44-Şüpheli SERHAN BOLLUK
a- Emniyet İfadesinde Özetle;
1960 yılında Eskişehir ilinde doğduğunu, İlk ve orta tahsilimi Eskişehir ilinde yaptığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini 1984 yılında bitirdiğini, İki yıl Antalya’da Sağlık Ocağında çalıştıktan sonra Doktorluk mesleğini bıraktığını,1987 yılında İstanbul’da 2000’e Doğru Dergisinde Gazeteciliğe başladığını, Aydınlık ismi ile günlük gazete çıkarmaya başladığını, 1994 yılında Haftalık olarak Aydınlık Dergisi ismi ile dergi çıkarmaya başladığını. 2000 yılında Ulusal Kanal Televizyonunda çalışmaya başladığını, 2007 yılı başlarında tekrar Aydınlık Dergisinde Genel Yayın Yönetmenliği görevini aldığını. Halen bu görevi sürdürmekte olduğunu, çeşitli tarihlerde Almanya, Fransa, İspanya, ülkelerine turistlik amaçlı gittiğini, Çin ve Kuzey Kore Ülkelerine İşçi Partisi Heyetinde Gazeteci olarak gittiğini, Yine Kıbrıs’a da gazeteci olarak gittiğini. İllegal olarak yurt dışına çıkış yapmadığını, Ankara ilinde Hacettepe Üniversitesinde okurken Afiş Asmak ve Gazete Satmak gibi eylemlerden 3-4 kez göz altına alındığını, 1984 yılında Üniversitede öğrenci iken Yeni Olgu isminde bir aylık gençlik dergisini bir grup arkadaşla çıkarmaya başladığını, Aynı yıl bu nedenle Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltına alındığını,15 gün gözaltında 15 gün kadarda Mamak Cezaevinde kaldığını, Ailesi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, 1990 yıllarında Türkiye Gazeteciler Sendikasına Üye olduğunu, bu üyeliğinin devam edip etmediğini bilmediğini, İşçi Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi olduğunu, Herhangi bir terör örgütüne üyeliği olmadığını, Aydınlık Dergisinde Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştığını, Bu derginin haftalık yasal haber dergisi olduğunu,Ümraniye de ele geçirilen el bombaları ile alakalı herhangi bir bilgisinin bulunmadığını,basından duyduğu kadar bilgisinin bulunduğunu,ismi geçen şahısları tanımadığını, Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999 İstanbul isimli doküman hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta, Ergenekon Örgütü üyesi olmadığını böyle bir örgütün varlığı iddiasından önce basından daha sonrada önüne gelen bir sanık ifade ve sorgularından (Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL) isimli şahısların ifadeleri avukatları aracılığı ve bir takım kaynaklar vasıtası ile kendisine geldiğini, ve bu şekilde de bu iddialardan haberdar olduğunu, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Aydınlık Dergisinde Ergenekon Soruşturması ile ilgili yazı ve haberlerin mevcut olduğunu, Bu konuda söyleyeceklerinin bundan ibaret olduğunu, Lobi isimli örgütlenme içersinde olmadığını, Böyle bir şeyden yine soruşturma çerçevesinde önce basından daha önce bahsetmiş olduğu ifadelerden bilgi sahibi olduğunu, Bu örgüt hakkında başka bir bilgisinin olmadığını, Genel Yayın Yönetmenliğini yapmış olduğu Aydınlık Dergisi Yönetim Yerinden elde edilen ve burada kendisine gösterilen ajandanın kendisine ait olmadığını, Ajanda içersindeki yazıların kendisine ait olmadığını, Bu ajandanın kimin olduğunu bilmediğini, Bu Derginin yukarıdaki adresi Derginin idarehanesi olduğunu, Bu ajandayı ilk defa burada gördüğünü, Ajanda da adı geçen bu şahısların Sabancının katili olarak Belçika’da yargılanan şahıslar olduğunu,
ABDULLAH ARGUN ÇETİN isimli şahsı şahsen tanımadığını, ismen tanıdığını, bu şahsın provokatör olduğunu, Gazete ve dergileri dolaşıp bir takım yalan yanlış haberler verdiğini, Ankara Bürosuna geldiğini hatırladığını, Bu gelişinin 5-6 yıl kadar önce olduğunu, Geldiğinde bu şahıstan nüfus cüzdan fotokopisi aldıklarını, bunu Kendisi hakkında araştırma yapmak için aldıklarını, Bu şahısın Ankara Bürosuna gelmesinden sonra kendisi hakkında bir araştırma yaptıklarını, kendilerinden önce başka yayın organlarına da gittiğini öğrendiklerini, verdiği bilgilerinde yalan yanlış olduğunu öğrendiklerini,
07.02.2008 saat 17:53:08 de Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; görüşmenin doğru olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile bu görüşmeyi yaptığını, Doğu PERİNÇEK’i 30 yıldır tanıdığını, Türkiye İşçi Köylü Partisi Ankara Genel Merkezinde tanıştıklarını , o tarihten beridir kendisi ile gerek yüz yüze gerekse telefonla görüştüğünü, Aydınlık Dergisinin Başyazarı olduğunu, İşçi Partisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üç kere AKP’nin kapatılmasını isteyen dilekçe verdi. Ankara Bürosunda AKP kapatılsın şeklindeki İşçi Partisinin bu girişimini kapak konusu yapılmasını önerdi. Doğu PERİNÇEK’e bu öneriyi ilettiğini. Bu öneriye karşı Doğu PERİNÇEK AKP’yi bir halk devrimi ile zaten devrileceğini yani AKP’nin iktidardan olacağını belirterek bu öneriye karşı çıktığını. Görüşmede geçen Bedri ismi Mehmet Bedri GÜLTEKİN isimli İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğu, Mehmet CENGİZ’in ise İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi olduğunu, Görüşmeden hatırladığının bunlardan ibaret olduğunu,
22.02.2008 saat 15:10:21tarihinde Ferid İLSEVER ile yapmış olduğu telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi yaptığını, Görüşmede geçen konular doğru olduğunu, Şimdi hatırlayamadığı ancak o zaman Vedat YENERER ile ilgili bir haber yapacak olduğunu, Bu soruşturmayı duyduğu için Ferid İLSEVER kendisini aradığını, Hadiye YILMAZ’ın eşi olduğunu, bu eşinden iki çocuğunun olduğunu, Resmi nikahlarının bulunmadığını, 05333959324 nolu görüşmede kullandığı telefonun eşinin adına kayıtlı olduğunu, İsmi geçen diğer şahısları tanımadığını,
13.03.2008 Saat 10:41:56 Tarih Ve Zaman Diliminde Doğu Perinçek İsimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi hatırladığını, Tuncay GÜNEY’in Doğu PERİNÇEK’in verdiği referans ile Irak’a gittiği, giderken 12 Tır silah götürdüğü, bu silahları Talabani’ye, Barzani’ye ve PKK’ya verdiği şeklinde iddialarının olduğu, Doğu PERİNÇEK’e telefonda aktardığı konunun bu konu olduğunu bu telefon görüşmesinde Doğu PERİNÇEK’e haberi berbat etmişler şeklinde ifadeler kullandığını, Görüşmede adı geçen Yiğit BULUT ismi şahsın Radikal Gazetesinde Köşe yazarlığı olduğunu ve görüşmenin bunlardan ibaret olduğunu,
14.03.2008 saat 13:37:24 tarih ve zaman diliminde FERİD İLSEVER isimli şahıs ile yapılan telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Bu görüşmenin doğru olduğunu, O gün beni Ferid İLSEVER (Ulusal Kanalın Genel Yayın Yönetmeni aynı zamanda İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısıdır)in aradığını Aydınlık Dergisi bu tarihten 4-5 sayı öncesinde Gladyo nun merkezi Emniyet içine kaymıştır gerçeğini saptayarak yayın yapınca Zaman Gazetesi saldırıya geçti. Gerek Doğu PERİNÇEK ile ilgili gerekse İşçi Partisi ile ilgili yalan yanlış haberler yaptı, bu konuda Zaman Gazetesinde çıkan bu yönlü bir haber üzerine Doğu PERİNÇEK’in kendisine yazdırdığı ve dergiye koymasını istediği ayrıca Sayın Orgeneral Hüseyin KIVRIKOĞLU’na faks yolu ile iletilmesini istediği bir basın açıklaması olduğunu, Nitekim bu açıklama derginin geçen sayısında 16 Mart 2008 tarihli Aydınlık Dergisinde yayınlandığını, Fenerbahçe Ordu evi Emekli Generallerin uğrak yeridir.genellikle kendilerine ulaşılmak istendiğinde oradan ulaşıldığını, Beyoğlu ilçesi istiklal caddesi deva çıkmazı no:7 sayılı yerde bulunan ve aydınlık dergisinin eski sayılarının arşivlendiği, muhasebesinin tutulduğu binanın birinci katında bulunan yerde 21.03.2008 tarihinde yapılan aramada (3) adet fuji marka vhs video kaseti elde edildiği, Bu kasetlerin yapılan incelemesinde (3) vhs video kasetinin içeriğindeki görüntülerin aynı olduğu ve bu görüntülerde Erdal Angın ve Hüseyin……. İsimli şahısların işçi partililer tarafından ayrı ayrı sorgulandıkları sorgulayan şahısların sadece seslerinin duyulduğu şeklinde bilgilerin ve görüntülerin bulunduğu vhs kasetleri hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; (3) adet VHS kasetinden bilgisinin bulunmadığını, Kasetleri burada gördüğünü, kasetlerdeki ismi geçen şahısları tanımadığını, seslerinde tanıdık gelmediği, Ancak görüntülerdeki sandalyelerden kendi binalarında da bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK’in de kendisine böyle bir bilgi vermediğini, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK’in çok kez tehdit edildiğini bildiğini, ancak bu kasetteki olaydan kesinlikle bilgisinin olmadığını, ERGENEKON isimli yasadışı bir yapılanma içerisinde oldukları tespit edilen çeşitli tarihlerde gözaltına alınan ve adli makamlara sevk edilen kendisine isimleri okunan şahıslardan tanıdıklarınız var mı? sorusuna vermiş olduğu cevapta;
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK; Bu şahsın tarihten üç yıl kadar önce Ulusal Kanal Haber Merkezinde üç ay kadar çalıştığını, Kendisini kanala Emekli Binbaşı olarak tanıttığını, Fakat bu süre zarfında bir takım şüpheli hareketleri olduğunu saptadıklarını, kendisinin aslında binbaşı değil yüzbaşı olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine kendisini işten çıkardıklarını, Danıştay suikast inden sonrada bu şahsın adı geçtiğini, bunu Aydınlık Dergisinde ajan provokatörü sıfatıyla kapak haberi yaptıklarını, Aynı şekilde de bu Ergenekon soruşturmasında da adı geçince yine aynı şekilde ajan provokatörü olarak kapak haberi yaptıklarını, Bu şahsı işten attıktan sonra MİT’e gidip İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisi aleyhinde uzun uzun ifadeler verdiğini bildiğini, Emin ŞİRİN; Milletvekilliği döneminde Ulusal Kanalda birkaç defa kendisini ağırladıklarını, Televizyon yayınında görüşlerine başvurduklarını,Bu şekilde tanıdıklarını,Sevgi ERENEROL; Yine kendisini iki yıl öncesinde Ulusal Kanalda çeşitli defalar Hıristiyan misyonerlik faaliyetleri ile ilgili olarak yayına çıkardıklarını, bu tarihten sonra görüşmediğini, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU;Kendisi ile bir defa tarihten bir yıl kadar önce Ulusal Kanalda Fikir Meydanı isimli televizyon açık oturum gibi bir program yaptıklarını, Ayrıca kendisinden çeşitli konularda görüş alıp halen yayınladıklarını, Yaklaşık kendisini 1-1,5 yıldır tanıdığını, Mehmet Adnan AKFIRAT; Kendisi ile uzun yıllar Aydınlık Dergisinde birlikte çalıştıklarını, Ferid İLSEVER; Yine kendisi ile Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanalda uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, Yusuf BEŞİRİK; Kendisi İşçi Partisi İstanbul il örgütünde görev yaptığını, 7-8 yıldır tanıdığını, İbrahim BENLİ; Kendisi ile Talat Paşa Komitesindeki aldığı görevler nedeni ile 3-4 yıl kadar önce tanıştıklarını, halen görüştüklerini, İlhan SELÇUK; Çeşitli konularda fikirlerini aldığı bir meslek büyüğü olduğunu, Bu şahıslarla olan ilişkilerin bunlardan ibaret olduğunu, İfademe ekleyecek başka bir husus olmadığını beyan etmiştir.
b) Savcılık İfadesinde özetle;
Kollukta verdiği ifadeyi kabul ettiğini, 2007 yılı başından itibaren ülke genelinde haftalık olarak yayınlanan Haftalık isimli derginin genel yayın yönetmeni olarak çalıştığını, Görevinin dergide yayınlanacak olan tüm yazıların kontrolünü yapmak ve yayınlanıp yayınlamayacağına karar vermek olduğunu,Bu çerçevede dergide yayınlanan yazıların neredeyse tamamından haberi olduğunu,Aynı zamanda İşçi Partisinin merkez karar kurulu üyesi olduğunu,Soruşturma kapsamındaki kişilerden Doğu PERİNÇEK ile tanışıklarını ve arkadaşlıklarının 30 yıl öncesine dayandığını, Kendisinin merkez karar kurulu üyesi olduğu partinin genel başkanı olduğunu, Aynı zamanda genel yayın yönetmeni olduğu dergininde baş yazarı olduğunu,İlhan SELÇUK'u meslek büyüğü olarak tanıdıklarını. Zaman zaman yüz yüze bazen de telefonla mesleki konularda görüşünü almak ve danışmak bazen de görüşlerini dergide yayınlamak için kendisiyle görüştüğünü,Mehmet Adnan AKFIRAT , Ferid İLSEVER ve Yusuf BERİŞİK ile İşçi Partisi vasıtası ile tanıştıklarını, Kendilerinin İşçi Partisinin merkez karar kurulu üyesi ve il örgütünde görevli olduklarını,İbrahim BENLİ'yi yaklaşık 3 veya 4 yıl önce Talat Paşa Komitesinin faaliyetlerine katıldığı sırada tanıdığını, Talat Paşa Komitesinin Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf HALAÇOĞLU'nun Ermeni katliamının yalan olduğu şeklindeki beyanları üzerine İsviçre'de hakkında verilen tutuklama kararına tepki olmak üzere kurulmuş olduğunu,Başkanının Rauf DENKTAŞ olduğunu, Sekreterliğini Ferid İLSEVER yaptığını, Çok sayıda seçkin kişinin bu komitenin faaliyetlerine katıldığını, Henüz tüzel kişilik kazanmadığını bildiğini, Yine Avrupa Parlamentolarında kabul edilen sözde Ermeni soykırımı kararlarına tepki olarak birçok eylem gerçekleştirdiğini, Bunlardan biriside İşçi Partisi Genel başkanı Doğu PERİNÇEK'in İsviçre de aynı şekilde Ermeni soykırımının olmadığını söylemesi olduğunu, Bunun üzerine kendisi hakkında da tutuklama kararı çıkartıldığını,Bundan sonra bizzat giderek İsviçre'de ifade verdiğini ve serbest bırakıldığını,bu komitenin bir üyesi olmadığını,Ancak faaliyetlerine katıldığını, Bu faaliyetler sırasında tanıştığı İbrahim BENLİ ile arkadaşlık kurduklarını, bundan sonrada görüşmelerinin gerek yüz yüze gerekse telefonla devam ettiğini,Kemal ALEMDAROĞLU ile birlikte geçmişte Ulusal kanalda yayınlanan bir programa katıldıklarını, daha önce aynı kanalda bir süre program yaptıklarını, Bu nedenle tanıştıklarını, Rektörlük döneminde Ulusal kanal adına kendisi ile röportaj yaptığını, Fikir alışverişi için değişik zamanlarda görüştüğünü,şuanda ulusal kanalda çalışmadığını,Sevgi ERENEROL, Emin ŞİRİN ulusal kanalda çalıştığı dönemde katılımcı olarak programlara çıktıklarını, Bu nedenle tanıdığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü bu tarihten yaklaşık 3 yıl önce haber müdürü olarak çalıştığı Ulasal kanala geldiğinde tanıdığını, Kendisini emekli binbaşı olarak tanıttığını,. Kuzey Irak konusunda bildikleri olduğunu söyledi ve televizyon adına muhabirlik yapmayı teklif ettiğini,. Resmi bir sözleşme yapıldığını hatırladığını, kendisinin de bir ücret talebi olmadığını,Yaklaşık 3 ay televizyona gelip gittiğini, Ancak bu süre içerisinde herhangi bir haber getirmediğini, Kuzey Irak'taki olaylar yükselince bu konuda uzman olarak bilgisine danışılmak üzere emekli binbaşı sıfatıyla birkaç programa katıldığını, Daha sonra bu kişinin televizyonda çalışan bir kadınla gönül ilişkisi kurmak istediğini bu amaçla hava atmak ve etkilemek için, üzerinde kendi fotoğraflarının yapışık olduğu bir çok kimlik kartı gösterdiğini kimlik kartlarının kimisinde asker, kimisinde MİT ve diğer kurum isimleri yazdığını öğrendiğini, bizzat bu kimliklerin kendisine gösterildiğini o tarih itibariyle televizyonda spiker olan Müjdan KAYSERLİ’nin anlattığını, Bundan rahatsız olduğunu, Yaptıkları araştırmada bu kişinin ordudan emekli olmadığını aksine atıldığını tespit ettiklerini. Yine kadın spiker kendisine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün teğmen rütbesindeyken Hristiyan olduğunu anlattığını, Bütün bunlar üzerine kendisiyle konuşulduğu ve televizyondaki görevine son verildiği, Bundan sonra kendisi ile görüşmediğini,daha sonra televizyondan ayrılarak Aydınlık dergisinden çalışmaya başladığını, Bu süreçte Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün televizyondan ayrıldıktan sonra MİT 'e giderek Ulusal kanal ve İşçi Partisi hakkında aleyhe ifade verdiğini öğrendiğini, Bu haberi getireni şuanda hatırlamadığını, Bunu öğrendikten sonra kişinin ajan provokatör olduğuna kanaat getirdiklerini, Daha sonra kendisinin Danıştay saldırısında adı geçince bu konuyu Aydınlık dergisinde kapak yaptıklarını, Bir süre sonrada aynı şekilde Ergenekon soruşturması kapsamında ismi geçtiğini ve tutuklandığını,Bu konuyu da Aydınlık dergisinde kapak yaptıklarını, ismi geçen diğer kişileri basın yayın dünyasında olduğu için basından tanıdığını, Bunun dışında şahsi bir tanışıklığı olmadığını,Ergenekon terör örgütüyle de herhangi bir ilgisinin bulunmadığını,Böyle bir örgütün varlığı konusunda da söz söyleyebilecek konumda olmadığını,Bu konularda da basından duyduğundan fazla bilgisi olmadığını,Aydınlık dergisinin idarehanesinde yapılan aramada ele geçtiği iddia edilen ve bir sayfasında 1996 yılında İstanbul ilinde öldürülen işadamı Özdemir SABANCI'nın katil zanlılarından Fehriye ERDAL, İsmail AKKOL ve Mustafa isimli kişilerin isimlerinin yazılı bulunduğu ajandanın kendisine ait olmadığını ,Aydınlık dergisinin yayın merkezi ve idarehane olmak üzere iki binadan oluştuğunu, idarehaneye gitmediğini, yayın merkezinde bulunduğunu,Bürosunun da orada bulunduğunu, Bahse konu ajanda idarehanede bulunduğunu,kendisine ait olmadığını, İçindeki yazılarında kendisine ait olmadığını,bu ajandanın bulunduğu yerde yapılan aramada dergi çalışanlarından herhangi birisini aramayı yapan kolluk görevlilerine nezaret etmediğini öğrendiğini, Bu nedenle ajandanın dergiden çıktığını kabul etmesinin mümkün olmadığını,Derginin yayın merkezinde ve büroda yapılan aramada ele geçen Abdullah Argun ÇETİN isimli kişiye ait nüfus cüzdanı fotokopisi bu kişinin daha önce derginin Ankara bürosuna gelip bir takım haberler vereceği beyanı üzerine alındığını, Yaptıkları araştırmada bu kişinin başka yayın organlarına da gittiğini öğrendiklerini,Anlattıklarını haber yapmadıklarını,Bu aşamada kendisini araştırtmak için Ankara'da alınan kimlik fotokopilerini İstanbul'a getirttiğini, kendisini görmediğini, fotokopilerin bir tanesinde yazılı "Çeçen Dergisi" ibaresinin ne anlama geldiğini şuanda hatırlamadığını,bu kişinin provokatör olduğu şeklinde Aydınlık dergisinde haber yapıldığını,Derginin yayın merkezinde yapılan aramada İşçi Partisinde güvenlik elemanı olarak çalıştıkları iddia edilen Erdal ANGIN ve Hüseyin isimli kişilerin sorgusuna dair 3 adet VHS kasetini ilk defa Emniyette gördüğünü, bir sorgu yapmadığını,Bu kasetlerinde dergide bulunduğunu bilmediğini,Derginin yayın merkezi, idarehanesi ve dağıtım bölümlerinin farklı kısımlar olduğunu, Bu kasetlerin nereden elde edildiğini bilmediğini,Kaset görüntülerindeki plastik sandalyelerden binalarında da bulunduğunu, her yerden bulunabilecek sandalyelerden olabileceğini,Sorgulanan kişileri tanımadığını,Seslerden de kimin sorguladığını çıkaramadığını,Doğu PERİNÇEK kendisine tehdit edildiğini söylediğini,Ancak kasetlerde iddia edildiği gibi bir suikast girişimi olduğundan bahsetmediğini,Telefon görüşmeleri konusunda kollukta verdiği ayrıntılı ifadelerinin doğru olduğunu, Bunların esas alınmasını istediğini,3665 numaralı tape okundu, soruldu. Görüşmenin başında bir takım gazetelerde Tuncay GÜNEY'in Doğu PERİNÇEK'in refaransı ile Kuzey Irak'a giderek Talabani, Barzani ve Cemil BAYIK'a silah götürdüğü yönündeki gazete haberleri konusu konuşulduğunu,Burada geçen silah miktarlarını hatırladığımdan kendisi ile bu konuda görüştüğünü,Bu konuda İşçi Partisi adına yazıların çıktığı Yeni Şafak ve Milliyet gazetesine dava açıldığını,Görüşmenin devamında Barto ismi ile geçen kişinin Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu Türkiye şefi olduğunu,Yine bu fon tarafından aktarılacak olan 37 milyon dolar paranın Diyarbakır'daki bölücü terör örgütü ile bağlantılı bir kısım sivil toplum örgütlerinin eline geçeceğini tespit ettiğinden dolayı paranın aktarımını engellediğini, Bu nedenle fonun başkanı Kemal DERVİŞ tarafından görevden alındığını, Bunu tespit edip haber yapma hazırlığındayken Hürriyet gazetesinin bunu haber yaptığını,Bu konuda konuştuklarını,Görüşmenin devamında da Tuncay GÜNEY'in ifadesinin temini konusunda görüştüklerini,
3666 numaralı tape alakalı. Görüşme doğrudur. Doğu PERİNÇEK telefonda kendisine bir basın açıklaması dikte ettirdiğini kendisininde bunu kaleme aldığını,İçeriğinde Hüseyin KIVRIKOĞLU geçtiği için ve kendi sininde Fenerbahçe Orduevinde bulunabileceğini düşündüğü için oraya fakslanmasını istediğini,
3667 numaralı tapeyle alakalı . Görüşme doğrudur. Görüşmede Aydınlık dergisinin Ankara temsilcisi olan Fikret AKFIRAT kendisine İşçi Partisi ileri gelenlerinden Mehmet Bedri GÜLTEKİN ve Mehmet CENGİZ'in AKP'nin kapatılması için Yargıtay Savcılığına başvurduklarını bunun dergide kapak yapılmasını istediklerini iletti. kendisinide bunu Doğu PERİNÇEK ile görüştüğünü,Kendisi iktidarın yargı kararıyla kapatılmasını doğru görmediğini, iktadarı halk hareketiyle devirmek gerektiğini söylediğini,Devamında da Milliyet gazetesinden emekli şuan çalışmayan Rafet BALLI ismli bir gazetecinin bana aktardığını, Doğu PERİNÇEK'e aktardığını Hatırladığı kadarıyla Rafet BALLI Amerika'nın Türkiye'de darbe yaptırmak istediğini bu yüzden bir B planı yaptığını, sokağa beklediklerini anlattığını, Ancak detaylarını hatırlamadığını,
3668 numaralı tape okundu, soruldu. Görüşme doğrudur. Ferid İLSEVER derginin yayınlacak olan sayısında Vedat YENERER hakkında bir haber çıkacağını bildiğini, Şuanda bunun neyle ilgili olduğunu hatırlamadığını,Bu esnada Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınınca haberin çıkmasının uygun olmayacağını değerlendirerek kendisini bu konuda aradığını, Ergenekon soruşturması kapsamında bilinen bir yayın politikası takip ettiklerini beyan etmiştir.
c) Armalarda elde edilen deliller;
a) Kadıköy ilçesi Adem Sokak Belediye Evleri A4 Blok No:65/18 İçerenköy adresinde;
(141) adet CD,
(7) adet disketi
(1) adet MAXTOR marka SN:572131413438PGZXX seri nolu40 GB harddisk,
(1) adet KİNGSTON marka 1 GB CH10210704226-314A00L7 seri nolu flash bellek,
(1) adet üzerinde TAHA ibaresi bulunan kahverengi ajandanın yapılan incelmesinde;
10 Ocak, 25 Şubat, 24 Mart tarihli sayfalarında İlhan SELÇUK’un, 5 Şubat ve 19 Şubat tarihli sayfasında Emin ŞİRİN’in,7 Şubat,18 Şubat ve 23 Şubat tarihli sayfasında Kemal ALEMDAROĞLU’nun 20 Şubat tarihli sayfasında Doğu PERİNÇEK’in,4 Mart tarihli sayfasında Ferid İLSEVER’in,13 Nisan tarihli sayfasında Hayati ÖZCAN’ın 4 Eylül tarihli sayfasında Adnan AKFIRAT’ın isminin geçtiği, ajandanın 9 Şubat tarihli sayfasında “Alemdaroğlu’nun Emrindeyiz” ibaresi bulunan el yazmasının olduğu,
b) Eminönü İlçesi Alemdar Mahallesi Divan Yolu Caddesi Erçevik Han No:54/311 sayılı yerde faaliyet gösteren Güney Reklamcılık Yayın Matbaa Org. San.ve Tic. Ltd. Şti.nde yapılan aramada elde edilen;
(1) adet mavi renkli kartal resimli ajandanın incelenmesinde;
Ajandanın 1 ocak tarihli sayfasında Özdemir SABANCI Cinayeti sanığı Fahriye ERDAL’ın ayrıca İsmail AKKOL ve Mustafa…. İsimli şahısların isimlerinin yazılı olduğu, diğer sayfalarda, soruşturma kapsamında adı ve unvanı geçmeyen değişik kişi ve Kurumlarla yapılacak görüşmeler için düzenlenmiş randevu günlüğünün olduğu
(1) adet Aydınlık Muhasebe MA ibaresi ile başlayan beyaz renkli evrak kayıt defterinin yapılan incelemesinde;
Kayıt defterinin 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarını kapsayan bölümlerden oluştuğu, defterin 40 sıra numaralı 05.03.2007 tarihindeki kaydında, Aydınlık Dergisine Yasadışı İbda/c Terör Örgütünün yayın organlarından olabileceği düşünülen Furkan isimli Derginin tanıtım amacı ile gönderildiği,
-223 sıra numaralı 23.11.2007 tarihindeki kaydında, T.C Başbakanlık İstihbarat Kurumu Başkanlığı İstanbul Bölge Başkanlığının B021.TUİ.1.120300159-01-5416 sayısı ile Aydınlık Dergisi Genel Müdürü M.SABUNCU’ ya göndermiş olduğu2006 yılı medya araştırması hakkındaki yazının kaydedildiği, ayrıca soruşturma kapsamında ismi geçen Serhan BOLLUK ,Hikmet ÇİÇEK ,Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK’e değişik mahkeme ve dergilerden gelen yazıların kaydolunduğu defter olduğu,
(1) adet kırmızı renkli ajandanın yapılan incelemesinde;
Ajandanın 10 Temmuz’dan 19 Temmuz’a kadar olan sayfalarında Değişik Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen Kontrgerilla davalarının duruşma tarihlerinin ve sayfa numaralarının yazılı olduğu ayrıca değişik tarihlerde görülen davaların ve mahkemelerin isimlerinin ve dava tarihlerinin bulunduğu hatırlatma ajandası olduğu,
-(1) adet 08.01.1997 Şhow haber yayın kaydı bulunan VHS kaset,
-(1) adet Saffet Arıkan BEDÜK ropaortaj ibaresi bulunan kaset,
-(1) adet 26.12.1996 kanal 6 hedef ibaresi bulunan VHS kaset,
-(1) adet Sultanbeyli Belediye Başkan yardımcısı Cabbar ŞİŞMAN ibareli kaset,
(3) adet Abdullah Argun ÇETİN isimli şahsın nüfus cüzdan fotokopisi ve son sayfasında çeçen derneği ibaresi bulunan dokümanın yapıln incelemsinde;
Abdullah Argun ÇETİN’E ait önlü arkalı kimlik fotokopisi ayrıca değişik isimler ve telefon numaralarının bulunduğu üstü karalanmış altında çeçen derneği yazan el yazması doküman olduğu
(7) sayfa 2360636 ile başlayan el yazısı dokümanın yapılan incelemesinde;
Güney Reklamcılığın Şirket kaşesinin vurulduğu, Cumhuriyet Gazetesinden Mehmet isimli şahsın telefon numarasının, Ünal CANPOLAT (Başsavcı) isimli şahsın telefon numarasının bulunduğu, ayrıca anlamsız karalamaların bulunduğu el yazması doküman olduğu,
ULUSAL KANAL
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
1.KALSÖR:
1. Nolu Ajanda; Ajandanın üst kısmında Türk Tabipler Birliği 2006 ibaresinin olduğu, 9 Kasım sayfasında “Genelkurmay Kaynakları:MİT Gitsin Danıştay Suikastını çözsün” şeklinde ibarenin bulunduğu bu ibarenin daire içerisine alındığı,
2.KALSÖR:
19 – 20 - 21 Şubat 2005 tarihli ajanda sayfasında;
- “kuvayı Milliyeden tutuklanıp yine de polis yardımıyla yargılanan şahıs” Hakan Saraylıoğlu,
- TAMER tim komutanı, sol konularda uzman, 0505 366 06 76,
- Polat 0535 685 59 14 Polis,
Serhan BOLLUK’ a ait ajanda da bulunan Hakan SARAYLIOĞLU’ nun öldürülmesinden önce yapılan sorgulamasına ilişkin el yazısı ile notlar bulunduğu ve bu şahsın öldürülmesinden sonra bu eylemin DHKP/C örgütü tarafından üstlenildiği,
d) İletişim tespit tutanakları;
Tape:3667 07.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. (1-2 kelime anlaşılamadı). Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği,
Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu,
Serhan BOLLUKun “Ordu yapıyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” dediği,
Tape:3865 14.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle;Serhan’ın “Bu başyazının başlığı için ne dicez” dediği, bir süre başlık için konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in …Türban eylemleri, türban provakasyon şu bu ne diyebiliriz.Türban konusunda neye dikkat edelim dicen. Türban eylemlerine” dediği, Serhan’ın “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Türban cephesinde mi diyelim.” “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Serhan’ın “… ben diğer şeyleri de söylüm mi kapak unsurlarını Kapak malum Devlet BAHÇELİNİN kritik misyonu alt başlığı MHP’ de ümmetçiliğe nasıl gelindi. Sürmanşetimiz Türban olduğu için alt bandımız Vakıflar Yasasındaki Görülmeyen tehlike” dediği ve başlıkları söyledikten sonra “…şöyle bişey abi bu şirket eğer vakıf bünyesinde faaliyet gösterirse yabancı şirket denetimden her şeyden muaf olay yani Rum mallarının elden gitmesi değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Onu sakın koyma sakın ha.Diğil deme sakın ha” dediği, Serhan’ın “niye böyle çıkarttık” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Aman ha aman o da feci bi şey” dediği, Serhan’ın “tam bi sömürge esası kurayı da şey ABD’ nin ekonomik politiği diye çıkardık dikkat çeker diye. İlgi çeker diye düşünüyorum ben yani Marksist bi şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki tamam” dediği,
Tape: 3627-3668 22.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER’in “Abi ben Doktor Kemal İÇMEN aradı” “Ben hastanedeyim SSK hastanesinde fakat şöyle bir az önce İstanbul Emniyet 7-8 kişiyi gözaltına aldı dedi ee Emin GÜRSES Alo” dediği, Serhan BOLLUK’un “Emin GÜRSES’i mi ?” dediği, Ferid İLSEVER’in “… gözaltına almış internetten takip ettim gördüm dedi Vedat YENERER 7-8 kişiyi gözaltına almışlar” “…bana öyle söyledi şimdi telefonla aradılar beni bunlar bunlar gözaltına alınmış dedi senden ricam aklıma geldi şimdi Vedat YENERER’i haber yapıyoruz adını geçireceğiz vs. falan filan geçirmeyelim şimdi onu söylemek için aradım seni” dediği, bu görüşme ile ilgili olarak şüpheli Serhan BOLLUK savcılık ifadesinde;
Ferid İLSEVER derginin yayınlanacak olan sayısında Vedat YENERER hakkında bir haber çıkacağını bildiğini, Şuanda bunun neyle ilgili olduğunu hatırlamadığını,Bu esnada Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınınca haberin çıkmasının uygun olmayacağını değerlendirerek kendisini bu konuda aradığını,Bu konuda konuştuklarını,Soruşturmanın siyasi yönlendirmeyle yürütüldüğü konusunda neredeyse kesin bir kanaate sahip olduğu için soruşturmayı başından itibaren yürüten Savcı Zekeriya ÖZ hakkında siyasi eğilimleri, ne yapıp yapmadığı konusunda bir araştırma yapma konusunda konuşmaları olduğunu, Ancak bunu dergi kapağı yapmaya karar vermediğini beyan etmiştir.
Tape : 3665 13.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle; DOĞUnun He o bir 6.000 silah mı Cemil BAYIK'a?dediği SERHANın 6.000 silah
DOĞUnun12.000 12.000, SERHANın 12.000 12.000 6.000'i yani şeye giden Talabaniye gidenlerin 6.000'i sonradan Cemil BAYIK'a gidiyor, DOĞUnunÖyle mi yoksa öyle yazıyor Talabani Barzaniye 12.000 Talabaniye 12.000 Cemil BAYIK'a 6.000, SERHANın Ben Talabaniye gidenlerin 6.000'i oraya gitti diye hatırladım yani bir şehir merkezinde eee bir polis merkezinde, DOĞUnun Yok yok sen bir daha bak ona, bir de Zaman'a bak bugün başka gazetede var mı
bu görüşmeler sonrasında Serhan’ın “Bu şey var önümde şuanda. Resmi ifadesi bizim şeyin Tuncay denen adamın. 8 sayfa fakatta bu tamamen şey üzerine kurulu sizde var mı?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok. Ne üzerine kurulu?” dediği, Serhan’ın “Yani bu işte araba satışı bulunan birtakım silahlar var elinde onlar soruluyor işte bilgisayar disketleri var onlar soruluyor.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani o bilinen ifadeler değil. O esas onu öbürünü bulmak lazım.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape: 3666 14.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK “Şimdi bak. Kağıt kalemin ya da bilgisayarın başında mısın?” “Açıklama yazdırabilir miyim?” “Zaman gastesinin Kıvrıkoğ.. orgenera.. org KIVRIKOĞLUyla ilgili yalan haberi.” Başına bir satır zamandan özetlersen istersen söyliyim. Bugünkü zaman Doğu PERİNÇEK’in ağzından DP’ni ağzından, hızlı hızlı yaz, sonra düzeltirsin. DP’nin ağzından ıı.. KIVRIKOĞLU ve Orgeneral KIVRIKOĞLU ve Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’le ilgili düzmece bir haber yayınlamıştır.” “Doğrusu şudur. Doğu PERİNÇEK” “Zaman gastesi muhabirinin sorusu üz ıı muhabirinin” “KIVRIKOĞLU ile Hilmi ÖZKÖK arasındaki görüş ayrılığı konusundaki sorusu üzerine şu cevabı vermiştir.” “Bu soruyu sayın komutanlara sormanız gerekir nokta. Ancak” “Orgeneral KIVRIKOĞLU, görev döneminde veyahut da genelkurmay başkanlığı döneminde” “Türk Ordusunun” “ABD ve NATO’dan” “Bağımsız bir” “.. savaş kabiliyeti” “Geliştirmesi için” “Çaba gösterdi” “Özel Kuvvetleri bu kapsamda Özel Kuvvetler’i” “.. bağımsız bir güç olarak” “Ve Kuzey Irak’ta hareket.. bağımsız bir güç olarak geliştirmeye çalıştı.” “Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’ün de” “.. bu çabaları içersinde” “Görevler üstlendiği bilinmektedir.” “Sayın KIVRIKOĞLU’na bugün Amerikancı basının yönelttiği psikolojik savaşın nedeni de budur. Nedeni de budur.” “Hilmi ÖZKÖK ise, 20 Nisan 2004’te Milli Egemenlik” “. ve Milli Güvenlik kavramlarının” “Eskidiğini açıklamış virgül, ABD’nin Irak’a Demokrasi götürdüğünü söylemiştir.” dediği, devemla Yukarıda KIVRIKOĞLU kısmına, en sonuna KIVRIKOĞLU, KIVRIKOĞLU ııı…daha 1999 Aralık ayında ABD’nin Irak’a girmesi durumunda batağa saplanacağı saptamasında bulun.. saplanacağını belirtmişti, dediği çıktı, dediği çıktı. Bunu bi.. her komutanla komurtan adı geçenlerin başına daima sıfat koyarak mesela orgeneral genel kurmay başkanı orgeneral falan gibi yani çıplak kullanma isimleri. Aynı şey Hilmi ÖZKÖK için de geçerli. Eski genelkurmay başkanı orgeneral. Ona orgeneral Hilmi ÖZKÖK de yeter. Bu açıklamayı dergiye koy, 1 adet de faksla ıı.. Fenerbahçe ordu evine, ıı…sayın Hüseyin KIVRIKOĞLU diye oraya da gönderiver.
Tape:3852 06.03.2008 tarihinde Fikret ….? Görüşmesinde özetle; kendisinin “kim olsa yıpratacaklar, Türk ordusuna karşı bir savaş başladı, kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. BİZİM SAĞ KOL ne diyor” dediği, FİKRET’in “SOL KOLDA şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Yani Irak'ı Irak konusunda da sürprizler olacak diyolar” dediği, kendisinin“Tabi olacak canım.Çok sürpriz varda oldu.” “yani her harekat karşı harekat” “Peki iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” “orduyu koruyun orduyu savunun bizim açıklamalar filan ulaşıyormu acaba oralara” dediği, FİKRET’in “Gidiyor gidiyor bizde burdan yolluyoruz” dediği tespit edilmiştir.
Tape :3843 07.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Mehmet..? arasındaki görüşmelerinde özetle;
Aralarında bir süre İşçi Partisinin bir basın bildirisinin basındaki yansımasından bahsettikten sonra; Mehmet’in “Atekle konuştum da dün ziyarete gitmiş tutukluları Emin Dayı aslan gibiydi diyor şimdi bizim bu medyaya Ergenekonla ilgili dosya götürüyoruz ya. Aytekin baş Aytekin başkanlığında avukatlar bir basın toplantısı yapsa bence çok iyi olur.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam olur olur sen mesela bak o açıdan bu özellikle muhafazakar medya ve köşe yazarlarına bu adam Ermeni soykırımını savunuyor efendim Müslümanlığa düşmanlık yapıyor Türk düşmanlığı yapıyor diye haber hazırla Ceyhun bunu çok güzel hazırlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK Bu şahsın tarihten üç yıl kadar önce Ulusal Kanal Haber Merkezinde üç ay kadar çalıştığını, Kendisini kanala Emekli Binbaşı olarak tanıttığını, Fakat bu süre zarfında bir takım şüpheli hareketleri olduğunu saptadıklarını, kendisinin aslında binbaşı değil yüzbaşı olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine kendisini işten çıkardıklarını, Danıştay suikast inden sonrada bu şahsın adı geçtiğini, bunu Aydınlık Dergisinde ajan provokatörü sıfatıyla kapak haberi yaptıklarını, Aynı şekilde de bu Ergenekon soruşturmasında da adı geçince yine aynı şekilde ajan provokatörü olarak kapak haberi yaptıklarını, Bu şahsı işten attıktan sonra MİT’e gidip İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisi aleyhinde uzun uzun ifadeler verdiğini bildiğini,
Emin ŞİRİN Milletvekilliği döneminde Ulusal Kanalda birkaç defa kendisini ağırladıklarını, Televizyon yayınında görüşlerine başvurduklarını,Bu şekilde tanıdıklarını,
Sevgi ERENEROL Yine kendisini iki yıl öncesinde Ulusal Kanalda çeşitli defalar Hıristiyan misyonerlik faaliyetleri ile ilgili olarak yayına çıkardıklarını, bu tarihten sonra görüşmediğini,
Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU,Kendisi ile bir defa tarihten bir yıl kadar önce Ulusal Kanalda Fikir Meydanı isimli televizyon açık oturum gibi bir program yaptıklarını, Ayrıca kendisinden çeşitli konularda görüş alıp halen yayınladıklarını, Yaklaşık kendisini 1-1,5 yıldır tanıdığını,
Mehmet Adnan AKFIRAT Kendisi ile uzun yıllar Aydınlık Dergisinde birlikte çalıştıklarını,
Ferid İLSEVER Yine kendisi ile Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanalda uzun yıllar birlikte çalıştıklarını,
Yusuf BEŞİRİK
Kendisi İşçi Partisi İstanbul il örgütünde görev yaptığını, 7-8 yıldır tanıdığını,
İbrahim BENLİ Kendisi ile Talat Paşa Komitesindeki aldığı görevler nedeni ile 3-4 yıl kadar önce tanıştıklarını, halen görüştüklerini,
İlhan SELÇUK Çeşitli konularda fikirlerini aldığı bir meslek büyüğü olduğunu, Bu şahıslarla olan ilişkilerin bunlardan ibaret olduğunu diğer şahısları tanımadığını,
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin rehber bilgileri dökümü alınmış ve alınan rehber dökümleri diğer şüphelilerin rehber dökümleri ile karşılaştırıldığında Serhan BOLLUK’UN telefon numaralarının diğer şüpheliler Nusret SENEM, Doğu PERNÇEK, Ferid İLSEVER, Hikmet ÇİÇEK, İbrahim BENLİ, Yusuf BEŞİRİK ‘in kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca şüpheli Serhan BOLLUK’un telefon rehberinde diğer şüphelilerden;Ferid İLSEVER,Doğu PERİNÇEK,İbrahim BENLİ,Hayati ÖZCAN7ın kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Aydın GERGİN isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için; “Kendisi Aydınlık dergisi yöneticisidir bu nedenle tanırım Herhangi bir ilişkim yoktur İşim dolayısı ile tanırım.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Aykut TOKAK isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Bana okunan isimlerden Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Serhan BOLLUK, Yusuf BEŞİRİK, Yusuf TUNÇER, Aydın GERGİN, Mahir Çayan GÜNGÖR isimli şahısları yukarıda bahsetmiş olduğum gibi İşçi Partisi Genel merkezinde çalışmam sebebiyle tanırım.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Ferid İLSEVER isimli şahsın 23.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;” Serhan BOLLUK Aydınlık dergisini genel yayın yönetmenidir. Ben hastanede tedavi görürken konuşmalardan da anlaşılacağı gibi Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN beni aradı. Hal hatır sordu ve bu arada internet üzerinden böyle gözaltılar olduğunu söyledi. Ben de Serhan BOLLUK’tan bunu araştırmasını istedim.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Doğu PERİNÇEK isimli şahsın 23.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;” Serhan BOLLUK’u 30 yıldır tanırım. Şuanda Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni, İP merkez Karar Kurul üyesi, Türkiye’nin en güvenilir yurtseverlerinden ve aydınlarındandır. Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Mahir Çayan GÜNGÖR isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Doğu PERİNÇEK,Mehmet Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER, Serhan BOLLUK, Yusuf BEŞİRİK, Yusuf TUNÇER, Aydın GERGİN , Aykut TOKAK isimli şahısları parti üyeleri nasıl tanırsa bende öyle tanımaktayım parti arkadaşlığı dışında herhangi bir ilişkim yok” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Yusuf BEŞİRİK isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Kendisi Aydınlık dergisinde çalışmaktadır. Kendisi ile arkadaşlık ilişkilerim vardır.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
İbrahim BENLİ isimli şahsın 23.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Serhan BOLLUK’ u tanırım. Kız kardeşi şirketimde yöneticidir. Bu şekilde tanışıklığımız vardır. Başka bir ilişkim yoktur.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Serhan BOLLUK’un Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olduğu ve İşçi Partisinde MKK üyesi olduğu, şüphelilerden Doğu PERİNÇEK, FeriD İLSEVER, İbrahim BENLİ, Mehmet Adnan AKFIRAT, İlhan SELÇUK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Sevgi ERENEROL ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile örgütsel irtibatlarının bulunduğu, daha önceden Ulusal Kanal’da görevli olduğu,
Tape :3811 26.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Erkan … arasında yaptıkları görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği,
Tape: 3640 26.02.2008 tarihinde Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Alemdaroğlu, E… Ü…, T.. Ö…, Serhan Bolluk var.” dediği, Yusuf İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.”
Şeklindeki görüşme içeriğinden şüpheli Serhan BOLLUK’un şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun yaptığı gizli toplantılara katıldığı anlaşılmıştır.
Tape :3852 06.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Fikret… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef…. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CHP'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Çok güzel. Şimdi sen o zaman abi Serhan'a bildir Dokuz Sabıkanın kocaman bir ilanını şeyini ilanlar vardır eski sayılardan zaten” “Çok güzel bir ilanını koyalım” dediği, bir süre K.Iraktaki gelişmelerden bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “…. iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” dediği, Fikret’in “…bence de öyle. Yani bizim çok lehimize şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi abi yalnız bizim tavırlarımızı mesela bak dün bizim şeyi yayınladığımız o ordu ile ilgili şeyi çok güzel yaymamız lazım ya çok çok güzel yaymamız lazım” “Bugün yaptığım basın toplantısını yaymak ama esas dünkü o ordu açıklamasını iyi yaymak lazım. iç cephe meselesi MHP'nin Ordunun meselesi falan…” dediği,
Şeklindeki konuşmadan şüpheli Serhan BOLLUK’un Ergenekon terör örgütü yöneticisi şüpheli Doğu PERİNÇEK’in örgütsel talimatlarıyla haber yaptığı anlaşılmaktadır.
Şüpheli Vedat YENERER’le alakalı olarak haber yaptığı ancak gözaltına alınınca şüpheli Ferid İLSEVER’in talimatıyla yayına koymadığı, Şüphelinin Aydınlık Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni olmasına rağmen Doğu PERİNÇEK ve Ferid İLSEVER’in talimatlarıyla ERGENEKON yapılanmasının olmadığına ve ERGENEKON’a karşı yürütülen soruşturmanın maksatlı ve taraflı yapıldığı şekilde sürekli dezenformasyon amacıyla soruşturmada tutuklanan ve ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ ile irtibatlı olan örgüt mensuplarıyla alakalı yayınlar yaptığı,
Dergide yapılan aramada ele geçirilen Yunus Emre UYAR isimli şahsın aydınlık dergisinde yasa dışı olarak sorgulanıp, Doğu PERİNÇEK’i niçin öldürmek istediğiyle alakalı yasa dışı sorgu yapıp, yapılan sorguyu videoya kaydettikleri ve aynı videoda Yunus Emre UYAR isimli kişinin nüfus cüzdanın arkalı önlü fotokopisiyle aynı konuyla alakalı sorgulanan kişiye elle yazdırıldığı anlaşılan özgeçmiş raporu gibi dört sayfalık dokümanın fotoğraflarının da bulunduğu, video kaydının sonunda da sorgulanan kişinin fotoğrafının üzerinde “Yeni Mehmet Ağcalar istemiyorsak bu tertibin üzerine gidilmeli” yazısının bulunduğu, Serhan BOLLUK beyanında sorgulama yapılan sandalyelerin Aydınlık Dergisinde de bulunan sandalyelerden olduğunu beyan ettiği, buradanda da Aydınlık Dergisinin herhangi bir suç işlenme şüphesi karşısında resmi mercilere doğrudan müracaat etmeyip daha çok sol örgütlerin kullandığı sorgulama yöntemlerini kullanıp önce kendileri tarafından sorgulanılıp videoya kaydettikleri, daha sonra bu konuda suç duyurusunda bulundukları, bu konuyla alakalı olarak,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK ifadesinde; “..kendisinin Aydınlık Dergisinin sorumlusu olmadığını..” beyan etmesine rağmen şüpheli Serhan BOLLUK’a sürekli talimatlar vererek nasıl yayın yapacağından, hangi gazetelere ne tür yazılar yazıp gönderileceğine kadar talimatlar verdiği şüphelinin de bu talimatları harfiyen uyguladığı anlaşılmakla aralarındaki ilişkinin Aydınlık Dergisinin Genel yayın yönetmeni, başyazar ilişkisi olmadığı, Ergenekon terör örgütünün hiyerarşik yapısı gereği emir komuta zinciri içersinde bir ilişki olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Hikmet ÇİÇEK’in flash diskinde bulunan ve “Kuşatma nasıl yarılır?” başlığı altında yeralan ve Doğu PERİNÇEK tarafından yazıldığı anlaşılan, belgenin,
3. KUŞATMA NASIL YARILIR? Başlıklı bölümünde;
Tayyip Erdoğan hükümeti nasıl bertaraf edilebilir ve Milli Hükümet nasıl kurulabilir’
Tayyip Erdoğan iktidarı, Millet-Ordu işbirliğiyle bertaraf edilebilir.
Millet-Ordu işbirliği, hiçbir zaman saray darbesi anlamını taşımamaktadır.
Millet-Ordu işbirliğinin unsurları Millî Kuvvetler olarak adlandırılacaktır.
Millî Kuvvetler şöyle sıralanabilir:
- Halk hareketi
- Millî Güçbirliği
- Meclisteki Millî Kuvvetler
- Ulusal medya (Ulusal Kanal vb)
- Türk Ordusu
Bu metinden de açıkça anlaşılacağı üzere ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN bünyesinde kurulan ve bizzat şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL tarafından yönetilen Milli Güç Birliği oluşumunun, İşçi Partisi örgütlenmesi içinde de bulunduğu ve şüphelilerce yapılacak olan iktidarı millet ordu işbirliği ile bertaraf etme ve bu gücün içinde bulunan Milli Kuvvetler tabiri içinde Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb.) denilerek Aydınlık Dergisinin de Ulusal Medya içersinde yer aldığını ve bu konudaki İşçi Partisi ve diğer şüphelilerden elde edilen “Ulusal Medya 2001” isimli dokümanın da örgütün amaçlarına uygun olarak hayata geçirildiğini anlatmakta olup, bu şüphelinin de derginin genel yayın yönetmeni olmasına rağmen Ulusal Kanal Genel yayın yönetmeni Ferid İLSEVER ve Doğu PERİNÇEK’ten almak suretiyle Aydınlık Dergisini çıkardığı ve yine derginin tüm sayılarında şüpheli Veli KÜÇÜK’ten çıkan “FABRİKATÖR” isimli dokümanda Doğu PERİNÇEK için FABRİKATÖR tabirinin kullanıldığı, bu konuyla alakalı olarak Aydınlık Dergisinin de bu amaca hizmet ederek birçok olayda örgütün çıkarlarını kullanmak suretiyle dezenformasyon amaçlı yayınlar yaptığı ve ERGENEKON örgütünün hükümetin ve devletin kurduğunu, bu türlü kamuoyunu yanıltmaya yönelik yayınlar yapmasından da Aydınlık Dergisinin bağımsız bir dergi gibi değil Ulusal Kanal ve Ulusal Medya içersinde yer alan ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına hizmet eden bir dergi olduğu, şüphelinin örgüt üyesi olması sebebiyle örgütün talimatlarına harfiyen uyduğu, bu nedenle şüphelinin faaliyetlerinin basın yayın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca söz konusu dergide dezenformasyon amaçlı yayınlar yaparak ve çeşitli mercilere bir çok defa suç duyurusunda bulunarak, adil yargılamayı etkilemeye sürekli olarak teşebbüs ettikleri anlaşılmış, ancak bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2008/1087, 2008/725, soruşturma nolu 2008/192 2008/122 nolu görevsilik kararlarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinden bu konuda ayrıca sevk maddesi talep edilmemiştir.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un 07.02.2008 tarihinde, şüpheli Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;
“Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu,
Serhan BOLLUKun “Ordu yapıyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” Dediği, bununla ilgili olarak ifadesinde: “… görüşmenin doğru olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile bu görüşmeyi yaptığını, Doğu PERİNÇEK’i 30 yıldır tanıdığını, Türkiye İşçi Köylü Partisi Ankara Genel Merkezinde tanıştıklarını, o tarihten beridir kendisi ile gerek yüz yüze gerekse telefonla görüştüğünü, Aydınlık Dergisinin Başyazarı olduğunu, İşçi Partisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üç kere AKP’nin kapatılmasını isteyen dilekçe verdğini, Ankara Bürosunda AKP kapatılsın şeklindeki İşçi Partisinin bu girişimini kapak konusu yapılmasını önerdiğini. Doğu PERİNÇEK’e bu öneriyi ilettiğini. Bu öneriye karşı Doğu PERİNÇEK AKP’yi bir halk devrimi ile zaten devrileceğini yani AKP’nin iktidardan olacağını belirterek bu öneriye karşı çıktığını. Görüşmede geçen Bedri ismi Mehmet Bedri GÜLTEKİN isimli İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğu, Mehmet CENGİZ’in ise İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi olduğunu, Görüşmeden hatırladığının bunlardan ibaret olduğunu”,beyan ettiği, ancak B planı hakkında bir şey söylemediği ve bunu hatırlamadığını beyan ettiği, savcılıkta ise bu konuyu Rafet Ballı isimli gazetecinin söylediğini beyan ettiği, halde aynı görüşme ile alakalı
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e, Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yaptığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını, beyan ederek halk ihtilaliyle devirme fikirlerini teyit ettikleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un ajandasında kendi el yazısıyla yazıldığı anlaşılan
Şüpheli Serhan BOLLUK’un gazetecilik mesleği yanında İşçi Partisinin ERGENEKON terör örgütünün gizli amaçları çerçevesinde alınan kararların uygulanmasına yönelik olarak verilen tüm talimatları yerine getirdiği, habercilik ve gazetecilik adı altında ERGENEKON terör örgütünün propagandasını yaptığı gibi örgüt üyeleri hakkında da yaptıkları yanlı haberlerle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını işlediği, Aydınlık Dergisinin ERGENEKON terör örgütüne bağlı ULUSAL MEDYA grubu içinde yer aldığı, şüphelinin Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun toplantılarına katılması ve halkı hükümete karşı isyana tahrik suçlarına iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca şüphelinin ajandasında kendi el yazısıyla yazdığı kriminal raporuyla sabit olan Hakan SARAYLIOĞLU isimli kişinin DHKP-C örgütünce öldürülmeden önce sorgulanmasına ilişkin bazı notların olduğu, bu notlardan da bu şahsın öldürülmeden önce sorgulandığı ve bu sorguya şüpheli Serhan BOLLUK un da katıldığı, eylemin DHKP-C tarafından internette üstlenildiği, şüphelinin ajandasında internette bulunmayan bilgilerinde bulunduğu, hatta öldürülen şahsın cep telefonunun da ajandada yazılı olmasında ötürü şüphelinin bfu sorgulamaya bizzat katılıp notları aldığı, yada örgüt militanlarından bu bilgileri elde ettiği, buradan da şüphelinin DHKP/C örgütü ile irtibatlarının bulunduğu ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına uygun olarak terör örgütleriyle irtibatları da sağladığı anlılmaktadır. Bu konuda 2006/146 soruşturma numarası üzerinden ayrıca tahkikat yapıldığından bu dosyadaki 19.06.2008 tarihli şüpheli Serhan BOLLUK a ait ifade dosyamıza eklenmiştir.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un üzerine atılı Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve halkı hükumete karşı isyana tahrik etmek eylemleri nedeniyle, TCK’nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
45-Şüpheli DOĞU PERİNÇEK
a) Emniyet İfadesinde;
Haziran 1942’de Gaziantepte doğduğunu, Ankara Sarar ilkokulu, Ankara Atatürk lisesi ve Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde orta öğrenimimi tamamladığını, 1960-64 arasında Hukuk fakültesini Ankara’da okuduğunu, 1964 Hukuk fakültesi Kamu Hukuku Kürsüsüne asistan olduğunu, 1968 Martında Hukuk doktoru, 1968 yılında FKF (Dev-Genç) genel başkanı olarak Türkiye’nin enbüyük gençlik hareketine önderlik ettiğini, 1972 yılında 141. madde yani sınıf esasına dayalı örgüte önderlik etmek suçundan tutuklandığını ve hüküm giydiğini, 1974 affı ile serbest kaldığını, 1978 Türkiye İşçi Köylü Partisi genel başkanı ve Aydınlık Dergisi Başyazarlığını yaptığını, 1980 12 Eylül askeri darbesinden sonra yine 141. madde nedeniyle tutuklandığını ve hüküm giydiğini, 1985’te serbest kaldığını, 1987 yılında Cemal Süreyya, Melih Cevdet ANDAY, Necati CUMALI, Hasan YALÇIN ve Türkiye’nin seçkin yazar ve gazetecileri ile birlikte 2000 E DOĞRU dergisini yayınladıklarını, genel yayın yönetmenliğini ve baş yazarlığını yaptığını, 1991 yılında Sosyalist Parti genel başkanı olduğunu, Sosyalist partinin kapatılmasından sonra 1992’de İşçi Partisi genel başkanlığına seçildiğini ve halen İşçi Partisi genel başkanlığını yaptığını, 38 kitabı, binlerce bilimsel yazısının olduğunu,
Kendisine sorulan şahıslardan;
Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ajan provakatör olduğunu, Mehmet EYMÜR’e bağlı olarak çalıştığını, eskiden Hıristiyan yapılmış, kiliselere sokulmuş, ajan olarak kullanıldığını, cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığını, devamlı yalan söylediğini, Ordudan istifaya zorlanmış çıkartılmış, emekli subayım diyerek 3-4 sene evvel bir süre ulusal kanalda çalıştığını, karışık işler çevirdiğini, ulusal kanala birkaç kez silahlı girmeye çalışması nedeniyle birkaç ay çalıştıktan sonra işten atıldığını,
Sevgi ERENEROL’u gazetelerden tanıdığını, Türk Ortodoks Patrikhanesi sözcüsü olarak bildiğini, mitinglerde gördüğünü, Kitle örgütü yöneticileri bir grup bayanla iki yıl kadar öncesi ziyaretine geldiklerini,
Güler KÖMÜRCÜ’yü gazeteci olarak tanıdığını, görüşmediğini,
Sami HOŞTAN’ı gazetelerden yasadışı bazı faaliyetlere karışması nedeniyle ismini duyduğunu,
Ali YASAK’ı Direj Ali olarak gazetelerden bildiğini, yasadışı faaliyetlere karıştığı şeklinde gazete haberleri okuduğunu,
Mehmet Fikri KARADAĞ’ı Kuvvai Milliye adlı örgütün liderleri arasında basında ismini duyduğunu, bu örgütün adını da vererek bu tür örgütlerin “başı bozuk” örgütler olduğunu ve halkın bunlara güvenmemesi gerektiğini, bu tür başı bozuk örgütlerle Türkiye’nin hiçbir meselesinin çözülemeyeceğini vurgulayarak yazı yazdığını,
Ümit OĞUZTAN’ı gazeteci olarak hatırladığını, görüşmediğini,
Kemal KERİNÇSİZ’i avukat olarak gazetelerdeki faaliyetleri ile tanıdığını, görüşmediğini,
Fuat TURGUT’u Apo davasında avukat olarak gazetelerden tanıdığını, internette sık sık açıklamalarının dolaştığını, Partilerine üye olmak için İzmir’de başvurduğunu, ancak reddedildiğini,
Habip Ümit SAYIN’ın İstanbul Üniversitesi Doçenti olduğunu, Ümit SANIY’ın birkaç kez ziyaretine geldiğini, bir ara Adanan Hocacılarla ilişki kurduğunu ve tutarsız davranışlarını gördüğünü,
Emin GÜRSES’i çok iyi tanıdığını, değer verdiği bir bilim adamı olduğunu, Aydınlık dergisinin yazarı olduğunu,
Ergün POYRAZ’ı kitaplarından dolayı tanıdığını, ancak görüşmediklerini,
Ferid İLSEVER’in İşçi Partisi Genelbaşkan yardımcısı ve basın yöneticisi olduğunu,
Serhan BOLLUK’u 30 yıldır tanıdığını, Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni, İP merkez Karar Kurul üyesi olduğunu,
Kemal yalçın ALEMDAROĞLU’nu tanıdığını, Eski İstanbul Üniversitesi rektörü olduğunu,
Yusuf BEŞİRİK İşçi partisi üyesi, partide günlük işlerinin yürütülmesinde yardımcıları arasında yer aldığını,
İbrahim BENLİ eski tersane işçisi, tekstil sanayicisi iş adamı, ve İP İstanbul 3. bölge milletvekili adayı olduğunu,
Adnan AKFIRAT TUCEM (Türkiye Çin İş Ortaklığı Örgütü) yöneticisi, İP merkez karar kurulu üyesi olduğunu,
Yusuf TUNCER İşçi Partisi Ankara Genel Merkezinde çalışanı olduğunu,
Aydın GERGİN İ.P genel başkan makam şoförü olduğunu,
Mahir Çayan GÜNGÖR İP genel başkan makam arabası sürücülerinden olduğunu,
Aykut TOKAK İşçi Partisi gençlerinden olduğunu, yakından tanımadığını,
İlhan SELÇUK 45 yıldır tanıdığını, gazeteci yazar olduğunu,
Muzaffer TEKİN in emekli subay olduğunu, bir kez ziyaretine geldiğini, atılgan ruhlu bir emekli subay olarak tanıdığını,
Semih Tufan GÜLALTAY’ı gazetelerden yasadışı faaliyetleri nedeniyle tanıdığını, Bir kez telefon görüşmesi yaptığını, kendisine yönelik bir suikast konusu duyduğunu ve bu konuyla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ile görüştüğünü,
Alparslan ASLAN’ı Danıştay Suikastçısı olarak tanıdığını, şahısla görüşmediğini,
İbrahim ÇİFTÇİ Mamak Cezaevinde hücre komşusu olduğunu,
Tuncay GÜNEY 2000 yılı öncesinde Ulusal Kanal ve Aydınlık’a gelip gittiğini, bu şahısla hiç konuşmadığını, 2000 yılında Veli KÜÇÜK emekli olurken veya olduktan sonra İstanbul’da CİA görevlileri tarafından ele geçirildiğini ve kendisini 10 yıl ABD de oturma olanağı sağlandığını ABD vizesi verildiğini öğrendiğini, O tarihte araba dolandırıcılığı nedeniyle İstanbul Organize Suçlar Müdürlüğünde sorguya çekildiğini, sorgudan sonra Aydınlık Dergisinde Nisan 2001 tarihlerinde onun sorgusuyla ilgili iki önemli yazı yayınlandığını, o yazılarda Tuncay GÜNEY’in düzmece ifadelerine dayanılarak Türk ordusuna karşı bir tertip yürütülmek istendiğinin belirtildiğini, DGM Başsavcısının talimatıyla dosyanın kapatıldığını ve el konan belgelerin iade edildiğini o zamanın Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar SAÇAN Hürriyet gazetesine açıklama yaptığını,
Veli KÜÇÜK, 2003 yılında yapılan İstanbulda’ki Kıbrıs mitinginde Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, bunun dışında yüz yüze görüşmediğini, 2003 yılı Temmuz ayında AKP iktidarının meclisten “ikiz ihanet sözleşmeleri” ni geçirmesi sonrasında, İstanbul İl merkezinden dört kez arayarak bu yasalarla ilgili bilgi aldığını, Emekli Generallerle toplantı halinde olduklarını, kendisinin o dönem Çankaya’da Cumhurbaşkanı ile görüşerek bu yasalarla ilgili sözlü açıklama yaptığını ve bir dosya verdiğini okuduklarını anlattığını, bu olalyla ilgili değerlendirmesini sorduğunu, kendisinin de Türkiye de etnik grupları ve cemaatlere ayrı devlet kurma, ayrı eğitim sistemi kurma gibi Türkiye yi bölmeye yönelik haklar tanıdığını anlattığını, bu şekilde Cumhurbaşkanına verdiği dosyanın bir örneğini Veli KÜÇÜK’e gönderdiğini, bu olayda olduğu gibi gazetelerden de izleyerek General Veli KÜÇÜK’ü Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, ABD ve AB devletlerine karşı savunan konumlarda olduğunu gördüğünü, Aydınlık Dergisinin 25 Ağustos 1996 tarihli sayısının kapağında Veli KÜÇÜK’ün “Eşref BİTLİS’i ABD öldürttü” şeklindeki açıklamalarına yer verdiklerini, ancak 10 yıl ismini sakladıklarını, kamu oyuna açıklamadıklarını, bunun dışında Veli KÜÇÜK’le hiçbir görüşme ve ilişkisinin olmadığını,
Türk Hukuk Kurumu yöneticiliği yaptığını, Türk Siyasi İlimler Derneği yöneticiliği yaptığını,
ERGENEKON isimli belge sorulduğunda; İki sene önce sabah gazetesi Ankara bürosu şefi Yavuz DONAT’ın kendisini Sabah gazetesinin yeni tesislerine davet ettiğini ve gezdirdiğini, Sabah gazetesi yazarlarından Aslı AYDINTAŞBAŞ ın ERGENEKON belgesini gösterdiğini ve bu belgeyi sizin yazdığınız söyleniyor dediğini, belgeyi incelediğinde içeriği ve üslubundan dolayı kendisiyle ilgili olmadığını söylediğini, bu belgeden bir suret aldığını, ayrıca CD sini de almış olabileceğini,
Süpernato veya İtalya’daki adıyla Gladyo denen örgütler, ABD tarafından Nato devletleri içinde örgütlendiğini, 40 yıldan beri Türkiye’nin içinde istikrarsızlaştırma operasyonları tezgahladığını, kendisine karşı tezgalanan suikastları da o gladyonun örgütlediğini,
Naylon terör örgütleri kurmak, bazı istihbarat örgütlerinin ABD ve CİA ve Mossaddan öğrendiği vahim uygulamalardan olduğunu, PKK yı 1975 yılında MİT’in kurduğunu, yine MİT’in Hizbullah denen örgütü kullandığını, belgenin kimler tarafından yazıldığını bilmediğini,
Tuncay GÜNEY’in anlatımlarında, ERGENEKON un yeniden yapılanması için, ERGENEKON belgesini Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN tarafından Bilecikte hazırladığını beyan ettiği hatırlatılarak sorulduğunda; “Samimi beyan diye soru sorulması, soruyu hazırlayanların bu CİA tertibinin içinde bulunduklarını gösterir. Bile bile İşçi Partisine karşı bir Amerikan senaryosunda rol almışlardır” şeklinde beyanda bulunarak, İP genel başkan yardımcısı rahmetli Suphi KARAMAN, genel başkan yardımcısı rahmetli Hasan YALÇIN ile hiçbir zaman Bilecik’te buluşmadıklarını, Deniz BİLGİ yi tanımadığını, böyle bir şahsın varlığının da şüpheli olduğunu,
Not:İfade tamamlandıktan sonra kontrol edilirken Doğu PERİNÇEK şu düzeltmeyi yaptı: “İmzalamadan önce ilk cümleyi değiştirmek istedim, tutanağı yapan görevliler bunu kabul etmedi. Cevabın ilk cümlesini imzalamıyorum. Kontrol sırasında düzeltiyorum.” dedi,
“Tuncay GÜNEY’in samimi beyanları diye bu konunun sorulmasının, soruyu hazırlayanların CIA tertibi içinde bulunduklarını gösterir” şeklindeki beyanlarını, ifadeyi alan memurun incinmesi üzerine değiştirmeyi talep ettiğini,
Ergenekon operasyonunun, işçi partisi ve T.S.K operasyonuna dönüştürüldüğünü,
LOBİ isimli belge ve içeriği sorulduğunda; Kendisine böyle bir soru sorulmasının, bütünüyle psikolojik savaş kapsamı içinde olduğunu, Ergenekon soruşturması bu boyutuyla İşçi Partisi ve genel başkanına karşı psikolojik savaş kampanyalarına hizmet etmekte ve bu açıdan suç işlenmekte olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, LOBİ isimli belgeyi, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisi tarafından hazırlandığını, son şeklinin ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini beyan etmesi hatırlatılarak sorulduğunda; “Bu soru karanlık örgütlerin psikolojik savaş öğretilerinden ilham alınarak hazırlanmıştır” şeklinde beyanda bulunmuş ve bu iddiayı yalanlamıştır.
Kendisinin de içinde bulunduğu bir grup tarafından hazırlandığı iddia edilen ERGENEKON ve LOBİ belgelerinin amacının: TSK mensubu ve sivil şahısları kullanarak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk”ün adını, ilke ve inkılâplarını MASKELEME yaparak, illegal kazanç, gizli istihbarat, legal ve illegal faaliyetler, naylon terör örgütü kurmak, naylon şirketler oluşturma, suikast ve propaganda gibi yöntemler vasıtası ile bir ÖRGÜTLENME oluşturup, GİZLİLİK prensipleri altında Türkiye Cumhuriyetinin tüm devlet kademelerini ele geçirip, örgütün amaçları doğrultusunda bir devlet yapısı kurmak olduğu hatırlatılarak sorulduğunda; Kendisinin hayatında, sayılan faaliyetlere benzeyen nokta kadar bir leke bulunmadığını, düzmece suçlamaların karanlık örgütlerin işi olduğunu,
Aydınlık Dergisi ve Tuncay GÜNEY ilişkisi sorulduğunda; Aydınlık Dergisinin parasal kaynaklarının yasal olduğunu, Maliye Bakanlığı denetmenlerince denetlendiğini, Tuncay GÜNEY’in Aydınlık Dergisine bir yıl kadar gelip gittiğini, daha önce Akşam, Milliyet gazetesinde çalışan ve dergiye haber taşıyan bir şahıs olduğunu, bu dönem içersinde Tuncay GÜNEY yönetiminde Strateji adı altında bir dergi çıkarttığını, dergi çalışanı olarak görev yaptığını bilmediğini, görev yaptı ise haberlerde imzasının olabileceğini,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, Veli KÜÇÜK ile birlikte olduğu dönemde, Doğu PERİNÇEK’İN referansıyla, Aydınlık Dergisinden bazı muhabirlerle K.Irak’a gittiklerini, Haburda JİTEM den subaylarında yanlarına geldiğini, arkalarında silah yüklü araçların olduğu öğrendiğini, gümrükte Veli KÜÇÜK’ün tanıdığı Ali Balkan METE, Cemal …. (KARAMAN) ın bulunduğunu beyan etmesi hatırlatılarak sorulduğunda; “Bu soru Ergenekon operasyonu denen tertibin hedeflerini sergilemektedir.” Şeklinde cevap vererek, Türk ordusunu ve İşçi Partisini bir suç örgütü olarak gösterilmeye çalışıldığını,
PKK –KONGRA GEL terör örgütünü, bir terör örgütü olarak görüyor musunuz sorusuna; PKK nın bölücü bir terör örgütü olduğunu, vatanımıza milletimize karşı hain bir mücadele içinde olduğunu, 1975 te MİT tarafından kurulduğunu, 1980 de Suriyenin kontrolüne geçtiğini, 1990 da ABD nin Irak’ı bölmesi sonucunda bir kesimi Kuzey Irakta ABD nin kontrolüne geçtiğini ve iki başlı hale geldiğini, 1998 de Abdullah ÖCALAN’ın CIA marifetiyle Türkiye’ye teslim edilme sonrası tamamen ABD kontrolüne geçtiğini,
Emin GÜRSES’in 29.01.2008 günü saat 09.50 sıralarında Devrim SEVİMAY isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Zekeriya ÖZTÜRK hakkında bahsettikten sonra “…bu adam PERİNÇEK’LE ilgili bir ifadesi var onu okudum. Valla bir kağıt verdiler bana okudum onu. Kağıt iki saat sonra silindi. Valla neler diyor biliyor musun? TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN TERÖR EYLEMLERİNİN ARKASINDA PKK BAĞLANTILI DOĞU PERİNÇEK VAR DİYOR. BÖYLE İFADE VERİLİR Mİ? Emniyet bu Savcılık bu ifadeyi almış dosyaya koymuş şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Emin GÜRSES’e bu konu sorulduğunda; Mehmet Zekeriya’nın PERİNÇEK hakkında ifade verdiğini duydum. Ben Ulusal Kanalın Perinçek’e yakın bir kanal olduğu bildiğim için, Ulusal Kanalı aradım ve ifadeyi Ulusal kanaldan bana göndermesini istedim. İfadeyi aldım ve okudum. Mehmet Zekeriya’nın ifadesinde görüşmede de bahsettiğim gibi yapılan tüm eylemlerin Perinçek bağlantılı olduğu yönünde ifade vermiş. Bende bunun haksız bir şey olduğunu söyleyerek görüşmemde beyan etmişim.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
Bu konularla ilgili Terör örgütü PKK ile bağlantısı sorulduğunda; Zekeriya ÖZTÜRK’ün ifadesini kendisinin de duyduğunu, Emin GÜRSES’in anlattıklarının doğru olduğunu, siyasal çözüm adı altında, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Abdullah GÜL’ün, PKK nın temsilci olarak atadığını belirttiği DTP yöneticileri ile Çankaya’da görüşmeler yaptığını, Tayip ERDOĞAN’ın Büyük Ortadoğu projesinin eş başkanı olduğunu, 11 ayrı konuşmasında itiraf ettiğini, BOP haritasında Türkiyenin bölünmüş gösterildiğini, ABD nin patronluğunda Türkiye de iktidar koltuğunda oturanların türban ve diğer konularda PKK ile aynı cephede yer alarak, Türkiye yi federasyona götürme ve bölme planları içinde yer aldıklarını, bu uygulama yütürülürken, Türk ordusu ve İşçi Partisi gibi bu planlara direnen askeri ve sivil örgütlenmelere karşı tertipler düzenlendiğini, psikolojik savaş faaliyeti yürütüldüğünü, sorulan sorunun bütünüyle bu kapsamda ve kamu görevinin kötüye kullanılması suçunun açık bir kanıtı olduğunu,
Tuncay GÜNEY den el konulan, 03.04.1998 tarihli, “İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek’e” şeklinde başlayan ve “parti önderliği adına, garzan eyaleti karargah komutanlığı” şeklinde biten, terör örgütünün mührü bulunan el yazısı belge sorulduğunda; Sorulan belgeyle ilgili 1998 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığını, belgenin düzmece olduğu adli ekspertiz raporları ile belirlendiğini,
İşçi Partisinde yapılan aramada, GİZLİ ibareli 1987/1988 “1988/1989 yılı kış tertiplenmesi, 21. J.Sınır Tugay K.Lığının Kış tertiplenmesi” başlığı bulunan bir harita olduğu, bu haritanın Gürpınar, Başkale gibi bölgeleri kapsadığı, askeri yerleşim yerlerinin yerini gösterdiği anlaşılarak, bu ve benzeri belgeleri nasıl temin etiği sorulduğunda; Belgelerden haberinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY’den bulunan PKK terör örgütü kamplarında, Doğu PERİNÇEK ve Abdullah ÖCALAN’ın terör örgütü üyeleriyle çekilmiş fotoğrafları sorulduğunda; Abdullah ÖCALAN ile 2000’e doğru dergisi genel yayın yönetmeni ve baş yazarı olarak görüşme yaptığını, o görüşmelerde Tuncay GÜNEY in olmadığını, 1990 öncesi, Tuncay GÜNEY’in karanlık kimliği dolayısıyla yanında bulunabilecek bir kimse olmadığını, Görüşmelerde PKK görevlilerinin de fotoğraf çektiğini, bu fotoğrafların daha sonra PKK ile MİT arasında bir anlaşma sonucu MİT’e verildiğini, İsveçte bulunan Mahmut BAKSI’dan öğrendiğini, fotoğrafların MİT adına Tuncay GÜNEY tarafından PKK yöneticilerinden Lübnan’da teslim alındığını, Tuncay GÜNEY’in arkadaşlarından öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK’e karşı PKK ile bazı kuruluşların ortak psikolojik savaş yürütmelerinin dikkat çekici olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, Halit GÜNGÖR’ün JİTEM ve Hizbullah ilişkisini tespit etmesi sonrası öldürülmesi konusu sorulduğunda; Beyanda geçen kişinin Halit GÜNGEN olduğunu, Diyarbakır 2000’e doğru dergisinin temsilcisi olduğunu, Hizbullah’ın Diyarbakır da Emniyetin içine yuvalanmış bazı karanlık odaklarla faaliyetini ortaya çıkarttığını, bu nedenle öldürüldüğünü, Halit GÜNGEN’in tespitlerinin MİT müsteşarı tarafından doğrulandığını, MİT müsteşarının Hizbullahı kullandıklarını kamu oyuna açıkladığını,
Tuncay GÜNEY’in Abdullah ÖCALAN’ın Suriyeden çıkması sonrasında, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Abdullah ÖCALAN’ın avukatı Doğan ERBAŞ ile görüşülmesi, bu görüşmeyi Doğu PERİNÇEK’in odasında, Adnan AKFIRAT ile yaptıklarını anlatması konusu sorulduğunda; görüşmeyi Adnan AKFIRAT’ın bileceğini, kendi odasında böyle bir görüşme yapılmadığını,
Ulusal Kanal sorulduğunda; Halktan ortaklar bulunarak ve gönüllü katkılarla kaynağının sağlandığını, Maliye Bakanlığınca denetlendiğini, kanalın yasadışı hiçbir ilişkisi ve gelir gideri olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanal için Avrupadan 500 Milyar para getirdiğini, bu paranın bulunabilmesi için Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Haluk ŞAHİN gibi şahısların, Almanya –Fransa gibi ülkelere iki kere tur yaptığını, Avrupada PKK ve İslami kesimin para toplayabileceğini ancak Doğu PERİNÇEK’in toplayamayacağını anlatması konusu sorulduğunda; Kendisinin Ulusal Kanal yöneticisi olmadığını, Avrupada bir çok emekçi ve iş adamının Ulusal Kanala ortak olduğunu, miktarın ne kadar olduğunu bilmediğini ancak büyük kısmının Türkiye’den olduğunu, bir kısmının Avrupadan toplandığını, Haluk ŞAHİN’in bu şekilde bir para toplama işine katılmadığını, kendisinin de kaynak bulma işine katılmadığını, ancak Ulusal Kanal’ın yöneticisi olarak Ferid İLSEVER’in bu çalışmaların içinde olduğunu,
Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği (USİAD) hakkında bilgisi sorulduğunda; Ulusal sanayicileri bir araya getiren dernek olduğunu, bir dönem başkanlığını rahmetli Kemal ÖZDEN in yaptığını, Dernek içinde tanıdığı yöneticilerin olduğunu,
ERGENEKON –LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, Veli KÜÇÜK’ün Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği üyeleri ile Çırağan sarayında gizli bir toplantı yapması ve bu amaçla Ulusal Kanal ile bir gazetenin alınmasını görüştüklerini anlatması sorulduğunda; Veli KÜÇÜK veya USİAD ile bu konuda görüşmediklerini, Kemal ÖZDEN’in Ulusal Kanalın yüzlerce ortağından biri olduğunu, Ulusal Kanalın sahiplerinin, kanalı satmayacağını ve kontrolünü de kimseye vermeyeceğini,
“Ulusal Medya 2001” belgesindeki Cumhuriyet Gazetesi ve Ulusal TV konusu sorulduğunda; Bu belgeyi 2000’li yıllarda gördüğünü, isimlerini hatırlamadığı iki gazetecinin, kendisine karşı açtığı davada belgeyi kanıt olarak kullandığını, Cumhuriyet Gazetesi ile aralarında organik bir bağın bulunmadığını, 1998 yılında İlhan SELÇUK, Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER ile birlikte görüşme yaptıklarını, bir televizyon kanalı için görüştüklerini, bu görüşmede Ulusal Kanal’ın elindeki frekans ve yayın lisansını ortaya koyduğunu, İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN’ın da sermaye bulması kararlaştırıldığını, kendilerinin (10) on milyon dolarlık bir televizyon projesi önerdiklerini, ancak onların çok daha büyük sermayeli bir televizyon kanalı düşündüklerini, sonrasında bu girişimin olmadığını, kendilerinin kanalı kurduğunu ancak Cumhuriyet ve Gürbüz ÇAPAN’ın makine ve techizatları aldıkları halde o girişimi sürdüremediklerini,
Cumhuriyet Gazetesinin alınmasıyla ilgili, Veli KÜÇÜK, Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER, Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN in ENKA tesislerinde yemek yemeleri konusu sorulduğunda; Ferid İLSEVER in o tarihlerde; Kemal ÖZDEN’in davetiyle yemek yenildiğini, General Veli KÜÇÜK’ünde toplantıya geldiğini, Kemal ÖZDEN Cumhuriyet gazetesine yönelik bir takım mali baskılar olduğunu, bu gazeteye ortak bulmak için çalıştıklarını, hatta 100 kadar ortak bulduklarını söylediğini anlattığını,
Ümit OĞUZTAN isimli şahıstan el konulan, 10 Mart 2000 tarihli ve “Sayın Perinçek” şeklinde başlayan belgede, “Doğu Perinçek ve Aydınlık Grubunun Türk siyasi yaşamında varlığını koruması ve gelişme gösterebilmesi ulusal çıkarların gereği olarak değerlendirile gelmiştir. Bu doğrultuda her dönemde örtülü/açık faaliyetlerle pek çok destek çalışması uygulamaya konmuştur” “… Aksiyonlar karşısında çok daha reaksiyoner faaliyetlere yönelinmesi ise önerimizdir” “Perinçek ve Aydınlık Grubu ile ÜSİAD’ın dayanışma prensipleri çerçevesinde gerçekleştirmeleri beklenen, bağış, yardımlar için, başvuruda bulunabilecekleri makam belirlenmiş ve bu vesile ile kendilerine bildirilmesi uygun görülmüştür” şeklinde yazı olduğu tespit edilmiştir. Bu belge sorulduğunda; Kendisine böyle bir yazı gelmediğini, imzasız yazılara değer vermediğini, yazının uydurma olduğunu,
“ULUSAL MEDYA 2001” başlıklı belge içersinde, bir bölümde, “İlhan SELÇUK kimdir” başlığının olduğu ve altında sizinle ilgili bilgilerin bulunduğu, devamında “GÜRBÜZ ÇAPAN- İLHAN SELÇUK-DOĞU PERİNÇEK VE CUMHURİYET GAZETESİ başlığı altında “….. PERİNÇEK, İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN’ı bir araya getirerek, finansal sorunlarında üstesinden gelinebileceğini düşünmüştür. Ancak PERİNÇEK in hesabı tutmamış, kendisinden çok daha deneyimli olan İlhan SELÇUK, Perinçek’i devre dışı bırakarak Gürbüz ÇAPAN ile anlaşmayı bırakmıştır. Bu anlaşmaya göre ÇAPAN hisselerin %40’ını satın almıştır. Daha sonra %60 hisseyi de satın alan ÇAPAN, Cumhuriyet Gazetesinin sahibi olmuştur” şeklinde yazdığı görülmüştür.
Aynı belgenin içeriğinde, Cumhuriyet Gazetesinde gerçekleştirilecek kadro hareketinin ardından, yayın politikasının yeniden belirlenmesi gerektiğinin yazıldığı görülmüştür. Ayrıca Gazeteci patronlar hakkında yazılar olduğu görülmüştür. Konu sorulduğunda; Yazının istihbarat raporu kokusu taşıdığını, Armado Otelindeki görüşmelerini izlemiş veya dinlemiş olabileceklerini, ancak burada kullanılan ifadelerin İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN arasındaki dostluk ilişkileri ile bağdaşmayan kaba ifadeler olduğunu, bu tür sorularla vatan milleti savunan medya birliktelikleri tehdit edildiğini, birleşmesi gereken yurtsever yayın organlarının birbirinden korkar hale getirilmek istendiğini, ERGENEKON Operasyonunun hedeflerinden birinin böylece ortaya çıktığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “sayın İlhan SELÇUK” diye başlayan 6 kasım 2002 tarihli bir mektup yazdığınız, mektubun içeriğinde “biz birlikte başına geçeceği ve kurulmakta olan Mafya=Tarikat yönetimini KESİNLİKLE BAŞINA YIKACAĞIZ” “Eğer kararlı bir muhalefet çizgisi izlersek, Cumhuriyet gazetesinin satışı 3 ay içerisinde yüz bine yaklaşır ve çok etkili olur” yazılı olduğu hatırlatılarak sorulduğunda; Türkiye deki mafya tarikat yönetimini kastettiğini, bu yönetimin yasa dışı olduğunu, Cumhuriyet yıkıcısı olduğunun Yargıtay Başsavcısı tarafından da saptandığını, kendilerinin bu yönetimi Türk milleti olarak yasal yollardan yıkacaklarını, mektubun kendisine ait olduğunu, aynı görüşünü 6 Kasım 2002 günü Cumhurbaşkanı Sezer’e yazdığı mektupta da ifade ettiğini,
Tuncay GÜNEY, Akşam Gazetesinde çalıştığı dönemde, Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER, Ankara da Hasan YALÇIN, Paris te Özcan ....... isimli şahısların, Akşam gazetesinin mutemet elemanları gibi çalıştıklarını, bu şahısların Doğu PERİNÇEK le birlikte hareket ettiklerini, Hasan YALÇIN İstihbarat Genel başkan yardımcısı, Ferid İLSEVEN’in Aydınlığın ve Ulusal TV nin genel yayın yönetmeni, Adnan AKFIRAT ın partinin... disiplin kurulu üyesi olduğunu, ÖZCAN ...... isimli şahsın da Paris muhaberi olduğunu, Akşam Gazetesine Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile başladığını, orada Mehmet Ali ILICAK’ın Veli KÜÇÜK’ün elinde olduğunu, gazete de bir kadrolaşmaya gittiklerini beyan etmesi konusu hatırlatılarak sorulduğunda; Bu konunun bütünüyle uydurma olduğunu, kendilerinin Akşam Gazetesine yönelik faaliyetlerinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanlarında; Tuncay ÖZKAN’ın Doğu PERİNÇEK in adamı olduğunu ve bu şahsı Doğu PERİNÇEK’in yönlendirdiğini, Enis BERBEROĞLU gibi bir çok şahsın Veli KÜÇÜK’ün de dostu olduğunu belirtmesiyle ilgili iddialar sorulduğunda; Tuncay ÖZKAN’ın hemşehrilisi olduğunu, etkili ve işini iyi bilen bir gazeteci olduğunu, bu şahsın yönlendirmeye ihtiyacı olmadığını, ifadelerin gerçek dışı olduğunu, 2001 yılında tasarlanan CIA operasyonunun kimlere bulaştırılmak istendiğini ve bütünüyle basın özgürlüğünü hedef aldığını göstermesi bakımından dikkat çekici olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in, Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i rahatlıkla kullandığını, DOĞU PERİNÇEK in yanında emekli Deniz Binbaşısı Erol BİRBİLİK – Erol MÜTERCİM ler gibi subay ve albayların bulunduğunu beyan etmesi konusu sorulduğunda; Erol BİLBİLİK’in emekli bir deniz subayı olduğunu, İşçi Partisinde Başkanlık Kurulu Üyeliği yaptığını, Erol MÜTERCİMLER’in söylenen tarihlerde Fettullah hocanın denetimindeki Samanyolu TV de görev yaptığını, kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını, İşçi Partisinin ve genel başkanının Türkiyede denetlenemeyen, kendi kararlarını kendi alan tek parti olduğunu, Veli KÜÇÜK’ün yönlendirmesinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Kırıkkale silah fabrikasında meydana gelen büyük patlamayla ilgili, Veli KÜÇÜK’ün kendisine haber yapmasını söylediğini, onun talimatı ile “Çevik BIR paşanın gurubunun fabrikaya sabotaj yaptığını” haber yaptıklarını, bu yöndeki haberlerin AYDINLIK ve Hürriyet gazetesinde çıktığını beyan etmesi sorulduğunda; Bu konuyu hatırlamadığını, Aydınlık Dergisinin o zamanki sayılarına bakılması gerektiğini, ancak Kırıkkale de sabotaj yapıldığını Aydınlık dergisinin yazdığını, bununla birlikte General Çevik BİR’e yönelik böyle bir suçlamanın yapılmış olamayacağını,
ERGENEKON örgütlenmesininin, medyada bu şekilde yer alarak neyi amaçladığı sorulduğunda; Bunu Ergenekon örgütünün varsa yöneticilerine sormak gerektiğini, fakat İşçi Partisini yönlendirebilecek bir kuvvetin anasından doğmadığını, bunu bütün dünyanın bildiğini,
Susurluk kazası sorulduğunda; Hüseyin KOCADAĞ, Abdullah ÇATLI gibi şahısları tanımadığını, Susurluk olayında, Türkiye deki ABD güdümlü gladyonun bağırsaklarının patladığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Susurluk olayından sonra, Radikal Gazetesinin, Veli KÜÇÜK hakkında “Nerede Faili Meçhul Orda Veli KÜÇÜK” diye manşet attığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK gitsin Aydın DOĞAN ile görüşsün” dediğini, Doğu PERİNÇEK’in Aydın DOĞAN ile bu konuda görüştüğünü, Aydın DOĞAN’ın bundan sonra Milliyet Gazetesinde haber yapmamaya gayrete edeceğini, Radikali de damadıyla görüşüp etkileyeceğini” anlatarak “Veli Paşa’ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de Hürriyet Gazetesi benim değil Koç’un dediğini” beyan etmesi konusu hatırlatılarak sorulduğunda; Veli KÜÇÜK veya bir başka şahsın kendisine talimat veremeyeceğini, Aydın DOĞAN’a bu şekilde aracı olması kişiliğiyle bağdaşmayacağını söyleyerek “demekki 2001 yılında planlanan CIA operasyonunda Aydın DOĞAN’a dahi uzanmayı veya üzerinde baskı kurmayı düşünenler varmış” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tuncay GÜNEY beyanında, Doğu PERİNÇEK ten Sami HOŞTAN’ın HAP işi yaptığını öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK in isteği üzerine bu konuyu Veli KÜÇÜK’e anlattığını, onunda “ben herzaman bunun dosyasını temizleyemem, Sami’ yi Ömer Lütfü TOPAL’ ın yerine koyarak biz hata yaptık’ dediğini beyan etmesi konusu hatırlatıldığında; Sami HOŞTAN ile en küçük bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek “bu ifadeler yürütülen operasyonun bir tertipten ibaret olduğunu ispatlamaktadır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tuncay GÜNEY beyanında, Veli KÜÇÜK’ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN’ın yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, “Sami HOŞTAN’ın uyuşturucu işi yaptığı, Veli KÜÇÜK’ün de uzun zamandır buna sahip çıktığı, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiği, JİTEM’in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını’ anlatarak Sami HOŞTANLA görüşmek istediğini, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Drej Ali’nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklarını ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK’e bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK’ün de “Sami HOŞTAN’a görüşme yapmamasını’ söylediğini, kendisine de “Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasın), askerler yapmıyor desin’ dediğini beyan etmesi sorulduğunda; Rahmetli Hasan YALÇIN’ın bu tür insanlarla görüşmeyeceğini, bahsedilen konunun bütünüyle uydurma olduğunu,
Vatansever Kuvvetler Güç Birliği sorulduğunda; Başı bozuk örgütlerden biri olduğunu, yazılarında bu örgütlerden uzak durulması gerektiğini öğütlediğini,
Zihni ÇAKIR’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 25.02.2008 tarihinde tanık olarak alınan beyanında; VKGB Başkanı Taner ÜNAL’ın kendisine “2003 yılı Nisan ayında, Dikmen'de önceki bürosuna yakın bir yerde kiraladığı ofisinde TÜRKELİ Dergisini çıkaracağını, ofisin altındaki deponun bir anfiye dönüştürüldüğünü, dinleyici ve konuşmacı yerlerinin olduğunu, bu mekanda bir oluşum için toplantılar yaptıklarını anlattığını, TANER ÜNAL’ın bu oluşum içerisinde yer alması için kendisine de teklifte bulunduğunu, oluşumda birçok paşanın olduğunu, HASAN KUNDAKÇI, VELİ KÜÇÜK gibi isimlerin yer aldığını, DOĞU PERİNÇEK'in ve HİKMET ÇİÇEK'in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini, maddi hiçbir sıkıntısının olmayacağını, istediği kadar maaş verebileceklerini, söyleyerek oluşuma katılması yönünde telkinlerde bulunduğunu beyan etmesi sorulduğunda; Vatan Sever Güç Birliği’ne hiçbir destek vermediğini söyleyerek “General adları verilmesi ta 2001 de tasarlanan fakat çöpe atılan operasyonun Türk Ordusunu bir suç örgütü gibi gösterme çabalarının kanıtıdır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
06.06.2007 günü saat:17.19 da Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği Başkanı Taner ÜNAL ve Mesut SEZER arasındaki telefon görüşmesinde, Diyarbakır da yapılacak İşçi Partisinin düzenlediği bir mitingle ilgili Doğu PERİNÇEK ile irtibata geçilmesinden bahsederek, Tamer ÜNAL’ın “Şimdi aradım. Beni temsilen Mesut bey katılıyor diyeceğim.” dediği tespit edilmiştir. Diyarbakır da düzenlenen miting sorulduğunda; Diyarbakır’da Türk Bayrağıyla miting yapan tek partinin, İşçi Partisi olduğunu, 29 Haziran 2007 günü gerçekleştirildiğini, Diyarbakır dan Türkiye ye göz dikenlere, Türk Bayrağının gösterildiğini, Diyarbakır halkının İşçi Partisini ve Türk Bayrağını bağrına bastığını, daha önceden 2004 yılında ve 2005 yılı 29 ekimde Diyarbakır ilinde ve köylerinde İşçi partisi olarak Türk bayraklı ve Atatürk postarli muhteşem mitingler gerçekleştirdiklerini.
06.06.2007 günü saat:17.37 de Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği Başkanı Taner ÜNAL ile Diyarbakır’da yapılacak bir mitingle ilgili yaptığı telefon görüşmesi hatırlatılarak sorulduğunda; kendisine Miting öncesinde çok sayıda katılma telefonları geldiğini, telefonlarda karşı tarafta kimin olduğunu hatırlamadığını,
İbrahim BENLİ ile olan ilişkisi ve Güler KÖMÜRCÜ’nün anlatımlarında geçen, hep birlikte şahsın çiftlik evinde yapılan toplantı sorulduğunda; “ayıptır milletin birbirleri ile buluşmasını yemek yemesini suç göstermek bu operasyonun kanun dışılığının vardığı boyutları sergilemektedir” şeklinde beyanda bulunmuş ve yemeğe bir çok kişinin katıldığını, şarkılar ve türküler söylendiğini, İbrahim BENLİ’nin İP’in İstanbul 3. bölge milletvekili adayı olduğunu, Seçimlerde parti üyesi olduğu için aidat ödenti ve bağışları olduğunu, hepsinin makbuzlu olduğunu, ancak sponsor tabir edilecek bir katkısı olmadığını, toplantıya katıldığı söylenilen Yarbay Bahadır BERK’i tanımadığını, Emniyet Müdürü Adnan KONUMKAN’ın İP’in Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, davette olup olmadığını hatırlamadığını, davete katılan Savcının ise, şu an avukatlık yapan Mehmet Sait TÜRER olabileceğini,
Operasyon kapsamında yakalanan şahıslardan bulunan belgeler arasında, Ümit SAYIN başlıklı, 4 Mart 1997 tarihli Doğu PERİNÇEK adına yazılmış yazıda, Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK in yazdığı yazıları İngilizceye çevirerek ABD deki bazı Demokratik kurumlara yolladığını, Cumhuriyet Devrimlerinin uygulanmasıyla ilgili “yeni Kemalist bir devrim yapılması gerektiğine ve bu yeni Kemalist ideolojinin aksiyonlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum” şeklinde yazdığı hatırlatılarak, Ümit SAYIN la olan ilişkisi ve YENİDEN KELAMALİST BİR DEVRİM YAPILMASI sözüyle neyin kastedildiği sorulduğunda; “Bu soru Kemalist devrimi de suç olarak görmektedir. Kemalist devrimi suç olarak görenler, Atatürk’ü yıkamayacaklardır ve girişimlerinin altında kalacaklardır. Bu soru Ergenekon operasyonun Atatürk düşmanı yönelişini ele vermektedir” şeklinde beyanda bulunarak, Ümit SAYIN’ın kendisine yazdığını hatırlamadığını, ancak içeriğinde herhangi bir suç unsurunun olmadığını söyleyerek, “ Abdulhamit dönemine mi döndük. Aydınlar birbirine mektup yazamayacak duruma geldik” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY den el konulan, 19 Mayıs 2000 tarihli “Sayın Doğu Perinçek” başlıklı belgede, “Dayanışma prensipleri gereği, size iletilen üç ana konu üzerinde yoğunlaşılarak işbirliği sağlanmak istenmiştir. 1-Mektup, 2-Gazete, 3-Finans, ancak ne yazık ki bu üç konuda da isteksiz kalınmış, karşılıklı dayanışma prensiplerine aykırı bir tutum sergilenmiştir” “…önderi Mustafa Kemal Atatürk; tarih sahnesinde görülen en kararlı motivatör idi, onun bu özelliği karşısında manüpilatör politika uygulayıcılarının elde edebildikleri tek şey ise yalnızca yenildiği olmuştur” şeklinde yazdığı hatırlatılarak sorulduğunda; Bu belgeyi hiç okumadığını, bu belgenin İşçi Partisine yönelik girişimleri, ters çevrildiğini ispatladığını, bunun da ERGENEKON uydurmasının bizzat bu kanıtlarla çürütülmesi olduğunu,
Operasyon kapsamında yakalanan şahıslardan bulunan belgeler arasında, 13 Kasım 2000 tarih ve Sayın Doğu Perinçek başlıklı belgede, “Gurubunuza bağlı öncü gençlik teşkilatına provokasyona yönelik sızma ve tertip girişimlerinin açığa çıkartılmış olması ve konunun başbakanlığa bildirilmesi dikkat ve kararlılığınızın en belirgin örnekleri arasında yer almış ve pozitif bir gelişme olarak değerlendirmeye alınmıştır.” Şeklinde devam eden ve NATO konseptinden bahsedilen yazı hatırlatılarak sorulduğunda; Bu yazıyı bilmediğini, ancak kendisini tebrik eden yüzlerce internet mektubu, mektup ve telefon aldığını, suçla ilgisinin olmadığını,
11 Haziran 2003 tarihli, İşçi Partisi Genel Başkanlığı amblemli belge içeriğinde, “Sayın E.Tuğ.g.Veli Küçük” “sayın komutanımız” “ikiz sözleşmeler’i onaylayan kanun konusundaki görülerimi içeren Sayın Cumhurbaşkanımıza arzettiğim mektup ve ekindeki hukuki açıklamayı bilgilerinize sunarım” “Kanun henüz Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanmamıştır; Meclise iadesi hukuken mümkündür” “saygılarımla” Doğu Perinçek işçi partisi genel başkanı” şeklinde yazı hatırlatılarak sorulduğunda; Yazının doğru olduğunu, yazıyı sadece Veli KÜÇÜK’e değil, Genelkurmay Başkanına, bütün kuvvet Komutanlarına ve Ordu Komutanlarına aynı içerik ve ekleri ile birlikte gönderdiğini,
22.01.2008 tarihinde Veli KÜÇÜK’ün ikametinde bulunan dokümanlar arasında, kendisi tarafından çeşitli konularda Veli Küçük’e hitaben arzederim ibaresiyle son bulan faks çıktısı dökümanlar elde edildiği, Veli Küçük’e göndermiş olduğu yazılarda arz ederim ibaresini kullandığı, Veli KÜÇÜK’e neden bu kadar doküman gönderme ihtiyacı duyduğu ve aralarındaki hiyerarşik yapı sorulduğunda; Kendisinin hiçbir zaman Veli KÜÇÜK ile bir hiyerarşik yapı içerisinde olmadığını, İşçi Partisi Genel Başkanlığı üzerinde hiçbir hiyerarşinin olamayacağını, Cumhurbaşkanının da, Başbakanında kendisinin üzerinde olamayacağını, ancak Genelkurmay Başkanlığı Ordu Komutanlığına yazdığı yazılarda ve Kamu Makamlarına yazdığı yazılarda her zaman saygılı ifadeler kullandığını,
Soruşturma kapsamında yakalanan Ümit OĞUZTAN’ın bilgisayarında yapılan incelemede ERGENEKON Terör örgütüne ait Microsoft Office Word belgesi Gözlem – Analiz isimli belgenin incelemesinde,
1). Giriş, Amaç ve Kapsam
“Bu çalışma Doğu Perinçek ve Aydınlık grubunun siyasal kültürel ve ekonomik anlamda “açık faaliyetleri” gözlemlenerek elde edilen veriler ışığında; objektif değerlendirme prensiplerine sadık kalınmaya özen gösterilerek hazırlanan bir analizdir. Örtülü çalışmalar ve amaçları konumuz dışında tutulmuştur. Ancak, açık faaliyetler örtülü çalışma ve amaçların belirlenmesine sınırlı da olsa yardımcı olabilecek durumdadır.” denilmektedir.
*“Ergenekon” örgütünün oluşumunda kullanılmak üzere, faaliyetlerinizin izlendiği ve rapor haline getirildiği tespit edilmiştir. gözlem ve analiz belgesini kim yazdı?
*Rapor kimlere sunulmuştur ve hangi amaçların gerçekleşmesinde etkili, yönlendirici olmuştur?
*Belgede bahsi geçen örtülü faaliyetleriniz, devletin hangi birimlerinin bilgisi ve kontrolü altındadır? Faaliyetlerin kararları kimler tarafından alınmaktadır? hangi alanlarda uygulamaya konulmaktadır ve uygulayıcılar kimlerdir? Şeklinde sorular sorulduğunda; Belgeyi görmediğini, ancak kendilerinin yaptığı tahlilerin Ümit OĞUZTAN harici, dünyanın büyük Devletlerinin yararlandığını, Türkiye de Tahlil yeteneği ve program yapma yeteneği üstün olan bir parti olarak her kes tarafından kabul edildiklerini, herkezin bu tahlillerden yararlanabileceğini, ancak buradaki üslubun, kendilerinin yaptığı tahlillerin edep, usul ve adabına uygun görülmediğini, burada sözü edilen açık faaliyet örtülü faaliyet gibi çabalar, açıkça belirtildiği gibi kendileriyle ilgili olmadığını,
Belgenin devamında;
“Bu gözlem ve analiz çalışmamızın hazırlanmasında uygulanan yöntem açığa çıkmış verilere dayanmaktadır. Çalışmamızda Doğu Perinçek ve Aydınlık grubunun “uzun yürüyüş” tanımlamasıyla andıkları amaçlarına ulaşabilmek için; uygulama, yöntem ve prensipleri belirlenerek işaret edilmeye çalışılmaktadır.”
*“Uzun Yürüyüş” nedir? bunun neticesinde nasıl bir amaca ulaşmayı planlıyorsunuz?
*“Uzun Yürüyüş”ün modelleme olarak seçilmesinde, uyguladığınız yöntem ve prensiplerinizin etkili olduğu tespit edilmiş olup, bu yöntem ve prensipler hakkında detaylı bilgi veriniz? Şeklinde sorular sorulduğunda; Soruyu soranların belgeyi dikkatli okumadıkları veya kasıtlı olarak tahrif ettiklerini, tanımlanan suçla bağlantılı olmadıklarını,
Belgenin devamında;
“Türkiye’deki faaliyet gösteren pek çok siyasi parti içinde ayrı bir özelliğe sahip olan Doğu Perinçek liderliğindeki eski Türkiye İşçi Köylü Partisi, yeni oluşumuyla Türkiye İşçi Partisi, TBMM’de gurubu bulunmayan siyasi bir parti olmakla birlikte, faaliyetlerinde yeğlediği yöntemler açısından toplumun yönelişlerinde giderek eriyen siyasal bir yapı gibi görünmüşse de her dönemde sesini duyurmayı, legal ve illegal güç odakları arasında yer almayı başarmıştır. Bu bağlamda legal siyasi partiler içinde dikkat çekici ayrıcalıklı bir özelliğe sahip olduğu açıktır.”
*Parti faaliyetleri altında uygulamış olduğunuz yöntemler neticesinde illegal güç odakları arasında yer almayı başardığınız şeklinde bir tespit olduğu görülmüş olup bu faaliyetlerinizi ayrıntılı olarak anlatınız? Şeklinde yöneltilen soruya; İşçi Partisinin İllegal hiçbir faaliyetinin olmadığını, Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarının bunu doğrulayacağını,
Belgenin devamında;
“Türkiye İşçi Partisi ve Aydınlık grubu materyalist bir anlayışla komünist ideoloji doğrultusunda faaliyet göstermekte ve örgütlenmektedir. Ancak, Kemalizm karşıtı olmamaya özen gösterilmesi ve Kemalizm’in siyasal platformlarda savunulması misyonunu üstlenmeye çaba gösteriyor oluşuyla da ayrıca dikkate değer bir gelişme sergilemektedir. Özellikle son on yıldır hiçbir siyasal partinin savunmadığı oranda Kemalizm’i savunma misyonunu üstlenen komünist ideolojiyi ve materyalizm anlayışını ilke edinen siyasi bir partinin amaçları, yöntemleri ve “uzun yürüyüş”teki hedeflerinin sağlıklı bir biçimde belirlenmesi zorunluluğu vardır. Ayrıca, faaliyetlerini sürdürebilme ve geleceğe yönelik yatırımlarını gerçekleştirebilme açısından finansal kaynaklarının örtülü olması yine dikkate değer önemli bir husustur.
*Yürütmüş olduğunuz faaliyetlerin finansal kaynakları nelerdir?
*Partinizin finansal kaynağını açıklayınız? Şeklinde yöneltilen soruya; Bu yazıyı yazanların İşçi Partisini tamamen kendi dışlarında gördüğünü ispatladığını, diğer alıntılarında bunu doğruladığını, Finansal kaynakların örtülü olduğu yönündeki görüşün yazara ait olduğunu ve yanlış olduğunu, kendileri hakkında Türkiye de her ay yüzlerce hatta binlerce sayfa yazı, kitap yazıldığını, bu belgenin de onlardan biri olduğunu,
Belgenin devamında;
a). Faaliyetler Ve Uygulama Yöntemleri:
“Türkiye İşçi Partisi, her türden faaliyet için, Doğu Perinçek’in belirlediği yöntemler ile faaliyet göstermektedir. Perinçek’in yöntemleri ise; “uzun yürüyüş” olarak tanımlanan, uzun vadeye yayılmış plânlamalar olarak özetlene bilir. Nihaî hedefin belirlenebilmesini engelleyici olan bu yöntem, her türden örtülü faaliyete zemin hazırlayıcı bir metottur.”
b). Siyasi Faaliyetler:
Doğu Perinçek, 1961’de üniversite birinci sınıfta öğrenimini sürdürürken “Yeni Türkiye Partisi”nin Gençlik Kolları’na girerek başladığı siyasi faaliyetlerini sürdüre gelmiştir. Legal bir siyasi parti olarak faaliyetlerini sürdüren Türkiye İşçi Partisi, diğer siyasal yapılanmalardan çok farklı bir yöntemle çalışmakta, tavandan tabana yayılan biçimlendirme, etkileme ve yönlendirme girişimleri “provokasyon yöntemleri” ile gerçekleştirilmektedir. Yarar sağlayabilme amacı güdülerek her türden güç odağı ile işbirliği içinde olunması en belirgin özellik olarak ortaya çıkmaktadır.
*Partinizin faaliyetlerini diğer siyasi partilerden ayıran özellikler nelerdir?
*Partinizin işleyiş sisteminin şekillendirilmesinde nasıl bir yöntem izlenmektedir, bu konuda tabanınızın etkisi var mıdır? Şeklinde yöneltilen soruya; Kendileriyle ilgili Türkiye’de yazılan yüzlerce değerlendirmeden biri olduğunu, bunları okuyup yararlanacak noktaları değerlendirdiklerini, suçla hiçbir ilgisinin olmadığını,
Belgenin devamında;
c). Doktiriner Teorik Çalışmalar:
“ Doktiriner teorik çalışmalarda her kesimden, her görüşten ve her inançtan aydınlardan azami olarak yararlanılmakta, böylelikle çeşitli kesimler ile iletişim kurularak geliştirilen ilişkiler sağlanmakta olduğu gibi, yeni teoriler geliştirilmesinde büyük kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu bir anlamda, her alanda işe yarayacak teoriler hazırlanmasında “hazır”dan yararlanma alışkanlığını geliştirmiştir. Yaratıcı olmak yerine elverişli olanı kullanma yöntemi benimsenmiştir. Örneğin: Yalçın Küçük ve İsmail Beşikçi’den bu anlamda büyük ölçüde yararlanılmaktadır.” Şeklindeki yazı sorulduğunda; Kendisiyle ilgili bir yazı olmadığını,
Belgenin devamında;
d). Provokasyon Faaliyetleri:
“Toplumun duyarlı olduğu her konuda provokasyonların oluşumuna zemin hazırlanmasının sağlanması, her şey olup bittikten sonra da provokasyonu gerçekleştirenlerin deşifre edilmesi yöntemi ana prensipler arasındaki değişmez yerini korumaktadır.”
e). Gençliğin Örgütlenmesi:
“Pekçok ve her kesimden genç, yalnızca kültürel çalışmalara yönlendirilerek toplumdan soyutlanmakta ve amaçlar doğrultusunda biçimlendirilmektedir.Toplumdan soyutlanan gençlerin "değerlendirme"”ve "karşılaştırma” yöntemlerinden yararlanabilmesi olanaksız kılınmaktadır. Gençliğe verilen eğitimin dışındaki tüm veriler ve değerler “karşı devrim” ürünü olarak peşinen kabullendirilmektedir.” Belgenin devamında;
f). Kadro Oluşturulması ve Örgütlenme:
“Siyasal, kültürel ve ekonomik faaliyetler için kadro oluşturulmasında “uzun yol” prensibi esas alınmaktadır. Siyasal oluşum içinde etkin kadrolarda yer alabilmek çok geniş bir zamana yayılmakta böylelikle kişilerin bir başka dünyada yer edinebilme şansları tümüyle ortadan kaldırılmaktadır.
Uzun yıllar sonra güven duyulan kadrolardan oluşturulan örgütler, yalnızca gereğinde işlevsel hale dönüştürülmektedir.
g). Arşiv:
Özellikle kişilere yönelik ciddi bir arşiv bulunmaktadır. Bu arşivde yer alan her türden malzeme genellikle provokasyona yönelik faaliyetler için bitimsiz bir kaynak durumundadır. Ve salt provokasyon amaçlı arşiv tutulmaktadır.
Bilimsel, kültürel ve sanatsal faaliyetler ile Türkiye’nin ulusal sorunlarını içeren hiçbir arşiv çalışması yapılmadığı ve bu anlamda bir çalışmanın gereksiz görülmüş olması, arşivcilik faaliyetlerinin hangi amaçlar doğrultusunda hareket edildiğini ortaya koymaktadır.”
Belgenin devamında;
2). Dış İlişkiler:
“Doğu Perinçek ve grubunun dış ilişkileri gereği biçimde dikkate alınmamıştır. Komünist ideolojiye sahip olması, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına aykırı olarak en büyük tehlikenin komünizmden geleceği endişeleri, Perinçek’in komünist bloklar dışında kalan diğer ülkeler ve bunlara bağlı istihbarat örgütleriyle kurduğu ilişkilerin örtüsü olmuştur.
…Perinçek’in özellikle Çin ile olan ilişkileri dikkate değer durumdadır. Finansal anlamda da destek gördüğü bir ülke olan Çin, Türkî Cumhuriyetler üzerinden de finansal destek sağlayıcı ticari ilişkiler kurulmasını sağlamıştır.
*Siz ve partinizin Çin le ne tür bir ilişkisi bulunmaktadır? Çinden ne şekilde finansal destek görmektesiniz? Şeklinde yöneltilen soruya; Bunu yazanların kendilerine düşman olduklarını ve karşı tertipler içerisinde bulunduklarının ap açık ortaya çıktığını, soruşturmayı yapanların bu belgeyi buraya almasından dolayı teşekkür ettiğini, kendilerinin Ergenekon adı altında çaba gösterdikleri kabul edilen gladyo kafalı kimselerle örgüt kurmalarının, yüz yüze görüşmelerinin düşünülemeyeceğini, İşçi Partisinin hiçbir ülkeden parasal destek almadığını, hiçbir ülke ve örgütle bağlantılı faaliyet yapmadığını,
22.01.2008 tarihinde Veli Küçük’ün ikametinde görevlilerce yapılan aramada, “televizyon analiz yönetim ve geliştirme projesi türkiye’de televizyon yaşlılar için çok yeni gençler için çok eskidir istanbul/temmuz 2000” başlıklı 39 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dökümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dökümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Dökümanın incelemesinde;
-SUNUŞ kısmında Temmuz 2000 tarihli Televizyon Analiz çalışması Kanal/6 televizyon kanalı ele alınarak hazırlandığı. Şimdi ise hedef televizyon kanalı ULUSAL TV’dir
-CUMHURİYET GAZETESİ ile Ulusal Tv’nin hisselerini elinde bulunduracak olan yeni bir anonim şirket kurulmalıdır. Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığına ve Yönetim Kurulu Üyeliğine getirilecek olan kişiler önemlidir ve özenli bir seçim yapılmalıdır.
-GENEL DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER kısmında ;
-Mevcut Kurumun yeniden düzenlenmesi kamuoyundaki imaj ve düşünce değişiminin sağlanması yayın hayatına yeni atılan Ulusal Tv’nin yeniden yapılandırılması gereklidir.
-Ulusal Tv ile Cumhuriyet Gazetesinin bir anonim şirket çatısı altında birleştirilmesi hedeflenen başarıya ulaşmasını sağlayacağı gibi mevcut medya kuruluşları ile rekabet olanağının sağlanacağı.
-Bu analizi hazırlayan araştırma grubumuzun ortak görüşü ise bir başka çözüm yolu olmadığı görüşünde birleşmesi, konularını içerdiği tespit edilmiştir.
El konulan doküman Veli Küçük’e sorulduğunda, Kesin olmamakla beraber bu dokümanı Mehmet PERİNÇEK’in getirdiğini beyan etmiştir.
*Söz konusu dokümanı kim ne amaçla hazırladı? Bu doküman neden Veli KÜÇÜK’e verilmiştir. Şeklindeki sorulara; Bahsedilen yazı örgütlü bir guruba ait ise, ulusal kanal ve Cumhuriyet gazetesini ele geçirmek için bir tertibin içinde olduklarını, ama bunu başaramadıklarını, bu belgeyi Mehmet PERİNÇEK’in Veli KÜÇÜK’e vermiş olamayacağını, böyle bir belgenin Mehmet PERİNÇEK’in eline geçmesi halinde kendisine getireceğini, Veli KÜÇÜK’ün yanlış hatırladığını,
22.01.2008 tarihinde Veli Küçük’ün ikametinde, “kanal 6 analiz” başlıklı 34 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman Veli Küçük’e sorulduğunda, dokümanı Mehmet PERİNÇEK’in getirdiğini beyan etmiştir. Belge sorulduğunda; Mehmet PERİNÇEK’in bu konularla ilgisinin bulunmadığını, Veli KÜÇÜK’ün yanlış hatırladığını veya gerçek dışı konuştuğunu,
İşçi partisinde yapılan aramada bulunan kişisel bilgisayarında yapılan incelemede; (15) sayfadan oluşan, “Milli Anayasa Bildirgesi” başlıklı yazı olduğu, içeriğinde, “AKP hazırladığı sivil Anayasa Taslağı ile Türkiye ye ve türk Milletine karşı yürüttüğü karşı devrim sürecini son hedefine ulaştırmak peşindedir” “Ulusal Strateji Merkezinde bilim insanları ve uzmanların katıldığı çalışmalarla bir milli anayasa taslağı hazırlanmaktadır. Ulusal Strateji Merkezi (USMER) bu çalışmalar sırasında hazırlanmış olan ekteki milli anayasa bildirgesini kamu oyumuza en kısa sürede sunmak üzere imzaya açmaya karar vermiştir” şeklinde beyanların bulunduğu, belgede Siyasetçiler, E.Generaller, Öğretim üyeleri, Yüksek Bürokratlar, E.Subaylar, E.Emniyet Müdürleri, Kitle örgütü yöneticileri, Sanatçı- Yazar- Sporcular, şeklinde başlıklar altında bir çok isimlerin yazılı olduğu tespit edilerek belge sorulduğunda; Belgenin doğru olduğunu, Yargıtay Başsavcılığı AKP hakkındaki kapatma davası iddianamesi ile en yüksek Savcılık makamı olarak AKP yönetiminin yasa dışı ve Cumhuriyet yıkıcısı olduğunu saptadığını, bu açıdan bildirgenin tarihi önemde olduğunu, bu bildirgeyi hukukçu ve bilim adamları haricinde, Türkiyenin bütün seçkin aydınlarına gönderildiğini ve bildirgenin imzalandığını,
İşçi Partisinde yapılan aramada, KEMALİST MODEL-ULUSAL GENÇLİK HAREKETİ-DİNAMİK adlı doküman ele geçirildiği, bu belgelerin Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY’den de ele geçirildiği hatırlatılarak sorulduğunda; Ulusal Kanal ve Aydınlık’ın arşivinin, Türkiye nin en zengin arşivlerinden biri olduğunu, içinde onbinlerce cilt kitap, yüzbinlerce sayfa belge ve yazı bulunduğunu, nerede hangi odada, hangi gözde bulunduğu belirtilmeyen bu soruların, titiz bir yargılamanın konusu olamayacağını, her belgenin saklanıp değerlendirilebileceğini,
Belgeler arasında, bir çok gazetecinin resimlerinin ve bu gazetecilerin hain olduklarını içeren el yazısının bulunduğu, başında ise Hurşit Paşamız için yapılmıştır ibareli dokuman sorulduğunda; Bu kağıdın üzerinde 3.sayfa belirlemesi olduğuna göre bir başka evrakın parçası olduğunu veya kendisine posta ile yollanmış binlerce mektuptan biri olabileceğini, çünkü masasının üzerinde çok sayıda cevap yazılmamış mektup dosyalarının bulunduğunu, yazının kendi yazısı olmadığını, tanıdığı bir yazı da olmadığını, üzerindeki fotoğrafların basın mensuplarına ait olduğunu, içlerinde kendisinin değer verdiği dostlarının olduğunu, kendisine gelen mektuplardan biri olduğunu düşündüğünü, suçla hiçbir bağlantısının olmadığını, bu kağıttan Ergenekon örgütünün nasıl ispatlanacağını bilemediğini,
Çanakkale Ulusal Bağımsızlık Birlik Hareketi ve bir çok kişinin imzasının bulunduğu Değerli Kuvvayi Milliye Gönüllüleri başlıklı, içeriğinde “Milli Karargah kurma vakti gelip de geçmekte” tabiri bulunan belge sorulduğunda; Kendisine her gün yüzlerce e-posta ve mektup geldiğini,
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahıslarla ile ilgili İfade, Sorgu Tutanakları ve Kemal KERİNÇSİZ’e ait Savcılık ifadesini nasıl ve ne maksatla temin ettiği sorulduğunda; Kendisinin Ulusal kanal sorumlusu olmadığını, o binada 20 bin adet kitap bulunduğunu, binlerce klasör ve yüzbinlerce sayfa belge olduğunu, onbin yıllık bir araştırmada bile bu belgeleri incelemenin mümkün olamayacağını, kendi bulunduğu çalışma odasındaki belgeleri bildiğini, onun dışındakilerin ise kendisinin bilgisi dışında olduğunu, fakat partinin bulunduğu katlardaki her belgenin parti başkanı olarak siyasi sorumluluğunu üstlendiğini,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “Eski Genelkurmay Başkanlarından İsmail Hakkı KARADAYI ile telefon görüşmesi(10 eylül 2002)” başlıklı yazıda; İsmail Hakkı KARADAYI nın araması, çalışmalarından dolayı takdir etmesi, ABD nin Tayyip Erdoğan ve Baykal’lı hükümet projesi hakkında konuşmalar yapmaları, sorulduğunda; “Bu telefon görüşmesi doğrudur. İçeriği de doğrudur.
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “BAŞARILARIMIZ” başlıklı bir belge bulunduğu, bu belgede özetle Öncü Gençlik isimli İşçi partisinin gençlik kollarından bahsedildiği, EYLEMCİ HAT isimli bir alt başlıkta ise “Öncü Gençlik 5. genel kongresinde Türkiye nin genel gündemine ilişkin örgütlerimizin MİLİTAN EYLEMLER YAPMASI KARARINI ALMIŞTIK. Bu kararı hayata geçirdik. Böylece Öncü Gençlik tarihinin en fazla eylem yapılan ve bu açıdan en verimli olan dönemini yaşadık” yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Belgenin öncü gençlik’e ait olabileceğini, anılan MİLİTAN EYLEM KARARI’nın, öncü gençlik gurubunun yaptığı gösteri yürüyüşleri olabileceğini,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; daha önce pek çok örgüt mensubunda bulunmuş “OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ” ve “ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR” isimli belgeler bulunmuştur. belgeler sorulduğunda; Mafyokrasi adlı kitabını yazarken Aydınlık arşivinde bulunan Mafya ile ilgili bir çok kitap ve belgeyi topladığını, yararlandığını, bu belgeyi de o kapsamda hatırladığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; 17.12.1996 tarihli KİŞİYE ÖZEL ibareli dönemin Başbakanı’na yazılmış Susurluk kazası ile ilgili hazırlanmış 39 sayfalık MİT müsteşarlığı belgesi bulunmuştur. Belge sorulduğunda; Hatırlamadığını, basın yolu ile gelmiş olabileceğini, gelen belgeleri sakladıklarını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; el yazısı ile yazılmış “x ilindeki Tem şubesindeki işkenceci ve infazcı tim” başlıklı belgede bazı polis memurlarının isimleri ve siyasi görüşleri yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını, ancak bir şikayet sonrası takip edilmiş bir konu olabileceğini,
İşçi Partisinde bulunan dokümanlar arasında; “Görüşme Notları-işadamı(21 şubat 2007) başlıklı belgede Semih Tufan GÜLALTAY hakkında bilgilerin olduğu, belgenin içeriğinde Semih Tufan GÜLALTAY ın DP ye yönelik bir eylem planlarından bahsedilmektedir.
