bir mail geldiğini, "SİZ KİMSİNİZ NASIL ATATÜRK'E HAKARET EDERSİNİZ" diye cevap yazdığını, gelen cevapta da "ADRESİNİ VER BİZ SANA ANLATALIM " dediklerini, adresini ve telefon numarasını yazıp ergold@superonline.com E-mail adresimden info@ozelburo.com adresine gönderdiğini, onlarında kendisine telefon açtıklarını, "sana gelecez, gösterecez, kafana sıkacaz" dediklerini, bu olayın yaklaşık 3 yıl önce 2005 yılında ajandanın yazılı olduğu sayfadaki günde gerçekleşmiş olduğunu, o sırada c/arpozelburocom yazdığını, bu arp sini bulduğunu, email adresini bulduğunu, ayrıca bu sitenin servis sağlayıcısına ulaştığını, Kanada firmasını aradığını, onlara "Bu Site İle İlgili Bir Arıza Var, Tamir Edilmesi Gerekiyor, Fakat Ben Şuanda Yardımcı Olamıyorum, Bana Yardımcı Olurmusunuz" dediğini, servis sağlayıcı firma ile görüştükten sonra çek etmem lazım dediğini, bilgilerini sorduğunu, bu bilgileri kendisine verdiğini, teşekkür edip kapattığını, sonra telefonu kaydettiğini ve bu numarayı aradığını, özel büro olup olmadığını sorduğunu, arayan kişilerin onlar olması durumunda söylediklerini iade ettiğini söylediğini, kendileri ile bir bağlantısının olmadığını,
SEDAT PEKER'i tanıyıp tanımadığı, kendisi ile bir ilişkisi olup olmadığı ile ilgili olarak sorulduğunda;
SEDAT PEKER'i tanımadığını, kendisi ile yüz yüze veya telefonla görüşmediğini, ancak bundan yaklaşık 8 veya 10 yıl önce tam uçağa bineceği sırada birisinin cep telefonundan arayarak SEDAT PEKER olduğunu söylediğini, inanmayıp telefonu kapattığını, o sırada Ankara'ya gittiğini, uçağa biniyorum deyip kapattığını, internette Sedat PEKER’in fikir alışverişinde bulunduğu kişiler Hayretin ERTEKİN, Veli KÜÇÜK, Korkut EKEN ve Yavuz KAYRAL şeklinde çıkan haber üzerine Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca Fatih 1.Asliye Ceza Mahkemesine tekzip için başvurduğunu,
Arama sırasında evinde ele geçirilen 22 nolu CD içerisindeki SEDAT PEKER ile birlikte bir şahsın elinde silah ve Türk bayrağı olan şahsın kim olduğu ile ilgili olarak sorulduğunda;
SEDAT PEKER'i basından tanıdığını, o şekilde teşhis ettiğini, elinde silah olan şahsın kim olduğunu bilmediğini, bu CD’nin depodan çıktığını, yeni olan birşey olmadığını, 1996 yılında gözaltına alındığında bilgisayar ve diğer malzemelerin adli emanete alındığını, daha sonra çuval içinde iade ettiklerini, belki emniyette veya adli emanette karışıp yanlışlıkla iade edilmiş olabileceğini, böyle bir CD hatırlamadığını,
27/10/2007 tarihli EMRE GÜLALTAY ile yapmış olduğu görüşmede geçen "KENDİSİNİ ÖZLEDİĞİ YÖNÜNDEKİ" beyanları ile yukarıda kendisinden hoşlanmadığı ve görüşmek istemediği konusu hatırlatılarak sorulduğunda;
EMRE’nin kendisinden 28 yaş küçük olduğunu, onu çocuğu gibi gördüğü için bu şekilde konuşmuş olabileceğini,
06/11/2007 tarihli Emre GÜLALTAY ile yapmış olduğu görüşme okunduğunda orada "DAVA MAHKEMEDE, KİLİT İFADE VERECEK BİR ADAM VAR, BUNUN DA ÇEKTEN MAL BEYANI VARMIŞ" dediği, sizin de "DOĞRUDUR GBT ÇEKİYORLAR, AMA BİZ GÖTÜRÜRÜZ ONU, GELSİN BİZ GÖTÜRÜRÜZ" şeklinde beyanda bulunması EMRE GÜLALTAY'ın yakalamalı olarak aranan bir şahıs olduğunu bildiği halde Beşiktaş Adliyesinde bulunan davası ile ilgili KİLİT İFADE VERECEK ŞAHSIN KİM OLDUĞU VE KENDİSİNİ NİÇİN EMRE'YE YARDIMCI OLDUĞU sorulduğunda;
Emre’ye yardımcı olmak gibi bir durumunun olmadığını, burada Murat'ın akrabası olması cihetiyle EMRE'nin böyle bir çeki ödemesini Murat’ın istediğini, EMRE'nin yakalamalı olduğunu bilmediğini, yoksa yardımcı olmayacağını,
13/11/2007 tarihli EMRE GÜLALTAY ile yapmış olduğu görüşme okunduğunda ve orada "EMRE'NİN YARIN MAHKEMEM VAR ABİ" dediği kendisinin de "BİLİYORUM, HABERİM VAR, HEPSİNDEN HABERİM VAR, O ADAM GELMEDİ, O ADAM İFADE İÇİN GELMEDİ, BEN SÖYLEDİM ORAYA" şeklinde konuşması hatırlatılarak kendisinin davadan haberdar olduğunun anlaşıldığı kendisine tekrar okunarak sorulduğunda;
Emre GÜLATAY'ın eniştesi olan ve Çin'de tercümanlığını yapan aynı zamanda komşusu olan MURAT KILIÇ'tan bunun davası olduğunu öğrendiğini ancak yakalaması olduğunu bilmediğini, ifade verecek adamı da bilmediğini,
19/12/2007 tarihli Hakan ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
HAKAN’ın soy ismini bilmediğini, konsolosluklarda vize alma işleri ile uğraştığını ve askere gidecek olduğunu, yanındaki komutanlara bu çocuk askere gidecek iyi bir yere verin komutanım dediğinden O’nun da kendisine “KOMUTANIM” diye hitap ettiğini,
27-28/12/2007 tarihlerinde Emre GÜLALTAY ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Emre’nin sık sık kendisini aradığını aslında Katar'a falan gittiğinin olmadığını, cebinde parasının olmadığını, gittiğine inanmadığını, Kayseri’den hemşerilerinin geldiğini, oradan dönerken kendisini aradığını,
01/02/2008 tarihli Emre GÜLALTAY ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Belirttiği gibi Çin Türk İşadamları Derneği kurmalarını söylediğini ve para istediğini ancak kabul etmediğini, boş konuştuğuna inandığını, telefonu bir kenara koyup ne konuştuğunu bile dinlemediğini,
05/01/2008 tarihli EMRE GÜLALTAY ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Telefonundan Sedat KILIÇ’ın karşı tarafta abisi MURAT ile yaptığı görüşme olduğunu, "tozları aldın mı" şeklinde bahsettiği tozun sucuk yapmakta kullanılan baharat karışımı olan numunelik 20 kg lık Çin'e götürdüğü toz olduğunu, ilk defa SEDAT'la o gün Yeşilköy Havalimanında tanıştıklarını,
Süleyman ÖNALAY’ı tanımadığını, Erhan DAŞGIN'ı Ayhan DAŞGIN'ın abisi olarak tanıdığını, Binbaşı olduğunu bildiğini, bahsettiği gibi kardeşi Çorlu'da doktor ile birlikte geldiklerini, bir avukata yönlendirdiğini ama şuanda hangi avukat olduğunu hatırlamadığını,
28/12/2007 tarihli görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Ayhan DAŞGIN’ın AVEA'da alım işlerine bakan kişi olduğunu, elektronik işi yaptığı için kendisi ile tanıştıklarını, abisi olan Erhan Binbaşı’nın Özel Kuvvetlerde görev yaparken bir suç işlemiş olup halen Askeri Cezaevinde tutuklu olarak bulunduğunu ve Beşiktaş 13. Ağır Ceza Mahkemesinde davasının devam ettiğini, Ayhan’ın kendisinden avukat bulmasını istediği için sadece kendisine yardımcı olmak istediğini,
02/01/2008 tarihli saat 16:11'de AYHAN DAŞGIN ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
"ŞİMDİ BEN KONUŞTUM KOMUTANLARLA, ŞEYİN K.. BEY'LE GÖRÜŞÜLECEK DİYECEKLER ŞEYE YANİ ORAYA GİDECEKLER, NORMAL TELEFONUN YOK MU SENİN, BENİ BAŞKA NUMARADAN ARASANA, BU NUMARA DİNLENİYOR DA" şeklindeki konuşması okunduğunda:
Orada komutanların bir araya gelip, avukatla da buluşup mahkemeye nasıl bir dilekçe yazılacaksa yazmalarını söylediğini, telefonda cızırtı olduğu için normal telefondan konuşmasını söylediğini,
24/10/2007 tarihli görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmeyi bir general ile yaptığını, ancak ismini şuanda hatırlamadığını, Güneydoğu da meydana gelen olaylardan dolayı duyduğu üzüntü nedeniyle yapmış olduğu duygusal bir görüşme olduğunu, BUZINESS TV'ye iki emekli tümgeneral YALÇIN ÖZÇER ve RIZA KÜÇÜKOĞLU'nu getirdiğini, ancak RIZA PAŞA hükümet aleyhinde konuşmalar yapınca kendisinin işine 1 ay önce son verdiğini,
13/11/2007 tarihli görüşmeler ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu görüşmelerde geçen Semih SADİ, BUZINESS TV nin ortağı olduğunu, ismi geçen Fatih’in avukat Fatih VOLKAN olduğunu, Meltem’in de kanalda çalışan soy ismini hatırlayamadığı mali işlere bakan kişi olduğunu,
Ortağı Semih SADİ’nin internette kumar oynatmaktan gözaltına alındığını, SAMİ KILIÇ’ın Kayseri'den hemşerisi olduğunu, tekstil işi yaptığını, ortağına yardım etmesi için aradığını, Sultanahmet adliyesinde olduğunu söylediğini, bir hafta yattıktan sonra tahliye olduğunu, ortağının kurtulduğunu, Hakan AYGÜN’ün genel yayın yönetmeni olduğunu, Semih SADİ ile ilgili davanın hala İstanbul Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesinde tutuksuz olarak devam etmekte olduğunu, .
16/11/2007 tarihinde Savcı O.. ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Ortağını cezaevinde iyi bir yere koymaları için yaptığı bir görüşme olduğunu, şuanda hangi Savcı olduğunu hatırlamadığını, yine ayrıca Bayrampaşa cezaevinde görev yapan 2. müdür Ramazan, gardiyan Selahattin KARABOĞA, gardiyan Hamdi ile ortağı Semih SADİ için aramış olabileceğini,
26/11/2007 tarihli görüşmeleri ile ilgili olarak sorulduğunda;
Pınar’ın Konyaspor teknik direktörü ÜNAL’ın eşi olduğunu, Ünal KARAMAN’ın yeğeninin kısa dönem erlik sınavına girdiğini, yardım istediklerini, Ankara'dan ASAL'dan tanıdığı kişileri aradığını, şuanda ismini hatırlamadığını ve Balıkesir'e tayini yaptığını,
07/12/2007 tarihli görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Mehmet DALMAZ’ın Kayseri'den hemşerisi olduğunu, yaşlı saygıdeğer bir insan olduğunu, askerlikle ilgili bir şey öğrenmek için sormuş olduğunu, yardımcı olduğunu,
Adil TİMURTAŞ'ı tanımadığını, ancak Ümraniye Cezaevinde yatıyor olduğunu, eşiyle genç bir erkek kişinin kendisine geldiklerini, daha doğrusu gardiyanın kendisine yolladığını, ismini hatırlamadığı bir gardiyanın gönderdiğini, “Hayrettin baba kişidir, size yardımcı olur” dediğini, kadının elinde bir parça peynir alıp geldiğini, kendilerine yardımcı olmasını avukat bulmasını istediklerini, ancak yardımcı olamadığını, ceza aldığını duyduğunu, hatta yanında getirdiği Ertan isimli şahsa yol parasını vererek götürmesini söylediğini,
20/11/2007 tarihli görüşme ve içeriğindeki küfürleşmeler ile ilgili olarak sorulduğunda;
Nurettin adındaki şahsın Nurettin AKEL olduğunu, niye o şekilde küfür ettiğini anlayamadığını, zannederse sarhoş olduğunu,
30/11/2007 tarihli MUSA ile yaptığı görşümede "KONYADA OYNUYORLAR, DOĞRU, İYİ ŞEYİ VERDİ ABİ, BURSA YA VERDİ BİLİYORSUNUZ, YANİ KONUŞULDUĞU GİBİ, ÖBÜR DEVREDE İKİNCİ YARIDA İNŞALLAH ŞEYLİK YAPMAZ, SAMET ABİ" şeklindeki görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Görüşme yaptığı kişinin Musa ÖZTÜRK olduğunu, rahmetli Turgut ÖZAL'ın korumalığını yapan emekli emniyet müdürü olup Ankara'da yaşamakta olduğunu, futbolla herhangi bir ilgisinin olmadığını, gırgır ve espiri olsun diye yaptıkları bir görüşme olduğunu, Samet ABİ'ni de Samet AYBABA olduğunu,
19/12/2007 tarihli ŞEYHMUZ/HAKAN ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Kendisine komutanım diye hitap eden, konsolosluklarda vize işlerini takip eden soy ismini bilmediği Hakan isimli şahıs olduğunu, Ali AKAT ile birlikte Çin'e gideceklerini ancak Ali'nin vize formunda yanlış yazıldığını, Ali diye hatırladığını, Ali Osman olabileceğini, yanlışlıkla Hakan yanlış yazdığından geri gelip düzelttiklerini, Şeyhmuz diye birisini hatırlamadığını,
26/10/2007 tarihli yemekle ilgili yapılan görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Orada “GATA'nın yemek ihalesi olacak bize yardımcı olun” dediklerini, arayan kişinin televizyonun yemeğini veren şirketin sahibi olduğunu, GATA'da görev yapan, Tuncay Paşa, Çetin Paşa ve Hikmet Paşa'nın isimlerini verdiğini, kendisini referans göstermesini söylediğini,
05/12/2007 tarihli TARIK ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Tarık’ın soy ismini hatırlayamadığını, televizyon programı yapacaklarını, BUZINESS TV'de KOBİ'leri anlatan bir program yapacağını, onunla ilgili bir görüşme olduğunu,
12/12/2007 tarihinde yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Mili Savunma Bakanlığı Özel kalemi ile yapmış olduğu görüşme olduğunu, orada Genelkurmay'a Kuzey Kapısından girdiği zaman kimlik bırakmak zorunda kaldıklarını, Bakanlığın ön kapısından girince kimlik bırakmadıklarını, o nedenle orada buluşmayalım başka yerde buluşalım dediğini, Genelkurmay'dan giriş yaptığı zaman orada çok arkadaşının olduğunu, onlara uğramadığı zaman ayıp olur düşüncesi ile o kapıdan girmek istemediğini, Bakanla yapacağı görüşmenin özel bir görüşme olduğunu,
26/12/2007 tarihli görüşmeleri ile ilgili olarak sorulduğunda;
Orada "ABİ TELEFONDA SÖYLEMİYEYİM BENİ SABİT TELEFONDAN ARA KONUŞURUZ" şeklindeki görüşmelerinde konuşacakları konuların ticari sır olması nedeniyle başkaları tarafından duyulmaması için yapılmış görüşmeler olduğunu,
31/01/2008 tarih Nurettin ile yaptığı görüşme okunduğunda, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/207 Esas sayılı dosyasında 28/01/2008 tarihli duruşma ve Bulgaristan'da GENO ile ilgili dava hakkında kiminle neyi konuştuğu ile ilgili olarak sorulduğunda;
Burada görüştüğü kişinin Nurettin AKEL olduğunu, Laleli'de bir otelin müdürü olduğunu, otel sahibi ile reklam vermeleri ile ilgili konuşacaklarını, onu sorduğunu, Bulgaristanlı bir sanık olduğunu, tahliye olduktan sonra ne gibi bir işlem yapıldığını sorduğunu, öğrenip kendisine anlattığını,
01/02/2008 tarihli saat 11:00'da telefondan kendisini “avukat NURİ” olarak tanıtıp İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi kalemi ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
O sırada avukat NURİ beyle masada yemek yediklerini, masada kendisinin telefonundan arayıp, görüşmüş olabileceklerini,
31/12/2007 tarihli Nurcan ile yapmış olduğu görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
Nurcan’ın Balıkesir'de hemşirelik yapan arkadaşı olan bir bayan olduğunu, yeğenini birisinin bıçaklayıp ceza aldığını ve dosyanın Yargıtay'da olduğunu, avukat Ali T…'ın da kendisi tanıdığını, herhangi bir ücret almadan ondan aldığı bilgileri ilettiğini,
02/01/2008 tarihli Selahattin ARSLAN ile yaptığı görüşme ile ilgili olarak sorulduğunda;
İki tane teknesinin olduğunu, Diyarbakırlı olan Selahattin ARSLAN'dan aldığı mazot nedeniyle jeneratörlerin bozulduğunu, kendisine hırsız dediğini, haberinin olmadığını, adamlarının yapmış olabileceğini, sen bil adamların kim olduğunu bul dediğini, ayrıca kendisini şikayet edeceğimi söylediğini, ama şikayet etmediğini bu sır benimle mezar gider dediği konunun bu olabileceğini,
Arama sırasında ele geçirilen 4 adet MKE yapımı dolu fişek, 8 adet av tüfeğine ait dolu fişek, 1 adet USA SÜPER NAİF marka kahverengi saplı bıçak ve 1 adette av tüfeği fişeği ile ilgili olarak sorulduğunda;
Av tüfeği fişekleri ava gittiğini, o nedenle numune olarak aldığı fişekler olduğunu, 4 adet MKE yapımı mermiyi de daha önce 1997-1998 yıllarında sattığı Belçika Browning ruhsatlı silahına ait mermiler olduğunu, silahı sattığını ama mermilerin evde kaldığını, hatta arama sırasında çocuk odasının halısının kenarından çıktıklarını, askeri personele ait telefon bilgilerinin televizyoncu olması nedeniyle internetten aldığı bilgiler olduğunu,
Arama sırasında ele geçirilen Gülten KESKİN adına düzenlenmiş pasaport ve Gülten TATAR adına düzenlenmiş olan sürücü belgesi ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu şahsın 13-14 yıl önce şirketinde müdür olarak çalışan şahıs olduğunu, bu evrakları arayıp bulamadığını ve yenileri çıkarttığını, evindeki üst depoda diğer evraklarla karıştığını, herhangi bir şekilde kullanmadığını,
Arama sırasında ele geçirilen gizli kameralar ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bunların gizli kamera olmadığını, vayles küçük kameralar olduğunu, numune olarak Çin'den getirdiğini, 15-16 tane getirdiğini, bunların yasak olmadığını, satışını yapacağını, herhangi bir yerde kullanmadığını, hepsinin ambalajında durduğunu,
Arama sırasında ele geçirilen şok cihazı, palalar, komando bıçakları, samuray kılıcı, kelepçe, balta kürek seti ve metal sap, sapan, demir jop, havalı tabanca, harmankarden yazılı ekranlı cihaz, dijital dürbün, ambagi yazılı metal antenli cihaz, hami yazılı gri renkli ekranlı antenli cihaz, kurusıkı tabanca, bu tabancaya ait mermi şarjör, demir çubukları bulunan deri bileklik ve dijital dürbünlerin kendisine ait olduğunu, bunları Çin'de fuardan numune olarak getirdiğini, bunları peyderpey 3 yıl içerisinde gidip geldiğinde getirdiğini veya kargo ile sipariş verip getirttiğini, bunların yaptığı işle alakalı şeyler olduğunu, kurusıkı tabancayı oğlu Çağrı ERTEKİN’in Karaköy'den faturalı olarak satın almış olduğunu, silaha karşı olduğu için onun elinden aldığını, kendi evinde sakladığını, amatör gemi kaptanı belgesinin olduğunu, kaptan olduğu için ele geçen kelepçeyi gemide suç işleyen olursa kullanırım diye almış olduğunu, şirketlerine kayıtlı Rüzgar isimli teknesini olduğunu, kışın eşyaları boşalttığı için kelepçenin evde bulunduğunu,
İstanbul Kriminal Polis Laboratuarının 25/02/2008 tarih 2008/2510 Uzmanlık sayılı ekspertiz raporu okunduğunda:
Bu bıçakların 6136 sayılı yasa kapsamında olduğuna inanmadığını,
Arama sırasında 8 adet K.K.K.lığı'na ait amblem bulunan dokümanla ilgili olarak sorulduğunda;
Hilmi Özkök Paşa zamanında K.K.K.lığının ambleminin değişmesinin söz konusu olduğunu, bilgisayarda değişik tipte 7-8 adet amblem yapıp gönderdiğini, 1 tanesinin beğenildiğini, ona bir yıldız ilave edilerek şuandaki K.K.K.lığının amblemi olarak kabul edilip kullanılmakta olduğunu, bu belgenin de onunla ilgili olduğunu,
Arama sırasında ele geçen kurusıkı tabancaların kendisine ait olduğunu, hepsinin faturasının bulunduğunu, namlularını değiştirmediklerini ve orijinal olduklarını, yasa çıkınca kaydettireceklerini,
GLOCK marka tabanca, bir adet şarjör, şarjöre basılı 6 adet mermi ile 50 adet beyaz şeffaf poşetteki 9mm çaplı merminin belirttiği gibi kendisine Ali diye hitap ettikleri Abdulmuttalip TONÇ'a ait olduğunu,
Ele geçirilen malzemelerin kendisine bana ait olduğunu ve içeriğinde herhangi bir suç unsuru teşkil eden bir şey olacağını zannetmediğini,
Arama sırasında ele geçirilen 1 adet işlemeli deri kılıf bulunan ibaresiz toplu tabancayı 1987 yılında Azerbeycan'ın Bakü şehrinde beğenerek aldığını, çalışmadığını, ofisinde müze gibi bir camekan yapmış olduğunu, oraya koyduğunu, çalışmayan bir tabanca olduğunu,
TOLKİ-TOLKİ cihazları teknede kullandığı telsiz cihazları olduğunu, 2 adet BOXXER marka muştayı yurtdışında satmak için hazırlayıp döktüklerini, bunların kalıbı olduğunu, gümüşlerini yapıp satacaklarını, kalıp kavuçuğunun da halen mevcut olduğunu,
Arama sırasında ele geçirilen Ali Osman AKAT'a ait nüfus cüzdanının bulunma sebebinin, Çin'e gitmek için vize alacaklarını, o nedenle kendisine bıraktığını,
Arzu TAŞTAN' a ait nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin dükkanında ele geçirilmesinin şu şekilde olduğunu, Geçen hafta çarşamba günü bizim pasaj içerisinde orda çalışanlardan bir bayan bir yırtık cüzdan bulduğunu, içinde kimlik, ehliyet ve bilet olduğunu, getirip kendisine verdiğini, polise teslim edeceğini ancak polise teslim etmeden gözaltına alındıklarını, bu belgelerin kendisi veya yakınları ile ilgili olmadığını,
Arama sırasında ele geçirilen 4 adet cam şişe 1 p.t. vazo, bronz heykel, bronz ekmek damgası, 5 adet pt vazo, 9 adet p.t. vazo, 1 adet p.t. tespih, 1 p.t. testi, 6 adet p.t. sapan taşı, 1 mermer heyekl (başı kırık), 1 adet bronz mızrak ucu, bronz kantar ağırlığı, bronz el baltası, bronz ok ucu, 4 adet bronz iğne ve 218 adet çeşitli dönemlere ait bronz sikkelerin Müze Müdürlüğünün 25/02/2008 tarih ve bila sayılı yazısı ile 2863 sayılı yasa kapsamında tescil ve tasnife tabi müzelik değerde yurtiçi ve yurtdışında alınıp satılması yasak eserlerden olduğunun bildirildiği okunup sorulduğunda;
Bu eserleri Topkapı’da antikacılardan, Beyazıt'ta ki sahaflardan, Kapalı Çarşıdaki bedestenden, Azerbeycan'dan ve çeşitli yerlerden satın aldığını ve ofisinde camekan yapıp orada teşhir ediyor olduğunu, tarihi eser olduklarını düşünmediği için herhangi bir yere tescil ettirmediğini, bilseydi Müzeye bildireceğini,
Arama sırasında ele geçirilen 17 numaralı CD içerisinde İSTİHBARAT 117 yazılı program ile ilgili olarak sorulduğunda;
Bu programın Türk Telekomun eski 118 programı olduğunu ancak çalışmadığını,
İş yerinden el konulan ajanda içerisinden "Pakistanlı Tuğgeneral SAHAD KALENDER OLGU 126 Nolu oda" yazılı notun ne ile ilgili olduğu sorulduğunda;
Sahad Paşanın Pakistan Genelkurmayında görevli bir paşa olduğunu, burada İstanbul 'da Harp Akademilerinde okuduğunu, bundan yaklaşık 3-4 yıl önce resmi bir ziyaret için gelmiş olduğunu, kendisi için Çırağan'dan yer ayırtmış oluğunu, onunla ilgili yazdığı bir not olduğunu,
Ajandası içinde "İSVİÇRE DE DOKTOR BÜLENT BEY, ORAL ÇELİK'İN ARKADAŞI" şeklindeki notun kiminle ilgili olduğu sorulduğunda;
Doktor Bülent'in şuanda soy ismini hatırlamadığı, İsviçre’de tıbbi malzeme satan bir kişi olduğunu, Oral ÇELİK’in de Ankara'da malzemelerini pazarlayan doktor olduğunu, kamuoyunca bilinen Oral ÇELİK olmadığını,
Kesinlikle herhangi bir terör örgütü ile bağlantılı bir kişi olmadığını, sadece vatanını milletini seven ve legal yoldan ticaretini yapan yanında 350 kişi çalıştıran bir iş adamı olduğunu, kesinlikle ERGENEKON ile ve bu örgütle bir bağlantısının olmadığını” beyan etmiştir.
c-Aramalarda elde edilen deliller;
1-Belge ve dokümanların incelenmesinde:
a) Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada ele geçirilen:
(8) adet “Ne terör..!!Bunun adı isyandır” ile başlayan, “Dr.Hayrettin Ertekin Stratejist İstanbul/Beşiktaş 31.03.2006” ile biten spiral ciltlenmiş (7) sayfadan ibaret doküman içeriği incelendiğinde:,
Ne Terörü Bunun adı isyandır başlıklı bilgisayar çıktısı yazı ve içeriğinde Başbakana Alt-Üst Kimlik ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı konulu açıklamalarından dolayı eleştiriler ile Kürt Sorunu hakkında yazı olduğu,
Yapılması gerekenler kısmında; “Devlet ve Siyasi Organlar Derhal harekete geçerek kararlılıkla bölgede sıkıyönetim ilan edilmelidir. Bölgede siyasi etnik yapısı ilmi olarak değiştirilmelidir. Bölgeye giriş-çıkışlar kontrol altına alınmalı göç engellenmeli, nüfus göç hareketlerine kontrollü olarak izin verilmeli sabıkalı devlet görevlilerinin işlerine son verilmeli, MİT Raporları dikkate alınıp gereği yapılmalıdır” yazılar olduğu,
İmza bölümünde Enternet Grup Strateji Bölüm Başkanlığı Dr Hayrettin ERTEKİN Stratejist İstanbul/Beşiktaş 31–03–06 şeklindee olduğu,
(1) adet üzerinde “ÇAYKUR” yazılı yeşil-sarı renkli ajandanın içeriği incelendiğinde;
31 Aralık sayfasında “Cizreli Ali 535 354 68 13, Abdulmuttalip TONCER yurtdışına PKK’lı unsurları götürüyor (Kadir) ismi Soyadı bilinmiyor (0538 564 75 62) 00491602231573-00306944063446 Romanya Kurtuluş’da Silah istiyor Mermi Ç-Y- RPG7 (Zaho’dan) Burada Silopi veya Çukurca’da Hokus-Mahmur-Kampa gidip geliyor MSN
baran.bodya@hotmail.com Romanya Almanya sahte kimlik pasaport düzenliyor” şeklinde yazıların olduğu,
(1) adet mavi renkli, içerisinde “Şefkat…..” ile başlayan, “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası İstanbul” yazısının bulunduğu kitapçık içeriği incelendiğinde;
Hür Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası başlıklı İçersinde mason olduğu belirtilen birçok şahsın kimlik adres bilgileri ile resimlerinin olduğu kitapçık şeklinde hazırlanmış doküman olduğu,
(18) sayfa “Bir akademisyen Dr.Necip Hablemitoğlu” ile başlayan “Ne olduğunu çözdüm Ya siz” ile biten bilgisayar çıktısı doküman olduğu,
(3) sayfa “Türk Tanıtım Birliği” ile başlayan “Ali UZUNOĞLU Kurmay Binbaşı” ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriği incelendiğinde:
Türk Tanıtım Birliği başkanı Ali UZUNOĞLU tarafından Milli Güvenlik Kurulu Başkanlığına Hitaben yazılmış;
Konu:Vatan Hainliği
Zanlı: Türkiye Devleti Cumhurbaşkanı,
Hakim: Türk Ulusu (TBMM)
Yargıç : Cumhuriyet Savcıları, Askeri Savcılar ulus adına,
Şikayetçi ve Zanlı: Ali UZUNOĞLU
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Sayın Ergün CİLASUN başını kaldır Ulusumuz adına dile ve Ulusumuz adına gerekeni yap şeklinde yazı olduğu, Mecliste bulunan bazı milletvekilleri hakkında soruşturma açılması için dosyalarını göndermeyen Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’in Vatan Hainliği ile itham edildiği yazı olduğu görülmüştür.
(8) sayfa “Hakkari’de can verenler” ile başlayan “Milli bir sistemle olabilir” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
ENTERNET
Kimden:ENTERNET
hayrettinertekin@mynet.com
Kime: undisclosed-recipient
Gönderme Tarihi:11 Nisan 2006 Salı 14:18
Konu : TURKIYE VE DUNYA
Hakkari’de Can Verenler Biri Memet Biri Memiş! NEDEN.?...“İki Katil Vardır Biri RTE Biri Kız Hilmi…. başlıklı Enternet Grup Strateji Bölüm Başkanı H. ERTEKİN” ile son bulan bilgisayar çıktısı yazı içeriğinde;
Genel Kurmay Eski Başkanı Orgeneral Hilmi ÖZKÖK’ün Hakkari Yüksekova’da yapmış olduğu açıklamaya eleştiri nitelikli yazı olduğu, yazının genelinde Güneydoğu’da şehit olan askerlerin arasında üst düzey siyasi, sivil ve asker bürokratlarının çocuklarının olmadığı şeklinde ibarelerin olduğu,
(16) sayfa “YUNANİSTAN ORTODOKSLUK” ile başlayan “Saygılarımla arz ederim” ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriği incelendiğinde:
Yunanistan Ortodoksluk ve patrikhanelerin durumu SAYIN KOMUTANIM başlıklı Sayın Komutanlarımın yüksek bilgisine arz ederim ile son bulduğu ve içeriğinde “Ülkemizde bulunan Hıristiyan ve bunlara ait ibadethanelerin durumu ile alakalı yazılar olduğu, Yunanistan’ın PKK örgütüne yardım ettiği” şeklinde yazı olduğu,
(23) sayfa “TRT Raporu 2001 (TRT’DE GAYRİ MİLLİ –BÖLÜCÜ YAPILANMA VE FAALİYETLER)” ibaresi ile başlayan “Devlet adına görev verilen kişilerdir” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
1- Bölücü Ve Yıkıcı Kadrolaşma 2- Genel Manzara Ve Yürütülen Faaliyetler alt başlıkları oluşturularak hazırlanan dokümanın içeriğinde;
Bölücü Ve Yıkıcı Kadrolaşma başlığı altında;
Medya alanında, uluslar arası yıkıcı organizasyonların Türkiye istasyonu şefinin Nuri ÇOLAKOĞLU olduğu, Nuri ÇOLAKOĞLU’nun koordinasyonu ile 1988 yılından itibaren uluslar arası odakların etkisine ve kontrolüne giren TRT’nin 2000’li yıllarda kendisini Türk milletinden farklı bir etnik aidiyet duygusu ile görenlerin yani “Süryani” ve “Ermenilerin” eline geçtiği, görsel medyada Nuri ÇOLAKOĞLU’nun organize ettiği bu yeni kadrolaşmanın M. Ali BİRAND ve Ali KIRCA’nın yetiştirdiği elemanlarla hederine ulaştığı ve Metin BALCI, Mithat BEREKET, Can DÜNDAR ve Deniz ARMAN gibi beyinlerin önceleri TRT’de, özel televizyonların kurulması ile bu iletişim ağlarında Türkiye Cumhuriyetinin iç ve dış düşmanlarının psikolojik ve politik amaçlarına uygun sosyal bir taban oluşturma gayretine girdiği anlatılarak, Yücel YENER, Ayhan KARAPARS, Nilgün ARTUN, Latif OKUL, Tarık BAYKUR, Canan TARANCI, Seyhan LEVENT, Hülya ALP, Gürkan ELÇİ ve Şener TOKCAN gibi kişilerin Nuri ÇOLAKOĞLU tarafından TRT’nin en etkin noktalarına taşındığı belirtilmiştir.
Devamında:
- Nuri ÇOLAKOĞLU ve M. Ali BİRAND’ın ekiplerinin tüm medyaya hakim olduğu,
- Nuri ÇOLAKOĞLU’nun editörlerinin PKK’yı siyasallaştırma faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam ettiği,
- Nuri ÇOLAKOĞLU’nun 1988 yılında TRT Genel Müdürü Cem DUNA’nın yardımcısı olarak göreve gelmesi ile Lale DİLLİGİL ve Çetin ÇEKİ’nin sunduğu “İyi Akşamlar” programında Türkiye de ilk defa etnik ayrımcılık ve bölücülüğün propagandasının yapıldığı ve bu yayın kuşağının sorumlusunun Namık KASAPBAŞIOĞLU’nun olduğu,
- TRT de Yücel YENER”in genel müdür olması ile PKK terör örgütünün siyasallaşma sürecinde kullandığı mesajları planlı ve etkili bir şekilde ekrana taşıdığı,
- PKK mensupları tarafından mağaralarda ve cezaevlerinde yazdıkları sözüm ona kahramanlık şiirlerinin Bilal ERCAN, Zafer GÜNDOĞDU ve TRT’de ki doğu kökenli sanatçılar tarafından türkü haline getirilerek, PKK’nın propagandasının hedef kitlelere aktarıldığı,
- Avrupa’da PKK’nın konser faaliyetlerine Arif SAĞ, Yavuz BİNGÖL, Hülya SÜER, Erdal ERZİNCAN, Ahmet KAYA, Bilal ERCAN ve Zafer GÜNDOĞDU’nun organize ettiği,
- Ankara Radyosu Sanatçıları Ali Haydar GÜL, Mehmet SESKE, Gülşen ALTUN, Ali DEMİRHAN ve İzmir Radyosu sanatçıları Hayal AS ve Saime CANTÜRK’ün 1990-1997 yılları arasında PKK’nın Avrupa da yürüttüğü faaliyetler azama zaman katıldıklarını,
- Ülkemiz üzerinde emeli olan dış güçlerin 1980 askeri müdahalesi sonucu kaçarak Almanya ya yerleşen Fuat SAKA’yı kullanmaya başladıklarını ve Volkan KONAK’ın Fuat SAKA’nın en yakın arkadaşı olduğunu ve bu sanatçıların Laz milleti yaratma çabalarına destek olduklarını,
- TRT GAP TV bürosunda çalışan Aylin ÖZKARSLIOĞLU’nun Yücel YENER’in öz amcasının kızı olduğunu, Yücel YENER tarafından kuruma alındığını ve 2001 yılında YENER soyadını aldığını,
- Kars kökenli Ermeni ailenin çocuğu olan Ayhan KARAPARS’ın, Yücel YENER tarafından TRT Genel sekreterliğine getirildiği ve Ayhan KARAPARS’ın çeşitli yayınlar ile sözde Rum ve Ermeni kimliğinin ortaya konulmasında etkili olduğu,
- Program ve Haberden Sorumlu Gelen Müdür Yardımcısının ermeni kökenli bir aileye mensup Bülent VAROL olduğu,
- Personelden sorumlu TRT Genel Müdür Yardımcısının PKK’lı kadrolaşmanın baş mimarlarından birisi olan Şener TOKCAN olduğu,
- Televizyon Dairesinin başında Ermeni bir aileden gelme Nilgün ARTUN’un bulunduğu,
- Televizyon Dairesi Başkan Yardımcısının Ayhan KARAPARS’ın en samimi adamı olan Okan GÜNGÖR olduğu,
- TRT Eğitim Dairesi Başkanı Tarık BAYKUR’un 1997 yılda Miloseviç’in televizyonu ile ortak faaliyete giriştiği,
- İstanbul Televizyon Müdürü Hülya ALP’in Erzincan kökenli bir ermeni ailenin çocuğu olduğu,
- Özer OZANKAYA’nın PKK’lıların en büyük hamisi Filiz OZANKAYA’nın eşi ve ermeni asıllı bir şahıs olduğu, Hıristiyan dinine mensup bu bayanın TRT de çok etkin olduğu ve Nilgün ARTUN, Ayhan KARAPARS, Arsal SOLEY, Canan TARANCA, Tarık BAYKUR, Seynan LEVENT, Hülya ALP, Gürkan ELÇİ ve Bülent VAROL’a bu bayanın akıl hocalığı yaptığı,
- Seyhan LEVENT’in 1994 yılından bu yana TRT INT-TURK müdürlüğü yaptığı ve döneminde izlenme oranların azaldığı,
- TRT de 1997 yılından bu yana kesin hakimiyet kuran PKK yandaşlarının en büyük desteği Ertürk YÖNTEM’den gördükleri,
- Siyasallaşma sürecinde PKK’nın aleviliği perde arkası yaparak TRT’yi etkin bir şeklide kullandığı ve Mahsun KIRMIZIGÜL, Ataol BEHRAMOĞLU, Suavi, İzzet YILDIZHAN, Yavuz BİNGÖL, Bilal ERCAN, Faruk DEMİR, Edip AKBAYRAM, Hülya SÜER, Kıvırcık Ali, İsmail HAZAR, Sümer EZGÜ, Ali DEMİRHAN, Mehmet SESKE, Gülşen ALTUN, Hayal HAS, Saime CANTÜRK ve Musa EROĞLU gibi sanatçılarla psikolojik harekatına devam ettiği, şeklinde bilgiler verilerek adı geçen şahısların TRT içerisinde yapmış oldukları kadrolaşma, usulsüzlük, TRT’nin çıkar amaçlı kullanılması gibi konuların anlatıldığı,
Genel Manzara Ve Yürütülen Faaliyetler başlığı altında;
TRT’nin canlı yayın kuşaklarının yıkıcı-bölücü dış istihbarat örgütlerince Türk milletinin psikolojik direncini kırmak için kullanılmakta olduğu, Nuri ÇOLAKOĞLU ve bölücü arkadaşlarının 1990 sonrasında ülkeyi etnik ve mezhep zemininde bölmek için 1980 öncesinde olduğu gibi aynı taşeronluğu gönüllü oyarak yerine getirdikleri belirtilmiştir.
Devamında;
- ANAP kontenjanından Iğdır valiliğine atanan şu anki valinin, Yüksel YALOVA ve Cavit KAVAK tarafından TRT ye alınan Ermeni asıllı ya da bölücü Kürt muhabir ve kameramanlar tarafından ermeni propagandasına alet edildiği,
- TRT haber Dairesinde Yücel YENER döneminde istihdam edilen muhabir, kameraman ve spikerler arasında çok sayıda PKK sempatizanı ve kürt milliyetçisinin bulduğu,
- Ermeni lobilerinin dünyada en güçlü olduğu ülkenin Türkiye olduğu ve ermenileren bu güne kadar Türkiye de en etkin TRT de oldukları,
- Yücel YENER’in trilyonlarca liralık kaynağı İstanbul piyasasına peşkeş çektiği ve kurum dışı drama yapımlarını Latif OKUL, Tomris GİRİTOĞLU, Ziya ÖZTAN ve Nilgün SAĞYAŞAR tarafından bölücü-yıkıcı zihniyetteki firmalara verildiği,
- Milliyet gazetesi Ankara temsilcisi Fikret BİLA, Ekonomi Muhabiri Alattin AKTAŞ, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Yardımcısı Muharrem SARIKAYA vb. nin her programda TRT’nin kadrolu elemanı gibi konuk edildiği,
- Haber dairesinin başında yaklaşık 8 yıldır her iktidarın adamı, bölücülerle ve Marksistlerle işbirliği yapan Oktay GÖÇER’in bulunduğu,
- Haber politikalarının Yücel YENER in emri ile Genel Müdür Yardımcısı Şener TOKCAN, Yayın Denetleme Kurulu Başkanı Latif OKUL, Dış Yayınlar Daire Başkanı Danyal GÜRDAL, Genel müdür Danışmanı Baki ÖZİLHAN ve Haber Daire Başkanı Oktay GÖÇER’den oluşan bölücü marksist ideolojiye sahip grupça belinlenip uygulandığı,
- Sabah haberlerinde Mustafa Aydoğan KILINÇ, Pazar Panorama programında Mustafa BALBAY, Hasan ÇAKIR ve Cem KIRÇAK’ın bölücü ve Marksist ideolojinin propagandasının yaparak bu ideolojiye yakın isimleri konuk ettiklerini,
- Dev sol militanı ve DHKPC’nin örgütlenme çalışmalarını yürüten Mete MUYAN’IN Genel Müdürün emriyle SAYTEK’in başına getirildiği, Haber Dairesi Başkan Yardımcısı Güntaç AKTAN’ın İmralıdaki yargılama sürecinde beceriksizliği nedeni ile TRT’nin maddi ve etik zarar uğratıldığı şeklinde bilgiler verilerek TRT”nin yapmış olduğu bazı programlar ile alakalı bölücülük konularının işlendiği,
- Bir dönem PKK terör örgütünün de TRT’yi etkin bir şekilde kullandığının ve TRT içerisinde ermeni lobisinin çok etkin olduğunun iddia edildiği istihbarat nitelikli bir yazı olduğu görülmüştür.
(7) sayfa “İleride ülkemizde gelişebilecek” ile başlayan “Kararlı müdahalesini gerektirmektedir” ile biten bilgisayar çıktısı doküman İncelendiğinde;
İleride Ülkemizde gelişebilecek terör faaliyetleri hangi tür ve boyutta olursa olsun, bölgedeki güçlü Devlet olan Türkiye ve onun tek ve güçlü hükümeti Ak-Parti Bunun altında kalacaktır yazı içeriğinde; Dünya siyaseti, Dünyada gelişen olaylar ve Türkiye ile hükümetin durumunun analiz edildiği yazı olduğu,
(2) sayfa “Sayın Hayrettin ERTEKİN” ile başlayan “Doktor Hayrettin ERTEKİN” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde;
Mehmet UYAR isimli kişiden internet ortamında Hayrettin ERTEKİN’e 04 Mayıs 2006 tarihinde gönderilmiş olduğu “ENTERNET Ortamındaki Grubun başında kalması bu ortamda mücadeleye devam etmesi hakkında yazı olduğu,
(9) sayfa “Sayın Hayrettin” ile başlayan “Suç duyurusunda bulundu” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
İnternet ortamında gönderildiği anlaşılan ergold
ergold@superonline.com adresinden aynı adrese gönderilen II.Karakin olarak bilinen Katalikos Ermenilerin Ruhani Lideri İstanbul’a geldi başlıklı yazı içeriğinde; Ekümenlik talebi ile ilgili iddialar, yapılan ziyarette Ruhani liderin yapmış olduğu açıklamalarından dolayı Avukat Kemal KERİNÇSİZ’in suç duyurusunda bulunduğu bu ziyareti protesto etmek isteyen Büyük Hukukçular Birliği Derneği Genel Başkanı Kemal KERİNÇSİZ ve beraberindekilere Heybeliada’da izin verilmediği şeklinde yazıların olduğu görülmüştür.
(1) adet D06-534092 seri nolu Arzu TAŞTAN’a ait nüfus cüzdanı,
(1) adet 2576795 seri nolu Arzu TAŞTAN’a ait sürücü belgesi
(1) adet H09-216648 seri nolu Ali Osman AKAT’a ait nüfus cüzdanı,
(1) adet Gültekin KESKİN adına tanzim edilmiş TR-D892672 seri nolu pasaport,
(1) adet Gülten TATAR adına tanzim edilmiş D 505785 seri nolu sürücü belgesi,
(1) adet üzerinde “2005 Yapı Kredi” yazılı ajanda incelendiğinde,
2005 EYLÜL 12-13-14 ci sayfasında el yazması olarak “1972 Muzaffer TEKİN Sarışın tuzlada Em.Alb.Mitti Çalışıyordu Salih Reşit TEKİN” şeklinde karalama yazı olduğu, çeşitli şahsı bilgilerinin yazıldığı el yazması yazılar, günlük yapılacakların not edildiği yazılar, Çeşitli davaların savcılık numaraları ile bazı kişilerin isim ve telefon numaralarının olduğu,
b) Şüphelinin Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve Çatı Katı BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada ele geçirilen;
(4) adet 1’den 4’e kadar numaralandırılmış fotoğraf incelendiğinde:
1. fotoğrafta askeri üniformalı 3 şahsın birlikte oturduğu,
2. fotoğrafta, kamuflaj elbiseli elinde makineli tüfek olan bir şahsın olduğu,
3. Fotoğrafta Türk bayrağı altında 3 şahsın olduğu,
4. fotoğrafta mevzide çekildiği değerlendirilen 5 şahsın olduğu,
(12) sayfa içerisinde Askeri personellerin (üst rütbedeki ad soyad ve telefonlarının bulunduğu) doküman incelendiğinde:
“Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Yargıtay Başkanı ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görevli Generallerin: rütbeleri, nasp tarihleri, sicil numaraları, ad - soyadları, eşlerinin isimleri, görevleri, illeri, dahili telefon numaraları, PTT telefon numaraları, cep telefon numaraları ve Tafics ismi verilen özel olduğu düşünülen gizli telefon numaraları bilgilerinin yazılı bulunduğu liste olduğu” tespit edilmiş, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’ndan söz konusu belgelerin gizli bilgi ve belge olmadığı sorulmuş olup, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın 02.06.2008 tarih, 2008/303 S.Ö. sayılı yazıları ile bu belgenin “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait resmi bir belge olmadığı, ancak içerdiği bilgiler itibarı ile TSK personeline ait kişisel ve görevle ilgili bilgiler olması dolayısı ile söz konusu belgenin gizli kalması gereken bilgi ve belgeler statüsünde değerlendirilmesinin uygun olacağı” bildirilmiştir.
(3) sayfa “Şemdinli olaylarının gerçek yüzü” isimli bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
Kimden
hayrettinertekin@mynet.com adresinden 30 Kasım 2005 Çarşamba 18:20 zaman aralığında gönderilen Şemdinli olaylarının gerçek yüzü başlıklı “Jandarmaya çalışan Eshabil POLATOĞLU’nun PKK aracılığı ile İngiliz Gizli Servisi M15 tarafından angaje edilerek üniter esnekliklerin bulunduğu Şemdinli İlçesinde olmayan JİTEM ve doğrultusunda Devleti/TSK’yı yıpratmak, PKK’nı meşruiyetini bulmak amacıyla Bağdat M15 Bürosuna götürülmüştür. ……. Bu şahıs İran ve Türkiye aleyhine M15 tarafından kullanılan ve İngiliz Konsolosluğunda kayıtlı bir şahıstır. …… 6-7 Eylül olayları organize edilmiş…….. M15 tarafından 5 Eylül 2005 saat 4:35’de Van Maraş Cad.deki bir tekstil giyim deposunda provokasyon ve organizasyon masrafları teşvik pirimi olarak 700:000$ verilmiştir” şeklinde ibarelerin bulunduğu, Şemdinli olaylarının provokasyon amaçlı çıkartıldığının anlatıldığı yazı olduğu,
(3) sayfa “ Toplum Bilimi Kitle Psikolojisi nedir” ibaresi ile başlayıp “Doktor Hayrettin ERTEKİN” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
Kitle Psikolojisinin özelliklerinin anlatıldığı, kitle psikolojisinin tanımı, özellikleri, kitlenin kıymetlendirilmesi, kitle psikolojisi ile hareket eden şahısların nasıl etkileneceği, kitlenin nasıl kontrol altında tutulacağı anlatıldığı Hayrettin ERTEKİN imzalı doküman olduğu,
(1) sayfa “Satılmışlara teklif gelir… Bizede Ecdatlarımızdan Emir Gelir! ” ile başlayıp “ Dr. Hayrettin Ertekin” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde içeriğinde:
Yüce ulu önderimiz Atatürk bu milleti gençlere ve onun yetişmesini eğitilmesini çok istediği onurlu arkadaşlarıma yani ordumuza emanet etmişti. Değerli dostlarım vasiyetim ne kadar yerine getirildiği ortada, lafa söze gerek var mı?
Atatürk sonrasındakiler ve özellikle son on yıl Türkiye’yi yönetenler, Türkiye’yi resmen sömürge haline getirmediler mi? Her şeyi yabacılar tarafından yönetilen Türkiye artık, teklif ve öneri getirilen onurlu bir devlet değil dayatma ve emir verilen, kendi buğdayını bile ekmeye izni olmayan, parçalanma aşamasında bir ülke haline getirildi,
……. Bu üniter devletimize ihanet etmiş hainleri cezalandırmak için istiklal Mahkemelerini kuracak helal süt emmiş vatan evladı bile bulmakta zorlanacak gibi görülüyor.
İleri görüşlü önderimiz işbirlikçi ve hain cenneti Türkiye’de emanetine hıyanet olabileceğini de düşünmüş ve bu nedenle Bursa Nutkunun iyi okunması ve gerekeni yapılmasını istemiştir.
Beni umutsuzluktan kurtaran ve savaşma azmi veren tek şey bu söylevdeki talimatlar gereği harekete geçenlerin sayısının birkaç yıldır yurdun her tarafında her dakika arttırğını görmemdir.
Atatürk “Türk Milleti Zekidir, Türk Milleti Çalışkandır” sözünü boşu boşuna söylememiştir.
Memleketi satanlar ve pazarlayanlar aklını başına toplasın zaman azalıyor Molotof atıp devletin güçlerini taciz ettiğiniz, otomobilleri yaktığınız meydanlarda bundan sonra bizde olacağız sokaklarda bizim ARSLANlarımızı göreceksiniz,
Cesetleri leş kargalarına yem olmuş çürümüş, satılmış, yandaşlarınız bizleri iyi tanıdılar, sizlerde bizleri Cudiden, Gabardan, Şırnak’tan, Şemdinli’den, Uludere’den tanıdınız….
Ben deniz Kürşat yürekli “hayrettin ertekin” onun için bu kadar açık elektronik ortamda yazıyorum. Hodri meydan diyorum… Türk kimseden korkmaz korkmadı da örnekleri şanlı Türk tarihin derinliklerinde saklıdır. Dr. Hayrettin ERTEKİN” Şeklinde ibareler içeren doküman olduğu, şüphelinin bu görüşlerinin yasadışı ERGENEKON terör örgütünün amacı ile birebir örtüştüğü görülmüştür.
c) Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Akatlar Mahallesi Nispetiye Caddesi Arzu 1 Apartmanı No:2 27-45 Kat:2/13 Grande Maisson Emlak Danışmanlık BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada;
1) Masanın çekmecesinde siyah renkli naylon poşet içerisinde Hayrettin ERTEKİN’in resminin bulunduğu ve Arapça harfler ile yazılı, normal kilit ile takılı olduğu kilit BÜYÜ amaçlı hazırlandığı düşünülen bir yazı olduğu,
(1) adet Şeffaf dosya içerisinde “Sn:Begüm Hanım” başlıklı evrak incelendiğinde;
Niteliği, Büyüklüğü, Yeri, Fiyat, Not şeklinde başlıklar altında 6 adet arsa ile ilgili bilgilerin mevcut olduğu emlak işi ile ilgili olduğu değerlendirilen evrak olduğu görülmüştür.
2-CD incelemeleri:
31 Nolu CD üzerinde yapılan incelemede “ORTODOKSLUK FAALİYETLERİ.doc” isimli bir MSword dosyası tespit edilmiştir. Dosyanın içeriğinde: “ORTODOKSLUK NEDİR.? FAALİYETLERİ NELERDİR.? FENER RUM PATRİKHANESİ VE STATÜSÜ NEDİR.? HEYBELİ ADA RUHBAN OKULU OKULMUDUR.?” sorularının cevaplarının arandığı makalede: “Unutulmamalıdır ki; Asırlar süren “büyük oyunlar halen dünya sahnesindedirler. Ancak, bugün de aynı oyunu ister “Ermeni sorunu” isterse “Başka bir sorun “ mihverinde oynamaya teşebbüs edecekler veya etmekte olanlar, karşılarında artık MEVCUT MİLLETLER VE MEDENİYETLER BİLMELİDİRLERKİ.. “Tarihinden feyz ve ders almış” Türkiye Cumhuriyeti ve Devleti “Tarihin tekerrürüne fırsat vermeyecek uyanıklıkta” Atatürk’ün nesillerinin bulunduğunu da hesaba katmak zorundadırlar. Yüce Türk Milletinin uzak ve Yakın geçmişinden aldığı kahramanlıkların destanlarının dost ve düşman milletler daima hatıralarında tutmalıdır. Unutulmuş olmadığını son kez hatırlatırız. yakın tarihimizdeki istiklal savaşı ve kahramanlıklarımız her millete nasip olmamıştır. Milletlerin 1. Cihan savaşından ve 2.cihan alınması gereken çok dersler oldugu hafızalarında mutlaka kalmalıdır unutmuş olanlara hatırlatmayı borç biliriz. Saygılarımla Arz Ederim. 18/ 02/ 2005 Dr. Hayrettin ERTEKİN” şeklinde olduğu görülmüştür.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada elde edilen 66 Nolu CD üzerinde yapılan incelemede;
“Outlook.pst” isimli bir E-posta arşiv dosyası içeriğinde: “Türkiye Cumhuriyeti’nin çökmek üzere olduğu, hali hazırdaki şartlar altında seferberlik ilan edilmesi gerektiği, böylece TSK’nın bir an önce yönetime ortak olması durumunun doğacağı belirtilerek ülkemizde bir kaos ortamı oluşturulmak istendiği, örgütün amaçlarına aykırı gördüğü yönetimin değiştirilmesi için TSK’nın ülke yönetimine ortak olması çağrısında bulunulduğu, yukarda belirtilen eylemlerin ERGENEKON Terör Örgütünün amaçları ile örtüştüğü anlaşılmıştır.
29.01.2008 tarihli kimden bölümünde Dr Hayrettin ERTEKİN (
ergold@superonline.com) kime bölümünde ‘güler.komurcu@aksam.com.tr yazan mailin olduğu görülmüştür. Bahse konu mailin şüphelilerden Güler KÖMÜRCÜ’ye atılmış olduğu içeriğinin “sayın kömürcü çok büyük geçmiş olsun sizi biliyor inanıyoruz yazmaya devam yola devam edin sizi yolunuzdan kimse vazgeçirmesin komuoyuna okuruna kızma devir bu devir… kalbimiz senin yanında oldu…Dr.h.ertekin” şeklinde bittiği görülmüştür.
31.10.2007 tarihli Hayrettin ERTEKİN tarafından gönderildiği anlaşılan mailin içeriğinin “ORTODOKSLUK FAALİYETLERİ.doc isimli word belgesi olduğu görülmüştür.
05.12.2007 tarihli Hayrettin ERTEKİN tarafından gönderildiği anlaşılan (kime kısmı boş) mail içeriğinde “Kürt PKK ile Kürtler özdeşleşmiştir. En iyi Kürt ölü Kürttür.” İbarelerinin yeraldığı görülmüştür.
23 Nolu CD üzerinde yapılan incelemede “ÖZGEÇMİŞ_son.doc” isimli bir MSword belgesi tespit edilmiştir. Yukarıda ekran çıktısı verilen “ÖZGEÇMİŞ_son.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde; Emekli Tümgeneral Ceyhun Fikret ARAT’ın detaylı öz geçmişinin olduğu anlaşılmıştır.
3-Bilgisayar incelemeleri:
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada ELE GEÇEN (1) adet ST 3120022A-120 GB harddisk SEAGATE marka seri numarası 3JT3BB71 olan bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede;
“ENTERNET GRUP STRATEJİ BAŞKANLIĞI.doc” isimli word belgesi içeriğinde “NATO’ya üye ülkelerin stratejileri ile ülkemizin katılması gereken ve öncülük yaptığı faaliyetlerin olduğu” yazının sonunda Dr. Hayrettin ERTEKİN şeklinde olduğu görülmüştür.
“SON SÖZ..!! DR.H.ERTEKİN.doc” isimli bir MSword dosyası tespit edilmiş, dosyanın içeriğinin farklı makalelerden oluştuğu ve ENTERNET GRUP STRATEJİ BÖLÜM BAŞKANI Dr Hayrettin ERTEKİN şeklinde son bulduğu görülmüştür.
“TÜRÜT'ÜN TÜRKÜSÜ!...doc” isimli bir MSword dosyası tespit edilmiş içeriğinin “İsmail TÜRÜT tarafından yazılan “Plan yapmayın Plan” isimli türkünün Hırant DİNK cinayetini gerçekleştiren Ogün SAMAST ve Yasin HAYAL’e hitaben yazıldığını iddia edenlere karşı hazırlanmış bir makale olduğu yazının sonunda Dr. Hayrettin ERTEKİN ibaresinin bulunduğu görülmüştür.
“Yahudiler.doc” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde Osmanlıcılığın Büyük Orta Doğu projesinin gerçekleşmesi için ortaya atılmış bir fikir olduğunu, Yeniden büyük Osmanlıda; BOP içindeki ülkelerin federasyonlara ayrılıp, küçük ve etkisiz hale getirilip, Sonrada konfederasyon şeklinde bir araya getirileceğini, Bunun ilk uygulamasının da şu anda Kürdistan Federasyonunun, Türkiye’ye dayatılması ile başladığını, geçmişleri övünen milletlerin patatese benzediğini ve en kıymetli yerlerinin toprağın altında kaldığını belirten bir makale olduğu anlaşılmış yazının sonunda Dr. Hayrettin ERTEKİN ibaresinin bulunduğu görülmüştür.
“yolun sonu.doc” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde yeni seçilecek Cumhurbaşkanı’nın eleştirildiği ve ENTERNET GRUP STRATEJİ BÖLÜM BAŞKANI Dr. Hayrettin ERTEKİN şeklinde son bulduğu görülmüştür.
“ORTODOKSLUK ve FAALİYETLERİ.doc” isimli bir MSword dosyası içeriğinde; ORTODOKSLUK NEDİR.? FAALİYETLERİ NELERDİR.? FENER RUM PATRİKHANESİ VE STATÜSÜ NEDİR.? HEYBELİ ADA RUHBAN OKULU OKULMUDUR.? sorularının cevaplarının arandığı makalede; “Unutulmamalıdır ki; Asırlar süren “büyük oyunlar halen dünya sahnesindedirler. Ancak, bugün de aynı oyunu ister “Ermeni sorunu” isterse “Başka bir sorun “ mihverinde oynamaya teşebbüs edecekler veya etmekte olanlar, karşılarında artık MEVCUT MİLLETLER VE MEDENİYETLER BİLMELİDİRLERKİ.. “Tarihindenten feyz ve ders almış” Türkiye Cumhuriyeti ve Devleti “Tarihin tekerrürüne fırsat vermeyecek uyanıklıkta” Atatürk’ün nesillerinin bulunduğunuda hesaba katmak zorundadırlar.
YÜCE TÜRK MİLLETİNİN uzak ve Yakın geçmişinden aldığı kahramanlıkların destanlarının dost ve düşman milletler daima hatıralarında tutumalıdır. Unutulmuş olmadığını son kez hatırlatırız. yakın tarihimizdeki istiklal savaşı ve kahramalıklarımız her millete nasip olmamıştır.
Milletlerin 1. Cihan savaşından ve 2.cihan alınması gereken çok dersler oldugu hafızalarında mutlaka kalmalıdır unutmuş olanlara hatırlatmayı borç biliriz. Saygılarımla Arz Ederim. 18/ 02/ 2005 Dr. Hayrettin ERTEKİN” şeklinde olduğu görülmüştür.
Aynı bilgisayarda “YUNAN.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde: Kıbrıs ve Yunan sorunu ile ilgili makale olduğu, içeriğinde;
“Sevgili Okurlarım, Neticeyi arz ve talep olarak son söz şunları da ilave etmeliyiz....!! Kibris olayinin perde arkasini iyi tahlil edelim Ortadogu da hangi ülkenin ilave liman ihtiyaci var ve 2500 km menzilli NBC harp basligi yuklenebilecek ( 500 ADET Nükleer başlığı var) TOMAHAWK - CRUSIE fuzelerine sahip HAVADAN BAGIMSIZ TAHRIK DUZENEKLI DENIZALTILARINI ve diger su ustu ve sualtı gemilerini konuslandirarak Avrupa'yi kapsama altina alarak elini kolunu baglamak amaci guden yakin dostumuz stratejik ortagimiz israili iyi anlamaliyiz, Dr.Hayrettin ERTEKİN” şeklinde olduğu,
“Vatikan Devlet Başkanı Papa.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde Papa 16. Benedict’in ülkemize gelişinde törenle karşılanmasının bir amacının olduğunu, “Keşke Türk halkı bu konuda daha duyarlı olmayı başarabilse ve Papa, Türkiye’ye gelmeye cesaret edemese” denilerek papanın ülkemize gelmesinin istenmediği, bunun için bir kampanya başlatılması gerektiği belirtilmiştir.
“KIRLITEZGAH SITESI MASONLAR DESIFRE OLDU.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde Kirli Tezgah Sitesinde ERGENEKON operasyonu kapsamında halen tutuklu bulunan Ümit SAYIN’ın Can ARPAÇ, Sevil ATASOY, Hakkı AYHAN, Reşit ATA, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Sekreterliğine, Adnan AKFIRAT, Doğu PERİNÇEK (Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK’e mektup olarak yazdığı bu belgede, en çok dikkat edilmesi gereken yer, mektubun sonundaki masonik bir selamlama terimi olan “kardeş sevgilerimle” kelimelerinin kısaltması olduğu), Cosmopolitan Dergisi, Üsteğmen Zafer YENER, Cumhur ERDİN, Binbaşı Oğan TÜRKMEN ve Yarbay Mehmet SÖNMEZ ile yaptığı msn kayıtları ve mektuplar olduğu görülmüştür.
24.05.1996 tarihli bu belge, Ümit SAYIN ve irtibatlı olduğu kişiler tarafından hazırlanarak, silahlı provokasyon gruplarının oluşturulmasını teşvik için servis edildiği,
KEMALİST TÜRKBİRLİK GRUBU (KTG) Stratejisi, “Yusuf Rıza Günaydın” takma adıyla Ümit SAYIN tarafından 18.05.2000 tarihinde hazırlanmıştır. Bu oluşum üzerinden solcu ve Atatürkçü gençleri internet ortamında avlayarak, gerçekte masonik hedefler doğrultusunda yönetilmek ve yönlendirmenin amaçlandığı,
TSK’yı kullanarak iç savaş çıkartmayı amaçlayan aşağıdaki illegal bildiri, 14.02.2001 tarihinde Ümit SAYIN tarafından hazırlanarak, KTB mail grubu aracılığıyla internet ortamında dağıtıldığı, 2000 yılında düzenlenmiş olan aşağıdaki listenin sonunda, ÇYDD Yurtdışı (ABD) temsilcisi olarak Ümit SAYIN’a yer verildiği,Genelkurmay İstihbaratıyla ilişki kurmak ve yönlendirmek isteyen Ümit SAYIN tarafından yazılan aşağıdaki mektup, Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığına geldiği,Genelkurmay Başkanlığının gizli belgeleri arasında bulunan “Batı Harekat Konsepti”, Ümit SAYIN’ın bilgisayarına kayıtlı belgeler arasında olduğu, İllegal örgütlenme planı, 05.07.2005 tarihinde Ümit SAYIN tarafından hazırlanarak İstanbul Üniversitesi’nde uygulandığı,Ümit SAYIN’ın askeri istihbaratla ilişki kurduğu dönemde, Ümit SAYIN ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil ATASOY arasında gerçekleşen msn yazışması olduğu, İlhan ARSEL tarafından hazırlanan bildiri, Ümit SAYIN tarafından internet üzerinde kurulan KTB irtibatları kullanılarak dağıtıldığı, gibi daha bir çok benzer konuların yer aldığı anlaşılmıştır.
“Kitap1.xls” isimli bir Excel dosyası tespit edilmiştir. “Kitap1.xls” isimli Excel dosyası incelendiğinde farklı meslek gruplarından şahısların bulunduğu telefon listesinin yanı sıra birçok kime ait olduğu bilinmemesi için şifrelenmiş telefon numaraları olduğu görülmüştür.
“Gönderilmiş Öğeler.dbx” isimli bir E-posta arşiv dosyası tespit edilmiştir. “Gönderilmiş Öğeler.dbx” isimli E-posta dosyası incelendiğinde içeriğinde “Hayrettin ERTEKİN’in Milli Güvenlik Toplumla İlişkiler Başkanlığı’nda 20 yıl teröre karşı mücadele verdiğini belirtmesine rağmen şahsın ifadesinde böyle bir resmi kurumda çalıştığını beyan etmediği anlaşılmıştır.
06 Haziran 2006 tarihli kimden bölümünde “eternet grup” yazılı e-posta dosyası incelendiğinde Muharrem KILIÇ isimli yazardan alıntılar yapıldıktan sonra Milleti, dolayısı ile devleti ayrıştırıp BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) kıvamına getirme operasyonunun hedefinde artık Türk Silahlı Kuvvetlerinin olduğu belirtilmektedir. Söz konusu e-posta Enternet Grup Strateji Başkanı tarafından gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Son günlerde çok sık telefuz edilen bu Kuvayi Milliye deyiminin bir çok genç tarafından bilinmediği, ilk kez Kurtuluş Savaşı'nda görev alan milis güçleri anlamında kullanıldığı, ''Kuvayı Milliye’nin işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleri olduğunu, bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modeli olduğunu, ''Kuvayı Milliye''’nin sonradan Ulusal Kurtuluş Savaşı'na katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanıldığını belirttikten sonra;
“Günümüzde bu tarz düşünülmek istenilirse bu oluşum modern ordunun uzantısı olarak özel kuvvetler komutanlığının organizesinde oluşturulmaktadır.” denilmiştir.
(Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ''Kuvayı Milliye''’nin işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleri olduğunu,” belirtmesine rağmen bir alt paragafda “Günümüzde bu tarz düşünülmek istenilirse bu oluşum modern ordunun uzantısı olarak özel kuvvetler komutanlığının organizesinde oluşturulmaktadır.” demektedir.
Kuvayı Milliye’nin düzenli bir ordunun bulunmadığı ve ülkenin düşman askerleri tarafından işgal altında bulunduğu zamanlarda oluşturulması gerektiği belirtilmesine rağmen günümüzde dünyanın sayılı güçlü ordusuna sahip Türk Silahlı Kuvvetlerimizin böyle bir yapılanmaya alet edilmek istendiği, ülkemizin hiçbir toprak parçasının düşman işgali altında olmadığı, Hayrettin ERTEKİN’in bu e-posta’yı provakasyon amaçlı olarak şahıslara gönderdiği ve ülkemizde bir kaos ortamının oluşturulmasına yönelik faaliyetler içerisinde olan ERGENEKON Terör Örgütünün amacı doğrultusunda hareket ettiği anlaşılmıştır.)
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Merkez Mahallesi Sıracevizler Caddesi Saadet Apartmanı No:69 ŞİŞLİ adresinde yapılan aramada; ele geçen üzerinde “Multimedya Compitur Siystem” yazılı bilgisayar kasası içerisindeki Seri numarası 0524J1FTC97921 olan bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede;
“TC.DOC” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in ülke vatandaşlığından ayrılmak istemesinin sebeplerini saydığı ve yazısının sonunda AKP’den Papazın ekümenliği, Heybeliada ruhban okulunun açılması, papaz yetiştiriliyor diye militan yetiştirilmesi, Ermeni soykırımının tanınması, Kürdistanın tanınması!! (bu sözler verildi), PKK ile masaya oturulması süreç başlatıldı, Kıbrıs’ın satılması, Yabancı mal edinme yasasının çıkartılması PEŞKEŞ ÇEKİLMESİ, Trakya sorunu çözülmeden Ege sorunun çözülmesi, İstanbul’un konstantine polis olarak tescili, Türklerin Anadolu içine dar bir bölgeye sıkıştırılması çalışmasının önünü açmasının istenildiği belirtilmiştir.
Şüphelinin Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada ele geçirilen (1) adet Seagate marka ST380011A (5JV1JQ3K ) seri numaralı 80 GB harddisk üzerinde yapılan incelemede;
“HABERLER.doc” isimli MSword belgesinin içeriğinde, şüpheli Hayrettin ERTEKİN tarafından Türbanın üniversitelerde serbest bırakılması ile ilgili Yüce Türk milletine hitaben 9 Şubat Çağrısı başlığı ile bir yazı olduğu, “Türkiye'yi haçlı irticadan kurtarmanın zamanı gelmiştir. Türkiye'nin devrimcileri, Mustafa Kemal'in askerleri Görev vakti gelmiştir. Karşı devrimin karanlığını hep birlikte yeneceğiz. Hükümeti türbanla ilgili yasayı geri çekmeye, milletin sesine kulak vermeye çağırıyoruz. Bağımsızlık ve Atatürk devrimlerine, laikliğe sahip çıkmak için Ankara'da büyük halk hareketinde buluşuyoruz. Haydi Türkiye göster iradeni! 9 Şubat'ta Ankara'dayız.” şeklinde yapılan çağrıda “Türkiye'nin devrimcileri, Mustafa Kemal'in askerleri Görev vakti gelmiştir.” Şeklinde olduğu görülmüştür.
“ORTODOKSLUK VE FAALİYETLERİ.doc” isimli bir MSword dosyasının içeriği ile aynı olduğu görülmüştür.
Şüphelinin Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve Çatı Katı BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada ele geçen -(1) adet Seagate 40 Gb. ST 340014A-SN. 5JX9G2B4 seri nolu harddisk üzerinde yapıan incelemede;
1-“Reis.jpg”, “Reis-Cagri.jpg”, “Reis.jpg”, “Kurtlar konseyi.jpg”, “Ali .jpg”, “Peker.jpg” ve “Tc.jpg” isimli resim dosyaları içerisinde;
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Organize suç örgütü lideri ve ERGENEKON operasyonu kapsamında da soruşturma konusu edilen Sedat PEKER ile birlikte fotoğrafının bulunduğu, fotoğrafın bulunduğu dosyanın adının Kurtlar Konseyi olduğu, bunun yanı sıra Sedat PEKER’in dosya ismi olarak Reis ve Peker olarak verilen 2 adet resminin daha olduğu, diğer resimlerde ise kimliği tespit edilemeyen elinde bayrak ve silah ile poz veren bir şahıs olduğu görülmüştür.