*Semih Tufan GÜLALTAY ile tanışıklığınız hangi boyuttadır? Bu belgeyi ne zaman ve nasıl yazdınız? Semih Tufan GÜLALTAY ın yapmayı planladığı suikast hakkında bilgi veriniz. Şeklinde yöneltilen sorulara; Belgeyi hatırlamadığını, 7 katlı bir binada bulunan belgeleri bir kişinin on binlerce yıl yaşasa bile okuma ve öğrenme olanağının bulunmadığını, bu nedenle iki binada çıkan her belgeyi kendisine sorulmasının, suçla ilgili olmadığını, Semih Tufan GÜLALTAY ile ilgili bilgisini anlattığını, kendisine yönelik bir süikastla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ın bilgisine başvurduğunu,
İşçi Partisinde bulunan dokümanlar arasında; “SON BİLGİ(SAĞLAM) başlıklı yazıda “ İsmail PAKER ve Zekeriya ÖZTÜRK, Balta limanı’nda Doğa Balık Restoranı’na (eski Şaziye barın bitişiği) sıkça birlikte gidiyorlar. Orada bir Dr Yüzbaşı, bir üsteğmen ve başka subaylarla birlikte MİT mensuplarıyla da birlikte oluyorlar. Restoran’ın sahibi(adı bilinmiyor öğrenilecek) ve işletmecisi Ahmet adlı şahıs yer altı dünyasıyla ilişkili. Ahmet ve adamları Sedat PEKER’le silahlı çatışmaya girmiş(bu olay gazetelere de yansımış) Ahmet artık restoranda çalışmıyor. Söz konusu subaylardan biri, restoran sahibine bir adet glock satmış. İsmail PAKER in çocukları Alparslan ASLAN a amca diyor(M.Tekin tanık olmuş).İsmail PAKER in Bulgar uyruklu Osman adında çok yakın bir arkadaşı var. 18 Mart kapsamında Çanakkale ye yapılan bu geziye(bu yıl),İsmail PAKER, Zekeriya ÖZTÜRK ve M.TEKİN birlikte katılıyorlar. Çanakkale garnizon komutanı ya da etkinlikleri yöneten kişi olan Albay, üçlüye çok yakın ilgi gösterip,bir çok kolaylık sağlıyor.Nedeni İsmail PAKER i tanıması. Paker bu durumu “Asteğmenken komutanımdı” diye açıklıyor. M. TEKİN, PAKER in verdiği bilginin doğruluğundan şüphelenip, sonradan albayı arıyor ve 1985 te Güneydoğu da aynı birlikteydik yanıtını alıyor.” Şeklindeki belge sorulduğunda; Bunların Aydınlık’ın haber kaynaklarının verdiği ve doğruluğu saptanmamış bilgiler olabileceğini, kendisinin İşçi Partisi Genel Başkanı olduğunu, Aydınlık veya Ulusal Kanalın haber müdürü veya muhabiri olmadığını, bilgilerin kendisiyle alakasının bulunmadığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; elle yazılmış “ Teoman dan gelen bilgi” başlığı altında bilgisayar çıktısı halinde yazılmış; “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci de bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi. Yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli kuvayi milliye derneklerinin yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle birlikte Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yedikleri belirtiliyor. Yemek bir komutanın doğum günü nedeniyle verilmiş. En çok tartışılan konu ise İşçi partisinin milli hükümet çağrısı olmuş. İsmini öğrenemediğimiz bir orgeneral İşçi Partisinin çağrısını olumlu bulduklarını ve parti programında yazılı olan bazı fikirlere karşı eleştirilerini Doğu PERİNÇEK e sunacaklarını belirtmiş. Aynı orgeneral geleneklerin dahi dışına çıkarak iki üç orgeneralin ortak bir eleştiriyi kaleme alacaklarını ve işçi partisiyle müşterek uzlaşma noktaları bulduktan sonra partiye katılacaklarını belirtmiş. Bunun üzerine Kemal KERİNÇSİZ ve arkadaşları İşçi Partisine katılma fikrine karşı çıkmışlar…… Bu bilgiyle örtüşen bir başka bilgiyi ise Kornikov verdi. Kornikov, Gladyonun 1-2 yıldır ulusalcılara sızmaya çalıştığını ancak bunun tam başaramadığını belirtti. Bunun için Gladyo kendi ulusalcılarını yarattı. Bunun başında daha önce duyulmamış bazı dernekler ve isimler var. Gladyo bu iş için hatırı sayılır paralarda harcıyor. Hatta Gladyonun ulusalcıları yeni bir televizyon kanalı kuracak paraya ulaştılar. VTV adı altında yayın yapacak olan Vatan TV gladyonun ulusalcılarının yayın organı olacak..” şeklindeki belge sorulduğunda; Bu tür belgelerin Aydınlık ve Ulusal Kanala gelen, bazen dezenformasyon denen bilgi bozma faaliyetlerinin ürünü olabileceğini, bilgi doğru ise Kemal KERİNÇSİZ’in İşçi Partisine sıcak bakmadığının görüldüğünü, esasında Partilerini tutmadıklarını ve karşı olduklarını kendilerinin de bildiğini, herkezin eğilimine saygılı olduklarını, ancak bütün bu bilgilerin aynı örgütte toplanmak istenen insanlar arasında fikir beraberliği, gönül beraberliği olmadığını kanıtladığını, Gladyo ile ilgili bilgi ulusalcı güçlerin içine bir takım örgütler kurularak burada kışkırtıcı faaliyet yürütüldüğünü gösterdiğini, kendisinin ve partisinin gözlemlerinin de bu yönde olduğunu, bütün bunların atılan suçla hiçbir ilgisinin kurulamadığını ispatladığını, bu bilgilerin Aydınlık ve ulusal Kanal da yayınlanmadığını, bilgilerin doğrulanmamış ve şüpheli bulunduğu anlamına geldiğini,
Yapılan aramalarda el konulan belgelerden; Öncü Gençlik, 30 Ocak 2000 İst.” İle başlayan el yazı ile alınmış notların bulunduğu, notların içeriğinde;
*“İtirazlara” “Eğitimlerde göstereceğiz” “Devrimden sonra hatıra” “Basın işliyor (Akşam, 1.10.1997” “Genel Başkana TEM’de soruluyor (Eylül 1998),
*“Eylül 1998” “Evdeki özel şeyleri getir saklayalım.”
*“Geçmişe döndük baktık.” “P’den ayrı örg. Gökçe” “Hiçbir arkadaşın kolektif iradenin dışına çıkacağını düşünmüyorum (G, s.4)” “Sadık’a = ÖG’in iradesini dışlamaya başladım (s.4)”,
*“AYRI ÖRGÜT” “Sadık, Gökçe’ye” “Başbakanlıktan ayrı bir MİT oluşturmuşsunuz. (Sadık, s.1)”
*“ÖG merkezine (G.s.2), ÖG Anadolu, İST’da bölücü”
*“Araştırma” “Sorgu” “İzah yok Beşiktaş” “Vahim hatalar” “Ağlıyor”
*“İstifa” “P disiplini alışı” “Görevi red.” “Gizli toplantı vb.”
*“MK Rica ettim” “ Disiplini red” “MK iki yol” “Disipline uy P ile Birleş!” “Defol – Çatlak”
*“Pazarlık” “Özsoy : Gelecekte de P ile birlikte olmak istiyorum.” “İSTEMİYORUZ! EĞİTECEĞİZ”
* “DÖRT DENEY” “Erdal Gökyüzü, Fehmi E???Ş” “Nahit TÖRE; Deniz GEZMİŞ, Atilla SARP, Cihan ALPTEKİN, Doğan ÖZ öldürüldü!!!” “Muzaffer KÖKLÜGİLLER” “Olumlu örnek = MK”
*“Talimat, Sonuç / Kararlar” “Artık Gökçe değil” “GÖKÇE: Soruşturma bitecek, kazanılacak tekrar P’ye eğitilecek.”
*“TEBLİGAT: Gökçe ile Kes toplanma, birleşme ??liği dağıtın!” “G ile P görüşecek!!!” “P ile birleş Disipline uy”
*“MZD” “R’i değil M’i uygulayın” “Bölünmeyin, birleşin” “Hile ve tertiplerle uğraşmayın, açık yürekli ve dürüst olun” “MK’ya götürdüler İst’a gelip HİZİP” “P. Tarihinde ilk”
Şeklinde notların yazılı olduğu görülmüştür. Söz konusu notlar size mi aittir? Size aitse bu notları nerede, ne zaman ve ne amaçla yazdığınız? Notların içeriğinde geçen konuları açıklayınız.
Şeklinde sorulan sorulara; Bu belgenin kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını, öncü Gençlik’e ait olan oda da bulunduğunu, ancak içeriğinde suçla ilgili bir husus görülmediğini,
“Milli hükümet bakanlar kurulu” başlıklı “Doğu PERİNÇEK-Başbakan, Ferid İLSEVER-Başbakan Yardımcısı…” gibi başbakanlık ve bakanlık kadrosunun oluşturulduğu belge kendisine okundu. Söz konusu belgeyi kim ne amaçla hazırlamıştır. Açıklayınız?
Şeklinde sorulan sorulara; Bu Bakanlar Kurulu listesini seçimden önce halka sunduklarını, iktidar amacı ile mücadele ettikleri için Türkiye yi hangi yetenekli kadrolarla yöneteceklerini halka açıkladıklarını,
Yakalanan Erkut ERSOY un yapılan e-mail incelemesinde; 11.02.2008tarihinde hersey-konusulacaksa@yahooogroup.com e-mail adresinden ikincikurtulus@yahoogourups.com e-mali adresine gönderilen ERGENEKON liderinden halka mesaj başlıklı e-postanın yapılan incelemesinde; Tarih: 03.07.2005 umitsayin: “emin gürses ist. ün. öğretim üyelerine çok kızıyor. Özellikle nur sertere”, sevil_atasoy:“soyadı ne”, umitsayin: “behiç gürcihan ve emin gürses”, umitsayin: “öncelikle, seçimlerden önce emin gürses genelkurmaya mesut parlak’ın ilişkilerini anlatmış, uzun uzun rapor vermiş”, umitsayin: “onra genelkurmaydaki Kor ve Or’lar demişler ki: İs. Ün. deki hocalar koskoca herifler, herhalde birleşirler ve oyları parçalamazlar.”, umitsayin: “Emin Gürsesi çağırmışlar. yine haklı çıktın demişler”, umitsayin: “bizim rapor inanılmaz sükse yapmış ve Emin gürses de for your eyes only okumuş. ona verdim raporu.”, umitsayin: “bana bir üsteğmen, bir telefon dinleme verin. dünyayı yerinden oynatayım”, umitsayin: “ama sınırsız telefon dinleme gerekli. bizim rapor ve emin gürsesin raporu üst üste binince genkuru bir telaş almış”, umitsayin: “ama emin gürses televizyonlarda mesut parlağa çatmaya başlarsa bu korkunç bir ivme kazandırır bize. şimdi detaylı okuyacak ve Perinçeke de anlatır.”, umitsayin: “Perinçek ingilterede imiş. Ondan randevu alıyorum. gelince birlikte konuşuruz.”, sevil_atasoy: “perinçek hala alemdaroğlunu destekliyor mu”, umitsayin: “Evet perinçek alemdarı destekliyor. onların da bilgileri var, bu aydınlıka kapak olursa korkunç olur.” Şeklinde yazışma yapıldığı tespit edilmiştir. sorulduğunda; Ümit SAYIN’ın kendisini askerlerin çeşitli kesimleri ile ilişkili gösteren beyanlarının bulunduğunu, tecrübelerinden yola çıkarak bu beyanların çoğunun gerçek dışı olduğunu gördüğünü,
Şüpheli Ümit SAYIN’a ait bilgisayarda “silinmiş Chat kayıtları” bölümünde yer alan Ümit SAYIN ve ADNAN AKFIRAT arasında 24.02.2001 tarihinde gerçekleştirilen MSN görüşmesi. “Söz konusu görüşmede KTB’nin etkisinin beklenenden daha fazla olduğu, Ümit SAYIN’ın Amerika’dan Türkiye’ye gelmesini Masonlar ve diğer unsurların engelleyebileceğini, bu durumu Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK’e bildirdiğini, Ümit SAYIN’ın belli bir dönem masonların içinde bulunduğunu, Masonların bütün pisliklerini ve üçkağıtlarını bildiğini, Adnan AKFIRAT ve Ümit SAYIN’ın ULUSAL Kanal’a görüntü ve bağlantı bulmak için çaba gösterdikleri, Ümit SAYIN’ın son 2 yıldır KTB ile uğraştığını, Ümit SAYIN’ın Adnan AKFIRAT’a Atilla ONGUN’un Mart ayında Türkiye’ye geleceğini bildirerek kendisi ile temasa geçip geçmediğini sorduğu, Adnan AKFIRAT’ın şahsın henüz kendisi ile temasa geçmediğini, Ümit SAYIN’ın Atilla ONGUN’un MHP’ye çalıştığını ve dikkatli olunması gerektiği şeklinde Adanan AKFIRAT’ı uyardığı, Atilla ONGUN’un HABLEMİTOĞLU ile iyi arkadaş olduklarını, HABLEMİTOĞLU’nun kime çalıştığının belli olmadığını, her taraf ile bağlantısının olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile yaptığı görüşmede iyi gelişmeler olduğunu öğrendiğini, DARBE olasılığının arttığını, Çillerin eski valisi Mahmut YILBAŞ, ÖKK eski komutanı Necati ÖZGEN Müdafai Hukuk Vakfının kurucularından olduğu, son yapılan ADD kongresinde herkesin aynı tarafta yer alarak Yekta Güngör ÖZDEN ve Çevik BİR için çalıştıklarını, Yekta ve Özer OZANKAYA grubunun bertaraf edilmeden ADD’nin düzelmeyeceğini, Adnan AKFIRAT’ın batının Türkiye’yi darbeye zorladığını, Türkiye’de çok köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirttiği, ADD’nin iç çekirdek grubunun tehlikeli olduğu, Ertaç TİNAR’ın masonluğunun belgelendiğini, Ali ŞEN, Çevik BİR ve İzzettin DOĞAN’ın Rumeliler grubunu oluşturduğu, Çevik BİR’in mason olduğu, Masonların yapılanması ve nasıl çalıştıkları yönünde detaylı bilgilerin olduğu, Galadyonun uzantısının çekirdek gruba ulaştığını, susurluk aktörlerinin çoğunun bu grupta yer aldığını, hedeflerinin P-2 mason locası olduğu, Adnan Hoca olarak da tanınan Harun Yahya’nın Özel Harbin kontrolünde olduğu, aynı zamanda CIA ve Eymürlerle birlikte olduğu, Abdullah ÇATLI’nın amirinin Melih AKTAŞ olduğu, kazadan sonra telefon defterinin Melih AKTAŞ’a verildiği, Melih AKTAŞ’ın MİT’in adamı ve çok tehlikeli olduğu, masonlarla ilgili bir veri tabanının oluşturulması gerektiği, Hüseyin KIVRIKOĞLU’nun GATA’da ki masonları tasviye ettiğini, ATASAGUN’un mason olduğu, Gürbüz TÜFEKÇİ’nin MİT muhbiri olduğu, Ümit SAYIN Adanan AKFIRAT’a vermiş olduğu bu bilgilerin aynı zamanda Doğu PERİNÇEK’e iletmesini istediği, kendisinin tayin işinde “SİZİN” kullanarak Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK’in yardımını istediği, kendisinin işe girmek istediği İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile Doğu PERİNÇEK’in arasının iyi olup olmadığını sorduğu, Adnan AKFIRAT’ın “Bizim attigimiz MIT hücresinden Ali Özsoy'u Perinçek uyarmasina ragmen asistan olarak aldilar. Adam Alemdarlara güvenip provokasyonlar yapiyor” dediği, Ümit SAYINın İstanbul Üniversitesinde işe girebilmek için Doğu PERİNÇEK’den yardım istediği anlaşılmıştır. Görüşme sorulduğunda; Bu tür görüşmelerin internet ortamında yapılması nedeniyle, her aklına gelenin her şeyi yazdığını, ciddi bir soruşturmanın bunlara itibar etmeyeceğini, yazışmanın içinde nefretle reddedeceği yalan suçlamaların bulunduğunu, Ümit SAYIN’ın atanmasında yardımcı olması için kendisine başvurduğunu, ancak yardımcı olmadığını,
03.02.2008 günü saat:23.15 sıralarında 5443226659 numaralı telefonu kullanan ve Bursa Gemlikten aradığı anlaşılan X Şahısla yaptıkları telefon görüşmesinde, hükümetin hareketlerinin MÜDAHALE EDİLECEK konuma geldiğini anlatarak “DEVLETİN YENİDEN KURULMASI LAZIM “… Ordu bunlardan yana değil karşılarında. Bunlar çok ağır darbeler yicekler” diyerek yerel seçim öncesi hükümete karşı bir yapı oluşturulması gerektiğinden bahsettikleri hatırlatılarak sorulduğunda; Telefon görüşmesini bir köylü ile yaptığını, ancak hiçbir görüşmesinde ASKERİ MÜDAHALE yi onaylamadığını,
04.02.2008 günü saat:13.58 sıralarında, 5375947450 numaralı telefonu kullanan ve Ünsal Yavuz Başkent üniversitesi den aradığı anlaşılan X Şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; yapılan bazı toplantılar, Mehmet HABERAL’ın yaptığı toplantılar dan bahsederek ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ den konuştukları, hatırlatılarak sorulduğunda; Görüşmeyi Profesör Dr. Ünsal YAVUZ ile yaptığını, Ulusal Strateji Merkezi’nin İşçi Partisinin tüzüğünde yer alan bir kurum olduğunu, partinin yan organı olduğunu, başında İşçi Partisi Genel Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı, E.General Servet CÖMERT’in bulunduğunu, faaliyetlerinin yasal olduğunu,
“DÜZELTME: Usmer’in başında işçi partisi genel başkan yardımcısı e. General Servet CÖMERT bulunmaktadır. Genel Başkan bu örgütlenmenin başkanı değildir.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
05.02.2008 günü saat:23.39 da 5443226659 (ZİYA ATEŞ BAYTAŞ) nolu telefonu kullanan X Şahısla yaptığınız görüşmede, yapılacak mitinglerden bahsettiği, bu mitinglerin halk devrimine dönüşmesini konuştuğu, kendisinin de “Bir Halk devrimi olmaz güzel kardeşim” dediği, X Şahsın da “… ama peki nasıl olcak bu iş, bu iş nası döncek?” diye sorduğu, kendisinin de öncü örgütlenmeden bahsederek “BİR ÖRGÜT PARTİ OLMADAN HİÇBİR ZAMAN SONUÇ ALICI YERLERE VARMAZ BÖYLE ŞEYLER YANİ.” dediği görüşme sorulduğunda; Bu görüşmenin doğru olduğunu, suçla bağlantısının bulunmadığını,
06.02.2008 günü saat:14.59 da Emcet … isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Adil Serdan SAÇAN ile yapılacak bir görüşmeden bahsettikleri, Adil Serdar SAÇAN’ın “… bak şunu söyle, arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “..AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR … AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” dediği hatırlatılarak sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, Adil Serdar SAÇAN’ın Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olduğu zaman yaptığı uygulamayı ve sonuçlarını kamu oyuna açıklamasını istediğini, TSK yı dışarıdan ve içeriden yıpratma çabalarının olduğunu, ERGENEKON soruşturmasının da bütünü ile bu çabalarla bağlantılı olduğunu, soruşturmayı yürütenlerin, Türk Ordusunu gördükleri yerde suç var anlayışı ile yüklendiklerini, TSK ile ilgili her belgeyi bir suç bağlantısı olarak değerlendirdiklerini, generallerle yazışmayı bir suç belgesi olarak gördüklerini, kanunsuz olmanın ötesinde Türkiye’nin savunma gücünü kırmaya katkıda bulunan bilinçli bilinçsiz çabalar olduğunu, bu durumda ERGENEKON soruşturmasının düzmece ve uydurma olduğunun ortaya çıkarılmasının bir vatan görevi olduğunu, 2001 yılında uydurulan ifadelerin hiç bir değer taşımadığını,
Tape:3877’de kayıtlı, 07.02.2008 günü saat:17.53 de 02122450456 numaralı telefonu kullanan Serhan BOLLUK ile yaptığı telefon görüşmesinde; Serhan’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yatığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını,
Soruşturma kapsamında göz altına alınarak tutuklanan Emin GÜRSES’in 28.01.2008 günü saat 20.59 sıralarında Mustafa YARBAY simli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Bir süre telefon dinlemeleri hakkında görüştükten sonra Mustafa’nın “Bunlar geçecek ya.” dediği, kendisinin “Sen başkasın. Perinçek ile konuşuyordum. Mesaj başka şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda “Burada Perinçek olarak bahsedilen kişi Doğu PERİNÇEK’tir. Doğu PERİNÇEK ile yapılan operasyon hakkında görüşmelerimiz oldu. Perinçek bana bu operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor maddelerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını söylemişti. Bende bu beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
*Ergenekon operasyonunun yukarıda belirttiğiniz “bir şeylerin gizlenmesi” amacı uğruna mı yapıldığını düşünüyorsunuz? Emin GÜRSES le yaptığınız görüşmeyi açıklayınız? Şeklindeki soruya; Emin GÜRSES in doğru söylediğini, Vatan severlerin bu ülkeyi korumak için nasıl duyarlı oldukları her kez tarafından görülmesi gerektiğini, Türkiye düşmanı güçlerin, kuvvetlerinin ötesinde bir işe kalktıklarını bilmeleri gerektiğini,
Aynı telefon görüşmesinde “…Yıllardır yani fikir öğrendiğimiz bir insan diyor ki, ya komutan artık emekli paşalar mı … darbe yapıyor diyor yani herkes tiye alıyor artık yani şeyleri.” “Hocam asker yapmayacak. Asker mesela PERİNÇEK’ten hep uzak durdu. KARDEŞİM PERİNÇEK GİBİ BU KONULARDA PROFESYONEL BİR ADAM BU İŞTE BU ÖRGÜTLENMEDE ... OY VERECEKSİN. Ben niye bu böyle adamları harcayayım. Ben işin içinde olmam ama bu işte önünü açarım. Öyle bir sürü örgütlenmeler var. Türkiye de silah üzerine o tür yemin edenler değil PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert.” “Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasınlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul’u diyor, bak böyle konuşuyor.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Beyanlarım Perinçek’in beyanlarından ibarettir. Perinçek’ten bizzat duyduğum veya basından takip ettiğim beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
*Şahsın ifadesinden de anlaşılacağı gibi mevcut düzeni değiştirecek bir darbeyi TSK yapamayacağı, ancak sizin yapabileceğiniz belirtiliyor. Bu konu ile ilgili ifadenizi anlatınız.
*Ayrıca Devletin kolluk kuvvetlerini tehdit ettiğiniz anlaşılmıştır. Konu ile ilgili ifadenizi veriniz.
Şeklindeki sorulara; Emin GÜRSES’in bu beyanlarında, kendisinin Türkiye düşmanı güçlere karşı kararlılığını anlatmaya çalıştığını,
Soruşturma kapsamında göz altına alınarak tutuklanan Emin GÜRSES’in 27.01.2008 günü saat 23.17 sıralarında Bülent..? isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde; “Perinçek’in bi toplantısı vardı Kadıköy’de söz konusu toplantıda Perinçek’in kendisine “Sakarya bölgesinde operasyon yapabilirler.”dediği anlaşılmıştır.
Emin GÜRSES’in 24.02.2008 tarihinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde söz konusu telefon görüşmesinde neyi kast ettiği sorulduğunda; “Sakarya’da teröristlere yönelik düzenlenen bir operasyon vardı. Bu operasyonu Perinçek bana söylemişti. Bu operasyon yapıldı. Sakarya Emniyet’inden bu konu araştırılabilir.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Emin GÜRSES in doğruyu söylediğini,
14.01.2008 günü saat:18.11’de Güler KÖMÜRCÜ ile İbrahim Hakkı AŞKAR arasındaki telefon görüşmesinde; bir toplantıdan çıktığı anlaşılan Güler KÖMÜRCÜ’nün “Çıktım şimdi bir başka yere geçmek zorundayım canım orda patladım artık….” "Şimdi bak Doğu PERİNÇEK, Mehmet HABERAL, ondan sonra Yaşar OKUYAN işte ne biliyim Anıl ÇEÇEN daha sayiyim bir sürü isim böyle" “Bunlar şimdi Güler Kömürcüde katılımcı dialog grubu oluşturmuşuz biz ve adamlar Bismillah dakka bir başında parti kuralım parti kuralım …geldim ne parti kurması dedim” dediği, İBRAHİM'in "Doğu Perinçek demedi mi ki benim parti var işte buyrun gelin burda ..." dediği, Güler KÖMÜRCÜ’nün “… o da öyle dedi zaten bizim partimiz var…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesinde, ismi sayılan şahıslarla bir toplantı yapıldığı ve yeni bir parti kurulmasıyla ilgili görüşler konuşulduğu, sizin de bizim partimiz var dediğiniz anlaşılmaktadır.
*Bu toplantıyı kimlerle ve ne amaçla yaptınız? Toplantı neticesinde hangi kararlar alındı?
Şeklindeki sorulara; Bu toplantıların, eski Bakanlardan Kamuran İNAN, Eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ufuk SÖYLEMEZ, Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet HABERAL ve Prof. Dr. Hasan EREN’ in inisiyatifi ile başlayan ve basına açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantıları olduğunu, çeşitli partilerden şahsiyetler, Üniversite öğretim üyeleri, Orgeneraller, kitle örgütleri yöneticilerinin katıldığını, bir eşgüdüm kurulu olduğunu, çalışmaların yasal olduğunu, Milli Güçlerin birleşmesinin, Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve Haclı irtica tarafından kaygıyla karşılandığını,
Tape:3823 de kayıtlı, 05.02.2008 günü saat:16.27 de Bedri…. İsimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin, Cumartesi günü yapılıyormu diye sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16 sında Anayasa mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, kendisinin de “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin KARANLIK’ dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görmüşmesi sorulduğunda; Telefon görüşmesini yaptığı şahsın, Genel Başkan Yardımcısı Bedri GÜLTEKİN olduğunu, görüşmenin aralarından bölümler alandığı için üslubunun değiştiğini, görüşmenin özünün doğru olduğunu, suçla bir ilgisinin olmadığını, Anayasa Mahkemesinde görüşülecek olan konunun, türban konusu olduğunu, bahsedilen eyleminde, yasal miting olduğunu, Hüseyin KARANLIK Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, bizim taraf diye kastetmesinin sebebinin ise, Türkiye tarafı olduğunu, karşı tarafın ise ABD ve onun güdümündeki Haclı irticacılar olduğunu,
Tape :3831’de kayıtlı, 11.02.2008 günü saat:21.56 da Şule …. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; bir toplantının bittiğinden bahsederek “.. gelince anlatırım Hurşit Tolon'un selamı var sana” dediği, Şulenin de “…Mehmet' den yeniden yazı istemişler” dediği, kendisinin “Bence kendi yazmasın yani o böyle fazla, araştırma görevlisi yani suçlanacağı böyle Fethullah hoca bilmem ne polemiklerine fazla girmesin” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Sözü edilen toplantının, Milli Egemenlik Hareketi toplantısı olduğunu, toplantıda Emekli Orgeneral Hurşit TOLON’un da bulunduğunu, eşi Şule ye de selam söylediğini, diğer konunun ise, oğlum Mehmet PERİNÇEK ile Moskova da Rus Gazeteleri Fetullah Hoca hakkında röportaj talep ettiğini, Üniversite de çalışan ve Dışişleri Bakanlığı tarafından 6 aylığına Rus arşivlerinde çalışmak için gönderilen oğlu Mehmet PERİNÇEK’in Rus gazetelerinde uzun boylu röportaj vermesini yararlı bulmadığını bildirdiğini, bunların suçla hiçbir ilişkisinin olmadığını,
23.02.2008 günü saat:15.02'de Ferid İLSEVER ile yaptığınız telefon görüşmesinde; kendisinin "Şimdi Cumhuriyetten iki tane muhaber bi telaşla koşa koşa geldiler" "Şeyin sonunda" "Ondan sonra ben onlara dedim işte Halilde bi yere tembih ettim bizde yayınlanmamış fotoğraf" "Falan filan verecek malzeme akışı sağlıyacağız" "Ondan sonra sen Aliyi yire bi ara" "Deki bak arkadaş elimzde muazzam malzeme var başlayın de mansetten başlayın de bunun arkasını getireceğiz elimizde malzeme var burdan de bunların ciğerini parçalıyacağız de" "Çok kötü durumdelar burda de" "TUTUKLANANDA VAR DE ZAİT AKMAN AMA ŞİMDİLİK YAZMAYIN DE ONDAN SONRA" "...... EN YAKINLARINA KADAR GELİYOR DE ÇOK KÖTÜ DURUMDALAR FALAN YENİDEN ŞE YAPMAK" "Yani en önemli haberi yolluyorsun ya biz bunu üç senen evvel Doğu perinçekin bas .... vermiştik de mesala ..." "O şeyi yaptıran" "Romadaki kamp için falan" "Bi aramakta fayda var bir" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon çözümünde hata yapıldığını, konuların birbirine karıştığını, böyle bir konuşmanın olduğunu, Polisin emeğini bu şekilde yurtdaşların özel hayatını dinlemek için harcanmasının kanunsuz olduğunu, suçla en küçük bir ilgisinin olmadığını, görüşmede yazmayın diye bahsettiği şeyin, Ergenekon ile ilgili bir konuşma yok, yazmayın dan kasıt Zahit AKMAN ile ilgili haberin yayınlanmaması ricası olduğunu 25.02.2008 günü saat :18.54 sıralarında Mehmet… ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Aytekin merhaba” dediği, MEHMET’ in “Merhaba Başkanım şimdi şeydeyiz hala bekliyoruz ben sayın ifadesine girmiştim siz tam aradığınızda yeni çıkmıştım hemen orad emin bey ardından girecekti onunla çok kısa bir görüşme yaptım selamınızı falan ilettim” dediği, kendisinin “Ne diyor” dediği, MEHMET’in “Şunu da teklif ettim dedim ki yani avukat olarak savunmanıza da girebilirim” “Buralarda kural şu bir avukat varsa ikinci olmuyor onun avukatı vardı yanında” dediği, kendisinin “Bizim onunla ilgili yani Doğu Perinçek beni görevlendirdi dedin mi” dediği, MEHMET’ in “Kesinlikle kesinlikle tabi tabi” “Teşekkür etti kendisi çok kısa görüşebildik…” “Savcı hepsini mahkemeye sevkedecek tutuklanma istemiyle bu kesin bunu da söyleyim” “Ama öğrendiğim kadarıyla Emin bey in ev aramasında da işte herhangi bir şey çıkmamış yani bir yarım klasörü bile doldurmayan şeyler işte ifadesini de vermiş şu anda da savcılıkta ki ifadesini işte saat siz aradığınızda 16:30 civarıydı halen devam ediyor” dediği, kendisinin “Nasıldı havası falan” dediği, MEHMET’ in “Ümit Sayın mesela beni kahretti keşke bunun avukatı olmasaydım dediğim nokta oldu böyle üzgün kızgın dökülen mökülen bir pozisyon ama emin bey son derece diriydi…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Mehmet diye anılan kişinin, Avukat Mehmet Nuri AYTEKİN olduğunu, Emin GÜRSES’e çok değer verdiğini, Onun gözaltına alınmasını izlediğini ve avukatı Mehmet AYTEKİN den gerekirse onun avukatlığını üstlenmesini rica ettiğini,
,
26.02.2008 günü saat:14.17'de Yusuf BEŞİRİK ve Ferid İLSEVER arasında yapılan görüşmede; YUSUF'un "Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim" dediği, FERİT'in "Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu" dediği, YUSUF'un "Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Erkan Ünser Turan Özgür" "Serhan Bollu var var" "Toplantı bitince bana bilgi ver" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Toplantının soruşturmacıları ilgilendirmediğini, insanların her türlü toplantısını araştırmaya kalkmakmanın, kanunsuzluğun son aşaması olduğunu, Türkiye bölünme tehdidi ile karşı karşıya iken, bunca şiddet eylemi varken, Polisin siyasi partileri ve seçkin aydınları izleyerek yasa dışı işlerle uğraşmasının önemli bir sorun olduğunu ve kanunsuz olduğunu,
26.02.2008 günü saat:19.34'de Ferid İLSEVER ile yaptığı görüşmede; kendisinin "Şimdi Emin Gürses" "Dün gördün Hürriyet çok güzel haber yapmış" "Ondan sonra çok güzel moral veren falan bi tutum içindeymiş" "Ondan sonra Ümit Sayın da tam rezalet....." "Yaltaklanma yavşak zaten pravakötür" "Özel olarak sokulmuş bi adam" "Neyse o konularda uyardım" "Onun üzerinden herif hep yalan söylüyordu" "Tespit etmiştik aslında" "Neyse oturduk epey konuştuk bu bütün gazetelerde yeni şafaktan bilmem yeni zamana karar aksiyona kadar falah heriflerin planları falan hepsi ortaya düştü" "Bunlarla konuştuk ne yapabiliriz falan yarın saat 16:00 da şeyle konuşacağız İlhan Selçuk la" dediği, FERİT'in "Çok güzel" "Nasıl havası iyimi yani" dediği, kendisinin "Alemdaroğlu mu" "Alemdaroğlu çok iyi ya" "Düşün beş saat kaldı ya tam beş saat ordan ayrılmadı orda oturduk" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu görüşmenin, iki kişi arasında yapılan değerlendirme olduğunu, isnat edilen suç ile ilgili hiçbir yönünün olmadığını, bu tür özel görüşmeleri yayınlamanın, ancak insanlar arasındaki ilişkileri zedelemek amaçlı yapılacağını,
Yine aynı görüşmenin devamında; kendisinin "Erdoğan Teziç in şiyi geldi mi sana yolladığım" "Evet Erdoğan Teziç Ramazan Akyürek çalışıyor abi tüm generalin istihbarat daire başkanının harekattan 2 gün önceki konuşmalarını yayınlayıp harekatı ihbar ettiler şimdi de Erdoğan TEZİÇ in rektör bazı rektörlerle konuşmalarını yayıyorlar işte korgeneralle görüştüm bunlar şöyle olacak böyle olacak ABDULLAH GÜL SEÇİLSİN DE ÇANKAYA YA GİDERKEN ARABASINA BİŞEY OLACAK KAZA OLACAK FALAN BÖYLE LAFLAR Ramazan Akyürek tam devletin bütün imkanları ile böyle yök başkanını şunu bunu dinleyip şimdi ... yani tam rezalet içindeler yani hıyanet yani" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon görüşmesinin iki kişi arasında yapılan değerlendirme olduğunu,
26.02.2008 günü saat:19.50'de Nusret..? ile yaptığı görüşmede; kendisinin "Ha ne oldu diyarbakır nusretcim" dediği, NUSRET'in "Abi şöyle oldu ağır ceza mahkemesindeki dava savcı müteala veremediği için okumamış yeni gelen bu savcı" "Bir celse daha ertelenmiş 8 mayısa kaldı" "Fakat o davadaki gelişme çok iyi yani şey değil iyi netice alacağız ordan kesin güzel görünüyor" "Şeyleri diğer köylülerin şeylerini de yaptım tamamını işte davalarını falan açtık köylüler ile görüştük yani orda da durum iyi işte tamamı şimdi danıştaya toplanmış oldu aslında biz özel olarak bu dava ile ilgili bu olayla ilgili bir program yapmakta büyük fayda var cumartesi yapacaksınız herhalde ben kararı falan göndereyim" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekreteri olduğunu, Diyarbakır Bismil Arslanoğlu Köylülerinin avukatı olduğunu, köylülerin ağalara karşı davasını takip ettiğini,
27.02.2008 günü saat:21.07 de Süleyman…… isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “…ben konuştum Akkayayla” dediği, Süleyman’ın “..Emin abiyi aldılar” “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük” “Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz” “Altı özel kişi” “ Ankaradan Akkaya var” “Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek” “Karabükten bir arkadaş var, Trabzonda bir arkadaş var” “Biz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi” “Onda konumumuz ne olacak bizim” dediği, ilerleyen görüşmede, ….bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Konuşmayı, Süleyman..? adında İstanbul da oturan, soyadını bilmediği bir gençle yaptığını, bu şahsın kendisini ziyaret etmek istediğini ve bir heyet halinde gelip partide kendisini ziyaret ettiklerini, bu olayın Ergenekon suçu ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, Çağlayan mitingini bir gurup kitle örgütünün düzenlediğini, bu mitinge katılmanın yararı olup olmadığınının kendisine sorulduğunu, kendisinin de katılmalarını teşvik ettiğini,
05.03.2008 günü saat:18.31 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Yarın Pazartesi sabahleyin buluşalımda” “Çünkü YÜKSEK HAKİM VE SAVCILAR KURULU'na bu Savcıyı şikayet edecem” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Zekeriya ÖZ müydü” dediği, kendisinin “Evet Zekeriya ÖZ sen 8 yıldır nerdeydin ondan sonra da bunları bilmem ne yapıyorsunuz kalkıyorsunuz alet oluyorsunuz Fettullah Hocalara efendim Ramazan AKYÜREK'lere Tayip ERDOĞAN'lara lan aklınız nerdeydi 8 yıldır” “…Bilecikte toplantı var ne benim Veli KÜÇÜK ile bi yerde elini sıktığım var” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Bunu bilgiye mi belgeye mi dayanarak yapacağız” dediği, kendisinin “Belgesi şu sorularını sormuş bunu Veli KÜÇÜK'e” “Emniyet İfadesi” dediği, E.OLCAYTU’ nun “He o ifadeye dayanacakmıyız” dediği, kendisinin “Tabi dayanacağız… ” dediği, E.OLCAYTU’nun “Tamam çok güzel var yani elimizde tamam” dediği, kendisinin “İfade elimizde yok ama öğrendik ifade metninide bulacağız bi kaç gün içinde” “Gerekirse sorgularında bu soru Veli KÜÇÜK'e soruda bunlar sorulmuştur diyeceğiz belgelidir diyeceğiz ondan sonra da sen diyeceğiz bunları nasıl sorarsın bi tertibin içindesin 8 yıl evel yani Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkacak bi darbe hazırlığı yapılıyor 8 yıl siz bunun üstüne yatıyorsunuz üstelik hepsi baştan sona yalan” “... ben burda Zekeriya ÖZ'ün üzerine duracam…” “Ve görevinizi kötüye kullanıyorsunuz” “… hem tazminat davası açacam hem Yüksek Savcılar ve Hakimler Kuruluna şikayet edecem” “Sen Yüksek Savcılar ve Hakimler Kurulunun şeyini bi internetten girip bakarmısın hangi maddeye dayanayacımızı falan” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu günde aynı görüşleri aynen savunduğunu, Zekeriya ÖZ’ü şikayet ettiğini, yalnız “LAN” sözcüğünün kendisine ait bir ifade olmadığını, görüşmenin doğru olduğunu,
05.03.2008 günü saat:18.39 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Şimdi Basın Toplantısına Adil Serdar SAÇAN'ı da davet etmeyi düşünüyorum gel beraber yapalım diye ne diyorsun” dediği, E.OLCAYTU’nun “Yani o şimdi Orda ne söyleneceğine bağlı olarak farklı olabilir yani gelebilir belki” dediği, kendisinin “Şimdi sen ne ise doğruları söyle ben kalkacam diyecemki 8 sene evel bilmem ne olan bi toplantı sende burda kamuoyuna neyse doğrusu eğer doğru neyse onu söyle diyecem biz senden şöyle söyle böyle söyle diye bi şey istemiyoruz diyecem” “Ben arayayım diyorum kendim arayayım davet edeyim” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Olur” dediği, kendisinin “Ha biz vazifemizi yapalım da onlar yapmıyorsa yapsın ayıptır ya insanlar bu derece şey olurmu ya” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, operasyonunun getirildiği noktanın, kendisinin kaygılarını doğruladığını,
Tape:3840’da kayıtlı, 05.03.2008 günü saat:21.47 de Teoman… isimli şahısla yaptığı görüşmede; Ulusal Kanalı aradığı “Şimdi bu bizim hani CIA Ajanı Tuncay ile ilgili bir kapağımız olmuştu ya” “ O kapak yazısını bana E Postalar mısın” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu konuları incelemesinin, araştırmasının, bir siyasal parti başkanı olarak görevi olduğunu, isterse Cumhurbaşkanı olsun kimsenin bu konuda kendisine soru yöneltemeyeceğini,
Tape:3851’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat:16.26’da Yıldız AKDEMİR ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin“bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'NU .. geldiği zaman” dediği, Yıldız AKDEMİR’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız 7 Delegenin 6 sı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği, kendisinin “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarin bi basın toplantısıyla Balıkesirde açıklayın” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Yıldız AKDEMİR’in Balıkesir il başkanı olduğunu, siyasal parti çalışmalarının bu şekilde mercek altına alınmasının sınırsız bir kanunsuzluk olduğunu, bu zihniyetin Türkiye’yi karanlıklara ve acımasız bir diktatörlüğe sürükleyeceğini, telefonların bu şekilde her türlü insani ve siyasi ilişkiyi gözlemek amacı ile dinlenmesi AKP iktidarının ve onların emri ile uygulamada bulunanları hangi hukuk dışı noktalara geldiğini gösterdiğini,
Tape:3852’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat:22.13’te Fikret ….? ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “kim olsa yıpratacaklar, Türk ordusuna karşı bir savaş başladı, kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. BİZİM SAĞ KOL ne diyor” dediği, FİKRET’in “SOL KOLDA şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Yani Irak'ı Irak konusunda da sürprizler olacak diyolar” dediği, kendisinin“Tabi olacak canım.Çok sürpriz varda oldu.” “yani her harekat karşı harekat” “Peki iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” “orduyu koruyun orduyu savunun bizim açıklamalar filan ulaşıyormu acaba oralara” dediği, FİKRET’in “Gidiyor gidiyor bizde burdan yolluyoruz” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi yaptığı Fikret isimli şahsın, Ankara Aydınlık temsilcisi Fikret AKFIRAT olduğunu, içeriğinin doğru olduğunu, görüşmede geçen “SAĞKOL” un, Ankara da ki bir arkadaşlarının soyadı olduğunu, Sol kol diye bir şeyin olmadığını, görüşme çözümünde hata olduğunu düşündüğünü,
Tape:3842’de kayıtlı, 07.03.2008 günü saat:10.35 de, Bedri….? ile yaptığı görüşmede; Tümep’in bir yemekli toplantısından bahsedildiği, toplantıya “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, bu Danıştay, Yargıtay, Üniverstelerden” seçkin 70 kişinin katıldığını, Şener Eruygur’un ulusalcıların birleşmesinden bahsettiğini anlatıkları kendisinin “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygurlar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin ...” dediği hatırlatılarak sorulduğunda; Mayıs 2007 de Cumhurbaşkanına bir mektup yazdığını, Başbakan’ın Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanı olduğu için istifaya davet etmesi gerektiğini arz ettiğini, bu konuyu siyasi partilere ve AKP ye de bildirdiğini, o dönem yazdığı mektuptaki tutumun uygulanması halinde, Türkiye’nin bugünki iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenmeyeceğini,
11.03.2008 günü saat:18.40 sıralarında Y şahıs ile yaptığı görüşmede; Y ŞAHSIN “İyiyim sağolun ben sayın BAYKAL ile idim Deniz beyle konuyu aktardım kendisine ilgilendi çok hayret etti ya dedi bu inanılmaz bi şey Hürriyetten Enis BERBEROĞLU'na telefon etti” “…çok büyük bi olay bunu büyük yapın büyük ilgilenin bununla banada sen dedi basın toplantısını yap ondan sonra bizde de Meclisin Gündemine getirelim” dediği, kendisinin “Çok güzel” dediği, Y ŞAHSIN “Konuyu bunları söyledi bana Doğu bey” dediği, kendisinin “…o zaman Enis BERBEROĞLU'na ara deki işte böyle böyle Hürriyet zaten benle şu şöyle yapmıştı işte Mahmut Beyden soruyorlar tabi normal soracaklar de haberle ilgilenirseniz ben yazı işleri müdürü Doğaner GÖNEN beyle görüştüm de o Enis BERBEROĞLU gider Doğaner GÖNEN'i desteklerse bu iş büyür” dediği, Y Şahsın “…şimdi Enis BERBEROĞLU'nu arayayım” dediği, kendisinin “Sen ne zaman basın toplantısı yapıyorsun yarın mı” “…Hürriyet ... verirse başka gazete Vatan Gazetesinden ses seda yok değil mi” dediği, Y şahsın “Vatan Gazetesi Bilal telefon etti dediki bizim yaptığımız haberden İstanbul ekibi hoşlanmadı dedi onun için vermeyecekler dedi” dediği, kendisinin “Evet peki o zaman sen Enis BERBEROĞLU'nu ara deki Doğaner GÖNEN ile ilgilenmesi hiç benden bahsetme ama” “Benden bahsetme çünkü Enis bizi severde ... BAYKAL'ın söylemesi yeter” “Sen benden Enise Bahsetme deki işte ben Doğaner GÖNEN beye falan filan anlattım zaten Hüriyet ilgili de bilgi ver ona” “Ondan sonra bi bilgi ver o birbirlerini destekler onlar Doğanla birbirlerini desteklerlerse iyi olur” dediği, Y şahsın “Tamam oldu” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda;Görüşmenin doğru olduğunu, görüşmeyi Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi Müdürü Bartu SORAL ile yaptığını, SORAL’ın orada 37 Milyon Dolarlık Birleşmiş Milletler Fonunun Kemal DERVİŞ yönlendirmesi ile Diyarbakırda ki bir takım bölücülere aktarılmasına karşı kendi makamını ve yüksek maaşını feda ederek kahramanca bir mücadele verdiğini, Birleşmiş Milletlerin Bölücülüğe alet olması ve PKK bölücülüğünü desteklemesinin, İşçi Partisini ilgilendireceğini, bu nedenle konuyu kamu oyuna duyurmak için Bartu SORAL’a yardımcı olmaya çalıştığını,
12.03.2008 günü saat:15.25 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptıkları görüşmede; kendisinin “… okudum o ORAKOĞLU'nun kitabını” “20 sayfası bizden bahsediyor aslında bütün kitap adamların bütün şifrelerini ve hedeflerini ortaya koyuyor çok önemli” “Şimdi ERGENEKON kitabını yazmadan onu bi mutlaka okuman lazım” “Evet evet hızlı çıkartmak lazım çünkü ortalık bugün Yenişafak'ı gördün mü” “O Yenişafak manşet PKK'ya silah yollamışız” dediği, E.OLCAYTU’ nun “He he o şeyi diyorsun başka şeylerde var”dediği, kendisinin “Evet evet peki bu aralara uğrayacan mı” dediği,
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin bütünü ile doğru olduğunu, Yenişafak ve Radikal gazetesinde çıkartılan yalan haberleri konuştuklarını, bu haberlerin, gizli tutulması kanun emri olan soruşturma dosyalarından çıkartılıp basına sızdırılması ile olduğunu, basına sızdıranlar hakkında soruşturma açılmasını İstanbul C.Başsavcılığından talep ettiğini, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya ÖZ’ün görevini kötüye kullanarak kanun dışı uygulamalar yaptığını, basına yalan haber sızdırarak soruşturmayı olumsuz yöne sevk ettiğini,
12.03.2008 günü saat:16.04 sıralarında Nusret ……. ile yaptığı görüşmede; D.PERİNÇEK’ in “…Mehmet beni anlamamış bak bu onun gibi bi adam için önemli bi zaaf neyse o köşe yazarı değilki yani eyleme dönük mücadeleye dönük bi tavrı yok…” “Abi birleştirilecek bu merkez karar kurulunada bunu anlatacağız derhal örgüt bürosuyle şeyi birleştiriyoruz zaten örgüt bürosu gidip şeylerle dolaşıyor dağda taşta yani Tokat Amasya falan yani alakası olmayan yerler bi yıldan beri bu arada yer yerinden oynuyor işçi hareketleri falan filan orda Mehmet AKKAYA'ya bırakmışız bu hatayı düzeltelim ama şimdi iki gün sonra eylemeler başlıyor bütün partiyi bu eylemlerin içine sokalım ve örgütü büyütün emri verildi” “Paketsen kayış ... 17 kişi üye oldu kaliteli insanlar Kayış dağda 17 kişi üye çıktığına göre Kaliteli Türkiyenin her yerinden çıkması lazım” “…sen örgütlenme bürosunun içinde oturacaksın beraber hareket edeceksiniz İşçi Hareketinin içine gireceğiz ve ordan örgüt çıkaracağız örgüt demek mutlak bina değil o yanlışı …”dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Partinin örgütlenme çizgisi ile ilgili Polisin veya hükümetin bu çizgiyi kontrol etme dinleme hakkının olmadığını, bu uygulamanın telefon dinlemelerinin artık faşist ülkelerdekine benzeyen bir özellik kazandığını düşündürdüğünü,
Tape:3855’de kayıtlı, 13.03.2008 günü saat:12.59’da İbrahim Fikret AKFIRAT ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Bugün Zaman 17.sayfaya baktın değil mi Avrupa Parlementosunun emri” “Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidilsin diye Türkiye raporuna yazmışlar” dediği, İBRAHİM’in “Bu bizim abilerin ... Haziran Darbesi ve bir sonraki sayıda yani 1 Nisan 2001 ve 8 Nisan 2001 tarihli sayılarda bu Ergenekon tertibiyle ilgili ayrıntılı haberler yapmışız biz” “Yani orda bunu bütün teferrüatı var şey işte Kuzey Irak ta Ordunun Kuzey Irakta yaptığı Ekonomik faaliyet hakkında yalan ifadeler vermesi istendi Ş.. heyetinin Barzani'ye yaptığı Aydınlık Gaztesinde yayınlanan ziyaretin bu faaliyette bağlantıların korunması yönünde ifadeler talep edildi filan diye Tuncay Güney geçmiyor içinde ama” “Yani bu bütün her şeyi biz o zaman yazmışız Ergenekon dedikoduları piyasaya sürülüyor falan diye” dediği, kendisinin “bu adamlar diyorlar ki Türk Ordusunun Subayları 12 Bin silahı getirdi Talabani, Barzani PKK ya verdi” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Kendilerinin samimiyetlerini ve Ergenekon denen tertibin düzmece senaryolar üzerine kurulduğunu yansıttığını,
13.03.2008 günü saat:15.48 sıralarında Adnan…..? ile yaptığı görüşmede; kendisinin “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” dediği, ADNAN’ ın “Sözleştim” dediği, kendisinin “İyi güzel tamam artık halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim dedim abi iş görüşmesi... ben gerek yok tamam” dediği, “Ben talep ettim ama şimdi bu iş görüşmesine döndü sizin olmanız yeter benim hiç bulunmama gerek yok merkezinde siz olun o temelde gitsin” “Çok enteresan çok açık yani o Şemdinli Şemdinliden başlayan operasyon devam ediyor” “Doğrudan Genel Kurmay Başkanını hedef alıyor” dediği, ADNAN’ ın “O şeyi yolladı mı elinize ulaştı mı Tuncay GÜNEY'in ifadesi” dediği, kendisinin “Yok o şey şey ifadesi Serhan söyledi ama o şeymiş yani o şeyden dolandırıcılık ifadesiymiş o öbürüne ...” “O ifadeler bu şeyler falan varmı o Kuzey Irak” “Yani onlar gece tutulan diğer ifadeler” dediği, ADNAN’ ın “Evet yani orda da bi suç var bunun için söylüyorum” dediği,
Telefon görüşmesi sorulduğunda; İnsanlar arasındaki yemek, dostluk, iş siyaset ilişkilerinin, devlet ve polis tarafından gözetlenemeyeceğini, kanunsuzluğun hat safhada olduğunu, Tuncay GÜNEY’in ifadelerinin gazetelere sızdırılarak yasa dışı bir kampanyaya dönüştürüldüğünü, Türk Ordusu ile İşçi Partisinin hedef alınması karşısında, kendisinin de arkadaşlarından, ortalıkta dolaşan bu ifadeleri bulmalarını rica ettiğini, aslında bu ifadenin 2001 yılında ellerine geçtiğini, bu konuda 2001 yılında Aydınlık dergisinde yayınlar yaptığını, ancak arşivde araştırma yapan arkadaşlarının bu ifadeyi bulamadıklarını,
Ergenekon Operasyonu sonrası Aydınlık dergisinin izlemiş olduğu yayın Politikasına bakıldığında soruşturmayı saptırmaya yönelik örgütün “Ergenekon” Belgesinde de tarifi bulunan DEZENFARMASYON politikasını uyguladığı görülmektedir.
Bu kapsamda 24.02.2008 tarihli Aydınlık dergisi’nin 14. sayfasında “Emniyetteki Gladyoya karşı mücadele. Fethullahçı polis Listesi gündeme oturdu. Deşifre olan uzaklaştırılıyor, yerine aynı cemaatten bilinmeyen isimler getiriliyor.” Şeklinde haberler yer aldığı, Emniyet Müdürü Ramazan AKYÜREK VE Necati ALTINTAŞ’ın fotoğraflarının yer aldığı görülmüştür.
*Derginizde çıkan haberleri ne amaçla yaptınız? Bu bilgilere nasıl ulaştınız? Bu yayınları yaparak örgütün politikası olan DEZENFARMASYON mu yapmak istiyorsunuz? Ve bu şekilde soruşturmayı saptırmayı mı amaçlıyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Kendisinin Aydınlık dergisi yöneticisi olmadığını, haberlerin nereden geldiğini bilmediğini, Emekli Emniyet Genel Müdür v.Necati ALTINTAŞ’ın Polisteki Fettullahçı şefleri bildirdiği yönündeki haberlerin çıktığını, haberlerin yalanlanmadığını, Ankara Başsavcılığına bu konuda bir suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek “ben Aydınlık ın yalnızca baş yazarıyım. Ancak bir hukukçu olarak şunu belirteyim, şu ana kadar yapılan sorguda Bilecik toplantısı yalanı ile, Ergenekon Programını Perinçek yazdı yalanı ile, diğer Ergenekon belgelerinin yazılmasına Perinçek katıldı yalanı ile, TSK Kuzey ırakta Barzani, Talabani ve PKK ya silah teslim etti yalanı ile, Doğu PERİNÇEK TSK nin Kuzey IRAK ta ilişki kurması için referans verdi yalanı ile ve burada sıralamakla bitemeyecek yukarıda ki sorgumda tek tek açıkladığım ve ispatladığım yalanlarla bütünü ile düzmece bir soruşturma yürütülmektedir.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
3 Şubat 2008 tarihli Aydınlık dergisinin 14 ve 15. sayfasında “Fethullah sicilli Emniyet Müdürü istihbarat daire başkanı Ramazan AKYÜREK’ten ve yapılan Ergenekon operasyonundan bahsederek “beş altı gündür yürütülen operasyon Gladyoya karşı operasyon değil, Gladyonun yaptığı operasyondur. Hedef tutuklananlar değil milli güçler ve Türk ordusudur. PKK da operasyona destek veriyor” şeklinde beyanların yer aldığı görülmüştür.
Bahsi geçen operasyonu yürüten ilgili Cumhuriyet savcılığı ve görevli emniyet güçleridir.
*Haberinizde geçen Gladyonun yaptığı operasyon tabiri savcılık ve Emniyet güçlerimidir?
*Henüz yargı aşamasında olan ve gizli yürütülen bir operasyonla ilgili neden bu şekilde haber yapmaktasınız?
Şeklinde sorulara; Derginin tespitlerinin, yürütülen yasa dışı uygulamayı 12 den vurduğunu, saptama ve teşhislerin bütünü ile doğru olduğunu, PKK, operasyonunun bütün yayın organları ile ve resmi açıklamaları ile desteklendiğini, ABD yetkililerinin operasyonun sonuna kadar götürerek Devletin içinden Milliyetçilerin temizlenmesini istediğini, Avrupa Parlementosu karar tasarısının, bir hafta evvel Ergenekon operasyonunun sonuna kadar götürülerek Devlet içindeki Milliyetçilerin temizlenmesi gerektiği talimatının yer aldığını, bütün bunların dış güdümlü Gladyo nun seferber edildiğini ispatladığını, Türk Emniyetinin, kendilerinin Emniyeti olduğunu, Türk Emniyeti ile Gladyo yu özdeş göstermeye kalkanların, kendilerine Türk Emniyetinde sığınak arayan yasa dışı unsurlar olabileceğini,
(Not:İfade alımı tamamlandıktan sonra yapılan kontrol sırasında Doğu PERİNÇEK ekleme yapmak istediğini beyan etti ve Ekledi:PKK’nın desteklediği operasyon Ergenekon operasyonudur. PKK yönetimi Ergenekon operasyonunu desteklediğini ilan etmiştir. PKK’nın kontrolündeki DTP de aynı yönde açıklamalar yapmıştır) şeklinde beyanları olmuştur.
27.01.2008 tarihli Aydınlık dergisi 2. sayfasında “Gladyonun operasyon merkezi polisin içine taşındı” “Fethullahçı Gladyonun Gladyo operasyonu” şeklindeki beyanlarla, Ergenekon terör örgütüne yönelik yürütülen operasyonları Süper Nato’nun ABD’nin yaptırdığı şeklinde yorumlar geçtiği anlaşılmaktadır.
*Savcıyı ve görevli Emniyet Teşkilatını zan altında bırakan bu tür ithamlarınızın amacınız nedir?
Şeklindeki soruya; Dikkat edilirse gladyonun merkezinin Emniyet içine taşındığının belirtildiğini, yoksa Emniyet Teşkilatı Gladyodur şeklinde suçlama olmadığını, böyle bir kanaatlerinin olmadığını, böyle bir haksızlığı da yapmayacaklarını, ancak bu soruşturmada bir Gladyonun arandığını, Türk Silahlı Kuvvetlerine parmakların gösterildiğini, Şemdinli’den beri bir tertipler zincirinin devam ettiğini, Ordunun bir suç örgütü gibi gösterildiğini, ne Ordunun ne Emniyetin suç örgütü olmadığını, ancak ABD tarafından Türk Devletinin içinde bir ur gibi, Gladyo denen teşkilatın, 1950’lilerin ortalarından beri örgütlendiğini, 6-7 Eylül 1955 faciasını o örgütün düzenlediğini, 12 Mart 1971 öncesinde yine o gladyonun birçok bombalama ve cinayet işlediğini, daha sonra 1977 yılı 1 Mayıs olayından başlayarak Gladyo’nun 1980’e kadar gençleri birbirine kırdırdığını, binlerce insanı öldürttüğünü, kendi değişleriyle Türkiye’yi istikrarsızlaştırdıklarını, 1990’larda Uğur MUMCU’dan Eşref BİTLİS’e kadar Atatürkçü aydınları ve komutanları da öldürdürten aynı Gladyo olduğunu, 1970’den 1990’a kadar Gladio’nun bu faaliyetlerini ortaya çıkaran ve topluma anlatan partinin genel başkanı olduğunu, 1993’ün bir dönem noktası olduğunu, Jandarma genel komutanı Org Eşref BİTLİS ABD’nün Ortadoğu planlarına ve özellikle Kuzey ırakta ikinci bir İsrail devleti kurmasına karşı uygulamalara giriştiği için ABD tarafından şehit edildiğini, bu tarihten sonra Türk Ordusu özellikle Irak’ın kuzeyinden gelen bölme tehditlerini dikkate alarak cephesini ABD nin ve AB nin yıkıcı faaliyetlerine döndürdüğünü, bu tarihi gelişme sonucu ABD Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik savaşı şiddetlendirdiğini, Emniyetin içinde Fethullah GÜLEN bağlantılı bir grubu örgütlediğini, harekete geçirdiğini, Türkiyenin bu tarihi süreci ve 1990-1993 ten sonraki kopuş ve Gladio’nun odak merkezinin değişmesine saptamadan huzur ve barışa kavuşamayacağını, 2 gündür basında çıkan haberlerde, AKP kendi derin devletini kuruyor diye manşetler atıldığını, Aydınlık’ın o sayısının kamuoyunu aydınlattığını ve yeni gelişmeyi saptadığını,
27.01.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 11. sayfasında “Adil Serdar SAÇAN ile yapılan bir röportaja yer verildiği ve derginin “Her yıl yüz yüzeli bin öğrenci cemaat üyesi olarak polis okulundan mezun oluyor” şeklinde başlık halinde yayınladığı, görülmüştür.
*Tüm Emniyet Teşkilatı 150-200 bin kadarken her yıl 150 bin Fethullahçı Polisin Polis Okulundan mezun olduğu gibi hayal mahsulu bir iddiayı dezenfermasyon faaliyetleriniz çerçevesinde mi başlık haline getirdiniz?
Şeklindeki soruya; Emniyet ve savcılık sorgulamalarında yorum yaparak soru sorulamayacağını, daha önceki soruların da yorum ürünü olduğunu, sorgulamanın hukukuna aykırı olduğunu, bununla birlikte eğer rakamda bir yanlış veya yazım hatası varsa o Aydınlık’ın sorumluluğunda olduğunu, Emniyet Teşkilatı’nın içinde Amerika’da ikamet etmekte olan Fethullah Hoca cemaatine bağlı bir grubun yuvalandığını bütün kamu oyunca saptandığını,
İFADENİN BU AŞAMASINDA ŞÜPHELİ DOĞU PERİNÇEK’E EMNİYET TEŞKİLATINI ZAN ALTINDA BIRAKTIĞI SÖYLENEREK KENDİSİ UYARILARAK, BUNUN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAĞI SÖYLENDİĞİNDE;
Kendisinin Emniyet Teşkilatını bir bütün olarak zan altında bırakan açıklamalarda bulunmamaya özen gösterdiğini, sürekli olarak emniyet içersinde olan yuvalanmalardan ve odaklaşmalardan söz ettiğini, bunları belirtmesinin siyasi parti lideri olarak görevi olduğunu, Emniyetin bu tür ABD güdümlü cemaat yuvalanmalarından temizlenmesinin, emniyetin sağlıklı çalışması ve kamu hizmeti yapması bakımından şart olduğunu,
Aydınlık dergilerinde, bir çok haberde Cumhuriyet savcısı ve görevli emniyet güçlerince yürütülen Ergenekon terör örgütü ile ilgili haberlerde, Ergenekon örgütüne yönelik yapılan operasyonun Türk ordusuna karşı yapılmış bir operasyon olduğunu iddia edilmektedir.
*Yapılan operasyonu, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yapılmış gibi göstererek neyi amaçlamaktasınız?
Şeklindeki soruya ; 3 gün devam eden gözaltı sürecinde bu konudaki kanaatinin iyice kesinleştiğini, dava dosyasının her tarafının Türk Silahlı Kuvvetlere karşı olumsuz amaçlar taşıdığını,
ŞÜPHELİ DOĞU PERİNÇEK’E İFADENİN BU AŞAMASINDA EMNİYET TEŞKİLATI VE SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN SAVCILIK BİRİMİNİN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE KARŞI “OPERASYON YAPMAK” GİBİ ZAN ALTINDA BIRAKAN VE SUÇLAYAN İFADELERİNDEN DOLAYI UYARIDA BULUNULDU VE KENDİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAĞI HATIRLATILDIĞINDA; ekleyecek bir şeyinin olmadığını mahkemelerin karar vereceğini,
09.03.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 5. sayfasında “Ergenekon soruşturması ile suç işlenmektedir. İstanbul Cumhuriyet savcısı Zekeriya ÖZ 2000 yılında CIA ya bağlanan Tuncay GÜNEYE verdirilen uydurma ifadeleri 7 yıl sonra soruşturma konusu haline getirmiştir. Böylece suç ve suçlu imal ederek tertibe bile bile alet olmakta görevini kötüye kullanmakta ve suça ortak olmaktadır” şeklinde haber yaptığınız görülmüştür.
*Henüz yargı aşamasında olan ve soruşturması gizli devam eden bir dosya ile ilgili neden itham edici bir şekilde suçlamalarda bulunup hüküm vermektesiniz?
Şeklindeki soruya; Aydınlık dergisi sorumlusu olmadığını, bu sorunun muhatabı olmadığını, ancak Aydınlık dergisinin yazdıklarının gerçek olduğunun apaçık orta olduğunu,
*Tuncay GÜNEY’in CIA ajanı olduğunu nereden biliyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Tuncay GÜNEY’in CİA’ya bağlı sitelerde imzalı yazı yazdığının bilindiğini, ancak öncesinin olduğunu, 2000 yılında İstanbul’da devşirilerek CİA ya bağlandığını, 10 yıllık ABD pasaportu cumhurbaşkanlarına bile verilmediğini, ABD ye gittikten sonra Mehmet EYMÜR ile faaliyetini sürdürdüğünü, imzasıyla Türkiye’ye karşı ermeni soykırımı yalanlarını saldırgan bir uslupla yazdığını, Müslümanlığa karşı kendi imzasıyla hayasız yazılar yayınladığını, yine CİA sitelerinde hıristiyanlığı ve Yahudiliği öven Müslümanlığı karalayan yayınlar yaptığını, bütün bunlar CİA faaliyeti olduğunu, en son kendisinin Levi adıyla bir Yahudi ibadet merkezinde yani sinagogta haham cüppesiyle çalıştığını, vatanından sonra dinini de ve milliyetini de değiştirdiğini, ayrıca Tuncay GÜNEY’in ABD’ye götürülmeden önce 2001 yılında çevresine İstanbul ABD Konsolosluğu ile görüşmeler yaptığını ve kendisine ABD’de lüks yaşam vaad edildiğini,
16.03.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 3. sayfasında, Ergenekon terör örgütüne yönelik yapılan operasyonlardan bahsederek “Şerefsizlik talimatının muhatabı kim.” “İktidar sahiplerimi, büyük Ortadoğu projesi eş başkanlarımı, Gladyo savcısı rolüne soyunanlar mı, Fethullah sicilliler mi” “….cumhuriyetin polisi yokmudur, bağımsız yargısı, yargıcı savcısı yokmudur” şeklinde haber yayınladığınız görülmüştür.
*Ergenekon terör örgütüne yönelik sürdürülen operasyonları ve operasyonda görev alanları Türkiye ye ihanet etmekle suçlayarak ağır hakaretler de bulunmaktasınız. Ergenekon terör örgütünü ve üyelerini neden bu derece savunma ihtiyacı duyuyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Aydınlık sorumlusu olmadığını ve sorunun muhatabı olmadığını, ancak sorgulamanın bir suç araştırmasından çıkıp Aydınlık dergisiyle mücadele haline getirildiğini gördüğünü,
Tape:3859’da kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :17.09 sıralarında, X şahıs arasında yaptığı görüşmede; X şahsın “Ha bu Yavuz DEDEGİL Türkiye’deymiş” “Ha bi 10-15 gün daha buradaymış galiba.” “Ee sen bi telefon edermisin görüşün abi. Şeye dönmeden Almanya’ya dönmeden” “Şu ADD’yi görüşmek lazım… Abdullah konusunda falan onun biraz” “Abdullah COŞKUN konusunda galiba biraz kafası karışık biraz teretdütleri var.” dediği, kendisinin “Olur görüşelim.” dediği, X şahsın “Ali’ler diyorum. Bi buluşup anlatmaya çalıştılar da Yavuz DEDEGİL’e buluşamadılar.” “Bi anlatmak lazım iyi bi şekilde” “Zaten olağanüstü bi kongreye gidecek ADD, bu Yavuz DEDEGİL’ in tutumu çok önemli.” dediği, kendisinin “Olur tabiî ki ararım” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Kimle görüştüğünü hatırlamadığını, suçla ilgisinin olmadığını, bu şekilde insanlar arasındaki fikir alış verişlerinin izlenmesi ve böyle kayda geçirilmesinin suç olduğunu,
Görüşmede ismi geçen kişiler kimdir? Ne gibi ilişkiniz vardır?
Şeklindeki soruya; “Bu şahıslar hakkındaki sorularınız tamamen kanunsuzdur. Size kanunsuzluğunuzu hatırlatmak için böyle hukuk dışı sorulara cevap vermiyorum.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tape:3860’da kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :17.47 sıralarında Nusret…… ile yaptığı görüşmede; NUSRET’ in “Ordan da bilgi olur. Şey geldi mahkemenin 1 numaralı mahkemenin kararı geldi. Götürüyorum yarın orda, satışla ilgili de olumlu karar verdi…” dediği, kendisinin “Ne kararı.” dediği, NUSRET’ in “Iıı toprak köylülere toprak satışı.” dediği, kendisinin “Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi” dediği, NUSRET’ in “Danıştay’a gidecek. Danıştay’a gidecek ama epeyce bi masraf oldu. 30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım,sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil.” “Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye” dediği, kendisinin “Ne kadar masraf” dediği, NUSRET’ in “Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş” dediği, kendisinin “Beş milyar mı?” “Bi şey değil” dediği, NUSRET’ in “…Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım.” “Kaynak bulalım.” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Nusret SENEM Partinin Genel Sekreteri ve aynı zaman da Diyarbakır Bismil ilçesi Arslanoğlu köyü çiftçilerinin avukatı olduğunu, köylülerin ağa ile davalarına baktığını, Danıştay’a başvuru için köylülerin harç yatırması gerektiğini, köylülerin bunu verecek parası olmadığı için parti olarak onlara maddi yardımda bulunduklarını,
Tape:3862’de kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :18.46 sıralarında Pınar….. ile yaptığı görüşmede; PINAR’ ın “Başkanım Şule Hanımla bi mektup göndermiştim işte Milli Egemenlik Hareketi şimdi orda en üste not kısmında.” “Açıklamaya ilişkin teyidinizi en geç on beş şubat 2008 tarihine kadar bildirmeniz gerekiyordu onu” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Pınar YAVUZ ile yaptığını, İstanbul daki basın sekreteri olduğunu, sözü geçen milli egemenlik hareketinin bildirisine, imzasının koyulması konusunda onayının talep edildiğini, bunun bildirildiğini,
Tape:3866’da kayıtlı, 18.02.2008 günü saat :18.19 sıralarında Ferid İLSEVER ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Valla dikkat et, bu Mehmet telefon etti de ee bu sorulara cevap..” dediği, F.İLSEVER’ in “Aldım onları abi gördüm, alo” dediği, kendisinin “Bi de Ankara’ da bu Şükrü ELEKDAĞ’ dı bu Onur ÖYMEN’ di carttı curttu şimdi yüklenelim” dediği, F.İLSEVER’ in “Erdoğan ÖZEL bizim yani İzmir’ de bu” “Talat Paşa’ nın işlerini yapıyo ya” dediği, kendisinin “Bu Ankara’ yı yapalım abi bak, Ankara hedef ne biliyomusun? Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN, Gündüz AKTAN falan bunları toplayıp önlerine koyalım, çok cephede mücadeleyle bu iş kazanılır o meseleyi koyalım” “…bunlar bizi reddetmeye karar vermiş” “Bizi oyalıyolar tamam mı ve bunlara ucunu göstermek lazım, başlıyoruz demek lazım” “Çünkü CHP’ liler olumlu olduğu sırada bilmem Zahit AKMAN’ ın falan olumsuz falan bunlar hep kanunsuzlar yani çok açık” “Biz çekelim kılıcı abi hiç..” dediği, F.İLSEVER’ in “Namussuzlar RTÜK başkanı falan değil bunlar şeyden kelepir mal kaçırıp bilmem ne yapmaya çalışıyo aynı zamanda” “Namussuz herifler ya sadece bizi susturmak değil bi de elimizden alınıp şeyi biliyomusun en ucuza nasıl kopartırım, bu kadar adi adamlar ya” “…o kurulu etkilemek bakımından ben dedim bi güçlü bi iki hukukçudan böyle yani güçlü derken şey tanınmış kamuoyunda işte bilmem isim yapmış falan bir iki şey alabilirsek şeyde yaptığımız gibi kabloda yaptığımız gibi” “Ya şimdi bunlar bu şeylerden sonra bir sürü ziyaret yaptılar peş peşe geldiler gittiler bilmem ne yaptılar falan, şimdi geçen gün de bir 1969 yılına ait arşivlerin bazılarını dediler bi bölümü hepsi değil de bazılarını gizli tutuyolar, tutmaya devam ediyolar, Türkiye ile ilgili arşivleri” “…Cumhuriyet Gazetesi dün onu manşet yaptı Anayasa Değişseydi Darbe Olacaktı başlık aynen böyle Cumhuriyet’ in başlığı…” “O zaman siyasi şeylerin tanıması üzerine, bunun üzerine şimdi bugün de Süleyman DEMİREL’ le bir Fikret Bilal bir röportaj yapıyo yayınlıyo işte Ben Önledim Yoksa Darbe Geliyodu, bu anayasa değişikliğini biz hazırladık ama senatoda kabul edilseydi darbe olacaktı öğrendik ve parlamentoyu kurtardık işte bugünlere ders olsun…” dediği, kendisinin “…bugün darbe yapmak çok büyük yanlış tam ekonomik çöküşe giderken çok büyük hata yani” dediği, F.İLSEVER’ in “Darbe diye bişey yok zaten abi öyle bişey söz konusu değil de” “Napıyolar yani ne yapmak istiyolar” “Bugün darbe falan ne darbesi ya bide kim yapacak yani” “…fakat şey yaptıkları anlaşılıyo bi takım tehditler savurdukları anlaşılıyo bazı korkutmalar yaptıkları anlaşılıyo” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin bölük pörçük kaydedildiğini, bir çok konunun olduğunu, ilk konunun, oğlum Mehmet PERİNÇEK Rusya nın en büyük gazetelerinden birinin Ferid İLSEVER ile yapmak istediği ropörtajın sorularını İLSEVER’ e gönderdiğini, O ropörtaj da Ermeni soykırımı yalanı konusunda Rus kamu oyunu aydınlattığını, Türkiye nin yanına kazanmaya çalışıldığını, buna verilecek cevap üzerinde konuştuklarını,
İkincisi gene Ermeni soykırımı yalanı konusunda CHP ve MHP li milletvekilleri Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN ve Gündüz AKTAN ile birlikte çalışma konusu görüştüklerini,
Üçüncüsü Türkiye deki darbe tartışmaları konusunda bilgi verildiğini, burada Ferid İLSEVER’in de kendisinin de darbeye karşı olduğunun saptandığını,
Tape:3867’de kayıtlı, 18.02.2008 günü saat:18.54 sıralarında X şahıs ile yaptığı görüşmede; X şahsın “1970-1960 devrimi ile ilgili 27 Mayıs devrimi ile ilgili” “Elimde bi AKDEVRİM diye bi belge var benim, belge kitabı var, bundan bazı şeylere temas etmek istiyorum” “Ben bunları da yazılmak katmayı uygun buldum” “…hafta içinde yetiştirmeye çalışıcam size efendim” “Bi talimatınız var mı?” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Emekli Kurmay albay Cemalletin KORKUT olduğunu, İşçi partisi Genel Başkan Danışmanlarından olduğunu, hazırladığı yazıyla ilgili konuştuklarını,
Tape:3868’de kayıtlı, 19.02.2008 günü saat :22.06 sıralarında Ali….. ile yaptığı görüşmede; kendisinin “…yarın ben Dedegil’ le buluşuyorum” “Partiye geliyo” “O konuda bana söyliyeceğin bişey var mı?” dediği, ALİ’ nin “Ya başkan olmasında şey olmasa bile diyelim” “Çünkü o Abdul hocanın yazdığı mektup falan filan ya onlar Yavuz Bey bunları kabul etmez, ama biraz çekinceli gibi sanırım veya uğraşırlar benimle diye mi düşünüyo bilmiyorum artık ya yorum yapmak istemiyorum” dediği, kendisinin “… 6 Nisan’ da İsviçre’ de güzel bi toplantı oluyo bu …. çıkıp kanunu çiğneyecek” “O da çok güzel oluyo yani o Normalston falan da çağrıcaz oraya yani bırakalım İsviçreliler özgürlük temelinde yapsınlar” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşme İsvicredeki Ermeni soykırımı yalanına karşı 6 Nisanda gerçekleştirilecek toplantı ile ilgili olduğunu, bu toplantıya eski İngiltere başbakanı Margeret Theccer’in başdanışmanı Prof. Doktor Norman Stone yanında İsviçreli bazı millevekilleri ve bazı bilim adamlarının da katılacağını, Türkiye Devletinin Ermeni Soykırım yalanını çürütmek için yapmadıklarını, kendilerinin üstlendiğini, görüşmede geçen Ali isimli şahsın ise Partilerinin Yurt dışı temsilcisi Ali MERCAN’ olduğunu,
Tape:3869’da kayıtlı, 19.02.2008 günü saat :22.49 sıralarında Musa ……. ile yaptığı görüşmede; MUSA’ nın “O istemiş olduğunuz kitapçı” “Biz bulduk” dediği, kendisinin “Ziynet Hanım da mı buldun” dediği, MUSA’ nın “Evet şimdi arkadaşta burda Deha’ yla beraber tekrar bi gözden geçiriyolar size göndermeden evvel” dediği, kendisinin “10 Üzeri Armania” dediği, MUSA’ nın “O ya bu gece ya yarın sabah elinizde olur” dediği, kendisinin “Broşür şeklinde de var mı ellerinde” “Mafyograsi ne var ne yok hepsini bütün Almancaya çevirdiği her şeyi” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüştüğü şahsın, İsviçredeki parti yöneticilerinden Musa DURSUN olduğunu, Ermeni soykırımı yalanına karşı yayınladıkları, Almanca kitapların CD kopyalarını yollamak için çevirmen arkadaşının evinden telefon ettiğini, konuştuğu şahsın, çevirmenin eşi İsvicreli profösör olduğunu, bu şahsın, Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelemizi desteklediğini,
Tape:3870’de kayıtlı, 22.02.2008 günü saat :10.45 sıralarında Ceyhun BOZKURT ile yaptığı görüşmede; kendisinin “O sana yollamıştım geldi dimi o şeyleri” dediği, C.BOZKURT’ un “Geldi onu bugünlerde ben tekrar gündeme getirmeyi düşünüyorum” dediği, kendisinin “Tamam o sana lazım olur, onu koy arşive” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Ceyhun BOZKURT’un gazeteci olduğunu, Ceyhun’un kendisinden bazı açıklamalarını istediğini, kendisinin de onları yolladığını,
Tape:3871’de kayıtlı, 24.02.2008 günü saat :15.17 sıralarında Ferid…/Ufuk….. ile yaptıkları görüşmede; FERİT’ in “…Aslan BULUT niye benim haberim yok niye bana göndermediniz bi bir tanesi daha söyledi keşke benim e-postama şey Behiç KILIÇ ya biz bir kere bunların şeylerine gönderelim abi” dediği, kendisinin “Fakat bunlar da acaba Tayyip Erdoğan’larda kazanıyorlar mı yani onların hükümeti zamanında oluyor falan bir fikri var mı.” dediği, FERİT’ in “…bir rahatsızlık var herkes şeyin farkında Abdullah GÜL’ün ee imzalama şeyine müthiş bir tepki var” dediği, kendisinin “Arkadan vuruyor ya” “İç cephe açıyor orduya karşı” dediği, FERİT’ in “biraz daha şey olursa bu Ergenekon hikayesi daha nerelere varacak nereye götürecekler bilmiyorum ama bunların amaçları belli bunu yapan adamlarda” “Fakat bu Ergenekon’la ilgili daha evvelden baktım şimdi Vatan’da bilmem nerde gene şeyler var bazı okur yorumları nasıl tepkili biliyormusun hepside bizim şey yani Fethullahçıların tezgahı bilmem nesi yalanı şusu busu falan filan diye büyük tepkilerle” dediği, kendisinin “Vatan’damı çıkmış” dediği, FERİT’ in “…burda bir sempati alması bir güç gösteresi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönüde bu bence” dediği, kendisinin “Hayır bu Ergenekon’la ilgili diyorum” “Ergenekon’la ilgili” “…o konuda neler deniyor o tür konularda Türk ordusunun o konuda bir tavrı yok” dediği, FERİT’ in “… Ümit SAYIN gibi berbat berbat adamlar var işin içinde” “Onada dayanarak bir sürü şeyler var internet ortamında şunu yapmış bunu yapmış gibi” “…bir tek Serdar TURGUT’un dikkatimi çekti bu şeylerin eeee yani bir takım şikayetçi takımı var operasyonların onların en açık net ifadesi olmuş onun yanı sırası” dediği, kendisinin “Şikayetçimi o?” dediği, FERİT’in “Operasyonlara karşı bir tavır almış” “Bir o var yani öyle net bir tavır içinde olan bide Cumhuriyet imtiyazından…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Ferid İLSEVER ile yaptığını, görüşmenin, iki arkadaş arasındaki bilgi alışverişi olduğunu,
Tape:3872’de kayıtlı, 24.02.2008 günü saat :22.20 sıralarında X Şahıs ile yaptığı görüşmede;X şahsın “Tamam Tuncay ÖZKAN’la ben kavga ettim ama doğal olarak siktir çektim çünki canımı sıktı Tolon’u, sizi,Esat’ı,Mahir KAYNAĞI,Emin GÜRSES’i adam rest çekti” dediği, kedisinin “Evet” dediği, X şahsın “Çünki Mehmet AKKAYA ya ben bir şey demicem çünki ben emir değil ya emir belki ……… şöyle diyim Mehmet AKKAYA arkadır Orhan abinin dediğini ben yapıyorum da uyguluyorum da” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi ismini hatırlamadığı Karabük’ten İstanbul’a gelmiş eski bir işçi ile yaptığını, suçla ilgili bir konu olmadığını,
Tape:3873’de kayıtlı, 25.02.2008 günü saat :22.33 sıralarında İhsan ATİK ile yaptığı görüşmde; kendisinin “Kardeşim devrimle rica ederim İhsan’cığım devrimden vazgeçmek şerefsizliktir alçaklar devrimden vazgeçer öyle bir şey olur mu öyle saçma şey” “Bizim yaptığımız her şey devrime yönelik” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Partilerinin proğramında milli demokratik devrim hedefi konulduğunu, devrim, Kemalist devrimi tamamlamak diye tanımlandığını,
Tape:3874’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :00.43 sıralarında X şahıs ile yaptığı görüşmede; X ŞAHSIN “Şimdi ben daha önce Phılıp Morres deposunda falan görev aldım” “Daha doğrusu telefonda konuşmak istemiyorum da, sen önümüzdeki günlerde İzmir’ e gelecek misin? Senle görüşebilirmiyim?” “Tekel’ de hangi parti iktidara geçerse geçsin mevcut olan yerlere sürekli kendi partilerinden bir müdür getiriyolar” “Bunların müdürleri oraya almalarının sebebi şimdi eğer bunu kontrol etme imkanın varsa” “Depolarda 6-7 sene önceden gelen mahsulü” “Kalkıp ta içeriye imha veriyolar” “Bundan müthiş, müthiş derecede yani büyük ton” dediği, kendisinin “Hı hı, sen bunu git Halil GÜLEÇ’ e anlat çabuk” “Hadi senden görev bekliyoruz” dediği, X ŞAHSIN “Anladım, o yüzden de pek konuşmak istemiyorum fakat aktif bir şekilde görev aldım, müthiş derecede haksızlığa uğradım” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon eden şahsın, İzmir ilinde TEKEL işçileri ile dostluğu olan bir arkadaşları olduğunu, Tekeldeki yolsuzlukları araştırdığını, Bu konuyu İzmir il başkanı Halil GÜLEÇ’e iletmesini söylediğini,
Tape:3875’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :12.28 sıralarında Kamil DEDE ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Bu şeyde iddianamelerde şurda burda THKP/C var mıdır?” dediği, K.DEDE’nin “Olabilir” dediği, kendisinin “Senin evde var mı onlar?” dediği, K.DEDE’ nin “Ben de hiç yok onlar abi” dediği, kendisinin “Peki bunu bilen kim var?” dediği, K.DEDE’ nin “Anladım, bu ORAKOĞLU’ nun kitabını daha çıkmak üzere galiba şey yaptınız mı?” “İlyas AYDIN için iddiası, ölmediğini söylüyo benim şahsi fikrim de ölmediği konusunda, bu konuyu daha aydınlatamadı kimse” dediği, kendisinin “Hala yaşıyo mu sence?” dediği, K.DEDE’ nin “Bence kesinlikle yaşıyo, ölmesi mümkün değil abi ya da ha pardon o şekilde ölmesi mümkün değil, bize iletildiği şekilde ölmesi mümkün değil Türk Devleti öldürdüyse onu bilemem ama biliyosunuz Filistin’ e götürdük işkencede bilmem ne de öldü diye esas çıkan şaye o biliyosunuz, orda öldürmeleri mümkün değil, Muhabbarat’ ın iş kontrolü altında, Muhabbarat bi Türk subayını bilmem ne öldürttürecek üç tane çakala mümkün mü bu?” “Bu niye ortaya çıkarıldı hatta bize bi kaset gönderildi ben biliyorum” “Boğuk sesler geliyo işte ölmeden evvel işte işkence sırasında konuşmaları falan diye nişe bu kadar çok şey yaptılar” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Merkez Karar Kurulu üyemesi Kamil DEDE ile son zamanlar da yayınlanan Bülent ORAKOĞLU’ nun kitabı ve İlyas AYDIN’ın yaşayıp yaşamadığı konusunda konuştuğunu, Kamil DEDE’ ye bu şekilde bir kaset gösterdiklerini, ancak varlığından bilgisinin olmadığını,
Tape:3876’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :21.51 sıralarında Pınar ….. ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Pınar’ cım ÖZKÖK’ e bi şey mektup yazdım” “Bu mektubu bi ön yazıyla ÖZKÖK’ ün kendisine yollarsın diğerlerine de aynen böyle bu şekilde yollarsın, zaten altında diyo not bu açıklamayı izninizle sabah toplantısına okuyarak gelmeleri için Hürriyet’ in diğer yönetici kadrolarına da yolluyorum diyorum” “Sen bana yollamıştın Oktay EKŞİ’ yi de not al” “Hürriyet’ in o şeyinde bulunan künyesinde yönetici olarak yazılı insanlar var ya Doğan ERGÜNEL zaten var orda” “Hepsine şimdi e-postala” “Ve takip et onda aldınız mı Doğu PERİNÇEK’ in şeyini diye tamam mı?” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin sekreteri Pınar YAVUZ ile yapıldığını, Hürriyet gazetesinde Erdal YAVUZ adlı profösörün 1969 yılına ait gerçek dışı açıklamalarını düzeltmek için bir yazı gönderdiğini, O yazıyı Hürriyet Gazetesi yöneticilerine ulaştırmasını rica ettiğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu “ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Ümit SAYIN” isimli klasör açıldığında, (9) adet Word dosyasının olduğu, bu Word dosyaları içersinde “Ümit SAYIN tarafından Kadıköy C. Başsavcılığına yapılan suç duyurusu” yazılarının olduğu görülmüştür. Konu sorulduğunda; Bunları bilemeyeceğini, Genel Merkez de binlerce CD olduğunu,
“ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Yargı-Nusret Senemden” adlı klasör açıldığında, içersinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür.
“Yargıtay” adlı PDF dosyası açıldığında, elle çizilmiş basit bir kroki olduğu görülmüş, kroki içersinde binanın bölümlerini gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktaları işaretledikleri ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yaptıkları ve numaralandırdıkları görülmüştür.
“Krokinin açılımı” isimli Word belgesi açıldığında, aynen şu yazıların yazdığı görülmüştür;
KROKİNİN AÇILIMI
A:Yargıtay ana bina
B:Yrgıtay bitişik ek bnina
C:Yargıtay ek bnina
1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı)
2 avukat giriş kapısı
3 Posta giriş kapısı
4 Vatandaş kapısı
5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok)
6Mutfak kapısı
7 A blok yan kapı
8Cnlok yabn kapı
9C blok arka kapı
10C blok öbn yan kapı
11C blok ana giriş kapı
12C blok garaj kapısı
13 Başbakanlık güvenli girişi
14A blok giriş
X Güvenlik var
X Polis var
) ( x ray cihazı var
P polis noktası var.
“Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnd kalıyor.Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya görmüyor.10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor.Ö n tarafta 2 kamera var.Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor.Orayı güvenlik kulübesi görmüyor.arkada camları yok.O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklememeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir.”Şeklinde yazıların olduğu görülmüştür. Belgeler sorulduğunda; “İşçi Partisinin 40 yıllık tarihinde ne bir sukisat ne bir şiddet eylemi vardır. Ne bunların planı yapılır ne de beyinler bu tür bizim anlayışlarımızla ilgisi olmayan yasa dışı ve zararlı faaliyetlerle meşgul olur.” diyerek bulunan CD ve belgeyi bilmediğini, ismi geçen Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekteri olup avukat olduğunu, kendisinin bilgisi olmadan ve bilgisi dahilinde, bu şeklide planlamaların Parti de kesinlikle olmayacağını,
*Klasörün üzerinde ismi yazan Nusret Senem kimdir? Böyle bir şahıs tanıyormusunuz? Tanıyorsanız bu şahısla nasıl bir ilişkiniz vardır? Şeklindeki soruya; Nusret SENEM in işçi Partisi Genel Sektereteri olduğunu ve Avukat olduğunu, 4. katın Genel Sekreter salonunda kaldığını, ne onun nede başka bir görevlilerinin böyle alçakca ve saçma sapan işlerle ilgisinin olmadığını,
*Bu kroki ve açılımından sizin bilginiz varmı? Varsa Yargıtay da kime eylem yapmayı planlıyordunuz? Şeklindeki soruya; kroki ve açılımından bilgisinin olmadığını, ama partinin terör eylemleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını,
*Bilginiz yok ise partinizin genel merkezinde bu bilgileri kim yada kimler hazırlamış olabilir? şeklindeki soruya; Bilemem şeklinde cevap verdiği,
*Sizin bilginiz olmadan Parti içersinde bu tür oluşum yada eylem hazırlıkları yapılabilirmi? Şeklindeki soruya; Kendisinin bilgisi olmadan veya bilgisi dahilinde bu şeklide planlamaların, partide kesinlikle olmayacağını,
“ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu görüldü.
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde “Yargıtay ile ilgili notlarım” isimli Word sayfası incelendiğinde, içeriğinde bazı yüksek yargı organları ve hakim savcılarla alakalı olarak, Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedildiği,
*Söz konusu belgeyi kim yada kimler hazırladı? Şeklindeki soruya; Bu notları ilk defa gördüğünü, hiçbir bilgisinin olmadığını,
*Bu bilgileri hangi amaçla kullanmaktasınız? Bilgilerinizin kaynağı nedir? Şeklindeki soruya; Belge hakkında kendisinin yeni bilgis sahibi olduğunu,
*Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının babası araştırılacak acil derken ne kastedilmektedir. Şeklindeki soruya; Bir şey bilmediğini,
*Şayet bu belgeden sizin bilginiz yoksa Partiniz içersinde, sizin bilginiz olmadan bu şekilde istihbari çalışmalar yapılabilirmi? Şeklindeki soruya; Yayın organlarının haber toplama çalışmalarının olduğunu, Toplanan haberler mutlaka yayınlanması gerekmediğini, ele geçen haberlerin ancak 30’da 40’ da biri doğrulandıktan sonra kamu oyuna açıklandığını,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde, “Yargı tel notları” isimli Word sayfası incelendiğinde, çok sayıda şahsın isminin yazdığı, isimlerin karşısında da telefon numaralarının yazdığı görülmüştür.
Listedeki isimlerle ilgili yapılan ön çalışmada, listedeki isimlerin Yargı mensupları olduğu öğrenilmiştir.
*Sözkonusu belgeyi kim yada kimler hangi maksatla hazırladı? Şeklindeki soruya; Bilmediğini, ancak Genel Merkezlerinde görevli çok sayıda hukukçu ve avukat bulunduğunu, bunların meslektaşlarının telefon ve isimlerini muhafaza ettiklerini,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Muammer AKSOY” isimli PDF dosyası incelendiğinde, bir adet “ceset” resminin olduğu görülmüştür. (resim gösterildi)
*Bu resmi nereden temin ettiniz ve hangi maksatla kullanmaktasınız? Şeklindeki soruya; Muammer AKSOY’un fotoğrafı olduğunu,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Turgut ÖZAL” isimli PDF dosyası incelendiğinde, 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL’a yönelik yapılan silahlı saldırı olayının soruşturma evraklarının olduğu görülmüştür.
*Bu evrakları nereden, ne şekilde temin ettiniz? Şeklindeki soruya; Bu evrakların nereden alındığını bilmediğini, yayın organlarının bu konuyu araştırarak yayın yaptıklarını, arşivlerinde bu şekilde binlerce belge bulunduğunu,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Tayip ERDOĞAN” isimli PDF dosyası incelendiğinde, 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür.
* Bu evraktan bilginiz ya da ilginiz var mı? Var ise bu evrakı nerden ne şekilde temin ettiniz? Hangi amaçla bulundurmaktasınız? Şeklindeki soruya; Bilgisinin olmadığını, bu tür iddianameleri adliyeden her isteyen avukatın aldığını, İşçi Partisi olarak sürekli araştırma yaptıklarını, iki ellerinin Tayip Erdoğan’ın yakasında olduğunu, Cumhuriyeti yıkma peşinde olduğu kanaatinde olduklarını, bu kanaatlerinin, en son Yargıtay C.Başsavcılığının iddianemesi ile en yüksek yargı makamı tarafından doğrulandığını,
“ “Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “S.. ÇİLESİZ” isimli Word dosyasında bir resim olduğu görülmüş ve bu resim yazdırılmıştır. (söz konusu resim gösterildi.)
* Resimdeki şahıslar kimlerdir? Bu resim nerden temin edildi? Resim hakkında bilginiz ya da ilginiz var mı? Şeklindeki soruya; Resimdekilerin hiçbirini tanımadığını,
İşçi Partisi genel merkezinde yapılan aramada 4.katta Çok gizli ibareli (5) sayfadan oluşan belgenin “Konu: İP / Karargah evleri” başlıklı yazının içeriğinde, “İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla, emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir harekat başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için “karargah evleri” adı altında, çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir.” yazdığı, devamında karargah evleri hakkında bilgiler verildiği, yazının sonlarına doğru faaliyet içersinde yer alan şahısların değişik başlıklar altında isim listelerinin yazdığı,
Son sayfasında ise karargah evleri başlığı altında bir şema yapıldığı……. yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Şüpheli bir belge olduğunu, teşkilatlanmalarında en ufak bir ilgisi olmadığını, Provokasyon amaçlı ifadeler olduğunu, İ……… ........................ in doçent, Türkiyem Topluluğu Türk Metal Sendikası Genel Başkanı önderlik ettiği bir platform olduğunu, Krokide isimleri geçen askeri şahısların hiçbirini tanımadığını, böyle şahısların olduğundan da şüpheli olduğunu, M.Bora PERİNÇEK’in oğlu olduğunu, M………………partide genel başkan yardımcısı olduğunu, Hikmet ÇİÇEK partilerinde basın bürosu sorumlusu olduğunu, Z….. …… partilerinde İstanbul Öncü Kadın başkanı olduğunu, bahsedilen belgenin saçma sapan bir şema olduğunu,
Krokide bölge sorumluları başlığı altında yer alan A.. …..’nın üyeleri olduğunu, M….. ….’nin İstanbul İl Saymanı olduğunu, H…. ….’nin Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, Z…… ……’ün Gaziosmanpaşa ile hiçbir ilgisinin olmadığını, M…… ……. Tekirdağ yöneticilerinden olduğunu, A………. …..’nın İstanbul İl Yöneticisi olduğunu, diğerlerini tanımadığını, ancak bir akıl hastasının böyle şeyler yapabileceğini,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergisinde çalıştımı? Çalıştı ise hangi yıllarda ve hangi görevlerde çalıştı? Bu şahsı kimin referansı ile aldınız? Şeklindeki soruya; Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün emekli binbaşı diye kendini tanıtarak, ulusal kanalda çalışmak için başvurduğunu, yaptıkları mülakat sonunda subay emeklisi olmasına da güvenerek işe alındığını, fakat çok kısa zamanda çok sık yalan söylediği binaya silahla girmek istediği ve cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığı ve geçmişte hristiyan olarak kiliselere gittiğinin tespit edilmesi üzerine birkaç ay sonra işten atıldığını, kışkırtıcı ajan olduğunu, Aydınlık dergisinde kapak yapıldığını, Ordudan istifaya zorlandığının saptandığını,
Yakalandıktan sonra ikametinde yapılan aramada, kapağında “MASONİK BİLDİRBERG ÇETESİ” yazan (76) sayfadan oluşan kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu belgenin kapağı üzerine el yazısı ile mavi tükenmez kalemle “30 Mart 2000” “Eroğin trafiği S.60” ibaresinin yazılı olduğu, belge içersindeki bazı sayfalardaki satırların mavi tükenmez kalemle altlarının çizildiği görülmüştür.
ERGENEKON soruşturması kapsamında daha önceden yakalanan ve sizin ajan provokatör diye belerttiğiniz Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ikametinde yapılan aramada, aynı belge yani kapağında “MASONİK BİLDİRBERG ÇETESİ” yazan ve (76) sayfadan oluşan, kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu belgenin kapağı üzerinde de “30 Mart 2000” “Eroğin trafiği S.60” yazdığı, yazı karakterinin aynı olduğu fakat bunun fotokopi olduğu, ayrıca Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK den çıkan belgenin içeriğindeki sayfalardaki altı çizili satırların da sizdeki belgelerle birebir eşleştiği, fakat Zekeriya ÖZTÜRK teki belgelerin fotokopi olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ten çıkan belgeler, sizden çıkan belgelerden fotokopi edilerek temin edildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir dikkat çekici hususta, yakalanan Veli KÜÇÜK’ün ikametinde yapılan aramada da, aynı belgenin bulunduğu, ancak belgenin üzerinde diğer iki belgede bulunan el yazısının olmadığı görülmüştür.
*İfadenizde Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ü ajan provakatör olarak suçlamanıza rağmen, sizde aslı bulunan bir belgenin, fotokopisinin bu şahısta çıkmasını nasıl açıklıyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Bahsedilen metnin fotokopi ile çoğaltılmış bir kitap olduğunu, bu kitabı mafyokrasi kitabını hazırladığı zaman Aydınlık arşivinden mafyaya ilişkin diğer kitaplarla birlikte aldığını, hatırlamadığını, fakat üzerindeki notlar ve altı çizilen yerlerin kendisinin kalemimden çıkmış olabileceğini, kitabı alırken bir nüshasının aydınlık arşivinde kalması ve bir başvuru kitabı olarak yararlanılması için bıraktığını, Zekeriya ÖZTÜRK’ün konuya ilişkin bir haber yaptığı zaman kendisine verilmiş olabileceğini,
Aynı belgenin Veli KÜÇÜK’te de bulunmasını nasıl açıklıyorsunuz? Şeklindeki soruya; Belgenin, İstanbul gazetelerinin konu ile ilgili bütün muhabirlerinin kütüphanelerinde bulunduğunu, Veli KÜÇÜK’ün bu belgeyi yayınladığını bilmediğini, ama mümkün olduğunu, bir generalin yaptığı yayını bulundurmanın ve fotokopi yaptırmanın suç olmadığını,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Danıştay saldırısı olayı ile ilgili alınan ifadesinde; 2002 yılında sizinle tanıştığını, danışmanlığınızı yaptığını, 2 yıl kadar yanınızda kaldığını, İşçi partisinin Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer birçok sosyalist ülkenin etkisi ve kontrolünde olduğunu, ayrıca Doğu PERİNÇEK’in daha çok Rusya ve Çin istihbaratlarıyla yakın ilişki içersinde olduğunu, onlar tarafından yönlendirildiğini, ayrıca Alman ve İngiliz istihbaratlarıyla da diyaloglarının olduğunu beyan etmiştir. Konu sorulduğunda; Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK hiçbir zaman danışmanlığını yapmadığını, danışmanlarının, üniversite hocaları, yüksek rütbeli subaylar, bürokraside yüksek görevler yapmış insanlar, Emniyet Müdürleri gibi seçkin şahsiyetlerden oluştuğunu, başka devletlerle ilişkiler konusundaki iftiraların hepsi ancak kışkırtıcı ajanların görev üstlenerek yapabilecekleri suçlamalar olduğunu, İşçi partisinin hiçbir devlet ve örgüt tarafından kontrol edilemeyeceğini, kendi karar organları bulunduğunu, Türk devletinin dahi İşçi Partisini yönetemeyeceğini, vatanın ve devletin bağımsızlığı ve bütünlüğü için en önde mücadele eden ve 40 yılllık hayatında karakter ve kişiliğini ispatlamış bir adam olduğunu,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK aynı ifadesinin devamında Doğu PERİNÇEK’in son dönemlerde asker kanadına yakın görünmek için TSK’nın stratejilerine benzer politika ürettiğini, Doğu PERİNÇEK ve lider grubunun 2003 yılından itibaren TSK’nın yanında gözükmesinin gerçek sebebinin mevcut siyasi yapının dağıtılarak mecliste kendilerine birkaç sandalye edinmek olduğunu, bu nedenle 2003 yılından itibaren partinin bir askeri darbeyi dört gözle beklediğini, TSK’nın darbeyi yapamadığı için ağır bir dille eleştirildiğini, İşçi Partisi ve Doğu PERİNÇEK’in mevcut illegal orijinli alt yapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabileceğini, planlayabileceğini veya plan ve eyleme destek verebileceğini, Av. Alparslan ARSLAN’ın siyasi görüşünün Doğu PERİNÇEK’in son dönem politik açılımlarına ters düşmediğini, Alparslan ARSLAN ve benzeri şahısların Perinçek için profil ve eylemsel yapılarının tercih sebebi olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebileceği bir yapıda olduğunu beyanları sorulduğunda; “Bütün bu suçlamaları Türk Milleti, milletimizin önde gelen kurumları, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı değerlendirecek birikim ve yeteneğe sahiptir.” Şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde;
(3) adet klasör olduğu, çok sayıda Word belgesi, çok sayıda PDF belgesi ve çok sayıda Resim dosyasının olduğu görülmüştür.
“Ergin POYRAZ’ın – JİTEM’den aldığı para” isimli klasör içersinde (5) adet Word belgesinin olduğu, bu belgeler ayrı ayrı incelendiğinde Ergin POYRAZ’ın değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda Jandarma İstihbarat Başkanlığı kasasından paralar aldığına dair tutanakların olduğu, tutanak içersinde İstihbarat Başkanlığı kasasından verilen paranın miktarı ve tarihinin olduğu, alt kısmında teslim eden, hazır bulunan ve onaylayan Jandarma görevlilerinin isimlerinin olduğu, ayrıca teslim alan bölümünde Ergün POYRAZ araştırmacı – yazar yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Ergün POYRAZ’ı gazetelerden tanıdığını, belgeyi görmediğini, doğruluğu hakkında bir şey söyleyemeyeceğini, yayın organları bulunduğu için her türlü istihbaratın toplandığını, bunların tasnif edildiğini, doğrulukları gündeme geldiği zaman araştırıldığını, bunların bir kısmının yalan olduğunu, çoğu bilginin kirletici haberler olduğunu, önemli olanın kullanılan bilgiler olduğunu, yayınlamadıkları bilgilerin gerçekliği konusunda bir güvence veremeyeceğini,
Partilerinin yayın kuruluşu olarak Aydınlık Dergisi bulunduğunu, Parti olarak doğrudan sahibi olmadıklarını, ama çalışanların bir kısmının partili olduğunu, Partinin görüşlerini büyük ölçüde yansıttığını, Partilerinin Türkiye’nin meseleleri için araştırmalar, incelemeler yaptığını, bilgi topladığını, Ulusal Kanalın Partilerinden bağımsız ayrı bir şirket olduğunu, Aydınlık dergisinde olduğu gibi bir bağlantılarının bulunmadığını, Aydınlık dergisi ve Ulusal kanal kiraları müştereken ödemede kolaylık olması açısından aynı binada bulunduğunu, fakat katları ve bürolarının ayrı olduğunu,
Ankara’daki genel merkezimizin bulunduğu binada, (1.) katta Ulusal kanal ve Aydınlık Dergisinin bulunduğunu, 2.,3, ve 4. katta parti bürolarının bulunduğunu, Parti katlarında dergi ya da televizyon çalışanlarına ait bir oda veya büronun olmadığını,
Partinin propaganda ve basın bürosunun, Türkiye ile ilgili ve dünya ile ilgili her türlü bilgi ve haberi topladığını, kendilerine her gün onlarca bilgi ve belgenin geldiğini, bunların posta, kargo ve kapıya elden geldiğini, bu bilgi ve belgeler geldiği zaman hiçbirinin yırtılmadığını, red edilmediğini, alınıp ilgili büroya verildiğini, sendika, basın propaganda vb. bürolara verildiğini, Onlarında hepsini ilgili klasörlere tasnif ettiklerini, gelen hiçbir belgenin atılmadığını, bir gün soruşturma açılacakta bu belgelerden bize sorulacak diye kimsenin aklına bir şey gelmediğini, çünkü Partilerinin bilgiye önem verdiğini, Ergün POYRAZ’la ilgili belge denilen kağıdın dijital ortamda geldiğini,
Dijital ortamdaki bilgilerin iki şekilde ulaştığını, partinin, yöneticilerinin ve görevlilerinin internet adreslerine gönderildiğini, bilgi saklamak istiyorsa çıktısının alındığını, mufahaza edildiğini, ayrıca CD veya belleklere kayıt edilerek geldiğini, ama kendisine gösterilen kağıt üzerindeki çıktının kendilerine nasıl geldiğini bilmediğini, bu belgenin aslının Jandarma Genel Komutanlığından sorulabileceğini,
“CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; “Fırat Üniversitesi – İrticai Kadrolaşma” isimli klasörün içersinde (14) adet resim belgesinin olduğu, bu resim belgelerinin içersinde Fırat Üniversitesi hakkında bilgilerin olduğu, üniversite görevlilerinin isimlerinin olduğu, bazı görevlilerle ilgili ayrıntılı açıklayıcı bilgilerin yazdığı, diğer sayfalarda liste şeklinde isim listesinin olduğu, isimlerin karşısında unvanlarının ve bölümlerinin yazdığı, ayrıca her ismin karşısında “Sağ görüşlü, muhafazakar, nurcu, F.G. grubu., Süleymancı, Ülkücü” şeklinde sınıflandırmalar yapıldığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; İnternette her gün çeşitli kurumlarda irtica örgütlenmesi veya farklı fikir akımlarının mensupları bu konularda raporlar ve listeler devamlı dolaştığını, belgeyi hatırlamadığını,
“CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; İçersinde bugüne kadar yakalanan şahıslardan ele geçirilen örgüt dokümanlarından “Devletin yeniden yapılandırılması”, “Dinamik – Ani-tez” , “Dinamik Ulusal Güç Birliği” “Birleşik Komin”, “İP TÜRK ve KÜRDÜ BİRLİKTE ÖRGÜTLEME TASARIMI” “LOBİ” “OLUŞUM” “ULUSAL MEDYA 2001” ile şimdiye kadar sadece Tuncay GÜNEY ve Veli KÜÇÜK’ten elde edilen “ERGENEKON” isimli belge bulunmuştur. Belgeler sorulduğunda; Sorulan CD ile ilgili kendisinin hiçbir bilgisinin olmadığını, CD içersindeki belgelerden bazılarını 2000’li yıllarda basına dağıtıldığı için gördüğünü, Bilderberg denen belgeyi Mafyokrasi kitabını yazarken incelediğini, ERGEKON’un anayasası dediğiniz ERGENEKON belgesini iki yıl önce Sabah gazetesi yazarı Aslı Aydın TAŞBAŞ, Yavuz DONAT’ın önünde verdiğini, bu belgeyi dijital ortamda da ayrıca almış olabileceğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “VERSATİLE” yazan 411509A102B4 seri numaralı CD’nin yapılan ön incelemesinde; İçersinde “Hikmet ÇİÇEK’e ulaşanlar” isimli bir adet klasör olduğu, bu klasör açıldığında (2) adet klasör ve bir miktar Word ve Power Point dosyalarının olduğu, klasörlerin açılımında, içersinde çok sayıda klasörler altında Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumlarıyla ilgili gizlilik dereceli belgelerin olduğu, özellikle Ege Ordu Komutanlığıyla ilgili belgelerin olduğu görülmüştür. Belgeleri görmediğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “VERSATİLE” yazan 411509A102B4 seri numaralı CD’nin yapılan ön incelemesinde; 2005 yılı Şubat ayı içersinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT’ın İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili koruma planını gösteren (9) sayfalık belge bulunmuştur. Belge sorulduğunda; “Böyle kanun dışı saçma sapan, vatana ve millete hiyanet anlamı taşıyan işlerle bizim hiçbir işimiz olmadığını, Genel Kurmay Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Mit Müsteşarı bilir.” şeklinde beyanda bulunarak, binanın her katta ikişer adet sekretarya odası bulunduğunu, odalarda çalışanların isimlerini bilmediğini, ayrıca bu tür CD’leri aynı marka CD’lerle değiştirmenin de mümkün olduğunu,
Parti binasında yapılan aramada gerek kağıt, gerekse dijital ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerine ait çok sayıda gizlilik dereceli bilgi ve belgenin bulunduğu, ayrıca birçok kamu görevlileri hakkında (Emniyet Teşkilatı – Milli Eğitim Bakanlığı – Yargı Mensupları – bazı Üniversiteler) bilgiler toplandığı, bu kişilerin değişik tarikat, grup ya da siyasi görüşüne göre sınıflandırıldığı görülmüştür. Konu sorulduğunda; Türkiye’nin her yerinde bu tür bilgi ve belgelerin kendisine geldiğini, kamu kurumlardan da geldiğini, ancak yaygın bir iftira ve bilgi kirletme ortamı olduğu için bu belgelere itibar etmediklerini, günün birinde işlerine yarayabileceği düşüncesi ile sakladıklarını, Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili belgelerden bir kısmı rahmetli genel başkan yardımcıları Suphi KARAMAN’ın kütüphanesinden geldiğini, bu şahsın arşivini partiye bağışladığını, bir kısmı dayısı Emekli Tümgeneral Turhan OLCAYTU’nun ölümünden sonra kendilerine kalan dosyalar ve kitaplar olduğunu,
Tape No: 3878, 13.02.2008 tarihinde İşçi Partisi yöneticilerinden E.. Ö.. ile bir vakıf başkanı olan M.. A..’nın şüpheli Doğu PERİNÇEK ile yaptığı görüşmede özetle; E.Ö.’nün; M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, telefonu M… A… alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E… beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında “Son derece kararlılar yani Cumhuriyet meselesinde hiç de tavizleri yok. BİR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT A… A…. var … Bir de Ankara’dan katıldı S… da vardı.” “S… çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Me… diye bir arkadaş vardı Na… K…’in, N… K… B…. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi E…..- A.. E…. var şimdi biliyorsunuz.” Dediği, telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu şekilde konuşma yaptıklarını, içeriğinin esas olarak doğru olduğunu, görüş alışverişi yaptıklarını anlatarak Erkan ÖNSEL’in genel başkan yardımcısı ve İstanbul il başkanı olduğunu, Merdan ASLAN’ın 68’liler Birliği Vakfının genel sekreteri olduğunu, görüşmelerde, yargı organı sorumluları hukuk çerçevesi içersinde sonuna kadar direneceklerini belirttiklerini,
Yakalandığı sırada parti binasında bulanan Mahir Çayan GÜNGÖR, Aydın GERGİN ve Yusuf TUNCER isimli şahısların yattıkları yatakların altında birer adet yani toplamda (3) adet ruhsatsız tabanca bulunarak el konulmuştur. Ayrıca aynı odada bulunan Aykut TOKAK isimli şahsın yatağının yanında çok sayıda CD ve dijital veriler bulunmuş ve bu şahıslarında tamamı yakalanmıştır. Şahıslar ve silahlar sorulduğunda; Aydın GERGİN ve Mahir Çayan GÜNGÖR’ın İşçi Partisi Genel Başkan makam arabasının sürücüleri olduğunu, Yusuf TUNCER genel merkez çalışanlarından olduğunu, Aykut’u ismen hatırlayamadığını, kendi korumalığını yaptıklarını, silahlardan haberinin olmadığını,
b) Savcılık ifadesinde;
24/03/2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;
Emniyet ifadesinin doğru olduğunu, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun Türkiye'ye Cumhurbaşkanı olacak bir insan olduğunu, İlhan SELÇUK Türkiye'nin son yarım yüzyılın en değerli yazarlarından olduğunu, Veli KÜÇÜK'ü tanımadığını, bir kez 2003 yılı Şubat ayında İstanbul'da düzenlenen Kıbrıs mitinginde gördüğünü,
Partimde general rütbesinde genel başkan yardımcıları bulunduğunu, korgeneral Yaşar Müjdeci genel başkan yardımcısı olduğunu, kenim gibi bir adamın Veli KÜÇÜK'ün emrinde olamayacağını, hiçbir yerden talimat almadığını,
Veli KÜÇÜK’ün 2003 yılı Temmuz ayında kendisini aradığını, Cumhurbaşkanına verdiği dosyayı gönderdiğini,
Kemal Kerinçsiz'i tanımadığını, Muzaffer TEKİN’in bir kez ziyaretine geldiğini, Ergün POYRAZ'ı tanımadığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün kışkırtıcı bir ajan olduğunu,
Ergenekon örgütünden elde edilen bazı belgelerden özellikle, Dinamik Ulusal Güç Birliği, Masonik Bilderberg Çetesi, Ottobus isimli belge ve Oluşum Örtülü Faaliyetler 1, Ermeni Sorunu, Kilise Devleti isimli belgelerin çıktığı, bu belgelerin diğer belgelerle benzediği, bu husus sorulduğunda; Belgelerin birer kitap olduğunu, 2000'li tarihlerde binlerce çoğaltılmış ve heryerde rastlanılan, kendilerine de kargo ile gönderilen belgeler olduğunu,
Ergenekon veya benzeri karanlık örgütlerle hiçbir zaman hiçbir ilişkisinin olmadığını, İşçi Partisi’nin 40 yıllık tarihi ile hiçbir suça, terör faaliyetine, karanlık faaliyetlere bulaşmadığını,
Bu belgeyi ilk defa Aslı Aydın Taşbaş'da gördüğünü, Ergenekon belgesini, 27 Mayıs devrimi önderi Suphi Karaman'ın ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın ile Deniz Bilge adında ismini bilmediği şahsın Bilecik'te birlikte yazdığı iddiası bütünüyle uydurma olduğunu, Tuncay Güney'in bu ifadesinin baştan sona yalan olduğu ve ispat edilemeyeceğini, bu beyanların 8 senedir mevcut olduğunu, şu anda ortaya çıkmasının sebebinin, Amerika, Kuzey Irak'tan Türk ordusunu tehdide başlaması ve AKP iktidarının yıkımla karşılaşması, bu nedenle Ergenekon uydurmasını ortaya çıkararak Türk ordusunu içerden vuran ve suç örgütü gösteren bir tertibin sahnelendiğini, bu tertibi yani Ergenekon operasyonunu ABD’nin açıkça desteklediğini, AB Parlamentosunun karar tasarısında desteklediğini, PKK Terör örgütünün desteklediğini, DTP’nin desteklediğini, İşçi Partisinin hedef alındığını, kuzey Irak’a silah götürülüp teslim edilmesi konusunun mantıksız olduğunu, Ergenekon belgesinde Devletin teröre karşı naylon örgütler kurması gibi ABD'den öğrenilmiş yasadışı ve halk düşmanı uygulamalardan söz edildiğini, iğrenç tertipçilik’in kendisini gösterdiğini, Ergenekon belgesinin fikir ve üslübuyla en ufak bir benzerliğinin olmadığını,
Fabrikatör belgesinde kendisine saldırıldığını, Fabrikatör belgesini Mehmet Eymür'ün yazdığı bir kitap olduğunu, Kedisinin CIA ajanı olduğunu,
Kızıl Elma sorulduğunda; bu konuda bir ülkücü, biri solcu genç, üstelik her ikisi de lider, kendi yönettikleri gençleri barış içinde bir araya getirerek, vatan savunmasında birleştiklerini,
Gizli Belgeler sorulduğunda; Sabancı suikastı ile ilgili MİT raporunu 1996 yılında kendisinin ifşa ettiğini, raporu nereden aldığını bilmediğini, arkadaşlarının getirdiğini, raporda yazılanları, 1997 yılında yayınlanan ve 7 ayrı baskısı yapan Çiller Özel Örgütü adlı kitabında yayınladığını,
Bütün telefon konuşmalarını, kelimesi kelimesine kabul ettiğini, bu konuşmaları arkadaşları, çevresi, çeşitli devlet adamları, üniversite hocalarıyla yaptığını, konuşmaların dinlendiğini bilmeden yaptığını,
Ulusal Güçler Meclisi Sorulduğunda; Çeşitli ulusal güçleri biraraya getirmek amacıyla, 1997 yılında önce, Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve İzmir'de örgütlendiğini, bu meclise İşçi Partisi, CHP, Demokratik Sol Parti ve bazı sendikalar ve meslek odalarının katıldığını, 5 yerde oluştuğunu, 20 yerde planlandığını, ancak o sırada Atatürkçü Düşünce Derneğine yapılan bir operasyon sonucunda Suphi Gürsoytırak genel başkanlıktan uzaklaştırılınca Ulusal Güçler Meclisi çalışmasının sonuçsuz bırakıldığını, bu çalışma devam etse idi, Türkiye'yi bu durumlardan kurtaracak bir ulusal iktidar seçeneği oluşturulabileceğini, bunun suçla bir ilgisi olmadığı gibi her vatanseverin destekleyeceği bir program ve hareket olduğunu,
Fotoğraflar sorulduğunda; Abdullah Öcalan ile görüşmeyi yayınlarken çok sayıda fotoğrafı da bastığını, açılan 4 ayrı davanın dördünden de beraat ettiğini, bu fotoğrafları PKK’nın, eğer dediği doğruysa Tuncay Güney aracılığıyla MİT'e veya benzer kuruluşa gönderdiğini, dava dosyasında böyle bir iddia yer aldığını, fotoğrafları Ramazan Duran ve Ömer Özer Turgut isimli arkadaşlarının çektiğini, ayrıca PKK'nın fotoğrafçılarının çektiğini, Tuncay Güney’in Kuzey Irak'a gelmediğini,
Jandarma Genel Komutanlığına ait gizli belgeler ile ilgili sorulduğunda; Askeriye ile ilgili belgelerin bir kısmını Genel Başkan Yardımcısı rahmetli Suphi Karaman'ın arşiv ve kitaplığının vasiyeti gereği partiye bırakıldığını, ayrıca dayısı Emekli Tümgeneral Turhan Olcaytu'nun 2003 yılında ölümünden sonra dosyaları ve kitaplarının kendisine kaldığını, Bunlar dışında, partinin üyesi veya dostu çeşitli komutan arkadaşlarının belge getirdiklerini,
Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi isimli belgeyi kendisinin yazmadığını, Kuvai Milliye denilen derneklerin, başı bozuk dernekler olduğunu,
Milli Anayasa Bildirgesinin, İstanbul Ulusal Strateji Merkezi Başkanı emekli general Servet Cömert'in önderliğinde yürütülen 3 aylık çalışma sonucu hazırlandığını,
Ergün Poyraz'a para verildiğini gösteren bilgisayar çıktısının, Jandarma Genel Komutanlığından sorulması gerektiğini, İşçi Partisine her türlü belgenin geldiğini, bazen de Jandarmayı, Emniyeti, Savcılığı yıpratmak amaçlı bu tür bellerin geldiğini, sözü edilen CD yi görmediğini, her an her türlü CD’nin değiştirilebileceğini, kopyalanırken içine yeni dosyalar atılabileceğini, üstünde Hayati Özcan tarafından yazdığını, aceleyle ortaya böyle bir iddia sürülmesi hukuka aykırı olduğunu,
İşçi Partisi genel merkezinde yapılan arama sırasında ele geçirilen CD'lerden üzerinde Yargı-Nusret Senem'den yazılı dosyanın açılması sonrasında içinde Muammer Aksoy, Muammer Aksoy 14, Tayyip Erdoğan, Uğur Mumcu, Ortodoks Kliseleri, Turgut Özal ve Yargıtay isimli pdf uzantılı belgeler ile Yargıtay ile ilgili notların Yargı tel.noları ve krokinin açılımı isimli word belgeleri olduğu görüldü, Yargıtay yazılı pdf belgesi açıldığında Yargıtay binasına ait giriş kapıları, ışıklandırmalar ve kameralarla ilgili bir krokinin olduğu ve bu krokinin açılımı isimli word belgesinde açıklamasının bulunduğu açılarak tek tek şüpheliye gösterilip sorulduğunda; Nusret Senem’in partinin genel sekreteri olduğunu, CD deki bilgilerin çok acayip bilgiler olduğunu, İşçi Partisinin terörle, tertiple en ufak bir ilişkinin olmadığını, bahsedilen CD'den haberinin olmadığını, Yargıtay'ı bombalayacak yada terör eylemi yapacak herhangi bir planı İşçi Partisinin yapmayacağını,
“Yargıtay ile ilgili notlar” isimli word belgesi içinde bulunan belgeler sorulduğunda; Bilgisayar ortamında yazılı olan kişisel notların kime ait olduğu belli olmadığını, ayrıca bu notlarda suç oluşturacak bir şeyin bulunmadığını, tarihi bir karar verileceğini, bu operasyonun bir İş çi Partisi operasyonu haline dönüştürülmek istendiğini, Ergenekon denerek bazı terör eylemleri ile ilişkili olduğu iddia edilen bazı kimselerin suçlandığını, bahse konu şahısların suçlu olup olmadıklarının halen belli olmadığını, ancak belli olan tek şeyin bu şahıslarla kendileri arasında bağlantı kurulamayacağı, çünkü böyle bir şeyin olmadığını, Veli Küçük ile karşı karşıya gelip bir kez görüşmüşlüğünün olduğunu, diğerlerini tanımadığını, Emin Gürses dışında ki hiç kimsenin dostu olmadığını ve kendilerine güvenmediğini,
Ergenekon belgelerinde kendisine karşı saldırılar ve operasyonlar yapıldığını, en dikkat çekici olanın ise suçlamaların getirilip getirilip Türk Silahlı Kuvvetlerine dayandırıldığını, soruşturmanın kendisi açısından çöktüğünü ve bittiğini, kendisinin terörle en ufak bir ilişkisinin olmadığına yönelik Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT raporlarının olduğunu, ikametgahının belli olduğunu, kaçma şüphesinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle tutuklama için hiçbir hukuki gerekçenin olmadığını,
Ergenekon operasyonu diye başlayan operasyonun belli merkezlerde belli merkezlerce planlandığının görüldüğünü, Savcılıkların böyle planlar içinde bulunmasının düşünülemeyeceğini, öte yandan soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef aldığını, bütün iddiaların getirilip orduya bağlandığını ve orduyu suçlu gösteren bir psikolojik savaş malzemesine dönüştürdüğünü, bunların çok tehlikeli ülkeye çok zarar verecek, çok tehlikeli uygulamalar olduğunu, operasyonun ABD tarafından desteklenmesinin, PKK ve DTP tarafından alkışlanmasının da herkes için uyarıcı olduğunu, kendisinin 4 kuşakla hapis yatmış bir insan olduğunu, dava adamı olduğunu, 68-78-88 ve 98 kuşağı ile fikirlerinden dolayı hapis yattığını, böyle şeylerden korkmadığını, İsviçre, Fransa ve Almanya'da boyun eğmediğini, kendilerinin tutuklanmalarının sonuç itibariyle Türkiye'yi ve TSK'yı hedef alan planlara hizmet edeceğini, bu nedenlerle Savcılık olarak Mahkemede tutuklama talebinde bulunulmamasının savcıların vatanseverlik ve meslek sorumluluğuna sunduğunu, aksi halde altına girilecek sorumluluğun çok ağır olacağı uyarısında bulunduğunu, beyan ettiği.
c) Aramalarda elde edilen deliller;
a) Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mah. Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada;
-(4) Sayfa El yazısı ile 1.Bölüm Serhan BOLLUK ‘a ile başlayıp hayati ile biten doküman,
-(11) Adet Türkiye’de Alevler, Yimpaş Hesap numarası, ayrıca Akyazı vakfı,Deniz Feneri sayın Doğu PERİNCEK beyin dikkatine, 22 Şubat 2003 tarih, Özgeçmişim, görüşme notları, ?? günmü Haftamı Aynı? Hizmete özel Harp Akademileri K.lığının, Lalelerin efendisi yazılı çıktı,
-(1) Adet Şeffaf Mavi Renkli Dosya içerisinde İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kemal KERİNÇSİZ ‘in sorgulama tutanağı, Sevgi ERENEROL’un İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan Şüpheli ifade tutanağı bulunan bilgisayar çıktı,
b) Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde bulunan Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya Dergisinde yapılan aramada;
-(7) Sayfa Turan OFLU ile başlayıp Doçent Doktor Ümit SAYIN ile biten doküman,
-(7) Sayfa Anayasa Bildirgesi ile başlayan 555 553 53 88 ile biten doküman,
-(2) Sayfa Milli Anayasa ile başlayan Katlanacaklar ile biten doküman,
d) Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı adreste yapılan aramada;
-(82) Sayfa üzerinde Harp Akademileri komutanlığı yayınlarından Soğuk Savaş sonrasında milletlerarası ilişkiler başlıklı bilgisayar çıktısı.
-(118) üzerinde Ermeni Sorunu Kilise Devleti ile başlayan bilgisayar çıktısı doküman,
-(593) Sayfa üzerinde Gizli ibareli Türkiye Cumhuriyet Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Asayiş Komutanlığı Diyarbakır ile başlayan Askeri içerikli yazı,
-(18) Sayfa üzerinde TC. İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara, Atatürk, Atatürkçülük ve Laiklir 10 Kasım 1999 başlıklı spiral dosya,
-(76) Sayfa üzerinde Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberg çetesi başlıklı doküman,
-(104) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye’de İrtica Hareketleri ve Terörizmin ilişkileri içerikleri Askeri içerikli Spiral dosya içerisindeki yazı.
-(99) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye Cumhuriyet Devletinin Laiklik İlkesinin Devamlılığının sağlanması için yapılması gereken faaliyetler başlıklı spiral dosya,
-(61) Sayfa üzerinde T.C Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 17.12.1996 tarihli Gizli ve Kişiye özel ibareli doküman,
-(21) Sayfa üzerinde Batı Çalışma Grubu el yazılı 19 Şubat 1997 tarihli Gizli ve kişiye özel ibareli TC Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tekirdağ Haber Toplama konulu doküman,
-(100) Sayfa üzerinde el yazısı ile Sarıkaya Yaşar BÜYÜKANIT’a suçlama başlıklı 03.03.2006 tarihli iddianame,
-(48) Sayfa üzerinde 06.04.2000 tarih ,Örgütlü Faaliyetler Bir başlıklı doküman,
Üst araması:
-(1) adet 2600 Nokia marka 3576900/966763/1 imei numaralı cep telefonu,
-(1) adet 89902860357102 491069012 K 0555 60529 71 numaralı simkart
Beyoğlu ilçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7’de faaliyet gösteren İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütünde;
-HÇ (Tugay Konuştu) el yazısı ile başlayan Trabzondaki rahip cinayeti diye devam eden doküman,
-(2) sayfa Ramazan AKYÜREK hakkındaki mahkeme kararı,
-(1) adet KKK.’lığı-İstihbarat sorgulaması konulu hizmete özel kitapçık,
-(1) adet Doğu Perinçek yazılı zarf içerisinde bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi 1922-Doğu Perinçek ve Eşi Sevgi ERENEROL bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi yazılı davetiye, 1’den 23’e kadar numaralandırılmış el yazası ile ERGENEKON yazılı içindekiler ile başlayan 23. sayfada bölüm 5 genel değerlendirme başlık en içten saygı ve şükranlarımızla dip notlu doküman,
İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişine göre Sağında bulunan İşçi Partisi Ulusal kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı Analiz basın Yayın Şirketinin Arşivi olduğu içinde Atatürk’ün bütün eserlerinin bulunduğu iddia edilen yer ile aynı binanın ikinci katında bulunan Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya Dergisinde;
-3. Mit raporu ibareli Başbakanlık MİT müşteşarlığı ibareli pembe renkli yarım kapaklı dosya içerisinde evrak,
-Ümit SAYIN tarafından Doğu PERİNÇEK’e gönderilmiş 14 Eylül 1998 tarihli sayın Doğu Perinçek ibaresi ile başlayan 3 sayfadan ibaret zımbalı kağıtlar,
-Kemalist Model 2762 Dinamik Ulusal güç birliği Kuvayi milliye cephesi başlıklı 61 sayfadan oluşan evrak,
-Jandama Gen.K.lığı kurmay Başkanlığı ibareli kağıtlar,
-J.G.K.lığı verilecek Jitem dosyasına ek bilgiler,
-Adnan’a MİT Terör müşteşarlığına ile başlayan kağıtlar,
Ulusal Strateji merkezi odasının girişinde bulunan kısımda;
-Prf.Dr.Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile başlayıp Süleyman KILIÇ ile biten 1 sayfa isim listesi,
Beyoğlu ilçesi İstiklal Caddesi Deva çıkmazı sokak No:7 sayılı binanın girişine göre sağında bulunan binanın 2. katında bulunan Ulusal Strateji merkezi Bilim ve Ütopya Dergisi katında, Soldan ikinci katında yapılan aramada;
-1’den 7’ye kadar numaralandırılan Turan Oflu ile başlayan, Doç.Dr.Ümit Sayın ile biten doküman,
Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 Sayılı Yerde Faaliyet Gösteren İp Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi Ve Ulusal Kanal Merkezinde;
Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Semti Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 sayılı adreste faaliyet gösteren İşçi Partisi Genel Merkezinde Genel Başkan Doğu PERİNÇEK’in istirahat ettiği (2) oda ve (2) salondan ibaret dairede;
(1) adet (1) sayfa İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek Başlıklı Garsan Eyaleti Karargah Komutanlığı ibaresi bulunan el yazması not.