4- Ekspertiz raporları:
Şüphelinin Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı ERGOLD KUYUMCULUK No:42 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada elde edilen;
(1) adet BLOW MİNİ MOD 2003 Cal.8 mm 91702 ibareleri bulunan kuru sıkı tabanca, (1) adet tabancaya ait şarjör ve (5) adet şarjöre basılı vaziyette fişek ile ilgili olarak:
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda ses ve gaz fişeklerinden tadil özel şekil ve nitelikte fişekleri atabileceği görülen tabancanın 6136 sayılı yasa kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği ancak 6136 sayıl yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı, 5 adet fişeğin 6136 sayı yasaya göre yasak niteliğini haiz fişeklerden olduğu,
(1) BLOW CLASS 6-008010 ibareleri bulunan kuru sıkı tabanca, (1) adet bu tabancaya ait şarjör ve (12) adet şarjöre basılı vaziyette fişek ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda söz konusu tabancanın mevcut hali ile 9 mm çapında ses ve gaz fişeklerini istismal edebildiği gibi aynı ölçülerde haiz birlikte gönderilen çekirdekli (metal parçacıklı) fişekleri de atabildiği, bu itibarla el yapımı çekirdekli fişekleri atabildiği görülen tabanca ve mevcut çekirdekli bilyelerin gibi 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliği taşıyan silah ve fişeklerden olarak mütalaa edilmesi gerektiği ancak 6136 sayıl yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı,
Şüphelinin Merkez Mahallesi Sıracevizler Caddesi Saadet Apartmanı No:69 ŞİŞLİ adresinde yapılan aramada elde edilen;
(1) adet üzerinde “Walther” yazılı kılıfı da bulunan pala ile ilgili olarak, EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesin de belirtilen yasak niteliğine haiz pala benzerlerinden olarak mütalaa edilmesi gerektiği,
(1) adet tahta kırmızı siyah kılıf içerisinde samuray kılıcı ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesin de belirtilen yasak niteliğine haiz kılıçlardan olduğu,
(1) adet Sarsılmaz marka 332 seri nolu havalı tabanca ile ilgili olarak ;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak söz konusunun bir suçta kullanılması halinde korkutma unsurunun gerçeklemesisin mümkün olduğu,
(1) adet tahta kılıf içerisinde Zülfikar Kılıç ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesin de belirtilen yasak niteliğine haiz kılıç benzerlerinden olduğu,
(1) adet üzerinde “BLOW Combact Mod.2002” yazılı 9.00 mm. çaplı 36710 seri numaralı kahverengi kabzalı kurusıkı tabanca,(1) adet Bu tabancaya ait şarjör ve (85) adet kurusıkı tabanca mermisi ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olmadığı ancak ebat-görünüm ve mekanik yapısı olarak ateşli bir silah görünümünde olduğu, ateşli bir silahtan ayırt edilebilmesinin zor olduğu, iğfal kabiliyetine haiz olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat: 2, No: 5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada elde edilen;
(1) adet İşlemeli deri kılıf bulunan ibaresiz toplu tabanca ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliği taşıyan ateşli silahlardan olarak mütalaa edilmesi gerektiği ancak 6136 sayılı yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı,
(1) adet Kenwood TK3107 ibareli 80929012 seri nolu el telsizi ve (1) adet Kenwood TK3107 ibareli 80928952 seri nolu el telsizi ile ilgili olarak;
Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünün 2008/3212 sayılı yazılarında Cihazların UHF bandında faal olarak çalışmakta alma ve gönderme yapmaktadır. Söz konusu el telsizleri 2813 sayılı telsiz kanunun 13 ve 32/a maddesine giren cihazlar olduğu belirtilmiştir.
(1) adet Gold Star marka mod:2000 cal 9 mm. ibaresi bulunan kurusıkı tabanca ve (1) adet bu tabancaya ait fişeksiz şarjör ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak ebat-görünüm ve mekanik yapısı olarak ateşli bir silah görünümünde olduğu, ilk bakışta ateşli bir silahtan ayırt edilebilmesinin zor olduğu, iğfal kabiliyetine haiz olduğu,
(1) adet Motorola Radius GP300 ibareli, şarj cihazı ve adaptörünün de bulunduğu el telsizi ile ilgili olarak;
Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünün 2008/3212 sayılı yazılarında Cihazların UHF bandında faal olarak çalışmakta alma ve gönderme yapmaktadır. Söz konusu el telsizleri 2813 sayılı telsiz kanunun 13 ve 32/a maddesine giren cihazlar olduğu,
(1) adet ağzında mermi bulunan GKM 980 seri nolu Madein Austurıa Glock inc. SMYRNA.GA ibaresi bulunan tabanca,(1) adet bu tabancaya ait şarjör,(5) adet bu şarjöre basılı vaziyette MKE yapımı 9 mm. çaplı (ağzındaki ile birlikte toplam 6 adet) fişekve (50) adet Beyaz şeffaf poşette MKE yapımı 9 mm. çaplı fişek ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliği taşıyan ateşli silah ve fişeklerden olduğu,
(2) adet üzerinde Boxer yazılı döküm muşta ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesin de belirtilen yasak nitelikli muştalardan olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
İşyeri Araması sırasında ele geçirilen;
(4) adet Cam parfüm şişe, (1) adet ağzı karık pişmiş toprak vazo, (2) adet bronz heykel, (1) adet bronz obje, (5) adet pişmiş toprak vazo, (3) adet cam koku şişesi, (9) adet pişmiş toprak vazo, (1) adet pişmiş toprak testi, (6) adet pişmiş toprak sapan taşı, (1) adet başı kırık mermer heykel, (235) adet duvara asılı şekilde panonun üzerine yapıştırılmış vaziyette sikke (sonrasında yapılan sayımda 240 adet olduğu anlaşılmış ve konu ile ilgili tutanak tanzim edilmiştir), (30) adet sikke, (1) adet mızrak ucu, (1) adet sapı kırık kaşık, (1) adet keski, (1) adet ok ucu, (4) adet iğne ve (38) adet duvara asılı pano üzerinde çerçevelenip kolye ucu şekline getirilmiş sikke ile ilgili olarak;
İstanbul Arkeoloji Müdürlüğünün 25.02.2008 tarihli rapor ve 28.02.2008 tarih ve 2008/562 sayılı yazılarında yukarıda listesi verilen malzemelerden; 3 adet cam şişe ve 90 adet bronz sikke (bozuk-silik-sahte) nin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Tasnif ve Tescile tabii, müzelik değerde olmadığı, 90 adet sikkenin piyasayı yanıltıcı nitelikte olduğu ve alıkonulduğu 3 adet cam şişenin tarihi bir özelliği olmadığından teslim edildiği, Geri kalan 256 adet eserin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Tasnif ve Tescile tabii, müzelik değerde yurt içe ve yurt dışı alınıp satılması yasak eserlerden olduğu bildirilmiştir.
Şüphelinin Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve Çatı Katı BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada elde edilen;
(4) adet MKE yapımı dolu fişek ile ilgili olarak;
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayı yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu,
(1) adet U.S.A. super K.NIFE marka kahverenkli saplı bıçak ile ilgili olarak sorulduğunda; EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesin de yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğu,
- (1) adet siyah renkli EAGLEKNIFE ibareli örgü saplı kılıfı da bulunan pala,
- (1) adet siyah renkli demir saplı “Wolther” yazılı kılıfı da bulunan komando bıçağı,
- (1) adet beyaz metal, tahta kapalı oval saplı komando bıçağı,
- (1) adet siyah kılıf içerisinde Walther-Staınless Steell marka çok amaçlı bıçak takımı,
- (1) adet siyah kılıf içerisinde Souare Staınless marka çok amaçlı bıçak takımı,
- (1) adet kamuflaj kılıf içerisinde balta, kürek seti ve metal sapı içerisinde (1) adedi testere, (1) adedi bıçak,
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesinde belirtilen yasak nitelikli bıçaklardan olmadığı,
- (1) adet Sarsılmaz marka 332 seri nolu havalı tabanca,
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 Sayılı Yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak söz konusunun bir suçta kullanılması halinde korkutma unsurunun gerçeklemesinin mümkün olduğu,
- (1) adet üzerinde “BLOW Combact Mod.2002” yazılı 9.00 mm. çaplı 36710 seri numaralı kahverengi kabzalı kurusıkı tabanca,
- (1) adet Bu tabancaya ait şarjör,
- (85) adet kurusıkı tabanca mermisi
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 Sayılı Yasaya göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olmadığı ancak ebat-görünüm ve mekanik yapısı olarak ateşli bir silah görünümünde olduğu, ateşli bir silahtan ayırt edilebilmesinin zor olduğu, iğfal kabiliyetine haiz olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
d)-Telefon görüşmeleri;
Medyayı Kontrol Altına Almak, Propaganda-Dezenformasyon ve Örgütün Amacına Yönelik Olarak Yapmış Olduğu görüşmeler:
Tape : 1617, 13.11.2007 tarihi, saat : 10.18’de Hayrettin ERTEKİN ile N.. A… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN’in “Abi saygılar sunuyorum, sayın Genel Müdürüm, iyi misin?” “Televizyon devam ediyo, işte şimdi de bu ATV ihalesi için bi konsorsiyum…. oluştu ona girmeye çalışıyoruz ama, bakalım inşallah orayı da” dediği, bir süre bu ihaleye Turgay CİNER’in giremeyeceğinden bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “…şeyde giremiyor Aydın DOĞAN, Bİ GRUP VAR ŞİMDİ, BİZİM BEYFENDİNİN ORGANİZE ETTİĞİ Bİ GRUP VAR” “ … ONLA ÇALIŞORUZ, BEN DE … ORDAYIM YANİ” dediği, Necati ALTINTAŞ’ın “ALLAH İŞİNİ RAST GETSİN, EMRET” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… estağfurullah abiciğim, …daha sonra arıyacam sizi” “ BU KONU İLE İLGİLİ” dediği tespit edilmiştir.
Tape : 1729, 28.12.2007 tarihi, saat:14.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y. Ö... arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “…para lazım memlekette çünkü burda bırakmıyorlar burda bırakmıyorsunuz bakın işte ATV'yi alalım onu alalım diyorsunuz habire salıyorsunuz Kasımpaşalıları üzerimize onun için bari orda para kazanalım” “Komutanım yo bırakmadılar bırakmıyorlar komutanım” “Bu adam açıkça işte ne diyim bak telefonda söylüyorum size adam gönderdi bana ee” “O televizyon bize lazım dedi daha ne diyim daha telefonda söylüyorum burda dinliyor o şuan” dediği,
Tape : 1600, 31.10.2007 tarihi, saat : 21.20’de Hayrettin ERTEKİN ile Y... Ö... arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Uzun bir süre PKK terör örgütü ve güneydoğudaki terör olaylarından bahsettikleri, bu olayın siyasi açısından konuştukları, Hayrettin ERTEKİN’in “…komutanım .. duyarsız kalamıyorum artık isyan ediyorum böyle bakalım ne olacak Genel Kurmay” dediği, Y... Ö...’in “Bekliyoz icazet icazet alcaz ya şimdi bekliyoz bakalım” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “ komutanım icazetimi kalmış …istiklal savaşındaki Atatürkün gösterdiği kahramanlığı bugün barışta gösteremiyor ise… o zaman bu devletin yani yazıklar olsun diyorum cumhuriyeti kuranların taşıdığı üniformaya siyasetçisine meclisine bayrağına istiklaline istikbaline halk çıkacak ya halk çıkacak sokaklara başka şey yok” dediği, Y... Ö...’in “Halk çıkacak zaten…. öyle olacak bu halk çıkacak ben idare ediyorum diyecek” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Valla .. komutanım .. belki önden fişekten dolma tepme tüfekler değil …istiklal savaşında böyle çıktılar ama şimdi başka şeyle çıkabiliriz yani şakası yok bu işin .. sizde önümüze halk kahramanları halk komutanları olarak yani… artık mübah sizin için” dediği tespit edilmiştir.
Tape : 1593, 24.10.2007 tarihi, saat : 20.13’de Hayrettin ERTEKİN ile Y Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN’in “ komutanım Allah aşkına bizi niye arayıp sormuyorsunuz” diye bir süre sitem ettiği ve kendisinin yurt dışı gezilerinde olduğunu söyleyerek “…televizyon kanalı aldık biz bir tane onunla uğraşıyoruz” “… Business kanal diye bir kanal var ya” dediği ve Güneydoğudaki terör olaylarından bahsettikleri, Y Şahsın terör olaylarıyla ilgili “Beni… sükûnete davet ediyorlar lan ne sükûneti yav” “…TOPLUM MU VAR SANKİ BİR YERDE GALEYANA GELECEK YOK İÇ HARP ÇIKARTACAK FALAN” “… Kuzu kuzu herkes seyreyliyor” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de Kürtler hakkında söylediklerinden dolayı yargılandığını anlattığı, Y Şahsın “BEN BU MİLLETTEN ŞİKAYETÇİYİM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “…ben yapmam gerekenleri yaptım BAK TELEVİZYON ALDIM TELEVİZYONA İKİ TANE EMEKLİ GENERAL KOYDUM, Y... PAŞAYLA R.. K..'NU YÖNETİME ALDIM dedim ki; gelin çıkın ne isterseniz burdan söyleyin ortada yoklar gelmiyorlar yani kayıplar düşünebiliyor musunuz ya daha ne yapayım da ne yapmam gerek Genel Kurmaya haber gönderdim Y... paşayla bu kanal sizindir emrinizdedir ne yapmak istiyorsanız buyurun dedim 137 tane çalışan var ne arayan var, ne soran” “Kaleşi alıp dağa gideyim diyorsanız onu da yaptık zamanında” “….. BAŞKA YAPACAK BİR ŞEY YOK BOMBA MOMBA DERSENİZ ONLARI BIRAKTIM O İŞLERİ O İŞLERDEN ŞEY OLDUM daha ne yapayım yani” dediği, bir süre gazetelerde yazılar yazılarla ilgili konuştukları ve Y Şahsın seni alkışlıyorum, tebrik ediyorum diyerek Onlarda en azından bir şeyin tepkinin ifadesi AMA HAKKATEN BEN ARZU ETTİĞİM TEPKİYİ BULAMIYORUM VE ZAMAN ZAMAN” “12 EYLÜL ÖNCESİ GÜNLERİ ÖZLÜYORUM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “AH O GÜNLER OLACAK Kİ ŞİMDİ VARYA ŞİMDİ” diyerek gündemi değerlendirip, terör konularından konuştukları tespit edilmiştir.
Tape : 1761, 12.12.2007 tarihi, saat:11.16’da Hayrettin ERTEKİN ile W arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in “Sayın komutanım saygılar sunuyoruz” dediği, W’nın “Ne arıyorsun ne soruyorsun bu abini ya” “Hepten gözden çıkardın bizi ya” dediği, Hayrettin’in “Olur mu sabah gazeteyi bi açtım” “Gazetede bir operasyon var bütün adamları toplamışlar şey ahlak polisi 700 tane İstanbul’da şeyi toplamış” “Resimlerini toplamış onu inceliyordum bizimkiler var mı diye aklıma geldiniz o ara dedim ki komutanımı arayım da bi gazeteye baksın tanıdık biri var mı” dediği, W’nın “Yok bizim artık tanıdıklar manıdıklar” dediği, Hayrettin’in “Doğru doğru iyi misiniz komutanım?” dediği, W’nın “Çok şükür iyiyim bir yaramazlık yok Hayrettin” “Sende ne var ne yok?” dediği, Hayrettin’in “Çalışıyoruz işte televizyon melevizyon gidiyor işte öyle koşturmaca” dediği, W’nın “Bir problem yok inşallah” dediği, Hayrettin’in “Yok yok bizim o çocukta bir hafta yattı çıktı” dediği, W’nın “Ünal hocayla irtibat devam ediyor değil mi senin” dediği, Hayrettin’in “Devam ediyor Ünal hoca” “dün işte evini burdan götürdü gönderdik dün akşam onu yolcu ettim ben” dediği, W’nın “Öyle mi biliyorum Konya’da olduğunu da” “Tamam anladım iyi, şu şey konusu varmış da benim aklıma o geldi Çamlıca konaklarının güvenlik şeyini hizmet satın almak için bunlar kendi bünyelerinde kurmuşlarmış onu şimdi lav ediyorlar hizmet satınalmak yoluyla yani bi güvenlik şirketinden alacaklarmış hizmet satın alacaklarmış Çamlıca konakları için 25 kişi falan herhalde” “Benim aklıma şey geldi Ünal hoca da orda sayılan sevilen bir insan” “...şimdi daha gerçi işte yönetim bir karar almamış daha işte yönetim karar alacak yani şey kararı işte bünyemizde kurduğumuz bu bünyemizdeki Güvenliğin lav edelim hizmet satınalmak yoluyla güvenlik işini yürütelim diye bir karar alıp bi güvenlik şirketine verecekler” dediği, Hayrettin’in “Ünal hocayı vereyim telefonunu arayın orda Mustafa var yönetimde” “Ben onada söylerim Mustafanın da telefonunu veririm size” “Mustafa da iyi arkadaşım benim söylerim Ünal hocam falan beraberiz hep onlan şimdi şöyle yapalım” dediği ve Hayrettin’in “0533 722 19 13” numaralı telefonu verdiği,
Hayrettin’in “Komutanım ne oluyo memleketin durumunu hiç anlatmıyorsunuz ben yazıyorum çiziyorum da yani okumuyorsunuz da” “Saldırıyorum habire ama yine hala bişey yok” dediği, W’nın “Kimsenin birşeyden alındığı yok herkes bildiğini yapıyor” dediği, Hayrettin’in “ABİDE BOŞ ÇIKTI ABİDE duruyor duruyor şimdi” “İki düble içince ateşleniyor hiçbir şeyi yok komutanım ya yani valla bu Fenerbahçeliler niye böyle ben anlayamıyorum komutanım ya” “Valla bilmiyorum komutanım herhalde ...yani çaptan da düştü herhalde diyoki ya hiç huzurumu bozmayayım şimdi diyo hiç bişey yapacağı yok” dediği, W’nın “Ya oda şimdi idare ediyor şurda kaldı diyo 7-8 ay diyo” dediği, Hayrettin’in “7 ayı kaldı teskereye” “Şey nasıl bi adam komutanım siz bilirsiniz Ergun SAYGUN dün dün konuşmuş falan okudum şimdi gazetelerde de o nasıl biridir yani Vatan perver mi yoksa böyle hani o da salla başı al maaşımı” dediği, W’nın “Valla o askerliği bilmez o da” “Aynen aynen o da bürokrattır yani şeydir” “Dışçıdır oda yani o da NATO'lardan dış görevlerden işte yabancı dil” “Ordan gelme yani” “Terörü merörü Güneydoğuyu falan bilmez o da bilmez İlker BAŞBUĞ’U' da bilmez bunlar şey değilki bunlar Kıta komutanı değil ki bunlar sosyete bunlar salon subayı” dediği, Hayrettin’in “Öyle isteniliyordu zaten öyle yani dizayn etti gitti ...” dediği, W’nın “Sadakatlıdır yani ...komutanlarına karşı son derece sadıktır” “Komutanlarına ihanette bulunmayacaksın sadakat sahibi ihanet dediğin komutanlara hiç hayır demeyeceksin hiçbir şeylerine karşı çıkmayacaksın” “... öyle oldu mu en iyi komutan oluyorsun” dediği, Hayrettin’in “Komutanım kaleler tek tek gidiyo bakın ben bu YÖK var ya bu kadarını düşünmüyordum ... hani diyordum ki” “Burada gitti Yargıtay işte bi tek Yargıtayla Danıştay kaldı” “Şimdi hazırladıkları avukatları işte yeni yasaylan onları alacaklar içeriye” “Neticede arz talep türbanı” “Türbanı takıp herkes oturacak mı komutanım bu yani olacak bumu yani” dediği,
W’nın “Ne oldu senin ortak çıktımı” dediği, Hayrettin’in “Çıktı çok oldu 1 hafta yattı çıktı” “Bıraktılar ATV ihalesi bittiği gün bıraktılar” “Yani ATV ihalesine biz gireceğiz diye şey yapınca onlar huylandılar iadeli taahhütlü verdiğimiz şeyi geri gönderdiler ondan sonra adamın bi günde hesaplarına el koyup adamı içeri aldılar ondan sonrada hiç bana dokunmadılar hiç ona bütün” dediği, W’nın “İstedikleri adamada verdiler ihaleyi” Adamlar herşeyin öyle güzel yolunu yordamını buluyolarki ya” dediği, Hayrettin’in “Ama kimsede bişey demiyo komutanım önceden bakın biri çıkardı mesela ben şuan Kıvrıkoğlu Paşanın şeyle arıyorum çıkar bişey söylerdi derdiki yani ...” “Dururdu dediğinin arkasında dururdu” “Yok mu yürekli bitane böyle aşalardan komutanım ya böyle hop diyecek” dediği, W’nın “Yürekli yürekliler oralara söz söyleyecek makama gelemiyor ki” “Sadakat sahibi olacaksın sadık olacaksın” “Sen komutanına sadık ol gerisine karışma ...” “Hepimizin göbek adı sadık zaten” …dediği

Tape:1778, 13.02.2008 tarihi, saat:12.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Ha yurtdışındaydım ÇİN'DEYDİM abi yeni geldim bir hafta oldu geleli ya” dediği, X ŞAHSIN “Napıyon Çin'i mi ÖRGÜTLÜYON ne yapıyorsun” dediği, H.ERTEKİN’ in “Abi ne yapalım işte ya çalışıyoruz” dediği, X ŞAHSIN “BAŞIMIZA İŞ ÇIKARMA BAK gene ERGENEKON mergenekon trafikler karışık Çin'e mine gidip” “Bizim o işler de ONLAR SAHTE ERGENEKON ABİ BİZ HAKİKİ ERGENEKON'UZ” “Yanına ama kimide alıyorlar biliyor musun Direj Ali'ye şeyi de alıyorlar yanına Sami Hoştan'ı da alıyorlar yanına hani maksat çeteymiş gibi gösteriyorlar aslında bu adamların ne alakası var çeteyle” dediği, X ŞAHSIN “Ne alakası var şeyin Erenolun Sevgi Erenol'un çeteyle” “Hasan Kaya'nın selamı var bak sana yanımda şimdi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Benden de selam söyle sayın doktoruma” “Projenizden vaz mı geçtiniz projenizden” dediği, X ŞAHSIN “Bakalım işte ne o Türkiye'de hızlı değişiyor biliyorsun her şey” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ya doğru söylüyorsun” dediği, X ŞAHSIN “(Arka Planda HASAN : De sene Hayrettin'e bu işlerde tecrübe sahibi Hayrettin)” dediği, H.ERTEKİN’ in “BEKLEYİN YAKINDA TANKLARI GÖRÜRSÜNÜZ” dediği, X ŞAHSIN “Tanklar geliyor mu yoksa” dediği, H.ERTEKİN’ in “Tanklar geliyor görürsünüz” dediği,
Tape : 1752, 22.01.2008 tarihi, saat : 13.47’de Hayrettin ERTEKİN ile H. A. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’in “.. Reisim selamünaleyküm Hayrettin ben nasılsın” diye sorarak ERGENEKON operasyonunda yakalanan şahıslardan bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “..ne oluyor Drej Mirej” dediği, H.A.’in de “sana da gelirler” dediği, Hayrettin ERTEKİN’İN “yakında bana da gelirlerde bana uzak kalıyorlar biraz onlar bilirler .. kime gideceklerini” “…bu operasyon iki tane ayağı var eee bir örgüt kurmuşlar sözüm ona bunlar Malazgirt şeyi Kuvayi Milliye diye bu ikisinin işte Türkiye’de örgütlenmeye çalışıyorlar parti olacaklardı bunlar parti kuracaklardı” “..O parti işte bazı para kaynakları şunlar bunlar 7-8 aydır takip ediliyorlardı ama Drej'in Mrej Sami HOŞTAN'ın falan işi ne onu anlayamadım” “.Tahsilat işleri de herhalde .. onun için ...” “VELİ KÜÇÜK ZATEN KAFAYI YEMİŞ YANİ VELİ PAŞAYA KAÇ KERE İKAZ ETTİK DEDİK Kİ YA BIRAK BU İŞLERİ YANINA ALDIN BUNLAR OLMAZ SEN ASKER ADAMSIN DİNLEMEDİ BAKALIM” dediği ve Veli KÜÇÜK’ü paşaların da ikaz ettiğini anlatarak “..çağırdılar korumalarını aldılar rütbeni sökeriz sıfıra düşürürüz dediler ikaz etti Genel Kurmay ..BU Bİ ARA ÜÇ AY DÖRT AY TAKILDI SONRA YİNE BAŞLADI” dediği, ilerleyen konuşmalarda, insan kaçakçısı İsmail……? İsimli bir şahıstan bahsettikleri, Şamata barı bu şahsın aldığı ve Yunanistana insan kaçırdığını anlattığı, bu şahsın bulunması gerektiği, kendilerine lazım olduğunu söylediği,
Tape : 1751, 22.01.2008 tarihi, saat : 12.26’de Hayrettin ERTEKİN ile Kürşat… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
ERGENEKON operasyonuyla ilgili haberlerden bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “…50-60 kişi aldılar Kemali falan aldılar” “..HİÇBİR ŞEY OLMAZ .. ÖYLE BİR ÖRGÜT MÖRGÜT YOK ŞİMDİ NE OLACAK ... KAFALARINA GÖRE ŞEY ÇİZİP GİDİYORLAR” “… VELİ KÜÇÜK SİLAHLI KUVVETLERDE ÇOK SEVİLEN BİR ADAM DEĞİLDİR KENDİ BAŞINA ÇALIŞIYOR” dediği,
Tape : 1715, 22.12.2007 tarihi, saat:20.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
X ŞAHSIN “Paşam duydun mu?” “Yaşar BÜYÜKANIT bizi çok yanılttı ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “ÇOK ÇOK HEPİMİZİ MALESEF, BEN EN BÜYÜK DESTEKCİSİ BENDİM VE KOMUTANIMIZA SAHİP ÇIKTIK VE GENEL KURMAY BAŞKANI OLMASI İÇİN OLABİLMESİ İÇİN YAPMADIĞIMIZ ŞEY KALMADI AMA MAALESEF ŞUAN YAPILABİLECEK BİŞEY YOK DİYOR VE KENDİSİ BAKALIM BÖYLE DÜMEN SUYUYLA BENİM KALMIŞ TESKEREME 8 AY DİYOR 8 AY SONRA BEN ZATEN YOKUM ... bu riske girmem diye kimseyle hiçbir şey yapmıyor ama” dediği, X ŞAHSIN “Amudamı kalkayım dükkan kapalı dükkan açıkmı bunlar yakışıyor mu yav” dediği, H.ERTEKİN’ in “Evet evet evet bunlar bunlar … hiç ya 2 düble viski attığı zaman maalesef böyle şeye çıkıyo BİZİ TATMİN ETMEDİ ben söyledim yani kendisine başından söyledim hatta Amerika’daki aldığı madalyayla ilgilide fikirlerimi beyan etmiştim kendisine de söylenmişti bu, keşke o madalyayı almasaydı o madalya verildi ondan sonra kendisini bakalım şeyi yapmayacaklar İLKER PAŞAYI DA GENEL KURMAY BAŞKANI YAPMAYACAKLAR” “Tabi tabi yapmayacaklar ben biliyorum onu yapmayacaklar…” dediği, X ŞAHSIN “Ne diyorsun Paşam ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “…2 tane Afyonlu Kara Kuvvetlerindeki 2 Afyonlu bişeyler bakalım kara kara düşünüyorlar ne olacağını” “Kurmay Başkanıyla şey işte Kara Kuvvetleri Kurmay” “..Ergun SAYGUN'la düşünüyorlar” “İlker paşa bakalım birbirlerine Ergun SAYGUN'le görüşmüyorlar onu söyleyim onu demiyorum ee Ergun SAYGUN Paşa İkinci Başkan o kara kara düşünüyor nasıl dalaşırım İlker paşayla diye” dediği, X ŞAHSIN “Ama Erginin son dönemi bu şeyden sonra gidiyo o yani Birinci Orduya gidiyo” dediği, H.ERTEKİN’ in “Birinci Orduya gidiyoda ondan sonra bakalım şimdi onlar ikisi birbirlerinden şeyler kedi köpek gibiler” “Ergun SAYGUN'la İlker BAŞBUĞ, kedi köpek gibiler birbirleriyle şimdi dalaşacaklar” dediği, X ŞAHSIN “O zaman Yaşar Paşayla da İlker'in arası iyi değil o zaman” dediği, H.ERTEKİN’ in “İyi değil görüşmüyolar ki zaten gitmedi bilmiyor musun o şeye kara ee söyle adını Asam'ın toplantısına biliyosun davetliydi konuşmacıydı katılmadı …” dediği, X ŞAHSIN “İlker Paşa değil mi” dediği, H.ERTEKİN’ in “…tabi hükümete benim Genel Kurmay Başkanı… olmamamı söyledin gibi şey havasında aralarında bi soğukluk var 6 aydır ben farkediyorum 5 aydır ... aşağı yukarı 5 ay” dediği, X ŞAHSIN “Hani Hilmi'nin görev süresi uzatılabilir falan diye konuşuyoduk” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ama yok Hilmi Paşa kendi istemedi Yaşar Paşa olsun diye kendi istemedi eğer uzatılsaydı Yaşar Paşa biliyorsunuz olamıyordu” “…Yaşar Paşadan duymaz işte hayırlı olsun Genel Kurmay Başkanlığınız demez ise şarlar o zaman sıkıntıya girer Kara Kuvvetleri ayağa kalkar ya onun için neyse abi bunlar uzun meseleler de bir gün karşılıklı geldiğimizde konuşuruz ya sıkıntı o yani” dediği, X ŞAHSIN “Yav karşılıklı gelemiyoruz da ihtilal Paşam ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “Abi olmaz şuan şuan konjektür uygun değil AMA BİRŞEY OLABİLİR MUHTIRA TARZI BİŞEY OLABİLİR yani oda Genel Kurmay kaynaklı değil söyleyim size hani vardı ya bizim eski malum esmi giden arkadaşlar vardı bizim ... Grup o grubun yaptığı gibi bir çalışma var öyle hissediyorum” dediği, X ŞAHSIN “Kim Grup?” dediği, H.ERTEKİN’ in “Aytaç Grubu vardı ya abi” “Aytaç Grubu işte o grup gibi bi grup çalışması var diye hissediyorum bakalım inşallah bi sıkıntı olmaz bu telefonlar sağlam olmadığı için dinlenildiğini bildiğim için” “Söylüyorum” “Yok hayır benim söylemem uygun olmaz çünkü yani ben söylersem arkadaşlar şey yapıyolar ertesi tarihi, alınıyolar yani bu konuları niye paylaşıyorsun diye alınabiliyorlar” dediği, X ŞAHSIN “...çok da önemli değil ya bu televizyonu ne yapaca...” DEDİĞİ, H.ERTEKİN’ in “Duruyor abi öyle bekliyoruz bakalım işte şeyi görüşüyoruz bakalım işte Psikolojik Harekatta bişeyler yapalım diye aldık ama bişey yapamadık öyle kaldı o bizim bitane çocuk vardı Amerika’dan getirdiğimiz başına koyduğumuz çocuk onunda bi kara parayla ilgili bir Amerika’da 2002 yılında bi sıkıntısı varmış ödemiş parasını marasını babasına para göndermiş o biz çocuğu genel müdür yapalım diye almıştık ortak mortak değil aslında ...” “Semih Semih öyle bi genel müdür yapalım diye aldık çocuk daha genç bi çocuk 30 yaşında çocuk ama işte o sıkıntıları varmış şimdilik kenara çektik bekliyoruz bakalım” dediği, X ŞAHSIN “...yani peki şeyi nasıl ödüyorsunuz Dijitürk kablo” DEDİĞİ, H.ERTEKİN’ in “ABİ... O O BİZİM PARAMIZ VAR ÖYLE Bİ ÖRTÜLÜ PARAMIZ VAR” “ONLARI ÖDÜYORUZ abi onlar problem değil bizim yani para problemimiz yok bizim bizim malum uzun böyle arkadaş varya hani yanınızda dolaşıyor arasıra hani sizi uçağa almayan arkadaş” “Konyasporun bugün yendiği takımın arkadaşı varya abi” “O o arkadaşımızın işte ona rağmen devam ettiriyoruz” “Konya sporun bugün Kasımpaşayı yendi Kasımpaşa Kasımpaşa” dediği, X ŞAHSIN “Hee anladım ...” DEDİĞİ, H.ERTEKİN’ İN “He işte o arkadaşa rağmen devam ettiriyoruz abi” DEDİĞİ, BİR SÜRE BUSİNESS TV KANALI HAKKINDA GÖRÜŞTÜKTEN SONRA H.ERTEKİN’ İN “Abi ... bi ... biz biz yanlışı nerde yaptık biliyor musun bizim Y...'la Rıza Paşayı falan Ali B…’i falan almakla yaptık” DEDİĞİ, X ŞAHSIN “Ben ne söyledim sana” DEDİĞİ, H.ERTEKİN’ İN “Çok doğru söylediniz ogün ben sizi dinlemedim” DEDİĞİ, x şahsın “Bak Y... benim sınıf arkadaşım” dediği, H.ERTEKİN’ İN “Abi benimde yani düşün biz onlan kısa pantolonluktan beraber arkadaşız” DEDİĞİ, X ŞAHSIN “Ben sana ne söyledim olmaz Asker kafasıyla televizyonculuk yayıncılık olmaz” “Şimdi bak KanalTürk Kanal KanalTürk gibi yapılacaksa” dediği, H.ERTEKİN’ in “Hayır hayır öyle yapmayacaz öyle yapmıyoruz zaten biz kesinlikle öyle yapmıyoruz biz şahıslarla şahısların konuşmalarıyla şahışları çağırıyoruz yani kim ogün gündeme gelmesi gerek o şahsı getirip konuşturuyoruz…” “Abi şuan anladımda şuan vallahi düşünmüyorum şuan çünkü konjektür uygun değil ELİMİZDE BAKIN ANAYASA MAHKEMESİ GİTMİŞ YÖK gitmiş heryer teslim olmuş bende bu televizyonu teslim etmeyecem” “Hiçbişey değil abi ben ben biliyosunuz ne paralar ödüyorum ne paralar veriyorum ve verdim de 25 bin dolar Can'a verdim hiç düşünün sizin dörtte birinizin çeyreğinizi etmez isim olarakta beceri başarı olarakta etmez ama biz o paraları verdik onlara yani biz 15 bin dolar Hakan AYGÜN'e verdik” dediği, X ŞAHSIN “3 Bin tane kanal bende tek başına bu işe soyunan bi adam değilim” dediği, H.ERTEKİN’ in “Biliyorum tahmin ediyorum ama grup sizin Ciner Grubu mu olacak yine?” dediği, X ŞAHSIN “Yok ya ...değil ya ...” dediği, H.ERTEKİN’ in “Anladım” dediği,
Tape : 1745, 03.01.2008 tarihi, saat : 18.55’de Hayrettin ERTEKİN ile Y... Ö... arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN’in Y... Ö...’e KOMUTANIM diye hitap ettiği ve bir süre Diyarbakırda meydana gelen patlama olaylarıyla ilgili görüşmeler yaptıkları, daha sonraki görüşmelerinde siyasi içerikli görüşmeler yaparak, bombayı patlatanlardan bahsettikleri ve Hayrettin’in “Komutanım .. bunların kökünü kazımak lazım” “..BOP komutanları bugünkü komutanlar NATO komutanı değil BOP komutanı BOP ta kimin olduğunu herkes biliyor” dediği ve Güneydoğuda görev yapanların çocuklarının da orada olduğu, psikolojik durumlarından bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “o adamın haleti ruhiyesini anlayamazsınız ben olsam Allah korusun giderim o Diyarbakır Belediye Başkanının alnının çatına 8 tane sıkarım” “…benim silahı alıp dağa çıkmam lazım” dediği, içindeki sıkıntıyı ancak böyle atabileceğini anlattığı, Y... Ö...’in de “O günde gelecek” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Gelmiyor gelecek diyorsunuz bak işte gelecek diye ben şurda oturup abiye bir gün sabah yürüyüşte demiştim komutanım yarın Genel Kurmay Başkanı olursunuz bizi bile artık dedim dinlemezsiniz belki zor görüşürüz falan filan demiştim” “KOMUTANIM BAKIN BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIKLARIMIZI HERHALDE AZ ÇOK BİLİYORSUNUZDUR O EKİBİ ŞUAN TEKRAR ORAYA YOLLAYIN YEMİN EDİYORUM SİZE VARYA ..BÖLGEDE .. HUZUR GELİR .. hiç şakası yok bu işin ama yok niyetli değiller arkadaşlar, ben diyorumki ANKARA GEBZE İSTANBUL GEBZE HATTI AÇILMADAN BU İŞLER OLMAZ O HATTI AÇACAKSINIZ BANA VERECEKSİNİZ TEKRAR BEN HEP BUNU SÖYLÜYORUM BU BANA VERİLMEDİĞİ MÜDDETÇE HİÇBİR ŞEY OLMAZ komutanım …” dediği,
Telefonlarının dinlendiğini ifade ettiği görüşmeler;
Tape :1689, 05.12.2007 tarihi, saat:12.13 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Tarık…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “ben dün gitmedim dün burdaki işleri konuştum ..dün gitmedim bugün arkadaş buraya geliyorlar onlar” “İki gün burda hafta sonu burda kalacaklar onlarla konuşacam sana söyliyecem tamam mı?” “Konuşuruz acele etme yalnız bu telefondan değil de ben, sen bana bir numara ver ben seni arayayım” dediği
Tape :1700, 09.12.2007 tarihi, saat:15.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ertan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
ERTAN’ın “…abi çarşamba tarihi, ziyaretine gidiyorum ağabeymin” dediği, Hayrettin’in “Selamlarımı söyle abine” dediği, ERTAN’ın “Yok abi, Adilin” dediği, Hayrettin’in “Ha öyle mi?” “Ona da selamlarımı söyle” dediği, ERTAN’ın “…çarşamba tarihi, bekliyormuş haber göndermiş, bekliyorum yanına abi, çarşamba oraya geçmeden abi yanına uğrıycam” “Onun bi sohbetini yapalım ne yapmam gerekiyor ne şey yapmam gerekiyor abi sen konuşuruz tamam abi” dediği, Hayrettin’in “KONUŞURUZ GEL DE TELEFONDA DEĞİL GEL KONUŞURUZ” dediği,
Tape :1742, 02.01.2008 tarihi, saat : 16.11’de Hayrettin ERTEKİN ile A.D. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
A.D.’ın “..Merak ettim de dayanamadım, yapabilecek bi şey, olabilecek bi durum var mıydı acaba, ne yapmayı düşünüyorsunuz” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Şimdi ben görüştüm, görüştüm komutanlarla görüştüm, şeyin K…. beyle görüşülecek, diyecekler şeye yani oraya gidecekler, normal telefonun yok mu senin” dediği, A.D.’ın “Vardır istiyorsan, ya farketmez benim açımdan eğer, arayım istiyorsan” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Beni başka numaradan arasana, BU NUMARA DİNLENİYOR da” dediği, A.D.’ın “Tamam oldu, ben 460 21 16 dayım” dediği,
Tape : 1708, 13.12.2007 tarihi, saat:12.34 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Y. Ö.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in “Dün kulaklarınızı çınlattık…Ceyhun paşam geldi” “He burdaydı dün işte onun martta şeyi doluyo süresi doluyor da işte” “Dedim tekrar uzatırız yani şey değil de onu konuştuk bu arada dedim size bir ilave olarak komutanımlan dedim şey yapalım mı e olur dedi falan, Ankara’da şimdi şey boş komutanım Ankara danışmanlığı boş Türk Telekomun da” “Onu size bi soriyim dedim” dediği, Y...’ın “Vallahi hemen” dediği, Hayrettin’in “Valla daha önce Kürşat Paşa vardı orda biliyorsunuz o milletvekili olunca yönetim kurulu danışmanı oluyo, bi Ankara’da bi İstanbul’da oluyo” “Yani askeri konularda herhangi bi şey olduğu zaman örneğin bi konu olduğu zaman işte ya paşam şöyle bi konu var burayla kimlen görüşürüz kimlen konuşuruz” dediği, Y...’ın “Oo tam benim işim ya” dediği, Hayrettin’in “Örneğin komutanım bi yabancı geliyor askeri bi konu ile ilgili bilgi almak istiyor kime sorabiliriz diyor örneğin yani böyle bi konu” “…normal bi telefonunuz var mı sizi ordan arıyayım” dediği,
İş takibi ile ilgili görüşmeleri:
Tape : 1594, 26.10.2007 tarihi, saat :15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
X ŞAHSIN “Gata'nın yemek ihalesi olacak” “Evet hı hı, onu bizim gene böyle Türklerden birisine verelim ya yani ihale olacak gitcek zaten” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ben kürt olmayanlara çalışmıyorum artık söyleyim illa Kürt olacak” “Baksana Deniz BAYKAL çıkmış ne diyor” “Biz Kürtleri seviyoruz diyor ayrımcılık yapıyor işte” “Orda Hikmet Paşa şey Çetin Paşa var benim tanıdığım” “Başında Tümgeneraldir” dediği, X ŞAHSIN “Ne zaman ihale üstad” dediği, H.ERTEKİN’ in “Kahve içmeye, çayını içmeye gideriz” “Pardon Hikmet paşa değil, Tuncay paşa var, Tuncay paşam” dediği,
Tape :1595, 27.10.2007 tarihi, saat : 19.24’de Hayrettin ERTEKİN ile Murat…..?/Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Yurt dışında olduğu anlaşılan Murat’ın “… bende Emre ile beraber oturuyorduk Hakan ağabeyimle” “şeyi soracaktım abi sen bana msn de bir şey yazmışsın ama ben şimdi ne yaptın abi, o polisle” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… görüştüm, diyor ki yazıyı biz vermiyoruz yazıyı merkez veriyor dedi yetki onun dedi” “Vatan caddesindeki merkez verdiği için dedi, yetki onların onlar dedi mutlaka dedi imzalı kâğıdını istiyorlar dedi” diyerek bir pasaportla ilgili yapılması gereken işlemleri anlattığı, Murat’ın da “Onu bir arayım da, olmazsa artık pasaportu buraya alırız burdan bir daha şey yaparız abi” dediği, daha sonra telefonu Murat’ın yanında bulunan Emre GÜLALTAY’ın aldığı ve “… Ahmet abinin, şimdi bi ne yapmamız gerekiyor pasaportun buraya mı gelmesi lazım” diye sorduğu, Hayrettin ERTEKİN’in de konsoloslukla görüşülmesini veya Vatan caddesinde bulunan Emniyet Müdürlüğüne faks çekilmesi gerektiğini anlattığı tespit edilmiştir.
Tape : 1608, 06.11.2007 tarihi, saat : 22.18’de Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Yurt dışında olduğu ve KATAR’a geçeceği anlaşılan Emre GÜLALTAY’ın “YA ABİ BU BİZİM MAHKEME YOK MU” “MAHKEMEDE KİLİT İFADE VERECEK Bİ ADAM VAR” “Bunun çekten …mal beyanı çıkmış” dediği, şahsın Adliyeye girişinde GBT çekildiğini anlattığı ve ifade verebilmesi amacıyla kontrol edilmeden içeriye alınabilmesi için yardım istediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “Doğrudur GBT çekiyorlar ama biz götürüz onu ya, gelsin” dediği,
Tape :1624, 13.11.2007 tarihi, saat:10.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
E.GÜLALTAY’ ın “…yarın mahkemem var abi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Biliyorum haberim var, hepsinden haberim var” “O adam gelmedi, o adam ifade için gelmedi ben söyledim oraya” dediği, E.GÜLALTAY’ ın “Tamam onun işini hallettirdim” “…benim Moskova numaram abi bak çok sevdiğim benim burda bi abim var” “Ali abi, oda burda bankacı” dediği,
Tape :1766, 28.01.2008 günü saat:11.31’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
X şahsın "Abilerin abisi günaydın nasılsın" dediği, H.ERTEKİN'in "Günaydın hocaların hocası ya iyiyim" dediği, X şahsın "Abi öncelikle ben telefonunun alayım ben Ankarada telefonumu çaldırdım çünkü" dediği, H.ERTEKİN'in "0542 433 07 71" dediği, daha sonra H.ERTEKİN'in "dün Cengiz abi ile kulaklarını çınlattık akşam yemekteydik dün kepabçıya götürdü" dediği, X şahsın "Vallla iyi iyi kim vardı" dediği, H.ERTEKİN'in "... abi gelmişti Ankara’dan" "Onlan beraber üçümüzdük başka sen ne yaptın Ankara’da niye bulamadın mı" dediği, X şahsın "Annemi almaya gittim abi gel bini al dedi" "Getirdim artık artık gece hayatlarını son verdik Hayrettin abi" dediği, H.ERTEKİN'in "Telefonu iyi iyi yapmışın Telefonu imei adresi yok mu çaldılarsa bulunur" dediği, X şahsın "uğraşamam dandirik bir telefondu zaten" dediği ve daha sonra X şahsın "abi ben şu askeri soracaktım ne oldu askere abi" dediği, H.ERTEKİN'in "Şimdi şimdi onu söyleyeyim onların dağıtımları daha çıkmadı bu gün çıkacak bu gün başlayacaklar yazdım ben o çocuğu onu Kıbrısa verdirelim mi" dediği, X şahsın "Verdir abi" dediği, H.ERTEKİN'in "Çünkü en rahat ora gözüküyor şuan yani" "Yani çünkü genelde büyük bir çoğunluğu askerin güney doğuya çekiyorlar" "Onun için Kıbrıs’a onu verdireyim" dediği, X şahsın "Beni sabah öğlen akşam arıyor hakim" dediği, H.ERTEKİN'in "Ya işte Hakim arıyor da Hakim şimdi dağıtımı çıkmış ancak Kıbrıs’a oraya şey olabiliyor" dediği, X şahsın "Tamam abi fark etmez" dediği, H.ERTEKİN'in "Bir bakayım uğraşıcam eğer yapabilirsem" dediği, X şahsın "Şimdi abi o çok önemli değil hadi arıyor kendi de bizim hiç bir işimizi yapmadı İdare Mahkemeyi falan söylemiştik hatırlasana" dediği, H.ERTEKİN'in "Biliyorum canım yapmaz onlar öyledir onlar bir şeyi söyle yapmazlar kendileri olunca da sitem ederler ben biliyorum" dediği, X şahsın "Mehmet Bayraktar misali yani" dediği, H.ERTEKİN'in "Aynen öyle yani bir şey söyle yapmazlar ondan sonra karşında" dediği, X şahsın "Ya şey şimdi Ömer Sevki iptal ettirdi abi" dediği, H.ERTEKİN'in "İyi güzel" dediği, X şahsın "Şimdi karşıdan nerden alalım buna sevk" "Karşı olursa çünkü şey oluyor direkman gataya veririrler" "tek Gata'ya gidebilir" dediği, H.ERTEKİN'in "Yani Gataya gider Gatadan şey var senin orda malum vatandaş var" "Ha o zaman Kadıköy askeri şubesine gidecek" "Veya kendi ... şubesi zaten şey Kadıköy" "Oraya gidecek diyecek ki askere gitmek istiyorum diyecek" "Sevkini yapacak" "Yani hastalığını beyan edecek yalnız hastalığını beyan etmez ise olmaz ben rahatsızım tedavi görüyorum ama askerlik çağımda geldi diyecek" dediği, X şahsın "Evet ben şey diyecek ben epilepsi hastalığından tedavi ben bir rapor yazayım mı ona" dediği, H.ERTEKİN'in "Rapor yaz tabi yani Epilepsi tedavisidir diye sen artık uygun bir şeyle yaz onu" "Fakat askerlik şubesine söyler ise ... daha uygun olur çünkü askerlik şubesi şu şu konulardan tetkik edilmesi için diye yazabilir" "Onu yazsın oraya göndersin ona göre" dediği, X şahsın "Yani karşıda Gatadan başka bir yere gitme ihtimali yok" dediği, H.ERTEKİN'in "Yok yok kesinlikle yok kesinlikle yok Gata'ya" "Yani kesinlikle Gataya tamam kolay gelsin" dediği, X şahsın "Hiç tanıdık bulamaz mıyız abi orda" dediği, H.ERTEKİN'in "Valla orda şey var var tanıdık da komutan var işte" "Bizim Tümgeneral oranın şeyi Gata komutanı" dediği, X şahsın "Yok abi Askerlik şubesinde ya" dediği, H.ERTEKİN'in "Ha askerlik şubesinde" X şahsın "Ha öbürü tarafta hallederim ben Gata da önemli değil zaten çocuğun ... belgeleri var" dediği, H.ERTEKİN'in "Valla askerlik şubesinde bilmiyorum kim var hiç takip etmiyorum ama yani şubede bir şeye gerek yok zaten göndermek zorundalar" "Yani tanıdığı gerek yok" "Yani memurlar var sivil memur var genelde biliyorsun eski bir memur olur" dediği, X şahsın "Sivil memurlar halleder diyorsun" dediği,
Tape : 1679, 26.11.2007 günü saat:18.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P…K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
P.K.’nin “…bu şey aradı da hani bi çocuk için askerlikle ilgili bi şey demiştik” dediği, H.ERTEKİN’ in “Evet evet evet” dediği, P.K.’nin “Onunla ilgili bir bilgi var mı? Herhalde yarın mı ne sınava giriyormuş” dediği, H.ERTEKİN’ in “Yarın beni arayacak abla o” “Adaya numarasını bana bildirsin oraya da 8 aylık şey kısa dönem diye yazsın” “Hemen çıkar çıkmaz aday numarasını desin ki aday numaram şu diye bana bildirsin…” dediği,

Tape :1686, 02.12.2007 günü saat:12.38 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H.F. gönderdiği mesajda;
“é@ @# @Hayrettin bey merhaba.dün konusmustuk.BEN ÜNAL KARAMANİN AKRABASİ HARUN FATİH FİNDİK. ADAY NUMARAM 91019.KİSA DÖNEM.eger tercih sansimiz varsa izm” dediği,

Tape :1687, 02.12.2007 günü saat:12.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… F… F… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.F.F.’ ın “Mesajımı aldınız mı” dediği, H.ERTEKİN’ in “Aldım, size aldım diye mesaj atmıştım, aldım tamam ben bildirdim gerekli yere” “Pazartesi günü gereği yapılır” dediği,

Tape :1701, 10.12.2007 günü saat:12.43 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… F… F… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.F’ın “Merhabalar Fatih ben Ünal beyin, Ünal KARAMANın” “Benim tayin şeyim askerliğim Balıkesir’e çıktıda” dediği, Hayrettin’in “Sekiz aylıksın Balıkesir” “Ordan daha iyi,orda kalacaksın yalnız dağıtım olmayacaksın” “Sonra en güzel yer orasıdır kardeşim” dediği, H.F.’nin “Çok sağolun, çok teşekkür ederim” dediği,

Tape :1702, 10.12.2007 günü saat:12.44 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P… K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in “…bu sizin asker vardı ya Fatih o” “Balıkesir’e verildi” “Orda orda kalacak sekiz aylık yapıldı tamam mı” “Oradaki Albaya da söylicem daha gitmedi on onlar on gün içinde giderler onlar gittiğinde de ordaki arkadaşa da söylerim yardımcı olurlar orda da kalacak dağıtımda olmıyacak zaten” dediği, P.K.’nin “Anladım, anladım süper Hayrettin abi ...” dediği,

Tape :1705, 11.12.2007 günü saat:18.23 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P… K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in “P.. abla, Ali gelsin mi orya yardım etmek için sizi ben” “Sizi kaybettim ben bu çamlıca çıkışına nerden gittiniz siz” “…adama söyle de dikkatli gitsin şeyi kullansın ee şimdi ben trafik trafik Müdürüne haber verecem bu yan yolu kullanabilir” “Evet emniyet şeridini kullansın köprüyü” “Köprüyü geçtikten sonra tamam” dediği, P.K.’nin “Süper tamam Hayrettin abi söylerim” dediği,
Tape:1811 20.02.2008 tarihi, saat:22.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Komutanım benim ben Hayrettin nasılsın” dediği, X ŞAHSIN “Ha merhaba abi sağol özel numara çıkınca ...” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ya komutanım Eskişehir'de misiniz” dediği, X ŞAHSIN “Eskişehir'deyiz Eskişehir'de” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ben size bi ricam için aradım” “Benim bi Kurtuluş diye arkadaşım ehliyetsiz yakalanmış şuanda da ehliyetini kaybetmiş birazda alkollü yakalamışlar ama ehliyetini kaybetmiş cezayı vermiş ödemiş” “Şey karakolunda ne diyorlar buraya bu sizin Çavuşpaşa karakolundayız…” “Ya ona bi rica etseniz de ben alsam götürsem…” “He astsubay başçavuş (adı ne) arkadaşta tanımıyor onuda” “Bu karakolun numarası ama karakolda değil şeyde şuan ee dışarda ama cep telefonu astsubay arkadaş veremem diyor” “Bende bi arkadaşımız rica etti bende onun için” dediği, X ŞAHSIN “Abi ben şimdi bi şeye ulaşmaya çalışayım orda albay var bitane şeyde ona bi ulaşmaya çalışayım Kurtuluş muydu ismi” dediği,
Tape:1810, 20.02.2008 tarihi, saat:22.10 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kurtuluş/Ramazan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Alo Albay Zafer kimsiniz?” dediği, KURTULUŞ’ un “Ben Metin ... şey Kurtuluş HORASAN” dediği, H.ERTEKİN’ in “Kurtuluş nedir bu konu? Kim var orda Astsubay jandarma var mı bakiyim?” “…ehliyet ehliyet ehliyetin olmadığı için almışlar herhalde seni” dediği, KURTULUŞ’ un “Ehliyet yok evet” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ha neyse tamam bi işte ehliyetsiz ceza yazacaklar herhangi birşey konuşma kimseyle tamam” dediği, KURTULUŞ’ un “... konuşmadım şuanda ne yapayım?” dediği, H.ERTEKİN’ in “Başçavuş kim var orda?” dediği, KURTULUŞ’ un “Başçavuş kim var Asayiş Tim Komutanı pardon bi dakka (Başçavuş kim var burda?) Niye istiyorsunuz diye soruyorlar” diyerek telefonu yanında bulunan RAMAZAN’ a verdiği, H.ERTEKİN’ in “iyi akşamlar Albay Zafer kimle görüşüyorum?” dediği, RAMAZAN’ ın “Ramazan Uzman buyurun?” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ramazan Uzman ben Eskişehir Alay Komutanıyım nedir oğlum bu vatandaşın durumu?” dediği, RAMAZAN’ ın “Trafik ekipleri getirdi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ehliyetsiz mi?” dediği, RAMAZAN’ ın “Alkollü araç kullanmak sebebiyle ehliyeti galiba üzerinde yokmuş” “Devreden devriye komutanı Trafik Tim Komutanım” dediği, H.ERTEKİN’ in “Anladım” dediği, RAMAZAN’ ın “Şahsın yakını gelsin ehliyetli bi yakını gelip aracı ve şahsı” dediği, H.ERTEKİN’ in “Tamam ben şimdi .. birini gönderecem oraya ben Eskişehir’deyim şimdi maçtaymış onun akrabaları fener maçına gitmişler birazdan gönderecem ben oldu mu canım” dediği, RAMAZAN’ ın “Emredersiniz komutanım” dediği,
Tape : 1605, 04.11.2007 tarihi, saat:16.14 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Başkanım saygılar” dediği, X ŞAHSIN “Yav Hayrettinciğim aradım sen ide birisi vardı da Genel Kurmayla irtibatlı mirtibatlı sana soracaktım da tam açık kimliğini bana verecekler” “Ben söyleyecem sana soyadını Ercüment de soyadını şey yapıyorlar işte sivil sivil bu Donatların orda geziyor” “Ya Donatlarla beraber oturup kalkıyorlar işte Genel Kurmaydanmış bilmem neymiş” dediği,
Çin-Yurtdışı ile İlgili Görüşmeleri:
Tape :1742, 05.01.2008 tarihi, saat : 23.02’de Hayrettin ERTEKİN/Sedat…? ile Murat…?/E.GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Telefon görüşmelerinden, Murat …? Ve Emre GÜLALTAY’ın Çin/Honkong ta olduğu anlaşılmaktadır. Hayrettin ERTEKİN’in de Sedatla birlikte oraya gitmeyi düşündükleri ve gelecekleri uçaktan bahsettikleri, Bir süre sonra telefonu Sedat’ın aldığı ve Emre GÜLALTAY ile konuştukları, Emre GÜLALTAY’ın “TOZLARI YANINA ALDIN MI” dediği, Sedat’ın “Aldım , aldım” dediği,
Tape :1769, 01.02.2008 tarihi, saat:13.55’de Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
EMRE'nin "Abi şimdi Katara gideceğim ordaki işlere bakıp ondan sonra da buraya geleceğim…" "Şimdi burda ortam uygun" "Burda o diyorum derneği kuruyorum" "Burda bide kasap oturmaya başladı" dediği, Hayrettin'in "Hı dur Murat'ı bir gıcık edeyim fırın açmayı düşünüyoruz diyeyim bizden önce hemen şey yapsınlar" "Patentini aldık diyeyim" dediği, EMRE'nin "Şey yaparız abi yarısını senle benim olur yarısı da bunların olsun" dediği, Hayrettin'in "Tamam baba ben varım" dediği, EMRE'nin "Çünkü hiç olmazsa bunlar başında da durur" dediği, Hayrettin'in "Ya yok onlara hiç güvenme onlar kendi kendi evlerinde ki işini yapamiyorlar onlardan bir şey bekleme bak onlara güvenirsen şey olmaz" "Onu da biz yaparız ben oraya bir tane adam koyarım" dedikten sonra görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Hayrettin'in "Bomba gibiyiz devam ediyoruz işte burda bir Türban sıkıntısı var burda bu adamlar okuyorsundur şeyden MHP destek verdi bunlara onlarla ilgili bu gün bir yazı yazdım güzel bir böyle bunlara bir ufak yazmıyordum uzun zamandır şimdi ortalık yine hop oturup hop kalkacak böyle" dediği, EMRE'nin "Ben sana bir şey söyleyeyim mi vatan için uğraşıyorsun sonra vatan hayini oluyorsun" "Abi bizden vatan hayini olmaz da vatan hayini muamelesi görüyoruz" dediği, Hayrettin'in "…Türkçülük KTürk milliyetçiliğinin adıdır bu Türk milleti dediğimiz zaman kimlerin Türklüğü sorulduğu zaman bu bir gösterilecek hedef biziz bis türküz türk milliyetçisiyiz biz böyle ant içmişiz ya bu anttan dönemeyiz yolumuzdan bizi çeviremezler…” “…en iyi kürt ölü kürttür dediğim için 301. maddeden DGM'de yargılanıyorum inşallah ceza verirler de ben de tarihe geçerim vallahi tarihe geçerim diyorum ne yapayım Orhan PAMUK’a Ermenilere hakaret etmiştir dedi Ermeniler zulme uğramıştır yapılmış dendi adam beraat etti…"…biz ya biz Türk ırkının Türk milliyetçisinin ant içmiş yemin etmiş olan insanlar için çünkü bizim yeminler genlerimizde taşınıyor…" "…ben seni tanıyorum yani seni biliyorum sen insana ne derlerse desinler seni bak biliyorum diyorum ki yanındayım sonuna kadar her zaman yani bunu bilesin" "…ne derlerse desinler organize çete desinler bilmem hain desinler… güleceksin şöyle bakacaksın diyeceksin ki bunun bir hedefi var bunun bir amacı var amacının karşısında duran benim" dediği, EMRE'nin "Şu on beş günden beri çıkarmadıkları şey kalmadı" "Yok Haplemitoğlundan tuttular ya daha Ankara'daki araçlara tut yok Malatya'da olayı yok" dediği, Hayrettin'in "Genel Kurmay Başkanı gibi bir tertemiz oraya seçilerken böyle tırnağında ki undaku şeyin bile hücresini araştırırız seçilmiş bir adama bile kalktılar fezleke düzenleyip çete diye dava açmaya kalkan milletten insanlardan ne beklenir onların bir amacı var onu niye yapıyorlar onu bu memlekete yıkmak için memleketin ilerlemesini" dediği, EMRE'nin "Ya utanmıyorlar dün şu başlığı gördün mü gülmekten öldüm ya şey Çete tetikçi dizilerden seçmiş diye ya bu kadar olmaz ya" "Yalnız ben sana bir şey söyleyim mi çok büyük strateji hatası yapıyoruz biz yapıyoruz biz başından beri" "Bu hem Ak partiye hem bu İslamcı kanada karşı strateji hatası yapıyoruz" Hayrettin’İN “Ne yapalım Biz bunları kendimizden bildik” dediği Emre’nin “Biz aslında abi bunları devşirebiliriz ..." "Abi en büyük tehlike kim biliyor musun bunlar değil bunlar yine bir noktada gelirler mecburen de olsa yani bunların içindeki kamuluşları yani bu yüzde kırk yedinin içinde en fazla böyle kemikleşmiş böyle şey olan kısmı yüzde ondur geri yüzde otuz beşini biz kendi safımıza çekeriz ama en tehlikeli olanlar ikinci cumhuriyetçiler" Hayrettin’in “Ya onlar zaten cumhuriyeti yıkmak yerin başka bir şek kurmak” dediği EMRE’in “"Bak biz biz şimdi bunları köşeye sıkıştırıyoruz zannediyoruz bu Ak parti ve o adamın ismi esasında ikinci cumhuriyetçiler bunları kullanıyorlar biz bunları korkuttukça bak bizi öcü diye gösteriyorlar bunlar diyorlar sizi kesecek öyle yapacak böyle yapacak anlatabiliyor muyum bunlar sizi şöyle yapacak böyle yapacak diyorlar onların üzerinden bize operasyon yapıyorlar" "Abi bütün basını ele geçirmişler" "Ya şimdi bunlar sivil toplum biz sivil toplum örgütü kuruyoruz çete oluyor" "Şimdi sivil toplum örgütü kur meydana çık sen çetesin abi olmayan bağlantılar olmayan suçlamalar ya o gazeteci kadını ne hale getirdiler Güler Kömürcü'yü" "... ekibi Sedat Peker'e telefon açmış ya kadın Sedat Peker ile yatmış da olabilir ne olacak yani bu kadını şey mi yapar" "Ya o garibim o Sevgi Erenerol'a yaptıkları ya" dediği, konuşmanın devamında; EMRE’nin” Abi şu derneği bir kuralım bu derneği eğer burada” dediği, Hayrettin’in “ Derneği ben burada dernekler kanunu derneklerle konuştum da diyor ki yani burada diyor Çin İşadamları derneği varmış burada bir tane kurmuşlar He Türk-Çin işadamları derneği kurmuşlar bir tane ondan sonra dediler var başka bir isimde kurarsınız genç menç ilave edersiniz aynısından olmaz dediler burada öyle bir dernek varmış Faalmiş o dernek de başkanı da Aksekili bir kimmiş dediler dur yazmıştım onu bir yere bulabilirsem kağıtlarda onu ondan bir bayilik almak lazım” dediği,EMRE’nin “ Yok abi bir dernek kuralım Türkiye'deki derneğin başkanı da sen ol abi” Hayrettin’in Ben olurum ben ben olmam için bir” dediği, EMRE’nin “ Buradaki dernek başkanı da İbrahim yapacağız” dediği, Hayrettin’in “ Orada burada bir Türkiyat diye bir dernekleri var bunların Türkiyat Türkiyat diye bir dernekleri var bunların o derneğin işte yurtdışı temsilcisi de Tuğba Tuğba Şebnem…Olabilir Tuğba Şebnem diye bir kız onun şeyi Tuğba Şebnem Yıldırım Bir tane adamla evli bu Çin işadamları derneğinin şeyinin başkanı Türk-Çin işadamları derneği adı bunların anladın mı…Onun için Taksim'de bunların yeri Sakızağacı Caddesi var ya orada…Onlar işte bir de Alibaba Türk işadamları” dediği, EMRE’nin “ Biz başka bir başka bir isimle kuralım Türk-Çin iş konseyi diye kuralım” dediği,Hayrettin’in “ İşadamı Çin işadamı derneği sıralı servisi bir de şey var bir tane de onu söyleyim Alibaba ve Türk-Çin işadamları derneği var büyük ve orta ölçekli işadamlarına hizmet ediyor adı da Ticiat Ticiat diye şimdi biz onu buradakini değil de biz başka bir şey koyalım mesela bir şekilde bir isim bulalım burada bir dernek kurmak bir şey değil veriyorsun şeye dernek tüzüğünü Dernekler Kanununa göre kuruyorsun yerini belirtiyorsun ben ofisimi yer olarak kullandırabilirim burayı Ondan sonra buradaki Çin ile iş yapan insanları şey yapabiliriz görüşebiliriz” dediği, EMRE’nin “ Hayır şimdi şey abi esasında çok iş var şimdi sen bilgisayardan anlıyorsun çok güzel iş projeleri var mesela öyle bir proje yapacağız ki ve bunun tanıtımını da yapacağız Türkiye'den Çin ile ilgili bir malzeme almak isteyen adam hemen bize başvuracak ve sırf bunun komisyonundan sana şöyle söyleyim genelde otuz kırk milyon dolarlık bir iş potansiyeli bu iş üzerinden geçse derken abi oturduğun yerden iki üç milyon dolar para kazanırsın büyük para” dediği, Hayrettin’in “ Evet doğru söylüyorsun peki bunlardan biz bunları sokmayalım biz kendimiz yapalım diyorsun yani” dediği, EMRE’nin “ Biz kendimiz yapalım abi burada zaten şeyimiz bak Türkiye'de bir dernek kuracağız bir merkezi olsun anlatabiliyor muyum bir tane internet sitesi kuracağız burada da zaten şubesini açacağız zaten burada da hazır altyapısı hazır İbrahim'i başkan yapacağız işte yönetim kurulunu falan kuracağız abi anlatabiliyor Türkiye'de başkan sensin bunlar da senin şeylerin buradaki şube başkanları şu bu hem stil olacak anlatabiliyor muyum abi şimdi burada da görüşmelere falan gidileceği vakit dernek şeyi olarak gidilecek” dediği, Hayrettin’in “Tamam tabi tabi tabi doğru tamam tamam doğru söylüyorsun” dediği,EMRE’nin “ Mesela burada mesela Amerikan kumart çembırt var Amerikan elçisi geliyor yemek veriyorlar e şimdi ne olacak o zaman onlar bunların yemeklerine bizim yönetime mecbur davet edecekler bilmem ne iş konseyinin toplantıları var davet olacak anlıyor musun abi” dediği, Hayrettin’in “Doğru doğru söylüyorsun doğru bunlar o zaman ben şöyle yapayım kuruyum bu derneği buradan ama bir isim bul sen sana” dediği,EMRE’nin “: Abi sen bir isim bul ama isimde hem Türkiye hem de Çin geçsin” dediği, Hayrettin’in “ Ticiat var doğru doğru bir isim kurmak lazım bir ben bir düşüneyim de sana ben bilgi vereyim tamam sen de düşün” dediği, EMRE’nin “ Şey olabilir Türk-Çin Ticaret Derneği de olabilir” dediği,Hayrettin’in “ Türk-Çin olabilir olabilir Çin iş işadamları” dediği, EMRE’nin “ Çin-Türk” dediği, Hayrettin’in “ Dostluk dayanışma ve yardım açılımını Dostluk ve Dayanışma ben şimdi bakayım var mı diye onu da bakıyorum bu arada Dayanışma dostluk ve dayanışma derneği diye yazdım bakalım varmış o da varmış sahibinden dans Ankara Emek Anakara'da Emek'te kurmuşlar Doğu Türkistanlılar Kültür Dayanışma Derneği var Türk-Çin İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği var TCİ Koray diye bir adam yapmış onu da Koray Akgüllüoğlu dur bakayım ben bir bulayım da seninle konuşacağım hocam Koray Koray kurmuş baksana burada ne diyor genel tanıtım” dediği, EMRE’nin “ Çünkü ne biliyor musun abi onlar kursalar bile onlar doğru dürüst Çin'de teşkilatları olmaz ama bizim derneği kurmuştur duruyordur” dediği, Hayrettin’in “ 2002 yılında Ankara'da kurmuş bu adam dur bir bakayım konuşayım ya Koray Akgüllüoğlu genel sekreter” dediği, EMRE’nin “ Ama bizim bizim avantajımız var biz derneği hemen burada faaliyet haline geçirme imkanımız var” dediği, Hayrettin’in “ 69 doğumlu Tarsuslu Bu adam Konya Atatürk Lisesini bitirmiş Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Amerika'da okumuş doktora yapmış Çince biliyor temeli Çince yabancı dilin anasını satayım başbakan dışişleri müsteşarlığında on altı yıl birinci derecede kademede çalışmış” dediği, EMRE’nin “ Yok abi onda yalan var 68 doğumlu adam başbakanlıkta on altı” Hayrettin’in “ Bak şimdi öyle yazıyor bak Koray Akgüllü ben sana okuyayım Türkiye Cumhuriyeti başbakanlık Dışişleri müsteşarlığında on altı yıl iki ay hizmeti olup birinci derecede üçüncü kademede çalışmaktadır hala da çalışıyormuş 69 doğumlu on altı yıl lan ananı satayım” dediği, EMRE’nin “ Bunda bir yanlışlık yok mu abi 39” dediği, Hayrettin’in “ Var tabi de bu okulu bitirse askerliği şuyu buyu 16 yıl da ilave etsen valla biyoğrafisine alta da öyle yazmış sen bilgisayar yok mu başının altında elinin altında bak da gör” dediği, EMRE’nin “ Evet 38 yaşında adam” dediği, Hayrettin’in “ Türkiye ooo neler yazmış hem hentbol federasyonu hakemi olarak görev yapıyormuş dış ticaret uzmanıymış 61 de yılında dış işleri uzman yardımcısı göreve başlamış 91de başlamış pardon olabilir doğru 91de başladıysa işbankası falan filan neyse bunları bir konuşalım da prosüdürleri nedir ne yapılır bir konuşayım bakayım bir arayım” dediği, EMRE’nin “ Evet abi bir dernek kuralım” dediği, Hayrettin’in “ Tamam tamam kardeşim benim tamam kendine iyi bak” dediği,
Tape : 1610, 07.11.2007 tarihi, saat : 18.30’de Hayrettin ERTEKİN ile Hakan…. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Yurt dışında olduğu anlaşılan Hakan….’ın “Abi sağol ya, bizde evde oturuyoz abi ya sen gittin varya buralar böyle öksüz kaldık burda” dediği ve Emre GÜLALTAY’ın Katar’a gideceğinden bahsettiği, yaptıkları bir işle ilgili muhtemelen yurt dışında çıkan sorunlardan bahsettikleri tespit edilmiştir.
Tape :1741, 02.01.2008 tarihi, saat : 10.36’de Hayrettin ERTEKİN ile S… A… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Bir süre Radyo Televizyon mezunu bir kişiden bahsettikten sonra, Hayrettin’in …Bu şey konusunda, bi şey söyledin mi sen onlara, bana dönmüşler işte ya niye bizim diye bi bu vardıya” “Diyarbakırlı petrolcü, neydi o çoçuğun adı” “….Veyselveysel” “.. petrolcü varya, dedim ya bi bakın falan diye” “…Onlar demişler bi yerde ismimiz mi geçti falan diye sormuşlar birinede” dediği, Selahattin’in “…. yo hayır canım konuşur muyum, ben o ... kendi şeyimde olan bi şey yani şimdi” “.. Hayır hayır öyle şey olur mu lan, ..o bizim için büyük bi sırdır yani, şimdi kafada gider o” “Mezara gider” dediği,

Sahtecilik konusu ile ilgili yaptığı görüşmeler;
Tape :1775, 03.01.2008 günü saat:13.45’de Hayrettin ERTEKİN ile X Bayanın arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
X BAYANIN "Hayrettin bey" "Muhtar hanım" dediği, görüşmenin başında karşılıklı hal hatır sorduktan sonra X BAYANIN "Hayrettin bak şimdi bu nüfus kayıt sistemine göre herkes yazıldı ya belirli adreslere" "Yani bunun bi adresi vardır buna burda ikametgah versek yanlış olur" dediği, Hayrettin'in "Mersin'de adresi ve bugün lazım sigorta yaptıracam çocuğu da onun için yani" dediği, X BAYANIN "Bir tane ikametgah mı lazım" dediği, Hayrettin'in "Ablacım sigorta yaptıracam şoför ya biliyorsun" "SSK için ya" dediği, X BAYANIN "TAMAM BU SEFER DE YAPAYIM HADİ" dediği,

Tape :1713, 19.12.2007 tarihi, saat:12.08 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Şehmuz..?/Hakan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in ŞEHMUZ’a hitaben “Söylediğim doğrusu Yalnız ha öbürünü yine öbür şey gibi Mustafa” , “Hayır değil o normal şeyi canım ...biliyo onlar kendileri biliyo” dedikten sonra ŞEHMUZ’un telefonu yanında bulunan HAKAN’a verdiği, Hayrettin’in HAKAN’a hitaben “Hakan bu şey yanlış olmuş dün isim yerine şeyi yazılmış soyadı yazılmış Ali Osman şey yani kendi ismi” dediği, HAKAN’ın “Kendi ismi peki diğer bilgiler yanlış” dediği, Hayrettin’in “Yanlış olmuş Mustafa DOĞAN” dediği, HAKAN’ın “Anladım efendim yo biz onu yani kendi elimizdeki orjinal bilgilere ekledik” “Yo yo anladım abi tamam tamam adamın adı Aliosman O DİĞER DİĞER BİLGİLER BİZ KENDİ İSTEDİĞİMİZ GİBİ YAPACAZ” dediği,
Tape : 1714, 19.12.2007 tarihi, saat:13.58 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
HAKAN’ın “Merhaba abi, abi diyorum ki şimdi bu Ali Osman yapacaz ya abi” dediği, Hayrettin’in “Yav Ali Osman yapmayacaksın be kardeşim niye anlamıyorsun Hakan, Ali Osman adamın adı” dediği, HAKAN’ın “Anladım peki komutanım biz ne tamamen biz yapalım o zaman baştan aşağı” “Anladım anladım tamam ben orjinal güzel bi şey yapıyorum bilmiyorum Şehmuz abi bana dedin ki ne bu iş ne olacak” dediği, Hayrettin’in “Yav yanlış söylüyor kardeşim adamın adı ya ne iş ne alakası var onu niye yapacaksın ki O ARANAN ADAM İŞTE” dediği, HAKAN’ın “Tamam tamam oldu tamam komutanım BEN SIFIR GÜZEL Bİ ŞEY YAPIYORUM ORJİNAL” dediği,
Tape: 1800, 18.02.2008 günü saat:14.46 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’in “Şimdi aradı beni” “Konuştum şimdi diyor Hakana söyle yapıcam ben diyor” dediği, HAKAN’ ın “Tamam Ali abiyi diyorsun değil mi” dediği, H.ERTEKİN’ in “He ben” “Onlar dedi bi fatura kesicem dedi” dediği, HAKAN’ ın “Tamam abi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ben de dedim ki abi sen bu işi hallet sen ne istiyorsan ben halledicem dedim” dediği, HAKAN’ ın “Tamam abi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Şimdi bak yaptırıcam demesi nedir yani senin şu an 50 60 milyar 100 milyar kaybedeceğine işi sana adam bi ufak bişeye yapıyor orda” dediği

Yargılaması devam eden davalarla igili yapmış olduğu görüşmeler;
Tape : 1602, 03.11.2007 tarihi, saat :12.25 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Ha iyi abicim ben dün unuttum dün unuttum size söylemeyi bu bu Hatay Cumhuriyet Savcılığının Hatayda var mı şeyiniz” “Hatayda bir Ağır Ceza, Ağır Cezada biri aranıyormuş da onunla ilgili bir dosya var” dediği, ALİ’ nin “Yani bende, bana birkaç kere Hatay geldi, bana da, nedense bu Hatay’da çok iş geliyor ama hiçbirine bakamıyorum yani ben” dediği, H.ERTEKİN’ in “Hataydan gelmiş ben onunla ilgili, onunla ilgili dedim bi Ankaradan acaba gidipte, orayla ilgili bir şey olabilir mi? Diye” “Yok gıyabi tutuklu var gıyabi tutuklu” dediği, ALİ’ nin “NE DAVA UYUŞTURUCU MU?” dediği, H.ERTEKİN’ in “YOK YOK ŞEY ÇETEDEN ADAMIN, …” “Mahkeme bırakmış sonra itiraznan savcının itirazıyla bir üst mahkeme” “Gıyabında tutuklama çıkarmış” dediği, ALİ’ nin “ANLADIM DA, YANİ BİZ ORALARA HEM GİDEMİYORUZ HEM TANIMIYORUZ YANİ TANIDIK OLSA BİLE ŞU ANDA YANİ HİÇ TANIDIĞIM YOK ORDA YA” dediği,
Tape : 1603, 03.11.2007 tarihi, saat :12.29 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ahmet … arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Gelince de konuşalım Hatay Cumhuriyet Savcılığının gıyabi tevkifi ile aranan bir Abdurrahman Nafiz ÖZCAN diye biri var” “O, 2007'ye 9286 dosyasında aranıyor…” “Daha sonrada itirazla bir üst mahkemeye itirazla savcılık tutuklamayı tekrar vermiş gıyabi tevkifle aranıyor” “BU VATANDAŞ İŞİNİ SANA VERMEK İSTER HATAY’DA ŞEYİN VAR MI İLGİN ALAKAN VAR MI DİYE ARADIM” dediği, AHMET’ in “VARDI SON ŞEYDEN SONRA TAYİNLERDEN SONRA NE OLDU BİLMİYORUM ABİ Bİ AKŞAM SORAYIM DÖNDÜĞÜMDE DE KONUŞURUZ İNŞALLAH” dediği,
Tape : 1606, 05.11.2007 tarihi, saat:12.07’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN “Başkanım saygılar sunuyorum” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre sohbet ettikten sonra !” Başkanım birde biliyorsunuz bizim Adil…. hala içerde, onu bırakmadınız gitti” dediği, X Şahsın “Hayır bana kalsa ben çoktan bırakırım da biliyorsun” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Bunu ne yaparız, bi ziyaret etsek mi” “ Ümraniye'ye aldılar” dediği, X şahsında bir ara oraya geçeceğini, gittiğinde ziyaret edeceğini söyleyerek “Geçecem ben ….benim birkaç tane müvekkil var zaten” “Geçince ben şey yaparım onu da ziyaret ederim” “O dosyada,… Adil mi kaldı” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Üç kişi kaldı o dosyada” “Üç kişiler ama Adil… bırakılır, Adil'in alakası yok başkanım söyledim ya size zaten verdim evrakları” “O bize lazımda onun için o çünkü” “… öbürleri önemli değil, sadece bu” dediği, ilerleyen konuşmalarda, X şahsın bir kişiyle ilgili burs konusunun olduğunu, bunun halledilmesini istediği, Hayrettin ERTEKİN’in de halledeceğini söylediği tespit edilmiştir.
Tape : 1611, 12.11.2007 tarihi, saat : 14.44’de Hayrettin ERTEKİN ile M…. E… E… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN’in “Sayın komutanım, saygılar sunuyorum, ellerinizden öpüyorum” dediği, M.. E.. E..’nın “… bi şey çıkmadı değil mi daha bu Ul.. B..nı Meselesinden” diye sorduğu, Hayrettin ERTEKİN’in de bu gün görüşeceğini söylediği, M… E… E….’nın da başka bir nedenle aradığını söyleyerek “Bana gelen gayri resmi bi habere göre benim dava ile ilgili yargıtay savcısı” “Mütalaasını bildirmiş bunun ne olduğunu bi el altından öğrenebilir miyiz” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de hemen öğrenebileceğini söylediği,
Tape : 1612, 12.11.2007 tarihi, saat : 15.02’de Hayrettin ERTEKİN ile Ali….. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Kürşat isimli şahsın Ankara Televizyon Müdürü olduğundan bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in Ethem Paşa nın aradığını söyleyerek “… savcılık mütaalasını vermiş Yargıtaydaki şeyle ilgili” “Askeri savcılık” “Dedi acaba Ali bey ordan bir dedi konu hakkında dedi bi bilgi edinebilir mi der bir sormamı rica etti” dediği, Ankara da olduğu anlaşılan Ali’nin de Savcılık mütalaasının taraflara tebliğ edilmesi gerektiğinden bahsettiği, Hayrettin ERTEKİN’in de edilmediğini söyleyerek müspet veya menfi olarak nasıl bir karar çıktığını öğrenip öğrenemeyeceğini sorduğu ve “BAŞKANLA Bİ GÖRÜŞME İMKANI OLUR MU ABİ TELEFONLA” dediği, Ali’nin de telefonla görüşemeyeceğini, bir randevu alıp görüşme yapacağını söyleyerek “Şimdi o dairenin … kıdemli üyesi benim çok eski arkadaşım, karısı da Yargıtay üyesi, onu sorarım” dediği,
Tape :1613 , 12.11.2007 tarihi, saat:15.10 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M… E…. E… arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Şimdi Ankara’yla görüştüm şeyi yarın sabah bize bildirecekler ne olduğunu tebligat yapacaklarmış Avukatlarlara sizin” “Yarın sabahta bana şeyini mahiyetini söyleyecekler şuan dışarıda olduğu için bir şey söyleyemedi” “Yarın sabah beni ara, hatırlat dedi ben öğrenip size dönücem komutanım” dediği,
Tape : 1627, 13.11.2007 tarihi, saat:11.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Komutanım günaydın…” “… komutanım iki şey arz etmek için aradım deyip Ali beyin Askeri Yargıtay Başkanıyla yemekte olduklarını söyleyerek öğlen telefonları da kapalı öğleden sonra neticeyi bize bildirecek bir; ikincisi Sami Beyle görüştüm, Sami Bey Ankara’yla görüşmüş Bakan Beyin size çok çok selamları varmış …” “Önümüzdeki haftaya kaldı, onu bi bildirmek için aradım komutanım” dediği
Tape : 1629, 13.11.2007 tarihi, saat:12.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Meltem Hanım şimdi” “Avukatları oraya, kanala kim çağırdı” dediği, MELTEM’ in “Kimse çağırmadı ben söyledim ki burayla ilgili bi şey soracam,…” dediği, H.ERTEKİN’ in “Yavrucuğum karıştırmayın fazla, orayla ilgili falan bak şunu söylüyorum, F… V… medyada tanınan bi Avukattır anladın mı,” “…F… V… medyaylan birazda medyaya dili ağzı açıktır böyle konuşur gazetecilere şunlara bunlara fazla bi şey söylemeyin,…” dediği, MELTEM’ in “… Hayrettin Bey onun için değil bambaşka bi şey için çağırdık buraya” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ya anladım, nedir konu bana söyleyin benden saklı mı?” dediği, MELTEM’ in “… normalde hesaplarla mesaplarla bi şey yapılır mı onu soracaktım” dediği, H.ERTEKİN’ in “Hayır hesapla ilgili kanalın şirketle ilgili hiç bi alakası yok” dediği, MELTEM’ in “Tamam şahıslarla, şahıslarla” dediği, H.ERTEKİN’ in “…Semih SADİ'nin eski sattığı şirketle ilgili konu bizim hesaplarla mesaplarla hiç bi alakamız ilgimiz yok …” “…Semih SADİ'nin yurtdışından getirdiği kendisinin sattığı şirketin parasıdır yasal paradır…bak şimdi öbür Can'ın adamları falan ordan beni arıyo şimdi ne oldu işte bilgisayarlarınız el konulmuş falan gibi, … çünkü olay savcılıkta dosyada ben şimdi savcı beylen öğlen gidip yemek yiyecem soracam konuşacam, kimsenin yapacağı bi şey yok sadece evrak gelecek oraya evrak gizli zaten bakılacak sorulacak sorulara cevap verilecek …” “Olmadığı için de kimseyi velveleye vermenize Avukatlar aramanıza gerek yok,… en arıyorsun şimdi Fatih'i çıkmış oraya gelicem falan diyor…” “Fatih ben sana söylüyorum Fatih medya da” “Yarın laf üretir kendine iş çıksın diye ben Fatihle 30 yıldır beraberim” dediği, MELTEM’ in “Tamam peki bizdeki tutanak ona lazım olur mu verelim mi onu” dediği, H.ERTEKİN’ in “Hayır hayır sizde kalsın o bize lazım yarın bilgisayarlarımızı almak için…” “Şimdi öğlen konuşacam savcıyla tahkikat devam ediyo, gizli tahkikat devam ediyo,... ne diyorum idamı olsa olsa para cezası başka bi şey yok yani, tamam” dediği,
Tape : 1631, 13.11.2007 tarihi, saat:14.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem/Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Meltem şimdi ben savcı beyin yanına çıktım da” “Şey 4 aydır devam eden bi soruşturma bu karapara ile ilgili,…” “Başka bi şey yok yani şey değil kumar mumar değil…” “Başka Estella hanım orda mı?” “Bi verir misin bana” dediği, MELTEM’ in telefonu yanında bulunan ESTELLA’ ya verdiği H.ERTEKİN’ in “…4 aydır devam eden, takip edilen bir konuymuş karaparayla ilgili…” dediği, ESTELLA’ nın “Benim de ağustos ayında Metinle konuşmam okutuldu bana telefonda” dediği, H.ERTEKİN’ in “…bekleyin kimseye hiç bi şey söylemeyin, deyin ki adalete biz adalete güveniyoruz, adaletin kestiği şey acımaz, zaten ben şu an burdayım herhangi görüşmem gereken her yerle görüştüm…” “…bir para transferleri var gelen giden para var ki ben bunları Metin abiyle ve Semihle paylaşmıştım…” dediği,
Tape : 1639, 13.11.2007 tarihi, saat:18.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Benim arkadaşım Savcılar abla biz onlarla görüştük…bunlar bir şeye sığdıramamışlar bir şeyi Karapara mıdır kumar mıdır…”dediği, ESTELLA’ nın “Benim şeyimi dinlesen gülersin Benim Metin'le olan telefon konuşmamın” dediği, H.ERTEKİN’ in “… ben bunları 2–3 ay önce Metin abiye dedim ki ilk Semihi aradığımda ya böyle bir şey var ne diyorsunuz bana hiç bir şey söylemediler ben düşmanım sanki benden sakladılar yani” “Ablacığım yani böyle bir mesele bir böyle bir site böyle bir kumar var” “…bizim F…V… tutmuşlar ki ona hiç iyi yapmamışlar yani benim tanıdım ben onu arkadaşımdır ama onu kim aradı kim şey yaptı” dediği, ESTELLA’ nın “Refik bey söyledi onu” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ama işte yani o çünkü medyayı sever böyle şeylerle medyatik olmayı onun üzerinden para kazanır…” dediği,
Tape : 1659, 14.11.2007 tarihi, saat:22.52 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Yok yok merak etmeyin yani şey sizin telefonu dinlemeden kaldırmışlar zaten yani bu aradığınız numara şeyde yok e şimdi ben bugün yeni geldim daha şeyden de” “Çeteden çıkarmaya çalışıyoruz çeteye sokmaya çalışmışlar şeyi onunla uğraşıyorum da” dediği,
Tape : 1730, 28.12.2007 tarihi, saat:15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Otele gelmeyeyim oralara girmeyeyim ...” “Sabıkalı bir otel ya” “Şey diyeceğim sen bu Veliyi başka bir yere götürdün mü bir avukata” “Bu gitmiş bir iki avukata söyleyim çünkü avukatlar o Bursa’yı aramışlar Bursa’da şeyi tamam mı görüşmüş oradaki bizim Sadık bey'e söylemişler” “Başka bir yere de gitmiş 100 bin dolar demişler ona tamam mı” “Ondan sonra söyleyin ordan tabi tekrar geldi buraya bilgin olsun yani” dediği, NURETTİN’ in “Ha bilmiyorum tamam 50 BİN DOLAR İSTEYECEĞİZ O ZAMAN HADİ BİLEMEDİN 2 BİN DOLAR İNDİRİRİZ AŞAĞI ÇOK ŞEY OLURSA” dediği, H.ERTEKİN’ in “YOK İNME MİNME YOK 100 BİN DOLARDAN AŞAĞI BAKILMIYOR DA YANİ” “100 bin dolardan aşağı bakılmıyor ama biz ona bir 50 bin kağıt incez hadi görüşürüz eyvallah eyvallah” dediği,
Tape : 1731, 28.12.2007 tarihi, saat:16.04 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A. D.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
A.D.’ ın “Hayrettin bey şimdi ben aldım dosya numarasını” “2007'ye 483” “483 13. Ağır Ceza” “Evet gelince konuşuruz telefonda hani çok detaya girmeyelim gelince konuşuruz” dediği,
Tape :1736, 30.12.2007 tarihi, saat:14.06 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
NURETTİN’ in “He şimdi abi Veli'yle görüştük ettik falan dedim ya tamam Nurettin abi dedi çok perişanım dedi bilmem ne gel çarşamba tarihi, 20 bin doları al başlasınlar hemen işe madem öyle dedi” dediği, H.ERTEKİN’ in “...perişan merişan değil ya o yalan söylüyor ya çok yalan söylüyor” “Bak ikisini bir versin acelesi yok adamın ikisini bir ayrı ayrı değil ben konuştum ikisi ikisini birleştirsin 25'ini götürsün koysun zarfa tamam mı öyle bölmesin boşver ay çarşamba tarihiversin hepsini acelesi yok ya çarşamba versin zaten ben...” dediği, NURETTİN’ in “... bana geldi işte şu bu falan sen dedi Nuri 5 dedin falan şudur budur tamam abi dedim” dediği, H.ERTEKİN’ in “Nuri 5 dedim de olmuyor niye olmuyor biliyor musun yani bide bana hiçbir şey çıkmıyor bana da çıkmıyo…” dediği NURETTİN’ in “İyi tamam ben çarşamba tarihi, 20-20'yi alıp geliyorum o zaman” dediği,
Tape : 1739, 31.12.2007 tarihi, saat : 15.01’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurcan……? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Bir süre sohbet ettikten sonra Nurcan’ın “.. bu Gökselin davası da temyizden geri dönmüş be Hayrettin” “.. bozulmamış yani şey ceza kesilmiş” diyerek üç buçuk sene ceza yatacağından bahsettikleri, Hayrettin’in .. üç sene beklettik işte üç sene ama ondan sonra demek ki beklesin şey yapmasın yakalanmasında” “..af çıkacak yakalanmasın” dediği,
Tape : 1742, 02.01.2008 tarihi, saat : 16.11’de Hayrettin ERTEKİN ile A. D. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; A.D.’ın “..Merak ettim de dayanamadım, yapabilecek bi şey, olabilecek bi durum var mıydı acaba, ne yapmayı düşünüyorsunuz” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Şimdi ben görüştüm, görüştüm komutanlarla görüştüm, şeyin K…. beyle görüşülecek, diyecekler şeye yani oraya gidecekler, normal telefonun yok mu senin” dediği, A. D..’ın “Vardır istiyorsan, ya farketmez benim açımdan eğer, arayım istiyorsan” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Beni başka numaradan arasana, BU NUMARA DİNLENİYOR da” dediği,

Tape : 1746, 05.01.2008 tarihi, saat : 12.47’de Hayrettin ERTEKİN ile Nail …? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nail’in “Şu adamın kardeşi Veli miydi” “… onunla bi görüşmemiz gerek şey öyle dedi kardeşimle bir görüşün dedi” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Vereyim abi … Nurettinle görüştüm.. bana onu getiren arkadaşla görüştüm” diyerek daha sonra 0 532 213 5759 numaralı telefonu verdiği ve “Veli bey nasıl abi durum şimdi dün akşam uyuyordun anlatamadın ama şimdi” dediği, Nail’in “Hayrettin dosyaya bakamadık” “… yani elimizde ..dosya ile ilgili özet bir bilgi var” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… bir abimiz yani isim verme daha önceki arkadaşımız dosyaya bakmış yani gizlilik kararı var bakılmıyor dedi ama ben baktılar dedim” “Öbürleri baktılar çünkü ben biliyorum yani size verdiğim bilgiler ordan geldi” dediği, Nail’in “Avukatı falan yok bak ordaki adam iki aydır avukatsız” “.. sorgusuna morgusuna girmişler Ali birde Gümüşcü diye bir adam ama onun ötesinde adama iki aydır gelen giden avukat yok” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. abi ..öbür tarafı atlamayalım benimde bilgim olursa sevinirim çünkü aradaki arkadaşlarlan kopukluk olmasın onlar ben tanımıyorum Veli'yi öbürleri tanıyor yani bana getirenler bi sıkıntı olmasın çünkü” “O para konusunda onlar çünkü siz benlen konuşmasını söyleyinki arada şey olmasın abi” dediği,
Tape :1754, 24.01.2008 tarihi, saat : 12.01’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “.. abi .. bizim askeri de Beşiktaş’a getirmişler şimdi ordaymış onun bir durumunu öğrensene abi bana ne olacak ne bitecek” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “..onu sordum şimdi sabah getirmişler de şeyi bekliyor Savcıyı bekliyorlar” “Büyük bir ihtimalle tutuklanacak yani kendi mahkemesinde değil” dediği, Nurettin’in “.. Ya ona da söyledim ettim de AĞA ORDA MI şimdi seni ki” “..BİR İLGİLEN SENDE NEYSE GELİNCE GÖRÜŞÜRÜZ zaten ben geçerim o tarafa doğru tamam mı?” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. O GEÇEN SEFERKİ GİBİ OLMASIN ben geçen sefer ne kadar mahcup oldum biliyorsun dimi GEÇEN SEFER TAMAM DEDİNİZ GİTTİK ADAMA TAMAM DEDİK HİÇ KİMSE NE GELDİ NE GİTTİ” dediği, Nurettin’in “Hayır şimdi bak şöyle yapalım durumu ne olacak ne bitecek ona göre karar verelim ne yapacaksak yani anladın mı?” “MADDİ OLARAK ŞUDUR BUDUR FALAN” dediği,

Tape : 1755, 24.01.2008 tarihi, saat : 12.37’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN’in “.. Şimdi görüştüm ben tamam mı?” dediği, Nurettin’in “Daha getirmemişler” "Adliye de mi buluşalım orda mı?” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. oraya ben gelmeyeyim şimdi o dedi şey ben dışardayım dedi” “.. uğrar belki şimdi bana ya da şey tamam mı ben de gelirim dedim sen yerine geçersen gelirim dedim ama ya görünmeyeyim orda ya ben şimdi biliyorsun Nuri çok oralarda herkes tanıyor yani 40'ını da tanıyorum şimdi birinin odasına gir birinin girme kameralardan görüyorlar beni” dediği,

Tape :1757, 25.01.2008 tarihi, saat : 10.18’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “…Cezaevine gidiyorum … götüreceğim Elbiselerini filan para mara götüreceğim” “.. koğuşa hemen aldırdım ya Karantinaya sokmadan” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “İyi o zaman karantinaya gitmeden koğuşa şey olur alınır zaten de o başgardiyan Selahattin Kara... benim arkadaşım” “Bayrampaşa’daki” dediği, Nurettin’in “Elbiseleri var bunun onla bir görüşsek te elbiselerini alsa verse ona olur mu” dediği, Hayrettin’in de arayacağını söylediği, ilerleyen konuşmada ise Hayrettin ERTEKİN’in “… ben şeye baktım ..VATAN HASTANESİNDE ŞEY YAPMIŞLAR ORDA ŞEY ÇEKMİŞLER AKCİĞER FİLMLERİ ÇEKMİŞLER HABERİN OLSUN” “Şey kurmuşlar Tesisat kurmuşlar” “Anladın mı” dediği, Nurettinm’in “Ben filan var mıyım” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… bilmiyorum da şeyler var yani Akciğer filmleri var senin var mı bilmiyorum” dediği, Nurettin’in de “Demek ki doğru söylüyor ha demek ki izlediler bir müddet” dediği,

Tape : 1758, 25.01.2008 tarihi, saat : 14.35’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “… senin ki şeydeymiş kapalıdaymış” dediği, Hayrettin’in “Kapalı bu da kapalı da senin ki nerde” diye sorduğu, Nurettin’in “Ya pek şey yapmadı böyle soğuk şey yaptı getir bakalım edelim falan yardımcı olalım demeyince tamam teşekkür ederim dedim kapattım” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Telefonlar dinleniyor diye konuşmamıştır ya şey yapmıştır ...” “... bir tane daha yukarda Selahattin var ama onun soy adı Karaboğa değil olmazsa ona şey yaparız ya tamam mı” dediği, ERGENEKON kapsamında yakalanan şahısların ceza evine yerleştirilmesiyle ilgili konuştukları,
Tape : 1821, 31.01.2008 günü saat:17.23’de Hayrettin ERTEKİN ile Üzeyir..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin'in "efendim abi" dedikten sonra hal hatır sorduğu, Üzeyir'in "teşekkür ederim dosyanıza bakıldı ancak şey iddianamesi yazılmış şuanda. Reddi veya kabulü hususunda… de 12. Ağır cezada bekliyor. Başkanın yanında. Eğer bize verilirse iyi olabilir" dediği, Hayrettin'in ise "şeyde mi? Reddi ve kabulü hakkında mı bekliyor abi?" dediği, Üzeyir'in ise "evet evet" diyerek onayladıktan sonra "bekliyor, eğer şey yapıyorlarsa bir 10 gün içerisinde kararı çıkar. Kabul kararı çıkar. O zaman dosyasına bakarız. Otururuz konuşuruz şeyi de inceleyen arkadaşımız." Dediği, Hayrettin'in ise "tamam abiciğim tamam ben döneyim sana" dediği
Tape : 1823, 04.02.2008 tarihi, saat:12.28’de Hayrettin ERTEKİN ile A… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin’in “bi dava vardı da şeyle ilgili senin kız o neydi o cici kız var ya bi” dediği, A’nın “Şebnem” dediği, Hayrettin’in “Şebnem hamın ha ismini unutuyorum” “O geçen uğradı konuştuk bizim o arkadaşlarımdır benim o malüm” dediği, A’nın “Hı hı vatandaşlar evet abi” dediği, Hayrettin’in “Vatandaşımız arkadaşımızdır işi şey diyecem ya o olaya şey bakıcak ama Şebnem hanım bakacak ama olay biraz şey biliyorsun hem politik biraz hem de öbür vatandaşta aynı mahkemede yargılanmasına karar verdi geçen hafta cuma günü Danıştay” “Bu vatandaşın davası da aynı yere gelince şimdi biraz şey bizim burda elimizde raporlar var yani hem yurtdışı hem şey tedavi gördüğüne dair ve iyileştiğine dair raporlar var bu raporları biraz da çoğaltmak lazım ben çünkü şeyle konuştum hava kuvvetleriyle” “Onlar bana dediler ki ya bu raporlardan bir kaç çoğaltırsan yani ikna ederseniz mahkemeyi mahkemenin kararı bizi de etkileyecektir dedi şimdi ben diyorum ki bu davaya Şebnem hanım mı girecek yoksa biraz sen de asılsan da hatta birazda babandan da yardım istesek bu olayı biraz yüklensek burdan bir beraat veya en azından birşey çıkarsak nasıl olur” dediği, A’nın “babam pek şey bakmıyor sıcak bakmıyor o olaya da abi” dediği, Hayrettin’in “Kimse sıcak bakmıyor olaya da” “Artık bazen sıcak bakmadığımız olaylar da ... ne yapalım benim sıcak baktığımı şey yapıyor musun düşünebiliyor musun” “Ben dağda firar edeni arkadan vuruyordum yani şakam yoktu ama böyle başımıza geliyor bazen kıramayacağımız bazı dengeler ağır basıyor” dediği, A’nın “Abi onu bi bi şeyle görüşeyim bi Şebnemle görüşeyim” dediği, Hayrettin’in “Yani Şebnem'in çünkü olaydaki şeyi yani biraz ee geçerli olur mu yani bu hukuki desteğin dışında biraz da destek gerekir diye düşünüyorum yani gerekirse maddi destek gelecek gerekirse o da yapılabilir yani çünkü burdan alacağımız karar çocuğun hayatıyla ilgili geleceğiyle ilgili” dediği, A’nın “Tabi tabi geleceğiyle ilgili abi” dediği, Hayrettin’in “Bu çocuk yani nihayetinde evli barklı eşi de hamile böyle bir sıkıntı stresi var yoksa 20 yaşında genç bir çocuk olsa git yat ulan dersin hani” dediği, A’nın “Aynen öyle” dediği, Hayrettin’in “Ya bir şeye girmiş handikapa girmiş sen daha ne yapılabilir ne edilebilir ne yaparız” dediği, A’nın “Tamam bi istişare edeyim abi size hemen haber vereyim ben” dediği

Tape:1777, 06.02.2008 tarihi, saat:10.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
NURETTİN’ in “Veliyle konuştum da ondan sonra, ya Nurettin abi diyo yani zaten dosyası diyor İstanbula gönderildi diyo falan feşmekan” dediği, H.ERTEKİN’ in “Dosya bende gelsin bak gelsin dosya benim masamda duruyo ben getirdim” “Oruspu çocuğu söyle ona de ki dosya benim masamda duruyor ta ne zaman duruyor, …” “Ha 20 gün oldu daha Çin’den geldiğim gün dedim ki masamda duruyor dosya geldi ben getirdim, dosyanın orjinali de bende yani istiyorsa …Bursa Cumhuriyet savcılığı ... numarası 2007/39 fezleke numarası 4/37 okiyim şüpheli Sinan ÇALIŞ Muammer kızı Gülten’den olma Müdafi Avukat Recep ÖZGÜMÜŞ ... Bursa suç tarihi 31/10/2007 şüpheli İsmail DEMİR tutuklu, İmdat ONAT tutuklu, Ramazan YAMAN tutuklu yani dosya bende şerefsizlik etmesin ben getirdim onu buraya burda çözelim diye getirdim,…”dediği, NURETTİN’ in “Onlar dedim bir gerekli şeyler yapıldı harcamalar yapıldı edildi oturalım konuşalım bu gün işim var dedi yarin herhalde görüşebilecez…” dediği, H.ERTEKİN’ in “… arayan biziz soran biziz uğraşan biziz masraf eden biziz herşeyi yapan biziz e öbür taraftan şerefsiz herif aramayacak sormayacak sonra parayı al gel ne parasıymış ne vermiş siktirsin gitsin ordaki kalanı da alırım ondan …” dediği, NURETTİN’ in “Onların bırakılmasıyla ilgili davaların yani en iyi şekilde seri şekilde görülmesiyle ilgili biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız kardeşim dedim…” dediği, H.ERTEKİN’ in “Tabi hukiki olarak her türlü yardımı yapacaz sana hukiki yardımın hepsini yapıcaz avukatlar bu işle ilgili hazır yani onu söyledim söyleyeceksin başka bir şey yok ki” dediği,

Tape:1779 13.02.2008 tarihi, saat:13.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ayhan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
AYHAN’ ın “…ben bugün ziyarete gidiyorum bugün açık görüşü” “Ee evet bi isteğiniz var mı bi mesajınız var mı gibisinden ...albayıma” dediği, H.ERTEKİN’ in “…albayıma çok selam söyle…ama avukatı beni aramadı hiç aramadığı için bişey konuşamadım da gidip bişey sorar cevap veremem diye gidemedim” “Ben iyiyim hamdolsun ya beni ne yapacaksın ordaki şey önemli olan ee koca ARSLAN yürekli binbaşıyı kurtarmak” “Selamlarımı söyle kalbimiz onla unutmuş değiliz” dediği,
Tape : 1796, 18.02.2008 günü saat:12.03 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
ALİ’nin “Hayrettincan” “O kanundan sen istifade ediyorsun biliyorsun” dediği, H.ERTEKİN’ in “Eee yani çıkandan dimi abi” dediği, ALİ’ nin “Evet evet iki yıl bir gündü sonra değiştirdiler iki yıla düştü ya senin cezan” “İki yıl dahil iki yıl dahil ondan istifade ediliyor yalnız o namussuz herif orda mı hala” dediği, H.ERTEKİN’ in “Orda abi” dediği, ALİ’ nin “Ne zaman emekli olacak o gavat” dediği, H.ERTEKİN’ in “Peki abi bu şeye mi bırakılmış Hakimin isteğine mi bırakılmış ki” dediği, ALİ’ nin “Evet taktire bırakılmış” “O gavatın kaç yaşında olduğunu öğrenmemiz lazım” “…savcılıktan senin ki daireye geçmedi” dediği, H.ERTEKİN’in “İşte abi savcılıkta onu biraz tutmak lazım orda ama” dediği, ALİ’ nin “Daha önceki mesela kanun da af kanununda savcılığa yetki vermişti savcılık hemen iade edip gönderiyordu dosyaları şimdi iade edemiycek daireye gidecek dosya daire değerlendirip gönderecek” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ha daire değerlendirecek o zaman daha var zamanımız abi” “İyi Hakanların vardı abi bide Hakan şey vardı ya” “Kesinleşti onun ki kesinleşmişler olmuyor mu abi” dediği, ALİ’ nin “Gidicem bir soracağım yani kesinleşmiş olan infaz edilmemiş kaç ne kadar dı Hakan'ın şeyi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Bir yıldı bir yıldı onların ki abi” “…Asliye cezadan almışlar dı kesinleşmiş onlar aranıyorlar tabi şuan” “Gerekçeli kararı yazılmış” “Oraya gelecek sizin oraya gelecek” dediği, ALİ’ nin “Ha tamam bizim oraya girecek” dediği, H.ERTEKİN’ in “Dedim bekliyorum dedim ufağıda söylemiştim ben” dediği, ALİ’ nin “…adam buraya gelsin yani ayağına gittim mi eşeoğlu eşekler şey yapar” dediği, H.ERTEKİN’ in “Yok abi bunun bu adam zaten şey tutuklu şuan kendi değil de” “Adamı bizim adam yabancı değil Nuri onun müdürü Nuri bizim tanıyorsunuz” dediği,
Tape : 1797, 18.02.2008 tarihi, saat:12.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “... kaldırtmaya çalışıyoruz böyle bir şey var mı” “Bildiğin gibi şimdi şey aradı Ankara’dan da beni abi” “…o kararı onaylayan şeyin karar vermesi gerekiyormuş bu cezası kesinleşmiş olanlarla ilgili ona dedi gidicem şeye tekrar dedi…”, "Oraya dedi gidicem ona bakıcam ona dedi eğer onların dedi yorumu lazım yorumunu dedi olumlu yaptırabilirsek çünkü dosyayı istenip yorum vermeleri gerekiyormuş kanun öyle diyormuş Yargıtay onaylananlarınkini yargıtayın yorumu tekrar gerekiyormuş" “Mahkemede yargılananların iki yıl ceza alıp yargılananlarınki de kararı veren mahkemenin yorumu gerekiyormuş” “Onun için sizin ki Yargıtay yorumuna bağlıymış o yorumu dedi iyi niyetli olarak bakılırsa dedi kaldırtabilirim dedi” “Beni aradı bilgi vereyim dedim …” “O dosyanın şeye gönderilmemesi lazım yani” “AŞAĞIYA gönderilmemesi lazım…” dediği, HAKAN’ ın “Sen bizim babamızsın baba bizim oralarda kanalımız yok sen bir yere gider” “…biliyorsun ben eğlence sektörünün kanalıyım” “Herkesin başka kanalları var biliyorsun” dediği, H.ERTEKİN’ in “O zaman bu şeyi o çocuğu ben çağırıcam bugün tekrar haberin olsun tamam” dediği,
Tape:1812… 20.02.2008 tarihi, saat:23.01 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
X ŞAHSIN “Abi merhaba he ben söyledim o albaya o da binbaşıya söyledi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Söyledi binbaşı aradı” dediği, X ŞAHSIN “Bırakacaklar abisi bırakacaklar” dediği,
Tape:1813 21.02.2008 tarihi, saat:13.35 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M.E.E. yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
M.E.E.’ nın “…hiç sesin soluğun çıkmıyor ben dedim Çin'e iltica mı etti naptı” dediği, H.ERTEKİN’ in “Sami bey Ceyhun paşam yemek yiyorduk…” dediği, M.E.E.’ nın “…Hayretin şu Yargıtayı takip edin ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “Komutanım ediyoruz” “O dosya biliyorsunuz şeye gitti daireye gitti” dediği, M.E.ERDAĞI’ nın “2.dairedeymiş evet” dediği, H.ERTEKİN’ in “2. daireye gitti oraya dairenin başkanına da söylendi Yargıtay başkanı da biliyor konuyu fakat şeye gitmedi Allahtan o şeye gelen Genelkurmaydan gelen arkadaşımızın yanına dairesine gitmedi onun için orda şanslıyız ama” “Komutanım sanıyorum iyi bi karar vercekler…” dediği, M.E.E.’ nın “Allah kahretsin ya benden ne istiyorlar ki bu kadar baskı bıskı bu kadar şeye ya nedir ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “Şey komutanım orda orda ordaki baskı malum emekli olan komutanımızın bırakmış oldu şeyleri şuan fiilen görüştü…” dediği, M.E.E.’ nın “Hep bu Genelkurmay Adli Müşaviri yapıyor bütün bunları” dediği, H.ERTEKİN’ in “Evet o yapıyor” “…Engin Alan paşamın şeye seçilmesini bu yeni açılan Türk silahlı kuvvetleri güçlendirme vakfına seçilmesini hazmedememişler internette yazılar dolaştırıyorlar…” dediği, M.E.E.’ nın “Evet ben Genelkurmaya açtım dedim ki ya bakın dedim bi yazıda gönderdim ayıptır dedim ya konuta yüzme havuzu yaptırmış diyor yüzme havuzu diyor gel ya burda ne yüzme havuzu var…” “Şeref bu kadar şerefsizlik olur ya ama bunlara pirim verenlere yazık yani bunlara pirim verenlere yazık yani üzülüyorum vallahi üzülüyorum” dediği, H.ERTEKİN’ in “Onlara pirim verdikleri için bazı yerlere gelmeyi öyle uygun görüyorlar…” “Komutanım acaba bunlarla zamanında mücadele etmedik şimdi mücadele edicez inşallah elimizdeki imkanları kullanarak mücadele edicez…” dediği,
Şike İçerikli Görüşmeler:
Tape : 1618, 30.11.2007 tarihi, saat : 22.31’de Hayrettin ERTEKİN ile Musa…..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Ankara da olduğu anlaşılan Musa,….? isimli şahısla yaptığı görüşmede, Musa’nın “BİRAZ ÖNCE ÜNAL’LAN KONUŞTUM DA. BAŞARILAR DİLEDİM ONA DA” “ YARIN ANKARAGÜCÜ MAÇINI AL DEDİM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “KONYA’DA OYNUYORLAR DOĞRU, .. ŞEYİ VERDİ ABİ BURSA’YA VERDİ BİLİYORSUNUZ YANİ KONUŞULDUĞU GİBİ, ÖBÜR DEVREDE İKİNCİ YARIDA İNŞALLAH ŞEYLİK YAPMAZ, SAMET ABİ” dediği, Musa’nın “Yok canım durumu iyi olduktan sonra, paslaşın birbirinize sahip çıkın diyorum ben daha ne diyecem kardeş” dediği,
Tehdit içerikli görüşmeler:
Tape : 1599, 31.10.2007 tarihi, saat :16.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile x BAYAN/HAYATİ arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “…son kez söylüyorum dikkatli olun benimle konuşurken, bak söyleyim, dikkatli olun burda İstanbul’da yaşıyorsunuz ona göre dikkatli olun” dediği, HAYATİ’ nin “Peki Hayrettin Bey siz tehdit mi ediyorsunuz beni bu” konuda” dediği, H.ERTEKİN’ in “YA NE ANLARSAN ANLA” dediği, HAYATİ’ nin “Bakın bu konuşma tarzına karşılık” dediği, H.ERTEKİN’ in “Herşeye varım, her şeye” dediği, HAYATİ’ nin “Yani bu konuşma tarzına karşılık çok kötü konuşurum” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ya kardeşim ne anlarsan anla herşeye varım, ben hodri meydan dediğim zaman sokağa çıkarım haberiniz olsun” dediği,
(Bu görüşme üzerine müştekinin ifadesi alınmış ancak şüpheli Hayrettin ERTEKİN’den şikayetçi olmamıştır.)
Tape : 1676, 22.11.2007 tarihi, saat:20.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ziya…? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
ZİYA’ nın “Abicim Ziya selam nasılsın?” “… herhalde yanlış sesler dolaşıyor etrafta ben İtalya'dayım gelicem salı çarşamba tarihi, önemli bir işim vardı döndüm…” “Yanlış mesajlar tahmin ediyorum ki çok yanlış şeyler var ya” “... büyük bir şok yaşıyor abi” dediği, H.ERTEKİN’ in “O kafayı yemiş diye benimde kafayı yiyip onun üzerine gidersem bak ben çok ters bir adamım” “…bu işlerin biliyorsun saniyelik iştir bu işler öyle terbiyesizlik yapmanın şeyi yok adamdan biz bişey mi istedik para mı istedik adama yardım etmişiz…” “…açık söyliyim belimde silah olsaydı orda sererdim onu yere bak çok net söylüyorum dua etsin dua etsin şuan o nefes alıyorsa benim terbiyemden ahlakımdan bu işlerin şakası olmaz… yemin ediyorum bak yemin ettim içerde de Semih'te çıksın ikisini bir birlikte vurucam eğer vurmazsamda Çağrı'nın ölüsünü öpeyim ve bu kadar and ettim …” “…benim hayatta bi tek değer verdiğim onurum vardır onunda oynamaya kalkanın canını alırım hiç şakam yoktur bunun cezasınıda gider ARSLANlar gibi yatarım anladınızmı” “Yani bunu söyle ona bak …. Türkiye'de eğer ya o olacak ya ben olacam ya o yaşayacak ya ben yaşayacam bunu sakın unutmasın…” dediği, ZİYA’ nın “… ne dediğini bilmiyorum abi daha evel maliyeciler geldi şoktaydılar bilmiyorum ki orda şey ... bugün öğrendik herşeye bütün el konmuş herşeye el konmuş...” dediği, H.ERTEKİN’ in “... sen düşünebiliyormusun gazetelerde boy boy resimlerim çıkıyor bilmem kanalın sahibi diye gösteriliyorum ben şimdi çıksam desem ki yani bu kanalın sahibi de değilim şeyi de değilim bunlar budur şudur ben herkese gittim dedim ki abimizdir canımızdır ciğerimizdir diye altı aydır burayı ellerine …geçiremiyordu ve bu ellerinde ki paralarda gidiyordu daha önce çünkü kanalın eski sahibi bunları şikayet etmişti kanalda ellerinden gidiyordu… ben engel olmuşum…” “…bak bu adam kendine zarar verdirecek çok net söylüyorum…” “…ben bütün gazeterde boy boy bilmem kanalın sahibi kara paracı kumarcı diye çıkmış …kanalın yüzde seksen sahibi diyor herkes ondan sonra tutuyor bana sen bu kadar 15-20 milyon dolar parayı nerden buldun diyor…” “Ya ona cevap versin bi defa önce bu kadar yükü biz üzerimize almışız bunlara sahip çıkmışız burda ondan sonrada kalkıyorlar böyle afedersin yani siktir boktan işler yapıyorlar bak söyleyim yemin ettim gözüme gözükmesinler bak yemin ediyorum bak cezaevinde de öldürtürüm onu” “Bak cezaevinde bir telefonumla öldürtürüm onu hiç şakam yoktur” dediği,
Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik içerikli Mesaj:
Tape : 1601, 02.11.2007 tarihi, saat:20.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSA(Üzeyir TERMELİ adına kayıtlı telefon numarasıyla) gönderdiği mesajda;
“Agbi hayirli aksamlar, en iyi k~rt ölü kürtdür..Dr.H.Ertekin” şeklinde yazdığı,
Suç Delillerini Yoketme-Suç Üstlenme ile ilgili görüşmeler:
Tape:1815/1816 22.02.2008 tarihi, saat:07.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kaan DUT’ a gönderdiği mesajda;
“YUKARİ BİZE AYİT DEGİL DE ATÖLYEDE ÇEKMECEDE ALİYE AİT BİSEY VAR ONU YOK ET” şeklinde yazdığı,
Tape:… 22.02.2008 tarihi, saat:07.58 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'in Kaan DUT’ a gönderdiği mesajda;
“YUKARİ BİZE AYİT DEGİL DE ATÖLYEDE ÇEKMECEDE ALİYE AİT BİSEY VAR ONU YOK ET” şeklinde yazdığı,
Tape:1817/1818 22.02.2008 tarihi, saat:07.59 sıralarında Kaan DUT’ un Hayrettin ERTEKİN'e gönderdiği mesajda;
“TAMAMDA NE MESALA” şeklinde yazdığı,
Tape:1817/1818 22.02.2008 tarihi, saat:07.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'in Kaan DUT'a gönderdiği mesajda;
“EDİLMESİ GEREKEN BİZİM CEKMECEDE BİŞEY VAR” şeklinde yazdığı,
Tape:1819 22.02.2008 tarihi, saat:08.22 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'in, Kaan DUT’ a gönderdiği mesajda;
“BAK GÖR~RSÜN” şeklinde yazdığı,
Tape:1824, 25.02.2008 günü saat:18.50’de Fatih..?/Hayrettin ERTEKİN ile Kaan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fatih'in "Alo ben avukat Fatih Çağrı beyle mi görüşüyorum" demesi üzerine Kaan'ın "Kaan ben" diyerek kendisini tanıttığı, Fatih'in "He Kaan bey Ali beyi de alıp DGM’ ye gelir misiniz?" dediği, Kaan'ın "İkimiz" dediği, Fatih'in "Evet kimlerinizle beraber" dedikten sonra "(Arka Planda Fatih X şahsa hitaben : Nasıl buraya çıkabilirler?) bir saniye (Arka palanda Fatih : Nasıl çıkabilirler ? Savcı yani girişte kapıyı tembihler misiniz buraya alınacak iki kişi var savcı bey çağırdı) Siz kapıya gelin" "Kapıdan sizi alacaklar" dediği,
Tape:1825, 25.02.2008 günü saat:18.51’de Fatih..?/Hayrettin ERTEKİN ile Kaan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fatih'in "He Kaan Bey" "Bi saniye (Arka planda Fatih Hayrettin ERTEKİN’ e hitaben: Neydi nasıl) (Arka Planda Hayrettin ERTEKİN konuşmasına devam ederken: Ali Ali de gelsin)" "Ali de gelsin" dediği, Kaan'ın "Tamam" diyerek onayladıktan sonra Fatih'in "(Arka planda Hayrettin ERTEKİN: Benim atölyem işte silah da bana ait desin) Atölye yani çıkan şey Ali’ ye ait" "Öbürü de sana ait" "Şeyde aşağıda kasa kapıda savcının çağırdığını söyleyeceksiniz tahkikat ile ilgili savcı Mehmet Beyin çağırdığını söyleyeceksiniz yukarı çıkacaksınız tamam mı" dediği, Kaan'ın "Tamam anlaşıldı abi" dediği,
Sedat PEKER ile olan Görüşmesi:
Tape:1113, 11.03.2004 günü saat:16.26’da Volkan GEZMİŞ/Sedat PEKER ile Hayrettin ERTEKİN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Volkan'ın "Hayrettin bey" "Reisimiz görüşecek" dedikten sonra telefonu Sedat PEKER'e verdiği, Hayrettin'in "Reisim başka yerde duruyorum ben böyle geldi diye fırladım geldim" dediği, Sedat'ın "Misafiriniz var kapıdan girdik çıktık…hiç görünmedin elden geldiğince şey yaptın" dediği, Hayrettin'in "He ben hayır çıktım şimdi.. … çıktık beraberde" dediği, Sedat'ın ise "Nasılsın iyi misiniz abi siz" dediği, Hayrettin'in "İyiyim hamdolsun yaramaz bişey yok ben geldim çünkü şimdi.. merak ettim… duyunca yani dedim ne var diye bişey yokmuş Allah'tan" , "Buyurmazsınız Beşiktaş'a ben şeydeyim Ofisimdeyim" dediği, Sedat'ın "Abi ben yola doğru geçiyorum şuan çıktım bu Tekirdağ tarafına doğru abi yol güzergahındayım sahili takip ediyorum" "Önümüzdeki günlerde abi ama…" dediği, Hayrettin'in "Çok sağol çok memnun olurum yani bende şimdi çıktım keşke görseydim iyi olurdu ama" dediği, Sedat'ın "Abi önümüzdeki günlerde önümüzdeki hafta yapalım mı abi Büroya ben ziyaretinize gelim sizin" dediği, Hayrettin'in "Tamam oldu bekliyorum çok memnun olurum." dediği, Sedat'ın "Saygı sunuyorum size" dediği, Hayrettin'in ise "Sağolun saygı bizden görüşürüz sağ olasın" dediği,
Diğer görüşmeler:
Tape : 1733, 28.12.2007 tarihi, saat:16.41 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS/E.GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Kardeşim benim, iyiyim uğraşıyorum şimdi Alaya gittim Alaydan çıktımda yoldayım işe doğru gidiyorum bizim arkadaşlarla” dediği, E.GÜLALTAY’ ın “Jandarma Alayda mısın” dediği,
Tape : 1596, 27.10.2007 tarihi, saat : 20.46’de Hayrettin ERTEKİN/A.. R.. A.. ile Musa ….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Hayrettin ERTEKİN, Polis Baş Müfettişi olduğu anlaşılan A.. R.. A… ile oturup yemek yediklerini anlattığı ve “BÜTÜN TEŞKİLATIN TAMAMIYLA OTURDUK teknede rakı içiyoruz abi dedim ki bi merhaba diyelim” dediği, daha sonra telefonu A.. R… A…’ın aldığı, Musa’nın “….nerdesin Teftişte misin, APK da mısın?” dediği, A.. R… A…’ın “Abi Teftişteyim” “POLİS BAŞMÜFETTİŞİ” “Dolaşıyoruz işte dosyalar geldikçe gidiyoruz” dediği, Musa’nın “Rasim masim hep berabersiniz o zaman” dediği, A..R.. A..’ın “öyle doğrudur abi” “Abi emirlerini bekliyorum, bi emrin olursa” dediği tespit edilmiştir.
Tape : 1597, 27.10.2007 tarihi, saat : 21.21’de A.. R.. A… ile Çağrı ….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Ali’nin “ biz teknedeyiz… misafirlerimiz var” dediği, Çağrı’nın “Teknede misiniz?” “Kim var ya?” “KİM NERDEN AMA? DERİN Mİ, ŞEY Mİ?” diye sorduğu, Ali’nin “YOK DERİN” dediği, Çağrı’nın “Çok mu derin dibi görünmüyor mu” dediği, Ali’nin “YOK GÖRÜNMÜYOR MİT'TEN” dediği tespit edilmiştir.
Tape: 1802, 19.02.2008 günü saat:17.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “İyiyiyim nüfuz cüzdanlarınızı da kimlikleri de yani şey Ali ile birlikte gelmen lazım evrak imzalayacaksın” “yaptık ondan sonra Ali abi de onayladı” “Şey le de görüşüldü biraz da şey getirin emanet getirin tamam mı” dediği, HAKAN’ ın “Tamam abi tamam okey tamam” dediği,
Tape:1809, 20.02.2008 tarihi, saat:21.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kurtuluş’un yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
KURTULUŞ’ un “ Hemşerisiyim Kurtuluş HORASAN” dediği, H.ERTEKİN’ in “…Çetin'in arkadaşıyımda Ali Ali ben nerdesin?” dediği, KURTULUŞ’ un “Özcanla beraber yolda gidiyoruz karakola Çavuşpaşa…” dediği, H.ERTEKİN’ in “He şeyi sen evet hayır de şeye o kimliğin şeyi çıktı mı belli oldu mu?” dediği, KURTULUŞ’ un “Bi şey yok” dediği, H.ERTEKİN’ in “Tamam oldu o zaman sen çaktırma…” dediği,

e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şüpheli Emniyet ifadesinde Tuncay GÜNEY’i tanımadığını, Tuncay GÜNEY’den ele geçirilen; 11 sayfalık sonunda “10:44 17.06.2000 Hayrettin ERTEKİN” ibareleri ile biten “İllegal Olaylar İle İlgili Genel Raporum” şeklinde bir rapor düzenleyip vermediğini, beyan etmiştir ancak ifadenin devamında kendisine, Tuncay GÜNEY ve telefonunun yazılı bulunduğu ajanda sayfası gösterildiğinde; hatırladığını, gazeteci olarak 1996 yılında röportaj yapmak için geldiğini, kendisine telefonunu verdiğini, röportajı kabul etmediğini, Kanal 7 ile röportaj yaptığını, beyan etmiştir.
Erkut ERSOY isimli şahsın 2005 yılında kendisini, internetten tehdit ettiğini, kendisinden haraç istediğini, Miktarını hatırlamadığını, kendisine “ sana ceza kestik” dediğini, kendisinin de “gelin alın” dediğini, bu şahsı daha sonra araştırdığını ve telefonunu bulduğunu, kendisine telefon açıp istediği parayı vereceğini söyleyip bürosuna çağırdığını ancak gelmediğini belirttiği, ancak yapılan telefon görüşme analizi neticesinde şüpheli Hayrettin ERTEKİN Erkut ERSOY’un kullandığı 5435331769 nolu Telefon hattı ile 10 kez, kullanmış olduğu 05424330771 nolu telefonu ile yine kendi adına kayıtlı bulunan 2122590999 nolu Sabit Telefon hattı ile 69 kez görüştüğü tespit edilmiştir.
Sedat PEKER’i tanımadığını beyan etmiş olmasına karşın adı geçen ile telefon ile görüştüğünü bu görüşmeninde kendisinin seyahate gitmek üzere olduğundan çok kısa sürdüğünü beyan etmişolmasına rağmen, şüphelinin seri numarası 5JX9G2B4 olan bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede resim dosyaları tespit edilmiş Resim dosyaları incelendiğinde Hayrettin ERTEKİN’in Organize suç örgütü lideri ve ERGENEKON Terör Örgütü şüphelilerin Sedat PEKER ile fotoğrafının bulunduğu, fotoğrafın bulunduğu dosyanın adının Kurtlar Konseyi olduğu, bunun yanı sıra Sedat PEKER’in dosya ismi olarak Reis ve Peker olarak verilen 2 adet resminin daha olduğu ve telefon görüşmesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ’yü tanımadığını, hiçbir şekilde görüşmüşlüğünün olmadığını, Güler KÖMÜRCÜ’ nün kendisi hakkında araştırma yapmasının sebebinin Can ATAKLI’nın kendisine Güler KÖMÜRCÜ’ nün televizyonda bir program yapmak istediğini söylediğini, kendisini de Can ATAKLI’ya bu kadını televizyona sokmamasını söylediğini beyan etmiş olmasına rağmen 29.01.2008 tarihli kimden bölümünde Dr Hayrettin ERTEKİN (
ergold@superonline.com) kime bölümünde ‘güler.komurcu@aksam.com.tr yazan mailin olduğu görülmüştür. Bahse konu mailin şüphelilerden Güler KÖMÜRCÜ’ye atılmış olduğu içeriğinin “sayın kömürcü çok büyük geçmiş olsun sizi biliyor inanıyoruz yazmaya devam yola devam edin sizi yolunuzdan kimse vazgeçirmesin komuoyuna okuruna kızma devir bu devir… kalbimiz senin yanında oldu…Dr.h.ertekin” şeklinde bittiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’i para tahsil ettirme, silah bulundurma gibi illegal işlerde kullanmak için yanında çalıştırdığı anlaşılmıştır.
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ’nün;
09.11.2007 günü saat:20.51 sıralarında x şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde x şahsın “onlar güzel şey... işte organize olmayan güç güç değildir” dediği, Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ”nün “doğru doğru aynı organize doğru aynı aynı” dediği bir müddet terör ile ilgili konuştuktan sonra Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ”nün “bir şey söyliycem bak o hayrettin ertekini araştırdım hani o gün diyordu ya gideceği yerde o ne yapıyormuş biliyor musun şimdi bazı çok detay vermiyeyim sana ben bir numaranın kankasıyım deyip dolandırmadığı adam kalmamış son dönemde” diyerek Hayrettin ERTEKİN’in bir numaranın kankası olduğunu söyleyerek dolandırıcılık yaptığından bahsettiği” görüşme ile ilgili olarak; emniyette alınan ifadesinde:
“Görüşmeyi yaptığı kişinin çok yakın aile dostu olan Emekli tümgeneral Rıfkı DURUSOY olduğunu, bahsedilen sivil oluşumların çoğaltılmasına toplumun ihtiyacı olduğu, demokratik platformda ne kadar çok sivil oluşum olursa ülkenin o kadar kalkınacağı yorumu olduğunu, Hayrettin ERTEKİN”in çeşitli iddialardan dolayı hakkında işlem yapılan Business Kanalın yöneticisi olduğunu, hakkındaki iddialarla ilgili konuştuklarını beyan etmişlerdir.
Kaan DUT, savcılıkta alınan ifadesinde;
“… Kendisinin emniyette ifade verdiğini, ancak kendisinin patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in avukatı FATİH IŞIL’ın Adliyeden telefonla kendisini aradığını, kendisine, adliyeye gelmesini söylediğini, daha sonra tekrar arayarak "Bir tanesi Ali'ninmiş öteki de seninmiş de" şeklinde ifade vermesini istediğini, kendisinin de adliyeye gittiğini, daha sonra adliyeden emniyet güçlerince alındığını, emniyette gaz tabancasının kendisine ait olduğunu söylediğini, ancak gaz tabancasının patronu Hayrettin ERTEKİN' e ait olduğunu,
ALİ diye bildiği şahsın Abdulmuttalip TONÇER olduğunu, şahsı aynı pasajda atölyesi olduğundan ve 2 yıldır atolyeyi işlettiğinden tanıdığını, zaman zaman dükkana geldiğini, Ali’nin genelde patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in ofisine çıktığını”,
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER ifadesinde;
“..Hayrettin ERTEKİN isimli şahsa ait Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 Beşiktaş adresinde bulunan iş yerinde yapılan aramada el konulan Glock marka ruhsatsız tabancanın kendisine ait olduğunu, Bir dönem çocuğunun sağlık sorunları ile ilgilenmek için bu silahı Hayrettin ERTEKİN’in dükkanın içerisinde bulunan ve kullanması için verilen bir bölüme koyduğunu, orada sakladığını, çalışmış olduğu dükkanın Hayrettin ERTEKİN’in dükkanının yanında olduğunu, ancak her iki dükkan arasında giriş çıkış yapılabilecek şekilde bir kapı bulunduğunu, bu dükkanın ve binanın sahibinin Mete isimli soy ismini bilmediği bir şahıs olduğunu, yaklaşık bir buçuk yıldır orada gümüş tamiri ile uğraşmakta olduğunu, şu ana kadar kira vermediğini, iş yerinin kirasını Hayrettin ERTEKİN’in ödüyor olduğunu ancak Mete ile kira konusunu görüşerek uygun olduğu bir dönemde kirasını ödeyeceğini söylediğini, dükkanının herhangi bir ismi tabelasının olmadığını, silah alındığı zaman polisleri görünce ilk başta korkmuş olduğunu ancak daha sonra bir avukatın kendisini arayıp konuyu söyleyince kalkıp savcılığa gittiğini, herhangi bir kimseye silah temin etmediğini, Hayrettin ERTEKİN’e de silah getirmediğini, bahsi geçen silahı da herhangi bir yerde kullanmadığını,
Son 2 yıl içerisinde Hayrettin ERTEKİN’in şoförlüğünü yaptığını, ihtiyaç duyduğu zaman kendisini çağırıp birlikte gideceği yere gittiklerini, Son 6 aydır kendi işiyle uğraştığını ve şoförlüğünü yapmadığını, bunun haricinde paraya sıkıştığı zaman Hayrettin ERTEKİN”den para aldığını, Hayrettin ERTEKİN’in misafirleri geldiği zaman onlara yemek getirilmesi, ev ihtiyaçlarını karşılanması gibi işlerde de çalıştığını, bu hizmetlerinin karşılığında para almadığını,
Hayrettin ERTEKİN’in kendisini Bursa iline göndererek bir alacağını tahsil ettirmeye çalıştığını..,” beyan etmiştir.
Tanık Metin SADİ İfadesinde:
“Business kanalın hale hazırda % 85 hissesi kendisinin ve ailesinin üzerinde olduğunu, Diğer % 15 ‘ lik hisse ise %5 HİLMİ DEVELİ, %5 KEREM SAĞLAM, %5 SELAMİ isimli kişilere ait olduğunu, bu konudaki belgeleri ibraz ettiğini,
Hayrettin ERTEKİN ile 25 sene önce İtalya’ da Milano kentinde ticareri faaliyetleri nedeniyle bulunduğu sırada tesadüfen HALİL KILIÇOĞLU isimli bir müşterisi vasıtası ile tanıştığını, Hayrettin ERTEKİN ile dostluklarının bu güne kadar geliştiğinive sık sık görüşmeye başladıklarını, Türkiye’ ye geldiği zaman yanına uğradığını, Hayrettin ERTEKİN İtalya’ ya gittiği zaman da kendisinin yanıma uğradığını, 2003 yılında kesin dönüş yaptıktan sonra da kendisi ile sık sık görüştüğünü, Hayrettin ERTEKİN’ in Beşiktaş’da kuyumculuk yaptığını, Sık sık birbirlerinin yanına gidip geldiklerini, Buziness kanalı devralıncaya kadar aralarında hiç bir şekilde bir sorun olmadığını, Kanalın alınmasından sonra Hayrettin ERTEKİN yanıma gelerek oğlu SEMİH SADİ’nin internet üzerinden kumar işi yaptığı için çok büyük paralar kazanıldığını ve bu paralarla Buziness kanalın alındığını ve bu bilgileri bir şekilde öğrendiğini söylediğini. Bu nedenle 3. şahısların kendilerini tehdit edebileceklerini ve zarar verebileceklerini, bu durumlar karşısında kendisinin yanlarında olması halinde bu tehlikeleri bertaraf edebileceğini söylediğini, kendisinin de duyduğu şekilde kumardan büyük paralar kazanmadıklarını, televizyonun da böyle alınmadığını, bunları nereden duyduğunu sorduğunu, Hayrettin ERTEKİN’ in de bir yerlerden duyduğunu söylediğini, bu görüşmeden sonra Hayrettin ERTEKİN sık sık televizyona gidip gelmeye başladığını, her defasında yanlarında olması durumunda kendilerine zarar gelmeyeceğini söylediğini, hatta televizyonun yayın yönetmeninin değiştirilmesi ve personel politikası ile ilgili önerilerde bulunduğunu, bu çerçevede genel yayın yönetmeni olarak CAN ATAKLI’ nın alınmasını tavsiye ettiğini ve bu şahsın 15 gün sonra çıkartılmasına müteakip daha sonra yine Hayrettin ERTEKİN’ in tavsiyesi ile HAKAN AYGÜN’ü genel yayın yönetmeni olarak alındığını, bu kişinin de 15 gün kadar çalıştıktan sonra işine son verildiğini,
Yine Hayrettin ERTEKİN televizyonun yönetim kuruluna iki emekli general alındığı takdirde kendilerine askeri kesimin desteğini alabileceklerini ve kendilerine Ankara’ da daha faydalı olabileceklerini söylediğini. Bunun üzerine YALÇIN ÖZÇER ve RIZA isimli emekli paşalarımızı tavsiye ettiğini, Kendilerinin bu konuyu değerlendirdiklerini ve faydalı olacağını düşünerek bu iki paşayı yönetime almayı düşündüklerini, fakat yeni yönetim kurulu oluşturulmadığı için paşaların yönetime dahil edilmediğini,
2007 yılı Kasım ayı içerisinde oğlu SEMİH SADİ internet üzerinden yaptığı bahis oyunu ile ilgili Asayiş Şube Müdürlüğünce gözaltına alınması sırasında, kendisinin de toplam 15 kişi ile beraber gözaltına alındığını ve savcılıktan serbest kaldığını, gözaltında iken Hayrettin ERTEKİN’ in kendileri ile ilgilendiğini, ziyaretlerine geldiğini ve yardımcı olduğunu, fakat kendilerinin gözaltında bulundukları sırada Hayrettin ERTEKİN’ in gazeteye açıklama yaparak Buziness kanalın %100 ‘ nü GÖKHAN ÇIRNAZ’ dan 2,5 milyon $’ a satın aldığını, SEMİH SADİ Oxford Üniversitesi Ekonomi bölümü mezunu olduğu için televizyon kanalını iyi yöneteceği düşüncesi ile %20 hissesini SEMİH SADİ’ ye verdiği şeklinde konuştuğunu, Kendisinin bu haber üzerine Hayrettin’ e neden böyle bir açıklama yaptığını sorduğunu, Hayrettin ERTEKİN’ in de kendisine “SEMİH’ in üzerine gelirler, tehdit ederler, SEMİH sıkıntı yaşar, cezaevinde zarar verebilirler, senet imzalatırlar, bu nedenle SEMİH’ in yanında kendisinin olduğunu bilirlerse böyle bir olaya girişemezler, SEMİH’e de zarar veremezler” şeklinde açıklamada bulunduğunu ve açıklamaların doğru olduğunu düşündüğü için gazete haberini tekzip etme ihtiyacı da duymadığını ve Hayrettin’ e de teşekkür ettiğini, kendisinin büyük bir hisse sahibi olduğu Buziness kanalda Hayrettin ERTEKİN’ in hiçbir şekilde hissesinin bulunmadığını, ifadesinde televizyonun %20 hissesinin kendisine ait olduğunu söylemesinin kendisine ve oğluna 3. şahıslardan zarar gelmemesi için böyle söylemiş olabileceğini, Hayrettin ERTEKİN’ in hiçbir şekilde Business kanalda hissesinin bulunmadığını” beyan etmiştir.
g)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Her ne kadar şüpheli Hayrettin ERTEKİN aşama beyanlarında ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını, bu örgütle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirtmiş ise de;
Yapılan soruşturma neticesinde; Şüpheli Hayrettin ERTEKİN, Emniyetteki ifadesinin başlangıcında ERGENEKON terör örgütü üyelerinin isimleri tek tek okunup kendisine sorulduğunda; Veli KÜÇÜK’ü tanımadığını, ERGENEKON terör örgütü üyesi olan şahıslar ile hiç bir ilgi ve alakasının olmadığını beyan etmiştir. Ancak; şüphelinin iletişim tespit tutanakları incelendiğinde;
Tape No :1750, 22.01.2008 tarihi, saat : 11.42’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN’in “Abi şeyleri almışlar haberin var mı VELİ KÜÇÜK MELİ KÜÇÜK ONLARI NEDİR ONLARIN KONUSU” diye sorduğu, X şahsın da “VALLA DAHA DETAYINI BİLMİYORUM AKŞAM GÖRÜŞÜRÜZ BU AKŞAMA GİDECEM YA” “CEMAL ARADI BENİ” dediği, Hayrettin ERTEKİN’İN “ANLADIM .. TELEFONLAŞIRIZ ABİCİM KENDİNE İYİ BAK SEN DİNLENİYORSUN HADİ …” dediği,
Tape No : 1751, 22.01.2008 tarihi, saat : 12.26’de Hayrettin ERTEKİN ile Kürşat… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
ERGENEKON operasyonuyla ilgili haberlerden bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “…50-60 KİŞİ ALDILAR KEMALİ FALAN ALDILAR” “HİÇBİR ŞEY OLMAZ .. ÖYLE BİR ÖRGÜT MÖRGÜT YOK ŞİMDİ NE OLACAK ... KAFALARINA GÖRE ŞEY ÇİZİP GİDİYORLAR YA BİRŞEY OLMAZ” “… VELİ KÜÇÜK SİLAHLI KUVVETLERDE ÇOK SEVİLEN BİR ADAM DEĞİLDİR KENDİ BAŞINA ÇALIŞIYOR”, dediği,
Tape No : 1752, 22.01.2008 tarihi, saat : 13.47’de Hayrettin ERTEKİN ile H.A. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’in “ REİSİM .. Hayrettin BEN NASILSIN” diye hal hatır sorduktan sonra “İYİ İZLEDİN Mİ HABERLERİ NE O MİLLETİ TOPLAMIŞLAR” diyerek ERGENEKON operasyonunda yakalanan şahıslardan bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “YA NE OLUYOR DREJ MİREJ” dediği, H.A.’in: “SANADA GELİRLER” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “ BANA DA YAKINDA BANA DA GELİRLERDE BANA UZAK KALIYORLAR BİRAZ ONLAR BİLİRLER KİME GİDECEKLERİNİ”,“BU ŞEYDİR YA BU OPERASYON İKİ TANE AYAĞI VAR EEE BİR ÖRGÜT KURMUŞLAR SÖZÜM ONA BUNLAR MALAZGİRT ŞEYİ KUVAYİ MİLLİYE DİYE BU İKİSİNİN İŞTE TÜRKİYE’DE ÖRGÜTLENMEYE ÇALIŞIYORLAR PARTİ OLACAKLARDI BUNLAR PARTİ KURACAKLARDI” “O PARTİ İŞTE BAZI PARA KAYNAKLARI ŞUNLAR BUNLAR 7-8 AYDIR TAKİP EDİLİYORLARDI AMA DREJ'İN MREJ SAMİ HOŞTAN'IN FALAN İŞİ NE ONU ANLAYAMADIM” , “TAHSİLAT İŞLERİ DE HERHALDE ORDAN GEÇİYOR BİLDİĞİM KADARIYLA ONUN İÇİN BÖYLE BİRBİRLERİNE” H.A.’in “ÖRGÜT MÜ KURDULAR ACABA” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “YA İŞTE ÖYLE BİR SİSTEM”, “VELİ KÜÇÜK ZATEN KAFAYI YEMİŞ YANİ VELİ PAŞAYA KAÇ KERE İKAZ ETTİK DEDİK Kİ YA BIRAK BU İŞLERİ YANINA ALDIN BUNLAR OLMAZ SEN ASKER ADAMSIN DİNLEMEDİ BAKALIM” dediği ve Veli KÜÇÜK’ü paşaların da ikaz ettiğini anlatarak “YAV ÇAĞIRDILAR KORUMALARINI ALDILAR RÜTBENİ SÖKERİZ SIFIRA DÜŞÜRÜRÜZ DEDİLER İKAZ ETTİ GENEL KURMAY ORDU EVLERİNE SOKMAYIZ DEDİ GİT DEDİ BİLECİKTE EVİNDE OTUR ORADA DEDİLER BU Bİ ARA ÜÇ AY DÖRT AY TAKILDI SONRA YİNE BAŞLADI” şeklindeki telefon konuşmalarında ERGENEKON terör örgütü ile yakından ilgilendiği, ERGENEKON terör örgütü yöneticilerinden Veli KÜÇÜK, Sami HOŞTAN ve Kemal KERİNÇSİZ ile Ali YASAK’ı tanıdığı, Veli KÜÇÜK’ ü ikaz ettiklerini, bu şahısların durumu ile ilgilendiği, görüştüğü kişilerin birileri ile görüşüp kendisine bilgi verecekleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’e bu telefon görüşmeleri sorulduğunda; “Veli KÜÇÜK'ün uyarılmasını “İKAZ ETTİK” şeklinde söylemiş ise de Genelkurmay'dan düzgün insanların kendisini ikaz ettiğini ima etmek istediğini, yoksa kendisinin ikaz etmesinin söz konusu olmadığını, televizyonun yönetim kurulu toplantısı sırasında emekli paşaların kendisini ikaz ettikleri konusu açıldığını, o zaman böyle bir konu konuşulduğunu duyduğunu, yoksa kendisini ikaz etmesinin uyarmasının söz konusu olmadığını..Veli KÜÇÜK'ün normal insanlarla gezmediğini, Muzaffer TEKİN'le, Sedat PEKER'le illegal işlerle uğraşan kişilerle adının anıldığını gördüğü için o şekilde konuştuğunu” beyan etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılımızca bilgisine başvurulan tanık Metin SADİ beyanında; sahibi olduğu Business televizyonunda şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in hiçbir hissesinin olmadığını ve yönetim kurulunda da paşaların bulunmadığını belirtmiş olması göz önüne alındığında şüphelinin Veli KÜÇÜK hakkında yaptığı yorumların kendisine ait olduğu ve ERGENEKON terör örgütü ile irtibatının olduğunu göstermiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN, Emniyetteki ifadesinde Tuncay GÜNEY’i tanımadığını beyan etmiş ise de;
Kendisine ait ajanda içerisinde Tuncay GÜNEY ismi ve telefonunun yazılı bulunduğu sayfa gösterildiğinde; hatırladığını, gazeteci olarak 1996 yılında röportaj yapmak için geldiğini, kendisine telefonunu verdiğini, röportajı kabul etmediğini, Kanal 7 ile röportaj yaptığını, beyan ederek önce tanımadığını söylediği halde irtibatlı olduğunu gizlemek için böyle bir beyanda bulunduğu değerlendirilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’e Cumhuriyet Başsavcılığımızda alınan ifadesi sırasında; SEDAT PEKER'i tanıyıp tanımadığı, kendisi ile bir ilişkisi olup olmadığı sorulduğunda;
“SEDAT PEKER'i tanımadığını, kendisi ile yüz yüze veya telefonla görüşmediğini, ancak bundan yaklaşık 8 veya 10 yıl önce tam uçağa bineceği sırada birisinin cep telefonundan arayarak SEDAT PEKER olduğunu söylediğini, inanmayıp telefonu kapattığını, o sırada Ankara'ya gittiğini, uçağa biniyorum deyip kapattığını, internette Sedat PEKER’in fikir alışverişinde bulunduğu kişiler Hayretin ERTEKİN, Veli KÜÇÜK, Korkut EKEN ve Yavuz KAYRAL şeklinde çıkan haber üzerine Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesine tekzip için başvurduğunu,
Arama sırasında evinde ele geçirilen 22 nolu CD içerisindeki SEDAT PEKER ile birlikte bir şahsın elinde silah ve Türk bayrağı olan şahsın kim olduğu ile ilgili olarak sorulduğunda;
SEDAT PEKER'i basından tanıdığını, o şekilde teşhis ettiğini, elinde silah olan şahsın kim olduğunu bilmediğini, bu CD’nin depodan çıktığını, yeni olan birşey olmadığını, 1996 yılında gözaltına alındığında bilgisayar ve diğer malzemelerin adli emanete alındığını, daha sonra çuval içinde iade ettiklerini, belki emniyette veya adli emanette karışıp yanlışlıkla iade edilmiş olabileceğini, böyle bir CD’yi hatırlamadığını” beyan etmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in bilgisayar harddisklerinin incelemesi henüz tamamlanmadığından bilgisayar incelemeleri sonucu bulunan resimlerle ilgili olarak ifadesi sırasında kendisine sorulamadığı ancak savunmasının aksine şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in belirttiğimiz CD içeriğinden ayrı olarak 5JX9G2B4 Seri numaralı bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede “Kurtlar Konseyi” isimli resim dosyalarının içinde; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in, Organize suç örgütü lideri ve ERGENEKON Terör Örgütü şüphelilerinden olan Sedat PEKER ile samimi bir şekilde aynı masada çekilmiş fotoğrafının bulunduğu, bunun yanı sıra “Reis” ve “Peker” isimli dosya içinde Sedat PEKER’in 2 adet resminin daha bulunduğu tespit edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ifadesinde: “.. bundan yaklaşık 8 veya 10 yıl önce tam uçağa bineceği sırada birisinin cep telefonundan arayarak SEDAT PEKER olduğunu söylediğini, inanmayıp telefonu kapattığını, o sırada Ankara'ya gittiğini, uçağa biniyorum deyip kapattığını” belirtmiş ise de; bu savunmasının aksine İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yürüttüğü Kelebek isimli operasyonun soruşturması kapsamında mahkeme kararı ile iletişimi tespit edilen Sedat PEKER’e ait 1113 numaralı tapede, 11/03/2004 tarihi, saat 16:26’da Sedat PEKER ile Hayrettin ERTEKİN arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Volkan'ın "Hayrettin bey" "Reisimiz görüşecek" dedikten sonra telefonu Sedat PEKER'e verdiği, Hayrettin'in "Reisim başka yerde duruyorum ben böyle geldi diye fırladım geldim" dediği, Sedat'ın "Misafiriniz var kapıdan girdik çıktı…hiç görünmedin elden geldiğince şey yaptın" dediği, Hayrettin'in "He ben hayır çıktım şimdi.. … çıktık beraberde" dediği, Sedat'ın ise "Nasılsın iyimisiniz abi siz" dediği, Hayrettin'in "İyiyim hamdolsun yaramaz bişey yok ben geldim çünkü şimdi.. merak ettim… duyunca yani dedim nevar diye bişey yokmuş Allah'tan", "Buyurmazsınız Beşiktaş'a ben şeydeyim Ofisimdeyim" dediği, Sedat'ın "Abi ben yola doğru geçiriyorum şuan çıktım bu Tekirdağ tarafına doğru abi yol güzergahındayım sahili takip ediyorum" "Önümüzdeki günlerde abi ama…" dediği, Hayrettin'in "Çok sağol çok memnun olurum yani bende şimdi çıktım keşke görseydim iyi olurdu ama" dediği, Sedat'ın "Abi önümüzdeki günlerde önümüzdeki hafta yapalım mı abi Büroya ben ziyaretinize gelim sizin" dediği, Hayrettin'in "Tamam oldu bekliyorum çok memnun olurum." dediği, Sedat'ın "Saygı sunuyorum size" dediği, Hayrettin'in ise "Sağolun saygı bizden görüşürüz sağ olasın" şeklinde Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ile Sedat PEKER’in telefon görüşmesi yaptıkları, bu görüşme sırasında şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Beşiktaş’ta ofiste olduğunu muhatabını ofisine davet ettiği, bu görüşmede havaalanı ya da yolculuktan hiç sözedilmediği görülmüştür.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ifadesinde diğer şüphelilerden Güler KÖMÜRCÜ’yü tanımadığını, hiçbir şekilde görüşmediğini beyan etmiş ise de;
Arama sırasında şüpheliden ele geçirilen 66 Nolu CD üzerinde yapılan incelemede “Outlook.pst” isimli bir E-posta arşiv dosyası içinde; 29.01.2008 tarihli kimden bölümünde Dr Hayrettin ERTEKİN (
ergold@superonline.com), kime bölümünde (güler.komurcu@aksam.com.tr) yazan mailin olduğu görülmüştür. Bahse konu mailin şüphelilerden Güler KÖMÜRCÜ’ye atılmış olduğu ve içeriğinde de “sayın kömürcü çok büyük geçmiş olsun sizi biliyor inanıyoruz yazmaya devam yola devam edin sizi yolunuzdan kimse vazgeçirmesin komuoyuna okuruna kızma devir bu devir… kalbimiz senin yanında oldu…Dr.h.ertekin” şeklinde bittiği tespit edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN İfadesinde “Muzaffer TEKİN”i tanımadığını, ancak rahmetli olan Bahadır TETİK’ in devre arkadaşı olduğunu, tarihten 4–5 yıl önce bir çay bahçesinde kendisi ile otururken Bahadır TETİK”in Muzaffer TEKİN ile telefonda konuştuğunu, yanımda bir kuyumcu arkadaşım var, tanış dediğini ve telefon ile Muzaffer TEKİN ile merhabalaştığını, başka bir görüşmesinin olmadığını” beyan etmiş ise de;
Aramalar sırasında ele geçirilen ajandaların incelenmesinde: “2005 EYLÜL 12-13-14 ci sayfasında el yazması olarak “1972 Muzaffer TEKİN Sarışın tuzlada Em.Alb. Mitti Çalışıyordu Salih Reşit TEKİN” şeklinde karalama yazı ele geçirilmiş olup,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in 1774 tape numaralı, 03.01.2008 tarihi, saat:11.19’da Emre GÜLALTAY ile yapmış telefon görüşmesinde: Hayrettin'in "…ŞEYLERDEN HABER VAR MI TEKİRDAĞ TARAFLARINDA Bİ HABER VAR MI OLUMLU BİR ŞEYLER" dediği, Emre'nin "VALLA ABİ İŞTE HERKES İSTİRAHATİNDE" "EVET ... MAHKEMESİ .... MUZAFFER ABİNİN DAHA MAHKEMESİNİ AÇMADILAR" dediği, Hayrettin'in "YANİ ONLAR AÇMADILAR YOK DAHA ONLAR AÇILMADI BİR DE BİZİM BİNBAŞI VAR ÖZEL KUVVETLERDE…" şeklindeki beyanları değerlendirildiğinde; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in, ERGENEKON terör örgütü mensuplarından olan Muzaffer TEKİN’i tanıdığı ve hakkında yürütülen bu soruşturma dosyası ile çok yakından ilgilendiği, iddianamenin mahkemeye sunulmadığını takip ettiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in aşama beyanlarında; Veli KÜÇÜK, Kemal KERİNÇSİZ, Sami HOŞTAN ve Ali YASAK’ı tanımadığını belirttiği halde, telefon görüşmelerinde bu kişileri yakından tanıdığını izhar eden yorumlar yaptığı, ERGENEKON terör örgütü üyesi Sedat PEKER ile aynı masada samimi bir şekilde yemek yerken yan yana fotoğrafı olduğu ve 2004 yılında abi-kardeş yakınlığı içinde geçen bir telefon görüşmesi tespit edildiği halde onu tanımadığını ve hiç telefonda görüşmediğini söylemesi, yasadışı ERGENEKON terör örgütünü deşifre eden Tuncay GÜNEY’i önce tanımadığını söyleyip ajandasında ismi ve telefon numarasının yazılı olduğu bildirilip gösterilince, kendisinin gazeteci olduğunu röportaj yapmak istediğini söylemesi, ERGENEKON terör örgütü üyesi Güler KÖMÜRCÜ’yü ifadesinde tanımadığını söylediği halde Güler KÖMÜRCÜ’nün gözaltına alınıp serbest bırakılmasından sonra onu destekleyici ve onun yanında olduğunu, yola devam etmesini istediğini belirten e-mail çekmiş olması, ERGENEKON terör örgütü mensuplarından Muzaffer TEKİN ile 4-5 yıl önce bir arkadaşı vasıtası ile bir defa telefonda merhabalaştığını söylediği halde, Muzaffer TEKİN’in askeriyedeki dönemi, babasının adı ve görevinin ajandasında yazılı olması, Ümraniye’de bulunan bombalar üzerine ERGENEKON terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklanan Muzaffer TEKİN’in bu davası ile ilgilendiği, iddianamenin durumunu takip edip organize suç örgütü üyesi olmak suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce hakkında yakalama kararı çıkarılan Emre GÜLALTAY ile yaptığı telefon görüşmesinde “Muzaffer TEKİN’in henüz davasının açılmadığını” söylemesi, şüphelinin bu şahısları yakından tanıdığı ve birlikte hareket ettiklerini gösterdiği,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensubu olan bu şahıslarla olan tanışıklığını ve irtibatını gizlemesinin sebebinin; kendisinin yasadışı ERGENEKON terör örgütü ile olan örgütsel irtibatlarının çözülmesini engellemeye yönelik örgütsel bir tavır olarak değerlendirilmiş ve şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in örgüt hiyerarşisi içindeki konumunu ve örgütün deşifresini önlemek amacını taşıdığı anlaşılmıştır.
2001 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize ve Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğünde ERGENEKON Örgütü hakkında samimi beyanlarda bulunan Tuncay GÜNEY’den aramalar sırasında ; 11 sayfalık “10:44 17.06.2000 Hayrettin ERTEKİN” ibareleri ile biten “İllegal Olaylar İle İlgili Genel Raporum” şeklinde bir rapor ele geçirilmiştir. Şüphelinin her ne kadar ifadesinde bu raporu kendisinin yazmadığını beyan etmiş ise de doktora yapmış olması, internet ortamında güncel konular ile ilgili yazmış olduğu makaleler ile ilişkili olduğu kişiler göz önünde bulundurulduğunda bu raporu yazarak örgüte vermiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün dokümanlarında sıklıkla dile getirilen ve terör örgütlerinin vazgeçilmez kuralı olan “gizlilik” prensibine şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in her ortamda uyduğu aşağıdaki görüşmelerinden açık bir şekilde anlaşılmıştır.
Tape No :1689, 05.12.2007 tarihi, saat:12.13 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Tarık… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “…KONUŞURUZ ACELE ETME YALNIZ BU TELEFONDAN DEĞİL DE BEN, SEN BANA BİR NUMARA VER BEN SENİ ARAYAYIM..”
Tape No :1700, 09.12.2007 tarihi, saat:15.47 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ertan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “…KONUŞURUZ GEL DE TELEFONDA DEĞİL GEL KONUŞURUZ…”
Tape No :1724, 26.12.2007 tarihi, saat:16.21 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A.T… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin’in “ABİ TELEFONDA SÖYLEMİYİM SİZE YA” dediği, A.T..’nin “TAMAM, BENİ SABİT TELEFONDAN ARA KONUŞURUZ” dediği,
Tape No :1744, 03.01.2008 tarihi, saat : 18.30’de Hayrettin ERTEKİN ile Ş.Y. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “…SÖYLEYECEM SİZE KARDEŞİM BENİM, TELEFONDA SÖYLEMEYİM GİDECİĞİMİZ YERİ” dediği,
Tape No :1741, 02.01.2008 tarihi, saat : 10.36’de Hayrettin ERTEKİN ile Selahattin A…arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “... YO HAYIR CANIM KONUŞUR MUYUM, BEN O ... KENDİ ŞEYİMDE OLAN Bİ ŞEY YANİ ŞİMDİ” “.. HAYIR HAYIR ÖYLE ŞEY OLUR MU LAN, ..O BİZİM İÇİN BÜYÜK Bİ SIRDIR YANİ, ŞİMDİ KAFADA GİDER O” “MEZARA GİDER”
Tape No :1669, 20.11.2007 tarihi, saat:18.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “TELEFONLARIMIZI DA İYİ DİNLİYOLAR HABERİNİZ OLSUNDA” dediği, NURETTİN’ in “BEN BİLİYORUM BEN BİLİYORUM” dediği, H.ERTEKİN’ in “... YANİ NE VARSA ...YANİ İNADINA NUMARAYI BAŞKA NUMARAYI KULLANMIYORUM BUNU KULLANACAM DİYE” dediği, NURETTİN’ in “YA NE KULLANACAZ GİZLİ SAKLI YAPTIĞIMIZ BİŞEY DEĞİL BİZ OROSPU ÇOCUĞU DEĞİLİZ Kİ YA, DİNLEYENLER OROSPU ÇOCUĞU HEPSİNİN AMINA KOYUM BU KADAR BASİT” dediği, H.ERTEKİN’ in “AYNEN ÖYLE” “YA REİS DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUN BU İŞİN TEKNOLOJİNİN İÇİNDE OLAN ADAMLARIZ BUNU BİLİYORUZ BİLDİĞİMİZ HALDE DE SÖYLÜYORUZ…” dediği, NURETTİN’ in “YA DİNLESİNLER ABİ SİKİM ANALARINI BOŞVER BİZİM GİZLİ SAKLI BİR ŞEYİMİZ YOK..” dediği,
Tape No : 1690, 05.12.2007 tarihi, saat:12.25 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X BAYAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “X BAYAN’ ın “…ŞEYDE İNTERNETTE ŞÖYLE BİR GEZİNİYORDUM NEDİR NE DEĞİLDİR DİYE ONDAN SONRA ATV HABERLERİ GÖRDÜM DE MERAK ETTİM NE OLUYO DİYE” dediği, H.ERTEKİN’ in “VALLA BİZİ SOKMADILAR, KİMSEYİ SOKMADILAR BİZİM ELİMİZE ZARFI TEKRAR GERİ VERDİLER” “YA YA BAK KİMSEYİ SOKMADILAR DİMİ, TELEFONLARIMIZI DİNLİYORLAR HALA BÖYLE NE VARSA” dediği,
Tape No :1742, 02.01.2008 tarihi, saat : 16.11’de Hayrettin ERTEKİN ile Ayhan D… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “.. YANİ ORAYA GİDECEKLER, NORMAL TELEFONUN YOK MU SENİN”, “BENİ BAŞKA NUMARADAN ARASANA, BU NUMARA DİNLENİYOR da”
Tape No :1655, 14.11.2007 tarihi, saat:14.17 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X BAYAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
X BAYAN’ ın “DEDİLER Kİ ORDA DERİN DEVLET VARMIŞ BEN DE GİDEYİM O ZAMAN DEDİM” dediği, H.ERTEKİN’ in “DERİN DEVLET YOK GEL DERİN DEVLET KİM OLUR ÇAĞLA HANIMSA EĞER DERİN DEVLET” dediği, X ŞAHSIN “TAMAM İŞTE DERİN DEVLET VARMIŞ ORALARDA” dediği, H.ERTEKİN’ in “DERİN DEVLET BURDA, GEL SENDE GEL NE OLACAK Kİ YANİ…” , “ESAS DERİN DEVLET BENİM YA SEN NE DİYORSUN” dediği, X ŞAHSIN “SENİN İÇİN SÖYLÜYORUM ZATEN” dediği, H.ERTEKİN’in “GENE DE BURDAYIZ GEL TELEFONLARIMIZ DİNLENİYOR DERİN DEVLETİN...” dediği, X ŞAHSIN “MUTLAKA ZATEN ONUN İÇİN ÖZELLİKLE ÜSTÜNE BASTIRA BASTIRA SÖYLÜYORUM” dediği,
Tape No : 1743, 03.01.2008 tarihi, saat : 11.03’de Hayrettin ERTEKİN ile Ali… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “.. BABA DİREKTTEN ARA SEN BENİ, BU TELEFONDAN ARAMA” şeklindeki beyanları ile muhatabını yüz yüze görüşmek veya dinlenilmediğini, teknik takipte bulunmadığını düşündüğü farklı bir numaradan görüşmeye yönlendirmek suretiyle gizlilik prensibine azami ölçüde uyduğu anlaşılmıştır.
Her türlü faaliyeti legal olan bir kişinin telefonda genel konuları konuşmaktan imtina etmesi normal bir durum değildir Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in savunmasında ticari sır olduğu için telefonda bir kısım mevzuları konuşmadığını belirttiği, ancak konuşmaların içeriği incelendiğinde ticari bir konunun konuşulmadığı bilakis örgütsel faaliyetlere ilişkin görüşmeler olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün “ERGENEKON Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi İstanbul 29 Ekim 1999” isimli dokümanında: ERGENEKON’un; medya kuruluşlarını kontrol etme amacı ile “kendi medya kuruluşlarını oluşturarak mevcut ulusal ve uluslar arası oluşumları, doğal işleyişi içinde örtülü bir biçimde etkileme, denetleme ve kontrol altına alma yöntemini uygulamaya koyma” zorunluluğu anlatılmıştır.
ERGENEKON yapılanmasının sivil yapılanması olarak faaliyet yürüten Lobi yapılanmasının anlatıldığı “Lobi Çok Gizli Aralık 1999/İstanbul” isimli dokümanın;