(1) adet Elba Hıgh Qualıty CD.
Sekreter odasındaki masada;
(8) sayfa üzerinde Fetullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı başlıklı elemanlarından terfi edip edemeyenlerin durumları değerlendiriliyor, Eğer yine kendi ibaresi ile biten doküman.
(1) sayfa üzerinde Gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü başlıklı Emin ARSLAN imzalı yazı,
(4) sayfa saman kayıt üzerine el yazı ile yazılmış, Milli Hükümet başlıklı, Nusret SENEM ibaresi ile biten doküman,
4.Katın merdivenlere göre sol tarafında bulunan dairenin girişindeki sağ odada;
(1) sayfa Bursa Valiliği Emniyet Müdürlüğü başlıklı, Emniyet Müdürü a ibaresi ile biten gizli doküman,
(12) sayfa Dosya No:3 Susurluk Olayı başlıklı Polis Başmüfettişi ibaresi ile son bulan doküman,
(34) sayfa İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp, Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli doküman,
(18) sayfa Başbakanlık Müsteşarlık başlıklı Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN ibaresi ile son bulan gizli doküman,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür.
(1) adet çok gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü …. ile başlayıp 291778 Kom.Yrd. ibaresi ile biten (9) sayfadan ibaret doküman,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayıp Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
(1) adet Uğur Mumcu Cinayetinde Aktif Rol ibaresi ile başlayan Genel Müdür Yrd. İbaresi ile biten (3) sayfalık doküman,
(1) adet Aydınlık Hukuk Bürosu ibaresi ile başlayıp Muzaffer TEKİN Müdafii O.Aydın Şahin ibaresi ile son bulan (4) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
(1) adet T.C. C.Savcılığı ibaresi ile başlayan Muzaffer TEKİN Şüpheli ibaresi ile son bulan (7) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı İfade Sahibi Muzaffer TEKİN ibaresi ile biten (16) sayfalık bilgisayar çıktısı.
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayan İfade Sahibi Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
((1) adet T.C.Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlık Teşkilatı ibaresi ile başlayan Şenkal ATASAGUN Müsteşar ibaresi ile son bulan ibareli (3) sayfalık yazı.
(1) adet çok gizli ibaresi ile başlayıp tehdit edilmiştir ibaresi ile son bulan (57) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Polis Teftiş Kurulu Başkanlığı ibaresi ile başlayıp Bağlanarak Sunulmuştur Arz Ederim 28.08.1992 ibaresi ile son bulan (38) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Emniyet İçindeki Fethullahçı Kadro ibaresi ile başlayan, döneminde Çerkezlerin gürcülerin önü açılmış yükseltilmişlerdir ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman,
(1) adet Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı ibaresi ile başlayan, Saygılarımla ibaresi ile son bulan (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
Birinci Katta bululan Ulusal Kanal Bürosu girişin tam karşısında bulunan Özcan Güven’e ait olan odada yapılan aramada, Oda içerisinde dolaplardan;
(16) sayfa TC Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı başlıklı, belgelenir ibaresi ile son bulan çok gizli kaşeli bilgisayar çıktısı doküman
(15) sayfa TC Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı başlıklı, belgelenir ibaresi ile son bulan çok gizli kaşeli bilgisayar çıktısı doküman
(1) sayfa Bursa Valiliği Emniyet Müdürlüğü başlıklı, Emniyet Müdürü a ibaresi ile biten gizli doküman,
(12) sayfa Dosya No:3 Susurluk Olayı başlıklı Polis Başmüfettişi ibaresi ile son bulan doküman,
(34) sayfa İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp, Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli doküman,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketinin gerekçeli ekonomi politikası başlıklı broşür
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür.
(1) aedet Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi (VKGB) Ara Tüzük 2005 isimli kitapçık,
Ulusal Kanal Haber Merkezinde;
(1) adet Versatile marka CD
(3) sayfa T.C Başbakanlık ibaresi ile başlayan gizli kaşeli Teftiş kurulu ibaresi ile son bulan doküman
(6) sayfa gizli Başbakanlık ibaresi ile başlayan Bülent ECEVİT ibaresi ile son bulan doküman
(31) sayfa gizli kaşeli Kişiye Özel T.C Ulaştırma Bakanlığı ile başlayan doğa sevgisi üzerine ibaresi ile biten doküman
(174) sayfa T.C Milli Savunma Bakanlığı ile başlıyan Em.Hv.Kar.Sabotaj İbaresi ile biten yeşil klasör içerisinde doküman
İ N C E L E M E T U T A N A K L A R I
DOKÜMAN İNCELEME
DOĞU PERİNÇEKin Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen, dokümanların yapılan incelemesinde;
1 nolu klasör
2-(118) Sayfa üzerinde
ERMENİ SORUNU
21. YÜZYILIN AVRASYA ENTRİKASI
KİLİSE DEVLETİ
TARİHSEL BELGELER IŞIĞINDA ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARI
EMPERYALİST DEVLETLERİN ÖRTÜLÜ SAVAŞI
ARAŞTIRMA/GÖZLEM/ANALALİZ
İSTANBUL/EKİM 2000
ile başlayan 10. sayfasında SAYGILARIMIZLA ibaresi olan İçindekilerle 32 başlık altında devam eden bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde;
3-(76) Sayfa üzerinde Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberg çetesi başlıklı doküman;
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE
MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ
30 Mart 2000(El yazması şeklinde)
SİYONİZİM VE PROTOKOL
FİNANS ODAKLARI
VE TEKNOKRATLAR
ULUSLARA NASIL EGEMEN OLDU
ile başlayan toplam 76 sayfadan ibaret dokümanın içeriğinde;
4-(99) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye Cumhuriyet Devletinin Laiklik İlkesinin Devamlılığının sağlanması için yapılması gereken faaliyetler başlıklı spiral dosya Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibaresi ile başlayan, toplam 99 sayfadan ibaret Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Laiklik İlkesinin Devamlılığının Sağlanması İçin Yapılması Gereken Faaliyetlerin anlatıldığı Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Necati ÖZGEN imzalı Harp Akademileri Komutanlığı tarafından hazırlanmış doküman olduğu,
5- (1) Adet üzerinde Erzincan yazılı doküman içeriğinde, Erzincan Tem Şube Müdürlüğünde görev yaptığı değerlendirilen Emniyet Mensubu personel hakkında isim ve soy isimleri verilerek “Refah ve MHP’lidirler…….önceleri Hizbullah İlimciler Grubundan oldular, Fatih İlimcileri Oluşturdular, daha sonra TİT oluşturdular, 30-40 kişiye tehdit mektubu yazdılar” şeklinde iddiaların yer aldığı, el yazması istihbarı içerikli yazı olduğu,
6-(1) Adet üzerinde Görüşme notları 21 Şubat 2007 ibaresinin yazılı bulunduğu doküman içeriğinde; Dokümanın üst kısmında sol köşesinde Görüşme notları İş Adamı 21 Şubat 2007 Sağ köşede el yazması olarak “Suikast DP 3 Tabanca aldı” şeklinde ibare ve Semih Tufan GÜLALTAY SGT Akın BİRDAL’ı vurduğunda hem MİT’in hem Emniyetin hem de Askerin kendisini kurtarmasını bekledi. Olmadı. ….. SGT Kars’lıdır Eski Ülkücüdür biliyorsunuz bir parti kurdu. Etrafında çetesi var. Şırnak Komutanı Mete SAYAR’ın yeğene de onunla iş yapıyor. Yeğen (Ki babası Emekli bir Amiral) sanıyorum şimdi Ukrayna’da Veli KÜÇÜK onu kovdu. …..
Asker Tayyip’e karşı harekete geçecek Tayyip’in bazı yakınlarının mesela danışmanlarının mesela Zapsu’nun casusluluk suçlaması ile askeri mahkemede yargılandığını görürseniz şaşmayın …… şeklinde yazılar olduğu,
7- (58) Sayfa üzerinde el yazısı ile Yerel ve Genel İktidar için başlıklı doküman,
16-17. sayfalarda, 03.05.97 “Genel Başkan’a İletilecek MÜTERCİM başlığı ile başlayan
DARBE; Ordu henüz darbe yapmak istemiyor darbenin iç ve dış koşulları henüz olgunlaşmadı, ……
ÇETE; Susurluk Çetesi örtbas edilmeyecek ordudaki uzantıları da …..
TANSU ÇİLLER; Tansu ÇİLLER’in siyasi kariyeri bitmiştir …
VELİ KÜÇÜK; Veli KÜÇÜK ile ilgili yayınların Ordunun bilinen geleneklerine aykırı …… Acaba Veli KÜÇÜK diye bir subay gerçekten var mı? Sanki yok gibi zira Ordu içinde tutmaya devam ettiği bir mensubunu bu kadar dövdürmez, dövdürecekse bünye dışına atar…..Radikal’de Avni ÖZGÜREL’in bahsettiğimiz yazısı (23 Şubat- Radikal) pet gerçeğe uymuyor Veli KÜÇÜK’ün bu kadar basında yer alması emekli olabileceği anlamına gelebilir şeklinde başlıklar altında açıklamalar yapıldığı bu tarz başlıkların 17. sayfada da devam ettiği,
Devamında, Org. Eşref BİTLİS ölümü ile ilgili basın açıklanması , İstanbul Üniversitesinde Yurtsever Gençlere Saldırılılığı iddiası ile ilgili basın açıklaması , 28.Şubat 1998 tarihli “Şeriatçı Kalkışmaya İzin Verilemez başlıklı basın açıklaması, CHP ve Baykal hakkında basın açıklaması,Meclis ve seçimi ancak Cumhuriyet Devrimciliği Kurtarır başlıklı basın açıklaması,11 ocak 1997 tarihli İşçi partisinin üç ayda büyük başarısı başlıklı basın açıklaması
Ekinde sayfa 53 de Çiller özel örgütünün şematik hali, sayfa 54’de, Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine şeklinde el yazması başlık bulunan Susurluk Komisyon Üyelerinin isimlerinin bulunduğu liste, son iki sayfada Basın toplantısı bildirisi olduğu;
9- (48) Sayfa üzerinde 21 Kasım 96 Basına isimli doküman içeriğinde;
1. Sayfasında, Ufuk URAS MİT Ajanıdır başlıklı basın açıklaması ve iddialar
2-13 arası sayfalarda İstanbul Öncü Gençlik faaliyetleri, bütçesi vb konuları anlatan yazı,
Devam eden sayfalarda Susurluk Özel Örgütü PKK’ya silah sattı, CIA-MOSSAD Ekibi, PERİNÇEK’e Suikast, CIA-Fazilet Partisi İlişkisi Abdullah GÜL Üzerinden Yürütülüyor, KIRCI, ÇİLLER Özel Örgütünün Kara Kutusudur, Çeşitli gazetelerden kesilerek bir yere yapıştırılmış Vural SAVAŞ’a destek başlıklı gazete kupürleri,
BU YAZIYA BAKALIM
46-47-48. sayfalarda, T.C. Özel Harp Dairesinin 253 sayılı duyurusudur.
İHD GENEL BAŞKANI AKIN BİRDAL’I BİZ VURDUK
Yüce Türk Milleti!
İbareleriyle başlayan,…… Akın BİRDAL planlandığı şekliyle düzenlenen saldırıyı maalesef şimdilik ağır yaralı olarak atlatmıştır. ……İnsan Hakları Demokrasi, Düşünce Özgürlüğü, Adalet gibi gak guk gibi söylemler artık bizi iyice rahatsız etmeye başlamış, bu ülkede kimin söz sahibi olduğunu göstermek icap etmiştir. …… Koruyup kolladığımız düzenimizin tehlikeye girdiğini hissettiğimiz an bize iş düşüyor demektir……… Her ne kadar herkes için demokrasi fikir ve örgütlenme özgürlüğünü sıkça kullanıyorsak da bu sadece politika gereğidir. Devletimizin ayakta tutulması için her yol denenmektedir……..Parlamento seçimlerinin yapılması sadece bir usulün yerine getirilmesi demektir. O kadar kimse şaşırmasın evet Genelkurmaya Bağlı Özel Harp Dairesi (Yada Kontrgerilla) olarak biz artık bir gerçeğin açıklanmasını zamanın geldiğini düşünüyor karanlık gibi görünen olayların aslında sanıldığı gibi karanlık olmadığını açık yüreklilikle Milletimize duyurmak istiyor Hodri Meydan diyor ve Yüce Milletimizden anlayış bekliyoruz.
…… Saygılarımızla 13 Mayıs 1998 Genelkurmaya Bağılı Özel harp Dairesi Basın Müşavirliği şeklinde doküman olduğu,
10- (50) üzerinde Başlıklı doküman içeriğinde; Hizmete Özel ibareli, 13 Aralık 1997 tarihli Müşavir Orhan ÇOŞKUN imzalı, Em Tümg.Turhan OLCAYTU tarafından yazılan “Dinimiz Neyi emrediyor. Atatürk Neler Yaptı. İnkılabımız İlkelerimiz” isimli yeniden basılıp yayınlanması ile ilgili yazışmalar
Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli
T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış,
İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın 28. Mart 2004 seçimlerinden önce yazdığı ve satışa sunduğu Patlak Ampul Kitabından 09-10-11-12-13-78-79 maddelerinin içeriğini teşkil eden sayfaların kitabın kapağının fotokopisi ile birlikte ekte takdim kılıyorum ve ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu,
Doğu PERİNÇEK 20 Şubat 2004 tarihli Tayyip ERDOĞAN’ın ABD Büyük Ortadoğu Projesindeki Görevi başlıklı basın açıklaması,
12-(593) Sayfa üzerinde Gizli ibareli Türkiye Cumhuriyet Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Asayiş Komutanlığı Diyarbakır ile başlayan Askeri içerikli yazı içeriğinin Kapak kısmı sol tarafında el yazması olarak “Dava Dosyası 169/3 TCK DGM 1 Dosya Belgesi” şeklinde not olan GİZLİ, Ankara J.Gn. K.lığı Basımevi 1999 tarihli İç Güvenlik Hareketi Değerlendirme Raporu isimli askeri belge olduğu,
HİZMETE ÖZEL İbareli 26463 sayılı Özel Harp Daire Başkanlığı Propaganda ve Psikolojik Harp başlıklı askeri yazı,
13-(48) sayfa üzerinde 06.04.2000 TARİH ,ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR BAŞLIKLI DOKÜMAN:
dokümanının 1-17 sayfalarında ;
ÖRTÜLÜ FAALİYETLER
BİR
İSTANBUL 6 NİSAN 2000
Başlıklı doküman olduğu, dokümanın SAYGILARIMIZLA ibaresi ile bittiği, dokümanının içeriğinde…………… şeklinde ibarelerin olduğu,
25 ve 26.Sayfalarda, Emniyet İstihbaratına Yakın Bir Kaynaktan Alınan Bilgiler, (9 Şubat 2006) (Kaynak, Bu Bilgileri Yayınlanmaması Koşulu ile Vermiştir) Başlığı altında 27 Maddeden oluşan yazının olduğu, 16 maddede Emekli Tuğgeneral Veli KÜÇÜK ile Mehmet EYMÜR tam olarak karşı karşıya geldiler. Veli KÜÇÜK bu mücadelede İşçi Partisini Kullanmayı planlıyor şeklinde yazı olduğu, diğer maddelerde İşçi Partisine yönelik başlatılacak bir operasyondan bahsedildiği, bunun ile ilgili Emniyet İçerisinde değişikliklerin olduğu, bazı maddelerin altının çizili belge olduğu,
Devam eden sayfalarda, 15 Şubat 1996 tarihli Gizli İbareli Jandarma Genel Komutanlığının Konu: Denetleme Emri No:58 sayılı resmi askeri yazı olduğu,
Kahire Büyük Elciliği tarafından Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığına 4 Haziran 1967 tarihinde yazılmış gizli ibareli yazı,
15-(61) Sayfa üzerinde T.C Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 17.12.1996 tarihli Gizli ve Kişiye özel ibareli dokümanın içeriğinde, ÇOK GİZLİ ibareli 1996 yılında Susurlukta meydana gelen kaza hakkında Başbakanlık tarafından MİT müsteşarlığından istenilen bilgiye MİT Müsteşarı Sönmez KÖKSAL imzalı verilen cevabın ve dosya eklerinin fotokopisi olduğu
16- (17) Sayfa üzerinde Selimiye 9.1.1973 tarihli İddianame başlıklı dokümanın içeriğinde, 23 Mayıs 2006 tarihli Cemalettin KORKUT tarafından İşçi Partisi Genel Başkanına gönderildiği değerlendirilen yazının içeriğinin Süleyman DEMİREL’in Cumhurbaşkanlığına getirmesi önerisine İlhan SELÇUK’un tepkisiz kalmasının eleştirildiği ve ekinde Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından hazırlanmış, 09.01.1973 tarih ve Esas No:1973/2 sayılı İlhan SELÇUK ve diğer şahıslar hakkında “Mevcut İktidarı Yıpratmak, Siyasi Partilere Karışı İtimatsızlık Yaratmak, Parlamento Aleyhtarlığını oluşturma, Mevcut Demokratik Düzenin Bir Göstermelik Olduğunu Telkin Etmek…….Türkiye’de Askerlerin Yönetime El Koymasını Telkin ve Tavsiye Etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerini Bir Darbeye Sürüklemek” iddiaları ile yargılandığı iddianamenin fotokopisi,
17- (49) Sayfa üzerinde Gizli Devlet yazılı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinde; Cevat Rıfat ATİLHAN tarafından yazılmış, “Gizli Devlet Ve Programı” isimli kitabın fotokopisinin olduğu, içeriğinde “ABD ve Siyonizm” konuların işlendiği,
18- (70) Sayfa üzerinde Harp Akademileri komutanlığı yayınlarından Kuzey Irak 2010 yazılı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinin; Org. Atilla ATAŞ imzalı Kuzey Irak -2010 Muhtemel Gelişmeler başlıklı Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibareli Gelecekte Türkiye’nin Bulunduğu Coğrafyadaki konumu, alacağı yer, jeopolitik durumunun anlatıldığı kitap olduğu,
19- (104) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye’de İrtica Hareketleri ve Terörizmin ilişkileri içerikleri Askeri içerikli Spiral dosya içerisindeki yazı içeriğinin Harp Akademileri Komutanı Org. Necati ÖZGEN imzalı Türkiye’de irtica Hareketleri ve Terörizm İlişkileri isimli Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibareli İrticai faaliyetler ve Terörizm ilişkilerinin anlatıldığı kitap,
20- (9) Adet …. 18 Aralık 2000 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK imzalı İ.Ü Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’na yazılmış, Ali ÖZSOY isimli şahsın Prof Dr. Nur SERTER’in kürsüsüne asistan olarak atanmaması önerilerde bulunduğu yazı olduğu,
21-(78) Sayfa üzerinde İşçi partisi ve Kemalizm Devrim konusu ile başlayıp, Kumanda şansını ele geçirmişlerdir. İle biten doküman içeriğinin; İşçi Partisi ve Kemalizm Devrim konusu başlıklı, Sosyalizm ve Türkiye’de bulunan Sol Gruplar aktarılarak yazının bir bölümünde
Doğru olan model şudur: Türkiye Emekçi Hareketi Ulusun ve Ulusun en Yurtsever gücü olarak halkla ve Türkiye Ordusunun Yurtseverliği ile birleşerek Milli Demokratik Devrimi başka deyişle Kemalist Devrimi tamamlayacak burada emekçi hareketin gücü örgütlenmesi ve Halk kitlelerine önderlik bikrimi belirleyici olacaktır. Şeklinde yazı ile İşçi Partisinin politikalarının anlatıldığı, devamında Sol Grupların bazı kurum ve kuruluş ve siyasilerin eleştirildiği, yazı olduğu,
75-78. sayfalarda Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yarar ver gibi geliyor bana, Takdir Sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu
22- 19. sayfada T.C. Başbakanlık MİT Müsteşarlığı Ankara 29 Haziran 1977 tarihli Gizili İbareli 69856 sayılı emekliye ayrılan personel hakkındaki resmi yazı
24- (21) Sayfa üzerinde Batı Çalışma Grubu el yazılı 19 Şubat 1997 tarihli Gizli ve kişiye özel ibareli TC Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tekirdağ Haber Toplama konulu dokümanın içeriğinde; Kişiye Özel ve Gizli ibareli Bilgi Toplama ile ilgili resmi yazı olduğu, 16 Nisan 1997 tarihli Kişiye Özel ve Gizli ibareli Korgeneral Çetin DOĞAN imzalı Genelkurmay Başkanı emriyle ibareli konu Laiklik Aleyhtan Faaliyetler resmi yazı,23 Nisan 1997 tarihli Kişiye Özel Gizli ibareli Çevik BİR imzalı Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi Konulu resmi yazı, 5 Mayıs 1997 tarihli Kişiye Özel Gizili ibareli Kriminal Kurmay Başkanı Aydan EROL imzalı Batı çalışma Gurubu Bilgi İhtiyaçları konulu resmi yazı,
9-16. sayfalarda Başbakanlık Baş müşaviri Süleyman Kamil YÜCEORAL tarafından yazıldığı değerlendirilen Başbakanlık Başmüşavirliğinin Gizli Raporu başlıklı yazıda o dönemin örtülü ödeneğinin Afgan lider Raşid DOSTUM’a verildiği iddialarının yer aldığı yazı ve bu konu hakkında yapılan gizli ibareli yazışmalar,
25-a-(22) Sayfa üzerinde …Parti Önderliğine Hitaben Yazılmış Cevap Niteliği Taşıyan Özel Rapordur. Başlıklı PKK Terör örgütünün siyasi kanadı ERNK Mar Bölge Temsilciliği isim ve mühürlü dokümanda, Doğu PERİNÇEK hakkında düzenlenen rapor olduğu, raporda PERİNÇEK’in kendilerine gizli de olsa devamlı destek verdiği, HEP, DEH ve HADEP gibi partilerden çok daha icraatçı olduğundan bahsedildiği,
İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D. PERİNÇEK’e başlıklı, 04.03.1196 tarihli Parti Önderliği Adına Garzan Eyaleti Karargah Komutanlığı isim ve mühürlü dokümanda Doğu PERİNÇEK’in PKK Terör örgütüne vermiş olduğu destekten dolayı duyulan memnuniyetin anlatıldığı ve bu desteklerinin devamının beklendiğinin dile getirildiği mektup olduğu,
21 Aralık 1996 tarihinde Irak Bass Partisi Binasında Yapılan Toplantı Tutanağı Başlıklı doküman olduğu, Bu toplantıya Doğu PERENÇEK’in de katıldığı siyasi ve bölgesel konular hakkında konuşmaların yazıya döküldüğü
26- (125) Sayfa üzerinde Kutlu Savaş Susurluk Raporu başlıklı dokümanın içeriğinde..…. Emniyet Genel Müdürlüğü başlığı altında,Polis Teşkilatının Susurluk olayı ile derin bağlantılar içinde olduğu,dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AĞAR’ın Başbakanla arasında ki samimiyetin bunun göstergesi olduğu, örtülü ödenekten istihbari faaliyetlere aktarılan fondan emniyete geniş pay verildiğine dair bilgilerin bulnduğu,
Milli İstihbarat Teşkilatı başlığı altında, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı mührü bulunan Susurluk olayı hakkında,Yeşil Kod Mahmut YILDIRIM,Ömer Lütfü TOPAL,Emparyel Otelcilik ve Turizm ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen talih oyunları salonları, Mehmet Ali Yaprak ve kaçırılması, Behçet CANTÜRK, Sedat BUCAK ve Bucak Aşireti, Çeteler, Çetelerle alakalı yapılan operasyonda ele geçen silah ve malzemeler, Değerlendirme, Jandarma, Uyuşturucu kaçakçılığı ve Teklifler başlıkları altında konuların işlendiği,
ÇETELER başlığı altında,Avrupa ya gönderilen uyuşturucu trafiğinde geçiş noktası olan Kocaeli’nde çetelerin ortaya çıkşı,ayrıca Jandarma alay komutanı Veli KÜÇÜK, Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN ve Affan KEÇECİ’nin adlarının çeşitli olaylara karışmış olması yorum ve spekülasyonları arttırmış bölgenin “şeytan Üçgeni” olarak adlandırılmasına sebep olmuştur.şeklinde ifadelerin bulunduğu,
ÇETELER başlığı altında, Operasyonda ele geçen Silah ve Malzemeler başlığı altında, Mehmet EYMÜR ,telefonu ile Meral AKŞENER’i ,DYP Genel Merkezini,Gazeteci Nurcan AKAD’ı,Tolga Şakir ATİK’i, Özer ÇİLLER’i, Mehmet AĞAR’ı, Adil ÖNGEN’i aramaktadır.
Sedat PEKER (Memiş TAVUKÇU adına kayıtlı)532 243 61 11 no’lu telefonu ile Jandarma İstihbaratına kayıtlı numaraları arıyor ,Ali YILDIZ adına kayıtlı 532-264 27 01 ve 26283 14 numaralı telefonlardan Sedat PEKER aranıyor.
Sedat PEKER, Veli KÜÇÜK’ü pek çok kere arıyor.Telefon ayrıntı faturalarının toplamının ise, bu kişilerin legal gelirlerini aştığı görülecektir.
İncelemeleri sürdürünce Sedat PEKER, Sami HOŞTAN, Abdullah ÇATLI,gerçek Mehmet ÖZBAY ve TOPAL’a ait gazino telefonları,Hadi ÖZCAN ve daha pek çok telefonun Yeşil’e ait 542-214 50 21’i aradığı ortaya çıkıyor.
Ahmet Lütfü TOPAL başlığı altında,Topal’ın en sık görüştüğü kişi ortağı Sami HOŞTAN’dır.Hakim Akman AKYÜREK’te aynı numaradan Sami HOŞTAN’la irtibatlıdır.Sami HOŞTAN’ın incelenen tek bir telefon numarasından 7 ayda ve özellikle 1996 yılında Albay Veli KÜÇÜK ile 34 kez, Abdullah ÇATLI ile 13 kez, Korkut EKEN ile 6 kez görüştüğü tespit edilmiştir.
Değerlendirme Başlığı altında; Susurluk olayının genel değerlendirmesi ,sıkıntı veren bir görünüm arz ettiği, Susurluk olayı yumağının OHAL bölgesinde gelişip ülkenin büyük merkezlerine taşınmış ,oralardaki uygun olay,kişi ve grupları bünyesine katarak geliştiği,neticede çok yönlü ve derinliğine bir ilişkiler yumağı oluştuğu,devlet kurumlarının ve yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek devrede oldukları şeklide bilgilerin bulunduğu,
2004 tarihli Akademi Tv. İstanbul Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa SÖNMEZ’e Hakan TÜRK tarafından yazılmış yazı ekinde Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI) imzalı dilekçe bu dilekçenin Nokta Dergisinde yayınlanmış halinin fotokopisi, İsrail’den gelen silahlar Ayniyet Teslim Makbuzu fotokopisi, Çok Gizli Kişiye Özel ibareli Korkut EKEN imzalı dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AĞAR’ın talimatı ile ajanlara teslim edilen silahların toplanması ile ilgili yazı,
27-(186) Sayfa üzerinde Dr.Doğu PERİNÇEK Kişisel Özgeçmişler dokümanını içeriğinin 10. sayfasına kadar Doğu PERİNÇEK’in soyağacının gösterildiği şemalar olduğu,
Doğu PERİNÇEK’in Çin Komünist Partisi Genel Sekreterine hitaben yazmış olduğu 16 Kasım 2004 tarihli yazısı,
Doğu PERİNÇEK tarafından Erdoğan TEZİÇ’e gönderildiği değerlendirilen http://www.youtube.com/watch?v=WRtl4gT-wc isimli görüntü paylaşım adresinde yayınlanan İstihbaratçı Tuğgeneral Münir ERTAN’a ait ses kaydı ve o kayıt hakkında yorumlar olduğu,
Mehmet ÇİÇEKÇİ İşçi Partisi Şanlıurfa İl Başkanı imzalı Ulusal Strateji Merkezi Dikkatine başlıklı, içeriğinde “Partimiz Önderliğinde Tüm Vatanseverlerin katılacağı Türk Bayrakları ile Vatanı ve Cumhuriyeti Diyarbakır’da savunma Mitingi tertip etmeyi öneriyorum………..” şeklinde yazı bulunan doküman,
35- (28) üzerinde T.Devriminin Yolu başlıklı beyaz zarf içerisinde dokümanın içeriğinin el yazması ile Devrim ile ilgili bir çok konunun işlendiği, uygulanması gereken yöntemlerin, stratejinin, teori vb konuların yazıldığı yazı,
36- (7) Sayfa üzerinde Sabancı Suikastı başlıklı doküman içeriğinde, Çeşitli gazetelerden alınmış Özdemir SABANCI suikastı ile alakalı haberler,
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli İbareli Özdemir SABANCI suikastı ile ilgili harlamış olduğu resmi yazı,
38 (57) Sayfa üzerinde Çocuklu adam ile başlayan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin,
Aydınlık Dergisinin Hüseyin BAYBBAŞİN isimli şahıs ile yaptığı röportajın içeriğinin , Mehmet AĞAR, Devlet içindeki çetelerden vb gibi değişik konularda yapılmış söyleşi olduğu,
Hüseyin KOCADAĞ-DEV SOL HAKKIDAKİ BİLGİLER başlıklı yazı olduğu,
Devem eden sayfalarında Mehmet AĞAR, Abdullah ÇATLI, Tansu ÇİLLER hakkında yazılar olduğu,
40- (6) Sayfa üzerinde Hanifi AVCI’yı CİA konuşturdu başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinde; Hanefi AVCI’ nın CİA ile ilişkileri, Tansu ÇİLLER, Özer ÇİLLER ve Mehmet AĞAR’ ın ilişkileri, Abdullah ÇATLI ‘nın MİT ve JİTEM’le ilişkisi ve Veli KÜÇÜK hakkında bilgilerin olduğu,
44-(18) Sayfa üzerinde TC. İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara, Atatürk, Atatürkçülük ve Laiklik 10 Kasım 1999 başlıklı spiral dosyanın içeriğinde; Laikliğin tanımı, olması gerekliliği, TSK nın bu konuda üzerine düşeni sonuna kadar yapacağı vb konuların işlendiği yazı olduğu,
47--(13) Sayfa üzerinde Mumcu ve Kışlalı’ya dört kişilik Süper –Nato Timi katletti başlıklı dokümanın içeriğinde; Uğur MUMCU ve Taner KIŞLALI cinayetlerinin arkasında başka güçlerin olduğunu, zamanın yönetiminin kamuoyuna bilerek yalan söylediğini beyan eden yazıların olduğu,
58 -(233) Sayfa Mavi Renkli klasör içerisinde ABD Türk Ordusu 1990-98 Karadayı başlıklı dokümanların içeriğinde ;
-Birinci sayfasında Karadayı Dönemi 1994-1998 Çevik bir için 2 Klasör şeklinde el yazması yazının olduğu ,
İkinci sayfasında Karadayı dönemi Kriz Bölgeleri Türkiye ABD İlişkileri ve Türk Ordusu 1993-2000 30 ağıstos şeklinde el yazması yazı olduğu,
Ekinde Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincian-Uygur Özerk bölgesinde provakosyan amaçlı Amerika tarafından Türkiye’den bir ekibin gönderildiğini iddia eden bir sayfalık yazı olduğu ve aynı sayfada el yazması ile “İlhan Selçuk’un gafleti yazısını çıkartınız bu kitaptan” şeklinde yazılmış not olduğu,
Devam eden sayfalarda 142. sayfada
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ARAŞTIRMA
SAYI:8900
TARİH:..01.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Genel bilgi
YUNANİSTAN TÜRKİYE’DEN KAÇAN TERÖRİSTLERE YARDIM EDİYOR
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 143 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ARAŞTIRMA
SAYI:921
TARİH:..10.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Yunanistan’dan PKK ya yardım
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 144 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ÖZEL
SAYI:921
TARİH:22.10.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Yunanistan’dan PKK ya yardım
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 145 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:6.1.0917
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına operasyon
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 146 da
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:347.2.0918
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına Ek davamı
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 147
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:6.1.0917
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına EK lI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 148 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:03.08.95
TARİH:346.1.0918 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut) (Sayı tarih yanlış yerlere vurulduğu değerlendirilmektedir)
Konu :Ortadoğu ve Balkanlar ……(Okunmuyor) görüşmeleri
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 149 da
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:346.2.919
TARİH:03.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
GENEL BİLGİ VERME İLGİLİ
Konu :Ek-I DEVAMI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 150 de T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:346.2.919
TARİH:03.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
GENEL BİLGİ VERME İLGİLİ
Konu :Ek-I DEVAMI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 151 de T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER/GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:1134,3,910
TARİH:….08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 152 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER/GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:1134,3,911
TARİH:04.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 153 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11347,912
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 154 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER /ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11348,3,913
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 155 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11349,914
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 156 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134816,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:SERV-LOZAN ANTLAŞMALARI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 157 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134817,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 158 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134818,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:III
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 159 da;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134819,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:IIII
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 160 da;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134819,915
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:IIIII
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
65 -(1) Adet üzerinde Provokasyon dosyasına yazılı Sayın Doğu PERİNÇEK yazılı zarf içerisinde mektup içeriğinin;
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ
BİLDİRİ NO:1
Sevgili Halkımız….. ile başlayan Yaşasın Türkiye Demokratik Halk Cumhuriyeti İçin Halkın Güç Birliği …. Şeklinde biten isim ve imzasız, Miting/Toplantı konuşma metni olduğu değerlendirilen siyasi propaganda içerikli yazısı
66-(3) Sayfa sarı zarf içerinde mektup içeriğinin;
Doğu PERİNÇEK’e hitaben yazılmış, Sayın PERİNÇEK, ile başlayan, “Milli Güç Birliği Hareketini şimdilik dikkatle takip ediyoruz, Hareketinizin yönünü izleyeceği süreci titizlikle izleyeceğiz ve bu konudaki fikirlerimizi size zaman zaman aktaracağız Takdir edersiniz ki Şimdilik Sizinle uzaktan temas zorunluluğumuz vardır. Ama aynı zamanda bizler sizin çok yakınınızdayız …….” TDHC-HGB imzalı mektup ve ekinde iki sayfalık
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ
BİLDİRİ NO:3
Sevgili Halkımız….. ile başlayan Yaşasın Türkiye Demokratik Halk Cumhuriyeti İçin Halkın Güç Birliği …. Şeklinde biten isim ve imzasız, Miting/Toplantı konuşma metni olduğu değerlendirilen siyasi propaganda içerikli yazısı,
Şüpheli, DOĞU PERİNÇEK’in Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen 1’den 233’e kadar numaralandırılmış Mavi Renkli klasör içerisinde ABD Türk Ordusu 1990-98 Karadayı başlıklı dokümanların içerisinde 8.sayfasında el yazması ile “CHP ve Kürt sorunu” ibaresi ile başlayan Genelkurmay Başkanlığının, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine Fikri Sağlar konulu resmi yazı ve ekinde GİZLİ ibareli sunum şeklinde hazırlanmış 18 sayfalık bilgisayar çıktısı yazı olduğu, yazının içeriğinin;
T.C. GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI ANKARA HAZİRAN 2000
KONU : FİKRİ SAĞLAR MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİNE
Başlıklı Yazının ;
Birinci Maddesinde;Alınan bir bilgiden ;
CHP den bazı kişilerin Avrupa’daki PKK terör örgütü mensupları ile görüştükleri
(1) Yakında CHP nin İl ve İlçe örgütlerinde seçimlerin olacağı
(2) İl ve İlçedeki yönetimlerin eski Genel Başkan Deniz BAYKAL’ın elinde olduğu bu konuda örgütten destek istediklerini belirttikleri
b. PKK terör örgütü sözde başkanlık konseyinin Avrupa ‘daki teröristlere
(1) Deniz BAYKAL ın sözde Kürt sorununa olumsuz yaklaştığını
(2) İl ve İlçe örgütlerinin BAYKAL ‘ın elinden alınmasının uygun olduğu
(3) Bu konu ile ilgili söz konusu şahıslara destek verilmesini verilecek destek ile BAYKAL’ın özellikle Güneydoğu Bölgesindeki etkisinin kırılabileceğini belirttiği tespit edilmiştir.
ikinci maddesinde; Hassas Kaynaklardan konu ile ilgili alınan bilgilerde ise CHP parti meclis üyesi FİKRİ SAĞLAR’ın CHP eski genel başkanı DENİZ BAYKAL yanlısı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki CHP il teşkilatlarını ele geçirme gayreti doğrultusunda HADEP yönetimi ile temasa geçerek destek arayışında bulunduğu istihbar olunduğu öğrenilmiştir. Şeklinde yazıların olduğu yazının altında Fevzi TÜRKERİ Korgeneral İstihbarat Başkanı şeklinde isim ve rütbenin olduğu imza bulunmadığı, yazının ekinde el yazı ürünü ile yazılmış SÖZDE KÜRT SORUNU CHP ve KÜRTÇÜ ÇEVRELERİN YAKLAŞIMI başlıklı yazı olduğu yazıda ALGAN HACALOĞLU CHP-MYK üyesi ALTAN ÖYMEN CHP Gen-Bşk. SİNAN YERLİKAYA CHP-MYK Üyesi TURAN ERDEM CHP Gen. Sek. ve CHP il başkanlarının sözde Kürt sorunu hakkında söylemleriyle terörist başının CHP ile ilgili düşünceleri şeklinde yazılarla CHP HADEP ittifakını birleştirici şematize edilmiş yazı olduğu,
Devam eden sayfalarda ;
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:1 ibaresi bulunan sayfada;
Karartılmış şekilde CHP TARAFINDAN “HALKLA BİRLİKTE ÇÖZÜM PROJESİ” ADI ALTINDA GÜNEYDOĞU İLLERİNDE YAPILAN TOPLALNTILAR şeklinde yazı olduğu,
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:2 ibaresi bulunan sayfada;
DİYARBAKIR’DA “CHP HALKLA BİRLİKTE ÇÖZÜM ÜRETİYOR III NCÜ KURULTAYI” ADI ALTINDA 08-09 NİSAN 2000 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN TOPLANTI İLE İLGİLİ ALINAN BİLGİLERDE
DİYARBAKIRDAKİ TOPLANTININ, GİRESUN VE ÇANAKKALE’DEN SONRA DÜZENLENEN ÜÇÜNCÜ TOPLANTI OLDUĞU
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:3 ibaresi bulunan sayfada;
TOPLANTIDA CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAŞAR SAYMAN (BAYAN) PARTİ MECLİS ÜYELERİ ALGAN HACALOĞLU VE O.VELİ YILDIRIM MYK ÜYESİ YAKUP KEPENEK’İN DİĞER PARTİ İL BAŞKANLARI DİYARBIKIR BAROSU YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İLE TOPLANTI ÖNCESİ BİR ARAYA GELDİKLERİ VE SÖZ KONUSU ŞAHISLARI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ İLE BİRLİKTE DÜZENLENECEK TOPLANTIYA DAVET ETTİKLERİ
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:4 ibaresi bulunan sayfada;
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAŞAR SAYMAN’IN TOPLANTI ÖNCESİ YAPATIĞI TEMASLARDA CHP’NİN KÜRT SORUNU KONUSUNDA PROĞRAMLARININ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BU GÜNDE BELLİ OLDUĞU AVRUPA BİRLİĞİNİN YOLU DİYARBAKIR’DAN GEÇER SLOGANLARI İLE SORUNA ÇÖZÜM BULUNAMAYACAĞINI CHP’NİN YENİ DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERDEN BİRİNİN SÖYLEM VE EYLEM BİRLİĞİ OLDUĞU DİYARBAKIR İL BAŞKANININ SÖYLEDİĞİNİN İSTANBUL VE ANKARADAKİ İL BAŞKANLARI İÇİNDE GEÇERLİ OLDUĞUNU BELİRTMİŞTİR.
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:5 ibaresi bulunan sayfada;
BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ DÜĞÜN SALONUNDA 08 MART 2000 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN TOPLANTIYA CHP GENEL BAŞKANI ALTAN ÖYMEN İLE BAZI CHP’Lİ ESKİ BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİ ÇEŞİTLİ PARTİ SENDİKA VE 27 DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTÜ YÖNETİCİLERİNİN VE BASIN MENSUPLARININDA İÇİNDE BULUNDUĞU 500 KİŞİLİK BİR GRUBUN KATILDIĞI
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16 Sayfaların Bulunduğu Bu Sayfalarda da Söz de Kürt Sorunu İle İlgili CHP’li Yetkililerin Söylemlerinin Aktarıldığı
KART NO:7 NCİ SAYFANIN İKİNCİ PRAGRAFINDA ALTAN ÖYMEN’in bölgedeki sorunun çözülmesi için GENEL AF, KÜRTÇE TV ve KÜRTÇE EĞİTİM için KÜRT ENSTİTÜSÜNÜN KURULMASINI ÖNERDİĞİ,
KART NO:11 NCİ SAYFADA Toplantıda esnasında konuşma yapan CHP il başkanları ve sivil toplum örgütü temsilcileri BÖLGENİN TEMEL SORUNUNUN KÜRT SORUNU OLDUĞU yönünde söylemlerde bulunduğu,
KART NO:17 DE Raporun sonuç bölümünde CHP’nin halk ile birlikte çözüm projesi çerçevesinde yaptığı toplantılarda dile getirdiği hususların terörist başının cezaevinde belirlediği sözde barış planı ile paralellik arz etmekle birlikte yeni olmadığı,
CHP’nin geçmişte de ERDAL İNÖNÜ, MURAT KARAYILÇIN ve DENİZ BAYKAL’ın liderlik yaptığı dönemlerde de benzer tarzda projeler geliştirdiği.
Son olarak CHP-MYK üyesi ALGAN HACALOĞLU tarafından 1 OCAK 2000 tarihi itibariyle Demokratikleşme ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Kalkınması Temel Politikaları adı altında çalışmaların mevcut olduğu bilinmektedir. Şeklinde yazıların olduğu Genel Kurmay Başkanlığının resmi yazı imajı yaratılan yazı Genel Kurmay Başkanlığına sorulduğunda 02.06.2008 Tarihli Gizli ibareli cevabi yazısında bahse konu yazının Genel Kurmay Başkanlığına ait bir yazı olmadığı bildirilmiştir.
Ayrıca Şüpheli Doğu PERİNÇEK in ikametinden elde edilen Genel Kurmay Başkanlığı başlıklı Resmi yazı nitelikli imajı verilen yazılarında Genel Kurmay Başkanlığına 02.06.2008 Tarihli Gizli ibareli yazısında bahse konu yazıların Genel Kurmay Başkanlığına ait yazılardan olmadığı bildirilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ GENEL MERKEZİ ANKARA
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 Sayılı Yerde Faaliyet Gösteren İşçi Partisi Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi Ve Ulusal Kanal Merkezlerinde sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
4- 4.Katın merdivenlere göre sol tarafında bulunan dairenin girişindeki sağ odada elde edilen;
(1) adet Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine başlıklı Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ibaresi ile son bulan (2) sayfalık faks çıktısı doküman içeriğinde; 28.06.2006 tarihinde Aydınlık Dergisinde yayınlanan “Danıştay Tertibinin Başı Emniyet İstihbarat Daire Başkanı” başlıklı haber ile ilgili Aydınlık Dergisi sorumlu Müdürüne hitaben yazılmış, tekzip ve düzelteme istem talep yazısı olduğu,
(1) adet T.C. 11.Ağır Ceza Mahkemesi (İstanbul) ibaresi ile başlayıp, Hakim 37278 ibaresi ile son bulan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı belgenin içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı 20.07.2007 tarihinde verilmiş TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA tahliye talebinin reddine karar verilmesi ile alakalı mahkeme kararı olduğu,
(1) adet T.C. 10. Ağır Ceza Mahkemesi ibaresi ile başlayıp, Katip 95540 ibaresi ile son bulan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı belgenin içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı 09.08.2007 tarihinde verilmiş KISITLAMA KARARININ KALDIRILMASI TALEBİNİN REDDİNE karar verilmesi ile alakalı mahkeme kararı olduğu,
(1) adet Aydınlık Hukuk Bürosu ibaresi ile başlayıp Muzaffer TEKİN Müdafii O.Aydın Şahin ibaresi ile son bulan (4) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı tahliye talebinde bulunan Avukat Osman AYDIN ŞAHİN in ilgili mahkemeye yazmış olduğu talep yazısı olduğu
(1) adet T.C. Ankara C.Başsavcılığı ile başlayıp Seval ÇÖÇÜ Müdafi ibaresi ile son bulan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Soruşturma No:2006/139 sayılı soruşturma ile ilgili 25.05.2006 tarihli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
(1) adet EGM’deki F.E Tipi Örgütlenmenin Etkin Elemanları İsmail BOŞNAK Bşk.Yrd. ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman içeriğinde; Emniyet Mensubu rütbeli personel ve memurların isimleri ve karşısında bir cemaatin üyeleri olduğuna dair iddiaların yer aldığı yazı olduğu,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayan 13320 sicil sayılı ibaresi ile son bulan (15) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Muzaffer TEKİN isimli şahsın Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 26.05.2006 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayıp Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Ergün POYRAZ isimli şahsın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 30.07.2007 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı olduğu, tutanak üzerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce vurulmuş olan 070744 güvenlik numarasının olduğu,
(1) adet TC Ankara C.Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Sibel YARDIMCI ibaresi ile biten (5) sayfa bilgisayar çıktısı içeriğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Soruşturma No:2006/139 sayılı soruşturma ile ilgili 25.05.2006 tarihli Muzaffer TEKİN’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
1.Ahmet ÖZKOCA, E. Pil.Kd.Alb. ÖKK Grup Komutanı 0532 285 84 58
2. Adil Serdar SAÇAN Eski İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürü 0505 543 09 03,
4. Doç. Dr.Emin GÜRSES Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi 0532 206 67 68 şeklinde bilgisayar çıktısı yazı olduğu,
(1) adet Emniyet İçindeki Fetullahçı Kadro ibaresi ile başlayan, döneminde Çerkezlerin gürcülerin önü açılmış yükseltilmişlerdir ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman içeriğinde; Emniyet Mensupları içerisinde Fetullahçı kadroların olduğu, iddialarının yer aldığı yazı olduğu bir çok emniyet mensubunun Fetullahçı olarak isminin verildiği, yazının son bölümünde TANTAN’ın günahı çoktur ….. akıl hocası Emin GÜRSES’tir şeklinde ibarenin geçtiği bilgisayar çıktısı yazı olduğu,
(1) adet çok gizli ibaresi ile başlayıp tehdit edilmiştir ibaresi ile son bulan (57) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde, Çok Gizli ibareli 3 Kasım 1996 günü Balıkesir-Bursa Karayolu susurluk İlçesinde meydana gelen kaza sonrası hazırlanan MİT Raporu olduğu değerlendirilen yazı olduğu,
(1) adet Polis Teftiş Kurulu Başkanlığı ibaresi ile başlayıp Bağlanarak Sunulmuştur Arz Ederim 28.08.1992 ibaresi ile son bulan (38) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde, Polis Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan davacı Rafet YILMAZ, Suç …Türk Devletini Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek iddiası ile ilgili hazırlanmış Fezleke olduğu, İstihbarat Daire Başkanlığının 10 Mart 1992 tarihli Çok Gizli ibareli resmi yazısı,
1) adet T.C. Genelkurmay Başkanlığı ibaresi ile başlayan Zekeriya DURAN ibaresi ile biten (15) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının 18 Ağustos 2006 tarihli Esas No:2006/337, Karar No:2006/266, Şüpheli Murat EREN hakkında Devletlin Güvenliğini ve Siyasal Yaralarına İlişkin Bilgileri Açıklamak, Askeri Mühimmatı Gizlemek Suçuna iştirak etmek Suçları ile alakalı iddianame ve Kovuşturmaya Yer olmadığına dair karar olduğu,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı İfade Sahibi Muzaffer TEKİN ibaresi ile biten (16) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Muzaffer TEKİN isimli şahsın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 18.06.2007 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı olduğu, tutanak üzerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce vurulmuş olan 070616 güvenlik numarasının olduğu
(1) adet Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı ibaresi ile başlayan, Saygılarımla ibaresi ile son bulan (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Fetullah hoca cemaati ibaresi ile başlayan saygılarımla ibaresi ile biten 10 sayfalık bilgisayar çıktısı doküman Fetullah Gülen cemaatini Emniyet teşkilatının içine sızdığı yönündeki iddialarla son dönemde Grubun fark edilmemek için almış olduğu tedbirlerin anlatıldığı yazı olduğu yazının saygılarımla ibaresi ile son bulduğu
(1) adet T.C.Yargıtay Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Erkan BUYRUK ibaresi ile son bulan (20) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Tebliğ name 2006/206179 Yargıtay 9. Ceza Daire Yüksek Başkanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yardımcısı tarafından imzalanmış müşteki Ergün POYRAZ Sanık Fetullah GÜLEN hakkındaki 28.05.2007 tarihli kamu davasının Düşürülmesi talep yazısı olduğu,
(1) adet T.C.Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlık Teşkilatı ibaresi ile başlayan Şenkal ATASAGUN Müsteşar ibaresi ile son bulan ibareli (3) sayfalık yazı içeriğinin 06.11.1998 tarihli Milli istihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli Çok Acele Günlü ibareli Başbakanlığa hitaben yazılmış, belge istemi konulu Şekal ATASAGUN imzalı resmi yazı olduğu,
2-3.sayfalarında 17.12.1996 tarihli Milli istihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli Kişiye Özel ibareli Başbakanlığa hitaben yazılmış, belge istemi konulu Sönmez KÖKSAL İbareli resmi yazı olduğu,
(1) adet T.C.İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesi ibaresi ile başlayıp Katip 103295 ibaresi ile son bulan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul . Ağır Ceza Mahkemesinin şüpheli Muzaffer TEKİN ile alakalı olarak Avukatı Osman Aydın ŞAHİN’in itirazının Reddine ilişkin 28.062007 tarihli Değiş İş Kararı olduğu,
(1) adet T.C. C.Savcılığı ibaresi ile başlayan Muzaffer TEKİN Şüpheli ibaresi ile son bulan (7) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosunca 19.06.2007 tarihinde Soruşturma No:2007/1536 sayılı soruşturma ile ilgili Muzaffer TEKİN’’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
(1) adet 9 Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ibaresi ile başlayan Avukat Burhanettin AKTÜRK ibaresi ile son bulan (4) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul 9. ağır Ceza Mahkemesinin Sorgu No:20007/80 sayılı 19.06.2007 tarihli Sorgu zaptı ve şüpheli Muzaffer TEKİN ve şüpheli Mahmut ÖZTÜRK’ün tutuklama kararı,
(34)sayfa İçişleri Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp , Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli dokümanın içeriğinde;04 Aralık 1996 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünden Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilmiş Söylemezler çetesi ile alakalı bilgi belge resmi yazışmaların bulunduğu GİZLİ ibareli Emniyet Genel müdürlüğünün 8002 sayılı yazısı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin kurulu 24.10.1996 sayılı Polis memuru Halim Apaydın ve iki meslektaşı hakkında 1996/44 ve 1996/ sayılı 308 kararları olduğu, belge içerisinde Dosya no 2 ibareli SÖYLEMEZ KARDEŞLER ÇETESİ ibareli Eyüp SEMERCİ imzalı evraklalar GİZLİ ibareli resmi yazışmalar İçişleri bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından Emniyet müdürü Deniz GÖKÇETİN hakkında görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma söylemez Kardeşlerin iş yerinin taranması olayında yanlı davranması nedeni ile cezalandırılması yönündeki rapor olduğu;
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından 10 Mart 1992 tarih ve 79-92 sayılı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazılmış Bazı Emniyet Mensuplarının İllegal Faaliyetleri konulu Çok Gizli ibareli Tuncer MERİÇ Daire Başkanı imzalı yazı,
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 28.09.1992 tarih ve 92/5303 sayılı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, Emniyet Mensupları konulu Gizli ibareli Ali KALKAN Emniyet Müdür Yardımcısı imzalı resmi yazı,
(1) adet 12 Ocak 1999 ibaresi ile başlayan Saygılarımla ibaresi ile biten (10) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İşçi Partisinden MGK’ya Fetullah raporu başlıklı doküman içeriğinde; İşçi Partisi Basın Bürosu tarafından hazırlanarak MGK’ya (Milli Güvenlik Kurulu) sunulduğu iddia edilen Emniyet içerisindeki Fetullah GÜLEN yapılanması iddialarının yer aldığı, bir çok Emniyet Mensubunun isim ve atandığı ilin ve görevli olduğu yerin belirtildiği yazı olduğu,
(1) adet T.C.İçişleri Bakanlığı ibaresi ile başlayıp, Adına takipsizlik kararı verilmesi kararı verildi ibaresi ile son bulan (8) sayfalık bilgisayar çıktısı içeriğinin; Polis Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan davacı Rafet YILMAZ, Suç …Türk Devletini Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek iddiası ile ilgili hazırlanmış Fezleke olduğu, İstihbarat Daire Başkanlığının 10 Mart 1992 tarihli Çok Gizli ibareli resmi yazısı,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür,
(1) adet çok gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü …. ile başlayıp 291778 Kom.Yrd. ibaresi ile biten (9) sayfadan ibaret doküman içeriğinin; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından 10 Mart 1992 tarih ve 79-92 sayılı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazılmış Bazı Emniyet Mensuplarının İllegal Faaliyetleri konulu Çok Gizli ibareli Tuncer MERİÇ Daire Başkanı imzalı yazı,
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 28.09.1992 tarih ve 92/5303 sayılı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, Emniyet Mensupları konulu Gizili ibareli Ali KALKAN Emniyet Müdür Yardımcısı imzalı resmi yazı,
6- Sekreter odasındaki masada elde edilen;
(2) sayfa Ulusal Strateji Merkezi Genel Kurulu ibaresi ele başlayıp Ersoy Bulut ibaresi ile biten doküman içeriğinin; Ulusal Strajesi Merkezi Genel Kurulu Milli Hükümet Programı Kurutmayı 30 Eylül-1 Ekim 2006 (Taslak) OTURUM KONULARI
1-Partinin Temel Nitelikleri,
2- Devletin Yeniden Yapılandırılması ,
3-Güvenlik ve Dış Politika
4-Ekonomik ve Sosyal Güvenlik
5-Kültür ve Eğitim başlıkları altında yapılacak faaliyetlere katılacak şahısların isimlerinin yer aldığı, bu isim listesi içerisinde Emin ŞİRİN, Prof. Dr. Kemal ALAMDAROĞLU isimlerinin de olduğu ,
(7) sayfa İşçi Partisi başlığı ile başlayan Sabatayın doğum günü ibareli ile biten doküman içeriğinin; 6 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanlığı tarafından düzenlene Ergenekon Senaryosunda Son Uydurmalar başlıklı basın açıklaması olduğu içiriğinde yürütülen soruşturmanın usulsüz ve kanuna aykırı olduğu, soruşturma kapsamında Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanların uydurma olduğu ve soruşturmanın bir tertipten ibaret olduğunun iddia edildiği yazı olduğu,
(1) sayfa Çok gizli ibareli (5) sayfadan oluşan belgenin “Konu: İP / Karargah evleri” başlıklı olduğu, içeriğinde, “İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla, emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir harekat başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için “karargah evleri” adı altında, çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir.” yazdığı, devamında karargah evleri hakkında bilgiler verildiği, yazının sonlarına doğru faaliyet içersinde yer alan şahısların değişik başlıklar altında isim listelerinin yazdığı, Son sayfasında ise karargah evleri başlığı altında bir şema yapıldığı ,
A… TAŞCI (KURYE) şeklinde yazıların şematize edilmiş olduğu,
(4) sayfa Çok gizli Karargahevleri ibaresi ile başlayıp Gönül Temiz ve Nesimi AKBULUT isimli şahıs etkindir ibaresi ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Dokümanın sol üst köşesinde ÇOK GİZLİ ibaresi, dokümanın sayfa altında bulunan dip not kısmında “Bu Belgiler Hassas Kaynaktanr Elde Edilmiştir. Bilgilerin Kontrolü Kullanılması Halinde Kaynağının Hassasiyeti Zedelenebilecektir, dokümanın arka fonunda ÇOK GİZLİ KOPYA ibaresinin olduğu, Birinci sayfasında Karargah Eveleri faaliyeti içerisinde yer alan şahısların isimlerinin olduğu,
İkinci sayfasında İP/Karargah Evleri Başlığı altında; İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılı ile emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları ile mücadele amacıyla hareket başlatıldığı, bu grubun isminin Karargah Evleri olduğu gerektiğinde TSK yanında silahlı mücadele vermek ibaresinin geçtiği Karargah Evleri hakkında derlenmiş bilgilerinin olduğu,
7- Ulusal Kanal Haber Merkezinde elde edilen;
(12) sayfa Azerbaycan başlıklı doküman içeriğinde; 20.Şubat 1996 tarihinde 0212 215 51 70 numaralı fakstan gönderildiği değerlendirilen Azerbaycan’da Haydar ALİYEV zamanında bir darbe girişimi ile ilgili iddiaların aktarıldığı rapor tarzı hazırlayan birimin belli olmadığı bilgisayar çıktısı yazı olduğu, yazı içeriğinde Tansu ÇİLLER, Susurluk, Abdullah ÇATLI, Abdullah ÇATLI’nın eylemleri vb konuların aktarıldığı, yazıdaki paragrafların kenarlarında el yazması “ÇİLLER’e yüklenme”, “Darbe Tartışması Büyütülecek”, “CIA ALİYEV’e Haber Verdi mi?”, “28 Şubatın İmzacısı Hikmet KÖKSAL’a Suçlama”, “Fransa’daki Operasyonlar Açıkça Kabul Ediliyor”, vb. karalama notların tutulduğu, yazı olduğu,
(17) sayfa Hizbullah terör örgütü başlıklı hizmete özel doküman içeriğinin; Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı tarafından hazırlandığı değerlendirilen Hizmete Özel ibareli Hizbullah Terör Örgütü ve Diğer İrticai Faaliyetler Eylül 1999 tarihli Tümgeneral Hüseyin GÖKSU imzalı İç Hizmet için hazırlanıp tüm personele detaylı bilgilendirmek için dağıtılmak üzere kitapçık haline getirilmiş Hizbullah Terör örgütü ve İrticai faaliyetler hakkında detaylı bilgilerin verildiği kitapçık olduğu,
(31) sayfa gizli kaşeli Kişiye Özel T.C Ulaştırma Bakanlığı ile başlayan doğa sevgisi üzerine ibaresi ile biten doküman içeriğinin Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Gizil Kişiye Özel ibareli olarak 17.10.1997 tarihinde göndermiş olduğu Teftiş Kurulu Başkanı imzalı resmi yazı içeriğinde Genel Müdürlükte usulsüz atamalar içerikli yazı,
Devamında Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Bakanlık Makamına hitaben yazılmış 12.08.1997 tarihli Genel Müdürlükteki usulsüz atamalar ile alakalı hazırlanan Teftiş Kurulu Başkanı imzalı Ulaştırma Bakanı Necdet MENZİR olurlu rapor ve resmi yazı,
(6) sayfa gizli Başbakanlık ibaresi ile başlayan Bülent ECEVİT ibaresi ile son bulan doküman içeriğinde 31.12.1999 tarihli Gizli İbareli Başbakanlık teftiş kurulu tarafından Başbakanlık Makamına Yazılmış teftiş Kurulu Başkanı imzalı dönemin Başbakanı Bülent ECEVİT olur imzalı resmi yazı,
(3) sayfa T.C Başbakanlık ibaresi ile başlayan gizli kaşeli Teftiş kurulu ibaresi ile son bulan doküman içeriğinde 24.12.1999 tarihli Gizli İbareli Başbakanlık teftiş kurulu tarafından Başbakanlık Makamına Yazılmış teftiş Kurulu Başkanı imzalı dönemin Başbakanı Bülent ECEVİT olur imzalı resmi yazı,
8-Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Semti Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 sayılı adreste faaliyet gösteren İşçi Partisi Genel Merkezinde Genel Başkan Doğu PERİNÇEK’in istirahat ettiği (2) oda ve (2) salondan ibaret dairede;
(1) adet (1) sayfa İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek Başlıklı Garsan Eyaleti Karargah Komutanlığı ibaresi bulunan el yazması not içeriğinin; İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D. PERİNÇEK’e başlıklı, 04.03.1996 tarihli Parti Önderliği Adına Garzan Eyaleti Karargah Komutanlığı isim ve mühürlü dokümanda Doğu PERİNÇEK’in PKK Terör örgütüne vermiş olduğu destekten dolayı duyulan memnuniyetin anlatıldığı ve bu desteklerinin devamının beklendiğinin dile getirildiği sağ alt kısmında okunamayan bir mührün bulunduğu mektup olduğu tespit edilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütü
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütünde yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
-Danıştay tertibindeki Çete-Süper NATO başlıklı bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Danıştay Tertibindeki Çete- Süper NATO Başlığı altında şematik olarak Medya , AKP İktidarı, MOSSAD, Tetikçi Alparslan ASRLAN Emniyet İçerisindeki Fetullahçı Ekip, Ramazan AKYÜREK, İbrahim SELVİ, Mustafa GÜLCÜ, Ali KOLAT, Osman KARAKUŞ
MİT Üçlüsü, İsmail PEKER, M. Zekeriya ÖZTÜRK şeklinde şematik tablo hazırlandığı,
-Son Bilgi (Sağlam) başlıklı Güney doğuda aynı birlikteydik yanıtını alıyor ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İsmail PEKER ve Zekeriya ÖZTÜRK Baltalimanı’nda Doğu Balık Restorana (Eski Şaziye Barın Bitişiği) sıkça birlikte gidiyorlar orada bir Dr. Yüzbaşı, Bir üsteğmen ve başka subaylar ile birlikte MİT mensupları ile birlikte oluyorlar………söz konusu subaylardan biri restoran sahibine bir adet Glock satmış, İsmail PEKER’in çocukları Alparslan ARSLAN’a amca diyor (M. TEKİN tanık olmuş) ………18 mart kapsamında Çanakkale’ye yapılan bir geziye (Bu yıl) İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK ve M.TEKİN birlikte katılıyor. Çanakkale Garnizon Komutanı ve Etkinlikleri yöneten kişi olan Albay üçlüye yakın ilgi gösterip birçok kolaylık sağlıyor. Nedeni İsmail PEKER’i tanıması PEKER bu durumu asteğmenken komutanımdı diye açıklıyor. M.TEKİN, PEKER’in verdiği bilginin doğruluğundan şüphelenip sonradan albayı arıyor ve 1985’de Güneydoğu’da aynı birlikteydik yanıtını alıyor. Şeklinde ibarelerin geçtiği doküman olduğu,
-İşte AKP’nin istihbaratçısı başlıklı 3 sayfa bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İşçi Partisinin Emniyet içerisindeki Fetullahçı kadrolar ile ilgili iddiaların yer aldığı, Danıştay olayı sonrasında Yanlı bir soruşturma yapıldığı, Ulusalcıların hedef alındığı ile ilgili iddiaların yer aldığı yazı olduğu,
-HÇ (Tugay Konuştu) el yazısı ile başlayan Trabzon’daki rahip cinayeti ile devam eden doküman içeriğinin; Son dönemdeki olayların bir tertip olduğu Trabzon’daki rahip cinayetinin MOSSAD’ın bir işi olduğu tertip içerisinde Hükümet üyeleri ve Devletin bazı kurumlarının olduğu, bu tertibin TSK’yı halk gözünde önemsiz olarak gösterme iddialarının yar aldığı yazı olduğu
-Teomandan gelen bilgi el yazısı ile başlayan yayın organı olacak dip notu ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Dokümanın üst kısmında “Teoman’dan gelen bilgi” şeklinde el yazması olduğu devamında “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci’deki bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu sun durumu görüşmek üzere yemek yetikleri belirtiliyor. …..En çok tartışılan konu ise İşçi Partisinin çağrısı Milli Hükümet olmuş, ismini öğrenemediğimiz bir emekli general İşçi Partisinin çağrısını olumlu bulduklarını ve parti programında yazılı olan bazı fikirlere karşı eleştirilerini Doğu PERİNÇEK’e sunacaklarını belirtmiş aynı general geleneklerin dışına çıkarak iki üç orgeneralin ortak eleştiriyi kaleme alacaklarını ve İşçi Partisi ile müşterek ortak noktaları bulduktan sonra partiye katılacaklarını belirtmiş bunun üzerine Kemal KERİNÇSİZ ve arkadaşları İşçi Partisine katılma fikrine karşı çıkmışlar bu bilgi ile örtüşen bir başka bilgi ise KORNİKOV verdi. Kornikov Gıladyo’nun bir iki yıldır Ulusalcılara sızmaya çalıştığını ancak bunu tam olarak başaramadığını belirtti. Bunun için Gıladyo kendi ulusalcılarını yarattı. Bunların başında adı daha önce duyulmamış bazı Dernekler ve isimler var Gıladıyo buiş için hatırı sayılır paralar harcıyor hatta Gıladıyo’nun ulusalcıları yeni bir televizyon kuracak paraya ulaştılar ve VTV adı altında yayın yapacak olan VATAN TV Gıladıyo’nun ulusalcılarının yayın organı olacak” şeklinde ibarelerin bulunduğu doküman olduğu,
-7’den 737’ye kadar numaralandırılmış bilgisayar çıktısı ve fotokopi belgelerin içeriğinin; 10-11. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 2 başlıklı doküman içeriğinin; 26 Mayıs 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Alparslan ARSLAN ekibi MOSSAD tarafından Bulgaristan’da eğitildi iddiaları yer aldığı basın açıklaması olduğu,
12’den 14’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (3) sayfa Varan 3 başlıklı doküman içeriğinin; 27 Mayıs 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan İsim isim Danıştay Tertibini Hazırlayan Üst Düzey Emniyet Görevlileri başlıklı konu ile alakalı çeşitli iddiaları yer aldığı basın açıklaması olduğu,
15’den 19’a kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (5) sayfa varan 4 başlıklı doküman içeriğinin; 1 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Danıştay Suikastını Ulusalcılara Yıkma Tertibinde MİT Bağlantılı üç eleman: Ertaç GİRAY, İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK başlıklı yazıda Muzaffer TEKİN’in Danıştay olayı sonrası isminin basında çıkması nedeniyle teslim olmayı düşündüğü ancak Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK tarafından engellendiği, Muzaffer TEKİN’e tuzak kurulduğu, konunun Ulusalcılar üzerine yıkılmaya çalışıldığı şeklinde iddiaların yer aldığı basın açıklaması olduğu,
20-21. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 5 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “ABD Türk Ordusunu Bölme Taktiğinden Cepheden Taarruza Geçti” başlığı altında Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay Saldırısı ve bir çok olayın ABD tarafından planlandığının iddia edildiği basın açıklaması olduğu,
22-23. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 6 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “MİT’in Kamuoyu önünde cevaplandırması gereken sorular ” başlığı altında Danıştay Tertibinde MİT Üçlüsü Mehmet Zekeriya ÖZKTÜRK, İsmail PEKER ve Ertaç GİRAY isimli şahısların MİT Mensubu olduğunun iddia edildiği basın açıklaması olduğu,
24-25-26. Sayfalarda; (3) sayfa Varan 7 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “Ramazan AKYÜREK’in Fetullah Sicili Mahkeme Kararı ile Belgelendi” başlığı altında Ramazan AKYÜREK ile ilgili çeşitli iddiaların olduğu basın açıklaması olduğu,
51-52-53-54. Sayfalarda; 21 Aralık 2003 tarihli İşçi Partisi Merkez Komitesinin Bildirisi Başlıklı “ Milli Partileri Yerel Seçimlerde Milli Güç Birliğine Çağırıyoruz” başlıklı yapılacak olan seçimlerde diğer partilerin kendilerine katılması yönünde yapılmış basın açıklaması olduğu,
80’den 91’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Ulusal Birliğe Çağrı başlığı altında, I.HEDEF, Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsızlığını Egemenliğini ve Bütünlüğünü Koruyarak (Koruyarak kelimesi daire içerisine alınmış yanına el yazması MDD Kemalist Devrimi şeklinde not düşülmüş) Türkiye’yi Çağdaş Uygarlık Düzeyine Ulaşmış Güçlü Müreffeh bir Ülke Yapmak
II. DURUM TESPİTİ; Ekonomi, Kültür, Eğitim
III.NE YAPMALI?, Politik ve Ulusal Güvenlik, Ekonomi, Kültür, Eğitim şeklinde başlıklar altında açıklamalar yapıldığı,
Dokümanın son sayfasında, Jeopolitik Dergisi Danışma Kurulu şeklinde yazı ve altında Prof. Dr. Erol MANİSALI, Prof. Dr.Şükrü Sina GÜREL, Prof. Dr.Anıl SEÇEN, Prof. Dr. Alparslan IŞIKLI, Doç. Dr. İ. Yaşar HACISALİHOĞLU, Doç. Dr. Emin GÜRSES, Y.Doç. Dr. Servet KARABAĞ, Dr. Mehmet ATAY, (E) Korg. Suat İLHAN, (E) Tug. Halil ŞİMŞEK, (E) Amiral Tanju ERDEN, (E) Tug Servet ÇÖMERT, Atilla İLHAN, Saadettin TANTAN, Sinan AYGÜN, Mustafa BAŞOĞLU, Yıldırım KOÇ, Kemal ÖZDEN, Arslan BULUT, Salim SOMÇAĞ, Birol BAŞARAN, Barış DOSTER iletişim Doç. Dr. İ.Yaşar HACISALİHOĞLU GSM:0532 331 57 72, Tel:0212 513 53 92, E-Posta: hacısalihoğlu@superonline.com şeklinde yazıların olduğu doküman olduğu,
*92’den 94’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Günümüzün Kuva-i Milliyesi Denizli Milli Güç Birliği Kuruluyor Başlıklı yazı olduğu,
*95. Sayfada; Muğla Milli Güç Birliği tarafından yapılmış Muğla Milli Güç Birliğinin Kurulduğu ile ilgili basın açıklaması,
*96’dan 101’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Ulusal Güç Birliği Platformunu oluşturmak üzere Ulusal Kurultay 6 Eylül 2003 tarihinde Ankara TES-İŞ Sendikası Konferans Salonunda toplanmıştır. İle başlayan dokümanda Ülkenin Genel Durumunun değerlendirilmesinin yapıldığı kurultayda alınan bazı kararlar ile tespit edilen önerilerin sıralandığı, UGB (Ulusal Güç Birliği) Hareketinin Yürütme Kurulurda alınan kararlar ve yürütme kuruluna seçilen 30 üyenin isimleri ile yazının son bulduğu, Yürütme kuruluna seçilen üyelerin 14. sırasında Doç Dr. Emin GÜRSES’in olduğu,
*103. Sayfada; Bir Gazetecinin anlattıkları balığı altında Hrant DİNK cinayeti ile alakalı Emniyetin Savcıları dolandırıldığı iddialarının yer aldığı yazı olduğu,
*104’dan 107’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Talatpaşa Komitesinde yer alan 113 şahsın isim listesinin olduğu, Bu şahıslar arasında, 8. Sırada Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, 17. Sırada Sinan AYGÜN, 22. Sırada İbrahim BENLİ, 56. Sırada Emin GÜRSES, 58. Sırada Yaşar HACISALİHOĞLU, 60.Sırada Ferid İLSEVER, 95. Sırada Doğu PERİNÇEK isimli şahısların isimlerinin olduğu,
*128’den 138’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Excel ortamında hazırlanmış Ulusal Güçler Meçlisi Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve meclisteki partiler, sendikalar, meslek odaları ve kitle örgütlerinin isimlerinin yazılı olduğu liste olduğu,
*275’den 281’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; İstanbul DGM’ye Sorgu 2002/61 sayılı dosya takılmak üzere yazılmış dilekçenin 1. sayfası, 17.05.2002 tarihli iki sayfalık el yazması Adil Serdar SAÇAN’ın isminin geçtiği işkence iddialarının bulunduğu yazı
Ankara DGM’nin Hz.2001/44 sayılı soruşturma dosyasına ait Erol Maks KOHEN isimli şahsa ait işyerlerinde yapılan aramalarda elde edilen defterler ile ilgili hazırlanmış bilirkişi raporu
*295’den 307’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Abdurrahman YAKUPREİSOĞLU isimli şahsın İst.DGM Hz.2002/909 ifade tutanağı, aynı şahsın Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde alınmış ifade tutanağı, konu ile ilgili resmi yazı ve eklerinin olduğu,
*411 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde GİZLİ ibaresi bulunan Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğüne göndermiş olduğu 17.02.2006 tarihli ve Konu olarak Yasin HAYAL olan ve “İLİMİZDE ATATÜRK ALANI KARŞISINDA FAALİYET GÖSTEREN MC DONALD’A İSİMLİ İŞYERİNE” ile başlayan “TELEFONU KULLANAN ŞAHSA YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR” ile biten doküman olduğu,
*412’den 421’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “Milli Hükümet Bakanlar Kurulu” başlıklı, içeriğinde isim listesi ve görevlerinin yazılı olduğu, Doğu Perinçek’in Başbakan, Ferid İlseven’in Başbakan Yardımcısı şeklinde belirtildiği, yine birçok isim ve görevlendirmelerin yapıldığı,
*419 ile numaralandırılan 1 sayfalık dokuman içerisinde; “From, To, Subject: kara harp okulu genel sekreteri tuğgeneral” ile başlayan ve “Süleyman Okudan’ın pisliklerini örtmeye çalışmasın” ile biten doküman içeriğinde; “Kara Harp Okulu Genel Sekreteri olan bir Tuğgeneralin sahte evraklar düzenleyerek Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman OKUDAN’dan paye ve unvan aldığını, bunun karşılığı olarak da Kara Harp Okulu veya Kara Kuvvetleri Komutanlığından 16 tane Tuğgenerali Süleyman OKUDAN ile tanıştırıp ilişki kurmalarını sağladığı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Süleyman OKUDAN’ın yolsuzlukları hakkında bilgi sahibi olan Konya Jandarma Bölge Komutanlığından bazı subayların susturulması işini bu genel sekreter ve 16 arkadaşının yapmakta olduğu” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*431 ile Numaralandırılan 1 sayfalık doküman içerisinde; “Bilgi Notu Haziran 1996 Saat 09.30 GİZLİ Kimden: BAŞBAKAN BAŞMÜŞAVİRİ(S.KAMİL YÜCEORAL)” ile başlayan ve “S.KAMİL YÜCEORAL BAŞBAKAN BAŞMÜŞAVİRİ Hehim Adak’a verildi” ile biten doküman içerisinde; “Kuzey Afganistan lideri Orgeneral Raşit Dostum’un Türkiye’ye gelmek istediğini, Sayın Cumhurbaşkanı, başbakan, Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüşmek istediğini ve Raşit Dostuma zamanlama açısından ziyaretin uygun olmayacağı” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*432 ile Numaralandırılan 1 sayfalık doküman içerisinde; Başında büyük harflerle GİZLİ ibaresi bulunan ve “Gizli 21 Mart 1994 Konu: Afganistan/Reşid DOSTUM” ile başlayan ve “söz konusu hususların ivedilikle Türkiye’ye iletilmesini ifade etmiştir GİZLİ” ile biten doküman içerisinde; Reşid DOSTUM’un 13 Mart 1994 tarihinde bazı istek ve açıklamalarda bulunduğunu ve maddi sıkıntı içinde bulunması nedeniyle Türkiye’nin maddi yardımlarına ihtiyaç duyduğu” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*442. Sayfada; “Sayın Komutanım” ile başlayıp “Osman Nuri YILDIZ” ile bittiği, içeriğinde TSK’ya malzeme alımı ile ilgili konulardan bahsedildiği,
*443’den 455’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “Yükseköğretim Kurulu Sayın Başkanlığı’na” ile başlayan içeriğinde Doç.Dr. Habip Ümit Sayın’ın savunmasından bahsedildiği,
*568 – 569 – 570 – 571 ile numaralandıran 4 sayfalık dokuman içerisinde; “UFUK URAS HAKKINDA NOT BABASI MİT GÖREVLİSİ” ile başlayan ve “UFUK URAS, ÜNİVERSİTE DE ÖĞRENCİYKEN MİTÇİ OLDU. SONRA DA İLİŞKİLERİ DEVAM ETTİ” ile biten doküman içeriğinde; Ufuk URAS’ın babasının askeri pilot olduğunu, babasının emekli olduktan sonra MİT’de görev yapmaya başladığını, Ufuk URAS’ın üniversite de iken TKP/ML içerisinde olduğunu, Ufuk URAS’ın kişiliği hakkında bilgi, ÖDP Genel Başkanlığına nasıl getirildiği, Susurluk olayında sonra MİT’in Psikolojik savaş mangası içerisinde bulunduğu şeklinde Fişleme Yapıldığı tespit edilmiştir.
*593,594. Sayfalarda; “İşçi Partisi Genel Merkezi” ile başlayan İP Merkez Hukuk Bürosu: Cumhurbaşkanı’nı İkiz sözleşmeler’i onaylayan ihanet yasalarını geri çevirmeye çağırıyoruz başlıklı yazı,
*595,596. Sayfalarda; “Almanya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği” ile başlayan Almanya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği Başkanı Dr. Yavuz Dedegil’in İkiz Sözleşmeleri onaylayan yasa konusunda Cumhurbaşkanına arzettiği Mektubu başlıklı yazı,
*597 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN E. TUĞ. G. VELİ KÜÇÜK SAYIN KOMUTANIMIZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI EK: 13 SAYFA” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*598 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ SAYIN REKTÖRÜMÜZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*599 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN PROF. DR. KEMAL GÜRÜZ YÖK BAŞKANI SAYIN GÜRÜZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*600 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN ORG. TUNCER KILINÇ MİLLİ GÜVENLİK KURULU SEKRETERİ SAYIN KOMUTANIMIZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI EK: Sayın Cumhurbaşkanımıza arzedilen mektup ve ekindeki hukuki açıklama (toplam 13 sayfa)” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*601’den 605’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “İşçi Partisi Genel Başkanlığı” ile başlayan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gönderdiği İkiz sözleşmeler ile ilgili yazısı.
(1) adet Anayasa ibareli siyah renkli klasör içindeki belgeler içeriğinin; T.C. Anayasanın dayanması Gereken Temel İlkeler isimli kitapçık, Yeni Yaklaşımlar Türkiye İçin Değişim ve Yenileşme Önerileri ve Siyasi Partilerin Anayasa Değişimi ile İlgili Son Çalışmaları isimli kitapçıklar,
3 sayfalık AYN Bildirgesi başlığı altında Bir çok ismi olduğu bu ismiler arasında İlhan SELÇUK’un isminin geçtiği,
USİAD
Ulusal Sanayici ve İş adamları Derneği
İstanbul 12 Nisan 2000
Kapak sayfalı Saygılarımla ibaresi ile son bulan iki sayfalık doküman arka yüzlerinde Murat AĞERTIC Ocak 1991, Cengiz ÇANDAR olayı şeklinde el yazması notlar olan doküman,
-(1) adet USİAD ibaresi yazılı içinde 3/6/2001-Top gibi olmak lazım ibaresi bulunan ajanda içeriğinde; 1. Sayfasında “3.6.2001 Top gibi olmak lazım Apo, Kitlelere daha yumuşak görünmeliyiz Apo” şeklinde el yazması yazı olduğu devam eden sayfalarında ise İşçi Partisinin Seçim stratejisi, İl, İlçe teşkilatlanmaları, adaylar, izlemeleri gereken olun anlatıldığı,
-Genel başkan masası altında çöp kovası içerisinde, yırtılmış ve buruşturulmuş vaziyette elde edilen el yazısı ve bilgisayar çıktısı dokümanların içeriğinin; 1. sayfasında Tuncay GÜNEY ifade, AP Raporu, İşçi Harekatı, Siyasal Çözüm, Fetullah şeklinde karalama notların olduğu
2. Sayfasında bir adet şiir 1 ve 2 şeklinde maddeler halinde el yazması notun 2.maddesinde Tuncay GÜNEY şeklinde el yazması olduğu,
Kırıştırılarak atılmış kağıtta “İşte Tuncay GÜNEY’in ERGENEKON Belgelerine Dosyasında MİTÇİ gazeteciler
8 Numaralı sayfada; Büyük Dizi: Van, Şemdinli, Danıştay, Atabeyler, Hrant DİNK suikastı Hedef: Milli Devlet Perde: Derin Devlet Katil Devlet şeklinde karalama notların olduğu
15’ten 23’e kadar numaralandırılmış dokümanın “HARİTA EYLEMLERİ VE MİLLİ HÜKÜMET PROGRAMI EYLEMLERİ İÇİN ÇAĞRILACAK İSİM LİSTESİ” ile başlayıp “148 Ümit Zileli” ile biten isim listesi olduğu.
157 – 158 – 159 ile numaralandıran 3 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: “EMNİYET İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANI FETHULLAH SİCİLLİ RAMAZAN AKYÜRÜK’İN HRANT DİNK SUİKASTINDADAKİ ROLÜ ABD VE MOSSAD’I ELE VERİYOR” ile başlayan ve “ÜLKEMİZİ BİR MİLLİ HÜKÜMETE KAVUŞTURMAK BİR VATAN GÖREVİDİR” ile biten (4) dört sayfalık doküman içeriğinde; “Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK’e FETHULLAHÇI denmek suretiyle fişleme yapıldığı, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, Danıştay üyelerine yapılan saldırı, Hakkari Şemdimli’de meydana gelen patlama, Atabeyler grubu gibi olaylar ile ilişkilendirmek suretiyle hedef gösterildiği,
160 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: “HRANT DİNK SUİKASTINI EMNİYET İÇİNE YUVALANMIŞ FETHULLAHÇI ÇETENİN TERTİPLEDİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR” ile başlayan ve “İKİNCİ TETİKÇİNİN VARLIĞININ GİZLENMESİ, GİZLEYEN BAZI FETHULLAHÇI POLİS MEMURLARININ DA TERTİBİN İÇİNDE OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. ÇÜNKÜ GİZLEME OLAYI BİR İHMALİN” ile biten tek sayfalık doküman içerisinde “Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK’e FETHULLAHÇI denmek suretiyle fişleme yapıldığı, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, olayı ile ilişkilendirmek suretiyle hedef gösterildiği,
161,162 ile numaralandırılmış dokümanın “Hrant Dink Cinayeti üzerine İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Türkiye Ermeni Patriği II.Mesrop Mutafyan’a Tarihi Mektubudur” başlıklı 25 Ocak 2007 tarihli Doğu Perinçek imzalı üzerinde el yazılarının olduğu,
1’den 8’e Kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; İşçi Partisi başlığı ile başlayan Sabatayın doğum günü ibareli ile biten doküman içeriğinin; 6 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanlığı tarafından düzenlene Ergenekon Senaryosunda Son Uydurmalar başlıklı basın açıklaması olduğu içiriğinde yürütülen soruşturmanın usulsüz ve kanuna aykırı olduğu, soruşturma kapsamında Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanların uydurma olduğu ve soruşturmanın bir tertipten ibaret olduğunun iddia edildiği yazı olduğu,
16. Sayfada; Esin AVŞAR isimli şahsa Ulusal Strateji Genel Başkanı Emekli Tuğgen Servet ÇÖMERT’in yazmış olduğu Ulusal Strateji Merkezi tarafından hazırlanan Milli Anayasa Bildirgesine destek vermesi ve imza vermesi için yazı,
62-65. Sayfalarında; Karalama şeklinde tutulmuş El yazması yazılar içerisinde “Siz ciddi ciddi Ergenekon Örgütü varlığına inanıyor ve T.Erdoğan’ın bu ……..(Anlaşılmıyor) Bak Kardeşim Ergenekon diye bir şey yok.Bir tane CAI oyununu ortaya sürdüler …..” şeklinde yazıların olduğu
Devam eden sayfalarda “….Ergenekon isimli tamamen uydurma ve provokasyon olan savcılık dosyasının Türk Silahlı Kuvvetlerini ve İP Partisini hedef aldığını anlatmaya çalıştım…….” Şeklinde yazıların olduğu,
-(1) adet KKK.’lığı-İstihbarat sorgulaması konulu hizmete özel kitapçık, Hizmete Özel ibareli 1996 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Okulları Öğretim Başkanlığı tarafından hazırlanan Soruşturma ve Sorgulama Tekniği isimli kurum içi hizmet kitapçığı
25-32. Sayfalarda; İşçi Partisi Genel Merkezinin 253 Seçkin Şahsiyet İşçi Partisine Katıldı başlıklı yazı ve bu şahısların isim listesi
Devam eden sayfalarda; Sevgi ERENEROL’un Sorgulama tutanağı, İstanbul 13. ağır ceza Mahkemesinin 26.01.2008 tarihli Sorgu No:2008/18 sayılı İfade Sorgu tutanağı, Sevgi ERENEROL’un 25.01.2008 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan 980075 güvenlik numaralı 58 sayfalık şüpheli ifadesi
-(1) adet Doğu Perinçek yazılı zarf içerisinde bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi 1922-Doğu Perinçek ve Eşi Sevgi ERENEROL bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi yazılı davetiye olduğu, Bağımsız Ortodoks Patrikhanesinin 85. Kuruluş Yıldönümü için Doğu PERİNÇEK ve eşine gönderilmiş davetiye olduğu
-1’den 23’e kadar numaralandırılmış el yazası ile ERGENEKON yazılı içindekiler ile başlayan 23. sayfada bölüm 5 genel değerlendirme başlık en içten saygı ve şükranlarımızla dip notlu dokümanın ERGENEKON isimli doküman olduğu, bu dokümanın kapak sayfasının olmadığı dokümanın baş kısmında el yazması ERGENEKON şeklinde ibarenin olduğu tespit edilmiştir.
ULUSAL KANAL
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
1.KLASÖR:
1. Nolu Ajanda; Ajandanın üst kısmında Türk Tabipler Birliği 2006 ibaresinin olduğu, 9 Kasım sayfasında “Genelkurmay Kaynakları:MİT Gitsin Danıştay Suikastını çözsün” şeklinde ibarenin bulunduğu bu ibarenin daire içerisine alındığı,
2.KLASÖR:
19 – 20 - 21 Şubat 2005 tarihli ajanda sayfasında;
- “kuvayı Milliyeden tutuklanıp yine de polis yardımıyla yargılanan şahıs” Hakan Saraylıoğlu,
- TAMER tim komutanı, sol konularda uzman, 0505 366 06 76,
- Polat 0535 685 59 14 Polis,
5.Nolu Ajanda:
24 Ağustos 2003 Tarihli ajanda sayfasında;
Öcalan : MİT’i kullandım.
Akyürek güvenliği sağlıyor GAP’ta İsmail’le ortak iş yapıyor.
03 Kasım 2003 tarihli ajanda sayfasında;
Pendik’te Em.Md.Şeref Aytek Fethullahçı şeklinde yazılarak fişleme yapıldığı,
16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında;
-Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz
-İsmail Şen 0533 365 6779
-Ahmet Demir
18 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında;
Polisteki Fethullahçı gladyonun Ergenekon tertibindeki ajan provokatör TSK operasyonu başladı.Şebekedeki 57 Emniyet yöneticisinin ismi saptandı. Ergenekon tertibindeki Ajan provokatör şeklinde olduğu tespit edilmiş olup,
6.Nolu Ajanda:
3/1/2006 tarihli ajanda sayfasında;
-Alaattin Çakıcı isminin geçtiği,
5/1/2006 tarihli ajanda sayfasında;
-Vural Savaş
-Oktay Sinanoğlu
-Nihat Genç isimlerinin yazdığı,
19.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Özkök
- Perinçek
- Kitle eylemleri
- Gençlik eylemi şeklinde yazı bulunduğu,
22.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Zekeriya Öztürk
- Türklerin derin devleti öldü
- Vatan
- Psik. Savaş Türkiye şeklinde yazı bulunduğu,
28.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Şemdinli, Diyarbakır, Danıştay davaları devam ediyor
05.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Tayfun Erdal Ceren İst. Emn. Md. Yrd. Eski İst. Narkotik Şb. Md.
Yrd/ Şimdi basın prot. Md.
- Hamdullah
- Adil Serdar Saçan şeklinde yazı bulunduğu,
Nilüfer vakası
Öncüler toplantısı
Atabeyler
Danıştay, şeklinde yazı bulunduğu
- Turan Çömez
- Perinçek, şeklinde yazı bulunduğu,
11.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Emin Şirin, Ufuk Söylemez
ABD- Demirel yemeği
- Tayyip eylemi / Emin Şirin şeklinde yazı bulunduğu,
12.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
N. Veren Tamlan/DP’ye sor
Oktay Sinanoğlu
DP Vem. Dev. 90
ADD 15’
Suat İlhan 43’
N. Veren
Çühregani
Trabzon
Prof. Celal
Harbiye 0212 240 41 28
Adil Serdar Saçan
Ecevit şeklinde yazı bulunduğu,
13.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- İzmir / Şahin!
- Ufuk Söylemez
- İbrahim Şahin
- Ufuk Söylemez 467 78 61 0532 244 39 20
- A. Serdar Saçan / Feth.
- Birkaç gün içinde kampanya
Mebus meselesi (zaman vb)
Erol Çakır: İmza benim değil şeklinde yazı bulunduğu,
14.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Kuran Diyanet
Danıştay
Fethullah
Erol Çakır
Ferid İlsever
Selim Somçağ şeklinde yazı bulunduğu,
16.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Adil Saçan, İbrahim Şahin, Adnan / PROGRAM, şeklinde yazı bulunduğu,
07.08.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Fİ: Halka açılış AŞ/ YK: Ali Rıza Solmaz, Şener Eruygur, Zekeriya Temizel, Enis Öksüz, Vural Savaş, Kenan Tekdağ, Emin Gürses, MEHMET Solsal, Yasin Müjdeci, Sedat Söğütoğlu
7.Nolu Ajanda:
02 Ocak Sayfasında; 91’de JİTEM Grup …..Bölge…… Bağlandı. Veli KÜÇÜK MİT’e Çalışmadı. Veli Paşa Ağrı’ya tayin olunca ………Cem ERSEVER bunu istifa …….dedi.
03 Ocak Sayfasında; ……Veli KÜÇÜK’ü Teoman KOMAN …..Veli Paşa hep ……olmuştur.
04 Ocak Sayfasında; Veli KÜÇÜK’de bu işin bir ……Tuncay GÜNEY…. Niye örgüt………
05-06 Ocak Sayfasında; Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler
08 Ocak Sayfasında; Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu
Sevgi ERENEREOL …..Tantan:Sevgi ERENEROL 50 Milyon $ verildi. Almadılar HABLEMİTOĞLU öldürtüldü
09 Ocak Sayfasında; Zekeriya ÖZTÜRK ……Mit ajanları var
11 Ocak Sayfasında; Emre TANER: Hizbullah’ı biz kurduk.
12 Ocak Sayfasında; Zekeriya ÖZTÜRK gelenlere ……”Benim M. TEKİN’lerin yanında can güvenliğim yok”…..
14 Ocak Sayfasında; Tuncay Özkan Tayip’e gelmiş 30 Milyon dolar verin TV yi kapatıp Almanya’ ya gideyim…..
16 Ocak Sayfasında; Özel Kuvvetler MİT B planını geçti “Türkiye …..gizlilik…… yaptım.”
Devlet üçe bölündü 1 Genelkurmay 2 AKP ve 3 Farklı MİT ……
17 Ocak Sayfasında; Oktay YILDIRIM isminin geçtiği,
22 Ocak Sayfasında; serhanbolluk@tt.net 1234567 1834052536 şeklinde yazı olduğu,
23 Ocak Sayfasında; Buda Galdyonun 2 Numarası ERGENEKON …...
29 Ocak Sayfasında; Semih Tufan GÜLALTAY’ın Fuat TURGUT içeri aldırttığı (Aldığı)
Veli KÜÇÜK’e Doğu PERİNÇEK ve MP’yi ………
Veli KÜÇÜK’e Levent TEMİZ ve ……
Malatya olayının Levent’e ……..
30 Ocak Sayfasında; Hrant DİNK cinayetinin ….. iki Polis MOBESE …. Fatih ALTAYLI’nın yazılarında ……….
Devlet BAHÇELİ’nin ERGENEKON Opr da onayı alınmayan AKP ile …..
08 Şubat Sayfasında; ERGENEKON Savcısından inanılmaz soru ….
14 Şubat Sayfasında; Tuncay GÜNEY 94-95 te beraber çalıştı….ABD faaliyetleriyle ilgili bilgi alakalı Aydınlık a verdikleri……Haberi yayınlama ABD Büyükelçiliği ……….şeklinde yazı olduğu,
03 Mart Sayfasında; Vedat YENERER’in evinde Taki DOĞAN’ın sex kaseti bulunmuş
04 Mart Sayfasında; Hayrettin ERTEKİN isminin geçtiği,
05 Mart Sayfasında; Emin GÜRSES çok deli davranmış,
07 Mart Sayfasında; kemalalemdaroglu@gmail.com
08 Mart Sayfasında; Zekeriya Öz /Fetullahçı Tuncay GÜNEY’i bul
Operasyon ERGENEKON Emin GÜRSES Şamil TAYYAR şeklinde yazılar olduğu
03 Nisan Sayfasında; Ergenekon Operasyonunda 4 uydurma Ergenekon senaryosunda Bilecek Toplantısı Tuncay GÜNEY’in MOSSAD
04 Mart Sayfasında; Uydurma Toplantıya Katılanlar Veli KÜÇÜK, H.Y, D.P
Zekeriya ÖZ Fotosu
Tuncay GÜNEY’in Türkiye ve ….Düşmanlığı
Adnan/Mehmet’ten gelen bilgiler
19 Nisan Sayfasında; ….Mitinginde Camide bulunan el bombası Ankara Emniyetine kayıtlı çıktı, yazılan el yazması yazıların bir çok bölümü yazının düzgün olamamasından dolayı anlaşılamamış ve anlam bütünlüğü kurulamamıştır.
Devam eden sayfalarda güncel konular ve Ulusal Kanalda yayınlanacağı değerlendirilen haber başlıklarının karalama şeklinde alınmış kısa notların olduğu,
3.KLASÖR:
-(1) Adet Şeffaf Mavi Renkli Dosya içerisinde İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kemal KERİNÇSİZ ‘in sorgulama tutanağı, Sevgi ERENEROL’un İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan Şüpheli ifade tutanağı bulunan bilgisayar çıktısının içeriğinde; Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, M.Fikri KARADAĞ, Sami HOŞTAN, Hüseyin GÖRÜM, O.Alpaslan ABDÜLKADİR, H.Gazi OĞUZ ve Güler KÖMÜRCÜ isimli şahısların İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanaklarının bulunduğu ayrıca Kemal KERİNÇSİZ isimli şahsın Savcılık Sorgulama Tutanağı ve Sevgi ERENEROL isimli şahsın İstanbul TEM Şube Müdürlüğünde alınan 25.01.2008 tarih ve 980075 Kaşe Numaralı Şüpheli İfade Tutanağının bulunduğu
4.KLASÖR:
4-PKK’ya Silah Verildiği içeriğinde; 1992 yılında Talabani ve Barzani’ye verilmek üzere hazırlanan silahların PKK’ya verildiğine dair iddiaların bulunduğu yazı olduğu
14-30 Haziran 2004 MİT Kaynıyor içeriğinde; MİT hakkında iddiaların bulunduğu belge olduğu
23-Kaynağın özel istihbaratı içeriğinde; AK Parti Milletvekilleri hakkında bazı iddiaların bulunduğu ayrıca Kemal YAVUZ Tuncer KILINÇ’ı etkiliyor başlığı altında, Ergün POYRAZ isimli şahsın Kemal YAVUZ ile sık sık görüştüğünü POYRAZ’ın ilişkilerinin ilginç olduğu, hem Fethullah’a karşı kitap yazdığı hem de Nuh Mete YÜKSEL’i otele götüren Ankara Terörle Mücadeleden gizli Fethullahçı Hüseyin AKTAŞ ile çok yakın olduğuna dair bilgilerin bulunduğu
24-Karen FROG içeriğinde; IMF, BAHÇELİ ve YILMAZ hakkında haberlerin olduğu ayrıca Adil Serdar SAÇAN’ın 2 firariden rüşvet aldığına dair iddiaların bulunduğu haberlerin yer aldığı
41-Ümit SAYIN başlıklı Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığına başlıklı belge içeriğinde; Doçent Doktor Ümit SAYIN tarafından 24.06.2002 tarihinde hazırlanan “Yurtdışındaki Şeriatçı Kadroların etkinlikleri ve Kemalist, Vatansever, Laik çizgide aktif mücadele veren kişilere karşı yapmakta oldukları komplolar ve savaşları üzerine gerçek olgulara dayanan rapor olduğu
5.KALSÖR:
*Özü:İstanbul Emniyet Müdürlüğüne başlıklı yazıda; Organize Şube Müdürü Adil Serdar SAÇAN’ ın İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisine Yaptığı komplonun anlatıldığı yazı olduğu,
*11) Adet Türkiye’de Alevler, Yimpaş Hesap numarası, ayrıca Akyazı vakfı,Deniz Feneri sayın Doğu PERİNCEK beyin dikkatine, 22 Şubat 2003 tarih, Özgeçmişim, görüşme notları, gün mü?, Haftamı?, Aynı? Hizmete özel Harp Akademileri K.lığının, Lalelerin efendisi yazılı çıktı içeriğinde; Meclisteki Alevilerin dağılımını belirten liste ile birçok konuda yazıların olduğu,
*Star Polis Muhabiri Özkan’dan başlığı altında Soruşturmayı yürüten savcı ve Emniyet Mensupları hakkında iddiaların yer aldığı Özkan isimli şahsın aktardığı bilgiler olarak lanse edilen yazı olduğu,
ERGENEKON Aytek ten başlığı altında Aytek isimli şahıstan Ergenekon operasyonu sırasında Habib Ümit SAYIN, Behiç GÜRCİHAN, Emmin GÜRSES ve Vedat YENERER isimli şüphelilere sorulan sorular ve verdikleri cevaplar hakkında bilgiler içerir yazı olduğu
Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2008 tarih, 2008/455 teknik takip no sayılı inceleme kararına istinaden İşçi Partisi İl Örgütünün bulunduğu Beyoğlu İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişe göre sağında bulunan İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı, Analiz Basın Yayın Şirketinin arşivi olduğu, içerisinde Atatürk’ün bütün eserlerinin bulunduğu iddia edilen yer ile aynı binanın ikinci katında bulunan Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde;
-“Tuncay Özkan…” ile başlayan “ 0216 556 81 08… “ ile biten dokümanlar; Aralarında Tuncay Özkan ve bazı gazeteciler ile emekli askerlerin telefon numaralarının bulunduğu el yazısı dokümanlar ile “Danıştay Suikastını ulusalcılara yıkma tertibi” başlıklı İşçi Partisi tarafından yapılan basın açıklamasının bulunduğu dokümanlar,
-“3. Mit Raporu” ibareli Başbakanlık MİT Müşteşarlığı başlıklı pembe renkli yarım kapaklı dosya içerisinde evrak; 17.12.1996 tarihli Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından Başbakanlık Makamına hitaben yazılan, içerisinde devlet içerisindeki yasadışı yapılanmalar ile ilgili bilgilerin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal imzasıyla Başbakanlığa sunulduğu rapordan oluşan “Kişiye Özel” ibareli resmi yazılardan oluşan doküman,
-“Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi/ Dinamik Ulusal Güç Birliği ve Kuvayı Milliye Cephesi/ Araştırma-Gözlem-Analiz-Teori/ İstanbul-29 Ekim 2000” başlıklı 61 sayfadan oluşan dokümanlar; Ulusal Güç Birliği ve Milli Gençlik Platformu adı altında gençlerin örgütlenmesini, Kurtuluş Savaşı dönemindeki gibi Kuvayı Milliye Cephesi adı altında yapılanmaların oluşturulması, ulusal Güç Birliğinin liderliğini bir Türk kızının üstlenmesinin uygun olacağı, bu kapsamda yere ve bölgesel direniş örgütlerinin kurulacağı, medya sektöründe ulusal güç birliği görüşleri doğrultusunda yayın yapacak kaleler oluşturulması, gençlik hareketlerinin ulusal bilinç çerçevesinde yönlendirilmesi, ulusal gençlik hareketi çatısı altında faaliyet yürütecek olan çeşitli derneklerin kurulması, bu derneklerin özellikle dünyanın beş önemli şehrinde kurulması gerektiği, özellikle üniversite gençliği içerisinde örgütlenilmesi, lümpen gençliğin örgütlenerek Kürt ulusal hareketinin önünü kesmesi, mahallelerde örgütlenilerek bunu sağlanması, yapılanmanın kendini finanse edecek bir yapıya kavuşturulması gerektiği konularında açıklamaların bulunduğu dokümanlar,
- “ 2007-Gıpta 17x24” ibareli ajanda; İçerisinde Hrant Dink Cinayeti, Rahip Santoro Cinayeti ve Yasin Hayal’in gerçekleştirdiği Mc Donalds bombalı saldırısı ile ilgili notların yazıldığı, Ramazan Akyürek , Reşat Altay, Sabri Uzun gibi emniyet müdürleri hakkında bilgilerin derlendiği, Ogün Samast- Hrant Dink ilişkisinin cinayetten öncesine dayandığı şeklinde notların bulunduğu, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde karalama kampanyalarında kullanılan konuların not alındığı, yine Cumhuriyet Mitingleri öncesinde organizasyonla ilgili planlamalara yer verilen, katılımcılardan çeşitli kesimlerin görüşlerinin not alındığı, ordunun kötü olan gidişata izin vermeyeceği ve gereğini yapacağı gibi konulara yer verilen tamamı el yazısı notlardan oluşan ajanda,
-1927 subay atamaları ibareli resmi yazılar; 1992 ve 1993 yılına ait “Özel” ibareli Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yazılan subay atamalarına ait resmi belgelerden oluşan dokümanlar,
Doğan Güreş’in genelkurmay başkanlığı döneminde MGK’nın işleyişi, MİT’in yapısı ve Balkanlar’da gizli servislerin oynadığı oyunlar ile ilgili daktilo yazımı notlardan oluşan dokümanlar,
-“Soner, ÖZAL Özal Suikastı…” ile başlayan doküman; Turgut Özal’ın kendisine yönelik olarak gerçekleştirilen suikast girişimi olayının üzerine gittiğinin, Üruğ-Öztorun tasfiyesinin intikamının alınması için suikastın Sabri Yurmibeşoğlu isimli kişinin emriyle gerçekleştirildiğinin, Özal suikastının soruşturulmasın MİT ajanı Nasrullah Ayan tarafından engellendiğinin not alındığı Soner Yalçın’a iletilmiş notlardan müteşekkil dokümanlar,
-“MİT dairesi Başkanlığından ayrılmış…” ile başlayan dokümanlar; MİT Daire Başkanlığından ayrılmış emekli bir albayın görüşlerine yer verilen, Demirel veşa İnönü’nün öldürülmesi durumunda ordunu yönetime el koyacağı tahmininin dile getirildiği, Özal veya Mesut Yılmaz öldürülürse böyle bir durumun söz konusu olamayacağının, Torumtay’ın amacının Cumhurbaşkanı olmak olduğunun vurgulandığı dokümanlar,
-“2789 Ergenekon Sorguları” ibaresi bulunan dosya içerisinde “13. A.C.M…” ile başlayan evrak; Yürütülmekte olan Ergenekon Soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan ve halen tutuklu bulunan Veli Küçük, Mehmet Fikri Karadağ, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz, Hüseyin Görüm, Sami Hoştan, Oğuz Alparslan Abdulkadir, Hüseyin Gazi Oğuz ve Güler Kömürcü isimli kişilerin 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan sorgularının tutanaklarının ve savcılıkta vermiş oldukları ifadelerinin tutanaklarının bulunduğu dosya,
-“1038 MİT” ibareli pembe zarf; Şamil Tayyar, Oray Eğin gibi yazarların MİT’in yeni doktrini üzerine yazdıkları yazıların bulunduğu dosya,
-“98/7 Silah-Roketatar” ibareli sarı zarf içerisinde; Gazete kupürlerinden alınmış çeşitli roketatar ve bomba düzeneklerinin fotoğraflarından oluşan (2) sayfadan müteşekkil dokümanlar olduğu görülmüştür.
Toros Yayıncılık isimli işyerine
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2008 tarih, 2008/455 teknik takip no sayılı inceleme kararına istinaden İşçi Partisi İl Örgütünün bulunduğu Beyoğlu İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişe göre sağında bulunan İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı, ancak Toros Yayıncılık isimli işyerine ait olduğu iddia edilen 1. katta sağa dönüşte çay ocağının bitişiğinde bulunan odalarda elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde;
-(7) Sayfa tarafımızdan 1’den 7’e kadar numaralandırılan “Turan OFLU…” ile başlayıp “…Doçent Doktor Ümit SAYIN” ile biten doküman; İlk sayfasında değişik meslek gruplarında kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin yer alydığı, daha sonrasında Türkiye’deki gelir dağılımının dengesizliği, yeraltı kaynaklarının atıl kullanımı gibi konularda notların yer aldığı, son sayfasında ise Ümit Sayın tarafından Bilim ve Ütopya grubuna atılan ve içeriğinde Ümit Sayın’ın 11 Eylül ile ilgili yapmış olduğu bir programın Ulusal Kanal’da yayınlanmamasından kaynaklı Adnan Akfırat’a hitaben serzenişinin ve bu görüşlerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin %90’ının da onayladığını belirttiği (7) sayfadan müteşekkil el yazısı ve bilgisayar çıktısı dokümanlar olduğu tespit edilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ ÖNCÜ GENÇLİK ODASI
DVD İNCELEME
Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul adresinde faaliyette bulunana İşçi Partisi Öncü gençlik odasında yapılan aramada elde edilen; dvd yapılan incelemesinde;
05 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Gençlik Cephesi Kuvayi Milliye Gençliğin Sesi isimli dergi kapak resmi, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU isimli şahıs hakkında çıkmış gazete haberleri ve fotoğrafları, Erdoğan TEZİÇ, Aysel ÇELİKEL, Türkan SAYLAN, çeşitli eylem ve kişilere ait çok sayıda fotoğraf olduğu ve yazı fontlarının bulunduğu program dosyalarının olduğu,
(-19-20-) nolu CD’lerin içerisinde yapılan incelemesinde; aynı oldukları ve içeriğinde; yazı fontları çeşitli fotoğraflar, “Yazılar” isimli dosya içerisinde “Atilla İlhan ile günümü#DC7.doc” isimli word dosyası içinde Üst başlık:
Büyük düşünür yazar Attila İlhan’ın anısına
İki başlık atılacak:
“Dip dalgası geliyor”
“Bütün mesele yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır”
Alt başlık formatında ortalanarak ve italik:
Büyük düşünür ve yazar Atilla İlhan Türk gençliğinin Kuvayi milleyi çatısı altında birleşmesinin hep destekçisi oldu. Emperyalizmin işbirlikçilerinin adını koyduğu “Kızıl Elma”da her zaman arkamızdaydı ve bize cesaret verdi. Bugün onun bize söylediklerini yayımlamaya yeniden ihtiyaç duyduk. Erdem Ergen ve Evrim Bayındır’ın 8 Şubat 2004 tarihinde Attila İlhan’la yaptıkları söyleşiyi Attila İlhan anısına yeniden yayımlıyoruz.
Gençlik Cephesi:Bildiğiniz gibi 30 Ağustos 2003 tarihinde Türkiye`de bir ilk gerçekleşti. Sosyalistler, Kemalistler, ülkücüler aynı mitingde buluştu. ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ başlığı ile düzenlenen bu mitingi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Attila İlhan: Bu zaten uzunca bir süreden beri benim söylemeye çalıştığım, savunduğum bir fikirdir. Bu fikrin oluşması istikametinde ciddi bir adımdır. Çünkü yaklaşık 5-6 seneden beri ısrarla şunu söylemeye çalışıyorum: Türkiye Kurtuluş Savaşı döneminden farklı bir durumda değildir. Batı hem Avrupa kanadı, hem Amerika kanadı iki taraftan birden Türkiye`yi küçültmeye, dağıtmaya karar vermiş durumdadır ve bu yalnız Türkiye`ye de mahsus bir şey değildir. Önce Sovyetler Birliği arkasından Yugoslavya dağıtılmıştır. Şimdi Irak dağıtılmaktadır. Sırasıyla iri ve büyük gördükleri her ülkeyi dağıtma prensibi içindeler. Bunun için de demokrasiyi kullanıyorlar. Demokrasi niçin kullanılıyor? ‘Herkese hak vermek lazım’, ‘etnisite haklarını tanımak lazım’, ‘mezhep haklarını tanımak lazım’ bu tabii müthiş bir bölücülük imkanı sağlıyor onlara. Bu suretle uyutabildiklerini bu işte kullanıyorlar ve ülkeyi bölmeye çalışıyorlar. Peki bu aynen 1919`daki durum değil mi? Aynen öyle. Çünkü o zaman da siz Rumsunuz, siz Lazsınız, siz bilmem nesiniz diyerek milleti ayaklandırıyorlardı. Peki buna mukabil o zaman Türkler ne yaptılar? Türkler o zaman çok akıllıca hareket ettiler. Müdafa-i Hukuk Cemiyeti`nin terkibine bakın, şaşılacak bir terkiptir ve her türden insan vardır. Yani Ankara`da Mustafa Kemal Paşa burada duruyordu yanı başında kim vardı: Ziya Gökalp vardı. Öbür tarafta kim vardı: Akçura vardı. Arkasında kim vardı: Mehmet Akif vardı. Yanına kim geliyordu: Mustafa Suphi geliyordu. Şimdi terkib bu, o zaman da terkib buydu. Şimdi de böyle olması lazımdır diye ben uzun süredir söylüyordum zaten. Bu şekilde bir olayın eski tabirle kuvveden fiile geçmesi sevindirici bir olaydır. Endişem gençler arasındaki fanatik çocukların tepki göstermeleri ihtimaliydi. Önce yoktu şimdi var. Görüyorum internette bir takım laflar oluyor. Birileri diğerlerine çatıyor siz nereye gidiyorsunuz diye. Bir de yeteri kadar yakınlık göstermeyen takım Müslümanlar oldu, onlardan henüz tam bir şey yok. Onlarla konuşuyorum ben, bana röportaja geliyorlarEksik olan onlar. Onların da gelmesi lazım. Aksi halde Mehmet Akif`i utandıracaklar.
Gençlik Cephesi: Gençlik vatan savunması etrafında birleşirken karşı taraftan da sesler yükselmeye başladı. Özellikle Fettullah`ın gazetesinde ve diğer tescilli gerici gazeteler de bu koroda yerini aldılar. 1920`lerin Mütareke basınını aratmayan bu gazeteler; neo-liberaller ile , ‘sol’cu gazetelerle, kolkola girerek bir saldırı başlattılar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Attila İlhan: Şimdi bu çok doğal. Çünkü, bunlar bunun tanımını da önceden koymuşlardı. Klasik anlamda Kemalistlik, klasik anlamda devrimcilik ve solculuk gibi bir takım kavramların artık tamamen demode olduğunu ve kullanım dışı kaldığını savunuyorlardı. Bu işler artık bitti, başka yerden ekmek arayalım diyerek döndüler. Ve bunlara karşı çıkan ben de dahil beş on kişi neyse kaç kişiysek, bunu söylediğimiz zaman gülüp geçiyorlardı bize. Birkaç yıl içerisinde Türkiye`de ulusal bilinç kendisini yeniden göstermeye başladı. Bir dip dalgası geliyor ve bu dip dalgasının ciddi bir şekilde geldiğini görüyorlar şimdi. Bunu gördükleri için de korkmaya başladılar. Korkak insan ne yapar? İşte bunu yapar. Saldırıya geçiyorlar şimdi dağıtabilir miyiz? Korkutabilir miyiz? diye.Böyle yapabilirler, daha önce yapmışlardır buna benzer kötülükleri Türkiye`de. Ama en kötüsünü yapsalar yani 1919-1920 yıllarında İstanbul Hükümeti`nin yaptığıdır. Sonuç ne olur? Sonuç gene aynı olur. Bu öyle bir meseledir ki, burada tarihin gücü rol oynuyor. Devletlerin gücü rol oynamıyor. 1920`de biz ne haldeydik? 10 senedir savaşıyorduk ve perişandık. Bir avuç insan halinde kalmıştık ordu yoktu dağıttılar, hepsi perişan buna rağmen koskoca düvel-i muazzama`ya kafa tuttuk ve neticede de galip geldik. Şimdi o dönemde o şartlar altında bunu başarmış olan Türkler bunu mu başaramayacak? Bu öyle bir olaydır, bütün mesele burada yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır.
Gençlik Cephesi: Bizim tarihimizle çok benzeşiyor galiba.Jön Türk`lerden bu yana bu tip toplumsal birleşmelerin müjdecisi hep gençlik oluyor…
Attila İlhan: Tabii şimdi her yerde durum böyledir. Ama burada da dikkatli davranmak lazım.1980 öncesi olduğu gibi ‘devrim geliyor’, deyip eline silah alır dağa çıkarsan duvara çarparsın. Böyle olmaz.İşçi ve emekçi ile halkla bütünleşmek lazımdır. Ama daha önemli bir durumla karşı karşıyayız bugün. Bugün önemli olan Türkiye`de sosyalizmin nüanslarını tartışmak değildir. Şimdi Türkiye`de yapılacak olan bütün bunları bir kenara bırakıp, her şeyden evvel Türkiye Cumhuriyeti`nin varlığını korumaktır. Yani onun bağımsızlığını. Gazi ne demiş: İstiklal en önemli şey onun için, hürriyet ikinci önemli şey. Yani sonuç olarak bakacak olursak, tepkiler olacak hatta daha kötü tepkiler, ama bunlar hareketi durduramaz. Maya`nın tutması önemliydi, maya tuttu.
Bir de Kızıl Elma devrimci bir kavramdır ve korkulacak hiçbir tarafı yoktur. Kültürel bir içerik taşır. Akçura’da da bu içeriğiyle kullanılmıştır. Sanılanın aksine ırkçı bir anlam asla taşımamaktadır.
41 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; “Kızıl madalyon.tif” isimli tif dosyası içerisinde kızıl elma yapılanmasının simgesi olduğu değerlendirilen resim olduğu görülmüştür.
İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULUNDAN
CD VE DVD İNCELEME
İlimiz Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul İşçi Partisi il yönetim kurulundan elde edilmiş CD ve DVD’lerin yapılan incelemesinde;
(-40–41-) nolu CD içerisinde : ‘Doğu Perinçek\Belgelerim\2004 BAŞYAZILAR’
1 Ağustos 2004
MİLLİ CEPHE Yine görülmektedir ki, SSK’ları tasfiye eden, TEKEL’leri özelleştiren ve SEKA’yı kapatan güç ile Kıbrıs’tan ve Kuzey Irak’tan Türkiye’yi tehdit eden güç, aynı güçtür. Bu nedenledir ki, Emekçi hareketi, “İş, ekmek, vatan” sloganı altında birleşmiştir. TEKEL’leri, SEKA’yı ve SSK’yı savunmak, bugün vatanı savunmaktır. Tarımın yıkımına karşı köylüyü desteklemek, yine vatanı savunmaktır.
Dış cephe ve iç cephe birbirinin devamıdır. Bu nedenle vatanımızın güvenliğini savunmak ile işimizi ve ekmeğimizi güvence altına almak mücadelesi, tek bir cephede birleşmiştir. Prof. Dr. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nden alınması, Koç Holding’in yeni rektörün atanmasında YÖK ve Çankaya’yı yönlendirme girişimleri, Avrasya ittifakı içinde millî devletimizi yeniden yapılandırmayı cesaretle savunan E. Org. Şener Eruygur ve E. Org. Tuncer Kılınç’a karşı yürütülen psikolojik savaş harekâtları, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni etkisiz hale getirme kampanyaları, İşçi Partisi’ni kuşatma girişimleri; bunların hepsi, aynı cepheleşme içindeki çarpışmalardır. Önümüzdeki günlerde özellikle Türk Ordusu’na, üniversitelere ve İşçi Partisi’ne karşı hazırlanan planları, kurulmakta olan yeni pusuları, medya teröründen şiddete uzanan yeni tertipleri biliyoruz ve siz de göreceksiniz, çelişmeler daha da keskinleşecektir.
Word belgesi görülmüştür
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\ÇEŞİTLİ İŞLER’ isimli klasör içerisinde
Eski Genelkurmay Başkanı
E. Org. İsmail Hakkı Karadayı ile telefon konuşması
(10 Eylül 2002)
Eski Genelkurmay Başkanı E. Org. İsmail Hakkı Karadayı, 10 Eylül 2002 günü öğlene doğru Doğu Perinçek’i İP Genel Merkezi’nden telefonla aradı. Telefon görüşmesi 10 dakika kadar sürdü. Bu görüşmeyi 15 Eylül günü özetliyorum:
Karadayı, daha önce aradığını belirtti. Sizi dikkatle izliyoruz. Açıklamalarınızı basın özetlerinden okuyoruz. Hassasiyetleriniz yerinde, çok isabetli meseleleri gündeme getiriyorsunuz. Ülkemizi savunan görüşlerinizden memnuniyet duyuyoruz değerlendirmesini yaptı. Gelişmeleri nasıl görüyorsunuz diye sordu.
Perinçek, Türkiye’nin önündeki süreci tahlil etti. Doğu Akdeniz’de krize gidildiğini, Irak’a ABD müdahalesi öncesinde Batı’nın Türkiye’de yeni bir hükümet kurmak istediğini, Türkiye’yi içerden vuracak Tayyip Erdoğan ve Baykal’lı hükümet projesini anlattı.
Bunun üzerine Karadayı, “Bu hassasiyetleriniz çok yerinde, kaygılarınız doğru Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanlarıyla sürekli görüşüyorum, daha 15 gün kadar önce Genelkurmay Başkanımızla görüştüm, hiç merak etmeyin, gerekli önlemler alındı.” dedi.
Perinçek, Yugoslavya eski Genelkurmay Başkanı Pavkoviç’in Rus kaynaklarından aktardığı bilgiyi anlattı. ABD Kuzey Irak’a asker yığarak, kukla Kürt devletini kuracak ve savunma taktiği uygulayacaktı. Bölge ülkelerine “Erkekseniz gelin bozun” diyecekti.
Karadayı, burada da TSK’nin bütün önlemleri aldığı vurgusunu yaptı. Karadayı Türk Ordusu’nun gücünün NATO tarafından da bilindiğini belirtti.
Karadayı, daha sonra, “15 Milli şahsiyet konusundaki önerinizi dikkatle inceledik, bugün tek çözüm, ama nerede buna yanaşacak sorumlular” diye konuştu. Kendisinin Askerlikten ayrılırken siyasete katılmamayı kararlaştırdığını, kendisi dışında bu çözümün ideal olduğunu ama gerçekleşmesinin zor olduğunu belirtti. İdeal fakat gerçekleşmesi zor vurgusunu birkaç kez tekrar etti.
Perinçek, ülkemizin ihtiyacı olduğu zaman, kendimizi görevden esirgeyemeyeceğimizi, Atatürk gibi yapmamız gerektiğini belirtti.
Doğu Perinçek 15 Eylül 2002 Şeklinde Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP- GM BT’ isimli klasör içerisinde
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
Milli Kuvvetlere
tek başına hükümet projesini sunuyorum
* Milli dinamikleri ve kaynakları harekete geçirecek bir Milli Hükümet’in kurulması, hem zorunludur, hem de kaçınılmazdır.
* Millet, Meclis’te iyi muhalefet yapacak bir seçenek aramıyor, Türkiye’yi bu badireden çıkaracak bir hükümet arıyor.
* Milletimiz seferber olmaya hazırdır. Yeterli önderlik birikimi vardır. Bütün mesele, kurmaylık sorununda düğümlenmiştir.
* Mehmetçiğin kanını satma şartına bağlanan IMF’nin İstikrar Programı’nın artık hayatta bir karşılığı yoktur. Türkiye bir Milli Direnme Ekonomisi inşa etme dönemine girmektedir. Milli Program, Milli Şahsiyetlerin açıklamalarında beraklaşmış bulunuyor.
* Türkiye halkının önüne, onu bu krizden başarıyla çıkaracak, en çok 15 millî şahsiyetten oluşan, güvenilir bir önder kadroyla çıkılması, tarihi sorumluluktur.
* 7 Eylül 2002 Cumartesi gününden önce bu pratik adıma önderlik etmesi için Sayın Ecevit’i göreve davet ediyoruz. Eğer Sayın Ecevit böyle bir girişimde bulunmazsa, İşçi Partisi diğer Milli Şahsiyetlerle birlikte bu görevi yerine getirecektir.
Şeklinde Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP YAZIŞMALAR’isimli klasör içerisinde;
10 Şubat 2003
Sayın Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu Sayın Komutanımız,
…… yeni basımı yapılan Orta Asya tarihiyle ilgili “Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek” ve “28 Şubat ve Ordu” başlıklı kitaplarımla birlikte Teori ve Aydınlık dergilerinin son sayılarını incelemenize sunuyorum Saygılarımla.Doğu Perinçek
Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP YAZIŞMALAR’ isimli klasör içerisinde;
3 Kasım’da Millî Hükümet İçin Plan Önerisi
15 Ağustos 2002
Durum: Türkiye bugün uluslararası bir komplo ile karşı karşıyadır. Mayıs ayında başlatılan DSP’yi parçalama ve Ecevit hükümetini düşürme harekâtı devam ediyor. Uluslararası komplonun hedefi, 3 Kasım erken seçimiyle Türkiye’nin başına, Türkiye’yi içerden vuracak bir hükümet getirmektir. Tayyip Erdoğan’ın AKP’si ve Kemal Derviş liderliğinde hazırlanan; “Liberal-Sosyal” ihanet ittifakı bu planın gereği olarak sahneye sürülmüş bulunuyor.
ABD’nin Kuzey Irak’ta fiilen kurduğu kukla devleti resmileştirmek amacıyla hazırlık yaptığı ve Türkiye’yi Kıbrıs üzerinden de baskı altına aldığı koşullarda, Türkiye hükümetinin Türkiye’yi içerden vuracak unsurlara bırakılması, bugün karşılaştığımız merkezî tehdittir.
Görev: 3 Kasım seçimlerinden Millî Meclis ve Millî Hükümetle çıkmak, günün görevidir. Türkiye’nin geleceği bu görevin başarılmasına bağlıdır.
Kuvvet: Millî kuvvetlerin bu seçimden başarıyla çıkmaları ve bir Millî Hükümet kurmaları için gerekli birikim vardır. Büyük çoğunluğu kararsız durumundaki seçmen kitlesi, Türkiye’ye sahip çıkacak bir hükümet projesine büyük destek vermeye hazırdır.
Öncü: Bütün sorun “Tek başına Millî Hükümet” hedefiyle milletin önüne çıkacak kararlı, güvenilir bir önderliğin hızla oluşturulmasındadır. Bu önderlik 9 veya en fazla 15 kişiden oluşmalıdır. Bu önderlik, Merkez Yürütme Kurulu görevini üstlenecektir. Ayrıca 25 veya 40 kişiden oluşan bir Genel Yönetim Kurulu olabilir.
Millî Hükümet Programı: Türkiye’nin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün kararlı olarak savunulması, Türkiye’nin Türkiye’den yönetilmesi, Kıbrıs’ta ve Kuzey Irak’ta kararlı tavır, bu kararlı tavrı uygulamayı mümkün kılan bir Millî Direnme Ekonomisi, iç borçların ertelenmesi, döviz giriş çıkışının kontrolü, Türk Lirası’nın korunması ve güçlendirilmesi, yasadışı yollardan gaspedilen ülke kaynaklarının Nereden Buldun Kanunu ile tekrar kamuya kazandırılması, millî tarım ve sanayiyi koruyan bir gümrük düzenlemesi, iç piyasayı canlandıran taban fiyat, ücret ve maaş politikaları, komşularla ticareti engelleyen ambargoları kaldıracak girişimler, bölge güvenliği ve karşılıklı ekonomik yarar amacıyla bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi, Batı’dan gelen baskıları Asya’da oluşan büyük güçle dengeleyecek ve Türkiye’nin ABD ve Avrupa ile ilişkilerini normalleştirecek çok yönlü millî dış politika.
Seçime Katılma Yöntemi: Seçime girme hakkı olan bir partinin çatısı altında, Millî Kuvvetler Partisi gibi yeni bir isimle seçime girmek.
Word belgesi görülmüştür.
Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP-HY FOGG BT’isimli klasör içerisinde;
Birçok gazeteci ve çalıştıkları gazetenin ismi ile TÜRKİYECİLER v AB’CİLER şeklinde ayrı ayrı listelendiği Word belgesi olduğu görülmüştür.
İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULU
Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul İşçi Partisi il yönetim kurulundan elde edilmiş CD ve DVD’lerin yapılan incelemesinde;
İşçi Partisinden elde edilmiş mühürlenmiş 2 numaralı torbadan çıkan 74 adet CD’nin içinden (-37–38-) numaralı CD’lerin aynı olduğu ve bu CD’lerin yapılan çözümlerinde;
İşçi Partisi öncü parti bir fedakarlar ve fedailer partisi. Cumhuriyetimiz 50 yıllık küçük Amerika süreciyle yıkıma uğratıldı. Bu ağır yıkım ve tehdide verilecek tek yanıt bir devrim programı temelinde milleti birleştirmektir. İşçi Partisi Ergenekon’un demircisi 150 yıllık Türk Devriminin mirasçısıdır. işçi partisi milli hükümet programının devrimci pratiğinin önderidir. İşçi Partisi Avrupa Birliği masalından yılan çıkacağını milletline anlatmıştır. işçi partisi ABD ve AB emperyalistleri ve yerli memurlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yıkıcı faaliyetlerine kararlılıkla karşı duran tek parti. İşçi Partisi Paris metrosunda Türk ordusunun devletin onurunu ayakaltından çekip almıştır. İşçi Partisi Ek Protokol meclisten geçemez Kıbrıs verilemez sılagonu ile Kıbrıs ve Denktaş’a sahip çıkmıştır. Vatana bütünlük millete birlik köylüye toprak diyen 2005 yılı cumhuriyet bayramını Bismil Aslanoğlu köyünde kutlayan Kürdün ve Türkün birliğini en güzel örneğini gösteren İşçi Partisidir Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelenin de başında yine İşçi Partisi vardır. Doğu PERİNÇEĞİ engizisyon mahkemelerinde yargılamaya yeltendiler, sonuç İsviçre devlet televizyonunun birinci haberinde ilan edildi PERİNÇEK İsviçre devletini dize getirdi. Doğu PERİNÇEĞ’İN konuşmasını engellemek istediler o milletinden aldığı güçle yasaklarınızı tanımıyorum yere atar çiğnerim dedi. İşçi Partisi büyük proje 2006 ile hasıraltı edilen gerçekleri ortaya çıkararak yalana son noktayı koydu. 2003 yılında 30 ağustos zafer bayramı anlamına uygun kutlandı.
İşçi Partisi öncü gençlik öncülüğünde bir araya gelen milliyetçi Atatürkçü gençler 30 Ağustosta İstanbul tepe başında vatan savunması hattında buluştular mandacı kalemşorlar kızıl elma diyerek saldırdılar vatan savunması söz konusu olunca kızıl da güzeldi elmada. 1 Mart teskeresi meclisten geçmemişse Mehmetçik Coniye kalkan olup can vermediyse ABD Irakta BOB haritasına gömülüyorsa bunun kahramanı yine İşçi Partisidir….
Özelleştirmenin emperyalizmin ulusal bağımsızlığı ortadan kaldırmak için ideolojik bir saldırısı olduğunu Türkiye’de ilk kez dile getiren ve özelleştirmeye karşı mücadeleyi örgütleyen parti İşçi Partisidir Türk Devriminin kadroları İşçi Partisinde toplanıyor Türkiye’yi yönetecek birikim işçi partisinde örgütleniyor.
“ABD uzaydan karıncayı görür. ABD ırakta zafer kazandı. Demokrasi getiriyor.” Diyen, iş birlikçi hain döneklere karşı ABD’nin Irak’ta yenileceğini ve BOB haritasına gömüleceğini bir tek İşçi Partisi söylemiştir. Türk Milleti seçeneksiz değildir. Çözüm vardır. İşçi Partisi ile milli hükümete İşçi Partisi ile iktidara görev hepimizindir. Muhalefet, yakınma, sızlanma, karamsarlık dönemi kapanmıştır. Gün İşçi Partisi ile birleşerek mücadeleye ve iktidar yürüyüşüne katılma günüdür. Haydi görev başına görev yeri İşçi Partisi. İbareli konuşmaların olduğu anlaşılmıştır.
İŞÇİ PARTİSİ İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ BASIN BÜROSUNDA EL KONULAN CD VE DVD LERİN İNCELENMESİNDE
Beyoğlu ilçesi İstiklal caddesi Deva çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren İşçi Partisi İstanbul il örgütünde 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen DVD ve Cd lerin yapılan incelemesinde;
11 NOLU CD İçerisinde:57 ile Polis Fethullah Gulen ABD isimli Word sayfaları olduğu bunların içerisinde, 57 isimli Word sayfasında; “Polis İçindeki Fethullahçı Gladyo Şefleri” İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem Ankara Başsavcılığı’na bir suç duyurusu yaptı. Bu duyuruda “polis içindeki fethullahçı gladyo şefleri” isim isim bildirildi. Bunlar 4 daire başkanı, 12 daire başkan yardımcısı, 35 şube müdürü, 4 başkomiser, 3 öğretim üyesi ve çeşitli üst düzey yöneticiler. Suç duyurusunda adı geçen isimler ve görevleri şöyle: başlıklı word belgesi olduğu görülmüştür.
59 NOLU CD İÇERİSİNDE : (117) adet mao resimleri,
113 NOLU CD İÇERİSİNDE : İP çağrısı ile düzenlenen KKTC Eski Cumhurbaşkanı Denktaşa destek amaçlı yürüyüş ve daha sonra yürüyüşçüler Ankara Ticaret Odasında düzenlenen ADD yani Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eş güdümünde 40 kuruluşun ortak düzenlediği 3 devrim yasasının 80. yıldönümü paneline katılıyor,ADD Genel Sekreteri kutlay AKDOĞAN’ın yönettiği panele İlker BAŞBUĞ,Özden ÖRNEK,Aytaç YALMAN,Şener ERUYGUR,Şükrü SARIIŞIK gibi üst düzey askerler ve eşleri,Türk-İş,Kamu-Sen başkanları,CHP,DSP,DYP,İP yöneticileri,Ticaret Sanayi Odası Başkanları, Rektörler, Rektör yrd.larının katıldığı panelde çekilen görüntülerin olduğu,ADD başkanı Ertuğurul KAZANCI panel sonrasında Ulusal Uyanış Birlikteliğe Çağrı Bildirgesi okuyarak Yeni bir oluşum kurulduğunu duyuruyor ULUSAL mutabakat oluşturulduğunu açıklıyor ulusal güç birliğine ihtiyaç var, Cumhuriyet tehlikededir, Acilen harekete geçilmelidir.. şeklinde konuşmalar yaparak panel tamamlanıp sonrasında katılımcılar Anıtkabire gidiyor şeklinde sunumun olduğu görülmüştür.
*giden_email’isimli klasör içerisinde;
PKK (Kongre-Gel) terör örgütü elebaşısının istihbarat sorgu subayı ve amirine verdiği ifadeleri olduğu görülmüştür.
*331 NOLU CD içeriğinde; Aslında bizim aramızdaki tartışma şudur hiçbirşey yapmamakla bazı tehlikeleri üslenerek bişey yapmak arasındaki seçeneği tartışıyoruz.Geldik bir kayaya dayandık partimiz gelişti gelişti olgunlaştı belirli bir noktaya geldi partimizin önüne şu seçenek çıktı ya bu milletin başına geçicez ve Ergenekon’dan olduğu gibi kayaları delip çıkacağız, ben Ergenekon dedikçe birçoklarının tüyleri diken diken oluyor. Bende inatla Ergenekon diycem. Şeklinde beyanların geçtiği.
*354 NOLU Cd içerisinde ;yapılan incelemesinde “işçi partisi 6. genel kongresi (hasan yalçın kongresi)” de İşçi Partisi Lideri Doğu PERİNÇEK in konuşmasında daha önceden incelenen 166 nolu cd de var olan listedeki milli hükümet için teklif götürdükleri Bülent ECEVİT,İ.Hakkı KARADAYI gibi isimlere yaptığı çeğrısından,Rus devrimi ,Türk devreminden ve muhtelif konularda siyasi konuşmalar yaptığı milli meclis milli hükümet konusunun temel alındığını söylediği “ milli devlet direnir milli ordu direnir”ibarelerinin salonda afiş olarak asılı kongreden görüntüler olduğu görülmüştür.
*46 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Erdoğan TEZİÇ ve Türkan SAYLAN ve ismi bilinmeyen bir bayan şahsın Fotoshopta oynanmış fotoğrafların olduğu,
*51 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; İstanbul-Ankara ilinde yapılan dayan Denktaş uyan Türkiye isimli miting fotoğrafı Sevgi Eren EROL olduğu,
*52 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Ankara ilinde yapılan dayan Denktaş uyan Türkiye isimli 32 adet miting fotoğrafı Nusret SENEM olduğu,
*65 numaralı CD nin yapılan incelemesinde: “Track01.cda” isimli ses dosyasının bulunduğu ve incelemesinde Doktor Necip HABLEMİTOĞLU’nun İlk haber isimli gazeteye vermiş olduğu röportajın olduğu bu konuşmasında Kuvayı Milliye Hareketi, M.İ.T.(Milli İstihbarat Teşkilatı), ve Türkiye’de ki alman vakıfları, illegal faaliyetleri ve ülke siyaseti hakkında görüşlerini açıkladığı ses kaydı olduğu,
ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ BİLİM VE ÜTOPYA DERGİSİ KATINDA YAPILAN ARAMADA EL KONULAN 164 ADET CD VE 22 ADET DVD İNCELEMESİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (C.M.K. 250 My.) yürütülmekte olan1536 sayılı soruşturma kapsamında İlimiz Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren Ulusal strateji Merkezi, Bilim ve Ütopya dergisi katında girişe göre solda 7. kapıda bulunan odada 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen tarafımızdan 1’den 164’e numaralandırılmış CD ve yine tarafımızdan 1’den 22’ye kadar numaralandırılmış DVD’lerin, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2008 gün ve Soruşturma No:2007/1536 Teknik Takip No:2008/425 sayılı inceleme kararına istinaden yapılan incelemede;
*2- Nolu Cd içerisinde 2006 Almanya Berlin Ermeni soykırımını protesto yürüyüşü fotoğrafları. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Zekeriya BEYAZ ve Vural SAVAŞ’ ında katıldığı.
*38- Nolu Cd içerisinde Lozan 2005 konferans ,İzmir sergi fotoğrafları olduğu Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Nur SERTEL, Rauf DENKDAŞ, Mehmet GÜL, Yaşar OKUYAN, Vural SAVAŞ, Zekeriya BEYAZ’ın katıldığı.
*39- Nolu Cd içerisinde İşlenmemiş Lozan 3 isimli Lozan 2005 Almanya Berlin konferans , fotoğrafları olduğu Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Nur SERTEL, Rauf DENKDAŞ, Mehmet GÜL, Yaşar OKUYAN, Vural SAVAŞ, Zekeriya BEYAZ’ın katıldığı.
*58- Nolu Cd içerisinde Berlin bayrak mitingi ve konferansı fotoğrafları Doğu PERİNÇEK VE Emin GÜRSES’İN KATILDIĞI.
*95- Nolu Cd içerisinde Kıbrıs 2007 Talat paşa komitesi konferans ve yürüyüş fotoğraflarının olduğu. Doğu PERİNÇEK,Emin GÜRSES ve Rauf DENKTAŞ’ın katıldığı.
*113 nolu CD içerisinde Doğu PERİNÇEK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Emin GÜRSES, Vural SAVAŞ, Yaşar OKUYAN ve Zekeriya BEYAZ olduğu,
*03 nolu DVD içerisinde 15MART TALAT PAŞA ANMA TÖRENİ isimli klasör içerisinde,20 adet resim bu resimler arasında Doğu PERİNÇEK, Emin GÜRSES olduğu- 20060118_talat isimli klasör içerisinde,33 adet resim olduğu bu resimler arasında Rauf DENKTAŞ, Ferid İLSEVER,Doğu PERİNÇEK gibi bir çok tanımadık insanların olduğu- 20060311_dk_toplantı isimli klasör içerisinde,60 adet resim olduğu bu resimler içerisinde de Doğu PERİNÇEK,Ferid İLSEVER,Emin GÜRSES,Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU gibi birçok insanın bulunduğu toplantıda çekilmiş resimlerin olduğu görülmüştür.
ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ ELDE EDİLEN 19 ADET CD İNCELEME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (C.M.K. 250 My.) yürütülmekte olan1536 sayılı soruşturma kapsamında İlimiz Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya dergisi katı Ulusal Strateji Merkezi odası girişe göre solda bulunan odada 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen tarafımızdan 1’den 19’a kadar numaralandırılmış CD’lerin, İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2008 gün ve Soruşturma No:2007/1536 Teknik Takip No:2008/425 sayılı inceleme kararına istinaden yapılan incelemede
3- NOLU CD içerisinde; “Çin Dış Siyaset” isimli klasör içerisinde “Tablolu Hali (Tablolar Amatörce Düzenlenmeli)” ve “Çin in Dış Siyasetinin Özünü Kavramak.doc”isimli dosyalarda Çin ekonomisi ve dış ticareti hakkında d7öküman olduğu görülmüştür. komutana mesaj Efe Can Gürcan (USMER).txt
14- NOLU CD içerisinde; Silahlı Kuvvetler için Tüm Yansılar isimli dosya içeriğinde Harp Akademileri Komutanlığı amblemi olan “SAREN STRATEJİK “ başlıklı 146 sayfa Sunum, kroki ve belge olduğu.
17- NOLU CD içerisinde; Metod gelişimi isimli klasör de Harp Akademileri amblemli METOD GELİŞİMİ başlıklı 34 sayfa sunum belgelerin olduğu,MGK Milli Güv.Siy.Milli Strj.Haz.konf.Yansıları 2004 başlıklı klasör içerisinde MİLLİ GÜVENLİK SİYASETİ VE STRATEJİLERİ başlıklı 199 sayfa sunum belgelerin olduğu.
ANKARA İŞÇİ PARTİSİ BİNASI
Ankara ilinde İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık dergisinin bulunduğu dergide yapılan aramada zapt edilen cd ler içerisinde yer alan ÖNEMLİ 2 ibareli CD’nin alınan karar doğrultusunda yapılan incelemede;
1-“FETULLAHCI GLADYO, ÜMİT SAYIN, YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasörlerin ve “27 OCAK 2008-EŞREF BİTLİS” isimli word belgesinin bulunduğu,
“FETULLAHCI GLADYO” isimli klasör içerisinde “F TİPİ ÖRGÜTLENME1, F TİPİ ÖRGÜTLENME2, F TİPİ ÖRGÜTLENME3, F TİPİ ÖRGÜTLENME4”, isimli JPEG belgelerinin ve “FETHULLAHÇI GLADYO’NUN “GLADYO” OPERASYONU, POLİS FETHULLAH GULEN ABD, VARAN3~1, VARAN 3 İSİM İSİM DANIŞTAY SALDIRISI TERTİBİNİ” isimli word belgelerinin olduğu,
F tipi Örgütlenme3 .jpg İsimli 3. ile numaralandırılmış dokümanda, Daire Başkanı Ahmet PEK, Eğitim Daire Başkanı Mustafa ÇANKAL ve Polis Akademisi Başkanı Yadi ÇİÇEKLİ bizzap Recep Gültekinin müsteşarı bey ile organize ederek getirdikleri cemaat üyeleridir ile başlayan bir sayfalık doküman
F tipi Örgütlenme4 .jpg isimli 4 ile numaralandırılmış dokümanda 4- Beyhan UĞSUZ Şb Müd (EMN nin tüm AB Projelerinden sorumlu ) Polis Akademisi 1-Vadi ÇİÇEKLİ Akademi Başkanı, (Cemaate Sonradan dahil olan ) ile başlayan bir sayfalık doküman
F tipi Örgütlenme 1.jpg isimli I numaralandırılmış dokümanda; EGM deki F Tipi Yapılanmanın Etkin Elemanları, İstihbarat Dairesi ile başlayan bir sayfalık doküman,
F tipi Örgütlenme 2.jpg isimli 2 ile numaralandırılmış dokümanda; Vali Kaymakam Eminiyet Müdürü Atamaları ilie ilgili gerekli istihbarat araştırmaları ile başlayan bir sayfalık doküman,
VARAN3~1.DOC isimli Word dosyasında KOMPLOLAR VE SUÇ ORTAKLARI ile başlayan,
VARAN 3 İsim isim Danıştay saldırısı tertibini.doc
27 Mayıs 2006
VARAN 3
İsim isim Danıştay saldırısı tertibini hazırlayan üst düzey emniyet görevlileri
İşçi Partisi Genel Başkan yardımcısı Turan Özlü, Bugün (27 Mayıs 2006) İstanbul İl Merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Özlü, Danıştay saldırısıyla ilgili olarak, Başbakan Erdoğan ve Mehmet Ali Şahin’in yönlendirmesiyle tertibi hazırlayan ve psikolojik savaşı yürüten Emniyet içindeki üst düzey görevlileri isim isim açıkladı.
Basın toplantısında E. Tuğg. Servet Cömert de hazır bulundu ve konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Yalancının mumu yatsıya kadar yandı ve yalanlar üzerine inşa edilen komplo birkaç gün içinde bütünüyle çöktü.
Emniyet içinde en üst düzey noktalara yerleştirilen Fethullahçı ekip, Tayyip Erdoğan ve Mehmet Ali Şahin’in yönlendirmesiyle Danıştay saldırısında psikolojik savaşı yürüten merkezi oluşturmuşlardır.
Bu durum artık bazı köşe yazarlarımız tarafından da ilan edilmektedir. Bugün Sayın Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesindeki köşesinde Hükümetin ve emrindeki Emniyet güçlerinin Danıştay suikastındaki rollerini açıkça yazmaktadır. İle devam eden ile devam eden iki sayfalık Word dosyası,
YARGI-NUSRET SENEMDEN İsimli Klasörün yapılan incelemesinde;
“YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasör içerisinde, “MUAMMER AKSOY, MUAMMER AKSOY14, ORTADOKS KLİSELERİ, TAYYİP ERDOĞAN, TURGUT ÖZAL, UGUR MUMCU, YARGITAY” isimli PDF belgeler ile “KROKİNİN AÇILIMI, SEYFETTİN ÇİLESİZ, YARGI TEL NOLARI, YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgelerin bulunduğu,
“YARGITAY” isimli PDF belgesi içerisi nde;
05.02.2008 tarih ve saat: 22.14 de Yazan: h, En son kaydeden: h olan “KROKİNİN AÇILIMI” isimli word belgesi içerisinde,
KROKİNİN AÇILIMI:
A : Yargıtay ana bina
B: Yrgıtay bitişik ek bnina
C:Yargıtay ek bnina
1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı)
2 avukat giriş kapısı
3 Posta giriş kapısı
4Vatandaş kapısı
5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok)
6Mutfak kapısı
7 A blok yan kapı
8Cnlok yabn kapı
9C blok arka kapı
10C blok öbn yan kapı
11C blok ana giriş kapı
12C blok garaj kapısı
13 Başbakanlık güvenli girişi
14A blok giriş
X Güvenlik var
X Polis var
) ( x ray cihazı var
P polis noktası var.
Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnde kalıyor.Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya ulaşmıyor ve ulaşsa da arabalar park ediyor, görünmüyor.Karargah kameraları da orayı görmüyor.10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor.Ö n tarafta 2 kamera var.Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor.Orayı güvenlik kulübesi görmüyor.Arkada camları yok.O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklenmemeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir.
05.02.2008 tarih ve saat: 18.11 de Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGI TEL NOLARI” isimli word belgesi içerisinde, Hakim savcıların telefon numaralarının bulunduğu,
*01.02.2008 tarih ve saat: 20.09 da Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgesi içerisinde;
Yarg. 8 H. Y. A. teşekkür edelim.(Tv için Danıştaydaki çabalarına)Ancak Baskınla, Kaboğluyla iyi görüşüyor.
-Gümüşhane Baro başkanının cinayet davasına bakılacak.
-İ.Selçuk’un yemeği en son ne zaman oldu.Silahçıoğlu en son ne zaman katıldı.Sabih bey, Yarsav başkanı katılıyor.
-Murat Özdil iş arıyor. Bakılsın, sıcak yaklaşalım.
-Yalova Adliyeden Ünal Karabeyoğlu ile görüşelim.
-AKP dosyasını Eminağaoğluna iletelim, görüşünü alalım. Limandaki yemeğe yetiştirelim. Yemeğe Eminağaoğlu dışında E.Poyrazla Levent Ersöz Paşa da gelecek.
-Adliyeden Mahmut Kayaya fazla uğranılmasın.
-Başsavcı Abdurrahman Yalçınkayanın babasının durumuna bakılsın.acil
….. Teftiş Kurulu Başkanının babasının durumuna bakılacak.acil…
d) Telefon görüşmeleri;
DOĞU PERİNÇEK TERÖRLE MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNCE TESPİT EDİLEN TAPELER
Tape:3717 07.01.2008 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK'in "Sayın rektörüm saygılar Doğu PERİNÇEK ben" "Sağolunuz efendim o ıı.. davayla ilgili kararı aldım" "2 tane onun için gerekli bütün girişimleri yapacaz, 2 tane ara ııı.. şerh olması çok lehimize yani" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "Evet. Bizi çok güçlendirecek" dediği, D.PERİNÇEK'in "Evet. Yani bu ıı.. kararlar ıı.. zor alınır, onun için onların böyle bir “Yürütmeyi Durdurma” kararı konusuna şerh koymaları, demektir ki orda çoğunluk aşağı yukarı büyük ihtimalle olucaktır sayın rektörüm yani" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "İnşallah son noktasındayız, eğer siz de bastırırsanız" dediği, D.PERİNÇEK'in "Tabi tabi" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "İşte onun için tam bu zamanda bu zamanda hep beraber" "Şey yaparsak" dediği, D.PERİNÇEK'in "Tamam. Biz görevi aldık, yerine getiriyoruz" dediği,
03.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ziya ATEŞ Baytaş 2 A Blok No.11 Manastır Gemlik Bursa adresinden konuştuğu anlaşılmaktadır)
X Erkek Şahıs “…ben de gelişmeleri izlemeye çalışıyom, izlemeye çalışırken, şöyle bir soru oluştu kafamda.” “Şimdi Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün kurduğu. Iıı.. yanıldığım yerde lütfen düzeltin.” “6 ilke üzerine, bildiğimiz 6 ilke üzerine kurduğu Cumhuriyet. Yani yasama, yürütme, yargı” “3’lü erkinden oluşan, şeyin beyni de bu.” “Yani bu 6 ilkenin üzerine oturtulan sistemin beyni bu. Ben böyle algılıyorum.” “Şimdi yasama hükümeti, meclisi temsil ediyo öyle değil mi?” “Onun altında yürütme, devletin kamu yapısının icraatları yani o devleti işletenler” “yargı, bu gidişatı denetleyen ve gerekirse bu ıı…. Sistemin dışına çıkıldığı zaman, müdahale edip yargılayan konumunda. Ben böyle algılıyorum.” “Şimdi burada ııı…yasamanın yani hükümetin hareketleri uzunca bir zamandır ıı.. Müdahale edilcek konumlara gelmiştir defalarca. Dimi?” “Yaptığı icraatlarlan, söylemlerle uygulamalarla yani kendi iradesiyle yaptırdığı yani o altındaki iki organizmayı işletirken, mekanizmayı işletirken, bu hukukun dışına çıkılmıştır, bu defalarca teyit edilmiştir, siz de teyit ettiniz. Şimdi ben burda kendi kendime şunu soruyorum.” “… şu türban konusu bakın en son şey, bütün o yürütmedeki” “Bütün mekanizmalar ama hepsi karşı görüşlüsü- savunucusu” “Hepsi öyle bir polemiğin içine düştü ki, artık türbanın ıı… dine göre nerde olduğuna kadar inildi. Yani konunun dışında başka yerlerde insanlar münakaşalara düştü.” “Yani orda ee… tavrını koyması gereken durumu terk edip” “Çok uzak mesafelerde çok ucuz polemiklerin içinde çok ııı.. boş lüzumsuz yerlerde yani devletin varlığının bekasının söz konusu olduğu yerde” “… bu, herkes birbirini vazifeye çağıracağına ve halkı bu vazife konusunda uyandıracağına, ayaklandıracağına,” “Yapması gerekirken, çok uzaklarda çok ucuz şeylerlen, polemikler içinde” “Bugün bir anıtkabirin bir anıtkabir hadisesi oldu aynı hadise orda olurken kavga döğüş şamata gürültü şeyden komisyondan şey geçti.” “Türban geçti alelacele işte önümüzdeki birkaç gün içinde oylicekler moylicekler. Yarın okullar açıldığı zaman sokaklarda üniversitelerde her yerde bunların çatışmalarına şahit olcez.” “Muazzam bir şekilde şahit olcez. E şimdi ııı.. bu yasamada öyle bir zeka öyle bir beyin var ki, bugün Bülent Arınç gene azarladı o gösteriyi.” “..Burda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bekasını koruma gücünü kaybetmiş gibi gözüküyor bana öyle geliyor?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Devlet düşmanın eline geçti artık. Kaybetmeyi bırak…” “DEVLETİ YENİDEN KURMAK LAZIM.” Dediği, X Şahsın “Bunda mutabıkız değil mi?”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “TABİ TABİ.” Dediği, X Şahsın “… Bunda mutabıkız. Bakın ..geçen akşam da ben hani... Türkiye Cumhuriyeti, bağımsızlığını tüm dünyaya karşı yeniden ilan etmek zorunda.” “Bu güce eriştiği zaman.” “Burda şimdi ben bunu TURAN ÇÖMEZ’E de, sayın Turan ÇÖMEZ’e de anlatmaya çalıştım, anladı zaten. Bu kadar deytaylı anlatmadım çok kısa anlattım. Iıı…o da anladı hadiseyi. Burda yapılcek şey şu. İşte o benim anlatmaya çalıştığım. Burda artık önümüzde uzun bi şeyde ııı.. yakın bi zamanda genel sandık yok.” “Genel seçim yok . önümüzde yerel seçimler var…..” “… Millet burda bunlarlan meşgul olurken onlar orda referandumu yapıcek,” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Öyle bir tablo çiziyorsun ki hep düş düşmanın” “Her şey düşmanın istediği gibi gidiyor.” Dediği, X Şahsın “Ama öyle gidicek”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Plan olabilir kardeşim bunlar şimdi içinden çıkamıycakları bir ekonomik krize girerler” “Ordu bunlardan yana değil karşılarında. Bunlar çok ağır darbeler yicekler. Sizin dediğiniz gibi olmıycak.”dediği, bir süre karşılıklı çözüm üretmek gerektiğinden bahsedildiği, X Şahsın “… İşte tabi bu yapı oluşup, kısa zamanda oluşup varlığını bu millete göstermesi lazım. Benim yani şeyim, aciliyetim paniğim bu. Seçimlerden önce olmalı.”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bütün gücümüzle onun için uğraşıyoruz.” Dediği, X Şahsın “Bu yerel seçimlerden önce olmalı, mutlak olmalı.” “İşte bu olmazsa, millet burda hiçbir şeyi fark etmezse yerel seçimlerde çok büyük oylan bunlar her yeri yağlayıp ballayıp bugünkü durumdan çok daha zor durumlara düşcez. Ben onu anlatmaya çalışıyorum.” “Adamlar bir kelimeyle pusturuldu. “İçerde” de var bunların çok sağlam adamları. Bugün AK Partiyi kapatmaya kalkışmak bile Türkiye’yi çok zor duruma sokar.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Kimse yapmaz o işi merak etme” “Kapatmakla olmaz ki.” “Halkı kazanarak olur.” Dediği, X Şahsın “İşte bak halk uyanmadığı için. Yoksa halk bugün eğer o istedi, ARZU ETTİĞİMİZ O OLUŞUM OLMUŞ OLSA BUGÜN, BUNLAR BU İŞLERE GİRİŞEMEZ, bu işler olmaz, anında biter” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet. Bunlarla uğraşıyoruz başka bir şey yaptığımız yok zaten” dediği, X Şahsın “…Eğer ııı… muayeneye falan gelirseniz bugünlerde gene bir haberleşiriz, görüşürüz.” dediği tespit edilmiştir.
Tape: … 04.02.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ünsal YAVUZ Başkent Üniversitesi ATAMER Müdürü Eskişehir Yolu 20 Km. Bağlıca Kamp, Çayyolu Ankara adresinden aradığı anlaşılmaktadır)
Doğu PERİNÇEK “Sayın hocam saygılar” “….bi sesinizi duyayım da kuvvet alayım dedim zor günlere girdik” dediği, X Şahsın “Biz sizi dinliyoruz devamlı biz sizi dinliyoruz” “Bu yeni bir metin verdiler bana onu sizler mi hazırladınız bu ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet burda bir grup eee hocamızla ve siyasetçimizle böyle bir 2,5 ay kadar bir çalışma yapıldı bende katıldım bunun sonucunda da çok ince tartışılarak aşağı yukarı 12-13 toplantı sonucunda o hale getirildi hocam” dediği, X Şahsın “güzel bir metin Doğu beyciğim onu bana İzmir’de verdiler Ege koop çağırmıştı beni orda Ulusal Strateji merkesinden bir hanfendi verdi bende şimdi imza topluyorum üniversitede” “Topluyorum göndereceğim” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi çok teşekkür ederiz Ankara’ya geldiğim zaman arıyacağım sizi ziyaret edeceğim Hocam” dediği, X Şahsın “Öylemi memnuniyetle var mı bir şey benim yapacağım bir şey” diye sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in “Sağ olun bu Mehmet HABERAL toplantılar yapıyor ona sizde katılın hocam çok fay….” Dediği, X Şahsın haber ulaşmadığını söylemesi üzerine, Doğu PERİNÇEK’in “ben o zaman söyleyeyim bu toplantıları düzenleyenlere sizi verebilirmiyim müsaade edermisiniz” diye sorduğu, X Şahsın da “Rica ederim ben hazırım bu tür toplantılara her zaman” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Hiç karşılaşmıyor musunuz hocam sizin patronunuz ona söyleyebilirsiniz” dediği, X Şahsın “karşılaşıyoruz her akşam bi kere şeyde üniversitede geliyor ben rektör yardımcısı bizim Korkut ERSOY var onun aracılığı ile öğrendim bir liste vermişti ondan sonra İzmir’de verince bende kendi payıma düşeni yapmaya başladım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki hocam görüşmek üzere saygılar ben sizinde katılmanızı onlardan rica edeceğim” dediği, X şahsın “Saygılar bizden her zaman her zaman ben imzaladım bildirgeyi zaten imzaladım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O ayrı bide bu bütün milli kuvvetleri bir araya getirip bir siyasal çözüm o bakımdan” dediği,
Tape:3820 04.02.2008 tarihinde Halil İbrahim ÖZKAN ile görüşmesinde özetle; Halil İbrahim ÖZKAN’ın bir arkadaş gurubundan bahsederek tanıştıracağını söylediği ve “…. Ne gerekiyorsa partimiz için Allahtan” “bundan sonra yapacaz İnşallah” “bu halkı uyandırmanın zamanı geldi İnşallah” “bu gün bide şey vardı, onu sizinle paylaşmak isterim” “İlçelerin zannediyorum yeni bir oyunu var ilçeleri bölelim Kadıköy’ü Erganizi’yi falan filan” “bunun altında şeymi yatıyor hocam Türkiye’nin eyaletmeşmeye doğru giden bir…” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “o değil bu şey gibi Çankaya falan gib ikazanamadıkları belediyeleri küçültüp bir kısmını kazanmak ayak oyunları tabi hep bunlar küçük küçük şeyler yani” dediği, Halil İbrabih ÖZKAN’ın “bunlar Amerikan uşakları bunlar…” dediği,
Tape:3822 05.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Bir süre Kadir Has Üniversitesinde yapılacak olan bir toplantıyla ilgili, salonun temin edilmesiyle ilgili uzun süre görüştükleri, toplantının oluş şekli ve saati üzerinde konuştukları, kimlerin katılacağından bahsettikleri, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, İnan KIRAÇ gibi şahısların katılacağını anlattıkları, daha sonra güncel siyasi konulardan bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “Osman Şirin’i verelim abi önemli o” dediği, Ferid İLSEVER’in “venrdik abi tabi.. hem verdik hem veriyoruz, çok sert konuşuyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “çok etkili ya çok sert konuşuyor abi…ordaki bayan Yargıtaydaki bayan üyeler coşmuş” dediği, daha sonra Almanya da meydana gelen ev yakma olaylarıyla ilgili konuştukları,
Tape:3823 05.02.2008 tarihinde Bedri…. ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK in, “Cumartesi günü yapılıyormu diye” sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16 sında Anayasa mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin KARANLIK’ dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” dediği tespit edilmiştir.
05.02.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ziya Ateş Baştaş 2 A Blok No.11 Manastır Gemlik Bursa adresinden aradığı anlaşılmaktadır)
X Şahsın “.... ben kendi kendime şöyle bir şeyler düşünüyorum” “... aslında bunu uzun zamandır düşünüyordum da yani çoktan, seçim öncesi, daha önce, daha önceki yıllar yani bi ideal gibi bi şey bu benim için yani. Iıı.. şimdik şu ortamda bu seçimden önce de böyle bi ıı.. zemin oluşmuştu kafamdaydı gitti falan ama, şu önümüzdeki ortamda ııı.. bu birleşme hareketini güçlendirip kısa zamanda işte adını “Ulusal Birlik”, “Milli Birlik” ne ise yani ismi önemli değil. Ona benzer bi şey yani her kesim herkese hitap edecek bi isimle 19 Mayıs’a Ankara’nın en büyük alanında Anıtkabir veya daha büyük bi alanda bu kitle önderleri bi araya gelip bi miting olabilir mi?” diye sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in de bu tür bir mitingin Ankara da yapılacağını söylediği, X Şahsın “… benim demek istediğim şu: ıı.. o en son miting, hani onun öncesinde tabiî ki bu birleşme hareketleri, bu mitingler bu şeyler mutlaka olcak o sürece kadar da, o 19 Mayıs’ta ıı.. benim kastettiğim miting yani, ııı.. hayal etiğim miting diyelim daha doğrusu” “bi halk devrimine yönelik ya da o zemini yakaladığı zaman” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bir “Halk devrimi” olmaz güzel kardeşim” dediği, X Şahsın “Ama ama peki nasıl olcak bu iş, bu iş nası döncek?” “Bu iş, başka türlü olmaz yani bu halk olmadıktan sonra dönmez bu iş yani.” “.. işte yani bu yerel seçimler konusu var eğer yerel seçimlere kadar bir hareketlilik, bir şey bu milletin” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “….. bakın beğenmiyo işte. Anıtkabire işte yüz binlerce insan doldu daha ne istiyorsun?” dediği, X Şahsın “Doldu ama Bülent ARINÇ ne dedi? Iııı... “60 İhtilali öncesi kışkırtıcılar gibi yapıyonuz” dedi. Çok böyle aşağılayıcı çok azarlayıcı şeyler söyledi. Ben o gün bu gün böyle hayretler içindeyim. Hiçbir buna ses getirecek hiçbir şey olmadı. Çok çok vahim şeyler söyledi Bülent ARINÇ. O Ankaradaki miting için. O gösteri için. Yani böyle bir “azınlık anarşist” “azınlık kışkırtıcı” gibi, böyle şeyler. .. “Ne istiyorsunuz” dedi yani neler söyledi. Onun bu demecine hiçbi yerden bi tepki, medyadan şurdan buradan, çok vahim şeyler söyledi. Yani izlediniz mi bilmiyorum takip ettiniz mi?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “… o sözlerin kardeşim niye onların üzerinde duruyorsun, önem veriyorsun. Onları o adam söylemiş ne kıymeti var söyler. Orda yüzbinler yürüyor sen onu onu görmüyorsun, adamın söylediğini önemsiyorsun.” “Bak hala sen diyorsun ki işte halk falan. İşte halk bak yüzbinler harekete geçti Cumartesi günü milyon olacaklar. Var güç var. Sen bak yanlış yere bakıyorsun. Iıı .. burda problem…” “Bak sen sen tarihte ÖNCÜ ÖRGÜTLENMENİN rolünü görmüyorsun bak. Türk tarihini incele, Rus tarihi, Çin tarihi, Amerikan tarihi, Fransız tarihi, BİR ÖRGÜT PARTİ OLMADAN HİÇBİR ZAMAN SONUÇ ALICI YERLERE VARMAZ BÖYLE ŞEYLER YANİ.” “Yani kitle hareketi kalabalıklarla hiçbir yere varılmaz onun başında bütün devrimleri iyi incele. İyi incele. Başında…” “Başında öncü partiler var. Sen hiç ona dikkat etmiyorsun onun önemini görmiyorsun yüzün hep kalabalıklarda. Kalabalıklar zaten. Merak etme. Cumartesi günü görüceksin sen. Cumartesi günü milyonlar toplanıcak Ankara’da. Yani milyonlar toplanıcak ama işte bak.” “KENARDA KÖŞEDE KALAN “ZAVALLI İNSANLAR” TARİH YAZMAZ. KARDEŞİM…” “SEN BULUNDUĞUN YERE KAFAYI TAKIYORSUN. ONLAR KENARDA KÖŞEDE TÜRKİYE’DE…..” dediği, AKP nin aldığı oyların her an dönebilecek oylar olduğu, halkın ekonomik olarak zor durumda olduğunu anlattığı, devamında “Onun dönmesi için, bak partisiz dönme, güçlü bir parti “Müdafa-i Hukuk Cemiyeti”, “İttihat Terakki Cemiyeti” efendim Sovyetler Birliğindeki Lenin’in partisi, Çindeki Mao’nun partisi Fransa’da Jakobenler denen Fransız Devrimini yapan parti. Amerika’da İşte Washington ve adamları. BUNLAR OLMADAN, SENİN DEDİĞİN ŞEYLER OLMAZ. KURU KALABALIKLARLA TARİHTE HİÇBİR ZAMAN DEVRİM YAPILMAZ.” “Dikkatini buna çekerim.” Dediği,
Tape:3825 06.02.2008 tarihinde Nusret SENEM ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in “Dün biraz sizi bulamayınca Bedri ile konuştum nasıl olmuş Hüseyinin Toplantısı” dediği, Nusret SENEM’in “Evet şöyle birde oraya toplantıya katılıyor arkadaşlar CHP liler var ondan sonra Eğitim-SEN liler katılmış onu bizim Başkanımız biraz olumsuz değerlendirmiş orayı bozarlar falan gibi bence öyle bir” “… Eğitim-SEN katılıyor ama Sendikal birlik lafı daha çok söyleniyordu evelsi günkü toplantıda fakat Eğitim-SEN diye söylediler Genel Merkez diye ben onu pek şey yapamadım Netleştiremedim ama Göksel bize Eğitim-SEN sendikal Birlik diye söyledi 1 gün önceki toplantıda” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Katılsın abi ne var niye rahatsız oluyoruz ki” dediği, Nusret SENEM’in “Şeyinde çok güzel uyarlar yapıyor yani bu Mitingin irada karşı olmamak ne şeriat ne darbe yanlışlara şey yapmaması lazım diyor Yani böyle güzel bir imam şeyi olmasın diyor bu 14 nisandaki hataları tekrar etmesin herkes bunda mutabık oluyor yani” “Çok güzel bir şey oluyor şimdi öğrendik İzmir Belediyesi 300 Otobüs ile hazırlık yapıyor” “Yani her taraftan Türkiye çapında” “bir katılım olacak bir böyle Uluç GÜRKAN'ların şey yaptığı ayrı bir Platform var bugün onunda bilgisi geldi bana şimdi Uluç GÜRKAN'ın Toplumsal Güç Birliği Platformu diye bir platformu var onun başına Uluç GÜRKAN çekiyor bunlar CHP lilere karşı bir grup oluşturuyorlar bizim TÜMÖD'ten malesef Suay KARAMAN da bunlara dahil olmuş Eğitim-iş buradaymış fakat Eğitim-iş'in öyle hemen” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi hemen ikisinide arayın deyinki çıkın ordan” dediği,
06.02.2008 tarihinde Bayram… ile Emine…. arasındaki görüşmede özetle; (Emin Özer Silifke Cad. Gökçay İş Merkezi A Blok Kat.2/11 Mersin adresinden konuşulduğu anlaşılmaktadır)
Sekreter’in “Merhaba İşçi partisi İstanbul il merkezinden arıyorum Emine hanımı aktaracağım” diyerek Emine isimli şahsa aktardığı, Emine’nin “Bende iyiyim sağ olun ııı biraz evvel yeni üyemiz geldi Mehmet Ferid YAZACI …… kurucularından” “Bunun ben sana numarasını vereyim” “…Ankara’da Ulus’ta Erzurum otelinin sahibi görüştünüz mü Şemsi beyle” dediği, Bayram’ın “Görüşmedik te aldık notunu …İstanbul’da oturuyor İstanbul’a gideceğim demişti tamam mı bizde git partiye uğra demiştik” “bir araştırma da yapmak lazım ona adres madresini alın biraz atıp tutuyor şöyledir böyledir” “Ben şurda kurarım partiyi derneği kurarım” “ŞİMDİ ONLARI Bİ ÖRGÜT ARAŞTIRSIN bak bu adam hava mı atıyor gerçek mi gerçekse çok yararlanırız tamam mı öyle ben palavra atıyor demiyorum yanlış anlama ama söyledikleri de şey biraz” dediği, Emine’nin “TAMAM OLDU ESENYURT BÜYÜKÇEKMECE’DEYMİŞ.” Dediği, Bayram’ın “Biz birazda o amaçla gönderdik” dediği,
06.02.2008 tarihindeki Emcet …. ile görüşmesinde özetle; (Fikri KUMBASAR Polozoğlu Sok.No.3/2 Poydos Apt. Şişli İst adresinden arandığı anlaşılmaktadır)
Doğu PERİNÇEK’in “Emcet merhaba Doğu ben nasılsın kardeşim” “Şey Levent TEMİZ bey burada da” dediği, Emcet’in “Ha ben bir görüşme yapmaya gidiyorum” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha Adil beyle mi” “Adil beye selam söyle Levent TEMİZ’in de onunla görüşmek istediğini belirtiver olur mu” dediği, Emcet’in tanışıp tanışmadıklarını sorduğu, Doğu PERİNÇEK “Tanışıyorlar tanışıyorlar istersen ben sana bak Levent’in telefon numarasını vereyim.. ordayken bile icap ederse çağırabilirsiniz” “ÇÜNKÜ ONDA DA BAZI BİLGİLER VAR YANİ ŞEY HABER YOLLAMIŞLAR İÇERDEN ADİL BEYİ İÇERDEN TEKRAR ALMAYI FALAN DÜŞÜNEBİLİRLER DİYE BEN İHTİMAL VERMİYORUM DA” diyerek (539 493 88 29) numarasını verdiği, Emcet’in “Bu şeyi ben ileteyim mi peki bu hani gelen haberi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Da da ama ben ciddiye almıyorum yani biz onu telaşlandırmış olmayalım” “Ben hiç ciddiye almıyorum ama ben bak şunu söyle bak arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… fakat şimdi böyle bir ikinci dalga falan olacak diyorlar fakat benim bak şeyim ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “TABİ BU AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR ÇATIR ÇATIR AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” dediği,
Tape:3829 07.02.2008 tarihinde Gönenç..? ile görüşmesinde özetle;Aralarında merhabalaştıktan sonra Gönenç’in savcılık makamına verdikleri bir dilekçeden bahsettiği, verilen bu dilekçe ile ilgili olarak Gönenç’in “Başsavcı vekili bizzat ilgilenmiş evrakla hatta biz faksla bi şekilde ulaştırılmış kendilerine evrak.Hatta bu konuda bi telgiraf aldıklarını da söylediler.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in de “Hı yukardan heralde .” dediği, daha sonra ikinci bir dilekçeden bahisle Doğu PERİNÇEK’in “Savcıların eğilmesi bak bu ikinci dilekçe de şeyi de ben sizden ayrı bi kaynaktan askeri kaynaklar bize bildirdiler. Araştırmışlar bize ikisini de İstanbul Emniyeti'nin şeyi olduğunu hatta bizim gri dediğimiz mavi Kapalı kasa falan diye araştırmışlar numarayı da tereddüt vardı düzgün numarayı yazmışlar ve kesin olarak İstanbul Emniyetine bağlı olduğunu ve şeyi bildirdiler kimler vardı bunun içinde ne amaçla izliyorlardı falan bunun üzerinde durulması gerekir de diyorlar bu da çok ilginç.” dediği, Gönenç’in “İkincisi İstanbul Emniyet Müdürünü aradım ondan sonra beni aradı hiç bu söyledim ondan sonra işte şey talebini söyledim konut koruması falan. Dedi hiç sizin merak edecek bi şeyiniz yok dedi ben dedi sizi sürekli güvenlik amacıyla dedi izletiyorum falan filan yani o da durumdan haberdar olmuş anladığıma göre.” dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3877 07.02.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. (1-2 kelime anlaşılamadı). Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği, Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu, Serhan SELÇUK’un “Ordu yapıyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” dediği,
Tape:3805 07.02.2008 tairihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle;İstdanbul Pera da düzenlenecek olan bir toplantı hakkında konuştukları, bahse konu toplantıya Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, İbrahim SAMANDIRA gibi isimli şahısların katılacağından bahsettikleri, daha sonra söz konusu toplantıya bazı İsviçre Milletvekillerininde katılacağından bahsettikleri, devamında Ferid İLSEVER’in “…. Bu Tuncay ÖZKAN olayı, işi yine berbat etti, ….” “CHP tavır almış buna” “pisliğin teki iğrenç yani iğrenç” “Nusret vardı sordum, gel bunu şöyle yapalım dedim, biz yokuz böyle bir şeyde biz yokuz diyelim, siz bunu konuşturuyorsanız” “ bölücülük yapıyor resmen” dediği ve Tuncay ÖZKAN’ın bahse konu toplantıya katılmasının, toplantıya olan katılımı azaltacağı anlattıkları, ilerleyen bölümlerde Ferid İLSEVER’in Yargıtay Başkanının bir açıklamasına atıf yaparak, “Y… Ba…ının güzel bir açıklaması var, yeni başkan olduğu gün” “o devam ediyor, üniversite ayakta, Ege üniversitesi falan… güzel iyi gidiyor yani” dediği,
Tape:3846 09.02.2008 tarihinde Fikret ARTAN ile görüşmesinde özetle; Fikret ARTAN’ın “Ben sayın Doğu PERİNÇEK'le görüşmek isterdim” “Ben Ankaradan arıyorum Fikret ARTAN efendim nasılsınız” diye sorduğu ve annesinin ölümüyle ilgili konuştukları, yoğun bir ortamdan aradığını söyleyerek “…inşallah bu şeye vesile olur en azından” “Bu Cumhuriyet düşmanlarından kurtulmamızın başlangıcı olur beklide” “Pek şey değil MHP'nin maalesef tutumuda pek şey değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet ama sizlere çok iş düşüyor” “Milliyetçiliğimizi tekrar o Atatürk Yusuf AKÇURA Ziya GÖKALP temellerine oturtmamız lazım yani halkçı vatansever” dediği, Fikret ARTAN’ın “Bide şey sayın Genel Başkanım o geçen ...olayda pek hoş değildi gerçekten samimi söylüyorum” “Bu çelenk koyma ...” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bakın bu MHP'nin intiharı oldu çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerine düşmanlık Milliyetçiliği bitirir yani” dediği, Fikret ARTAN’ın “ her Milliyetçinin tabii olarak silahlı kuvvetlere sevgisi vardır” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi çünkü vatan bugün vatan tehdidi altında da en kıymetli şey silahımız yani silahsız Türkiye ayakaltında kalır orduya düşmanlık bugün en tehlikeli tam Amerika orda kendini gösterdi yani” dediği, Fikret ARTAN’ın “Şimdi bu şeyle Abidin beyle ben bu siz telefonunu temin ettikten sonra temas kurduk” “Onun TRT'deki sorununa da epey bi yardımcı oldum ... Yanlız son dönemde biraz ben bazı şeylerinde çelişkiler gördüğüm için güvenip güvenmeme konusunda size bi bilgi arz edeyim dedim” “Ben yani bendeki bilgiler kadarıyla Abidin bey o seçim anketi çalışmasını SESAM daki çalışmalarını falanda biraz Genelkurmayla dirsek temasıyla yürütüyo... düşünüyodum” “Yani onu bi teyit edeyim dedim acaba gerçekten yürütüyomu yürütmüyomu” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet tahminim öyle ben böyle kesin bi bilgiye dayanmıyorum ama benimde çeşitli onunla ilgili edindiğim bilgiler kendiside galiba bunu söylüyor ben Askerlerle birlikte” “O zaman arkadaşlarımıza söyledi ben askerlerle birlikte çalışıyorum falan dedi” dediği, Fikret ARTAN’ın “Bu şeyide tanıyosunuzdur efendim Gülfen hanımı Ankara Üniversitesinden Profesör” “Spor Bölümü Başkanı soyadını unuttum şimdi ama o sizi tanıyor” “Ki onlar şeyde yapmışlar o Cumhurbaşkanlığı şeçimi öncesi o özde birisinin Cumhurbaşkanı seçilmesi üniter yapıyla ilgili konferanslara çıkmışlardı Türkiye çapında genelinde” “Yani ben onunda Genelkurmay destekli bi çalışma düşündüm” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Olabilir onu tam kesin bilmiyorum ama Abidin beyin yani Genelkurmay diye niteliyemem çünkü o asker diye daha geniş söyliyebilir yani askerlerle bi bağlantısı var” dediği, Fikret ARTAN’ın “He ama şeyin bu SESAM'ın oradan en azından maddi destekli olduğunu düşündüğüm için ben” “Hani biraz güvendim orayla yakın olma ihtimali olunca” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet Askerlerle bağlantısı var Abidin beyin var Vatansever bi insan” “…Fikret bey sizden bu millet çok şey bekliyo yani bu milliyetçi bu ülkücü kökten gelen milliyetçilerin ağırlıklarını koymalarını lazım, ya bu MHP benim gördüğüm Devlet BAHÇELİ'nin yönetiminde tam Amerika doğrultusunda bi çizgiye girdi” “Sizlerin ama tabanda çok büyük bi isyan var onuda söyleyim” dediği, Fikret ARTAN’ın “Geçen Hüseyin Beyide aradım hemen söyledim gerçi iş işten geçmiş gibi görünüyo ama” “Şimdi bu kamuoyunda ençok tartışılan konu AKP’nin bu türban Üniversitede türbanı serbest bırakmasından sonra” “… hiç bir siyasi parti hiçkimse AKP nin 4 dönemdir çıkartmaya çalıştığı bu Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısından bahsetmedi” “Halbuki orada Birinci dördüncü ve beşinci maddelerde gerekçelerinde zaten bütün ipuçları var belgeleri var” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi tabi ben bu açıdan biz o Kamu Yönetimi Kanununa karşı çok çeşitli o zaman sempozyumlar şunlar yapı... ama bu türbanla bağlantılı bir dört beşinci madde açısından meseleye bakmamıştık uyardığınız çok çok iyi oldu o açıdanda meseleyi ele alacam” dediği, Fikret ARTAN’ın “Ve gerekçelerinide özellikle özellikle 5. maddeninde gerekçesinin 10.paragrafında” “İşte özgürlüklerin işte kimseye ayrımcılık yapılmayacağı hizmet alanda verende de hiçbir şey yasaklama olmayacağı yönünde maddeler ben şöyle deyim şöyle özel bilgi vereyim efendim ben o zaman Washington taydım” “Askeri Ateşe Paşa vasıtasıyla bi 4 sayfalık rapor yazmıştım Paşa hem Genelkurmaya hemde Sayın Cumhurbaşkanına gönderdi o zamanki Ahmet Necdet Sezer beye” “Benim gerekçelerimle sayın Cumhurbaşkanı iptal etmişti” “1-4 ve 5. madde” “Gerekçenin 10.paragrafı 5.maddinin” “Çok böyle gizli saklamışlar ama açıkça orda diyorki biz kamu kesimindede türbana izin verecez” “Şimdi eminim bunlar bu yeni Cumhurbaşkanından sonra bi 3-4 ay sonra ortalık durulursa eğer” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Egemen BAĞIŞ bunu Berlin’de 3 gün evvel söylemiş” “Egemen Bağış Berlin’de 3 gün önce Milliyet gazete Gazetecilerin ortasında Mecliste de türban giyilecek falan diye söylemiş” dediği, Fikret ARTAN’ın “Yani efendim şey o kanun tasarısı hazır zaten” “Bunu Sayın Cumhurbaşkanı iade etmişti ama” “Onun noktasına virgülüne dokunmadan 3 ay sonra pat diye getirip bütün kamuya yayabilirler o zamanda işin önü ne derece alanır bilemiyorum çok şey Türkiye çok sıkıntıya girecek o zaman” dediği,
Tape:3831 11.02.2008 tarihinde Şule …. ile görüşmesinde özetle; Bir toplantının bittiğinden bahsederek “.. gelince anlatırım Hurşit Tolon'un selamı var sana” dediği, Şulenin de “…Mehmet' den yeniden yazı istemişler” dediği, Doğu PERİNÇEK “Bence kendi yazmasın yani o böyle fazla, araştırma görevlisi yani suçlanacağı böyle Fethullah hoca bilmem ne polemiklerine fazla girmesin” dediği tespit edilmiştir.
Tape:3622 11.02.2008 tarihindeki Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “bir konuşalım dedim ben gelince anlatırım bugünkü toplantıyı ,bir bildirge yayınlanıyor yarın yada öbür gün 30 imzalı bir eşgüdüm komitesi kurmuşlar ,Şener Eruygur geldida geldi bugün yanında Dursun Ali Ercan, Hurşit TOLON işte 30 kişilik bir şey oluşturmuşlar işte onların hepsi vardı konuştuk ettik falan yani söylediklerinde yanlış yok ama mümkün olduğu kadar yuvarlak şeyler iç dış tehdit falan gelince anlatırım” dediği, ilerleyen konuşmada Talatpaşa komitesinin yapacağı toplantıdan bahsettikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “…Mehmet haberal ufuk söylemez Kamuran … da yolla gelmezlerse gelmesin” “… hatta İlhan Selçuk’ta gelsin” dediği,
Tape:3833 13.02.2008 tarihinde Günseli..? ile görüşmesinde özetle;Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra ülke sorunları ile ilgili görüştükleri devamında aynı konu etrafında Doğu PERİNÇEK’in “Bunlar sonra geldi başörtüsü kanunu da öyle birkaç yıl içinde ülkede ekonomik.” Dediği, Günseli’nin “Beter olsun da beter olsun da.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “İki üç yıl içinde diyorum bunlar çok ağır sonuçlarla karşılaşacak. Ama yıkılacaklar.” dediği, Günseli’nin “…Hakikaten bu kadar aşağılık insanlar o hele o şey yok mu eski meclis başkanı şeyin torunu ağlamış eksik olmasın efendim Bülent Arınç bey eksik olmasın .... isimlerini unutuyorum….Aşağılık baktım Hürriyette yine pardon Vatanda bi resim var First Lady'ye pırpırada yakışır artık marka giyiniyorlar kürk falan sahibi de oldular evet bu kadar aşağılık insanlar olamaz efenndim evet böyle efendim efendim ben sizi rahatsız ettiğim için sonsuz saygılar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3836 13.02.2008 tarihinde Hikmet ÇİÇEK ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Hikmet ÇİÇEK’in “Başkan meraba Hikmet Çiçek abi şimdi bi şeyi hatırlatıyım dedim sabah 10:30 da sizin verdiğiniz saatte İsa albay geldi şimdi bu ikinci defa şey oldu bir bundan önce de tam sizin savcılıkta ifade vermeniz gerekirdi hatırlıyorsunuz ordan da İstanbula acele gitmeniz gerekirdi biraz kırgın gibi bi isterseniz bi telefon etseniz iyi olur cebi var mı sizde dur hemen Fikretten alıyorum 0 536 607 21 41.” dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3859 13.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; YavuzDEDEGİL ismli şahsın Türkiye ye geldiğinden ve bahse konu şahsın 10-15 gün Türkiye de kalacağından bahsettikleri, X şahsın “Sen bi telefon edermisin görüşün abi. Şeye dönmeden.Almanya’ya dönmeden. Şu ADD’yi görüşmek lazım.Aa Abdullah konusunda falan onun biraz. Abdullah COŞKUN konusunda galiba biraz kafası karışık.Biraz teretdütleri var.” devamında şahsın telefounun birbirlerine verdikleri,
Tape:3860 13.02.2008 tariihinde Nusret SENEM ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in X bayanı arayarak Nusret..? ismli şahsı telefona istediği, ve telefonu alan Nusret..? isimli şahıs ile merkez karar kurul toplantısı üzerine konuşmaya başladıkları, butoplantıyı 1-2 Mart tarihlerinde yapmayı düşündükleri, devamında köylülere toprak satışı ile ilgili bir mahkeme kararından bahsettikleri, bu konu kastedilerek Doğu PERİNÇEK’in “Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi.” dediği, Nusret..? isimli şahsın “Danıştay’a gidecek.Danıştay’a gidecek ama epeyce bi masraf oldu.30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım,sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil. Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye.” dediği, Duğu PERİNÇEK’in bu konu ile ilgili masrafı sorduğu, Nusret..? in “Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Beş milyar mı?. Bi şey değil.” Dediği, Nusret..? in “İşte o kadar bi şey ama,Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım. Kaynak bulalım.” dediği, Merke karar kurulu toplantısına tekrar değinerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3878 13.02.2008 tariihinde Erkan ÖNSEL/ Merdan ASLAN ile görüşmesinde özetle;Erkan ÖNSEL’in “ M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, daha sonra telefonu M… A..’ın alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E…. beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında ..İR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT AYTEN AYDENİZ var … Bir de Ankara’dan katıldı Suay da vardı.” “Suay çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Mennan diye bir arkadaş vardı Namık Kemal’in, Namık Kemal BOYA.. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi Erkanla- Ali Ercan var şimdi biliyorsunuz.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O da var mıydı o kadronun içinde?” dediği, Merdan ASLAN’ın “O geldi oraya ve onu çok kötü de bozdum.” “.. yani orda .. farklı bir şey onu telefonda açıklamıyayım size. …(1 kelime anlaşlamıyor) söylerim, anlattım Erkan’a” “Davetiyenizi 68 ler için, bıraktım sekreter arkadaşa” “Gelirseniz son derece sevineceğim. Oldukça iyi geçeceğe benziyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Geleceğim abi gelmez olur muyum” “Çıkış yolu konuşması şeyin programını oraya gelicem” “….Kaçta biter?” diye sorduğu, Merdan ASLAN’ın “ Şimdi tabi sanatçılar var, Sadık GÜRBÜZ var, koro var o sürer 12’yi bulur bitmesi de. Bir de sınırsız içki şey yapıyor, onu veriyorlar.” “Oranın Müdürü de bizim tanıdık. Vakfın da üyesi. … o bakımdan yani geç saatlere kadar sürer.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in kimlerin geleceğini sorduğu, Merdan ASLAN’ın “Mehmet Ali ÖZPOLAT milletvekili CHP’den. Ahmet Gürbüz KETENCİ. O da geleceğini söyledi. Yani katılım da oldukça iyi olacak politik seviyesi yüksek bir katılım olacak öyle gözüküyor. Yani sizin gelmenizde büyük fayda var” dediği,
Tape:3861 13.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in İşçi partisi genel merkezini aradığı, burada Hüseyin KARAHANLI isimli şahısla görüşmek istediği ancak şahsa ulaşamadığı,
Tape:3862 13.02.2008 tarihinde Pınar..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında merhabalaştıktan sonra, Pınar..? ın “Başkanım Şule Hanımla bi mektup göndermiştim işte Milli Egemenlik Hareketi şimdi orda en üste not kısmında. Açıklamaya ilişkin teyidinizi en geç on beş şubat 2008 tarihine kadar bildirmeniz gerekiyordu onu.” Dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3864 14.02.2008 tariihinde Adem…. ile görüşmesinde özetle; Albay olduğu anlaşılan Adem’in “İyi günler ben emekli Albay Adem. Sayın Başkanım.” Dediği ve uzun süre kendisi ile görüşemediğini belirttikten ve hal hatır sorduktan sonra ALBAY ADEM Emcetle ipey kavga ettik sonra ortalığı duruttuk ama yani Emcet çok sert doğu PERİNÇEK’in “Çok teşekkür ederim çok sağolun. Sizde iyisiniz yolladığınız e postaları okuyorum yararlanıyorum çok teşekkür ederim.” ADEM ,Çok sağolun başkanım.Ben ıı çalışmalarımıza devam ediyorum.memleketime geçince inşallah artık şey CHP’de ümit yok orayı zimmetine geçiriyorlar, DOĞU PERİNÇEK :evet
ALBAY ADEM Burada ki üniverstedeki arkadaşlarla öğretim görevlileri ile gayet durumumuzda iyi Önce bi ADD’ye kaydımı aktarmayı daha sonra işte Denizli’ den buraya geldiğimiz zamanda farklı bi zeminde çalışmayı sürdürüyoruz.”dedikten ve parti faailyetleri hakkında konuştuktan sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3865 14.02.2008 tariihinde Serhan (BOLLUK) ile görüşmesinde özetle; Serhan’ın “Bu başyazının başlığı için ne dicez” dediği, bir süre başlık için konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in …Türban eylemleri, türban provakasyon şu bu ne diyebiliriz.Türban konusunda neye dikkat edelim dicen. Türban eylemlerine” dediği, Serhan’ın “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Türban cephesinde mi diyelim.” “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Serhan’ın “… ben diğer şeyleri de söylüm mi kapak unsurlarını Kapak malum Devlet BAHÇELİNİN kritik misyonu alt başlığı MHP’ de ümmetçiliğe nasıl gelindi. Sürmanşetimiz Türban olduğu için alt bandımız Vakıflar Yasasındaki Görülmeyen tehlike” dediği ve başlıkları söyledikten sonra “…şöyle bişey abi bu şirket eğer vakıf bünyesinde faaliyet gösterirse yabancı şirket denetimden her şeyden muaf olay yani Rum mallarının elden gitmesi değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Onu sakın koyma sakın ha.Diğil deme sakın ha” dediği, Serhan’ın “niye böyle çıkarttık” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Aman ha aman o da feci bi şey” dediği, Serhan’ın “tam bi sömürge esası kurayı da şey ABD’ nin ekonomik politiği diye çıkardık dikkat çeker diye. İlgi çeker diye düşünüyorum ben yani Marksist bi şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki tamam” dediği,
Tape:3847 16.02.2008 tarihinde Ceyhun İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Ceyhun’un Şube isimli bayana “Genel Başkan uygunmu acaba ona bişey danışacaktım” dediği, Şulenin telefonu Doğu PERİNÇEK’e verdiği, Ceyhun’un “… bu 9'undaki etkinlikle ilgili biz Başkanım” “Baya bi kafa kafaya verdik bi başlık düşündük” “Bişeylerde çıkarttık ama ben önereyim sizede yani” “Çok fazla tatmin olabilmiş..., Örtülen Cumhuriyet Devrimci Cumhuriyet gibi bi başlık olabilir biraz yani türbanıda çok kullanmak istemiyorum aslında aslında şey muhavazekar biyer yine Türban Kirizine Çözüm Yolu Cumhuriyet Devrimi Kununları” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Dur bakayım Türban lafı geçmesinmi” “ Sen Muhavakarlığı düşünme abi bize gelen adam şey olmayacak” “Cumhuriyetin Türban sorunu diyelim” “… yada Cumhuriyet ve Türban” “Türban neyi örtüyormu diyelim” dediği, Ceyhun’un “Tabi tabi bide şey var bari konu geçmişken sorayımda yarın şeyde Kadıköyde bi etkinlikleri varmış Türbanla ilgilide herkesi çağırıyolarmış bizide çağırdılar” “Kadıköyde burda Sanatçılar çarşısında galiba ... orda bizde tabi bilmiyoruz partinin kararı nedir TKP konusunda” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Gidin 2 kişi gözlemci olarak en azından” “Gidin yavaş yavaş ısıtın ilişkileri ne olacak” dediği,
Tape:3848 16.02.2008 tarihinde Turan… ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanalı arayarak Turan’a “Gelecenmi akşam 68 yemeğine” diye sorduğu, Turan’ın da bir diş sorunun dan bahsettiği, ilerleyen konuşmada Doğu PERİNÇEK’in “O şeyi dün büyük hata yaptalar gelselerdi Maltapede çok güzel bi konuşma” “Şeyden sonra ben şeydeydim Maltepe geldiler çektiler Çevizli Tekeli” dediği, Turan’ın “Onu evet onu öğrendim onu güzel verecez...” “Akşam veriyoruz” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O çok güzel oldu” dediği, Turan’ın “Ne güzel olurdu bunuda çekerdik ikisinide” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Beraber olayı bitirirdik” “Çünkü konuşmam çok üzüldüm yani o konuşma çok önemliydi çok anlatan öğreten bi konuşmaydı” “Ama onlar abi Maltepede tekelde sizin adamlarınız orda bizim şeye gittiğimizi biliyolar, Maltepe yemeğine” “Orda işte bi Başbakan Perinçek diye slogan attılar bide Perinçek bizim herşeyimiz diye” dediği, Turan’ın “Takel iyi onu güzel vericez abi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ama o sloganları falan mesala Perinçek bizim herşeyimiz sloganları” “O ... GÜZEL HATTA TEKRAR ETTİREREK FİLAN VERMEK LAZIM” dediği, Turan’ın “Olur olur olur başındada veririz sonundada veririz böyle güzel bişey yaparız” “Dün akşam bu şeyde güzel bişey oldu sizin o programa bi ara MAS diye bi firma reklam vermişti Akbank reklamı” diyerek bir süre televizyona verilen reklam ve gelirlerinden bahsettikleri,
Tape:3866 18.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “Valla dikkat et, bu Mehmet telefon etti de ee bu sorulara cevap..” dediği, F.İLSEVER’ in “Aldım onları abi gördüm, alo” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Bi de Ankara’ da bu Şükrü ELEKDAĞ’ dı bu Onur ÖYMEN’ di carttı curttu şimdi yüklenelim” dediği, F.İLSEVER’ in “Erdoğan ÖZEL bizim yani İzmir’ de bu” “Talat Paşa’ nın işlerini yapıyo ya” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Bu Ankara’ yı yapalım abi bak, Ankara hedef ne biliyomusun? Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN, Gündüz AKTAN falan bunları toplayıp önlerine koyalım, çok cephede mücadeleyle bu iş kazanılır o meseleyi koyalım” “…bunlar bizi reddetmeye karar vermiş” “Bizi oyalıyolar tamam mı ve bunlara ucunu göstermek lazım, başlıyoruz demek lazım” “Çünkü CHP’ liler olumlu olduğu sırada bilmem Zahit AKMAN’ ın falan olumsuz falan bunlar hep kanunsuzlar yani çok açık” “Biz çekelim kılıcı abi hiç..” dediği, F.İLSEVER’ in “Namussuzlar RTÜK başkanı falan değil bunlar şeyden kelepir mal kaçırıp bilmem ne yapmaya çalışıyo aynı zamanda” “Namussuz herifler ya sadece bizi susturmak değil bi de elimizden alınıp şeyi biliyomusun en ucuza nasıl kopartırım, bu kadar adi adamlar ya” “…o kurulu etkilemek bakımından ben dedim bi güçlü bi iki hukukçudan böyle yani güçlü derken şey tanınmış kamuoyunda işte bilmem isim yapmış falan bir iki şey alabilirsek şeyde yaptığımız gibi kabloda yaptığımız gibi” “Ya şimdi bunlar bu şeylerden sonra bir sürü ziyaret yaptılar peş peşe geldiler gittiler bilmem ne yaptılar falan, şimdi geçen gün de bir 1969 yılına ait arşivlerin bazılarını dediler bi bölümü hepsi değil de bazılarını gizli tutuyolar, tutmaya devam ediyolar, Türkiye ile ilgili arşivleri” “…Cumhuriyet Gazetesi dün onu manşet yaptı Anayasa Değişseydi Darbe Olacaktı başlık aynen böyle Cumhuriyet’ in başlığı…” “O zaman siyasi şeylerin tanıması üzerine, bunun üzerine şimdi bugün de Süleyman DEMİREL’ le bir Fikret Bilal bir röportaj yapıyo yayınlıyo işte Ben Önledim Yoksa Darbe Geliyodu, bu anayasa değişikliğini biz hazırladık ama senatoda kabul edilseydi darbe olacaktı öğrendik ve parlamentoyu kurtardık işte bugünlere ders olsun…” dediği, D.PERİNÇEK’ in “…bugün darbe yapmak çok büyük yanlış tam ekonomik çöküşe giderken çok büyük hata yani” dediği, F.İLSEVER’ in “Darbe diye bişey yok zaten abi öyle bişey söz konusu değil de” “Napıyolar yani ne yapmak istiyolar” “Bugün darbe falan ne darbesi ya bide kim yapacak yani” “…fakat şey yaptıkları anlaşılıyo bi takım tehditler savurdukları anlaşılıyo bazı korkutmalar yaptıkları anlaşılıyo” dediği,
Tape:3867 18.02.2008 tarihinde X şahıs ile görüşmesinde özetle; X şahsın “İyi akşamlar diliyorum Sayın Genel Başkanım.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Sağolun komutanım.” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde X şahsın 1970-1960 devrimi ile ilgili 27 Mayıs devrimi ile ilgili elinde AKDEVRİM gisminde bir belge olduğundan bahsettiği, bu belgenin bugünkü TCK vb. kanunlarla benzerlik gösterdiğini belirttikten sonra X şahsın bu belgeyi yazısına katmayı istediğini belirttiği, Doğu PERİNÇEK’in buna onay verdiği, sonrasınad X şahsın Doğu PERİNÇEK’e “Bi talimatınız var mı?” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3868 19.02.2008 tariihinde Ali ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “…yarın ben Dedegil’ le buluşuyorum” “Partiye geliyo” “O konuda bana söyliyeceğin bişey var mı?” dediği, ALİ’ nin “Ya başkan olmasında şey olmasa bile diyelim” “Çünkü o Abdul hocanın yazdığı mektup falan filan ya onlar Yavuz Bey bunları kabul etmez, ama biraz çekinceli gibi sanırım veya uğraşırlar benimle diye mi düşünüyo bilmiyorum artık ya yorum yapmak istemiyorum” dediği, D.PERİNÇEK’ in “… 6 Nisan’ da İsviçre’ de güzel bi toplantı oluyo bu ……….(anlaşılamadı) çıkıp kanunu çiğneyecek” “O da çok güzel oluyo yani o Normalston falan da çağrıcaz oraya yani bırakalım İsviçreliler özgürlük temelinde yapsınlar” dediği,
Tape:3869 19.02.2008 tarihinde Musa..? ile görüşmesinde özetle; MUSA’ nın “O istemiş olduğunuz kitapçı” “Biz bulduk” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Ziynet Hanım da mı buldun” dediği, MUSA’ nın “Evet şimdi arkadaşta burda Deha’ yla beraber tekrar bi gözden geçiriyolar size göndermeden evvel” dediği, D.PERİNÇEK’ in “10 Üzeri Armania” dediği, MUSA’ nın “O ya bu gece ya yarın sabah elinizde olur” dediği, D.PERİNÇEK’in “Broşür şeklinde de var mı ellerinde” “Mafyograsi ne var ne yok hepsini bütün Almancaya çevirdiği her şeyi” dediği, DAHA SONRA Kırkbeş (Kırkbeş) saniye Doğu Perinçek ile başka bir şahısın Almanca olarak görüşmesi vardır.
Tape:3807 20.02.2008 tarihinde Yusuf BEŞİRİK/Y Müsteşar arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
Dışişleri Müsteşarlığından bir bayanın Doğu PERİNÇEK’i aradığı ve telefonu, müşteşara verdiği, müsteşarın “rahatsız ediyorum geç dönüyorum kusura bakmayın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Burda sayın büyükelçimizle görüştük, Necati beyle, bu isviçredeki gelişmeler ve Avrupa insan hakları mahkemesiyle ilgili Ankarada mümkünse değerlendirme yapalım diye düşündü” “8 Şubet öğlen, akşam üstü olabilir veyahut 29” dediği ve ayın 28 ve 29’unda görüşmek üzere randevulaştıkları ve görüşmenin sonlandığı anlaşılmıştır.
Tape:3870 22.02.2008 tarihinde Ceyhun BOZKURT ile görüşmesinde özetle; Konuşma öncesi Cengiz BOZKURT konuşuyor: “Türkiyenin içinde de eylemler olabilir, dikkatli olmak lazım, yeni eylemler başlayabilir büyük eylemler, Türkiyenin mesela Gazi olayları ne zaman çıkmış biliyomusun, Türkiye elli bin kişiyle Çelik Harekatını gerçekleştirdiği zaman çıktı” dediği, daha sonra “Sayın Genel Başkanım” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre Genel Kurmay Başkanlığının K.Irak Harekatından bahsettiği, Doğu PERİNÇEK’in “Efendim oraya yapılan her müdahale yararlıdır yani” “Müdahaleler ama tabi bu arada başka Amerika ile pazarlıklar uzlaşmalar var mı onları da incelemek lazım” dediği, ilerleyen konuşmalarında Ceyhun BOZKURT’un “Çelik harekatı sırasında Türkiye’ de de aynı zamanda Amerika önce bi tehdit etmişti ardından da Gazi Olayları yaşanmıştı” “Bu tür provokasyonlar beklenebilir mi başkanım? Çünkü sadece bu mesela Gazi Olaylarına siz dikkat çekmiştiniz yanlış hatırlamıyorsam” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet evet, bu tür olaylar hep provokasyonları getirir mesela Ergenekon’ da işte bu dönemde oldu, hatta son derece kritik bir döneme girdik olağanüstü kritik bir dönemdeyiz şimdi” “Yani temel mesele halkı kazanmak halkı kazanan savaşı kazanır, halkı kazanmamız lazım Güneydoğu’ da bir toprak reformuyla tamamlanması şart” “O sana yollamıştım geldi dimi o şeyleri” dediği, Ceyhun BOZKURT’un “Geldi onu bugünlerde ben tekrar gündeme getirmeyi düşünüyorum” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam o sana lazım olur, onu koy arşive” dediği,
Tape:3808 23.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi Cumhuriyetten iki tane muhaber bi telaşla koşa koşa geldiler. Şeyin sonunda. Ondan sonra ben onlara dedim işte Halilde bi yere tembih ettim bizde yayınlanmamış fotoğraf. Falan filan verecek malzeme akışı sağlıyacağız. Ondan sonra sen Aliyi yire bi ara. Deki bak arkadaş elimzde muazzam malzeme var başlayın de mansetten başlayın de bunun arkasını getireceğiz elimizde malzeme var burdan de bunların ciğerini parçalıyacağız de. Çok kötü durumdelar burda de. TUTUKLANANDA VAR DE ZAİT AKMAN AMA ŞİMDİLİK YAZMAYIN DE ONDAN SONRA....... EN YAKINLARINA KADAR GELİYOR DE ÇOK KÖTÜ DURUMDALAR FALAN YENİDEN ŞE YAPMAK. Tamam Alev Şahini Alev Coşkuna şunu söyleyelim bak arkadaş bundan sonra sizt başlayın biz kendimiz kullanmadan bilgileri size aktaracağız.” dediği,
Tape:3871 24.02.2008 tariihinde Ferid/Ufuk ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Valla bizde işte baktık bizim şey tek bir satır hiçbir gastede yok” diyerek, daha önce görüştükleri bir konuyla ilgili basında bu haberin yer almamasından bahsettikleri, “FERİT’ in “Bide şey şöyle bir şey oldu ben tabi bunda dün akşam fark ettim mesela bir iki tanesi ya bize göndermediniz dediler bir tanesi şey Aslan. Ya” “…Aslan BULUT niye benim haberim yok niye bana göndermediniz bi bir tanesi daha söyledi keşke benim e-postama şey Behiç KILIÇ ya biz bir kere bunların şeylerine gönderelim abi” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Fakat bunlar da acaba Tayyip Erdoğan’larda kazanıyorlar mı yani onların hükümeti zamanında oluyor falan bir fikri var mı.” Dediği, FERİT’ in “…bir rahatsızlık var herkes şeyin farkında Abdullah GÜL’ün ee imzalama şeyine müthiş bir tepki var” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Arkadan vuruyor ya” “İç cephe açıyor orduya karşı” dediği, FERİT’ in “biraz daha şey olursa bu Ergenekon hikayesi daha nerelere varacak nereye götürecekler bilmiyorum ama bunların amaçları belli bunu yapan adamlarda” “Fakat bu Ergenekon’la ilgili daha evvelden baktım şimdi Vatan’da bilmem nerde gene şeyler var bazı okur yorumları nasıl tepkili biliyormusun hepside bizim şey yani Fethullahçıların tezgahı bilmem nesi yalanı şusu busu falan filan diye büyük tepkilerle” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Vatan’damı çıkmış” dediği, FERİT’ in “…burda bir sempati alması bir güç gösteresi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönüde bu bence” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Hayır bu Ergenekon’la ilgili diyorum” “Ergenekon’la ilgili” “…o konuda neler deniyor o tür konularda Türk ordusunun o konuda bir tavrı yok” dediği, FERİT’ in “… Ümit SAYIN gibi berbat berbat adamlar var işin içinde” “Onada dayanarak bir sürü şeyler var internet ortamında şunu yapmış bunu yapmış gibi” “…bir tek Serdar TURGUT’un dikkatimi çekti bu şeylerin eeee yani bir takım şikayetçi takımı var operasyonların onların en açık net ifadesi olmuş onun yanı sırası” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Şikayetçimi o?” dediği, FERİT’in “Operasyonlara karşı bir tavır almış” “Bir o var yani öyle net bir tavır içinde olan bide Cumhuriyet imtiyazından…” dediği,
Tape:3872 24.02.2008 tarihinde X ŞAHIS ile görüşmesinde özetle; X şahsın “Tamam Tuncay ÖZKAN’la ben kavga ettim ama doğal olarak siktir çektim çünki canımı sıktı Tolon’u, sizi, Esat’ı, Mahir KAYNAĞI,Emin GÜRSES’i adam rest çekti” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Evet” dediği, X şahsın “Çünki Mehmet AKKAYA ya ben bir şey demicem çünki ben emir değil ya emir belki ……… şöyle diyim Mehmet AKKAYA arkadır Orhan abinin dediğini ben yapıyorum da uyguluyorum da” dediği,
Tape:3873 25.02.2008 tarihinde İhsan ATİK ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra İhsan ATİK’in Ulusal Kanal’da ki programlara bir partili olarak bağlanamamasından dert yandığı, Doğu PERİNÇEK’in partili kişilerin programa katılmamasının daha olumlu olacağını belirttikten sonra bir süre aynı konu ile ilgili konuştuktan sonra, devrimci hareket konusuna değindikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “Kardeşim devrimle rica ederim İhsan’cığım devrimden vazgeçmek şerefsizliktir alçaklar devrimden vazgeçer öyle bir şey olur mu öyle saçma şey. Bizim yaptığımız her şey devrime yönelik.” dediği, görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3874 26.02.2008 tarihinde X şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHSIN “Şimdi ben daha önce Phılıp Morres deposunda falan görev aldım” “Daha doğrusu telefonda konuşmak istemiyorum da, sen önümüzdeki günlerde İzmir’ e gelecek misin? Senle görüşebilirmiyim?” “Tekel’ de hangi parti iktidara geçerse geçsin mevcut olan yerlere sürekli kendi partilerinden bir müdür getiriyolar” “Bunların müdürleri oraya almalarının sebebi şimdi eğer bunu kontrol etme imkanın varsa” “Depolarda 6-7 sene önceden gelen mahsulü” “Kalkıp ta içeriye imha veriyolar” “Bundan müthiş, müthiş derecede yani büyük ton” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Hı hı, sen bunu git Halil GÜLEÇ’ e anlat çabuk” İstersen telefonda söyleme sen git Halil’ e “Hadi senden görev bekliyoruz” dediği, X ŞAHSIN “Anladım, o yüzden de pek konuşmak istemiyorum fakat aktif bir şekilde görev aldım, müthiş derecede haksızlığa uğradım” dediği,
Tape:3875 26.02.2008 tarihinde Kamil DEDE ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “Bu şeyde iddianamelerde şurda burda THKP/C var mıdır?” dediği, K.DEDE’nin “Olabilir” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Senin evde var mı onlar?” dediği, K.DEDE’ nin “Ben de hiç yok onlar abi” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Peki bunu bilen kim var?” dediği, K.DEDE’ nin “Anladım, bu ORAKOĞLU’ nun kitabını daha çıkmak üzere galiba şey yaptınız mı?” “İlyas AYDIN için iddiası, ölmediğini söylüyo benim şahsi fikrim de ölmediği konusunda, bu konuyu daha aydınlatamadı kimse” dediği, D.PERİNÇEK’in “Hala yaşıyo mu sence?” dediği, K.DEDE’ nin “Bence kesinlikle yaşıyo, ölmesi mümkün değil abi ya da ha pardon o şekilde ölmesi mümkün değil, bize iletildiği şekilde ölmesi mümkün değil Türk Devleti öldürdüyse onu bilemem ama biliyosunuz Filistin’ e götürdük işkencede bilmem ne de öldü diye esas çıkan şaye o biliyosunuz, orda öldürmeleri mümkün değil, Muhabbarat’ ın iş kontrolü altında, Muhabbarat bi Türk subayını bilmem ne öldürttürecek üç tane çakala mümkün mü bu?” “Bu niye ortaya çıkarıldı hatta bize bi kaset gönderildi ben biliyorum” “Boğuk sesler geliyo işte ölmeden evvel işte işkence sırasında konuşmaları falan diye nişe bu kadar çok şey yaptılar” dediği,
Tape:3809 26.02.2008 tarihinde Hikmet … ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Hikmet’e, Zaman Gazetesinde bulunan Erdal YAVUZ isimli bir şahısla ilgili, gazete de çıkan bir haberi tekzip amaçlı, bir yazı taslağı hazırladığından bahsettiği, bu amaçla güzel bir haber yapılması için gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiği,
Tape:3810 26.02.2008 tarihinde Hikmet … ile görüşmesinde özetle; Bir önceki görüşmede geçen Zaman Gazetesindeki konuyla ilgili olarak Doğu PERİNÇEK’in “birde Uluç GÜRKAN beni aradı bu konuda dün, onada yolla benim taslağı” “9 Mart Cuntası ne zaman başladı, çünkü o sırada cunta falan da yoktu, darbe olsun” dediği, muhtemelen gazetede çıkan haberden ilgili olarak Hikmet’in de “bu nasıl darbe hazırlığı” dediği, ilerleyen görüşmede bahse konu tekzip taslağıyla ilgili görüştükleri,
Tape:3811 26.02.2008 tarihinde Erkan … ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3811-2 26.02.2008 tarihinde Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Erkan Ünser Turan Özgür Serhan Bollu var.” dediği, Yusuf İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.” dediği,
Tape:3812 26.02.2008 tarihinde Halil Göçen DEMİRTAŞ ile görüşmesinde özetle; Halil’in “Kırlarelinde bizim burda ağır ceza hakimi var şuanda rahatsız evinde bende ziyaret ettim. ÇOK BİZE YAKIN görüşüyoruz…Bi geçmiş olsun dileğinde bulunursunuz telefon numarası versem.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Halen ağır ceza şeyi mi.” Diye sorduğu, Halil’in de “Evet evet evet.” dediği, doğu PERİNÇEK’in “Benim telefon etmemden bi rahatsızlık duymaz mı.” dediği, Halil’in “Yok duymaz sizinle zaten tanışmak istiyordu o. Hasan Altuğ.” dediği, ve şahsın telefonunu aldığı,
Tape:3813 26.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi Emin Gürses. Dün gördün Hürriyet çok güzel haber yapmış. Ondan sonra çok güzel moral veren falan bi tutum içindeymiş . Ondan sonra Ümit Sayın da tam rezalet. Yaltaklanma yavşak zaten pravakötür. Özel olarak sokulmuş bi adam. Neyse o konularda uyardım. Onun üzerinden herif hep yalan söylüyordu. Tespit etmiştik aslında.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Sürekli yalan söylüyor hepsi yalan Ümit Sayın değimli. Kompolcu yalancı pislik.” Dediği, doğu PERİNÇEK’in “Neyse oturduk epey konuştuk bu bütün gazetelerde yeni şafaktan bilmem yeni zamana karar aksiyona kadar falah heriflerin planları falan hepsi ortaya düştü. Bunlarla konuştuk ne yapabiliriz falan yarın saat 16:00 da şeyle konuşacağız İlhan Selçuk la.” dediği, devamında Ferid İLSEVER’in Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun durumunu sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in de “Alemdaroğlu çok iyi ya. Düşün beş saat kaldı ya tam beş saat ordan ayrılmadı orda oturduk.” dediği, bir süre türban ve Türkiyedeki gündemden bahsettikleri, devamında; Doğu PERİNÇEK’in “Erdoğan Teziç in şiyi geldi mi sana yolladığım.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Hani buraya niye gelmiyor hiç bi şey daha dünde birşey yolladın dedin bende hiçbirşey yok benim şeyde dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ben sana bir günde 4-5 şey yolluyorum en az 5 tane şey yolladım.” Dediği, Fedrit İLSEVER’in “Evet Erdoğan Teziç Ramazan Akyürek çalışıyor abi tüm generalin istihbarat daire başkanının harekattan 2 gün önceki konuşmalarını yayınlayıp harekatı ihbar ettiler şimdi de erdoğan teziç in rektör bazı rektörlerle konuşmalarını yayıyorlar işte korgeneralle görüştüm bunlar şöyle olacak böyle olacak ABDULLAH GÜL SEÇİLSİN DE ÇANKAYA YA GİDERKEN ARABASINA BİŞEY OLACAK KAZA OLACAK FALAN BÖYLE LAFLAR Ramazan Akyürek tam devletin bütün imkanları ile böyle yök başkanını şunu bunu dinleyip şimdi ... yani tam rezalet içindeler yani hıyanet yani.” dediği, Ferid İLSEVER’in “Hıyanet abi ipe gidecekler ve durduran ya durmaları mümkün de değil öyle şey baskı varki çünkü felaket baskı.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “İpe gidecekler dedin değil mi bak bu senin sorgulamanda önüne çıkacak.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Bunları dinleyip dinleyip şey yapıyorlar önümüze koyuyorlar önlerine koyuyorlar tamamen bu.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Analarını avratlarını eşşeoğlu eşşekler alçak herifler…bugün geldi avukatlar anlatıyorlar da sorguları sorgular hepsi şuna niye telefon ettin buna niye telefon ettin sorgu bu bu yazıyı niye yazdın. Yani hiçbir ciddiyeti olmayan cuntaymış ulan şu cuntaya bak emin gürses bilmem kim bilmem kim vedat yenerel cunta bu. Birde demişler ki sende hiçbirşey çıkmadı tabi demişler sen bizim geleceğimiz biliyordun sildin hepsini bak.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Kime diyorlar bunu.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Emin gürses'e yani evinden birşey çıksa çıktığı için sorguluyor çıkmazsa da niye çıkmadı hıı rezalet ya.” dediği, görüşmenin bundan sonraki bölümünde Talat paşa komitesi ile ilgili yapılması planlanan bir toplantıdan ve bu toplantıya Süleyman DEMİREL ve Rauf DENKTAŞ’ın da katılımını sağlamaktan bahsettikleri,
Tape:3914 26.02.2008 tarihinde Nusret..? ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Diyarbakırda ki bir davadan bahsettikleri, bu konu üzerinde bir süre konuştuktan sonra Doğu PERİNÇEK’in “Para size intikal etti mi” dediği, Nusret’in “Geldi abi hallettik işte bugün tamamını hallettik yani saat 3 e kadar vallahi belki 20 defa merdiven indim çıktım yani otaraf koş bu tarafa koş epey bir problem uğraştık bitirdik geldik.” Doğu PERİNÇEK’in “…şey biz ikisini mi verdik 4 üde köylüler mi verdi.” Dediği, Nusret’in “ 4 ü değil de 2,5 ini verdiler bir miktarda ben yanımda götürmüştüm işte 6 küsür tuttu tamamını halletmiş olduk.” dediği, Doğu PERİNÇEK’İN “Onun hesabını güzel tutun abi o birlik ve kardeşliği sakın partinin hesaplarına karıştırmayalım. Şeye diyarbakır iline para bıraktınız mı.” dediği, Nusret’in “Tabi bıraktık 3 onlara kaldı ya. Bazı yerlerden gelecekler var onlarla ayrıca oraya takviye edeceğiz yani.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ben size 5 milyon daha verecem 5 bin daha verecem” dediği, Nusret’in de “İyi abi vallaha iyi olur bende bazı yerlerden istedim gelenler olacak işte bazı özel arkadaşlardan falan onlar da gelecek onlardan da.” diyerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3876 26.02.2008 tarihinde Pınar..? ile görüşmesinde özetle;Görüşmede doğu PERİNÇEK’in “Pınar’ cım ÖZKÖK’ e bi şey mektup yazdım. Bu mektubu bi ön yazıyla ÖZKÖK’ ün kendisine yollarsın diğerlerine de aynen böyle bu şekilde yollarsın,
Sen bana yollamıştın Oktay EKŞİ’ yi de not al. Hürriyet’ in o şeyinde bulunan künyesinde yönetici olarak yazılı insanlar var ya Doğan ERGÜNEL zaten var orda. Ve takip et onda aldınız mı Doğu PERİNÇEK’ in şeyini diye tamam mı?” diyerek Ertuğurl ÖZKÖK’e yazdığı bir mektup hakkında konuştukları,
Tape:3815 27.02.2008 tariihinde Tunç..? ile görüşmesinde özetle; Bir süre bir üniversite de düzenlenen bir toplantıdan bahsettikleri, Doğu PERNİÇEK’in düzenlenen toplantı hakkında bilgi aldığı, görüşmenin devamında Tunç’un yapılan konuşmalar ve katılımcıları kastederek “Ben hepsini dinlemedim ben çünkü dışardaydım güvenlik ile ilgili durumlar vardı ama konuşmalar iyiymiş esas Ceyhan Mımcu ile Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU iyi konuşmuşlar Nazan hanım biraz daha sakin o zaten yapısı öyle biraz. Ama iyi olmuş konuşmalar….Alemdaroğlu da çok güzel oldu diyor” dediği ve görüşmenin aynı konu etrafında bir süre daha sürdüğü,
Tape:3837 27.02.2008 tarihinde Süleyman..? ile görüşmesinde özetle; Süleyman..? ın “Emin abiyi aldılar. Emin ağabeyyi.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha aldılar evet.” Dediği, Süleyman’ın “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük. Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz. Türkiyenin her bölgesinden altı kişi. Altı özel kişi. Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek. Karabükten bir arkadaş var ,Trabzonda bir arkadaş varBiz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi. Onda konumumuz ne olacak bizim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tuncay mı yapıyor mitingi.” diye sorduğu, Süleyman’ın “Ya Tuncay yapıyor Tuncayla pek alakası yok ADD yi biliyoruz. Çünkü ADD ye bazı çok yanlış yaptı hatta onun belgeleri bizde de var onu da atarız size çünkü sözcülerinin ADD karşıtı kullandığı kelimeler var. ADD yi dışladığı onlar bizde belge olarak duruyor.” dediği, devamında Doğu PERİNÇEK’İN miting tarihini sorduğu e “Gidelim gidelim.” dediği, devamında Süleyman’ın Akkaya isimli şahsın durumunu sorduğu Doğu PERİNÇEK’in “Konuştuk tamam hallettik onu.” Dediği, Süleyman’ın “Çünkü biz Akkaya yönlen Akkaya bizi yönlendiriyor. Akkaya Adanada biliyorsunuz.” Dediği ve devamında yine Süleyman’ın “Altı-yedi kişi biz size gelecez ondan sonra bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız yapamazsak artık ne olursa.” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3817 29.02.2008 tarihinde YUSUF BEŞİRİK ile CEMALETTİN KORKUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Cemalettin KORKUT isimli şahsın Douğ PERİNÇEK in telefonunu aradığı, telefonu Yusuf BEŞİRİK’in açtığı, ve “Başkan bir toplantıda konutanım.” dediği, Douğ PERİNÇEK’i bir ekonomi toplantısında olduğunu belirttikten sonra Cemalettin KORKUT’un “Evet ben 7-8 defa aradım BU ŞEYİN SON ÇEKİLME İLE İLGİLİ HAREKAT İLE İLGİLİ BİR KONUYU ARZEDECEKTİM KENDİSİNE OLDUKÇA ÖNEMLİ belki bu toplantıda da şey yapılabilir görüşülebilir isterseniz söyleyin kendisine.” dediği ve görüşmenin son erdiği,
Tape:3818 03.03.2008 tarihinde Feri İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra Doğu PERİNÇEK’in “Ben bugün ALAATTİN PARMAKSIZ geldi partiye Tümgeneral onla görüştüm çok iyi tuttu bu hayranım diyor partiye diyor. Tek parti diyor başka birşey yok diyor ondan sonra kafası falan çok esaslı çok birikimli bir insan. Bir de Uğur Ümit Akkoyun lu da görüşmede bulundu o da iyi yine gelince konuşuruz bazı güzel haberler var yarında rtük le o görüşme var işte.” dediği ve Rtük ile ilgili bir konu hakkında konuşmaya başladıkları, bu konu etrafında Ferid İLSEVER’in “O Birsen hanım ın şeyiydi bu Birsen Ersel profesör. Yakın yani tanıdığı nefret ediyor daha doğrusu Zait Başkan çok iyi tanıyor çok yakından tanıyor beraber çalışmışlar bunun herşeyini biliyor bana daha önce anlatmıştı bunu geçen sene bana biryerd. Bugün onunla konuştum ben şimdi o bu akşam onu arayacak ve afedersin yani şey yapacak rezil edecek yani. Birde bizim büyük ortağımız yani kanalın gönüllüsü sahibi falan her bakımdan tam sahibi. Ha bizim eski Kemal Yalçın ALEMDAROĞLUnun şeyi yardımcısı. Neyse onla konuştum işte bu akşam şey yapacak o bakalım ordan birşeyler çıkabilir yani bastıracak yani. Zaten daha önce de konuşmuştuk benimsiyor ve biliyor da yani olayıda biliyor bizim haklılığımızı falan da biliyor.” dediği ve bir süre daha aynı konu hakkında konuştukları, daha sonra Ferid İLSEVER’in “Basına biz burda başlıyoruz girişiyoruz şeyi Ergenekon dosyasını. Şimdi ben Nusret le konuştum abi bizim bu şey Ramazan Akyürek in ifadesini alan meclis şeyi. Hiçbir şekilde ikna olmamış vaziyette meclisteki millet vekili özellikle CHP Millet Vekilleri. Olayı biliyorlar anlıyorlar onların ne olduğunu yani. Biz onlardan başlayarak bu dosyayı götürelim de bütün CHP, DSP falan hatta bir kısım MHP esaslı bir tur yapalım abi bunları harekete geçirelim meclisteki şeyleri. Bu rezalete karşı. Konuştum Nusret le tamam onlarda şey yapacağız yarından itibaren girişiriz diyorlar.” Dediği, devamında kim olduğu anlaşılamayan bir şahıs hakkında konuşmaya başladıkları ve Ferid İLSEVER’in “Tabi canım çok iyi birşey şeyi de gördünüz ayrıca ... falan filan şeylerini. Çıkarttilar gene bu adamı.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O rezalet o düşman tarafı darbe marbe 3 milyon insanı öldüreceklerdi. Çıkartı onun canını okuyalım abi yalancı eşşeoğlu eşşek bu PKK yı MİT kurdu daki kilit adam. Biz onu öyle yapalım PKK nın kuruluşunda ki aktörlerden PKK yı kurduran aktörlerden diye kapak yapalım.” Dediği ve görüşmeni bu şekilde sona erdiği,
04.03.2008 tarihindeki Kadir..… ile görüşmesinde özetle; (aranan Onur Mert onur mert kurtuluş mh.hakkı yağcı cd. no:16 merkez 64100 uşak – uşak)
Kadir’in “Merhaba başkanım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “ Sağolasın bu İbrahim beyi” dediği, Kadir’in “Hallettim başkanım bugün İbrahim beyle görüştük epeyi bi ufak bir alış veriş yaptık devamı gelecek” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Herhangi bir zorlukla karşılaştınmı beni hemen ara” “.. perşembe burda olursan 18 de Ekonominin gidişiyle ilgili Türk Ekonomisi nereye gidiyo diye bi toplantı var oraya İbrahimde gelecek istersen yüz yüze konuştururum” dediği, Kadir’in “Yok biz epey görüştük Başkanım çok sağolun” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “... her konuda önünü açıyo demi” dediği, Kadir’in “Yok yok çok sağolsun çok olumlu bir arkadaşımız zaten bir refaransa felanda gerek biraz sohbet edince ben biliyorum dedi sorun değil epey bahsettik” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam biz onu uyardık tamam mesele yok kardeşim” “ Ya bu şey ekonomi batıyo benim gördüğüm sen hissediyomusun bunu” dediği, Kadir’in “Ben hissetmiyorum hala başkanım onu” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bak çok büyük bir ekonomik kriz geliyo Kadir ona göre ayarla her şeyi sakın bak çok büyük kriz geliyo” dediği, Kadir’in “Yani tabi onun şarları oluştu başkanımda bunu biraz tehir edebilirler diye düşünüyorum ben 3-4 yıldır aynı şekilde düşünüyorum bu tabi sistemin bizim dışımızdakilerinde karşı güçlerinde kendilerine göre bunu geçiktirme tehir ettirme şeyleride var” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Öyle bir ihtimal yok geciktiremiyecekler yok göreceksin bak ona göre kendini ayarla” dediği, Kadir’in “Başkanım ben şu anda bi imalat yapıyoruz Uşakta” “Bayan kıyafeti bulizi gömleği ceketi vesaire onu isterseniz kapatın ben sizi arayım başkanım” Yani diyelim ki döviz ne olacağı belli değil çünkü ben TL ile sattığım için kendi satışıma göre program yapıyorum yani o riski bir defa ortadan kaldırıyorum” “O birinci şık ikinci şık bende bunları Bedri abiden dinlediğim için size getirip” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi Bedri bu işlerden anlamaz ben Bedriyi Bedri sen Bedriye öğretirsin bunları Bedri bu işleri bilmez” dediği, Kadir’in “Yo yo kendi programımı söylüyorum bunu Bedri abiyle paylaşmıştım gerçekleşmeye yakın sizinle paylaşmak istemiştim” dediği,
Tape:3819 05.03.2008 tarihinde Türkan YILMAZ ile görüşmesinde özetle; Türkan YILMAZ’ın Berlinden aradığını söylediği, genel siyasi yapıyla ilgili şikayette bulunduğu, bu durum karşısında ne yapabileceği konusunda, Doğu PERİNÇEK ten akıl istediği, Doğu PERİNÇEK’in de “orada işçi partisine, Berlinde gidecektin k atılacaksın, görev alıp çalışacaksın, bakın bu duğa ile bu işler olmaz, duğa ile olsaydı bak bu kadar Müslüman ayak altında kalmaz ve bu kadar fukara olmazdı… 23 Martta bende geliyorum oraya, rauf DENKTAŞ ile birlikte” “görev ne, 23 martta Doğu PERİNÇEK ve Rauf DENKTAŞ’ın katıldığı toplantıya en büyük katılımı sağlamak…. Gelin beni bulun… ben size yeni görevler verecem” dediği, Türkan YILMAZ’ın ADD Atatürkçü Düşünce Derneğine üye olduğunu söylediği ve muhtemelen daha önce konuştukları bir k onuyla ilgili “olamaz olamaz en büyük güvencemiz asker” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “asker yapıyor görevini, neymiş olamaz” “niye düşmanın probagandasından etkileniyorsunuz” dediği, özellikle askerin görevini yaptığından bahsederek “…… böyle başkalarını şikayet et meyin, asker görevini yapacak” “görevini yapıyor ve yapacak” dediği, Türkan YILMAZ’ın “bu gün Yılmaz beyde de diyorki, eşim, bunlara diyor, bu dinciler diyor, acaba büyümü yaptılar diyor, bizim diyor Genel Kurmayımıza falan yani” dediği, Doğu PERİNÇEK’in de “Çaresizlik diye bir şey yok Türkan hanım, ayağa kalkın, görevlerinizi yapın, ben size 23 Mart’a kadar görev verdim” dediği,
Tape:3840 05.03.2008 tarihinde Teoman..? ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanal’da görevli Teoman isimli şahsa “Şimdi bu bizim hani CIA Ajanı Tuncay ile ilgili bir kapağımız olmuştu ya. O kapak yazısını bana E Postalar mısın.” Dediği, Teoman’ın “Tamam hemen gönderiyoruz.” dediği ve görüşmenin bu noktada sona erdiği,
Taepe:3841 05.03.2008 tarihinde Gizem..? ile görüşmesinde özetle; Gizem’in “Tuncay Güneyin yazısını gönderdim her iki adresinize de bilgi vermek için aradım iyi akşamlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3851 06.03.2008 tarihinde Yıldız AKDEMİR ile görüşmesinde özetle; Yıldık AKDEMİR’in Balıkesirden aradığını, Başkan diyerek Doğu PERİNÇEK ile görüşmek istediğini söyleyerek, daha önce Susurluk için bi ön görüşme yaptığını anlattığı, daha sonra telefonu Doğu PERİNÇEK’in alarak “…bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'NU .. geldiği zaman” dediği, Yıldız AKDEMİR’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız 7 Delegenin 6 sı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarin bi basın toplantısıyla Balıkesirde açıklayın” dediği tespit edilmiştir.
Tape:3852 06.03.2008 tarihinde Fikret… ile görüşmesinde özetle; Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’ in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CPH'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Çok güzel. Şimdi sen o zaman abi Serhan'a bildir Dokuz Sabıkanın kocaman bir ilanını şiyeni ilanlar vardır eski sayılardan zaten” “Çok güzel bir ilanını koyalım” dediği, bir süre K.Iraktaki gelişmelerden bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “…. iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” dediği, Fikret’in “…bencede öyle. Yani bizim çok lehimize şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi abi yalnız bizim tavırlarımızı mesela bak dün bizim şeyi yayınladığımız o ordu ile ilgili şeyi çok güzel yaymamız lazım ya çok çok güzel yaymamız lazım” “Bugün yaptığım basın toplantısını yaymak ama esas dünkü o ordu açıklamasını iyi yaymak lazım. iç cephe meselesi MHP'nin Ordunun meselesi falan…” dediği,
Tape:3842 07.03.2008 tarihinde Bedri..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra düzenlenecek olan bir ekonomi toplantısından ve bu toplantıya konuşmacı olarak katılacak kişilerden bahsettikten sonra, Tümep’in bir yemekli toplantısına değindikleri ve bu toplantı ile alakalı olarak Bedri’nin “Ya şimdi aslında çok benim beklemediğim bir katılım dı herkes vardı orda. İlhan Selçuk,Hurşit Tolon,Şener Eruygur,YARSAV Başkanı,bu Danıştay ,Yargıtay ,Üniverstelerden bayağı seçkin bir topluluktu 70 kişi vardı Şener Eruygur bayağı da uzun sürdü yedide başladı on birde bitti dört saat süren toplantı oldu. Şener Eruygur yani bir araya gelmek gerekir Ulusalcıların birleşmesi gerekir diye özeti bu olan birazda halkı suçlayan bu cumhuriyet mitinglerinde toplandı bu kadar kalabalıklar ne oldu bir şey çıkmadı öyle bir konuşma yaptı.” Dediği, devamında bir süre Bedri’nin söz konusu toplantıdaki konuşmasından bahsettiği, daha sonra Doğu PERİNÇEK’in “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygurlar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin. Esas onu söylemek lazım alternatif o bence yani İşçi Partisine oy ver diyerek te bir çözümü olmazdı.” dediği, devamında Bedri’nin “Sonrasında bitiminden sonra sonra İlhan Selçuk en sonunda bir kapanış konuşması yerine geçecek bir konuşma yaptı ama oda böyle Orduya karşı kırgınlığını ve eleştirilerini özeti oydu yani. Bu hem Iraktan çekilme konusu hem de genel olarak tutumuyla ilgili böyle çok şeyler bekleyen ve beklediğini bulamayan bir hayal kırıklığı içerisinde özeti o olan bir konuşma yaptı. Yani çok uzun bir konuşma yaptı ama özeti buydu yani böyle bir hayal kırıklığı konuşması işte bir araya gelelim tekrar o toplantılar bu sefer bu .... ödül verme vesilesiyle toplanmıştı ama anladığım kadarıyla bu heyet toplanıyor. Bir ay sonra” dediği, doğu PERİNÇEK’in “BİLİYORUM.” dediği, Bedri’nin bir süre daha toplantı hakkında bilgi verdikten sonra Doğu PERİNÇEK’in “Bunların hepsi zavallı halkı örgütlemek istemeyen ve bütün umutları Ordu olan adamlar yani. Ordu bunları kurtarınca da bunlara birer görev verecek bazı mevkilere getirecek olay bu maalesef.” : “Fakat buralarda çözüm göstermek lazım yani mesela o şeyle ilgili olarak ta Cumhuriyet mitingleri o zaman bu Hükümeti indirme şansı vardı : O taktiklerde ... ama benim ... Şener Eruygur falan yan çizdi bunlar zavallı adamlar ya bir hedefi olmayan bir planı olmayan zavallı adamlar”Dediği ve toplantıya Sıtkı ULAY isimli yaşlı bir paşanın da katıldığını belirttikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3843 07.03.2008 tarihinde Mehmet..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre İşçi Partisinin bir basın bildirisinin basındaki yansımasından bahsettikten sonra; Mehmet’in “Atekle konuştum da dün ziyarete gitmiş tutukluları Emin Dayı aslan gibiydi diyor şimdi bizim bu medyaya Ergenekonla ilgili dosya götürüyoruz ya. Aytekin baş Aytekin başkanlığında avukatlar bir basın toplantısı yapsa bence çok iyi olur.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam olur olur sen mesela bak o açıdan bu özellikle muhafazakar medya ve köşe yazarlarına bu adam Ermeni soykırımını savunuyor efendim Müslümanlığa düşmanlık yapıyor Türk düşmanlığı yapıyor diye haber hazırla Ceyhun bunu çok güzel hazırlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3845 10.03.2008 tarihinde Mehmet..? ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Yüksek Hakimler Savcılar Kuruluna yapacakları başvuru ile ilgili olarak, başvurunun kendi adına mı yoksa parti adına mı yapılacağını sorduktan sonra “Parti adına yapalım ifadeleri ona göre değiştirelim ve şeye mutlaka yer verelim o çocuğun Türk düşmanı müslüman düşmanı o yazılarına çünkü o CIA ajanlığını ispatlıyor. Çok çarpıcı bir ifadeler onlar yani o Ermeni soykırımıyla ilgili ifadeler Halil BERKTAY'dan falan çok daha ilerde yani.” dediği, devamında Ergenekon operasyonunu kastederek Doğu PERİNÇEK’in “Yarın yapalım bak şimdi dün de Ergenekon kuruyoruz zannederler falan dedi Deniz BAYKAL Hürriyet yer verdi. Yani basın Ergenekonla alay etmeye başladı.” dediği, görüşmenin devamında Parti de çalışan Havva isimli bayanın işten çıkartılması konusunun konuşulduğu ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3854 12.03.2008 tarihinde Mehmet Nuri AYTEKİN ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’in “Yeni Şafak Manşeti gördün mü” “Doğu Perinçek’in referansi ile Talabani, Barzani ve PKK’ya silah götürüyor Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma” “Dün aynı şeyi… Milliyet yaptı” “Ondan sonra bir de bu ORAKOĞLU’nun bir kitabı var, orda da yirmi sayfa bana ayırmış bir sürü yalan dolan” dediği, bir süre şahıslara tazminat davası açılması ile ilgili konuştukları,
Tape:3844 13.03.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Görüşme de; basına yansıyan Kuzey Irak’a silah sevkiyatı ile ilgili haberler üzerine Doğu PERİNÇEK’in bu haberleri bazı gazetelerin sayılarından araştırmasını istediği, bu görüşmeler sonrasında Serhan’ın “Bu şey var önümde şuanda. Resmi ifadesi bizim şeyin Tuncay denen adamın. 8 sayfa fakatta bu tamamen şey üzerine kurulu sizde var mı?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok. Ne üzerine kurulu?” dediği, Serhan’ın “Yani bu işte araba satışı bulunan birtakım silahlar var elinde onlar soruluyor işte bilgisayar disketleri var onlar soruluyor.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani o bilinen ifadeler değil. O esas onu öbürünü bulmak lazım.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3855 13.03.2008 tarihinde İbrahim Fikret AKFIRAT ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Bugün Zaman 17.sayfaya baktın değil mi Avrupa Parlementosunun emri” “Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidilsin diye Türkiye raporuna yazmışlar” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Vay anasını sizin basın Toplantısı kaçta abi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “13:30 da” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Bu bizim abilerin ... Haziren Darbesi ve bir sonraki sayıda yani 1 Nisan 2001 ve 8 Nisan 2001 tarihli sayılarda bu Ergenekon tertibiyle ilgili ayrıntılı haberler yapmışız biz” “Yani orda bunu bütün teferrüatı var şey işte Kuzey Irak ta Ordunun Kuzey Irakta yaptığı Ekonomik faaliyet hakkında yalan ifadeler vermesi istendi Ş.. heyetinin Barzani'ye yaptığı Aydınlık Gaztesinde yayınlanan ziyaretin bu faaliyette bağlantıların korunması yönünde ifadeler talep edildi filan diye Tuncay Güney geçmiyor içinde ama” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Onu da başka bir basın toplantısı yapalım şimdi çok doldurmayalım” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Yani bu bütün her şeyi biz o zaman yazmışız Ergenekon dedikoduları piyasaya sürülüyor falan diye” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi bu adamlar diyorlar ki Türk Ordusunun Subayları 12 Bin silahı getirdi Talabani,Barzani PKK ya verdi” “Bu Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda bir açıklaması yok mu” “Yani bu kadar korkunç bir psikolojik harekat olabilir mi açıkça kurum olarak ve mensuplarıyla suçlanıyor” “Üstelik Doğu Perinçek'in orda ki itibarından yararlanıyorlar güya falan filan” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Konuşalım onu be abi konuştuk birazda şeyle” dediği,
Tape:3669 13.03.2008 tarihinde Adnan AKFIRAT ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” “…halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim..” “…bu iş görüşmesine döndü sizin olmanız yeter benim hiç bulunmama gerek yok merkezinde siz olun o temelde gitsin” “..gördün mü zamanda Avrupa Parlamentosu Raporu” “…adamlar ordan devletin içine sıçratın diyorlar” “..Şemdinli Şemdinliden başlayan operasyon devam ediyor” “Doğrudan Genel Kurmay Başkanını hedef alıyor” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “O şeyi yolladı mı elinize ulaştı mı Tuncay GÜNEY'in ifadesi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok o şey şey ifadesi Serhan söyledi ama o şeymiş yani o şeyden dolandırıcılık ifadesiymiş o öbürüne ..” “O ifadeler bu şeyler falan varmı o Kuzey Irak” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “Yok onlar işte onlar dava konusu olmamışki onlar sadece almışlar almışlar sadece soruşturma için kullanılıyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani onlar gece tutulan diğer ifadeler” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “Evet yani orda da bi suç var bunun için söylüyorum” dediği,
Tape:3858 14.03.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK “Şimdi bak. Kağıt kalemin ya da bilgisayarın başında mısın?” “Açıklama yazdırabilir miyim?” “Zaman gastesinin Kıvrıkoğ.. orgenera.. org KIVRIKOĞLUyla ilgili yalan haberi.” Başına bir satır zamandan özetlersen istersen söyliyim. Bugünkü zaman Doğu PERİNÇEK’in ağzından DP’ni ağzından, hızlı hızlı yaz, sonra düzeltirsin. DP’nin ağzından ıı.. KIVRIKOĞLU ve Orgeneral KIVRIKOĞLU ve Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’le ilgili düzmece bir haber yayınlamıştır.” “Doğrusu şudur. Doğu PERİNÇEK” “Zaman gastesi muhabirinin sorusu üz ıı muhabirinin” “KIVRIKOĞLU ile Hilmi ÖZKÖK arasındaki görüş ayrılığı konusundaki sorusu üzerine şu cevabı vermiştir.” “Bu soruyu sayın komutanlara sormanız gerekir nokta. Ancak” “Orgeneral KIVRIKOĞLU, görev döneminde veyahut da genelkurmay başkanlığı döneminde” “Türk Ordusunun” “ABD ve NATO’dan” “Bağımsız bir” “.. savaş kabiliyeti” “Geliştirmesi için” “Çaba gösterdi” “Özel Kuvvetleri bu kapsamda Özel Kuvvetler’i” “.. bağımsız bir güç olarak” “Ve Kuzey Irak’ta hareket.. bağımsız bir güç olarak geliştirmeye çalıştı.” “Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’ün de” “.. bu çabaları içersinde” “Görevler üstlendiği bilinmektedir.” “Sayın KIVRIKOĞLU’na bugün Amerikancı basının yönelttiği psikolojik savaşın nedeni de budur. Nedeni de budur.” “Hilmi ÖZKÖK ise, 20 Nisan 2004’te Milli Egemenlik” “. ve Milli Güvenlik kavramlarının” “Eskidiğini açıklamış virgül, ABD’nin Irak’a Demokrasi götürdüğünü söylemiştir.” dediği,
Tape:3857 14.03.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Fenerbahçe Ordu Evini aradığı ve orada bulunan santral görevlisine Orgeneral KIVRIKOĞLU ile görüşmek istediğini söylediği, santral görevlisinin de KIVRIKOĞLU’nun konutunda olmadığını söylediği, Doğu PERİNÇEK’in bir not bırakmak istediğini anlattığı, Santral görevlisinin de telefonu X Şahsa bağladığı, ikamet koruması olduğu anlaşılan X Şahısla bir süre konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in “Bugün Zaman gazetesinde” “Çıkan haber, bütünüyle düzmece yalan. Iı.. benim ağzımdan yalancı haber yapmışlar.” “Bu konuda bir düzeltmeyi hem Zaman gazetesine yolladım,” “Sayın Komutan’a da bir örneğini gönderiyorum.” dediği,
Tape:3664 20.03.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Hamburg tan Yavuz DEDEGİL in geleceğini, 200 kişilik salon ayarlandığını konuştukları, Deniz Feneri Derneği ve YİMPAŞ la ilgili yolsuzluk konularını konuştukları, bunlarla ilgili bazı şahısları davet ettiklerini anlattıkları, Ferid İLSEVER’in “Şimdi konuştuk şeyle rektörle Erkan konuştu bugün Anayasa şeyi için soyundu o şimdi gelecek ııı yarın bur da birlikte bir çalışma yapacağız Anayasa bildirgesiyle Rektörlere yönelik” dediği, DOĞU PERİNÇEK’in “Ben bu gün Mustafa AKAYDIN la konuştum ıııı rektörler kurulunun biliyorsun başkanı çok iyi tutumu çok istedi gitmedi tekrar aradı ve okudu yarın öncelikle onu arasın gel bu işin başına sen geç üniversite hocaları Toplandı bu metin son derece bilimseldir esaslıdır diye onlar zaten ön planda onlar olabilir falan çok çok güzel olur yani önümüzdeki 10 gün içersinde böyle önde onlar durur bide arkada dururuz çok bomba gibi bir şey olur” “Hatta şu bile ola bir rektörler kurulunun bildirisini orada çıkartırlar mesela bizde sonradan imzalarız ona bile razı olabiliriz ha” “Metinle uğraşmasınlar metin güzel bir metin onu değiştirmesinler ister rektörler kurulunun rektörlerin ortak bildirisi olabilir yani yasa dışılık leselesini hukuk planında değil orda ilan ederler yani Başsavcı yada en müthiş bir destek olur tabi doğrudan Başsavcıyı destekliyoruz demek yanlış ama bu böyle bomba gibi olur yani buna ikna etmek ha bi yöntem budur ikinci bi yöntem de bu bildiriye imza atarlar bizde oluruz ıııı hep beraber ön planda onlar olur bizde arka planda otururuz ilan olur” “… generaller olur yada sırf onlar olur üniversite olarak sırf onlar olur bi imzaya açarlar bizlerde arkadan imza ederiz öbür seçenek hep beraber yaparız ama ön planda onlar olur mesela kamu oyuna sunuşu Mustafa AKAYDIN yapar bizde arka planda dururuz diğer imzacılar” dediği, ilerleyen konuşmalarında gazete haberlerinden bahsettikleri, haber7.com da Aydın DOĞAN’ın da Ergenekon a dahil olduğu haberinin çıktığından bahsettikleri, konuşmanın devamında Doğu PERİNÇEK’in “savcı Zekeriya Öz ün şeyle telefon konuşmalarını saptamışlar Mehmet Eymür le Amerika’yla doğrudan doğruya oradan emir alıyor Mehmet Eymür den telefon konuşmaları var yani” dediği, bir süre 80-100 kişinin imzasını taşıyan bir bildiriden bahsettikleri, bu konuyla ilgili Sabih KANADOĞLU, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU dan bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “Ondan sonra aynen ben önderlik ettim desin benim önderliğimde hazırlanmış bir bildiridir desin ondan sonra senin istiyorum desin gel bunu beraber açıklayalım desin yani mesela Kanadoğlu, Alemdaroğlu, Mustafa Akaydın efendim Mustafa Yurtkuran, Ferid Bernay, Vural Savaş falan bir kaç tane de okkakıl general aldılar mı bomba gibi olur” dediği,
Tape:3856 21.03.2008 tarihinde Özay ile Şükrü BALADİN arasındaki görüşmede özetle;Şükrü’nün Doğu PERİNÇEK’ten bahsederek “Başkandan bilgin varmı” diye sorduğu, Özay’ın da gözaltında olduğunu anlattığı, Şükrü’nün “bu ERGENEKONDAN mı” diye sorduğu, Özay’ın da “Alemdaroğlu, İlhan SELÇUK, Serhan BOLLUK, Adnan AKFIRAT” dediği,
e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
*Veli KÜÇÜK: Doğu PERİNÇEK beyanında, Veli KÜÇÜK ile 2003 yılında tanıştığını, 2003 yılı Temmuz ayında AK Partinin meclisten geçirdiği bir yasayla ilgili, Veli KÜÇÜK’ün bir çok kez arayarak, Emekli Generallerle toplantı halinde olduklarını söyleyip, bu yasalarla ilgili bilgi aldığını, olayla ilgili değerlendirmesini sorduğunu, Doğu PERİNÇEK’in de hazırladığı dosyadan bir suretini Veli KÜÇÜK’e gönderdiğini beyan etmiştir. Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK beyanlarında, birbirleri ile birkaç kez görüştüklerini, ilişkilerinin olmadığını açıklamalarına rağmen;
Tuncay GÜNEY’in anlatımlarında; Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK’ün bir çok konuda ortak fikir birlikteliklerinin bulunduğu, Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i çok kolaylıkla kullandığı, Veli KÜÇÜK’ün Doğu PERİNÇEK ile yüz yüze görüşmeseler bile, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK le görüştüğü, ERGENEKON ve LOBİ gibi belgelerin yazılmasında Doğu PERİNÇEK’in yer aldığı, Veli KÜÇÜK’ün de bu belgelere son şeklini verdiğini beyan etmiştir. Anlatımlardan şahıslar arasında yoğun ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde bulunan dökumünlar arasında; Teomandan gelen bilgi isimli bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci’deki bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yedikleri belirtiliyor” şeklinde bir yazı olduğu, yazının devamında, Doğu PERİNÇEK’in önerisi Milli Hükümet konusunda görüşmeler yaparak, bu konuyu Doğu PERİNÇEK ile görüşeceklerini anlattıkları tespit edilmiştir.
Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde yazıldığı, 7.Nolu Ajanda içersindeki 08 Ocak Sayfasında; “Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu” şeklinde yazdığı tespit edilmiştir.
Veli KÜÇÜK ve bir çok ERGENEKON terör örgütü üyesinde bulunan “ERGENEKON Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999” isimli belge, Doğu PERİNÇEK ten de bulunarak el konulmuştur. Benzeri belgeler hem Doğu PERİNÇEK’te, hemde diğer terör örgütü üyelerinde bulunarak el konulmuştur. Buda şahısların birlikteliklerini ve irtibatlarını göstermektedir.
*İlhan SELÇUK: Doğu PERİNÇEK ile uzun zamandır tanıştıkları anlaşılmaktadır. İlhan SELKUÇ beyanında; Doğu PERİNÇEK in siyasi parti lideri olması nedeniyle ara sıra ziyaretime geldiğini, bunun haricinde herhangi bir ilişkilerinin olmadığını beyan etmesine rağmen;
Ankara ilinde İşçi Partisi Binasında yapılan aramada; “ÖNEMLİ 2” ibareli CD’nin incelemesinde; 01.02.2008 tarih ve saat: 20.09 da Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgesi içerisinde; İ.Selçuk’un yemeği en son ne zaman oldu. Silahçıoğlu en son ne zaman katıldı. Sabih bey, Yarsav başkanı katılıyor. Şeklinde notların olduğu görülmüştür.
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın… Patlak Ampul Kitabı ve “.... ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı yerde bulunan 75-78. sayfalarda Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yararvar gibi geliyor bana, takdir sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu tespit edilmiştir.
Yine 58 -(233) Sayfa Mavi Renkli klasör içerisinde; … Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincian-Uygur Özerk bölgesinde provakosyan amaçlı Amerika tarafından Türkiye’den bir ekibin gönderildiğini iddia eden bir sayfalık yazı olduğu ve aynı sayfada el yazması ile “İlhan Selçuk’un gafleti yazısını çıkartınız bu kitaptan” şeklinde yazılmış not olduğu tespit edilmiştir.
İlhan SELKUÇ’un ikametinde yapılan aramada; elde bilgisayar ve faks çıktısı dokümanda, (150–158 şeklinde numaralandırılmış) Doğu PERİNÇEK Kuşatma Nerden ve Nasıl Yarılır 16 Kasım 2003 tarihli Milli Hükümetin kurulmasının anlatıldığı, “…Kuşatma iç cepheden ve Tayyip Erdoğan hükümetinin düşürülmesi ile yarılır…Tayyip Erdoğan hükümeti nasıl bertaraf edilebilir ve Milli Hükümet nasıl kurulabilir? Tayyip ERDOĞAN iktidarı
, Millet-Ordu işbirliği ile bertaraf edilebilir.Millet-Ordu işbirliği, hiçbir zaman saray darbesi anlamını taşımamaktadır. Millet-Ordu işbirliğinin unsurları milli Kuvvetler olarak adlandırılacaktır. Milli Kuvvetler şöyle sıralanabilir: Halk Hareketi, Milli Güçbirliği, Meclisteki milli Kuvvetler, Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb), Türk Ordusu, Milli Kuvvetlerin esas belirleyici unsuru, halk hareketleridir” şeklinde yazı olduğu görülmüştür.
*Muzaffer TEKİN: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, Muzaffer TEKİN’in emekli subay olduğunu, bir kez ziyaretine geldiğini, atılgan ruhlu bir emekli subay olarak tanıdığını beyan etmiştir.
Ankara İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Muzaffer TEKİN ile ilgili Mahkeme evrakları, kararlar ve Muzaffer TEKİN’in Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan şüpheli ifade tutanakları bulunmuştur.
Yine İşçi Partisi İstanbul il Örgütü binasında yapılan aramada; 15’den 19’a kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (5) sayfa varan 4 başlıklı doküman içeriğinin; 1 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Danıştay Suikastını Ulusalcılara Yıkma Tertibinde MİT Bağlantılı üç eleman: Ertaç GİRAY, İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK başlıklı yazıda Muzaffer TEKİN’in Danıştay olayı sonrası isminin basında çıkması nedeniyle teslim olmayı düşündüğü ancak Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK tarafından engellendiği, Muzaffer TEKİN’e tuzak kurulduğu, konunun Ulusalcılar üzerine yıkılmaya çalışıldığı şeklinde iddiaların yer aldığı basın açıklaması olduğu tespit edilmiştir.
Ulusal Kanal da yapılan aramada bulunan 7 Nolu Ajanda içersinde; 05-06 Ocak Sayfasında; “Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler” şeklinde not yazıldığı tespit edilmiştir.
*Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK: Doğu PERİNÇEK, “Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ajan provakatör olduğunu, Mehmet EYMÜR’e bağlı olarak çalıştığını” beyan etmesine rağmen, bir dönem Ulusal Kanalda çalıştığı, asker kökenli olmasınedeniyle Doğu PERİNÇEK’in de danışmanlığını yaptığı anlaşılmıştır. Şahıs yakalanması sonrasında yapılan aramalarda, “Osmanlıdan günümüze masonik bilderberg çetesi siyonizm ve protokol finans odakları ve teknokratlar uluslara nasıl egemen oldu? İstanbul / 30 Mart 2000” başlıklı belge bulunmuştur. Aynı belge Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN ve Doğu PERİNÇEK’te bulunarak el konulmuştur.
*Ferid İLSEVER: Ferid İLSEVER, İşçi Partisi Genelbaşkan yardımcısı ve basın yöneticisidir. Yapılacak olan toplantı ve mitinglerin organizasyonundan da sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
20.03.2008 günü saat : 19.33’de Ferid İLSEVER ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Rektörler kurulunun bildirisi ve Mustafa AKAYDIN dan bahsederek, “…metin güzel bir metin onu değiştirmesinler ister rektörler kurulunun rektörlerin ortak bildirisi olabilir yani yasa dışılık meselesini hukuk planında değil orda ilan ederler yani Başsavcı yada en müthiş bir destek olur tabi doğrudan Başsavcıyı destekliyoruz demek yanlış ama bu böyle bomba gibi olur … ön planda onlar olur, bizde arka planda otururuz ilan olur” “… generaller olur yada sırf onlar olur” diyerek, Üniversiteler Arası Kurulun yapacağı bildiriyle ilgili konuştukları, bu bildiriye ne şekilde, kimlerin destek vereceğini kararlaştırdıkları anlaşılmıştır.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde yapılan aramada; “Milli Hükümet Bakanlar Kurulu” başlıklı, içeriğinde isim listesi ve görevlerinin yazılı olduğu, Doğu Perinçek’in Başbakan, Ferid İlseven’in Başbakan Yardımcısı şeklinde belirtildiği görülmüştür.