7/7) “İLETİŞİM VE PROPAGANDA” Başlığı altında;
İletişim ve Propaganda departmanının bir başkan ve beş yardımcıdan oluştuğu, bu departmanın görevinin, amaçlara uygun olarak medya kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında tutmak görevinin olduğu, ayrıca faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürüteceği …” belirtilmiş olup,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in 1617 tape numaralı, 13.11.2007 tarihi, saat: 10.18’de N. A. İle yapmış olduğu telefon görüşmesinde özetle; “TELEVİZYON DEVAM EDİYO, İŞTE ŞİMDİ DE BU ATV İHALESİ İÇİN Bİ KONSORSİYUM…. OLUŞTU ONA GİRMEYE ÇALIŞIYORUZ AMA, BAKALIM İNŞALLAH ORAYI DA” , “…ŞEYDE GİREMİYOR AYDIN DOĞAN, Bİ GRUP VAR ŞİMDİ, BİZİM BEYFENDİNİN ORGANİZE ETTİĞİ Bİ GRUP VAR” “ … ONLA ÇALIŞORUZ, BEN DE … ORDAYIM YANİ” dediği, N. A.’ ın “ALLAH İŞİNİ RAST GETSİN, EMRET” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… ESTAĞFURULLAH ABİCİĞİM, …DAHA SONRA ARIYACAM SİZİ” “ BU KONU İLE İLGİLİ” dediği tespit edilmiş,
Yine şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in 1593 tape numaralı, 24.10.2007 tarihi, saat : 20.13’de Y şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde özetle;
“…TELEVİZYON KANALI ALDIK BİZ BİR TANE ONUNLA UĞRAŞIYORUZ”, “… BUSİNESS KANAL DİYE BİR KANAL VAR YA” dediği ve Güneydoğudaki terör olaylarından bahsettikleri, Y Şahsın terör olaylarıyla ilgili “Beni… sükûnete davet ediyorlar lan ne sükûneti yav” “…TOPLUM MU VAR SANKİ BİR YERDE GALEYANA GELECEK YOK İÇ HARP ÇIKARTACAK FALAN” “… KUZU KUZU HERKES SEYREYLİYOR” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “EN İYİ KÜRT ÖLÜ KÜRT DEMİŞİM, EEE ONDAN SONRA DİYORLAR Kİ NİYE ÖYLE DEDİN….” Dediği, Y Şahsın “BEN BU MİLLETTEN ŞİKAYETÇİYİM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “…BEN YAPMAM GEREKENLERİ YAPTIM BAK TELEVİZYON ALDIM TELEVİZYONA İKİ TANE EMEKLİ GENERAL KOYDUM, YALÇIN PAŞAYLA RIZA K…'NU YÖNETİME ALDIM DEDİM Kİ; GELİN ÇIKIN NE İSTERSENİZ BURDAN SÖYLEYİN ORTADA YOKLAR GELMİYORLAR YANİ KAYIPLAR DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUNUZ YA DAHA NE YAPAYIM DA NE YAPMAM GEREK GENEL KURMAYA HABER GÖNDERDİM YALÇIN PAŞAYLA BU KANAL SİZİNDİR EMRİNİZDEDİR NE YAPMAK İSTİYORSANIZ BUYURUN DEDİM 137 TANE ÇALIŞAN VAR NE ARAYAN VAR, NE SORAN” “KALEŞİ ALIP DAĞA GİDEYİM DİYORSANIZ ONU DA YAPTIK ZAMANINDA” “….. BAŞKA YAPACAK BİR ŞEY YOK BOMBA MOMBA DERSENİZ ONLARI BIRAKTIM O İŞLERİ O İŞLERDEN ŞEY OLDUM DAHA NE YAPAYIM YANİ” dediği, Y şahsın “12 EYLÜL ÖNCESİ GÜNLERİ ÖZLÜYORUM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “AH O GÜNLER OLACAK Kİ ŞİMDİ VARYA ŞİMDİ” şeklindeki konuşmasında Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in “...BEN YAPMAM GEREKENLERİ YAPTIM BAK TELEVİZYON ALDIM TELEVİZYONA İKİ TANE EMEKLİ GENERAL KOYDUM...” şeklindeki konuşmalarında, şüpheli Hayrettin ERTEKİN Tv kanalı satın aldığını belirtmiş ise de; Cumhuriyet Başsavcılımızda bilgsine başvurduğumuz tanık Metin SADİ, Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Business TV kanalında hiçbir hissesinin olmadığını belirtmiş ancak TV kanalının yönetimi ve çalışanları ile programların belirlenmesinde şüphelinin etkin olduğunu ifade etmiştir.
Ayrıca şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in “BU ATV İHALESİ İÇİN Bİ KONSORSİYUM…. OLUŞTU ONA GİRMEYE ÇALIŞIYORUZ AMA, BAKALIM İNŞALLAH ORAYI DA” sözleri ile örgütün amacına uygun olarak medyayı kontrol almak için ATV’yi de almak için girişimde bulunduğunu ifade etmiştir.
Tape No :1662, 16.11.2007 tarihi, saat:11.52 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A.T. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “BU DEMOKRATİK TÜRKİYE PARTİSİ KAPATILMASI İLE İLGİLİ Bİ DAVA AÇTI CUMHURİYET BAŞSAVCISI” “ONUNLA İLGİLİ TELEVİZYONDA YORUM YAPAR MISINIZ, Bİ” dediği, A.T.’ ın “YO YO ŞİMDİ BEN OLMAZ YAKIŞMAZ” dediği, H.ERTEKİN’ in “NİYE” “NİYE SIKINTI OLACAK ABİ, NİYE KORKUYORSUNUZ DESTEK VERİN İŞTE” , “SAVCININ ARKASINDA OLMANIZ LAZIM ABİ” “ABİ DEYİN GEÇ VERİLMİŞ DOĞRU VERİLMİŞ Bİ KARAR CUMHURİYET BAŞSAVCISINI DESTEKLİYORUZ DEYİN” “YOK TELEVİZYONA ALSINLAR SİZİ, TELEVİZYONDA CANLI YAYINA ÇIK ABİCİĞİM YA” dediği,
Bu görüşmeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in, yasadışı ERGENEKON terör örgütünün “medya kuruluşlarını kontrol etme amacı ile kendi medya kuruluşlarını oluşturarak mevcut ulusal ve uluslar arası oluşumları, doğal işleyişi içinde örtülü bir biçimde etkileme, denetleme ve kontrol altına alma yöntemini uygulamaya koyma” prensibine uygun olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılmıştır.
Aramalarda ele geçirilen (3) sayfa “ Toplum Bilimi Kitle Psikolojisi nedir” ibaresi ile başlayıp “Doktor Hayrettin ERTEKİN” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
“Kitle Psikolojisinin özelliklerinin anlatıldığı, kitle psikolojisinin tanımı, özellikleri, kitlenin kıymetlendirilmesi, kitle psikolojisi ile hareket eden şahısların nasıl etkileneceği, kitlenin nasıl kontrol altında tutulacağı anlatıldığı Hayrettin ERTEKİN imzalı doküman olduğu” görülmüş olup şüphelinin örgütün propagandası için önemli gördüğü kitle psikolojisi konusunda uzman olduğu, kitle iletişim araçlarının da örgüt için önemini çok iyi bildiği ve bunu örgütün amaçları doğrultusunda en iyi şekilde değerlendirdiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki telefon görüşmelerinde Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in “KALEŞİ ALIP DAĞA GİDEYİM DİYORSANIZ ONU DA YAPTIK ZAMANINDA… BAŞKA YAPACAK BİR ŞEY YOK BOMBA MOMBA DERSENİZ ONLARI BIRAKTIM O İŞLERİ O İŞLERDEN ŞEY OLDUM DAHA NE YAPAYIM YANİ…” sözleri ile örgütün faaliyeti çerçevesinde yürüttüğü eylemlerden bahsettiği ancak bu eylemlerin ne zaman ve kime karşı icra edildiği net olarak anlaşılamamakla birlikte şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in örgüt adına “kaleş alıp dağa gitmek, bomba momba işlerinden” hangi eylemleri kastettiği net olarak aydınlatılamamış ise de; örgüt üyelerinden Oktay YILDIRIM ve Fikret EMEK’ten elde edilen el bombaları, silah ve mühimmatlar göz önüne alınacak olursa; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in de bu illegal faaliyetlerin içinde olduğu yasadışı ERGENEKON terör örgütü ile bağlantılı olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılmıştır.
Yine aynı görüşme içerisinde şüpheli Hayrettin ERTEKİN’ in 12 Eylül askeri darbesi öncesindeki günlerden dem vurarak “AH O GÜNLER OLACAK Kİ ŞİMDİ VARYA ŞİMDİ” şeklindeki beyanları ile 12 Eylül 1980 öncesinde olduğu gibi insanların sağcı-solcu olarak kamplara ayrıldığı, kardeşin kardeşi katlettiği, ülkede kargaşanın ve anarşinin hakim olduğu, askeri darbenin zemininin hazırlandığı günleri özlemesi ve o günlerin geri gelmesini istemesinin yasadışı ERGENEKON terör örgütünün amaçları arasında yeraldığı göz önüne alındığında; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in burada kendi isteğinin yanı sıra örgütün gerçek amacını ifade ettiği,
Yine aramalar sırasında ele geçirilen belge, doküman ve bilgisayar çıktıları ile digital incelemelerde tespit edilen yazılarda da aynı içerikteki belgelerin bulunduğu, bu cümleden olarak;
“Ne terör..!! Bunun adı isyandır” ile başlayan, “Dr.Hayrettin Ertekin Stratejist İstanbul/Beşiktaş 31.03.2006” ile biten spiral ciltlenmiş (7) sayfadan ibaret dokümanda “..Yapılması gerekenler kısmında; “Devlet ve Siyasi Organlar Derhal harekete geçerek kararlılıkla bölgede sıkıyönetim ilan edilmelidir.”
Tape No : 1745, 03.01.2008 tarihi, saat : 18.55’de Hayrettin ERTEKİN ile Yalçın ÖZÇER arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN’in Y. Ö…’e KOMUTANIM diye hitap ettiği ve bir süre Diyarbakırda meydana gelen patlama olayıyla ilgili görüşme yaptıkları, daha sonraki görüşmelerinde siyasi içerikli görüşmeler yaparak, bombayı patlatanlardan bahsettikleri ve Hayrettin’in “KOMUTANIM .. BUNLARIN KÖKÜNÜ KAZIMAK LAZIM” “..BOP KOMUTANLARI BUGÜNKÜ KOMUTANLAR NATO KOMUTANI DEĞİL BOP KOMUTANI BOP TA KİMİN OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR” dediği ve Güneydoğuda görev yapanların çocuklarının da orada olduğu, psikolojik durumlarından bahsettikleri, Hayrettin ERTEKİN’in “O ADAMIN HALETİ RUHİYESİNİ ANLAYAMAZSINIZ BEN OLSAM ALLAH KORUSUN GİDERİM O DİYARBAKIR BELEDİYE BAŞKANININ ALNININ ÇATINA 8 TANE SIKARIM” “…BENİM SİLAHI ALIP DAĞA ÇIKMAM LAZIM” dediği, içindeki sıkıntıyı ancak böyle atabileceğini anlattığı, Y. Ö…’in de “O GÜNDE GELECEK” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “GELMİYOR GELECEK DİYORSUNUZ BAK İŞTE GELECEK DİYE BEN ŞURDA OTURUP ABİYE BİR GÜN SABAH YÜRÜYÜŞTE DEMİŞTİM KOMUTANIM YARIN GENEL KURMAY BAŞKANI OLURSUNUZ BİZİ BİLE ARTIK DEDİM DİNLEMEZSİNİZ BELKİ ZOR GÖRÜŞÜRÜZ FALAN FİLAN DEMİŞTİM” “KOMUTANIM BAKIN BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIKLARIMIZI HERHALDE AZ ÇOK BİLİYORSUNUZDUR O EKİBİ ŞUAN TEKRAR ORAYA YOLLAYIN YEMİN EDİYORUM SİZE VARYA ..BÖLGEDE .. HUZUR GELİR .. HİÇ ŞAKASI YOK BU İŞİN AMA YOK NİYETLİ DEĞİLLER ARKADAŞLAR, BEN DİYORUMKİ ANKARA GEBZE İSTANBUL GEBZE HATTI AÇILMADAN BU İŞLER OLMAZ O HATTI AÇACAKSINIZ BANA VERECEKSİNİZ TEKRAR BEN HEP BUNU SÖYLÜYORUM BU BANA VERİLMEDİĞİ MÜDDETÇE HİÇBİR ŞEY OLMAZ KOMUTANIM …” şeklinde provakatif amaçlı eylem yapmak üzerine konuştukları,
Tape No :1609, 07.11.2007 tarihi, saat : 12.47’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN’in “KOMUTANIM” diye hitap ettiği, X şahsın “ÖNCE SANA UĞRAYIM, SONRA DA ŞEYE GİDEYİM, BİZİM BİRİME” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “ÖNCE BİZİM BİRİME GELİN, ÖNCE BİZİM BİRİME UĞRAYIN” dediği, X şahsın “Tansu isimli bir şahsı getireyim mi?” diye sorduğu, Hayrettin ERTEKİN’in de getirmemesini söylediği tespit edilmiştir.
Tape No :1600, 31.10.2007 tarihi, saat : 21.20’de Hayrettin ERTEKİN ile Y. Ö. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; (PKK terör örgütü ve güneydoğudaki terör olaylarından bahsettikleri) Hayrettin ERTEKİN’in “…KOMUTANIM .. DUYARSIZ KALAMIYORUM ARTIK İSYAN EDİYORUM BÖYLE BAKALIM NE OLACAK GENEL KURMAY” dediği, Y. Ö. ‘in “BEKLİYOZ İCAZET İCAZET ALCAZ YA ŞİMDİ BEKLİYOZ BAKALIM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “ KOMUTANIM İCAZETİMİ KALMIŞ …İSTİKLAL SAVAŞINDAKİ ATATÜRKÜN GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIĞI BUGÜN BARIŞTA GÖSTEREMİYOR İSE… O ZAMAN BU DEVLETİN YANİ YAZIKLAR OLSUN DİYORUM CUMHURİYETİ KURANLARIN TAŞIDIĞI ÜNİFORMAYA SİYASETÇİSİNE MECLİSİNE BAYRAĞINA İSTİKLALİNE İSTİKBALİNE HALK ÇIKACAK YA HALK ÇIKACAK SOKAKLARA BAŞKA ŞEY YOK” dediği, Y.Ö ’in “HALK ÇIKACAK ZATEN…. ÖYLE OLACAK bu HALK ÇIKACAK BEN İDARE EDİYORUM DİYECEK” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “VALLA .. KOMUTANIM .. BELKİ ÖNDEN FİŞEKTEN DOLMA TEPME TÜFEKLER DEĞİL …İSTİKLAL SAVAŞINDA BÖYLE ÇIKTILAR AMA ŞİMDİ BAŞKA ŞEYLE ÇIKABİLİRİZ YANİ ŞAKASI YOK BU İŞİN .. SİZDE ÖNÜMÜZE HALK KAHRAMANLARI HALK KOMUTANLARI OLARAK YANİ… ARTIK MÜBAH SİZİN İÇİN” dediği,
Yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensuplarının kendi aralarında “komutanım” “paşam” gibi askeri hiyerarşide bulunan hitap şekillerini kullandıklarına sıkça rastlanmış olup, bu görüşmelerde geçen “Birim” şeklinde ifade edilen bir yerden bahsedildiği ancak açıkça konuşulmadığı için neresi olduğu anlaşılamamış olup, şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in devlette resmi bir görevinin bulunmaması ve örgütün hücre şeklinde bir yapılanmasının bulunması dikkate alındığında; bahsi geçen birimin yasadışı ERGENEKON terör örgütünün bir birimi olduğu, icazet beklenen makamın da, konuşmalardaki gizem dikkate alındığında ERGENEKON terör örgütü hiyerarşisi içerisindeki bir üst birim/makam olduğu kanaatine varılmıştır.
ERGENEKON terör örgütünün amaçlarından birinin kendi çıkar amaçlarına aykırı olan yönetimi değişik provakatif eylemlerle yıpratıp, ülkede gergin bir kaos ortamı yaratarak askeri darbe yapılması ve örgütün çıkarları doğrultusunda yeni bir yönetimin tesis edilmesini temin etmek olduğu bilinmektedir.
Tape No :1761, 12.12.2007 tarihi, saat:11.16’da Hayrettin ERTEKİN ile W şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN'in "SAYIN KOMUTANIM SAYGILAR SUNUYORUZ, GAZETEDE BİR OPERASYON VAR BÜTÜN ADAMLARI TOPLAMIŞLAR ŞEY AHLAK POLİSİ 700 TANE İSTANBUL’DA ŞEYİ TOPLAMIŞ.. RESİMLERİNİ TOPLAMIŞ ONU İNCELİYORDUM BİZİMKİLER VAR MI DİYE AKLIMA GELDİNİZ O ARA DEDİM Kİ KOMUTANIMI ARAYIM DA Bİ GAZETEYE BAKSIN TANIDIK MANIDIK VAR MI” .., .. KOMUTANIM NE OLUYO MEMLEKETİN DURUMUNU HİÇ ANLATMIYORSUNUZ BEN YAZIYORUM ÇİZİYORUM DA YANİ OKUMUYORSUNUZ DA" dediği, W'nın "KİMSENİN BİRŞEYDEN ALINDIĞI YOK HERKES BİLDİĞİNİ YAPIYOR" dediği, Hayrettin'in "ABİDE BOŞ ÇIKTI ABİDE duruyor duruyor şimdi" "İKİ DÜBLE İÇİNCE ATEŞLENİYOR HİÇBİR ŞEYİ YOK KOMUTANIM YA…" "...YANİ ÇAPTAN DA DÜŞTÜ HERHALDE DİYOKİ YA HİÇ HUZURUMU BOZMAYAYIM ŞİMDİ DİYO HİÇ BİŞEY YAPACAĞI YOK" dediği, W'nın "YA ODA ŞİMDİ İDARE EDİYOR ŞURDA KALDI DİYO 7-8 AY DİYO" dediği, Hayrettin'in "7 AYI KALDI TESKEREYE" "ŞEY NASIL Bİ ADAM KOMUTANIM SİZ BİLİRSİNİZ ERGUN SAYGUN DÜN DÜN KONUŞMUŞ FALAN OKUDUM ŞİMDİ GAZETELERDE DE O NASIL BİRİDİR YANİ VATAN PERVER Mİ YOKSA BÖYLE HANİ O DA SALLA BAŞI AL MAAŞIMI" dediği, KAYA'nın "VALLA O ASKERLİĞİ BİLMEZ O DA" "AYNEN AYNEN O DA BÜROKRATTIR YANİ ŞEYDİR", "DIŞÇIDIR ODA YANİ O DA NATO'LARDAN DIŞ GÖREVLERDEN İŞTE YABANCI DİL" "ORDAN GELME YANİ" "TERÖRÜ MERÖRÜ GÜNEYDOĞUYU FALAN BİLMEZ O DA BİLMEZ İLKER BAŞBUĞ’U' DA BİLMEZ BUNLAR ŞEY DEĞİLKİ BUNLAR KITA KOMUTANI DEĞİL Kİ BUNLAR SOSYETE BUNLAR SALON SUBAYI" dediği, Hayrettin'in "ÖYLE İSTENİLİYORDU ZATEN ÖYLE YANİ DİZAYN ETTİ GİTTİ ..." dediği, W'nın "SADAKATLIDIR YANİ ...KOMUTANLARINA KARŞI SON DERECE SADIKTIR" dediği, Hayrettin'in "KOMUTANIM KALELER TEK TEK GİDİYO BAKIN BEN BU YÖK VAR YA BU KADARINI DÜŞÜNMÜYORDUM ... hani diyordum ki" "BURADA GİTTİ YARGITAY İŞTE Bİ TEK YARGITAYLA DANIŞTAY KALDI" "…TÜRBANI TAKIP HERKES OTURACAK MI KOMUTANIM BU YANİ OLACAK BU MU YANİ" .. "YOK MU YÜREKLİ BİTANE BÖYLE AŞALARDAN KOMUTANIM YA BÖYLE HOP DİYECEK" dediği,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in 1715 Tape numaralı, 22.12.2007 tarihi, saat:20.12 sıralarında X şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde özetle; “X ŞAHSIN “PAŞAM DUYDUN MU?” “YAŞAR BÜYÜKANIT BİZİ ÇOK YANILTTI YA” dediği, H.ERTEKİN’ in “ÇOK ÇOK HEPİMİZİ MALESEF, BEN EN BÜYÜK DESTEKCİSİ BENDİM VE KOMUTANIMIZA SAHİP ÇIKTIK VE GENEL KURMAY BAŞKANI OLMASI İÇİN OLABİLMESİ İÇİN YAPMADIĞIMIZ ŞEY KALMADI AMA MAALESEF ŞUAN YAPILABİLECEK BİŞEY YOK DİYOR VE KENDİSİ BAKALIM BÖYLE DÜMEN SUYUYLA BENİM KALMIŞ TESKEREME 8 AY DİYOR 8 AY SONRA BEN ZATEN YOKUM ... BU RİSKE GİRMEM DİYE KİMSEYLE HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR AMA” dediği, X ŞAHSIN “AMUDAMI KALKAYIM DÜKKAN KAPALI DÜKKAN AÇIK MI BUNLAR YAKIŞIYOR MU YAV” dediği, H.ERTEKİN’ in “EVET EVET EVET BUNLAR BUNLAR … HİÇ YA 2 DUBLE VİSKİ ATTIĞI ZAMAN MAALESEF BÖYLE ŞEYE ÇIKIYO BİZİ TATMİN ETMEDİ BEN SÖYLEDİM YANİ KENDİSİNE BAŞINDAN SÖYLEDİM HATTA AMERİKA’DAKİ ALDIĞI MADALYAYLA İLGİLİDE FİKİRLERİMİ BEYAN ETMİŞTİM KENDİSİNE DE SÖYLENMİŞTİ BU, KEŞKE O MADALYAYI ALMASAYDI O MADALYA VERİLDİ ONDAN SONRA KENDİSİNİ BAKALIM ŞEYİ YAPMAYACAKLAR İLKER PAŞAYI DA GENEL KURMAY BAŞKANI YAPMAYACAKLAR” “TABİ TABİ YAPMAYACAKLAR BEN BİLİYORUM ONU YAPMAYACAKLAR…” dediği, X ŞAHSIN “NE DİYORSUN PAŞAM YA” dediği, bu arada komuta kademesi ile ilgli yorum yaptıkları devamında H.ERTEKİN’ in “…YAŞAR PAŞADAN DUYMAZ İŞTE HAYIRLI OLSUN GENEL KURMAY BAŞKANLIĞINIZ DEMEZ İSE ŞARTLAR O ZAMAN SIKINTIYA GİRER KARA KUVVETLERİ AYAĞA KALKAR YA ONUN İÇİN NEYSE ABİ BUNLAR UZUN MESELELER DE BİR GÜN KARŞILIKLI GELDİĞİMİZDE KONUŞURUZ YA SIKINTI O YANİ” dediği, X ŞAHSIN “YAV KARŞILIKLI GELEMİYORUZ DA İHTİLAL PAŞAM YA” dediği, H.ERTEKİN’ in “ABİ OLMAZ ŞUAN ŞUAN KONJEKTÜR UYGUN DEĞİL AMA BİRŞEY OLABİLİR MUHTIRA TARZI BİŞEY OLABİLİR YANİ ODA GENEL KURMAY KAYNAKLI DEĞİL SÖYLEYİM SİZE HANİ VARDI YA BİZİM ESKİ MALUM ESMİ GİDEN ARKADAŞLAR VARDI BİZİM ... GRUP O GRUBUN YAPTIĞI GİBİ BİR ÇALIŞMA VAR ÖYLE HİSSEDİYORUM” dediği, X ŞAHSIN “KİM GRUP?” dediği, H.ERTEKİN’ in “AYTAÇ GRUBU VARDI YA ABİ” “AYTAÇ GRUBU İŞTE O GRUP GİBİ Bİ GRUP ÇALIŞMASI VAR DİYE HİSSEDİYORUM BAKALIM İNŞALLAH Bİ SIKINTI OLMAZ BU TELEFONLAR SAĞLAM OLMADIĞI İÇİN DİNLENİLDİĞİNİ BİLDİĞİM İÇİN” , “YOK HAYIR BENİM SÖYLEMEM UYGUN OLMAZ ÇÜNKÜ YANİ BEN SÖYLERSEM ARKADAŞLAR ŞEY YAPIYOLAR ERTESİ TARİHİ, ALINIYOLAR YANİ BU KONULARI NİYE PAYLAŞIYORSUN DİYE ALINABİLİYORLAR” dediği, X ŞAHSIN “...ÇOK DA ÖNEMLİ DEĞİL YA BU TELEVİZYONU NE YAPACA...” dediği, H.ERTEKİN’ in “DURUYOR ABİ ÖYLE BEKLİYORUZ BAKALIM İŞTE ŞEYİ GÖRÜŞÜYORUZ BAKALIM İŞTE PSİKOLOJİK HAREKATTA BİŞEYLER YAPALIM DİYE ALDIK AMA BİŞEY YAPAMADIK ÖYLE KALDI O BİZİM BİTANE ÇOCUK VARDI AMERİKA’DAN GETİRDİĞİMİZ BAŞINA KOYDUĞUMUZ ÇOCUK ONUNDA Bİ KARA PARAYLA İLGİLİ BİR AMERİKA’DA 2002 YILINDA Bİ SIKINTISI VARMIŞ ÖDEMİŞ PARASINI MARASINI BABASINA PARA GÖNDERMİŞ O BİZ ÇOCUĞU GENEL MÜDÜR YAPALIM DİYE ALMIŞTIK ORTAK MORTAK DEĞİL ASLINDA ...” “SEMİH SEMİH ÖYLE Bİ GENEL MÜDÜR YAPALIM DİYE ALDIK ÇOCUK DAHA GENÇ Bİ ÇOCUK 30 YAŞINDA ÇOCUK AMA İŞTE O SIKINTILARI VARMIŞ ŞİMDİLİK KENARA ÇEKTİK BEKLİYORUZ BAKALIM” dediği, X ŞAHSIN “...YANİ PEKİ ŞEYİ NASIL ÖDÜYORSUNUZ DİJİTÜRK KABLO” DEDİĞİ, H.ERTEKİN’ in “ABİ... O O BİZİM PARAMIZ VAR ÖYLE Bİ ÖRTÜLÜ PARAMIZ VAR” “ONLARI ÖDÜYORUZ ABİ ONLAR PROBLEM DEĞİL BİZİM YANİ PARA PROBLEMİMİZ YOK BİZİM BİZİM MALUM UZUN BÖYLE ARKADAŞ VARYA HANİ YANINIZDA DOLAŞIYOR ARASIRA HANİ SİZİ UÇAĞA ALMAYAN ARKADAŞ” “KONYASPORUN BUGÜN YENDİĞİ TAKIMIN ARKADAŞI VARYA ABİ” “O O ARKADAŞIMIZIN İŞTE ONA RAĞMEN DEVAM ETTİRİYORUZ” “KONYA SPORUN BUGÜN KASIMPAŞAYI YENDİ KASIMPAŞA KASIMPAŞA” dediği, X ŞAHSIN “HEE ANLADIM ...” dediği, H.ERTEKİN’ İN “HE İŞTE O ARKADAŞA RAĞMEN DEVAM ETTİRİYORUZ ABİ” dediği,… X ŞAHSIN “ŞİMDİ BAK KANALTÜRK KANAL KANALTÜRK GİBİ YAPILACAKSA” dediği, H.ERTEKİN’ in “HAYIR HAYIR ÖYLE YAPMAYACAZ ÖYLE YAPMIYORUZ ZATEN BİZ KESİNLİKLE ÖYLE YAPMIYORUZ BİZ ŞAHISLARLA ŞAHISLARIN KONUŞMALARIYLA ŞAHIŞLARI ÇAĞIRIYORUZ YANİ KİM OGÜN GÜNDEME GELMESİ GEREK O ŞAHSI GETİRİP KONUŞTURUYORUZ…” “ABİ ŞUAN ANLADIMDA ŞUAN VALLAHİ DÜŞÜNMÜYORUM ŞUAN ÇÜNKÜ KONJEKTÜR UYGUN DEĞİL ELİMİZDE BAKIN ANAYASA MAHKEMESİ GİTMİŞ YÖK GİTMİŞ HERYER TESLİM OLMUŞ BENDE BU TELEVİZYONU TESLİM ETMEYECEM” “HİÇBİŞEY DEĞİL ABİ BEN BEN BİLİYOSUNUZ NE PARALAR ÖDÜYORUM NE PARALAR VERİYORUM VE VERDİM DE 25 BİN DOLAR CAN'A VERDİM HİÇ DÜŞÜNÜN SİZİN DÖRTTE BİRİNİZİN ÇEYREĞİNİZİ ETMEZ İSİM OLARAKTA BECERİ BAŞARI OLARAKTA ETMEZ AMA BİZ O PARALARI VERDİK ONLARA YANİ BİZ 15 BİN DOLAR H.. A..'E VERDİK” şeklindeki görüşmede şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in görüşme yaptığı şahsın yukarıda da belirttiğimiz gibi şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in hiçbir kurumda resmi bir görevi olmadığı halde “paşam” veya “ihtilal paşam” biçiminde hitap ettiği, ERGENEKON terör örgütünün yapılmasını istediği askeri darbeyi şu an mevcut Genel Kurmay Başkanımızın karşı çıktığını değişik yollarla tevil ettikleri konuşmada, askeri üst düzey komutanların muhtemel komuta kademelerinde yapılacak değişikliklerle, örgütün kendi amaçlarına daha uygun olabilecek yapılanmanın ne şekilde olması gerektiği konularını tartıştıkları ve devamında Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in “ŞUAN KONJEKTÜR UYGUN DEĞİL AMA BİRŞEY OLABİLİR MUHTIRA TARZI BİŞEY OLABİLİR YANİ ODA GENEL KURMAY KAYNAKLI DEĞİL SÖYLEYİM SİZE HANİ VARDI YA BİZİM ESKİ MALUM ESMİ GİDEN ARKADAŞLAR VARDI BİZİM ... GRUP O GRUBUN YAPTIĞI GİBİ BİR ÇALIŞMA VAR ÖYLE HİSSEDİYORUM” şeklindeki konuşması ile ERGENEKON terör örgütünün kendi istediği şekilde bir yönetimin iktidar olabilmesi için suikast dahil olmak üzere her yola başvurulması ilkesinden hareketle, örgüt mensuplarının çok arzu ettikleri mevcut demokratik sistemi inkıtaya uğratacak askeri bir müdahale veya muhtıra yapılması düşünceleri ile beklentilerinin varlığı ile bir grubun çalıştığını belirttiği,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN”in aynı görüşme içindeki “BAKALIM İNŞALLAH Bİ SIKINTI OLMAZ BU TELEFONLAR SAĞLAM OLMADIĞI İÇİN DİNLENİLDİĞİNİ BİLDİĞİM İÇİN” , “YOK HAYIR BENİM SÖYLEMEM UYGUN OLMAZ ÇÜNKÜ YANİ BEN SÖYLERSEM ARKADAŞLAR ŞEY YAPIYOLAR ERTESİ TARİHİ, ALINIYOLAR YANİ BU KONULARI NİYE PAYLAŞIYORSUN DİYE ALINABİLİYORLAR” şeklindeki sözleri ile böyle bir çalışmanın yapıldığını ve kendisinin de bunu bildiğini, ancak telefonlar dinlendiği için söylemesinin uygun olmayacağını belirtmiş olmakla, ERGENEKON terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yeraldığını açık bir şekilde ifade ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in aynı görüşme içinde tamamen kendi kontrolünde olduğu anlaşılan Business TV kanalının masraflarından bahsederken “ABİ... O O BİZİM PARAMIZ VAR ÖYLE Bİ ÖRTÜLÜ PARAMIZ VAR” “ONLARI ÖDÜYORUZ ABİ ONLAR PROBLEM DEĞİL BİZİM YANİ PARA PROBLEMİMİZ YOK” şeklindeki sözleri ile bu işlerin masrafını kendisinin karşılamadığını, “örtülü ödenek” sözü ile de bu işleri ERGENEKON terör örgütünün finanse ettiğini belirttiği ve devamında da TV kanalının yayınları ile ilgili olarak “…BİZ KESİNLİKLE ÖYLE YAPMIYORUZ BİZ ŞAHISLARLA ŞAHISLARIN KONUŞMALARIYLA ŞAHIŞLARI ÇAĞIRIYORUZ YANİ KİM O GÜN GÜNDEME GELMESİ GEREK O ŞAHSI GETİRİP KONUŞTURUYORUZ…” şeklindeki sözleri ile yukarıda da açıkladığımız ERGENEKON terör örgütünün medya kuruluşlarının yayınlarını kontrol altına almak, örgütün propagandasını yapmak, örgütün amaçları doğrultusunda kamu oyu oluşturmak ve gündemi belirlemek için çalışma yaptığı anlaşılmıştır.
Tape No:1781 14.02.2008 tarihi, saat:11.02 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Banu … arasındaki yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; BANU’ nun “Ülkenin durumu için ne diyorsun” dediği, H.ERTEKİN’ in “Hiç iyi yazılarım geliyor mu sana” dediği, BANU’ nun “Yok ya gelmiyor onu diyecektim sen bana bi yazılarını yollasana çıldırcam Hayrettin abi…” dediği, H.ERTEKİN’ in “VALLA ÜLKENİN DURUMU ÇOK İYİ DEĞİL BEN SANA ŞU YAZILARIMDAN GÖNDEREYİM BİR DAKKA ŞEYİ VER ŞİMDİ” “DURUMU İYİ DEĞİL BİR İHTİLAL GİBİ BİR ŞEY GELİYOR” “TABİ BUNLAR BU ADAMLAR İŞİ AZITTILAR YANİ BAK ŞİMDİ BİR TANE ŞEYİ YOLLADIM GELİR ŞİMDİ BELKİ SANA” “İYİ BİR İHTİMAL MEMLEKETİN DURUMUNU HİÇ İYİ GÖRMÜYORUM YANİ” “OLACAK TABİ BAŞKA ÇARE YOK REJİM TEHLİKE DE YANİ İKİ SENE ÖNCE EMEKLİ OLMUŞ BİR CUMHURİYET BAŞSAVCISI İSYAN EDİYOR İSE” “BUNLAR SUÇTUR BUNLAR DİYE DİNLEMEDİNİZ Mİ SABİH KANADOĞLU nu” “VALLA İŞTE BUNLARIN AMACI YAVAŞ YAVAŞ HEDEFLERİNE YAVAŞ YAVAŞ BU GÜN TÜRBAN YARIN LİSELERDE YARIN ORTAOKULLAR DA YA ONDAN SONRA EVLERDE SOKAKLAR DA SIRAYLA HEPSİNİ BİR ANDA YAPAMAZLAR YANİ” “…ŞİMDİ DÜN DİYOR Kİ BAŞBAKAN EFENDİM DİYOR SİZ DİYOR BENİM İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞI DÖNEMİM DE DİYOR BİR EN UFAK RAHATSIZ OLDUNUZ MU BEN OLDUM HIRSIZLIK SOYGUN YOLSUZLUK ÇETECİLİK AKBİL HIRSIZLIĞI RÜŞVET HER ŞEY BUNLARDAYDI YOK MUYDU” dediği, BANU’ nun “İNMEDİ BEN DE ŞEY DİYORUM YANİ BUNLAR GELİP DE 100 YIL GERİ GİTMEMİZE ASKERİM CANIM ASKERİM DİYORUM 20 YIL GÖTÜRÜR BENİ EN FAZLA GERİ HİÇ DEĞİLSE ÖZGÜR OLURUM YANİ” dediği, H.ERTEKİN’ in “ASKER GERİ GÖTÜRMEZ YA 12 EYLÜL OLDU GERİ Mİ GÖTÜRDÜ ASKER ALLAH AŞKINA YA” dediği,
Aramalar sırasında şüpheli Hayrettin ERTEKİN’den ele geçirilen; 66 Nolu CD üzerinde yapılan incelemede “Outlook.pst” isimli bir E-posta arşiv dosyası içeriğinde: “Türkiye Cumhuriyeti’nin çökmek üzere olduğu, hali hazırdaki şartlar altında seferberlik ilan edilmesi gerektiği, böylece TSK’nın bir an önce yönetime ortak olması durumunun doğacağı belirtilerek ülkemizde bir kaos ortamı oluşturulmak istendiği, örgütün amaçlarına aykırı yönetimlerin değiştirilmesi için TSK’nın ülke yönetimine ortak olması çağrısında bulunulduğu, yukarda belirtilen eylemlerin ERGENEKON Terör Örgütünün amaçları ile birebir örtüştüğü anlaşılmıştır.
Aramalar sırasında şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in çatı katında ele geçirilen (1) sayfa “Satılmışlara teklif gelir… Bize de Ecdatlarımızdan Emir Gelir! ” ile başlayıp “ Dr. Hayrettin Ertekin” ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde özetle:
“…..Atatürk sonrasındakiler ve özellikle son on yıl Türkiye’yi yönetenler, Türkiye’yi resmen sömürge haline getirmediler mi? Her şeyi yabacılar tarafından yönetilen Türkiye artık, teklif ve öneri getirilen onurlu bir devlet değil dayatma ve emir verilen, kendi buğdayını bile ekmeye izni olmayan, parçalanma aşamasında bir ülke haline getirildi,
Bu gidişle cennet vatanımıza istiklal savaşı verip kazandığımız üniter devletimize ihanet etmiş hainleri cezalandırmak için İstiklal Mahkemelerini kuracak helal süt emmiş vatan evladı bile bulmakta zorlanacak gibi görülüyor.
İleri görüşlü önderimiz işbirlikçi ve hain cenneti Türkiye’de emanetine hıyanet olabileceğini de düşünmüş ve bu nedenle Bursa Nutkunun iyi okunması ve gerekenin yapılmasını istemiştir.
Beni umutsuzluktan kurtaran ve savaşma azmi veren tek şey bu söylevdeki talimatlar gereği harekete geçenlerin sayısının birkaç yıldır yurdun her tarafında her dakika arttığını görmemdir.
………
Memleketi satanlar ve pazarlayanlar aklını başına toplasın zaman azalıyor Molotof atıp devletin güçlerini taciz ettiğiniz, otomobilleri yaktığınız meydanlarda BUNDAN SONRA BİZDE OLACAĞIZ SOKAKLARDA BİZİM ASLANLARIMIZI GÖRECEKSİNİZ, Cesetleri leş kargalarına yem olmuş çürümüş, satılmış, yandaşlarınız bizleri iyi tanıdılar, sizlerde bizleri Cudiden, Gabardan, Şırnak’tan, Şemdinli’den, Uludere’den tanıdınız….
Bendeniz Kürşat yürekli “hayrettin ertekin” onun için bu kadar açık elektronik ortamda yazıyorum. Hodri meydan diyorum… Dr. Hayrettin ERTEKİN” şeklindeki şüpheli Hayrettin ERTEKİN tarafından kaleme alınan bu yazı içeriği ile yukarıda belirttiğimiz telefon görüşmeleri, özellikle; halkın ayaklanmasının istenmesi, 12 Eylül öncesinde yaratılan kargaşa ortamına duyulan özlemin dile getirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in o dönemlerin bir benzeri ortamı yaratacak TÜRK- KÜRT düşmanlığı üzerine ihdas edilecek kardeş kavgası çıkartılarak, gençliğin sokağa dökülmesini istediği görülmüş, bunun sonucu ülkede kaos ortamı oluşacak ve mevcut yönetimi sona erdirmek için askeri darbe için uygun ortam sağlanmış olacaktır ki, bu durumun yasadışı ERGENEKON terör örgütünün amacı ile birebir örtüştüğü anlaşılmıştır.
“ERGENEKON” Belgesinde ;
4/c) “İSTİHBARAT TOPLAMA HEDEFLERİ” başlığı altında;
“İstihbarat toplama yöntemlerinden bahsedildiği, bu çerçevede örgüt elemanlarından sağlanan bilgiler yabancı örgütlerden elde edilen bilgiler, yabancı örgütlere sızdırılan ajanlar aracılığı ile elde edilen istihbaratlar olduğu, sonuç olarak ERGENEKON’un gözlerinin her şeyi görmesi, kulaklarının her şeyi duyması gerektiği” belirtilmiş olmakla,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’den aramalar sırasında ele geçirilen (1) adet üzerinde “ÇAYKUR” yazılı yeşil-sarı renkli ajandanın içeriğinde;
31 Aralık sayfasında “Cizreli Ali 535 354 68 13, Abdulmuttalip TONCER yurtdışına PKK’lı unsurları götürüyor (Kadir) ismi Soyadı bilinmiyor (0538 564 75 62) 00491602231573-00306944063446 Romanya Kurtuluş’da Silah istiyor Mermi Ç-Y- RPG7 (Zaho’dan) Burada Silopi veya Çukurca’da Hokus-Mahmur-Kampa gidip geliyor MSN
baran.bodya@hotmail.com Romanya Almanya sahte kimlik pasaport düzenliyor” şeklinde yazıların olduğu,
(1) adet mavi renkli, içerisinde “Şefkat..” ile başlayan, “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası İstanbul” yazısının bulunduğu kitapçık içeriğinde;
Hür Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası İstanbul, Matrikül Numarası 32 Kuruluş Tarihi 29/05/1959 ve kurucuların isimlerinin yeraldığı kapak sayfasının devamında, üstadı muhteremleri ve büyük üstatları ile her sayfada bir kişiye ait resim, ad-soyad, doğum yeri ve tarihi, işi, mesleği, ev-iş adresleri, ev-iş telefon numaraları, eşinin adı-soyadı, mesleği evlenme tarihi, çocuklarının adı-soyadı, doğum tarihi ve mesleklerinin yazıldığı 192 sayfadan ibaret bir doküman olduğu,
(12) sayfa Genel Kurmay Başkanlığına ait telefon listesi içeriğinde:
Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Yargıtay Başkanı ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görevli Generallerin: rütbeleri, nasp tarihleri, sicil numaraları, ad - soyadları, eşlerinin isimleri, görevleri, illeri, dahili telefon numaraları, PTT telefon numaraları, cep telefon numaraları ve Tafics ismi verilen özel olduğu düşünülen gizli telefon numaraları bilgilerinin yazılı bulunduğu liste olduğu,
Bu liste ile ilgili olarak Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Savcılığından gizli belgelerden olup olmadığı konusu sorulmuş, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’ndan söz konusu belgelerin gizli bilgi ve belge olmadığı sorulmuş olup, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın 02.06.2008 tarih, 2008/303 S.Ö. sayılı yazıları ile bu belgenin “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait resmi bir belge olmadığı, ancak içerdiği bilgiler itibarı ile TSK personeline ait kişisel ve görevle ilgili bilgiler olması dolayısı ile söz konusu belgenin gizli kalması gereken bilgi ve belgeler statüsünde değerlendirilmesinin uygun olacağı” bildirilmiştir.
(23) sayfa “TRT Raporu 2001 (TRT’DE GAYRİ MİLLİ – BÖLÜCÜ YAPILANMA VE FAALİYETLER)” ibaresi ile başlayan “Devlet adına görev verilen kişilerdir” ile biten bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde:
1- Bölücü Ve Yıkıcı Kadrolaşma 2- Genel Manzara Ve Yürütülen Faaliyetler alt başlıkları oluşturularak hazırlanan dokümanın içeriğinde;
Bir dönem PKK terör örgütünün de TRT’yi etkin bir şekilde kullandığının ve TRT içerisinde Ermeni lobisinin çok etkin olduğunun iddia edildiği istihbarat nitelikli bir yazı olduğu tespit edilmiş olup şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in ERGENEKON terör örgütünün amacı doğrultusunda her türlü istihbari bilgiyi topladığı, örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet yürüttüğü anlaşılmış, ayrıca Genelkurmay Başkanlığı’na ait Generallere ilişkin gizli bilgiler içeren kayıtları bulundurmak sureti ile “Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etmek” suçunu işlediği anlaşılmış olup, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 334/1. maddesinin tatbiki talep edilmiştir.

Akın BİRDAL’a yapılan silahlı saldırının hükümlülerinden olan ve halen organize suç örgütü lideri olmak ve birden fazla örgüt adına gasp, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/367 Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden Semih Tufan GÜLALTAY’ın kardeşi olan ve hakkında Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, birden fazla örgüt adına nitelikli yağma ve tehdit suçlarından dolayı İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/89 değişik iş sayılı Yakalama kararı ile aranan Emre GÜLALTAY ile telefonda görüşmeler yaparak ERGENEKON soruşturması ve değişik konularda fikir alışverişinde bulunduğu, bu cümleden olarak;
Tape No :1595’de “..Ahmet abinin, şimdi bi ne yapmamız gerekiyor pasaportun buraya mı gelmesi lazım” dediği,
Tape No : 1608’de “YA ABİ BU BİZİM MAHKEME YOK MU” “MAHKEMEDE KİLİT İFADE VERECEK Bİ ADAM VAR” “Bunun çekten …mal beyanı çıkmış” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “Doğrudur GBT çekiyorlar ama biz götürüz onu ya, gelsin” dediği,
Tape No :1624’de; “…yarın mahkemem var abi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Biliyorum haberim var, hepsinden haberim var” “O adam gelmedi, o adam ifade için gelmedi ben söyledim oraya” dediği, E.GÜLALTAY’ ın “Tamam onun işini hallettirdim” “…benim Moskova numaram abi bak çok sevdiğim benim burda bi abim var” “Ali abi, oda burda bankacı” dediği,
Tape No : 1733’de; H.ERTEKİN’ in “Kardeşim benim, iyiyim uğraşıyorum şimdi Alaya gittim Alaydan çıktımda yoldayım işe doğru gidiyorum bizim arkadaşlarla” dediği, E.GÜLALTAY’ ın “Jandarma Alayda mısın” dediği,
Tape No :1742’de; Emre GÜLALTAY’ın “TOZLARI YANINA ALDIN MI” dediği,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’e Emre GÜLALTAY sorulduğunda ifadesinde: “Emre GÜLALTAY’ ı tarihten iki ay önce Çin’de fuarda tanıdığını, Çin’de tercümanlığını yapan Murat KILIÇ vasıtası ile tanıştığını, Semih Tufan GÜLALTAY’ın kardeşi olduğunu bilmediğini, kendisi ile hiçbir ilişkisi olmadığını, ara sıra telefonda görüştüklerini, bir kere Çin’de Çin-Türk iş adamları derneği kurmayı teklif ettiğini ancak kendisinin kabul etmediğini” belirttiği ancak:
Tape No :1769, 01.02.2008 tarihi, saat:13.55’de Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Emre GÜLALTAY 'ın "Abi şimdi Katara gideceğim ordaki işlere bakıp ondan sonra da buraya geleceğim…" "Şimdi burda ortam uygun" "Burda o diyorum derneği kuruyorum" "Burda bide kasap oturmaya başladı" dediği, Hayrettin'in "İyi güzel Dernek güzel olur” …. Hayrettin'in "Bomba gibiyiz devam ediyoruz işte burda bir Türban sıkıntısı var burda bu adamlar okuyorsundur şeyden MHP destek verdi bunlara onlarla ilgili bu gün bir yazı yazdım güzel bir böyle bunlara bir ufak yazmıyordum uzun zamandır ŞİMDİ ORTALIK YİNE HOP OTURUP HOP KALKACAK BÖYLE" dediği, … Hayrettin'in "…en iyi kürt ölü kürttür dediğim için 301. maddeden DGM'de yargılanıyorum inşallah ceza verirler de ben de tarihe geçerim…" "…biz ya biz türk ırkının türk milliyetçisinin ant içmiş yemin etmiş olan insanlar için çünkü bizim yeminler genlerimizde taşınıyor… bizim dedelerimizden aldığımız bir tarih var o tarihi taşımak zorundayız ölürsün vurulursun kırarsın yolda yarım kalırsın donarsın.. ergenekondan yola çıkıp gelirken Türkler dört beş yıldızlı trenlerle mi gelmişler bunu düşün yani bak sen şimdi orada mücadele etmeye çalışıyorsun bir zahmetler zorluklar içindesin…ben seni tanıyorum yani seni biliyorum sen insana ne derlerse desinler seni bak biliyorum diyorum ki yanındayım sonunua kadar her zaman yani bunu bilesin " .. EMRE'nin "Biz hep abi kardeşiz hep birbirimizin yanındayız” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “ birbirimizi biliyoruz yani bak ne diyorsun atla gel gelirim, ortak olalım olurum, paramı lazım gönderirim…” Emre GÜLALTAY’ın: “Ya utanmıyorlar dün şu başlığı gördün mü gülmekten öldüm ya şey Çete tetikçi dizilerden seçmiş diye ya bu kadar olmaz ya" "Yalnız ben sana bir şey söyleyim mi çok büyük strateji hatası yapıyoruz biz yapıyoruz biz başından beri" "Bu hem Ak partiye hem bu İslamcı kanada karşı strateji hatası yapıyoruz" "Biz aslında abi bunları devşirebiliriz ..."dediği Hayrettin ERTEKİN’in “Yapamadık kendimizden bildik ahlaklı davrandık namuslu davrandık bunlar müslümandır dedik.. bunların içinde Türklük şuuru vardır dedik ama gel gelelim yanılmışız” dediği Emre GÜLALTAY’ın "Abi en büyük tehlike kim biliyor musun bunlar değil bunlar yine bir noktada gelirler mecburen de olsa yani bunların içindeki kamuluşları yani bu yüzde kırk yedinin içinde en fazla böyle kemikleşmiş böyle şey olan kısmı yüzde ondur geri yüzde otuz beşini biz kendi safımıza çekeriz ama en tehlikeli olanlar ikinci cumhuriyetçiler" "Bak biz biz şimdi bunları köşeye sıkıştırıyoruz zannediyoruz bu Ak parti ve o adamın ismi esasında ikinci cumhuriyetçiler bunları kullanıyorlar biz bunları korkuttukça bak bizi öcü diye gösteriyorlar bunlar diyorlar sizi kesecek öyle yapacak böyle yapacak anlatabiliyor muyum bunlar sizi şöyle yapacak böyle yapacak diyorlar onların üzerinden bize operasyon yapıyorlar",.. .. Güler KÖMÜRCÜ'yü ... ekibi Sedat PEKER'e telefon açmış ya kadın Sedat Peker ile yatmış da olabilir ne olacak yani bu kadını şey mi yapar", “Abi şu derneği bir kuralım bu derneği.. Türk-Çin işadamları” Hayrettin ERTEKİN’in “He TÜRK-ÇİN işadamları derneği kurmuşlar bir tane ondan sonra dediler var başka bir isimde kurarsınız..”dediği, Emre GÜLALTAY’ın “Yok abi dernek kuralım Türkiye’deki derneğin başkanı da sen ol abi” dediği, Hayrettin ERTEKİN “ben olurum ben ben olmam için..” şeklinde yapmış olduğu telefon görüşmesi içeriğinden beyanının aksine mahkeme kararı ile aranan Emre GÜLALTAY ile şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in “ birbirimizi biliyoruz yani bak ne diyorsun atla gel gelirim, ortak olalım olurum, paramı lazım gönderirim” demesinin ifadesindeki beyanları ile çelişkili olduğu, aslında çok samimi oldukları, şüphelinin ve ERGENEKON terör örgütü mensuplarına yönelik yapılan operasyon aleyhinde görüştükleri, şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in ERGENEKON terör örgütü ile birebir irtibatlı olduğu kendi konuşmalarından anlaşıldığı, ayrıca şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in 5237 sayılı TCK’nun 284. maddesinde düzenlenen “hakkında tutuklama kararı bulunan kişinin yerini bildiği halde yetkili makamlara bildirmeme” suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in etnik ayrımcılık yaptığı;
Tape No : 1601, 02.11.2007 tarihi, saat: 20.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ü. T’ ye gönderdiği mesajda;
“Agbi hayirli aksamlar, en iyi k~rt ölü kürtdür..Dr.H.Ertekin” şeklinde yazdığı,
Bilgisayar incelemelerinde de: 05.12.2007 tarihli Hayrettin ERTEKİN tarafından gönderildiği anlaşılan mail içeriğinde “Kürt PKK ile Kürtler özdeşleşmiştir. En iyi Kürt ölü Kürttür.” İbarelerinin yeraldığı tespit edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in gerek cep telefonundan SMS ile gerekse de bilgisayarından e-mail (e-posta) yolu ile ‘ en iyi kürt ölü kürttür” şeklinde mesaj göndererek bu düşüncesinin aleniyet kazandığı, böylece şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in halkı Kürt-Türk şeklinde ayrımcılığa tabi tutarak, halkın bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçunu işlediği anlaşıldığından, şüpheli hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 216/1. maddesinin tatbiki talep edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in daha önce PKK terör örgütünde faaliyet gösterip daha sonra itirafçı olup Jitem’de görev almış olan şahıslarla irtibatlı olduğu ve bazı tahsilat işlerini onlara yaptırdığı anlaşılmıştır.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ifadesinde: “Adil TİMURTAŞ'ı tanımadığını, ancak Ümraniye Cezaevinde yatıyor olduğunu, eşiyle genç bir erkek kişinin kendisine geldiklerini, daha doğrusu gardiyanın kendisine yolladığını, ismini hatırlamadığı bir gardiyanın gönderdiğini, “Hayrettin baba kişidir, size yardımcı olur” dediğini, kadının elinde bir parça peynir alıp geldiğini, kendilerine yardımcı olmasını avukat bulmasını istediklerini, ancak yardımcı olamadığını, ceza aldığını duyduğunu, hatta yanında getirdiği Ertan isimli şahsa yol parasını vererek götürmesini söylediğini” belirttiği ve burada Adil TİMURTAŞ’ı tanımadığını ifade ettiği halde, Abdullmuttalip TONÇER ifadesinde: “1995-1997 yıllarında Bingöl'de bir operasyon sırasında itirafçı bir şahıs olan Adil TİMURTAŞ ile tanıştığını, Adil TİMURTAŞ’ın Diyarbakır JİTEM Grup Komutanlığında görevli olduğu dönemde kendisinin askerlik yaptığını, Bingöl ili Genç ilçesi kırsal alanında PKK terör örgütü ile çatışmaya girdiklerini, bu operasyon da Adil TİMURTAŞ'ın komutanı olduğunu, daha sonraki dönemlerde bu şahısla samimiyetini ilerlettiğini, kendisinin 1994 yılında Elazığ'da Zeki Yüzbaşının komutanı olduğu Elazığ JİTEM Grup Komutanlığına bağlı olduklarını,
2006 yılı yaz ayında İstanbul'a geldiğini, o dönemde Adil TİMURTAŞ ın İstanbul da olduğunu, bu şahsın kendisine iş bulacağını söylemesi üzerine Beşiktaş'a gittiğini ve şahısla görüştüğünü, daha sonra kendisini Hayrettin ERTEKİN’in Beşiktaş ta bulunan ofisine götürdüğünü ve orada işe başladığını” beyan etmiş olup, bu beyanlar arasında çelişkinin bulunduğu, çünkü şüpheli Abdulmuttalip TONÇER kendisini İstanbul’a geldiğinde önceden Jitem’den tanıdığı Adil TİMURTAŞ’ın şüpheli Hayrettin ERTEKİN ile tanıştırdığını, ofisine götürdüğünü belirtmiştir. Ayrıca iletişim tespit tutanaklarında da şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Adil TİMURTAŞ‘ın serbest bırakılması için girişimlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu cümleden olarak:
Tape No : 1606, 05.11.2007 tarihi, saat:12.07’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN’in “Başkanım saygılar sunuyorum” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre sohbet ettikten sonra !” Başkanım birde biliyorsunuz bizim Adil…. hala içerde, onu bırakmadınız gitti” dediği, X Şahsın “Hayır bana kalsa ben çoktan bırakırım da biliyorsun” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Bunu ne yaparız, bi ziyaret etsek mi” “ Ümraniye'ye aldılar” dediği, X şahsında bir ara oraya geçeceğini, gittiğinde ziyaret edeceğini söyleyerek “Geçecem ben .. “O dosyada,… Adil mi kaldı” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Üç kişi kaldı o dosyada” “Üç kişiler ama Adil… bırakılır, Adil'in alakası yok başkanım söyledim ya size zaten verdim evrakları” “O bize lazımda onun için o çünkü” “… öbürleri önemli değil, sadece bu” dediği, bu görüşme içeriğinden de şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in PKK itirafçısı olup Jitem’de görev yapmış olan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Adil TİMURTAŞ’ ı tanıdığı ve bu şahsı tanımasının ötesinde Onun kendisi için gerekli olduğunu ifade ettiği açıkça anlaşılmıştır. Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in bazı ilişkilerini gizlemesinin kendisinin illegal faaliyetlerin içinde olduğunun açık bir kanıtı olarak görülmüştür. Yine şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in 24.07.2007 günü saat:22.27’DE X şahısla yaptığı telefon görüşmesindeki; Ali’nin “Akşam PAŞAM arıyo, ben seni biliyorum tamam mı normalden arıyorsun zannediyordum bülbül gibi ötüyorum bu Faruk’u dövdüm” dediği, X şahsın “Kalabalık gitseydiniz” dediği, Ali’nin “800 milyon haraç aldım, 850 milyon daha doğrusu, 1450 kaldı dedim” “Ya dedi nasıl kalır 1400, s..ktir lan dedim bu geçerlidir” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda; “Kendisinin bu görüşmeyi Bursa'da Oto tamirciliği yapan soy ismini hatırlamadığı Murat.. Isimli şahısla yaptığını, görüşmeyi şaka amaçlı yaptığını, kendisinin hiç bir kimseden haraç almadığını, görüşmede “AĞAM” diye bahsettiği kişinin Hayrettin ERTEKİN olduğunu, kötü amaçlı olarak yapılan bir görüşme olmadığını,” belirtmiş olup Hayrettin ERTEKİN’in Bursa’dan olan alacaklarını tahsil ettiğini kabul etmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in görülmekte olan davalarla ilgili olarak bir takım girişimlerde bulunduğu, Yargı görevi yapanları etkilemeye yönelik görüşmeleri olduğu bu konu ile ilgili olarak evrak tefrik edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olup, şüphelinin örgütsel eylem ve faaliyetlerinin anlaşılabilmesi için birkaç örnek verilmiştir.
Tape No : 1602, 03.11.2007 tarihi, saat :12.25 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali arasında yaptıkları görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “.. bu Hatay Cumhuriyet Savcılığının Hatayda var mı şeyiniz” “Hatayda bir Ağır Ceza, Ağır Cezada biri aranıyormuş da onunla ilgili bir dosya var” ,“Hataydan gelmiş ben onunla ilgili, onunla ilgili dedim bi Ankaradan acaba gidipte, orayla ilgili bir şey olabilir mi? Diye” “Yok gıyabi tutuklu var gıyabi tutuklu” dediği, ALİ’ nin “NE DAVA UYUŞTURUCU MU?” dediği, H.ERTEKİN’ in “YOK YOK ŞEY ÇETEDEN ADAMIN, …”dediği,
Tape No : 1612, 12.11.2007 tarihi, saat : 15.02’de Hayrettin ERTEKİN ile Ali….. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin ERTEKİN’in “… BAŞKANLA Bİ GÖRÜŞME İMKANI OLUR MU ABİ TELEFONLA” dediği, Ali’nin de telefonla görüşemeyeceğini, bir randevu alıp görüşme yapacağını söyleyerek “Şimdi o dairenin … kıdemli üyesi benim çok eski arkadaşım, karısı da Yargıtay üyesi, onu sorarım” dediği,
Tape No : 1629, 13.11.2007 tarihi, saat:12.18 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “…… çünkü olay savcılıkta dosyada ben şimdi savcı beylen öğlen gidip yemek yiyecem soracam konuşacam, kimsenin yapacağı bi şey yok sadece evrak gelecek oraya evrak gizli zaten bakılacak sorulacak sorulara cevap verilecek …” “Olmadığı için de kimseyi velveleye vermenize Avukatlar aramanıza gerek yok,… o bize lazım yarın bilgisayarlarımızı almak için…” “Şimdi öğlen konuşacam savcıyla tahkikat devam ediyo, gizli tahkikat devam ediyo,... ne diyorum idamı olsa olsa para cezası başka bi şey yok yani, tamam” dediği,
Tape No : 1631, 13.11.2007 tarihi, saat:14.11 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Meltem/Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Meltem şimdi ben savcı beyin yanına çıktım da” “…bekleyin kimseye hiç bi şey söylemeyin, deyin ki adalete biz adalete güveniyoruz, adaletin kestiği şey acımaz, zaten ben şu an burdayım herhangi görüşmem gereken her yerle görüştüm…” “…bir para transferleri var gelen giden para var ki ben bunları Metin abiyle ve Semihle paylaşmıştım…” dediği,
Tape No : 1639, 13.11.2007 tarihi, saat:18.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Benim arkadaşım Savcılar abla biz onlarla görüştük…bunlar bir şeye sığdıramamışlar bir şeyi Karapara mıdır kumar mıdır…”dediği,
Tape No : 1659, 14.11.2007 tarihi, saat:22.52 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Estella arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Yok yok merak etmeyin yani şey sizin telefonu dinlemeden kaldırmışlar zaten yani bu aradığınız numara şeyde yok e şimdi ben bugün yeni geldim daha şeyden de” “Çeteden çıkarmaya çalışıyoruz çeteye sokmaya çalışmışlar şeyi onunla uğraşıyorum da” dediği,
Tape No : 1730, 28.12.2007 tarihi, saat:15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
H.ERTEKİN’ in “Otele gelmeyeyim oralara girmeyeyim ...” “Sabıkalı bir otel ya” “Başka bir yere de gitmiş 100 bin dolar demişler ona tamam mı” “Ondan sonra söyleyin ordan tabi tekrar geldi buraya bilgin olsun yani” dediği, NURETTİN’ in “Ha bilmiyorum tamam 50 BİN DOLAR İSTEYECEĞİZ O ZAMAN HADİ BİLEMEDİN 2 BİN DOLAR İNDİRİRİZ AŞAĞI ÇOK ŞEY OLURSA” dediği, H.ERTEKİN’ in “YOK İNME MİNME YOK 100 BİN DOLARDAN AŞAĞI BAKILMIYOR DA YANİ” “100 bin dolardan aşağı bakılmıyor ama biz ona bir 50 bin kağıt incez hadi görüşürüz eyvallah eyvallah” dediği,
Tape No : 1731, 28.12.2007 tarihi, saat:16.04 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A. D.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; A.D.’ ın “Hayrettin bey şimdi ben aldım dosya numarasını” “2007'ye 483” “483 13. Ağır Ceza” “Evet gelince konuşuruz telefonda hani çok detaya girmeyelim gelince konuşuruz” dediği,
Tape No :1736, 30.12.2007 tarihi, saat:14.06 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
NURETTİN’ in “He şimdi abi Veli'yle görüştük ettik falan dedim ya tamam Nurettin abi dedi çok perişanım dedi bilmem ne gel çarşamba tarihi, 20 bin doları al başlasınlar hemen işe madem öyle dedi” dediği, H.ERTEKİN’ in “...perişan merişan değil ya o yalan söylüyor ya çok yalan söylüyor” “Bak ikisini bir versin acelesi yok adamın ikisini bir ayrı ayrı değil ben konuştum ikisi ikisini birleştirsin 25'ini götürsün koysun zarfa tamam mı öyle bölmesin boşver ay çarşamba tarihi, versin hepsini acelesi yok ya çarşamba versin zaten ben...” dediği, NURETTİN’ in “... bana geldi işte şu bu falan sen dedi Nuri 5 dedin falan şudur budur tamam abi dedim” dediği, H.ERTEKİN’ in “Nuri 5 dedim de olmuyor niye olmuyor biliyor musun yani bide bana hiçbir şey çıkmıyor bana da çıkmıyo…” dediği NURETTİN’ in “İyi tamam ben çarşamba tarihi, 20-20'yi alıp geliyorum o zaman” dediği,
Tape No : 1739, 31.12.2007 tarihi, saat : 15.01’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurcan……? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Bir süre sohbet ettikten sonra Nurcan’ın “.. bu Gökselin davası da temyizden geri dönmüş be Hayrettin” “.. bozulmamış yani şey ceza kesilmiş” diyerek üç buçuk sene ceza yatacağından bahsettikleri, Hayrettin’in .. üç sene beklettik işte üç sene ama ondan sonra demek ki beklesin şey yapmasın yakalanmasında” “..af çıkacak yakalanmasın” dediği,
Tape No : 1742, 02.01.2008 tarihi, saat : 16.11’de Hayrettin ERTEKİN ile A. D. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; A.D.’ın “..Merak ettim de dayanamadım, yapabilecek bi şey, olabilecek bi durum var mıydı acaba, ne yapmayı düşünüyorsunuz” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Şimdi ben görüştüm, görüştüm komutanlarla görüştüm, şeyin K…. beyle görüşülecek, diyecekler şeye yani oraya gidecekler, normal telefonun yok mu senin” dediği, A. D..’ın “Vardır istiyorsan, ya farketmez benim açımdan eğer, arayım istiyorsan” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Beni başka numaradan arasana, BU NUMARA DİNLENİYOR da” dediği,