*Serhan BOLLUK: Serhan BOLLUK’u ile Doğu PERİNÇEK uzun zamandır tanıştıkları, Serhan BOLLUK Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni ve İP merkez Karar Kurul üyesidir. Aynı zamanda Aydınlık Dergisi baş yazarıdır.
Tape :3877’de kayıtlı, 07.02.2008 günü saat :17.53’de Serhan BOLLUK ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; AK Partinin kapatılmasıyla ilgili muhtemelen Dergide haber yapmaktan bahsederek, “AKP Kapatılsın” şeklinde başlık atmaktan bahsettiği, Doğu PERİNÇEK’in de buna karşı çıkarak, “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Demesi üzerine, Serhan BOLLUK’un da Ordunun, yani askerin rahatsızlığından bahsedip bu konuda ordunun “Bir B planı” olduğunu anlattığı anlaşılmıştır.
*Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU: Kemal yalçın ALEMDAROĞLU, Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü olduğu. Doğu PERİNÇEK ile örgütsel irtibatları bulunduğu, Birçok miting ve panelde birlikte hareket ettikleri anlaşılmıştır.
İşçi Partisi İstanbul İl örgütünde yapılan aramada, 598 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Doğu PERİNÇEK’in yazdığı anlaşılan, 11 Haziran 2003 tarihli, “Sayın Kemal ALEMDAROĞLU İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Rektörümüz” İle Başlayan ve “Saygılarımla Doğu Perinçek İşçi Partisi Genel Başkanı” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür. Aynı yazının Veli KÜÇÜK ede gönderildiği ve Veli KÜÇÜK’ün evinden elegeçirildiği anlaşılmaktadır.
*İbrahim BENLİ: İbrahim BENLİ, tekstil sanayicisi iş adamı ve İP İstanbul 3. bölge milletvekili adayıdır. Gazeteci Güler KÖMÜRCÜ’nün telefon görüşmesinde “Doğu PERİNÇEK’in sponsoru (destekleyicisi)” olarak geçmektedir. İbrahim BENLİ’nin Talatpaşa Komitesinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun ile birlekte olduğu anlaşılmakatdır
13.03.2008 günü saat : 15.48’de Adnan AKFIRAT ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Doğu PERİNÇEK’in “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” “…halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim..” dediği anlaşılmaktadır.
*Adnan AKFIRATIN TUCEM (Türkiye Çin İş Ortaklığı Örgütü) yöneticisi ve İP merkez karar kurulu üyesidir.
Tuncay GÜNEY beyanlarında; Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, Doğu PERİNÇEK’in odasında, Abdullah ÖCLAN’ın avukatı Doğan ERBAŞ ile görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan AKFIRAT’ın da bulunduğunu beyan etmiştir.
Bu konuda ifadesi sorulan Doğu PERİNÇEK görüşmeyi yalanlamasına rağmen, Adnan AKFIRAT ifadesinde Doğan ERBAŞ ile görüşme yaptığını, ancak konunun Abdullah ÖCALAN olmadığını beyan etmiştir.
*Nusret SENEM: Avukatlık yamaktadır, İşçi Partisi Genel Sekreteridir. Doğu PERİNÇEK’in yakalanması ve yargılanması sırasında Adliyede görev yapmıştır.
Ankara ilinde İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık dergisinin bulunduğu dergide yapılan aramada el konulan ÖNEMLİ 2 ibareli CD’nin incelemesinde; YARGI-NUSRET SENEMDEN İsimli Klasörün içinde, “MUAMMER AKSOY, MUAMMER AKSOY14, ORTADOKS KLİSELERİ, TAYYİP ERDOĞAN, TURGUT ÖZAL, UGUR MUMCU, YARGITAY” isimli PDF belgeler ile “KROKİNİN AÇILIMI, SEYFETTİN ÇİLESİZ, YARGI TEL NOLARI, YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgelerin bulunduğu görülmüş, bu belgelerde, Ankarada bulunan Yargıtay binasının elle çizilmiş ayrıntılı krokisinin olduğu, muhtemel bir suikast planı için binanın güvenlik zafiyetlerinin not alındığı bir yazı olduğu görülmüştür. Ayrıca Yargıtay üyelerinin “MHP li, Alevi, Kürt vb.” şekilde sınıflandırıldığı, isimlerinin yazıldığı görülmüştür.
*Hikmet ÇİÇEK: Uzun zamandır tanıştıkları anlaşılmıştır. Aydınlık Dergisinde haber araştırma müdürü, aynı zamanda İşçi Partisi Genel Merkezinde Basın Bürosu sorumlusu olarak çalışır. Hikmet ÇİÇEK beyanında, 1989 yılında 2000’e Doğru dergisine muhabir olarak başladıktan sonra gerek dergi ve gazetede, gerekse Sosyalist Parti ve İşçi Partisi Genel Başkanı olarak birlikte çalıştıklarını anlatmıştır.
Ankara İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; (1) adet Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine başlıklı Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ibaresi ile son bulan (2) sayfalık faks çıktısı doküman içeriğinde; 28.06.2006 tarihinde Aydınlık Dergisinde yayınlanan “Danıştay Tertibinin Başı Emniyet İstihbarat Daire Başkanı” başlıklı haber ile ilgili Aydınlık Dergisi sorumlu Müdürüne hitaben yazılmış, tekzip ve düzelteme istem talep yazısı olduğu görülmüştür.Arıca Hikmet ÇİÇEK’ten elde edilen bir mektupta şüpheli Veli KÜÇÜK’ tarafından yazılan “çıkardığımz yeni dergi için eleştirileriniz bize yol gösterecektir” şeklindeki yazıdan da Veli KÜÇÜK’çıkardığı dergileri Doğu PERİNÇEK’in kontrolunden geçirilmesini sağlayarak amaçta bütünlük ilkesini geçekleştirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.
*Sevgi ERENEROL: Türk Ortodoks Patrikhanesi sözcüsü Sevgi ERENEROL ile tanıştıkları, Sevgi ERENEROL’un bir gurup bayanla, Doğu PERİNÇEK’i ziyaret ettiği anlaşılmaktadır.
Yine operasyon kapsamında Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde yazıldığı,
7.Nolu Ajanda içersindeki 08 Ocak Sayfasında; “Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu, Sevgi ERENEREOL …..Tantan:Sevgi ERENEROL 50 Milyon $ verildi. Almadılar HABLEMİTOĞLU öldürtüldü” şeklinde yazdığı tespit edilmiştir. Ayrıca Sevgi ERENEROL’un Doğu PERİNÇEK’e davetiye mektupları olduğuda görülmüştür.
“LOBİ Aralık 1999” isimli belge Doğu PERİNÇEK ile birlikte Sevgi ERENEROL, Ümit ĞUZTAN, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM isimli şahıslardan da bulunmuştur.
*Güler KÖMÜRCÜ : Doğu PEPRİNÇEK ifadesinde, Güler KÖMÜRCÜ’yü gazeteci olarak tanıdığını, görüşmediğini beyan etmesine rağman, İbrahim BENLİ’nin Çatalca da bulunan villasında, gizli bir örgüt toplantısı yapıldığı, bu toplantıya Güler KÖMÜRCÜ ile birlikte Doğu PERİNÇEK’in de katıldığı anlaşılmıştır.
Toplantıyla ilgili, Tape :1327’de kayıtlı, 09.12.2007 günü saat: 19.24 sıralarında Güler KÖMÜRCÜ’nün Erol ile yaptıkları telefon görüşmesinde; toplantıdan basederek “… VE BOMBA BAŞHEKİM VARDI BİLİYOR MUSUN” “DOĞU PERİNÇEK” dediği anlaşılmıtır.
Yine bu konuyla ilgili Tape :1328’de kayıtlı, 09.12.2007 günü saat: 19.44 sıralarında, Güler KÖMÜRCÜ’nün Murat ile yaptıkları telefon görüşmesinde; G.KÖMÜRCÜ’nün “Çatalca’da İbrahim Benli diye bir işadamı var onun bir atmış yetmiş kişi vardı” “…BİR SÜRÜ İŞADAMI VARDI SAVCI VARDI EMNİYET MÜDÜRÜ VARDI DOĞU PERİNÇEK DE VARDI” dediği anlaşılmıştır.
*Ümit OĞUZTAN: Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN’ı gazeteci olarak hatırladığını, görüşmediğini beyan etmesine rağmen, Ümit OĞUZTAN ise ifadesinde Doğu PERİNÇEK’in bir paneline katıldığını beyan etmiştir. Bu konuyla ilgili 2001 yılında ifadesi alınan Tuncay GÜNEY ise; LOBI isimli belgenin çalışmalarını, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisinin de katıldığı bir ekibin yaptığını, son şeklini ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini beyan etmiştir.
Ümit OĞUZTAN dan el konulan dijital verilerin incelemesinde; Doğu PERİNÇEK, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRIM da bulunarak el konulan “LOBİ Aralık 1999” isimli belgesinin aynısının, dijital ortamda bulunduğu görülmüştür. Bu belge haricinde, ERGENEKON Terör Örgütü üyelerinden çıkan gözlem-analiz gibi bir çok belgenin, Ümit OĞUZTAN’da da mevcut olduğu anlaşılmıştır.
*Kemal KERİNÇSİZ: Kemal KERİNÇSİZ’i avukat olarak gazetelerdeki faaliyetleri ile tanıdığını, görüşmediğini beyan etmesine rağmen, Ulusal Kanal da yapılan aramalarda, Kemal KERİNÇSİZ’in, ERGENEKON terör örgütü kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığı sorgulama tutanağınının bilgisayar çıktısı bulunmuştur.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde bulunan dökumünlar arasında; “çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yetikleri belirtiliyor” şeklinde bir yazı olduğu görülmüştür.
Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde not alındığı görülmüştür.
*Fuat TURGUT: Fuat TURGUT’u Apo davasında avukat olarak gazetelerden tanıdığını, internette sık sık açıklamalarının dolaştığını, Partilerine üye olmak için İzmir’de başvurduğunu, ancak reddedildiğini beyan etmiştir.
Ulusal Kanal araması sırasında, 7 Nolu ajandanın 29 Ocak Sayfasında; Semih “Tufan GÜLALTAY’ın Fuat TURGUT içeri aldırttığı” şeklinde not düşüldüğü anlaşılmıştır.
*Habip Ümit SAYIN: Habip Ümit SAYIN’ın İstanbul Üniversitesi Doçenti olduğunu, Ümit SAYıN’ın birkaç kez ziyaretine geldiğini, bir ara Adnan Hocacılarla ilişki kurduğunu ve tutarsız davranışlarını gördüğünü beyan etmiştir.
Ulusal Kanalda yapılan aramada, 4. Nolu Klasör içersinde; Ümit SAYIN başlıklı Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığına başlıklı belge olduğu, içeriğinde; Doçent Doktor Ümit SAYIN tarafından 24.06.2002 tarihinde hazırlanan “Yurtdışındaki Şeriatçı Kadroların etkinlikleri ve Kemalist, Vatansever, Laik çizgide aktif mücadele veren kişilere karşı yapmakta oldukları komplolar ve savaşları üzerine gerçek olgulara dayanan rapor olduğu tespit edilmiştir.
Yine Aydınlık Dergisinde yapılan aramada, “FETULLAHCI GLADYO, ÜMİT SAYIN, YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasörlerin içersinde, “Son günlerde, bazı medya kuruluşlarında, hakkımda tamamen gerçek dışı ve kişilik haklarımı ihlal edici haberler yer almakta, "Ergenekon adlı örgüt ile bağlantılı olduğum, bilgisayarımda çıkan belgelerde bu konuda bilgiler bulunduğu" şeklinde akla hayale gelmeyecek senaryolar ve açıkça iftira niteliği taşıyan iddialar gündeme taşınmaya çalışılmaktadır. Basına yansıyan konu, 2005 yılında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca incelenmiş ve konuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'nca TAKİPSİZLİK kararı verilmiştir…” İle başlayan Ümit SAYIN imzalı 3 sayfalık Word dosyası olduğu görülmüştür.
*Vedat YENERER: Vedat YENERER’i gazeteci olarak bildiğini beyan etmiştir. Ulusal Kanalda yapılan aramada, 7 Nolu Ajanda içersindeki 03 Mart Sayfasında; “Vedat YENERER’in evinde Taki DOĞAN’ın sex kaseti bulunmuş” şeklinde bir not yazıldığı anlaşılmıştır.ayrıca telefon görüşmelrinde Vedat YENERER le alakalı yapılacak haberin gözaltına alınması sebebişle yayınlattırılmadığı anlaşılmıştır.
*Emin GÜRSES: Emin GÜRSES’i çok iyi tanıdığını, değer verdiği bir bilim adamı olduğunu, Aydınlık dergisinin yazarı olduğunu beyan etmiştir.
Tape :3837’de kayıtlı, 27.02.2008 günü saat : 21.07’de Doğu PERİNÇEK ile Süleyman..? isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; Emin GÜRSES’ün Emniyetçe yakalanmasıyla ilgili konuştukları, …Emin Gürses için bir şey yapılmasından bahsettikleri anlaşılmıştır.
Ulusal Kanal aramasında bulunan 7 Nolu Ajanda içersindeki 05 Mart Sayfasında; “Emin GÜRSES çok deli davranmış” şeklinde not yazıldığı,
İşçi partisi il yönetim kurulunda yapılan aramada bulunan (-40–41-) nolu CD ler incelendiğinde, Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP-HY FOGG BT’isimli klasör içerisinde; “TÜRKİYE’CİLER” ve “AB’CİLER” başlıklarının olduğu, TÜRKİYE’CİLER başlığının altında, bir çok gazeteci ile birlikte “Emin GÜRSES-Cumhuriyet” isminin de yazdığı anlaşılmıştır. Yine bir çok CD içersinde, Doğu PERİNÇEK ve Emin GÜRSES’in katıldığı mitingler olduğu anlaşılmıştır.
*Ergün POYRAZ: Ergün POYRAZ’ı kitaplarından dolayı tanıdığını, ancak görüşmediklerini beyan etmesine rağmen,
Ankara ilinde işçi partisi genel merkezinde yapılan aramada, (1) adet T.C.Yargıtay Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Erkan BUYRUK ibaresi ile son bulan (20) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; müşteki Ergün POYRAZ Sanık Fetullah GÜLEN hakkındaki 28.05.2007 tarihli kamu davasının düşürülmesi talep yazısı olduğu,
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın 28. Mart 2004 seçimlerinden önce yazdığı ve satışa sunduğu Patlak Ampul Kitabından 09-10-11-12-13-78-79 maddelerinin içeriğini teşkil eden sayfaların kitabın kapağının fotokopisi ile birlikte ekte takdim kılıyorum…” şeklinde yazının olduğu,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; üzerinde “CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; “Ergün POYRAZ’ın – JİTEM’den aldığı para” isimli klasör içersinde … Ergün POYRAZ’ın değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda Jandarma İstihbarat Başkanlığı kasasından paralar aldığına dair tutanakların ve imzaların olduğu tespit edilmiştir.
*Semih Tufan GÜLALTAY: Semih Tufan GÜLALTAY’ı gazetelerden yasadışı faaliyetleri nedeniyle tanıdığını, kendisine yönelik bir suikast konusu duyduğu için, bu konuyla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ile görüştüğünü beyan etmiştir.
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada; (1) Adet üzerinde Görüşme notları 21 Şubat 2007 ibaresinin yazılı bulunduğu doküman içeriğinde; Dokümanın üst kısmında sol köşesinde Görüşme notları İş Adamı 21 Şubat 2007 Sağ köşede el yazması olarak “Suikast DP 3 Tabanca aldı” şeklinde ibare ve Semih Tufan GÜLALTAY, SGT Akın BİRDAL’ı vurduğunda hem MİT’in hem Emniyetin hem de Askerin kendisini kurtarmasını bekledi. Olmadı. ….. SGT Kars’lıdır Eski Ülkücüdür biliyorsunuz bir parti kurdu. Etrafında çetesi var. Şırnak Komutanı Mete SAYAR’ın yeğene de onunla iş yapıyor. Yeğen (Ki babası Emekli bir Amiral) sanıyorum şimdi Ukrayna’da Veli KÜÇÜK onu kovdu. …..” şeklinde not olduğu tespit edilmiştir.
*Tuncay GÜNEY: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, Tuncay GÜNEY’in CIA ajanı olduğunu beyan etmesine rağmen, 2000 yılı öncesinde Ulusal Kanal ve Aydınlık’a gelip gittiğini ifade etmiştir. Tuncay GÜNEY in beyanlarından, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, birçok kez Doğu PERİNÇEK ile görüştüğü, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergilerine gittiği, hatta Abdullah ÖCALAN’ın Türkiye’ye teslim olmasıyla ilgili, Avukatı Doğan ERBAŞ ile Doğu PERİNÇEK’ in odasında görüşme yaptığı anlaşılmaktadır.
Yine Tuncay GÜNEY beyanlarında, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Adnan AKFIRAT gibi şahıslarla görüşerek, Veli KÜÇÜK’ün isteği ile haberler yaptığı veya onlardan haber aldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca Tuncay GÜNEY, ERGENEKON ve Lobi gibi belgelerin hazırlanmasında, Doğu PERİNÇEK’in rol aldığını beyan etmiştir.
Ulusal Kanal da yapılan aramada bulunan 7 Nolu Ajanda içersinde; 05-06 Ocak Sayfasında; “Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler” şeklinde not yazıldığı tespit edilmiştir.
*Taner ÜNAL: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, “Vatansever Güçbirliğine hiçbir destek vermediğini, böyle başı bozuk örgütleri milletin başına bela etmenin büyük sorumluluk olduğunu” beyan etmesine rağmen, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Haraketeti Başkanı Taner ÜNAL ile irtibatlı olduğu, şahısla telefon görüşmesi yaptığı, Diyarbakır ilinde ortak miting düzenledikleri anlaşılmıştır.
06.06.2007 günü saat:17.37 de Taner ÜNAL ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Taner’in “Diyarbakırda ki mitinginize biz katılacağız efendim. Bütün gücümüzle destek vereceğiz.” dediği tespit edilmiştir.
Yukarıda, Doğu PERİNÇEK’in diğer ERGENEKON terör örğütü üyeleri ile irtibatı değerlendirilmiştir. Değerlendirmelere bakıldığında, Doğu PERİNÇEK’in bu konuyla ilgili yoğun bir ilişki ve faaliyetinin olduğu görülmektedir.
Ergenekon Terör Örgütü üyelerinden el konulan bir çok belgenin aynısının, Doğu PERİNÇEK’te de bulunması dikkat çekicidir. Doğu PERİNÇEK’ten;
“ERGENEKON Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999” başlıklı belge ( aynı zamanda Tuncay GÜNEY, Veli KÜÇÜK’ten),
“Devletin Yeniden Yapılanması Üzerine 25 Kasım 1999” belge, (Tuncay GÜNEY), “LOBİ Aralık 1999” isimli belge (Ümit ĞUZTAN, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRIM),
“OLUŞUM Aralık 1999” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Tuncay GÜNEY),
“Osmanlıdan günümüze masonik bilderberg çetesi siyonizm ve protokol finans odakları ve teknokratlar uluslara nasıl egemen oldu? İstanbul / 30 mart 2000” başlıklı belge; Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK),
“Türk ve Kürdü birlikte örgütleme tasarımı 30 mart 2000” başlıklı belge,
“Örtülü Faaliyetler Bir İstanbul 6 Nisan 2000” başlıklı belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN),
“ İşçi Partisinin Türk Ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarımı Analiz İstanbul 7 Nisan 2000” isimli belge (Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY),
“Birleşik Komün 27 Haziran 2000” isimli belge (Tuncay GÜNEY),
“Kemalist Model, Ulusal Gençlik Hareketi, Dinamik, Ulusal Güç Bigliği & Kuva Ayrımlı Cephesi, Araştırma, Gözlem, Analiz, Teori İstanbul 29 Ekim 2000” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY),
“Ulusal Medya 2001 İstanbul Aralık 2000” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY, Adnan AKFIRAT),
“Ermeni sorunu 21. Yüzyılın Avrasya entrikası kilise devleti tarihsel belgeler ışığında ermeni soykırım iddiaları emperyalist devletlerin örtülü savaşı araştırma Gözlem/Analiz İstanbul Ekim 2000/ Şubat 2001” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN) bulunmuş ve el konulmuştur.
Faklı farklı kişilerden el konulan belgeler içerik olarak genelde aynıdır. Bir çoğu aynı dönemde yazılmış, Analiz/Gözlem raporlarıdır. Belgeler incelendiğinde, genel olarak “ERGENEKON yapılanmasının ne şekilde örgütlenmesi gerektiği, finansal kaynakları, ilişki kurması gerektiği kurumlar, terör örgütleri, mafia guruplarının yeniden yapılandırılması, şirketler, istihbarat kaynakları, medya kuruluşları, özel güvenlik şirketleri vb.” gibi geniş kapsamlı konularda analiz raporları olduğu, örgütlenmenin ne şekilde yapılması gerektiğinin anlatıldığı tespit edilmiştir. Tuncay GÜNEY’in beyanları dikkate alındığında, bu gözlem analiz raporlarının hazırlanmasının bir kısmına Doğu PERİNÇEK’in de katıldığı anlaşılmaktadır.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Gizli Tanık Denizin 04.06.2008 tarihil savcılık beyanında,
…..Mesut Barzani’nin bunu kabul etmesinin birkaç nedenin olduğunu, o tarihlerde Barzani’nin tek sorunu olmayan komşu ülke Suriye’nin olduğunu, yine babası Molla Mustafa Barzani Sovyetler Birliğinde eğitim görmüş, orduda görev almış birisiydi, Suriye’de Sovyetler Birliği etkisinde olan bir ülke olması ayrıca PKK örgütünü Türkiye ile olan sınıra yerleştirmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin müdahalelerine de engel olmak nedenleriyle bu teklifi kabul ettiğini bildiğini.
1986-1987 yıllarında Abdullah ÖCALAN’ın Bekaa Vadisinde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu PERİNÇEK’in röportaj adı altında geldiğini, ilgisini çeken ilk olayın Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN tarafından bizzat karşılanması ve askeri tören yapılması olduğunu. Doğu PERİNÇEK’e kampta bir oda tahsis edildiğini. Hatırladığı kadarıyla Doğu PERİNÇEK’in bu kampta 10 gün kadar kaldığını, bir başka ilgisini çeken olayın ise Abdullah ÖCALAN’ın hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemediği halde, Doğu PERİNÇEK ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yediklerini. Yine bir başka ilgisini çeken bir konunun da Abdullah ÖCALAN’ın kendisi ile görüşmeye gelen herkesle görüşür, yüzüne karşı güzel sözler söyler, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylerdi, fakat Doğu PERİNÇEK hakkında övücü sözler söylediğini. Doğu PERİNÇEK’in kampta kaldığı süre içerisinde Abdullah ÖCALAN’la neler konuştuğu hakkında ve gelişinin sadece mülakatla sınırlı olup olmadığı hususlarında herhangi bir bilgisinin olmadığını. Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN’la görüşmesinin ardından bu görüşmesini bir kitap haline getirip yayınlatması ve Aydınlık dergisinde dizi halinde yayınlamak suretiyle varlığı yokluğu çok fazla hissedilmeyen Abdullah ÖCALAN ve PKK örgütünün Türkiye siyasetinde gündemleşmesini sağlayıp, Türkiye içerisinde örgütün taban bulmasını sağlamıştır. Gerçi 15 Ağustos 1984 olayları ile örgüt adını Türkiye’de hissettirmişse de daha sonra yapılan operasyonlarla ağır darbeler aldığını, siyasetende sıkışmış bir durumda olduğunu, yayınlanan bu görüşmenin adeta örgüt için bir can simidi haline geldiğini. Bu röportajın yayınlanması ile doğu PERİNÇEK‘in örgütün adeta ikinci lideri konumuna geldiğini ve yayınladığı kitabın örgüt mensuplarının evlerindeki kitaplıklarda yerini aldığını. Ferid İLSEVER isimli şahsı İşçi Partisi genel sekreteri olarak bildiğini, doğu PERİNÇEK’in kampa geldiği sırada yanında olup olmadığını bilmediğini.
Doğu PERİNÇEK ile alakalı gelinen noktada şunu söyleyebileceğini, Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN’ın Türkiye ve Türk askerine karşı silahlı mücadele ettiği dönemlerde Abdullah ÖCALAN’la görüşüp hatta bu görüşmelerini yayınlamak suretiyle örgütün propagandasını yaptığı halde, bugün her ne kadar Abdullah ÖCALAN’ı samimiyetsizlikle suçlansa bile bir barış ortamından bahsetmekte ve çözümün diyalog ile olabileceğini söylemektedir. Doğu PERİNÇEK ise tam da bu dönemde Abdullah ÖCALAN ve PKK’ya karşı çok ciddi söylemler ve yayınlar yapmaktadır. Doğu PERİNÇEK’te ki bu değişimi anlamakta güçlük çekteğini.
Tuncay GÜNEY’in 02.03.2001 tarihinde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yapılan mülakatında özetle;
Evinde yapılan aramada LOBİ ve ERGENEKON isimli belgelerin çıktığını, bu belgelerin ERGENEKON örgütünün yeniden yapılanmasının bir tasarımı olduğunu, Doğu PERİNÇEK in “Yeniden Yapılanma” diye bir teorisinin olduğunu, Veli Paşa’ nın onu genişleterek tasarı haline getirdiğini,
LOBI çalışmalarını, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisinin de katıldığı bir ekibin yaptığını, son şeklini ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini,
ERGENEKON’un yeniden yapılanmasıyla ilgili tezi, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN ile birlikte Bilecikte hazırladıklarını,
Lobi faaliyetleri çerçevesinde; MAFIA, MEDYA, IŞ-TICARET, BANKA, SANAT gibi kollarda faaliyet gösterilmesi, örgüte gelir temin etmek için bunlardan yararlanılması çalışmaları yapıldığını,
Ergenekon yapılanması içersinde Veli KÜÇÜK’ün yanında, Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT, Tuncay GÜNEY, Levent….? (Ülkü ocaklarında), Turan YAZGAN, Necdet SEVİNÇ (Kurultayın genel yayın yönetmeni), Zekai ÖKTE (Türk Tarih Dergisi), Timur KILIÇ, Atilla TUNÇ isimli şahısların olduğunu,
Bunların yanı sıra ERGENEKON yapılanmasının; MAFİA, MEDYA, İŞ ve TİCADET camiası, Sanat ve Şarkıcı camiası, TERÖR ÖRGÜTLERI, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARI ve değişik Dernek kuruluşları ile bağlantılarının olduğu,
MEDYA kuruluşları içersinden, Aydinlik gazette ve dergisi, Akşam Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Ulusal TV ile irtibatlı olduğu,
MEDYANIN ELEGEÇİRİLMESİ VE KONTROLÜ
Akşam gazetesinde çalıştığı dönem içersinde, kendileriyle ilgili diğer gazetelerde haberlerin çıkması üzerine, Veli KÜÇÜK ile bir toplantı yaptıklarını, Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK le ilişki kuralım Adnan AKFIRAT – Ferid İLSEVER le falan bu arkadaşlara kaynaklar çok akıyor bunlardan yönlendirirsek daha iyi olur” dediğini, bunun üzerine Doğu PERİNÇEK’le irtibat kurduğunu, Ferid İLSEVER, Adnan AKFIRAT ile görüştüğünü, Aydınlık gazetesinden ve diğer yerlerden aldıkları tüm bilgileri yayınlamadan önce Veli KÜÇÜK’e gönderip onaylattığını,
Yine Adnan AKFIRAT’ın kendilerine yazılar hazırladığını ve bazı belgelerle birlikte verdiğini, CİA nın güneydoğuda faaliyetleriyle ilgili bazı bilgileri bu şahıstan aldığını, Veli Paşa’nın bu şekilde basında örgütlendiğini,
Doğu PERİNÇEK le Veli KÜÇÜK’ün görüşmediklerini, ancak Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER Ankara da Hasan YALÇIN Paris te Özcan ....... isimli şahısların, Akşam gazetesinin mutemet elemanları gibi olduğunu, bu şahısların Doğu PERİNÇEK ile birlikte hareket ettiklerini, Hasan YALÇIN İstihbarat Genel başkan yardımcısı, Ferid İLSEVER’in Aydınlığın ve Ulusal TV nin genel yayın yönetmeni, Adnan AKFIRAT ın partinin... disiplin kurulu üyesi olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in, Gülay GÖKTÜRK, Nuri ÇOLAKOĞLU, Faik BULUT, Cengiz ÇANDAR gibi şahısları gazetecilikte yetiştirdiğini, Tuncay ÖZKAN’ın Doğu PERİNÇEK in adamı olduğunu ve bu şahsı Doğu PERİNÇEK’in yönlendirdiğini,
Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i rahatlıkla kullandığını, Doğu PERİNÇEK’in Hukuk profesörü olduğunu ve ailesinde siyasetçi, askerlerin bulunduğunu, babası Sadık PERİNÇEK’in Adalet Partisi kurucularından olduğunu, görünenin aksine Doğu PERİNÇEK’in Türkiye nin içindeki Nato örgütünde askerlerin bir numaralı adamı olduğunu, Türkiye deki askerlerin içindeki Amerikancı kesimle beraber hareket ettiğine inandığını, bir dönem Doğu PERİNÇEK’in İsraille anlaştığı şeklinde haberlerin çıktığını, Doğu PERİNÇEK’in Amerikan düşmanı olmadığını, İsraile bölgesel hizmet ettiğine inandığını,
Kendisinin Doğu PERİNÇEK ile halen birlikte olduğunu, ancak hücre yapılanması olduğu için haber kaynaklarını bilemediğini, bu konuda tek yetkilinin Adnan AKFIRAT – Ferid İLSEVER olduğunu,
Bir dönem Aydınlık Dergisinin İngiltere muhabiri, Hasan YALÇIN’ın danışmanı ve tercümanı Doğan DUYAR ile K.Irak’a gittiklerini, ancak Habur gümrükteki polis kontrolünde pasaportunda sorun çıktığını, bunun üzerine Silopi Tugay komutanı Tuğgeneral Nejat MÜLDÜR ün bu konuyla bir fiil ilgilenerek yanına bir yüzbaşı verdiğini, daha sonra K.Irakta Komünist Parti başkanı ile görüştüklerini,
Susurluk olayından sonra, Radikal Gazetesinin, Veli KÜÇÜK hakkında “Nerede Faili Meçhul Orda Veli KÜÇÜK” diye manşet attığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK gitsin Aydın DOĞAN ile görüşsün” dediğini, Doğu PERİNÇEK’in Aydın DOĞAN ile bu konuda görüştüğünü, Aydın DOĞAN’ın bundan sonra Milliyet Gazetesinde falan haber yapmamaya gayret edeceğini, Radikali de damadıyla görüşüp etkileyeceğini” anlatarak “Veli Paşa’ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de Hürriyet Gazetesi benim değil KOÇ’ un dediğini,
CUMHURİYET GAZETESİNİN ALINMAYA ÇALIŞILMASI
Basında kuvvetli bir şekilde yer alabilmek için Cumhuriyet gazetesinin alınmasını düşündüklerini, Özdemir SABANCI suikasti sonrasında Veli KÜÇÜK’ün Şevket SABANCI’ya olaylar hakkında bilgi vermesi nedeniyle bir güven oluştuğunu, bu nedenle Cumhuriyet Gazetesininin Gürbüz ÇAPAN’ın elinden alınması için, Şevket SABANCI’nın Mete AKYOL aracılığı ile Veli KÜÇÜK’e teklif yaptığını, Sabancıların bu iş için 5 milyon dollar vereceklerini söylediklerini,
Veli paşanın Cumhuriyeti almak için Gürbüz ÇAPAN la görüşmesi talimatı verdiğini ve “yukarının emri var dersiniz” dediğini, bunun üzerine Doğu PERİNÇEK’e giderek “Hüseyin KIVRIKOĞLU nun emri olduğunu, Veli paşanın böyle söylediğini” anlatarak Gürbüz ÇAPANLA bu konuyu görüşmesini söylediğini, ilerleyen günlerde İlhan SELÇUK’un da “ekarte edilmesi”nin konuşulduğunu, gazetenin alınması için Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği başkanı Kemal ÖZDEN isimli şahıstan 3 Milyon Dollar para alınmasını görüştüklerini, konuların Gürbüz ÇAPAN ve Kemal ÖZDEN ile görüşüldüğünü,
Bu dönem içersinde Doğu PERİNÇEK’in Ulusal TV için Avprupadan 500 Milyar para getirdiğini, bu paranın bulunabilmesi için Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Haluk ŞAHİN (ARENA proğramından) gibi şahısların, Almanya –Fransa gibi ülkelere iki kere tur yaptığını, Avrupada PKK ve İslami kesimin para toplayabileceğini ancak Doğu PERİNÇEK’in toplayamayacağını, bu parayı nasıl toplatıklarını bilmediğini, bu şekilde Ulusal TV nin deneme yayınlarına başladığını,
TİCARİ FAALİYETLER
Veli KÜÇÜK’ün lobi faaliyetleri çerçevesinde, Kemal ÖZDEN, Ali BALKANER, Korkmaz YİĞİT, Adnan POLAT gibi işadamları ve yöneticilerden yararlandığını, Ulusal İş Adamları Derneği (USİAD)’ı, TÜSİAD gibi yapmak için çalıştığını, bu nedenle USİAD la periyodik olarak sık sık toplantılar yaptıklarını,
USİAD içersinde Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN, Musa TANRIKULU, Adnan POLAT , amcaoğlu Zeki POLAT gibi şahısların olduğunu, ancak Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK’ün sitem etmeleri sonrasında, Başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olan Zeki POLAT’ın USİAD dan atıldığını, Veli KÜÇÜK’ün Zeki POLAT hakkında MİT ten olduğunu söylediğini,
UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI
Doğu PERİNÇEK ten Sami HOŞTAN’ın HAP işi yaptığını öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK in isteği üzerine bu konuyu Veli KÜÇÜK’e anlattığını, onunda “ben herzaman bunun dosyasını temizleyemem, Sami’ yi Ömer Lütfü TOPAL’ ın yerine koyarak biz hata yaptık’ dediğini,
Veli KÜÇÜK’ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN’ın yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, “Sami HOŞTAN’ın uyuşturucu işi yaptığı, Veli KÜÇÜK’ün de uzun zamandır buna sahip çıktığı, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiği, JİTEM’in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını’ anlatarak Sami HOŞTANLA görüşmek istediğini, kendisinin de Sami HOŞTAN’ın telefonundan aradığını, fakat Sami HOŞTAN’ın kendisine kızarak “Veli abiye sor eğer bir şey varsa Veli abi açıklasın’ dediğini, bu görüşmeden sonra şahısların yanından ayrılarak Drej Ali’nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklarını ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK’e bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK’ün de “Sami HOŞTAN’a görüşme yapmamasını’ söylediğini, kendisine de “Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasın), askerlek yapmıyor desin’ dediğini,
SİLAH KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI
Bir dönem K.Irak’a gitmek üzere Ayşe ÖNAL, Bengüç…?, Doğan DUYAN (Aydinlik Dergisi Paris muhabiri) Isimli şahıslarla Habura gittiklerini, altlarında Beş yirmi (5.20) İ BMV koyu yeşil cırtlak bir araba olduğunu, haburda Gümrük Baş Muhafızı Müdürü Cemal…..? in adamlarının kendilerini karşıladığını, daha öne gümrükte Veli KÜÇÜK’ün adamı ve Jitemde çalışan Ali Balkan METE olduğunu, ayrıca Veli paşanın Cemal …..?’i de tanıdığını, arkadalarında konteynırlı iki arabanın daha olduğunu, bunların içinde silah olduğunu Habur Hac konaklama tesislerinde Yaşar….? isimli şahıstan öğrendiğini, JİTEM den gelen elemanlarında yanlarında olduğunu, araçlara arap plakası takıldığını, Gümrük Müdürü Cemal’in pasaport işlemlerini hallettiğini,
K.Irak’a geçtikten sonra Zahoya, daha sonro Dohok’a gittiklerini, bir hafta kadar kaldıklarını ve Erbile geçtiklerini, orada altlarında bulunan BMW’nin alındığını, başka bir araç verildiğini, Kürdistan Başkanı Kosret RESUL ile görüştüklerini, orda kaldığı dönemlerde, Jitem subaylarıyla silahlardan onikibin (12000) adetini Barzaniye, (12000) adetinin Talabaniye verildiğini, ancak Kosret RESUL’un kendilerine altı bin (6.000) adet silah verildiğini söyleyerek “Tamer hep bize böyle şeyler yapıyor” dediğini, geriye kalan altı bin (6.000) silahın ise Talabaninin adamları ve Binbaşı Tamer ve diğer subayların, Kale Dizar denilen Komisin Parti binasında PKK’lı Cemil BAYIK’a teslim ettiklerini, Cemil BAYIK’ın bu silahların, Doğu PERİNÇEK in organizesinde, yani üst kadro içindeki “cunta” hareketinden geldiğini bildiğini,
K.Irakta muhatap olduğu şahısların kendisini “Doğu PERİNÇEK’in referansıyla Aydınlık Dergisinden geliyor” şeklinde tanıdıklarını, Binbaşı Tamer….? in soy ismini bilmediğini ancak uzun boylu sarışın bir şahıs olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’in bir dönem PKK ile ittifakı bozduğunu söylediğini, ancak bu ittifakın devam ettiğini, Türk gladyosunun içinde Doğu PERİNÇEK, Ömer SÜRÇİ gibi, Irak Küdistan Kominist partisi ve PKK gibi örgütlerin ilişkilerinin devam ettiğini,
Daha sonraki dönemlerde, Kırıkkale Silah Fabrikasında büyük bir patlama olduğunu, Veli KÜÇÜK’ün bu patlamayla ilgili kendisine haber yapmasını söylediğini, Veli paşanın, Çevik BIR paşayı CIA nın adamı olarak gördüğünü, bu yüzden talimatları ile bu patlama olayını Çevik BİR gurubunun üzerine yıktıklarını, bu yönde haber yaptıklarını, haberlerin kendi istekleri doğrultusunda Aydınlık ve Hürriyet gazetesinde çıktığını, neden bu şekilde haber yapıldığını bilmediğini ancak Veli Paşanın Karadeniz den Elçibey’e giden silahların ortaya çıkmasından korktuğunu, Kuzey Irak’a giden silahlardan korkmadığını, çünkü orasının çok karışık olduğunu, fabrikaya yapılan sabotajı kimin yaptırdığını bilmediğini,
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTILAR
*HIZBULLAH;
Bir dönem Doğu PERİNÇEK’in adamı olan ve Güneydoğu-Diyarbakır muhabiri Halit GÜNGÖR(GÜNGEN)’ün, Jandarma Genel Komutanlığında Hizbullahçı İlimcilerle Menzilcilerin eğitilmesini fotoğrafladığını, Hizbulkontrayı ortaya çıkardığını, fotoğrafları Doğu PERİNÇEK’e gönderdiğini, ancak yayınlanmadan Halit GÜNGÖR’ün öldürüldüğünü, o dönemde Adnan AKFIRAT’ın da Halit GÜNGÖR’ü Türk Gladyosunun öldürdüğünü söylediğini, daha sonraki dönemde “Kemalist-Sosyalist” ismi ile bir ittifak yapıldığını,
*PKK-KONTRAGEL;
Veli KÜÇÜK’ün basında örgütlenmek için, bir çok kişiyle irtibata geçtiğini, Ferid İLSEVER ile görüşmesinde Veli Albayı anlattığını, Ferid İLSEVER’inde Veli KÜÇÜK’ü “Yüzbaşı MİT subayı” diye ilk keşfeden kişi olduğunu söylediğini, Doğu PERİNÇEK in yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti nin Güneydoğu’ da propaganda yaptığını, Ferid İLSEVER Sosyalist Parti başkanıyken Abdullah ÖCALAN ve Doğu PERİNÇEK’in ittifak yaptıklarını öğrendiğini,
Kendisinin bir dönem Suriye’ye gittiğini, Kilis Öncüpınar kapısından girerken polislerin kendisine ait çantayı aradıklarını ve Doğu PERİNÇEK ile Abdullah ÖCALAN’ ın birlikte çekilmiş fotoğraflarını bularak aldıklarını, bunları Hanefi AVCI’nın gazetelere verdiğini, Veli Paşanın, Hanefi AVCI’yı hiçbir zaman sevmediğini,
Doğu PERİNÇEK ile PKK terör örgütünün ittifakının halen devam ettiğini, Abdullah ÖCALAN’ın Suriyeden çıkması sonrasında, onun avukatı olan Doğan ERBAŞ’ın Doğu PERİNÇEK’e gelerek Türk Askerleriyle işbirliği yapmak istediğini ve Apo’nun teslim olacağını söylediği, Doğu PERİNÇEK’in de bunu kendisine anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli KÜÇÜK’e ilettiğini, Veli paşanın talimatı ile İşçi Partisi lideri Doğu PERİNÇEK’in odasında Doğan ERBAŞ la görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan AKFIRAT’ında bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK’in kısa bir sure kaldığını, bu görüşmede Abdullah ÖCALAN’ın hangi şartlarda teslim olacağının konuşulduğu, Avukatla üç kez görüşme yaptıklarını, hatta teslim olduktan sonra Abdullah ÖCALAN’ın sorgusuna kimin gireceği, sorguda Doğu PERİNÇEK ve diğer birçok ilişki konusunda temkinli davranılması konularının konuşulduğu, Abdullah ÖCALAN’ın General Veli KÜÇÜK’e iletilmek üzere “bir muhatap arıyorum” isimli kitabının verildiğini, kitabın en arkasına basılmış vaziyette Veli paşaya bir mektup olduğunu söylediklerini,
Abdullah ÖCALAN’ın şartları arasında;
-Avrupa dan barış heyetleri gelecek, bunların kabul edilmesi,
-Kuzey Irak tan bir kısım gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelecek, bunlara göz yumularak köylerine dönücekler,
-Murat KARAYILAN, Cemil BAYIK gibi üst düzey yöneticiler, yurt dışına gidecekler,
-Yurt dışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim gönüllüleri Türkiye ye barış gönüllüleri adı altında teslim olacaklar,
-Kampların kısaltılacağı, İran da bir kampın kalacağı, Suriye deki kampı, FKÖ ye Filistin Kurtuluş Örgütü ne verileceği,
-PKK nın Kuzey Irak ta kalması, bu üyelerin, Türkiyenin üçüncü kol gücü olarak faaliyetine devam etmesi,
-Talabani ve Barzani ye kurulan seyyar karakollara, silahlı gerilların yerleşmesi,
-Silahlı gerilla sayısını üç bin (3000) e düşürülmesinin teklif edildiğini, bu görüşmeleri Veli KÜÇÜK’e ilettiğini, onunda yukarıyla bu konuyu görüşeceğini söylediğini, ilerleyen dönemde Veli Paşanın, bu işi Doğu PERİNÇEK’in takip etmesini, Doğan ERBAŞ’ın MİT ve Özel Kuvvetler tarafından takip edildiğini anlattığını, kendilerinin geri çekildiğini,
*DEVSOL – DHKP-C;
Dev-Sol’da Yağan grubu ve Dursun KARATAŞ gibi iki ayrı gurubun bulunduğunu, askerlerin Bedri YAĞAN grubunu desteklediğini, çünkü YAĞAN gurubunu daha düzgün gördüklerini, Dursun KARATAŞ’ı ise, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin KOCADAĞ’ın desteklediğini, Bedri YAĞAN ile Dursun KARATAŞ kapıştıklarında, askerler Bedri YAĞAN’I, polisler ise Dursun KARATAŞ’ı desteklediğini, askerlere göre Dev-Sol’dan DHKP-C’ye geçiş döneminde DHKP-C’nin bütün MKYK kadrolarında polisin olduğunu düşündüklerini,
Bir dönem DHKP-C‘lilerin Harbiye Orduevi’ne roket attığını, daha sonra aynı roket’in Terörle Mücadelede Reşat ALTAY’a atıldığını, Reşat ALTAY’a atılan roketi askerlerin misilleme olarak attırdığını duyduğunu,
Aynı dönemde kendisinin Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK ile oturup konuşurken, sohbetleri esnasında DHKP-C’ nin MKYK üyelerinin polislerden oluştuğunu duyduğunu,
SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR
Abdullah ÇATLI’nın Veli KÜÇÜKLE ilişkisi olmasına rağmen, susurluk öncesi Mehmet AĞAR’ın yanına gittiğini ve işbirliği yaptığını, bu konuyu Doğu PERİNÇEK’in aydınlık gazetesinin “TİP lilerin katili Türkiyede” diye yazdığını, Veli KÜÇÜK’ün bu konuyu Doğu PERİNÇEK le konuşacağını söylediğini ve Abdullah ÇATLI’dan bahsederken “ben buna yıllardır sahip çıktım, bırakıp gitti” diye konuştuğunu,
Doğu PERİNÇEK ile susurluk konusunda sohbet ettiğini, Doğu PERİNÇEK’in “Müttefik Kuvvetler, yani Genelkurmay’ın içinde kendisi ile birlikte hareket eden grubun, Mehmet AĞAR ve Abdullah ÇATLI’yı tasfiye operasyonu” olduğunu anlattığını, konuşmalardan susurluk kazasında oto içersinde bulunan şahıslar ölmezse, onlara sıkacak elemanların olduğunu, bu elemanların kaza yapan otoyu arkadan takip ettiklerini “Veli paşaların, TSK’nın” takip ettiğini, şahıslara suikast yapılacağını anladığını beyan etmiştir.
Tanık Zihni ÇAKIR’ın 25.02.2008 günü CMK 250. Madde ile Görevli İstanbul C.Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle;
Taner ÜNAL’ ın 2003 yılı Nisan ayında Dikmen’deki bürosuna yakın caddeye paralel bir sokakta kiraladığı dükkânı ofise çevirdiğini, Türkeli dergisini bu ofiste çıkartacağını, afisin alt tarafındaki depo halindeki kapalı alanı anfiye dönüştürdüğünü, dinleyici ve konuşmacı yerlerini sabitlediğini, bu mekânda bir oluşuma başvurduklarını, burada toplantılar yaptıklarını söylediğini, Taner ÜNAL’ ın kendisinden bu oluşum içersinde yer almasını istediğini, oluşumda bir çok paşanın bulunduğunu, Hasan KUNDAKÇI, Veli KÜÇÜK gibi isimlerin yanlarında yer aldığını, Doğu PERİNÇEK ve Hikmet ÇİÇEK’in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini, maddi hiçbir sıkıntısının olmayacağını, istediği kadar maaş vereceklerini söyleyerek katılması yönünde telkinlerde bulunduğunu, bazı toplantıların resimlerini gösterdiğini, Hasan KUNDAKÇI ve Veli KÜÇÜK’ ün toplantılarda yer aldığını, Ahmet CİNALİ’ nin de bu ikili ile yakın resimlerinin bulunduğunu, Muzaffer TEKİN’ in de bu görüntüde yer aldığını, Taner ÜNAL’ ın teklif ettiği basın danışmanlığı görevini red ettiğini, Taner ÜNAL’ ın çok tekin birisi olmadığı için red ettiğini beyan etmiştir.
Şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ ün 25.05.2006 günü Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde özetle;
Mayıs 2003- Nisan 2004 tarihleri arasında görev aldığı Ulusal Kanal, Aydınlık dergisi, İp çevresi, Doğu PERİNÇEK ve Alparslan ARSLAN üzerinde elde edilen ulusal Haber Hukuk Danışman kimliği ile ilgili, 2001 yılında kendi isteği ile TSK’ dan ayrıldıktan sonra uzun süre görev aldığı Güneydoğu bölgesinde edindiği tecrübe ve bilgisi doğrultusunda araştırma alanını genişletmek istediğini, bu yöneliminin yaşadığı İstanbul da elverişli olup, bir çok kurum, kuruluş, akademi ve sivil toplum örgütlerinin düzenli konferans panel gibi etkinliklerine katıldığını, 2002 yılı yaz döneminde katıldığı bir etkinlikte İP genel başkan yardımcısı Ferid İLSEVER ile tanıştığını, 7-8 aylık dönemde muhtelif panel ve konferanslarda karşılıklı konuştuklarını, ayak üstü diyalogları olduğunu, 2003 Mart veya Nisan aylarında Ulusal Kanal televizyonunda birkaç kez programa konuk olmasını, ilerleyen zamanlarda da TV kanalında çalışması için teklif de bulunduğunu, 2003 yılı Mayıs ayında Ulusal Kanal Danışmanı ve Özel Haber Müdürü olarak göreve başladığını, kanalın haber merkezinde haber merkezi toplantılarına katıldığı, haberlerin güncel olayların nasıl ve hangi içerikte yapılacağını belirlediğini, bir süre sonra da Aydınlık Dergisinde düzenli olmayan yazılarına başladığını, 1-1,5 ay sonra Doğu PERİNÇEK ile tanıştığını, yoğun görüşmelerinin başladığını, Doğu PERİNÇEK’ in partinin üst yönetiminde olmasını istediğini, partiye üye olmamak koşuluyla kabul ettiğini, aynı zamanda Doğu PERİNÇEK’ in danışmanlığına da başladığını,
Doğu PERİNÇEK’ in 1997 İP öz eleştiri vererek siyasi yaklaşımında önemli değişiklikler olduğunu belirttiğini, Doğu PERİNÇEK ve partisinin bu öz eleştiriyle her ne kadar merkez parti olma isteğinde bulunmuş olsa da, merkezleşmenin olmadığını, bu özelliği nedeniyle İP’ in Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer birçok sosyalist ülkenin etkisi ve kontrolü altında olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’ in partinin lideri konumunda olarak bir otorite gibi göründüğü, fakat otorite kaybının söz konusu olduğu, en büyük payın Ferid İLSVERER ve Adnan AKFIRAT sonrasında, 2004 yılında Adana’dan Genel merkeze görevlendirilen Bayram YURTÇİÇEK olduğunu, bu durumun hizip şeklinde değil, partinin Maoist ve sosyalist yapısından uzaklaşmamasını sağlayacak çalışmalarının olduğunu,
Kanalda görev yaptığı sürede yönetim kadrosuyla olumlu yaklaşım sergilediklerini, ancak genç kadrolar ve merkez yönetim dışında kalan grupların kendisinden hoşlaşmadığını, zaman zaman merkezde bulunan masa ve bilgisayarını kırarak bu durumu gösterdiklerini,
Doğu PERİNÇEK’in ADD’den beslendiğini, kamu oyunun Doğu PERİNÇEK’ i iyi bir istihbarat, hatta askeri kanaldan beslendiğini düşündüğünü, aslında Doğu PERİNÇEK’ in Rusya ve Çin istihbaratı ile yakın bilgi alışverişi içersinde olup, onlar tarafından yönlendirildiğini, Alman ve İngiliz istihbaratları ile de diyalogunun olduğunu, bunları partide görevli olduğu süredeki izlenimlerinin olduğunu,
Ulusal Kanal da “ön cephe” isimli strateji programı hazırlayıp sunduğunu, yine Türkmenleri tanıtan Kuzey Irak Türkmen bölgesini işleyen bir başka programın yayına girmesini sağladığı için daha da anti patinin arttığını,
Doğu PERİNÇEK’ in Rauf DENKTAŞ ve Annan planı karşısında KKTC’ yi desteklediğini, 2004 yılında düzenlenen Denktaş’a destek kampanyasına dahil olmasına rağmen Avrupa parti kongrelerini bahane ederek yurt dışına gittiğini, Askeri kanada yakın görünmek için son dönemde TSK’ nın stratejilerine benzer politika üretmeye, bu yönde söylemlerde bulunduğunu, öz eleştiri istikametindeki yeni açılım belge ve dokümanların kendisine verilmemesi üzerine 2004 yılında kanal, dergi ve danışmanlıktan ayrıldığını,
Doğu PERİNÇEK ve lider grubu kendisi için mecliste birkaç sandalye aradığını, bu nedenle mevcut siyasi yapının dağılmasını, kurulacak yeni siyasi yapı içinde de kendilerine yer edinmek istediklerini, bu nedenle 2003 yılından itibaren partinin bir askeri darbeyi dört gözle bekler duruma geldiğini, İP ve PERİNÇEK’ in TSK’ni desteklerden aynı zamanda mevcut siyasi yapıya karşı da kışkırtmak istediğini, parti içi yönetimin aslında TSK’nın benimsemeyeceği bir yönde değiştiğini, bunu maskelemeyi iyi bilen parti yönetiminin hala askeri bir müdahaleyi beklediğini,
Doğu PERİNÇEK’ in beklentisi doğrultusunda TSK’ nın hareket etmemesi nedeniyle isteğine ulaşmak amacıyla, hem partiler üstü, hemde bürokratik çevrede bir tepki hareketliliği oluşturmak için, zaten elinde var olan alt yapıdaki yerini alan ve illegal sol örgütlerden genel kadrolarını her zaman devreye sokabilme yeteneğine sahip olduğunu, bu imkânları elinde bulunduran Doğu PERİNÇEK ve merkez yönetiminin farklı siyaset yapılar ve ideolojik yapıya sahip gruplarla ilişki içinde olduğunu, İP ve Doğu PERİNÇEK’ in mevcut illegal örgüt orijinli alt yapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabileceğini, planlayabileceğini veya plan ve eyleme destek verebileceğini,
Avukat Alparslan ARSLAN’ ın siyasi görüşünün Doğu PERİNÇEK’ in son dönem politik açılımlarına ters düşmediğini, Alparslan ARSLAN ve benzeri şahısların PERİNÇEK için profilleri ve eylemsel yapıları tercih sebebi olduğunu, çünkü PERİNÇEK’ in sıraladığı istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebilecek bir yapıda olduğunu beyan etmiştir.
Şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün 23.06.2007 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK ile daha önce bir çalışmasının olduğunu, Ulusal Kanalın Danışmanlığını yaptığını, daha sonra da kendi isteği ile ayrıldığını, bunun nedeninin ise Türkmenlerle alakalı bir programı yayından kaldırılmış olması olduğunu, Danıştay saldırısından sonra, DOĞU PERİNÇEK sitesinde, kendisi hakkında asılsız haberler yapmaya başladığını, ayrıca dergilerinde de aleyhinde yazılar yazmaya başlandığını, kendisi için MİT'çi olduğunu, geçmişte hıristiyan olduğunu, hata Fetullahçı olduğunu, CİA ve MOSSAD ajanı olduğunu ve MUZAFFER TEKİN'i öldürmek için pusu kurduğunu yazdıklarını, Danıştay saldırısında da MUZAFFER TEKİN'i tuzağa düşürdüğünü, teslim olmaması için ikna ettiğini ve yaralı iken hastaneye götürmeyip dolaştırdığını, DOĞU PERİNÇEK’in tv. kanallarında, dergide ve sitesinde yazıp söylediğini,
MUZAFFER TEKİN’in İşçi Partisi Genel Başkanı DOĞU PERİNÇEK ile aynı görüşleri savunduğunu, Avukatı OSMAN AYDIN ŞAHİN’in Çağlayan Mitingine de ikisinin yanyana katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün 25.01.2008 günü TEM ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Görevlilerince alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i tanıdığını, bu şahısla hatırlamadığı bir yerde karşılaştıklarını, ancak yakın bir ilişkilerinin olmadığını, bir iki kez Doğu PERİNÇEK’in kendisini telefonla aradığını, Ulusal Kanal da röportaj yapmak istediğini, bu teklifi kabul etmediğini, bir telefon konuşmasında oğlu Mehmet PERİNÇEK’in Rus Filolojisinden mezun olduğunu, Rusyada Lenin üniversitesinde araştırma yapacağını anlattığını ve görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini,
Ergenekon ve Lobi belgelerinin, Doğu PERİNÇEK’in de içinde bulunduğu bir gurup tarafından hazırlanması, uyuşturucu, K.Irak’a silah götürülmesi konuları sorulduğunda; Tuncay GÜNEY’in beyanlarının yalan olduğunu beyan etmiştir.
Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün 26.01.2008 günü C.Başsavclıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK'i tanıdığını, çok eskiden beri tanıştıklarını, dergisinde ve televizyonunda aleyhinde yayınlar yaptığını, daha sonra kendi kanalında program yapmayı teklif ettiğini, kendisinin kabul etmediğini, 5-6 yıldır da bu şahısla görüşmediğini, oğlu MEHMET PERİNÇEK ile bir kitap vesilesi ile 4-5 kez görüştüğünü,
Şüpheli Emin GÜRSES 24.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüce alınan ifadesinde;
28.01.2008 günü saat 20.59 sıralarında Emin GÜRSES’in Mustafa…? isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Doğu PERİNÇEK ten bahsettikleri anlaşılmış, konu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK ile ERGENEKON operasyonu hakkında görüşmesinin olduğunu, Perinçek’in kendisine operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor maddelerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını anlattığını, kendisinin de bu beyanları Mustafa ya aktardığını, Mustafa isimli şahsın da Genel Kurmayda görevli Yarbay olduğunu,
Başka görüşmelerinde, Doğu PERİNÇEK’in bu operasyon kapsamında alınmasının doğru olmayacağını da konuştuğunu beyan etmiştir.
Emin GÜRSES’in 25.02.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK’in şu anda Türkiye'ye ermeni meselesi konusunda en çok hizmet eden bir şahıs olduğunu,
Şüpheli Habip Ümit SAYIN’ın 24.02.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i İşçi Partisinin Genel Başkanı olarak tanıdığını, birkaç kez yüz yüze görüştüklerini beyan etmiştir.
Aynı soruşturma kapsamında yakalanan Erkut ersoy’11.02.2008 tarihindehersey-konusulacaksa@yahooogroup.com e-mail adresinden ikincikurtulus@yahoogourups.com e-mali adresine gönderilen ERGENEKON liderinden halka mesaj başlıklı e-postanın yapılan incelemesinde; “Sevgili ve Muhterem Tuncay Üstadım, Değerli komplimanlarınız için çok teşekkür ederim. Beni her zaman şımartıyorsunuz; beni layık gördüğünüz yerde değilim, bu sizin iyiliğinizden ve güzelliğinizden kaynaklanıyor. Emekli olmanıza ve bir köşeye çekilmenize üzüldüm, gerek Kardeş camiasının gerekse Üniversitenin sizin gibi dürüst, iyi kalpli, tutarlı ve “Evrenin Ulu Mimarının Nur’unu kalbinde hissedebilen” bir kişiyi kaybetmesi üzücü. Bence Mahfil’deki kardeşlerimizi parlak zekanızın ve iyi yürekli kalbinizin ışığı ile aydınlatma görevini, tüm kardeş camiası adına sürdürmelisiniz. Yeni kardeşlerimizin ham taşını yontabilmek için, sizin gibi keskin zekalı, derin görüşlü M:. Ermişlerine her zamankinden çok ihtiyacımız var. D.B.den çok daha kötü vasıflara sahip olan, her yerde “Ben M:.um” diye M:. Olmadan dolaşan Cerrahpaşa Farmakolojiden Gökhan Akkan isimli haricinin de bizim cemiyete girdiğini öğrendim; halbuki, 1993-1994'de hem ben, hem Koray Dinçol kardeşim, hem de Erhan Fıratlı kardeşim, B:. Lo:.’ya birer mektup yazarak bu kişinin cemiyete alınması konusundaki sakıncaları belirtmiştik. Sizi ve Doğu Perinçek’i de durumdan haberdar etmiştik. Siz de bize destek olmuştunuz. Salih Cengiz kardeşimle son yaptığım telefon konuşmasında Gökhan Akkan isimli bu şahısın, bizim cemiyete onca mektuba ve itiraza rağmen girdiğini, üstelik Cerrahpaşa’da M:. Kardeşleri örgütlediğini öğrendim; T. Altuğ isimli harici gibi (Bu konuda birşeyler öğrenmeniz mümkün mü? Örneğin G.A. hangi L:. da tekris edilmiş?)..” şeklindeki konuşma sorulduğunda; Dokümanda geçen Tuncay isimli şahsın, 33. Dereceden Mason olan Mimar Tuncay USLU isimli şahıs olduğunu, bu şahısla o tarihlerde yazışmalarının olduğunu, ancak mektubun içeriğini hatırlayamadığını beyan etmiştir.
Habip Ümit SAYIN’ın 25.02.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile çok ender görüştüklerini, 21.02.2001 tarihli DOĞU PERİNÇEK' e yazılan emailin kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli İlhan SELÇUK’un 22.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’in ismini ilk kez 1968 yıllarında öğrenci hareketlerinde duyduğunu, daha sonraki dönemde de bu şahsın basın ve siyasal yaşamda yer aldığını, Doğu PERİNÇEK in siyasi parti lideri olması nedeniyle ara sıra ziyaretime geldiğini, bunun haricinde herhangi bir ilişkilerinin olmadığını, herhangi bir tüzel kişilik içinde yer almadığını, Ancak Doğu PERİNÇEK’in girişimini yaptığı Talat Paşa Komitesine davet edilmesine rağmen kendisinin bunu kabul etmediğini,
Cumhuriyet Vakfı olarak bir televizyon kurmak istediklerini, bu amaçla Ulusal Kanal’ın sahibi Doğu PERİNÇEK ile görüşüldüğünü, ayrıca Kanal B’nin sahibi Mehmet HABERAL ilede temas kurulduğunu, Ankara temsilcileri Mustafa BALBAY’ın Mehmet HABERAL ile arası iyi olmadığı için aracı olabilecek birisini aradıklarını, bu yüzden Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU hem Doğu PERİNÇEK’in Mehmet HABERAL ile aralarının iyi olması nedeniyle, kendileri adına bu girişimde bulunmasını istediklerini, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun girişimlerinden bir sonuç çıkmadığını beyan etmiştir.
İlhan SELÇUK’un 22.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i tanıdığını, DOĞU PERİNÇEK ile aralarında herhangi bir emir ve talimat verme şeklinde bir konum olmadığını,
ADNAN AKFIRAT'tan ele geçirilen 8 sayfalık belge içerisinde "ÇEVİK BİR-EROL ÖZKASNAK ekibinin AMERİKANCI DARBE GİRİŞİMİ YAPACAKLARI ve bu darbenin sivil toplum darbesi olacağı yönetime el konulunca değişik makamlara gelecek kişilerin isimlerinin yazıldığı listenin bulunduğu belge okundu, sorulduğunda; Kendisinin böyle bir oluşumla ilgisinin olmadığını, ADNAN AKFIRAT'ı tanımadığını, darbe girişiminden de haberinin olmadığını, DOĞU PERİNÇEK’in kendisini herhangi bir şekilde uyarmadığını, USİAD ile bir irtibatının bulunmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ’nün 25.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
İş adamı ve tekstilci İbrahim BENLİ’nin Çatalcadaki evinde bir grup siyasi akademisyen sanatçıya verdiği yemek davetine, Doğu PERİNÇEK’in de katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Ümit OĞUZTAN’ın 25.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i mesleği gereği tanıdığını, ancak şahısla bir diyalogu olmadığını, bu şahsın bir paneline katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Hikmet ÇİÇEK’in 27.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i kırk yıldır tanıdığını, 1989 yılında 2000’e Doğru dergisine muhabir olarak başladıktan sonra gerek dergi ve gazetede, gerekse Sosyalist Parti ve İşçi Partisi Genel Başkanı olarak birlikte çalıştıklarını,
Bulunan bazı belge ve mektupların, Doğu PERİNÇEK Haymana ceza evinde yatarken gönderilen mektuplar olduğunu,
13.02.2008 günü saat 15.21 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırladığını, İsa nın emekli bir albay olup, partinin resmi üyesi olduğunu, İsa Albay’ın iki kez Ankara’ya geldiğini, Doğu PERİNÇEK’le randevu aldığını, ancak başkanın işleri olduğu için görüşemediğini,
05.03.2008 günü saat 11.13’te Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK, Saygı ÖZTÜRK’ün “Tamam Reis” isimli kitabında kendine yönelik bir suikasttan bahsedildiğini ve kitabı bulup bulamayacağını sorduğunu, kendisinin de kitabı bulduğunu, incelediğini ancak bu şekilde herhangi bir konu geçmediğini gördüğünü, görüşmede bahsi geçen “Başlık değiştirme” konusunun ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’tan çekilmesi üzerine yaşanan muhalefet partileri ve TSK tartışması üzerine bir açıklama metni hazırladıklarını, bunun başlığı üzerine yapılan görüşme olduğunu beyan etmiştir.
Nusret SENEM’in 29.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Avukatlık yaptığını, DOĞU PERİNÇEK, FERİT İLSEVER ve ADNAN AKFIRAT' ı İşçi partisinden tanıdığını, Doğu PERİNÇEK’in yakalanması ve yargılanması sırasında Adliyede görev aldığını,
Mehmet Adnan AKFIRAT’ın 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Sorulan ÜMİT SAYIN ile yaptığı MSN görüşmesinin kısmen doğru olduğunu, bu görüşmeyi kendisinin yaptığını, görüşmede daha çok kendisi Türkiye'de ki darbe olasılığından, bir kısım kişinin mason olduğundan NECİP HABLEMİTOĞLU'nun P2 denilen bir mason yapılanmasının içinde bulunduğundan şüpheli olduğundan, ayrıca Türkiye'ye döndüğünde tayinini yaptırmak için İşçi Partisi Genel Başkanı DOĞU PERİNÇEK'in KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU'na ricacı olmasından bahsettiğini,
Kendisinin DOĞAN ERBAŞ ve DOĞU PERİNÇEK ile ABDULLAH ÖCALAN ın yakalanmasından önce teslim olacağına ilişkin bir görüşme yapmadığını, DOĞAN ERBAŞ ABDULLAH ÖCALAN ın avukatı olduğunu, daha sonra bu şahısla görüştüğünü, ancak böyle bir konuyla ilgili bir görüşmelerinin olmadığını,
ULUSAL KANAL ne zaman kuruldu, kimler tarafından kuruldu, kuruluş sermayesi nereden alındı, bu husus sorulduğunda; Böyle bir sorunun sorulamayacağını, bu konuda ayrı bir soruşturma açılması gerektiği, ULUSAL KANAL televizyonunun 29 Ekim 2000 tarihinde kurulduğunu, bundan daha önce Cumhuriyet gazetesi ile birlikte ulusal bir televizyon kurulması gündeme geldiğini, ancak o dönemde mali imkanlar yetersiz olduğu için İLHAN SELÇUK’un “siz yapın biz destekleyelim” dediğini, İLHAN SELÇUK’un çeşitli toplantılara katıldığını, birlikte ulusal bir televizyon kurulması amacıyla bu toplantılara katıldığını, İLHAN SELÇUK ile DOĞU PERİNÇEK’in zaman zaman bu tür konularla alakalı görüşmeler yaptıklarını beyan etmiştir.
Ferid İLSEVER’in 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
TUNCAY GÜNEY 'in Akşam gazetesinde çalıştığı dönemde VELİ KÜÇÜK'ün talimatı ile DOĞU PERİNÇEK ile irtibat kurup ADNAN AKFIRAT ve FERİD İLSEVER ile ilişkiye geçmesini söylemesi üzerine bu şahıslarla görüştüğünü ve aldığı tüm bilgileri yayınlamadan önce VELİ KÜÇÜK'e gönderip onaylattıktan sonra Akşam gazetesinde yayınlattığını belirttiği okunup sorulduğunda; TUNCAY GÜNEY'i sadece dergiye gelip giderken gördüğünü, kendisi ile herhangi bir haber paylaşmadığını,
TUNCAY GÜNEY'in ifadesinde VELİ KÜÇÜK'ün talimatıyla basında örgütlenmek için FERİD İLSEVER ile görüşme yaptığında FERİD İLSEVER'in kendisine VELİ KÜÇÜK'ü Yüzbaşı MİT Subayı olarak ilk keşif eden kişi olduğu, ayrıca FERİD İLSEVER Sosyalist Parti Başkanı iken ABDULLAH ÖCALAN ve DOĞU PERİNÇEK'in ittifak yaptığını öğrendiği konusu hatırlatıldı, sorulduğunda; VELİ PAŞA'yı ENKA tesislerinde yemek yedikleri zaman gördüğünü, onun dışında kendisini tanımadığını, TUNCAY GÜNEY'in söylediklerinin tamamen yalan olduğunu beyan etmiştir.
İbrahim BENLİ’nin 24.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile 30 yıl öncesinden tanıştıklarını, Genel başkanı olduğu İşçi Partisinden millet vekili adayı olduğunu, bu şekilde siyasi bağlantıdan başka bir ilişkilerinin bulunmadığını, Çatalca'da kendi mülkü olan bir çiftliğinin olduğunu, Burada zaman zaman dostlarını bir araya getirdiğini, mangal partileri yaptıklarını, en son 2007 Aralık ayında buluştuklarını, davetine Doğu PERİNÇEK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Ahmet ERCAN, Tolga YARMAN, Cemalettin GÖBELEZ, Güler KÖMÜRCÜ ve bir arkadaşı ve benim 25 yılı aşkın bir süredir arkadaşlığı olan doktor, kamu görevlisi, sanatçı arkadaşlarını ve çok sayıda iş adamının eşleriyle birlikte katıldığını,
Telefon görüşmelerinde, Güler KÖMÜRCÜ’nün, kendisinin Doğu PERİNÇEK'in sponsoru olduğu şekildeki sözlerinin olduğunu, ancak Doğu PERİNÇEK ve partisine maddi yardımda bulunmadığını, Doğu PERİNÇEK’in de kendisi gibi Talat Paşa Komitesinin bir üyesi olduğunu beyan etmiştir.
Serhan BOLLUK’un 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile tanışmalarının 30 yıl öncesine dayandığını, Doğu PERİNÇEK’in, İşçi Partisinin genel başkanı olduğunu, kendisin de Merkez karar kurulu üyesi olduğunu, aynı zamanda genel yayın yönetmeni olduğu derginin baş yazarı olduğunu,
3665 numaralı tape okundu, sorulduğunda; Görüşmenin başında bir takım gazelerde Tuncay GÜNEY'in Doğu PERİNÇEK'in refaransı ile Kuzey Irak'a giderek Talabani, Barzani ve Cemil BAYIK'a silah götürdüğü yönündeki gazete haberleri konusunu konuştuklarını,
3666 numaralı tape okundu, sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK’in telefonla bir basın açıklaması dikte ettirdiğini, İçeriğinde Hüseyin KIVRIKOĞLU geçtiğini, Zaman gazetesinde İşçi Partisinin Hüseyin KIVRIKOĞLU hakında verdiği haberin yanlış olduğuyla ilgili bir konu olduğunu,
Mehmet EYMÜR,17,06,2008 tarihinde tanık olarak alınan İfadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i şahsen tanımadığını, ancak hakkında bildikleri ve kanaatinin ise, 1970’li yıllardan itibaren güvenlik güçlerine (asker, polis, mit) karşı, onları hedef gösteren kendisinin de dâhil olduğu beyanatlarının olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in bu faaliyetlerini maksatlı olarak yaptığını, yabancı güçlerin telkini ile hareket ettiğini ve ülkesini seven bir insanın kendi milli kurumlarına bu derce zarar vereceği faaliyetler yürütmeyeceği kanaatinde olduğunu, bu kanaatini çeşitli yazı ve beyanlarla da açıkça belirttiğini, dikkat edilirse Doğu PERİNÇEK’in faaliyet yürüttüğü her alanda karışıklık ve kargaşa meydana geldiğini, devamlı olarak ideoloji ve kalıp değiştirdiğini, bazı zamanlar Abdullah Öcalan’la görüşmeye gittiğini yayın organları vasıtasıyla onları desteklediğini, bazı zamanlar sol örgütlerin içerisinde yer almış son dönemde de Ulusalcı olduğunu, bu durumu hayatın doğal akışı olarak algılamak mümkün olmadığını, olsa olsa maksatlı bir faaliyet olabileceğini,
Kendisinin görev alanıma girmemesine rağmen bu grup üzerinde çalışmalarının olduğunu, dikkat çekici bulduğu hususların ise Türkiye’de iki tane İngiliz ve Amerikalılara çalışan casus yakalandığını, bunlardan bir tanesinin Doğu PERİNÇEK grubu ile doğrudan ilgili olduğunu, bu şahsın isminin Em, Alb, Turan ÇAĞLAR olduğu, Diğeri MİT’te görevli Em,Kur,Alb, Sebahattin SAVAŞMAN olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in her ikisine de sahip çıkıp koruduğunu, yakalayanları suçladığını, diğer bir husus daha önce Doğu PERİNÇEK’in başında olduğu İhtilalci İşçi Köylü Partisi’nin İstanbul karargahının İstanbul Robert Kolej’de bir İngiliz hocanın ikametgahında bulunması olayı olduğunu, Bu evin basılmasında ve örgüt üyelerinin yakalanmasında bizzat bulunduğu için bildiğini, İhtilalci bir örgütün İstanbul temsilciliğini bir İngilizin evinde bulunması son derece dikkat çekici olduğunu, diğer bir başka husus olarak PERİNÇEK’in siyasal bilgilerden mezun olduktan sonra Almanya’da geçen ve ne yaptığı belirsiz iki senesi olduğunu, Doğu PERİNÇEK ve ekibinin PKK ile ilişkileri Abdullah Öcalan’la samimiyeti Atatürkçü Dernekler katılmasıyla birlikte bu derneklerde ikilik çıkması geçmişte Maocu bir ideolojiyi temsil ederek Türkiye’de ki solu bölmesi dikkat çeken diğer hususlar olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in Zaman zaman elde edilen Mit belgesi Genel Kurmay yazısı gibi uyduruk bazı yazılarla kamuoyunun zihnini bulandırıp yönlendirme yaptığını bir doğruya on yalan ekleyerek kara propaganda unsuru olarak kullandığını defalarca tespit ettiğini ve bunları kendi internet sitesinde yazdığını, yapmış olduğu bu faaliyetlerle alakalı Mit Teşkilatında daha geniş bilgiler olduğu kanaatinde olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’in MİT’ten bazı bilgileri alevi olan üst düzey bir görevliden aldığını tahmin ettiğini,
Bildiği kadarıyla Doğu PERİNÇEK ile birlikte yargılanan ve genç bir subayken daha sonra üst rütbelere yükselen bir takım asker kişilerle, Bahçelievler’den tanıdığı bazı Mit mensuplarıyla, devam eden ilişkilerinin olduğunu ve bu ilişkiler sayesinde bazı özel bilgilere de ulaşabildiğini, almış olduğu bu bilgileri kendi yayın organlarında yayınladığını, Doğu PERİNÇEK’in bazı bilgileri de yabancı istihbarat servislerinden almış olabileceğini,
Genelde PERİNÇEK ve grubu diğer basın organlarının yazmaya çekindiği sivri ve iddialı konuları yayınlamayı sevdiğini, bunun diğer Basın organlarının da işine geldiğini diğer basın organları önce Doğu PERİNÇEK’e açıklattırıp sonra onu referans göstererek yazdıklarını, bu durumun birinci ve ikinci Mit raporu denilen çalışmalarda da olduğunu,
Kamuoyunda birinci ve ikinci Mit raporu olarak bilinen raporları kendisinin Doğu PERİNÇEK’e vermediğini, bu raporların değişik şekillerde büyük gazetelere ulaşmış olmalarına rağmen bu gazetelerin yayınlamaya cesaret edemediklerini yukarıda da anlattığı gibi önce Doğu PERİNÇEK’e yayınlattırıp sonra da haber yaptıklarını, her iki raporu da kendisinin kaleme aldığını, İkinci Mit raporunun doğruluğu Susurluk kazasıyla da ortaya çıkmış olduğunu, kendisinin ikinci kez MİT’te göreve başladıktan sonra Alaaddin ÇAKICI’nın aranır durumda olduğunu, Alaattin ÇAKICI’ya herhangi bir gerek kişisel gerek kurumsal görev vermediğini herhangi bir irtibatının olmadığını,
Basında kendisi hakkında Ergenekon soruşturması ile alakalı Cumhuriyet Savcısını yönlendirdiği şeklinde haberler çıktığını, böyle bir şeyin söz konusu dahi olamayacağını, kendisinin gelip bildiklerini anlattığını, geçmiş dönemde Susurluk kazasından sonra halen İstanbul C,Başsavcısı olan Aykut Cengiz ENGİN’e giderek bildiklerini anlattığını, bunun tamamen kamuoyunu yanıltma maksatlı haber olduğunu, özellikle Doğu PERİNÇEK ve grubu bu tür haberler yapmakta olduklarını, kendilerini mahkemeye verdiğini ve tedbir kararı çıktığını Mahkeme kararından sonra somut belgeye dayanmayan haberler yapmaları halinde suç işlemiş olacaklarını, beyan etmiştir.
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi Genel Başkanı olduğu, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinde resmiyette görünmese de fiili olarak en yetkili kişi konumunda bulunduğu, yayınlanacak her türlü yayın ve yazıların kendisinin bilgisi ve görüşü alınmaksızın yayınlanmadığı, Partisine bağlı Öncü Gençlik grubunu da bizzat yönettiği, Resmi koruması olduğu halde şoförlüğünü ve korumalığını yapan İşçi Partisi üyesi oldukları anlaşılan ve Parti binasında yatıp kalkan üç şüphelinin de ruhsatsız tabanca sahibi oldukları İşçi Partisinde yapılan aramalardan anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Ergenekon terör örgütü üst düzey yöneticilerinden Şüpheli Veli KÜÇÜK’le çok sıkı irtibat halinde olduğu, örgütsel içerikli Tuncay GÜNEY’den elde edilen dokümanların tamamı dijital ortamda CD olarak hem kendisinde hem de kendisine bağlı medya ve parti binaları içinde ele geçirildiği,
Soruştuma kapsamında bulunan şüpheli Tuncay GÜNEYe ait 119 sayfalık sorgu kasetinin çözümlerinin kendilerinde olduğu şeklinde görüşmeler yaptıkları ve görüşme içeriğinde geçen K.Irak’a giden silahlarla alakalı olarak 6 bin mi 12000 mi şeklinde görüştükleri, bu konuyu önceden bildikleri, kendileriyle alakalı herhangi bir soruşturma bulunmadığı zamanlarda sürekli Aydınlık Dergisinde Tuncay GÜNEY aleyhinde ve ERGENEKON örgütünün olmadığına devlet içinde gladyo tipi yapılanma olduğuna ilişkin örgütün amaçları doğrultusunda dezenfermasyon amaçlı yayınlar yaptıkları,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK ve grubuna bağlı medya kuruluşlarının; kendilerini Türk Silahlı Kuvvetleri adına hareket ediyor gibi gösterip kendilerine karşı yapılan her türlü Adli soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapıldığı şeklinde kamuoyunun yanılttıkları, ayrıca adil yargılamayı etkileme suçuna teşebbüs ettikleri gibi (bu konuyla alakalı suç duyurularının dosyada bulunduğu) ülkemizin en değerli kurumlarından olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin adını da kendi örgütsel faaliyetlerine karıştırmak suretiyle kendi faaliyetlerini legal faaliyetler gibi göstermeye çalıştıkları anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alındığı sırada sorulan sorulara cevap vermek yerine sürekli olarak : “Kendisine böyle bir soru sorulmasının, bütünüyle psikolojik savaş kapsamı içinde olduğunu, Ergenekon soruşturması bu boyutuyla İşçi Partisi ve genel başkanına karşı psikolojik savaş kampanyalarına hizmet etmekte ve bu açıdan suç işlenmekte olduğunu”,
“Bu soru karanlık örgütlerin psikolojik savaş öğretilerinden ilham alınarak hazırlanmıştır”
“Bu soru Ergenekon operasyonu denen tertibin hedeflerini sergilemektedir şeklinde, Türk ordusunu ve İşçi Partisini bir suç örgütü olarak gösterilmeye çalışıldığını, Türk ordusu ve İşçi Partisi gibi bu planlara direnen askeri ve sivil örgütlenmelere karşı tertipler düzenlendiğini, psikolojik savaş faaliyeti yürütüldüğünü, sorulan sorunun bütünüyle bu kapsamda ve kamu görevinin kötüye kullanılması suçunun açık bir kanıtı olduğunu”,
“ bu tür sorularla vatan milleti savunan medya birliktelikleri tehdit edildiğini, birleşmesi gereken yurtsever yayın organlarının birbirinden korkar hale getirilmek istendiğini, ERGENEKON Operasyonunun hedeflerinden birinin böylece ortaya çıktığını,
Vatan Sever Güç Birliği’ne hiçbir destek vermediğini söyleyerek “General adları verilmesi ta 2001 de tasarlanan fakat çöpe atılan operasyonun Türk Ordusunu bir suç örgütü gibi gösterme çabalarının kanıtıdır” şeklinde cevaplar vererek, kendisine yöneltilen sorulara makul izahlar getirmek yerine soruşturmayı yürütenlere isnadlarda bulunmayı tercih ederek ERGENEKON terör örgütüyle olan irtibatlarını gizlemeye çalıştığı anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in bazı örgütsel faliyetleriyle alakalı olarak yazdığı yazıları bilgilendirme amaçlı olarak ERGENEKON terör örgütü üst düzey yöneticilerinden olan şüpheli Veli KÜÇÜK’e gönderdiği gibi, bazı yazılarını da kendi beyanına göre, Genelkurmay Başkanına, bütün kuvvet Komutanlarına ve Ordu Komutanlarına aynı içerik ve ekleri ile birlikte göndermiştir.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Genel Başkanı olduğu ve aramada ele geçirilen her şeyin sorumluluğunun kendisine ait olduğunu şifahi olarak beyan ettiği, İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; daha önce Ergenekon terör örgütü mensuplarından şüpheliler Veli KÜÇÜK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ve Ümit OĞUZTAN’dan ele geçirilen “OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ” ve “ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR” isimli örgütsel içerikli dokümanların ele geçğirildiği,
Şüpheli Mafyokrasi adlı kitabını yazarken Aydınlık arşivinde bulunan Mafya ile ilgili birçok kitap ve belgeyi topladığını, yararlandığını, bu belgeyi de o kapsamda hatırladığını, beyan etmiş ise de; şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK beyanında kendisinden elde edilen bu örgütsel içerikli belgeyi Ulusal Kanal’da danışmanlık yaparken aldığını beyan ettiği, aynı dokümanın şüpheli Veli KÜÇÜK’ten de ele geçirilmiş olması şüpheliler aralarındaki örgütsel irtibatı göstermektedir.
İşçi Partisi’nde ele geçirilen dokümanlar arasında; 17.12.1996 tarihli “KİŞİYE ÖZEL” ibareli dönemin Başbakanı’na yazılmış Susurluk kazası ile ilgili hazırlanmış 39 sayfalık MİT Müsteşarlığı belgesi bulunmuştur. Belge ile ilgili olarak sorulduğunda; “Hatırlamadığını, basın yolu ile gelmiş olabileceğini, gelen belgeleri sakladıklarını, beyan ettiği.
06.02.2008 günü saat:14.59 da Emcet … isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Adil Serdan SAÇAN ile yapılacak bir görüşmeden bahsettikleri, Adil Serdar SAÇAN’ın “… bak şunu söyle, arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “..AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR … AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” şeklindeki görüşmeyle alakalı olarak sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, Adil Serdar SAÇAN’ın Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olduğu zaman yaptığı uygulamayı ve sonuçlarını kamu oyuna açıklamasını istediğini, TSK yı dışarıdan ve içeriden yıpratma çabalarının olduğunu, ERGENEKON soruşturmasının da bütünü ile bu çabalarla bağlantılı olduğunu, soruşturmayı yürütenlerin, Türk Ordusunu gördükleri yerde suç var anlayışı ile yüklendiklerini, TSK ile ilgili her belgeyi bir suç bağlantısı olarak değerlendirdiklerini, generallerle yazışmayı bir suç belgesi olarak gördüklerini, kanunsuz olmanın ötesinde Türkiye’nin savunma gücünü kırmaya katkıda bulunan bilinçli bilinçsiz çabalar olduğunu, bu durumda ERGENEKON soruşturmasının düzmece ve uydurma olduğunun ortaya çıkarılmasının bir vatan görevi olduğunu, 2001 yılında uydurulan ifadelerin hiç bir değer taşımadığını, beyan etmiş ise de; 2001 tarihinde şüphelinin yönettiği yayın organlarında yaptıkları yayınlarda; o tarihte bu konuyu araştıran Adil Serdar SAÇANLAR’ı tarikatçılıkla ve komploculukla suçladığı, konu hakkında o dönem soruşturma açılmadığı halde Adil Serdar SAÇANLAR’a “ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ İŞİ GÖĞÜSLESİN, TAKİPSİZLİK VERDİK, BELGELERİ İADE ETTİK DESİN” şeklinde baskı yaptırıp ERGENEKON soruşturmasını etkilemeye çalıştığı, ayrıca kendisine yönelecek bir soruşturmayı da amacından saptırıp bertaraf etmeye çalıştığı şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ ile alakalı soruşturmadan rahatsızlık duyması ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN içerisindeki konumumun ortaya çıkmasından dolayı olduğunun anlaşıldığı.
Tape No:3877, 07.02.2008 günü şüpheli Serhan BOLLUK ile yaptığı telefon görüşmesinde; Serhan’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte M. C.., … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yaptığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını, beyan etmiş ise de; hem kapatma davası için dilekçe verdiği hem halk ihtilaliyle hükümeti devirmek gerektigini söylemesi de şüpheli darbe yaptırmak yoluyla Hükümetin devrilmesi için plan ve faaliyetlerini organize bir şekilde yürüttüğü anlaşılmaktadır.
Şüpheli Emin GÜRSES’in 28.01.2008 günü Mustafa Y. isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Bir süre telefon dinlemeleri hakkında görüştükten sonra Mustafa’nın “Bunlar geçecek ya.” dediği, kendisinin “Sen başkasın, Perinçek ile konuşuyordum. Mesaj başka şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Burada Perinçek olarak bahsedilen kişi Doğu PERİNÇEK’tir. Doğu PERİNÇEK ile yapılan operasyon hakkında görüşmelerimiz oldu. Perinçek bana bu operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor madenlerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını söylemişti. Ben de bu beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde bayanıyla alakalı olarak, Emin GÜRSES’in doğru söylediğini, Türkiye düşmanı güçlerin, kuvvetlerinin ötesinde bir işe kalktıklarını bilmeleri gerektiğini, belirterek hem şüpheli Emin GÜRSES'le irtibatlı olduğu anlaşılmakla beraber hem de görüşme içeriğinden dezenformayon yapmak suretiyle gerçeğin ortaya çıkmasına engel olduğu anlaşılmıştır.
Aynı telefon görüşmesinde “…Yıllardır yani fikir öğrendiğimiz bir insan diyor ki, ya komutan artık emekli paşalar mı … darbe yapıyor diyor yani herkes tiye alıyor artık yani şeyleri.” “Hocam asker yapmayacak. Asker mesela PERİNÇEK’ten hep uzak durdu. KARDEŞİM PERİNÇEK GİBİ BU KONULARDA PROFESYONEL BİR ADAM BU İŞTE BU ÖRGÜTLENMEDE .... Öyle bir sürü örgütlenmeler var. Türkiye de silah üzerine o tür yemin edenler …. PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert.” “Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasınlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul’u diyor, bak böyle konuşuyor.” Şeklindeki konuşma Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Beyanlarım Perinçek’in beyanlarından ibarettir. Perinçek’ten bizzat duyduğum veya basından takip ettiğim beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” dediği. Buradan da İşçi Partisi genel başkanı Doğu PERİNÇEK’in kendi yaptıkları için devletin güvenlik güçlerine meydan okuyacak kadar ÖRGÜTLENMESİNE GÜVENDİĞİ GİBİ BİZDEN BİRİNİ TUTUKLASINLAR İSTANBUL’U BAŞLARINA YIKARIM” diyerek Ergenekon terör örgütünün ne denli güçlü bir örgüt olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Şüpheli Emin GÜRSES'in görüşme içeriğindeki “mevcut düzeni değiştirecek bir darbeyi TSK yapamayacağı, ancak Doğu PERİNÇEK’in yapabileceği hususu” Doğu PERİNÇEK’e sorulduğunda; “Emin GÜRSES’in bu beyanlarında, kendisinin Türkiye düşmanı güçlere karşı kararlılığını anlatmaya çalıştığını” beyan ettiği buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından Türkiye’deki güvenlik güçleri Türkiye Düşmanı olarak nitelendiği, ERGENEKON terör örgütünün yazılı dokümanlarında da hep devleti yönetenler ve devletin tüm resmi kurumlarının ihanet ve aymazlık içinde olduklarının belirtilmesi ile örtüştüğü anlaşılmıştır.
14.01.2008 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile İ.Ha.A. arasındaki telefon görüşmesinde; Bir toplantıdan çıktığı anlaşılan Güler KÖMÜRCÜ’nün “Çıktım şimdi bir başka yere geçmek zorundayım canım orda patladım artık….” "Şimdi bak Doğu PERİNÇEK, Mehmet H.., ondan sonra Yaşar O… işte ne biliyim Anıl Ç… daha sayiyim bir sürü isim böyle" “Bunlar şimdi Güler KÖMÜRCÜ’de katılımcı diyalog grubu oluşturmuşuz biz ve adamlar Bismillah dakka bir başında parti kuralım parti kuralım …geldim ne parti kurması dedim” dediği, İBRAHİM'in "Doğu Perinçek demedi mi ki benim parti var işte buyrun gelin burda ..." dediği, Güler KÖMÜRCÜ’nün “… o da öyle dedi zaten bizim partimiz var…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi ile ilgili olarak şüpheli Doğu PERİNÇEK’e sorulduğunda; Bu toplantıların, eski Bakanlardan Kamuran İNAN, Eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ufuk SÖYLEMEZ, Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet HABERAL ve Prof. Dr. Hasan EREN’ in inisiyatifi ile başlayan ve basına açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantıları olduğunu, çeşitli partilerden şahsiyetler, Üniversite öğretim üyeleri, Orgeneraller, kitle örgütleri yöneticilerinin katıldığını, bir eşgüdüm kurulu olduğunu, çalışmaların yasal olduğunu, Milli Güçlerin birleşmesinin, Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve Haclı irtica tarafından kaygıyla karşılandığını, beyan etmek suretiyle de Milli güçlerin tek merkezden ERGENEKON tarafından yönetildiği ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HAKİM GÜÇ KONUMUNDA olduğu anlaşılmaktadır.
Tape No:3823, 05.02.2008 günü Bedri…. İsimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin, Cumartesi günü yapılıyor mu diye sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP Valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16’sında Anayasa Mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, kendisinin de “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin K..” dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” şeklindeki görüşmeden de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hakim güç olma konumunda olduğunu ve bizim tarafa geçtiler ibaresinden de birçok gazetecinin kendi kontrollerinde kendi fikirlerine uygun hareket ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
27.02.2008 günü, saat:21.07 de Süleyman…… isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “…ben konuştum Akkayayla” dediği, Süleyman’ın “..Emin abiyi aldılar” “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük” “Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz” “Altı özel kişi” “ Ankara’dan Akkaya var” “Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek” “Karabük’ten bir arkadaş var, Trabzon’da bir arkadaş var” “Biz size geleceğiz de işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi” “Onda konumumuz ne olacak bizim” dediği, ilerleyen görüşmede, ….bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Konuşmayı, Süleyman adında İstanbul da oturan, soyadını bilmediği bir gençle yaptığını, bu şahsın kendisini ziyaret etmek istediğini ve bir heyet halinde gelip partide kendisini ziyaret ettiklerini, bu olayın Ergenekon suçu ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, Çağlayan mitingini bir grup kitle örgütünün düzenlediğini, bu mitinge katılmanın yararı olup olmadığınının kendisine sorulduğunu, kendisinin de katılmalarını teşvik ettiğini, beyan etmiş ise de; soyİsmini bile bilmediği ve “ALTI ÖZEL KİŞİ” TABİRİYLE konuşulup muhtemelen örgütsel konumda olan altı özel kişiden bahsettikleri ve bu altı özel kişinin tutuklu bulunan ERGENEKON terör örgütü üyesi Emin GÜRSES için bir şey yapılıp yapılmayacağını da örgütün lideri konumunda olan şüpheli Doğu PERİNÇEK’le konuşacakları anlaşılmaktadır.
Tape No:3851, 06.03.2008 tarihinde Yıldız A…. ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'nu .. geldiği zaman” dediği, Yıldız A…’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız yedi Delegenin altısı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği, kendisinin “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarın bi basın toplantısıyla Balıkesir’de açıklayın şeklindeki görüşmeye,
ERGENEKON la alakalı yaptığı faaliyetlere cevap vermek yerine parti üyeleriyle yaptığı legal görüşmelerin takip edildiğini idda etmekte olup görüşme içeriğinden parti üyelerinin çoğunun ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda faaliyet göstermeye zorladığı ve ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) içinde örgütlenmeye gittikleri, bu konuda Veli KÜÇÜK’ten elde edilen ADD’nin ERGENEKON amaçları doğrultusunda kullanılması hususunda alınan kararın çıkması da ERGENEKON terör örgütünün ADD dahil birçok sivil toplum kuruluşunu ele geçirip yönettiğini göstermektedir. Örgütün sızma stratejilerinin anlatıldığı Devletin Yeniden Yapılanması belgesinde sızılacak kuruluşlar arasında sivil toplum kuruluşlarınında bulunduğu böylece ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN her yere sızma faaliyetlerinde çok ileri bir seviyeye geldiğini göstermektedir.
Yine ERGENEKON’la alakalı yaptıkları yayınlar ve görüşmelere Kendilerinin samimiyetlerini ve Ergenekon denen tertibin düzmece senaryolar üzerine kurulduğunu Ergenekon operasyonu diye başlayan operasyonun belli merkezlerde belli merkezlerce planlandığının görüldüğünü, Savcılıkların böyle planlar içinde bulunmasının düşünülemeyeceğini, öte yandan soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef aldığını, bütün iddiaların getirilip orduya bağlandığını ve orduyu suçlu gösteren bir psikolojik savaş malzemesine dönüştürdüğünü, bunların çok tehlikeli ülkeye çok zarar verecek, çok tehlikeli uygulamalar olduğunu, operasyonun ABD tarafından desteklenmesinin, PKK ve DTP tarafından alkışlanmasının da herkes için uyarıcı olduğunu, kendisinin 4 kuşakla hapis yatmış bir insan olduğunu, dava adamı olduğunu, 68-78-88 ve 98 kuşağı ile fikirlerinden dolayı hapis yattığını, böyle şeylerden korkmadığını Fabrikatör belgesinde kendisine saldırıldığını, Fabrikatör belgesini Mehmet Eymür'ün yazdığı bir kitap olduğunu, Kendisinin CIA ajanı olduğunu,
Kızıl Elma sorulduğunda; bu konuda bir ülkücü, biri solcu genç, üstelik her ikisi de lider, kendi yönettikleri gençleri barış içinde bir araya getirerek, vatan savunmasında birleştiklerini,
Gizli Belgeler sorulduğunda; Sabancı suikastı ile ilgili MİT raporunu 1996 yılında kendisinin ifşa ettiğini, raporu nereden aldığını bilmediğini, arkadaşlarının getirdiğini, raporda yazılanları, 1997 yılında yayınlanan ve 7 ayrı baskısı yapan Çiller Özel Örgütü adlı kitabında yayınladığını, beyan etmiş ise de: MİT Müsteşarlığı’nın bu konuya verdiği cevabi yazıda “Sabancı suikastı ile ilgili raporun Mit’e ait olmadığı bu raporu yazan şahısların kurumla alakalarının olmadığı ve raporun şekil itibarıyla da kurumun yazdığı rapor ve yazışma ilkelerine uymadığı” belirtilmiş olup, buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ifşa ettiğini beyan ettiği MİT raporunun SABANCI suikastının gerçek amaç ve hedflerinden saptırılmak amacıyla bizzat Doğu PERİNÇEK tarafından tamamen sahte olarak tanzim edilip yayınlanması suretiyle dezenformasyon amaçlı hazırlandığı anlaşılmaktadır. Sabancı suikastı sanığı Mustafa DUYAR’ın cezaevinde öldürülmesi akabinde öldüren şüphelilerin, dosyamıza gelen görüntü CD’sinde “devlet bize Mustafa Duyar’ı öldürttü Veli ağabeyyi arayın sorun, bizi Veli KÜÇÜK’e sorun” diye bağıran görüntüdeki Nuri ERGİN ve Vedat ERGİN’in savcılığımızda alınan beyanlarında, “görüntülerdeki şahısların kendileri olduğu ve beyanların da kendilerine ait olduğunu ve görüntülerin montaj olmadığını” ifade etmişlerdir. Buradan da ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN bazı olayların faillerinin kamu oyunda yanlış algılanmasını temin etmek amacıyla sahte Mit raporu tanzim ettiği ve raporun bizzat ERGENEKON terör örgütünce FABRİKATÖR olarak tarif edilen şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından açıklanmak suretiyle dezenfermasyon yapılarak hedef saptırıp kamu oyunu yanlış yönlendirdikleri anlaşılmaktadır.
Ulusal Güçler Meclisi Sorulduğunda; Çeşitli ulusal güçleri biraraya getirmek amacıyla, 1997 yılında önce, Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve İzmir'de örgütlendiğini, bu meclise İşçi Partisi, CHP, Demokratik Sol Parti ve bazı sendikalar ve meslek odalarının katıldığını, 5 yerde oluştuğunu, 20 yerde planlandığını, ancak o sırada Atatürkçü Düşünce Derneğine yapılan bir operasyon sonucunda Suphi Gürsoytırak genel başkanlıktan uzaklaştırılınca Ulusal Güçler Meclisi çalışmasının sonuçsuz bırakıldığını, bu çalışma devam etse idi, Türkiye'yi bu durumlardan kurtaracak bir ulusal iktidar seçeneği oluşturulabileceğini, bunun suçla bir ilgisi olmadığı gibi her vatanseverin destekleyeceği bir program ve hareket olduğunu, Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi isimli belgeyi kendisinin yazmadığını, Kuvai Milliye denilen derneklerin, başı bozuk dernekler olduğunu beyan etmiş ise de, buradan da yarım kalmış Ulusal Güçler Meclisi parojesi yerine ERGENEKON terör örgütünün Milli Güçler, Ulusal Güç Birliği, Müdafai hukuk ve Kuvvai Milliye gibi oluşumların MİLLİ GÜÇ BİRLİĞİ çatısı altında birleştirilmesini öngören örgütsel içerikli dokümanlardan ERGENEKON terör örgütünün bu işi daha sonra karara bağlayıp hayata geçirdiği kanaatine varılmıştır.
GİZLİ BİLGİ VE BELGELER:
Genel Kurmay Başkanlığı Askeri savcılığına yazılan yazıya verilen 02.06.2008 tarihli cevabi yazıda,
Hayati Özcan’dan ve Hikmet Çiçek’ten gönderildiği yazılı CD’ler içindeki bilgilerin bir bölümünün Türk Silahlı Kuvvetlerine ait ve gizli bilgilerden olduğu, bir kısmının arşiv kaydının bulunmadığı, karagah içi taslak çalışması olabileceği belirtilmiş, ayrıntılı olarak gönderilen cevabi yazıda;
İşçi Partisi’nden elde edilen Hikmet ÇİÇEK yazılı CD’deki bilgilerden 68. noda belirtilen, İMHA EDİLEN ÖNEMLİ İSTİHBARAT MESAJLARI isimli dosyadaki bilgilerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu ve gizli olduğunu,
Hayati ÖZCAN – İşçi Partisi karetta ibareli CD içinde bulunan ekli toblada belirtilen 80 nolu C. BAŞBUĞ BNB. DAN-MY yazılı belgenin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu ve gizli olduğu 81, 82, 83. sıradaki dosyaların “kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerden olduğu” belirtilmiştir.
Buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi olarak devlete ait gizli bilgi ve belgeleri tek merkezde toplayıp örgütün amaçları doğrultusunda kullandığı, daha sonra Hayati ÖZCAN’dan elde edilen NATO’ ya ait plan ve içeriğindeki bazı askeri bilgilerin de yine gizli olduğunu belirtilmesi de bu suçların örgütlü olarak yapıldığını göstermektedir. Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in hem örgüt içinde sevk ve idare eden sıfatıyla hemde parti genel başkanı sıfatıyla bu gizli bilgi ve belgelerden kanunen sorumlu bulunmaktadır.
FİŞLEMEYLE ALAKALI BİLGİ VE BELGELER,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e “Yargıtay ile ilgili notlar” isimli word belgesi içinde bulunan belgeler sorulduğunda; “Bilgisayar ortamında yazılı olan kişisel notların kime ait olduğu belli olmadığını, ayrıca bu notlarda suç oluşturacak bir şeyin bulunmadığını, tarihi bir karar verileceğini, bu operasyonun bir İş çi Partisi operasyonu haline dönüştürülmek istendiğini, Ergenekon denerek bazı terör eylemleri ile ilişkili olduğu iddia edilen bazı kimselerin suçlandığını, bahse konu şahısların suçlu olup olmadıklarının halen belli olmadığını, ancak belli olan tek şeyin bu şahıslarla kendileri arasında bağlantı kurulamayacağı, çünkü böyle bir şeyin olmadığını Veli Küçük ile karşı karşıya gelip bir kez görüşmüşlüğünün olduğunu, diğerlerini tanımadığını, Emin Gürses dışında ki hiç kimsenin dostu olmadığını ve kendilerine güvenmediğini” beyan etmiştir.
İşçi Partisi’ nde ele geçirilen CD’lerde: Yüksek Yargı Mensupları, gazeteciler ve bir çok siyasetçi ile ilgili olarak “Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedildiği” tespit edilmiş olup, bu suçun da yine örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılmıştır.
ÖRGÜTSEL İÇERİKLİ DÖKÜMANLARDAN büyük bir çoğunluğunun İşçi Partisinde de bulunduğu, bir kısım dokümanın orijinal ve fotokopilerinin bulunduğu, büyük bir kısmının ise digital ortamda PDF olarak taranmış halde bulunduğu,
“ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR İSTANBUL 6 NİSAN 2000” başlıklı şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Ümit OĞUZTAN’dan elde geçirilen örgütsel içerikli dokümanın şüpheli Doğu PERİNÇEK’te de bulunması ERGENEKON terör örgütü ile irtibatını göstermektedir. Doküman içeriğinde,
“Emekli Tuğgeneral Veli KÜÇÜK ile Mehmet EYMÜR tam olarak karşı karşıya geldiler. Veli KÜÇÜK bu mücadelede İşçi Partisini Kullanmayı planlıyor.” şeklinde yazı olduğu, diğer maddelerde İşçi Partisine yönelik başlatılacak bir operasyondan bahsedildiği, bunun ile ilgili Emniyet içerisinde değişikliklerin olduğu, bazı maddelerin altının çizili belge olduğu,
(78) Sayfa üzerinde “İşçi partisi ve Kemalist Devrim” konusu ile başlayıp, “Kumanda şansını ele geçirmişlerdir” ile biten doküman içeriğinin; İşçi Partisi ve Kemalizm Devrim konusu başlıklı, Sosyalizm ve Türkiye’de bulunan Sol Gruplar aktarılarak yazının bir bölümünde,
Doğru olan model şudur: Türkiye Emekçi Hareketi Ulusun ve Ulusun en Yurtsever gücü olarak halkla ve Türkiye Ordusunun Yurtseverliği ile birleşerek Milli Demokratik Devrimi başka deyişle Kemalist Devrimi tamamlayacak burada emekçi hareketin gücü örgütlenmesi ve Halk kitlelerine önderlik birikimi belirleyici olacaktır. Şeklinde yazı ile İşçi Partisinin politikalarının anlatıldığı, yazıdan da açıkça şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON terör örgütünün amaçları doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti hükümetini halk ayaklanması destekli bir askeri darbe ile devirmek için örgütsel çalışma içinde olduğu bu amaç için birçok örgütsel faaliyetleri legal görünümler altında perdeleyerek yaptığı anlaşılmaktadır.
66-(3) Sayfa sarı zarf içerinde mektup içeriğinin;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e hitaben yazılmış, Sayın PERİNÇEK, ile başlayan, “Milli Güç Birliği Hareketini şimdilik dikkatle takip ediyoruz, Hareketinizin yönünü izleyeceği süreci titizlikle izleyeceğiz ve bu konudaki fikirlerimizi size zaman zaman aktaracağız Takdir edersiniz ki Şimdilik Sizinle uzaktan temas zorunluluğumuz vardır. Ama aynı zamanda bizler sizin çok yakınınızdayız …….” TDHC-HGB imzalı mektup ve ekinde iki sayfalık
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ hareketi başlıklı yazıdan da örgüt hücre yapılanması şeklinde birbirinden farklı birimler olarak hedefe ulaşmak için uygulanan stratejisi gereği herkesin aynı anda deşifre olmaması için farklı kollardan aynı amaca farklı gruplarmış gibi gösterilerek faaliyet yürüttükleri anlaşılmaktadır.
USİAD (Ulusal Sanayici ve İş adamları Derneği) İstanbul 12 Nisan 2000
157 – 158 – 159 ile numaralandıran 3 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: yazılı söylemleri bulunan döküman içeriğinde; “bir kısım güvenlik güçleri mensuplarının dini görüşlerine göre fişlendiği, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, Danıştay üyelerine yapılan saldırı, Hakkari Şemdinli’de meydana gelen patlama, Atabeyler grubu gibi olaylar ile ilişkilendirmek suretiyle soruşturmamız kapsamında Ergenekon terör örgütünün eylemlerinden olan Danıştay saldırısını örtbas etmek için hedef saptırılarak örgütün amaçları doğrultusunda dezenfermasyon yapıldığı anlaşılmıştır.
Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde-“Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi/ Dinamik Ulusal Güç Birliği ve Kuvayı Milliye Cephesi/ Araştırma-Gözlem-Analiz-Teori/ İstanbul-29 Ekim 2000”
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN örgütsel içerikli dökümanlardan bir kısmının bizzat bu şüpheliler de bulunduğu gibi bir kısmının da cd ortamında bulunması bu belgelerin uygulanmasına yönelik olarak hareket edildiğine ilişkin faaliyetlerde şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üst düzey yapılanmasında yönetici olduğunu göstermektedir.
Örgüt mensupları Doğu PERİNÇEK ve İlhan SELÇUK’un birlikte hareket ettikleri, ERGENEKON Terör örgütünün amaçları doğrultusunda ülkemizde bir kaos ortamının oluşması için çaba sarf ettikleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi Ergenekon terör örgütü yöneticisi şüpheli İlhan SELÇUK’a hitaben 17 Mart 2008 tarihinde “Sayın İlhan Selçuk Ağabey” hitabıyla başlayan, devamında:
“Yargıtay Başsavcısı’nın kapatma davası açması üzerine bir yazı hazırladım. Parti yasakları konusunda Türkiye’de kitabı olan tek hukukçuyum. Anayasa Mahkemesi kararlarında ve Yargıtay Başsavcılığı iddianamelerinde kitabımdan çok uzun alıntılara yer verilmiştir.”
Sanıyorum bu yazı kamuoyu için aydınlatıcı olacaktır. Lütfen okumanızı ve Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmasını dilerim.
Saygılarımla, Doğu PERİNÇEK’ şeklindeki mektuptan da anlaşılacağı üzere,
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın… Patlak Ampul Kitabı ve “.... ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı yerde bulunan “Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine" başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yarar var gibi geliyor bana, takdir sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu tespit edilmiştir.
Bu yazılardan; şüpheli Doğu PERİNÇEK ile Ergenekon terör örgütü yöneticilerinden şüpheli İlhan SELÇUK arasında örgütsel hiyerarşik bağın açıkça ortaya çıktığı, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON yapılanması içinde bulunan ve sivil unsurlardan oluştuğu bizzat belgede belirtilen 07- numaralı başkanlık olarak nitelendirilen Teori Tasarım ve Planlama Dairesi Başkanlığı (sivil) bünyesinde görevli olduğu aralarındaki hiyerarşik ilişki gereğince şüpheli İlhan SELÇUK’un daire başkanı olduğu, Doğu PERİNÇEK’in de uzman olarak İlhan SELÇUK’un yardımcısı pozisyonunda bulunduğu aynı birimde şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun da asistan olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Bu üç şüphelinin etkin olduğu sosyal ve siyasi yapı içerisindeki insanların devletin çeşitli kurumları ve üniversitelerinde önemli mevkilerde bulunmalarından ve organize olarak önceden planladıkları tüm aşamaları birer birer uygulamaya koyup bu konuda çeşitli toplantılar yapıp toplumda ve devlette üst düzey görevlerde bulunan insanları yönlendirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in tüm telefon görüşme, yazışma, eylem ve fiillerinden Türkiye Cumhuriyeti hükumetini cebir ve şiddet kullanarak, askeri müdahale yöntemiyle devirmeye kalkışmak bu konuda ERGENEKON terör örgütünün önceden planladığı kurallar gereğince organize bir şekilde tek merkezden yönetim yoluyla her türlü menfi propaganda yapılmak suretiyle askeri müdahale için gerekli zemini hazırlayıp, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde resmi hiyerarşiye uymayıp kendi düşüncelerine uygun davrandıklarını düşündükleri bir gruba darbe yaptırarak amaçlarına ulaşmayı hedefledikleri açıkça anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut Tape No:3878, 13.02.2008 tarihinde E.. Ö../M.. A.. ile şüpheli Doğu PERİNÇEK’in yaptığı görüşmede özetle; E.Ö.’nün; M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, daha sonra telefonu M… A..’ın alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E…. beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında “Son derece kararlılar yani Cumhuriyet meselesinde hiç de tavizleri yok. BİR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT A… A…. var … Bir de Ankara’dan katıldı S… da vardı.” “S… çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Me… diye bir arkadaş vardı Na… K…’in, N… K… B…. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi Er…..- A.. E…. var şimdi biliyorsunuz.” Dediği,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e ifadesi sırasında bu telefon görüşmesi sorulduğunda; E.Ö.’in genel başkan yardımcısı ve İstanbul il başkanı olduğunu, Me.. A…N’ın 68’liler Birliği Vakfının genel sekreteri olduğunu, görüşmeyi kendisinin yaptığını” beyan ettiği, bu görüşmeden de şüphelinin Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda Sivil Toplum Kuruluşlarını kontrol altına alma ilkesine uygun davrandığı, toplumun değişik kesimlerine etki edebildiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in bir yandan bu tarz girişimlerle Yargı Camiasını etki altına almaya çalışırken, diğer yandan kendi yaptığı bu çalışmaların deşifre olmaması içinde Aydınlık dergisi sorumlusu Serhan BOLLUK’la Tape No :3877, 07.02.2008 tarihinde yaptığı görüşmede özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet C…, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği, Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu, Serhan BOLLUK’un “Ordu yapıyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” Şeklindeki görüşmeden de atacakları başlıklardan yargıyı işin içine çekme planları belli olmasın diye sözde demokratik yolları savundukları imajını vermeye çalıştıkları ama akabinde yüksek yargı organları üye lerini ziyarete gidip bu konuda kendi düşüncelerini gizlice anlatmaktan da geri durmadıkları açığa çıkmaktadır. Buradan “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Ve devamında B planı olarak adlandırdıkları hususunda bizzat Doğu PERİNÇEK’in ifadesiyle Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” denilmek suretiyle örgütün yaptığı çalışmaların hedefe ulaştığı hususları vurguladıkları gibi bizzat askeri yapılanmada etkin konumda olan şüpheli Doğu PERİNÇEK’in kendisine yakın olan adamlarıyla (genç subaylar) da ordu içinde aşağıdan yukarıya doğru komuta kademesine baskı yaptırdığı sonucu çıkmaktadır.
Ayrıca Doğu PERİNÇEK hazırladığı yazının Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmasını istemiş olup yazının hükümete ağır ithamlar içerdiği görülmüştür. Ergenekon terör örgütü mensupları Doğu PERİNÇEK ve İlhan SELÇUK’un birlikte hareket ettikleri, ERGENEKON Terör örgütünün amaçları doğrultusunda ülkemizde bir kaos ortamının oluşması için çaba sarf ettikleri anlaşılmıştır.
Tanık Zihni ÇAKIR Cumhuriyet Başsavcılığımızda vermiş olduğu ifadesinde,” Türkeli dergisini bu ofiste çıkartacağını, Taner ÜNAL’ ın kendisinden bu oluşum içerisinde yer almasını istediğini, oluşumda birçok paşanın bulunduğunu, … Veli KÜÇÜK gibi isimlerin yanlarında yer aldığını, Doğu PERİNÇEK ve Hikmet ÇİÇEK’in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini…” beyan ettiği, şüpheli Mehmet M. Adnan AKFIRAT’tan ele geçirilen Veli KÜÇÜK imzalı derginin çıkarılmasına destek ve eleştirilerde yardım edilmesi yönündeki el yazması yazısından da anlaşılacağı üzere Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün bahse konu diğer şüphelilerle örgütsel yayın organlarının çıkarılması ve örgütsel propagandaya açık destek verilmesi konularında ERGENEKON terör örgütünün talimatlarına uyulması için yazı yazdığı ve bu iş birliğinin sadece örgütün üst kademesi tarafından bilindiği, anlaşılmaktadır.
Tape No :3873’de kayıtlı, 25.02.2008 günü saat : 22.33’de Doğu PERİNÇEK ile İh.. A.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra İh.. A..’in Ulusal Kanal’da ki programlara bir partili olarak bağlanamamasından dert yandığı, Doğu PERİNÇEK’in partili kişilerin programa katılmamasının daha olumlu olacağını belirttikten sonra bir süre aynı konu ile ilgili konuştuktan sonra, devrimci hareket konusuna değindikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “KARDEŞİM DEVRİMLE RİCA EDERİM İH….’CIĞIM DEVRİMDEN VAZGEÇMEK ŞEREFSİZLİKTİR ALÇAKLAR DEVRİMDEN VAZGEÇER ÖYLE BİR ŞEY OLUR MU ÖYLE SAÇMA ŞEY. BİZİM YAPTIĞIMIZ HER ŞEY DEVRİME YÖNELİK” dediği,
Bu görüşmeden şüpheli Doğu PERİNÇEK’in eylem ve fiillerinin Devrime (ihtilale) yönelik olduğunu açıkça ifade ettiği anlaşılmıştır.
Tape No :3811’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :13.42 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile Erkan … arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği ve görüşmeden sonra şüpheli Yusuf BEŞİRİK’in Ferid İLSEVER’i toplantıya çağırdığı ve bu toplantıda şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun da bulunlduğu anlaşılmıştır.
* Tape No :3811-2’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat : 14.17’de Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Er.. Ün… Tu.. Öz.. Serhan Bolluk var.” dediği, Ferid İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.” dediği,
Şeklindeki görüşmlerden örgütsel içerikli toplantılara Ferid İLSEVER Serhan BOLLUK’ gazeteci olmadığı halde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’ ve Yusuf BEŞİRİKin de katıldığı, bizzat organizeyi şüpheli Doğu PERİNÇEK’in yaptığı anlaşılmaktadır.
Tape No :3817’de kayıtlı, 29.02.2008 günü saat : 20.19’de YUSUF BEŞİRİK ile C… K…. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
C… K… isimli şahsın Doğu PERİNÇEK in telefonunu aradığı, telefonu Yusuf BEŞİRİK’in açtığı ve “Başkan bir toplantıda konutanım.” dediği, Doğu PERİNÇEK’i bir ekonomi toplantısında olduğunu belirttikten sonra Cemalettin KORKUT’un “Evet ben 7-8 defa aradım BU ŞEYİN SON ÇEKİLME İLE İLGİLİ HAREKAT İLE İLGİLİ BİR KONUYU ARZEDECEKTİM KENDİSİNE OLDUKÇA ÖNEMLİ belki bu toplantıda da şey yapılabilir görüşülebilir isterseniz söyleyin kendisine.” dediği ve görüşmenin son erdiği,
Tape No :3837’de kayıtlı, 27.02.2008 günü saat : 21.07’de Doğu PERİNÇEK ile Süleyman..? isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Süleyman..? ın “Emin abiyi aldılar. Emin ağabeyyi.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha aldılar evet.” Dediği, Süleyman’ın “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük. Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz. Türkiyenin her bölgesinden altı kişi. Altı özel kişi. Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek. Karabükten bir arkadaş var ,Trabzonda bir arkadaş varBiz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi. Onda konumumuz ne olacak bizim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tuncay mı yapıyor mitingi.” diye sorduğu, Süleyman’ın “Ya Tuncay yapıyor Tuncayla pek alakası yok ADD yi biliyoruz. Çünkü ADD ye bazı çok yanlış yaptı hatta onun belgeleri bizde de var onu da atarız size çünkü sözcülerinin ADD karşıtı kullandığı kelimeler var. ADD yi dışladığı onlar bizde belge olarak duruyor.” dediği, devamında Doğu PERİNÇEK’İN miting tarihini sorduğu e “Gidelim gidelim.” dediği, devamında Süleyman’ın Akkaya isimli şahsın durumunu sorduğu Doğu PERİNÇEK’in “Konuştuk tamam hallettik onu.” Dediği, Süleyman’ın “Çünkü biz Akkaya yönlen Akkaya bizi yönlendiriyor. Akkaya Adanada biliyorsunuz.” Dediği ve devamında yine Süleyman’ın “Altı-yedi kişi biz size gelecez ondan sonra bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız yapamazsak artık ne olursa.” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape No :3852’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat :22.13’de doğu PERİNÇEK ile Fikret… isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği,
Doğu PERİNÇEK’ in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CPH'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Görüşmeden de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN sağ ve sol kolundan bahsettiklerinden ayrı farklı ideolojik grup görüntüsüne rağmen birlikte hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
TERÖR ÖRGÜTÜ PKK VE DHKP/C İRTİBATLARI
Dosyada mevcut raporlar, şüphelide ele geçirilen bazı belgeler ve resimler ile dosyamıza mektup ile gönderilen bir kısım resimlerde şüpheli Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER ve Hayati ÖZCAN’ ın PKK bölücü başı ABDULLAH ÖCALAN ile birçok resimlerinin bulunduğu dosyada mevcut Gizli Tanık Denizin beyanında belirttiği gibi PKK terör örgütünün çöküş aşamasında olduğu dönemlerde yaptığı görüşmeler ve yayınlar sonucu örgütün ayakta kalmasını ve ideolojisinin yerleşmesini sağladığı, Serhan BOLLUK’ a ait ajanda da bulunan Hakan SARAYLIOĞLU’nun öldürülmesinden önce yapılan sorgulamasına ilişkin el yazısı ile notlar bulunduğu ve bu şahsın öldürülmesinden sonra bu eylemin DHKP/C örgütü tarafından üstlenildiği,
Danıştay olayında gözaltına alınan Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün beyanında Alparslan ARSLAN’ ın Doğu PERİNÇEK ve grubunun amaçlarına yönelik olarak Danıştay saldırısını gerçekleştirmiş olabileceğini Danıştay dosyası kapsamında alınan ifadesinde belirtmiştir.
Dosyada mevcut inceleme tutanaklarına göre Mersin’de meydana gelen bayrak yakma olaylarından sonra şüpheli Doğu PERİNÇEK’in VATANSEVER KUVVETLER GÜÇ BİRLİĞİ Derneği başkanı Taner ÜNAL ile birlikte Diyarbakır’da miting tertipledikleri, miting için Taner ÜNAL’a bir çok talimat verdiği, Taner ÜNAL’ ın da Doğu PERİNÇEK’e sayın başkanım diye hitap ettiği ve talimatlarını kusursuz yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK geçmiş yıllarda yazmış olduğu kitaplarında ve bazı söylemlerinde Türkiye’ de ermeni soykırımının olduğunu ve Kürtlerin kendi federe devletini kurmalarının gerektiğini, bu amaçla referanduma gidilmesi şeklindeki söylemleri ile şu anki söylemlerinin benzerlik arzetmediği,
SONUÇ OLARAK Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi Genel başkanı olmasına rağmen aynı gruba bağlı Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi ile diğer bağlı yayın organlarını tek başına yönetip sevk ettiği şüpheli Veli KÜÇÜK ile kabul etmese de örgütsel hiyerarşik yapı içinde ilişkilerinin olduğu aynı ilişkinin şüpheli İlhan SELÇUK’ la da bulunması zıt fikir ve siyasi görüşlere sahip görünen bu üç kişinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hiyerarşik yapısında bizzat ERGENEKON yapılanmasının üst kademesinde yer alan sivil unsurların içinde önemli görevler üstlendiklerini açıkça ortaya koymakta olup, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN yapılanması içinde sevk ve idare eden konumunda bulunduğu, şüpheli İlhan SELÇUK’un yanında uzman olarak görev yaptığı, belirtilen medya ve yayın kuruluşlarını sevk ve idare ettiği,
Bizzat bazı örgütsel içerikli dokümanların bu şüpheli tarafından yazıldığı gibi bazı örgütsel içerikli belgelerin içinde geçen cümle ve paragrafların bizzat şüpheliye ait bilgisayar ve dijital ortamlarda bulunması da şüpheli tarafından ERGENEKON yapılanması için analiz ve çalışma yaparak hazırlandığı, örgütsel içerikli teklif belgelerini ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’nün üst sorumlularına bizzat arz ettiği ve bazı örgütsel içerikli belgelerin hem dijital ortamda hem de şüpheliye ait sevk ve idare ettiği örgütsel grup içinde bulunan diğer şüphelilerin ev ve işyeri aramalarında bulunması, hususları göz önüne alındığında şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması içinde aktif olarak görev yaptığı, yönetici konumda olduğu anlaşılmaktadır.
Şüphelinin sevk ve idare ettiği İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Medya organlarının bulunduğu binaları ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda kullandıkları ve bu yerleri paravan olarak kullanıp, örgütsel faaliyetlerini bu şemsiyenin altında gerçekleştirdikleri,
Şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU tarafından bizzat kendisine Danıştaydaki davaların takip edilmesi söylendiğinde, Görevi üstümüze aldık gereğini yapıcağız diyerek, devam eden davalara müdahale edip seyrini değiştirme gayretlerinin örgütsel bir görev olarak algılayıp gerekli girişimlerde bulunduğu,
Başından beri yapılan ERGENEKON terör örgütünün deşifresine yönelik soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapıldığını iddia edip bu konuda verdiği cevaplar ve yazdığı yazılarda göz önüne alandığında bizzat ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜ (SÖZDE)Türk Silahlı Kuvvetlerinin içindeymiş gibi göstermeye çalışarak Türk Silahlı Kuvvetlerin manevi şahsiyetini yıpratmaya ve soruşturmayı engellemeye yönelik eylemlerde bulunarak adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmaktadır.Bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurularında bulunulmuştur.
Belirtilen binalarda ele geçirilen Gizli askeri bilgilerin bulunduğu CD’ler ile Yargıtay’a yönelik bir eylem için hazırlandığı açıkça anlışılan ve içinde Yargıtayın krokisinin bulunduğu CD ve içinde yüksek yargı mensupları ile bazı yargı mensuplarının siyasal ve dini görüşlerine göre fişlenmesi, ayrıca daha birçok belgede gazetecilerden, devletin üst düzey sorumlularına kadar aynı şekilde fişlenip kayıt altına alınmaları suçlarının da tamamından sorumluluğunun bulunduğu,
Aynı tür gizli bilgi ve belgelerin Ulusal Kanal sorumlusu Hayati ÖZCAN’ın ev ve işyeri olan ulusal kanaldan çıkması ve elde ettiği askeri gizli bilgi ve belgeleri genel merkeze göndermesi de bu eylem ve fiilleri örgütsel olarak planlı ve bilinçli olarak yapıldığı bilgilerin tek merkezde toplandığı anlaşılmaktadır. Buradan da ERGENEKON terör örgütünün bünyesinde faaliyette bulunmak için kurulduğu anlaşılan Ulusal Kanal’ın da örgütün amacına hizmet etmek için perdelemek ve örgütün propagandasını yapmak, örgütün hedefleri arasındaki siyasileri yıpratmak için kullanıldığını göstermektedir. Bu kanala ilişkin mali incelemeler devam etmekte olup tamamlandığında dosyaya eklenecektir.
Tüm deliller ışığında şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması içinde yönetici konumunda olduğu, ERGENEKON terör örgütünün Türk ordusuna sızma girişimlerini gizlice organize ettiği, kendi hakkında yazılmış ÇOK GİZLİ İBARELİ Genel Kurmay Başkanlığına gönderilmiş sureti de ele geçirdiği, buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in sızma süreçleri açıkça ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN belgelerinde anlatılan süreçlere uygun olarak örgütlendiği, tüm faaliyetlerini Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile birlikte Teori Tasarım Planlama dairesi başkanı olan İlhan SELÇUK’a bağlı olarak yürüttüğü,
Tape No:3842, 07.03.2008 günü saat:10.35 de, Bedri…. ile yaptığı görüşmede; Tümep’in bir yemekli toplantısından bahsedildiği, toplantıya “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, yüksek yargıdan ve üniversitelerden seçkin 70 kişinin katıldığını, Şener Eruygur’un ulusalcıların birleşmesinden bahsettiğini anlattıkları kendisinin “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygur’lar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin ...” şeklindeki görüşmeden gizli toplantıların mahiyeti anlaşılmaktadır.
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tertiplediği gizli toplantıları organize ettiği, şüpheli Şener ERUYGUR ve Hurşit TOLONun katılarak bu toplantılarda önderlik ettikleri, bu şüpheliler de ele geçirilen darbe planları ve Cumhuriyetçi Çalışma Grubuna ait dökümanlarda şüpheli Doğu PERİNÇEK’in kontrolünde olan USİAD ve USMER isimli derneklerin bu darbe yapmaya yönelik ön hazırlık çalışmalarında aktif olarak görevli oldukları bu belgelerin incelenmesinde anlaşılmaktdır. Bu belgelerdeki darbe yapmaya yönelik ve darbe zemini oluşturmaya yönelik çalışmaların halen ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tüm ünetelerince devam ettikleri, şüpheli Doğu PERİNÇEK ve grubunun bu süreç içinde aktif olarak eylem ve faaliyetlerini gizli gizli sürdürmek suretiyle devam ettirdikleri. Hem medya aracılığı ile hemde partisine bağlı gençlik örgütleri ve genç subaylar olarak niteledikleri askeri yapılanmaya sızmış örgüt üyelerini bu amaca yönelik eylem ve fiillere sevk etmek suretiyle karışıklık ve kaos ortamı oluşturup darbeye zemin hazırladıkları. Halkı Silahlı Kuvvetleri ve bazı devlet kurumlarını hükümte karşı isyana tahrik ettikleri.
Genel merkezde ve kendisine bağlı olarak faaliyetlerde bulunan diğer örgüt üyelerinde ele geçirilen, YARGITAY binalarının ayrıntılı krokisi, İZMİR NATO komutanlığına ait gizli belgeler ve sabotaj planlarının bulunması, çok gizli askeri bilgilerin bulunması, göz önüne alındığında, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Teori Tasarım Planlama dairesi başkanlığında görevli yönetici olduğu, şüphelinin hem sahip olduğu medya kuruluşları, hem de siyasi parti çatısı altında örgütlenerek, her türlü eylem ve faaliyetini legalmiş gibi göstermek için perdeleme yaptığı,
Örgütün amaç ve faaliyetlerine yöneticisi olduğu tüm organlar ile katılıp Milli kuvvetler olarak nitelediği ve Milli güç birliği, halk ve ordu işbirliği neticesinde oluşturulacak halk ihtilali ile Türkiye Cumhuriyeti hükumetine karşı halkı ve Türk Silahlı Kuvvetlerini kışkırtmak suçlarını işlediği, gibi kişisel verileri kaydetme ve devlete ait gizli bilgileri ele geçirmek suçlarını da işlediği,
Örgütün üst düzey yönetiminde olması, örgüt tarafından yapıldığı anlaşılan Danıştay eylemi ve Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalarndan sonra yine kendisine örgüt tarafından verilen dezenformasyon ve kamuoyunu yanıltma görevleri gereği her türlü yayını yaptığı anlaşıldığından;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in üzerine atılı bizzat işlemiş olduğu eylemlerine uyan, TCK’nun 314/1, 312/1, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması ile TCK’nun 334/1, 135/2-1, 43/2 maddeleri gereğince,
Ayrıca Şüpheli Doğu PERİNÇEK; ERGENEKON terör örgütünün yöneticisi konumunda olup, 5237 Sayılı TCK’nun 314/3. maddesi “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır” ve TCK’nun 220/5. maddesi de “Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü gereği, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan 5237 Sayılı TCK’nun 314/3 maddesi yollaması ile TCK’nun 220/5. maddesi gereğince ERGENEKON terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle;
1-Cumhuriyet Gazetesine 3 kez bomba atılması nedeniyle, ruhsatsız patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak, korku ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanma, mala zarar vermek suçlarından TCK’nun 174/1-2 (hukuki kesinti oluşturan iddianame öncesi tüm ruhsatsız patlayıcı bulundurma eylemleri Yargıtay kararlarında tek suç sayıldığından alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle bir kez uygulanması), 170/1-c (3 kez), 151/1(3 kez),
2-Danıştay saldırısında Türk Milleti adına yargılama görevini yürütmekte iken görevinin başında katledilen yargı şehidi Mustafa Yücel ÖZBİLGİN’in tasarlayarak öldürülmesi, mağdurlar Mustafa BİRDEN, Ayla GÖNENÇ, Ayfer ÖZDEMİR ve Ahmet ÇOBANOĞLU’nun tasarlayarak öldürülmeye teşebbüs edilmesi nedeniyle TCK’nun 82/a-g, 82/a-g, 35/2. maddesi (4 kez),
3- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Muzaffer TEKİN, İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Kemal KERİNÇSİZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK, Fikret EMEK’in işlemiş oldukları; Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçundan dolayı TCK’nun 327/1. maddesi gereğince (8) SEKİZ KEZ,
4- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK ve Fikret EMEK’in işlemiş oldukları; Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak suçu nedeniyle: TCK’nun 326/1. maddesi gereğince, (6) ALTI KEZ,
5- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Gazi GÜDER, Ayşe Asuman ÖZDEMİR, Halil Behiç GÜRCİHAN, İsmail YILDIZ, Kemal ŞAHİN, Mehmet Murat YÜCEL, Feridun Refik NUHOĞLU, Ergün POYRAZ, Fikret EMEK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Habip Ümit SAYIN, Hikmet ÇİÇEK, Kemal KERİNÇSİZ, Nusret SENEM, Erkut ERSOY ve Murat ÇAĞLAR’in işlemiş oldukları, Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmek suçu nedeniyle; TCK’nun 135/2-1, 43/2. maddesi gereğince (17) ONYEDİ KEZ,
6- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Oktay YILDIRIM, Mehmet DEMİRTAŞ ve Fikret EMEK’in işlemiş oldukları, silahlı terör örgütüne ait silahları depolamak suçu nedeniyle; TCK’nun 315 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,
7- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Ayşe Asuman ÖZDEMİR ve Halil Behiç GÜRCİHAN’in işlemiş oldukları, Adil Yargılamayı Etkileme suçu nedeniyle; TCK’nun 288. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,
8- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Fikret EMEK, Hayrettin ERTEKİN, Hikmet ÇİÇEK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Hayati ÖZCAN, Ergün POYRAZ ve Nusret SENEM’in işlemiş oldukları; Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçu nedeniyle, TCK’nun 334/1 maddesi gereğince (7) YEDİ KEZ,
9- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: İsmail YILDIZ, Bekir ÖZTÜRK, Hüseyin GÖRÜM ve Fuat ERMİŞ’in işlemiş oldukları; Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe teşvik etmek suçu nedeniyle, TCK’nun 319/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (4) DÖRT KEZ,
10- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Mehmet Fikri KARADAĞ, Hayrettin ERTEKİN ve Muhammet YÜCE’nin işlemiş oldukları; Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu nedeniyle, TCK’nun 284/1 maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,
11- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheli Muzaffer ŞENOCAK’ın işlemiş olduğu; Ruhsatsız patlayıcı bulundurmak suçu nedeniyle, TCK’nun 174/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/2. maddeleri,
12- Şüpheli Ergün POYRAZ’ın işlemiş olduğu; Yasaklanan bilgileri açıklamak suçu nedeniyle TCK’nun 336. maddesi,
13- Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hayrettin ERTEKİN’in işlemiş olduğu; Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek veya aşağılamak suçu nedeniyle TCK’nun 216/1. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,
14- Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ve Aydın YÜKSEK’in işlemiş olduğu 2863 Sayılı yasalara muhalefet etmek suçu nedeniyle, 2863 Sayılı Kanunun 73. maddesi (2) İKİ KEZ,
15-Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in işlemiş olduğu 2813 Sayılı Kanuna muhalif olarak ruhsatsız telsiz kullanmak suçu nedeniyle 2813 Sayılı Kanunun 32/a maddeleri gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASI talep edilmiştir.
a- Emniyet İfadesinde Özetle;
1960 yılında Eskişehir ilinde doğduğunu, İlk ve orta tahsilimi Eskişehir ilinde yaptığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini 1984 yılında bitirdiğini, İki yıl Antalya’da Sağlık Ocağında çalıştıktan sonra Doktorluk mesleğini bıraktığını,1987 yılında İstanbul’da 2000’e Doğru Dergisinde Gazeteciliğe başladığını, Aydınlık ismi ile günlük gazete çıkarmaya başladığını, 1994 yılında Haftalık olarak Aydınlık Dergisi ismi ile dergi çıkarmaya başladığını. 2000 yılında Ulusal Kanal Televizyonunda çalışmaya başladığını, 2007 yılı başlarında tekrar Aydınlık Dergisinde Genel Yayın Yönetmenliği görevini aldığını. Halen bu görevi sürdürmekte olduğunu, çeşitli tarihlerde Almanya, Fransa, İspanya, ülkelerine turistlik amaçlı gittiğini, Çin ve Kuzey Kore Ülkelerine İşçi Partisi Heyetinde Gazeteci olarak gittiğini, Yine Kıbrıs’a da gazeteci olarak gittiğini. İllegal olarak yurt dışına çıkış yapmadığını, Ankara ilinde Hacettepe Üniversitesinde okurken Afiş Asmak ve Gazete Satmak gibi eylemlerden 3-4 kez göz altına alındığını, 1984 yılında Üniversitede öğrenci iken Yeni Olgu isminde bir aylık gençlik dergisini bir grup arkadaşla çıkarmaya başladığını, Aynı yıl bu nedenle Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltına alındığını,15 gün gözaltında 15 gün kadarda Mamak Cezaevinde kaldığını, Ailesi hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, 1990 yıllarında Türkiye Gazeteciler Sendikasına Üye olduğunu, bu üyeliğinin devam edip etmediğini bilmediğini, İşçi Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi olduğunu, Herhangi bir terör örgütüne üyeliği olmadığını, Aydınlık Dergisinde Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştığını, Bu derginin haftalık yasal haber dergisi olduğunu,Ümraniye de ele geçirilen el bombaları ile alakalı herhangi bir bilgisinin bulunmadığını,basından duyduğu kadar bilgisinin bulunduğunu,ismi geçen şahısları tanımadığını, Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999 İstanbul isimli doküman hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta, Ergenekon Örgütü üyesi olmadığını böyle bir örgütün varlığı iddiasından önce basından daha sonrada önüne gelen bir sanık ifade ve sorgularından (Kemal KERİNÇSİZ, Sevgi ERENEROL) isimli şahısların ifadeleri avukatları aracılığı ve bir takım kaynaklar vasıtası ile kendisine geldiğini, ve bu şekilde de bu iddialardan haberdar olduğunu, Genel Yayın Yönetmeni olduğu Aydınlık Dergisinde Ergenekon Soruşturması ile ilgili yazı ve haberlerin mevcut olduğunu, Bu konuda söyleyeceklerinin bundan ibaret olduğunu, Lobi isimli örgütlenme içersinde olmadığını, Böyle bir şeyden yine soruşturma çerçevesinde önce basından daha önce bahsetmiş olduğu ifadelerden bilgi sahibi olduğunu, Bu örgüt hakkında başka bir bilgisinin olmadığını, Genel Yayın Yönetmenliğini yapmış olduğu Aydınlık Dergisi Yönetim Yerinden elde edilen ve burada kendisine gösterilen ajandanın kendisine ait olmadığını, Ajanda içersindeki yazıların kendisine ait olmadığını, Bu ajandanın kimin olduğunu bilmediğini, Bu Derginin yukarıdaki adresi Derginin idarehanesi olduğunu, Bu ajandayı ilk defa burada gördüğünü, Ajanda da adı geçen bu şahısların Sabancının katili olarak Belçika’da yargılanan şahıslar olduğunu,
ABDULLAH ARGUN ÇETİN isimli şahsı şahsen tanımadığını, ismen tanıdığını, bu şahsın provokatör olduğunu, Gazete ve dergileri dolaşıp bir takım yalan yanlış haberler verdiğini, Ankara Bürosuna geldiğini hatırladığını, Bu gelişinin 5-6 yıl kadar önce olduğunu, Geldiğinde bu şahıstan nüfus cüzdan fotokopisi aldıklarını, bunu Kendisi hakkında araştırma yapmak için aldıklarını, Bu şahısın Ankara Bürosuna gelmesinden sonra kendisi hakkında bir araştırma yaptıklarını, kendilerinden önce başka yayın organlarına da gittiğini öğrendiklerini, verdiği bilgilerinde yalan yanlış olduğunu öğrendiklerini,
07.02.2008 saat 17:53:08 de Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; görüşmenin doğru olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile bu görüşmeyi yaptığını, Doğu PERİNÇEK’i 30 yıldır tanıdığını, Türkiye İşçi Köylü Partisi Ankara Genel Merkezinde tanıştıklarını , o tarihten beridir kendisi ile gerek yüz yüze gerekse telefonla görüştüğünü, Aydınlık Dergisinin Başyazarı olduğunu, İşçi Partisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üç kere AKP’nin kapatılmasını isteyen dilekçe verdi. Ankara Bürosunda AKP kapatılsın şeklindeki İşçi Partisinin bu girişimini kapak konusu yapılmasını önerdi. Doğu PERİNÇEK’e bu öneriyi ilettiğini. Bu öneriye karşı Doğu PERİNÇEK AKP’yi bir halk devrimi ile zaten devrileceğini yani AKP’nin iktidardan olacağını belirterek bu öneriye karşı çıktığını. Görüşmede geçen Bedri ismi Mehmet Bedri GÜLTEKİN isimli İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğu, Mehmet CENGİZ’in ise İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi olduğunu, Görüşmeden hatırladığının bunlardan ibaret olduğunu,
22.02.2008 saat 15:10:21tarihinde Ferid İLSEVER ile yapmış olduğu telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi yaptığını, Görüşmede geçen konular doğru olduğunu, Şimdi hatırlayamadığı ancak o zaman Vedat YENERER ile ilgili bir haber yapacak olduğunu, Bu soruşturmayı duyduğu için Ferid İLSEVER kendisini aradığını, Hadiye YILMAZ’ın eşi olduğunu, bu eşinden iki çocuğunun olduğunu, Resmi nikahlarının bulunmadığını, 05333959324 nolu görüşmede kullandığı telefonun eşinin adına kayıtlı olduğunu, İsmi geçen diğer şahısları tanımadığını,
13.03.2008 Saat 10:41:56 Tarih Ve Zaman Diliminde Doğu Perinçek İsimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; bu görüşmeyi hatırladığını, Tuncay GÜNEY’in Doğu PERİNÇEK’in verdiği referans ile Irak’a gittiği, giderken 12 Tır silah götürdüğü, bu silahları Talabani’ye, Barzani’ye ve PKK’ya verdiği şeklinde iddialarının olduğu, Doğu PERİNÇEK’e telefonda aktardığı konunun bu konu olduğunu bu telefon görüşmesinde Doğu PERİNÇEK’e haberi berbat etmişler şeklinde ifadeler kullandığını, Görüşmede adı geçen Yiğit BULUT ismi şahsın Radikal Gazetesinde Köşe yazarlığı olduğunu ve görüşmenin bunlardan ibaret olduğunu,
14.03.2008 saat 13:37:24 tarih ve zaman diliminde FERİD İLSEVER isimli şahıs ile yapılan telefon görüşmesi hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Bu görüşmenin doğru olduğunu, O gün beni Ferid İLSEVER (Ulusal Kanalın Genel Yayın Yönetmeni aynı zamanda İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısıdır)in aradığını Aydınlık Dergisi bu tarihten 4-5 sayı öncesinde Gladyo nun merkezi Emniyet içine kaymıştır gerçeğini saptayarak yayın yapınca Zaman Gazetesi saldırıya geçti. Gerek Doğu PERİNÇEK ile ilgili gerekse İşçi Partisi ile ilgili yalan yanlış haberler yaptı, bu konuda Zaman Gazetesinde çıkan bu yönlü bir haber üzerine Doğu PERİNÇEK’in kendisine yazdırdığı ve dergiye koymasını istediği ayrıca Sayın Orgeneral Hüseyin KIVRIKOĞLU’na faks yolu ile iletilmesini istediği bir basın açıklaması olduğunu, Nitekim bu açıklama derginin geçen sayısında 16 Mart 2008 tarihli Aydınlık Dergisinde yayınlandığını, Fenerbahçe Ordu evi Emekli Generallerin uğrak yeridir.genellikle kendilerine ulaşılmak istendiğinde oradan ulaşıldığını, Beyoğlu ilçesi istiklal caddesi deva çıkmazı no:7 sayılı yerde bulunan ve aydınlık dergisinin eski sayılarının arşivlendiği, muhasebesinin tutulduğu binanın birinci katında bulunan yerde 21.03.2008 tarihinde yapılan aramada (3) adet fuji marka vhs video kaseti elde edildiği, Bu kasetlerin yapılan incelemesinde (3) vhs video kasetinin içeriğindeki görüntülerin aynı olduğu ve bu görüntülerde Erdal Angın ve Hüseyin……. İsimli şahısların işçi partililer tarafından ayrı ayrı sorgulandıkları sorgulayan şahısların sadece seslerinin duyulduğu şeklinde bilgilerin ve görüntülerin bulunduğu vhs kasetleri hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; (3) adet VHS kasetinden bilgisinin bulunmadığını, Kasetleri burada gördüğünü, kasetlerdeki ismi geçen şahısları tanımadığını, seslerinde tanıdık gelmediği, Ancak görüntülerdeki sandalyelerden kendi binalarında da bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK’in de kendisine böyle bir bilgi vermediğini, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK’in çok kez tehdit edildiğini bildiğini, ancak bu kasetteki olaydan kesinlikle bilgisinin olmadığını, ERGENEKON isimli yasadışı bir yapılanma içerisinde oldukları tespit edilen çeşitli tarihlerde gözaltına alınan ve adli makamlara sevk edilen kendisine isimleri okunan şahıslardan tanıdıklarınız var mı? sorusuna vermiş olduğu cevapta;
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK; Bu şahsın tarihten üç yıl kadar önce Ulusal Kanal Haber Merkezinde üç ay kadar çalıştığını, Kendisini kanala Emekli Binbaşı olarak tanıttığını, Fakat bu süre zarfında bir takım şüpheli hareketleri olduğunu saptadıklarını, kendisinin aslında binbaşı değil yüzbaşı olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine kendisini işten çıkardıklarını, Danıştay suikast inden sonrada bu şahsın adı geçtiğini, bunu Aydınlık Dergisinde ajan provokatörü sıfatıyla kapak haberi yaptıklarını, Aynı şekilde de bu Ergenekon soruşturmasında da adı geçince yine aynı şekilde ajan provokatörü olarak kapak haberi yaptıklarını, Bu şahsı işten attıktan sonra MİT’e gidip İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisi aleyhinde uzun uzun ifadeler verdiğini bildiğini, Emin ŞİRİN; Milletvekilliği döneminde Ulusal Kanalda birkaç defa kendisini ağırladıklarını, Televizyon yayınında görüşlerine başvurduklarını,Bu şekilde tanıdıklarını,Sevgi ERENEROL; Yine kendisini iki yıl öncesinde Ulusal Kanalda çeşitli defalar Hıristiyan misyonerlik faaliyetleri ile ilgili olarak yayına çıkardıklarını, bu tarihten sonra görüşmediğini, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU;Kendisi ile bir defa tarihten bir yıl kadar önce Ulusal Kanalda Fikir Meydanı isimli televizyon açık oturum gibi bir program yaptıklarını, Ayrıca kendisinden çeşitli konularda görüş alıp halen yayınladıklarını, Yaklaşık kendisini 1-1,5 yıldır tanıdığını, Mehmet Adnan AKFIRAT; Kendisi ile uzun yıllar Aydınlık Dergisinde birlikte çalıştıklarını, Ferid İLSEVER; Yine kendisi ile Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanalda uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, Yusuf BEŞİRİK; Kendisi İşçi Partisi İstanbul il örgütünde görev yaptığını, 7-8 yıldır tanıdığını, İbrahim BENLİ; Kendisi ile Talat Paşa Komitesindeki aldığı görevler nedeni ile 3-4 yıl kadar önce tanıştıklarını, halen görüştüklerini, İlhan SELÇUK; Çeşitli konularda fikirlerini aldığı bir meslek büyüğü olduğunu, Bu şahıslarla olan ilişkilerin bunlardan ibaret olduğunu, İfademe ekleyecek başka bir husus olmadığını beyan etmiştir.
b) Savcılık İfadesinde özetle;
Kollukta verdiği ifadeyi kabul ettiğini, 2007 yılı başından itibaren ülke genelinde haftalık olarak yayınlanan Haftalık isimli derginin genel yayın yönetmeni olarak çalıştığını, Görevinin dergide yayınlanacak olan tüm yazıların kontrolünü yapmak ve yayınlanıp yayınlamayacağına karar vermek olduğunu,Bu çerçevede dergide yayınlanan yazıların neredeyse tamamından haberi olduğunu,Aynı zamanda İşçi Partisinin merkez karar kurulu üyesi olduğunu,Soruşturma kapsamındaki kişilerden Doğu PERİNÇEK ile tanışıklarını ve arkadaşlıklarının 30 yıl öncesine dayandığını, Kendisinin merkez karar kurulu üyesi olduğu partinin genel başkanı olduğunu, Aynı zamanda genel yayın yönetmeni olduğu dergininde baş yazarı olduğunu,İlhan SELÇUK'u meslek büyüğü olarak tanıdıklarını. Zaman zaman yüz yüze bazen de telefonla mesleki konularda görüşünü almak ve danışmak bazen de görüşlerini dergide yayınlamak için kendisiyle görüştüğünü,Mehmet Adnan AKFIRAT , Ferid İLSEVER ve Yusuf BERİŞİK ile İşçi Partisi vasıtası ile tanıştıklarını, Kendilerinin İşçi Partisinin merkez karar kurulu üyesi ve il örgütünde görevli olduklarını,İbrahim BENLİ'yi yaklaşık 3 veya 4 yıl önce Talat Paşa Komitesinin faaliyetlerine katıldığı sırada tanıdığını, Talat Paşa Komitesinin Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf HALAÇOĞLU'nun Ermeni katliamının yalan olduğu şeklindeki beyanları üzerine İsviçre'de hakkında verilen tutuklama kararına tepki olmak üzere kurulmuş olduğunu,Başkanının Rauf DENKTAŞ olduğunu, Sekreterliğini Ferid İLSEVER yaptığını, Çok sayıda seçkin kişinin bu komitenin faaliyetlerine katıldığını, Henüz tüzel kişilik kazanmadığını bildiğini, Yine Avrupa Parlamentolarında kabul edilen sözde Ermeni soykırımı kararlarına tepki olarak birçok eylem gerçekleştirdiğini, Bunlardan biriside İşçi Partisi Genel başkanı Doğu PERİNÇEK'in İsviçre de aynı şekilde Ermeni soykırımının olmadığını söylemesi olduğunu, Bunun üzerine kendisi hakkında da tutuklama kararı çıkartıldığını,Bundan sonra bizzat giderek İsviçre'de ifade verdiğini ve serbest bırakıldığını,bu komitenin bir üyesi olmadığını,Ancak faaliyetlerine katıldığını, Bu faaliyetler sırasında tanıştığı İbrahim BENLİ ile arkadaşlık kurduklarını, bundan sonrada görüşmelerinin gerek yüz yüze gerekse telefonla devam ettiğini,Kemal ALEMDAROĞLU ile birlikte geçmişte Ulusal kanalda yayınlanan bir programa katıldıklarını, daha önce aynı kanalda bir süre program yaptıklarını, Bu nedenle tanıştıklarını, Rektörlük döneminde Ulusal kanal adına kendisi ile röportaj yaptığını, Fikir alışverişi için değişik zamanlarda görüştüğünü,şuanda ulusal kanalda çalışmadığını,Sevgi ERENEROL, Emin ŞİRİN ulusal kanalda çalıştığı dönemde katılımcı olarak programlara çıktıklarını, Bu nedenle tanıdığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü bu tarihten yaklaşık 3 yıl önce haber müdürü olarak çalıştığı Ulasal kanala geldiğinde tanıdığını, Kendisini emekli binbaşı olarak tanıttığını,. Kuzey Irak konusunda bildikleri olduğunu söyledi ve televizyon adına muhabirlik yapmayı teklif ettiğini,. Resmi bir sözleşme yapıldığını hatırladığını, kendisinin de bir ücret talebi olmadığını,Yaklaşık 3 ay televizyona gelip gittiğini, Ancak bu süre içerisinde herhangi bir haber getirmediğini, Kuzey Irak'taki olaylar yükselince bu konuda uzman olarak bilgisine danışılmak üzere emekli binbaşı sıfatıyla birkaç programa katıldığını, Daha sonra bu kişinin televizyonda çalışan bir kadınla gönül ilişkisi kurmak istediğini bu amaçla hava atmak ve etkilemek için, üzerinde kendi fotoğraflarının yapışık olduğu bir çok kimlik kartı gösterdiğini kimlik kartlarının kimisinde asker, kimisinde MİT ve diğer kurum isimleri yazdığını öğrendiğini, bizzat bu kimliklerin kendisine gösterildiğini o tarih itibariyle televizyonda spiker olan Müjdan KAYSERLİ’nin anlattığını, Bundan rahatsız olduğunu, Yaptıkları araştırmada bu kişinin ordudan emekli olmadığını aksine atıldığını tespit ettiklerini. Yine kadın spiker kendisine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün teğmen rütbesindeyken Hristiyan olduğunu anlattığını, Bütün bunlar üzerine kendisiyle konuşulduğu ve televizyondaki görevine son verildiği, Bundan sonra kendisi ile görüşmediğini,daha sonra televizyondan ayrılarak Aydınlık dergisinden çalışmaya başladığını, Bu süreçte Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün televizyondan ayrıldıktan sonra MİT 'e giderek Ulusal kanal ve İşçi Partisi hakkında aleyhe ifade verdiğini öğrendiğini, Bu haberi getireni şuanda hatırlamadığını, Bunu öğrendikten sonra kişinin ajan provokatör olduğuna kanaat getirdiklerini, Daha sonra kendisinin Danıştay saldırısında adı geçince bu konuyu Aydınlık dergisinde kapak yaptıklarını, Bir süre sonrada aynı şekilde Ergenekon soruşturması kapsamında ismi geçtiğini ve tutuklandığını,Bu konuyu da Aydınlık dergisinde kapak yaptıklarını, ismi geçen diğer kişileri basın yayın dünyasında olduğu için basından tanıdığını, Bunun dışında şahsi bir tanışıklığı olmadığını,Ergenekon terör örgütüyle de herhangi bir ilgisinin bulunmadığını,Böyle bir örgütün varlığı konusunda da söz söyleyebilecek konumda olmadığını,Bu konularda da basından duyduğundan fazla bilgisi olmadığını,Aydınlık dergisinin idarehanesinde yapılan aramada ele geçtiği iddia edilen ve bir sayfasında 1996 yılında İstanbul ilinde öldürülen işadamı Özdemir SABANCI'nın katil zanlılarından Fehriye ERDAL, İsmail AKKOL ve Mustafa isimli kişilerin isimlerinin yazılı bulunduğu ajandanın kendisine ait olmadığını ,Aydınlık dergisinin yayın merkezi ve idarehane olmak üzere iki binadan oluştuğunu, idarehaneye gitmediğini, yayın merkezinde bulunduğunu,Bürosunun da orada bulunduğunu, Bahse konu ajanda idarehanede bulunduğunu,kendisine ait olmadığını, İçindeki yazılarında kendisine ait olmadığını,bu ajandanın bulunduğu yerde yapılan aramada dergi çalışanlarından herhangi birisini aramayı yapan kolluk görevlilerine nezaret etmediğini öğrendiğini, Bu nedenle ajandanın dergiden çıktığını kabul etmesinin mümkün olmadığını,Derginin yayın merkezinde ve büroda yapılan aramada ele geçen Abdullah Argun ÇETİN isimli kişiye ait nüfus cüzdanı fotokopisi bu kişinin daha önce derginin Ankara bürosuna gelip bir takım haberler vereceği beyanı üzerine alındığını, Yaptıkları araştırmada bu kişinin başka yayın organlarına da gittiğini öğrendiklerini,Anlattıklarını haber yapmadıklarını,Bu aşamada kendisini araştırtmak için Ankara'da alınan kimlik fotokopilerini İstanbul'a getirttiğini, kendisini görmediğini, fotokopilerin bir tanesinde yazılı "Çeçen Dergisi" ibaresinin ne anlama geldiğini şuanda hatırlamadığını,bu kişinin provokatör olduğu şeklinde Aydınlık dergisinde haber yapıldığını,Derginin yayın merkezinde yapılan aramada İşçi Partisinde güvenlik elemanı olarak çalıştıkları iddia edilen Erdal ANGIN ve Hüseyin isimli kişilerin sorgusuna dair 3 adet VHS kasetini ilk defa Emniyette gördüğünü, bir sorgu yapmadığını,Bu kasetlerinde dergide bulunduğunu bilmediğini,Derginin yayın merkezi, idarehanesi ve dağıtım bölümlerinin farklı kısımlar olduğunu, Bu kasetlerin nereden elde edildiğini bilmediğini,Kaset görüntülerindeki plastik sandalyelerden binalarında da bulunduğunu, her yerden bulunabilecek sandalyelerden olabileceğini,Sorgulanan kişileri tanımadığını,Seslerden de kimin sorguladığını çıkaramadığını,Doğu PERİNÇEK kendisine tehdit edildiğini söylediğini,Ancak kasetlerde iddia edildiği gibi bir suikast girişimi olduğundan bahsetmediğini,Telefon görüşmeleri konusunda kollukta verdiği ayrıntılı ifadelerinin doğru olduğunu, Bunların esas alınmasını istediğini,3665 numaralı tape okundu, soruldu. Görüşmenin başında bir takım gazetelerde Tuncay GÜNEY'in Doğu PERİNÇEK'in refaransı ile Kuzey Irak'a giderek Talabani, Barzani ve Cemil BAYIK'a silah götürdüğü yönündeki gazete haberleri konusu konuşulduğunu,Burada geçen silah miktarlarını hatırladığımdan kendisi ile bu konuda görüştüğünü,Bu konuda İşçi Partisi adına yazıların çıktığı Yeni Şafak ve Milliyet gazetesine dava açıldığını,Görüşmenin devamında Barto ismi ile geçen kişinin Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu Türkiye şefi olduğunu,Yine bu fon tarafından aktarılacak olan 37 milyon dolar paranın Diyarbakır'daki bölücü terör örgütü ile bağlantılı bir kısım sivil toplum örgütlerinin eline geçeceğini tespit ettiğinden dolayı paranın aktarımını engellediğini, Bu nedenle fonun başkanı Kemal DERVİŞ tarafından görevden alındığını, Bunu tespit edip haber yapma hazırlığındayken Hürriyet gazetesinin bunu haber yaptığını,Bu konuda konuştuklarını,Görüşmenin devamında da Tuncay GÜNEY'in ifadesinin temini konusunda görüştüklerini,
3666 numaralı tape alakalı. Görüşme doğrudur. Doğu PERİNÇEK telefonda kendisine bir basın açıklaması dikte ettirdiğini kendisininde bunu kaleme aldığını,İçeriğinde Hüseyin KIVRIKOĞLU geçtiği için ve kendi sininde Fenerbahçe Orduevinde bulunabileceğini düşündüğü için oraya fakslanmasını istediğini,
3667 numaralı tapeyle alakalı . Görüşme doğrudur. Görüşmede Aydınlık dergisinin Ankara temsilcisi olan Fikret AKFIRAT kendisine İşçi Partisi ileri gelenlerinden Mehmet Bedri GÜLTEKİN ve Mehmet CENGİZ'in AKP'nin kapatılması için Yargıtay Savcılığına başvurduklarını bunun dergide kapak yapılmasını istediklerini iletti. kendisinide bunu Doğu PERİNÇEK ile görüştüğünü,Kendisi iktidarın yargı kararıyla kapatılmasını doğru görmediğini, iktadarı halk hareketiyle devirmek gerektiğini söylediğini,Devamında da Milliyet gazetesinden emekli şuan çalışmayan Rafet BALLI ismli bir gazetecinin bana aktardığını, Doğu PERİNÇEK'e aktardığını Hatırladığı kadarıyla Rafet BALLI Amerika'nın Türkiye'de darbe yaptırmak istediğini bu yüzden bir B planı yaptığını, sokağa beklediklerini anlattığını, Ancak detaylarını hatırlamadığını,
3668 numaralı tape okundu, soruldu. Görüşme doğrudur. Ferid İLSEVER derginin yayınlacak olan sayısında Vedat YENERER hakkında bir haber çıkacağını bildiğini, Şuanda bunun neyle ilgili olduğunu hatırlamadığını,Bu esnada Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınınca haberin çıkmasının uygun olmayacağını değerlendirerek kendisini bu konuda aradığını, Ergenekon soruşturması kapsamında bilinen bir yayın politikası takip ettiklerini beyan etmiştir.
c) Armalarda elde edilen deliller;
a) Kadıköy ilçesi Adem Sokak Belediye Evleri A4 Blok No:65/18 İçerenköy adresinde;
(141) adet CD,
(7) adet disketi
(1) adet MAXTOR marka SN:572131413438PGZXX seri nolu40 GB harddisk,
(1) adet KİNGSTON marka 1 GB CH10210704226-314A00L7 seri nolu flash bellek,
(1) adet üzerinde TAHA ibaresi bulunan kahverengi ajandanın yapılan incelmesinde;
10 Ocak, 25 Şubat, 24 Mart tarihli sayfalarında İlhan SELÇUK’un, 5 Şubat ve 19 Şubat tarihli sayfasında Emin ŞİRİN’in,7 Şubat,18 Şubat ve 23 Şubat tarihli sayfasında Kemal ALEMDAROĞLU’nun 20 Şubat tarihli sayfasında Doğu PERİNÇEK’in,4 Mart tarihli sayfasında Ferid İLSEVER’in,13 Nisan tarihli sayfasında Hayati ÖZCAN’ın 4 Eylül tarihli sayfasında Adnan AKFIRAT’ın isminin geçtiği, ajandanın 9 Şubat tarihli sayfasında “Alemdaroğlu’nun Emrindeyiz” ibaresi bulunan el yazmasının olduğu,
b) Eminönü İlçesi Alemdar Mahallesi Divan Yolu Caddesi Erçevik Han No:54/311 sayılı yerde faaliyet gösteren Güney Reklamcılık Yayın Matbaa Org. San.ve Tic. Ltd. Şti.nde yapılan aramada elde edilen;
(1) adet mavi renkli kartal resimli ajandanın incelenmesinde;
Ajandanın 1 ocak tarihli sayfasında Özdemir SABANCI Cinayeti sanığı Fahriye ERDAL’ın ayrıca İsmail AKKOL ve Mustafa…. İsimli şahısların isimlerinin yazılı olduğu, diğer sayfalarda, soruşturma kapsamında adı ve unvanı geçmeyen değişik kişi ve Kurumlarla yapılacak görüşmeler için düzenlenmiş randevu günlüğünün olduğu
(1) adet Aydınlık Muhasebe MA ibaresi ile başlayan beyaz renkli evrak kayıt defterinin yapılan incelemesinde;
Kayıt defterinin 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarını kapsayan bölümlerden oluştuğu, defterin 40 sıra numaralı 05.03.2007 tarihindeki kaydında, Aydınlık Dergisine Yasadışı İbda/c Terör Örgütünün yayın organlarından olabileceği düşünülen Furkan isimli Derginin tanıtım amacı ile gönderildiği,
-223 sıra numaralı 23.11.2007 tarihindeki kaydında, T.C Başbakanlık İstihbarat Kurumu Başkanlığı İstanbul Bölge Başkanlığının B021.TUİ.1.120300159-01-5416 sayısı ile Aydınlık Dergisi Genel Müdürü M.SABUNCU’ ya göndermiş olduğu2006 yılı medya araştırması hakkındaki yazının kaydedildiği, ayrıca soruşturma kapsamında ismi geçen Serhan BOLLUK ,Hikmet ÇİÇEK ,Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK’e değişik mahkeme ve dergilerden gelen yazıların kaydolunduğu defter olduğu,
(1) adet kırmızı renkli ajandanın yapılan incelemesinde;
Ajandanın 10 Temmuz’dan 19 Temmuz’a kadar olan sayfalarında Değişik Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen Kontrgerilla davalarının duruşma tarihlerinin ve sayfa numaralarının yazılı olduğu ayrıca değişik tarihlerde görülen davaların ve mahkemelerin isimlerinin ve dava tarihlerinin bulunduğu hatırlatma ajandası olduğu,
-(1) adet 08.01.1997 Şhow haber yayın kaydı bulunan VHS kaset,
-(1) adet Saffet Arıkan BEDÜK ropaortaj ibaresi bulunan kaset,
-(1) adet 26.12.1996 kanal 6 hedef ibaresi bulunan VHS kaset,
-(1) adet Sultanbeyli Belediye Başkan yardımcısı Cabbar ŞİŞMAN ibareli kaset,
(3) adet Abdullah Argun ÇETİN isimli şahsın nüfus cüzdan fotokopisi ve son sayfasında çeçen derneği ibaresi bulunan dokümanın yapıln incelemsinde;
Abdullah Argun ÇETİN’E ait önlü arkalı kimlik fotokopisi ayrıca değişik isimler ve telefon numaralarının bulunduğu üstü karalanmış altında çeçen derneği yazan el yazması doküman olduğu
(7) sayfa 2360636 ile başlayan el yazısı dokümanın yapılan incelemesinde;
Güney Reklamcılığın Şirket kaşesinin vurulduğu, Cumhuriyet Gazetesinden Mehmet isimli şahsın telefon numarasının, Ünal CANPOLAT (Başsavcı) isimli şahsın telefon numarasının bulunduğu, ayrıca anlamsız karalamaların bulunduğu el yazması doküman olduğu,
ULUSAL KANAL
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
1.KALSÖR:
1. Nolu Ajanda; Ajandanın üst kısmında Türk Tabipler Birliği 2006 ibaresinin olduğu, 9 Kasım sayfasında “Genelkurmay Kaynakları:MİT Gitsin Danıştay Suikastını çözsün” şeklinde ibarenin bulunduğu bu ibarenin daire içerisine alındığı,
2.KALSÖR:
19 – 20 - 21 Şubat 2005 tarihli ajanda sayfasında;
- “kuvayı Milliyeden tutuklanıp yine de polis yardımıyla yargılanan şahıs” Hakan Saraylıoğlu,
- TAMER tim komutanı, sol konularda uzman, 0505 366 06 76,
- Polat 0535 685 59 14 Polis,
Serhan BOLLUK’ a ait ajanda da bulunan Hakan SARAYLIOĞLU’ nun öldürülmesinden önce yapılan sorgulamasına ilişkin el yazısı ile notlar bulunduğu ve bu şahsın öldürülmesinden sonra bu eylemin DHKP/C örgütü tarafından üstlenildiği,
d) İletişim tespit tutanakları;
Tape:3667 07.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. (1-2 kelime anlaşılamadı). Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği,
Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu,
Serhan BOLLUKun “Ordu yapıyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” dediği,
Tape:3865 14.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle;Serhan’ın “Bu başyazının başlığı için ne dicez” dediği, bir süre başlık için konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in …Türban eylemleri, türban provakasyon şu bu ne diyebiliriz.Türban konusunda neye dikkat edelim dicen. Türban eylemlerine” dediği, Serhan’ın “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Türban cephesinde mi diyelim.” “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Serhan’ın “… ben diğer şeyleri de söylüm mi kapak unsurlarını Kapak malum Devlet BAHÇELİNİN kritik misyonu alt başlığı MHP’ de ümmetçiliğe nasıl gelindi. Sürmanşetimiz Türban olduğu için alt bandımız Vakıflar Yasasındaki Görülmeyen tehlike” dediği ve başlıkları söyledikten sonra “…şöyle bişey abi bu şirket eğer vakıf bünyesinde faaliyet gösterirse yabancı şirket denetimden her şeyden muaf olay yani Rum mallarının elden gitmesi değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Onu sakın koyma sakın ha.Diğil deme sakın ha” dediği, Serhan’ın “niye böyle çıkarttık” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Aman ha aman o da feci bi şey” dediği, Serhan’ın “tam bi sömürge esası kurayı da şey ABD’ nin ekonomik politiği diye çıkardık dikkat çeker diye. İlgi çeker diye düşünüyorum ben yani Marksist bi şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki tamam” dediği,
Tape: 3627-3668 22.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER’in “Abi ben Doktor Kemal İÇMEN aradı” “Ben hastanedeyim SSK hastanesinde fakat şöyle bir az önce İstanbul Emniyet 7-8 kişiyi gözaltına aldı dedi ee Emin GÜRSES Alo” dediği, Serhan BOLLUK’un “Emin GÜRSES’i mi ?” dediği, Ferid İLSEVER’in “… gözaltına almış internetten takip ettim gördüm dedi Vedat YENERER 7-8 kişiyi gözaltına almışlar” “…bana öyle söyledi şimdi telefonla aradılar beni bunlar bunlar gözaltına alınmış dedi senden ricam aklıma geldi şimdi Vedat YENERER’i haber yapıyoruz adını geçireceğiz vs. falan filan geçirmeyelim şimdi onu söylemek için aradım seni” dediği, bu görüşme ile ilgili olarak şüpheli Serhan BOLLUK savcılık ifadesinde;
Ferid İLSEVER derginin yayınlanacak olan sayısında Vedat YENERER hakkında bir haber çıkacağını bildiğini, Şuanda bunun neyle ilgili olduğunu hatırlamadığını,Bu esnada Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınınca haberin çıkmasının uygun olmayacağını değerlendirerek kendisini bu konuda aradığını,Bu konuda konuştuklarını,Soruşturmanın siyasi yönlendirmeyle yürütüldüğü konusunda neredeyse kesin bir kanaate sahip olduğu için soruşturmayı başından itibaren yürüten Savcı Zekeriya ÖZ hakkında siyasi eğilimleri, ne yapıp yapmadığı konusunda bir araştırma yapma konusunda konuşmaları olduğunu, Ancak bunu dergi kapağı yapmaya karar vermediğini beyan etmiştir.
Tape : 3665 13.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile görüşmesinde özetle; DOĞUnun He o bir 6.000 silah mı Cemil BAYIK'a?dediği SERHANın 6.000 silah
DOĞUnun12.000 12.000, SERHANın 12.000 12.000 6.000'i yani şeye giden Talabaniye gidenlerin 6.000'i sonradan Cemil BAYIK'a gidiyor, DOĞUnunÖyle mi yoksa öyle yazıyor Talabani Barzaniye 12.000 Talabaniye 12.000 Cemil BAYIK'a 6.000, SERHANın Ben Talabaniye gidenlerin 6.000'i oraya gitti diye hatırladım yani bir şehir merkezinde eee bir polis merkezinde, DOĞUnun Yok yok sen bir daha bak ona, bir de Zaman'a bak bugün başka gazetede var mı
bu görüşmeler sonrasında Serhan’ın “Bu şey var önümde şuanda. Resmi ifadesi bizim şeyin Tuncay denen adamın. 8 sayfa fakatta bu tamamen şey üzerine kurulu sizde var mı?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok. Ne üzerine kurulu?” dediği, Serhan’ın “Yani bu işte araba satışı bulunan birtakım silahlar var elinde onlar soruluyor işte bilgisayar disketleri var onlar soruluyor.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani o bilinen ifadeler değil. O esas onu öbürünü bulmak lazım.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape: 3666 14.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK “Şimdi bak. Kağıt kalemin ya da bilgisayarın başında mısın?” “Açıklama yazdırabilir miyim?” “Zaman gastesinin Kıvrıkoğ.. orgenera.. org KIVRIKOĞLUyla ilgili yalan haberi.” Başına bir satır zamandan özetlersen istersen söyliyim. Bugünkü zaman Doğu PERİNÇEK’in ağzından DP’ni ağzından, hızlı hızlı yaz, sonra düzeltirsin. DP’nin ağzından ıı.. KIVRIKOĞLU ve Orgeneral KIVRIKOĞLU ve Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’le ilgili düzmece bir haber yayınlamıştır.” “Doğrusu şudur. Doğu PERİNÇEK” “Zaman gastesi muhabirinin sorusu üz ıı muhabirinin” “KIVRIKOĞLU ile Hilmi ÖZKÖK arasındaki görüş ayrılığı konusundaki sorusu üzerine şu cevabı vermiştir.” “Bu soruyu sayın komutanlara sormanız gerekir nokta. Ancak” “Orgeneral KIVRIKOĞLU, görev döneminde veyahut da genelkurmay başkanlığı döneminde” “Türk Ordusunun” “ABD ve NATO’dan” “Bağımsız bir” “.. savaş kabiliyeti” “Geliştirmesi için” “Çaba gösterdi” “Özel Kuvvetleri bu kapsamda Özel Kuvvetler’i” “.. bağımsız bir güç olarak” “Ve Kuzey Irak’ta hareket.. bağımsız bir güç olarak geliştirmeye çalıştı.” “Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’ün de” “.. bu çabaları içersinde” “Görevler üstlendiği bilinmektedir.” “Sayın KIVRIKOĞLU’na bugün Amerikancı basının yönelttiği psikolojik savaşın nedeni de budur. Nedeni de budur.” “Hilmi ÖZKÖK ise, 20 Nisan 2004’te Milli Egemenlik” “. ve Milli Güvenlik kavramlarının” “Eskidiğini açıklamış virgül, ABD’nin Irak’a Demokrasi götürdüğünü söylemiştir.” dediği, devemla Yukarıda KIVRIKOĞLU kısmına, en sonuna KIVRIKOĞLU, KIVRIKOĞLU ııı…daha 1999 Aralık ayında ABD’nin Irak’a girmesi durumunda batağa saplanacağı saptamasında bulun.. saplanacağını belirtmişti, dediği çıktı, dediği çıktı. Bunu bi.. her komutanla komurtan adı geçenlerin başına daima sıfat koyarak mesela orgeneral genel kurmay başkanı orgeneral falan gibi yani çıplak kullanma isimleri. Aynı şey Hilmi ÖZKÖK için de geçerli. Eski genelkurmay başkanı orgeneral. Ona orgeneral Hilmi ÖZKÖK de yeter. Bu açıklamayı dergiye koy, 1 adet de faksla ıı.. Fenerbahçe ordu evine, ıı…sayın Hüseyin KIVRIKOĞLU diye oraya da gönderiver.
Tape:3852 06.03.2008 tarihinde Fikret ….? Görüşmesinde özetle; kendisinin “kim olsa yıpratacaklar, Türk ordusuna karşı bir savaş başladı, kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. BİZİM SAĞ KOL ne diyor” dediği, FİKRET’in “SOL KOLDA şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Yani Irak'ı Irak konusunda da sürprizler olacak diyolar” dediği, kendisinin“Tabi olacak canım.Çok sürpriz varda oldu.” “yani her harekat karşı harekat” “Peki iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” “orduyu koruyun orduyu savunun bizim açıklamalar filan ulaşıyormu acaba oralara” dediği, FİKRET’in “Gidiyor gidiyor bizde burdan yolluyoruz” dediği tespit edilmiştir.
Tape :3843 07.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Mehmet..? arasındaki görüşmelerinde özetle;
Aralarında bir süre İşçi Partisinin bir basın bildirisinin basındaki yansımasından bahsettikten sonra; Mehmet’in “Atekle konuştum da dün ziyarete gitmiş tutukluları Emin Dayı aslan gibiydi diyor şimdi bizim bu medyaya Ergenekonla ilgili dosya götürüyoruz ya. Aytekin baş Aytekin başkanlığında avukatlar bir basın toplantısı yapsa bence çok iyi olur.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam olur olur sen mesela bak o açıdan bu özellikle muhafazakar medya ve köşe yazarlarına bu adam Ermeni soykırımını savunuyor efendim Müslümanlığa düşmanlık yapıyor Türk düşmanlığı yapıyor diye haber hazırla Ceyhun bunu çok güzel hazırlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK Bu şahsın tarihten üç yıl kadar önce Ulusal Kanal Haber Merkezinde üç ay kadar çalıştığını, Kendisini kanala Emekli Binbaşı olarak tanıttığını, Fakat bu süre zarfında bir takım şüpheli hareketleri olduğunu saptadıklarını, kendisinin aslında binbaşı değil yüzbaşı olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine kendisini işten çıkardıklarını, Danıştay suikast inden sonrada bu şahsın adı geçtiğini, bunu Aydınlık Dergisinde ajan provokatörü sıfatıyla kapak haberi yaptıklarını, Aynı şekilde de bu Ergenekon soruşturmasında da adı geçince yine aynı şekilde ajan provokatörü olarak kapak haberi yaptıklarını, Bu şahsı işten attıktan sonra MİT’e gidip İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisi aleyhinde uzun uzun ifadeler verdiğini bildiğini,
Emin ŞİRİN Milletvekilliği döneminde Ulusal Kanalda birkaç defa kendisini ağırladıklarını, Televizyon yayınında görüşlerine başvurduklarını,Bu şekilde tanıdıklarını,
Sevgi ERENEROL Yine kendisini iki yıl öncesinde Ulusal Kanalda çeşitli defalar Hıristiyan misyonerlik faaliyetleri ile ilgili olarak yayına çıkardıklarını, bu tarihten sonra görüşmediğini,
Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU,Kendisi ile bir defa tarihten bir yıl kadar önce Ulusal Kanalda Fikir Meydanı isimli televizyon açık oturum gibi bir program yaptıklarını, Ayrıca kendisinden çeşitli konularda görüş alıp halen yayınladıklarını, Yaklaşık kendisini 1-1,5 yıldır tanıdığını,
Mehmet Adnan AKFIRAT Kendisi ile uzun yıllar Aydınlık Dergisinde birlikte çalıştıklarını,
Ferid İLSEVER Yine kendisi ile Aydınlık Dergisi ve Ulusal Kanalda uzun yıllar birlikte çalıştıklarını,
Yusuf BEŞİRİK
Kendisi İşçi Partisi İstanbul il örgütünde görev yaptığını, 7-8 yıldır tanıdığını,
İbrahim BENLİ Kendisi ile Talat Paşa Komitesindeki aldığı görevler nedeni ile 3-4 yıl kadar önce tanıştıklarını, halen görüştüklerini,
İlhan SELÇUK Çeşitli konularda fikirlerini aldığı bir meslek büyüğü olduğunu, Bu şahıslarla olan ilişkilerin bunlardan ibaret olduğunu diğer şahısları tanımadığını,
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin rehber bilgileri dökümü alınmış ve alınan rehber dökümleri diğer şüphelilerin rehber dökümleri ile karşılaştırıldığında Serhan BOLLUK’UN telefon numaralarının diğer şüpheliler Nusret SENEM, Doğu PERNÇEK, Ferid İLSEVER, Hikmet ÇİÇEK, İbrahim BENLİ, Yusuf BEŞİRİK ‘in kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca şüpheli Serhan BOLLUK’un telefon rehberinde diğer şüphelilerden;Ferid İLSEVER,Doğu PERİNÇEK,İbrahim BENLİ,Hayati ÖZCAN7ın kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Aydın GERGİN isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için; “Kendisi Aydınlık dergisi yöneticisidir bu nedenle tanırım Herhangi bir ilişkim yoktur İşim dolayısı ile tanırım.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Aykut TOKAK isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Bana okunan isimlerden Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Serhan BOLLUK, Yusuf BEŞİRİK, Yusuf TUNÇER, Aydın GERGİN, Mahir Çayan GÜNGÖR isimli şahısları yukarıda bahsetmiş olduğum gibi İşçi Partisi Genel merkezinde çalışmam sebebiyle tanırım.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Ferid İLSEVER isimli şahsın 23.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;” Serhan BOLLUK Aydınlık dergisini genel yayın yönetmenidir. Ben hastanede tedavi görürken konuşmalardan da anlaşılacağı gibi Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN beni aradı. Hal hatır sordu ve bu arada internet üzerinden böyle gözaltılar olduğunu söyledi. Ben de Serhan BOLLUK’tan bunu araştırmasını istedim.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Doğu PERİNÇEK isimli şahsın 23.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;” Serhan BOLLUK’u 30 yıldır tanırım. Şuanda Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni, İP merkez Karar Kurul üyesi, Türkiye’nin en güvenilir yurtseverlerinden ve aydınlarındandır. Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Mahir Çayan GÜNGÖR isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Doğu PERİNÇEK,Mehmet Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER, Serhan BOLLUK, Yusuf BEŞİRİK, Yusuf TUNÇER, Aydın GERGİN , Aykut TOKAK isimli şahısları parti üyeleri nasıl tanırsa bende öyle tanımaktayım parti arkadaşlığı dışında herhangi bir ilişkim yok” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
Yusuf BEŞİRİK isimli şahsın 22.03.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Kendisi Aydınlık dergisinde çalışmaktadır. Kendisi ile arkadaşlık ilişkilerim vardır.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
İbrahim BENLİ isimli şahsın 23.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu Şüpheli ifade Tutanağında Serhan BOLLUK için;”Serhan BOLLUK’ u tanırım. Kız kardeşi şirketimde yöneticidir. Bu şekilde tanışıklığımız vardır. Başka bir ilişkim yoktur.” Şeklinde beyanlarının bulunduğu,
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Serhan BOLLUK’un Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olduğu ve İşçi Partisinde MKK üyesi olduğu, şüphelilerden Doğu PERİNÇEK, FeriD İLSEVER, İbrahim BENLİ, Mehmet Adnan AKFIRAT, İlhan SELÇUK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Sevgi ERENEROL ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile örgütsel irtibatlarının bulunduğu, daha önceden Ulusal Kanal’da görevli olduğu,
Tape :3811 26.02.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Erkan … arasında yaptıkları görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği,
Tape: 3640 26.02.2008 tarihinde Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Alemdaroğlu, E… Ü…, T.. Ö…, Serhan Bolluk var.” dediği, Yusuf İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.”
Şeklindeki görüşme içeriğinden şüpheli Serhan BOLLUK’un şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun yaptığı gizli toplantılara katıldığı anlaşılmıştır.
Tape :3852 06.03.2008 tarihinde Doğu PERİNÇEK ile Fikret… arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef…. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CHP'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Çok güzel. Şimdi sen o zaman abi Serhan'a bildir Dokuz Sabıkanın kocaman bir ilanını şeyini ilanlar vardır eski sayılardan zaten” “Çok güzel bir ilanını koyalım” dediği, bir süre K.Iraktaki gelişmelerden bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “…. iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” dediği, Fikret’in “…bence de öyle. Yani bizim çok lehimize şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi abi yalnız bizim tavırlarımızı mesela bak dün bizim şeyi yayınladığımız o ordu ile ilgili şeyi çok güzel yaymamız lazım ya çok çok güzel yaymamız lazım” “Bugün yaptığım basın toplantısını yaymak ama esas dünkü o ordu açıklamasını iyi yaymak lazım. iç cephe meselesi MHP'nin Ordunun meselesi falan…” dediği,
Şeklindeki konuşmadan şüpheli Serhan BOLLUK’un Ergenekon terör örgütü yöneticisi şüpheli Doğu PERİNÇEK’in örgütsel talimatlarıyla haber yaptığı anlaşılmaktadır.
Şüpheli Vedat YENERER’le alakalı olarak haber yaptığı ancak gözaltına alınınca şüpheli Ferid İLSEVER’in talimatıyla yayına koymadığı, Şüphelinin Aydınlık Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni olmasına rağmen Doğu PERİNÇEK ve Ferid İLSEVER’in talimatlarıyla ERGENEKON yapılanmasının olmadığına ve ERGENEKON’a karşı yürütülen soruşturmanın maksatlı ve taraflı yapıldığı şekilde sürekli dezenformasyon amacıyla soruşturmada tutuklanan ve ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ ile irtibatlı olan örgüt mensuplarıyla alakalı yayınlar yaptığı,
Dergide yapılan aramada ele geçirilen Yunus Emre UYAR isimli şahsın aydınlık dergisinde yasa dışı olarak sorgulanıp, Doğu PERİNÇEK’i niçin öldürmek istediğiyle alakalı yasa dışı sorgu yapıp, yapılan sorguyu videoya kaydettikleri ve aynı videoda Yunus Emre UYAR isimli kişinin nüfus cüzdanın arkalı önlü fotokopisiyle aynı konuyla alakalı sorgulanan kişiye elle yazdırıldığı anlaşılan özgeçmiş raporu gibi dört sayfalık dokümanın fotoğraflarının da bulunduğu, video kaydının sonunda da sorgulanan kişinin fotoğrafının üzerinde “Yeni Mehmet Ağcalar istemiyorsak bu tertibin üzerine gidilmeli” yazısının bulunduğu, Serhan BOLLUK beyanında sorgulama yapılan sandalyelerin Aydınlık Dergisinde de bulunan sandalyelerden olduğunu beyan ettiği, buradanda da Aydınlık Dergisinin herhangi bir suç işlenme şüphesi karşısında resmi mercilere doğrudan müracaat etmeyip daha çok sol örgütlerin kullandığı sorgulama yöntemlerini kullanıp önce kendileri tarafından sorgulanılıp videoya kaydettikleri, daha sonra bu konuda suç duyurusunda bulundukları, bu konuyla alakalı olarak,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK ifadesinde; “..kendisinin Aydınlık Dergisinin sorumlusu olmadığını..” beyan etmesine rağmen şüpheli Serhan BOLLUK’a sürekli talimatlar vererek nasıl yayın yapacağından, hangi gazetelere ne tür yazılar yazıp gönderileceğine kadar talimatlar verdiği şüphelinin de bu talimatları harfiyen uyguladığı anlaşılmakla aralarındaki ilişkinin Aydınlık Dergisinin Genel yayın yönetmeni, başyazar ilişkisi olmadığı, Ergenekon terör örgütünün hiyerarşik yapısı gereği emir komuta zinciri içersinde bir ilişki olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Hikmet ÇİÇEK’in flash diskinde bulunan ve “Kuşatma nasıl yarılır?” başlığı altında yeralan ve Doğu PERİNÇEK tarafından yazıldığı anlaşılan, belgenin,
3. KUŞATMA NASIL YARILIR? Başlıklı bölümünde;
Tayyip Erdoğan hükümeti nasıl bertaraf edilebilir ve Milli Hükümet nasıl kurulabilir’
Tayyip Erdoğan iktidarı, Millet-Ordu işbirliğiyle bertaraf edilebilir.
Millet-Ordu işbirliği, hiçbir zaman saray darbesi anlamını taşımamaktadır.
Millet-Ordu işbirliğinin unsurları Millî Kuvvetler olarak adlandırılacaktır.
Millî Kuvvetler şöyle sıralanabilir:
- Halk hareketi
- Millî Güçbirliği
- Meclisteki Millî Kuvvetler
- Ulusal medya (Ulusal Kanal vb)
- Türk Ordusu
Bu metinden de açıkça anlaşılacağı üzere ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN bünyesinde kurulan ve bizzat şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL tarafından yönetilen Milli Güç Birliği oluşumunun, İşçi Partisi örgütlenmesi içinde de bulunduğu ve şüphelilerce yapılacak olan iktidarı millet ordu işbirliği ile bertaraf etme ve bu gücün içinde bulunan Milli Kuvvetler tabiri içinde Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb.) denilerek Aydınlık Dergisinin de Ulusal Medya içersinde yer aldığını ve bu konudaki İşçi Partisi ve diğer şüphelilerden elde edilen “Ulusal Medya 2001” isimli dokümanın da örgütün amaçlarına uygun olarak hayata geçirildiğini anlatmakta olup, bu şüphelinin de derginin genel yayın yönetmeni olmasına rağmen Ulusal Kanal Genel yayın yönetmeni Ferid İLSEVER ve Doğu PERİNÇEK’ten almak suretiyle Aydınlık Dergisini çıkardığı ve yine derginin tüm sayılarında şüpheli Veli KÜÇÜK’ten çıkan “FABRİKATÖR” isimli dokümanda Doğu PERİNÇEK için FABRİKATÖR tabirinin kullanıldığı, bu konuyla alakalı olarak Aydınlık Dergisinin de bu amaca hizmet ederek birçok olayda örgütün çıkarlarını kullanmak suretiyle dezenformasyon amaçlı yayınlar yaptığı ve ERGENEKON örgütünün hükümetin ve devletin kurduğunu, bu türlü kamuoyunu yanıltmaya yönelik yayınlar yapmasından da Aydınlık Dergisinin bağımsız bir dergi gibi değil Ulusal Kanal ve Ulusal Medya içersinde yer alan ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına hizmet eden bir dergi olduğu, şüphelinin örgüt üyesi olması sebebiyle örgütün talimatlarına harfiyen uyduğu, bu nedenle şüphelinin faaliyetlerinin basın yayın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca söz konusu dergide dezenformasyon amaçlı yayınlar yaparak ve çeşitli mercilere bir çok defa suç duyurusunda bulunarak, adil yargılamayı etkilemeye sürekli olarak teşebbüs ettikleri anlaşılmış, ancak bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2008/1087, 2008/725, soruşturma nolu 2008/192 2008/122 nolu görevsilik kararlarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinden bu konuda ayrıca sevk maddesi talep edilmemiştir.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un 07.02.2008 tarihinde, şüpheli Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;
“Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu,
Serhan BOLLUKun “Ordu yapıyo.” Dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” Dediği, bununla ilgili olarak ifadesinde: “… görüşmenin doğru olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile bu görüşmeyi yaptığını, Doğu PERİNÇEK’i 30 yıldır tanıdığını, Türkiye İşçi Köylü Partisi Ankara Genel Merkezinde tanıştıklarını, o tarihten beridir kendisi ile gerek yüz yüze gerekse telefonla görüştüğünü, Aydınlık Dergisinin Başyazarı olduğunu, İşçi Partisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üç kere AKP’nin kapatılmasını isteyen dilekçe verdğini, Ankara Bürosunda AKP kapatılsın şeklindeki İşçi Partisinin bu girişimini kapak konusu yapılmasını önerdiğini. Doğu PERİNÇEK’e bu öneriyi ilettiğini. Bu öneriye karşı Doğu PERİNÇEK AKP’yi bir halk devrimi ile zaten devrileceğini yani AKP’nin iktidardan olacağını belirterek bu öneriye karşı çıktığını. Görüşmede geçen Bedri ismi Mehmet Bedri GÜLTEKİN isimli İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olduğu, Mehmet CENGİZ’in ise İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi olduğunu, Görüşmeden hatırladığının bunlardan ibaret olduğunu”,beyan ettiği, ancak B planı hakkında bir şey söylemediği ve bunu hatırlamadığını beyan ettiği, savcılıkta ise bu konuyu Rafet Ballı isimli gazetecinin söylediğini beyan ettiği, halde aynı görüşme ile alakalı
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e, Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yaptığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını, beyan ederek halk ihtilaliyle devirme fikirlerini teyit ettikleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un ajandasında kendi el yazısıyla yazıldığı anlaşılan
Şüpheli Serhan BOLLUK’un gazetecilik mesleği yanında İşçi Partisinin ERGENEKON terör örgütünün gizli amaçları çerçevesinde alınan kararların uygulanmasına yönelik olarak verilen tüm talimatları yerine getirdiği, habercilik ve gazetecilik adı altında ERGENEKON terör örgütünün propagandasını yaptığı gibi örgüt üyeleri hakkında da yaptıkları yanlı haberlerle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını işlediği, Aydınlık Dergisinin ERGENEKON terör örgütüne bağlı ULUSAL MEDYA grubu içinde yer aldığı, şüphelinin Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun toplantılarına katılması ve halkı hükümete karşı isyana tahrik suçlarına iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca şüphelinin ajandasında kendi el yazısıyla yazdığı kriminal raporuyla sabit olan Hakan SARAYLIOĞLU isimli kişinin DHKP-C örgütünce öldürülmeden önce sorgulanmasına ilişkin bazı notların olduğu, bu notlardan da bu şahsın öldürülmeden önce sorgulandığı ve bu sorguya şüpheli Serhan BOLLUK un da katıldığı, eylemin DHKP-C tarafından internette üstlenildiği, şüphelinin ajandasında internette bulunmayan bilgilerinde bulunduğu, hatta öldürülen şahsın cep telefonunun da ajandada yazılı olmasında ötürü şüphelinin bfu sorgulamaya bizzat katılıp notları aldığı, yada örgüt militanlarından bu bilgileri elde ettiği, buradan da şüphelinin DHKP/C örgütü ile irtibatlarının bulunduğu ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına uygun olarak terör örgütleriyle irtibatları da sağladığı anlılmaktadır. Bu konuda 2006/146 soruşturma numarası üzerinden ayrıca tahkikat yapıldığından bu dosyadaki 19.06.2008 tarihli şüpheli Serhan BOLLUK a ait ifade dosyamıza eklenmiştir.
Şüpheli Serhan BOLLUK’un üzerine atılı Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve halkı hükumete karşı isyana tahrik etmek eylemleri nedeniyle, TCK’nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
45-Şüpheli DOĞU PERİNÇEK
a) Emniyet İfadesinde;
Haziran 1942’de Gaziantepte doğduğunu, Ankara Sarar ilkokulu, Ankara Atatürk lisesi ve Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde orta öğrenimimi tamamladığını, 1960-64 arasında Hukuk fakültesini Ankara’da okuduğunu, 1964 Hukuk fakültesi Kamu Hukuku Kürsüsüne asistan olduğunu, 1968 Martında Hukuk doktoru, 1968 yılında FKF (Dev-Genç) genel başkanı olarak Türkiye’nin enbüyük gençlik hareketine önderlik ettiğini, 1972 yılında 141. madde yani sınıf esasına dayalı örgüte önderlik etmek suçundan tutuklandığını ve hüküm giydiğini, 1974 affı ile serbest kaldığını, 1978 Türkiye İşçi Köylü Partisi genel başkanı ve Aydınlık Dergisi Başyazarlığını yaptığını, 1980 12 Eylül askeri darbesinden sonra yine 141. madde nedeniyle tutuklandığını ve hüküm giydiğini, 1985’te serbest kaldığını, 1987 yılında Cemal Süreyya, Melih Cevdet ANDAY, Necati CUMALI, Hasan YALÇIN ve Türkiye’nin seçkin yazar ve gazetecileri ile birlikte 2000 E DOĞRU dergisini yayınladıklarını, genel yayın yönetmenliğini ve baş yazarlığını yaptığını, 1991 yılında Sosyalist Parti genel başkanı olduğunu, Sosyalist partinin kapatılmasından sonra 1992’de İşçi Partisi genel başkanlığına seçildiğini ve halen İşçi Partisi genel başkanlığını yaptığını, 38 kitabı, binlerce bilimsel yazısının olduğunu,
Kendisine sorulan şahıslardan;
Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ajan provakatör olduğunu, Mehmet EYMÜR’e bağlı olarak çalıştığını, eskiden Hıristiyan yapılmış, kiliselere sokulmuş, ajan olarak kullanıldığını, cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığını, devamlı yalan söylediğini, Ordudan istifaya zorlanmış çıkartılmış, emekli subayım diyerek 3-4 sene evvel bir süre ulusal kanalda çalıştığını, karışık işler çevirdiğini, ulusal kanala birkaç kez silahlı girmeye çalışması nedeniyle birkaç ay çalıştıktan sonra işten atıldığını,
Sevgi ERENEROL’u gazetelerden tanıdığını, Türk Ortodoks Patrikhanesi sözcüsü olarak bildiğini, mitinglerde gördüğünü, Kitle örgütü yöneticileri bir grup bayanla iki yıl kadar öncesi ziyaretine geldiklerini,
Güler KÖMÜRCÜ’yü gazeteci olarak tanıdığını, görüşmediğini,
Sami HOŞTAN’ı gazetelerden yasadışı bazı faaliyetlere karışması nedeniyle ismini duyduğunu,
Ali YASAK’ı Direj Ali olarak gazetelerden bildiğini, yasadışı faaliyetlere karıştığı şeklinde gazete haberleri okuduğunu,
Mehmet Fikri KARADAĞ’ı Kuvvai Milliye adlı örgütün liderleri arasında basında ismini duyduğunu, bu örgütün adını da vererek bu tür örgütlerin “başı bozuk” örgütler olduğunu ve halkın bunlara güvenmemesi gerektiğini, bu tür başı bozuk örgütlerle Türkiye’nin hiçbir meselesinin çözülemeyeceğini vurgulayarak yazı yazdığını,
Ümit OĞUZTAN’ı gazeteci olarak hatırladığını, görüşmediğini,
Kemal KERİNÇSİZ’i avukat olarak gazetelerdeki faaliyetleri ile tanıdığını, görüşmediğini,
Fuat TURGUT’u Apo davasında avukat olarak gazetelerden tanıdığını, internette sık sık açıklamalarının dolaştığını, Partilerine üye olmak için İzmir’de başvurduğunu, ancak reddedildiğini,
Habip Ümit SAYIN’ın İstanbul Üniversitesi Doçenti olduğunu, Ümit SANIY’ın birkaç kez ziyaretine geldiğini, bir ara Adanan Hocacılarla ilişki kurduğunu ve tutarsız davranışlarını gördüğünü,
Emin GÜRSES’i çok iyi tanıdığını, değer verdiği bir bilim adamı olduğunu, Aydınlık dergisinin yazarı olduğunu,
Ergün POYRAZ’ı kitaplarından dolayı tanıdığını, ancak görüşmediklerini,
Ferid İLSEVER’in İşçi Partisi Genelbaşkan yardımcısı ve basın yöneticisi olduğunu,
Serhan BOLLUK’u 30 yıldır tanıdığını, Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni, İP merkez Karar Kurul üyesi olduğunu,
Kemal yalçın ALEMDAROĞLU’nu tanıdığını, Eski İstanbul Üniversitesi rektörü olduğunu,
Yusuf BEŞİRİK İşçi partisi üyesi, partide günlük işlerinin yürütülmesinde yardımcıları arasında yer aldığını,
İbrahim BENLİ eski tersane işçisi, tekstil sanayicisi iş adamı, ve İP İstanbul 3. bölge milletvekili adayı olduğunu,
Adnan AKFIRAT TUCEM (Türkiye Çin İş Ortaklığı Örgütü) yöneticisi, İP merkez karar kurulu üyesi olduğunu,
Yusuf TUNCER İşçi Partisi Ankara Genel Merkezinde çalışanı olduğunu,
Aydın GERGİN İ.P genel başkan makam şoförü olduğunu,
Mahir Çayan GÜNGÖR İP genel başkan makam arabası sürücülerinden olduğunu,
Aykut TOKAK İşçi Partisi gençlerinden olduğunu, yakından tanımadığını,
İlhan SELÇUK 45 yıldır tanıdığını, gazeteci yazar olduğunu,
Muzaffer TEKİN in emekli subay olduğunu, bir kez ziyaretine geldiğini, atılgan ruhlu bir emekli subay olarak tanıdığını,
Semih Tufan GÜLALTAY’ı gazetelerden yasadışı faaliyetleri nedeniyle tanıdığını, Bir kez telefon görüşmesi yaptığını, kendisine yönelik bir suikast konusu duyduğunu ve bu konuyla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ile görüştüğünü,
Alparslan ASLAN’ı Danıştay Suikastçısı olarak tanıdığını, şahısla görüşmediğini,
İbrahim ÇİFTÇİ Mamak Cezaevinde hücre komşusu olduğunu,
Tuncay GÜNEY 2000 yılı öncesinde Ulusal Kanal ve Aydınlık’a gelip gittiğini, bu şahısla hiç konuşmadığını, 2000 yılında Veli KÜÇÜK emekli olurken veya olduktan sonra İstanbul’da CİA görevlileri tarafından ele geçirildiğini ve kendisini 10 yıl ABD de oturma olanağı sağlandığını ABD vizesi verildiğini öğrendiğini, O tarihte araba dolandırıcılığı nedeniyle İstanbul Organize Suçlar Müdürlüğünde sorguya çekildiğini, sorgudan sonra Aydınlık Dergisinde Nisan 2001 tarihlerinde onun sorgusuyla ilgili iki önemli yazı yayınlandığını, o yazılarda Tuncay GÜNEY’in düzmece ifadelerine dayanılarak Türk ordusuna karşı bir tertip yürütülmek istendiğinin belirtildiğini, DGM Başsavcısının talimatıyla dosyanın kapatıldığını ve el konan belgelerin iade edildiğini o zamanın Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar SAÇAN Hürriyet gazetesine açıklama yaptığını,
Veli KÜÇÜK, 2003 yılında yapılan İstanbulda’ki Kıbrıs mitinginde Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, bunun dışında yüz yüze görüşmediğini, 2003 yılı Temmuz ayında AKP iktidarının meclisten “ikiz ihanet sözleşmeleri” ni geçirmesi sonrasında, İstanbul İl merkezinden dört kez arayarak bu yasalarla ilgili bilgi aldığını, Emekli Generallerle toplantı halinde olduklarını, kendisinin o dönem Çankaya’da Cumhurbaşkanı ile görüşerek bu yasalarla ilgili sözlü açıklama yaptığını ve bir dosya verdiğini okuduklarını anlattığını, bu olalyla ilgili değerlendirmesini sorduğunu, kendisinin de Türkiye de etnik grupları ve cemaatlere ayrı devlet kurma, ayrı eğitim sistemi kurma gibi Türkiye yi bölmeye yönelik haklar tanıdığını anlattığını, bu şekilde Cumhurbaşkanına verdiği dosyanın bir örneğini Veli KÜÇÜK’e gönderdiğini, bu olayda olduğu gibi gazetelerden de izleyerek General Veli KÜÇÜK’ü Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, ABD ve AB devletlerine karşı savunan konumlarda olduğunu gördüğünü, Aydınlık Dergisinin 25 Ağustos 1996 tarihli sayısının kapağında Veli KÜÇÜK’ün “Eşref BİTLİS’i ABD öldürttü” şeklindeki açıklamalarına yer verdiklerini, ancak 10 yıl ismini sakladıklarını, kamu oyuna açıklamadıklarını, bunun dışında Veli KÜÇÜK’le hiçbir görüşme ve ilişkisinin olmadığını,
Türk Hukuk Kurumu yöneticiliği yaptığını, Türk Siyasi İlimler Derneği yöneticiliği yaptığını,
ERGENEKON isimli belge sorulduğunda; İki sene önce sabah gazetesi Ankara bürosu şefi Yavuz DONAT’ın kendisini Sabah gazetesinin yeni tesislerine davet ettiğini ve gezdirdiğini, Sabah gazetesi yazarlarından Aslı AYDINTAŞBAŞ ın ERGENEKON belgesini gösterdiğini ve bu belgeyi sizin yazdığınız söyleniyor dediğini, belgeyi incelediğinde içeriği ve üslubundan dolayı kendisiyle ilgili olmadığını söylediğini, bu belgeden bir suret aldığını, ayrıca CD sini de almış olabileceğini,
Süpernato veya İtalya’daki adıyla Gladyo denen örgütler, ABD tarafından Nato devletleri içinde örgütlendiğini, 40 yıldan beri Türkiye’nin içinde istikrarsızlaştırma operasyonları tezgahladığını, kendisine karşı tezgalanan suikastları da o gladyonun örgütlediğini,
Naylon terör örgütleri kurmak, bazı istihbarat örgütlerinin ABD ve CİA ve Mossaddan öğrendiği vahim uygulamalardan olduğunu, PKK yı 1975 yılında MİT’in kurduğunu, yine MİT’in Hizbullah denen örgütü kullandığını, belgenin kimler tarafından yazıldığını bilmediğini,
Tuncay GÜNEY’in anlatımlarında, ERGENEKON un yeniden yapılanması için, ERGENEKON belgesini Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN tarafından Bilecikte hazırladığını beyan ettiği hatırlatılarak sorulduğunda; “Samimi beyan diye soru sorulması, soruyu hazırlayanların bu CİA tertibinin içinde bulunduklarını gösterir. Bile bile İşçi Partisine karşı bir Amerikan senaryosunda rol almışlardır” şeklinde beyanda bulunarak, İP genel başkan yardımcısı rahmetli Suphi KARAMAN, genel başkan yardımcısı rahmetli Hasan YALÇIN ile hiçbir zaman Bilecik’te buluşmadıklarını, Deniz BİLGİ yi tanımadığını, böyle bir şahsın varlığının da şüpheli olduğunu,
Not:İfade tamamlandıktan sonra kontrol edilirken Doğu PERİNÇEK şu düzeltmeyi yaptı: “İmzalamadan önce ilk cümleyi değiştirmek istedim, tutanağı yapan görevliler bunu kabul etmedi. Cevabın ilk cümlesini imzalamıyorum. Kontrol sırasında düzeltiyorum.” dedi,
“Tuncay GÜNEY’in samimi beyanları diye bu konunun sorulmasının, soruyu hazırlayanların CIA tertibi içinde bulunduklarını gösterir” şeklindeki beyanlarını, ifadeyi alan memurun incinmesi üzerine değiştirmeyi talep ettiğini,
Ergenekon operasyonunun, işçi partisi ve T.S.K operasyonuna dönüştürüldüğünü,
LOBİ isimli belge ve içeriği sorulduğunda; Kendisine böyle bir soru sorulmasının, bütünüyle psikolojik savaş kapsamı içinde olduğunu, Ergenekon soruşturması bu boyutuyla İşçi Partisi ve genel başkanına karşı psikolojik savaş kampanyalarına hizmet etmekte ve bu açıdan suç işlenmekte olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, LOBİ isimli belgeyi, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisi tarafından hazırlandığını, son şeklinin ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini beyan etmesi hatırlatılarak sorulduğunda; “Bu soru karanlık örgütlerin psikolojik savaş öğretilerinden ilham alınarak hazırlanmıştır” şeklinde beyanda bulunmuş ve bu iddiayı yalanlamıştır.
Kendisinin de içinde bulunduğu bir grup tarafından hazırlandığı iddia edilen ERGENEKON ve LOBİ belgelerinin amacının: TSK mensubu ve sivil şahısları kullanarak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk”ün adını, ilke ve inkılâplarını MASKELEME yaparak, illegal kazanç, gizli istihbarat, legal ve illegal faaliyetler, naylon terör örgütü kurmak, naylon şirketler oluşturma, suikast ve propaganda gibi yöntemler vasıtası ile bir ÖRGÜTLENME oluşturup, GİZLİLİK prensipleri altında Türkiye Cumhuriyetinin tüm devlet kademelerini ele geçirip, örgütün amaçları doğrultusunda bir devlet yapısı kurmak olduğu hatırlatılarak sorulduğunda; Kendisinin hayatında, sayılan faaliyetlere benzeyen nokta kadar bir leke bulunmadığını, düzmece suçlamaların karanlık örgütlerin işi olduğunu,
Aydınlık Dergisi ve Tuncay GÜNEY ilişkisi sorulduğunda; Aydınlık Dergisinin parasal kaynaklarının yasal olduğunu, Maliye Bakanlığı denetmenlerince denetlendiğini, Tuncay GÜNEY’in Aydınlık Dergisine bir yıl kadar gelip gittiğini, daha önce Akşam, Milliyet gazetesinde çalışan ve dergiye haber taşıyan bir şahıs olduğunu, bu dönem içersinde Tuncay GÜNEY yönetiminde Strateji adı altında bir dergi çıkarttığını, dergi çalışanı olarak görev yaptığını bilmediğini, görev yaptı ise haberlerde imzasının olabileceğini,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, Veli KÜÇÜK ile birlikte olduğu dönemde, Doğu PERİNÇEK’İN referansıyla, Aydınlık Dergisinden bazı muhabirlerle K.Irak’a gittiklerini, Haburda JİTEM den subaylarında yanlarına geldiğini, arkalarında silah yüklü araçların olduğu öğrendiğini, gümrükte Veli KÜÇÜK’ün tanıdığı Ali Balkan METE, Cemal …. (KARAMAN) ın bulunduğunu beyan etmesi hatırlatılarak sorulduğunda; “Bu soru Ergenekon operasyonu denen tertibin hedeflerini sergilemektedir.” Şeklinde cevap vererek, Türk ordusunu ve İşçi Partisini bir suç örgütü olarak gösterilmeye çalışıldığını,
PKK –KONGRA GEL terör örgütünü, bir terör örgütü olarak görüyor musunuz sorusuna; PKK nın bölücü bir terör örgütü olduğunu, vatanımıza milletimize karşı hain bir mücadele içinde olduğunu, 1975 te MİT tarafından kurulduğunu, 1980 de Suriyenin kontrolüne geçtiğini, 1990 da ABD nin Irak’ı bölmesi sonucunda bir kesimi Kuzey Irakta ABD nin kontrolüne geçtiğini ve iki başlı hale geldiğini, 1998 de Abdullah ÖCALAN’ın CIA marifetiyle Türkiye’ye teslim edilme sonrası tamamen ABD kontrolüne geçtiğini,
Emin GÜRSES’in 29.01.2008 günü saat 09.50 sıralarında Devrim SEVİMAY isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Zekeriya ÖZTÜRK hakkında bahsettikten sonra “…bu adam PERİNÇEK’LE ilgili bir ifadesi var onu okudum. Valla bir kağıt verdiler bana okudum onu. Kağıt iki saat sonra silindi. Valla neler diyor biliyor musun? TÜRKİYE'DEKİ BÜTÜN TERÖR EYLEMLERİNİN ARKASINDA PKK BAĞLANTILI DOĞU PERİNÇEK VAR DİYOR. BÖYLE İFADE VERİLİR Mİ? Emniyet bu Savcılık bu ifadeyi almış dosyaya koymuş şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Emin GÜRSES’e bu konu sorulduğunda; Mehmet Zekeriya’nın PERİNÇEK hakkında ifade verdiğini duydum. Ben Ulusal Kanalın Perinçek’e yakın bir kanal olduğu bildiğim için, Ulusal Kanalı aradım ve ifadeyi Ulusal kanaldan bana göndermesini istedim. İfadeyi aldım ve okudum. Mehmet Zekeriya’nın ifadesinde görüşmede de bahsettiğim gibi yapılan tüm eylemlerin Perinçek bağlantılı olduğu yönünde ifade vermiş. Bende bunun haksız bir şey olduğunu söyleyerek görüşmemde beyan etmişim.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
Bu konularla ilgili Terör örgütü PKK ile bağlantısı sorulduğunda; Zekeriya ÖZTÜRK’ün ifadesini kendisinin de duyduğunu, Emin GÜRSES’in anlattıklarının doğru olduğunu, siyasal çözüm adı altında, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Abdullah GÜL’ün, PKK nın temsilci olarak atadığını belirttiği DTP yöneticileri ile Çankaya’da görüşmeler yaptığını, Tayip ERDOĞAN’ın Büyük Ortadoğu projesinin eş başkanı olduğunu, 11 ayrı konuşmasında itiraf ettiğini, BOP haritasında Türkiyenin bölünmüş gösterildiğini, ABD nin patronluğunda Türkiye de iktidar koltuğunda oturanların türban ve diğer konularda PKK ile aynı cephede yer alarak, Türkiye yi federasyona götürme ve bölme planları içinde yer aldıklarını, bu uygulama yütürülürken, Türk ordusu ve İşçi Partisi gibi bu planlara direnen askeri ve sivil örgütlenmelere karşı tertipler düzenlendiğini, psikolojik savaş faaliyeti yürütüldüğünü, sorulan sorunun bütünüyle bu kapsamda ve kamu görevinin kötüye kullanılması suçunun açık bir kanıtı olduğunu,
Tuncay GÜNEY den el konulan, 03.04.1998 tarihli, “İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek’e” şeklinde başlayan ve “parti önderliği adına, garzan eyaleti karargah komutanlığı” şeklinde biten, terör örgütünün mührü bulunan el yazısı belge sorulduğunda; Sorulan belgeyle ilgili 1998 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığını, belgenin düzmece olduğu adli ekspertiz raporları ile belirlendiğini,
İşçi Partisinde yapılan aramada, GİZLİ ibareli 1987/1988 “1988/1989 yılı kış tertiplenmesi, 21. J.Sınır Tugay K.Lığının Kış tertiplenmesi” başlığı bulunan bir harita olduğu, bu haritanın Gürpınar, Başkale gibi bölgeleri kapsadığı, askeri yerleşim yerlerinin yerini gösterdiği anlaşılarak, bu ve benzeri belgeleri nasıl temin etiği sorulduğunda; Belgelerden haberinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY’den bulunan PKK terör örgütü kamplarında, Doğu PERİNÇEK ve Abdullah ÖCALAN’ın terör örgütü üyeleriyle çekilmiş fotoğrafları sorulduğunda; Abdullah ÖCALAN ile 2000’e doğru dergisi genel yayın yönetmeni ve baş yazarı olarak görüşme yaptığını, o görüşmelerde Tuncay GÜNEY in olmadığını, 1990 öncesi, Tuncay GÜNEY’in karanlık kimliği dolayısıyla yanında bulunabilecek bir kimse olmadığını, Görüşmelerde PKK görevlilerinin de fotoğraf çektiğini, bu fotoğrafların daha sonra PKK ile MİT arasında bir anlaşma sonucu MİT’e verildiğini, İsveçte bulunan Mahmut BAKSI’dan öğrendiğini, fotoğrafların MİT adına Tuncay GÜNEY tarafından PKK yöneticilerinden Lübnan’da teslim alındığını, Tuncay GÜNEY’in arkadaşlarından öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK’e karşı PKK ile bazı kuruluşların ortak psikolojik savaş yürütmelerinin dikkat çekici olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in beyanlarında, Halit GÜNGÖR’ün JİTEM ve Hizbullah ilişkisini tespit etmesi sonrası öldürülmesi konusu sorulduğunda; Beyanda geçen kişinin Halit GÜNGEN olduğunu, Diyarbakır 2000’e doğru dergisinin temsilcisi olduğunu, Hizbullah’ın Diyarbakır da Emniyetin içine yuvalanmış bazı karanlık odaklarla faaliyetini ortaya çıkarttığını, bu nedenle öldürüldüğünü, Halit GÜNGEN’in tespitlerinin MİT müsteşarı tarafından doğrulandığını, MİT müsteşarının Hizbullahı kullandıklarını kamu oyuna açıkladığını,
Tuncay GÜNEY’in Abdullah ÖCALAN’ın Suriyeden çıkması sonrasında, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Abdullah ÖCALAN’ın avukatı Doğan ERBAŞ ile görüşülmesi, bu görüşmeyi Doğu PERİNÇEK’in odasında, Adnan AKFIRAT ile yaptıklarını anlatması konusu sorulduğunda; görüşmeyi Adnan AKFIRAT’ın bileceğini, kendi odasında böyle bir görüşme yapılmadığını,
Ulusal Kanal sorulduğunda; Halktan ortaklar bulunarak ve gönüllü katkılarla kaynağının sağlandığını, Maliye Bakanlığınca denetlendiğini, kanalın yasadışı hiçbir ilişkisi ve gelir gideri olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanal için Avrupadan 500 Milyar para getirdiğini, bu paranın bulunabilmesi için Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Haluk ŞAHİN gibi şahısların, Almanya –Fransa gibi ülkelere iki kere tur yaptığını, Avrupada PKK ve İslami kesimin para toplayabileceğini ancak Doğu PERİNÇEK’in toplayamayacağını anlatması konusu sorulduğunda; Kendisinin Ulusal Kanal yöneticisi olmadığını, Avrupada bir çok emekçi ve iş adamının Ulusal Kanala ortak olduğunu, miktarın ne kadar olduğunu bilmediğini ancak büyük kısmının Türkiye’den olduğunu, bir kısmının Avrupadan toplandığını, Haluk ŞAHİN’in bu şekilde bir para toplama işine katılmadığını, kendisinin de kaynak bulma işine katılmadığını, ancak Ulusal Kanal’ın yöneticisi olarak Ferid İLSEVER’in bu çalışmaların içinde olduğunu,
Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği (USİAD) hakkında bilgisi sorulduğunda; Ulusal sanayicileri bir araya getiren dernek olduğunu, bir dönem başkanlığını rahmetli Kemal ÖZDEN in yaptığını, Dernek içinde tanıdığı yöneticilerin olduğunu,
ERGENEKON –LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, Veli KÜÇÜK’ün Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği üyeleri ile Çırağan sarayında gizli bir toplantı yapması ve bu amaçla Ulusal Kanal ile bir gazetenin alınmasını görüştüklerini anlatması sorulduğunda; Veli KÜÇÜK veya USİAD ile bu konuda görüşmediklerini, Kemal ÖZDEN’in Ulusal Kanalın yüzlerce ortağından biri olduğunu, Ulusal Kanalın sahiplerinin, kanalı satmayacağını ve kontrolünü de kimseye vermeyeceğini,
“Ulusal Medya 2001” belgesindeki Cumhuriyet Gazetesi ve Ulusal TV konusu sorulduğunda; Bu belgeyi 2000’li yıllarda gördüğünü, isimlerini hatırlamadığı iki gazetecinin, kendisine karşı açtığı davada belgeyi kanıt olarak kullandığını, Cumhuriyet Gazetesi ile aralarında organik bir bağın bulunmadığını, 1998 yılında İlhan SELÇUK, Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER ile birlikte görüşme yaptıklarını, bir televizyon kanalı için görüştüklerini, bu görüşmede Ulusal Kanal’ın elindeki frekans ve yayın lisansını ortaya koyduğunu, İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN’ın da sermaye bulması kararlaştırıldığını, kendilerinin (10) on milyon dolarlık bir televizyon projesi önerdiklerini, ancak onların çok daha büyük sermayeli bir televizyon kanalı düşündüklerini, sonrasında bu girişimin olmadığını, kendilerinin kanalı kurduğunu ancak Cumhuriyet ve Gürbüz ÇAPAN’ın makine ve techizatları aldıkları halde o girişimi sürdüremediklerini,
Cumhuriyet Gazetesinin alınmasıyla ilgili, Veli KÜÇÜK, Gürbüz ÇAPAN, Ferid İLSEVER, Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN in ENKA tesislerinde yemek yemeleri konusu sorulduğunda; Ferid İLSEVER in o tarihlerde; Kemal ÖZDEN’in davetiyle yemek yenildiğini, General Veli KÜÇÜK’ünde toplantıya geldiğini, Kemal ÖZDEN Cumhuriyet gazetesine yönelik bir takım mali baskılar olduğunu, bu gazeteye ortak bulmak için çalıştıklarını, hatta 100 kadar ortak bulduklarını söylediğini anlattığını,
Ümit OĞUZTAN isimli şahıstan el konulan, 10 Mart 2000 tarihli ve “Sayın Perinçek” şeklinde başlayan belgede, “Doğu Perinçek ve Aydınlık Grubunun Türk siyasi yaşamında varlığını koruması ve gelişme gösterebilmesi ulusal çıkarların gereği olarak değerlendirile gelmiştir. Bu doğrultuda her dönemde örtülü/açık faaliyetlerle pek çok destek çalışması uygulamaya konmuştur” “… Aksiyonlar karşısında çok daha reaksiyoner faaliyetlere yönelinmesi ise önerimizdir” “Perinçek ve Aydınlık Grubu ile ÜSİAD’ın dayanışma prensipleri çerçevesinde gerçekleştirmeleri beklenen, bağış, yardımlar için, başvuruda bulunabilecekleri makam belirlenmiş ve bu vesile ile kendilerine bildirilmesi uygun görülmüştür” şeklinde yazı olduğu tespit edilmiştir. Bu belge sorulduğunda; Kendisine böyle bir yazı gelmediğini, imzasız yazılara değer vermediğini, yazının uydurma olduğunu,
“ULUSAL MEDYA 2001” başlıklı belge içersinde, bir bölümde, “İlhan SELÇUK kimdir” başlığının olduğu ve altında sizinle ilgili bilgilerin bulunduğu, devamında “GÜRBÜZ ÇAPAN- İLHAN SELÇUK-DOĞU PERİNÇEK VE CUMHURİYET GAZETESİ başlığı altında “….. PERİNÇEK, İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN’ı bir araya getirerek, finansal sorunlarında üstesinden gelinebileceğini düşünmüştür. Ancak PERİNÇEK in hesabı tutmamış, kendisinden çok daha deneyimli olan İlhan SELÇUK, Perinçek’i devre dışı bırakarak Gürbüz ÇAPAN ile anlaşmayı bırakmıştır. Bu anlaşmaya göre ÇAPAN hisselerin %40’ını satın almıştır. Daha sonra %60 hisseyi de satın alan ÇAPAN, Cumhuriyet Gazetesinin sahibi olmuştur” şeklinde yazdığı görülmüştür.
Aynı belgenin içeriğinde, Cumhuriyet Gazetesinde gerçekleştirilecek kadro hareketinin ardından, yayın politikasının yeniden belirlenmesi gerektiğinin yazıldığı görülmüştür. Ayrıca Gazeteci patronlar hakkında yazılar olduğu görülmüştür. Konu sorulduğunda; Yazının istihbarat raporu kokusu taşıdığını, Armado Otelindeki görüşmelerini izlemiş veya dinlemiş olabileceklerini, ancak burada kullanılan ifadelerin İlhan SELÇUK ve Gürbüz ÇAPAN arasındaki dostluk ilişkileri ile bağdaşmayan kaba ifadeler olduğunu, bu tür sorularla vatan milleti savunan medya birliktelikleri tehdit edildiğini, birleşmesi gereken yurtsever yayın organlarının birbirinden korkar hale getirilmek istendiğini, ERGENEKON Operasyonunun hedeflerinden birinin böylece ortaya çıktığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “sayın İlhan SELÇUK” diye başlayan 6 kasım 2002 tarihli bir mektup yazdığınız, mektubun içeriğinde “biz birlikte başına geçeceği ve kurulmakta olan Mafya=Tarikat yönetimini KESİNLİKLE BAŞINA YIKACAĞIZ” “Eğer kararlı bir muhalefet çizgisi izlersek, Cumhuriyet gazetesinin satışı 3 ay içerisinde yüz bine yaklaşır ve çok etkili olur” yazılı olduğu hatırlatılarak sorulduğunda; Türkiye deki mafya tarikat yönetimini kastettiğini, bu yönetimin yasa dışı olduğunu, Cumhuriyet yıkıcısı olduğunun Yargıtay Başsavcısı tarafından da saptandığını, kendilerinin bu yönetimi Türk milleti olarak yasal yollardan yıkacaklarını, mektubun kendisine ait olduğunu, aynı görüşünü 6 Kasım 2002 günü Cumhurbaşkanı Sezer’e yazdığı mektupta da ifade ettiğini,
Tuncay GÜNEY, Akşam Gazetesinde çalıştığı dönemde, Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER, Ankara da Hasan YALÇIN, Paris te Özcan ....... isimli şahısların, Akşam gazetesinin mutemet elemanları gibi çalıştıklarını, bu şahısların Doğu PERİNÇEK le birlikte hareket ettiklerini, Hasan YALÇIN İstihbarat Genel başkan yardımcısı, Ferid İLSEVEN’in Aydınlığın ve Ulusal TV nin genel yayın yönetmeni, Adnan AKFIRAT ın partinin... disiplin kurulu üyesi olduğunu, ÖZCAN ...... isimli şahsın da Paris muhaberi olduğunu, Akşam Gazetesine Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile başladığını, orada Mehmet Ali ILICAK’ın Veli KÜÇÜK’ün elinde olduğunu, gazete de bir kadrolaşmaya gittiklerini beyan etmesi konusu hatırlatılarak sorulduğunda; Bu konunun bütünüyle uydurma olduğunu, kendilerinin Akşam Gazetesine yönelik faaliyetlerinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanlarında; Tuncay ÖZKAN’ın Doğu PERİNÇEK in adamı olduğunu ve bu şahsı Doğu PERİNÇEK’in yönlendirdiğini, Enis BERBEROĞLU gibi bir çok şahsın Veli KÜÇÜK’ün de dostu olduğunu belirtmesiyle ilgili iddialar sorulduğunda; Tuncay ÖZKAN’ın hemşehrilisi olduğunu, etkili ve işini iyi bilen bir gazeteci olduğunu, bu şahsın yönlendirmeye ihtiyacı olmadığını, ifadelerin gerçek dışı olduğunu, 2001 yılında tasarlanan CIA operasyonunun kimlere bulaştırılmak istendiğini ve bütünüyle basın özgürlüğünü hedef aldığını göstermesi bakımından dikkat çekici olduğunu,
Tuncay GÜNEY’in, Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i rahatlıkla kullandığını, DOĞU PERİNÇEK in yanında emekli Deniz Binbaşısı Erol BİRBİLİK – Erol MÜTERCİM ler gibi subay ve albayların bulunduğunu beyan etmesi konusu sorulduğunda; Erol BİLBİLİK’in emekli bir deniz subayı olduğunu, İşçi Partisinde Başkanlık Kurulu Üyeliği yaptığını, Erol MÜTERCİMLER’in söylenen tarihlerde Fettullah hocanın denetimindeki Samanyolu TV de görev yaptığını, kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını, İşçi Partisinin ve genel başkanının Türkiyede denetlenemeyen, kendi kararlarını kendi alan tek parti olduğunu, Veli KÜÇÜK’ün yönlendirmesinin olmadığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Kırıkkale silah fabrikasında meydana gelen büyük patlamayla ilgili, Veli KÜÇÜK’ün kendisine haber yapmasını söylediğini, onun talimatı ile “Çevik BIR paşanın gurubunun fabrikaya sabotaj yaptığını” haber yaptıklarını, bu yöndeki haberlerin AYDINLIK ve Hürriyet gazetesinde çıktığını beyan etmesi sorulduğunda; Bu konuyu hatırlamadığını, Aydınlık Dergisinin o zamanki sayılarına bakılması gerektiğini, ancak Kırıkkale de sabotaj yapıldığını Aydınlık dergisinin yazdığını, bununla birlikte General Çevik BİR’e yönelik böyle bir suçlamanın yapılmış olamayacağını,
ERGENEKON örgütlenmesininin, medyada bu şekilde yer alarak neyi amaçladığı sorulduğunda; Bunu Ergenekon örgütünün varsa yöneticilerine sormak gerektiğini, fakat İşçi Partisini yönlendirebilecek bir kuvvetin anasından doğmadığını, bunu bütün dünyanın bildiğini,
Susurluk kazası sorulduğunda; Hüseyin KOCADAĞ, Abdullah ÇATLI gibi şahısları tanımadığını, Susurluk olayında, Türkiye deki ABD güdümlü gladyonun bağırsaklarının patladığını,
Tuncay GÜNEY beyanında, Susurluk olayından sonra, Radikal Gazetesinin, Veli KÜÇÜK hakkında “Nerede Faili Meçhul Orda Veli KÜÇÜK” diye manşet attığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK gitsin Aydın DOĞAN ile görüşsün” dediğini, Doğu PERİNÇEK’in Aydın DOĞAN ile bu konuda görüştüğünü, Aydın DOĞAN’ın bundan sonra Milliyet Gazetesinde haber yapmamaya gayrete edeceğini, Radikali de damadıyla görüşüp etkileyeceğini” anlatarak “Veli Paşa’ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de Hürriyet Gazetesi benim değil Koç’un dediğini” beyan etmesi konusu hatırlatılarak sorulduğunda; Veli KÜÇÜK veya bir başka şahsın kendisine talimat veremeyeceğini, Aydın DOĞAN’a bu şekilde aracı olması kişiliğiyle bağdaşmayacağını söyleyerek “demekki 2001 yılında planlanan CIA operasyonunda Aydın DOĞAN’a dahi uzanmayı veya üzerinde baskı kurmayı düşünenler varmış” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tuncay GÜNEY beyanında, Doğu PERİNÇEK ten Sami HOŞTAN’ın HAP işi yaptığını öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK in isteği üzerine bu konuyu Veli KÜÇÜK’e anlattığını, onunda “ben herzaman bunun dosyasını temizleyemem, Sami’ yi Ömer Lütfü TOPAL’ ın yerine koyarak biz hata yaptık’ dediğini beyan etmesi konusu hatırlatıldığında; Sami HOŞTAN ile en küçük bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek “bu ifadeler yürütülen operasyonun bir tertipten ibaret olduğunu ispatlamaktadır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tuncay GÜNEY beyanında, Veli KÜÇÜK’ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN’ın yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, “Sami HOŞTAN’ın uyuşturucu işi yaptığı, Veli KÜÇÜK’ün de uzun zamandır buna sahip çıktığı, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiği, JİTEM’in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını’ anlatarak Sami HOŞTANLA görüşmek istediğini, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Drej Ali’nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklarını ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK’e bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK’ün de “Sami HOŞTAN’a görüşme yapmamasını’ söylediğini, kendisine de “Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasın), askerler yapmıyor desin’ dediğini beyan etmesi sorulduğunda; Rahmetli Hasan YALÇIN’ın bu tür insanlarla görüşmeyeceğini, bahsedilen konunun bütünüyle uydurma olduğunu,
Vatansever Kuvvetler Güç Birliği sorulduğunda; Başı bozuk örgütlerden biri olduğunu, yazılarında bu örgütlerden uzak durulması gerektiğini öğütlediğini,
Zihni ÇAKIR’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 25.02.2008 tarihinde tanık olarak alınan beyanında; VKGB Başkanı Taner ÜNAL’ın kendisine “2003 yılı Nisan ayında, Dikmen'de önceki bürosuna yakın bir yerde kiraladığı ofisinde TÜRKELİ Dergisini çıkaracağını, ofisin altındaki deponun bir anfiye dönüştürüldüğünü, dinleyici ve konuşmacı yerlerinin olduğunu, bu mekanda bir oluşum için toplantılar yaptıklarını anlattığını, TANER ÜNAL’ın bu oluşum içerisinde yer alması için kendisine de teklifte bulunduğunu, oluşumda birçok paşanın olduğunu, HASAN KUNDAKÇI, VELİ KÜÇÜK gibi isimlerin yer aldığını, DOĞU PERİNÇEK'in ve HİKMET ÇİÇEK'in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini, maddi hiçbir sıkıntısının olmayacağını, istediği kadar maaş verebileceklerini, söyleyerek oluşuma katılması yönünde telkinlerde bulunduğunu beyan etmesi sorulduğunda; Vatan Sever Güç Birliği’ne hiçbir destek vermediğini söyleyerek “General adları verilmesi ta 2001 de tasarlanan fakat çöpe atılan operasyonun Türk Ordusunu bir suç örgütü gibi gösterme çabalarının kanıtıdır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
06.06.2007 günü saat:17.19 da Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği Başkanı Taner ÜNAL ve Mesut SEZER arasındaki telefon görüşmesinde, Diyarbakır da yapılacak İşçi Partisinin düzenlediği bir mitingle ilgili Doğu PERİNÇEK ile irtibata geçilmesinden bahsederek, Tamer ÜNAL’ın “Şimdi aradım. Beni temsilen Mesut bey katılıyor diyeceğim.” dediği tespit edilmiştir. Diyarbakır da düzenlenen miting sorulduğunda; Diyarbakır’da Türk Bayrağıyla miting yapan tek partinin, İşçi Partisi olduğunu, 29 Haziran 2007 günü gerçekleştirildiğini, Diyarbakır dan Türkiye ye göz dikenlere, Türk Bayrağının gösterildiğini, Diyarbakır halkının İşçi Partisini ve Türk Bayrağını bağrına bastığını, daha önceden 2004 yılında ve 2005 yılı 29 ekimde Diyarbakır ilinde ve köylerinde İşçi partisi olarak Türk bayraklı ve Atatürk postarli muhteşem mitingler gerçekleştirdiklerini.
06.06.2007 günü saat:17.37 de Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği Başkanı Taner ÜNAL ile Diyarbakır’da yapılacak bir mitingle ilgili yaptığı telefon görüşmesi hatırlatılarak sorulduğunda; kendisine Miting öncesinde çok sayıda katılma telefonları geldiğini, telefonlarda karşı tarafta kimin olduğunu hatırlamadığını,
İbrahim BENLİ ile olan ilişkisi ve Güler KÖMÜRCÜ’nün anlatımlarında geçen, hep birlikte şahsın çiftlik evinde yapılan toplantı sorulduğunda; “ayıptır milletin birbirleri ile buluşmasını yemek yemesini suç göstermek bu operasyonun kanun dışılığının vardığı boyutları sergilemektedir” şeklinde beyanda bulunmuş ve yemeğe bir çok kişinin katıldığını, şarkılar ve türküler söylendiğini, İbrahim BENLİ’nin İP’in İstanbul 3. bölge milletvekili adayı olduğunu, Seçimlerde parti üyesi olduğu için aidat ödenti ve bağışları olduğunu, hepsinin makbuzlu olduğunu, ancak sponsor tabir edilecek bir katkısı olmadığını, toplantıya katıldığı söylenilen Yarbay Bahadır BERK’i tanımadığını, Emniyet Müdürü Adnan KONUMKAN’ın İP’in Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, davette olup olmadığını hatırlamadığını, davete katılan Savcının ise, şu an avukatlık yapan Mehmet Sait TÜRER olabileceğini,
Operasyon kapsamında yakalanan şahıslardan bulunan belgeler arasında, Ümit SAYIN başlıklı, 4 Mart 1997 tarihli Doğu PERİNÇEK adına yazılmış yazıda, Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK in yazdığı yazıları İngilizceye çevirerek ABD deki bazı Demokratik kurumlara yolladığını, Cumhuriyet Devrimlerinin uygulanmasıyla ilgili “yeni Kemalist bir devrim yapılması gerektiğine ve bu yeni Kemalist ideolojinin aksiyonlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum” şeklinde yazdığı hatırlatılarak, Ümit SAYIN la olan ilişkisi ve YENİDEN KELAMALİST BİR DEVRİM YAPILMASI sözüyle neyin kastedildiği sorulduğunda; “Bu soru Kemalist devrimi de suç olarak görmektedir. Kemalist devrimi suç olarak görenler, Atatürk’ü yıkamayacaklardır ve girişimlerinin altında kalacaklardır. Bu soru Ergenekon operasyonun Atatürk düşmanı yönelişini ele vermektedir” şeklinde beyanda bulunarak, Ümit SAYIN’ın kendisine yazdığını hatırlamadığını, ancak içeriğinde herhangi bir suç unsurunun olmadığını söyleyerek, “ Abdulhamit dönemine mi döndük. Aydınlar birbirine mektup yazamayacak duruma geldik” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2001 yılında yakalanan Tuncay GÜNEY den el konulan, 19 Mayıs 2000 tarihli “Sayın Doğu Perinçek” başlıklı belgede, “Dayanışma prensipleri gereği, size iletilen üç ana konu üzerinde yoğunlaşılarak işbirliği sağlanmak istenmiştir. 1-Mektup, 2-Gazete, 3-Finans, ancak ne yazık ki bu üç konuda da isteksiz kalınmış, karşılıklı dayanışma prensiplerine aykırı bir tutum sergilenmiştir” “…önderi Mustafa Kemal Atatürk; tarih sahnesinde görülen en kararlı motivatör idi, onun bu özelliği karşısında manüpilatör politika uygulayıcılarının elde edebildikleri tek şey ise yalnızca yenildiği olmuştur” şeklinde yazdığı hatırlatılarak sorulduğunda; Bu belgeyi hiç okumadığını, bu belgenin İşçi Partisine yönelik girişimleri, ters çevrildiğini ispatladığını, bunun da ERGENEKON uydurmasının bizzat bu kanıtlarla çürütülmesi olduğunu,
Operasyon kapsamında yakalanan şahıslardan bulunan belgeler arasında, 13 Kasım 2000 tarih ve Sayın Doğu Perinçek başlıklı belgede, “Gurubunuza bağlı öncü gençlik teşkilatına provokasyona yönelik sızma ve tertip girişimlerinin açığa çıkartılmış olması ve konunun başbakanlığa bildirilmesi dikkat ve kararlılığınızın en belirgin örnekleri arasında yer almış ve pozitif bir gelişme olarak değerlendirmeye alınmıştır.” Şeklinde devam eden ve NATO konseptinden bahsedilen yazı hatırlatılarak sorulduğunda; Bu yazıyı bilmediğini, ancak kendisini tebrik eden yüzlerce internet mektubu, mektup ve telefon aldığını, suçla ilgisinin olmadığını,
11 Haziran 2003 tarihli, İşçi Partisi Genel Başkanlığı amblemli belge içeriğinde, “Sayın E.Tuğ.g.Veli Küçük” “sayın komutanımız” “ikiz sözleşmeler’i onaylayan kanun konusundaki görülerimi içeren Sayın Cumhurbaşkanımıza arzettiğim mektup ve ekindeki hukuki açıklamayı bilgilerinize sunarım” “Kanun henüz Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanmamıştır; Meclise iadesi hukuken mümkündür” “saygılarımla” Doğu Perinçek işçi partisi genel başkanı” şeklinde yazı hatırlatılarak sorulduğunda; Yazının doğru olduğunu, yazıyı sadece Veli KÜÇÜK’e değil, Genelkurmay Başkanına, bütün kuvvet Komutanlarına ve Ordu Komutanlarına aynı içerik ve ekleri ile birlikte gönderdiğini,
22.01.2008 tarihinde Veli KÜÇÜK’ün ikametinde bulunan dokümanlar arasında, kendisi tarafından çeşitli konularda Veli Küçük’e hitaben arzederim ibaresiyle son bulan faks çıktısı dökümanlar elde edildiği, Veli Küçük’e göndermiş olduğu yazılarda arz ederim ibaresini kullandığı, Veli KÜÇÜK’e neden bu kadar doküman gönderme ihtiyacı duyduğu ve aralarındaki hiyerarşik yapı sorulduğunda; Kendisinin hiçbir zaman Veli KÜÇÜK ile bir hiyerarşik yapı içerisinde olmadığını, İşçi Partisi Genel Başkanlığı üzerinde hiçbir hiyerarşinin olamayacağını, Cumhurbaşkanının da, Başbakanında kendisinin üzerinde olamayacağını, ancak Genelkurmay Başkanlığı Ordu Komutanlığına yazdığı yazılarda ve Kamu Makamlarına yazdığı yazılarda her zaman saygılı ifadeler kullandığını,
Soruşturma kapsamında yakalanan Ümit OĞUZTAN’ın bilgisayarında yapılan incelemede ERGENEKON Terör örgütüne ait Microsoft Office Word belgesi Gözlem – Analiz isimli belgenin incelemesinde,
1). Giriş, Amaç ve Kapsam
“Bu çalışma Doğu Perinçek ve Aydınlık grubunun siyasal kültürel ve ekonomik anlamda “açık faaliyetleri” gözlemlenerek elde edilen veriler ışığında; objektif değerlendirme prensiplerine sadık kalınmaya özen gösterilerek hazırlanan bir analizdir. Örtülü çalışmalar ve amaçları konumuz dışında tutulmuştur. Ancak, açık faaliyetler örtülü çalışma ve amaçların belirlenmesine sınırlı da olsa yardımcı olabilecek durumdadır.” denilmektedir.
*“Ergenekon” örgütünün oluşumunda kullanılmak üzere, faaliyetlerinizin izlendiği ve rapor haline getirildiği tespit edilmiştir. gözlem ve analiz belgesini kim yazdı?
*Rapor kimlere sunulmuştur ve hangi amaçların gerçekleşmesinde etkili, yönlendirici olmuştur?
*Belgede bahsi geçen örtülü faaliyetleriniz, devletin hangi birimlerinin bilgisi ve kontrolü altındadır? Faaliyetlerin kararları kimler tarafından alınmaktadır? hangi alanlarda uygulamaya konulmaktadır ve uygulayıcılar kimlerdir? Şeklinde sorular sorulduğunda; Belgeyi görmediğini, ancak kendilerinin yaptığı tahlilerin Ümit OĞUZTAN harici, dünyanın büyük Devletlerinin yararlandığını, Türkiye de Tahlil yeteneği ve program yapma yeteneği üstün olan bir parti olarak her kes tarafından kabul edildiklerini, herkezin bu tahlillerden yararlanabileceğini, ancak buradaki üslubun, kendilerinin yaptığı tahlillerin edep, usul ve adabına uygun görülmediğini, burada sözü edilen açık faaliyet örtülü faaliyet gibi çabalar, açıkça belirtildiği gibi kendileriyle ilgili olmadığını,
Belgenin devamında;
“Bu gözlem ve analiz çalışmamızın hazırlanmasında uygulanan yöntem açığa çıkmış verilere dayanmaktadır. Çalışmamızda Doğu Perinçek ve Aydınlık grubunun “uzun yürüyüş” tanımlamasıyla andıkları amaçlarına ulaşabilmek için; uygulama, yöntem ve prensipleri belirlenerek işaret edilmeye çalışılmaktadır.”
*“Uzun Yürüyüş” nedir? bunun neticesinde nasıl bir amaca ulaşmayı planlıyorsunuz?
*“Uzun Yürüyüş”ün modelleme olarak seçilmesinde, uyguladığınız yöntem ve prensiplerinizin etkili olduğu tespit edilmiş olup, bu yöntem ve prensipler hakkında detaylı bilgi veriniz? Şeklinde sorular sorulduğunda; Soruyu soranların belgeyi dikkatli okumadıkları veya kasıtlı olarak tahrif ettiklerini, tanımlanan suçla bağlantılı olmadıklarını,
Belgenin devamında;
“Türkiye’deki faaliyet gösteren pek çok siyasi parti içinde ayrı bir özelliğe sahip olan Doğu Perinçek liderliğindeki eski Türkiye İşçi Köylü Partisi, yeni oluşumuyla Türkiye İşçi Partisi, TBMM’de gurubu bulunmayan siyasi bir parti olmakla birlikte, faaliyetlerinde yeğlediği yöntemler açısından toplumun yönelişlerinde giderek eriyen siyasal bir yapı gibi görünmüşse de her dönemde sesini duyurmayı, legal ve illegal güç odakları arasında yer almayı başarmıştır. Bu bağlamda legal siyasi partiler içinde dikkat çekici ayrıcalıklı bir özelliğe sahip olduğu açıktır.”
*Parti faaliyetleri altında uygulamış olduğunuz yöntemler neticesinde illegal güç odakları arasında yer almayı başardığınız şeklinde bir tespit olduğu görülmüş olup bu faaliyetlerinizi ayrıntılı olarak anlatınız? Şeklinde yöneltilen soruya; İşçi Partisinin İllegal hiçbir faaliyetinin olmadığını, Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarının bunu doğrulayacağını,
Belgenin devamında;
“Türkiye İşçi Partisi ve Aydınlık grubu materyalist bir anlayışla komünist ideoloji doğrultusunda faaliyet göstermekte ve örgütlenmektedir. Ancak, Kemalizm karşıtı olmamaya özen gösterilmesi ve Kemalizm’in siyasal platformlarda savunulması misyonunu üstlenmeye çaba gösteriyor oluşuyla da ayrıca dikkate değer bir gelişme sergilemektedir. Özellikle son on yıldır hiçbir siyasal partinin savunmadığı oranda Kemalizm’i savunma misyonunu üstlenen komünist ideolojiyi ve materyalizm anlayışını ilke edinen siyasi bir partinin amaçları, yöntemleri ve “uzun yürüyüş”teki hedeflerinin sağlıklı bir biçimde belirlenmesi zorunluluğu vardır. Ayrıca, faaliyetlerini sürdürebilme ve geleceğe yönelik yatırımlarını gerçekleştirebilme açısından finansal kaynaklarının örtülü olması yine dikkate değer önemli bir husustur.
*Yürütmüş olduğunuz faaliyetlerin finansal kaynakları nelerdir?
*Partinizin finansal kaynağını açıklayınız? Şeklinde yöneltilen soruya; Bu yazıyı yazanların İşçi Partisini tamamen kendi dışlarında gördüğünü ispatladığını, diğer alıntılarında bunu doğruladığını, Finansal kaynakların örtülü olduğu yönündeki görüşün yazara ait olduğunu ve yanlış olduğunu, kendileri hakkında Türkiye de her ay yüzlerce hatta binlerce sayfa yazı, kitap yazıldığını, bu belgenin de onlardan biri olduğunu,
Belgenin devamında;
a). Faaliyetler Ve Uygulama Yöntemleri:
“Türkiye İşçi Partisi, her türden faaliyet için, Doğu Perinçek’in belirlediği yöntemler ile faaliyet göstermektedir. Perinçek’in yöntemleri ise; “uzun yürüyüş” olarak tanımlanan, uzun vadeye yayılmış plânlamalar olarak özetlene bilir. Nihaî hedefin belirlenebilmesini engelleyici olan bu yöntem, her türden örtülü faaliyete zemin hazırlayıcı bir metottur.”
b). Siyasi Faaliyetler:
Doğu Perinçek, 1961’de üniversite birinci sınıfta öğrenimini sürdürürken “Yeni Türkiye Partisi”nin Gençlik Kolları’na girerek başladığı siyasi faaliyetlerini sürdüre gelmiştir. Legal bir siyasi parti olarak faaliyetlerini sürdüren Türkiye İşçi Partisi, diğer siyasal yapılanmalardan çok farklı bir yöntemle çalışmakta, tavandan tabana yayılan biçimlendirme, etkileme ve yönlendirme girişimleri “provokasyon yöntemleri” ile gerçekleştirilmektedir. Yarar sağlayabilme amacı güdülerek her türden güç odağı ile işbirliği içinde olunması en belirgin özellik olarak ortaya çıkmaktadır.
*Partinizin faaliyetlerini diğer siyasi partilerden ayıran özellikler nelerdir?
*Partinizin işleyiş sisteminin şekillendirilmesinde nasıl bir yöntem izlenmektedir, bu konuda tabanınızın etkisi var mıdır? Şeklinde yöneltilen soruya; Kendileriyle ilgili Türkiye’de yazılan yüzlerce değerlendirmeden biri olduğunu, bunları okuyup yararlanacak noktaları değerlendirdiklerini, suçla hiçbir ilgisinin olmadığını,
Belgenin devamında;
c). Doktiriner Teorik Çalışmalar:
“ Doktiriner teorik çalışmalarda her kesimden, her görüşten ve her inançtan aydınlardan azami olarak yararlanılmakta, böylelikle çeşitli kesimler ile iletişim kurularak geliştirilen ilişkiler sağlanmakta olduğu gibi, yeni teoriler geliştirilmesinde büyük kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu bir anlamda, her alanda işe yarayacak teoriler hazırlanmasında “hazır”dan yararlanma alışkanlığını geliştirmiştir. Yaratıcı olmak yerine elverişli olanı kullanma yöntemi benimsenmiştir. Örneğin: Yalçın Küçük ve İsmail Beşikçi’den bu anlamda büyük ölçüde yararlanılmaktadır.” Şeklindeki yazı sorulduğunda; Kendisiyle ilgili bir yazı olmadığını,
Belgenin devamında;
d). Provokasyon Faaliyetleri:
“Toplumun duyarlı olduğu her konuda provokasyonların oluşumuna zemin hazırlanmasının sağlanması, her şey olup bittikten sonra da provokasyonu gerçekleştirenlerin deşifre edilmesi yöntemi ana prensipler arasındaki değişmez yerini korumaktadır.”
e). Gençliğin Örgütlenmesi:
“Pekçok ve her kesimden genç, yalnızca kültürel çalışmalara yönlendirilerek toplumdan soyutlanmakta ve amaçlar doğrultusunda biçimlendirilmektedir.Toplumdan soyutlanan gençlerin "değerlendirme"”ve "karşılaştırma” yöntemlerinden yararlanabilmesi olanaksız kılınmaktadır. Gençliğe verilen eğitimin dışındaki tüm veriler ve değerler “karşı devrim” ürünü olarak peşinen kabullendirilmektedir.” Belgenin devamında;
f). Kadro Oluşturulması ve Örgütlenme:
“Siyasal, kültürel ve ekonomik faaliyetler için kadro oluşturulmasında “uzun yol” prensibi esas alınmaktadır. Siyasal oluşum içinde etkin kadrolarda yer alabilmek çok geniş bir zamana yayılmakta böylelikle kişilerin bir başka dünyada yer edinebilme şansları tümüyle ortadan kaldırılmaktadır.
Uzun yıllar sonra güven duyulan kadrolardan oluşturulan örgütler, yalnızca gereğinde işlevsel hale dönüştürülmektedir.
g). Arşiv:
Özellikle kişilere yönelik ciddi bir arşiv bulunmaktadır. Bu arşivde yer alan her türden malzeme genellikle provokasyona yönelik faaliyetler için bitimsiz bir kaynak durumundadır. Ve salt provokasyon amaçlı arşiv tutulmaktadır.
Bilimsel, kültürel ve sanatsal faaliyetler ile Türkiye’nin ulusal sorunlarını içeren hiçbir arşiv çalışması yapılmadığı ve bu anlamda bir çalışmanın gereksiz görülmüş olması, arşivcilik faaliyetlerinin hangi amaçlar doğrultusunda hareket edildiğini ortaya koymaktadır.”
Belgenin devamında;
2). Dış İlişkiler:
“Doğu Perinçek ve grubunun dış ilişkileri gereği biçimde dikkate alınmamıştır. Komünist ideolojiye sahip olması, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına aykırı olarak en büyük tehlikenin komünizmden geleceği endişeleri, Perinçek’in komünist bloklar dışında kalan diğer ülkeler ve bunlara bağlı istihbarat örgütleriyle kurduğu ilişkilerin örtüsü olmuştur.
…Perinçek’in özellikle Çin ile olan ilişkileri dikkate değer durumdadır. Finansal anlamda da destek gördüğü bir ülke olan Çin, Türkî Cumhuriyetler üzerinden de finansal destek sağlayıcı ticari ilişkiler kurulmasını sağlamıştır.
*Siz ve partinizin Çin le ne tür bir ilişkisi bulunmaktadır? Çinden ne şekilde finansal destek görmektesiniz? Şeklinde yöneltilen soruya; Bunu yazanların kendilerine düşman olduklarını ve karşı tertipler içerisinde bulunduklarının ap açık ortaya çıktığını, soruşturmayı yapanların bu belgeyi buraya almasından dolayı teşekkür ettiğini, kendilerinin Ergenekon adı altında çaba gösterdikleri kabul edilen gladyo kafalı kimselerle örgüt kurmalarının, yüz yüze görüşmelerinin düşünülemeyeceğini, İşçi Partisinin hiçbir ülkeden parasal destek almadığını, hiçbir ülke ve örgütle bağlantılı faaliyet yapmadığını,
22.01.2008 tarihinde Veli Küçük’ün ikametinde görevlilerce yapılan aramada, “televizyon analiz yönetim ve geliştirme projesi türkiye’de televizyon yaşlılar için çok yeni gençler için çok eskidir istanbul/temmuz 2000” başlıklı 39 sayfalık bir doküman elde edilmiş olup, bu dökümanın da Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dökümanlarla aynı konularda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Dökümanın incelemesinde;
-SUNUŞ kısmında Temmuz 2000 tarihli Televizyon Analiz çalışması Kanal/6 televizyon kanalı ele alınarak hazırlandığı. Şimdi ise hedef televizyon kanalı ULUSAL TV’dir
-CUMHURİYET GAZETESİ ile Ulusal Tv’nin hisselerini elinde bulunduracak olan yeni bir anonim şirket kurulmalıdır. Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığına ve Yönetim Kurulu Üyeliğine getirilecek olan kişiler önemlidir ve özenli bir seçim yapılmalıdır.
-GENEL DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER kısmında ;
-Mevcut Kurumun yeniden düzenlenmesi kamuoyundaki imaj ve düşünce değişiminin sağlanması yayın hayatına yeni atılan Ulusal Tv’nin yeniden yapılandırılması gereklidir.
-Ulusal Tv ile Cumhuriyet Gazetesinin bir anonim şirket çatısı altında birleştirilmesi hedeflenen başarıya ulaşmasını sağlayacağı gibi mevcut medya kuruluşları ile rekabet olanağının sağlanacağı.
-Bu analizi hazırlayan araştırma grubumuzun ortak görüşü ise bir başka çözüm yolu olmadığı görüşünde birleşmesi, konularını içerdiği tespit edilmiştir.
El konulan doküman Veli Küçük’e sorulduğunda, Kesin olmamakla beraber bu dokümanı Mehmet PERİNÇEK’in getirdiğini beyan etmiştir.
*Söz konusu dokümanı kim ne amaçla hazırladı? Bu doküman neden Veli KÜÇÜK’e verilmiştir. Şeklindeki sorulara; Bahsedilen yazı örgütlü bir guruba ait ise, ulusal kanal ve Cumhuriyet gazetesini ele geçirmek için bir tertibin içinde olduklarını, ama bunu başaramadıklarını, bu belgeyi Mehmet PERİNÇEK’in Veli KÜÇÜK’e vermiş olamayacağını, böyle bir belgenin Mehmet PERİNÇEK’in eline geçmesi halinde kendisine getireceğini, Veli KÜÇÜK’ün yanlış hatırladığını,
22.01.2008 tarihinde Veli Küçük’ün ikametinde, “kanal 6 analiz” başlıklı 34 sayfalık doküman elde edilmiştir. Bu doküman Veli Küçük’e sorulduğunda, dokümanı Mehmet PERİNÇEK’in getirdiğini beyan etmiştir. Belge sorulduğunda; Mehmet PERİNÇEK’in bu konularla ilgisinin bulunmadığını, Veli KÜÇÜK’ün yanlış hatırladığını veya gerçek dışı konuştuğunu,
İşçi partisinde yapılan aramada bulunan kişisel bilgisayarında yapılan incelemede; (15) sayfadan oluşan, “Milli Anayasa Bildirgesi” başlıklı yazı olduğu, içeriğinde, “AKP hazırladığı sivil Anayasa Taslağı ile Türkiye ye ve türk Milletine karşı yürüttüğü karşı devrim sürecini son hedefine ulaştırmak peşindedir” “Ulusal Strateji Merkezinde bilim insanları ve uzmanların katıldığı çalışmalarla bir milli anayasa taslağı hazırlanmaktadır. Ulusal Strateji Merkezi (USMER) bu çalışmalar sırasında hazırlanmış olan ekteki milli anayasa bildirgesini kamu oyumuza en kısa sürede sunmak üzere imzaya açmaya karar vermiştir” şeklinde beyanların bulunduğu, belgede Siyasetçiler, E.Generaller, Öğretim üyeleri, Yüksek Bürokratlar, E.Subaylar, E.Emniyet Müdürleri, Kitle örgütü yöneticileri, Sanatçı- Yazar- Sporcular, şeklinde başlıklar altında bir çok isimlerin yazılı olduğu tespit edilerek belge sorulduğunda; Belgenin doğru olduğunu, Yargıtay Başsavcılığı AKP hakkındaki kapatma davası iddianamesi ile en yüksek Savcılık makamı olarak AKP yönetiminin yasa dışı ve Cumhuriyet yıkıcısı olduğunu saptadığını, bu açıdan bildirgenin tarihi önemde olduğunu, bu bildirgeyi hukukçu ve bilim adamları haricinde, Türkiyenin bütün seçkin aydınlarına gönderildiğini ve bildirgenin imzalandığını,
İşçi Partisinde yapılan aramada, KEMALİST MODEL-ULUSAL GENÇLİK HAREKETİ-DİNAMİK adlı doküman ele geçirildiği, bu belgelerin Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY’den de ele geçirildiği hatırlatılarak sorulduğunda; Ulusal Kanal ve Aydınlık’ın arşivinin, Türkiye nin en zengin arşivlerinden biri olduğunu, içinde onbinlerce cilt kitap, yüzbinlerce sayfa belge ve yazı bulunduğunu, nerede hangi odada, hangi gözde bulunduğu belirtilmeyen bu soruların, titiz bir yargılamanın konusu olamayacağını, her belgenin saklanıp değerlendirilebileceğini,
Belgeler arasında, bir çok gazetecinin resimlerinin ve bu gazetecilerin hain olduklarını içeren el yazısının bulunduğu, başında ise Hurşit Paşamız için yapılmıştır ibareli dokuman sorulduğunda; Bu kağıdın üzerinde 3.sayfa belirlemesi olduğuna göre bir başka evrakın parçası olduğunu veya kendisine posta ile yollanmış binlerce mektuptan biri olabileceğini, çünkü masasının üzerinde çok sayıda cevap yazılmamış mektup dosyalarının bulunduğunu, yazının kendi yazısı olmadığını, tanıdığı bir yazı da olmadığını, üzerindeki fotoğrafların basın mensuplarına ait olduğunu, içlerinde kendisinin değer verdiği dostlarının olduğunu, kendisine gelen mektuplardan biri olduğunu düşündüğünü, suçla hiçbir bağlantısının olmadığını, bu kağıttan Ergenekon örgütünün nasıl ispatlanacağını bilemediğini,
Çanakkale Ulusal Bağımsızlık Birlik Hareketi ve bir çok kişinin imzasının bulunduğu Değerli Kuvvayi Milliye Gönüllüleri başlıklı, içeriğinde “Milli Karargah kurma vakti gelip de geçmekte” tabiri bulunan belge sorulduğunda; Kendisine her gün yüzlerce e-posta ve mektup geldiğini,
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahıslarla ile ilgili İfade, Sorgu Tutanakları ve Kemal KERİNÇSİZ’e ait Savcılık ifadesini nasıl ve ne maksatla temin ettiği sorulduğunda; Kendisinin Ulusal kanal sorumlusu olmadığını, o binada 20 bin adet kitap bulunduğunu, binlerce klasör ve yüzbinlerce sayfa belge olduğunu, onbin yıllık bir araştırmada bile bu belgeleri incelemenin mümkün olamayacağını, kendi bulunduğu çalışma odasındaki belgeleri bildiğini, onun dışındakilerin ise kendisinin bilgisi dışında olduğunu, fakat partinin bulunduğu katlardaki her belgenin parti başkanı olarak siyasi sorumluluğunu üstlendiğini,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “Eski Genelkurmay Başkanlarından İsmail Hakkı KARADAYI ile telefon görüşmesi(10 eylül 2002)” başlıklı yazıda; İsmail Hakkı KARADAYI nın araması, çalışmalarından dolayı takdir etmesi, ABD nin Tayyip Erdoğan ve Baykal’lı hükümet projesi hakkında konuşmalar yapmaları, sorulduğunda; “Bu telefon görüşmesi doğrudur. İçeriği de doğrudur.