Tape No : 1746, 05.01.2008 tarihi, saat : 12.47’de Hayrettin ERTEKİN ile Nail arasındaki telefon görüşmesinde özetle; …Nail’in “Hayrettin dosyaya bakamadık” “… yani elimizde ..dosya ile ilgili özet bir bilgi var” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… bir abimiz yani isim verme daha önceki arkadaşımız dosyaya bakmış yani gizlilik kararı var bakılmıyor dedi ama ben baktılar dedim” “Öbürleri baktılar çünkü ben biliyorum yani size verdiğim bilgiler ordan geldi” dediği, Nail’in “Avukatı falan yok bak ordaki adam iki aydır avukatsız” “.. sorgusuna morgusuna girmişler Ali birde Gümüşcü diye bir adam ama onun ötesinde adama iki aydır gelen giden avukat yok” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. abi ..öbür tarafı atlamayalım benimde bilgim olursa sevinirim çünkü aradaki arkadaşlarlan kopukluk olmasın onlar ben tanımıyorum Veli'yi öbürleri tanıyor yani bana getirenler bi sıkıntı olmasın çünkü” “O para konusunda onlar çünkü siz benlen konuşmasını söyleyinki arada şey olmasın abi” dediği,

Tape No :1754, 24.01.2008 tarihi, saat : 12.01’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “.. abi .. bizim askeri de Beşiktaş’a getirmişler şimdi ordaymış onun bir durumunu öğrensene abi bana ne olacak ne bitecek” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “..onu sordum şimdi sabah getirmişler de şeyi bekliyor Savcıyı bekliyorlar” “Büyük bir ihtimalle tutuklanacak yani kendi mahkemesinde değil” dediği, Nurettin’in “.. Ya ona da söyledim ettim de AĞA ORDA MI şimdi seni ki” “..BİR İLGİLEN SENDE NEYSE GELİNCE GÖRÜŞÜRÜZ zaten ben geçerim o tarafa doğru tamam mı?” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. O GEÇEN SEFERKİ GİBİ OLMASIN ben geçen sefer ne kadar mahcup oldum biliyorsun dimi GEÇEN SEFER TAMAM DEDİNİZ GİTTİK ADAMA TAMAM DEDİK HİÇ KİMSE NE GELDİ NE GİTTİ” dediği, Nurettin’in “Hayır şimdi bak şöyle yapalım durumu ne olacak ne bitecek ona göre karar verelim ne yapacaksak yani anladın mı?” “MADDİ OLARAK ŞUDUR BUDUR FALAN” dediği,

Tape No : 1755, 24.01.2008 tarihi, saat : 12.37’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Nurettin’in “Daha getirmemişler” "Adliye de mi buluşalım orda mı?” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “.. oraya ben gelmeyeyim şimdi o dedi şey ben dışardayım dedi” “.. uğrar belki şimdi bana ya da şey tamam mı ben de gelirim dedim sen yerine geçersen gelirim dedim ama ya görünmeyeyim orda ya ben şimdi biliyorsun Nuri çok oralarda herkes tanıyor yani 40'ını da tanıyorum şimdi birinin odasına gir birinin girme kameralardan görüyorlar beni” dediği,

Tape No :1757, 25.01.2008 tarihi, saat : 10.18’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “…Cezaevine gidiyorum … götüreceğim Elbiselerini filan para mara götüreceğim” “.. koğuşa hemen aldırdım ya Karantinaya sokmadan” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “İyi o zaman karantinaya gitmeden koğuşa şey olur alınır zaten de o başgardiyan Selahattin Kara... benim arkadaşım” “Bayrampaşa’daki” dediği, Nurettin’in “Elbiseleri var bunun onla bir görüşsek te elbiselerini alsa verse ona olur mu” dediği, Hayrettin’in de arayacağını söylediği, ilerleyen konuşmada ise Hayrettin ERTEKİN’in “… ben şeye baktım ..VATAN HASTANESİNDE ŞEY YAPMIŞLAR ORDA ŞEY ÇEKMİŞLER AKCİĞER FİLMLERİ ÇEKMİŞLER HABERİN OLSUN” “Şey kurmuşlar Tesisat kurmuşlar” “Anladın mı” dediği, Nurettinm’in “Ben filan var mıyım” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “… bilmiyorum da şeyler var yani Akciğer filmleri var senin var mı bilmiyorum” dediği, Nurettin’in de “Demek ki doğru söylüyor ha demek ki izlediler bir müddet” dediği,
Bu şekilde şüpheli Hayrettin ERTEKİN şifreli kelimeler kullanarak, Vatan Hastanesi diyerek İstanbul Emniyet Müdürlüğünü, tesisat kurmuşlar akciğer filmleri çekmişler diyerek te teknik takibe uğradıklarını ifade ettiği anlaşılmıştır.

Tape No : 1758, 25.01.2008 tarihi, saat : 14.35’de Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin….? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nurettin’in “… senin ki şeydeymiş kapalıdaymış” dediği, Hayrettin’in “Kapalı bu da kapalı da senin ki nerde” diye sorduğu, Nurettin’in “Ya pek şey yapmadı böyle soğuk şey yaptı getir bakalım edelim falan yardımcı olalım demeyince tamam teşekkür ederim dedim kapattım” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “Telefonlar dinleniyor diye konuşmamıştır ya şey yapmıştır ...” “... bir tane daha yukarda Selahattin var ama onun soy adı Karaboğa değil olmazsa ona şey yaparız ya tamam mı” dediği, ,
Tape No : 1821, 31.01.2008 günü saat:17.23’de Hayrettin ERTEKİN ile Üzeyir..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin'in "efendim abi" dedikten sonra hal hatır sorduğu, Üzeyir'in "teşekkür ederim dosyanıza bakıldı ancak şey iddianamesi yazılmış şuanda. Reddi veya kabulü hususunda… de ... Ağır cezada bekliyor. Başkanın yanında. Eğer bize verilirse iyi olabilir" dediği, Hayrettin'in ise "şeyde mi? Reddi ve kabulü hakkında mı bekliyor abi?" dediği, Üzeyir'in ise "evet evet" diyerek onayladıktan sonra "bekliyor, eğer şey yapıyorlarsa bir 10 gün içerisinde kararı çıkar. Kabul kararı çıkar. O zaman dosyasına bakarız. Otururuz konuşuruz şeyi de inceleyen arkadaşımız." Dediği, Hayrettin'in ise "tamam abiciğim tamam ben döneyim sana" dediği,
Tape No : 1823, 04.02.2008 tarihi, saat:12.28’de Hayrettin ERTEKİN ile A… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin’in “bi dava vardı da şeyle ilgili.. aynı mahkemede yargılanmasına karar verdi geçen hafta cuma günü Danıştay” “Bu vatandaşın davası da aynı yere gelince şimdi biraz şey bizim burda elimizde raporlar var yani hem yurtdışı hem şey tedavi gördüğüne dair ve iyileştiğine dair raporlar var bu raporları biraz da çoğaltmak lazım ben çünkü şeyle konuştum hava kuvvetleriyle” “Onlar bana dediler ki ya bu raporlardan bir kaç çoğaltırsan yani ikna ederseniz mahkemeyi mahkemenin kararı bizi de etkileyecektir dedi … biraz sen de asılsan da hatta birazda babandan da yardım istesek bu olayı biraz yüklensek burdan bir beraat veya en azından birşey çıkarsak nasıl olur” dediği, A’nın “babam pek şey bakmıyor sıcak bakmıyor o olaya da abi” dediği, Hayrettin’in “Kimse sıcak bakmıyor olaya da” “Artık bazen sıcak bakmadığımız olaylar da ... ne yapalım benim sıcak baktığımı şey yapıyor musun düşünebiliyor musun” “Ben dağda firar edeni arkadan vuruyordum yani şakam yoktu ama böyle başımıza geliyor bazen kıramayacağımız bazı dengeler ağır basıyor” dediği, A’nın “Abi onu bi bi şeyle görüşeyim bi Şebnemle görüşeyim” dediği, Hayrettin’in “Yani Şebnem'in çünkü olaydaki şeyi yani biraz ee geçerli olur mu yani bu hukuki desteğin dışında biraz da DESTEK GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM YANİ GEREKİRSE MADDİ DESTEK GELECEK GEREKİRSE O DA YAPILABİLİR YANİ ÇÜNKÜ BURDAN ALACAĞIMIZ KARAR ÇOCUĞUN HAYATIYLA İLGİLİ GELECEĞİYLE İLGİLİ” dediği, A’nın “Tabi tabi geleceğiyle ilgili abi” dediği, Hayrettin’in “Bu çocuk yani nihayetinde evli barklı eşi de hamile böyle bir sıkıntı stresi var yoksa 20 YAŞINDA GENÇ BİR ÇOCUK OLSA GİT YAT ULAN DERSİN HANİ” dediği, A’nın “Aynen öyle” dediği, Hayrettin’in “Ya bir şeye girmiş handikapa girmiş sen daha ne yapılabilir ne edilebilir ne yaparız” dediği, A’nın “Tamam bi istişare edeyim abi size hemen haber vereyim ben” dediği,
Tape No:1777, 06.02.2008 tarihi, saat:10.20 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Nurettin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
NURETTİN’ in “Veliyle konuştum da ondan sonra, ya Nurettin abi diyo yani zaten dosyası diyor İstanbula gönderildi diyo falan feşmekan” dediği, H.ERTEKİN’ in “Dosya bende gelsin bak gelsin dosya benim masamda duruyo ben getirdim” “Oruspu çocuğu söyle ona de ki dosya benim masamda duruyor ta ne zaman duruyor, …” “Ha 20 gün oldu daha Çin’den geldiğim gün dedim ki masamda duruyor dosya geldi ben getirdim, dosyanın orjinali de bende yani istiyorsa …Bursa Cumhuriyet savcılığı ... numarası 2007/39 fezleke numarası 4/37 okiyim şüpheli Sinan ÇALIŞ Muammer kızı Gülten’den olma Müdafi Avukat Recep ÖZGÜMÜŞ ... Bursa suç tarihi 31/10/2007 şüpheli İsmail DEMİR tutuklu, İmdat ONAT tutuklu, Ramazan YAMAN tutuklu yani dosya bende şerefsizlik etmesin ben getirdim onu buraya burda çözelim diye getirdim,…”dediği, NURETTİN’ in “Onlar dedim bir gerekli şeyler yapıldı harcamalar yapıldı edildi oturalım konuşalım bu gün işim var dedi yarin herhalde görüşebilecez…” dediği, H.ERTEKİN’ in “… arayan biziz soran biziz uğraşan biziz masraf eden biziz herşeyi yapan biziz e öbür taraftan şerefsiz herif aramayacak sormayacak sonra parayı al gel ne parasıymış ne vermiş siktirsin gitsin ordaki kalanı da alırım ondan …” dediği, NURETTİN’ in “Onların bırakılmasıyla ilgili davaların yani en iyi şekilde seri şekilde görülmesiyle ilgili biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız kardeşim dedim…” dediği,

Tape No:1779 13.02.2008 tarihi, saat:13.45 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile A.D. yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; A.D’ ın “…ben bugün ziyarete gidiyorum bugün açık görüşü” “Ee evet bi isteğiniz var mı bi mesajınız var mı gibisinden ...albayıma” dediği, H.ERTEKİN’ in “…albayıma çok selam söyle…ama avukatı beni aramadı hiç aramadığı için bişey konuşamadım da gidip bişey sorar cevap veremem diye gidemedim” “Ben iyiyim hamdolsun ya beni ne yapacaksın ordaki şey önemli olan ee koca aslan yürekli binbaşıyı kurtarmak” “Selamlarımı söyle kalbimiz onla unutmuş değiliz” dediği,
Tape No : 1796, 18.02.2008 günü saat:12.03 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Ali yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; .. H.ERTEKİN’in “İşte abi savcılıkta onu biraz tutmak lazım orda ama” … ALİ’ nin “…adam buraya gelsin yani ayağına gittim mi eşeoğlu eşekler şey yapar” dediği, H.ERTEKİN’ in “Yok abi bunun bu adam zaten şey tutuklu şuan kendi değil de” “Adamı bizim adam yabancı değil Nuri onun müdürü Nuri bizim tanıyorsunuz” dediği,
Tape No : 1797, 18.02.2008 tarihi, saat:12.12 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “... kaldırtmaya çalışıyoruz böyle bir şey var mı” “Bildiğin gibi şimdi şey aradı Ankara’dan da beni abi” “…o kararı onaylayan şeyin karar vermesi gerekiyormuş bu cezası kesinleşmiş olanlarla ilgili ona dedi gidicem şeye tekrar dedi…”, "Oraya dedi gidicem ona bakıcam ona dedi eğer onların dedi yorumu lazım yorumunu dedi olumlu yaptırabilirsek çünkü dosyayı istenip yorum vermeleri gerekiyormuş kanun öyle diyormuş Yargıtay onaylananlarınkini yargıtayın yorumu tekrar gerekiyormuş" … “O dosyanın şeye gönderilmemesi lazım yani” “AŞAĞIYA gönderilmemesi lazım…” dediği, HAKAN’ ın “Sen bizim babamızsın baba bizim oralarda kanalımız yok sen bir yere gider” “…biliyorsun ben eğlence sektörünün kanalıyım” “Herkesin başka kanalları var biliyorsun” dediği, H.ERTEKİN’ in “O zaman bu şeyi o çocuğu ben çağırıcam bugün tekrar haberin olsun tamam” dediği,
Tape No:1812… 20.02.2008 tarihi, saat:23.01 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; X ŞAHSIN “Abi merhaba he ben söyledim o albaya o da binbaşıya söyledi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Söyledi binbaşı aradı” dediği, X ŞAHSIN “Bırakacaklar abisi bırakacaklar” dediği,
Tape No:1813 21.02.2008 tarihi, saat:13.35 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile M.E.E. yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; ..M.E.E.’ nın “…Hayretin şu Yargıtayı takip edin ya” dediği, H.ERTEKİN’ in “Komutanım ediyoruz” “O dosya biliyorsunuz şeye gitti daireye gitti” dediği, M.E.E..’ nın “2.dairedeymiş evet” dediği, H.ERTEKİN’ in “2. daireye gitti oraya dairenin başkanına da söylendi Yargıtay başkanı da biliyor konuyu fakat şeye gitmedi Allahtan o şeye gelen Genelkurmaydan gelen arkadaşımızın yanına dairesine gitmedi onun için orda şanslıyız ama” “Komutanım sanıyorum iyi bi karar vercekler…” dediği, ….. H.ERTEKİN’ in “Onlara pirim verdikleri için bazı yerlere gelmeyi öyle uygun görüyorlar…” “Komutanım acaba bunlarla zamanında mücadele etmedik şimdi mücadele edicez inşallah elimizdeki imkanları kullanarak mücadele edicez…” dediği, Ergenekon terör örgütü faaliyeti çerçevesinde yargı görevi yapanlarla da sıkı bir dialog içinde olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in bir kısım telefon görüşmelerinde gerçeğe aykırı belge düzenlettiği;
Tape No :1775, 03.01.2008 günü saat:13.45’de Hayrettin ERTEKİN ile X Bayanın arasındaki telefon görüşmesinde özetle; X BAYANIN "Hayrettin bey" "Muhtar hanım" dediği, görüşmenin başında karşılıklı hal hatır sorduktan sonra X BAYANIN "Hayrettin bak şimdi bu nüfus kayıt sistemine göre herkes yazıldı ya belirli adreslere" "Yani bunun bi adresi vardır buna burda ikametgah versek yanlış olur" dediği, Hayrettin'in "Mersin'de adresi ve bugün lazım sigorta yaptıracam çocuğu da onun için yani" dediği, X BAYANIN "Bir tane ikametgah mı lazım" dediği, Hayrettin'in "Ablacım sigorta yaptıracam şoför ya biliyorsun" "SSK için ya" dediği, X BAYANIN "TAMAM BU SEFER DE YAPAYIM HADİ" dediği,
Tape No :1713, 19.12.2007 tarihi, saat:12.08 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Şehmuz..?/Hakan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; “Hayrettin’in ŞEHMUZ’a hitaben “Söylediğim doğrusu Yalnız ha öbürünü yine öbür şey gibi Mustafa” , “Hayır değil o normal şeyi canım ...biliyo onlar kendileri biliyo” dedikten sonra ŞEHMUZ’un telefonu yanında bulunan HAKAN’a verdiği, Hayrettin’in HAKAN’a hitaben “Hakan bu şey yanlış olmuş dün isim yerine şeyi yazılmış soyadı yazılmış Ali Osman şey yani kendi ismi” dediği, HAKAN’ın “Kendi ismi peki diğer bilgiler yanlış” dediği, Hayrettin’in “Yanlış olmuş Mustafa DOĞAN” dediği, HAKAN’ın “Anladım efendim yo biz onu yani kendi elimizdeki orjinal bilgilere ekledik” “Yo yo anladım abi tamam tamam adamın adı Ali Osman O DİĞER DİĞER BİLGİLER BİZ KENDİ İSTEDİĞİMİZ GİBİ YAPACAZ”) ,
Tape No : 1714, 19.12.2007 tarihi, saat:13.58 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Hakan.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; HAKAN’ın “Merhaba abi, abi diyorum ki şimdi bu Ali Osman yapacaz ya abi” dediği, Hayrettin’in “Yav Ali Osman yapmayacaksın be kardeşim niye anlamıyorsun Hakan, Ali Osman adamın adı” dediği, HAKAN’ın “Anladım peki komutanım biz ne tamamen biz yapalım o zaman baştan aşağı” “Anladım anladım tamam ben orjinal güzel bi şey yapıyorum bilmiyorum Şehmuz abi bana dedin ki ne bu iş ne olacak” dediği, Hayrettin’in “Yav yanlış söylüyor kardeşim adamın adı ya ne iş ne alakası var onu niye yapacaksın ki O ARANAN ADAM İŞTE” dediği, HAKAN’ın “Tamam tamam oldu tamam komutanım BEN SIFIR GÜZEL Bİ ŞEY YAPIYORUM ORJİNAL” şeklindeki görüşmelerden anlaşılmış,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in mensubu olduğu örgütün her kurum ve kuruluşa sızma stratejisi olarak futbol müsabakalarına müdahale ettiği,
Tape No :1618, 30.11.2007 tarihi, saat : 22.31’de Hayrettin ERTEKİN ile Musa….. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Musa’nın “BİRAZ ÖNCE ÜNAL’LAN KONUŞTUM DA. BAŞARILAR DİLEDİM ONA DA” “ YARIN ANKARAGÜCÜ MAÇINI AL DEDİM” dediği, Hayrettin ERTEKİN’in “KONYA’DA OYNUYORLAR DOĞRU, … ŞEYİ VERDİ ABİ BURSA’YA VERDİ BİLİYORSUNUZ YANİ KONUŞULDUĞU GİBİ, ÖBÜR DEVREDE İKİNCİ YARIDA İNŞALLAH ŞEYLİK YAPMAZ, SAMET ABİ” dediği, Musa’nın “YOK CANIM DURUMU İYİ OLDUKTAN SONRA, PASLAŞIN BİRBİRİNİZE SAHİP ÇIKIN DİYORUM BEN DAHA NE DİYECEM KARDEŞ” şeklindeki konuşması, tespit edilmiş ise de, bu olaylar tam olarak aydınlatılamadığı göz önüne alınarak örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmiş olan bu eylemler bir bütün olarak örgüt üyeliği suçunun içinde değerlendirilmiştir.
ERGENEKON terör örgütünün “LOBİ” belgesinde;
6) “ORGANİZASYON PLANI” başlıklı 3. bölüm içeriğinde;
Lobi’nin organizasyon planı ve birimleri:
01- Merkez,
02- Araştırma ve Bilgi Toplama,
03- Analiz ve Değerlendirme,
04- Finans ve Ticaret,
05- Kültür ve Bilim,
06- Teori ve Senaryo,
07- İletişim ve Propaganda,
08- Hukuk,
09- Uluslar arası İlişkiler olarak belirtilmiş,

7/7) “İLETİŞİM VE PROPAGANDA” Başlığı altında;
İletişim ve Propaganda departmanının bir başkan ve beş yardımcıdan oluştuğu, bu departmanın görevinin, amaçlara uygun olarak medya kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında tutmak görevinin olduğu, ayrıca faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürüteceği” belirtilmiştir.
Buraya kadar anlattığımız telefon görüşmeleri, ele geçen dokümanlar, bilgisayar ve CD incelemeleri ile şüphelinin çelişkili aşama beyanları birlikte değerlendirildiğinde:
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensupları ile ilişkileri, internette Enternet Strateji grubu kurup yazdığı yazılarla örgütün amacı doğrultusunda kamuoyu oluşturması, örgütün amacı doğrultusunda yazdığı yazılar, örgüte verdiği rapor, atv yi satınalma girişimi, business TV’nin yönetimini oluşturarak medyayı kontrol altına alma çalışmaları, ülkede demokratik seçimle işbaşına gelen hükumetin silahlı bir güç tarafından görevine son verilmesi için halkın sokağa dökülmesi, etnik ayrımcılığa dayalı bir kardeş kavgasının çıkması, muhtelif kurum ve kuruluşlar ve kişiler hakkında istihbarat toplanması faaliyetlerinde bulunarak, bu faaliyetlerinde gizlilik prensibine azami riayet ederek, bazı örgütsel faaliyetleri sırasında deşifre olmamak için “komutan ve “paşa” kod adlarını kullanmak sureti ile ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurduğu ve örgütün iletişim-propaganda bölümünde faaliyet yürüttüğü böylece 5237 Sayılı TCK’nun 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği yönünde hakkında kamu davasının açılmasını haklı kılacak yeterli şüphe teşkil eden delil elde edildiği anlaşıldığından, hakkında eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı TMK’nun 5 ve TCK’nun 53, 54 ve 63. maddesinin tatbiki talep edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN birçok üstdüzey emekli askeri personel irtibatlı olduğu, bu şahıslarla askeri darbe veya muhtıra konusunda telefon görüşmeleri yaptığı, bu tür görüşmelere yukarıda değindik, şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in devletin değişik kademelerinde görev yapan kişilerle sempatik ilişki kurarak bu ilişkisini iş takibi konusunda kullandığının belirlendiği, bu cümleden olarak;
Tape No : 1594, 26.10.2007 tarihi, saat :15.30 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesinde özetle; X ŞAHSIN “Gata'nın yemek ihalesi olacak” “Evet hı hı, onu bizim gene böyle Türklerden birisine verelim ya yani ihale olacak gitcek zaten” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ben kürt olmayanlara çalışmıyorum artık söyleyim illa Kürt olacak” “Baksana Deniz BAYKAL çıkmış ne diyor” “Biz Kürtleri seviyoruz diyor ayrımcılık yapıyor işte” “Orda H.. Paşa şey Ç… Paşa var benim tanıdığım” “Başında Tüm…ldir” dediği, X ŞAHSIN “Ne zaman ihale üstad” dediği, H.ERTEKİN’ in “Kahve içmeye, çayını içmeye gideriz” “Pardon H.. paşa değil, T… paşa var, T… paşam” dediği,
Tape No : 1608, 06.11.2007 tarihi, saat : 22.18’de Hayrettin ERTEKİN ile Emre GÜLALTAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Yurt dışında olduğu ve KATAR’a geçeceği anlaşılan Emre GÜLALTAY’ın “YA ABİ BU BİZİM MAHKEME YOK MU” “MAHKEMEDE KİLİT İFADE VERECEK Bİ ADAM VAR” “Bunun çekten …mal beyanı çıkmış” dediği, şahsın Adliyeye girişinde GBT çekildiğini anlattığı ve ifade verebilmesi amacıyla kontrol edilmeden içeriye alınabilmesi için yardım istediği, Hayrettin ERTEKİN’in de “Doğrudur GBT çekiyorlar ama biz götürüz onu ya, gelsin” dediği,
Tape No :1766, 28.01.2008 günü saat:11.31’de Hayrettin ERTEKİN ile X Şahsın arasındaki telefon görüşmesinde özetle; …X şahsın "abi ben şu askeri soracaktım ne oldu askere abi" dediği, H.ERTEKİN'in "Şimdi şimdi onu söyleyeyim onların dağıtımları daha çıkmadı bu gün çıkacak bu gün başlayacaklar yazdım ben o çocuğu onu Kıbrısa verdirelim mi" dediği, X şahsın "Verdir abi" dediği, H.ERTEKİN'in "Çünkü en rahat ora gözüküyor şuan yani" "Yani çünkü genelde büyük bir çoğunluğu askerin güney doğuya çekiyorlar" "Onun için Kıbrıs’a onu verdireyim" dediği…, X şahsın "Ya şey şimdi Ömer Sevki iptal ettirdi abi" dediği, H.ERTEKİN'in "İyi güzel" dediği, X şahsın "Şimdi karşıdan nerden alalım buna sevk" "Karşı olursa çünkü şey oluyor direkman gataya veririrler" "tek Gata'ya gidebilir" dediği, H.ERTEKİN'in "Yani Gataya gider Gatadan şey var senin orda malum vatandaş var" "Ha o zaman Kadıköy askeri şubesine gidecek" "Veya kendi ... şubesi zaten şey Kadıköy" "Oraya gidecek diyecek ki askere gitmek istiyorum diyecek" "Sevkini yapacak" "Yani hastalığını beyan edecek yalnız hastalığını beyan etmez ise olmaz ben rahatsızım tedavi görüyorum ama askerlik çağımda geldi diyecek" dediği, X şahsın "Evet ben şey diyecek ben epilepsi hastalığından tedavi ben bir rapor yazayım mı ona" dediği, H.ERTEKİN'in "Rapor yaz tabi yani Epilepsi tedavisidir diye sen artık uygun bir şeyle yaz onu" … X şahsın "Hiç tanıdık bulamaz mıyız abi orda" dediği, H.ERTEKİN'in "Valla orda şey var var tanıdık da komutan var işte" "Bizim T… oranın şeyi Gata komutanı" dediği, X şahsın "Yok abi Askerlik şubesinde ya" dediği, H.ERTEKİN'in "Ha askerlik şubesinde" X şahsın "Ha öbürü tarafta hallederim ben Gata da önemli değil zaten çocuğun ... belgeleri var" dediği, H.ERTEKİN'in "Valla askerlik şubesinde bilmiyorum kim var hiç takip etmiyorum ama yani şubede bir şeye gerek yok zaten göndermek zorundalar", "Yani tanıdığı gerek yok" "Yani memurlar var sivil memur var genelde biliyorsun eski bir memur olur" dediği, X şahsın "Sivil memurlar halleder diyorsun" dediği,
Tape No : 1679, 26.11.2007 günü saat:18.49 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P…K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; P.K.’nin “…bu şey aradı da hani bi çocuk için askerlikle ilgili bi şey demiştik” dediği, H.ERTEKİN’ in “Evet evet evet” dediği, P.K.’nin “Onunla ilgili bir bilgi var mı? Herhalde yarın mı ne sınava giriyormuş” dediği, H.ERTEKİN’ in “Yarın beni arayacak abla o” “Aday numarasını bana bildirsin oraya da 8 aylık şey kısa dönem diye yazsın” “Hemen çıkar çıkmaz aday numarasını desin ki aday numaram şu diye bana bildirsin…” dediği,

Tape No :1686, 02.12.2007 günü saat:12.38 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H.F. gönderdiği mesajda; “é@ @# @Hayrettin bey merhaba.dün konusmustuk.BEN Ü… K..NIN AKRABASİ HARUN FATİH FİNDİK. ADAY NUMARAM 91019.KİSA DÖNEM.eger tercih sansimiz varsa izm” dediği,

Tape No :1687, 02.12.2007 günü saat:12.54 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… F… F… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.F.F.’ ın “Mesajımı aldınız mı” dediği, H.ERTEKİN’ in “Aldım, size aldım diye mesaj atmıştım, aldım tamam ben bildirdim gerekli yere” “Pazartesi günü gereği yapılır” dediği,

Tape No :1701, 10.12.2007 günü saat:12.43 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile H… F… F… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; H.F’ın “Benim tayin şeyim askerliğim Balıkesir’e çıktı da” dediği, Hayrettin’in “Sekiz aylıksın Balıkesir” “Ordan daha iyi, orda kalacaksın yalnız dağıtım olmayacaksın” “Sonra en güzel yer orasıdır kardeşim” dediği, H.F.’nin “Çok sağolun, çok teşekkür ederim” dediği,

Tape No :1702, 10.12.2007 günü saat:12.44 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P… K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin’in “…bu sizin asker vardı ya Fatih o” “Balıkesir’e verildi” “Orda orda kalacak sekiz aylık yapıldı tamam mı” “Oradaki Albaya da söylicem daha gitmedi on onlar on gün içinde giderler onlar gittiğinde de ordaki arkadaşa da söylerim yardımcı olurlar orda da kalacak dağıtımda olmıyacak zaten” dediği, P.K.’nin “Anladım, anladım süper Hayrettin abi ...” dediği,

Tape No :1705, 11.12.2007 günü saat:18.23 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile P… K… arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Hayrettin’in “P.. abla, Ali gelsin mi orya yardım etmek için sizi ben” “.. ee şimdi ben trafik trafik Müdürüne haber verecem bu yan yolu kullanabilir” “Evet emniyet şeridini kullansın köprüyü” “Köprüyü geçtikten sonra tamam” dediği, P.K.’nin “Süper tamam Hayrettin abi söylerim” dediği,
Tape No:1811 20.02.2008 tarihi, saat:22.37 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHSIN yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Komutanım benim ben Hayrettin nasılsın” dediği, X ŞAHSIN “Ha merhaba abi sağol özel numara çıkınca ...” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ya komutanım Eskişehir'de misiniz” dediği, X ŞAHSIN “Eskişehir'deyiz Eskişehir'de” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ben size bi ricam için aradım” “Benim bi Kurtuluş diye arkadaşım ehliyetsiz yakalanmış şuanda da ehliyetini kaybetmiş birazda alkollü yakalamışlar ama ehliyetini kaybetmiş cezayı vermiş ödemiş” “Şey karakolunda ne diyorlar buraya bu sizin Çavuşpaşa karakolundayız…” “Ya ona bi rica etseniz de ben alsam götürsem…” “He astsubay başçavuş (adı ne) arkadaşta tanımıyor onuda” “Bu karakolun numarası ama karakolda değil şeyde şuan ee dışarda ama cep telefonu astsubay arkadaş veremem diyor” “Bende bi arkadaşımız rica etti bende onun için” dediği, X ŞAHSIN “Abi ben şimdi bi şeye ulaşmaya çalışayım orda albay var bitane şeyde ona bi ulaşmaya çalışayım Kurtuluş muydu ismi” dediği,
Tape No:1810, 20.02.2008 tarihi, saat:22.10 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile Kurtuluş/Ramazan yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Alo Albay Zafer kimsiniz?” dediği, KURTULUŞ’ un “Ben Metin ... şey Kurtuluş HORASAN” dediği, H.ERTEKİN’ in “Kurtuluş nedir bu konu? Kim var orda Astsubay jandarma var mı bakiyim?” “…ehliyet ehliyet ehliyetin olmadığı için almışlar herhalde seni” dediği, KURTULUŞ’ un “Ehliyet yok evet” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ha neyse tamam bi işte ehliyetsiz ceza yazacaklar herhangi birşey konuşma kimseyle tamam” dediği, KURTULUŞ’ un “... konuşmadım şuanda ne yapayım?” dediği, H.ERTEKİN’ in “Başçavuş kim var orda?” dediği, KURTULUŞ’ un “Başçavuş kim var Asayiş Tim Komutanı pardon bi dakka (Başçavuş kim var burda?) Niye istiyorsunuz diye soruyorlar” diyerek telefonu yanında bulunan RAMAZAN’ a verdiği, H.ERTEKİN’ in “iyi akşamlar Albay Zafer kimle görüşüyorum?” dediği, RAMAZAN’ ın “Ramazan Uzman buyurun?” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ramazan Uzman ben Eskişehir Alay Komutanıyım nedir oğlum bu vatandaşın durumu?” dediği, RAMAZAN’ ın “Trafik ekipleri getirdi” dediği, H.ERTEKİN’ in “Ehliyetsiz mi?” dediği, RAMAZAN’ ın “Alkollü araç kullanmak sebebiyle ehliyeti galiba üzerinde yokmuş” “Devreden devriye komutanı Trafik Tim Komutanım” dediği, H.ERTEKİN’ in “Anladım” dediği, RAMAZAN’ ın “Şahsın yakını gelsin ehliyetli bi yakını gelip aracı ve şahsı” dediği, H.ERTEKİN’ in “Tamam ben şimdi .. birini gönderecem oraya ben Eskişehir’deyim şimdi maçtaymış onun akrabaları fener maçına gitmişler birazdan gönderecem ben oldu mu canım” dediği, RAMAZAN’ ın “Emredersiniz komutanım” dediği,
Tape No : 1605, 04.11.2007 tarihi, saat:16.14 sıralarında Hayrettin ERTEKİN ile X ŞAHIS arasında yaptıkları görüşmesinde özetle; H.ERTEKİN’ in “Başkanım saygılar” dediği, X ŞAHSIN “Yav Hayrettinciğim aradım senide birisi vardı da Genel Kurmayla irtibatlı mirtibatlı sana soracaktım da tam açık kimliğini bana verecekler” “Ben söyleyecem sana soyadını Ercüment de soyadını şey yapıyorlar işte sivil sivil bu Donatların orda geziyor” “Ya Donatlarla beraber oturup kalkıyorlar işte Genel Kurmaydanmış bilmem neymiş” dediği, devletin değişik kademelirnde görev yapan kişilerle ilişki kurup bu durumu örgüt için kullandığı, bazı kendisine ve örgüte yakın olan şahısların kendilerinin ya da yakınlarının askerlik, ihale veya karakolluk işlerinde tavassutta bulunduğu anlaşılmış olup bunların da örgüt faaliyeti olarak terör örgütü üyeliği içinde değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in; Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı ERGOLD KUYUMCULUK No:42 BEŞİKTAŞ, Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat: 2, No: 5 BEŞİKTAŞ ve Şüphelinin Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve Çatı Katı BEŞİKTAŞ adreslerinde yapılan aramada:
(1) adet BLOW MİNİ MOD 2003 Cal.8 mm 91702 ibareleri bulunan kuru sıkı tabanca, (1) adet tabancaya ait şarjör ve (5) adet şarjöre basılı vaziyette fişek,
(1) adet BLOW CLASS 6-008010 ibareleri bulunan kuru sıkı tabanca, (1) adet bu tabancaya ait şarjör ve (12) adet şarjöre basılı vaziyette fişek,
(1) adet İşlemeli deri kılıf bulunan ibaresiz toplu tabanca,
(1) adet ağzında mermi bulunan GKM 980 seri nolu Madein Austurıa Glock inc. SMYRNA.GA ibaresi bulunan tabanca, (1) adet bu tabancaya ait şarjör, (5) adet bu şarjöre basılı vaziyette MKE yapımı 9 mm. çaplı (ağzındaki ile birlikte toplam 6 adet) fişek ve (50) adet Beyaz şeffaf poşette MKE yapımı 9 mm. çaplı fişek,
(4) adet MKE yapımı dolu fişek ele geçirilmiş olup yapılan inceleme neticesinde:
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda; söz konusu kurusıkı tabancanın mevcut hali ile 9 mm çapında ses ve gaz fişeklerini istismal edebildiği gibi aynı ölçülerde haiz birlikte gönderilen çekirdekli (metal parçacıklı) fişekleri de atabildiği, bu itibarla el yapımı çekirdekli fişekleri atabildiği görülen tabanca ve mevcut çekirdekli bilyeler ile toplu ve Glock marka tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı yasa kapsamında yasak niteliği taşıyan silah ve fişeklerden olduğu, ancak 6136 sayılı yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadıkları tespit ve rapor edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ifadesinde “GLOCK” marka tabanca ile kuru sıkı tabancanın kendisine ait olmadığını söylemiş ise de; aşağıdaki telefon mesaj ve görüşmelerinde:
Tape No:1815/1816 22.02.2008 tarihi, saat:07.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN’in Kaan DUT’ a gönderdiği mesajda; “YUKARİ BİZE AYİT DEGİL DE ATÖLYEDE ÇEKMECEDE ALİYE AİT BİSEY VAR ONU YOK ET” aynı gün saat: 07.59 sıralarında “ “EDİLMESİ GEREKEN BİZİM CEKMECEDE BİŞEY VAR şeklinde,
Tape No: 1817/1818, 22.02.2008 tarihi, saat:07.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'e Kaan DUT’un gönderdiği mesajlarda; “TAMAMDA NE MESALA” şeklinde,
Aynı gün saat: 08.22 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'in Kaan DUT’a gönderdiği mesajda; “BAK GÖR~RSÜN” şeklinde yazdığı ve şüpheli Hayrettin ERTEKİN Cumhuriyet Başsavcılığımıza mevcutlu olarak getirildiğinde Avukatının telefonunu kullanarak Kaan DUT ile yaptığı görüşmelerde:
Tape No:1825, 25.02.2008 günü saat:18.51’de Fatih..?/Hayrettin ERTEKİN ile Kaan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fatih'in "He Kaan Bey" "Bi saniye (Arka planda Fatih Hayrettin ERTEKİN’ e hitaben: Neydi nasıl) (Arka Planda Hayrettin ERTEKİN konuşmasına devam ederken: Ali Ali de gelsin)" "Ali de gelsin" dediği, Kaan'ın "Tamam" diyerek onayladıktan sonra Fatih'in "(Arka planda Hayrettin ERTEKİN: BENİM ATÖLYEM İŞTE SİLAH DA BANA AİT DESİN) ATÖLYE YANİ ÇIKAN ŞEY ALİ’ YE AİT" "ÖBÜRÜ DE SANA AİT" Kaan ‘Tamam’ Fatih "Şeyde aşağıda kasa kapıda savcının çağırdığını söyleyeceksiniz tahkikatla ilgili savcı Mehmet Beyin çağırdığını söyleyeceksiniz yukarı çıkacaksınız tamam mı" dediği, Kaan'ın "Tamam anlaşıldı abi" şeklindeki konuşmalarında şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Kaan DUT’a Abdulmuttalip TONÇER ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığımıza gelerek aramalar sırasında iş yerinde ele geçirilen GLOCK marka tabanca ile ilgili olarak Kaan DUT’a “..ALİ ALİ DE GELSİN”, “BENİM ATÖLYEM İŞTE SİLAH DA BANA AİT DESİN ATÖLYE YANİ ÇIKAN ŞEY ALİ’ YE AİT") diyerek atölyenin ve silahın Ali olarak hitap ettiği “Cizreli Ali” kod adını kullanan Abdulmuttalip TONÇER’e ait olduğunu, "ÖBÜRÜ DE SANA AİT” diyerek diğer kuru sıkıdan bozma olan ve 6136 Sayılı Kanun kapsamında bulunan kuru sıkı tabancanın da Kaan DUT’a ait olduğunu söylediği, bu şekilde şüpheli Hayrettin ERTEKİN kendisine ait olan silahların ruhsatının olmaması nedeniyle cezadan kurtulmak amacıyla mesaj çekerek ve telefonda yönlendirerek yanında çalışan gelir düzeyleri düşük olup kendisine muhtaç olan Kaan DUT ve Abdulmuttalip TONÇER’i kendi suçunu üstlenmeleri için azmettirdiği anlaşılmıştır. TCK’nun 38/1. maddesine göre:
“Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır” hükmü getirilmiş olmakla şüpheli Hayrettin ERTEKİN hem 6136 Sayılı Kanuna aykırılık hem de suçu üstlenmeye azmettirmek suçlarını işlemiştir.
Bu nedenle şüpheli Hayrettin ERTEKİN bulundurulması ve taşınması izne bağlı olan ateşli silah ve mermileri evinde ve işyerinde bulundurmak suretiyle 6136 Sayılı Kanuna aykırı davranmış olmakla hakkında 6136 Sayılı Kanunun 13/1, 5237 Sayılı TCK’nun 38/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 270. Maddesi (iki kez), 53 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Merkez Mahallesi Sıracevizler Caddesi Saadet Apartmanı No:69 ŞİŞLİ adresinde yapılan aramada:
(1) adet üzerinde “Walther” yazılı kılıfı da bulunan pala ile (2) adet tahta kırmızı siyah kılıf içerisinde samuray kılıcı, (2) adet tahta kılıf içerisinde Zülfikar Kılıç ile,
Şüphelinin Nispetiye Mahallesi Doğankent Lale C1 Blok No:10/4 ve Çatı Katı BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada da (1) adet U.S.A. super K.NIFE marka kahverenkli saplı bıçak ele geçirilmiş olup yapılan incelemede:
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda sözkonusu pala, bıçak ve kılıçların 6136 sayılı yasanın 4. maddesinde belirtilen yasak niteliğine haiz kılıç benzerlerinden olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Böylece şüpheli Hayrettin ERTEKİN bulundurulması ve taşınması izne bağlı olan (1) adet pala, (2) adet samuray ve (2) adet Zülfikar kılıcı evinde ve işyerinde bulundurmak suretiyle 6136 Sayılı Kanuna aykırı davranmış olmakla hakkında 6136 Sayılı Kanunun 15/1, 5237 Sayılı TCK’nun 53, 54 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
Aramada (2) adet üzerinde Boxer yazılı döküm muşta ele geçirilmiş olup yapılan incelemede:
EGM Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının 25.02.2008 tarih ve 2008/2510 sayılı Ekspertiz raporunda 6136 sayılı yasanın 4. maddesinde belirtilen yasak nitelikli muştalardan olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ifadesinde: “2 adet BOXER marka muştayı yurtdışında satmak için hazırlayıp döktüklerini, bunların kalıbı olduğunu, gümüşlerini yapıp satacaklarını, kalıp kavuçuğunun da halen mevcut olduğunu” belirtmiş olmakla sözkonusu muştaları kendisinin imal ettiğini kabul ettiği anlaşılmakla hakkında eylemine uyan 6136 Sayılı Kanunun 14/1, 14/son, 5237 Sayılı TCK’nun 53 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat: 2, No: 5 BEŞİKTAŞ adresinde yapılan aramada:
(1) adet Kenwood TK3107 ibareli 80929012 seri nolu, (1) adet Kenwood TK3107 ibareli 80928952 seri nolu ve (1) adet Motorola Radius GP300 ibareli, şarj cihazı ve adaptörünün de bulunduğu el telsizi ele geçirilmiş olup yapılan inceleme neticesinde:
İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünün 2008/3212 sayılı yazısında; Cihazların UHF bandında faal olarak çalışmakta oldukları, alma ve gönderme yapmakta olup, Söz konusu el telsizlerinin 2813 Sayılı Telsiz Kanununun 13 ve 32/a maddesi kapsamına giren cihazlar olduğu belirtilmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden alınan; 02.05.2008 tarih ve 2008/36856-23714 sayılı yazıda da;

Şüpheli Hayrettin ERTEKİN adına verilmiş herhangi bir telsiz kullanım iznine rastlanılmadığı bildirilmiştir.

Böylece şüpheli Hayrettin ERTEKİN ruhsatsız telsiz bulundurmak suçunu işlemiş olduğu anlaşıldığından hakkında 2813 Sayılı Telsiz Kanunun 13. maddesi yollaması ile aynı kanunun 32/a, 32/a-son maddeleri ile TCK’nun 53 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in işyerinde yapılan aramada:
(4) adet Cam parfüm şişe, (1) adet ağzı karık pişmiş toprak vazo, (2) adet bronz heykel, (1) adet bronz obje, (5) adet pişmiş toprak vazo, (3) adet cam koku şişesi, (9) adet pişmiş toprak vazo, (1) adet pişmiş toprak testi, (6) adet pişmiş toprak sapan taşı, (1) adet başı kırık mermer heykel, (240) adet duvara asılı şekilde panonun üzerine yapıştırılmış vaziyette (30) adet sikke, (1) adet mızrak ucu, (1) adet sapı kırık kaşık, (1) adet keski, (1) adet ok ucu, (4) adet iğne ve (38) adet duvara asılı pano üzerinde çerçevelenip kolye ucu şekline getirilmiş sikke ele geçirilmiş olup, yaptırılan incelemede:
İstanbul Arkeoloji Müdürlüğünde incelemeleri yapılarak tanzim edilen 25.02.2008 ve 28.02.2008 tarih ve 2008/562 sayılı raporlarında; yukarıdaki malzemelerden; 3 adet cam şişe ve 90 adet bronz sikke (bozuk-silik-sahte) nin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Tasnif ve Tescile tabi, müzelik değerde olmadığı, 90 adet sikkenin piyasayı yanıltıcı nitelikte olduğu ve alıkonulduğu, 3 adet cam şişenin tarihi bir özelliği olmadığından teslim edildiği, geri kalan 256 adet eserin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında Tasnif ve Tescile tabi, müzelik değerde yurt içi ve yurt dışında alınıp satılması yasak eserlerden olduğu bildirilmiştir.
Böylece şüpheli Hayrettin ERTEKİN 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı davranmakla hakkında 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 26. maddesi yollaması ile aynı kanunun 73. maddesi ile TCK’nun 53 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in telefon görüşmelerinde ve internetteki yazılarında sürekli askerleri hükumete karşı darbe yapmaya çağırdığı bu nedenle; halkı hükumete karşı silahlı isyana tahrik suçunu işlediği anlaşıldığından; şüphelinin eylemine uyan TCK’nun 313/1. maddesinin tatbiki istenmiştir.
Sonuç olarak şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, halkı hükumete karşı silahlı isyana tahrik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek, tutuklunun yerini bildiği halde yetkili makamlara bildirmemek, yasaklanan bilgileri temin etmek, suçu üstlenmeye azmettirmek, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet etmek, 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet ve 2813 Sayılı Yasaya Muhalefet etmek eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddesi yollaması ile TCK’nun 216/1, 284/1, 334/1, TCK’nun 38/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 270. maddesi, (6136 Sayılı Kanunun 13/1, 14/1, 15/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 4. maddesi yollaması ile aynı kanunun 5. maddesi), 2813 Sayılı Telsiz kanunun 13. maddesi yollaması ile aynı kanunun 32/a, 2863 Sayılı kanunun 26. maddesi yollaması ile aynı kanunun 73. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, suç teşkil eden silah, şarjör, fişek, kılıçlar, pala, bıçak, muşta, telsizler ve tarihi eserler ile suçta kullanılan bilgisayar, cep telefonları, sim kart ve malzemelerin TCK’nun 54/1, 54/4, 6136 Sayılı Kanunun 14/son, 2813 Sayılı Kanunun 32/a-son maddeleri gereğince müsaderelerine, doküman ve CD’lerin dosyada delil olarak saklanmasına,
Şüpheli Hayrettin ERTEKİN hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddelerinin tatbikine karar verilmesi talep edilmiştir.
59- ŞÜPHELİ NUSRET SENEM
a)-Savcılık ifadesinde;
“İşçi partisi genel sekreteri olarak görev yapmakta olduğunu, Ulusal kanalın avukatlığını yaptığını, Partide 4. katta girişte soldaki odanın çalışma ofisi olduğunu, avukatlık yaptığı yerde aynı bir binanın da Kızılay’da olduğunu,
Şüphelilerden Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER ve Adnan AKFIRAT'ı İşçi partisi sebebiyle tanıdığını, Kemal ALEMDAROĞLU ve Emin GÜRSES’i tanıdığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Veli KÜÇÜK ve Ergün POYRAZ' ı tanımadığını,
DOĞU PERİNÇEK gözaltına alındığı tarihlerde adliyenin önünde olduğunu, bazı ifadelere katıldığını, hatta Yargıtay krokisi denilen krokiyi de Adnan AKFIRAT' a sorulduğu zaman haberinin olduğunu, daha sonra Doğu PERİNÇEK'in mahkeme ifadesine de girdiğini, daha sonra Taraf gazetesinde krokilerin yayınlandığını gördüğünü, muhabirleri Ufuk AKKAYA’nın yayınlanan krokinin yayınlanmasından bir gün önce kendisine "Taraf gazetesinin muhabiri bana bu CD’leri bize Ramazan AKYÜREK verdi" şeklinde bir beyanda bulunduğunu söylediğini, buna şu anda avukatı olan Mehmet CENGİZ'in de şahit olduğunuve İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkan ÖNSEL’in de şahit olduğunu, yayınlanmadan bir gün önce olmuş bir hadise olduğunu, Yarın taraf gazetesinde yayımlanacağının söylenmiş olduğunu,
Bulunan CD ve krokinin Emniyette kendisine gösterildiğini, 29 Ocak 2008 tarihinde Ankara C. Başsavcılığına Emniyetteki F Tipi Örgütlenmeyi anlatan 4 sayfalık 57 kişilik bir listeyle şikâyetçi olduğunu, bu belgenin gazeteci bir arkadaşı tarafından verildiğini, kendisinin de savcılığa verdiğini, 2008/16541 sayılı soruşturma numarasına kaydedildiğini, ancak husumet olmasın diye dilekçesinde isimlerini yazmadığını, ancak ekli belgeyi sunduğunu, bu belgenin de Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Necati ALTINTAŞ tarafından hazırlandığını, Saygı ÖZTÜRK’ün bizzat Tempo dergisinde yazdığını,
Yargıtay ile alakalı Cd’nin oluşturma tarihinin Emniyette kendisine gösterildiğini, 5 Şubat 2008 tarihli belge olduğunun bildirildiğini, buradan kendisi Ramazan AKYÜREK ile alakalı şikâyette bulununca Ramazan AKYÜREK’in bir komplo kurduğunu ve bu komplo gereği de bu CD'leri İşçi partisine koydurduğunu veya arama sırasında bizzat kendileri tarafından koyulmuş olabileceğini anladığını çünkü aramanın baştan sona usulsüz bir arama olduğunu, Partinin avukatlarının alınmadığını, daha sonra Mehmet CENGİZ ile zorla girdiklerini ve zorla Genel Başkanları Doğu PERİNÇEK'i usulsüz olarak gözaltına aldıklarını,
Ayrıca o CD’de geçen Yargıtay üyeleri ile alakalı olarak bütün bilgilerin tamamen istihbari not olduğunu, ancak Emniyetin birimlerinin yapmış olabileceğini, Yargıtay’dan iki kişiyi tanıdığını, Birincisi 2. Ceza Dairesi Başkanı sınıf arkadaşı Nedim BARAN ve İkincisi yeni başkan olan 18. Hukuk Dairesi Başkanı olan Abdurrahman abi olduğunu, Soyadını hatırlamadığını ancak hemşerisi olduğunu, bunun dışında Yargıtay' a 1 yıldır bir veya iki defa gittiğini, Yargıtay’da birkaç dosyasının olduğunu, dosyalarının bilgisayarında yazılı olduğunu, tek tek bakılırsa nerde olduğunun ortaya çıkacağını, Danıştay’da birçok dosyasının olduğunu,
Bilgi notunda ismi geçen şahıslardan Yarsav başkanı Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU'nu gıyaben televizyondan tanıdığını, diğer şahısları ismen tanımadığını,
Kendisinin CD kullanmadığını, disket kullandığını, 1-2 aydır da Flash disk kullandığını, bilgisayarlarına, ajandalarına ve telefonlarına bakıldığında bu şahıslarla irtibatının olup olmadığının ortaya çıkacağını,
Hatta tanıdığı insanlar olsa bile kendisi siyasetçi olduğu için gidip yanlarına uğramadığını, yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek ve arkadaşlarına zarar verilmemesi için uğramadığını, hakimlerin tarafsız olduğu için siyasetçi olduklarından yanlış anlama olmasını istemediğini,
Ayrıca Ramazan AKYÜREK ile alakalı Fetullahcı olduğuna dair bir gizli sicil fişi olduğunu, bu sicil fişini Ankara 24. Asliye Mahkemesinde kendisinin açmış olduğu bir tazminat davasında mahkeme dosyasından aldığını, bu sicil notu sebebiyle de açtığı tazminat davasının reddedildiğini, bununla alakalı olarak da Hrant DİNK cinayetinin de bunun adamları tarafından işlendiğini basın toplantılarında söylediğini, bundan dolayı Ramazan AKYÜREK’in kendisine husumet beslediğini,
Ramazan AKYÜREK imzalı veya o günlerde kendisi adına herhangi bir zarf ve posta gelmediğini, ayrıca kendisi ile aralarında ona aşkın dava olduğunu,
Emniyete yapmış olduğu Fetullahcılık iddiası ila alakalı olarak da Ramazan AKYÜREK’in kendisini şikâyet ettiğini, dosyanın savcı Nuh Mete YÜKSEL’de olduğunu, kendisini çağırıp “elinde başka bir bilgi ve belge varsa ver” dediğini, hem Asliye Hukuk kararını hem de gizli sicil notunu verdiğini, şu anda da soruşturmanın derdest olduğunu,
30 yıllık Avukat olduğunu ve böyle bir namussuzluk ve şerefsizlik yapacak son insan olduğunu, ayrıca Maraş davasının ve Sivas davasının avukatı olduğunu, burada mağdur olanların alevi vatandaşlar olduğunu, kendisinin Sünni kökenli olduğunu, mağdur edilen ve yakılan insanların vekilliğini yaptığını, nasıl Alevi- Sünni, Kürt - Türk ayrımı yapacağını anlayamadığını,
İlhan SELÇUK' u gıyaben tanıdığını, bir seferde Sultanahmet Adliyesinin karşısında bir yemekte karşılaştıklarını, bir ödül töreni ile alakalı olduğunu, onun dışında herhangi bir irtibatının olmadığını,
İbrahim ARSLAN'ı, Halil DOĞAN'ı, Mustafa OZAN'ı, Sait ZORLU'yu ve CENGİZ KÖYLÜ’yü tanımadığını,
Yaşar Hacı SALİHOĞLU'nu tanıdığını, bir kaç sefer Ankara’da bürosuna geldiğini, Doçent olduğunu, zaman zamanda Ulusal Kanal’da program yaptığını ve oradan tanıdığını,
M. Bora PERİNÇEK'i tanıdığını. Genel başkanın oğlu olduğunu, Ermeni meselesi ile alakalı araştırma yaptığını,
M.Bedri GÜLTEKİN' i tanıdığını, Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğunu,
Hikmet ÇİÇEK'i tanıdığını, Partinin Basın Bürosu Başkanı olup değerli bir gazeteci olduğunu,
Zerrin ÖZTÜRK'ü tanıdığını, İstanbul’da Avukat bir meslektaşı olduğunu, eşi Hüseyin HAYDAR’ın şair olduğunu ve Ulusal Kanal’da program yaptığını,
Mevlüt USTA'yı tanıdığını, İstanbul İl Sekreteri olduğunu,
Hıdır HOKKA'yı tanıdığını, Partinin eski yöneticilerinden olduğunu, muhtarlarla alakalı program yaptığını,
Abdurrahman TAŞÇI'yı tanıdığını, İstanbul il yöneticisi olduğunu,
İP Karargâh evleri başlıklı çok gizli ibareli ve üzerinde antetinde çok gizli kopya yazan belgeden haberinin olmadığını, Partilerine birçok bilgi ve belge geldiğini, bu belgeyi hiç görmediğini ve bu tür yapılanmadan da haberinin olmadığını,
Aramalar sırasında ele geçirilen Devlete ait olduğu anlaşılan gizlilik derecesi bulunan belgelerin ne şekilde partiye geldiğini bilmediğini, zaman zaman bazı kişilerin kendilerine CD veya belge gönderdiklerini, onları tasnif ettiklerini, işe yaramayanları attıklarını, ancak Sönmez KÖKSAL'ın Mit müsteşarı olduğu dönemde hazırlamış olduğu Susurluk’la ilgili Mit Raporunu Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde bir partinin yetkilisinin ismi geçmesi nedeniyle hatırladığı kadarıyla da Büyük Birlik Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU’nun ismi ile ilgili olarak Avukat olarak katıldığı davada talebi üzerine mahkemenin isteyip Başbakanlıktan Şenkal ATASAGUN imzalı olan mit raporu olduğunu, Zaten belgenin üzerinde kendisi ile ilgili mahkemenin numarasının yazılı olduğunu,
Arama sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinde bulunan " Kemalist Model-Ulusal Gençlik Hareketi-Dinamik" isimli dokümanı daha önce şüpheliler Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN ve Tuncay GÜNEY' den ele geçirildiği hatırlatılarak sorulduğunda;
Bu belgeyi daha önce hiç görmediğini, basın bürolarına gelmiş olabileceğini, bu belgeyi görmediğini ve okumadığını,
İşçi Partisi’nde bulunan dokümanlar arasında Başarılarınız başlıklı belge içerisinde “eylemci hat” isimli hat isimli alt başlıkta " Öncü gençlik 5 Genel kongresinde Türkiye’nin genel gündemine ilişkin örgütlerimizin militan eylemler yapması kararını almıştık bu kararı hayata geçirdik böylece öncü gençlik tarihinin en fazla eylem yapılan ve bu açıdan en verimli olan dönemini yaşadık" şeklindeki dokümanda geçen "Militan eylemler" den neyin kastedildiği sorulduğunda;
Öncü Gençliğin İşçi Partisinin Gençlik teşkilatlanması olduğunu, Dağlıca baskınından sonra bütün illerde yürütülen şehit cenazelerinde, Cumhuriyeti savunan mitinglerde yer aldığını, militan eylemlerden kastettiklerinin bu tür eylemler olduğunu,
Arama sırasında ele geçirilen "Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberk Çetesi ve Örtülü Faaliyetler Bir " isimli belgeler ile sorulduğunda;
Bu belgeleri görmediğini ve bilmediğini, içeriğini bilmediğini, Partinin hangi biriminde ele geçirildiğini de bilmediğini,
Arama sırasında ele geçirilen “son bilgi sağlam” başlıklı ve içeriğinde “İsmail PEKER Zekeriya ÖZTÜRK, Sedat PEKER ve Muzaffer TEKİN” isimli şahıslarla ilgili bir araştırmadan bahseden yazı içeriği okunup sorulduğunda;
Bu yazının kendisi ile ilgili olmadığını, parti olarak Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi ile aynı binayı paylaştıklarını, onların çalışmaları olabileceğini,
Arama sırasında “Teomandan Gelen” başlıklı bilgisayar çıktısı okunup sorulduğunda;
Bu bilgilerin yine İşçi Partisinde bulunduğu binada faaliyet gösteren basınla alakalı olabileceğini, doğrudan İşçi Partisiyle ilgili olmadığının anlaşıldığını,
Arama sırasında İşçi Partisin Genel Merkezinde ele geçirilen CD 3 Pirinco yazılı CD içerisinde Ergün POYRAZ’ın aldığı para sorulduğunda;
Onunda Ulusal Tv' den çıkmış olabileceğini,
Yine arama sırasında ele geçirilen CD içerisinde “Fırat üniversitesi irticayi kadrolaşma” isimli klasör içerisinde üniversite çalışanlarının isimleri ve isimlerin karşısında sağ görüşlü, muhafazakâr, nursu f.g gurubu, Süleymancı, ülkücü” şeklinde bilgilerin olduğu okunup sorulduğunda;
Bunun da gazeteci işine benzediğini ve partileriyle ilgisinin olmadığını,
Yine arama sırasında ele geçirilen Cd’nin içerisinde “Devletin Yeniden Yapılandırılması Dinamik-Antitez, Dinamik Ulusal Güç Birliği Birleşik Komin İp Türk Ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarımı Lobi Oluşumu, Ulusal Medya 2001 ile ERGENEKON” isimli belgelerin bulunduğu bu dokümanların daha önce Tuncay GÜNEY ve Veli KÜÇÜK' ten elde edildiği hatırlatılıp sorulduğunda;
ERGENEKON örgüt üyesi olmadığını, bu belgelerden ve dokümanlardan haberinin olmadığını, sadece İşçi Partisi Üyesi olduğunu, Üye olduğu birde Baronun olduğunu, ayrıca Çağdaş Hukukçular Derneğine üye olduğunu, onun dışında legal ya da illegal örgütüne üye olmadığını, Aydınlık dergisinde okuduğu kadarıyla Tuncay GÜNEY’in İstanbul Emniyetine vermiş o soruşturmayı İstanbul DGM’nin takipsizlikle bitirdiğini,
Yine Hürriyet gazetesinde Adil Serdar SAÇAN açıkladı ile alakalı sorulduğunda;
Bu kişiler ve dokümanlarla ilgi ve alakasının olmadığını,
Arama sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinin giriş karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen CD içeriğinde " HİKMET ÇİÇEK' e ulaşanlar" isimli klasör içeriğinde “Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumları ile ilgili gizlilik dereceli belgeleri ile Ege Ordu Komutanlığına ait gizlilik derecesi bulunan belgeler, yine başka bir CD ‘de 2005 yılı Şubat ayı içerisinde dönemin Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT’ın İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili 9 sayfalık doküman” okunup sorulduğunda;
Bahsedilen yerin boş masa olduğunu ve masanın sahibinin olmadığını, İşçi Partisi’nin Genel Başkan ve Genel Sekreterinin odalarının ortasında bulunan yer olduğunu, oranın görevlisinin üç aydır olmadığını, bu Cd’lerden haberinin olmadığını, Ege Ordu Komutanlığında çalışan herhangi bir tanıdığının olmadığını, Büyükanıt Paşayla herhangi bir husumetinin de olmadığını,
Hikmet ÇİÇEK’in Basın Bürosu Başkanı olduğunu,
Türkiye'nin bugün büyük bir iç kargaşaya bölücülüğe ve ilticayı bölünme sürecine getirilmesinde Nato’ya bağlı olmasının rolü olduğunu, birçok yetkili batı ülkelerinin Türkiye'nin bölünmesine yol açan bölücü ve irticai eylemleri desteklediklerini açıkça söylediklerini, Ayrıca Türkiye’yi parçalanmış gösteren bir haritanın geçtiğimiz aylarda Roma’da Nato toplantısında da duvara yansıtıldığını ve Nato’da görevli subaylarımızın o toplantıyı terk ettiklerini, böylece Türkiye’yi bölücü faaliyetlerinin ortaya çıktığını, bu nedenle Nato’ya karşı olduklarını,
Hayati ÖZCAN’ı İzmir Ulusal TV temsilcisi olarak konuşmalarından tanıdığını, onun evinde ele geçirilen belge ve CD’ lerle alakasının olmadığını,
0532 426 9231 nolu telefonu, 0312 435 63 88 büro telefonunu ve 0312 404 0668 nolu telefonları kullandığını,
Yapmış olduğu görüşmelerin partisi ile ilgili olan görüşmeler olduğunu ve herhangi bir yasadışı görüşmelerinin olmadığını,
b)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüphelinin Ankara İli Kızılay Semti Meşrutiyet Caddesi Karanfil Sokak No:3/34 sayılı işyerinde yapılan aramada elde edilen;
DOKÜMANLAR
1 adet mavi kaplı üzerinde 2007 ibaresi bulunan ve içerisinde el yazması notların bulunduğu ajanda
Ajandanın 28 Kasım tarihli sayfasında,”Adnan AKFIRAT için Ferid aranacak” şeklinde ifadenin bulunduğu,
1 adet içerisinde çeşitli yazılar ihtiva eden ve üzerinde Emek İnşaat ve İşletme AŞ. İbaresi bulunan ajanda
Ajandanın 12 Mart ibareli sayfasında Adnan AKFIRAT isimli şahsın isminin geçtiği,
(101) sayfadan ibaret ÖNSÖZ ile başlayıp Bankalarla ilgili soruşturmaların sonucu için yasal düzenleme yapılması karara bağlanmalıdır diye biten doküman,
Susurluk kazası olayı hakkında dönemin bakanları ve başbakanının açıklamalarının olduğu, faili meçhul olaylardan olan İstanbul da Özgür Gündem Gazetesinin bombalanması, Behçet CANTÜRK’ün öldürülmesi Diyarbakır da yazar Musa ANTER’in öldürülmesi, İstanbul da Tarık ÜMİT olayı ile Azerbaycan’da ihtilal denemesi, Bodrumda Hikmet BABATAŞ cinayeti, Gaziantep’te Mehmet Ali YAPRAK’ın kaçırılması olayı ve bankaların yeniden yapılandırılması ve kredi tutarlarının kontrol altında tutulmasına dair bilgilerin bulunduğu,
Emniyet Genel Müdürlüğü başlığı altında, Polis Teşkilatının Susurluk olayı ile derin bağlantılar içinde olduğu, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AĞAR’ın Başbakanla arasındaki samimiyetin bunun göstergesi olduğu, örtülü ödenekten istihbari faaliyetlere aktarılan fondan Emniyete geniş pay verildiğine dair bilgilerin bulunduğu,
Milli İstihbarat Teşkilatı başlığı altında, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı mührü bulunan Susurluk olayı hakkında, Yeşil Kod Mahmut YILDIRIM, Ömer Lütfü TOPAL, Emparyel Otelcilik ve Turizm ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen talih oyunları salonları,Mehmet Ali Yaprak ve kaçırılması, Behçet CANTÜRK, Sedat BUCAK ve Bucak Aşireti, Çeteler, Çetelerle alakalı yapılan operasyonda ele geçen silah ve malzemeler, Değerlendirme,Jandarma,Uyuşturucu kaçakçılığı ve Teklifler başlıkları altında konuların işlendiği,
ÇETELER başlığı altında, Avrupa ya gönderilen uyuşturucu trafiğinde geçiş noktası olan Kocaeli’nde çetelerin ortaya çıkışı, ayrıca Jandarma alay komutanı Veli KÜÇÜK, Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN ve Affan KEÇECİ’nin adlarının çeşitli olaylara karışmış olması yorum ve spekülasyonları arttırmış bölgenin “şeytan Üçgeni” olarak adlandırılmasına sebep olmuştur - şeklinde ifadelerin bulunduğu,
ÇETELER başlığı altında, Operasyonda ele geçen Silah ve Malzemeler başlığı altında, Mehmet EYMÜR telefonu ile Meral AKŞENER’i, DYP Genel Merkezini, Gazeteci Nurcan AKAD’ı, Tolga Şakir ATİK’i, Özer ÇİLLER’i, Mehmet AĞAR’ı, Adil ÖNGEN’i aramaktadır.
Sedat PEKER (Memiş TAVUKÇU adına kayıtlı)532 243 61 11 no’lu telefonu ile Jandarma İstihbaratına kayıtlı numaraları arıyor, Ali YILDIZ adına kayıtlı 532-264 27 01 ve 26283 14 numaralı telefonlardan Sedat PEKER aranıyor. Sedat PEKERVeli KÜÇÜK’ü pek çok kere arıyor. Telefon ayrıntı faturalarının toplamının ise, bu kişilerin legal gelirlerini aştığı görülecektir. İncelemeleri sürdürünce Sedat PEKER, Sami HOŞTAN, Abdullah ÇATLI, gerçek Mehmet ÖZBAY ve TOPAL’a ait gazino telefonları, Hadi ÖZCAN ve daha pek çok telefonun Yeşil’e ait 542-214 50 21’i aradığı ortaya çıkıyor.
Ahmet Lütfü TOPAL başlığı altında, Topal’ın en sık görüştüğü kişi ortağı Sami HOŞTAN’dır. Hakim Akman AKYÜREK’te aynı numaradan Sami HOŞTAN’la irtibatlıdır. Sami HOŞTAN’ın incelenen tek bir telefon numarasından 7 ayda ve özellikle 1996 yılında Albay Veli KÜÇÜK ile 34 kez, Abdullah ÇATLI ile 13 kez, Korkut EKEN ile 6 kez görüştüğü tespit edilmiştir.
Değerlendirme Başlığı altında; Susurluk olayının genel değerlendirmesi, sıkıntı veren bir görünüm arz ettiği, Susurluk olayı yumağının OHAL bölgesinde gelişip ülkenin büyük merkezlerine taşınmış, oralardaki uygun olay, kişi ve grupları bünyesine katarak geliştiği, neticede çok yönlü ve derinliğine bir ilişkiler yumağı oluştuğu, devlet kurumlarının ve yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek devrede oldukları şeklinde bilgilerin bulunduğu,
Jandarma Başlığı altında; Jandarma İstihbaratında çalışan bazı subay ve astsubayların Güneydoğudan dönmeleri akabinde yeni görevlendirildikleri yerlerde de eski elemanlarla gruplaşarak ilişkileri sürdürme alışkanlığı içinde oldukları şeklinde bilgilerin bulunduğu,
Uyuşturucu Kaçakçılığı başlığı altında; Ülkede uyuşturucu kaçakçılığının özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde faaliyet alanının bulunduğu MİT ve Emniyet Teşkilatının özellikle çetelerin maddi anlamda büyümesine önemli katkı sağlayan uyuşturucu kaçakçılığı ticareti ile etkin şekilde mücadele etmeli ve çetelerin bu şekilde büyümesini engellemelidir.
Teklifler Başlığı altında; Başbakana arz edilmesi istenilen 27 adet teklifte, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün çete oluşumlarına karşı genel bir mücadeleye sevk edilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü merkezli çalışmaların başarı için MİT’in imkanları ile desteklenmesini sağlamak üzere ciddi ve Başbakanlıkça gözetilen, kontrol edilen bir koordinasyon kanalı açılması, Susurluk çetesi ile ilgili sınırlı bir itiraf yasası çıkartılması, Özel Harekat Dairesi çalışmaları OHAL bölgesi ile sınırlı kalacak şekilde daraltılması, Uyuşturucu Kaçakçılığı ile etkin mücadele yapılaması, Emniyet Genel Müdürlüğünün hibe silahları konusunda genel müdürlükte ve gümrük müsteşarlığında mevcut karmaşık bilgi yığınını aydınlatmak üzere kapsamlı bir inceleme bir inceleme –değerlendirme yapılaması, Nesim MALKİ ve Yener KAYA cinayetlerinin tekrar sorgulanması, İtirafçı kullanılması sür’atle sınırlandırılmalı, GKK Kadroları sayı olarak dondurulmalı, boş veya boşalan kadroların iptal edilmesi, Kumarhane işleticilerinin vergi ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi, Eximbank –Türkmenistan ve Emperyal Şirketi ilişkilerinin detayı ile araştırılması, Ömer Lütfü TOPAL’ın öldürülmesinin ardından ortaya çıkan 105 milyon$ lık borcun sebebinin araştırılması ve bankalarla ilgili soruşturmaların sonucu için yasal düzenleme yapılması şeklinde tekliflerin olduğu yazıların bulunduğu,
(60) sayfa üzerinde Gizli-Çok Gizli-Günlüdür kaşesi bulunan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı Milli İstihbarat Müsteşarlığı başlıklı 06.11.1998 tarihli Şankal ATASAGUN (Müsteşar) imzalı doküman,
Susurluk Kazasının nedenleri ve ortaya çıkardığı sonuçları hakkında Mit tarafından hazırlanan ÇOK GİZLİ ibareli Susurluk Olayı hakkında hazırlanan Mit Raporu,
(1) adet üzerinde ECE ajandası yazılı mavi renkli içinde çeşitli yazılar ihtiva eden Ajanda,
Ajandanın 15 Haziran tarihli sayfasında Ferid İLSEVER isimli şahsın, 30 Aralık tarihli sayfasında ise Doğu PERİNÇEK isimli şahsın isminin geçtiği, ayrıca soruşturma kapsamında adı geçen şahıslardan olmayan kişilere, firmalara ve ayrıca değişik mahkeme ve savcılıklara ait telefon numaralarının bulunduğu,
1 adet üzerine İNTA 28 yazana (14) sayfalık bloknot defterinde bulunan el yazmalı notlar içeriğinde;
Sinan AYGÜN, Nusret SENEM isimli şahısların el yazması isimlerinin bulunduğu ayrıca KIBRIS Kuzey Irak Hattında Ek Protokol başlığı altında şüphelilerden Ferid İLSEVER, Doğu PERİNÇEK, Kemal ALEMDAROĞLU isimli şahısların adlarının geçtiği 24 kişilik isim listesinin olduğu doküman olduğu,
DİJİTAL MALZEMELER
(1) adet Princo marka CD,
(2) adet DMS marka üzerinde 2004/8 ibaresi yazılı CD,
(1) adet DMS marka üzerinde 2004-10 yazılı CD,
(1) adet DMS marka üzerinde 2004-11 yazılı CD,
(1) adet DMS marka üzerinde 2004-12 yazılı CD,
(1) adet OKY marka üzerinde Vaoyager DWG yazılı CD,
(1) adet üzerinde 30 AĞUSTOS 2004 Kocatepe Eylemi yazılı beyaz zarf içinde Princo marka üzerinde TÜRK KAMU-SEN İş Sendikası 26.04.2004 yazılı CD,
(1) adet SONY marka üzerinde Selco CTD yazılı CD,
(1) adet DMS marka üzerinde UYAP E.TAKİP yazılı ve Mesut ERDEMİR eşi Peymel ibaresi yazılı zarf içerisindeki CD,
(2) adet beyaz zarf içerisinde Verbatin marka üzerinde TGRT Ana Haber Bülteni 29-30 Ekim 2005 yazılı CD.
(41) adet disk kutusu içerisinde 1’den 41 ‘e kadar numaralandırılmış bilgisayar disketi,
(1) adet Quantom marka ve 96 ZONGULDAK 190 184 seri numaralı HDD (Hard Disk)
(1) adet ASUS marka TA230A5196 B10585 seri numaralı bilgisayar kasası,
(21) adet (1’den 21’e) kadar numaralandırılmış bilgisayar disketi,
(1) adet üzerinde Mescom Computer yazılı bilgisayar kasası,
(1) adet Toshıba marka 310 CDS ibaresi yazılı dizüstü bilgisayar,
c)-Telefon görüşmeleri;
Tape:3603, 04.02.2008 günü saat:14.01’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Ferid İLSEVER’in “… ne oluyor abi bu şey, 9 Şubat eylemi” dediği, Nusret SENEM’in “Bu akşam toplantı var” , “… Ziraat Mühendisleri odasında ,çeşitli örgütlerin ,platformların katıldığı bir toplantı var” “Şimdi burda ııı işte ADD var o diğer örgütler var ….(anlaşılmadı), cumhuriyet kadınları derneği var, çeşittli platformlar var Ankara da 4-5 çeşit, bizim Suphi abinin oğlu da var, o şeylerin içerisinde” “Eğer böyle bir eylem kararı verirlerse …. Başka yada herhangi bişey kamuoyuna duyuracaklar yarından itibaren” “Böyle bişey olsun iyi olur bi miting olarak olur bu gen Tandoğan’da bi miting yapılır ondan sonra da Anıtkabir e gidilir bilmem ne 14 nisandan daha büyük bi eylem olur” dediği, Ferid İLSEVER’in “… Meclis e gidelim falan gidelim falan şeyler var ortam ne kadar doğru onuda ben.. ” dediği, Nusret SENEM’in “.doğru değil o abi ,pek doğru değil öyle şeyler çok şey yapar o katılımı zayıflatan etkiler yapar” dediği,
Tape:3825, 06.02.2008 günü saat:11.53’de Nusret SENEM ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Doğu PERİNÇEK’in “Dün biraz sizi bulamayınca Bedri ile konuştum nasıl olmuş Hüseyin’in Toplantısı” dediği, Nusret SENEM’in “Evet şöyle birde oraya toplantıya katılıyor arkadaşlar CHP’liler var ondan sonra Eğitim-SEN’liler katılmış onu bizim Başkanımız biraz olumsuz değerlendirmiş orayı bozarlar falan gibi bence öyle bir” “… Eğitim-SEN katılıyor ama Sendikal birlik lafı daha çok söyleniyordu evelsi günkü toplantıda fakat Eğitim-SEN diye söylediler Genel Merkez diye ben onu pek şey yapamadım netleştiremedim ama Göksel bize Eğitim-SEN Sendikal Birlik diye söyledi 1 gün önceki toplantıda” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Katılsın abi ne var niye rahatsız oluyoruz ki” dediği, Nusret SENEM’in “Şeyinde çok güzel uyarlar yapıyor yani bu Mitingin irada karşı olmamak ne şeriat ne darbe yanlışlara şey yapmaması lazım diyor yani böyle güzel bir imam şeyi olmasın diyor bu 14 Nisandaki hataları tekrar etmesin herkes bunda mutabık oluyor yani” “Çok güzel bir şey oluyor şimdi öğrendik İzmir Belediyesi 300 Otobüs ile hazırlık yapıyor” “Yani her taraftan Türkiye çapında”,“bir katılım olacak bir böyle Uluç GÜRKAN'ların şey yaptığı ayrı bir Platform var bugün onunda bilgisi geldi bana şimdi Uluç GÜRKAN'ın Toplumsal Güç Birliği Platformu diye bir platformu var onun başına Uluç GÜRKAN çekiyor bunlar CHP’lilere karşı bir grup oluşturuyorlar bizim TÜMÖD'ten malesef Suay KARAMAN da bunlara dahil olmuş Eğitim-iş buradaymış fakat Eğitim-iş'in öyle hemen” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi hemen ikisinide arayın deyinki çıkın ordan” dediği,
Tape:3609, 08.02.2008 günü saat:16.11’de Ferid İLSEVER ile X Bayan /Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Ferid İLSEVER’in “… müsayitmi Genel Başkan acaba” diye sorduğu, X Bayan’ın genel başkanın gelmediğini söyleyerek telefonu Nusret SENEM’e verdiği, F. İLSEVER’in “…. ..ne var ne yok nasıl durumlar havalar” dediği, Nusret’in “Çok güzel abi bi problem yok iller nerelerden katılacak onları şey yapıyoruz İstanbul’a gönderdik şimdi” “ … 8-10 civarında ilin şeyi daha da arttı İstanbul, İzmir, Kocaeli, Bursa, Gaziantep, Çorum, Hatay, Manisa, Balıkesir, Zonguldak, Konya, Eskişehir, Antalya, Isparta, Denizli, Muğla”, “Bizim partinin katılacağı şey otobüsler kaldıracağı yerler bunlar, yani böyle 15 civarında var değilmi 15 ilimiz var” diyerek yapılacak bir mitingle ilgili konuştukları, geniş katılımlı bir miting olacağından bahsettikleri, F.İlsever’in “…. Yurt haberler Servisi bütün illerde tarama yapıyor işte nasıl kimlere soruyor ADD yok zaten işin içinde” dediği, Nusret SENEM’in “ADD yok üniversitelere soruyor muyuz” dediği, F.İLSEVER’in “İşte Üniversitelere soruluyor ondan sonra şeyler söyle adanı Belediyeler bazı Belediyeler tabi hepsi değil” “Ondan sonra büyük kitle örgütleri ve Ziraat Odaları. Sanayi Odaları” .. İzmir ile konuşuluyor o verilen rakamlar doğru değil tabi 350 otobüs dediler o düştü müştü bişeyler oluyor fakat ordan iyi olacak yani o” dediği, Nusret SENEM’in “… olacak canım ordan Ankara’dan büyük katılım olacak oralardan olacak yani önemli bir katılım olacak oralardan olacak önemli bir katılım olacak 14 Nisan gibi olma şansı yok ama yani geçen günkü eylemden de daha büyük olacağı kesin yani” dediği, ilerleyen konuşmalarda, 32. gün proğramıyla ilgili konuştukları, Mehmet Ali BİRANT’ın proğramından bahsederek gergin bir ortam olduğunu anlattıkları, F.İLSEVER’in “Muazzam bir mesaj burada ilginç olan şey şu, şeyler bu mesajlar için tepki yok abi karşı tarafın mesajları yok bunlar hazmediyorlar heralde fakat yani tepki yok enteresan şeylerden ise yani bizim bu cepheden görünenlerden ise yine burada da anormal tepkiler var böyle kuralım ordumuzu çıkalım..” dediği,
Tape No : 3612, 09.02.2008 günü saat:14.49’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Nusret SENEM’in “….şu anda yeni bitti daha miting, yeni bitti partiye doğru gidiyoruz” dediği, F.İLSEVER’in “Abi ben şundan aradım ya bu alçak orda bir tane kürsüde zibidinin teki saat:11:30’dan beri canlı yayında olan ATV’ye teşekkür ediyosun, lan saat on buçuktan ondan beri biz canlı yayındayız ya” dediği, Nusret SENEM’in “Ya gördük işte aynı alçak herif biz dinledik abi dinledik” dediği, F.İLSEVER’in “ çıkın kürsüye, yapışın yakasına ya alçak herif namussuzlara bak ya bir sürü düşman toplanmış orda az önce Fikret’e söyledim ama oturuyor orda Fikret yani” dediği, Nusret SENEM’in “Başta anons ettiler de şimdi namussuzluk etti orospu çocuğu” dediği, F.İLSEVER’in “abi çıkalım kürsüye yapışalım yakasına kimse bu ya orospu çocukları ya her saniyesi alçaklık, hainlik. Namussuz işi gücü bu ya yok bitti mi şimdi hikaye, bittimi şimdi olay” “…ben bişey söylüyüm mü yapacağımız şey şu abi ben şimdi Halil’e (Olarak anlaşıldı) talimat vercem o kürsüden o ibneyi af edesin basacak küfürü ulan ne lafını biliyosun ne bilmem neyi biliyosun bölücüsün tabi bilmem ne televizyonuna teşekkür ediyomuş saat on buçukta en erken saatten beri burası canlı yayında ya namussuzlara bak ya” dediği, Nusret SENEM’in “Onu söylüyelim abi” “Birgül AYDAR’ın konuşması müthişti güzeldi yani” dediği,
Tape: 3860, 13.02.2008 günü saat:17.47’de Doğu PERİNÇEK ile X Bayan/Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Doğu PERİNÇEK’in X bayanı arayarak Nusret’i telefona istediğive telefonu alan Nusret ile Merkez Karar Kurul toplantısı üzerine konuşmaya başladıkları, bu toplantıyı 1-2 Mart tarihlerinde yapmayı düşündükleri, devamında köylülere toprak satışı ile ilgili bir mahkeme kararından bahsettikleri, bu konu kastedilerek Doğu PERİNÇEK’in “Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi.” dediği, Nusret’in “Danıştay’a gidecek. Danıştay’a gidecek ama epeyce bi masraf oldu. 30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım, sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil. Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in bu konu ile ilgili masrafı sorduğu, Nusret’in “Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Beş milyar mı?. Bi şey değil.” dediği, Nusret’ in “İşte o kadar bi şey ama, Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım. Kaynak bulalım.” dediği, Merkez Karar Kurulu toplantısına tekrar değinerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3814, 26.02.2008 günü saat:19.50’de Doğu PERİNÇEK ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Görüşmenin başında Diyarbakır’da ki bir davadan bahsettikleri, bu konu üzerinde bir süre konuştuktan sonra Doğu PERİNÇEK’in “Para size intikal etti mi” dediği, Nusret’in “Geldi abi hallettik işte bugün tamamını hallettik yani saat 3 e kadar vallahi belki 20 defa merdiven indim çıktım yani o taraf koş bu tarafa koş epey bir problem uğraştık bitirdik geldik.” Doğu PERİNÇEK’in “…şey biz ikisini mi verdik 4 üde köylüler mi verdi.” dediği, Nusret’in “ 4 ü değil de 2,5 ini verdiler bir miktarda ben yanımda götürmüştüm işte 6 küsür tuttu tamamını halletmiş olduk.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Onun hesabını güzel tutun abi o birlik ve kardeşliği sakın partinin hesaplarına karıştırmayalım. Şeye Diyarbakır iline para bıraktınız mı.” dediği, Nusret’in “Tabi bıraktık 3 onlara kaldı ya. Bazı yerlerden gelecekler var onlarla ayrıca oraya takviye edeceğiz yani.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ben size 5 milyon daha verecem 5 bin daha verecem” dediği, Nusret’in de “İyi abi vallaha iyi olur bende bazı yerlerden istedim gelenler olacak işte bazı özel arkadaşlardan falan onlar da gelecek onlardan da.” diyerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3648, 03.03.3008 günü saat:18.27’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Ferid İLSEVER’in, “Nusret’ciğim şimdi bu Hikmet bir şey hazırladı, hani konuşmuştuk ya dosya…” “…biz bunu şimdi burada basına yarından itibaren servis yapacağız gideceğiz gruplar halinde tek, tek köşe yazarlarını, haber merkezlerini, genel yayın yönetmenlerini dolaşcaz anlatacağız yani, Ankara’da da aynı şeyi yapacağız ama gelin bunu Meclis’e taşıma yollarını arayalım zorlayalım veya CHP’ lileri falan…” dediği, Nusret SENEM’in “Olur eklerini meklerini bir dosya yapalım” “Taşıyalım Meclise” “Zaten diyorlardı adamlar bize belge doküman getirin diye” “CHP’ye DSP’lilere falan taşırız bunu” dediği, Ferid İLSEVER’in “Yani o Kemal KILIÇ’la Ruhan yaparlar bunu temiz adamlar biliyormusun” dediğ, Nusret SENEM’in “Ne var canım bizim burada milletvekili eski baro başkanı arkadaşımız var” “CHP grup başkan vekili baro başkanı arkadaşım” dediği, ilerleyen konuşmalarında, Ulusal Kanal’la ilgili İçişleri Bakanı ile görüşeceklerini anlattıkları,
Tape:3651, 10.03.2008 günü saat:17.42’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Bir süre CHP nin ve BAYKAL’ın ERGENEKON operasyonuna bakışlarıyla ilgili konuşup hafife aldıklarını anlattıkları, Ferid İLSEVER’in “…. buşey hazır, hı kapakta yaptık, busayı ama kapaktan öncede bizim hazırladığımız bu ERGENEKON ile ilgili bir dosya var” “Cumhuriyet Halk Partisi mesela DSP’liler bunu bir soru önergesi haline getirsinler meclise sunsunlar, mesela bunu KILICLAROĞLU yapar,Atilla KALÇA yapar” dediği, Nusret SENEM’in “eski Baro Başkanı zaten yardım istiyor” “Mehmet bey ile konuşayım ben o nu. O nu burada bir güzel önerge haline getirelim” “tamam mı? Soru önergesi falan. haline bir çıksın mecliste şak diye koysun” dediği, ilerleyen konuşmada Nusret SENEM’in “…. Yarın da şey yapıyoruz Yargıtay şeye Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusu yapıyoruz savcı ile ilgili” dediği,

d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK ile ilgili olarak İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen “ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde;
İçersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Yargı-Nusret Senemden” adlı klasör açıldığında, içersinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür.
“Yargıtay” adlı PDF dosyası açıldığında;
Yargıtaya’a ait; elle çizilmiş basit bir kroki olduğu görülmüş, kroki içersinde binanın bölümlerini gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktaları işaretledikleri ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yaptıkları ve numaralandırdıkları görülmüştür.
“Krokinin açılımı” isimli Word belgesi içeriğinde:
KROKİNİN AÇILIMI:
A:Yargıtay ana bina
B:Yrgıtay bitişik ek bnina
C:Yargıtay ek bnina
1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı)
2 avukat giriş kapısı
3 Posta giriş kapısı
4 Vatandaş kapısı
5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok)
6Mutfak kapısı
7 A blok yan kapı
8Cnlok yabn kapı
9C blok arka kapı
10C blok öbn yan kapı
11C blok ana giriş kapı
12C blok garaj kapısı
13 Başbakanlık güvenli girişi
14A blok giriş
X Güvenlik var
X Polis var
) ( x ray cihazı var
P polis noktası var.
“Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnd kalıyor. Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya görmüyor.10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor.Ö n tarafta 2 kamera var.Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor.Orayı güvenlik kulübesi görmüyor.arkada camları yok.O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklememeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir” şeklinde, krokide bulunan bir çeşit şifre niteliği taşıyan harfler, numaralar, işaretler ve renklendirmelerin çözümümün bulunduğu hatta bütün krokinin ne amaçla yapıldığını açıklayıcı çarpıcı tanımlamaların olduğu, krokide belirtilen binaların Yargıtay Ana binası ve ek binalarını kapsadığı, rakam grubunun Yargıtay binalarının giriş kapılarını gösterdiği, harf grubunun ise güvenlik noktalarını belirttiği anlaşılmıştır. Ayrıca güvenlik zafiyeti olan noktaların özellikle belirtildiği, kör olan noktaların vurgulandığı, özetle Yargıtay binasına tüm güvenlik engellerini aşarak girebilmenin yollarının gösterildiği görülmüştür.
“Tayyip Erdoğan.pdf” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde; 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür.

“Turgut Özal.pdf” isimli MSword belgesi incelendiğinde; 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL’a yönelik yapılan silahlı saldırı olayı ile ilgili aralarında GİZLİ ibareli belgelerinde bulunduğu soruşturma evraklarının olduğu,

“Ugur Mumcu.pdf” isimli “pdf” dosyası incelendiğinde, sadece Uğur MUMCU cinayeti ile ilgili resmin olduğu,

“YARGI TEL NOLARI.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde; çok sayıda Yargı mensuplarına ait isim ve telefon listesi olduğu,

“Yargıtay ile ilgili notlarım.doc” isimli dosya içerisinde:
Yüksek Yargı organlarında görev yapan yüksek hakimlerle ilgili onların durumları ve yakınları ile ilgili istihbari nitelikte bilgiler ve değişik notların olduğu, bir kısmına uğranılmaması bir kısmının babalarının durumunun araştırılması ve bir kısmının düşünce yapıları hakkında fişleme yapılan bir yazı olduğu görülmüştür.
İşçi Partisi Genel Merkezinin giriş karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen CD içeriğinde " HİKMET ÇİÇEK' e ulaşanlar" isimli klasör içeriğinde “Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumları ile ilgili gizlilik dereceli belgeleri ile Ege Ordu Komutanlığına ait gizlilik derecesi bulunan belgeler, yine başka bir CD ‘de 2005 yılı Şubat ayı içerisinde dönemin Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT’ın İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili 9 sayfalık doküman” olduğu görülmüştür.
Şüpheli Nusret SENEM’in telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Şüpheliler Ferid İLSEVER’ e ait 05332771564, Hayati Özcan’a ait 05334452610 ve Yusuf BEŞİRİK’e ait 05352969677 numaralı cep telefonlarının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Soruşturma kapsamında haklarında yasal işlem yapılan şüphelilerin telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Hikmet ÇİÇEK, M.Adnan AKFIRAT, Aydın GERGİN, Aykut TOKAK, Yusuf BEŞİRİK ve Yusuf TUNCER’in telefon ve sim kart rehberinde şüpheli Nusret SENEM’in ismi ve -05324269231 numaralı cep telefon kayıtlarının olduğu tespit edilmiştir.
e)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Şüpheli Ferid İLSEVER’in Emniyette alınan ifadesinde;
“04.02.2008 tarihinde saat 14:01 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nusret isimli şahsın İşçi Partisinin Genel Sekreteri Nusret SENEM olduğunu, bütün görüşmenin 9 Şubat’ta Ankara’da yapılacak mitingin hazırlıkları ile ilgili olduğunu, yine görüleceği gibi bu konuşmada amaç mitingin güçlü bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak ve T.B.M.M.’ne gitmek şeklindeki görüşlerin yanlışlığına vurgu yapmak olduğunu, yani mitingin tamamen yasal bir çerçevede kalmasını sağlamak için yapılmış bir görüşme olduğunu, bu ve benzer sorulardan anlaşılıyor ki burada bir İşçi Partisi soruşturmasının yapılmakta olduğunu, İşçi partisi ile ilgili telefonlarının dinlenmesi ve bununla soru üretilmesinin suç olduğunu, burada adı geçen CKD Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği olduğunu, adı geçen Şenal hanımın ise Şenal SARIHAN olduğunu ve Derneğin başkanı olduğunu,
08.02.2008 tarihinde saat 16:11 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: İşçi partisi genel sekreteri Avukat Nusret SENEM olduğunu, Bir gün sonra Ankara da yapılacak olan 9 şubat mitinginin hazırlığı konuşulduğunu, İşçi partisinin hangi illerden nasıl katılacağı Ulusal Kanalın nasıl yayın yapacağı vb. konuşulduğunu, ayrıca hükümetin türban kararının Mehmet Ali BİRAND’ın TV programına yansıdığı gibi nasıl bir gerginlik ve bölücü bir ortam yarattığı endişe ile ilgili aralarında konuşulduğunu,
09.02.2008 tarihinde saat 14:49 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Daha öncede ismi geçen Nusret SENEM isimli şahıs olduğunu, Yukarıda belirttiği gibi olayın tepkisi ile söylenmiş sözler olduğunu, kürsüden indirilmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını,
03.03.2008 tarihinde saat 18:27 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nusret’in yukarıda belirttiği şahıs olduğunu, Kendisi ile üç konu görüşülmekte olduğunu, Birincisi, Hikmet ÇIÇEK in yukarıda açıkladığı ERGENEKON yalanı dosyasını bazı milletvekillerine götürerek meclise taşımak ve soru önergesi ile meclis araştırmasını sağlamak olduğunu, İkinci konunun, RTÜK’ün Ulusal Kanal üzerindeki baskılarını yine meclise taşımak olduğunu, bu ara da özellikle İçişleri Bakanı Beşir ATALAY, Mehmet Ali ŞAHİN ve Cemil ÇİÇEK’e konuyu götürüp bilgilendirmek olduğunu, Abdulvahap bey, Paşa bey, İsmail, İlhami, Taha YÜCEL’in RTÜK’ün yöneticileri olduğunu, Nusret SENEM’in aynı zamanda Ulusal Kanal’ın hukuk müşaviri olduğu için bu şahıslarla görüşmesini konuştuklarını, Üçüncü konunun ise, Kanal Türk TV’sinin o gün Deniz Feneri davası ile ilgili Nusret beye hatırlattığını, bilindiği gibi en sonunda ERGENEKON yalanı meclise taşınmış olduğunu, CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL’ın dün yaptığı açıklama ile de Tayyip ERDOĞAN yönetimi bu ERGENEKON yalanı ile kendi derin devletini kurmaya çalışmakta olduğunu,
10.03.2008 tarihinde saat 17:42 sıralarında Nusret SENEM isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Atila KALÇA olarak yazılan şahıs Atila KART olduğunu, ERGENEKON yalanını meclise götürme olayını yukarıda anlattığını, burada yeni olarak Baykal’ın bir yürüyüş sırasında piknik yaptığı arkadaşlarına “Aman savcı görmesin hepimizi ERGENEKON diye içeri alır” sözleri üzerine espiri güzel de bunun meclise taşınması gerekir dediğini,ERGENEKON savcısı hakkındaki suç duyurusunu haber yapacaklarını bildirdiğini, konuşmada geçen Mehmet DADAK ve Taha YÜCEL’in RTÜK’ün üyeleri olup, Ulusal Kanal ile ilgili RTÜK kararında red oyu verdiklerini, onu konuştuklarını” beyan etmiştir.
Şüpheli Hikmet ÇİÇEK’in Emniyette alınan ifadesinde;
“Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekreteri olduğunu, yaklaşık yirmi yıldır tanıdığını, dostluklarının olduğunu, İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada elde edilen ve içerisinde Yargıtay Binasına ait kroki bulunan CD ile ilgili olarak;
Kroki ve söz konusu haberi 24 Mart 2008 günlü Taraf gazetesinde okuduğunu, haberi yazan gazetecinin Soner ARIKANOĞLU olduğunu, Şemdinli olaylarından beri kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yönelik haberleriyle tanıdığını, Yargıtay’a ve Yargıtay C. Başsavcısına karşı bir saldırı ve suikast planının İşçi Partisi tarafından düşünülmesinin bile akla ve mantığa aykırı olduğunu, bu krokiyi iddia edildiği gibi İşçi Partisi Genel Merkezinde bir CD’de bulunduğu meselesinde Genel Sekreter Nusret SENEM’in cevap vereceğini, bu krokiden bilgisinin olmadığını,” beyan etmiştir.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Emniyette alınan ifadesinde;
“İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada elde edilen ve içerisinde Yargıtay Binasına ait kroki bulunan CD ile ilgili olarak;
İşçi Partisinin 40 yıllık tarihinde ne bir suikast ne bir şiddet eylemi olduğunu, ne bunların planı yapıldığını ne de beyinlerin bu tür anlayışlarıyla ilgisi olmayan yasa dışı ve zararlı faaliyetlerle meşgul olduğunu, bulunan CD ve belgeyi bilmediğini, ismi geçen Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekteri olup Avukat olduğunu, kendisinin bilgisi olmadan ve bilgisi dâhilinde, bu şeklide planlamaların Parti de kesinlikle olmayacağını,beyan etmiştir.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Savcılık Beyanında;
“İşçi Partisi genel merkezinde yapılan arama sırasında ele geçirilen CD'lerden üzerinde Yargı-Nusret Senem'den yazılı dosyanın açılması sonrasında içinde Muammer Aksoy, Muammer Aksoy 14, Tayyip Erdoğan, Uğur Mumcu, Ortodoks Kliseleri, Turgut Özal ve Yargıtay isimli pdf uzantılı belgeler ile Yargıtay ile ilgili notların Yargı tel.noları ve krokinin açılımı isimli word belgeleri olduğu görüldüğü, Yargıtay yazılı pdf belgesi açıldığında Yargıtay binasına ait giriş kapıları, ışıklandırmalar ve kameralarla ilgili bir krokinin olduğu ve bu krokinin açılımı isimli word belgesinde açıklamasının bulunduğu açılarak tek tek gösterilip sorulduğunda;
Nusret SENEM’in partinin genel sekreteri olduğunu, Emniyette yine bazı CD'lerden söz edildiğini, Gerçekten çok acayip bilgiler olduğunu, ancak İşçi Partisinin terörle; tertiple en ufak bir ilişkinin kurmasının mümkün olmadığını, Bu belgelerin de ne olduğunun henüz açıklığa kavuşmadığını, bahsedilen CD'den haberinin olmadığını, bunu araştırmak gerektiğini, ancak Yargıtay'ı bombalayacak ya da terör eylemi yapacak herhangi bir planın işçi Partisinde bulunduğu zaman “onu İşçi Partisine kim bıraktı” sorusunun akla geleceğini, yoksa İşçi Partisinin böyle bir eylem planı yapmayacağını Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, diğer güvenlik örgütleri ve Yargıtay'ın kendisi tarafından da bilindiğini, kaldı ki Nusret Senem'e verilen dosya denmekte olduğunu, uygun bulunursa binanın dışında bekleyen kalabalığın içindeki Nusret SENEM davet edilerek ona sorulabileceğini, ama bu belgenin İşçi Partisi ile irtibatını kuracak hiçbir gerçekliğin olmadığını” beyan etmiştir.
Şüpheli Hayati ÖZCAN’ın Emniyette alınan ifadesinde;
“Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel sekreteri olduğunu, Uzun yıllardır kendisini görmediğini, nasıl ve nerede tanıştıklarını hatırlamadığını,” beyan etmiştir.

f)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Her ne kadar şüpheli Nusret SENEM; ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını beyan etmiş ise de;
“ERGENEKON Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi” isimli dokümanda; “...ERGENEKON’un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır… Sivil toplum örgütleri aracılığı ile dünya kamuoyu kolayca etki altına alınarak yönlendirilebilir.” Şeklinde ERGENEKON örgütünün sivil toplum örgütlerine ihtiyacı ve bu ihtiyacının nedeni açık bir şekilde ortaya konmuştur.
ERGENEKON örgütünün sivil yapılanmasının anlatıldığı Lobi Çok Gizli Aralık 1999 isimli dokümanda ise; “Lobi’nin yapılanması ve tüm faaliyetleri mevcut hukuk plâtformu ile çerçevelenmiştir. Örgütlenme, yapılanma ve faaliyetlerinde legal sınırlar içinde kalacaktır… Sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara uygun tepkisel eylemlerde bulunması sağlanacak ve kitlesel tepkiler organize edilerek kontrolde tutulması sağlanacak… Lobi, prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içinde yer almamalı, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalmalıdır” ibareleri yeralmaktadır.
Lobi’nin ERGENEKON örgütünün propaganda faaliyetlerini daha rahat yürütmesi, toplum içerisine sızması, örgütün gerçek amaçlarının gizlenmesi amacı ile bir sütre oluşturarak halkımıza karşı örgütün amaçları doğrultusunda dezenformasyon faaliyetlerini yapması amaçlanmıştır.
Şüpheli Nusret SENEM’in 04.02.2008 günü saat : 14.01’de Ferid İLSEVER ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER’in “… ne oluyor abi bu şey, 9 Şubat eylemi” dediği, Nusret SENEM’in “Bu akşam toplantı var” “… Ziraat Mühendisleri odasında, çeşitli örgütlerin, platformların katıldığı bir toplantı var” “Şimdi burda ııı işte ADD var o diğer örgütler var ….(anlaşılmadı), Cumhuriyet Kadınları Derneği var, çeşitli platformlar var Ankara da 4-5 çeşit, bizim Suphi abinin oğlu da var, o şeylerin içerisinde” “Eğer böyle bir eylem kararı verirlerse …. Başka yada herhangi bişey kamuoyuna duyuracaklar yarından itibaren” “Böyle bişey olsun iyi olur bi miting olarak olur bu gen Tandoğan da bi miting yapılır ondan sonra da Anıtkabir e gidilir bilmem ne 14 nisandan daha büyük bi eylem olur” dediği, Ferid İLSEVER’in “… Meclis e gidelim falan gidelim falan şeyler var ortam ne kadar doğru onuda ben.. ” dediği, Nusret SENEM’in “doğru değil o abi, pek doğru değil öyle şeyler çok şey yapar o katılımı zayıflatan etkiler yapar” şeklindeki beyanlarından şüpheli Nusret SENEM’in Sivil toplum Kuruluşlarını yönlendirdiği anlaşılmıştır.
03.03.3008 günü saat : 18.27’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER’in “Nusret’ciğim şimdi bu Hikmet bir şey hazırladı, hani konuşmuştuk ya dosya…” “…biz bunu şimdi burada basına yarından itibaren servis yapacağız gideceğiz gruplar halinde tek, tek köşe yazarlarını, haber merkezlerini, genel yayın yönetmenlerini dolaşcaz anlatacağız yani, Ankara’da da aynı şeyi yapacağız ama gelin bunu Meclis’e taşıma yollarını arayalım zorlayalım veya CHP’ lileri falan…” dediği, Nusret SENEM’in “Olur eklerini meklerini bir dosya yapalım” “Taşıyalım Meclise” “Zaten diyorlardı adamlar bize belge doküman getirin diye” “CHP’ye DSP’lilere falan taşırız bunu” dediği, Ferid İLSEVER’in “Yani o Kemal KILIÇ’la Ruhan yaparlar bunu temiz adamlar biliyormusun” dediği, Nusret SENEM’in “Ne var canım bizim burada milletvekili eski baro başkanı arkadaşımız var” “CHP grup başkan vekili baro başkanı arkadaşım”… dediği,
10.03.2008 günü saat : 17.42’de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Bir süre CHP nin ve BAYKAL’ın ERGENEKON operasyonuna bakışlarıyla ilgili konuşup hafife aldıklarını anlattıkları, Ferid İLSEVER’in “…. Bu şey hazır, hı kapakta yaptık, bu sayı ama kapaktan öncede bizim hazırladığımız bu ERGENEKON ile ilgili bir dosya var” “Cumhuriyet Halk Partisi mesela DSP’liler bunu bir soru önergesi haline getirsinler meclise sunsunlar, mesela bunu KILICLAROĞLU yapar, Atilla KALÇA yapar” dediği, Nusret SENEM’in “eski Baro Başkanı zaten yardım istiyor” “Mehmet bey ile konuşayım ben o nu. O nu burada bir güzel önerge haline getirelim” “tamam mı? Soru önergesi falan. haline bir çıksın mecliste şak diye koysun” dediği, ilerleyen konuşmada Nusret SENEM’in “…. yarında şey yapıyoruz Yargıtay şeye Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusu yapıyoruz savcı ile ilgili” şeklindeki görüşmelerinde:
Şüphelilerin ERGENEKON terör örgütü ile irtibatlı oldukları, soruşturma kapsamına kendilerinin de dahil edileceklerini tahmin edip bekledikleri ve bunun öncesinde ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan soruşturmanın akamete uğraması, sonuçsuz kalması ve kamuoyunda gereksiz ve mesnedsiz bir soruşturmaymış gibi algılanması için karapropaganda (Dezenformasyon) çalışmaları yürüttükleri, bu konuları Aydınlık Dergisinde ve Ulusal Kanal’da bu şekilde gündeme getirdikleri, örgütsel faaliyetlerine legal olan İşçi Partisi ve medya kuruluşlarını perde yaparak bunların arkasına saklanarak her türlü illegal faaliyetlerini yürüttükleri, mensubu oldukları ERGENEKON terör örgütünün deşifresini önlemek için her türlü yola tevessül ettikleri, telefon görüşmelerine de yansıdığı şekliyle ana muhalefet partisine Türkiye Büyük Millet Meclisinde ERGENEKON terör örgütü soruşturması ile ilgili soru önergesi vermeleri için taslak hazırladıkları, anamuhalefet partisinden bazı milletvekilleri ile temas kurarak bu faaliyetlerini yürüttükleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Nusret SENEM’in legal platformda İşçi Partisinin Genel Sekreterliği görevini yürüttüğü, ancak İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan arama sırasında: Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen “ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde;
İçersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Yargı-Nusret Senemden” adlı klasör açıldığında, içerisinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür.
“Yargıtay” adlı PDF dosyasının içeriğinde;
Yargıtaya’a ait; elle çizilmiş basit bir kroki olduğu, binalara ait bölümleri gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktalarının işaretlendiği ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yapılarak numaralandırıldıkları görülmüş, ayrıca;“Krokinin açılımı” isimli Word belgesi içeriğinde:
“A:Yargıtay ana bina, B:Yargıtay bitişik ek bina, C:Yargıtay ek bina, 1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı), 2 avukat giriş kapısı, 3 Posta giriş kapısı, 4 Vatandaş kapısı, 5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok), 6 Mutfak kapısı, 7 A blok yan kapı, 8 C blok, yan kapı, 9 C blok arka kapı, 10 C blok ön yan kapı, 11 C blok ana giriş kapı, 12 C blok garaj kapısı, 13 Başbakanlık güvenli girişi, 14 A blok giriş, X Güvenlik var, X Polis var, ) ( x ray cihazı var, P polis noktası var.”
“Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok. 6 nolu kapı tünel gölgesinde kalıyor. Gece için uygun. 3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir. Buradan A blok zemin altına inilir.Burası Milli Eğitim Bakanlığı ile A blok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha. C blok 8 nolu kapı çok müsait. Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var. Oraya geçilebilir. Her zaman yok. 9 nolu kapı kilitlidir. Ama açılabilir. Ön taraftaki ışıklar oraya görmüyor. 10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor. Ön tarafta 2 kamera var. Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor. Orayı güvenlik kulübesi görmüyor. arkada camları yok. O nedenle kör bir nokta oluşuyor. Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz. Ancak fazla beklememeli. Karargah önünden hemen ikaz gelebilir” (Not: İmla ve harf hataları düzeltilmiştir) şeklinde, krokide bulunan bir çeşit şifre niteliği taşıyan harfler, numaralar, işaretler ve renklendirmelerin çözümünün bulunduğu hatta bütün krokinin ne amaçla yapıldığını açıklayıcı çarpıcı tanımlamaların olduğu, krokide belirtilen binaların Yargıtay Ana binası ve ek binalarını kapsadığı, rakam grubunun Yargıtay binalarının giriş kapılarını gösterdiği, harf grubunun ise güvenlik noktalarını belirttiği anlaşılmıştır. Ayrıca güvenlik zafiyeti olan noktaların özellikle belirtildiği, kör olan noktaların vurgulandığı, bu şekliyle Yargıtay binasına tüm güvenlik engellerini aşarak girebilmenin yollarının gösterildiği görülmüştür.
Krokiye ait açıklamalara bakıldığında, açıklamaların adres veya legal bir amaca hizmet eden bir tarif ve bilgiler içermediği açık bir şekilde görülmektedir.
“ERGENEKON Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi” isimli dokümanda; “Dünyada var olabilmiş tüm sistemler, ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasileri engellemiştir. Bunun ise; iki yolu vardır:
1- Suikast
2- Dez-enformasyondur.
...Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yol suikasttır.” İbarelerine yer verilmiştir.
Sözkonusu Yargıtay Krokisi; Yargıtay binasında bir suikast ya da bombalı saldırı düzenlenebilmesi için, ön keşif mahiyetinde olduğu, binadaki güvenlik zafiyetlerinin bulunduğu tüm noktaların belirlendiği, ERGENEKON terör örgütünün Cumhuriyet Gazetesine el bombalarının atılması ve sonrasında Danıştay saldırısı gibi provokatif eylemlerinin devamı olarak Yargıtay binasında, üst düzeydeki yargı mensuplarından birisine yönelik bir eylemin hazırlığı olarak değerlendirilmiştir.
ERGENEKON terör örgütü, amaç ve çıkarlarına aykırı gördüğü yönetimleri değiştirmek için her yolu mübah görmektedir. Ülkemizde hali hazırda mevcut yönetim aleyhinde sürekli yayın ve propaganda yürüten ERGENEKON terör örgütünün, olası bir Yargıtay eylemi sonucunda oluşacak kargaşa ve kaos ortamından yararlanma planı yaptığı açıktır. 2006 yılında türban kararını bahane ederek Danıştay 2. Dairesi yargıçlarına yapılan silahlı saldırının arkasından, iktidar partisinin kapatılması için Anayasa Mahkemesine başvuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına yönelik böyle bir çalışmanın yapılması ERGENEKON terör örgütünün amaçlarına ulaşmak için her yolu mübah gören anlayışına uygun düştüğü görülmüştür.
Yine aynı CD içinde bulunan “Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içerisinde bulunan:
“Tayyip Erdoğan.pdf” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde; 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür.
“Turgut Özal.pdf” isimli MSword belgesi incelendiğinde; 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL’a yönelik yapılan silahlı saldırı olayı ile ilgili olarak olay yerinde yapılan keşif işlemine ait tutanak,
“Ugur Mumcu.pdf” isimli “pdf” dosyası incelendiğinde, sadece Uğur MUMCU cinayeti ile ilgili resmin olduğu,
“muammer aksoy.pdf” isimli dosya incelendiğinde öldürülen Prof. Dr. Muammer AKSOY’un suikast sonrası çekilmiş resmi olduğu görülmüş, Yargıtay krokisinin bulunduğu klasör içinde, daha önce faili meçhul cinayete kurban giden ülkemizin güzide bilim adamı Prof. Muammer AKSOY ve gazeteci-yazar Uğur MUMCU’nun suikast sonrası resimleri ile eski Cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL’a yapılan suikast girişimi üzerine başlatılan soruşturmanın keşif tutanağının bir arada olması tesadüfi olmadığı kanaatini oluşturmuştur.
“YARGI TEL NOLARI.doc” isimli MSword belgesi incelendiğinde; çok sayıda Yargı mensuplarına ait isim ve telefon listesi olduğu,
“Yargıtay ile ilgili notlarım.doc” isimli dosya içerisinde:
Yüksek Yargı organlarında görev yapan yüksek hakimlerle ilgili onların durumları ve yakınları ile ilgili istihbari nitelikte bilgiler ve değişik notların olduğu, bir kısmına uğranılmaması bir kısmının babalarının durumunun araştırılması ve bir kısmının etnik, dini, felsefi ve mezhepsel düşünce ve inanç durumları hakkında fişleme yapılan bir yazı olduğu görülmüştür.
ERGENEKON terör örgütünün amacına ulaşmak için istihbarat toplanması ilkesine uygun olarak Şüpheli Nusret SENEM’in hukukçu olması da gözönüne alınarak yargıda görev yapan kişilere ait bilgileri topladığı, ayrıca kişileri siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmiş olduğu, ayrıca bir kısım hakim ve savcıların telefon numaralarının kayıt edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar Şüpheli Nusret SENEM ifadesinde sözkonusu CD’nin kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de; kendisinin CD’nin bulunduğu yerde çalışıyor olması, ayrıca CD içindeki klasörde şüphelinin ad ve soyadının bulunması, ayrıca Avukatlık yapması ve CD içinde Yüksek yargıda görev yapan kişilere ait özel ve istihbari bilgilerin bulunması dikkate alındığında savunması samimi bulunmamıştır.
Şüpheli Nusret SENEM İşçi Partisinin genel sekreteri olduğu ve odasının girişinde bulunan odada içinde devlete ait gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu CD’lerin ele geçirildiği, böylece şüphelinin devlete ait gizli belgeleri temin etmek suçunu da işlediği kanaatine varılmıştır.
Yapılan aramalar sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinde ERGENEKON terör örgütünün ana belgelerinden olan başta ERGENEKON, Lobi, Kemalist Hareket, Devletin Yeniden Yapılanması v.s. olmak üzere önemli belgelerinin ele geçirilmiş olması, şüpheli Nusret SENEM’in örgütün amacına yönelik faaliyetlerinin bulunması, legal olarak İşçi Partisini perde yaparak aslında illegal ERGENEKON gizli örgütlenmesi içinde yeraldığı göz önüne alındığında şüpheli ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurmak suretiyle silahlı terör örgütü üyesi olmak, devlete ait gizli bilgi ve belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek suçlarını işlediği yönünde kamu davasının açılması için yeterli şüphe teşkil eden delil elde edildiği anlaşıldığından;
Şüpheli Nusret SENEM hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 ve TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddesi yollaması ile TCK’nun (135/2-1,43/2), 334/1, 53, 58/9, 54/1 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
60- ABDÜLMUTTALİP TONÇER
a) Emniyet ifadesinde özetle;
Herkesin kendisini “CİZRELİ ALİ” olarak tanıdığını, bu ismin kendisinin kod ismi olduğunu, can güvenliği açısından tanınmamak için bu ismi kullandığını, daha önce Muş ve Şırnak bölgesinde geçici köy korucusu olarak 14 yıl görev yaptığını, 2005 yılı içerisinde görevden ayrıldığını, daha sonra ki dönemde Beşiktaş ta gümüş üzerine tadilat yapan bir atölye işlettiğini,
ERGENEKON operasyonu kapsamında yakalanan şahısları tanıyıp tanımadığı sorulduğunda;
Veli KÜÇÜK’ü sadece basından duyduğu kadarı ile tanıdığını, şahıs ile bir tanışıklığının olmadığını, sorulan diğer şahısları tanımadığını,
ERGENEKON terör örgütüne üye olmak şüphesi ile yakalanarak gözaltına alınan Hayrettin ERTEKİN’e Ait Sinanpaşa Mahallesi Köy İçi Caddesi Gürün Pasajı Kat:2 No:5 Beşiktaş Sayılı İş Yerinde yapılan aramada el konulan GLOCK marka ruhsatsız tabancanın gerçekten kendisine mi ait olduğu sorulduğunda;
Tabancanın kendisine ait olduğunu, şarjör içerisinde 5-6 adet fişek olabileceğini, toplam 50 adet kadar bulunduğunu, bir dönem çocuğunun sağlık sorunları ile ilgilenmek için bu silahı Hayrettin ERTEKİN’in dükkanının içerisinde bulunan ve kendisinin kullanması için verilen bir bölüme koyduğunu ve orada sakladığını,
Kendisinin çalışmış olduğu dükkânın Hayrettin ERTEKİN’in dükkânın yanında olduğunu, ancak her iki dükkan arasında giriş çıkış yapılabilecek şekilde bir kapının bulunduğunu, dükkanın ve binanın sahibi Mete isimli soy ismini bilmediği bir şahsa ait olduğunu, yaklaşık bir buçuk yıldır orada gümüş tamiri ile uğraştığını, ancak kira vermediğini, iş yerinin kirasını Hayrettin ERTEKİN’in ödediğini, ancak dükkanının herhangi bir ismi ve tabelasının olmadığını, silahının alındığı zaman polisleri görünce ilk başta korktuğunu, ancak daha sonra bir avukat kendisini arayıp konuyu söyleyince kendisinin de savcılığa gittiğini,
Daha önce Hayrettin ERTEKİN veya bir başkasına silah temin edip etmediği sorulduğunda;
Herhangi bir kimseye silah temin etmediğini, Hayrettin ERTEKİN’e de silah getirmediğini, bahsi geçen silahı da herhangi bir yerde kullanmadığını,
0 544 380 88 48 numaralı GSM hattı sorulduğunda;
Hattın kendisine ait olduğunu, bu hattı yaklaşık 1-2 aydır kullandığını, daha önce 0535 354 68 13 numaralı hattı kullandığını, halende aynı hattın kullanımında bulunduğunu,
Hayrettin ERTEKİN ile arasındaki ilişki sorulduğunda;
Son 2 yıl içerisinde ihtiyaç duyduğu zaman Hayrettin ERTEKİN’in şoförlüğünü yaptığını, son 6 aydır kendi işiyle uğraştığını ve şahsın şoförlüğünü yapmadığını, paraya sıkıştığı zaman Hayrettin ERTEKİN den para aldığını,
21.06.2007 günü saat:16.08 de Hayrettin ERTEKİN ile yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Ben Bursadayım, beyefendinin yanındayım” dediği, Hayrettin’in “Onlan bitane şey yapın şerefsiz oğlu şerefsiz” “Aliden o pitane senet alın haftadan haftaya göndersin” “Ben gönderdim de parayı zorla almayın yani” şeklindeki görüşmesi sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırladığını, görüşmede geçen ve “Beyefendi” olarak kastedilen şahsın Hayrettin ERTEKEN’in eski bir çalışanı olan Faruk..? isimli şahıs olduğunu, tarihten bir yıl kadar önce Hayrettin ERTEKİN’in otosunda bir arıza meydana geldiğini, bu konu ile ilgili Hayrettin ERTEKİN’in Faruk..? ile görüştüğünü, Faruk’un da Bursa da bu işi ucuza halledebileceğini söylemesi üzerine Hayrettin ERTEKİN’in Faruk’a tahminen 3500 YTL para gönderdiğini, Bursa’da Faruk’un parçayı alacağı şahsın Ali SATIK isimli Gökkuşağı oto iş yeri sahibi olduğunu, İlerleyen dönem içerisinde Hayrettin ERTEKİN’in parayı göndermesine rağmen şanzıman temininin yapılamadığını, kendisinin bu dönem içerisinde ailesi ile Bursa’ya akraba ziyaretine gitmek üzere olduklarını, Hayrettin ERTEKİN’in Bursa’ya gittiğinde kendisinden Faruk ve Ali ile görüşmesini ve parça temin etmesini istediğini, kendisinin Bursa ya gittiğini ve şahıslarla görüştüğünü, Ali SATIK’ın kendisine senet vermeyi teklif ettiğini, bu durumu Hayrettin’e ilettiğini, Hayrettin ERTEKİN’in de kendisinden Ali SATIK tan senet almasını ve Faruk tan ciro etmesini istediğini,
Hayrettin ERTEKİN’in yanında çalışan Kaan DUT’un tarihten bir yıl kadar önce kendisine Hayrettin’in Ali..? isimli bir şahıstan 350 YTL civarında bir alacaklarını olduğunu söylediğini, Kaan DUT’uun kendisini Ali isimli şahsın yanına gönderdiğini, kendisinin de Bebek tarafında tam adresini bilmediği bir inşaat firmasına gittiğini, Ali isimli şahsın inşaat firmasın da şoförlük yaptığını, Ali..? isimli şahsın dışarı çıkarak kendisine istenilen parayı verdiğini, kendisinin de parayı alarak Kaan DUT’a verdiğini,
Hayrettin ERTEKİN’nin
24.07.2007 günü saat:16.32 de X şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Yoktuki adamlar kaçmıştı a…na k..im, onları diğer bitane daha yakaladım” “Ondan sonra Faruk’u biraz hırpaladım” “800 milyon topladım” “Diğerlerini çarşamba günü hepsini alacam, eğer dedim o para çarşamba günü hazır” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Bu görüşmeyi hatırlamadığını, ancak Bursa’ya gittiğinde orada oto yedek parçası satan Ali SATIK, Faruk ve Ali’nin yanında çalışan Murat isimli şahıslarla muhatap olduğunu, Ali ve diğer şahısların Hayrettin’in parasını ödememeye çalıştıklarını, kendisinin de şahıslara bağırıp çağırdığını, ancak darp olayının olmadığını, şahısların 800 YTL kadar topladıklarını, bu parayı kendisine verdiklerini, olayın başlangıcında 3 adet senet imzalandığını ve kendisinin senetleri aldığını, ancak şahısların paranın bir kısmını temin etmesi ve geri kalanını ödeyeceklerini söylemeleri üzerine senetleri tekrar Ali’ye geri verdiklerini, Ali’ den aldığı 800 YTL yi İstanbul iline getirerek Kaan DUT’a teslim ettiğini, ilerleyen dönem içerisinde şahısların geri kalan borcu ödemediklerini, kendisinin yaklaşık 2 ay sonra Bursa’ya gittiğinde tekrar şahısların yanına uğradığını, ancak Ali’nin kendisi ile görüşmeden kaçtığını, bu dönem içerisinde Bursa’da bulunan Faruk’tan 200 YTL para aldığını, daha sonra bu parayı kendisine ödediğini, bu olayın sonunda şahısların Hayrettin ERTEKİN’e parayı gönderdiklerini, sadece 300-400 YTL’lik bir kısmının kaldığını, Bu dönem içerisinde kesinlikle şahıslarla aralarında kavga veya küfür olmadığını ve kimseyi darp etmediğini,
24.07.2007 günü saat: 22.27’de X şahısla yaptığı telefon görüşmesindeki; Ali’nin “Akşam PAŞAM arıyo, ben seni biliyorum tamam mı NORMALDEN arıyorsun zannediyordum bülbül gibi ötüyorum, bu Faruk’u dövdüm” dediği, X şahsın “Kalabalık gitseydiniz” dediği, Ali’nin “800 MİLYON HARAÇ ALDIM, 850 MİLYON DAHA DOĞRUSU, 1450 KALDI DEDİM” “Ya dedi nasıl kalır 1400, s..ktir lan dedim bu geçerlidir” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırladığını, bu görüşmeyi Bursa’da bulunan Ali SATIK’ın yanında çalışan Murat..? isimli şahısla yaptığını, “Paşam” derken herhangi birini kastetmediğini, kendisinin herkese bu şekilde hitap ettiğini, bunların hepsinin şaka olduğunu, kimsenin adına haraç almadığını,
21.11.2007 günü saat:23.09 da X şahısla (546 595 58 59) yaptığı telefon görüşmesindeki; X şahsın “Abi biz misafirle görüştük bugün” “Yaklaşık iki saat filan bir görüşme oldu gerekenleri söyledim 400 bin dolarlık senetleri yarın biz alıyoruz” “Ilkin senle görüşecek” “O şeyleri falan alıyo bilgin olsun” şeklindeki görüşmesi sorulduğunda;
Kendisinin bu görüşmeyi hatırlamadığını, bu görüşmeyi kendisinin yapmadığını,
Askeri personelden kimleri tanıdığı sorulduğunda;
Bir dönem Muşta görev yapan Mustafa Kemal TUTKUN paşa ile görev ile ilgili görüştüğünü ancak şu anda görüşmediğini, ayrıca Muş alay komutanı Naim KURT ile görüştüğünü, bu şahıslada emekli olduktan sonra görüşmediğini, Muş Emniyet İstihbaratı Şube Müdürü ile de PKK konusunda yardım amaçlı görüşmelerinin olduğunu, daha önceki dönemlerde yani geçici köy koruculuğu yaptığı dönemlerde istihbarat birimleri ile görüştüğünü, ancak kod isimi kullandıkları için görüştüğü şahısların gerçek kimliklerin bilmediğini,
05.09.2007 günü saat:18.22’de Mastafa..? (534 301 54 40) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi hatırlatılıp MUSTAFA’NIN “Dün beni aldılar Ali. Ağzımı gözümü yamulttular” “Evden çağırdılar aşağıya indim aldılar götürdüler ormana” “Tanıyorum biraz isimlerden bahsetti telefonda konuşulmayacak şeyler var” “Bazı büyük isimler saydı biz bunlardanız şudur budur” “Bi milletvekili öldürüldü ya o yüzden diyorum” “O milletvekili öldürüldü ya hani arabasında vuruldu, onu öldüren biziz şudur budur” dediği, Ali’nin “Telefonda konuşmamda onun anasını s..kerim ben” dediği, X şahsın “Sen birşey yapmıyorsan bana bir emanet vereceksin ben ucuz mucuz bulacam” dediği, Ali’nin “Onlarla görüşeğiz” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını, Mustafa isimli şahısı tanımadığını, kendisinin Mustafa isimli abisinin olduğunu, ancak abisinin bu işlerle uzaktan yakından ilgisinin olmadığını,
18.10.2007 günü saat:11.31 de H.İBRAHİM (506 548 50 88) ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırladığını, görüşmeyi Halil İbrahim isimli, Etilerde bir kuaför dükkanı işleten şahısla yaptığını, görüşmede Halil ibrahim’in sevgilisinin bir dönem Ankara da kalacak yer araması ile ilgili olduğunu, H.İbrahim’in kendisinden bu konuda yardım istediğini,
28.10.2007 günü saat:19.44 te H.İBRAHİM (506 548 50 88) ile yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsın “3.kolordu astsubay lojmanları sosyal tesisleri, aldığın andan itibaren doğal olarak bağlı olan Beşiktaş’taki Orhaniye’yi de veriyorlar sana” dediği, Ali’nin “Hangisi şanslıysa onu alacağız paralı olanı alacağız” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırladığını, görüşmeyi de Halil İbrahim ile yaptığını, şahsın berber olduğu için 3. kolordu tesislerinin kuaför işini almaya çalıştığını, bu konu ile ilgili görüşme yaptıklarını, kendisinden askeriyede olan tanıdıklarıyla konuşmasını istediğini, ancak bu konu ile ilgili kendisinin askeriyeden kimseyle görüşmediğini,
17.12.2007 günü saat:12.49 da .?. Emniyet Müdürlüğünü aradığı (0436 216 10 17) ve yaptığı telefon görüşmesinde; telefonu açan görevliye Mustafa isimli biri ile görüşmek istediğini söyledikten sonra “Cizreli Ali deyin jandarmadan” “Cizreli Ali Jandarma Istihbarattan de” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırladığını, Muş ilinde olduğu bir sırada Muş Emniyet müdürlüğü Narkotik Şube de çalışan Polis memuru Mustafa..? ile görüşmek istediği için bu şekilde yaptığını, Emniyet Müdürlüğünü aradığını ve Mustafa..? isimli görevliyle görüştüğünü, daha önce Jandarma istihbaratına muhbirlik yaptığı için kendisini bu şekilde tanıttığını, uyuşturucu ile ilgili bilgi edindiğinde bunu narkotik birimlerine bildirdiğini, bu zamana kadar muhbirlik yaptığı için Muş emniyetinden de resmi olarak para aldığını,
29.12.2007 günü saat:16.25 te Gönül..? isimli şahısla (546 746 22 41) yaptığı telefon görüşmesindeki; Ali’nin “PAŞAMIN bazı malzemeleri var onları almaya gidiyoruz şuanda” “Senle her zaman görüşebiliriz ama bu bizim mevzuyla ilgili kaçıklık olmuyo” “YANİ ORDA RAPOR VERMEMİZ LAZIM NE BOK YEDİK NE YEDİK NE YEMEDİK ANLADINMI” “MİLLETİ VATANI KURTARMAYACAĞIM ARTIK, Allah izin verirse bu iş bitecek artık kendileri vatanı korusun” “Eğerki bana bıraksalar ben beş arkadaşamı toplar GECEDE 20 KIŞIYI ÖLDÜRÜRÜM, kimin ne olduğunu biliyoruz kimin ne kahpe yaptığını biliyoruz ama fırsat yok İŞTE NEYMİŞ ADALET VARMIŞ YOK KAMU VARMIŞ” görüşme içeriği sorulduğunda;
Malzemelerini alacağı şahsın kim olduğunu hatırlamadığını, görüşmede geçen konunun PKK terör örgütü ile ilgi olduğunu, medyada çıkan şehit haberleri ile ilgili “Bana bıraksalar 20 kişi ile gider hepsini öldürürüm” dediğini, ancak adaletin bunu engellediğini böyle bir şeye izin vermediğini kastettiğini, “Kahpe” diye bahsettiği nin PKK olduğunu, Türk adaletine güvendiğini,
03.02.2008 günü saat:17.12’de Mekin..? (532 428 25 56) ile yaptığı telefon görüşmesindeki; Mekin’in “O sana zarf atmış para muhabbetine, sen canını sıkma biz birbirimize yardım edeceğiz” dediği, Ali’nin “Yemin ederim Istanbul ikinci başkanı geldi Emniyet Müdürlüğüne” “Tuttum ellerinden elimi attım bunun omzuna eyvallah dedim, Paşamda şaşırdı hayırdır dedi Ali yine birşeyler karıştırmaz sinirliydim ya” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
29.06.2007 günü saat:12.10 da X şahısla (506 548 50 88) yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsın Haliç’te bulunan Hadımköy Spor tesisleri başkanının Fatoş..? isimli bayanı dövmeye kalktığından bahsettiği, Ali’nin “Hemen iki dakikada öğrenirim kim olduğunu” “Ben onu hallederim bizim Kıvırcık Sedat’ı arayacam, bizim orada dostlarımız var, bir daha öyle akıllı olsun” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını, ancak görüşmeyi Halil İBRAHİM ile yapmış olabileceğini,
09.10.2007 günü saat:15.47 de X şahısla (536 415 45 36) yaptığı telefon görüşmesindeki; Ali’nin “Ulan ben senin avradını s.kecem bu cuma günü a.ına koyacam senin” “Ben sana ne yapacam görürsün” dediği, X şahsın “Seni savcılığa da verdim” dediği, Ali’nin “Ver senin o SAVCINI DA S.KECEM oğlum” “SENIN O SAVCINIDA S.KECEM OĞLUM. Şerefini s.ktiğimin o.ospu çocuğu” “Ben senin için iki tane adamı cezaevine gönderirim” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Telefon görüşmesini ve görüşmeyi kiminle yaptığını hatırlamadığını,
30.10.2007 günü saat: 22.49 da Ahmet..? (532 200 11 27) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesindeki; Ahmet’in “Bu Abdullah ÇATLI olayını anlattım dayı” “Sen imkanları olan adamsın” dediği, Ali’nin “Havaalanındayım BİRŞEY VERECEKTİM SANA en yakın sendin çünkü” “BİŞEY SANA BIRAKACAKTIM DA BEN UÇAĞA BİNECEKTİM bi yere gidiyorum” “Gerek kalmadı ATEŞE’DE bir arkadaş çağırdım onlar geldiler” “Diyorsun Abdullah ÇATLI bilmem ne zıkım olduda uzaklaştı” dediği, Ahmet’in “O zaman yanımızda görmek istedik ya halen devam ediyo çok kötü güzelleştik” “Bizim şimdi birşeylere ihtiyacımız olacak” “Şimdi biz bi savaş patlattık ne kadar büyüğümüz var ne kadar abilerimiz var bilmiyorum ama bize bi ulaşmaları lazım artık bıçakta kemiğe dayandı BENIM ÇOK ACAYIP BIÇIMDE MÜHIMMATA IHTIYACIM VAR HABERIN OLSUN” dediği, Ali’nin “Telefonda bunlar konuşulacak işler değil” diyerek yüz yüze görüşmek istediği, Ahmet’in “Mete abi” “O işide bi gözden geçirelim onada zıplayacaz tamammı dayı” şeklindeiki görüşme içeriği sorulduğunda;
Telefon görüşmesini yaptığı şahsın Ahmet KÜTÜK olduğunu, şahsın Kumburgazlı olduğunu, bu şahsın insan kaçakçılığı yaptığını, Emniyetle bu şahsı yakalatmak için çalışmalar yaptığını, Ahmet KÜTÜK ile telefon görüşmeleri yaptığınıve onun güvenini kazanarak yakalanmasını sağladığını, şahsın neden Abdullah ÇATLI dan bahsettiğini bilmediğini, kendisinden silah ve fişek istediğini, kendisinin de şahsı yakalatmak için bunu kabul ettiğini, ancak kendisinin Devlete muhbirlik yaptığını duyduğu için şahsın gelmediğini, kendisinin Ahmet KÜTÜK isimli şahsın güvenini kazanmak için bu şekilde davrandığını,
09.01.2008 günü saat:15.09 da Ahmet..? (554 845 45 84) ile yaptığı telefon görüşmesindeki; Ali’nin “Dinleceksin sözümü. Ondan sonra yola geleceksin oğlum herkes dünya kadar para kazanıyor. Bizim dünya kadar paramız var” dediği, Ahmet’in “Yapcaz işte işallah Ali abi, senin dediğin iş ne” dediği, Ali’nin “Ahmet o o arkadaşlar ne oldu” “O iki tane onlara güveniyormusun” diye sorduğu, Ahmet’in “onlar yaramaz ya, onlar yararda o konular öyle muhabetteleri biliyorsun Ali abi sevmiyorum sertliği”dediği, Ali’nin “Iyi bitane araba sana ayarlayalım oğlum” dediği, Ahmet’in “Abi Müjdat hapiste ötekisini de görmüyorum ne zamandır” “Yarın geleceğim abi sana” dediği, Ali’nin “Bak başkasını çağırırım” “yarım saatte gel” “Beşiktaş’ta yerimiz” dediği, Ahmet’in “Tamam abi elimde güzel ekip var bi geliyim konuşalımda ben aslında o işleri sevmiyorum, sertli sert olmayı sevmiyorum” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi yaptığı kişinin insan kaçakçısı Ahmet KÜTÜK olduğunu, bu şahsın doğudan ve batıdan temin ettiği insanları Avrupa’ya kaçırdığını, hatta PKK üyelerini de Avrupa’ya kaçırdığını, kendisinin Ahmet KÜTÜK ile irtibatlı olarak onun güvenini sağlamaya çalıştığını, çünkü bu şahsı Muş veya İstanbul emniyetine yakalatabilmeyi sağladığı takdirde ikramiye almayı düşündüğünü, şahsı yanına çağırmasına rağmen Ahmet KÜTÜK’ün, kendisinin muhbirlik yaptığını bildiğinden dolayı yanına gelmediğini,
23.01.2008 günü saat:10.08’de Ahmet..? isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde geçen; Ali’nin “Başka bir kimlikle gittim” “Fatih adliyesindeyim savcı beyin yanına gelmişim ondan sonra arattırdım ben şimdi” şeklindeki beyanları sorulduğunda;
Görüşme yaptığı kişinin Ahmet KÜTÜK olduğunu, Ahmet KÜTÜK’ü yanına çağırdığında gelmediğini, sebebini sorduğunda şahsın Büyükçekmece de polisçe yakalandığını söylediğini, bunun doğru olup olmadığını kontrol etmek amacı ile karakolu aradığını ve Ahmet KÜTÜK’ün kullanmış olduğu sahte kimlik olan Can VARDAR ismini sorduğunu, ancak kendisine bu konuda bilgi vermediklerini, telefon görüşmesinde Can VARDAR olarak birinin tutuklanmadığını öğrendiğini, Ahmet KÜTÜK yakalandığında Can VARDAR sahte kimliğini kullandığını söylediğini, görüşmede “Başka bir kimlikle gittim” derken bunu kastettiğini,
30.01.2008 günü saat:19.22’de Çağrı..? ile (543 345 15 15) yaptığı telefon görüşmesinde geçen; Çağrı’nın “Vatan caddesindeki otelin adı neydi bi abilerin oteli varya” “Hani ağabeylerin ya MAFYALARIN VAR YA, BIZIM DOSTLARIMIZIN YA” “Bunlar meşhur abiler mafya herifler” dediği, Ali’nin “BILIYORUM BIZIM DOSTLARIMIZ BUNLAR” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Telefon görüşmesini yaptığı şahsın Çağrı ….? İsimli, soy ismini bilmediği bir kişi olduğunu, şahsın nereli olduğunu bilmediğini, muhtemelen Gaziantepli olabileceğini, şahsın bir üniversite de okuduğunu duyduğunu, kendisine telefon açarak Vatan caddesinde bulunan AKGÜN otelini sorduğunu, bunu sorarken de “MAFYALARIN, abilerin ya” diyerek sorduğunu, kendisinin de “Biliyorum onlar bizim dostlarımız” şeklinde cevap verdiğini, görüşmede geçen otelin AKGÜN oteli olduğunu, bu otelin sahibini tanımadığını ve orada dostlarının olmadığını, sadece hava atmak için bu şekilde konuştuğunu,
28.01.2008 günü saat:16.49’da Ömür..? İle (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Adamlar bugün gelmiş” “Demişler ki biz Cizreli Alinin ortağıyız” “Adını duymuş tırsmışlar yarın yine gideriz alırız abi tamam 5 i” dediği, Ali’nin “Senin hatırın için yoksa ben başka şekil yaparımda benim şey biraz farklıdır bu bölgede anladın mı ne demek istiyorum” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
*28.01.2008 günü saat:16.52’de Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Sen bunları çağırıyorsun” “Zeytinburnu’nda bir yere gelin” “Para konusunda bizim paramız problem değil demi” Paralı gelsinler de onları başka şekilde konuşacağız oğlum onlar telefonda olmaz anladın mı ne demek istediğimi” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
28.01.2008 günü saat:18.23’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Yarın sende gel onların dükkanına gidelim olmazsa o köpekleri bir daha çağırtırım kulaklarını keserim bu sefer birdaha o aileye karışmasınlar” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
28.01.2008 günü saat:18.19’da Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Ali abi hallolmuş olay adamlar tamam size dokunmayız demişler” “Bunlarda demişki Hayrettin ertekin’in yeğeni benim kızımın arkadaşı” “Öyle hallolmuş yani” “Ben bi şey ayar çekerim” dediği, Ali’nin şahısların kendisini arayarak özür dileyeceklerini söyledikten sonra “Bu insanlar ömür boyu orada hayatını sürdürecekler ama niye?. Bizden dolayı.” “Ben derimki; bu bölge benim bölgemdir karışmayın! Karışmazlar çekinirler” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
28.01.2008 günü saat:20.44’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Beni ZEZENIN adamı aradı” “Özür diledi kusura bakmayın dedi” “Ali abiye ulaşamadık dedi” dediği, Ali’nin “Bunlar bizi tanıdı artık bunlara yarın bu arkadaşlarımıza cezasını versinler bu iş bitsin” “Onlara kendimi bir şekil yaptırıcam bir yere yollayacağım ben o adamları” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Telefon görüşmelerini kendisinin yapmadığını,
29.01.2008 günü saat:19.35’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Abi ben konuştum cart curt ediyorlar” “ dedim abi böyle söyledi parayı versin bitsin dedim” “Uzattıkça uzatıyorlar abi sen artık ne yapacaksan yap” dediği, Ali’nin “Beni arasın bu” dediği, Ömür’ün “Kız mı annesi mi çocuk mu” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Telefon görüşmelerini kendisinin yapmadığını,
02.02.2008 günü saat:10.57’de Murat..? ile (535 615 5491) yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Araba çalıntı ondan dolayı alınmışlar” “Mahkemesi Kadıköy’de yapılacak” “Amir bey dedi ki; Ali biz gereğini yaparız.” “Yüzde birmilyon bu işler böyle Muradım” “Ne yapalım iş bize düştü demek ki” “Başka müdürler var dedik hani görüşmemiz daha iyidir” “Bakarız şimdi ben adliyeye geçeceğim” “Duruşmaya gidecekse konuşeceğiz” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
02.02.2008 günü saat:12.05’te Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Bunu bugün çıkartacaklar nöbetçiye” “Şimdi buna bi şeyler yapmamız lazım çıkartmamız için gerçi ben Ali için birşey yapmak istemiyorum ama” “Bi dostla görüştüm de dostlardan birisi yardımcı olacak bu herife” “Çıktıktan sonra BUNA BIRŞEYLER ATACAĞIZ bu pezevenk verir mi” dediği, Murat’ın “Zorlar NE KADAR ISTIYORLAR” dediği, Ali’nin “IKI ÜÇ FILAN VERIRIZ IKI VERIRIZ ama bunun şeyi zordur sana söyleyeyim çenç olayında birşeyler olmuş” “Hırsızlık varmış” şeklindeki görüşme içeriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
*02.02.2008 günü saat:13.32’de Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Ali’nin “Emniyete haber verdik” “Sana söylediğim şekil yani bizim iki tane güzel dostum var” “Orda görevli değil de başka bi yerde” “Rica edecekler” dediği, Murat’ın “NE DIYORLAR BEDEL NE” diye sorduğu, Ali’nin “IKI IKI OLSUN IKI VERELIM” “Gereğini yapsınlar biz paslaşırız sonra” “Savcıya haber vermişler vermeseydiler sorun kalmazdı” şeklindeki görüşme içeiriği sorulduğunda;
Görüşmeyi hatırlamadığını,
El konulan 0630940 seri numaralı hafıza kartının içeriği sorulduğunda;
Hafıza kartında çıkan resimlerin kendisine ait olduğunu, resimde silahlı olarak poz verenin oğlu Veysel Emre TONÇER olduğunu, resimleri tarihten 2,5 yıl kadar önce Muş ilinde iken evinde çektiğini, İlk üç resimde geçen 14 lü tabancanın ruhsatsız olduğunu ve üzerinde taşıdığını, Köy Koruculuğunu bıraktığı için üzerinde tabanca olduğunu, bir dönem Muş İl Jandarmaya istihbarat amaçlı çalıştığını, Muhbirlik yaptığını, O dönemde Muş İl Jandarmaya üzerinde silahla girerken yakalandığını ve silahla ilgili hakkında işlem yapıldığını,
4. Resimdeki silahın 14 lü tabir edilen bir tabanca olduğunu, 1994 yılında, PKK itirafçısı olduğunu ve Jandarma İstihbarata çalışmaya başladığını, resmin Cudi Dağında çekildiğini, bir dönem Jandarma da, PKK için istihbarat sağlarken, operasyonlara da katıldığını, fotoğrafta görülen tabancanın da o dönem kendisine resmi olarak verilen tabanca olduğunu, sonradan bu görevden ayrıldıktan sonra tabancayı iade ettiğini,
2005 veya 2006 yılında askerliğini Muş İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat bölümünde yaptığını, askerliğini sivil istihbaratta yaptığı için, sivil kıyafetler kullandığını, elindeki A4 olarak tabir edilen silahın kendisine zimmetlenen otomatik tüfek olduğunu, yine elindeki tabanca’nın da kendisine zimmetli bir tabanca olduğunu” beyan etmiştir.