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; “BAŞARILARIMIZ” başlıklı bir belge bulunduğu, bu belgede özetle Öncü Gençlik isimli İşçi partisinin gençlik kollarından bahsedildiği, EYLEMCİ HAT isimli bir alt başlıkta ise “Öncü Gençlik 5. genel kongresinde Türkiye nin genel gündemine ilişkin örgütlerimizin MİLİTAN EYLEMLER YAPMASI KARARINI ALMIŞTIK. Bu kararı hayata geçirdik. Böylece Öncü Gençlik tarihinin en fazla eylem yapılan ve bu açıdan en verimli olan dönemini yaşadık” yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Belgenin öncü gençlik’e ait olabileceğini, anılan MİLİTAN EYLEM KARARI’nın, öncü gençlik gurubunun yaptığı gösteri yürüyüşleri olabileceğini,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; daha önce pek çok örgüt mensubunda bulunmuş “OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ” ve “ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR” isimli belgeler bulunmuştur. belgeler sorulduğunda; Mafyokrasi adlı kitabını yazarken Aydınlık arşivinde bulunan Mafya ile ilgili bir çok kitap ve belgeyi topladığını, yararlandığını, bu belgeyi de o kapsamda hatırladığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; 17.12.1996 tarihli KİŞİYE ÖZEL ibareli dönemin Başbakanı’na yazılmış Susurluk kazası ile ilgili hazırlanmış 39 sayfalık MİT müsteşarlığı belgesi bulunmuştur. Belge sorulduğunda; Hatırlamadığını, basın yolu ile gelmiş olabileceğini, gelen belgeleri sakladıklarını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; el yazısı ile yazılmış “x ilindeki Tem şubesindeki işkenceci ve infazcı tim” başlıklı belgede bazı polis memurlarının isimleri ve siyasi görüşleri yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Belgeyi hatırlamadığını, ancak bir şikayet sonrası takip edilmiş bir konu olabileceğini,
İşçi Partisinde bulunan dokümanlar arasında; “Görüşme Notları-işadamı(21 şubat 2007) başlıklı belgede Semih Tufan GÜLALTAY hakkında bilgilerin olduğu, belgenin içeriğinde Semih Tufan GÜLALTAY ın DP ye yönelik bir eylem planlarından bahsedilmektedir.
*Semih Tufan GÜLALTAY ile tanışıklığınız hangi boyuttadır? Bu belgeyi ne zaman ve nasıl yazdınız? Semih Tufan GÜLALTAY ın yapmayı planladığı suikast hakkında bilgi veriniz. Şeklinde yöneltilen sorulara; Belgeyi hatırlamadığını, 7 katlı bir binada bulunan belgeleri bir kişinin on binlerce yıl yaşasa bile okuma ve öğrenme olanağının bulunmadığını, bu nedenle iki binada çıkan her belgeyi kendisine sorulmasının, suçla ilgili olmadığını, Semih Tufan GÜLALTAY ile ilgili bilgisini anlattığını, kendisine yönelik bir süikastla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ın bilgisine başvurduğunu,
İşçi Partisinde bulunan dokümanlar arasında; “SON BİLGİ(SAĞLAM) başlıklı yazıda “ İsmail PAKER ve Zekeriya ÖZTÜRK, Balta limanı’nda Doğa Balık Restoranı’na (eski Şaziye barın bitişiği) sıkça birlikte gidiyorlar. Orada bir Dr Yüzbaşı, bir üsteğmen ve başka subaylarla birlikte MİT mensuplarıyla da birlikte oluyorlar. Restoran’ın sahibi(adı bilinmiyor öğrenilecek) ve işletmecisi Ahmet adlı şahıs yer altı dünyasıyla ilişkili. Ahmet ve adamları Sedat PEKER’le silahlı çatışmaya girmiş(bu olay gazetelere de yansımış) Ahmet artık restoranda çalışmıyor. Söz konusu subaylardan biri, restoran sahibine bir adet glock satmış. İsmail PAKER in çocukları Alparslan ASLAN a amca diyor(M.Tekin tanık olmuş).İsmail PAKER in Bulgar uyruklu Osman adında çok yakın bir arkadaşı var. 18 Mart kapsamında Çanakkale ye yapılan bu geziye(bu yıl),İsmail PAKER, Zekeriya ÖZTÜRK ve M.TEKİN birlikte katılıyorlar. Çanakkale garnizon komutanı ya da etkinlikleri yöneten kişi olan Albay, üçlüye çok yakın ilgi gösterip,bir çok kolaylık sağlıyor.Nedeni İsmail PAKER i tanıması. Paker bu durumu “Asteğmenken komutanımdı” diye açıklıyor. M. TEKİN, PAKER in verdiği bilginin doğruluğundan şüphelenip, sonradan albayı arıyor ve 1985 te Güneydoğu da aynı birlikteydik yanıtını alıyor.” Şeklindeki belge sorulduğunda; Bunların Aydınlık’ın haber kaynaklarının verdiği ve doğruluğu saptanmamış bilgiler olabileceğini, kendisinin İşçi Partisi Genel Başkanı olduğunu, Aydınlık veya Ulusal Kanalın haber müdürü veya muhabiri olmadığını, bilgilerin kendisiyle alakasının bulunmadığını,
İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; elle yazılmış “ Teoman dan gelen bilgi” başlığı altında bilgisayar çıktısı halinde yazılmış; “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci de bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi. Yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli kuvayi milliye derneklerinin yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle birlikte Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yedikleri belirtiliyor. Yemek bir komutanın doğum günü nedeniyle verilmiş. En çok tartışılan konu ise İşçi partisinin milli hükümet çağrısı olmuş. İsmini öğrenemediğimiz bir orgeneral İşçi Partisinin çağrısını olumlu bulduklarını ve parti programında yazılı olan bazı fikirlere karşı eleştirilerini Doğu PERİNÇEK e sunacaklarını belirtmiş. Aynı orgeneral geleneklerin dahi dışına çıkarak iki üç orgeneralin ortak bir eleştiriyi kaleme alacaklarını ve işçi partisiyle müşterek uzlaşma noktaları bulduktan sonra partiye katılacaklarını belirtmiş. Bunun üzerine Kemal KERİNÇSİZ ve arkadaşları İşçi Partisine katılma fikrine karşı çıkmışlar…… Bu bilgiyle örtüşen bir başka bilgiyi ise Kornikov verdi. Kornikov, Gladyonun 1-2 yıldır ulusalcılara sızmaya çalıştığını ancak bunun tam başaramadığını belirtti. Bunun için Gladyo kendi ulusalcılarını yarattı. Bunun başında daha önce duyulmamış bazı dernekler ve isimler var. Gladyo bu iş için hatırı sayılır paralarda harcıyor. Hatta Gladyonun ulusalcıları yeni bir televizyon kanalı kuracak paraya ulaştılar. VTV adı altında yayın yapacak olan Vatan TV gladyonun ulusalcılarının yayın organı olacak..” şeklindeki belge sorulduğunda; Bu tür belgelerin Aydınlık ve Ulusal Kanala gelen, bazen dezenformasyon denen bilgi bozma faaliyetlerinin ürünü olabileceğini, bilgi doğru ise Kemal KERİNÇSİZ’in İşçi Partisine sıcak bakmadığının görüldüğünü, esasında Partilerini tutmadıklarını ve karşı olduklarını kendilerinin de bildiğini, herkezin eğilimine saygılı olduklarını, ancak bütün bu bilgilerin aynı örgütte toplanmak istenen insanlar arasında fikir beraberliği, gönül beraberliği olmadığını kanıtladığını, Gladyo ile ilgili bilgi ulusalcı güçlerin içine bir takım örgütler kurularak burada kışkırtıcı faaliyet yürütüldüğünü gösterdiğini, kendisinin ve partisinin gözlemlerinin de bu yönde olduğunu, bütün bunların atılan suçla hiçbir ilgisinin kurulamadığını ispatladığını, bu bilgilerin Aydınlık ve ulusal Kanal da yayınlanmadığını, bilgilerin doğrulanmamış ve şüpheli bulunduğu anlamına geldiğini,
Yapılan aramalarda el konulan belgelerden; Öncü Gençlik, 30 Ocak 2000 İst.” İle başlayan el yazı ile alınmış notların bulunduğu, notların içeriğinde;
*“İtirazlara” “Eğitimlerde göstereceğiz” “Devrimden sonra hatıra” “Basın işliyor (Akşam, 1.10.1997” “Genel Başkana TEM’de soruluyor (Eylül 1998),
*“Eylül 1998” “Evdeki özel şeyleri getir saklayalım.”
*“Geçmişe döndük baktık.” “P’den ayrı örg. Gökçe” “Hiçbir arkadaşın kolektif iradenin dışına çıkacağını düşünmüyorum (G, s.4)” “Sadık’a = ÖG’in iradesini dışlamaya başladım (s.4)”,
*“AYRI ÖRGÜT” “Sadık, Gökçe’ye” “Başbakanlıktan ayrı bir MİT oluşturmuşsunuz. (Sadık, s.1)”
*“ÖG merkezine (G.s.2), ÖG Anadolu, İST’da bölücü”
*“Araştırma” “Sorgu” “İzah yok Beşiktaş” “Vahim hatalar” “Ağlıyor”
*“İstifa” “P disiplini alışı” “Görevi red.” “Gizli toplantı vb.”
*“MK Rica ettim” “ Disiplini red” “MK iki yol” “Disipline uy P ile Birleş!” “Defol – Çatlak”
*“Pazarlık” “Özsoy : Gelecekte de P ile birlikte olmak istiyorum.” “İSTEMİYORUZ! EĞİTECEĞİZ”
* “DÖRT DENEY” “Erdal Gökyüzü, Fehmi E???Ş” “Nahit TÖRE; Deniz GEZMİŞ, Atilla SARP, Cihan ALPTEKİN, Doğan ÖZ öldürüldü!!!” “Muzaffer KÖKLÜGİLLER” “Olumlu örnek = MK”
*“Talimat, Sonuç / Kararlar” “Artık Gökçe değil” “GÖKÇE: Soruşturma bitecek, kazanılacak tekrar P’ye eğitilecek.”
*“TEBLİGAT: Gökçe ile Kes toplanma, birleşme ??liği dağıtın!” “G ile P görüşecek!!!” “P ile birleş Disipline uy”
*“MZD” “R’i değil M’i uygulayın” “Bölünmeyin, birleşin” “Hile ve tertiplerle uğraşmayın, açık yürekli ve dürüst olun” “MK’ya götürdüler İst’a gelip HİZİP” “P. Tarihinde ilk”
Şeklinde notların yazılı olduğu görülmüştür. Söz konusu notlar size mi aittir? Size aitse bu notları nerede, ne zaman ve ne amaçla yazdığınız? Notların içeriğinde geçen konuları açıklayınız.
Şeklinde sorulan sorulara; Bu belgenin kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını, öncü Gençlik’e ait olan oda da bulunduğunu, ancak içeriğinde suçla ilgili bir husus görülmediğini,
“Milli hükümet bakanlar kurulu” başlıklı “Doğu PERİNÇEK-Başbakan, Ferid İLSEVER-Başbakan Yardımcısı…” gibi başbakanlık ve bakanlık kadrosunun oluşturulduğu belge kendisine okundu. Söz konusu belgeyi kim ne amaçla hazırlamıştır. Açıklayınız?
Şeklinde sorulan sorulara; Bu Bakanlar Kurulu listesini seçimden önce halka sunduklarını, iktidar amacı ile mücadele ettikleri için Türkiye yi hangi yetenekli kadrolarla yöneteceklerini halka açıkladıklarını,
Yakalanan Erkut ERSOY un yapılan e-mail incelemesinde; 11.02.2008tarihinde hersey-konusulacaksa@yahooogroup.com e-mail adresinden ikincikurtulus@yahoogourups.com e-mali adresine gönderilen ERGENEKON liderinden halka mesaj başlıklı e-postanın yapılan incelemesinde; Tarih: 03.07.2005 umitsayin: “emin gürses ist. ün. öğretim üyelerine çok kızıyor. Özellikle nur sertere”, sevil_atasoy:“soyadı ne”, umitsayin: “behiç gürcihan ve emin gürses”, umitsayin: “öncelikle, seçimlerden önce emin gürses genelkurmaya mesut parlak’ın ilişkilerini anlatmış, uzun uzun rapor vermiş”, umitsayin: “onra genelkurmaydaki Kor ve Or’lar demişler ki: İs. Ün. deki hocalar koskoca herifler, herhalde birleşirler ve oyları parçalamazlar.”, umitsayin: “Emin Gürsesi çağırmışlar. yine haklı çıktın demişler”, umitsayin: “bizim rapor inanılmaz sükse yapmış ve Emin gürses de for your eyes only okumuş. ona verdim raporu.”, umitsayin: “bana bir üsteğmen, bir telefon dinleme verin. dünyayı yerinden oynatayım”, umitsayin: “ama sınırsız telefon dinleme gerekli. bizim rapor ve emin gürsesin raporu üst üste binince genkuru bir telaş almış”, umitsayin: “ama emin gürses televizyonlarda mesut parlağa çatmaya başlarsa bu korkunç bir ivme kazandırır bize. şimdi detaylı okuyacak ve Perinçeke de anlatır.”, umitsayin: “Perinçek ingilterede imiş. Ondan randevu alıyorum. gelince birlikte konuşuruz.”, sevil_atasoy: “perinçek hala alemdaroğlunu destekliyor mu”, umitsayin: “Evet perinçek alemdarı destekliyor. onların da bilgileri var, bu aydınlıka kapak olursa korkunç olur.” Şeklinde yazışma yapıldığı tespit edilmiştir. sorulduğunda; Ümit SAYIN’ın kendisini askerlerin çeşitli kesimleri ile ilişkili gösteren beyanlarının bulunduğunu, tecrübelerinden yola çıkarak bu beyanların çoğunun gerçek dışı olduğunu gördüğünü,
Şüpheli Ümit SAYIN’a ait bilgisayarda “silinmiş Chat kayıtları” bölümünde yer alan Ümit SAYIN ve ADNAN AKFIRAT arasında 24.02.2001 tarihinde gerçekleştirilen MSN görüşmesi. “Söz konusu görüşmede KTB’nin etkisinin beklenenden daha fazla olduğu, Ümit SAYIN’ın Amerika’dan Türkiye’ye gelmesini Masonlar ve diğer unsurların engelleyebileceğini, bu durumu Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK’e bildirdiğini, Ümit SAYIN’ın belli bir dönem masonların içinde bulunduğunu, Masonların bütün pisliklerini ve üçkağıtlarını bildiğini, Adnan AKFIRAT ve Ümit SAYIN’ın ULUSAL Kanal’a görüntü ve bağlantı bulmak için çaba gösterdikleri, Ümit SAYIN’ın son 2 yıldır KTB ile uğraştığını, Ümit SAYIN’ın Adnan AKFIRAT’a Atilla ONGUN’un Mart ayında Türkiye’ye geleceğini bildirerek kendisi ile temasa geçip geçmediğini sorduğu, Adnan AKFIRAT’ın şahsın henüz kendisi ile temasa geçmediğini, Ümit SAYIN’ın Atilla ONGUN’un MHP’ye çalıştığını ve dikkatli olunması gerektiği şeklinde Adanan AKFIRAT’ı uyardığı, Atilla ONGUN’un HABLEMİTOĞLU ile iyi arkadaş olduklarını, HABLEMİTOĞLU’nun kime çalıştığının belli olmadığını, her taraf ile bağlantısının olduğunu, Doğu PERİNÇEK ile yaptığı görüşmede iyi gelişmeler olduğunu öğrendiğini, DARBE olasılığının arttığını, Çillerin eski valisi Mahmut YILBAŞ, ÖKK eski komutanı Necati ÖZGEN Müdafai Hukuk Vakfının kurucularından olduğu, son yapılan ADD kongresinde herkesin aynı tarafta yer alarak Yekta Güngör ÖZDEN ve Çevik BİR için çalıştıklarını, Yekta ve Özer OZANKAYA grubunun bertaraf edilmeden ADD’nin düzelmeyeceğini, Adnan AKFIRAT’ın batının Türkiye’yi darbeye zorladığını, Türkiye’de çok köklü değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirttiği, ADD’nin iç çekirdek grubunun tehlikeli olduğu, Ertaç TİNAR’ın masonluğunun belgelendiğini, Ali ŞEN, Çevik BİR ve İzzettin DOĞAN’ın Rumeliler grubunu oluşturduğu, Çevik BİR’in mason olduğu, Masonların yapılanması ve nasıl çalıştıkları yönünde detaylı bilgilerin olduğu, Galadyonun uzantısının çekirdek gruba ulaştığını, susurluk aktörlerinin çoğunun bu grupta yer aldığını, hedeflerinin P-2 mason locası olduğu, Adnan Hoca olarak da tanınan Harun Yahya’nın Özel Harbin kontrolünde olduğu, aynı zamanda CIA ve Eymürlerle birlikte olduğu, Abdullah ÇATLI’nın amirinin Melih AKTAŞ olduğu, kazadan sonra telefon defterinin Melih AKTAŞ’a verildiği, Melih AKTAŞ’ın MİT’in adamı ve çok tehlikeli olduğu, masonlarla ilgili bir veri tabanının oluşturulması gerektiği, Hüseyin KIVRIKOĞLU’nun GATA’da ki masonları tasviye ettiğini, ATASAGUN’un mason olduğu, Gürbüz TÜFEKÇİ’nin MİT muhbiri olduğu, Ümit SAYIN Adanan AKFIRAT’a vermiş olduğu bu bilgilerin aynı zamanda Doğu PERİNÇEK’e iletmesini istediği, kendisinin tayin işinde “SİZİN” kullanarak Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK’in yardımını istediği, kendisinin işe girmek istediği İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile Doğu PERİNÇEK’in arasının iyi olup olmadığını sorduğu, Adnan AKFIRAT’ın “Bizim attigimiz MIT hücresinden Ali Özsoy'u Perinçek uyarmasina ragmen asistan olarak aldilar. Adam Alemdarlara güvenip provokasyonlar yapiyor” dediği, Ümit SAYINın İstanbul Üniversitesinde işe girebilmek için Doğu PERİNÇEK’den yardım istediği anlaşılmıştır. Görüşme sorulduğunda; Bu tür görüşmelerin internet ortamında yapılması nedeniyle, her aklına gelenin her şeyi yazdığını, ciddi bir soruşturmanın bunlara itibar etmeyeceğini, yazışmanın içinde nefretle reddedeceği yalan suçlamaların bulunduğunu, Ümit SAYIN’ın atanmasında yardımcı olması için kendisine başvurduğunu, ancak yardımcı olmadığını,
03.02.2008 günü saat:23.15 sıralarında 5443226659 numaralı telefonu kullanan ve Bursa Gemlikten aradığı anlaşılan X Şahısla yaptıkları telefon görüşmesinde, hükümetin hareketlerinin MÜDAHALE EDİLECEK konuma geldiğini anlatarak “DEVLETİN YENİDEN KURULMASI LAZIM “… Ordu bunlardan yana değil karşılarında. Bunlar çok ağır darbeler yicekler” diyerek yerel seçim öncesi hükümete karşı bir yapı oluşturulması gerektiğinden bahsettikleri hatırlatılarak sorulduğunda; Telefon görüşmesini bir köylü ile yaptığını, ancak hiçbir görüşmesinde ASKERİ MÜDAHALE yi onaylamadığını,
04.02.2008 günü saat:13.58 sıralarında, 5375947450 numaralı telefonu kullanan ve Ünsal Yavuz Başkent üniversitesi den aradığı anlaşılan X Şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; yapılan bazı toplantılar, Mehmet HABERAL’ın yaptığı toplantılar dan bahsederek ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ den konuştukları, hatırlatılarak sorulduğunda; Görüşmeyi Profesör Dr. Ünsal YAVUZ ile yaptığını, Ulusal Strateji Merkezi’nin İşçi Partisinin tüzüğünde yer alan bir kurum olduğunu, partinin yan organı olduğunu, başında İşçi Partisi Genel Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı, E.General Servet CÖMERT’in bulunduğunu, faaliyetlerinin yasal olduğunu,
“DÜZELTME: Usmer’in başında işçi partisi genel başkan yardımcısı e. General Servet CÖMERT bulunmaktadır. Genel Başkan bu örgütlenmenin başkanı değildir.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
05.02.2008 günü saat:23.39 da 5443226659 (ZİYA ATEŞ BAYTAŞ) nolu telefonu kullanan X Şahısla yaptığınız görüşmede, yapılacak mitinglerden bahsettiği, bu mitinglerin halk devrimine dönüşmesini konuştuğu, kendisinin de “Bir Halk devrimi olmaz güzel kardeşim” dediği, X Şahsın da “… ama peki nasıl olcak bu iş, bu iş nası döncek?” diye sorduğu, kendisinin de öncü örgütlenmeden bahsederek “BİR ÖRGÜT PARTİ OLMADAN HİÇBİR ZAMAN SONUÇ ALICI YERLERE VARMAZ BÖYLE ŞEYLER YANİ.” dediği görüşme sorulduğunda; Bu görüşmenin doğru olduğunu, suçla bağlantısının bulunmadığını,
06.02.2008 günü saat:14.59 da Emcet … isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Adil Serdan SAÇAN ile yapılacak bir görüşmeden bahsettikleri, Adil Serdar SAÇAN’ın “… bak şunu söyle, arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “..AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR … AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” dediği hatırlatılarak sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, Adil Serdar SAÇAN’ın Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olduğu zaman yaptığı uygulamayı ve sonuçlarını kamu oyuna açıklamasını istediğini, TSK yı dışarıdan ve içeriden yıpratma çabalarının olduğunu, ERGENEKON soruşturmasının da bütünü ile bu çabalarla bağlantılı olduğunu, soruşturmayı yürütenlerin, Türk Ordusunu gördükleri yerde suç var anlayışı ile yüklendiklerini, TSK ile ilgili her belgeyi bir suç bağlantısı olarak değerlendirdiklerini, generallerle yazışmayı bir suç belgesi olarak gördüklerini, kanunsuz olmanın ötesinde Türkiye’nin savunma gücünü kırmaya katkıda bulunan bilinçli bilinçsiz çabalar olduğunu, bu durumda ERGENEKON soruşturmasının düzmece ve uydurma olduğunun ortaya çıkarılmasının bir vatan görevi olduğunu, 2001 yılında uydurulan ifadelerin hiç bir değer taşımadığını,
Tape:3877’de kayıtlı, 07.02.2008 günü saat:17.53 de 02122450456 numaralı telefonu kullanan Serhan BOLLUK ile yaptığı telefon görüşmesinde; Serhan’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yatığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını,
Soruşturma kapsamında göz altına alınarak tutuklanan Emin GÜRSES’in 28.01.2008 günü saat 20.59 sıralarında Mustafa YARBAY simli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Bir süre telefon dinlemeleri hakkında görüştükten sonra Mustafa’nın “Bunlar geçecek ya.” dediği, kendisinin “Sen başkasın. Perinçek ile konuşuyordum. Mesaj başka şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda “Burada Perinçek olarak bahsedilen kişi Doğu PERİNÇEK’tir. Doğu PERİNÇEK ile yapılan operasyon hakkında görüşmelerimiz oldu. Perinçek bana bu operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor maddelerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını söylemişti. Bende bu beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
*Ergenekon operasyonunun yukarıda belirttiğiniz “bir şeylerin gizlenmesi” amacı uğruna mı yapıldığını düşünüyorsunuz? Emin GÜRSES le yaptığınız görüşmeyi açıklayınız? Şeklindeki soruya; Emin GÜRSES in doğru söylediğini, Vatan severlerin bu ülkeyi korumak için nasıl duyarlı oldukları her kez tarafından görülmesi gerektiğini, Türkiye düşmanı güçlerin, kuvvetlerinin ötesinde bir işe kalktıklarını bilmeleri gerektiğini,
Aynı telefon görüşmesinde “…Yıllardır yani fikir öğrendiğimiz bir insan diyor ki, ya komutan artık emekli paşalar mı … darbe yapıyor diyor yani herkes tiye alıyor artık yani şeyleri.” “Hocam asker yapmayacak. Asker mesela PERİNÇEK’ten hep uzak durdu. KARDEŞİM PERİNÇEK GİBİ BU KONULARDA PROFESYONEL BİR ADAM BU İŞTE BU ÖRGÜTLENMEDE ... OY VERECEKSİN. Ben niye bu böyle adamları harcayayım. Ben işin içinde olmam ama bu işte önünü açarım. Öyle bir sürü örgütlenmeler var. Türkiye de silah üzerine o tür yemin edenler değil PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert.” “Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasınlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul’u diyor, bak böyle konuşuyor.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Beyanlarım Perinçek’in beyanlarından ibarettir. Perinçek’ten bizzat duyduğum veya basından takip ettiğim beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
*Şahsın ifadesinden de anlaşılacağı gibi mevcut düzeni değiştirecek bir darbeyi TSK yapamayacağı, ancak sizin yapabileceğiniz belirtiliyor. Bu konu ile ilgili ifadenizi anlatınız.
*Ayrıca Devletin kolluk kuvvetlerini tehdit ettiğiniz anlaşılmıştır. Konu ile ilgili ifadenizi veriniz.
Şeklindeki sorulara; Emin GÜRSES’in bu beyanlarında, kendisinin Türkiye düşmanı güçlere karşı kararlılığını anlatmaya çalıştığını,
Soruşturma kapsamında göz altına alınarak tutuklanan Emin GÜRSES’in 27.01.2008 günü saat 23.17 sıralarında Bülent..? isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde; “Perinçek’in bi toplantısı vardı Kadıköy’de söz konusu toplantıda Perinçek’in kendisine “Sakarya bölgesinde operasyon yapabilirler.”dediği anlaşılmıştır.
Emin GÜRSES’in 24.02.2008 tarihinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde söz konusu telefon görüşmesinde neyi kast ettiği sorulduğunda; “Sakarya’da teröristlere yönelik düzenlenen bir operasyon vardı. Bu operasyonu Perinçek bana söylemişti. Bu operasyon yapıldı. Sakarya Emniyet’inden bu konu araştırılabilir.” Şeklinde açıklama getirdiği anlaşılmıştır.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Emin GÜRSES in doğruyu söylediğini,
14.01.2008 günü saat:18.11’de Güler KÖMÜRCÜ ile İbrahim Hakkı AŞKAR arasındaki telefon görüşmesinde; bir toplantıdan çıktığı anlaşılan Güler KÖMÜRCÜ’nün “Çıktım şimdi bir başka yere geçmek zorundayım canım orda patladım artık….” "Şimdi bak Doğu PERİNÇEK, Mehmet HABERAL, ondan sonra Yaşar OKUYAN işte ne biliyim Anıl ÇEÇEN daha sayiyim bir sürü isim böyle" “Bunlar şimdi Güler Kömürcüde katılımcı dialog grubu oluşturmuşuz biz ve adamlar Bismillah dakka bir başında parti kuralım parti kuralım …geldim ne parti kurması dedim” dediği, İBRAHİM'in "Doğu Perinçek demedi mi ki benim parti var işte buyrun gelin burda ..." dediği, Güler KÖMÜRCÜ’nün “… o da öyle dedi zaten bizim partimiz var…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesinde, ismi sayılan şahıslarla bir toplantı yapıldığı ve yeni bir parti kurulmasıyla ilgili görüşler konuşulduğu, sizin de bizim partimiz var dediğiniz anlaşılmaktadır.
*Bu toplantıyı kimlerle ve ne amaçla yaptınız? Toplantı neticesinde hangi kararlar alındı?
Şeklindeki sorulara; Bu toplantıların, eski Bakanlardan Kamuran İNAN, Eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ufuk SÖYLEMEZ, Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet HABERAL ve Prof. Dr. Hasan EREN’ in inisiyatifi ile başlayan ve basına açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantıları olduğunu, çeşitli partilerden şahsiyetler, Üniversite öğretim üyeleri, Orgeneraller, kitle örgütleri yöneticilerinin katıldığını, bir eşgüdüm kurulu olduğunu, çalışmaların yasal olduğunu, Milli Güçlerin birleşmesinin, Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve Haclı irtica tarafından kaygıyla karşılandığını,
Tape:3823 de kayıtlı, 05.02.2008 günü saat:16.27 de Bedri…. İsimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin, Cumartesi günü yapılıyormu diye sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16 sında Anayasa mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, kendisinin de “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin KARANLIK’ dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görmüşmesi sorulduğunda; Telefon görüşmesini yaptığı şahsın, Genel Başkan Yardımcısı Bedri GÜLTEKİN olduğunu, görüşmenin aralarından bölümler alandığı için üslubunun değiştiğini, görüşmenin özünün doğru olduğunu, suçla bir ilgisinin olmadığını, Anayasa Mahkemesinde görüşülecek olan konunun, türban konusu olduğunu, bahsedilen eyleminde, yasal miting olduğunu, Hüseyin KARANLIK Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, bizim taraf diye kastetmesinin sebebinin ise, Türkiye tarafı olduğunu, karşı tarafın ise ABD ve onun güdümündeki Haclı irticacılar olduğunu,
Tape :3831’de kayıtlı, 11.02.2008 günü saat:21.56 da Şule …. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; bir toplantının bittiğinden bahsederek “.. gelince anlatırım Hurşit Tolon'un selamı var sana” dediği, Şulenin de “…Mehmet' den yeniden yazı istemişler” dediği, kendisinin “Bence kendi yazmasın yani o böyle fazla, araştırma görevlisi yani suçlanacağı böyle Fethullah hoca bilmem ne polemiklerine fazla girmesin” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Sözü edilen toplantının, Milli Egemenlik Hareketi toplantısı olduğunu, toplantıda Emekli Orgeneral Hurşit TOLON’un da bulunduğunu, eşi Şule ye de selam söylediğini, diğer konunun ise, oğlum Mehmet PERİNÇEK ile Moskova da Rus Gazeteleri Fetullah Hoca hakkında röportaj talep ettiğini, Üniversite de çalışan ve Dışişleri Bakanlığı tarafından 6 aylığına Rus arşivlerinde çalışmak için gönderilen oğlu Mehmet PERİNÇEK’in Rus gazetelerinde uzun boylu röportaj vermesini yararlı bulmadığını bildirdiğini, bunların suçla hiçbir ilişkisinin olmadığını,
23.02.2008 günü saat:15.02'de Ferid İLSEVER ile yaptığınız telefon görüşmesinde; kendisinin "Şimdi Cumhuriyetten iki tane muhaber bi telaşla koşa koşa geldiler" "Şeyin sonunda" "Ondan sonra ben onlara dedim işte Halilde bi yere tembih ettim bizde yayınlanmamış fotoğraf" "Falan filan verecek malzeme akışı sağlıyacağız" "Ondan sonra sen Aliyi yire bi ara" "Deki bak arkadaş elimzde muazzam malzeme var başlayın de mansetten başlayın de bunun arkasını getireceğiz elimizde malzeme var burdan de bunların ciğerini parçalıyacağız de" "Çok kötü durumdelar burda de" "TUTUKLANANDA VAR DE ZAİT AKMAN AMA ŞİMDİLİK YAZMAYIN DE ONDAN SONRA" "...... EN YAKINLARINA KADAR GELİYOR DE ÇOK KÖTÜ DURUMDALAR FALAN YENİDEN ŞE YAPMAK" "Yani en önemli haberi yolluyorsun ya biz bunu üç senen evvel Doğu perinçekin bas .... vermiştik de mesala ..." "O şeyi yaptıran" "Romadaki kamp için falan" "Bi aramakta fayda var bir" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon çözümünde hata yapıldığını, konuların birbirine karıştığını, böyle bir konuşmanın olduğunu, Polisin emeğini bu şekilde yurtdaşların özel hayatını dinlemek için harcanmasının kanunsuz olduğunu, suçla en küçük bir ilgisinin olmadığını, görüşmede yazmayın diye bahsettiği şeyin, Ergenekon ile ilgili bir konuşma yok, yazmayın dan kasıt Zahit AKMAN ile ilgili haberin yayınlanmaması ricası olduğunu 25.02.2008 günü saat :18.54 sıralarında Mehmet… ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Aytekin merhaba” dediği, MEHMET’ in “Merhaba Başkanım şimdi şeydeyiz hala bekliyoruz ben sayın ifadesine girmiştim siz tam aradığınızda yeni çıkmıştım hemen orad emin bey ardından girecekti onunla çok kısa bir görüşme yaptım selamınızı falan ilettim” dediği, kendisinin “Ne diyor” dediği, MEHMET’in “Şunu da teklif ettim dedim ki yani avukat olarak savunmanıza da girebilirim” “Buralarda kural şu bir avukat varsa ikinci olmuyor onun avukatı vardı yanında” dediği, kendisinin “Bizim onunla ilgili yani Doğu Perinçek beni görevlendirdi dedin mi” dediği, MEHMET’ in “Kesinlikle kesinlikle tabi tabi” “Teşekkür etti kendisi çok kısa görüşebildik…” “Savcı hepsini mahkemeye sevkedecek tutuklanma istemiyle bu kesin bunu da söyleyim” “Ama öğrendiğim kadarıyla Emin bey in ev aramasında da işte herhangi bir şey çıkmamış yani bir yarım klasörü bile doldurmayan şeyler işte ifadesini de vermiş şu anda da savcılıkta ki ifadesini işte saat siz aradığınızda 16:30 civarıydı halen devam ediyor” dediği, kendisinin “Nasıldı havası falan” dediği, MEHMET’ in “Ümit Sayın mesela beni kahretti keşke bunun avukatı olmasaydım dediğim nokta oldu böyle üzgün kızgın dökülen mökülen bir pozisyon ama emin bey son derece diriydi…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Mehmet diye anılan kişinin, Avukat Mehmet Nuri AYTEKİN olduğunu, Emin GÜRSES’e çok değer verdiğini, Onun gözaltına alınmasını izlediğini ve avukatı Mehmet AYTEKİN den gerekirse onun avukatlığını üstlenmesini rica ettiğini,
,
26.02.2008 günü saat:14.17'de Yusuf BEŞİRİK ve Ferid İLSEVER arasında yapılan görüşmede; YUSUF'un "Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim" dediği, FERİT'in "Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu" dediği, YUSUF'un "Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Erkan Ünser Turan Özgür" "Serhan Bollu var var" "Toplantı bitince bana bilgi ver" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Toplantının soruşturmacıları ilgilendirmediğini, insanların her türlü toplantısını araştırmaya kalkmakmanın, kanunsuzluğun son aşaması olduğunu, Türkiye bölünme tehdidi ile karşı karşıya iken, bunca şiddet eylemi varken, Polisin siyasi partileri ve seçkin aydınları izleyerek yasa dışı işlerle uğraşmasının önemli bir sorun olduğunu ve kanunsuz olduğunu,
26.02.2008 günü saat:19.34'de Ferid İLSEVER ile yaptığı görüşmede; kendisinin "Şimdi Emin Gürses" "Dün gördün Hürriyet çok güzel haber yapmış" "Ondan sonra çok güzel moral veren falan bi tutum içindeymiş" "Ondan sonra Ümit Sayın da tam rezalet....." "Yaltaklanma yavşak zaten pravakötür" "Özel olarak sokulmuş bi adam" "Neyse o konularda uyardım" "Onun üzerinden herif hep yalan söylüyordu" "Tespit etmiştik aslında" "Neyse oturduk epey konuştuk bu bütün gazetelerde yeni şafaktan bilmem yeni zamana karar aksiyona kadar falah heriflerin planları falan hepsi ortaya düştü" "Bunlarla konuştuk ne yapabiliriz falan yarın saat 16:00 da şeyle konuşacağız İlhan Selçuk la" dediği, FERİT'in "Çok güzel" "Nasıl havası iyimi yani" dediği, kendisinin "Alemdaroğlu mu" "Alemdaroğlu çok iyi ya" "Düşün beş saat kaldı ya tam beş saat ordan ayrılmadı orda oturduk" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu görüşmenin, iki kişi arasında yapılan değerlendirme olduğunu, isnat edilen suç ile ilgili hiçbir yönünün olmadığını, bu tür özel görüşmeleri yayınlamanın, ancak insanlar arasındaki ilişkileri zedelemek amaçlı yapılacağını,
Yine aynı görüşmenin devamında; kendisinin "Erdoğan Teziç in şiyi geldi mi sana yolladığım" "Evet Erdoğan Teziç Ramazan Akyürek çalışıyor abi tüm generalin istihbarat daire başkanının harekattan 2 gün önceki konuşmalarını yayınlayıp harekatı ihbar ettiler şimdi de Erdoğan TEZİÇ in rektör bazı rektörlerle konuşmalarını yayıyorlar işte korgeneralle görüştüm bunlar şöyle olacak böyle olacak ABDULLAH GÜL SEÇİLSİN DE ÇANKAYA YA GİDERKEN ARABASINA BİŞEY OLACAK KAZA OLACAK FALAN BÖYLE LAFLAR Ramazan Akyürek tam devletin bütün imkanları ile böyle yök başkanını şunu bunu dinleyip şimdi ... yani tam rezalet içindeler yani hıyanet yani" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon görüşmesinin iki kişi arasında yapılan değerlendirme olduğunu,
26.02.2008 günü saat:19.50'de Nusret..? ile yaptığı görüşmede; kendisinin "Ha ne oldu diyarbakır nusretcim" dediği, NUSRET'in "Abi şöyle oldu ağır ceza mahkemesindeki dava savcı müteala veremediği için okumamış yeni gelen bu savcı" "Bir celse daha ertelenmiş 8 mayısa kaldı" "Fakat o davadaki gelişme çok iyi yani şey değil iyi netice alacağız ordan kesin güzel görünüyor" "Şeyleri diğer köylülerin şeylerini de yaptım tamamını işte davalarını falan açtık köylüler ile görüştük yani orda da durum iyi işte tamamı şimdi danıştaya toplanmış oldu aslında biz özel olarak bu dava ile ilgili bu olayla ilgili bir program yapmakta büyük fayda var cumartesi yapacaksınız herhalde ben kararı falan göndereyim" dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekreteri olduğunu, Diyarbakır Bismil Arslanoğlu Köylülerinin avukatı olduğunu, köylülerin ağalara karşı davasını takip ettiğini,
27.02.2008 günü saat:21.07 de Süleyman…… isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “…ben konuştum Akkayayla” dediği, Süleyman’ın “..Emin abiyi aldılar” “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük” “Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz” “Altı özel kişi” “ Ankaradan Akkaya var” “Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek” “Karabükten bir arkadaş var, Trabzonda bir arkadaş var” “Biz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi” “Onda konumumuz ne olacak bizim” dediği, ilerleyen görüşmede, ….bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Konuşmayı, Süleyman..? adında İstanbul da oturan, soyadını bilmediği bir gençle yaptığını, bu şahsın kendisini ziyaret etmek istediğini ve bir heyet halinde gelip partide kendisini ziyaret ettiklerini, bu olayın Ergenekon suçu ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, Çağlayan mitingini bir gurup kitle örgütünün düzenlediğini, bu mitinge katılmanın yararı olup olmadığınının kendisine sorulduğunu, kendisinin de katılmalarını teşvik ettiğini,
05.03.2008 günü saat:18.31 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Yarın Pazartesi sabahleyin buluşalımda” “Çünkü YÜKSEK HAKİM VE SAVCILAR KURULU'na bu Savcıyı şikayet edecem” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Zekeriya ÖZ müydü” dediği, kendisinin “Evet Zekeriya ÖZ sen 8 yıldır nerdeydin ondan sonra da bunları bilmem ne yapıyorsunuz kalkıyorsunuz alet oluyorsunuz Fettullah Hocalara efendim Ramazan AKYÜREK'lere Tayip ERDOĞAN'lara lan aklınız nerdeydi 8 yıldır” “…Bilecikte toplantı var ne benim Veli KÜÇÜK ile bi yerde elini sıktığım var” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Bunu bilgiye mi belgeye mi dayanarak yapacağız” dediği, kendisinin “Belgesi şu sorularını sormuş bunu Veli KÜÇÜK'e” “Emniyet İfadesi” dediği, E.OLCAYTU’ nun “He o ifadeye dayanacakmıyız” dediği, kendisinin “Tabi dayanacağız… ” dediği, E.OLCAYTU’nun “Tamam çok güzel var yani elimizde tamam” dediği, kendisinin “İfade elimizde yok ama öğrendik ifade metninide bulacağız bi kaç gün içinde” “Gerekirse sorgularında bu soru Veli KÜÇÜK'e soruda bunlar sorulmuştur diyeceğiz belgelidir diyeceğiz ondan sonra da sen diyeceğiz bunları nasıl sorarsın bi tertibin içindesin 8 yıl evel yani Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkacak bi darbe hazırlığı yapılıyor 8 yıl siz bunun üstüne yatıyorsunuz üstelik hepsi baştan sona yalan” “... ben burda Zekeriya ÖZ'ün üzerine duracam…” “Ve görevinizi kötüye kullanıyorsunuz” “… hem tazminat davası açacam hem Yüksek Savcılar ve Hakimler Kuruluna şikayet edecem” “Sen Yüksek Savcılar ve Hakimler Kurulunun şeyini bi internetten girip bakarmısın hangi maddeye dayanayacımızı falan” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu günde aynı görüşleri aynen savunduğunu, Zekeriya ÖZ’ü şikayet ettiğini, yalnız “LAN” sözcüğünün kendisine ait bir ifade olmadığını, görüşmenin doğru olduğunu,
05.03.2008 günü saat:18.39 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Şimdi Basın Toplantısına Adil Serdar SAÇAN'ı da davet etmeyi düşünüyorum gel beraber yapalım diye ne diyorsun” dediği, E.OLCAYTU’nun “Yani o şimdi Orda ne söyleneceğine bağlı olarak farklı olabilir yani gelebilir belki” dediği, kendisinin “Şimdi sen ne ise doğruları söyle ben kalkacam diyecemki 8 sene evel bilmem ne olan bi toplantı sende burda kamuoyuna neyse doğrusu eğer doğru neyse onu söyle diyecem biz senden şöyle söyle böyle söyle diye bi şey istemiyoruz diyecem” “Ben arayayım diyorum kendim arayayım davet edeyim” dediği, E.OLCAYTU’ nun “Olur” dediği, kendisinin “Ha biz vazifemizi yapalım da onlar yapmıyorsa yapsın ayıptır ya insanlar bu derece şey olurmu ya” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, operasyonunun getirildiği noktanın, kendisinin kaygılarını doğruladığını,
Tape:3840’da kayıtlı, 05.03.2008 günü saat:21.47 de Teoman… isimli şahısla yaptığı görüşmede; Ulusal Kanalı aradığı “Şimdi bu bizim hani CIA Ajanı Tuncay ile ilgili bir kapağımız olmuştu ya” “ O kapak yazısını bana E Postalar mısın” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu konuları incelemesinin, araştırmasının, bir siyasal parti başkanı olarak görevi olduğunu, isterse Cumhurbaşkanı olsun kimsenin bu konuda kendisine soru yöneltemeyeceğini,
Tape:3851’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat:16.26’da Yıldız AKDEMİR ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin“bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'NU .. geldiği zaman” dediği, Yıldız AKDEMİR’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız 7 Delegenin 6 sı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği, kendisinin “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarin bi basın toplantısıyla Balıkesirde açıklayın” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Yıldız AKDEMİR’in Balıkesir il başkanı olduğunu, siyasal parti çalışmalarının bu şekilde mercek altına alınmasının sınırsız bir kanunsuzluk olduğunu, bu zihniyetin Türkiye’yi karanlıklara ve acımasız bir diktatörlüğe sürükleyeceğini, telefonların bu şekilde her türlü insani ve siyasi ilişkiyi gözlemek amacı ile dinlenmesi AKP iktidarının ve onların emri ile uygulamada bulunanları hangi hukuk dışı noktalara geldiğini gösterdiğini,
Tape:3852’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat:22.13’te Fikret ….? ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “kim olsa yıpratacaklar, Türk ordusuna karşı bir savaş başladı, kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. BİZİM SAĞ KOL ne diyor” dediği, FİKRET’in “SOL KOLDA şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Yani Irak'ı Irak konusunda da sürprizler olacak diyolar” dediği, kendisinin“Tabi olacak canım.Çok sürpriz varda oldu.” “yani her harekat karşı harekat” “Peki iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” “orduyu koruyun orduyu savunun bizim açıklamalar filan ulaşıyormu acaba oralara” dediği, FİKRET’in “Gidiyor gidiyor bizde burdan yolluyoruz” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi yaptığı Fikret isimli şahsın, Ankara Aydınlık temsilcisi Fikret AKFIRAT olduğunu, içeriğinin doğru olduğunu, görüşmede geçen “SAĞKOL” un, Ankara da ki bir arkadaşlarının soyadı olduğunu, Sol kol diye bir şeyin olmadığını, görüşme çözümünde hata olduğunu düşündüğünü,
Tape:3842’de kayıtlı, 07.03.2008 günü saat:10.35 de, Bedri….? ile yaptığı görüşmede; Tümep’in bir yemekli toplantısından bahsedildiği, toplantıya “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, bu Danıştay, Yargıtay, Üniverstelerden” seçkin 70 kişinin katıldığını, Şener Eruygur’un ulusalcıların birleşmesinden bahsettiğini anlatıkları kendisinin “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygurlar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin ...” dediği hatırlatılarak sorulduğunda; Mayıs 2007 de Cumhurbaşkanına bir mektup yazdığını, Başbakan’ın Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanı olduğu için istifaya davet etmesi gerektiğini arz ettiğini, bu konuyu siyasi partilere ve AKP ye de bildirdiğini, o dönem yazdığı mektuptaki tutumun uygulanması halinde, Türkiye’nin bugünki iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenmeyeceğini,
11.03.2008 günü saat:18.40 sıralarında Y şahıs ile yaptığı görüşmede; Y ŞAHSIN “İyiyim sağolun ben sayın BAYKAL ile idim Deniz beyle konuyu aktardım kendisine ilgilendi çok hayret etti ya dedi bu inanılmaz bi şey Hürriyetten Enis BERBEROĞLU'na telefon etti” “…çok büyük bi olay bunu büyük yapın büyük ilgilenin bununla banada sen dedi basın toplantısını yap ondan sonra bizde de Meclisin Gündemine getirelim” dediği, kendisinin “Çok güzel” dediği, Y ŞAHSIN “Konuyu bunları söyledi bana Doğu bey” dediği, kendisinin “…o zaman Enis BERBEROĞLU'na ara deki işte böyle böyle Hürriyet zaten benle şu şöyle yapmıştı işte Mahmut Beyden soruyorlar tabi normal soracaklar de haberle ilgilenirseniz ben yazı işleri müdürü Doğaner GÖNEN beyle görüştüm de o Enis BERBEROĞLU gider Doğaner GÖNEN'i desteklerse bu iş büyür” dediği, Y Şahsın “…şimdi Enis BERBEROĞLU'nu arayayım” dediği, kendisinin “Sen ne zaman basın toplantısı yapıyorsun yarın mı” “…Hürriyet ... verirse başka gazete Vatan Gazetesinden ses seda yok değil mi” dediği, Y şahsın “Vatan Gazetesi Bilal telefon etti dediki bizim yaptığımız haberden İstanbul ekibi hoşlanmadı dedi onun için vermeyecekler dedi” dediği, kendisinin “Evet peki o zaman sen Enis BERBEROĞLU'nu ara deki Doğaner GÖNEN ile ilgilenmesi hiç benden bahsetme ama” “Benden bahsetme çünkü Enis bizi severde ... BAYKAL'ın söylemesi yeter” “Sen benden Enise Bahsetme deki işte ben Doğaner GÖNEN beye falan filan anlattım zaten Hüriyet ilgili de bilgi ver ona” “Ondan sonra bi bilgi ver o birbirlerini destekler onlar Doğanla birbirlerini desteklerlerse iyi olur” dediği, Y şahsın “Tamam oldu” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda;Görüşmenin doğru olduğunu, görüşmeyi Birleşmiş Milletler Kalkınma Projesi Müdürü Bartu SORAL ile yaptığını, SORAL’ın orada 37 Milyon Dolarlık Birleşmiş Milletler Fonunun Kemal DERVİŞ yönlendirmesi ile Diyarbakırda ki bir takım bölücülere aktarılmasına karşı kendi makamını ve yüksek maaşını feda ederek kahramanca bir mücadele verdiğini, Birleşmiş Milletlerin Bölücülüğe alet olması ve PKK bölücülüğünü desteklemesinin, İşçi Partisini ilgilendireceğini, bu nedenle konuyu kamu oyuna duyurmak için Bartu SORAL’a yardımcı olmaya çalıştığını,
12.03.2008 günü saat:15.25 sıralarında Emcet OLCAYTU ile yaptıkları görüşmede; kendisinin “… okudum o ORAKOĞLU'nun kitabını” “20 sayfası bizden bahsediyor aslında bütün kitap adamların bütün şifrelerini ve hedeflerini ortaya koyuyor çok önemli” “Şimdi ERGENEKON kitabını yazmadan onu bi mutlaka okuman lazım” “Evet evet hızlı çıkartmak lazım çünkü ortalık bugün Yenişafak'ı gördün mü” “O Yenişafak manşet PKK'ya silah yollamışız” dediği, E.OLCAYTU’ nun “He he o şeyi diyorsun başka şeylerde var”dediği, kendisinin “Evet evet peki bu aralara uğrayacan mı” dediği,
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin bütünü ile doğru olduğunu, Yenişafak ve Radikal gazetesinde çıkartılan yalan haberleri konuştuklarını, bu haberlerin, gizli tutulması kanun emri olan soruşturma dosyalarından çıkartılıp basına sızdırılması ile olduğunu, basına sızdıranlar hakkında soruşturma açılmasını İstanbul C.Başsavcılığından talep ettiğini, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya ÖZ’ün görevini kötüye kullanarak kanun dışı uygulamalar yaptığını, basına yalan haber sızdırarak soruşturmayı olumsuz yöne sevk ettiğini,
12.03.2008 günü saat:16.04 sıralarında Nusret ……. ile yaptığı görüşmede; D.PERİNÇEK’ in “…Mehmet beni anlamamış bak bu onun gibi bi adam için önemli bi zaaf neyse o köşe yazarı değilki yani eyleme dönük mücadeleye dönük bi tavrı yok…” “Abi birleştirilecek bu merkez karar kurulunada bunu anlatacağız derhal örgüt bürosuyle şeyi birleştiriyoruz zaten örgüt bürosu gidip şeylerle dolaşıyor dağda taşta yani Tokat Amasya falan yani alakası olmayan yerler bi yıldan beri bu arada yer yerinden oynuyor işçi hareketleri falan filan orda Mehmet AKKAYA'ya bırakmışız bu hatayı düzeltelim ama şimdi iki gün sonra eylemeler başlıyor bütün partiyi bu eylemlerin içine sokalım ve örgütü büyütün emri verildi” “Paketsen kayış ... 17 kişi üye oldu kaliteli insanlar Kayış dağda 17 kişi üye çıktığına göre Kaliteli Türkiyenin her yerinden çıkması lazım” “…sen örgütlenme bürosunun içinde oturacaksın beraber hareket edeceksiniz İşçi Hareketinin içine gireceğiz ve ordan örgüt çıkaracağız örgüt demek mutlak bina değil o yanlışı …”dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Partinin örgütlenme çizgisi ile ilgili Polisin veya hükümetin bu çizgiyi kontrol etme dinleme hakkının olmadığını, bu uygulamanın telefon dinlemelerinin artık faşist ülkelerdekine benzeyen bir özellik kazandığını düşündürdüğünü,
Tape:3855’de kayıtlı, 13.03.2008 günü saat:12.59’da İbrahim Fikret AKFIRAT ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “Bugün Zaman 17.sayfaya baktın değil mi Avrupa Parlementosunun emri” “Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidilsin diye Türkiye raporuna yazmışlar” dediği, İBRAHİM’in “Bu bizim abilerin ... Haziran Darbesi ve bir sonraki sayıda yani 1 Nisan 2001 ve 8 Nisan 2001 tarihli sayılarda bu Ergenekon tertibiyle ilgili ayrıntılı haberler yapmışız biz” “Yani orda bunu bütün teferrüatı var şey işte Kuzey Irak ta Ordunun Kuzey Irakta yaptığı Ekonomik faaliyet hakkında yalan ifadeler vermesi istendi Ş.. heyetinin Barzani'ye yaptığı Aydınlık Gaztesinde yayınlanan ziyaretin bu faaliyette bağlantıların korunması yönünde ifadeler talep edildi filan diye Tuncay Güney geçmiyor içinde ama” “Yani bu bütün her şeyi biz o zaman yazmışız Ergenekon dedikoduları piyasaya sürülüyor falan diye” dediği, kendisinin “bu adamlar diyorlar ki Türk Ordusunun Subayları 12 Bin silahı getirdi Talabani, Barzani PKK ya verdi” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Kendilerinin samimiyetlerini ve Ergenekon denen tertibin düzmece senaryolar üzerine kurulduğunu yansıttığını,
13.03.2008 günü saat:15.48 sıralarında Adnan…..? ile yaptığı görüşmede; kendisinin “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” dediği, ADNAN’ ın “Sözleştim” dediği, kendisinin “İyi güzel tamam artık halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim dedim abi iş görüşmesi... ben gerek yok tamam” dediği, “Ben talep ettim ama şimdi bu iş görüşmesine döndü sizin olmanız yeter benim hiç bulunmama gerek yok merkezinde siz olun o temelde gitsin” “Çok enteresan çok açık yani o Şemdinli Şemdinliden başlayan operasyon devam ediyor” “Doğrudan Genel Kurmay Başkanını hedef alıyor” dediği, ADNAN’ ın “O şeyi yolladı mı elinize ulaştı mı Tuncay GÜNEY'in ifadesi” dediği, kendisinin “Yok o şey şey ifadesi Serhan söyledi ama o şeymiş yani o şeyden dolandırıcılık ifadesiymiş o öbürüne ...” “O ifadeler bu şeyler falan varmı o Kuzey Irak” “Yani onlar gece tutulan diğer ifadeler” dediği, ADNAN’ ın “Evet yani orda da bi suç var bunun için söylüyorum” dediği,
Telefon görüşmesi sorulduğunda; İnsanlar arasındaki yemek, dostluk, iş siyaset ilişkilerinin, devlet ve polis tarafından gözetlenemeyeceğini, kanunsuzluğun hat safhada olduğunu, Tuncay GÜNEY’in ifadelerinin gazetelere sızdırılarak yasa dışı bir kampanyaya dönüştürüldüğünü, Türk Ordusu ile İşçi Partisinin hedef alınması karşısında, kendisinin de arkadaşlarından, ortalıkta dolaşan bu ifadeleri bulmalarını rica ettiğini, aslında bu ifadenin 2001 yılında ellerine geçtiğini, bu konuda 2001 yılında Aydınlık dergisinde yayınlar yaptığını, ancak arşivde araştırma yapan arkadaşlarının bu ifadeyi bulamadıklarını,
Ergenekon Operasyonu sonrası Aydınlık dergisinin izlemiş olduğu yayın Politikasına bakıldığında soruşturmayı saptırmaya yönelik örgütün “Ergenekon” Belgesinde de tarifi bulunan DEZENFARMASYON politikasını uyguladığı görülmektedir.
Bu kapsamda 24.02.2008 tarihli Aydınlık dergisi’nin 14. sayfasında “Emniyetteki Gladyoya karşı mücadele. Fethullahçı polis Listesi gündeme oturdu. Deşifre olan uzaklaştırılıyor, yerine aynı cemaatten bilinmeyen isimler getiriliyor.” Şeklinde haberler yer aldığı, Emniyet Müdürü Ramazan AKYÜREK VE Necati ALTINTAŞ’ın fotoğraflarının yer aldığı görülmüştür.
*Derginizde çıkan haberleri ne amaçla yaptınız? Bu bilgilere nasıl ulaştınız? Bu yayınları yaparak örgütün politikası olan DEZENFARMASYON mu yapmak istiyorsunuz? Ve bu şekilde soruşturmayı saptırmayı mı amaçlıyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Kendisinin Aydınlık dergisi yöneticisi olmadığını, haberlerin nereden geldiğini bilmediğini, Emekli Emniyet Genel Müdür v.Necati ALTINTAŞ’ın Polisteki Fettullahçı şefleri bildirdiği yönündeki haberlerin çıktığını, haberlerin yalanlanmadığını, Ankara Başsavcılığına bu konuda bir suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek “ben Aydınlık ın yalnızca baş yazarıyım. Ancak bir hukukçu olarak şunu belirteyim, şu ana kadar yapılan sorguda Bilecik toplantısı yalanı ile, Ergenekon Programını Perinçek yazdı yalanı ile, diğer Ergenekon belgelerinin yazılmasına Perinçek katıldı yalanı ile, TSK Kuzey ırakta Barzani, Talabani ve PKK ya silah teslim etti yalanı ile, Doğu PERİNÇEK TSK nin Kuzey IRAK ta ilişki kurması için referans verdi yalanı ile ve burada sıralamakla bitemeyecek yukarıda ki sorgumda tek tek açıkladığım ve ispatladığım yalanlarla bütünü ile düzmece bir soruşturma yürütülmektedir.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
3 Şubat 2008 tarihli Aydınlık dergisinin 14 ve 15. sayfasında “Fethullah sicilli Emniyet Müdürü istihbarat daire başkanı Ramazan AKYÜREK’ten ve yapılan Ergenekon operasyonundan bahsederek “beş altı gündür yürütülen operasyon Gladyoya karşı operasyon değil, Gladyonun yaptığı operasyondur. Hedef tutuklananlar değil milli güçler ve Türk ordusudur. PKK da operasyona destek veriyor” şeklinde beyanların yer aldığı görülmüştür.
Bahsi geçen operasyonu yürüten ilgili Cumhuriyet savcılığı ve görevli emniyet güçleridir.
*Haberinizde geçen Gladyonun yaptığı operasyon tabiri savcılık ve Emniyet güçlerimidir?
*Henüz yargı aşamasında olan ve gizli yürütülen bir operasyonla ilgili neden bu şekilde haber yapmaktasınız?
Şeklinde sorulara; Derginin tespitlerinin, yürütülen yasa dışı uygulamayı 12 den vurduğunu, saptama ve teşhislerin bütünü ile doğru olduğunu, PKK, operasyonunun bütün yayın organları ile ve resmi açıklamaları ile desteklendiğini, ABD yetkililerinin operasyonun sonuna kadar götürerek Devletin içinden Milliyetçilerin temizlenmesini istediğini, Avrupa Parlementosu karar tasarısının, bir hafta evvel Ergenekon operasyonunun sonuna kadar götürülerek Devlet içindeki Milliyetçilerin temizlenmesi gerektiği talimatının yer aldığını, bütün bunların dış güdümlü Gladyo nun seferber edildiğini ispatladığını, Türk Emniyetinin, kendilerinin Emniyeti olduğunu, Türk Emniyeti ile Gladyo yu özdeş göstermeye kalkanların, kendilerine Türk Emniyetinde sığınak arayan yasa dışı unsurlar olabileceğini,
(Not:İfade alımı tamamlandıktan sonra yapılan kontrol sırasında Doğu PERİNÇEK ekleme yapmak istediğini beyan etti ve Ekledi:PKK’nın desteklediği operasyon Ergenekon operasyonudur. PKK yönetimi Ergenekon operasyonunu desteklediğini ilan etmiştir. PKK’nın kontrolündeki DTP de aynı yönde açıklamalar yapmıştır) şeklinde beyanları olmuştur.
27.01.2008 tarihli Aydınlık dergisi 2. sayfasında “Gladyonun operasyon merkezi polisin içine taşındı” “Fethullahçı Gladyonun Gladyo operasyonu” şeklindeki beyanlarla, Ergenekon terör örgütüne yönelik yürütülen operasyonları Süper Nato’nun ABD’nin yaptırdığı şeklinde yorumlar geçtiği anlaşılmaktadır.
*Savcıyı ve görevli Emniyet Teşkilatını zan altında bırakan bu tür ithamlarınızın amacınız nedir?
Şeklindeki soruya; Dikkat edilirse gladyonun merkezinin Emniyet içine taşındığının belirtildiğini, yoksa Emniyet Teşkilatı Gladyodur şeklinde suçlama olmadığını, böyle bir kanaatlerinin olmadığını, böyle bir haksızlığı da yapmayacaklarını, ancak bu soruşturmada bir Gladyonun arandığını, Türk Silahlı Kuvvetlerine parmakların gösterildiğini, Şemdinli’den beri bir tertipler zincirinin devam ettiğini, Ordunun bir suç örgütü gibi gösterildiğini, ne Ordunun ne Emniyetin suç örgütü olmadığını, ancak ABD tarafından Türk Devletinin içinde bir ur gibi, Gladyo denen teşkilatın, 1950’lilerin ortalarından beri örgütlendiğini, 6-7 Eylül 1955 faciasını o örgütün düzenlediğini, 12 Mart 1971 öncesinde yine o gladyonun birçok bombalama ve cinayet işlediğini, daha sonra 1977 yılı 1 Mayıs olayından başlayarak Gladyo’nun 1980’e kadar gençleri birbirine kırdırdığını, binlerce insanı öldürttüğünü, kendi değişleriyle Türkiye’yi istikrarsızlaştırdıklarını, 1990’larda Uğur MUMCU’dan Eşref BİTLİS’e kadar Atatürkçü aydınları ve komutanları da öldürdürten aynı Gladyo olduğunu, 1970’den 1990’a kadar Gladio’nun bu faaliyetlerini ortaya çıkaran ve topluma anlatan partinin genel başkanı olduğunu, 1993’ün bir dönem noktası olduğunu, Jandarma genel komutanı Org Eşref BİTLİS ABD’nün Ortadoğu planlarına ve özellikle Kuzey ırakta ikinci bir İsrail devleti kurmasına karşı uygulamalara giriştiği için ABD tarafından şehit edildiğini, bu tarihten sonra Türk Ordusu özellikle Irak’ın kuzeyinden gelen bölme tehditlerini dikkate alarak cephesini ABD nin ve AB nin yıkıcı faaliyetlerine döndürdüğünü, bu tarihi gelişme sonucu ABD Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik savaşı şiddetlendirdiğini, Emniyetin içinde Fethullah GÜLEN bağlantılı bir grubu örgütlediğini, harekete geçirdiğini, Türkiyenin bu tarihi süreci ve 1990-1993 ten sonraki kopuş ve Gladio’nun odak merkezinin değişmesine saptamadan huzur ve barışa kavuşamayacağını, 2 gündür basında çıkan haberlerde, AKP kendi derin devletini kuruyor diye manşetler atıldığını, Aydınlık’ın o sayısının kamuoyunu aydınlattığını ve yeni gelişmeyi saptadığını,
27.01.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 11. sayfasında “Adil Serdar SAÇAN ile yapılan bir röportaja yer verildiği ve derginin “Her yıl yüz yüzeli bin öğrenci cemaat üyesi olarak polis okulundan mezun oluyor” şeklinde başlık halinde yayınladığı, görülmüştür.
*Tüm Emniyet Teşkilatı 150-200 bin kadarken her yıl 150 bin Fethullahçı Polisin Polis Okulundan mezun olduğu gibi hayal mahsulu bir iddiayı dezenfermasyon faaliyetleriniz çerçevesinde mi başlık haline getirdiniz?
Şeklindeki soruya; Emniyet ve savcılık sorgulamalarında yorum yaparak soru sorulamayacağını, daha önceki soruların da yorum ürünü olduğunu, sorgulamanın hukukuna aykırı olduğunu, bununla birlikte eğer rakamda bir yanlış veya yazım hatası varsa o Aydınlık’ın sorumluluğunda olduğunu, Emniyet Teşkilatı’nın içinde Amerika’da ikamet etmekte olan Fethullah Hoca cemaatine bağlı bir grubun yuvalandığını bütün kamu oyunca saptandığını,
İFADENİN BU AŞAMASINDA ŞÜPHELİ DOĞU PERİNÇEK’E EMNİYET TEŞKİLATINI ZAN ALTINDA BIRAKTIĞI SÖYLENEREK KENDİSİ UYARILARAK, BUNUN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAĞI SÖYLENDİĞİNDE;
Kendisinin Emniyet Teşkilatını bir bütün olarak zan altında bırakan açıklamalarda bulunmamaya özen gösterdiğini, sürekli olarak emniyet içersinde olan yuvalanmalardan ve odaklaşmalardan söz ettiğini, bunları belirtmesinin siyasi parti lideri olarak görevi olduğunu, Emniyetin bu tür ABD güdümlü cemaat yuvalanmalarından temizlenmesinin, emniyetin sağlıklı çalışması ve kamu hizmeti yapması bakımından şart olduğunu,
Aydınlık dergilerinde, bir çok haberde Cumhuriyet savcısı ve görevli emniyet güçlerince yürütülen Ergenekon terör örgütü ile ilgili haberlerde, Ergenekon örgütüne yönelik yapılan operasyonun Türk ordusuna karşı yapılmış bir operasyon olduğunu iddia edilmektedir.
*Yapılan operasyonu, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yapılmış gibi göstererek neyi amaçlamaktasınız?
Şeklindeki soruya ; 3 gün devam eden gözaltı sürecinde bu konudaki kanaatinin iyice kesinleştiğini, dava dosyasının her tarafının Türk Silahlı Kuvvetlere karşı olumsuz amaçlar taşıdığını,
ŞÜPHELİ DOĞU PERİNÇEK’E İFADENİN BU AŞAMASINDA EMNİYET TEŞKİLATI VE SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN SAVCILIK BİRİMİNİN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE KARŞI “OPERASYON YAPMAK” GİBİ ZAN ALTINDA BIRAKAN VE SUÇLAYAN İFADELERİNDEN DOLAYI UYARIDA BULUNULDU VE KENDİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAĞI HATIRLATILDIĞINDA; ekleyecek bir şeyinin olmadığını mahkemelerin karar vereceğini,
09.03.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 5. sayfasında “Ergenekon soruşturması ile suç işlenmektedir. İstanbul Cumhuriyet savcısı Zekeriya ÖZ 2000 yılında CIA ya bağlanan Tuncay GÜNEYE verdirilen uydurma ifadeleri 7 yıl sonra soruşturma konusu haline getirmiştir. Böylece suç ve suçlu imal ederek tertibe bile bile alet olmakta görevini kötüye kullanmakta ve suça ortak olmaktadır” şeklinde haber yaptığınız görülmüştür.
*Henüz yargı aşamasında olan ve soruşturması gizli devam eden bir dosya ile ilgili neden itham edici bir şekilde suçlamalarda bulunup hüküm vermektesiniz?
Şeklindeki soruya; Aydınlık dergisi sorumlusu olmadığını, bu sorunun muhatabı olmadığını, ancak Aydınlık dergisinin yazdıklarının gerçek olduğunun apaçık orta olduğunu,
*Tuncay GÜNEY’in CIA ajanı olduğunu nereden biliyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Tuncay GÜNEY’in CİA’ya bağlı sitelerde imzalı yazı yazdığının bilindiğini, ancak öncesinin olduğunu, 2000 yılında İstanbul’da devşirilerek CİA ya bağlandığını, 10 yıllık ABD pasaportu cumhurbaşkanlarına bile verilmediğini, ABD ye gittikten sonra Mehmet EYMÜR ile faaliyetini sürdürdüğünü, imzasıyla Türkiye’ye karşı ermeni soykırımı yalanlarını saldırgan bir uslupla yazdığını, Müslümanlığa karşı kendi imzasıyla hayasız yazılar yayınladığını, yine CİA sitelerinde hıristiyanlığı ve Yahudiliği öven Müslümanlığı karalayan yayınlar yaptığını, bütün bunlar CİA faaliyeti olduğunu, en son kendisinin Levi adıyla bir Yahudi ibadet merkezinde yani sinagogta haham cüppesiyle çalıştığını, vatanından sonra dinini de ve milliyetini de değiştirdiğini, ayrıca Tuncay GÜNEY’in ABD’ye götürülmeden önce 2001 yılında çevresine İstanbul ABD Konsolosluğu ile görüşmeler yaptığını ve kendisine ABD’de lüks yaşam vaad edildiğini,
16.03.2008 tarihli Aydınlık dergisinin 3. sayfasında, Ergenekon terör örgütüne yönelik yapılan operasyonlardan bahsederek “Şerefsizlik talimatının muhatabı kim.” “İktidar sahiplerimi, büyük Ortadoğu projesi eş başkanlarımı, Gladyo savcısı rolüne soyunanlar mı, Fethullah sicilliler mi” “….cumhuriyetin polisi yokmudur, bağımsız yargısı, yargıcı savcısı yokmudur” şeklinde haber yayınladığınız görülmüştür.
*Ergenekon terör örgütüne yönelik sürdürülen operasyonları ve operasyonda görev alanları Türkiye ye ihanet etmekle suçlayarak ağır hakaretler de bulunmaktasınız. Ergenekon terör örgütünü ve üyelerini neden bu derece savunma ihtiyacı duyuyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Aydınlık sorumlusu olmadığını ve sorunun muhatabı olmadığını, ancak sorgulamanın bir suç araştırmasından çıkıp Aydınlık dergisiyle mücadele haline getirildiğini gördüğünü,
Tape:3859’da kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :17.09 sıralarında, X şahıs arasında yaptığı görüşmede; X şahsın “Ha bu Yavuz DEDEGİL Türkiye’deymiş” “Ha bi 10-15 gün daha buradaymış galiba.” “Ee sen bi telefon edermisin görüşün abi. Şeye dönmeden Almanya’ya dönmeden” “Şu ADD’yi görüşmek lazım… Abdullah konusunda falan onun biraz” “Abdullah COŞKUN konusunda galiba biraz kafası karışık biraz teretdütleri var.” dediği, kendisinin “Olur görüşelim.” dediği, X şahsın “Ali’ler diyorum. Bi buluşup anlatmaya çalıştılar da Yavuz DEDEGİL’e buluşamadılar.” “Bi anlatmak lazım iyi bi şekilde” “Zaten olağanüstü bi kongreye gidecek ADD, bu Yavuz DEDEGİL’ in tutumu çok önemli.” dediği, kendisinin “Olur tabiî ki ararım” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Kimle görüştüğünü hatırlamadığını, suçla ilgisinin olmadığını, bu şekilde insanlar arasındaki fikir alış verişlerinin izlenmesi ve böyle kayda geçirilmesinin suç olduğunu,
Görüşmede ismi geçen kişiler kimdir? Ne gibi ilişkiniz vardır?
Şeklindeki soruya; “Bu şahıslar hakkındaki sorularınız tamamen kanunsuzdur. Size kanunsuzluğunuzu hatırlatmak için böyle hukuk dışı sorulara cevap vermiyorum.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tape:3860’da kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :17.47 sıralarında Nusret…… ile yaptığı görüşmede; NUSRET’ in “Ordan da bilgi olur. Şey geldi mahkemenin 1 numaralı mahkemenin kararı geldi. Götürüyorum yarın orda, satışla ilgili de olumlu karar verdi…” dediği, kendisinin “Ne kararı.” dediği, NUSRET’ in “Iıı toprak köylülere toprak satışı.” dediği, kendisinin “Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi” dediği, NUSRET’ in “Danıştay’a gidecek. Danıştay’a gidecek ama epeyce bi masraf oldu. 30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım,sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil.” “Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye” dediği, kendisinin “Ne kadar masraf” dediği, NUSRET’ in “Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş” dediği, kendisinin “Beş milyar mı?” “Bi şey değil” dediği, NUSRET’ in “…Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım.” “Kaynak bulalım.” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Nusret SENEM Partinin Genel Sekreteri ve aynı zaman da Diyarbakır Bismil ilçesi Arslanoğlu köyü çiftçilerinin avukatı olduğunu, köylülerin ağa ile davalarına baktığını, Danıştay’a başvuru için köylülerin harç yatırması gerektiğini, köylülerin bunu verecek parası olmadığı için parti olarak onlara maddi yardımda bulunduklarını,
Tape:3862’de kayıtlı, 13.02.2008 günü saat :18.46 sıralarında Pınar….. ile yaptığı görüşmede; PINAR’ ın “Başkanım Şule Hanımla bi mektup göndermiştim işte Milli Egemenlik Hareketi şimdi orda en üste not kısmında.” “Açıklamaya ilişkin teyidinizi en geç on beş şubat 2008 tarihine kadar bildirmeniz gerekiyordu onu” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Pınar YAVUZ ile yaptığını, İstanbul daki basın sekreteri olduğunu, sözü geçen milli egemenlik hareketinin bildirisine, imzasının koyulması konusunda onayının talep edildiğini, bunun bildirildiğini,
Tape:3866’da kayıtlı, 18.02.2008 günü saat :18.19 sıralarında Ferid İLSEVER ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Valla dikkat et, bu Mehmet telefon etti de ee bu sorulara cevap..” dediği, F.İLSEVER’ in “Aldım onları abi gördüm, alo” dediği, kendisinin “Bi de Ankara’ da bu Şükrü ELEKDAĞ’ dı bu Onur ÖYMEN’ di carttı curttu şimdi yüklenelim” dediği, F.İLSEVER’ in “Erdoğan ÖZEL bizim yani İzmir’ de bu” “Talat Paşa’ nın işlerini yapıyo ya” dediği, kendisinin “Bu Ankara’ yı yapalım abi bak, Ankara hedef ne biliyomusun? Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN, Gündüz AKTAN falan bunları toplayıp önlerine koyalım, çok cephede mücadeleyle bu iş kazanılır o meseleyi koyalım” “…bunlar bizi reddetmeye karar vermiş” “Bizi oyalıyolar tamam mı ve bunlara ucunu göstermek lazım, başlıyoruz demek lazım” “Çünkü CHP’ liler olumlu olduğu sırada bilmem Zahit AKMAN’ ın falan olumsuz falan bunlar hep kanunsuzlar yani çok açık” “Biz çekelim kılıcı abi hiç..” dediği, F.İLSEVER’ in “Namussuzlar RTÜK başkanı falan değil bunlar şeyden kelepir mal kaçırıp bilmem ne yapmaya çalışıyo aynı zamanda” “Namussuz herifler ya sadece bizi susturmak değil bi de elimizden alınıp şeyi biliyomusun en ucuza nasıl kopartırım, bu kadar adi adamlar ya” “…o kurulu etkilemek bakımından ben dedim bi güçlü bi iki hukukçudan böyle yani güçlü derken şey tanınmış kamuoyunda işte bilmem isim yapmış falan bir iki şey alabilirsek şeyde yaptığımız gibi kabloda yaptığımız gibi” “Ya şimdi bunlar bu şeylerden sonra bir sürü ziyaret yaptılar peş peşe geldiler gittiler bilmem ne yaptılar falan, şimdi geçen gün de bir 1969 yılına ait arşivlerin bazılarını dediler bi bölümü hepsi değil de bazılarını gizli tutuyolar, tutmaya devam ediyolar, Türkiye ile ilgili arşivleri” “…Cumhuriyet Gazetesi dün onu manşet yaptı Anayasa Değişseydi Darbe Olacaktı başlık aynen böyle Cumhuriyet’ in başlığı…” “O zaman siyasi şeylerin tanıması üzerine, bunun üzerine şimdi bugün de Süleyman DEMİREL’ le bir Fikret Bilal bir röportaj yapıyo yayınlıyo işte Ben Önledim Yoksa Darbe Geliyodu, bu anayasa değişikliğini biz hazırladık ama senatoda kabul edilseydi darbe olacaktı öğrendik ve parlamentoyu kurtardık işte bugünlere ders olsun…” dediği, kendisinin “…bugün darbe yapmak çok büyük yanlış tam ekonomik çöküşe giderken çok büyük hata yani” dediği, F.İLSEVER’ in “Darbe diye bişey yok zaten abi öyle bişey söz konusu değil de” “Napıyolar yani ne yapmak istiyolar” “Bugün darbe falan ne darbesi ya bide kim yapacak yani” “…fakat şey yaptıkları anlaşılıyo bi takım tehditler savurdukları anlaşılıyo bazı korkutmalar yaptıkları anlaşılıyo” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin bölük pörçük kaydedildiğini, bir çok konunun olduğunu, ilk konunun, oğlum Mehmet PERİNÇEK Rusya nın en büyük gazetelerinden birinin Ferid İLSEVER ile yapmak istediği ropörtajın sorularını İLSEVER’ e gönderdiğini, O ropörtaj da Ermeni soykırımı yalanı konusunda Rus kamu oyunu aydınlattığını, Türkiye nin yanına kazanmaya çalışıldığını, buna verilecek cevap üzerinde konuştuklarını,
İkincisi gene Ermeni soykırımı yalanı konusunda CHP ve MHP li milletvekilleri Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN ve Gündüz AKTAN ile birlikte çalışma konusu görüştüklerini,
Üçüncüsü Türkiye deki darbe tartışmaları konusunda bilgi verildiğini, burada Ferid İLSEVER’in de kendisinin de darbeye karşı olduğunun saptandığını,
Tape:3867’de kayıtlı, 18.02.2008 günü saat:18.54 sıralarında X şahıs ile yaptığı görüşmede; X şahsın “1970-1960 devrimi ile ilgili 27 Mayıs devrimi ile ilgili” “Elimde bi AKDEVRİM diye bi belge var benim, belge kitabı var, bundan bazı şeylere temas etmek istiyorum” “Ben bunları da yazılmak katmayı uygun buldum” “…hafta içinde yetiştirmeye çalışıcam size efendim” “Bi talimatınız var mı?” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Emekli Kurmay albay Cemalletin KORKUT olduğunu, İşçi partisi Genel Başkan Danışmanlarından olduğunu, hazırladığı yazıyla ilgili konuştuklarını,
Tape:3868’de kayıtlı, 19.02.2008 günü saat :22.06 sıralarında Ali….. ile yaptığı görüşmede; kendisinin “…yarın ben Dedegil’ le buluşuyorum” “Partiye geliyo” “O konuda bana söyliyeceğin bişey var mı?” dediği, ALİ’ nin “Ya başkan olmasında şey olmasa bile diyelim” “Çünkü o Abdul hocanın yazdığı mektup falan filan ya onlar Yavuz Bey bunları kabul etmez, ama biraz çekinceli gibi sanırım veya uğraşırlar benimle diye mi düşünüyo bilmiyorum artık ya yorum yapmak istemiyorum” dediği, kendisinin “… 6 Nisan’ da İsviçre’ de güzel bi toplantı oluyo bu …. çıkıp kanunu çiğneyecek” “O da çok güzel oluyo yani o Normalston falan da çağrıcaz oraya yani bırakalım İsviçreliler özgürlük temelinde yapsınlar” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşme İsvicredeki Ermeni soykırımı yalanına karşı 6 Nisanda gerçekleştirilecek toplantı ile ilgili olduğunu, bu toplantıya eski İngiltere başbakanı Margeret Theccer’in başdanışmanı Prof. Doktor Norman Stone yanında İsviçreli bazı millevekilleri ve bazı bilim adamlarının da katılacağını, Türkiye Devletinin Ermeni Soykırım yalanını çürütmek için yapmadıklarını, kendilerinin üstlendiğini, görüşmede geçen Ali isimli şahsın ise Partilerinin Yurt dışı temsilcisi Ali MERCAN’ olduğunu,
Tape:3869’da kayıtlı, 19.02.2008 günü saat :22.49 sıralarında Musa ……. ile yaptığı görüşmede; MUSA’ nın “O istemiş olduğunuz kitapçı” “Biz bulduk” dediği, kendisinin “Ziynet Hanım da mı buldun” dediği, MUSA’ nın “Evet şimdi arkadaşta burda Deha’ yla beraber tekrar bi gözden geçiriyolar size göndermeden evvel” dediği, kendisinin “10 Üzeri Armania” dediği, MUSA’ nın “O ya bu gece ya yarın sabah elinizde olur” dediği, kendisinin “Broşür şeklinde de var mı ellerinde” “Mafyograsi ne var ne yok hepsini bütün Almancaya çevirdiği her şeyi” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüştüğü şahsın, İsviçredeki parti yöneticilerinden Musa DURSUN olduğunu, Ermeni soykırımı yalanına karşı yayınladıkları, Almanca kitapların CD kopyalarını yollamak için çevirmen arkadaşının evinden telefon ettiğini, konuştuğu şahsın, çevirmenin eşi İsvicreli profösör olduğunu, bu şahsın, Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelemizi desteklediğini,
Tape:3870’de kayıtlı, 22.02.2008 günü saat :10.45 sıralarında Ceyhun BOZKURT ile yaptığı görüşmede; kendisinin “O sana yollamıştım geldi dimi o şeyleri” dediği, C.BOZKURT’ un “Geldi onu bugünlerde ben tekrar gündeme getirmeyi düşünüyorum” dediği, kendisinin “Tamam o sana lazım olur, onu koy arşive” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Ceyhun BOZKURT’un gazeteci olduğunu, Ceyhun’un kendisinden bazı açıklamalarını istediğini, kendisinin de onları yolladığını,
Tape:3871’de kayıtlı, 24.02.2008 günü saat :15.17 sıralarında Ferid…/Ufuk….. ile yaptıkları görüşmede; FERİT’ in “…Aslan BULUT niye benim haberim yok niye bana göndermediniz bi bir tanesi daha söyledi keşke benim e-postama şey Behiç KILIÇ ya biz bir kere bunların şeylerine gönderelim abi” dediği, kendisinin “Fakat bunlar da acaba Tayyip Erdoğan’larda kazanıyorlar mı yani onların hükümeti zamanında oluyor falan bir fikri var mı.” dediği, FERİT’ in “…bir rahatsızlık var herkes şeyin farkında Abdullah GÜL’ün ee imzalama şeyine müthiş bir tepki var” dediği, kendisinin “Arkadan vuruyor ya” “İç cephe açıyor orduya karşı” dediği, FERİT’ in “biraz daha şey olursa bu Ergenekon hikayesi daha nerelere varacak nereye götürecekler bilmiyorum ama bunların amaçları belli bunu yapan adamlarda” “Fakat bu Ergenekon’la ilgili daha evvelden baktım şimdi Vatan’da bilmem nerde gene şeyler var bazı okur yorumları nasıl tepkili biliyormusun hepside bizim şey yani Fethullahçıların tezgahı bilmem nesi yalanı şusu busu falan filan diye büyük tepkilerle” dediği, kendisinin “Vatan’damı çıkmış” dediği, FERİT’ in “…burda bir sempati alması bir güç gösteresi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönüde bu bence” dediği, kendisinin “Hayır bu Ergenekon’la ilgili diyorum” “Ergenekon’la ilgili” “…o konuda neler deniyor o tür konularda Türk ordusunun o konuda bir tavrı yok” dediği, FERİT’ in “… Ümit SAYIN gibi berbat berbat adamlar var işin içinde” “Onada dayanarak bir sürü şeyler var internet ortamında şunu yapmış bunu yapmış gibi” “…bir tek Serdar TURGUT’un dikkatimi çekti bu şeylerin eeee yani bir takım şikayetçi takımı var operasyonların onların en açık net ifadesi olmuş onun yanı sırası” dediği, kendisinin “Şikayetçimi o?” dediği, FERİT’in “Operasyonlara karşı bir tavır almış” “Bir o var yani öyle net bir tavır içinde olan bide Cumhuriyet imtiyazından…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi Ferid İLSEVER ile yaptığını, görüşmenin, iki arkadaş arasındaki bilgi alışverişi olduğunu,
Tape:3872’de kayıtlı, 24.02.2008 günü saat :22.20 sıralarında X Şahıs ile yaptığı görüşmede;X şahsın “Tamam Tuncay ÖZKAN’la ben kavga ettim ama doğal olarak siktir çektim çünki canımı sıktı Tolon’u, sizi,Esat’ı,Mahir KAYNAĞI,Emin GÜRSES’i adam rest çekti” dediği, kedisinin “Evet” dediği, X şahsın “Çünki Mehmet AKKAYA ya ben bir şey demicem çünki ben emir değil ya emir belki ……… şöyle diyim Mehmet AKKAYA arkadır Orhan abinin dediğini ben yapıyorum da uyguluyorum da” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi ismini hatırlamadığı Karabük’ten İstanbul’a gelmiş eski bir işçi ile yaptığını, suçla ilgili bir konu olmadığını,
Tape:3873’de kayıtlı, 25.02.2008 günü saat :22.33 sıralarında İhsan ATİK ile yaptığı görüşmde; kendisinin “Kardeşim devrimle rica ederim İhsan’cığım devrimden vazgeçmek şerefsizliktir alçaklar devrimden vazgeçer öyle bir şey olur mu öyle saçma şey” “Bizim yaptığımız her şey devrime yönelik” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Partilerinin proğramında milli demokratik devrim hedefi konulduğunu, devrim, Kemalist devrimi tamamlamak diye tanımlandığını,
Tape:3874’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :00.43 sıralarında X şahıs ile yaptığı görüşmede; X ŞAHSIN “Şimdi ben daha önce Phılıp Morres deposunda falan görev aldım” “Daha doğrusu telefonda konuşmak istemiyorum da, sen önümüzdeki günlerde İzmir’ e gelecek misin? Senle görüşebilirmiyim?” “Tekel’ de hangi parti iktidara geçerse geçsin mevcut olan yerlere sürekli kendi partilerinden bir müdür getiriyolar” “Bunların müdürleri oraya almalarının sebebi şimdi eğer bunu kontrol etme imkanın varsa” “Depolarda 6-7 sene önceden gelen mahsulü” “Kalkıp ta içeriye imha veriyolar” “Bundan müthiş, müthiş derecede yani büyük ton” dediği, kendisinin “Hı hı, sen bunu git Halil GÜLEÇ’ e anlat çabuk” “Hadi senden görev bekliyoruz” dediği, X ŞAHSIN “Anladım, o yüzden de pek konuşmak istemiyorum fakat aktif bir şekilde görev aldım, müthiş derecede haksızlığa uğradım” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Telefon eden şahsın, İzmir ilinde TEKEL işçileri ile dostluğu olan bir arkadaşları olduğunu, Tekeldeki yolsuzlukları araştırdığını, Bu konuyu İzmir il başkanı Halil GÜLEÇ’e iletmesini söylediğini,
Tape:3875’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :12.28 sıralarında Kamil DEDE ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Bu şeyde iddianamelerde şurda burda THKP/C var mıdır?” dediği, K.DEDE’nin “Olabilir” dediği, kendisinin “Senin evde var mı onlar?” dediği, K.DEDE’ nin “Ben de hiç yok onlar abi” dediği, kendisinin “Peki bunu bilen kim var?” dediği, K.DEDE’ nin “Anladım, bu ORAKOĞLU’ nun kitabını daha çıkmak üzere galiba şey yaptınız mı?” “İlyas AYDIN için iddiası, ölmediğini söylüyo benim şahsi fikrim de ölmediği konusunda, bu konuyu daha aydınlatamadı kimse” dediği, kendisinin “Hala yaşıyo mu sence?” dediği, K.DEDE’ nin “Bence kesinlikle yaşıyo, ölmesi mümkün değil abi ya da ha pardon o şekilde ölmesi mümkün değil, bize iletildiği şekilde ölmesi mümkün değil Türk Devleti öldürdüyse onu bilemem ama biliyosunuz Filistin’ e götürdük işkencede bilmem ne de öldü diye esas çıkan şaye o biliyosunuz, orda öldürmeleri mümkün değil, Muhabbarat’ ın iş kontrolü altında, Muhabbarat bi Türk subayını bilmem ne öldürttürecek üç tane çakala mümkün mü bu?” “Bu niye ortaya çıkarıldı hatta bize bi kaset gönderildi ben biliyorum” “Boğuk sesler geliyo işte ölmeden evvel işte işkence sırasında konuşmaları falan diye nişe bu kadar çok şey yaptılar” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Merkez Karar Kurulu üyemesi Kamil DEDE ile son zamanlar da yayınlanan Bülent ORAKOĞLU’ nun kitabı ve İlyas AYDIN’ın yaşayıp yaşamadığı konusunda konuştuğunu, Kamil DEDE’ ye bu şekilde bir kaset gösterdiklerini, ancak varlığından bilgisinin olmadığını,
Tape:3876’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :21.51 sıralarında Pınar ….. ile yaptığı görüşmede; kendisinin “Pınar’ cım ÖZKÖK’ e bi şey mektup yazdım” “Bu mektubu bi ön yazıyla ÖZKÖK’ ün kendisine yollarsın diğerlerine de aynen böyle bu şekilde yollarsın, zaten altında diyo not bu açıklamayı izninizle sabah toplantısına okuyarak gelmeleri için Hürriyet’ in diğer yönetici kadrolarına da yolluyorum diyorum” “Sen bana yollamıştın Oktay EKŞİ’ yi de not al” “Hürriyet’ in o şeyinde bulunan künyesinde yönetici olarak yazılı insanlar var ya Doğan ERGÜNEL zaten var orda” “Hepsine şimdi e-postala” “Ve takip et onda aldınız mı Doğu PERİNÇEK’ in şeyini diye tamam mı?” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmenin sekreteri Pınar YAVUZ ile yapıldığını, Hürriyet gazetesinde Erdal YAVUZ adlı profösörün 1969 yılına ait gerçek dışı açıklamalarını düzeltmek için bir yazı gönderdiğini, O yazıyı Hürriyet Gazetesi yöneticilerine ulaştırmasını rica ettiğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu “ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Ümit SAYIN” isimli klasör açıldığında, (9) adet Word dosyasının olduğu, bu Word dosyaları içersinde “Ümit SAYIN tarafından Kadıköy C. Başsavcılığına yapılan suç duyurusu” yazılarının olduğu görülmüştür. Konu sorulduğunda; Bunları bilemeyeceğini, Genel Merkez de binlerce CD olduğunu,
“ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, “Yargı-Nusret Senemden” adlı klasör açıldığında, içersinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür.
“Yargıtay” adlı PDF dosyası açıldığında, elle çizilmiş basit bir kroki olduğu görülmüş, kroki içersinde binanın bölümlerini gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktaları işaretledikleri ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yaptıkları ve numaralandırdıkları görülmüştür.
“Krokinin açılımı” isimli Word belgesi açıldığında, aynen şu yazıların yazdığı görülmüştür;
KROKİNİN AÇILIMI
A:Yargıtay ana bina
B:Yrgıtay bitişik ek bnina
C:Yargıtay ek bnina
1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı)
2 avukat giriş kapısı
3 Posta giriş kapısı
4 Vatandaş kapısı
5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok)
6Mutfak kapısı
7 A blok yan kapı
8Cnlok yabn kapı
9C blok arka kapı
10C blok öbn yan kapı
11C blok ana giriş kapı
12C blok garaj kapısı
13 Başbakanlık güvenli girişi
14A blok giriş
X Güvenlik var
X Polis var
) ( x ray cihazı var
P polis noktası var.
“Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnd kalıyor.Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya görmüyor.10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor.Ö n tarafta 2 kamera var.Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor.Orayı güvenlik kulübesi görmüyor.arkada camları yok.O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklememeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir.”Şeklinde yazıların olduğu görülmüştür. Belgeler sorulduğunda; “İşçi Partisinin 40 yıllık tarihinde ne bir sukisat ne bir şiddet eylemi vardır. Ne bunların planı yapılır ne de beyinler bu tür bizim anlayışlarımızla ilgisi olmayan yasa dışı ve zararlı faaliyetlerle meşgul olur.” diyerek bulunan CD ve belgeyi bilmediğini, ismi geçen Nusret SENEM’in İşçi Partisi Genel Sekteri olup avukat olduğunu, kendisinin bilgisi olmadan ve bilgisi dahilinde, bu şeklide planlamaların Parti de kesinlikle olmayacağını,
*Klasörün üzerinde ismi yazan Nusret Senem kimdir? Böyle bir şahıs tanıyormusunuz? Tanıyorsanız bu şahısla nasıl bir ilişkiniz vardır? Şeklindeki soruya; Nusret SENEM in işçi Partisi Genel Sektereteri olduğunu ve Avukat olduğunu, 4. katın Genel Sekreter salonunda kaldığını, ne onun nede başka bir görevlilerinin böyle alçakca ve saçma sapan işlerle ilgisinin olmadığını,
*Bu kroki ve açılımından sizin bilginiz varmı? Varsa Yargıtay da kime eylem yapmayı planlıyordunuz? Şeklindeki soruya; kroki ve açılımından bilgisinin olmadığını, ama partinin terör eylemleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını,
*Bilginiz yok ise partinizin genel merkezinde bu bilgileri kim yada kimler hazırlamış olabilir? şeklindeki soruya; Bilemem şeklinde cevap verdiği,
*Sizin bilginiz olmadan Parti içersinde bu tür oluşum yada eylem hazırlıkları yapılabilirmi? Şeklindeki soruya; Kendisinin bilgisi olmadan veya bilgisi dahilinde bu şeklide planlamaların, partide kesinlikle olmayacağını,
“ELBA HIGH QUALITY CD” yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; içersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu görüldü.
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde “Yargıtay ile ilgili notlarım” isimli Word sayfası incelendiğinde, içeriğinde bazı yüksek yargı organları ve hakim savcılarla alakalı olarak, Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedildiği,
*Söz konusu belgeyi kim yada kimler hazırladı? Şeklindeki soruya; Bu notları ilk defa gördüğünü, hiçbir bilgisinin olmadığını,
*Bu bilgileri hangi amaçla kullanmaktasınız? Bilgilerinizin kaynağı nedir? Şeklindeki soruya; Belge hakkında kendisinin yeni bilgis sahibi olduğunu,
*Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının babası araştırılacak acil derken ne kastedilmektedir. Şeklindeki soruya; Bir şey bilmediğini,
*Şayet bu belgeden sizin bilginiz yoksa Partiniz içersinde, sizin bilginiz olmadan bu şekilde istihbari çalışmalar yapılabilirmi? Şeklindeki soruya; Yayın organlarının haber toplama çalışmalarının olduğunu, Toplanan haberler mutlaka yayınlanması gerekmediğini, ele geçen haberlerin ancak 30’da 40’ da biri doğrulandıktan sonra kamu oyuna açıklandığını,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde, “Yargı tel notları” isimli Word sayfası incelendiğinde, çok sayıda şahsın isminin yazdığı, isimlerin karşısında da telefon numaralarının yazdığı görülmüştür.
Listedeki isimlerle ilgili yapılan ön çalışmada, listedeki isimlerin Yargı mensupları olduğu öğrenilmiştir.
*Sözkonusu belgeyi kim yada kimler hangi maksatla hazırladı? Şeklindeki soruya; Bilmediğini, ancak Genel Merkezlerinde görevli çok sayıda hukukçu ve avukat bulunduğunu, bunların meslektaşlarının telefon ve isimlerini muhafaza ettiklerini,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Muammer AKSOY” isimli PDF dosyası incelendiğinde, bir adet “ceset” resminin olduğu görülmüştür. (resim gösterildi)
*Bu resmi nereden temin ettiniz ve hangi maksatla kullanmaktasınız? Şeklindeki soruya; Muammer AKSOY’un fotoğrafı olduğunu,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Turgut ÖZAL” isimli PDF dosyası incelendiğinde, 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL’a yönelik yapılan silahlı saldırı olayının soruşturma evraklarının olduğu görülmüştür.
*Bu evrakları nereden, ne şekilde temin ettiniz? Şeklindeki soruya; Bu evrakların nereden alındığını bilmediğini, yayın organlarının bu konuyu araştırarak yayın yaptıklarını, arşivlerinde bu şekilde binlerce belge bulunduğunu,
“Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “Tayip ERDOĞAN” isimli PDF dosyası incelendiğinde, 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür.
* Bu evraktan bilginiz ya da ilginiz var mı? Var ise bu evrakı nerden ne şekilde temin ettiniz? Hangi amaçla bulundurmaktasınız? Şeklindeki soruya; Bilgisinin olmadığını, bu tür iddianameleri adliyeden her isteyen avukatın aldığını, İşçi Partisi olarak sürekli araştırma yaptıklarını, iki ellerinin Tayip Erdoğan’ın yakasında olduğunu, Cumhuriyeti yıkma peşinde olduğu kanaatinde olduklarını, bu kanaatlerinin, en son Yargıtay C.Başsavcılığının iddianemesi ile en yüksek yargı makamı tarafından doğrulandığını,
“ “Yargı-Nusret Senemden” isimli klasör içersinde bulunan “S.. ÇİLESİZ” isimli Word dosyasında bir resim olduğu görülmüş ve bu resim yazdırılmıştır. (söz konusu resim gösterildi.)
* Resimdeki şahıslar kimlerdir? Bu resim nerden temin edildi? Resim hakkında bilginiz ya da ilginiz var mı? Şeklindeki soruya; Resimdekilerin hiçbirini tanımadığını,
İşçi Partisi genel merkezinde yapılan aramada 4.katta Çok gizli ibareli (5) sayfadan oluşan belgenin “Konu: İP / Karargah evleri” başlıklı yazının içeriğinde, “İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla, emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir harekat başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için “karargah evleri” adı altında, çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir.” yazdığı, devamında karargah evleri hakkında bilgiler verildiği, yazının sonlarına doğru faaliyet içersinde yer alan şahısların değişik başlıklar altında isim listelerinin yazdığı,
Son sayfasında ise karargah evleri başlığı altında bir şema yapıldığı……. yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Şüpheli bir belge olduğunu, teşkilatlanmalarında en ufak bir ilgisi olmadığını, Provokasyon amaçlı ifadeler olduğunu, İ……… ........................ in doçent, Türkiyem Topluluğu Türk Metal Sendikası Genel Başkanı önderlik ettiği bir platform olduğunu, Krokide isimleri geçen askeri şahısların hiçbirini tanımadığını, böyle şahısların olduğundan da şüpheli olduğunu, M.Bora PERİNÇEK’in oğlu olduğunu, M………………partide genel başkan yardımcısı olduğunu, Hikmet ÇİÇEK partilerinde basın bürosu sorumlusu olduğunu, Z….. …… partilerinde İstanbul Öncü Kadın başkanı olduğunu, bahsedilen belgenin saçma sapan bir şema olduğunu,
Krokide bölge sorumluları başlığı altında yer alan A.. …..’nın üyeleri olduğunu, M….. ….’nin İstanbul İl Saymanı olduğunu, H…. ….’nin Merkez Karar Kurulu üyesi olduğunu, Z…… ……’ün Gaziosmanpaşa ile hiçbir ilgisinin olmadığını, M…… ……. Tekirdağ yöneticilerinden olduğunu, A………. …..’nın İstanbul İl Yöneticisi olduğunu, diğerlerini tanımadığını, ancak bir akıl hastasının böyle şeyler yapabileceğini,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergisinde çalıştımı? Çalıştı ise hangi yıllarda ve hangi görevlerde çalıştı? Bu şahsı kimin referansı ile aldınız? Şeklindeki soruya; Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün emekli binbaşı diye kendini tanıtarak, ulusal kanalda çalışmak için başvurduğunu, yaptıkları mülakat sonunda subay emeklisi olmasına da güvenerek işe alındığını, fakat çok kısa zamanda çok sık yalan söylediği binaya silahla girmek istediği ve cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığı ve geçmişte hristiyan olarak kiliselere gittiğinin tespit edilmesi üzerine birkaç ay sonra işten atıldığını, kışkırtıcı ajan olduğunu, Aydınlık dergisinde kapak yapıldığını, Ordudan istifaya zorlandığının saptandığını,
Yakalandıktan sonra ikametinde yapılan aramada, kapağında “MASONİK BİLDİRBERG ÇETESİ” yazan (76) sayfadan oluşan kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu belgenin kapağı üzerine el yazısı ile mavi tükenmez kalemle “30 Mart 2000” “Eroğin trafiği S.60” ibaresinin yazılı olduğu, belge içersindeki bazı sayfalardaki satırların mavi tükenmez kalemle altlarının çizildiği görülmüştür.
ERGENEKON soruşturması kapsamında daha önceden yakalanan ve sizin ajan provokatör diye belerttiğiniz Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ikametinde yapılan aramada, aynı belge yani kapağında “MASONİK BİLDİRBERG ÇETESİ” yazan ve (76) sayfadan oluşan, kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu belgenin kapağı üzerinde de “30 Mart 2000” “Eroğin trafiği S.60” yazdığı, yazı karakterinin aynı olduğu fakat bunun fotokopi olduğu, ayrıca Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK den çıkan belgenin içeriğindeki sayfalardaki altı çizili satırların da sizdeki belgelerle birebir eşleştiği, fakat Zekeriya ÖZTÜRK teki belgelerin fotokopi olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ten çıkan belgeler, sizden çıkan belgelerden fotokopi edilerek temin edildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir dikkat çekici hususta, yakalanan Veli KÜÇÜK’ün ikametinde yapılan aramada da, aynı belgenin bulunduğu, ancak belgenin üzerinde diğer iki belgede bulunan el yazısının olmadığı görülmüştür.
*İfadenizde Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ü ajan provakatör olarak suçlamanıza rağmen, sizde aslı bulunan bir belgenin, fotokopisinin bu şahısta çıkmasını nasıl açıklıyorsunuz?
Şeklindeki soruya; Bahsedilen metnin fotokopi ile çoğaltılmış bir kitap olduğunu, bu kitabı mafyokrasi kitabını hazırladığı zaman Aydınlık arşivinden mafyaya ilişkin diğer kitaplarla birlikte aldığını, hatırlamadığını, fakat üzerindeki notlar ve altı çizilen yerlerin kendisinin kalemimden çıkmış olabileceğini, kitabı alırken bir nüshasının aydınlık arşivinde kalması ve bir başvuru kitabı olarak yararlanılması için bıraktığını, Zekeriya ÖZTÜRK’ün konuya ilişkin bir haber yaptığı zaman kendisine verilmiş olabileceğini,
Aynı belgenin Veli KÜÇÜK’te de bulunmasını nasıl açıklıyorsunuz? Şeklindeki soruya; Belgenin, İstanbul gazetelerinin konu ile ilgili bütün muhabirlerinin kütüphanelerinde bulunduğunu, Veli KÜÇÜK’ün bu belgeyi yayınladığını bilmediğini, ama mümkün olduğunu, bir generalin yaptığı yayını bulundurmanın ve fotokopi yaptırmanın suç olmadığını,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Danıştay saldırısı olayı ile ilgili alınan ifadesinde; 2002 yılında sizinle tanıştığını, danışmanlığınızı yaptığını, 2 yıl kadar yanınızda kaldığını, İşçi partisinin Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer birçok sosyalist ülkenin etkisi ve kontrolünde olduğunu, ayrıca Doğu PERİNÇEK’in daha çok Rusya ve Çin istihbaratlarıyla yakın ilişki içersinde olduğunu, onlar tarafından yönlendirildiğini, ayrıca Alman ve İngiliz istihbaratlarıyla da diyaloglarının olduğunu beyan etmiştir. Konu sorulduğunda; Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK hiçbir zaman danışmanlığını yapmadığını, danışmanlarının, üniversite hocaları, yüksek rütbeli subaylar, bürokraside yüksek görevler yapmış insanlar, Emniyet Müdürleri gibi seçkin şahsiyetlerden oluştuğunu, başka devletlerle ilişkiler konusundaki iftiraların hepsi ancak kışkırtıcı ajanların görev üstlenerek yapabilecekleri suçlamalar olduğunu, İşçi partisinin hiçbir devlet ve örgüt tarafından kontrol edilemeyeceğini, kendi karar organları bulunduğunu, Türk devletinin dahi İşçi Partisini yönetemeyeceğini, vatanın ve devletin bağımsızlığı ve bütünlüğü için en önde mücadele eden ve 40 yılllık hayatında karakter ve kişiliğini ispatlamış bir adam olduğunu,
Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK aynı ifadesinin devamında Doğu PERİNÇEK’in son dönemlerde asker kanadına yakın görünmek için TSK’nın stratejilerine benzer politika ürettiğini, Doğu PERİNÇEK ve lider grubunun 2003 yılından itibaren TSK’nın yanında gözükmesinin gerçek sebebinin mevcut siyasi yapının dağıtılarak mecliste kendilerine birkaç sandalye edinmek olduğunu, bu nedenle 2003 yılından itibaren partinin bir askeri darbeyi dört gözle beklediğini, TSK’nın darbeyi yapamadığı için ağır bir dille eleştirildiğini, İşçi Partisi ve Doğu PERİNÇEK’in mevcut illegal orijinli alt yapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabileceğini, planlayabileceğini veya plan ve eyleme destek verebileceğini, Av. Alparslan ARSLAN’ın siyasi görüşünün Doğu PERİNÇEK’in son dönem politik açılımlarına ters düşmediğini, Alparslan ARSLAN ve benzeri şahısların Perinçek için profil ve eylemsel yapılarının tercih sebebi olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebileceği bir yapıda olduğunu beyanları sorulduğunda; “Bütün bu suçlamaları Türk Milleti, milletimizin önde gelen kurumları, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı değerlendirecek birikim ve yeteneğe sahiptir.” Şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde;
(3) adet klasör olduğu, çok sayıda Word belgesi, çok sayıda PDF belgesi ve çok sayıda Resim dosyasının olduğu görülmüştür.
“Ergin POYRAZ’ın – JİTEM’den aldığı para” isimli klasör içersinde (5) adet Word belgesinin olduğu, bu belgeler ayrı ayrı incelendiğinde Ergin POYRAZ’ın değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda Jandarma İstihbarat Başkanlığı kasasından paralar aldığına dair tutanakların olduğu, tutanak içersinde İstihbarat Başkanlığı kasasından verilen paranın miktarı ve tarihinin olduğu, alt kısmında teslim eden, hazır bulunan ve onaylayan Jandarma görevlilerinin isimlerinin olduğu, ayrıca teslim alan bölümünde Ergün POYRAZ araştırmacı – yazar yazdığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; Ergün POYRAZ’ı gazetelerden tanıdığını, belgeyi görmediğini, doğruluğu hakkında bir şey söyleyemeyeceğini, yayın organları bulunduğu için her türlü istihbaratın toplandığını, bunların tasnif edildiğini, doğrulukları gündeme geldiği zaman araştırıldığını, bunların bir kısmının yalan olduğunu, çoğu bilginin kirletici haberler olduğunu, önemli olanın kullanılan bilgiler olduğunu, yayınlamadıkları bilgilerin gerçekliği konusunda bir güvence veremeyeceğini,
Partilerinin yayın kuruluşu olarak Aydınlık Dergisi bulunduğunu, Parti olarak doğrudan sahibi olmadıklarını, ama çalışanların bir kısmının partili olduğunu, Partinin görüşlerini büyük ölçüde yansıttığını, Partilerinin Türkiye’nin meseleleri için araştırmalar, incelemeler yaptığını, bilgi topladığını, Ulusal Kanalın Partilerinden bağımsız ayrı bir şirket olduğunu, Aydınlık dergisinde olduğu gibi bir bağlantılarının bulunmadığını, Aydınlık dergisi ve Ulusal kanal kiraları müştereken ödemede kolaylık olması açısından aynı binada bulunduğunu, fakat katları ve bürolarının ayrı olduğunu,
Ankara’daki genel merkezimizin bulunduğu binada, (1.) katta Ulusal kanal ve Aydınlık Dergisinin bulunduğunu, 2.,3, ve 4. katta parti bürolarının bulunduğunu, Parti katlarında dergi ya da televizyon çalışanlarına ait bir oda veya büronun olmadığını,
Partinin propaganda ve basın bürosunun, Türkiye ile ilgili ve dünya ile ilgili her türlü bilgi ve haberi topladığını, kendilerine her gün onlarca bilgi ve belgenin geldiğini, bunların posta, kargo ve kapıya elden geldiğini, bu bilgi ve belgeler geldiği zaman hiçbirinin yırtılmadığını, red edilmediğini, alınıp ilgili büroya verildiğini, sendika, basın propaganda vb. bürolara verildiğini, Onlarında hepsini ilgili klasörlere tasnif ettiklerini, gelen hiçbir belgenin atılmadığını, bir gün soruşturma açılacakta bu belgelerden bize sorulacak diye kimsenin aklına bir şey gelmediğini, çünkü Partilerinin bilgiye önem verdiğini, Ergün POYRAZ’la ilgili belge denilen kağıdın dijital ortamda geldiğini,
Dijital ortamdaki bilgilerin iki şekilde ulaştığını, partinin, yöneticilerinin ve görevlilerinin internet adreslerine gönderildiğini, bilgi saklamak istiyorsa çıktısının alındığını, mufahaza edildiğini, ayrıca CD veya belleklere kayıt edilerek geldiğini, ama kendisine gösterilen kağıt üzerindeki çıktının kendilerine nasıl geldiğini bilmediğini, bu belgenin aslının Jandarma Genel Komutanlığından sorulabileceğini,
“CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; “Fırat Üniversitesi – İrticai Kadrolaşma” isimli klasörün içersinde (14) adet resim belgesinin olduğu, bu resim belgelerinin içersinde Fırat Üniversitesi hakkında bilgilerin olduğu, üniversite görevlilerinin isimlerinin olduğu, bazı görevlilerle ilgili ayrıntılı açıklayıcı bilgilerin yazdığı, diğer sayfalarda liste şeklinde isim listesinin olduğu, isimlerin karşısında unvanlarının ve bölümlerinin yazdığı, ayrıca her ismin karşısında “Sağ görüşlü, muhafazakar, nurcu, F.G. grubu., Süleymancı, Ülkücü” şeklinde sınıflandırmalar yapıldığı görülmüştür. Belge sorulduğunda; İnternette her gün çeşitli kurumlarda irtica örgütlenmesi veya farklı fikir akımlarının mensupları bu konularda raporlar ve listeler devamlı dolaştığını, belgeyi hatırlamadığını,
“CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; İçersinde bugüne kadar yakalanan şahıslardan ele geçirilen örgüt dokümanlarından “Devletin yeniden yapılandırılması”, “Dinamik – Ani-tez” , “Dinamik Ulusal Güç Birliği” “Birleşik Komin”, “İP TÜRK ve KÜRDÜ BİRLİKTE ÖRGÜTLEME TASARIMI” “LOBİ” “OLUŞUM” “ULUSAL MEDYA 2001” ile şimdiye kadar sadece Tuncay GÜNEY ve Veli KÜÇÜK’ten elde edilen “ERGENEKON” isimli belge bulunmuştur. Belgeler sorulduğunda; Sorulan CD ile ilgili kendisinin hiçbir bilgisinin olmadığını, CD içersindeki belgelerden bazılarını 2000’li yıllarda basına dağıtıldığı için gördüğünü, Bilderberg denen belgeyi Mafyokrasi kitabını yazarken incelediğini, ERGEKON’un anayasası dediğiniz ERGENEKON belgesini iki yıl önce Sabah gazetesi yazarı Aslı Aydın TAŞBAŞ, Yavuz DONAT’ın önünde verdiğini, bu belgeyi dijital ortamda da ayrıca almış olabileceğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “VERSATİLE” yazan 411509A102B4 seri numaralı CD’nin yapılan ön incelemesinde; İçersinde “Hikmet ÇİÇEK’e ulaşanlar” isimli bir adet klasör olduğu, bu klasör açıldığında (2) adet klasör ve bir miktar Word ve Power Point dosyalarının olduğu, klasörlerin açılımında, içersinde çok sayıda klasörler altında Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumlarıyla ilgili gizlilik dereceli belgelerin olduğu, özellikle Ege Ordu Komutanlığıyla ilgili belgelerin olduğu görülmüştür. Belgeleri görmediğini,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde çok sayıda CD bulunarak el konulmuştur. Bu CD’lerle ilgili yapılan ön incelemede, üzerinde “VERSATİLE” yazan 411509A102B4 seri numaralı CD’nin yapılan ön incelemesinde; 2005 yılı Şubat ayı içersinde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT’ın İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili koruma planını gösteren (9) sayfalık belge bulunmuştur. Belge sorulduğunda; “Böyle kanun dışı saçma sapan, vatana ve millete hiyanet anlamı taşıyan işlerle bizim hiçbir işimiz olmadığını, Genel Kurmay Başkanı, Emniyet Genel Müdürü, Mit Müsteşarı bilir.” şeklinde beyanda bulunarak, binanın her katta ikişer adet sekretarya odası bulunduğunu, odalarda çalışanların isimlerini bilmediğini, ayrıca bu tür CD’leri aynı marka CD’lerle değiştirmenin de mümkün olduğunu,
Parti binasında yapılan aramada gerek kağıt, gerekse dijital ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerine ait çok sayıda gizlilik dereceli bilgi ve belgenin bulunduğu, ayrıca birçok kamu görevlileri hakkında (Emniyet Teşkilatı – Milli Eğitim Bakanlığı – Yargı Mensupları – bazı Üniversiteler) bilgiler toplandığı, bu kişilerin değişik tarikat, grup ya da siyasi görüşüne göre sınıflandırıldığı görülmüştür. Konu sorulduğunda; Türkiye’nin her yerinde bu tür bilgi ve belgelerin kendisine geldiğini, kamu kurumlardan da geldiğini, ancak yaygın bir iftira ve bilgi kirletme ortamı olduğu için bu belgelere itibar etmediklerini, günün birinde işlerine yarayabileceği düşüncesi ile sakladıklarını, Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili belgelerden bir kısmı rahmetli genel başkan yardımcıları Suphi KARAMAN’ın kütüphanesinden geldiğini, bu şahsın arşivini partiye bağışladığını, bir kısmı dayısı Emekli Tümgeneral Turhan OLCAYTU’nun ölümünden sonra kendilerine kalan dosyalar ve kitaplar olduğunu,
Tape No: 3878, 13.02.2008 tarihinde İşçi Partisi yöneticilerinden E.. Ö.. ile bir vakıf başkanı olan M.. A..’nın şüpheli Doğu PERİNÇEK ile yaptığı görüşmede özetle; E.Ö.’nün; M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, telefonu M… A… alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E… beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında “Son derece kararlılar yani Cumhuriyet meselesinde hiç de tavizleri yok. BİR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT A… A…. var … Bir de Ankara’dan katıldı S… da vardı.” “S… çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Me… diye bir arkadaş vardı Na… K…’in, N… K… B…. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi E…..- A.. E…. var şimdi biliyorsunuz.” Dediği, telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu şekilde konuşma yaptıklarını, içeriğinin esas olarak doğru olduğunu, görüş alışverişi yaptıklarını anlatarak Erkan ÖNSEL’in genel başkan yardımcısı ve İstanbul il başkanı olduğunu, Merdan ASLAN’ın 68’liler Birliği Vakfının genel sekreteri olduğunu, görüşmelerde, yargı organı sorumluları hukuk çerçevesi içersinde sonuna kadar direneceklerini belirttiklerini,
Yakalandığı sırada parti binasında bulanan Mahir Çayan GÜNGÖR, Aydın GERGİN ve Yusuf TUNCER isimli şahısların yattıkları yatakların altında birer adet yani toplamda (3) adet ruhsatsız tabanca bulunarak el konulmuştur. Ayrıca aynı odada bulunan Aykut TOKAK isimli şahsın yatağının yanında çok sayıda CD ve dijital veriler bulunmuş ve bu şahıslarında tamamı yakalanmıştır. Şahıslar ve silahlar sorulduğunda; Aydın GERGİN ve Mahir Çayan GÜNGÖR’ın İşçi Partisi Genel Başkan makam arabasının sürücüleri olduğunu, Yusuf TUNCER genel merkez çalışanlarından olduğunu, Aykut’u ismen hatırlayamadığını, kendi korumalığını yaptıklarını, silahlardan haberinin olmadığını,
b) Savcılık ifadesinde;
24/03/2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;
Emniyet ifadesinin doğru olduğunu, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun Türkiye'ye Cumhurbaşkanı olacak bir insan olduğunu, İlhan SELÇUK Türkiye'nin son yarım yüzyılın en değerli yazarlarından olduğunu, Veli KÜÇÜK'ü tanımadığını, bir kez 2003 yılı Şubat ayında İstanbul'da düzenlenen Kıbrıs mitinginde gördüğünü,
Partimde general rütbesinde genel başkan yardımcıları bulunduğunu, korgeneral Yaşar Müjdeci genel başkan yardımcısı olduğunu, kenim gibi bir adamın Veli KÜÇÜK'ün emrinde olamayacağını, hiçbir yerden talimat almadığını,
Veli KÜÇÜK’ün 2003 yılı Temmuz ayında kendisini aradığını, Cumhurbaşkanına verdiği dosyayı gönderdiğini,
Kemal Kerinçsiz'i tanımadığını, Muzaffer TEKİN’in bir kez ziyaretine geldiğini, Ergün POYRAZ'ı tanımadığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün kışkırtıcı bir ajan olduğunu,
Ergenekon örgütünden elde edilen bazı belgelerden özellikle, Dinamik Ulusal Güç Birliği, Masonik Bilderberg Çetesi, Ottobus isimli belge ve Oluşum Örtülü Faaliyetler 1, Ermeni Sorunu, Kilise Devleti isimli belgelerin çıktığı, bu belgelerin diğer belgelerle benzediği, bu husus sorulduğunda; Belgelerin birer kitap olduğunu, 2000'li tarihlerde binlerce çoğaltılmış ve heryerde rastlanılan, kendilerine de kargo ile gönderilen belgeler olduğunu,
Ergenekon veya benzeri karanlık örgütlerle hiçbir zaman hiçbir ilişkisinin olmadığını, İşçi Partisi’nin 40 yıllık tarihi ile hiçbir suça, terör faaliyetine, karanlık faaliyetlere bulaşmadığını,
Bu belgeyi ilk defa Aslı Aydın Taşbaş'da gördüğünü, Ergenekon belgesini, 27 Mayıs devrimi önderi Suphi Karaman'ın ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın ile Deniz Bilge adında ismini bilmediği şahsın Bilecik'te birlikte yazdığı iddiası bütünüyle uydurma olduğunu, Tuncay Güney'in bu ifadesinin baştan sona yalan olduğu ve ispat edilemeyeceğini, bu beyanların 8 senedir mevcut olduğunu, şu anda ortaya çıkmasının sebebinin, Amerika, Kuzey Irak'tan Türk ordusunu tehdide başlaması ve AKP iktidarının yıkımla karşılaşması, bu nedenle Ergenekon uydurmasını ortaya çıkararak Türk ordusunu içerden vuran ve suç örgütü gösteren bir tertibin sahnelendiğini, bu tertibi yani Ergenekon operasyonunu ABD’nin açıkça desteklediğini, AB Parlamentosunun karar tasarısında desteklediğini, PKK Terör örgütünün desteklediğini, DTP’nin desteklediğini, İşçi Partisinin hedef alındığını, kuzey Irak’a silah götürülüp teslim edilmesi konusunun mantıksız olduğunu, Ergenekon belgesinde Devletin teröre karşı naylon örgütler kurması gibi ABD'den öğrenilmiş yasadışı ve halk düşmanı uygulamalardan söz edildiğini, iğrenç tertipçilik’in kendisini gösterdiğini, Ergenekon belgesinin fikir ve üslübuyla en ufak bir benzerliğinin olmadığını,
Fabrikatör belgesinde kendisine saldırıldığını, Fabrikatör belgesini Mehmet Eymür'ün yazdığı bir kitap olduğunu, Kedisinin CIA ajanı olduğunu,
Kızıl Elma sorulduğunda; bu konuda bir ülkücü, biri solcu genç, üstelik her ikisi de lider, kendi yönettikleri gençleri barış içinde bir araya getirerek, vatan savunmasında birleştiklerini,
Gizli Belgeler sorulduğunda; Sabancı suikastı ile ilgili MİT raporunu 1996 yılında kendisinin ifşa ettiğini, raporu nereden aldığını bilmediğini, arkadaşlarının getirdiğini, raporda yazılanları, 1997 yılında yayınlanan ve 7 ayrı baskısı yapan Çiller Özel Örgütü adlı kitabında yayınladığını,
Bütün telefon konuşmalarını, kelimesi kelimesine kabul ettiğini, bu konuşmaları arkadaşları, çevresi, çeşitli devlet adamları, üniversite hocalarıyla yaptığını, konuşmaların dinlendiğini bilmeden yaptığını,
Ulusal Güçler Meclisi Sorulduğunda; Çeşitli ulusal güçleri biraraya getirmek amacıyla, 1997 yılında önce, Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve İzmir'de örgütlendiğini, bu meclise İşçi Partisi, CHP, Demokratik Sol Parti ve bazı sendikalar ve meslek odalarının katıldığını, 5 yerde oluştuğunu, 20 yerde planlandığını, ancak o sırada Atatürkçü Düşünce Derneğine yapılan bir operasyon sonucunda Suphi Gürsoytırak genel başkanlıktan uzaklaştırılınca Ulusal Güçler Meclisi çalışmasının sonuçsuz bırakıldığını, bu çalışma devam etse idi, Türkiye'yi bu durumlardan kurtaracak bir ulusal iktidar seçeneği oluşturulabileceğini, bunun suçla bir ilgisi olmadığı gibi her vatanseverin destekleyeceği bir program ve hareket olduğunu,
Fotoğraflar sorulduğunda; Abdullah Öcalan ile görüşmeyi yayınlarken çok sayıda fotoğrafı da bastığını, açılan 4 ayrı davanın dördünden de beraat ettiğini, bu fotoğrafları PKK’nın, eğer dediği doğruysa Tuncay Güney aracılığıyla MİT'e veya benzer kuruluşa gönderdiğini, dava dosyasında böyle bir iddia yer aldığını, fotoğrafları Ramazan Duran ve Ömer Özer Turgut isimli arkadaşlarının çektiğini, ayrıca PKK'nın fotoğrafçılarının çektiğini, Tuncay Güney’in Kuzey Irak'a gelmediğini,
Jandarma Genel Komutanlığına ait gizli belgeler ile ilgili sorulduğunda; Askeriye ile ilgili belgelerin bir kısmını Genel Başkan Yardımcısı rahmetli Suphi Karaman'ın arşiv ve kitaplığının vasiyeti gereği partiye bırakıldığını, ayrıca dayısı Emekli Tümgeneral Turhan Olcaytu'nun 2003 yılında ölümünden sonra dosyaları ve kitaplarının kendisine kaldığını, Bunlar dışında, partinin üyesi veya dostu çeşitli komutan arkadaşlarının belge getirdiklerini,
Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi isimli belgeyi kendisinin yazmadığını, Kuvai Milliye denilen derneklerin, başı bozuk dernekler olduğunu,
Milli Anayasa Bildirgesinin, İstanbul Ulusal Strateji Merkezi Başkanı emekli general Servet Cömert'in önderliğinde yürütülen 3 aylık çalışma sonucu hazırlandığını,
Ergün Poyraz'a para verildiğini gösteren bilgisayar çıktısının, Jandarma Genel Komutanlığından sorulması gerektiğini, İşçi Partisine her türlü belgenin geldiğini, bazen de Jandarmayı, Emniyeti, Savcılığı yıpratmak amaçlı bu tür bellerin geldiğini, sözü edilen CD yi görmediğini, her an her türlü CD’nin değiştirilebileceğini, kopyalanırken içine yeni dosyalar atılabileceğini, üstünde Hayati Özcan tarafından yazdığını, aceleyle ortaya böyle bir iddia sürülmesi hukuka aykırı olduğunu,
İşçi Partisi genel merkezinde yapılan arama sırasında ele geçirilen CD'lerden üzerinde Yargı-Nusret Senem'den yazılı dosyanın açılması sonrasında içinde Muammer Aksoy, Muammer Aksoy 14, Tayyip Erdoğan, Uğur Mumcu, Ortodoks Kliseleri, Turgut Özal ve Yargıtay isimli pdf uzantılı belgeler ile Yargıtay ile ilgili notların Yargı tel.noları ve krokinin açılımı isimli word belgeleri olduğu görüldü, Yargıtay yazılı pdf belgesi açıldığında Yargıtay binasına ait giriş kapıları, ışıklandırmalar ve kameralarla ilgili bir krokinin olduğu ve bu krokinin açılımı isimli word belgesinde açıklamasının bulunduğu açılarak tek tek şüpheliye gösterilip sorulduğunda; Nusret Senem’in partinin genel sekreteri olduğunu, CD deki bilgilerin çok acayip bilgiler olduğunu, İşçi Partisinin terörle, tertiple en ufak bir ilişkinin olmadığını, bahsedilen CD'den haberinin olmadığını, Yargıtay'ı bombalayacak yada terör eylemi yapacak herhangi bir planı İşçi Partisinin yapmayacağını,
“Yargıtay ile ilgili notlar” isimli word belgesi içinde bulunan belgeler sorulduğunda; Bilgisayar ortamında yazılı olan kişisel notların kime ait olduğu belli olmadığını, ayrıca bu notlarda suç oluşturacak bir şeyin bulunmadığını, tarihi bir karar verileceğini, bu operasyonun bir İş çi Partisi operasyonu haline dönüştürülmek istendiğini, Ergenekon denerek bazı terör eylemleri ile ilişkili olduğu iddia edilen bazı kimselerin suçlandığını, bahse konu şahısların suçlu olup olmadıklarının halen belli olmadığını, ancak belli olan tek şeyin bu şahıslarla kendileri arasında bağlantı kurulamayacağı, çünkü böyle bir şeyin olmadığını, Veli Küçük ile karşı karşıya gelip bir kez görüşmüşlüğünün olduğunu, diğerlerini tanımadığını, Emin Gürses dışında ki hiç kimsenin dostu olmadığını ve kendilerine güvenmediğini,
Ergenekon belgelerinde kendisine karşı saldırılar ve operasyonlar yapıldığını, en dikkat çekici olanın ise suçlamaların getirilip getirilip Türk Silahlı Kuvvetlerine dayandırıldığını, soruşturmanın kendisi açısından çöktüğünü ve bittiğini, kendisinin terörle en ufak bir ilişkisinin olmadığına yönelik Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT raporlarının olduğunu, ikametgahının belli olduğunu, kaçma şüphesinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle tutuklama için hiçbir hukuki gerekçenin olmadığını,
Ergenekon operasyonu diye başlayan operasyonun belli merkezlerde belli merkezlerce planlandığının görüldüğünü, Savcılıkların böyle planlar içinde bulunmasının düşünülemeyeceğini, öte yandan soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef aldığını, bütün iddiaların getirilip orduya bağlandığını ve orduyu suçlu gösteren bir psikolojik savaş malzemesine dönüştürdüğünü, bunların çok tehlikeli ülkeye çok zarar verecek, çok tehlikeli uygulamalar olduğunu, operasyonun ABD tarafından desteklenmesinin, PKK ve DTP tarafından alkışlanmasının da herkes için uyarıcı olduğunu, kendisinin 4 kuşakla hapis yatmış bir insan olduğunu, dava adamı olduğunu, 68-78-88 ve 98 kuşağı ile fikirlerinden dolayı hapis yattığını, böyle şeylerden korkmadığını, İsviçre, Fransa ve Almanya'da boyun eğmediğini, kendilerinin tutuklanmalarının sonuç itibariyle Türkiye'yi ve TSK'yı hedef alan planlara hizmet edeceğini, bu nedenlerle Savcılık olarak Mahkemede tutuklama talebinde bulunulmamasının savcıların vatanseverlik ve meslek sorumluluğuna sunduğunu, aksi halde altına girilecek sorumluluğun çok ağır olacağı uyarısında bulunduğunu, beyan ettiği.
c) Aramalarda elde edilen deliller;
a) Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mah. Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada;
-(4) Sayfa El yazısı ile 1.Bölüm Serhan BOLLUK ‘a ile başlayıp hayati ile biten doküman,
-(11) Adet Türkiye’de Alevler, Yimpaş Hesap numarası, ayrıca Akyazı vakfı,Deniz Feneri sayın Doğu PERİNCEK beyin dikkatine, 22 Şubat 2003 tarih, Özgeçmişim, görüşme notları, ?? günmü Haftamı Aynı? Hizmete özel Harp Akademileri K.lığının, Lalelerin efendisi yazılı çıktı,
-(1) Adet Şeffaf Mavi Renkli Dosya içerisinde İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kemal KERİNÇSİZ ‘in sorgulama tutanağı, Sevgi ERENEROL’un İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan Şüpheli ifade tutanağı bulunan bilgisayar çıktı,
b) Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde bulunan Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya Dergisinde yapılan aramada;
-(7) Sayfa Turan OFLU ile başlayıp Doçent Doktor Ümit SAYIN ile biten doküman,
-(7) Sayfa Anayasa Bildirgesi ile başlayan 555 553 53 88 ile biten doküman,
-(2) Sayfa Milli Anayasa ile başlayan Katlanacaklar ile biten doküman,
d) Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı adreste yapılan aramada;
-(82) Sayfa üzerinde Harp Akademileri komutanlığı yayınlarından Soğuk Savaş sonrasında milletlerarası ilişkiler başlıklı bilgisayar çıktısı.
-(118) üzerinde Ermeni Sorunu Kilise Devleti ile başlayan bilgisayar çıktısı doküman,
-(593) Sayfa üzerinde Gizli ibareli Türkiye Cumhuriyet Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Asayiş Komutanlığı Diyarbakır ile başlayan Askeri içerikli yazı,
-(18) Sayfa üzerinde TC. İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara, Atatürk, Atatürkçülük ve Laiklir 10 Kasım 1999 başlıklı spiral dosya,
-(76) Sayfa üzerinde Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberg çetesi başlıklı doküman,
-(104) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye’de İrtica Hareketleri ve Terörizmin ilişkileri içerikleri Askeri içerikli Spiral dosya içerisindeki yazı.
-(99) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye Cumhuriyet Devletinin Laiklik İlkesinin Devamlılığının sağlanması için yapılması gereken faaliyetler başlıklı spiral dosya,
-(61) Sayfa üzerinde T.C Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 17.12.1996 tarihli Gizli ve Kişiye özel ibareli doküman,
-(21) Sayfa üzerinde Batı Çalışma Grubu el yazılı 19 Şubat 1997 tarihli Gizli ve kişiye özel ibareli TC Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tekirdağ Haber Toplama konulu doküman,
-(100) Sayfa üzerinde el yazısı ile Sarıkaya Yaşar BÜYÜKANIT’a suçlama başlıklı 03.03.2006 tarihli iddianame,
-(48) Sayfa üzerinde 06.04.2000 tarih ,Örgütlü Faaliyetler Bir başlıklı doküman,
Üst araması:
-(1) adet 2600 Nokia marka 3576900/966763/1 imei numaralı cep telefonu,
-(1) adet 89902860357102 491069012 K 0555 60529 71 numaralı simkart
Beyoğlu ilçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7’de faaliyet gösteren İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütünde;
-HÇ (Tugay Konuştu) el yazısı ile başlayan Trabzondaki rahip cinayeti diye devam eden doküman,
-(2) sayfa Ramazan AKYÜREK hakkındaki mahkeme kararı,
-(1) adet KKK.’lığı-İstihbarat sorgulaması konulu hizmete özel kitapçık,
-(1) adet Doğu Perinçek yazılı zarf içerisinde bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi 1922-Doğu Perinçek ve Eşi Sevgi ERENEROL bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi yazılı davetiye, 1’den 23’e kadar numaralandırılmış el yazası ile ERGENEKON yazılı içindekiler ile başlayan 23. sayfada bölüm 5 genel değerlendirme başlık en içten saygı ve şükranlarımızla dip notlu doküman,
İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişine göre Sağında bulunan İşçi Partisi Ulusal kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı Analiz basın Yayın Şirketinin Arşivi olduğu içinde Atatürk’ün bütün eserlerinin bulunduğu iddia edilen yer ile aynı binanın ikinci katında bulunan Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya Dergisinde;
-3. Mit raporu ibareli Başbakanlık MİT müşteşarlığı ibareli pembe renkli yarım kapaklı dosya içerisinde evrak,
-Ümit SAYIN tarafından Doğu PERİNÇEK’e gönderilmiş 14 Eylül 1998 tarihli sayın Doğu Perinçek ibaresi ile başlayan 3 sayfadan ibaret zımbalı kağıtlar,
-Kemalist Model 2762 Dinamik Ulusal güç birliği Kuvayi milliye cephesi başlıklı 61 sayfadan oluşan evrak,
-Jandama Gen.K.lığı kurmay Başkanlığı ibareli kağıtlar,
-J.G.K.lığı verilecek Jitem dosyasına ek bilgiler,
-Adnan’a MİT Terör müşteşarlığına ile başlayan kağıtlar,
Ulusal Strateji merkezi odasının girişinde bulunan kısımda;
-Prf.Dr.Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile başlayıp Süleyman KILIÇ ile biten 1 sayfa isim listesi,
Beyoğlu ilçesi İstiklal Caddesi Deva çıkmazı sokak No:7 sayılı binanın girişine göre sağında bulunan binanın 2. katında bulunan Ulusal Strateji merkezi Bilim ve Ütopya Dergisi katında, Soldan ikinci katında yapılan aramada;
-1’den 7’ye kadar numaralandırılan Turan Oflu ile başlayan, Doç.Dr.Ümit Sayın ile biten doküman,
Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 Sayılı Yerde Faaliyet Gösteren İp Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi Ve Ulusal Kanal Merkezinde;
Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Semti Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 sayılı adreste faaliyet gösteren İşçi Partisi Genel Merkezinde Genel Başkan Doğu PERİNÇEK’in istirahat ettiği (2) oda ve (2) salondan ibaret dairede;
(1) adet (1) sayfa İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek Başlıklı Garsan Eyaleti Karargah Komutanlığı ibaresi bulunan el yazması not.
(1) adet Elba Hıgh Qualıty CD.
Sekreter odasındaki masada;
(8) sayfa üzerinde Fetullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı başlıklı elemanlarından terfi edip edemeyenlerin durumları değerlendiriliyor, Eğer yine kendi ibaresi ile biten doküman.
(1) sayfa üzerinde Gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü başlıklı Emin ARSLAN imzalı yazı,
(4) sayfa saman kayıt üzerine el yazı ile yazılmış, Milli Hükümet başlıklı, Nusret SENEM ibaresi ile biten doküman,
4.Katın merdivenlere göre sol tarafında bulunan dairenin girişindeki sağ odada;
(1) sayfa Bursa Valiliği Emniyet Müdürlüğü başlıklı, Emniyet Müdürü a ibaresi ile biten gizli doküman,
(12) sayfa Dosya No:3 Susurluk Olayı başlıklı Polis Başmüfettişi ibaresi ile son bulan doküman,
(34) sayfa İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp, Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli doküman,
(18) sayfa Başbakanlık Müsteşarlık başlıklı Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN ibaresi ile son bulan gizli doküman,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür.
(1) adet çok gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü …. ile başlayıp 291778 Kom.Yrd. ibaresi ile biten (9) sayfadan ibaret doküman,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayıp Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
(1) adet Uğur Mumcu Cinayetinde Aktif Rol ibaresi ile başlayan Genel Müdür Yrd. İbaresi ile biten (3) sayfalık doküman,
(1) adet Aydınlık Hukuk Bürosu ibaresi ile başlayıp Muzaffer TEKİN Müdafii O.Aydın Şahin ibaresi ile son bulan (4) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
(1) adet T.C. C.Savcılığı ibaresi ile başlayan Muzaffer TEKİN Şüpheli ibaresi ile son bulan (7) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı İfade Sahibi Muzaffer TEKİN ibaresi ile biten (16) sayfalık bilgisayar çıktısı.
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayan İfade Sahibi Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
((1) adet T.C.Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlık Teşkilatı ibaresi ile başlayan Şenkal ATASAGUN Müsteşar ibaresi ile son bulan ibareli (3) sayfalık yazı.
(1) adet çok gizli ibaresi ile başlayıp tehdit edilmiştir ibaresi ile son bulan (57) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Polis Teftiş Kurulu Başkanlığı ibaresi ile başlayıp Bağlanarak Sunulmuştur Arz Ederim 28.08.1992 ibaresi ile son bulan (38) sayfalık bilgisayar çıktısı,
(1) adet Emniyet İçindeki Fethullahçı Kadro ibaresi ile başlayan, döneminde Çerkezlerin gürcülerin önü açılmış yükseltilmişlerdir ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman,
(1) adet Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı ibaresi ile başlayan, Saygılarımla ibaresi ile son bulan (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı,
Birinci Katta bululan Ulusal Kanal Bürosu girişin tam karşısında bulunan Özcan Güven’e ait olan odada yapılan aramada, Oda içerisinde dolaplardan;
(16) sayfa TC Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı başlıklı, belgelenir ibaresi ile son bulan çok gizli kaşeli bilgisayar çıktısı doküman
(15) sayfa TC Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı başlıklı, belgelenir ibaresi ile son bulan çok gizli kaşeli bilgisayar çıktısı doküman
(1) sayfa Bursa Valiliği Emniyet Müdürlüğü başlıklı, Emniyet Müdürü a ibaresi ile biten gizli doküman,
(12) sayfa Dosya No:3 Susurluk Olayı başlıklı Polis Başmüfettişi ibaresi ile son bulan doküman,
(34) sayfa İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp, Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli doküman,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketinin gerekçeli ekonomi politikası başlıklı broşür
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür.
(1) aedet Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi (VKGB) Ara Tüzük 2005 isimli kitapçık,
Ulusal Kanal Haber Merkezinde;
(1) adet Versatile marka CD
(3) sayfa T.C Başbakanlık ibaresi ile başlayan gizli kaşeli Teftiş kurulu ibaresi ile son bulan doküman
(6) sayfa gizli Başbakanlık ibaresi ile başlayan Bülent ECEVİT ibaresi ile son bulan doküman
(31) sayfa gizli kaşeli Kişiye Özel T.C Ulaştırma Bakanlığı ile başlayan doğa sevgisi üzerine ibaresi ile biten doküman
(174) sayfa T.C Milli Savunma Bakanlığı ile başlıyan Em.Hv.Kar.Sabotaj İbaresi ile biten yeşil klasör içerisinde doküman
İ N C E L E M E T U T A N A K L A R I
DOKÜMAN İNCELEME
DOĞU PERİNÇEKin Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen, dokümanların yapılan incelemesinde;
1 nolu klasör
2-(118) Sayfa üzerinde
ERMENİ SORUNU
21. YÜZYILIN AVRASYA ENTRİKASI
KİLİSE DEVLETİ
TARİHSEL BELGELER IŞIĞINDA ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARI
EMPERYALİST DEVLETLERİN ÖRTÜLÜ SAVAŞI
ARAŞTIRMA/GÖZLEM/ANALALİZ
İSTANBUL/EKİM 2000
ile başlayan 10. sayfasında SAYGILARIMIZLA ibaresi olan İçindekilerle 32 başlık altında devam eden bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde;
3-(76) Sayfa üzerinde Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberg çetesi başlıklı doküman;
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE
MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ
30 Mart 2000(El yazması şeklinde)
SİYONİZİM VE PROTOKOL
FİNANS ODAKLARI
VE TEKNOKRATLAR
ULUSLARA NASIL EGEMEN OLDU
ile başlayan toplam 76 sayfadan ibaret dokümanın içeriğinde;
4-(99) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye Cumhuriyet Devletinin Laiklik İlkesinin Devamlılığının sağlanması için yapılması gereken faaliyetler başlıklı spiral dosya Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibaresi ile başlayan, toplam 99 sayfadan ibaret Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Laiklik İlkesinin Devamlılığının Sağlanması İçin Yapılması Gereken Faaliyetlerin anlatıldığı Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Necati ÖZGEN imzalı Harp Akademileri Komutanlığı tarafından hazırlanmış doküman olduğu,
5- (1) Adet üzerinde Erzincan yazılı doküman içeriğinde, Erzincan Tem Şube Müdürlüğünde görev yaptığı değerlendirilen Emniyet Mensubu personel hakkında isim ve soy isimleri verilerek “Refah ve MHP’lidirler…….önceleri Hizbullah İlimciler Grubundan oldular, Fatih İlimcileri Oluşturdular, daha sonra TİT oluşturdular, 30-40 kişiye tehdit mektubu yazdılar” şeklinde iddiaların yer aldığı, el yazması istihbarı içerikli yazı olduğu,
6-(1) Adet üzerinde Görüşme notları 21 Şubat 2007 ibaresinin yazılı bulunduğu doküman içeriğinde; Dokümanın üst kısmında sol köşesinde Görüşme notları İş Adamı 21 Şubat 2007 Sağ köşede el yazması olarak “Suikast DP 3 Tabanca aldı” şeklinde ibare ve Semih Tufan GÜLALTAY SGT Akın BİRDAL’ı vurduğunda hem MİT’in hem Emniyetin hem de Askerin kendisini kurtarmasını bekledi. Olmadı. ….. SGT Kars’lıdır Eski Ülkücüdür biliyorsunuz bir parti kurdu. Etrafında çetesi var. Şırnak Komutanı Mete SAYAR’ın yeğene de onunla iş yapıyor. Yeğen (Ki babası Emekli bir Amiral) sanıyorum şimdi Ukrayna’da Veli KÜÇÜK onu kovdu. …..
Asker Tayyip’e karşı harekete geçecek Tayyip’in bazı yakınlarının mesela danışmanlarının mesela Zapsu’nun casusluluk suçlaması ile askeri mahkemede yargılandığını görürseniz şaşmayın …… şeklinde yazılar olduğu,
7- (58) Sayfa üzerinde el yazısı ile Yerel ve Genel İktidar için başlıklı doküman,
16-17. sayfalarda, 03.05.97 “Genel Başkan’a İletilecek MÜTERCİM başlığı ile başlayan
DARBE; Ordu henüz darbe yapmak istemiyor darbenin iç ve dış koşulları henüz olgunlaşmadı, ……
ÇETE; Susurluk Çetesi örtbas edilmeyecek ordudaki uzantıları da …..
TANSU ÇİLLER; Tansu ÇİLLER’in siyasi kariyeri bitmiştir …
VELİ KÜÇÜK; Veli KÜÇÜK ile ilgili yayınların Ordunun bilinen geleneklerine aykırı …… Acaba Veli KÜÇÜK diye bir subay gerçekten var mı? Sanki yok gibi zira Ordu içinde tutmaya devam ettiği bir mensubunu bu kadar dövdürmez, dövdürecekse bünye dışına atar…..Radikal’de Avni ÖZGÜREL’in bahsettiğimiz yazısı (23 Şubat- Radikal) pet gerçeğe uymuyor Veli KÜÇÜK’ün bu kadar basında yer alması emekli olabileceği anlamına gelebilir şeklinde başlıklar altında açıklamalar yapıldığı bu tarz başlıkların 17. sayfada da devam ettiği,
Devamında, Org. Eşref BİTLİS ölümü ile ilgili basın açıklanması , İstanbul Üniversitesinde Yurtsever Gençlere Saldırılılığı iddiası ile ilgili basın açıklaması , 28.Şubat 1998 tarihli “Şeriatçı Kalkışmaya İzin Verilemez başlıklı basın açıklaması, CHP ve Baykal hakkında basın açıklaması,Meclis ve seçimi ancak Cumhuriyet Devrimciliği Kurtarır başlıklı basın açıklaması,11 ocak 1997 tarihli İşçi partisinin üç ayda büyük başarısı başlıklı basın açıklaması
Ekinde sayfa 53 de Çiller özel örgütünün şematik hali, sayfa 54’de, Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine şeklinde el yazması başlık bulunan Susurluk Komisyon Üyelerinin isimlerinin bulunduğu liste, son iki sayfada Basın toplantısı bildirisi olduğu;
9- (48) Sayfa üzerinde 21 Kasım 96 Basına isimli doküman içeriğinde;
1. Sayfasında, Ufuk URAS MİT Ajanıdır başlıklı basın açıklaması ve iddialar
2-13 arası sayfalarda İstanbul Öncü Gençlik faaliyetleri, bütçesi vb konuları anlatan yazı,
Devam eden sayfalarda Susurluk Özel Örgütü PKK’ya silah sattı, CIA-MOSSAD Ekibi, PERİNÇEK’e Suikast, CIA-Fazilet Partisi İlişkisi Abdullah GÜL Üzerinden Yürütülüyor, KIRCI, ÇİLLER Özel Örgütünün Kara Kutusudur, Çeşitli gazetelerden kesilerek bir yere yapıştırılmış Vural SAVAŞ’a destek başlıklı gazete kupürleri,
BU YAZIYA BAKALIM
46-47-48. sayfalarda, T.C. Özel Harp Dairesinin 253 sayılı duyurusudur.
İHD GENEL BAŞKANI AKIN BİRDAL’I BİZ VURDUK
Yüce Türk Milleti!
İbareleriyle başlayan,…… Akın BİRDAL planlandığı şekliyle düzenlenen saldırıyı maalesef şimdilik ağır yaralı olarak atlatmıştır. ……İnsan Hakları Demokrasi, Düşünce Özgürlüğü, Adalet gibi gak guk gibi söylemler artık bizi iyice rahatsız etmeye başlamış, bu ülkede kimin söz sahibi olduğunu göstermek icap etmiştir. …… Koruyup kolladığımız düzenimizin tehlikeye girdiğini hissettiğimiz an bize iş düşüyor demektir……… Her ne kadar herkes için demokrasi fikir ve örgütlenme özgürlüğünü sıkça kullanıyorsak da bu sadece politika gereğidir. Devletimizin ayakta tutulması için her yol denenmektedir……..Parlamento seçimlerinin yapılması sadece bir usulün yerine getirilmesi demektir. O kadar kimse şaşırmasın evet Genelkurmaya Bağlı Özel Harp Dairesi (Yada Kontrgerilla) olarak biz artık bir gerçeğin açıklanmasını zamanın geldiğini düşünüyor karanlık gibi görünen olayların aslında sanıldığı gibi karanlık olmadığını açık yüreklilikle Milletimize duyurmak istiyor Hodri Meydan diyor ve Yüce Milletimizden anlayış bekliyoruz.
…… Saygılarımızla 13 Mayıs 1998 Genelkurmaya Bağılı Özel harp Dairesi Basın Müşavirliği şeklinde doküman olduğu,
10- (50) üzerinde Başlıklı doküman içeriğinde; Hizmete Özel ibareli, 13 Aralık 1997 tarihli Müşavir Orhan ÇOŞKUN imzalı, Em Tümg.Turhan OLCAYTU tarafından yazılan “Dinimiz Neyi emrediyor. Atatürk Neler Yaptı. İnkılabımız İlkelerimiz” isimli yeniden basılıp yayınlanması ile ilgili yazışmalar
Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli
T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış,
İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın 28. Mart 2004 seçimlerinden önce yazdığı ve satışa sunduğu Patlak Ampul Kitabından 09-10-11-12-13-78-79 maddelerinin içeriğini teşkil eden sayfaların kitabın kapağının fotokopisi ile birlikte ekte takdim kılıyorum ve ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu,
Doğu PERİNÇEK 20 Şubat 2004 tarihli Tayyip ERDOĞAN’ın ABD Büyük Ortadoğu Projesindeki Görevi başlıklı basın açıklaması,
12-(593) Sayfa üzerinde Gizli ibareli Türkiye Cumhuriyet Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Asayiş Komutanlığı Diyarbakır ile başlayan Askeri içerikli yazı içeriğinin Kapak kısmı sol tarafında el yazması olarak “Dava Dosyası 169/3 TCK DGM 1 Dosya Belgesi” şeklinde not olan GİZLİ, Ankara J.Gn. K.lığı Basımevi 1999 tarihli İç Güvenlik Hareketi Değerlendirme Raporu isimli askeri belge olduğu,
HİZMETE ÖZEL İbareli 26463 sayılı Özel Harp Daire Başkanlığı Propaganda ve Psikolojik Harp başlıklı askeri yazı,
13-(48) sayfa üzerinde 06.04.2000 TARİH ,ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR BAŞLIKLI DOKÜMAN:
dokümanının 1-17 sayfalarında ;
ÖRTÜLÜ FAALİYETLER
BİR
İSTANBUL 6 NİSAN 2000
Başlıklı doküman olduğu, dokümanın SAYGILARIMIZLA ibaresi ile bittiği, dokümanının içeriğinde…………… şeklinde ibarelerin olduğu,
25 ve 26.Sayfalarda, Emniyet İstihbaratına Yakın Bir Kaynaktan Alınan Bilgiler, (9 Şubat 2006) (Kaynak, Bu Bilgileri Yayınlanmaması Koşulu ile Vermiştir) Başlığı altında 27 Maddeden oluşan yazının olduğu, 16 maddede Emekli Tuğgeneral Veli KÜÇÜK ile Mehmet EYMÜR tam olarak karşı karşıya geldiler. Veli KÜÇÜK bu mücadelede İşçi Partisini Kullanmayı planlıyor şeklinde yazı olduğu, diğer maddelerde İşçi Partisine yönelik başlatılacak bir operasyondan bahsedildiği, bunun ile ilgili Emniyet İçerisinde değişikliklerin olduğu, bazı maddelerin altının çizili belge olduğu,
Devam eden sayfalarda, 15 Şubat 1996 tarihli Gizli İbareli Jandarma Genel Komutanlığının Konu: Denetleme Emri No:58 sayılı resmi askeri yazı olduğu,
Kahire Büyük Elciliği tarafından Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığına 4 Haziran 1967 tarihinde yazılmış gizli ibareli yazı,
15-(61) Sayfa üzerinde T.C Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 17.12.1996 tarihli Gizli ve Kişiye özel ibareli dokümanın içeriğinde, ÇOK GİZLİ ibareli 1996 yılında Susurlukta meydana gelen kaza hakkında Başbakanlık tarafından MİT müsteşarlığından istenilen bilgiye MİT Müsteşarı Sönmez KÖKSAL imzalı verilen cevabın ve dosya eklerinin fotokopisi olduğu
16- (17) Sayfa üzerinde Selimiye 9.1.1973 tarihli İddianame başlıklı dokümanın içeriğinde, 23 Mayıs 2006 tarihli Cemalettin KORKUT tarafından İşçi Partisi Genel Başkanına gönderildiği değerlendirilen yazının içeriğinin Süleyman DEMİREL’in Cumhurbaşkanlığına getirmesi önerisine İlhan SELÇUK’un tepkisiz kalmasının eleştirildiği ve ekinde Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından hazırlanmış, 09.01.1973 tarih ve Esas No:1973/2 sayılı İlhan SELÇUK ve diğer şahıslar hakkında “Mevcut İktidarı Yıpratmak, Siyasi Partilere Karışı İtimatsızlık Yaratmak, Parlamento Aleyhtarlığını oluşturma, Mevcut Demokratik Düzenin Bir Göstermelik Olduğunu Telkin Etmek…….Türkiye’de Askerlerin Yönetime El Koymasını Telkin ve Tavsiye Etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerini Bir Darbeye Sürüklemek” iddiaları ile yargılandığı iddianamenin fotokopisi,
17- (49) Sayfa üzerinde Gizli Devlet yazılı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinde; Cevat Rıfat ATİLHAN tarafından yazılmış, “Gizli Devlet Ve Programı” isimli kitabın fotokopisinin olduğu, içeriğinde “ABD ve Siyonizm” konuların işlendiği,
18- (70) Sayfa üzerinde Harp Akademileri komutanlığı yayınlarından Kuzey Irak 2010 yazılı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinin; Org. Atilla ATAŞ imzalı Kuzey Irak -2010 Muhtemel Gelişmeler başlıklı Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibareli Gelecekte Türkiye’nin Bulunduğu Coğrafyadaki konumu, alacağı yer, jeopolitik durumunun anlatıldığı kitap olduğu,
19- (104) Sayfa üzerinde Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarından 150.Yıl Türkiye’de İrtica Hareketleri ve Terörizmin ilişkileri içerikleri Askeri içerikli Spiral dosya içerisindeki yazı içeriğinin Harp Akademileri Komutanı Org. Necati ÖZGEN imzalı Türkiye’de irtica Hareketleri ve Terörizm İlişkileri isimli Harp Akademileri Komutanlığı Yayınlarından ibareli İrticai faaliyetler ve Terörizm ilişkilerinin anlatıldığı kitap,
20- (9) Adet …. 18 Aralık 2000 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK imzalı İ.Ü Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’na yazılmış, Ali ÖZSOY isimli şahsın Prof Dr. Nur SERTER’in kürsüsüne asistan olarak atanmaması önerilerde bulunduğu yazı olduğu,
21-(78) Sayfa üzerinde İşçi partisi ve Kemalizm Devrim konusu ile başlayıp, Kumanda şansını ele geçirmişlerdir. İle biten doküman içeriğinin; İşçi Partisi ve Kemalizm Devrim konusu başlıklı, Sosyalizm ve Türkiye’de bulunan Sol Gruplar aktarılarak yazının bir bölümünde
Doğru olan model şudur: Türkiye Emekçi Hareketi Ulusun ve Ulusun en Yurtsever gücü olarak halkla ve Türkiye Ordusunun Yurtseverliği ile birleşerek Milli Demokratik Devrimi başka deyişle Kemalist Devrimi tamamlayacak burada emekçi hareketin gücü örgütlenmesi ve Halk kitlelerine önderlik bikrimi belirleyici olacaktır. Şeklinde yazı ile İşçi Partisinin politikalarının anlatıldığı, devamında Sol Grupların bazı kurum ve kuruluş ve siyasilerin eleştirildiği, yazı olduğu,
75-78. sayfalarda Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yarar ver gibi geliyor bana, Takdir Sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu
22- 19. sayfada T.C. Başbakanlık MİT Müsteşarlığı Ankara 29 Haziran 1977 tarihli Gizili İbareli 69856 sayılı emekliye ayrılan personel hakkındaki resmi yazı
24- (21) Sayfa üzerinde Batı Çalışma Grubu el yazılı 19 Şubat 1997 tarihli Gizli ve kişiye özel ibareli TC Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Tekirdağ Haber Toplama konulu dokümanın içeriğinde; Kişiye Özel ve Gizli ibareli Bilgi Toplama ile ilgili resmi yazı olduğu, 16 Nisan 1997 tarihli Kişiye Özel ve Gizli ibareli Korgeneral Çetin DOĞAN imzalı Genelkurmay Başkanı emriyle ibareli konu Laiklik Aleyhtan Faaliyetler resmi yazı,23 Nisan 1997 tarihli Kişiye Özel Gizli ibareli Çevik BİR imzalı Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi Konulu resmi yazı, 5 Mayıs 1997 tarihli Kişiye Özel Gizili ibareli Kriminal Kurmay Başkanı Aydan EROL imzalı Batı çalışma Gurubu Bilgi İhtiyaçları konulu resmi yazı,
9-16. sayfalarda Başbakanlık Baş müşaviri Süleyman Kamil YÜCEORAL tarafından yazıldığı değerlendirilen Başbakanlık Başmüşavirliğinin Gizli Raporu başlıklı yazıda o dönemin örtülü ödeneğinin Afgan lider Raşid DOSTUM’a verildiği iddialarının yer aldığı yazı ve bu konu hakkında yapılan gizli ibareli yazışmalar,
25-a-(22) Sayfa üzerinde …Parti Önderliğine Hitaben Yazılmış Cevap Niteliği Taşıyan Özel Rapordur. Başlıklı PKK Terör örgütünün siyasi kanadı ERNK Mar Bölge Temsilciliği isim ve mühürlü dokümanda, Doğu PERİNÇEK hakkında düzenlenen rapor olduğu, raporda PERİNÇEK’in kendilerine gizli de olsa devamlı destek verdiği, HEP, DEH ve HADEP gibi partilerden çok daha icraatçı olduğundan bahsedildiği,
İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D. PERİNÇEK’e başlıklı, 04.03.1196 tarihli Parti Önderliği Adına Garzan Eyaleti Karargah Komutanlığı isim ve mühürlü dokümanda Doğu PERİNÇEK’in PKK Terör örgütüne vermiş olduğu destekten dolayı duyulan memnuniyetin anlatıldığı ve bu desteklerinin devamının beklendiğinin dile getirildiği mektup olduğu,
21 Aralık 1996 tarihinde Irak Bass Partisi Binasında Yapılan Toplantı Tutanağı Başlıklı doküman olduğu, Bu toplantıya Doğu PERENÇEK’in de katıldığı siyasi ve bölgesel konular hakkında konuşmaların yazıya döküldüğü
26- (125) Sayfa üzerinde Kutlu Savaş Susurluk Raporu başlıklı dokümanın içeriğinde..…. Emniyet Genel Müdürlüğü başlığı altında,Polis Teşkilatının Susurluk olayı ile derin bağlantılar içinde olduğu,dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AĞAR’ın Başbakanla arasında ki samimiyetin bunun göstergesi olduğu, örtülü ödenekten istihbari faaliyetlere aktarılan fondan emniyete geniş pay verildiğine dair bilgilerin bulnduğu,
Milli İstihbarat Teşkilatı başlığı altında, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı mührü bulunan Susurluk olayı hakkında,Yeşil Kod Mahmut YILDIRIM,Ömer Lütfü TOPAL,Emparyel Otelcilik ve Turizm ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen talih oyunları salonları, Mehmet Ali Yaprak ve kaçırılması, Behçet CANTÜRK, Sedat BUCAK ve Bucak Aşireti, Çeteler, Çetelerle alakalı yapılan operasyonda ele geçen silah ve malzemeler, Değerlendirme, Jandarma, Uyuşturucu kaçakçılığı ve Teklifler başlıkları altında konuların işlendiği,
ÇETELER başlığı altında,Avrupa ya gönderilen uyuşturucu trafiğinde geçiş noktası olan Kocaeli’nde çetelerin ortaya çıkşı,ayrıca Jandarma alay komutanı Veli KÜÇÜK, Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN ve Affan KEÇECİ’nin adlarının çeşitli olaylara karışmış olması yorum ve spekülasyonları arttırmış bölgenin “şeytan Üçgeni” olarak adlandırılmasına sebep olmuştur.şeklinde ifadelerin bulunduğu,
ÇETELER başlığı altında, Operasyonda ele geçen Silah ve Malzemeler başlığı altında, Mehmet EYMÜR ,telefonu ile Meral AKŞENER’i ,DYP Genel Merkezini,Gazeteci Nurcan AKAD’ı,Tolga Şakir ATİK’i, Özer ÇİLLER’i, Mehmet AĞAR’ı, Adil ÖNGEN’i aramaktadır.
Sedat PEKER (Memiş TAVUKÇU adına kayıtlı)532 243 61 11 no’lu telefonu ile Jandarma İstihbaratına kayıtlı numaraları arıyor ,Ali YILDIZ adına kayıtlı 532-264 27 01 ve 26283 14 numaralı telefonlardan Sedat PEKER aranıyor.
Sedat PEKER, Veli KÜÇÜK’ü pek çok kere arıyor.Telefon ayrıntı faturalarının toplamının ise, bu kişilerin legal gelirlerini aştığı görülecektir.
İncelemeleri sürdürünce Sedat PEKER, Sami HOŞTAN, Abdullah ÇATLI,gerçek Mehmet ÖZBAY ve TOPAL’a ait gazino telefonları,Hadi ÖZCAN ve daha pek çok telefonun Yeşil’e ait 542-214 50 21’i aradığı ortaya çıkıyor.
Ahmet Lütfü TOPAL başlığı altında,Topal’ın en sık görüştüğü kişi ortağı Sami HOŞTAN’dır.Hakim Akman AKYÜREK’te aynı numaradan Sami HOŞTAN’la irtibatlıdır.Sami HOŞTAN’ın incelenen tek bir telefon numarasından 7 ayda ve özellikle 1996 yılında Albay Veli KÜÇÜK ile 34 kez, Abdullah ÇATLI ile 13 kez, Korkut EKEN ile 6 kez görüştüğü tespit edilmiştir.
Değerlendirme Başlığı altında; Susurluk olayının genel değerlendirmesi ,sıkıntı veren bir görünüm arz ettiği, Susurluk olayı yumağının OHAL bölgesinde gelişip ülkenin büyük merkezlerine taşınmış ,oralardaki uygun olay,kişi ve grupları bünyesine katarak geliştiği,neticede çok yönlü ve derinliğine bir ilişkiler yumağı oluştuğu,devlet kurumlarının ve yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek devrede oldukları şeklide bilgilerin bulunduğu,
2004 tarihli Akademi Tv. İstanbul Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa SÖNMEZ’e Hakan TÜRK tarafından yazılmış yazı ekinde Mehmet ÖZBAY (Abdullah ÇATLI) imzalı dilekçe bu dilekçenin Nokta Dergisinde yayınlanmış halinin fotokopisi, İsrail’den gelen silahlar Ayniyet Teslim Makbuzu fotokopisi, Çok Gizli Kişiye Özel ibareli Korkut EKEN imzalı dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AĞAR’ın talimatı ile ajanlara teslim edilen silahların toplanması ile ilgili yazı,
27-(186) Sayfa üzerinde Dr.Doğu PERİNÇEK Kişisel Özgeçmişler dokümanını içeriğinin 10. sayfasına kadar Doğu PERİNÇEK’in soyağacının gösterildiği şemalar olduğu,
Doğu PERİNÇEK’in Çin Komünist Partisi Genel Sekreterine hitaben yazmış olduğu 16 Kasım 2004 tarihli yazısı,
Doğu PERİNÇEK tarafından Erdoğan TEZİÇ’e gönderildiği değerlendirilen http://www.youtube.com/watch?v=WRtl4gT-wc isimli görüntü paylaşım adresinde yayınlanan İstihbaratçı Tuğgeneral Münir ERTAN’a ait ses kaydı ve o kayıt hakkında yorumlar olduğu,
Mehmet ÇİÇEKÇİ İşçi Partisi Şanlıurfa İl Başkanı imzalı Ulusal Strateji Merkezi Dikkatine başlıklı, içeriğinde “Partimiz Önderliğinde Tüm Vatanseverlerin katılacağı Türk Bayrakları ile Vatanı ve Cumhuriyeti Diyarbakır’da savunma Mitingi tertip etmeyi öneriyorum………..” şeklinde yazı bulunan doküman,
35- (28) üzerinde T.Devriminin Yolu başlıklı beyaz zarf içerisinde dokümanın içeriğinin el yazması ile Devrim ile ilgili bir çok konunun işlendiği, uygulanması gereken yöntemlerin, stratejinin, teori vb konuların yazıldığı yazı,
36- (7) Sayfa üzerinde Sabancı Suikastı başlıklı doküman içeriğinde, Çeşitli gazetelerden alınmış Özdemir SABANCI suikastı ile alakalı haberler,
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli İbareli Özdemir SABANCI suikastı ile ilgili harlamış olduğu resmi yazı,
38 (57) Sayfa üzerinde Çocuklu adam ile başlayan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin,
Aydınlık Dergisinin Hüseyin BAYBBAŞİN isimli şahıs ile yaptığı röportajın içeriğinin , Mehmet AĞAR, Devlet içindeki çetelerden vb gibi değişik konularda yapılmış söyleşi olduğu,
Hüseyin KOCADAĞ-DEV SOL HAKKIDAKİ BİLGİLER başlıklı yazı olduğu,
Devem eden sayfalarında Mehmet AĞAR, Abdullah ÇATLI, Tansu ÇİLLER hakkında yazılar olduğu,
40- (6) Sayfa üzerinde Hanifi AVCI’yı CİA konuşturdu başlıklı bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinde; Hanefi AVCI’ nın CİA ile ilişkileri, Tansu ÇİLLER, Özer ÇİLLER ve Mehmet AĞAR’ ın ilişkileri, Abdullah ÇATLI ‘nın MİT ve JİTEM’le ilişkisi ve Veli KÜÇÜK hakkında bilgilerin olduğu,
44-(18) Sayfa üzerinde TC. İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara, Atatürk, Atatürkçülük ve Laiklik 10 Kasım 1999 başlıklı spiral dosyanın içeriğinde; Laikliğin tanımı, olması gerekliliği, TSK nın bu konuda üzerine düşeni sonuna kadar yapacağı vb konuların işlendiği yazı olduğu,
47--(13) Sayfa üzerinde Mumcu ve Kışlalı’ya dört kişilik Süper –Nato Timi katletti başlıklı dokümanın içeriğinde; Uğur MUMCU ve Taner KIŞLALI cinayetlerinin arkasında başka güçlerin olduğunu, zamanın yönetiminin kamuoyuna bilerek yalan söylediğini beyan eden yazıların olduğu,
58 -(233) Sayfa Mavi Renkli klasör içerisinde ABD Türk Ordusu 1990-98 Karadayı başlıklı dokümanların içeriğinde ;
-Birinci sayfasında Karadayı Dönemi 1994-1998 Çevik bir için 2 Klasör şeklinde el yazması yazının olduğu ,
İkinci sayfasında Karadayı dönemi Kriz Bölgeleri Türkiye ABD İlişkileri ve Türk Ordusu 1993-2000 30 ağıstos şeklinde el yazması yazı olduğu,
Ekinde Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincian-Uygur Özerk bölgesinde provakosyan amaçlı Amerika tarafından Türkiye’den bir ekibin gönderildiğini iddia eden bir sayfalık yazı olduğu ve aynı sayfada el yazması ile “İlhan Selçuk’un gafleti yazısını çıkartınız bu kitaptan” şeklinde yazılmış not olduğu,
Devam eden sayfalarda 142. sayfada
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ARAŞTIRMA
SAYI:8900
TARİH:..01.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Genel bilgi
YUNANİSTAN TÜRKİYE’DEN KAÇAN TERÖRİSTLERE YARDIM EDİYOR
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 143 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ARAŞTIRMA
SAYI:921
TARİH:..10.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Yunanistan’dan PKK ya yardım
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 144 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/ÖZEL
SAYI:921
TARİH:22.10.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :Yunanistan’dan PKK ya yardım
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 145 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:6.1.0917
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına operasyon
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 146 da
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:347.2.0918
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına Ek davamı
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 147
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:6.1.0917
TARİH:21.06.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :İran’dan PKK Kamplarına EK lI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 148 de
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:03.08.95
TARİH:346.1.0918 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut) (Sayı tarih yanlış yerlere vurulduğu değerlendirilmektedir)
Konu :Ortadoğu ve Balkanlar ……(Okunmuyor) görüşmeleri
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 149 da
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:346.2.919
TARİH:03.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
GENEL BİLGİ VERME İLGİLİ
Konu :Ek-I DEVAMI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 150 de T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
ASAYİŞ BÖLGESİ EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:346.2.919
TARİH:03.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
GENEL BİLGİ VERME İLGİLİ
Konu :Ek-I DEVAMI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 151 de T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER/GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:1134,3,910
TARİH:….08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 152 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER/GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:1134,3,911
TARİH:04.081995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 153 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11347,912
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 154 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER /ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11348,3,913
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 155 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI /ŞAHSA ÖZEL
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER ANALİZ/HİZMETE ÖZEL
SAYI:11349,914
TARİH:04.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 156 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134816,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:SERV-LOZAN ANTLAŞMALARI
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 157 de
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134817,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 158 de;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134818,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:III
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 159 da;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134819,914
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:IIII
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
Sayfa 160 da;
T:C
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI/HİZMETE ÖZEL ANALİZLER
STRATEJİ VE DENGELER-GÖRÜŞMELER RAPORU OTONOMİ BÖLGESİ
SAYI:1134819,915
TARİH:22.08.1995 (Üzerinde İNCELENDİ ibaresi ve yanında resmi mühür mevcut)
Konu :STRATEJİ…
EK:IIIII
Başlıklı 1 sayfa yazı olduğu
65 -(1) Adet üzerinde Provokasyon dosyasına yazılı Sayın Doğu PERİNÇEK yazılı zarf içerisinde mektup içeriğinin;
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ
BİLDİRİ NO:1
Sevgili Halkımız….. ile başlayan Yaşasın Türkiye Demokratik Halk Cumhuriyeti İçin Halkın Güç Birliği …. Şeklinde biten isim ve imzasız, Miting/Toplantı konuşma metni olduğu değerlendirilen siyasi propaganda içerikli yazısı
66-(3) Sayfa sarı zarf içerinde mektup içeriğinin;
Doğu PERİNÇEK’e hitaben yazılmış, Sayın PERİNÇEK, ile başlayan, “Milli Güç Birliği Hareketini şimdilik dikkatle takip ediyoruz, Hareketinizin yönünü izleyeceği süreci titizlikle izleyeceğiz ve bu konudaki fikirlerimizi size zaman zaman aktaracağız Takdir edersiniz ki Şimdilik Sizinle uzaktan temas zorunluluğumuz vardır. Ama aynı zamanda bizler sizin çok yakınınızdayız …….” TDHC-HGB imzalı mektup ve ekinde iki sayfalık
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ
BİLDİRİ NO:3
Sevgili Halkımız….. ile başlayan Yaşasın Türkiye Demokratik Halk Cumhuriyeti İçin Halkın Güç Birliği …. Şeklinde biten isim ve imzasız, Miting/Toplantı konuşma metni olduğu değerlendirilen siyasi propaganda içerikli yazısı,
Şüpheli, DOĞU PERİNÇEK’in Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen 1’den 233’e kadar numaralandırılmış Mavi Renkli klasör içerisinde ABD Türk Ordusu 1990-98 Karadayı başlıklı dokümanların içerisinde 8.sayfasında el yazması ile “CHP ve Kürt sorunu” ibaresi ile başlayan Genelkurmay Başkanlığının, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine Fikri Sağlar konulu resmi yazı ve ekinde GİZLİ ibareli sunum şeklinde hazırlanmış 18 sayfalık bilgisayar çıktısı yazı olduğu, yazının içeriğinin;
T.C. GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI ANKARA HAZİRAN 2000
KONU : FİKRİ SAĞLAR MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİNE
Başlıklı Yazının ;
Birinci Maddesinde;Alınan bir bilgiden ;
CHP den bazı kişilerin Avrupa’daki PKK terör örgütü mensupları ile görüştükleri
(1) Yakında CHP nin İl ve İlçe örgütlerinde seçimlerin olacağı
(2) İl ve İlçedeki yönetimlerin eski Genel Başkan Deniz BAYKAL’ın elinde olduğu bu konuda örgütten destek istediklerini belirttikleri
b. PKK terör örgütü sözde başkanlık konseyinin Avrupa ‘daki teröristlere
(1) Deniz BAYKAL ın sözde Kürt sorununa olumsuz yaklaştığını
(2) İl ve İlçe örgütlerinin BAYKAL ‘ın elinden alınmasının uygun olduğu
(3) Bu konu ile ilgili söz konusu şahıslara destek verilmesini verilecek destek ile BAYKAL’ın özellikle Güneydoğu Bölgesindeki etkisinin kırılabileceğini belirttiği tespit edilmiştir.
ikinci maddesinde; Hassas Kaynaklardan konu ile ilgili alınan bilgilerde ise CHP parti meclis üyesi FİKRİ SAĞLAR’ın CHP eski genel başkanı DENİZ BAYKAL yanlısı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki CHP il teşkilatlarını ele geçirme gayreti doğrultusunda HADEP yönetimi ile temasa geçerek destek arayışında bulunduğu istihbar olunduğu öğrenilmiştir. Şeklinde yazıların olduğu yazının altında Fevzi TÜRKERİ Korgeneral İstihbarat Başkanı şeklinde isim ve rütbenin olduğu imza bulunmadığı, yazının ekinde el yazı ürünü ile yazılmış SÖZDE KÜRT SORUNU CHP ve KÜRTÇÜ ÇEVRELERİN YAKLAŞIMI başlıklı yazı olduğu yazıda ALGAN HACALOĞLU CHP-MYK üyesi ALTAN ÖYMEN CHP Gen-Bşk. SİNAN YERLİKAYA CHP-MYK Üyesi TURAN ERDEM CHP Gen. Sek. ve CHP il başkanlarının sözde Kürt sorunu hakkında söylemleriyle terörist başının CHP ile ilgili düşünceleri şeklinde yazılarla CHP HADEP ittifakını birleştirici şematize edilmiş yazı olduğu,
Devam eden sayfalarda ;
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:1 ibaresi bulunan sayfada;
Karartılmış şekilde CHP TARAFINDAN “HALKLA BİRLİKTE ÇÖZÜM PROJESİ” ADI ALTINDA GÜNEYDOĞU İLLERİNDE YAPILAN TOPLALNTILAR şeklinde yazı olduğu,
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:2 ibaresi bulunan sayfada;
DİYARBAKIR’DA “CHP HALKLA BİRLİKTE ÇÖZÜM ÜRETİYOR III NCÜ KURULTAYI” ADI ALTINDA 08-09 NİSAN 2000 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN TOPLANTI İLE İLGİLİ ALINAN BİLGİLERDE
DİYARBAKIRDAKİ TOPLANTININ, GİRESUN VE ÇANAKKALE’DEN SONRA DÜZENLENEN ÜÇÜNCÜ TOPLANTI OLDUĞU
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:3 ibaresi bulunan sayfada;
TOPLANTIDA CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAŞAR SAYMAN (BAYAN) PARTİ MECLİS ÜYELERİ ALGAN HACALOĞLU VE O.VELİ YILDIRIM MYK ÜYESİ YAKUP KEPENEK’İN DİĞER PARTİ İL BAŞKANLARI DİYARBIKIR BAROSU YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İLE TOPLANTI ÖNCESİ BİR ARAYA GELDİKLERİ VE SÖZ KONUSU ŞAHISLARI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ TEMSİLCİLERİ İLE BİRLİKTE DÜZENLENECEK TOPLANTIYA DAVET ETTİKLERİ
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:4 ibaresi bulunan sayfada;
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAŞAR SAYMAN’IN TOPLANTI ÖNCESİ YAPATIĞI TEMASLARDA CHP’NİN KÜRT SORUNU KONUSUNDA PROĞRAMLARININ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BU GÜNDE BELLİ OLDUĞU AVRUPA BİRLİĞİNİN YOLU DİYARBAKIR’DAN GEÇER SLOGANLARI İLE SORUNA ÇÖZÜM BULUNAMAYACAĞINI CHP’NİN YENİ DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERDEN BİRİNİN SÖYLEM VE EYLEM BİRLİĞİ OLDUĞU DİYARBAKIR İL BAŞKANININ SÖYLEDİĞİNİN İSTANBUL VE ANKARADAKİ İL BAŞKANLARI İÇİNDE GEÇERLİ OLDUĞUNU BELİRTMİŞTİR.
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:5 ibaresi bulunan sayfada;
BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ DÜĞÜN SALONUNDA 08 MART 2000 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN TOPLANTIYA CHP GENEL BAŞKANI ALTAN ÖYMEN İLE BAZI CHP’Lİ ESKİ BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİ ÇEŞİTLİ PARTİ SENDİKA VE 27 DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTÜ YÖNETİCİLERİNİN VE BASIN MENSUPLARININDA İÇİNDE BULUNDUĞU 500 KİŞİLİK BİR GRUBUN KATILDIĞI
Genel Kurmay Başkanlığı Antetli Gizlilik Derecesi Gizli Konu CHP’nin Halk ile birlikte çözüm projesi Daire İKK ve Güv D. Kart No:6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16 Sayfaların Bulunduğu Bu Sayfalarda da Söz de Kürt Sorunu İle İlgili CHP’li Yetkililerin Söylemlerinin Aktarıldığı
KART NO:7 NCİ SAYFANIN İKİNCİ PRAGRAFINDA ALTAN ÖYMEN’in bölgedeki sorunun çözülmesi için GENEL AF, KÜRTÇE TV ve KÜRTÇE EĞİTİM için KÜRT ENSTİTÜSÜNÜN KURULMASINI ÖNERDİĞİ,
KART NO:11 NCİ SAYFADA Toplantıda esnasında konuşma yapan CHP il başkanları ve sivil toplum örgütü temsilcileri BÖLGENİN TEMEL SORUNUNUN KÜRT SORUNU OLDUĞU yönünde söylemlerde bulunduğu,
KART NO:17 DE Raporun sonuç bölümünde CHP’nin halk ile birlikte çözüm projesi çerçevesinde yaptığı toplantılarda dile getirdiği hususların terörist başının cezaevinde belirlediği sözde barış planı ile paralellik arz etmekle birlikte yeni olmadığı,
CHP’nin geçmişte de ERDAL İNÖNÜ, MURAT KARAYILÇIN ve DENİZ BAYKAL’ın liderlik yaptığı dönemlerde de benzer tarzda projeler geliştirdiği.
Son olarak CHP-MYK üyesi ALGAN HACALOĞLU tarafından 1 OCAK 2000 tarihi itibariyle Demokratikleşme ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Kalkınması Temel Politikaları adı altında çalışmaların mevcut olduğu bilinmektedir. Şeklinde yazıların olduğu Genel Kurmay Başkanlığının resmi yazı imajı yaratılan yazı Genel Kurmay Başkanlığına sorulduğunda 02.06.2008 Tarihli Gizli ibareli cevabi yazısında bahse konu yazının Genel Kurmay Başkanlığına ait bir yazı olmadığı bildirilmiştir.
Ayrıca Şüpheli Doğu PERİNÇEK in ikametinden elde edilen Genel Kurmay Başkanlığı başlıklı Resmi yazı nitelikli imajı verilen yazılarında Genel Kurmay Başkanlığına 02.06.2008 Tarihli Gizli ibareli yazısında bahse konu yazıların Genel Kurmay Başkanlığına ait yazılardan olmadığı bildirilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ GENEL MERKEZİ ANKARA
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 Sayılı Yerde Faaliyet Gösteren İşçi Partisi Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi Ve Ulusal Kanal Merkezlerinde sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
4- 4.Katın merdivenlere göre sol tarafında bulunan dairenin girişindeki sağ odada elde edilen;
(1) adet Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine başlıklı Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ibaresi ile son bulan (2) sayfalık faks çıktısı doküman içeriğinde; 28.06.2006 tarihinde Aydınlık Dergisinde yayınlanan “Danıştay Tertibinin Başı Emniyet İstihbarat Daire Başkanı” başlıklı haber ile ilgili Aydınlık Dergisi sorumlu Müdürüne hitaben yazılmış, tekzip ve düzelteme istem talep yazısı olduğu,
(1) adet T.C. 11.Ağır Ceza Mahkemesi (İstanbul) ibaresi ile başlayıp, Hakim 37278 ibaresi ile son bulan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı belgenin içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı 20.07.2007 tarihinde verilmiş TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA tahliye talebinin reddine karar verilmesi ile alakalı mahkeme kararı olduğu,
(1) adet T.C. 10. Ağır Ceza Mahkemesi ibaresi ile başlayıp, Katip 95540 ibaresi ile son bulan (1) sayfalık bilgisayar çıktısı belgenin içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı 09.08.2007 tarihinde verilmiş KISITLAMA KARARININ KALDIRILMASI TALEBİNİN REDDİNE karar verilmesi ile alakalı mahkeme kararı olduğu,
(1) adet Aydınlık Hukuk Bürosu ibaresi ile başlayıp Muzaffer TEKİN Müdafii O.Aydın Şahin ibaresi ile son bulan (4) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı dokümanın içeriğinin; Muzaffer TEKİN ile alakalı tahliye talebinde bulunan Avukat Osman AYDIN ŞAHİN in ilgili mahkemeye yazmış olduğu talep yazısı olduğu
(1) adet T.C. Ankara C.Başsavcılığı ile başlayıp Seval ÇÖÇÜ Müdafi ibaresi ile son bulan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Soruşturma No:2006/139 sayılı soruşturma ile ilgili 25.05.2006 tarihli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
(1) adet EGM’deki F.E Tipi Örgütlenmenin Etkin Elemanları İsmail BOŞNAK Bşk.Yrd. ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman içeriğinde; Emniyet Mensubu rütbeli personel ve memurların isimleri ve karşısında bir cemaatin üyeleri olduğuna dair iddiaların yer aldığı yazı olduğu,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayan 13320 sicil sayılı ibaresi ile son bulan (15) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Muzaffer TEKİN isimli şahsın Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 26.05.2006 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı ibaresi ile başlayıp Ergün POYRAZ ile biten (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Ergün POYRAZ isimli şahsın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 30.07.2007 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı olduğu, tutanak üzerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce vurulmuş olan 070744 güvenlik numarasının olduğu,
(1) adet TC Ankara C.Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Sibel YARDIMCI ibaresi ile biten (5) sayfa bilgisayar çıktısı içeriğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Soruşturma No:2006/139 sayılı soruşturma ile ilgili 25.05.2006 tarihli Muzaffer TEKİN’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
1.Ahmet ÖZKOCA, E. Pil.Kd.Alb. ÖKK Grup Komutanı 0532 285 84 58
2. Adil Serdar SAÇAN Eski İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürü 0505 543 09 03,
4. Doç. Dr.Emin GÜRSES Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi 0532 206 67 68 şeklinde bilgisayar çıktısı yazı olduğu,
(1) adet Emniyet İçindeki Fetullahçı Kadro ibaresi ile başlayan, döneminde Çerkezlerin gürcülerin önü açılmış yükseltilmişlerdir ibaresi ile biten (4) sayfalık doküman içeriğinde; Emniyet Mensupları içerisinde Fetullahçı kadroların olduğu, iddialarının yer aldığı yazı olduğu bir çok emniyet mensubunun Fetullahçı olarak isminin verildiği, yazının son bölümünde TANTAN’ın günahı çoktur ….. akıl hocası Emin GÜRSES’tir şeklinde ibarenin geçtiği bilgisayar çıktısı yazı olduğu,
(1) adet çok gizli ibaresi ile başlayıp tehdit edilmiştir ibaresi ile son bulan (57) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde, Çok Gizli ibareli 3 Kasım 1996 günü Balıkesir-Bursa Karayolu susurluk İlçesinde meydana gelen kaza sonrası hazırlanan MİT Raporu olduğu değerlendirilen yazı olduğu,
(1) adet Polis Teftiş Kurulu Başkanlığı ibaresi ile başlayıp Bağlanarak Sunulmuştur Arz Ederim 28.08.1992 ibaresi ile son bulan (38) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde, Polis Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan davacı Rafet YILMAZ, Suç …Türk Devletini Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek iddiası ile ilgili hazırlanmış Fezleke olduğu, İstihbarat Daire Başkanlığının 10 Mart 1992 tarihli Çok Gizli ibareli resmi yazısı,
1) adet T.C. Genelkurmay Başkanlığı ibaresi ile başlayan Zekeriya DURAN ibaresi ile biten (15) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının 18 Ağustos 2006 tarihli Esas No:2006/337, Karar No:2006/266, Şüpheli Murat EREN hakkında Devletlin Güvenliğini ve Siyasal Yaralarına İlişkin Bilgileri Açıklamak, Askeri Mühimmatı Gizlemek Suçuna iştirak etmek Suçları ile alakalı iddianame ve Kovuşturmaya Yer olmadığına dair karar olduğu,
(1) adet Şüpheli İfade Tutanağı İfade Sahibi Muzaffer TEKİN ibaresi ile biten (16) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Muzaffer TEKİN isimli şahsın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 18.06.2007 tarihinde alınan şüpheli ifade tutanağı olduğu, tutanak üzerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce vurulmuş olan 070616 güvenlik numarasının olduğu
(1) adet Fethullah Hoca Cemaati ve Emniyet Teşkilatı ibaresi ile başlayan, Saygılarımla ibaresi ile son bulan (10) sayfadan oluşan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Fetullah hoca cemaati ibaresi ile başlayan saygılarımla ibaresi ile biten 10 sayfalık bilgisayar çıktısı doküman Fetullah Gülen cemaatini Emniyet teşkilatının içine sızdığı yönündeki iddialarla son dönemde Grubun fark edilmemek için almış olduğu tedbirlerin anlatıldığı yazı olduğu yazının saygılarımla ibaresi ile son bulduğu
(1) adet T.C.Yargıtay Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Erkan BUYRUK ibaresi ile son bulan (20) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; Tebliğ name 2006/206179 Yargıtay 9. Ceza Daire Yüksek Başkanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yardımcısı tarafından imzalanmış müşteki Ergün POYRAZ Sanık Fetullah GÜLEN hakkındaki 28.05.2007 tarihli kamu davasının Düşürülmesi talep yazısı olduğu,
(1) adet T.C.Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlık Teşkilatı ibaresi ile başlayan Şenkal ATASAGUN Müsteşar ibaresi ile son bulan ibareli (3) sayfalık yazı içeriğinin 06.11.1998 tarihli Milli istihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli Çok Acele Günlü ibareli Başbakanlığa hitaben yazılmış, belge istemi konulu Şekal ATASAGUN imzalı resmi yazı olduğu,
2-3.sayfalarında 17.12.1996 tarihli Milli istihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının Gizli Kişiye Özel ibareli Başbakanlığa hitaben yazılmış, belge istemi konulu Sönmez KÖKSAL İbareli resmi yazı olduğu,
(1) adet T.C.İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesi ibaresi ile başlayıp Katip 103295 ibaresi ile son bulan bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul . Ağır Ceza Mahkemesinin şüpheli Muzaffer TEKİN ile alakalı olarak Avukatı Osman Aydın ŞAHİN’in itirazının Reddine ilişkin 28.062007 tarihli Değiş İş Kararı olduğu,
(1) adet T.C. C.Savcılığı ibaresi ile başlayan Muzaffer TEKİN Şüpheli ibaresi ile son bulan (7) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosunca 19.06.2007 tarihinde Soruşturma No:2007/1536 sayılı soruşturma ile ilgili Muzaffer TEKİN’’e ait Şüpheli Sorgulama Tutanağı olduğu,
(1) adet 9 Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı ibaresi ile başlayan Avukat Burhanettin AKTÜRK ibaresi ile son bulan (4) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; İstanbul 9. ağır Ceza Mahkemesinin Sorgu No:20007/80 sayılı 19.06.2007 tarihli Sorgu zaptı ve şüpheli Muzaffer TEKİN ve şüpheli Mahmut ÖZTÜRK’ün tutuklama kararı,
(34)sayfa İçişleri Emniyet Genel Müdürlüğü ibaresi ile başlayıp , Polis Baş müfettişi ibaresi ile son bulan gizli ibareli dokümanın içeriğinde;04 Aralık 1996 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünden Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilmiş Söylemezler çetesi ile alakalı bilgi belge resmi yazışmaların bulunduğu GİZLİ ibareli Emniyet Genel müdürlüğünün 8002 sayılı yazısı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin kurulu 24.10.1996 sayılı Polis memuru Halim Apaydın ve iki meslektaşı hakkında 1996/44 ve 1996/ sayılı 308 kararları olduğu, belge içerisinde Dosya no 2 ibareli SÖYLEMEZ KARDEŞLER ÇETESİ ibareli Eyüp SEMERCİ imzalı evraklalar GİZLİ ibareli resmi yazışmalar İçişleri bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından Emniyet müdürü Deniz GÖKÇETİN hakkında görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma söylemez Kardeşlerin iş yerinin taranması olayında yanlı davranması nedeni ile cezalandırılması yönündeki rapor olduğu;
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından 10 Mart 1992 tarih ve 79-92 sayılı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazılmış Bazı Emniyet Mensuplarının İllegal Faaliyetleri konulu Çok Gizli ibareli Tuncer MERİÇ Daire Başkanı imzalı yazı,
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 28.09.1992 tarih ve 92/5303 sayılı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, Emniyet Mensupları konulu Gizli ibareli Ali KALKAN Emniyet Müdür Yardımcısı imzalı resmi yazı,
(1) adet 12 Ocak 1999 ibaresi ile başlayan Saygılarımla ibaresi ile biten (10) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İşçi Partisinden MGK’ya Fetullah raporu başlıklı doküman içeriğinde; İşçi Partisi Basın Bürosu tarafından hazırlanarak MGK’ya (Milli Güvenlik Kurulu) sunulduğu iddia edilen Emniyet içerisindeki Fetullah GÜLEN yapılanması iddialarının yer aldığı, bir çok Emniyet Mensubunun isim ve atandığı ilin ve görevli olduğu yerin belirtildiği yazı olduğu,
(1) adet T.C.İçişleri Bakanlığı ibaresi ile başlayıp, Adına takipsizlik kararı verilmesi kararı verildi ibaresi ile son bulan (8) sayfalık bilgisayar çıktısı içeriğinin; Polis Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan davacı Rafet YILMAZ, Suç …Türk Devletini Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek iddiası ile ilgili hazırlanmış Fezleke olduğu, İstihbarat Daire Başkanlığının 10 Mart 1992 tarihli Çok Gizli ibareli resmi yazısı,
(1) adet Ulusal Güç Birliği Hareketi Yeniden Kuvvayi Milliye Hareketinin yapılanması başlıklı broşür,
(1) adet çok gizli ibareli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü …. ile başlayıp 291778 Kom.Yrd. ibaresi ile biten (9) sayfadan ibaret doküman içeriğinin; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından 10 Mart 1992 tarih ve 79-92 sayılı Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazılmış Bazı Emniyet Mensuplarının İllegal Faaliyetleri konulu Çok Gizli ibareli Tuncer MERİÇ Daire Başkanı imzalı yazı,
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 28.09.1992 tarih ve 92/5303 sayılı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, Emniyet Mensupları konulu Gizili ibareli Ali KALKAN Emniyet Müdür Yardımcısı imzalı resmi yazı,
6- Sekreter odasındaki masada elde edilen;
(2) sayfa Ulusal Strateji Merkezi Genel Kurulu ibaresi ele başlayıp Ersoy Bulut ibaresi ile biten doküman içeriğinin; Ulusal Strajesi Merkezi Genel Kurulu Milli Hükümet Programı Kurutmayı 30 Eylül-1 Ekim 2006 (Taslak) OTURUM KONULARI
1-Partinin Temel Nitelikleri,
2- Devletin Yeniden Yapılandırılması ,
3-Güvenlik ve Dış Politika
4-Ekonomik ve Sosyal Güvenlik
5-Kültür ve Eğitim başlıkları altında yapılacak faaliyetlere katılacak şahısların isimlerinin yer aldığı, bu isim listesi içerisinde Emin ŞİRİN, Prof. Dr. Kemal ALAMDAROĞLU isimlerinin de olduğu ,
(7) sayfa İşçi Partisi başlığı ile başlayan Sabatayın doğum günü ibareli ile biten doküman içeriğinin; 6 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanlığı tarafından düzenlene Ergenekon Senaryosunda Son Uydurmalar başlıklı basın açıklaması olduğu içiriğinde yürütülen soruşturmanın usulsüz ve kanuna aykırı olduğu, soruşturma kapsamında Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanların uydurma olduğu ve soruşturmanın bir tertipten ibaret olduğunun iddia edildiği yazı olduğu,
(1) sayfa Çok gizli ibareli (5) sayfadan oluşan belgenin “Konu: İP / Karargah evleri” başlıklı olduğu, içeriğinde, “İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla, emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir harekat başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için “karargah evleri” adı altında, çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir.” yazdığı, devamında karargah evleri hakkında bilgiler verildiği, yazının sonlarına doğru faaliyet içersinde yer alan şahısların değişik başlıklar altında isim listelerinin yazdığı, Son sayfasında ise karargah evleri başlığı altında bir şema yapıldığı ,
A… TAŞCI (KURYE) şeklinde yazıların şematize edilmiş olduğu,
(4) sayfa Çok gizli Karargahevleri ibaresi ile başlayıp Gönül Temiz ve Nesimi AKBULUT isimli şahıs etkindir ibaresi ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Dokümanın sol üst köşesinde ÇOK GİZLİ ibaresi, dokümanın sayfa altında bulunan dip not kısmında “Bu Belgiler Hassas Kaynaktanr Elde Edilmiştir. Bilgilerin Kontrolü Kullanılması Halinde Kaynağının Hassasiyeti Zedelenebilecektir, dokümanın arka fonunda ÇOK GİZLİ KOPYA ibaresinin olduğu, Birinci sayfasında Karargah Eveleri faaliyeti içerisinde yer alan şahısların isimlerinin olduğu,
İkinci sayfasında İP/Karargah Evleri Başlığı altında; İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılı ile emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları ile mücadele amacıyla hareket başlatıldığı, bu grubun isminin Karargah Evleri olduğu gerektiğinde TSK yanında silahlı mücadele vermek ibaresinin geçtiği Karargah Evleri hakkında derlenmiş bilgilerinin olduğu,
7- Ulusal Kanal Haber Merkezinde elde edilen;
(12) sayfa Azerbaycan başlıklı doküman içeriğinde; 20.Şubat 1996 tarihinde 0212 215 51 70 numaralı fakstan gönderildiği değerlendirilen Azerbaycan’da Haydar ALİYEV zamanında bir darbe girişimi ile ilgili iddiaların aktarıldığı rapor tarzı hazırlayan birimin belli olmadığı bilgisayar çıktısı yazı olduğu, yazı içeriğinde Tansu ÇİLLER, Susurluk, Abdullah ÇATLI, Abdullah ÇATLI’nın eylemleri vb konuların aktarıldığı, yazıdaki paragrafların kenarlarında el yazması “ÇİLLER’e yüklenme”, “Darbe Tartışması Büyütülecek”, “CIA ALİYEV’e Haber Verdi mi?”, “28 Şubatın İmzacısı Hikmet KÖKSAL’a Suçlama”, “Fransa’daki Operasyonlar Açıkça Kabul Ediliyor”, vb. karalama notların tutulduğu, yazı olduğu,
(17) sayfa Hizbullah terör örgütü başlıklı hizmete özel doküman içeriğinin; Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı tarafından hazırlandığı değerlendirilen Hizmete Özel ibareli Hizbullah Terör Örgütü ve Diğer İrticai Faaliyetler Eylül 1999 tarihli Tümgeneral Hüseyin GÖKSU imzalı İç Hizmet için hazırlanıp tüm personele detaylı bilgilendirmek için dağıtılmak üzere kitapçık haline getirilmiş Hizbullah Terör örgütü ve İrticai faaliyetler hakkında detaylı bilgilerin verildiği kitapçık olduğu,
(31) sayfa gizli kaşeli Kişiye Özel T.C Ulaştırma Bakanlığı ile başlayan doğa sevgisi üzerine ibaresi ile biten doküman içeriğinin Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Gizil Kişiye Özel ibareli olarak 17.10.1997 tarihinde göndermiş olduğu Teftiş Kurulu Başkanı imzalı resmi yazı içeriğinde Genel Müdürlükte usulsüz atamalar içerikli yazı,
Devamında Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Bakanlık Makamına hitaben yazılmış 12.08.1997 tarihli Genel Müdürlükteki usulsüz atamalar ile alakalı hazırlanan Teftiş Kurulu Başkanı imzalı Ulaştırma Bakanı Necdet MENZİR olurlu rapor ve resmi yazı,
(6) sayfa gizli Başbakanlık ibaresi ile başlayan Bülent ECEVİT ibaresi ile son bulan doküman içeriğinde 31.12.1999 tarihli Gizli İbareli Başbakanlık teftiş kurulu tarafından Başbakanlık Makamına Yazılmış teftiş Kurulu Başkanı imzalı dönemin Başbakanı Bülent ECEVİT olur imzalı resmi yazı,
(3) sayfa T.C Başbakanlık ibaresi ile başlayan gizli kaşeli Teftiş kurulu ibaresi ile son bulan doküman içeriğinde 24.12.1999 tarihli Gizli İbareli Başbakanlık teftiş kurulu tarafından Başbakanlık Makamına Yazılmış teftiş Kurulu Başkanı imzalı dönemin Başbakanı Bülent ECEVİT olur imzalı resmi yazı,
8-Ankara İli Çankaya İlçesi Maltepe Semti Eti Mahallesi Toros Sokak No:9 sayılı adreste faaliyet gösteren İşçi Partisi Genel Merkezinde Genel Başkan Doğu PERİNÇEK’in istirahat ettiği (2) oda ve (2) salondan ibaret dairede;
(1) adet (1) sayfa İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D.Perinçek Başlıklı Garsan Eyaleti Karargah Komutanlığı ibaresi bulunan el yazması not içeriğinin; İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın D. PERİNÇEK’e başlıklı, 04.03.1996 tarihli Parti Önderliği Adına Garzan Eyaleti Karargah Komutanlığı isim ve mühürlü dokümanda Doğu PERİNÇEK’in PKK Terör örgütüne vermiş olduğu destekten dolayı duyulan memnuniyetin anlatıldığı ve bu desteklerinin devamının beklendiğinin dile getirildiği sağ alt kısmında okunamayan bir mührün bulunduğu mektup olduğu tespit edilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütü
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beşiktaş İlçesi Gayrettepe Mahallesi Ayazma Deresi Sokak Çobanoğlu Apartmanı No:17 D:10 sayılı İŞÇİ PARTİSİ (İP) İstanbul İl Örgütünde yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
-Danıştay tertibindeki Çete-Süper NATO başlıklı bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Danıştay Tertibindeki Çete- Süper NATO Başlığı altında şematik olarak Medya , AKP İktidarı, MOSSAD, Tetikçi Alparslan ASRLAN Emniyet İçerisindeki Fetullahçı Ekip, Ramazan AKYÜREK, İbrahim SELVİ, Mustafa GÜLCÜ, Ali KOLAT, Osman KARAKUŞ
MİT Üçlüsü, İsmail PEKER, M. Zekeriya ÖZTÜRK şeklinde şematik tablo hazırlandığı,
-Son Bilgi (Sağlam) başlıklı Güney doğuda aynı birlikteydik yanıtını alıyor ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İsmail PEKER ve Zekeriya ÖZTÜRK Baltalimanı’nda Doğu Balık Restorana (Eski Şaziye Barın Bitişiği) sıkça birlikte gidiyorlar orada bir Dr. Yüzbaşı, Bir üsteğmen ve başka subaylar ile birlikte MİT mensupları ile birlikte oluyorlar………söz konusu subaylardan biri restoran sahibine bir adet Glock satmış, İsmail PEKER’in çocukları Alparslan ARSLAN’a amca diyor (M. TEKİN tanık olmuş) ………18 mart kapsamında Çanakkale’ye yapılan bir geziye (Bu yıl) İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK ve M.TEKİN birlikte katılıyor. Çanakkale Garnizon Komutanı ve Etkinlikleri yöneten kişi olan Albay üçlüye yakın ilgi gösterip birçok kolaylık sağlıyor. Nedeni İsmail PEKER’i tanıması PEKER bu durumu asteğmenken komutanımdı diye açıklıyor. M.TEKİN, PEKER’in verdiği bilginin doğruluğundan şüphelenip sonradan albayı arıyor ve 1985’de Güneydoğu’da aynı birlikteydik yanıtını alıyor. Şeklinde ibarelerin geçtiği doküman olduğu,
-İşte AKP’nin istihbaratçısı başlıklı 3 sayfa bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; İşçi Partisinin Emniyet içerisindeki Fetullahçı kadrolar ile ilgili iddiaların yer aldığı, Danıştay olayı sonrasında Yanlı bir soruşturma yapıldığı, Ulusalcıların hedef alındığı ile ilgili iddiaların yer aldığı yazı olduğu,
-HÇ (Tugay Konuştu) el yazısı ile başlayan Trabzon’daki rahip cinayeti ile devam eden doküman içeriğinin; Son dönemdeki olayların bir tertip olduğu Trabzon’daki rahip cinayetinin MOSSAD’ın bir işi olduğu tertip içerisinde Hükümet üyeleri ve Devletin bazı kurumlarının olduğu, bu tertibin TSK’yı halk gözünde önemsiz olarak gösterme iddialarının yar aldığı yazı olduğu
-Teomandan gelen bilgi el yazısı ile başlayan yayın organı olacak dip notu ile biten bilgisayar çıktısı doküman içeriğinin; Dokümanın üst kısmında “Teoman’dan gelen bilgi” şeklinde el yazması olduğu devamında “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci’deki bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu sun durumu görüşmek üzere yemek yetikleri belirtiliyor. …..En çok tartışılan konu ise İşçi Partisinin çağrısı Milli Hükümet olmuş, ismini öğrenemediğimiz bir emekli general İşçi Partisinin çağrısını olumlu bulduklarını ve parti programında yazılı olan bazı fikirlere karşı eleştirilerini Doğu PERİNÇEK’e sunacaklarını belirtmiş aynı general geleneklerin dışına çıkarak iki üç orgeneralin ortak eleştiriyi kaleme alacaklarını ve İşçi Partisi ile müşterek ortak noktaları bulduktan sonra partiye katılacaklarını belirtmiş bunun üzerine Kemal KERİNÇSİZ ve arkadaşları İşçi Partisine katılma fikrine karşı çıkmışlar bu bilgi ile örtüşen bir başka bilgi ise KORNİKOV verdi. Kornikov Gıladyo’nun bir iki yıldır Ulusalcılara sızmaya çalıştığını ancak bunu tam olarak başaramadığını belirtti. Bunun için Gıladyo kendi ulusalcılarını yarattı. Bunların başında adı daha önce duyulmamış bazı Dernekler ve isimler var Gıladıyo buiş için hatırı sayılır paralar harcıyor hatta Gıladıyo’nun ulusalcıları yeni bir televizyon kuracak paraya ulaştılar ve VTV adı altında yayın yapacak olan VATAN TV Gıladıyo’nun ulusalcılarının yayın organı olacak” şeklinde ibarelerin bulunduğu doküman olduğu,
-7’den 737’ye kadar numaralandırılmış bilgisayar çıktısı ve fotokopi belgelerin içeriğinin; 10-11. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 2 başlıklı doküman içeriğinin; 26 Mayıs 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Alparslan ARSLAN ekibi MOSSAD tarafından Bulgaristan’da eğitildi iddiaları yer aldığı basın açıklaması olduğu,
12’den 14’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (3) sayfa Varan 3 başlıklı doküman içeriğinin; 27 Mayıs 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan İsim isim Danıştay Tertibini Hazırlayan Üst Düzey Emniyet Görevlileri başlıklı konu ile alakalı çeşitli iddiaları yer aldığı basın açıklaması olduğu,
15’den 19’a kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (5) sayfa varan 4 başlıklı doküman içeriğinin; 1 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Danıştay Suikastını Ulusalcılara Yıkma Tertibinde MİT Bağlantılı üç eleman: Ertaç GİRAY, İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK başlıklı yazıda Muzaffer TEKİN’in Danıştay olayı sonrası isminin basında çıkması nedeniyle teslim olmayı düşündüğü ancak Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK tarafından engellendiği, Muzaffer TEKİN’e tuzak kurulduğu, konunun Ulusalcılar üzerine yıkılmaya çalışıldığı şeklinde iddiaların yer aldığı basın açıklaması olduğu,
20-21. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 5 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “ABD Türk Ordusunu Bölme Taktiğinden Cepheden Taarruza Geçti” başlığı altında Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay Saldırısı ve bir çok olayın ABD tarafından planlandığının iddia edildiği basın açıklaması olduğu,
22-23. Sayfalarda; (2) sayfa Varan 6 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “MİT’in Kamuoyu önünde cevaplandırması gereken sorular ” başlığı altında Danıştay Tertibinde MİT Üçlüsü Mehmet Zekeriya ÖZKTÜRK, İsmail PEKER ve Ertaç GİRAY isimli şahısların MİT Mensubu olduğunun iddia edildiği basın açıklaması olduğu,
24-25-26. Sayfalarda; (3) sayfa Varan 7 başlıklı doküman içeriğinin; 6 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan “Ramazan AKYÜREK’in Fetullah Sicili Mahkeme Kararı ile Belgelendi” başlığı altında Ramazan AKYÜREK ile ilgili çeşitli iddiaların olduğu basın açıklaması olduğu,
51-52-53-54. Sayfalarda; 21 Aralık 2003 tarihli İşçi Partisi Merkez Komitesinin Bildirisi Başlıklı “ Milli Partileri Yerel Seçimlerde Milli Güç Birliğine Çağırıyoruz” başlıklı yapılacak olan seçimlerde diğer partilerin kendilerine katılması yönünde yapılmış basın açıklaması olduğu,
80’den 91’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Ulusal Birliğe Çağrı başlığı altında, I.HEDEF, Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsızlığını Egemenliğini ve Bütünlüğünü Koruyarak (Koruyarak kelimesi daire içerisine alınmış yanına el yazması MDD Kemalist Devrimi şeklinde not düşülmüş) Türkiye’yi Çağdaş Uygarlık Düzeyine Ulaşmış Güçlü Müreffeh bir Ülke Yapmak
II. DURUM TESPİTİ; Ekonomi, Kültür, Eğitim
III.NE YAPMALI?, Politik ve Ulusal Güvenlik, Ekonomi, Kültür, Eğitim şeklinde başlıklar altında açıklamalar yapıldığı,
Dokümanın son sayfasında, Jeopolitik Dergisi Danışma Kurulu şeklinde yazı ve altında Prof. Dr. Erol MANİSALI, Prof. Dr.Şükrü Sina GÜREL, Prof. Dr.Anıl SEÇEN, Prof. Dr. Alparslan IŞIKLI, Doç. Dr. İ. Yaşar HACISALİHOĞLU, Doç. Dr. Emin GÜRSES, Y.Doç. Dr. Servet KARABAĞ, Dr. Mehmet ATAY, (E) Korg. Suat İLHAN, (E) Tug. Halil ŞİMŞEK, (E) Amiral Tanju ERDEN, (E) Tug Servet ÇÖMERT, Atilla İLHAN, Saadettin TANTAN, Sinan AYGÜN, Mustafa BAŞOĞLU, Yıldırım KOÇ, Kemal ÖZDEN, Arslan BULUT, Salim SOMÇAĞ, Birol BAŞARAN, Barış DOSTER iletişim Doç. Dr. İ.Yaşar HACISALİHOĞLU GSM:0532 331 57 72, Tel:0212 513 53 92, E-Posta: hacısalihoğlu@superonline.com şeklinde yazıların olduğu doküman olduğu,
*92’den 94’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Günümüzün Kuva-i Milliyesi Denizli Milli Güç Birliği Kuruluyor Başlıklı yazı olduğu,
*95. Sayfada; Muğla Milli Güç Birliği tarafından yapılmış Muğla Milli Güç Birliğinin Kurulduğu ile ilgili basın açıklaması,
*96’dan 101’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Ulusal Güç Birliği Platformunu oluşturmak üzere Ulusal Kurultay 6 Eylül 2003 tarihinde Ankara TES-İŞ Sendikası Konferans Salonunda toplanmıştır. İle başlayan dokümanda Ülkenin Genel Durumunun değerlendirilmesinin yapıldığı kurultayda alınan bazı kararlar ile tespit edilen önerilerin sıralandığı, UGB (Ulusal Güç Birliği) Hareketinin Yürütme Kurulurda alınan kararlar ve yürütme kuruluna seçilen 30 üyenin isimleri ile yazının son bulduğu, Yürütme kuruluna seçilen üyelerin 14. sırasında Doç Dr. Emin GÜRSES’in olduğu,
*103. Sayfada; Bir Gazetecinin anlattıkları balığı altında Hrant DİNK cinayeti ile alakalı Emniyetin Savcıları dolandırıldığı iddialarının yer aldığı yazı olduğu,
*104’dan 107’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Talatpaşa Komitesinde yer alan 113 şahsın isim listesinin olduğu, Bu şahıslar arasında, 8. Sırada Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, 17. Sırada Sinan AYGÜN, 22. Sırada İbrahim BENLİ, 56. Sırada Emin GÜRSES, 58. Sırada Yaşar HACISALİHOĞLU, 60.Sırada Ferid İLSEVER, 95. Sırada Doğu PERİNÇEK isimli şahısların isimlerinin olduğu,
*128’den 138’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Excel ortamında hazırlanmış Ulusal Güçler Meçlisi Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve meclisteki partiler, sendikalar, meslek odaları ve kitle örgütlerinin isimlerinin yazılı olduğu liste olduğu,
*275’den 281’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; İstanbul DGM’ye Sorgu 2002/61 sayılı dosya takılmak üzere yazılmış dilekçenin 1. sayfası, 17.05.2002 tarihli iki sayfalık el yazması Adil Serdar SAÇAN’ın isminin geçtiği işkence iddialarının bulunduğu yazı
Ankara DGM’nin Hz.2001/44 sayılı soruşturma dosyasına ait Erol Maks KOHEN isimli şahsa ait işyerlerinde yapılan aramalarda elde edilen defterler ile ilgili hazırlanmış bilirkişi raporu
*295’den 307’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; Abdurrahman YAKUPREİSOĞLU isimli şahsın İst.DGM Hz.2002/909 ifade tutanağı, aynı şahsın Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde alınmış ifade tutanağı, konu ile ilgili resmi yazı ve eklerinin olduğu,
*411 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde GİZLİ ibaresi bulunan Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğüne göndermiş olduğu 17.02.2006 tarihli ve Konu olarak Yasin HAYAL olan ve “İLİMİZDE ATATÜRK ALANI KARŞISINDA FAALİYET GÖSTEREN MC DONALD’A İSİMLİ İŞYERİNE” ile başlayan “TELEFONU KULLANAN ŞAHSA YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR” ile biten doküman olduğu,
*412’den 421’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “Milli Hükümet Bakanlar Kurulu” başlıklı, içeriğinde isim listesi ve görevlerinin yazılı olduğu, Doğu Perinçek’in Başbakan, Ferid İlseven’in Başbakan Yardımcısı şeklinde belirtildiği, yine birçok isim ve görevlendirmelerin yapıldığı,
*419 ile numaralandırılan 1 sayfalık dokuman içerisinde; “From, To, Subject: kara harp okulu genel sekreteri tuğgeneral” ile başlayan ve “Süleyman Okudan’ın pisliklerini örtmeye çalışmasın” ile biten doküman içeriğinde; “Kara Harp Okulu Genel Sekreteri olan bir Tuğgeneralin sahte evraklar düzenleyerek Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman OKUDAN’dan paye ve unvan aldığını, bunun karşılığı olarak da Kara Harp Okulu veya Kara Kuvvetleri Komutanlığından 16 tane Tuğgenerali Süleyman OKUDAN ile tanıştırıp ilişki kurmalarını sağladığı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Süleyman OKUDAN’ın yolsuzlukları hakkında bilgi sahibi olan Konya Jandarma Bölge Komutanlığından bazı subayların susturulması işini bu genel sekreter ve 16 arkadaşının yapmakta olduğu” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*431 ile Numaralandırılan 1 sayfalık doküman içerisinde; “Bilgi Notu Haziran 1996 Saat 09.30 GİZLİ Kimden: BAŞBAKAN BAŞMÜŞAVİRİ(S.KAMİL YÜCEORAL)” ile başlayan ve “S.KAMİL YÜCEORAL BAŞBAKAN BAŞMÜŞAVİRİ Hehim Adak’a verildi” ile biten doküman içerisinde; “Kuzey Afganistan lideri Orgeneral Raşit Dostum’un Türkiye’ye gelmek istediğini, Sayın Cumhurbaşkanı, başbakan, Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüşmek istediğini ve Raşit Dostuma zamanlama açısından ziyaretin uygun olmayacağı” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*432 ile Numaralandırılan 1 sayfalık doküman içerisinde; Başında büyük harflerle GİZLİ ibaresi bulunan ve “Gizli 21 Mart 1994 Konu: Afganistan/Reşid DOSTUM” ile başlayan ve “söz konusu hususların ivedilikle Türkiye’ye iletilmesini ifade etmiştir GİZLİ” ile biten doküman içerisinde; Reşid DOSTUM’un 13 Mart 1994 tarihinde bazı istek ve açıklamalarda bulunduğunu ve maddi sıkıntı içinde bulunması nedeniyle Türkiye’nin maddi yardımlarına ihtiyaç duyduğu” şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*442. Sayfada; “Sayın Komutanım” ile başlayıp “Osman Nuri YILDIZ” ile bittiği, içeriğinde TSK’ya malzeme alımı ile ilgili konulardan bahsedildiği,
*443’den 455’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “Yükseköğretim Kurulu Sayın Başkanlığı’na” ile başlayan içeriğinde Doç.Dr. Habip Ümit Sayın’ın savunmasından bahsedildiği,
*568 – 569 – 570 – 571 ile numaralandıran 4 sayfalık dokuman içerisinde; “UFUK URAS HAKKINDA NOT BABASI MİT GÖREVLİSİ” ile başlayan ve “UFUK URAS, ÜNİVERSİTE DE ÖĞRENCİYKEN MİTÇİ OLDU. SONRA DA İLİŞKİLERİ DEVAM ETTİ” ile biten doküman içeriğinde; Ufuk URAS’ın babasının askeri pilot olduğunu, babasının emekli olduktan sonra MİT’de görev yapmaya başladığını, Ufuk URAS’ın üniversite de iken TKP/ML içerisinde olduğunu, Ufuk URAS’ın kişiliği hakkında bilgi, ÖDP Genel Başkanlığına nasıl getirildiği, Susurluk olayında sonra MİT’in Psikolojik savaş mangası içerisinde bulunduğu şeklinde Fişleme Yapıldığı tespit edilmiştir.
*593,594. Sayfalarda; “İşçi Partisi Genel Merkezi” ile başlayan İP Merkez Hukuk Bürosu: Cumhurbaşkanı’nı İkiz sözleşmeler’i onaylayan ihanet yasalarını geri çevirmeye çağırıyoruz başlıklı yazı,
*595,596. Sayfalarda; “Almanya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği” ile başlayan Almanya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği Başkanı Dr. Yavuz Dedegil’in İkiz Sözleşmeleri onaylayan yasa konusunda Cumhurbaşkanına arzettiği Mektubu başlıklı yazı,
*597 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN E. TUĞ. G. VELİ KÜÇÜK SAYIN KOMUTANIMIZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI EK: 13 SAYFA” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*598 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ SAYIN REKTÖRÜMÜZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*599 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN PROF. DR. KEMAL GÜRÜZ YÖK BAŞKANI SAYIN GÜRÜZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*600 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Sol üst köşesinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı yazdığı ve partinin ambleminin bulunduğu yazıda, dokümanın 11 Haziran 2003 tarihli olduğu, “SAYIN ORG. TUNCER KILINÇ MİLLİ GÜVENLİK KURULU SEKRETERİ SAYIN KOMUTANIMIZ” ile başlayan ve “SAYGILARIMLA DOĞU PERİNÇEK İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI EK: Sayın Cumhurbaşkanımıza arzedilen mektup ve ekindeki hukuki açıklama (toplam 13 sayfa)” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür.
*601’den 605’e kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; “İşçi Partisi Genel Başkanlığı” ile başlayan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gönderdiği İkiz sözleşmeler ile ilgili yazısı.
(1) adet Anayasa ibareli siyah renkli klasör içindeki belgeler içeriğinin; T.C. Anayasanın dayanması Gereken Temel İlkeler isimli kitapçık, Yeni Yaklaşımlar Türkiye İçin Değişim ve Yenileşme Önerileri ve Siyasi Partilerin Anayasa Değişimi ile İlgili Son Çalışmaları isimli kitapçıklar,
3 sayfalık AYN Bildirgesi başlığı altında Bir çok ismi olduğu bu ismiler arasında İlhan SELÇUK’un isminin geçtiği,
USİAD
Ulusal Sanayici ve İş adamları Derneği
İstanbul 12 Nisan 2000
Kapak sayfalı Saygılarımla ibaresi ile son bulan iki sayfalık doküman arka yüzlerinde Murat AĞERTIC Ocak 1991, Cengiz ÇANDAR olayı şeklinde el yazması notlar olan doküman,
-(1) adet USİAD ibaresi yazılı içinde 3/6/2001-Top gibi olmak lazım ibaresi bulunan ajanda içeriğinde; 1. Sayfasında “3.6.2001 Top gibi olmak lazım Apo, Kitlelere daha yumuşak görünmeliyiz Apo” şeklinde el yazması yazı olduğu devam eden sayfalarında ise İşçi Partisinin Seçim stratejisi, İl, İlçe teşkilatlanmaları, adaylar, izlemeleri gereken olun anlatıldığı,
-Genel başkan masası altında çöp kovası içerisinde, yırtılmış ve buruşturulmuş vaziyette elde edilen el yazısı ve bilgisayar çıktısı dokümanların içeriğinin; 1. sayfasında Tuncay GÜNEY ifade, AP Raporu, İşçi Harekatı, Siyasal Çözüm, Fetullah şeklinde karalama notların olduğu
2. Sayfasında bir adet şiir 1 ve 2 şeklinde maddeler halinde el yazması notun 2.maddesinde Tuncay GÜNEY şeklinde el yazması olduğu,
Kırıştırılarak atılmış kağıtta “İşte Tuncay GÜNEY’in ERGENEKON Belgelerine Dosyasında MİTÇİ gazeteciler
8 Numaralı sayfada; Büyük Dizi: Van, Şemdinli, Danıştay, Atabeyler, Hrant DİNK suikastı Hedef: Milli Devlet Perde: Derin Devlet Katil Devlet şeklinde karalama notların olduğu
15’ten 23’e kadar numaralandırılmış dokümanın “HARİTA EYLEMLERİ VE MİLLİ HÜKÜMET PROGRAMI EYLEMLERİ İÇİN ÇAĞRILACAK İSİM LİSTESİ” ile başlayıp “148 Ümit Zileli” ile biten isim listesi olduğu.
157 – 158 – 159 ile numaralandıran 3 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: “EMNİYET İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANI FETHULLAH SİCİLLİ RAMAZAN AKYÜRÜK’İN HRANT DİNK SUİKASTINDADAKİ ROLÜ ABD VE MOSSAD’I ELE VERİYOR” ile başlayan ve “ÜLKEMİZİ BİR MİLLİ HÜKÜMETE KAVUŞTURMAK BİR VATAN GÖREVİDİR” ile biten (4) dört sayfalık doküman içeriğinde; “Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK’e FETHULLAHÇI denmek suretiyle fişleme yapıldığı, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, Danıştay üyelerine yapılan saldırı, Hakkari Şemdimli’de meydana gelen patlama, Atabeyler grubu gibi olaylar ile ilişkilendirmek suretiyle hedef gösterildiği,
160 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: “HRANT DİNK SUİKASTINI EMNİYET İÇİNE YUVALANMIŞ FETHULLAHÇI ÇETENİN TERTİPLEDİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTIR” ile başlayan ve “İKİNCİ TETİKÇİNİN VARLIĞININ GİZLENMESİ, GİZLEYEN BAZI FETHULLAHÇI POLİS MEMURLARININ DA TERTİBİN İÇİNDE OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. ÇÜNKÜ GİZLEME OLAYI BİR İHMALİN” ile biten tek sayfalık doküman içerisinde “Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK’e FETHULLAHÇI denmek suretiyle fişleme yapıldığı, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, olayı ile ilişkilendirmek suretiyle hedef gösterildiği,
161,162 ile numaralandırılmış dokümanın “Hrant Dink Cinayeti üzerine İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Türkiye Ermeni Patriği II.Mesrop Mutafyan’a Tarihi Mektubudur” başlıklı 25 Ocak 2007 tarihli Doğu Perinçek imzalı üzerinde el yazılarının olduğu,
1’den 8’e Kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; İşçi Partisi başlığı ile başlayan Sabatayın doğum günü ibareli ile biten doküman içeriğinin; 6 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanlığı tarafından düzenlene Ergenekon Senaryosunda Son Uydurmalar başlıklı basın açıklaması olduğu içiriğinde yürütülen soruşturmanın usulsüz ve kanuna aykırı olduğu, soruşturma kapsamında Tuncay GÜNEY isimli şahıstan elde edilen dokümanların uydurma olduğu ve soruşturmanın bir tertipten ibaret olduğunun iddia edildiği yazı olduğu,
16. Sayfada; Esin AVŞAR isimli şahsa Ulusal Strateji Genel Başkanı Emekli Tuğgen Servet ÇÖMERT’in yazmış olduğu Ulusal Strateji Merkezi tarafından hazırlanan Milli Anayasa Bildirgesine destek vermesi ve imza vermesi için yazı,
62-65. Sayfalarında; Karalama şeklinde tutulmuş El yazması yazılar içerisinde “Siz ciddi ciddi Ergenekon Örgütü varlığına inanıyor ve T.Erdoğan’ın bu ……..(Anlaşılmıyor) Bak Kardeşim Ergenekon diye bir şey yok.Bir tane CAI oyununu ortaya sürdüler …..” şeklinde yazıların olduğu
Devam eden sayfalarda “….Ergenekon isimli tamamen uydurma ve provokasyon olan savcılık dosyasının Türk Silahlı Kuvvetlerini ve İP Partisini hedef aldığını anlatmaya çalıştım…….” Şeklinde yazıların olduğu,
-(1) adet KKK.’lığı-İstihbarat sorgulaması konulu hizmete özel kitapçık, Hizmete Özel ibareli 1996 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Okulları Öğretim Başkanlığı tarafından hazırlanan Soruşturma ve Sorgulama Tekniği isimli kurum içi hizmet kitapçığı
25-32. Sayfalarda; İşçi Partisi Genel Merkezinin 253 Seçkin Şahsiyet İşçi Partisine Katıldı başlıklı yazı ve bu şahısların isim listesi
Devam eden sayfalarda; Sevgi ERENEROL’un Sorgulama tutanağı, İstanbul 13. ağır ceza Mahkemesinin 26.01.2008 tarihli Sorgu No:2008/18 sayılı İfade Sorgu tutanağı, Sevgi ERENEROL’un 25.01.2008 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan 980075 güvenlik numaralı 58 sayfalık şüpheli ifadesi
-(1) adet Doğu Perinçek yazılı zarf içerisinde bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi 1922-Doğu Perinçek ve Eşi Sevgi ERENEROL bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi yazılı davetiye olduğu, Bağımsız Ortodoks Patrikhanesinin 85. Kuruluş Yıldönümü için Doğu PERİNÇEK ve eşine gönderilmiş davetiye olduğu
-1’den 23’e kadar numaralandırılmış el yazası ile ERGENEKON yazılı içindekiler ile başlayan 23. sayfada bölüm 5 genel değerlendirme başlık en içten saygı ve şükranlarımızla dip notlu dokümanın ERGENEKON isimli doküman olduğu, bu dokümanın kapak sayfasının olmadığı dokümanın baş kısmında el yazması ERGENEKON şeklinde ibarenin olduğu tespit edilmiştir.
ULUSAL KANAL
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve Değişik İş No:2008/420 Soruşturma No:2007/1536 sayılı kararına istinaden Beyoğlu İlçesi Asmalı Mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı adreste bulunan Ulusal KANAL’da yapılan aramada elde edilen, dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;
1.KLASÖR:
1. Nolu Ajanda; Ajandanın üst kısmında Türk Tabipler Birliği 2006 ibaresinin olduğu, 9 Kasım sayfasında “Genelkurmay Kaynakları:MİT Gitsin Danıştay Suikastını çözsün” şeklinde ibarenin bulunduğu bu ibarenin daire içerisine alındığı,
2.KLASÖR:
19 – 20 - 21 Şubat 2005 tarihli ajanda sayfasında;
- “kuvayı Milliyeden tutuklanıp yine de polis yardımıyla yargılanan şahıs” Hakan Saraylıoğlu,
- TAMER tim komutanı, sol konularda uzman, 0505 366 06 76,
- Polat 0535 685 59 14 Polis,
5.Nolu Ajanda:
24 Ağustos 2003 Tarihli ajanda sayfasında;
Öcalan : MİT’i kullandım.
Akyürek güvenliği sağlıyor GAP’ta İsmail’le ortak iş yapıyor.
03 Kasım 2003 tarihli ajanda sayfasında;
Pendik’te Em.Md.Şeref Aytek Fethullahçı şeklinde yazılarak fişleme yapıldığı,
16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında;
-Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz
-İsmail Şen 0533 365 6779
-Ahmet Demir
18 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında;
Polisteki Fethullahçı gladyonun Ergenekon tertibindeki ajan provokatör TSK operasyonu başladı.Şebekedeki 57 Emniyet yöneticisinin ismi saptandı. Ergenekon tertibindeki Ajan provokatör şeklinde olduğu tespit edilmiş olup,
6.Nolu Ajanda:
3/1/2006 tarihli ajanda sayfasında;
-Alaattin Çakıcı isminin geçtiği,
5/1/2006 tarihli ajanda sayfasında;
-Vural Savaş
-Oktay Sinanoğlu
-Nihat Genç isimlerinin yazdığı,
19.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Özkök
- Perinçek
- Kitle eylemleri
- Gençlik eylemi şeklinde yazı bulunduğu,
22.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Zekeriya Öztürk
- Türklerin derin devleti öldü
- Vatan
- Psik. Savaş Türkiye şeklinde yazı bulunduğu,
28.05.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Şemdinli, Diyarbakır, Danıştay davaları devam ediyor
05.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- Tayfun Erdal Ceren İst. Emn. Md. Yrd. Eski İst. Narkotik Şb. Md.
Yrd/ Şimdi basın prot. Md.
- Hamdullah
- Adil Serdar Saçan şeklinde yazı bulunduğu,
Nilüfer vakası
Öncüler toplantısı
Atabeyler
Danıştay, şeklinde yazı bulunduğu
- Turan Çömez
- Perinçek, şeklinde yazı bulunduğu,
11.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Emin Şirin, Ufuk Söylemez
ABD- Demirel yemeği
- Tayyip eylemi / Emin Şirin şeklinde yazı bulunduğu,
12.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
N. Veren Tamlan/DP’ye sor
Oktay Sinanoğlu
DP Vem. Dev. 90
ADD 15’
Suat İlhan 43’
N. Veren
Çühregani
Trabzon
Prof. Celal
Harbiye 0212 240 41 28
Adil Serdar Saçan
Ecevit şeklinde yazı bulunduğu,
13.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
- İzmir / Şahin!
- Ufuk Söylemez
- İbrahim Şahin
- Ufuk Söylemez 467 78 61 0532 244 39 20
- A. Serdar Saçan / Feth.
- Birkaç gün içinde kampanya
Mebus meselesi (zaman vb)
Erol Çakır: İmza benim değil şeklinde yazı bulunduğu,
14.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Kuran Diyanet
Danıştay
Fethullah
Erol Çakır
Ferid İlsever
Selim Somçağ şeklinde yazı bulunduğu,
16.06.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Adil Saçan, İbrahim Şahin, Adnan / PROGRAM, şeklinde yazı bulunduğu,
07.08.2006 tarihli ajanda sayfasında;
Fİ: Halka açılış AŞ/ YK: Ali Rıza Solmaz, Şener Eruygur, Zekeriya Temizel, Enis Öksüz, Vural Savaş, Kenan Tekdağ, Emin Gürses, MEHMET Solsal, Yasin Müjdeci, Sedat Söğütoğlu
7.Nolu Ajanda:
02 Ocak Sayfasında; 91’de JİTEM Grup …..Bölge…… Bağlandı. Veli KÜÇÜK MİT’e Çalışmadı. Veli Paşa Ağrı’ya tayin olunca ………Cem ERSEVER bunu istifa …….dedi.
03 Ocak Sayfasında; ……Veli KÜÇÜK’ü Teoman KOMAN …..Veli Paşa hep ……olmuştur.
04 Ocak Sayfasında; Veli KÜÇÜK’de bu işin bir ……Tuncay GÜNEY…. Niye örgüt………
05-06 Ocak Sayfasında; Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler
08 Ocak Sayfasında; Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu
Sevgi ERENEREOL …..Tantan:Sevgi ERENEROL 50 Milyon $ verildi. Almadılar HABLEMİTOĞLU öldürtüldü
09 Ocak Sayfasında; Zekeriya ÖZTÜRK ……Mit ajanları var
11 Ocak Sayfasında; Emre TANER: Hizbullah’ı biz kurduk.
12 Ocak Sayfasında; Zekeriya ÖZTÜRK gelenlere ……”Benim M. TEKİN’lerin yanında can güvenliğim yok”…..
14 Ocak Sayfasında; Tuncay Özkan Tayip’e gelmiş 30 Milyon dolar verin TV yi kapatıp Almanya’ ya gideyim…..
16 Ocak Sayfasında; Özel Kuvvetler MİT B planını geçti “Türkiye …..gizlilik…… yaptım.”
Devlet üçe bölündü 1 Genelkurmay 2 AKP ve 3 Farklı MİT ……
17 Ocak Sayfasında; Oktay YILDIRIM isminin geçtiği,
22 Ocak Sayfasında; serhanbolluk@tt.net 1234567 1834052536 şeklinde yazı olduğu,
23 Ocak Sayfasında; Buda Galdyonun 2 Numarası ERGENEKON …...
29 Ocak Sayfasında; Semih Tufan GÜLALTAY’ın Fuat TURGUT içeri aldırttığı (Aldığı)
Veli KÜÇÜK’e Doğu PERİNÇEK ve MP’yi ………
Veli KÜÇÜK’e Levent TEMİZ ve ……
Malatya olayının Levent’e ……..
30 Ocak Sayfasında; Hrant DİNK cinayetinin ….. iki Polis MOBESE …. Fatih ALTAYLI’nın yazılarında ……….
Devlet BAHÇELİ’nin ERGENEKON Opr da onayı alınmayan AKP ile …..
08 Şubat Sayfasında; ERGENEKON Savcısından inanılmaz soru ….
14 Şubat Sayfasında; Tuncay GÜNEY 94-95 te beraber çalıştı….ABD faaliyetleriyle ilgili bilgi alakalı Aydınlık a verdikleri……Haberi yayınlama ABD Büyükelçiliği ……….şeklinde yazı olduğu,
03 Mart Sayfasında; Vedat YENERER’in evinde Taki DOĞAN’ın sex kaseti bulunmuş
04 Mart Sayfasında; Hayrettin ERTEKİN isminin geçtiği,
05 Mart Sayfasında; Emin GÜRSES çok deli davranmış,
07 Mart Sayfasında; kemalalemdaroglu@gmail.com
08 Mart Sayfasında; Zekeriya Öz /Fetullahçı Tuncay GÜNEY’i bul
Operasyon ERGENEKON Emin GÜRSES Şamil TAYYAR şeklinde yazılar olduğu
03 Nisan Sayfasında; Ergenekon Operasyonunda 4 uydurma Ergenekon senaryosunda Bilecek Toplantısı Tuncay GÜNEY’in MOSSAD
04 Mart Sayfasında; Uydurma Toplantıya Katılanlar Veli KÜÇÜK, H.Y, D.P
Zekeriya ÖZ Fotosu
Tuncay GÜNEY’in Türkiye ve ….Düşmanlığı
Adnan/Mehmet’ten gelen bilgiler
19 Nisan Sayfasında; ….Mitinginde Camide bulunan el bombası Ankara Emniyetine kayıtlı çıktı, yazılan el yazması yazıların bir çok bölümü yazının düzgün olamamasından dolayı anlaşılamamış ve anlam bütünlüğü kurulamamıştır.
Devam eden sayfalarda güncel konular ve Ulusal Kanalda yayınlanacağı değerlendirilen haber başlıklarının karalama şeklinde alınmış kısa notların olduğu,
3.KLASÖR:
-(1) Adet Şeffaf Mavi Renkli Dosya içerisinde İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kemal KERİNÇSİZ ‘in sorgulama tutanağı, Sevgi ERENEROL’un İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan Şüpheli ifade tutanağı bulunan bilgisayar çıktısının içeriğinde; Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, M.Fikri KARADAĞ, Sami HOŞTAN, Hüseyin GÖRÜM, O.Alpaslan ABDÜLKADİR, H.Gazi OĞUZ ve Güler KÖMÜRCÜ isimli şahısların İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi Beşiktaş Sorgu No:2008/18,Soruşturma No:2007/1536 sayılı ifade sorgu tutanaklarının bulunduğu ayrıca Kemal KERİNÇSİZ isimli şahsın Savcılık Sorgulama Tutanağı ve Sevgi ERENEROL isimli şahsın İstanbul TEM Şube Müdürlüğünde alınan 25.01.2008 tarih ve 980075 Kaşe Numaralı Şüpheli İfade Tutanağının bulunduğu
4.KLASÖR:
4-PKK’ya Silah Verildiği içeriğinde; 1992 yılında Talabani ve Barzani’ye verilmek üzere hazırlanan silahların PKK’ya verildiğine dair iddiaların bulunduğu yazı olduğu
14-30 Haziran 2004 MİT Kaynıyor içeriğinde; MİT hakkında iddiaların bulunduğu belge olduğu
23-Kaynağın özel istihbaratı içeriğinde; AK Parti Milletvekilleri hakkında bazı iddiaların bulunduğu ayrıca Kemal YAVUZ Tuncer KILINÇ’ı etkiliyor başlığı altında, Ergün POYRAZ isimli şahsın Kemal YAVUZ ile sık sık görüştüğünü POYRAZ’ın ilişkilerinin ilginç olduğu, hem Fethullah’a karşı kitap yazdığı hem de Nuh Mete YÜKSEL’i otele götüren Ankara Terörle Mücadeleden gizli Fethullahçı Hüseyin AKTAŞ ile çok yakın olduğuna dair bilgilerin bulunduğu
24-Karen FROG içeriğinde; IMF, BAHÇELİ ve YILMAZ hakkında haberlerin olduğu ayrıca Adil Serdar SAÇAN’ın 2 firariden rüşvet aldığına dair iddiaların bulunduğu haberlerin yer aldığı
41-Ümit SAYIN başlıklı Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığına başlıklı belge içeriğinde; Doçent Doktor Ümit SAYIN tarafından 24.06.2002 tarihinde hazırlanan “Yurtdışındaki Şeriatçı Kadroların etkinlikleri ve Kemalist, Vatansever, Laik çizgide aktif mücadele veren kişilere karşı yapmakta oldukları komplolar ve savaşları üzerine gerçek olgulara dayanan rapor olduğu
5.KALSÖR:
*Özü:İstanbul Emniyet Müdürlüğüne başlıklı yazıda; Organize Şube Müdürü Adil Serdar SAÇAN’ ın İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisine Yaptığı komplonun anlatıldığı yazı olduğu,
*11) Adet Türkiye’de Alevler, Yimpaş Hesap numarası, ayrıca Akyazı vakfı,Deniz Feneri sayın Doğu PERİNCEK beyin dikkatine, 22 Şubat 2003 tarih, Özgeçmişim, görüşme notları, gün mü?, Haftamı?, Aynı? Hizmete özel Harp Akademileri K.lığının, Lalelerin efendisi yazılı çıktı içeriğinde; Meclisteki Alevilerin dağılımını belirten liste ile birçok konuda yazıların olduğu,
*Star Polis Muhabiri Özkan’dan başlığı altında Soruşturmayı yürüten savcı ve Emniyet Mensupları hakkında iddiaların yer aldığı Özkan isimli şahsın aktardığı bilgiler olarak lanse edilen yazı olduğu,
ERGENEKON Aytek ten başlığı altında Aytek isimli şahıstan Ergenekon operasyonu sırasında Habib Ümit SAYIN, Behiç GÜRCİHAN, Emmin GÜRSES ve Vedat YENERER isimli şüphelilere sorulan sorular ve verdikleri cevaplar hakkında bilgiler içerir yazı olduğu
Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2008 tarih, 2008/455 teknik takip no sayılı inceleme kararına istinaden İşçi Partisi İl Örgütünün bulunduğu Beyoğlu İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişe göre sağında bulunan İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı, Analiz Basın Yayın Şirketinin arşivi olduğu, içerisinde Atatürk’ün bütün eserlerinin bulunduğu iddia edilen yer ile aynı binanın ikinci katında bulunan Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde;
-“Tuncay Özkan…” ile başlayan “ 0216 556 81 08… “ ile biten dokümanlar; Aralarında Tuncay Özkan ve bazı gazeteciler ile emekli askerlerin telefon numaralarının bulunduğu el yazısı dokümanlar ile “Danıştay Suikastını ulusalcılara yıkma tertibi” başlıklı İşçi Partisi tarafından yapılan basın açıklamasının bulunduğu dokümanlar,
-“3. Mit Raporu” ibareli Başbakanlık MİT Müşteşarlığı başlıklı pembe renkli yarım kapaklı dosya içerisinde evrak; 17.12.1996 tarihli Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından Başbakanlık Makamına hitaben yazılan, içerisinde devlet içerisindeki yasadışı yapılanmalar ile ilgili bilgilerin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal imzasıyla Başbakanlığa sunulduğu rapordan oluşan “Kişiye Özel” ibareli resmi yazılardan oluşan doküman,
-“Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi/ Dinamik Ulusal Güç Birliği ve Kuvayı Milliye Cephesi/ Araştırma-Gözlem-Analiz-Teori/ İstanbul-29 Ekim 2000” başlıklı 61 sayfadan oluşan dokümanlar; Ulusal Güç Birliği ve Milli Gençlik Platformu adı altında gençlerin örgütlenmesini, Kurtuluş Savaşı dönemindeki gibi Kuvayı Milliye Cephesi adı altında yapılanmaların oluşturulması, ulusal Güç Birliğinin liderliğini bir Türk kızının üstlenmesinin uygun olacağı, bu kapsamda yere ve bölgesel direniş örgütlerinin kurulacağı, medya sektöründe ulusal güç birliği görüşleri doğrultusunda yayın yapacak kaleler oluşturulması, gençlik hareketlerinin ulusal bilinç çerçevesinde yönlendirilmesi, ulusal gençlik hareketi çatısı altında faaliyet yürütecek olan çeşitli derneklerin kurulması, bu derneklerin özellikle dünyanın beş önemli şehrinde kurulması gerektiği, özellikle üniversite gençliği içerisinde örgütlenilmesi, lümpen gençliğin örgütlenerek Kürt ulusal hareketinin önünü kesmesi, mahallelerde örgütlenilerek bunu sağlanması, yapılanmanın kendini finanse edecek bir yapıya kavuşturulması gerektiği konularında açıklamaların bulunduğu dokümanlar,
- “ 2007-Gıpta 17x24” ibareli ajanda; İçerisinde Hrant Dink Cinayeti, Rahip Santoro Cinayeti ve Yasin Hayal’in gerçekleştirdiği Mc Donalds bombalı saldırısı ile ilgili notların yazıldığı, Ramazan Akyürek , Reşat Altay, Sabri Uzun gibi emniyet müdürleri hakkında bilgilerin derlendiği, Ogün Samast- Hrant Dink ilişkisinin cinayetten öncesine dayandığı şeklinde notların bulunduğu, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde karalama kampanyalarında kullanılan konuların not alındığı, yine Cumhuriyet Mitingleri öncesinde organizasyonla ilgili planlamalara yer verilen, katılımcılardan çeşitli kesimlerin görüşlerinin not alındığı, ordunun kötü olan gidişata izin vermeyeceği ve gereğini yapacağı gibi konulara yer verilen tamamı el yazısı notlardan oluşan ajanda,
-1927 subay atamaları ibareli resmi yazılar; 1992 ve 1993 yılına ait “Özel” ibareli Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yazılan subay atamalarına ait resmi belgelerden oluşan dokümanlar,
Doğan Güreş’in genelkurmay başkanlığı döneminde MGK’nın işleyişi, MİT’in yapısı ve Balkanlar’da gizli servislerin oynadığı oyunlar ile ilgili daktilo yazımı notlardan oluşan dokümanlar,
-“Soner, ÖZAL Özal Suikastı…” ile başlayan doküman; Turgut Özal’ın kendisine yönelik olarak gerçekleştirilen suikast girişimi olayının üzerine gittiğinin, Üruğ-Öztorun tasfiyesinin intikamının alınması için suikastın Sabri Yurmibeşoğlu isimli kişinin emriyle gerçekleştirildiğinin, Özal suikastının soruşturulmasın MİT ajanı Nasrullah Ayan tarafından engellendiğinin not alındığı Soner Yalçın’a iletilmiş notlardan müteşekkil dokümanlar,
-“MİT dairesi Başkanlığından ayrılmış…” ile başlayan dokümanlar; MİT Daire Başkanlığından ayrılmış emekli bir albayın görüşlerine yer verilen, Demirel veşa İnönü’nün öldürülmesi durumunda ordunu yönetime el koyacağı tahmininin dile getirildiği, Özal veya Mesut Yılmaz öldürülürse böyle bir durumun söz konusu olamayacağının, Torumtay’ın amacının Cumhurbaşkanı olmak olduğunun vurgulandığı dokümanlar,
-“2789 Ergenekon Sorguları” ibaresi bulunan dosya içerisinde “13. A.C.M…” ile başlayan evrak; Yürütülmekte olan Ergenekon Soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan ve halen tutuklu bulunan Veli Küçük, Mehmet Fikri Karadağ, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz, Hüseyin Görüm, Sami Hoştan, Oğuz Alparslan Abdulkadir, Hüseyin Gazi Oğuz ve Güler Kömürcü isimli kişilerin 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan sorgularının tutanaklarının ve savcılıkta vermiş oldukları ifadelerinin tutanaklarının bulunduğu dosya,
-“1038 MİT” ibareli pembe zarf; Şamil Tayyar, Oray Eğin gibi yazarların MİT’in yeni doktrini üzerine yazdıkları yazıların bulunduğu dosya,
-“98/7 Silah-Roketatar” ibareli sarı zarf içerisinde; Gazete kupürlerinden alınmış çeşitli roketatar ve bomba düzeneklerinin fotoğraflarından oluşan (2) sayfadan müteşekkil dokümanlar olduğu görülmüştür.
Toros Yayıncılık isimli işyerine
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2008 tarih, 2008/455 teknik takip no sayılı inceleme kararına istinaden İşçi Partisi İl Örgütünün bulunduğu Beyoğlu İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişe göre sağında bulunan İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı, ancak Toros Yayıncılık isimli işyerine ait olduğu iddia edilen 1. katta sağa dönüşte çay ocağının bitişiğinde bulunan odalarda elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde;
-(7) Sayfa tarafımızdan 1’den 7’e kadar numaralandırılan “Turan OFLU…” ile başlayıp “…Doçent Doktor Ümit SAYIN” ile biten doküman; İlk sayfasında değişik meslek gruplarında kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin yer alydığı, daha sonrasında Türkiye’deki gelir dağılımının dengesizliği, yeraltı kaynaklarının atıl kullanımı gibi konularda notların yer aldığı, son sayfasında ise Ümit Sayın tarafından Bilim ve Ütopya grubuna atılan ve içeriğinde Ümit Sayın’ın 11 Eylül ile ilgili yapmış olduğu bir programın Ulusal Kanal’da yayınlanmamasından kaynaklı Adnan Akfırat’a hitaben serzenişinin ve bu görüşlerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin %90’ının da onayladığını belirttiği (7) sayfadan müteşekkil el yazısı ve bilgisayar çıktısı dokümanlar olduğu tespit edilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ ÖNCÜ GENÇLİK ODASI
DVD İNCELEME
Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul adresinde faaliyette bulunana İşçi Partisi Öncü gençlik odasında yapılan aramada elde edilen; dvd yapılan incelemesinde;
05 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Gençlik Cephesi Kuvayi Milliye Gençliğin Sesi isimli dergi kapak resmi, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU isimli şahıs hakkında çıkmış gazete haberleri ve fotoğrafları, Erdoğan TEZİÇ, Aysel ÇELİKEL, Türkan SAYLAN, çeşitli eylem ve kişilere ait çok sayıda fotoğraf olduğu ve yazı fontlarının bulunduğu program dosyalarının olduğu,
(-19-20-) nolu CD’lerin içerisinde yapılan incelemesinde; aynı oldukları ve içeriğinde; yazı fontları çeşitli fotoğraflar, “Yazılar” isimli dosya içerisinde “Atilla İlhan ile günümü#DC7.doc” isimli word dosyası içinde Üst başlık:
Büyük düşünür yazar Attila İlhan’ın anısına
İki başlık atılacak:
“Dip dalgası geliyor”
“Bütün mesele yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır”
Alt başlık formatında ortalanarak ve italik:
Büyük düşünür ve yazar Atilla İlhan Türk gençliğinin Kuvayi milleyi çatısı altında birleşmesinin hep destekçisi oldu. Emperyalizmin işbirlikçilerinin adını koyduğu “Kızıl Elma”da her zaman arkamızdaydı ve bize cesaret verdi. Bugün onun bize söylediklerini yayımlamaya yeniden ihtiyaç duyduk. Erdem Ergen ve Evrim Bayındır’ın 8 Şubat 2004 tarihinde Attila İlhan’la yaptıkları söyleşiyi Attila İlhan anısına yeniden yayımlıyoruz.
Gençlik Cephesi:Bildiğiniz gibi 30 Ağustos 2003 tarihinde Türkiye`de bir ilk gerçekleşti. Sosyalistler, Kemalistler, ülkücüler aynı mitingde buluştu. ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ başlığı ile düzenlenen bu mitingi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Attila İlhan: Bu zaten uzunca bir süreden beri benim söylemeye çalıştığım, savunduğum bir fikirdir. Bu fikrin oluşması istikametinde ciddi bir adımdır. Çünkü yaklaşık 5-6 seneden beri ısrarla şunu söylemeye çalışıyorum: Türkiye Kurtuluş Savaşı döneminden farklı bir durumda değildir. Batı hem Avrupa kanadı, hem Amerika kanadı iki taraftan birden Türkiye`yi küçültmeye, dağıtmaya karar vermiş durumdadır ve bu yalnız Türkiye`ye de mahsus bir şey değildir. Önce Sovyetler Birliği arkasından Yugoslavya dağıtılmıştır. Şimdi Irak dağıtılmaktadır. Sırasıyla iri ve büyük gördükleri her ülkeyi dağıtma prensibi içindeler. Bunun için de demokrasiyi kullanıyorlar. Demokrasi niçin kullanılıyor? ‘Herkese hak vermek lazım’, ‘etnisite haklarını tanımak lazım’, ‘mezhep haklarını tanımak lazım’ bu tabii müthiş bir bölücülük imkanı sağlıyor onlara. Bu suretle uyutabildiklerini bu işte kullanıyorlar ve ülkeyi bölmeye çalışıyorlar. Peki bu aynen 1919`daki durum değil mi? Aynen öyle. Çünkü o zaman da siz Rumsunuz, siz Lazsınız, siz bilmem nesiniz diyerek milleti ayaklandırıyorlardı. Peki buna mukabil o zaman Türkler ne yaptılar? Türkler o zaman çok akıllıca hareket ettiler. Müdafa-i Hukuk Cemiyeti`nin terkibine bakın, şaşılacak bir terkiptir ve her türden insan vardır. Yani Ankara`da Mustafa Kemal Paşa burada duruyordu yanı başında kim vardı: Ziya Gökalp vardı. Öbür tarafta kim vardı: Akçura vardı. Arkasında kim vardı: Mehmet Akif vardı. Yanına kim geliyordu: Mustafa Suphi geliyordu. Şimdi terkib bu, o zaman da terkib buydu. Şimdi de böyle olması lazımdır diye ben uzun süredir söylüyordum zaten. Bu şekilde bir olayın eski tabirle kuvveden fiile geçmesi sevindirici bir olaydır. Endişem gençler arasındaki fanatik çocukların tepki göstermeleri ihtimaliydi. Önce yoktu şimdi var. Görüyorum internette bir takım laflar oluyor. Birileri diğerlerine çatıyor siz nereye gidiyorsunuz diye. Bir de yeteri kadar yakınlık göstermeyen takım Müslümanlar oldu, onlardan henüz tam bir şey yok. Onlarla konuşuyorum ben, bana röportaja geliyorlarEksik olan onlar. Onların da gelmesi lazım. Aksi halde Mehmet Akif`i utandıracaklar.
Gençlik Cephesi: Gençlik vatan savunması etrafında birleşirken karşı taraftan da sesler yükselmeye başladı. Özellikle Fettullah`ın gazetesinde ve diğer tescilli gerici gazeteler de bu koroda yerini aldılar. 1920`lerin Mütareke basınını aratmayan bu gazeteler; neo-liberaller ile , ‘sol’cu gazetelerle, kolkola girerek bir saldırı başlattılar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Attila İlhan: Şimdi bu çok doğal. Çünkü, bunlar bunun tanımını da önceden koymuşlardı. Klasik anlamda Kemalistlik, klasik anlamda devrimcilik ve solculuk gibi bir takım kavramların artık tamamen demode olduğunu ve kullanım dışı kaldığını savunuyorlardı. Bu işler artık bitti, başka yerden ekmek arayalım diyerek döndüler. Ve bunlara karşı çıkan ben de dahil beş on kişi neyse kaç kişiysek, bunu söylediğimiz zaman gülüp geçiyorlardı bize. Birkaç yıl içerisinde Türkiye`de ulusal bilinç kendisini yeniden göstermeye başladı. Bir dip dalgası geliyor ve bu dip dalgasının ciddi bir şekilde geldiğini görüyorlar şimdi. Bunu gördükleri için de korkmaya başladılar. Korkak insan ne yapar? İşte bunu yapar. Saldırıya geçiyorlar şimdi dağıtabilir miyiz? Korkutabilir miyiz? diye.Böyle yapabilirler, daha önce yapmışlardır buna benzer kötülükleri Türkiye`de. Ama en kötüsünü yapsalar yani 1919-1920 yıllarında İstanbul Hükümeti`nin yaptığıdır. Sonuç ne olur? Sonuç gene aynı olur. Bu öyle bir meseledir ki, burada tarihin gücü rol oynuyor. Devletlerin gücü rol oynamıyor. 1920`de biz ne haldeydik? 10 senedir savaşıyorduk ve perişandık. Bir avuç insan halinde kalmıştık ordu yoktu dağıttılar, hepsi perişan buna rağmen koskoca düvel-i muazzama`ya kafa tuttuk ve neticede de galip geldik. Şimdi o dönemde o şartlar altında bunu başarmış olan Türkler bunu mu başaramayacak? Bu öyle bir olaydır, bütün mesele burada yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır.
Gençlik Cephesi: Bizim tarihimizle çok benzeşiyor galiba.Jön Türk`lerden bu yana bu tip toplumsal birleşmelerin müjdecisi hep gençlik oluyor…
Attila İlhan: Tabii şimdi her yerde durum böyledir. Ama burada da dikkatli davranmak lazım.1980 öncesi olduğu gibi ‘devrim geliyor’, deyip eline silah alır dağa çıkarsan duvara çarparsın. Böyle olmaz.İşçi ve emekçi ile halkla bütünleşmek lazımdır. Ama daha önemli bir durumla