b) Savcılık ifadesinde özetle;
Emniyette vermiş olduğu ifadelerini aynen tekrar etiğini, arama sırasında çalıştığı dükkanın Hayrettin ERTEKİN’e ait olduğunu, bahse konu dükkan da 7 aydır gümüş tamirciliği yaptığını, daha sonraki dönemde Azerbaycanlı ustasının iş yerine uzun bir dönem gelmemesi üzerine onun yerine çalışmaya başladığını, iş yerinde kullandığı oda da Hayrettin’e ait bir buzdolabının bulunduğunu, iş yerinde kendisine ait özel herhangi bir vergi levhası, belge veya kira kontratı gibi belgelerinin bulunmadığını, dükkanın mülkiyetinin METE..? isminde bir şahsa ait olduğunu, kendisinin çalıştığı iş yeri için kira ödemediğini,
Herkesin kendisini CİZRELİ ALİ olarak bildiğini, 1990 yılında Cizre 'de PKK terör örgütüne katıldığını, 1 yıl Kuzey Irakta askeri ve siyasi eğitimden sonra önce Çukurca'ya sonrada Muş'a savaşçı olarak gönderildiğini, 1993 yılı 10. ayında Muş ilinde güvenlik güçlerine teslim olduğunu, o dönem içerisinde SASON korucu başı ile Hasköy Korucu başının hayatını kurtararak teslim olduğu için Diyarbakır'da 3 Nolu DGM'de yargılandığını, PKK itirafçısı olarak hiçbir ceza almadığını, mahkemesinin devam ettiği dönemlerde Şırnak bölgesinde askeriyeye yardımcı olduğunu, daha sonra mahkemeden beraat kararı çıkması üzerine Muş'ta jandarma istihbaratta askerlik görevini yaptığını, kendisinin aslen Şırnak Cizre'li olduğunu, terhis olduktan sonra geçici köy korucusu olarak Muş Merkez Hasköy ilçesinde 12-13 yıl çalıştığını, abisi MUSTAFA TONÇER’in İstanbul'da Artı Özel Güvenlik şirketinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 1995-1997 yıllarında Bingöl'de bir operasyon sırasında itirafçı bir şahıs olan ADİL TİMURTAŞ ile tanıştığını, ADİL TİMURTAŞ’ın Diyarbakır JİTEM Grup Komutanlığında görevli olduğu dönemde kendisinin askerlik yaptığını, Bingöl ili Genç ilçesi kırsal alanında PKK terör örgütü ile çatışmaya girdiklerini, bu operasyon da ADİL TİMURTAŞ'ın komutanı olduğunu, daha sonraki dönemlerde bu şahısla samimiyetini ilerlettiğini, kendisinin 1994 yılında Elazığ'da Zeki Yüzbaşının komutanı olduğu Elazığ JİTEM Grup Komutanlığına bağlı olduklarını,
2006 yılı yaz ayında İstanbul'a geldiğini, o dönemde ADİL TİMURTAŞ’ın İstanbul’ da olduğunu, bu şahsın kendisine iş bulacağını söylemesi üzerine Beşiktaş'a gittiğini ve şahısla görüştüğünü, daha sonra kendisini Hayrettin ERTEKİN’in Beşiktaş ta bulunan ofisine götürdüğünü ve orada işe başladığını, bu işten aylık olarak yaklaşık 450 YTL maaş aldığını, maaşını KAAN DUT'tan aldığını, yapmış olduğu gümüş işinden kalan bahşişlerle aylık gelirinin toplamda 600-700 YTL yi bulduğunu,
Kendisinin ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını, örgütün ismini ilk defa duyduğunu, zaman zaman Hayrettin ERTEKİN'in alacağı ile ilgili konularda Bursa'ya gidip geldiğini, ancak illegal hiçbir iş yapmadığını, itirafçı olduğu dönemde Muş, Şırnak ve Bingöl'de JİTEM görevlileri ile birlikte her türlü PKK konusunda mücadele ettiğini, JİTEM'de görev yaptığı sırada komutanlarının Şehit Kadir KILAVUZ Binbaşı, Cem ERSEVER Binbaşı, Şırnak bölgede ALİ Binbaşı, Silopi'de RIDVAN Yarbay, Muş'ta ZEKİ Binbaşı, Naim KURT Albay, İstihbarat Şube Müdürü Kenan Sefa BÜYÜKAYDIN, Yavuz ERTÜRK paşa, Muş İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Osman ERKOL, Mustafa Kemal TUTKUN paşa, (Muş Güvenlik Komutanı) ile itirafçılardan Adil TİMURTAŞ, Muammer SONAR, Bedirhan KURT, Hüseyin (KOD) Hüseyin BİLBİL (CİZRELİ), Ibrahim BABAT, Mehmet DÖRTYAMA, Abdülkadir AYGAN, Eyüp (SİLOPİLİ), SAKALLI ve YEŞİL (kod) Mahmut YILDIRIM arkadaşı olarak belirttiği şahıslarla 1993 yılı 10. ayından 1995 yılı sonlarına kadar JİTEM'de faaliyetlere katıldığını, YEŞİL (KOD) Mahmut YILDIRIM ile Muş Şenyayla'da 1995 yılında kırsalda operasyonlara katıldığını, ancak şu anda Mahmut YILDIRIM'ın nerede olduğunu bilmediğini,
Cem ERSEVER'in öldürülmesi olayı ile ilgili basından duydukları dışında özel bir bilgiye sahip olmadığını, kendisinin Veli KÜÇÜK ile bizzat yüz yüze görüşmediğini, sadece medyadan ismini duyduğunu, Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM ve diğer kişilerle görüşmediğini, herhangi bir irtibatının olmadığını, şuanda irtibat halinde olduğu ve görüştüğü hiçbir komutan olmadığını, ancak itirafçılardan Muammer SONAR ile görüştüğünü, ancak Muş Emniyet Müdürlüğü ile irtibatlı olarak yaklaşık 2 ay kadar önce Muş İstihbaratına bilgiler vererek 3 kilo saf esrar ve tabancayı polise yakalattığını, bu işten de 500-600 YTL ikramiye aldığını,
Kendisinin telefon rehberinde kayıtlı olan “Bİ TANEM” in kız arkadaşı Gönül..? isimli bayana, “ADİL AZO” olarak kayıtlı olan 0535 705 49 23 numaralı telefonun, Adil TİMURTAŞ'ın arkadaşı Abuzer..? isimli şahsa, Ahmet ARK şeklinde kayıtlı olan 0555 498 35 23, 542 241 53 81 numaralı telefonların, Ahmet FAHRİ olarak kayıtlı 0537 443 43 31, 0544 788 37 76 numaralı telefonların, Ahmet MURAT olarak kayıtlı 0535 541 11 42, 0537 895 72 32 numaralı telefonların kendisinin insan kaçakçılığını yaptığını bildiği ve yakalatmak için uğraştığı Ahmet KÜTÜK isimli şahsın arkadaşlarına ait olduğunu ancak bu şahısların isimlerini bilmediğini,
Kendisinin tarihten 1 yıl kadar önce Ahmet KÜTÜK'ü Kurtuluş'ta yakaladığını, şahsa "SEN İNSAN KAÇAKÇILIĞI YAPIYORSUN" dediğini, şahsında kendisine yardımcı olma konusunda söz verdiğini, bunun üzerine İpsala Jandarma da bölük komutanı Mustafa..? üsteğmen ile yanındaki uzman çavuşla irtibata geçtiğini, o dönemde eşinin rahatsızlanması üzerine Muş a gittiğini, Ahmet KÜTÜK’ün o sırada kendisini cep telefonun dan aradığınıve insan kaçakçılığı ile ilgili iblgiler verdiğini, kendisinin de bu bilgileri ilgili birimlere ileterek kaçakçılık yapan şahısları yakalattığını, bunun üzerine Ahmet KÜTÜK’ün kendisini aramamaya başladığını, bunun üzerine kendisinin Ahmet KÜTÜK ve etrafındakileri aramaya başladığını, o dönemde Van ve Nusaybin civarında PKK üyesi iki kişinin teslim olması ile ilgili olarak Muş İstihbarat Şube Müdürü ve Kaçakçılık Şube Müdürü ile koordineli olarak bir çalışma hazırlığı içinde olduğunu ancak o dönemde Hayrettin ERTEKİN'in işyerindeki sekreterinin kendisini aradığını ve "Senin silahın alınmış, gel" dediğini, kendisinin de Mardin'den uçağa binerek 20-21 Şubat 2008 tarihinde İstanbul'a geldiğini, İstanbul’a geldiğinde Kaan DUT’un adliyeye gideceğiz demesi üzerine kendisinin teslim olduğunu,
Telefon sim kart çözüm tutanağında bulunan ARK ADİL İST 0535 706 78 55 yazılı numaranın Adil TİMURTAŞ'ın arkadaşı olan ancak ismini hatırlamadığı şahsa ait olduğunu, Avk. Mustafa..? 0216 445 63 08, Avk. ÖMER..? 0532 333 51 19 numaralı telefon sahipleri ile Hayrettin ERTEKİN’in bürosunda tanıştığını, ajandasında bulunan “B özel hark g k 0537 343 36 23” numaralı telefon numarasının Bingöl Özel Harekat Grup komutanı olan daha sonra Ankara'ya tayini çıkan HASAN..? binbaşıya ait olduğunu,
Bilal ASBY 0505 292 29 84 yazılı telefon numarasının Silopi'den silah arkadaşı olan Bilal..? (Astsubay) isimli şahsa ait olduğunu, BUCAKLARLEVENT 0542 336 11 21 , 0537 559 82 49 yazılı telefon numaralarının BUCAK aşiretinden olduğunu söyleyen Levent..? isimli şahsa ait olduğunu, Hayrettin abi 0542 433 07 71, 0212 259 09 99 numaralı telefon numaralarının Hayrettin ERTEKİN'e ait olduğunu, “J ark osta 0537 211 32 81 numaralı telefonun Jandarmadan bir arkadaşına ait olduğunu ancak ismini hatırlayamadığını, KOMUTAN 0536 474 62 97 numaralı telefon ile KOMUTAN GAZİ 0532 482 92 07 numaralı telefonun ismini hatırlayamadığı komutanlarına ait olduğunu, Mahir SONAR 0536 657 87 60, 0505 236 36 60 numaralı telefonların itirafçı olan Muammer SONAR'a ait olduğunu,
İletişim tespit tutanaklarında “PAŞA” diye hitap ettiği kişinin kim olduğu sorulduğunda;
Kendisinin çocuğuna bile “Paşam” şeklinde hitap ettiğini, özel bir kişiye PAŞAM diye hitap etmediğini,
24/07/2007 tarihinde saat 22:27 den 22:29 arasında yapmış olduğu görüşme sorulduğunda;
Kendisinin bu görüşmeyi Bursa'da Oto tamirciliği yapan soy ismini hatırlamadığı Murat..? Isimli şahısla yaptığını, görüşmeyi şaka amaçlı yaptığını, kendisinin hiç bir kimseden haraç almadığını, görüşmede “AĞAM” diye bahsettiği kişinin Hayrettin ERTEKİN olduğunu, kötü amaçlı olarak yapılan bir görüşme olmadığını,
05/09/2007 tarihinde kendisine ait 0544 380 88 48 numaralı telefondan 0534 301 54 40 numaralı telefonu arayarak Mustafa..? isimli şahısla yapmış olduğu görüşme okunup;
“Orada MİLLETVEKİLİ ÖLDÜRÜLDÜ YA, HANİ ARABASINDA VURULDU, ONU ÖLDÜREN BİZİZ, ÖYLEMİ YA, İYİ BİZİ DE ÖLDÜRSÜNLER, TELEFONDA KONUŞMA, ONUN AVRADINI SİNKAF EDERİM, BEN MAHVOLDUM, SIKINTIYA DÜŞTÜM, NE OLUR BİR GÖRÜŞELİM, SEN BİRŞEY YAP, SEN BİRŞEY YAPMIYORSAN BANA BİR EMANET VERECEKSİN, BEN UCUZ MUCUZ BULACAM, BEN SENDEN ALACAĞIM, HEPSİNİN ANASINI AVRADINI SİNKAF EDECEĞİM" şeklindeki görüşmeleri soruluduğunda;
Kendisinin bu görüşmeyi kiminle yaptığını hatırlamadığını, öldürülen milletvekilinin kim olduğunu bilmediğini, emanet olarak bahsedilen şeyin de ne olduğunu bilmediğini,
03/10/2007 tarihli görüşme tutanağındaki “AĞAYI GÖNDERDİK YURTDIŞINA ÇİN'E” olarak bahsettiği kişinin kim olduğu sorulduğunda,
Bahse konu şahsın Hayrettin ERTEKİN olduğunu, kendisinin Hayrettin ERTEKİN’e “AĞA” şeklinde hitap ettiğini, tüm konuşmalarda geçen (AĞA) nın Hayrettin ERTEKİN olduğunu,
09/10/2007 tarihinde yapmış olduğu görüşmede sövmüş olduğu savcının kim olduğu sorulduğunda;
Böyle bir görüşmeyi hatırlamadığını,
28/10/2007 tarihli görüşme sorulduğunda;
Görüşmede geçen "BEN PAŞAMLA BERABERİM, ŞİMDİ BİLMEM LAZIM, YARIN BEN TELEFONLARA CEVAP FELAN VERMEM, PAŞAM ŞEYLER VAR, BİRİFİNGLER VAR, BİLMEM NELER VAR, ONLA BERABER OLACAĞIM ÇÜNKÜ..." derken beraber olacağını söylediği paşanın paşa Ethem ERDAĞLI olduğunu, kendisinin 3.Kolordu Komutanı olduğunu, bir yakınının kolordu da yapmak istediğini, görüşmenin bundan ibaret olduğunu,
28/10/2007 tarihli görüşmesi sorulduğunda;
Halil İBRAHİM isimli arkadaşının 3.Kolordunun astsubay-subay tesislerindeki kuaför salonunu tutacağını, buranın teklif verme usulü ile tutulacağını, görüşmede geçen “6 Milyar” konusunun ise söz konusu yerin tadilatı ile ilgili olduğunu,
Bazı görüşmelerinde " TELEFONLA GEREK YOK, BU KONUYU TELEFONLA GÖRÜŞMEYELİM" şeklinde niye görüştüğü, neden telefonla bazı şeyleri görüşmek istemediği sorulduğunda;
Yapmış olduğu görüşmelerin Ahmet KÜTÜK’le yapılmış olan görüşmeler olduğunu, şahsı yakalatmak maksadı ile bu şekilde konuştuğunu,
17/12/2007 tarihli görüşmede kendisini "CİZRELİ ALİ JANDARMA İSTİHBARATTAN" şeklinde tanıtmasının sebebi sorulduğunda;
Daha önceden Jandarma İstihbaratta çalıştığı için ve kod adı olarakta “Cizreli Ali” ismini kullandığından herkesin kendisini o şekilde tanıdığını, o yüzden bu şekilde konuştuğunu,
Ahmet..? ismindeki şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinde Ahmet'in kendisine "BİZ BİR SAVAŞ PATLATTIK, NE KADAR BÜYÜĞÜMÜZ VAR, NE KADAR ABİLERİMİZ VAR BİLMİYORUM, AMA BİZE BİR ULAŞMALARI LAZIM, ARTIK BIÇAKTA KEMİĞE DAYANDI, BENİM ÇOK ACAYİP BİR ŞEKİLDE MÜHİMMATA İHTİYACIM VAR, HABERİN OLSUN" dediği, kendisinin de "OĞLUM TELEFONLARDA BUNLAR KONUŞULACAK İŞLER DEĞİL..." şeklinde cevap verdiği hatırlatılarak bahse konu görüşme sorulduğunda;
Bu görüşmeyi Ahmet KÜTÜK isimli şahısla yaptığını, şahsın kendisinin Devlet için çalıştığını bilmediğini, kendisine zarf atığını, Ahmet KÜTÜK’ün güya mühimmat ve silah bulup PKK'lı öldüreceğini, ancak kendisinin buna inanmadığını, şahsa hiçbir şekilde silah ve mühimmat temin etmediğini, Ahmet KÜTÜK’ün 30 yaşlarında sarışın 1,75 boylarında Kumburgaz'lı bir şahıs olduğunu, daha önce de polis tarafından Büyükçekmecede 3-4 ay önce yakalandığını, ancak sahte kimliğinde Can VARDAR olarak geçtiği için serbest bırakıldığını, Can VARDAR ismini kullanan kişinin Ahmet KÜTÜK olduğunu, Kurtuluş'ta bir kahveye takıldığını, ikamet olarak Kumburgaz'da Merkez Çarşı'da tek katlı bir evde oturduğunu,
28/01/2008 tarihli Ömür..? isimli şahısla yapmış olduğu görüşme de "BANA BU ADAMLARI GETİR, YANIMA ZEYTİNBURNU'NA 5 MİLYAR LİRA İLE Mİ GELSİNLER, ZEYTİNBURNU'NA OĞLUM PARALI GELSİNLER DE ONLARI BAŞKA ŞEKİLDE KONUŞACAĞIZ, OĞLUM ONLAR TELEFONDA OLMAZ, ANLADIN MI NE DEMEK İSTEDİĞİMİ MARİNAYA GELİN" şeklindeki beyanları sorulduğunda;
Görüştüğü şahsın Hayrettin ERTEKİN’in yeğeni olan Ömür ERTEKİN olduğunu, görüşmede geçen Marina'ya getirilecek olan kişileri anlayamadığını, Bostancı'da bir galerinin olduğunu, 5 milyar olayının da ne olduğunu hatırlayamadığını, kendisinin adını kimlerin kullandığını hatırlayamadığını,
03/02/2008 tarihinde Mekin..? isimli Düzceli şahısla yaptığı görüşme sorulduğunda;
Mekin..? isimli şahsın soy ismini bilmediğini, Bitlis’li olduğunu bildiğini, şahsın Düzce de çalıştığını, şahsa sadece zarf attığını, şahsın Devlete yakın olup olmadığını öğrenmek istediğini, görüşmede “PAŞA” olarak bahsettiği kişinin Hayrettin ERTEKİN olduğunu, MELTEM RÜZGARI isimli teknenin Hayretin ERTEKİN'e ait olduğunu,
Dosya içerisinde bulunan HÜSEYİN ÇALIŞKAN'ın ifadesi sorulduğunda;
Hüseyin ÇALIŞKAN’ın çalıştığı pasajda altın gümüş tadilat işi yapan bir şahıs olduğunu, 5 numaralı işyerinin bina sahibinin METE olduğunu ancak burayı Hayrettin ERTEKİN’in kullandığını,
Arama sırasında ele geçirilen GLOCK marka silahı Silopi'den yaklaşık 1,5 yıl kadar önce Irak'lı Basri..? ismindeki bir şahıstan 1.000 YTL'ye aldığını, silahın renginin siyah olduğunu, iki adet şarjörünün bulunduğunu, birinin boşta, birinin silaha takılı vaziyette bulunduğunu, silahın ağzında mermi olup olmadığını hatırlayamadığını, şarjörün ise tam dolu olmadığını, içinde kaç tane mermi olduğunu da hatırlayamadığını, kendisine Hayrettin ERTEKİN’in “Silahı sen sahiplen” şeklinde bir talimat vermediğini, silahın kendisinin olduğu için suçunu kabul ettiğini,
3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 20.maddesi okunup, kendisine PKK itirafçısı olduğu ve bazı operasyonlara katıldığı yönündeki ifadelerinin kendisi için gizlilik kurallarının ihlali olabileceği tekrardan hatırlatıldığında;
Kendisinin PKK itirafçısı olduğunu, bunu Muş ilinde herkesin bildiğini, bu durumu PKK'nın da bildiğini, hatta tarihten 1,5 yıl önce kendisini bir düğünde PKK'lıların vurduğunu, kendisini sağ ayağından yaraladıklarını, bu nedenle ifadesinde belirttiği hususlar da gizlenecek bir durumun olmadığını beyan etmiştir.
c) Aramalarda elde edilen deliller;
İlimiz Sultanbeyli Beldesi Fatih mahallesi Fırat caddesi Kumral sokak No.8 K.2 D.2 sayılı adresinde 27.02.2008 günü yapılan aramada;
-(1) adet üzerinde RAİN UNFORMATİON TECKNOLOGİES ibareli silah ve gri renkli bilgisayar kasası,
-(1) adet üzerinde RHAPSDOY ibaresi bulunan CD,
-(1) adet üzerinde U-TEK-RS-MMC ibareleri bulunan 256 megabayt hafıza kartı,
-(1) adet üzerinde 0630940 seri numaralı multimedya 63 megabayt hafıza kartı,
-(1) adet üzerinde 89902860310066050280 S-12K seri numaralı avea sim kartı bulunarak el konulmuştur.

İnceleme Tutanakları
Şüpheli’nin İlimiz Sultanbeyli Beldesi Fatih mahallesi Fırat caddesi Kumral sokak No.8 K.2 D.2 sayılı ikametinde yapılan aramada el konulan (1) adet üzerinde RHAPSDOY ibaresi bulunan CD’nin incelemesinde; içersinde herhangi bir kaydın olmadığı ve “boş” olduğu, el konulan (1) adet 0630940 seri numaralı 64 Mb’lık hafıza kartının içeriğinde; Abdülmüttalip TONÇER’in silahlarla çekilmiş fotoğraflarının olduğu tespit edilmiştir.
d) Telefon görüşmeleri;
Tape:J 00004, 28.06.2007 günü saat:22.26 da x şahısla (542 485 58 58) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Bu kavadın adreslerini felan aldım” dediği, X şahsın “O şey vardıya gelin tarafı yardımcı olduğun, onların numaraları lazım bu ipnelerle bir görüşmem lazım, hasta var hastaya reçete yazdırılacaktı” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in Pazartesi hepsini hallederim hepsini bir araya getiririz” dediği,
Tape:J 00005, 29.06.2007 günü saat:12.10 da X şahısla (506 548 50 88) yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsın Haliçte bulunan Hadımköy spor tesisleri başkanının Fatoş isimli bayanı dövmeye kaltığından bahsettiği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hemen iki dakikada öğrenirim kim olduğunu” “Ben onu hallederim bizim Kıvırcık Sedatı arayacam, bizim orada doslarımız var, bir daha öyle akıllı olsun” dediği
Tape:J 00009, 12.09.2007 günü saat:18.02 de x şahısla (546 595 58 59) yaptığı telefon görüşmesinde; Abdulmuttalip TONÇER’ in “Belki yarın hatta öbürsü gün çocukları gönderecem” dediği, X şahsın “Tamam abi durumlarda biraz kritik bilgin yok heralde” “Bir sıkıntı var bişey oldu telefonda olmaz geldiğinde görüşelim” dediği
Tape:J 00010, 03.10.2007 günü saat:16.11 de Akın..? (533 304 05 21) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Akın’ın “Kardeşini darp ediyorlar hiç haberin yok” “Maslağın orda otoparkçıyla didiştik” “Onlara bir ekibin intikal etmesi gerekiyor” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Onların a..ına koyarım merak etme” dediği, Akın’ın “O tarafa gideriz belki” “Sen hazırlıklı ol” dediği
Tape:J 00012, 09.10.2007 günü saat:15.47 de x şahısla (536 415 45 36) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Ulan ben senin avradını s..kecem bu cuma günü a..ına koyacam senin” “Ben sana ne yapacam görürsün” dediği, X Şahsın “Seni savcılığa da verdim” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Ver SENIN O SAVCINI DA S..KECEM OĞLUM” “SENIN O SAVCINI DA S..KECEM OĞLUM. şerefini s..ktiğimin orospu çocuğu” “Ben senin için iki tane adamı cezaevine gönderirim” dediği
Tape:J 00014, 28.10.2007 günü saat:19.36 da X şahısla (506 548 50 88) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Ben PAŞAMLA beraberim” “Alacağın yerin tam adresini istiyor” dediği
Tape:J 00015, 28.10.2007 günü saat:19.44 te X şahısla (506 548 50 88) ile yaptığı telefon görüşmesinde; X Şahsin “3.kolordu Astsubay lojmanları sosyal tesisleri aldığın andan itibaren doğal olarak bağlı olan Beşiktaştaki Orhaniyeyi de veriyorlar sana” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hangisi şanslıysa onu alacağiz paralı olanı alacağız” dediği,
Tape:J 00017, 30.10.2007 günü saat:22.49 da Ahmet..? (532 200 11 27) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Ahmet’in “Bu ABDULLAH ÇATLI olayını anlattım dayı” “Sen imkanları olan adamsın” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Havaalanındayım birşey verecektim sana en yakın sendin çünkü” “Bişey sana bırakacaktım da ben uçağa binecektim bi yere gidiyorum” “Gerek kalmadı Ateşe’de bir arkadaş çağırdım onlar geldiler” “Diyorsun ABDULLAH ÇATLI bilmem ne zıkım olduda uzaklaştı” dediği, Ahmet’in “O zaman yanımızda görmek istedikya halen devam ediyo çok kötü güzelleştik” “Bizim şimdi birşeylere ihtiyacımız olacak” “Şimdi biz bi savaş patlattık ne kadar büyüğümüz var ne kadar abilerimiz var bilmiyorum ama bize bi ulaşmalari lazım artık bıçakta kemiğe dayandı benim çok acayip biçimde mühimmata ihtiyacım var haberin olsun” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Telefonda bunlar konuşulacak işler değil” diyerek yüz yüze görüşmek istediği, Ahmet’in “Mete abi” “O işide bi gözden geçirelim onada ziplayacaz tamammi dayı” dediği
Tape:J 00019, 16.12.2007 günü saat:22.15 te x bayanla (546 746 22 41) yaptığı telefon görüşmesinde; “Çıkacam biletlerim hepsi hazırda burada olaylar var bugünde hava saldırısı oldu Kanimasi bölgesinde” “Izin alabilirsek direk çıkıyoruz zaten olaylar uzamazsa” “Eroin yakalandı Hakkari’de izlesene dağda” dediği
Tape:J 00020, 17.12.2007 günü saat:12.49 da .?. Emniyet Müdürlüğünü aradığı (0436 216 10 17) ve yaptığı telefon görüşmesinde; Telefonu açan görevliye Mustafa isimli biri ile görüşmek istediğini söyledikten sonra “Cizreli Ali deyin jandarmadan” “Cizreli Ali jandarma İstihbarattan de” dediği
Tape:J 00023, 23.12.2007 günü saat:12.46 da x şahısla (505 354 15 54) yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsin “Muşa gelince ara” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Tamam o çocuklarla konuştum haberin olsun. Geldiğimiz zaman paslaşırız” dediği, X şahsin “Hadi bayram sonrası birşeyler yapak ha” dediği
Tape:J 00024, 29.12.2007 günü saat:16.25 te Gönül..? isimli şahıs ile (546 746 22 41) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Paşamın bazı malzemeleri var onları almaya gidiyoruz şuanda” “Senle herzaman görüşebiliriz ama bu bizim mevzuyla ilgili kaçıklık olmuyo” “Yani orda rapor vermemiz lazım ne pok yedik ne yedik ne yemedik anladınmı” “Milleti vatanı kurtarmayacağım artık, Allah izin verirse bu iş bitecek artık kendileri vatanı korusun” “Eğerki bana bıraksalar BEN BEŞ ARKADAŞAMI TOPLAR GECEDE 20 KIŞIYI ÖLDÜRÜRÜM, kimin ne olduğunu biliyoruz kimin ne kahpe yaptığını biliyoruz ama fırsat yok işte neymiş adalet varmış yok kamu varmış” dediği
Tape:J 00025, 09.01.2008 günü saat:15.09 da Ahmet..? isimli şahıs (554 845 45 84) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Dinleyeceksin sözümü ondan sonra yola geleceksin oğlum herkes dünya kadar para kazanıyor. Bizim dünya kadar paramız var” dediği, Ahmet’in “Yapcaz işte işallah Ali abi senin dediğin iş ne” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Ahmet o o arkadaşlar ne oldu” “O iki tane onlara güveniyor musun” diye sorduğu, Ahmet’in “Onlar yaramaz ya, onlar yararda o konular öyle muhabettleri biliyorsun Ali abi sevmiyorum sertliği”dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “İyi bitane araba sana ayarlayalım oğlum” dediği, Ahmet’in “Abi Müjdat hapiste ötekisini de görmüyorum ne zamandır” “Yarın geleceğim abi sana” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Bak başkasını çağırırım” “Yarım saatte gel” “Beşiktaş’ta yerimiz” dediği, Ahmet’in “Tamam abi elimde güzel ekip var bi geliyim konuşalım da ben aslında o işleri sevmiyorum, sertli sert olmayı sevmiyorum” dediği
Tape:J 00028, 16.01.2008 günü saat:12.59’da Ahmet ile yaptığı telefon görüşmesinde; Ahmet’in “Bi şeyler yapalım ya gerçekten ihtiyaç var” “Var mı elinde iş Ali abi” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Valla ben aradıklarımı arıyorum” dediği, Ahmet’in “Sen kimseyi arama bizim ekip yeter ben sana söyliyeyim sana yemin billahi bizim ekip yeter” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Cumhur geçen gün Aveayı açmış attım bi mesaj” “Dedi sana bulacam, dedim oğlum seni ibne yapacam” dediği, Ahmet’in “O kimdi onu kopartan kimin parasını almıştı yemişti o” “O çok büyük parayı vurdu” “Eko dem yokmu İkitelli de onun sahibi o” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hemen gidelim ona ya” “Onu ben bırakırmıyım” dediği
Tape:J 00031, 23.01.2008 günü saat:10.08’de Ahmet ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Başka bir kimlikle gittim” “Fatih Adliyesindeyim savcı beyin yanına gelmişim ondan sonra arattırdım ben şimdi” “Söyledim onlara amir ile görüştüm yok dedi Can VARDAR diye öyle birisini tutuklamamışlar” dediği, Ahmet’in “Isim Sen Ne Diye Sorguladın” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Can VARDAR diye bi dostum var içeri almışsınız akşam” “Araştrmadan hareket etme sen yanıma gel savcı beyin yanına tekrar gidecez”“Tek gelde birkaç konu varda sana sen yapabileceksen söyle onlarla git konuş tartış yapamıyorsan başka şekil olur” dediği
Tape:J 00034, 28.01.2008 günü saat:16.49’da Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Adamlar bugün gelmiş” “Demişler ki biz Cizreli Ali’nin ortağıyız” “Adını duymuş tırsmışlar yarın yine gideriz alırız abi tamam 5 i” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Senin hatrın için yoksa ben başka şekil yaparımda benim şey biraz farklıdır bu bölgede anladın mı ne demek istiyorum” dediği
Tape:J 00035, 28.01.2008 günü saat:16.52’de Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Sen bunları çağırıyorsun” “Zeytinburnunda bir yere gelin” “Para konusunda bizim paramız problem değil demi” “Paralı gelsinler de onları başka şekilde konuşacağiz oğlum onlar telefonda olmaz anladın mı ne demek istediğimi” dediği
Tape:J 00040, 28.01.2008 günü saat:18.19’da Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Ali abi hallolmuş oluy adamlar tamam size dokunmayız demişler” “Bunlarda demişki HAYRETTIN ERTEKIN’IN yeğeni benim kızımın arkadaşı” “Öyle hallolmuş yani” “Ben bi şey ayar çekerim” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin şahısların kendisini arayarak özür dileyeceklerini söyledikten sonra “Bu insanlar ömür boyu orada hayatını sürdürecekler ama niye bizden dolayı” “Ben derimki bu BÖLGE BENIM BÖLGEMDIR KARIŞMAYIN KARIŞMAZLAR ÇEKINIRLER” dediği
Tape:J 00042, 28.01.2008 günü saat:20.44’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Beni ZEZENIN adamı aradı” “Özür diledi kusura bakmayın dedi” “Ali abiye ulaşamadık dedi” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “BUNLAR BIZI TANIDI ARTIK bunlara yarin bu arkadaşlarımıza cezasını versinler bu iş bitsin” “Onlara kendimi bir şekil yaptırıcam bir yere yollayacağım ben o adamları” dediği
Tape:J 00047, 29.01.2008 günü saat:19.35’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Abi ben konuştum cart curt ediyorlar” “ Dedim abi böyle söyledi parayı versin bitsin dedim” “Uzattıkça uzatıyorlar abi sen artık ne yapacaksan yap” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “BENİ ARASIN BU” dediği, Ömür’ün “Kız mı annesi mi, çocuk mu” dediği,
Tape:J 00049, 02.02.2008 günü saat:10.57’de Murat..? ile (535 615 5491) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Araba çalıntıdan dolayı alınmışlar” “Mahkemesi Kadıköyde yapılacak” “Amir bey dediki Ali biz gereğini yaparız” “Yüzde birmilyon bu işler böyle Muradım” “Ne yapalm iş bize düştü demek ki” “Başka müdürler var dedik hani görüşmemiz daha iyidir” “Bakarız şimdi ben Adliyeye geçeceğim” “Duruşmaya gidecekse konuşeceğiz” dediği
Tape:J 00050, 02.02.2008 günü saat:12.05’te Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Bunu bugün çıkartacaklar nöbetçiye” “Şimdi buna bi şeyler yapmamız lazım çikartmamiz için gerçi ben Ali için birşey yapmak istemiyorum ama” “Bi dostla görüştümde dostlardan birisi yardımcı olacak bu herife” “Çıktıktan sonra buna birşeyler atacağız bu pezevenk verir mi” dediği, Murat’ın “Zorlar Ne Kadar Istiyorlar” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Iki üç filan veririz iki veririz ama bunun şeyi zordur sana söyleyeyim çenç olayında birşeyler olmuş” “hırsızlık varmış” dediği
Tape:J 00051, 02.02.2008 günü saat:13.32’de Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Abdulmuttalip TONÇER’in “Emniyete haber verdik” “Sana söylediğim şekil yani bizim iki tane güzel dostum var” “Orda görevli değilde başka bi yerde” “Rica edecekler” dediği, Murat’in “NE DİYORLAR BEDEL NE” diye sorduğu” Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Iki iki olsun iki verelim” “Gereğini yapsınlar biz paslaşırız sonra” “Savcıya haber vermişler vermeseydiler sorun kalmazdı” dediği
Tape:J 00055, 03.02.2008 günü saat:17.12’de Mekin..? (532 428 25 56) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Mekin’in “O sana zarf atmış para muhabbetine sen canını sıkma biz birbirimize yardım edeceğiz” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Yemin ederim Istanbul ikinci başkani geldi Emniyet Müdürlüğüne” “Tuttum ellerinden elimi attım bunun omzuna eyvallah dedim, paşamda şaşırdı hayırdır dedi Ali yine birşeyler karıştırmaz sinirliydim ya” dediği tespit edilmiştir.
e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şüphelilerden Hayrettin ERTEKİN isimli şahsın yanında çalıştığı, Şüphelinin ikametinin aranması esnasında şahsa hitaben “YUKARI BİZE AİT DEĞİLDE ATÖLYEDE ÇEKMECE DE ALİYE AİT BİŞEY VAR. ONU YOK ET” şeklinde mesaj çektiği, ayrıca şüpheli hayrettin ERTEKİN ‘in şüpheliyi alacağını tahsil etmesi için bursa iline gönderdiği, şüpheli hayrettin ERTEKİN’den aramalar sırasında elde edilenkuru sıkıtabancanın kendisine ait olduğunu söylemesi için şüphelinin avukatının yönlendirmesi ile adliyeye geldiği anlaşılmıştır.

f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kaan DUT, Emniyet’te alınan ifadesinde;
Abdülmutalip TONÇER’in ile ilişkisi sorulduğunda;
“Kendisinin Abdülmuttalip TONÇER’i Ali..? olarak tanıdığını, yakalandıktan sonra gerçek kimliğini öğrendiğini, şahsın aynı pasajda altın-gümüş atölyesinin bulunduğunu, kendisinin de kuyumcu olması sebebiyle ara sıra tamir işleri için şahısla görüştüğünü,
Abdülmuttalip TONÇER ile Hayrettin ERTEKİN in tanıştıklarını bildiğini, ancak aralarındaki ilişkinin düzeyinden haberinin olmadığını,
25.02.2008 günü Beşiktaş’ta bulunan İstanbul C. Başsavcılığına kimlerle birlikte ve ne maksatla gittiği sorulduğunda;
25.02.2008 günü Hayrettin ERTEKİN’in avukatı Fatih..? isimli şahsın iş yerinden kendisini aradığını ve 22.02.2008 günü yapılan aramada bulunan kuru sıkı tabanca ile ilgili ifade vermek için Beşiktaşta bulunan İstanbul adliyesine gitmesini söylediğini, kendisinin de ifade vermek için adliyeye gittiğinde Abdülmuttalip TONÇER ve Fatih..? isimli avukatın dışarıda beklediklerini gördüğünü, avukat Fatih..? in kendisine savcıya çıkıp söz konusu tabanca ile ilgili olarak ifade vermesini istediğini,
22.02.2008 günü saat:07.57 de Hayrettin ERTEKİN’in kendisine gönderdiği mesajda “YUKARI BİZE AİT DEĞİLDE ATÖLYEDE ÇEKMECE DE ALİYE AİT BİŞEY VAR. ONU YOK ET” şeklindeki mesaj sorulduğunda;
Mesajda geçen Ali..?nin Abdülmuttalip TONÇER olduğunu, ancak ifadesinde de belirttiği gibi şahsı Ali..? olarak tanıdığını, mesajda bahsi geçen ve Hayrettin ERTEKİN’in yok etmesini istediği şeyin ne olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Kaan DUT, savcılıkta alınan ifadesinde özetle;
Kendisinin emniyette ifade verdiğini, ancak kendisinin patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in Avukatı FATİH IŞIL’ın adliyeden telefonla kendisini aradığını, kendisine, Adliyeye glmesini söylediğini, Daha sonra tekrar arayarak "Bir tanesi Ali'ninmiş öteki de seninmiş de" şeklinde ifade vermesini istediğini, kendisinin de adliyeye gittiğini, daha sonra Adliyeden emniyet güçlerince alındığını, Emniyette gaz tabancasının kendisine ait olduğunu söylediğini, ancak gaz tabancasının patronu Hayrettin ERTEKİN' e ait olduğunu,
ALİ diye bildiği şahsın ABDÜLMÜTTALİP TONÇER olduğunu, şahsı aynı pasajda atolyesi olduğundan ve 2 yıldır atolyeyi işlettiğinden tanıdığını, zaman zaman dükkana geldiğini, Ali’nin genelde patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in ofisine çıktığını” beyan etmiştir.
Hayrettin ERTEKİN, Savcılık ifadesinde özetle;
22/02/2008 tarihi saat 07:57'de Kaan DUT'a göndermiş olduğu "Yukari bize ait değil de atölye de çekmecede Ali'ye ait birşey var onu yok et" şeklindeki SMS mesajı sorulduğunda;
“Kaan DUT’un, abisi HAYRULLAH ERTEKİN, EDİZ AYDIN ve ÇAĞRI ERTEKİN'in ortak olduğu Beşiktaş'taki ERGOLD Kuyumculuk dükkanının sorumlusu ve işleticisi olduğunu, Ali..? isimli şahsın da üst katta kuyumcu atölyesi olan ABDULMUTTALİP TONÇER olduğunu, bahse konu mesajda bahsettiği ve yok edilmesini istediği şeyin ALİ..? olarak bahsettiği ABDULMUTTALİP TONÇER'in atölyesinde bulunan çekmecedeki GLOCK marka ruhsatsız tabanca olduğunu, “Polis arama yapacak pasajı açın.” diye ALİ'yi aradığında Ali’nin kendisine silahının olduğunu söylediğini, kendisinin de Kaan DUT’u uyarma gereği hissettiğini,
Kendisinin ruhsatlı veya ruhsatsız herhangi bir silahının olmadığını, ele geçirilen GLOCK marka tabancanın ABDULMUTTALİP TONÇER'e ait olduğunu, Abdülmuttalip TONÇER’in PKK itirafçısı olup Devlete bağlı birisi olduğunu, komutanların söylemesi üzerine şahsa pasajın içinde küçük bir oda verdiğini, tezgah kurduğunu, kaynak ve cila işlerini yaptığını, üç tane çocuğunun olduğunu, gözü kör olan çocuğunu Dünya Göz Hastanesinde tedavi ettirdiğiini, insanlık namına kendisine kendisi ve oğlunun yardımcı olduğunu, Abdülmuttalip TONÇER’in silahının olacağını hiç tahmin etmediğiini, çünkü şahsın silah alabilecek kadar parasının olmadığını, Ümraniye'de amcasının yanında kaldığını, haftada 100 YTL civarında para kazandığını,
Aramalarda el konulan malzemeler ile ilgli İstanbul Kriminal Polis Laboratuarının 25/02/2008 tarih 2008/2510 Uzmanlık sayılı ekspertiz raporu hakkındaki beyanı sorulduğunda;
GLOCK marka tabanca, bir adet şarjör, şarjöre basılı 6 adet mermi ile 50 adet beyaz şeffaf poşetteki 9mm çaplı merminin kendisine ALİ diye hitap ettikleri ABDULMUTTALİP TONÇER'e ait olduğunu” beyan etmiştir.
g) Hukuki durumunun değerlendirmesi;
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in, 1990 yılında PKK terör örgütüne katıldığı, yaklaşık 3 yıl örgüt içinde faaliyet gösterdikten sonra 1993 yılında bir çatışmadan sonra güvenlik güçlerine teslim olduğu, daha sonra JİTEM içinde faaliyet gösterdikten sonra İstanbul’a gelerek yine PKK itirafçısı olan Adil TİMURTAŞ aracılığıyla Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ile tanışıp onun işyerinde çalışmaya başladığı,
Şüphelinin iletişim tespit tutanakları incelendiğinde; şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in illegal faaliyetler yürüttüğü, ERGENEKON terör örgütünün en çok önem verdiği gizliliğe azami riayet ettiği, telefon görüşmesi yaptığı sırada bir kısım konuların telefonda konuşulmayacağını muhatabına bildirdiği Bu cümleden olarak;
Tape:J 00017, 30.10.2007 günü saat:22.49 da Ahmet..? (532 200 11 27) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Ahmet’in “Bu ABDULLAH ÇATLI olayını anlattım dayı” “Sen imkanları olan adamsın” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Havaalanındayım birşey verecektim sana en yakın sendin çünkü” “Bişey sana bırakacaktım da ben uçağa binecektim bi yere gidiyorum” “Gerek kalmadı Ateşe’de bir arkadaş çağırdım onlar geldiler” “Diyorsun ABDULLAH ÇATLI bilmem ne zıkım oldu da uzaklaştı” dediği, Ahmet’in “O zaman yanımızda görmek istedikya halen devam ediyo çok kötü güzelleştik” “Bizim şimdi birşeylere ihtiyacımız olacak” “Şimdi biz bi savaş patlattık ne kadar büyüğümüz var ne kadar abilerimiz var bilmiyorum ama bize bi ulaşmalari lazım artık bıçakta kemiğe dayandı benim çok acayip biçimde mühimmata ihtiyacım var haberin olsun” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “TELEFONDA BUNLAR KONUŞULACAK İŞLER DEĞİL” diyerek yüz yüze görüşmek istediği, Ahmet’in “Mete abi” “O işide bi gözden geçirelim onada ziplayacaz tamam mi dayı” dediği,
Tape:J 00009, 12.09.2007 günü saat:18.02 de x şahısla (546 595 58 59) yaptığı telefon görüşmesinde; Abdulmuttalip TONÇER’ in “Belki yarın hatta öbürsü gün çocukları gönderecem” dediği, X şahsın “Tamam abi durumlarda biraz kritik bilgin yok heralde” “Bir sıkıntı var bişey oldu TELEFONDA OLMAZ GELDİĞİNDE GÖRÜŞELİM” dediği,
Tape:J 00035, 28.01.2008 günü saat:16.52’de Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Sen bunları çağırıyorsun” “Zeytinburnun da bir yere gelin” “Para konusunda bizim paramız problem değil demi” “Paralı gelsinlerde onları başka şekilde konuşacağiz oğlum onlar TELEFONDA OLMAZ anladın mı ne demek istediğimi” dediği, gizli birtakım faaliyetler içinde olduğu ve telefonlarının teknik takipte olması ihtimalini gözönüne alarak bir çok konuyu telefonda görüşmekten imtina ettiği, gizlilik prensibine uyduğu anlaşılmıştır.
ERGENEKON terör örgütü mensuplarının tipik özelliklerinden biri olan kendilerini devletin görevlisiymiş gibi gösterme veya derin devletin adamı izlenimi verme tavrını Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in de gösterdiği anlaşılmıştır. Bu cümleden olarak;
Tape:J 00020, 17.12.2007 günü saat:12.49 da .?. Emniyet Müdürlüğünü aradığı (0436 216 10 17) ve yaptığı telefon görüşmesinde; Telefonu açan görevliye Mustafa isimli biri ile görüşmek istediğini söyledikten sonra “Cizreli Ali deyin jandarmadan” “Cizreli Ali jandarma İstihbarattan de” dediği,
Tape:J 00050, 02.02.2008 günü saat:12.05’te Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Bunu bugün çıkartacaklar nöbetçiye” “Şimdi buna bi şeyler yapmamız lazım çikartmamiz için gerçi ben Ali için birşey yapmak istemiyorum ama” “Bi dostla görüştüm de dostlardan birisi yardımcı olacak bu herife” “Çıktıktan sonra buna birşeyler atacağız bu pezevenk verir mi” dediği, Murat’ın “Zorlar Ne Kadar Istiyorlar” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Iki üç filan veririz iki veririz ama bunun şeyi zordur sana söyleyeyim çenç olayında birşeyler olmuş” “hırsızlık varmış” dediği,
Tape:J 00051, 02.02.2008 günü saat:13.32’de Murat..? ile yaptığı telefon görüşmesinde; Abdulmuttalip TONÇER’in “Emniyete haber verdik” “Sana söylediğim şekil yani bizim iki tane güzel dostum var” “Orda görevli değilde başka bi yerde” “Rica edecekler” dediği, Murat’in “NE DİYORLAR BEDEL NE” diye sorduğu” Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Iki iki olsun iki verelim” “Gereğini yapsınlar biz paslaşırız sonra” “Savcıya haber vermişler vermeseydiler sorun kalmazdı” dediği,
Tape:J 00055, 03.02.2008 günü saat:17.12’de Mekin..? (532 428 25 56) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Mekin’in “O sana zarf atmış para muhabbetine sen canını sıkma biz birbirimize yardım edeceğiz” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Yemin ederim Istanbul ikinci başkani geldi Emniyet Müdürlüğüne” “Tuttum ellerinden elimi attım bunun omzuna eyvallah dedim, paşamda şaşırdı hayırdır dedi Ali yine birşeyler karıştırmaz sinirliydim ya” dediği tespit edilmiştir.
Şüpheli Abdulmüttalip TONÇER kendisini istihbarat elemanı olarak lanse ettiği, hatta alınan ifadesinde “kendisinin Muş Emniyet Müdürlüğü ile irtibatlı olarak yaklaşık 2 ay kadar önce Muş İstihbaratına bilgiler vererek 3 kilo saf esrar ve tabancayı polise yakalattığını, bu işten de 500-600 YTL ikramiye aldığını,” beyan etmiş ise de; Muş Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak durum sorulmuş olup, Muş Emniyet Müdürlüğünün 23/02/2008 gün ve B.05.1.EGM.4.49.00.14.04.(505)08 Sayılı cevabi yazısında “Müdürlüğümüz görevlilerince Abdulmuttalip TONÇER isimli şahısla ihtiyaç duyulan bilgi ve belge temini için irtibata geçilmediği ve hakkında tanzim edilen dosyanın bulunmadığı yapılan arşiv tetkikinden anlaşılmıştır” şeklinde cevap verilmiştir.
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER, ERGENEKON terör örgütü içerisinde şüpheli Hayrettin ERTEKİN’ e bağlı olarak faaliyet yürüttüğü, yapmış olduğu eylemlerle ilgili olarak Hayrettin ERTEKİN’e rapor sunduğu, askeri ihale alma, tehdit, gasp (haraç alma), darp eylemlerini gerçekleştirdiği iletişim tespit tutanaklarında yapılan görüşmelerde geçmiş ancak her bir olayın mağdur ve müştekisi tespit edilememiş olup olaylar sadece konuşmalarda belirtildiği tam olarak delilleri ortaya konamadığı için sevk maddesi tertip edilmemiştir. Bu cümleden olarak;
Tape:J 00024, 29.12.2007 günü saat:16.25 te Gönül..? isimli şahıs ile (546 746 22 41) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (KOD) Abdulmuttalip TONÇER’ in “Paşamın bazı malzemeleri var onları almaya gidiyoruz şu anda” “Senle herzaman görüşebiliriz ama bu bizim mevzuyla ilgili kaçıklık olmuyo” “Yani orda rapor vermemiz lazım ne pok yedik ne yedik ne yemedik anladınmı” “Milleti vatanı kurtarmayacağım artık, Allah izin verirse bu iş bitecek artık kendileri vatanı korusun” “Eğer ki bana bıraksalar BEN BEŞ ARKADAŞAMI TOPLAR GECEDE 20 KIŞIYI ÖLDÜRÜRÜM, kimin ne olduğunu biliyoruz kimin ne kahpe yaptığını biliyoruz ama fırsat yok işte neymiş adalet varmış yok kamu varmış” dediği, bu konuşmalarından da şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in her türlü konuda bağlı olduğu Hayrettin ERTEKİN’ERGENEKON terör örgütü rapor sunduğu, ERGENEKON terör örgütünün amaçları doğrultusunda öldürmek te dahil olmak üzere her türlü eylemi gerçekleştirebileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Tape:J 00004, 28.06.2007 günü saat:22.26 da x şahısla (542 485 58 58) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Bu kavadın adreslerini felan aldım” dediği, X şahsın “O şey vardıya gelin tarafı yardımcı olduğun, onların numaraları lazım bu ipnelerle bir görüşmem lazım, hasta var hastaya reçete yazdırılacaktı” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in Pazartesi hepsini hallederim hepsini bir araya getiririz” dediği,
Tape:J 00005, 29.06.2007 günü saat:12.10 da X şahısla (506 548 50 88) yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsın Haliçte bulunan Hadımköy spor tesisleri başkanının Fatoş isimli bayanı dövmeye kaltığından bahsettiği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hemen iki dakikada öğrenirim kim olduğunu” “Ben onu hallederim bizim Kıvırcık Sedatı arayacam, bizim orada doslarımız var, bir daha öyle akıllı olsun” dediği
Tape:J 00009, 12.09.2007 günü saat:18.02 de x şahısla (546 595 58 59) yaptığı telefon görüşmesinde; Abdulmuttalip TONÇER’ in “Belki yarın hatta öbürsü gün çocukları gönderecem” dediği, X şahsın “Tamam abi durumlarda biraz kritik bilgin yok heralde” “Bir sıkıntı var bişey oldu telefonda olmaz geldiğinde görüşelim” dediği
Tape:J 00010, 03.10.2007 günü saat:16.11 de Akın..? (533 304 05 21) isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Akın’ın “Kardeşini darp ediyorlar hiç haberin yok” “Maslağın orda otoparkçıyla didiştik” “Onlara bir ekibin intikal etmesi gerekiyor” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Onların a..ına koyarım merak etme” dediği, Akın’ın “O tarafa gideriz belki” “Sen hazırlıklı ol” dediği
Tape:J 00012, 09.10.2007 günü saat:15.47 de x şahısla (536 415 45 36) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Ulan ben senin avradını s..kecem bu cuma günü a..ına koyacam senin” “Ben sana ne yapacam görürsün” dediği, X Şahsın “Seni savcılığa da verdim” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Ver SENIN O SAVCINI DA S..KECEM OĞLUM” “SENIN O SAVCINI DA S..KECEM OĞLUM. şerefini s..ktiğimin orospu çocuğu” “Ben senin için iki tane adamı cezaevine gönderirim” dediği
Tape:J 00015, 28.10.2007 günü saat:19.44 te X şahısla (506 548 50 88) ile yaptığı telefon görüşmesinde; X Şahsin “3.kolordu Astsubay lojmanları sosyal tesisleri aldığın andan itibaren doğal olarak bağlı olan Beşiktaştaki Orhaniyeyi de veriyorlar sana” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hangisi şanslıysa onu alacağiz paralı olanı alacağız” dediği,
Tape:J 00025, 09.01.2008 günü saat:15.09 da Ahmet..? isimli şahıs (554 845 45 84) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Dinleyeceksin sözümü ondan sonra yola geleceksin oğlum herkes dünya kadar para kazanıyor. Bizim dünya kadar paramız var” dediği, Ahmet’in “Yapcaz işte işallah Ali abi senin dediğin iş ne” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’in “Ahmet o o arkadaşlar ne oldu” “O iki tane onlara güveniyor musun” diye sorduğu, Ahmet’in “Onlar yaramaz ya, onlar yararda o konular öyle muhabbetleri biliyorsun Ali abi sevmiyorum sertliği”dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “İyi bitane araba sana ayarlayalım oğlum” dediği, Ahmet’in “Abi Müjdat hapiste ötekisini de görmüyorum ne zamandır” “Yarın geleceğim abi sana” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Bak başkasını çağırırım” “Yarım saatte gel” “Beşiktaş’ta yerimiz” dediği, Ahmet’in “Tamam abi elimde güzel ekip var bi geliyim konuşalım da ben aslında o işleri sevmiyorum, sertli sert olmayı sevmiyorum” dediği
Tape:J 00028, 16.01.2008 günü saat:12.59’da Ahmet ile yaptığı telefon görüşmesinde; Ahmet’in “Bi şeyler yapalım ya gerçekten ihtiyaç var” “Var mı elinde iş Ali abi” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Valla ben aradıklarımı arıyorum” dediği, Ahmet’in “Sen kimseyi arama bizim ekip yeter ben sana söyliyeyim sana yemin billahi bizim ekip yeter” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Cumhur geçen gün Aveayı açmış attım bi mesaj” “Dedi sana bulacam, dedim oğlum seni ibne yapacam” dediği, Ahmet’in “O kimdi onu kopartan kimin parasını almıştı yemişti o” “O çok büyük parayı vurdu” “Eko dem yokmu İkitelli de onun sahibi o” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Hemen gidelim ona ya” “Onu ben bırakırmıyım” dediği,
Tape:J 00031, 23.01.2008 günü saat:10.08’de Ahmet ile yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Başka bir kimlikle gittim” “Fatih Adliyesindeyim savcı beyin yanına gelmişim ondan sonra arattırdım ben şimdi” “Söyledim onlara amir ile görüştüm yok dedi Can VARDAR diye öyle birisini tutuklamamışlar” dediği, Ahmet’in “Isim Sen Ne Diye Sorguladın” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Can VARDAR diye bi dostum var içeri almışsınız akşam” “Araştrmadan hareket etme sen yanıma gel savcı beyin yanına tekrar gidecez”“Tek gelde birkaç konu varda sana sen yapabileceksen söyle onlarla git konuş tartış yapamıyorsan başka şekil olur” dediği,
Tape:J 00034, 28.01.2008 günü saat:16.49’da Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Senin hatrın için yoksa ben başka şekil yaparımda benim şey biraz farklıdır bu bölgede anladın mı ne demek istiyorum” dediği,
Tape:J 00035, 28.01.2008 günü saat:16.52’de Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “Sen bunları çağırıyorsun” “Zeytinburnunda bir yere gelin” “Para konusunda bizim paramız problem değil demi” “Paralı gelsinler de onları başka şekilde konuşacağiz oğlum onlar telefonda olmaz anladın mı ne demek istediğimi” dediği,
Tape: J 00040, 28.01.2008 günü saat:18.19’da Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Ali abi hallolmuş oluy adamlar tamam size dokunmayız demişler” “Bunlarda demişki HAYRETTIN ERTEKIN’IN yeğeni benim kızımın arkadaşı” “Öyle hallolmuş yani” “Ben bi şey ayar çekerim” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin şahısların kendisini arayarak özür dileyeceklerini söyledikten sonra “Bu insanlar ömür boyu orada hayatını sürdürecekler ama niye bizden dolayı” “Ben derimki bu BÖLGE BENIM BÖLGEMDIR KARIŞMAYIN KARIŞMAZLAR ÇEKINIRLER” dediği,
Tape:J 00042, 28.01.2008 günü saat:20.44’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Beni ZEZENIN adamı aradı” “Özür diledi kusura bakmayın dedi” “Ali abiye ulaşamadık dedi” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “BUNLAR BIZI TANIDI ARTIK bunlara yarin bu arkadaşlarımıza cezasını versinler bu iş bitsin” “Onlara kendimi bir şekil yaptırıcam bir yere yollayacağım ben o adamları” dediği,
Tape:J 00047, 29.01.2008 günü saat:19.35’te Ömür..? ile (535 795 66 54) yaptığı telefon görüşmesinde; Ömür’ün “Abi ben konuştum cart curt ediyorlar” “ Dedim abi böyle söyledi parayı versin bitsin dedim” “Uzattıkça uzatıyorlar abi sen artık ne yapacaksan yap” dediği, Cizreli Ali (Kod) Abdulmuttalip TONÇER’nin “BENİ ARASIN BU” dediği, Ömür’ün “Kız mı annesi mi, çocuk mu” dediği tespit edilmiştir.
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’ in şüpheli Hayrettin ERTEKİN ile birlikte illegal faaliyetlerin içinde olduğu ve ERGENEKON terör örgütü içinde ayrıca örgütün gücünü kullanarak kişilere karşı şiddet kullanarak kendilerine çıkar sağladıkları anlaşılmıştır.
ERGENEKON soruşturması kapsamında yapılan aramalar sırasında Hayrettin ERTEKİN’in işyerinde ele geçirilen Glock marka silahla ilgili olarak şüpheli Abdulmuttalip TONÇER Cumhuriyet Başsavcılığımıza gelerek söz konusu silahın kendisine ait olduğu yönünde ifade vermiştir.
Ancak; şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in iletişim tespit tutanaklarına göre:
Tape: 1815/1816, 22.02.2008 tarihi, saat: 07.57 sıralarında Hayrettin ERTEKİN’in Kaan DUT’ a gönderdiği mesajda; “YUKARİ BİZE AYİT DEGİL DE ATÖLYEDE ÇEKMECEDE ALİYE AİT BİSEY VAR ONU YOK ET” aynı gün saat: 07.59 sıralarında “ “EDİLMESİ GEREKEN BİZİM CEKMECEDE BİŞEY VAR”
Tape: 1817/1818, 22.02.2008 tarihi, saat:07.59 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'e Kaan DUT’un gönderdiği mesajlarda; “TAMAMDA NE MESALA”
Aynı gün saat: 08.22 sıralarında Hayrettin ERTEKİN'in Kaan DUT’a gönderdiği mesajda; “BAK GÖR~RSÜN” şeklindeki SMS mesajları ve şüpheli Hayrettin ERTEKİN Cumhuriyet Başsavcılığımıza mevcutlu olarak getirildiğinde Avukatının telefonunu kullanarak Kaan DUT ile yaptığı görüşmelerde:
Tape:1825, 25.02.2008 günü saat:18.51’de Fatih..?/Hayrettin ERTEKİN ile Kaan..? arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fatih'in "He Kaan Bey" "Bi saniye (Arka planda Fatih Hayrettin ERTEKİN’ e hitaben: Neydi nasıl) (Arka Planda Hayrettin ERTEKİN konuşmasına devam ederken: Ali Ali de gelsin)" "Ali de gelsin" dediği, Kaan'ın "Tamam" diyerek onayladıktan sonra Fatih'in "(Arka planda Hayrettin ERTEKİN: BENİM ATÖLYEM İŞTE SİLAH DA BANA AİT DESİN) ATÖLYE YANİ ÇIKAN ŞEY ALİ’ YE AİT" "ÖBÜRÜ DE SANA AİT" Kaan ‘Tamam’ Fatih "Şeyde aşağıda kasa kapıda savcının çağırdığını söyleyeceksiniz tahkikatla ilgili savcı Mehmet Beyin çağırdığını söyleyeceksiniz yukarı çıkacaksınız tamam mı" dediği, Kaan'ın "Tamam anlaşıldı abi" şeklindeki görüşmeleri ve Kaan DUT’un Cumhuriyet Başsavcılığımızda verdiği ifadesinde:
“… kendisinin patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in Avukatı FATİH IŞIL’ın adliyeden telefonla kendisini aradığını, kendisine, Adliyeye gelmesini söylediğini, Daha sonra tekrar arayarak "Bir tanesi Ali'ninmiş öteki de seninmiş de" şeklinde ifade vermesini istediğini, kendisinin de adliyeye gittiğini, daha sonra Adliyeden emniyet güçlerince alındığını, Emniyette gaz tabancasının kendisine ait olduğunu söylediğini, ancak gaz tabancasının patronu Hayrettin ERTEKİN' e ait olduğunu,
ALİ diye bildiği şahsın ABDÜLMÜTTALİP TONÇER olduğunu, şahsı aynı pasajda atolyesi olduğundan ve 2 yıldır atolyeyi işlettiğinden tanıdığını, zaman zaman dükkana geldiğini, Ali’nin genelde patronu olan Hayrettin ERTEKİN’in ofisine çıktığını” beyan etmiş olup tabancaların kendilerine ait olduğu şekilnde ifade vermelerini istediğini açıkça beyan etmiştir.
Bu açıklamalarımız ışığında; şüpheli Abdulmuttalip TONÇER yasadışı ERGENEKON terör örgütü üyesi olan Hayrettin ERTEKİN ile birlikte hareket ederek onun örgütsel faaliyet kapsamında illegal olarak yürüttüğü eylemlerin gerçekleştirilmesi yönündeki emir ve talimatlarını eksiksiz olarak yerine getirdiği, bu cümleden olarak kendi beyanına göre de şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in talimatı ile Bursa’da bir tahsilat (haraç) işini gerçekleştirdiği, yine soruşturma kapsamında şüpheli Hayrettin ERTEKİN’den ele geçirilen GLOCK marka tabanca ve eklerinin kendisine ait olmadığı halde örgütsel tavır takınarak diğer örgüt mensubunu cezadan kurtarmak için onun suçunu üstlendiği, faaliyetlerinde gizliliği temin ve deşifre olmamak için Cizreli Ali kod adını kullandığı böylece yasadışı ERGENEKON terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği yönünde kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluştuğu anlaşıldığından;
Şüpheli Abdulmuttalip TONÇER’in Yasadışı ERGENEKON terör örgütü üyesi olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması ile TCK’nun hakkında başkasının suçunu üstlenme eyleminden dolayı 5237 Sayılı TCK’nun 270, 53, 58/9 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.

61- ŞÜPHELİ MURAT ÖZKAN
a)-Emniyet ifadesinde;
“1993 yılında Kıbrıs’ta Üniversiteyi kazanıp 1 yıl okuduktan sonra bıraktığını, daha sonra demir doğrama işinde çalıştığını, 2004 yılı sonlarında Eminönü ilçesinde Hanedan Cafe’yi Mahmut ÖZTÜRK ve Oktay YILDIRIM ile birlikte açtıklarını ve 6 ay çalıştırdıklarını, Mahmut ÖZTÜRK isimli şahısın akrabası olduğunu, Oktay YILDIRIM’ın ise Mahmut’un arkadaşı olduğunu, her ikisinin de askeriyeden emekli olduğunu, Oktay YILDIRIM’la geçimsizliğinden dolayı işyerini Oktay’ın tanıdığı arkadaşına devrettiklerini, 2006 Aralık ayından itibaren Mahmut ÖZTÜRK’le birlikte Oto Center K Bl. No: 30 Yüzyıl Bağcılar’da Oto galeri dükkanını çalıştırdıklarını, yurtdışı olarak Kıbrıs’a gittiğini, her hangi bir yasadışı örgüte üyeliğinin olmadığını,
Ali YİĞİT’i Ümraniye’de evinde bombaların çıktığı akrabası olan Mahmut ÖZTÜRK isimli şahsın vasıtasıyla tanıdığını, her ikisinin de bomba ve malzemelerin ele geçmesi olayından sonra tutuklandığını, Ali YİĞİT’in cezaevinden çıktığında kendisinin telefonunu akrabası olan Mahmut ÖZTÜRK’ün verdiğini ve mahkeme ile ilgili olarak tutukluluğa itiraz dilekçesini vermesini istediğini, Ali YİĞİT isimli şahısla yüz yüze iki kez, telefonla ise birkaç kez görüştüğünü, Ümraniye’de bir evde yakalanan bombalar ve malzemeler hakkında ise basından Ali YİĞİT isimli şahsın evinde yakalandığını öğrendiğini,
19.11.2007 Tarihinde Pınar GÜNER ile yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili; bu şahsı Mahmut ÖZTÜRK’ün yazıhanesinde 7-8 yıldan beri sekreter olarak çalıştığını bildiğini, kendisi ile bu telefon görüşmesini cezaevinde olan Mahmut ÖZTÜRK’ün isteğiyle gerçekleştirdiğini, Mahmut ÖZTÜRK’ün cezaevinden kendisini telefonla aradığını, Pınar’la görüşmesini kendisi ve Oktay YILDIRIM isimli şahısla olan ilişkisi hakkında ne biliyor ise savcılığa giderek anlatmasını, Mahmut ÖZTÜK ile Oktay YILDIRIM’ın geçmişte bir ticari ortaklıkları oldukları, 2 yıldan beri aralarında herhangi bir ticari ortaklıklarının olmadığı, bu şahısla her hangi bir ilişkisinin kalmadığı hakkında Cumhuriyet Savcılığına ifade vermesi için kendisinden ricada bulunduğunu, bu konuyu vekili olan Avukat Nuri Seçkin ALBAYRAM’a anlattığını, Onun da kendisine Pınar’ın ifadesine gerek olmadığını ve bu konuda tanık dinlettiklerini, Pınar’ ın tanıklığına gerek kalmadığını söylediğini, Pınar GÜNER ile bu konu haricinde telefonla her hangi bir konu görüşmediğini,
28.11.2007 Tarihinde Aydın TUNCEL’le yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili olarak sorulduğunda; bu şahsın Mahmut ÖZTÜRK ile beraber çalıştığı sırada yerine geldiğini, Aydın TUNCEL isimli şahıs Mahmut ÖZTÜRK’ ün emekli olmadan önce askeri olduğunu, hatırladığı kadarı ile yanlarına bir kez geldiğini, Mahmut ÖZTÜRK’ün tutuklandığını duyunca durumunu öğrenmek için aradığını,
29.11.2007 Tarihinde Müge TEKİN’le yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili, bu şahsın Muzaffer TEKİN’ in eşi olduğunu, Mahmut ÖZTÜRK için cezaevine gittiğinde tanıştığını, 29.11.2007 günü cezaevinde açık görüş olduğundan Müge TEKİN ile Mahmut ÖZTÜRK’ ün görüştüğünü, Mahmut ÖZTÜRK’ün Akdeniz Petrol’ün sahibi olduğundan geçmiş tarihte Orduevine kalorifer yakıtı verdiğini, ancak faturasını kestiği halde parasını tahsil edemediğini, Müge TEKİN’den yardım istediğini, konu hakkında kendisinin bilgisi olduğu için telefonla aradığını, konuyu kendisine anlattığını ancak konuyu tam anlayamadığı için Müge TEKİN’in yanında bulunan Faik BÜYÜKTEOMAN’a telefona verdiğini, konuyu ona da anlattığını onun da kendisine yardımcı olacağını söylediğini, halen parayı tahsil edemediğini, Faik BÜYÜKTEOMAN’ la ilişkisinin bundan ibaret olduğunu,
20.12.2007 Tarihinde İsa ÖZTÜRK’le yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili, bu şahsın Mahmut ÖZTÜRK’ün kardeşi olduğunu, kendisinin kullandığı 05323344275 nolu telefonu akrabası olan Zafer ÖZSOY isimli şahsa ait olduğu, kendisinin Turkcell’ e borcu olduğundan dolayı telefonu Zafer ÖZSOY adına aldığını, 20.12.2007 tarihindeki geçen telefon konuşmasını Mahmut ÖZTÜRK’ün kardeşi İsa ÖZTÜRK’le yaptığını, konuşma içerisinde geçen “MUZAFFERİN EKİBİ TAM TEŞKİLAT GELMİŞTİ” demesindeki kasıtın Muzaffer TEKİN’ in ziyaretine çok kalabalık insan geldiği için bunu bir sitem amacıyla söylediğini,
17.12.2007 tarihinde B… Albay isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesi ile ilgili olarak, Mahmut ÖZTÜRK’e ait Akdeniz Petrol’ün Fenerbahçe orduevine kalorifer yakıtı verdiğini, ancak parasını alamadığını, İsa ÖZTÜRK ile birlikte kendisinin Orduevinin Müdürü olan B… Albayla parayı ne zaman alacağını konuştuğunu, bu konu hakkında telefonla veya yüz yüze B… Albayla birkaç kez görüştüğünü,
34 UE 1613 plakalı aracında yapılan aramada ele geçen üç sayfadan ibaret olan doküman ile ilgili olarak sorulduğunda;
Ali YİĞİT cezaevniden çıktıktan sonra, Kemal KERİNÇSİZ’in kendisini aradığını, ellerinde ifadelerin olduğunu ve Ali YİĞİT ile bir randevu almasını istediğini, kendisinin de Ali YİĞİT’i arayarak Avukatlarla ifadeler hakkında toplantı yapacaklarını söylediğini, Ali YİĞİT’in de Ümraniye’deki evinin yakınında bulunan Balık lokantasına gelmelerini istediğini, kendisinin Mahmut ÖZTÜRK’ün kardeşi İsa ÖZTÜRK ve vekili Nuri Seçkin ALBAYRAM’ı alarak Ali YİĞİT’in vermiş olduğu adrese gittiklerini, Kemal KERİNÇSİZ ve Av. Engin ÇELİKKADIGİL’i de arayarak bu adrese çağırdığını, Avukat Kemal bey’in Ali YİĞİT’e daha önce vermiş olduğu ifadeleri okuduğunu ve doğru olup olmadığını sorduğunu, Ali’nin de bu ifadelerin kendisine ait olmadığını söylediğini, bunun üzerine Av. Kemal Bey’in de Ali YİĞİT’e tekrar ifade vermesi gerektiğini söylediğini, Ali’nin de ifade vermek istediğini söylediğini, Kemal beyin de konuyla alakalı tüm hususları not aldığını, bir hafta sonra Ali YİĞİT’in savcılığa ifade vermeye gitmediğini öğrendiğini, Avukatı Seçkin ALBAYRAM’ın kendisine toplantıda geçen hususlarla alakalı savcılıkta tanıklık yapıp yapmayacağını sorduğunu, kendisinin kabul ettiğini, Av.Kemal’in tutmuş olduğu notları kendisine verdiğini, notlarda geçen hususların tamamıyla o gün Ali YİĞİT’in anlattığı konulardan ibaret olduğunu, O notların da o günden beri arabasında olduğunu,
05.11.2007 tarihinde Saat 11:40 Sıralarında Av. Kemal KERİNÇSİZ’le yaptığı telefon görüşmesi ile ilgili, görüşmede kastedilen tanıklık konusunu kayıtlardan da okunduğu gibi ilk defa kendisine Kemal KERİNÇSİZ’in teklif ettiğini, kendisinin de kabul ettiğini, görüşmede Kemal beyin kendisinin Ali YİĞİT’le görüşüp boş bırakmaması ve aynı davadan tutuklu bulunanların onun beyanlarından dolayı tutuklu kaldıkları hususunda Ali YİĞİT’i aramasını istediğini, fakat kendisinin bu görüşmeden sonra Ali YİĞİT’i aramadığını, bilahare tanıklığının kabul edildiğini yine Kemal beyin bildirdiğini, kendisinin de ifadesini verdiğini, boş bırakmamakla da neyi kastettiğini bilmediğini” beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
“Kolluk ifadesini tekrarladığını, ERGENEKON Terör Örgütünü ortağı ve akrabası olan Mahmut ÖZTÜRK'ün yargılandığı davadan dolayı Avukatlardan duyduğunu, Mahmut ÖZTÜRK’ün cezaevinden kendisini arayarak Oktay YILDIRIM ile aralarında geçen diyalogu ve belli bir müddet ortaklık yaptıktan sonra ayrılmalarını sekreteri olması nedeniyle en iyi bilen kişi olan Pınar GÜNER’in savcılığa gidip tanıklık yapmasını söylemesini istemesinden dolayı Pınar GÜNER ile bu amaçla görüştüğünü, ancak Avukatları Nuri Seçkin ALBAYRAM'ın daha önce bu konuda başka şahitler dinlendiğinden onun dinlenmesine gerek kalmadığını söylediğini,
Sorulması üzerine de;
Muzaffer TEKİN’in eşi olan Müge TEKİN ile yapmış olduğu görüşmenin, Mahmut ÖZTÜRK'ün orduevine kalorifer yakıtı vermesi nedeniyle olan alacağına ilişkin olduğunu, kendisinin Mahmut ÖZTÜRK ile galeri dükkanında ortak olduklarını, Mahmut ÖZTÜRK’ün ayrıca Akdeniz Petrol adı altında tankerle kalorifer yakıtı getirip satma işinin olduğunu, cezaevine girmeden önce Fenerbahçe Orduevine kalorifer yakıtı vermiş olduğunu, daha sonra ise işi takip edemediği için cezaevi görüşü sırasında aynı koğuşta kaldığı Muzaffer TEKİN'in eşi Müge TEKİN'e durumu anlatmış olduğunu, Mahmut ÖZTÜRK’ün kendisinin telefonunu verdiği için Müge TEKİN’in de kendisini aradığını, kendisinin Faik BÜYÜKTEOMAN'ı tanımadığını, Müge TEKİN’in telefonu bu kişiye verdiğini, kendisinin de durumu ona izah ettiğini, ancak henüz parayı alamadıklarını,
Aracında yapılan aramada ele geçirilen Ali YİĞİT ile ilgili olan notlar ile ilgili olarak sorulduğunda; hatırladığı kadarı ile kendilerinin olayla ilgili olarak ikinci defa ifade vermelerinden bir hafta önce Ümraniye'de bulunan Kardak isimli balık lokantasında kendisi, İsa ÖZTÜRK, Seçkin ALBAYRAM, Av.Kemal KERİNÇSİZ, Av.Engin ÇELİKKADIGİL, Ali YİĞİT ve yanındaki tanımadığı iki akrabası ve abisi ile birlikte oldukları halde bir görüşme yapıldığını, bu görüşmede Ali YİĞİT'in daha önce vermiş olduğu ifadelerin Av.Kemal KERİNÇSİZ tarafından satır satır okunduğunu, bunun üzerine Ali YİĞİT’in kendisinin söylemediğini veya yanlış anlaşıldığını söylediği konuları anlattığını, Av.Kemal KERİNÇSİZ’in de Ali YİĞİT’in anlattıklarını not aldığını, Ali YİĞİT’in bu görüşmede yeniden ifade vereceğini söylediğini, ancak tekrar ifade vermeye gelmediğini öğrendiğini, daha sonra bu konuda telefonda görüştükleri Kemal KERİNÇSİZ’in Ali YİĞİT’in ifade vermemesinden dolayı kendilerinin balık lokantasında geçen görüşmeyi savcılıkta anlatmalarını isteyerek tanıklık yapıp yapamayacaklarını sorduğunu, kendisinin de kabul ettiğini, anlatılan konuları akılda tutmaları mümkün olmadığından dolayı ikinci defa ifade vermek için gelirken Kemal KERİNÇSİZ’in görüşmede tuttuğu notları yanlarına aldıklarını, en son yakalandıklarında arabada çıkan notların söz konusu görüşmede Kemal KERİNÇSİZ tarafından tutulan notlar olduğunu, kendilerinin de ifadelerinde Ali YİĞİT'in söylemiş olduğu şeyler dışında farklı bir şey söylemediklerini, kendisi kulakları ile ne duyduysa savcılıktaki ifadesinde onları söylediğini, Ali YİĞİT’in daha önce söylediklerini inkar ettiğini,
3350 nolu tapede ismi geçen Aydın TUNCEL’in, Mahmut ÖZTÜRK'ün görev yaptığı sırada yanında askerlik yapan bir kişi olduğunu, Mahmut ÖZTÜRK cezaevine girmeden önce bir kere yanlarına geldiği için tanıdığını, Mahmut ÖZTÜRK’ün durumunu öğrenmek için telefon açmış olduğunu,
3205 numaralı tapedeki 05.11.2007 tarihli Kemal KERİNÇSİZ ile yaptığı ve Kemal KERİNÇSİZ’in kendisine "SEN YİNE DE BU AKŞAM BU VATANDAŞA Bİ NASILSIN AYAKLARINA BİR TELEFON AÇARSAN, NE YAPTIN NE ETTİN BAK İŞTE BU ADAMLAR SENİN BEYANLARINDAN ÖTÜRÜ YATIYOR MATIYOR” , “ONU DA BİŞEYE ALIRSAN ÇOK İYİ OLUR” sözlerini söylediği, kendisinin de “Tamam” diyerek onayladığı görüşmeden sonra, tamam demesine rağmen Ali YİĞİT’i aramadığını, Kemal KERİNÇSİZ’in “ONU DA BİŞEYE ALIRSAN ÇOK İYİ OLUR” sözü ile ne anlatmak istediğini bilmediğini,
Soruşturma kapsamındaki kişilerden Veli KÜÇÜK'ü medyadan duyduğunu, Mahmut ÖZTÜRK’ün ortağı ve akrabası olduğunu, Oktay YILDIRIM'ı da Mahmut ÖZTÜRK aracılığı ile emekli asker olarak tanıdığını, Ali YİĞİT ve Muzaffer TEKİN'i bu davadan dolayı tanıdığını, Zeki Yurdakul ÇAĞMAN'ı da MAHMUT ÖZTÜRK’ün bir araba alış verişinden dolayı arkadaşı olarak tanıdığını, kendisinin bu örgütün üyesi olmadığını, yasadışı herhangi bir işi olmadığını beyan etmiştir.
c)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüpheli Murat ÖZKAN’ın İlimiz Bakırköy İlçesi Kartaltepe Mahallesi Terakki Caddesi Özpınar Apt. No:28/12 sayılı ikametinde yapılan aramada;
- (1) adet 358051/01/852793/8 IMEI nolu Nokıa 6300 marka cep telefonu ile üzerinde takılı vaziyette 0303290149889 seri nolu Turkcell sim kart,
- (1) adet Nokia 2610 marka 352771/01/930205/8IMEİ NOLU Cep Telefonu, telefonda takılı vaziyette 0501060063392 seri nolu Turkcell sim kart, yine telefonun içerisinde 0101010143657ser nolu Hazır Kart sim kart ile telefon içerisinde 8990029258070279364L6969 seri nolu sim kart,
- (1) adet Casper Marka 0000606523 seri nolu notebook dizüstü Bilgisayar,
- (1) adet J510064124E2 seri nolu MMC Pro Memory 256 MB Hafıza kart,
- (1) adet S06GJ10L270493 seri nolu Samsung marka 80 GB Hard Disk,
- (1) adet Sony mark MP 60 ibareli el yazısı ile “ Nişan Esra” yazılı Video kaset,
- (1) adet Murat ÖZKAN adına tanzimli TR-I233193 seri nolu pasaport,
- (35) adet 1’ den 35’e kadar numaralandırılmış CD,
- (2) adet 1ve 2 ile numaralandırılmış DVD CD,
- (2) adet 1 ve 2 ile numaralandırılmış disket
- (1) adet 4JV6GİD8 seri nolu SEAGATE marka 80 GB Hard Disk,
Şüpheli Murat ÖZKAN’ın İlimiz Bağcılar İlçesi Oto Center Akdeniz Otomotiv K.Blk. No: 30 sayılı iş yerinde yapılan aramada;
- (1) adet “Gecekondudan Devlet sırrı çıktı” başlıklı gazete kupürü,
- (1) adet 21 Haziran 2007 Posta Gazetesi “Ümraniye Olayına Baskın Yeter” başlıklı gazete küpürü,
- (1) adet Ümraniye soruşturmasında Yazar POYRAZ tutuklandı gazete kupürü,
- (1) adet Yüzbaşı Muzaffer TEKİN ve Mahmut ÖZTÜRK’ e ait fotoğraf arkasında (El Yazısıyla Mahmut ÖZTÜRK adıyla imzalı)
- (2) adet 1 ve 2 ile numaralandırılan CD,
- 1’ den 5’ e kadar numaralandırılan “ Merhaba canım Tuğba’ nın da stajının, Kübra ise Avukat, Canım sana bir notum ve Leyla hanımın notu” ile başlayan el yazması doküman,
- (1) sayfa el yazması “Yavrukuşum-46@Hotmail.Com” mail adresiyle başlayan doküman,
- (1) sayfa el yazması “Aliermisece@mynet” ile başlayan el yazılı doküman,
-(1) adet kahverenkli Akdeniz Petrol ibareli telefon numaraları bulunan ajandaya (Şubat 25 Çetin Bayla başlayan) ,
Şüpheli Murat ÖZKAN’ın 34 U 1613 plaka sayılı Volvo marka otosunda yapılan aramada ele geçirilen;
- (3) sayfadan oluşan 1, 2, 3 olarak numaralandırılan “Mehmet ÖZTÜRK”, “yazılı ve görsel basını hiç kullanmadım”, “Tanımadığım gibi Çavuşbaşındaki Villasını bilmem” ibare ile başlayan bilgisayar çıktısı doküman ele geçirilerek konulmuştur.
1)Dokümanların incelenmesinde;
Şüpheli Murat ÖZKAN’ın ikamet ve iş yerinde; yapılan aramada elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde;
İlgi soruşturma ile ilgili basında çıkmış haberlere ait gazete 3 sayfa kupürü,
1 adet üzerinde Muzaffer TEKİN ile Mahmut ÖZTÜRK’ün bulunduğu fotoğraf olduğu,
1 adet aliermisece@mynet ile başlayan dokümanın olduğu tespit edilmiştir.
Şüpheli Murat ÖZKAN’a ait 34 UE 1613 plakalı aracında yapılan aramada ele geçirilen 1’den 3’e kadar numaralandırılmış dokümanın, şüphelilerin beyanlarından da anlaşılacağı üzere, aynı soruşturma kapsamında yakalanan Ali YİĞİT ile daha sonra yakalanarak tutuklanan Muzaffer TEKİN’in Avukatı Kemal KERİNÇSİZ ve Mahmut ÖZTÜRK’ün Avukatı Nuri Seçkin ALBAYRAM’ın Ümraniye’deki bir balık restoranında buluştukları ve Ali YİĞİT’in verdiği ifade ile ilgili konuştukları anlaşılmaktadır. Ali YİĞİT’i tekrar ifade vermeye ikna ettikleri ve ifadesini nasıl değiştirmesi gerektiği yönünde Kemal KERİNÇSİZ’in aldığı notlar olarak değerlendirilmiştir. Ali YİĞİT ifadesini değiştirmeyince toplantıda hazır bulunanlara tanıklık yaptırma cihetine gidildiği kanaatine varılmıştır.
2)Bilgisayar incelemesinde:
Şüpheli Murat ÖZKAN’ın ikametinden elde edilen ;
(1) adet S06GJ10L270493 seri nolu samsung marka 80 GB hard diskin yapılan incelemesinde.
1- doc klasörü içerisinde,
-Toplam iki sayfadan oluşan “intihar bir düzmecemi diye başlayıp, Levent ALBAYRAK İstanbul özel istihbarat” diye biten ve Muzaffer TEKİN hakkında bilgi verilen toplam iki sayfadan oluşan (tekin) isimli Word belgesi görülmüştür.
“Silah merakı vardı” diye başlayıp, “Levent ALBAYRAK İstanbul” ibaresiyle biten ve Alparslan ARSLAN hakkında bilgi veren. (ARSLAN) isimli Word belgesi görülmüştür.
“Sinirli ve agresif bir yapısı vardı” diye başlayıp, “Levent ALBAYRAK İstanbul Foto Hülyanın e mailine atıldı” ibaresiyle biten ve Alparslan ARSLAN hakkında bilgi veren.(Ankara) isimli Word belgesi görülmüştür.
2 - resimler klasörü içerisinde;
FOTO(1).jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN’in askeri bir kurumda sivil ve asker şahıslarla birlikte askeri flama ile çektirdikleri resim olduğu,
FOTO(2).jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN’in resminin Türk Bayrağı ve Atatürk portresi ile fotomontajlanarak elde edilen fotoğraf olduğu,
FOTO(3).jpg. yazılı resmin asker üniformalı bir kişinin resmi üzerinde “Son Canavar” isimli Necati OCAKÇI tarafından 24.3.1985 tarihinde yazıldığı anlaşılan Muzaffer TEKİN’e ithafen yazılan şiirin olduğu,
FOTO(7).jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN adına düzenlenmiş rütbesi “vatan aşığı” yazılı mühürsüz ve seri numarasız olduğu görülen takdirname fotoğrafı olduğu görülmüş bu takdirname ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’na ait olup olmadığı, ait ise bu belgenin yasa gereği veya niteliği bakımından gizli belgelerden olup olmadığının sorulması üzerine; Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın 02.06.2008 tarih, 2008/303 S.Ö. sayılı yazısı ile verilen cevapta “Muzaffer TEKİN adına düzenlenmiş takdirnamenin sahte bir evrak olduğu ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisinin olmadığı” bildirilmiştir. FOTO(8).jpg. yazılı resmin üzerinde Türkiye haritası şeklinde bayrak, Atatürk portresi, Muzaffer TEKİN’in resmi ve Muzaffer TEKİN’e yazılmış şiirin yer aldığı resim olduğu,
KAD1.jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN’in resmi üniforma ile çektirdiği resim olduğu,
KAD1.jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN adına düzenlenmiş “Kıbrıs Barış Harekatına Katılma Belgesi” olduğu,
Kontra_ilişkiler_agi_artık_gizlene yazılı resmin “Oktay YILDIRIM Tekin’i ilk tebrik edenlerdendi” şeklinde basında çıkan Muzaffer TEKİN ile Oktay YILDIRIM’ın birlikte çekilmiş resimlerinin olduğu,
Kuvva-i Reina yazılı resmin Oktay YILDIRIM’ın büro olduğu anlaşılan bir yerde çekilen fotoğrafı olduğu, arka planda FOTO(2) ve FOTO(3) te yer alan resimlerin göründüğü,
Muzaffer tekin.jpg. yazılı resmin Muzaffer TEKİN’in katıldığı bir cenaze töreninde çekilen fotoğrafı olduğu,
Muzo(1).jpg. - Muzo(2).jpg. - Muzo(3).jpg. - Muzo(4).jpg. - Muzo(5).jpg. - Muzo(6).jpg. - Muzo(7).jpg. - Muzo(8).jpg. - Muzo(9).jpg. yazılı resimlerin Muzaffer TEKİN’in Danıştay saldırısı sonrası aranır durumdayken intihara teşebbüs etekten sonra kaldırıldığı Acıbadem Hastanesi Acil servis girişinde çekildiği anlaşılan ve genellikle görevli polislerin görüldüğü fotoğraflar olduğu,
Oy-1(1).jpg - Oy-2(1).jpg - Oy-3(1).jpg yazılı resimlerin Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM ve Kemal KERİNÇSİZ’in katıldıkları bir basın açıklamasında birlikte çekilen fotoğraflar olduğu,
-yemin20e2b12e20e2b12fby[1] - yeminnn215792432153592eby[1] - yeminnn215792432153592ekc[1] yazılı resimlerin Kuvay-i Milliye Derneği Genel Başkanı M. Fikri Karadağ ve Hüseyin GÖRÜM isimli şahısların basında da yer alan silah üzerine yemin yaptırdıkları töreninin fotoğrafları olduğu görülmüştür.
- (1) adet 4JV6GPDB seri nolu Seagate marka 80 GB Hard Disk’in ve Casper marka 0000606523 seri nolu dizüstü bilgisayarın içerisinde bulunan Seagate_120GB_SN_5LZ3HR8K seri nolu hard diskin yapılan incelemesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.
- (1) adet J510064124E2 seri nolu MMC Pro Memory 256 MB Hafıza kartının yapılan incelemesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.
-(2) iki adet Disketin yapılan incelemede herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamıştır.
-Murat ÖZKAN isimli şahsın ikamet adresinde ve işyeri adresinde elde edilen toplam 41 adet CD ve DVD’lerin yapılan incelemesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamıştır.
d)-Telefon görüşmeleri;
Tape: 3025, 05.11.2007 tarihi, saat: 11.40 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ’in, Ümraniye soruşturmasıyla alakalı olarak, Murat ÖZKAN isimli şahsa, Ali YİĞİT isimli tanıkla görüşmesini isteyerek Murat ÖZKAN’a hitaben; “SEN YİNE DE BU AKŞAM BU VATANDAŞA Bİ NASSIN MASSIN AYAKLARINDA Bİ TELEFON AÇARSAN, NE YAPTIN, NE ETTİN BAK İŞTE BU ADAMLAR SENİN BEYANLARINDAN ÖTÜRÜ YATIYO MATIYO” demesi üzerine Murat ÖZKAN ‘ın da “TAMAM ABİ” diyerek, Ali YİĞİT ile konuşmayı kabul ettiği, kendisinin de soruşturma ile alakalı olarak tanıklık yapacağını kabul ettiği,
Tape: 3347 19.11.2007 tarihi, saat: 14:21 sıralarında MURAT ÖZKAN ile PINAR GÜNER isimli şahısla yapılan telefon görüşmesinde MURAT ÖZKAN’ın “…ŞİMDİ AVUKATLA GÖRÜŞÜCEM SENİ EE ŞAHİT OLARAK DİNLETTİRME ŞEYİMİZ VAR DURUMUMUZ VAR…” yine “…YANİ ŞEY HUSUSUNDA EE MAHMUT ABİ İLE OKTAY ARASINDA GEÇEN MEVZULARI BİLİYORSUN SONUÇTA 7-8 SENELİK SEKRETERİSİN BU DURUMLARI BİLİYORSUN SAVCIYA İSTEKTE BULUNACAĞIZ KABUL EDERSE SENİ BİR ORAYA GÖTÜRECEĞİZ…” şeklindeki görüşmede Mahmut ÖZTÜRK ve Oktay YILDIRIM lehine şahitlik yapması ve lehte ifade vermesi için bir dönem sekreterlik yapan Pınar isimli şahıs ile görüşme yaptığı anlaşılmıştır.
Tape: 3350 28.11.2007 tarihi, saat:14.19 sıralarında MURAT ÖZKAN ile AYDIN TUNCEL isimli şahısla yapılan telefon görüşmesinde AYDIN TUNCEL’in tutuklu bulunan MAHMUT ÖZTÜRK’ün durumunu sorduğu, MURAT ÖZKAN’ın da “VALLA YILBAŞINA DOĞRU ÇIKMASINI BEKLİYORUZ ALLAH İZİN VERİRSE” “YA İLK MAHKEMEDE ÇIKMASI KESİN ONDAN BİR SIKINTIMIZ YOKTA” şeklinde cevap verdiği,
Tape: 3353 20.12.2007 tarihinde saat: 19:44 sıralarında MURAT ÖZKAN ile İsa ÖZTÜRK ile yapılan telefon görüşmesinde İsa ÖZTÜRK’ün “..MAHMUT ABİNİN SELAMI VAR DİYON NERDE GÖRDÜN LAN MAHMUT ABİNİ..” MURAT ÖZKAN’ın “…TELEFON ETTİ BU GÜN BANA…” Dediği, İsa ÖZTÜRK’ün “…HE HEH HEH MUZAFFER’İN MUZAFFER’İN EKİBİ TAM TEŞKİLAT GELMİŞTİR…” dediği, MURAT ÖZKAN’ın “… TAM KADRO CANIMMM..”, diyerek İsa ÖZTÜRK’ün “Tam Teşkilat” sözünü “Kadro” olarak çaktırmadan düzeltmeye çalıştığı “…DEDİM BENİM ANAM BABAM YOK ELİNİ ÖPMEYE GELDİM DEDİM..” şeklindeki görüşmeden Ümraniye’de elde edilen el bombaları sonrasında tutuklanan Mahmut ÖZTÜRK’ü cezaevinde ziyarete gittiği anlaşılmıştır.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şüpheli Kemal KERİNSİZ ile ortak hareket ederek yürütülen soruşturma ile ilgili açıklayıcı bilgiler veren Ali YİĞİT’in ifadesini değiştirmesi yönünde gerçekleştirilen Ümraniye’deki balık restoranındaki görüşmeyi planlayıp organize etmiştir
f)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Kemal KERİNÇSİZ ifadesinde;
“Murat ÖZKAN'ı Ümraniye davası şüphelileri ve tanıkları olmaları ve onlarla olan ilgileri nedeniyle tanıdığını,
3025 sayılı tapede Murat ÖZKAN’ la yapılan görüşmede “Ali YİĞİT in yeniden ifade vermesi konusunda BOŞVERİLMEMESİ” şeklindeki beyanları okunup sorulduğunda; Şüpheli Ali YİĞİT’ in cezaevinden tahliye olduktan sonra derhal aynı günde veya bir gün sonra önce Murat ÖZKAN'ı Müge TEKİN'i ve Muzaffer TEKİN'in kardeşi RIZA TEKİN'i arayarak kendisinin hatalı yazılan ve gerçekte beyan etmediği ifadeleri yüzünden Muzaffer TEKİN' in ve Mahmut ÖZTÜRK' ün cezaevinde yattığını ve bundan vicdanen rahatsız olduğunu ifade ederek telefonla aramış olduğunu, bunun üzerine yukarıda ismi geçen 3 kişinin Muzaffer TEKİN'in Avukatları olarak kendisine ve Avukat ENGİN BEYE bu konuyu anlattıklarını, Ali YİĞİT’ in cezaevinde kaldığından dolayı yıprandığını, Trabzon’ da ailesinin yanına giderek biraz dinleneceğini daha sonra İstanbul' a gelip bu konuda gerekirse yeniden ifade verebileceğini, yine yukarıdaki 3 kişiye beyan etmiş olduğunu, aradan bir süre geçtikten sonra Murat ÖZKAN kendisine telefon açarak Ali YİĞİT'in Trabzon'dan geldiğini kendileri ile görüşmek istediğini söylemiş olduğunu, kendisinin de Murat ÖZKAN'a böyle bir görüşmenin yapılabileceğini görüşme yeri konusunda da tamamen Ali YİĞİT'in söylediği yere gidebileceklerini belirttiklerini, bir müddet sonra Murat ÖZKAN’ ın söz konusu toplantının yerini Ümraniye'de bir balıkçı dükkanı olarak verdiklerini, bu adresi Avukat ENGİN BEY'le Avukat SEÇKİN BEY'e de bildirdiğini, bu sebeple oraya gelmesini istediğini, kendisinin de söylenen saatte kendi vasıtasıyla söz konusu balıkçı dükkanına gittiğini, toplantıya en az 10-12 kişinin katıldığını, Ali YİĞİT’in abisi dahil akrabaları ile birlikte kalabalık bir şekilde geldiklerini, toplantıda Muzaffer TEKİN vekili olarak kendisinin ve Avukat ENGİN’in, Mahmut ÖZTÜRK'ün vekili Avukat SEÇKİN ve Mahmut ÖZTÜRK'ün kardeşi İsa ÖZTÜRK ve ortağı Murat ÖZKAN ile Ali YİĞİT ve isimlerini bilemedi birçok akrabasının katılmış olduklarını, karşılıklı tanışmadan sonra geçmiş olsun dileklerinde bulunduklarını, Ali YİĞİT'e Emniyette verdiği ifadeyi okuyarak bu ifadeyi verip vermediğini sorduklarını, Ali YİĞİT’in kesinlikle bu ifadeyi vermediğini olayın gerçeğini bire bir cümlelerle herkesin huzurunda anlattığını, anlatımlarını not şeklinde yazdığını, aldığını notu tek tek herkesin huzurunda cümle cümle Ali YİĞİT'e tekrar okuyarak ifadenin bu şekilde olup olmadığını sorduğunu, Ali YİĞİT’in verdiği ifadesinin hatalı olduğunu, okutmadan imzalatılmış olduğunuvekil arkadaşının ifadenin sonunda geldiğini, bu sebeple ne yazıldığını bilmediğinden imzalamak zorunda kaldığını, ama gerçeğin kendisinin anlatığı gibi olduğunu, bunun için “yarın Savcılığa gidip ifademi yeniden vereceğim” dediğini, kendisinin de daha önce Savcı Zekeriya ÖZ'e bu konuyu anlatıp Ali YİĞİT'in yeniden ifadesini alıp almayacağını sorduğunu, sayın savcının da gelirse alırım dediğini, ancak ertesi gün Avukatının tesirinde kalarak belki de muhtemelen Avukatın sorumluluğu doğabileceğinden ifade vermeye gitmemiş olduğunu, kendilerinin de bunun üzerine o toplantıda bulunan kişileri tanık olarak dinlettiklerini, Murat ÖZKAN'ın arabasında yapılan aramada ele geçen ifade tutanaklarının söz konusu toplantıda almış oldukları notlar olduğunu” beyan etmiştir.
g)- Şüpheli Murat ÖZKAN’ın Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları ve bağlantılı olan kişiler hakkında ifade veren ve şüphelilerin arasındaki örgütsel bağlantıların ortaya çıkmasına katkıda bulunan Ali YİĞİT üzerinde cezaevinde iken Mehmet DEMİRTAŞ ile Oktay YILDIRIM ’ın baskı ve tehdit uygulayarak gerçek beyanı dışında kendilerinin lehlerine olarak hazırlayıp verdikleri farklı bir ifadeyi ezberletmeye çalıştığı bilindiği halde Ali YİĞİT cezaevinden tahliye olduktan sonra da benzer şekildeki ifadeyi vermesi için şüpheli Kemal KERİNÇSİZ’in Ali YİĞİT’i boş bırakmaması gerektiği yönündeki telefondaki talebi üzerine Şüpheli Murat ÖZKAN’ın, Ali YİĞİT ile bir toplantı yapılmasını temin ettiği, bu toplantı sonrasında da Ali YİĞİT’in yine ifadesini değiştirmemesi üzerine, şüpheli Kemal KERİNÇSİZ tarafından yazılıp kendisine verilen ve arama sırasında arabasında ele geçirilen ifadeyi ezberleyerek örgüt üyeleri lehine ikinci kez tanık olarak ifade vermek suretiyle; yasadışı ERGENEKON terör örgütü içinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine ilişkin kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterli şüphenin oluştuğu anlaşıldığından;
Şüpheli Murat ÖZKAN hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 314/3 ve 220/7. maddesi yollaması ile TCK’nun 314/2, Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince cezalandırılması şüpheli hakkında TCK’nun 53/1-2/3, 54/1, 58/9 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
62- ŞÜPHELİ SATILMIŞ BALKAŞ
a) Emniyet İfadesinde,
“1973 yılında Kastamonu da doğduğunu, lise Mezunu olduğunu, 1993 yılında askerliğini yaptığını, çeşitli temizlik işlerinde çalıştıktan sonra Met Güvenlik şirketine başvurarak güvenlik görevlisi olduğunu, 2004 yılından beri Sakıp SABANCI’nın mezarında Güvenlik Görevlisi olarak çalıştığını, evli ve çocuksuz olduğunu, aynı anne ve babadan olma iki kardeş olduklarını, Pasaportu olmadığını, bugüne kadar Legal veya illegal yollardan yurtdışına çıkmadığını, Güvenlik Kuvvetleri tarafından bugüne kadar kendisi ve aile fertlerinden biri için herhangi bir işlem yapılmadığını, Kastamonu-Araç-Bahçecik köyü yardımlaşma ve dayanışma derneğine üye olduğunu, herhangi bir terör örgütüne üyeliği olmadığını, Ümraniye de elde edilen el bombaları hakkında görsel basın ve gazetelerden gördüğü ve okuduğu bilgiler haricinde herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, Kemal KERİNÇSİZ isimli şahsı internet haberlerini okurken ve Rum Ortodoks Patrikhanesine karşı yürüttüğü mücadeleyi fikir olarak desteklediği için kendisinin telefonunu internetten aldığını ve mücadelesinden dolayı kendisine teşekkür etmek için aradığını, bayramlarda ve özel günlerde kendisini aradığını, 3336 numaralı, 16.12.2007 tarihli iletişim Tespit tutanağında Kemal KERİNÇSİZ ile yapılan birbirinin devamı niteliğindeki iki mesaj hakkında sorulduğunda, mesajı kimsenin telkin ve yönlendirmesi ile çekmediğini, 2004 yılında üniversite sınavına hazırlanırken okuduğu Atatürk İlke ve İnkılap tarihi derslerinde Kuvayi Milliye Derneğini tanıdığını ve kendinde Kuvayi Milliye fikrinin geliştiğini, mesajda adı geçen paşaların isimlerini internetten öğrendiğini, Kemal KERİNÇSİZ’in kendisinin gönderdiği mesajlara karşılık vermediğini, bunun üzerine bahse konu mesaj hakkında Kemal KERNİÇSİZ isimli şahsın cep telefonunu aradığını ve mesajın içeriği hakkında soru sorduğunu, Kemal KERİNÇSİZ’in kendisine hitaben “bu gibi konuların telefonda konuşulamayacağını, kendisini aşan konular olduğunu” beyan ederek telefonu kapattığını, 22.01.2008 günü adresinde yapılan aramada elde edilen yazılı dokümanlar hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta, 3 numara ile numaralandırılmış “Sayın Dilek EKER” ile başlayan yazılı dokümanı çalıştığı işyerinde ki konfeksiyon bölümünde Dilek isimli bir bayana duygusal anlamda bir şeyler yazması için vermiş olabileceğini, 7 numara ile numaralandırılmış tarihini hatırlamadığı “bu bir gerçektir” isimli Word belgesini roman yazma hevesinden dolayı böyle bir çalışma ürünü olduğunu, “Bu ülke de bazı politikacıları idam mı bekliyor? Bu ülkeyi hainler yönetmiş” şeklinde söylemlerin bulunduğu 5 ve 6 numaralı dokümanları 2002 yılında yapılan genel seçimler de partilere vererek kime oy vermeleri gerektiği yönünde fikir edinmeleri için kendisi tarafından hazırlanan bir not olduğunu” beyan etmiştir.
b)-Savcılık ifadesinde;
“Kolluk ifadesini tekrarladığını, kendisinin Sakıp SABANCI’nın mezarı başında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, soruşturma kapsamındaki kişilerden Av.Kemal KERİNÇSİZ’i internetteki haber sitelerinden gördüğünü ve telefonunu aldığını, daha sonra ise bürosuna giderek tanıştığını, Kemal KERİNÇSİZ’e gönderdiği 16 Aralık 2007 tarihli "KEMAL BEY BAZI VATANDAŞLAR GENELKURMAY BAŞKANININ DARBE YAPAMAYACAĞINI AKP İKTİDARININ İPİNİ ÇEKEMEZ DİYORLAR, PEKİ KİM ÇEKER, ORGENERAL ERDAL CEYLANOĞLU (EDOK) VE ORGENERAL HASAN IGSIZ (2.ORDU KOMUTANI) BU GENERALLERDEN BİRİSİ OLSA OLURDU" şeklindeki telefon mesajını boş bulunduğu için dalgınlık ile çektiğini, daha sonradan da telefon açıp mesajı alıp almadığını sorduğunu, Kemal KERİNÇSİZ’in mesajını aldığını ancak birşey söylemesi halinde kendisini alıp bir yere koyacaklarını söylediğini, mesajda geçen EDOK’un Eğitim ve Doktrin Komutanı anlamına geldiğini, daha önce Kemal KERİNÇSİZ ile aralarında darbe v.s. konuları konuşmadıklarını, kendisi otobüste bu şekilde konuşulduğunu duyduğu için mesaj çektiğini, bundan pişmanlık duyduğunu, kendisinin herhangi bir yasadışı oluşum içinde olmadığını, ele geçirilen bomba ve mühimmatlarla ilgisinin bulunmadığını” beyan etmiştir.
c)-Aramalarda elde edilen deliller;
Şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın; Nartanesi Sokak No:13/5 Küçükbakkalköy -KADIKÖY adresinde yapılan aramada;
-(6) adet 1’den 6’ya kadar numaralandırılmış CD,
-(1) adet Samsung marka HD1230IJ model Hard Disk (PEFCACB1N22058) 120 Gb. SN:SOAEJ1PP300580
-(2) adet 1’den 2’ye kadar numaralandırılmış disket,
-Samsung marka D520 model 353134/01/501451/7 İMEİ nolu cep telefonu,
-(1) adet telefon üzerine takılı 01.04.150675496 seri nolu Turkcell hazır kart,
-(1) adet Kingston marka DTI0/1GB 014169-316A00LF seri nolu flash disk,
-(1) ile numaralandırılan Sn.Alim CAN ibaresi ile başlayan tel:216 573 11 43 ibaresi ile biten,
-(2) ile numaralandırılan “Sn.A.Rafet MESTÇİOĞLU” ibaresi ile başlayıp “Satılmış BALKAŞ” ibaresi ile biten,
-(3) ile numaralandırılan “Sn.Dilek EKER” ibaresi ile başlayıp “Ben de sizlere vesile oluyorum diye yazıyorum” ile biten el yazımı not,
-(4) ile numaralandırılan “milletler hizmet bekler” ibaresi ile başlayıp “Belediyeyi seç (Satılmış)” ibaresi ile biten büyük harflerle yazılı bilgisayar çıktısı,
-(5) ile numaralandırılan “Ülkemizde” ibaresi ile başlayıp “bekliyorum” ile biten büyük harflerle yazılı bilgisayar çıktısı,
-(6) ile numaralandırılan “Bu memleketi hainler yönetmiş” ibaresi yazılı bilgisayar çıktısı,
-(7) ile numaralandırılan “Bu bir gerçektir” ibaresi ile başlayıp arka sayfasında “Satılmış pişman olmayacağız yarına ” ile biten el yazımı doküman,

Üst Aramasında;
-(1) adet, 8990029252770487955L6969 Vodafone marka sim kart,
-(1) adet, 0705170279257 sim plus hazır kart elde edilmiştir.

1)Dokümanların incelenmesinde;
1’den 7’e kadar numaralandırılmış yazılı Dokümanların yapılan incelemesinde,
1 Numaralı dokümanın; Satılmış BALKAŞ tarafından Doğu Türkistan Göçmenleri Derneği üyesi olan Alim CAN isimli şahısa kendisi ile irtibata geçmesi için yazılmış faks ile çekileceği değerlendirilen bir yazı olduğu,
2 Numaralı dokümanın; Satılmış BALKAŞ tarafından A. Rıfat MESTÇİOĞLU isimli askeri personele yazılmış mektup olduğu,
3 Numaralı dokümanın; Satılmış BALKAŞ tarafından Dilek EKER isimli şahısa yazılmış mektup olduğu,
4 Numaralı dokümanın; “Millet Hizmet Bekler Fakat Hizmet Alabilmek Önemlidir. Milletler Hizmet Alabilecekleri Belediyeleri Seçmelidirler. Hizmet Almak İstediğin Belediyeyi Seç. Satılmış” şeklinde bilgisayar çıktısı olduğu,
5 Numaralı dokümanın; “ÜLKEMİZDE BAZI POLİTİKACILARI İDAM SEHPASI BEKLİYOR MU?” şeklinde bilgisayar çıktısı olduğu,
6 Numaralı dokümanın; “BU MEMLEKETİ HAİNLER YÖNETMİŞ” şeklinde bilgisayar çıktısı olduğu,
7 Numaralı dokümanın; Satılmış BALKAŞ tarafından yazılmış içeriğinde yazmış olduğu kitap ile ilgili bilgilerin bulunduğu el yazması doküman olduğu tespit edilmiştir.
2)Bilgisayar incelemesinde:
Satılmış BALKAŞ’tan elde edilen Samsung marka HD1230IJ model Hard Disk, (6) adet CD, (2) adet disket ve (1) adet Kingston marka flash diskin yapılan incelemesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.
d)-Telefon görüşmeleri;
Tape: 3072 , 16.12.2007 tarihi, saat: 22:03 sıralarında, şüpheli Satılmış BALKAŞ tarafından, Kemal KERİNÇSİZ’e; “ KEMAL BEY. BAZİ VATANDASLAR. GENEL KURMAY BASKANİNİ DARBE YAPAMAYACAGİN AKP.IKTİDARİNİN.IPİNİ CEKEMEZ DİYORLAR.PEKİ KİM CEKER.ORG.ERDAL CEYLANOGLU. (EDOK)VE ORG HASAN IGSIZ. 2.ORDU KOMUTANI. BU GENARALLERDEN BİRİSİ OLSA OLURDU ….” Şeklinde iki adet mesaj gönderildiği,
16.12.2007 günü saat : 22.05’de Satılmış BALKAŞ ile Kemal KERİNÇSİZ arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Satılmış BALKAŞ’ın “TAMAM ALDIN MI MESAJIMI” dediği, Kemal KERİNÇSİZ’in “HA ALDIM” dediği, Satılmış BALKAŞ’ın “DOĞRU BİLMİYORUM DOĞRU MU DÜŞÜNDÜK AMA” dediği, Kemal KERİNÇSİZ’in “VALLA SATILMIŞ’IM ŞİMDİ BUNLARI SEN TELEFONDA KONUŞURSAN BİZİ ALIR YERE KOYARLAR” “ÇÜNKÜ BU İNSANLARIN NEYİ NE ŞEKİLDE ALGILADIKLARI BİLE BELLİ DEĞİL” “ARTIK NORMAL BASİT Bİ KONUŞMA BİLE ADETA SUÇ KONUSU SAYILIYO ANLATABİLDİM Mİ BENİM CAN KARDEŞİM” dediği, Satılmış BALKAŞ’ın “ANLADIM EFENDİM AMA YANİ BEN TESPİTİMİN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM” dediği görülmüştür.
e)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Şahsın örgüt içindeki ilişkisinin Kemal KERİNÇSİZ ile olduğu, Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ, Savcılık ifadesinde adı geçen Satılmış BALKAŞ’ı tanımadığını beyan etmesine karşın, ifadesinin ilerleyen bölümlerinde şahsın kendisine gönderdiği "KEMAL BEY BAZI VATANDAŞLAR GENEL KURMAY BAŞKANINI DARBE YAPAMAYACAĞINI AKP İKTİDARININ İPİNİ ÇEKEMEZ DİYORLAR PEKİ KİM ÇEKER ORG. ERDAL CEYLANOĞLU (EDOK) VE ORGENARAL HASAN IGSIZ (2.ORDU KOMUTANI) BU GENERALLERDEN BİRİ OLSAYDI OLURDU" şeklindeki mesaja yönelik sorulan soru üzerine vermiş olduğu cevapta” Ben kesinlikle bu tür mesajları konuşmaları tasvip etmiyorum, zaten cevabımı da telefonda veriyorum, bu tür ordu ile ilgili ulu orta yapılacak konuşmaların kurumları yıpratmaktan başka bir işe yaramayacağı inancında olduğumdan her zaman karşı gelmişimdir, ancak karşımdaki insanları kırmamak için bunu yumuşak bir uslupla geçiştirmişimdir, burada da telefon sahibine katılmadığım açıkça ifade edilmiştir.” şeklinde verdiği cevaptan da anlaşılacağı üzerine adı geçen şahısla karşılıklı mesajlaştığını ve telefonla konuştuğunu kabul etmekte böylece şahsı tanıdığı anlaşılmıştır.
Yapılan telefon görüşme analizinde de şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın, Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile toplam 71 kez görüşme yaptığı tespit edilmiştir.
f)- Şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın kendi beyanına göre önceleri fikirlerini beğendiği için yasadışı ERGENEKON terör örgütünün özel görevli üyelerinden olan şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ‘in telefon numarasını internetten aldığını, kendisine bayram ve yılbaşı gibi özel günlerde mesaj çektiğini, daha sonra bürosuna gidip tanıştığını beyan etmiş olup, Kemal KERİNÇSİZ ifadesinde Satılmış BALKAŞ’ı tanımadığını beyan ederek, şüpheli Satılmış’ı tanıdığını gizleme ihtiyacı duymuştur. Telefon görüşme analizleri neticesinde de şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın 01/01/2000 tarihinden operasyon tarihine kadar olan süre içinde ERGENEKON terör örgütünün özel görevlilerinden olan Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile 71 kez görüştüğü, bu şekliyle örgütsel irtibatının olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın yukarıda belirttiğimiz askeri darbe yapılması yönündeki telefon mesajını göndermesinin dalgınlığına geldiği yönündeki savunması dahi gerçek amacını ortaya koyması açısından yeterlidir. Bir kişinin durup dururken herhangi birine askeri darbe yapılması gerektiğini telefon mesajı olarak göndermesi hayatın olağan akışına uygun değildir, önceye dayalı bir ilişkisi ve irtibatı olmasa böyle bir eylemde bulunmaz, aralarında fikir ve amaç birliği olmasa böyle bir şeye cesaret edemez, mesajı gönderen ile karşı tarafta mesajı alan şahıs arasında sıkı bir ilişkinin varlığı yadsınamaz, ayrıca şüphelinin evinde yapılan aramada ele geçirilen dokümanlardan da aynı düşünceyi paylaştıkları açıkça anlaşılmış olup şüpheli Satılmış BALKAŞ’ın yasadışı ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurduğu ve terör örgütü üyesi olmak ve halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahlı isyana tahrik suçlarını işlediği hususunda yeterli şüphe teşkil eden delil elde edildiği anlaşıldığından;
Şüpheli Satılmış BALKAŞ hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 313/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 ve TCK’nun 53, 54/1, 58/9 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.
63-ŞÜPHELİ ASİM DEMİR
a) Emniyet İfadesinde;
“Sivas’ta doğduğunu, İlkokul mezunu olduğunu 1996 yılında Ali KOCAOĞLU’nun kızı Gülşah ile evlendiğini, bu evliliğinden 2 çocuğunun olduğunu, 2004 yılında Küçükçekmece- Sefaköy’de Kaymakamlığın karşısında Okyanus Cafe isimli iş yerini açtığını ve 1 yıl süreyle burayı çalıştırdığını, 2003 yerel seçimlerinde Küçükçekmece ilçesinde MHP’den aday olan Avukat Kemal KERİNÇSİZ isimli şahıs ile tanıştığını, o tarihlerde Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’nde bulunan Ülkü Ocakları’nda takıldığını, bu vesileyle kendisiyle çalıştığını, parti ve seçim çalışmalarına katıldığını, 2004 yılından sonra işyerini kapattığını, en son olarak 2003 yerel seçimlerinden tanıdığı Avukat Kemal KERİNÇSİZ’in yanına gelerek kendisinden iş talebinde bulunduğunu, kendisinin de bürosunda çaycılık ve evrak getir-götür işlerine bakmasını söylediğini halen burada ücret karşılığında çalıştığını kalacak yerinin olmamasından dolayı kendisinin başkanlığını yaptığı dernekte kaldığını, bir arkadaş vasıtasıyla tanıştığı kendisiyle birlikte gözaltına alınan Müzeyyen ŞEN isimli şahısla yakalandığı günün akşamı beraber olduklarını, geç vakit olması nedeniyle kendisini kalmış olduğu derneğe getirdiğini ve dernekte kaldığını, yakalandığında onun da dernekte olduğundan dolayı birlikte gözaltına alındıklarını, pasaportu olmadığını, herhangi bir dernek, sendika veya partiye üyeliğinin bulunmadığını,
Kullanmakta olduğu 0536 528 62 18 numaralı hattın kardeşi Sebahattin DEMİR adına kayıtlı olduğunu, Büyük Hukukçular Birliği Derneği’nde yapılan aramada elde edilen 30 adet “Türk Milleti Atatürk’ün evine yakışan cumhurbaşkanını seçiyor” ibaresi ile başlayıp “Büyük Türk Milleti Cumhuriyet İçin Elele” ile biten dokümanın ve 2. sayfasında Cumhurbaşkanlığı küresel işbirlikçilerinin eline geçtiğinde işgal edilecek makamlar ve yetkiler başlığı altında cumhurbaşkanının atayacağı makamlar ve kullanacağı yetkiler alt alta sıralandığı -3. ve 4. sayfasında Türkiye Cumhuriyeti Nasıl Bir Cumhurbaşkanı İle Temsil Edilmelidir? başlığı altında Cumhurbaşkanın sahip olması gereken tecrübe-bilgi, yabancı güçlerin denetiminde olmayan, “Türkiyelilik”, ”alt ve üst kimlik” gibi fantezilerle uğraşmayan, manevi değerleri ve inancı istismar etmeyen gibi özelliklerin alt alta sıralandığı ve ayrıca Cumhurbaşkanlığı yemini ile sonlandırılmış altında büyük Türk Milleti Cumhuriyet için elele ibaresiyle son bulduğu anlaşılan dökümanlar hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, bir ara Kemal KERİNÇSİZ ile aralarının bozulduğunu bu esnada artık dernekte kalmadığını, yaklaşık iki ay sonra derneğe tekrar geri döndüğünde bahse konu belgeleri gördüğünü kimin tarafından ve ne zaman getirildiği konusunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını ve bahse konu belgelerin bir yerlerde dağıtıldığına şahit olmadığını, kendisiyle birlikte gözaltına alınan şahıslardan;
Kemal KERİNÇSİZ’i ikamet olarak kullandığı Büyük Hukukçular Derneği Başkanı olarak tanıdığını, kendisiyle olan tanışıklığını detaylı olarak yukarıda anlattığını,
Sevgi ERENEROL’u Kemal KERİNÇSİZ vasıtası ile tanıdığını, Kemal KERİNÇSİZ’in Orhan PAMUK hakkında açmış olduğu davanın duruşmasında Şişli Adliyesinde Kemal KERİNÇSİZ ile buluştuğu zaman tanıdığını,
Atilla AKSU isimli şahsı Kemal KERİNÇSİZ’e Adliyeden evrak getirip götürürken tanıdığını
3329 no’lu iletişim tespiti tutanağından; 07.11.2007 tarihi, saat 17:20 sıralarında Kemal KERİNÇSİZ ile telefon görüşmesi yaptığı ve burada “şeyi aldım yani Atilla’dan gizli belgeler var demiştin ya..” şeklinde beyanlarda bulunduğu konuşma için, bahse konu telefon görüşmesini hatırlamadığını, Atilla AKSU isimli şahıstan herhangi bir belge almadığını, Kemal KERİNÇSİZ ve Atilla AKSU isimli şahısla olan ilişkilerini daha önceden detaylı anlattığını,
3331 no’lu iletişim tespiti tutanağından; 15.12.2007 tarihi, saat 14.58 sıralarında Selahattin Demir adına kayıtlı 0536 528 62 18 numaralı hattan Kemal Kerinçsiz ile yaptığı telefon görüşmesi için; konuşmada adı geçen bayanın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Kalemindeki müdür olduğunu İsimini hatırlamadığını Kemal KERİNÇSİZ’le Başbakan’a açtığı tazminat davası ile ilgili konuştuklarını sandığını, dava sonucu ile ilgili Kemal KERİNÇSİZ’e yapacağı tebligatı kendisine elden verdiğini kendisinin de Kemal KERİNÇSİZ’e götürdüğünü,
3330 no’lu iletişim tespiti tutanağından; 17.12.2007 tarihi. saat 19.54 sıralarında 0536 325 90 50 numaralı hattan arayan bir bayan şahısla yaptığı telefon görüşmesi için; Zeytinburnu’nda ikamet eden bir arkadaşı olduğunu, kendisiyle arkadaşlıktan öte herhangi bir bağının olmadığını konuşmada geçen makineden kasıt kendisine ait olan kurusıkı silah olduğunu, Zaten bu silahın yakalandığı dernekte yapılan aramada bulunduğunu” beyan etmiştir.
b) Savcılık İfadesinde;
“Avukat Kemal KERİNÇSİZ'in yanında çaycı olarak aylık 500 YTL maaşla çalıştığını, bazen de Adliyeye dosya getir-götür işini yaptığını, kendisinin Büyük Hukukçular Derneğinde yatıp kalktığını, gözaltına alınan kişilerden Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL ve Müzeyyen ŞEN'i tanıdığını, Sevgi ERENEROL’u basın açıklamasında ve Orhan PAMUK ile ilgili davanın duruşma günleri Adliye önündeki protestoda gördüğü için tanıdığını, kendisinin Ümraniye ilçesinde ele geçen el bombaları ile ilgisininolmadığını, sonu 62 18 ile biten telefon hattının kardeşi Sebahattin DEMİR’e ait olduğunu, Büyük Hukukçular Derneğinde ele geçen dokümanları kimin koyduğunu bilmediğini, kendisinin 2007 yılı içerisinde 2 ay kadar Kemal KERİNÇSİZ'in yanından ayrıldıktan sonra geri döndüğünü, iş ile ilgili Adliyeye gidişleri nedeni ile Atilla AKSU’yu tanıdığını, ancak merhabalığı olmadığını, savcılık kaleminde çalışıyor olabileceğini,
Sorulması üzerine ise ;
07.11.2007 tarihi, saat 17:20 sıralarında Kemal KERiNÇSİZ ile yapılan görüşmeyi tam olarak hatırlamadığını, kendisinin ilkokul mezunu olduğunu, gizli belgeler ile ilgisi olamayacağını, bu görüşmenin şaka amaçlı olabileceğini, kendisinin Atila AKSU’dan bir şey almadığını,
15.12.2007 tarihi, saat 14:58 sıralarında yapılan telefon görüşmesinin, Kemal KERiNÇSİZ’in başbakan aleyhine açtığı davaya ilişkin tebligatın kendisine elden verilmesi ile ilgili olduğunu, görüşmede geçen müdüre hanımın Kartal Adliyesi 2.Sulh Hukuk Mahkemesi Müdürü olduğunu,
17.12.2007 tarihi, saat 19:54 sıralarındaki telefon görüşmesini, Sabiha DEĞİRMENCİ ile yaptığını, görüşmede makine sözünden kurusıkı silahı kastettiğini, kendisinin dükkanını batırdığını, mafyacılık oynayan kişilerin kendisinden haraç istediğini, bu nedenle iş yerini kapattığını, kurusıkı silahı o tarihlerde aldığını, yakın zamanda silah almadığını, görüşmede geçen sözlerin şaka mahiyetinde söylendiğini,
Kemal KERİNÇSİZ'in Kartal Adliyesinde görevli müdüre hanım ile önceye dayalı bir ilişkisi olup olmadığını bilmediğini, ancak olay günü Kartal Adliyesine giderek başbakana açılan davayla ilgili karar örneğini aldığını,bu sırada müdüre hanım ile Kemal KERİNÇSİZ’in telefonla görüştüklerini, içeriğinin doğru olduğunu,kendisinin kaldığı Büyük Hukukçular Derneğinde her hangi bir silah ve patlayıcı madde olmadığını,
Büyük Hukukçular Derneğinde çantası içinde ele geçen Bora marka silahın kendisine ait olup kuru sıkı olduğunu zannederek 2006 yılında hatırlamadığı birisinden aldığını,
Sabiha DEĞİRMENCİ ile yaptığı görüşmenin şaka mahiyetinde olduğunu, görüşmede "yeni aldım bir tane ya " sözü ile herhangi bir şey kastetmediğini beyan etmiştir
c) Aramalarda elde edilen deliller;

Şüpheli Asim DEMİR’in Hoca Üveys Mahallesi Cemil Sakarya sokak Güler Ap.No:2/6 Büyük Hukukçular Derneği FATİH sayılı adresinde Sekreter odasında yapılan aramada elde edilen 9 adet CD’nin yapılan incelemesinde,
6.No’lu CD’de Sevgi ERENEROL, Muzaffer TEKİN, Kemal KERİNÇSİZ, Rafet ARSLAN isimli şahısların da bulunduğu 2005 yılında Büyük Hukukçular Birliğinin yapmış olduğu toplantı resmi ve Basın Bildirisi bulunduğu,
Oktay YILDIRIM isimli şahsın Yeni Hayat Dergisi için yazmış olduğu yazılardan derginin 3. sayfasında “Bu bir Dip Dalgasıdır” başlığı altına yazının olduğu,
Şüpheli Asim DEMİR’in yakalandığı yerde ele geçirilen “Seagate_10GB_SN_7DB1JT1K” marka hard diskinde yapılan incelemede,

Asim_DEMİR_Seagate_10GB_SN_7DB1JT1K isimli klasör içerisinde bulunan, “EXPORT” klasörü içerisindeki 1.2) _AYASOFYA TÜZÜK 11.doc isimli 12 sayfadan oluşan ve (imaj programı ile kurtarılan silinmiş belge) “Ayasofya Derneği Tüzüğü” başlığı altında dernek tüzüğünün aşağıdaki gibi olduğu;
Aynı adreste yapılan arama sırasında 1 Adet ÇAKARD Marka çanta içerisinde 9765 seri numaralı cal 9 mm KNALL BORA-MK-19 Marka kurusıkıdan bozma toplu tabanca ele geçirildiği;
Kriminal incelemesi sonucu tanzim edilen 24.01.2008 tarihli ve 2008/1105 sayılı ekspertiz raporuna göre:
“9765 numaralı silah 9 mm çaplı, ses ve gaz fişeği istimal eden BORA Marka MK-19 Model 6’lı toplu bir tabanca olduğu, ateşleme sisteminde görev alan mekanik aksamının sağlam ve işler durumda olduğu, namlusu içerisinde ateşli silah fişeklerinin istimalini engelleyen parçanın ise bulunmadığı,
Bahse konu tabancanın mevcut haliyle laboratuarda yapılan denemelerde ses ve gaz fişeklerini istimal edebildiği gibi aynı çaplı el yapımı çekirdekli (Metal Bilyeli) fişekleri atabileceği,
El yapımı çekirdekli (Metal Bilyeli) fişekleride atabileceği görülen tabancanın 6136 sayılı yasaya göre yasak niteliğine haiz ateşli silahlardan olarak mütalaa edilmesi gerektiği, 6136 sayılı yasanın 12/4. bendende belirilen vahim silahlardan olmadığı, tespit edilemeyen olaylar arşivinde her hangi bir irtibatının bulunmadığı,” belirtilmiştir.
d) Şüpheli Asim DEMİR’e ait telefon görüşmeleri;
Tape: 3282, 07.11.2007 tarihi, saat:17:20 sıralarında ASİM DEMİR ile KEMAL KERİNÇSİZ arasında yapılan telefon görüşmesinde özetle; ASİM DEMİR’in “ŞEYİ ALDIM YANİ ATİLLA’DAN GİZLİ BELGELER VAR DEMİŞTİN YA” dediği, yapılan görüşmeden Kemal KERİNÇSİZ’in şahıs ile önceden görüştüğü ve şahsa Sultanahmet Adliyesinde görevli olan Atilla AKSU isimli şahısta bulunan GİZLİ BELGELERİ alıp kendisine getirmesi talimatı verdiği, şahsın da bu talimat üzerine GİZLİ BELGELERİ şüpheli Atilla AKSU’dan aldığını telefon açarak Kemal KERİNÇSİZ’e ilettiği KEMAL KERİNÇSİZ’in de “GİZLİ DEĞİL BE YAVRUCUĞUM, NORMAL BELGE ÖYLE GİZLİ BELGE OLUR MU LAN SEN DE TELEFONDA GİZLİ BİLGİ, GİZLİ BİLGİ, ULAN NE GİZLİSİ OLUR MU ÖYLE ŞEY NORMAL BELGE HA ALDIN MI ONLARI ?” şeklinde yapılan görüşmede ERGENEKON terör örgütü yöneticilerinden olan şüpheli Kemal KERİNÇSİZ’in örgütün amacı doğrultusunda kullanabileceği bilgi ve belgeleri normal prosedür dışında el altından savcılıkta görevli Atilla AKSU isimli şahıstan menfaat karşılığı aldığı ve sürekli şahıs ile irtibatlı olduğu, önemli bir dava belgesi olduğunda şahıs ile telefonlaştığı ayrıca alınacak bilgi ve belgeleri şüpheli Asim DEMİR vasıtası ile aldırdığı anlaşılmıştır.
Tape: 3026 07.11.2007 tarihi, saat:12.19 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ’in İstanbul Adliyesi Savcılık kaleminde görev yapan şüpheli Atilla AKSU’ nun kamuoyunda sansasyonel hale gelmiş bazı insanların dosya safahatları ve fotokopilerini Kemal KERİNÇSİZ’e vererek, bu dosyalar ile alakalı geçen görüşmede; Kemal KERİNÇSİZ’in Atilla AKSU’ya hitaben; “ÇOK GÜZEL, HEPSİ BİRBİRİNDEN GÜZEL. ON NUMARA YANİ ON NUMARA” dediği, Atilla AKSU’nun da “MUZAFFER BEYİN KARŞI TARAFINDA OLAN BAZI ŞEYLERİ..” Kemal KERİNÇSİZ’in de “A O ONLAR ÇOK FAYDALI OLDU, ONLAR BİLDİĞİN GİBİ DİĞİL. ONLAR ÖYLE FAYDALI OLDU Kİ ABİ” diyerek, İstanbul Adliyesinde memur olarak çalışan şüpheli Atilla AKSU’ nun aynı gün saat: 12.19 sıralarında, Kemal KERİNÇSİZ’in yanında çalışan Asim DEMİR’e teslim ettiği, şüpheli Asim DEMİR’in Kemal KERİNÇSİZ’i arayarak “ŞEYİ ALDIM YANİ ATİLLADAN GİZLİ BELGELER VAR DEMİŞTİN YA..” diyerek, Atilla AKSU’dan almış olduğu GİZLİ BELGELERİ, teslim aldığına dair Kemal KERİNÇSİZ’e bilgi verdiği anlaşılmıştır.
e) Diğer şüpheliler ile olan ilişkileri;
Şüpheli Atilla AKSU ifadesinde; Kemal KERİNÇSİZ’e verilmek üzere Adliye’den aldığı bazı soruşturma evraklarını şahsa teslim edilmesi amacıyla Asim DEMİR’e verdiğini beyan etmiştir.
Telefon Bağlantıları;
Şüpheli Asim DEMİR’ın telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde;
Kemal KERİNÇSİZ-05322143354, Kemal KERİNÇSİZ - 05332949190 Şeklinde kayıtlara rastlandığından adı geçen şüpheli ile irtibatlı olduğu,
Şüpheli Atilla AKSU’nun 3281 no’lu iletişim tespit tutanağında; 07.11.2007 tarihi, Saat 12:19 sıralarında şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile yaptığı telefon görüşmesi ile ilgili sorulan soruya;
“ Kemal KERİNÇSİZ’in avukat olduğunu, Adliyeye gelip gittiğini, kendisini on yıldır tanıdığını, ancak, kendisiyle gerçek samimiyetinin yaklaşık bundan 4 yıl önce, amcasının oğlunun kızı olan Simge’nin, eşinden boşanma davasını Kemal KERİNÇSİZ’in aldığını, kendilerine yardımcı olduğunu, bu vesileyle kendisiyle samimiyetimiz arttığını, kendisiyle zaman zaman görüşmelerinin olduğunu, baktığı davalarla ilgili kendisinden bazı dosya evrakları istediğini, kendisinin de ona gücü yettiğince yardımcı olduğunu,
Avukat Kemal KERİNÇSİZ’in kendisine telefon açtığını, Muzaffer TEKİN’in avukatlığını yaptığını, ancak Muzaffer TEKİN ile ilgili dolandırıcılık ve hırsızlık şaibeleri çıktığını, bunu aydınlatabilmesi için kendisinden Adliyede başka Muzaffer TEKİN’lerle ilgili dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan herhangi bir dosyanın bulunup bulunmadığını sorduğunu kendisini de bakayım dediğini, birbirinden farklı 3 adet Muzaffer TEKİN adına kararları çıkardığını, bu Muzaffer TEKİN’lerin 3’ü de kimlik bilgileri itibariyle birbirinden farklı olduğunu . Bu şahıslarla ilgili hırsızlık dolandırıcılık kaydının bulunduğunu, fakat bunlar, Kemal KERİNÇSİZ’in müvekkili olan Muzaffer TEKİN’den farklı kişiler olduğunu Kemal KERİNÇSİZ’ de bu bilgilerin çok işine yarayacağını, müvekkilini aklayacağını söylediğini, kendisine yanında çalışan “Arap” olarak bildiği, ancak sonradan Asim DEMİR olarak tanıdığı, Avukat Kemal KERİNÇSİZ’in yanında çalışan çaycı Asim DEMİR’e zarf içerisinde verdiğini,” beyan etmiştir.

Güvenlik Şube Müdürlüğünün hazırladığı dosyanın incelenmesi sonucu; Şüpheli Asim DEMİR’in katılmış olduğu örgütsel eylemler:

1- 07.05.2006 Günü saat 12.15 sıralarında Beyoğlu ilçesi Galatasaray meydanında Hukukçular Birliği ve Milli Güç platformu, Vatansever Güç Birliği, Türkiye’m Topluluğu, Aydınlar Ocağı, Türk Dünyası İnsan Haklar Derneği, Anadolu Dostluk ve Türkmen Derneği, Şehit Anaları Derneği tarafından Yunanistan’ın Selanik’te açmayı planladığı “Pontus Soykırımı Anıtı”nı protesto etmek için basın açıklaması düzenlendiği, Kemal KERİNÇSİZ, Av. Özcan PEHLİVANOĞLU, Mualla ERKUT tarafından topluluğa hitap edildiği, Yunanistan Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakıldığı, eyleme şüpheliler OktayYILDIRIM, Muzaffer TEKİN, M.Zekeriya ÖZTÜRK, Emin GÜRSES, Kemal KERİNÇSİZ ve Asim DEMİR’in birlikte katıldığı, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.
2-17.05.2006 günü saat 12.00 sıralarında Beyoğlu ilçesi Fransız konsolosluğu önünde Büyük Hukukçular Birliği tarafından “sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısını protesto etmek” için basın açıklaması düzenlendiği, Eyleme şüpheliler Oktay YILDIRIM, Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL ve Asim DEMİR’in katıldığı, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

3- 07.06.2006 Günü saat 11.25 sıralarında Eminönü ilçesi Sultanahmet adliyesi önünde Perihan MAĞDEN’in Vicdani Ret konusunda yargılanmasıyla ilgili 50 kişilik gruba Gönül APAYDIN tarafından basın bülteni okunmuştur. Büyük Hukukçular birliği yazılı pankart,Perihan sen Şehit anası değil, ancak Deniz anası olabilirsin ,vicdani retçilik PKK’ya Hizmettir- ABD Hizmetindeki Fettullah Ordu ve Emniyetten Kirli elini çek-Küreselciler tarikatlar siyasi iktidar Şeytan üçgenini Bozacağız- yazılı dövizler taşınmış.”Her Türk asker doğar-Burası Türkiye ya sev ya terk et-Türkiye Türktür Türk kalacak-Katil ABD işbirlikçi AKP-Asker Doğduk Asker Ölürüz” şeklinde sloganların atıldığı tespit edilmiştir.. Aynı gün İstanbul adliyesi 2.Asliye Ceza mahkemesinde Perihan MAĞDEN’in - sanık olarak yargılandığı davanın görülmesi sırasında basın açıklaması yapan gruptaki bazı şahıslarca sözlü sataşma olayının yaşanması üzerine;Adliye binası içerisindeki koridora çevik Kuvvet Şube Müd.Görevli Polisler alınarak , beklemekte olan Perihan MAĞDEN avukatları ile yanlarında bekleyen Şanar YURDATAPAN, Ayşe KULİN, Cüneyt ÖZDEMİR, Ataol BEHRAMOĞLU’nun bulunduğu grup ile Av. Kemal KERİNÇSİZ, Pakize ALPAKBABA, M.Zekeriya ÖZTÜRK, Levent TEMİZ, Sevgi ERENEROL isimli şahıslarında bulunduğu, özellikle avukatlar ve gaziler davaya müdahil olmak için ellerinde dilekçeleri ve avukatları ile birlikte gelen şehit yakınlarından oluşan grup arasında, koridorda tampon oluşturulmak suretiyle muhtemel bir olayı önlemek için gerekli Güvenlik tedbirleri alınmıştır. Grubu Av.Kemal KERİNÇSİZ’in yönlendirdiği ve grup içerisinde slogan atılması üzerine, güvenlik güçlerince herkesin duyabileceği şekilde gruba ve grubu yönlendiren şahıslara gerekli uyarılar yapılmış olup, şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRM, Asim DEMİR’in grup içinde bulundukları, Güvenlik Şube Müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

4- 12.06.2006 Saat 13.15 sıralarında Beyoğlu İlçesi Mete caddesi üzerinde bulunan AB Birliği Bilgi Merkezi önünde Türkiye’m Topluluğu ve Türk Ortodoks Patrikhanesi tarafından “Türkiye’nin AB üyeliği müzakere süreci” ile ilgili basın açıklaması düzenlendiği, Sevgi ERENEROL tarafından basın açıklamasının okunduğu, üzerinde Büyük Hukukçular Birliği yazılı çelengin AB bürosu önüne bırakıldığı, bu etkinliğe şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ, Oktay YILDIRIM ve M. Zekeriya ÖZTÜRK, Asim DEMİR’in katıldığı, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

5- 20.06.2006 günü Atatürk hava limanı Genel binası önünde Milli Güç Platformu ve Büyük Hukukçular Birliği organizesinde “Ermenistan Katolikosu 2.Karakin’nin ülkemizi ziyaretini” protesto eylemi düzenlendiği, konuk Misafirin aracı geçerken grup tarafından yumurta atıldığı, polisin ikazına rağmen eyleme devam edildiği, Merdan AYDIN, Ferdi ÇELİK, Muammer KOCADAĞLI, Fatih SEKMAN isimli şahısların gözaltına alındığı, eyleme şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL ve Asim DEMİR’in (Elinde megafon olan şahıs olarak) katıldığı Güvenlik Şube Müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

6- 22.06.2006 günü Heybeliada da açılacak olan Ruhban Okulunu protesto eylemine Av. Kemal KERİNÇSİZ ve Asim DEMİR’in katıldığı, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

7-19.11. 2006 günü saat 08.00 ile 17.00 arası Çağlayan Meydanında Bağımsız Türkiye partisi (BTP) mitingi adı altında açık hava toplantısı düzenlediği, grup tarafından ”Ruhban okulu açılması Kopenhag kriteri değildir -Ekümenik Kopenhag kriteri değildir-Papayı Türtiye’ye istemiyoruz” ibareli pankartlar ile “Patrik-Papa-Fenerde, Türk Milleti Nerede- Patriği Türkiye de istemiyoruz” şeklinde dövizler taşındığı, gruba hitaben Büyük Hukukçular Birliği başkanı Kemal KERİNÇSİZ tarafından Türk milletine çağrı! İstanbul’a geldiği taktirde Papa’yı ülkemize istemiyoruz- Faaliyetine mutlaka katılın” başlıklı bildirinin okunduğunu, çevre illerden gelen BTP yönetici ve üyeleri ile İstanbul il ve ilçe teşkilatları üyelerinin desteğiyle yaklaşık 2500-3000 kişinin katıldığı, BTP Genel Başkanı Haydar BAŞ’ın konuşmacı olarak katıldığı, ”Bağımsız Türkiye için Milli ekonomi modeli için bizi de Yaz Sayın Prof.Dr.Haydar BAŞ (Tekirdağlı ülkücüler) - Buradayız üstad buradayız ASIM’ın NESLİ bu kuvva-i Milli hareketin de yanın da olmayacağım mı sandın (yeniçiftlikli ülkücüler) - Bağımsız Türkiye için bizlerde varız (Tekirdağlı muhafazakarlar) - Sayın Prof.Dr.Haydar BAŞ Bu yolda bizde varız (sosyal demokratlar) ibareli dövizler açıldığı, “Bu Vatan bizimdir bizim kalacak - Türkiye Seninle gurur duyuyor - üstad sen bizim her şeyimizsin - Üstad Nerede Biz Oradayız - Avrupa şaşırma sabrımızı taşırma - kuvva-i miliye tekrar hedefe - İşte Milet işte başbakan - Papa şaşırma sabrımızı taşırma - Bu millet Kardeştir ayıranlar kalleştir” şeklinde sloganların atıldığı etkinliğe, şüpheliler Asim DEMİR ve Kemal KERİNÇİZ’in birlikte katıldıkları, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

8- 18.12.2006 günü saat 12.25 de Eminönü ilçesi Sultanahmet Adliyesi önünde Doç. Necip HABLEMİTOĞLU’nun ölümünün yıl dönümü nedeniyle Hukukçular Birliği, Ayasofya Derneği, Milli Güç Birliği, Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği tarafından basın açıklaması düzenlendiği, Büyük Hukukçular Birliği üyesi Cevat ÇALIK tarafından gruba hitaben bir basın metni okunduğu, eyleme şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Rafet ARSLAN ve Asim DEMİR’in birlikte katıldıkları, Güvenlik şube müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

9-15.06.2007 günü saat:13.00 da Beşiktaş ilçesi Levent Camii’ de yaklaşık 500-600 kişinin katılımıyla Hakkari ilinde şehit edilen P.Kd. Bnb. Murat ÖZYALÇIN ve Elazığ’da şehit edilen Jn.Uz.Erbaş Cihan KIZILTAŞ’ ın cenaze namazı kılınmış ve cenaze namazını müteakip cenazeler Edirne kapı şehitliğine defnedilmiş ve konu saat 14.30 da sona ermiştir. Katılan grup içerisinde; şüpheliler Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ve Asim DEMİR’in birlikte katıldıkları, Güvenlik Şube Müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

10- 04.07.2007 günü saat:10.05 de Beyoğlu İlçesi İtalyan Başkonsolosluğu önünde Türkiye Sivil Toplum Örgütleri, Türk Ortodokslar Derneği ve Aydınlar Ocağı tarafından “PKK Terör örgütü tarafından kullanılan İtalyan menşeli mayınları” protesto etmek basın açıklaması düzenlendiği, Ülker DURUKAN, Ayşe SALMAN, Burak GÜNEŞ isimli şahıslar tarafından basın açıklamasının okunduğu, bu eyleme şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ ve Asim DEMİR’in birlikte katıldıkları, Güvenlik Şube Müdürlüğünün olay esnasında çekmiş olduğu kamera görüntülerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.
f) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Asim DEMİR ifadesinde Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ’in yanında çalıştığını, ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını beyan etmiş ise de;

Aramalar sırasında 1 adet 9765 seri numaralı cal 9 mm KNALL BORA-MK-19 Marka kurusıkıdan bozma 6136 Sayılı Yasa kapsamında kalan ruhsatsız silahın ele geçirilmiş olması, Büyük Hukukçular Derneğinin binasında yatıp kalkması örgütün tertip etmiş olduğu veya örgütsel içerikli olan 07/05/2006, 17/05/2006, 07/06/2006, 12/06/2006, 20/06/2006, 22/06/2006, 19/11/2006, 18/12/2006, 15/06/2007, 04/07/2007 tarihlerinde yapılan toplumsal eylemlerde diğer şüpheliler Oktay YILDIRIM, Muzaffer TEKİN, Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL, M. Zekeriya ÖZTÜRK, Emin GÜRSES, Rafet ARSLAN ve Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile birlikte bizzat yeralması, telefon görüşmeleri incelendiğin de de savunmasının aksine İstanbul Adliyesinde görevli zabıt katibi olan şüpheli Atilla AKSU tarafından temin edilen bir kısım belge ve dokümanları şüpheli Kemal KERİNÇSİZ’e ulaştırdığı örgütün faaliyetlerini yürütmek için kurduğu dernek binasında yatıp kalktığı, böylece ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik ve çeşitlilik arz eden organik bir bağ kurduğu anlaşıldığından, şüpheli hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak ve ruhsatsız silah bulundurmak suçlarından kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu anlaşıldığından;

Şüpheli Asim DEMİR hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddesi yollaması ile 6136 Sayılı Kanunun 13/son yollaması ile 6136 Sayılı Kanunun 13/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 3 ve 4. maddeleri yollaması ile aynı Kanunun 5 ve TCK’nun 53, 58/9, 54/1 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.

Hiç yorum yok: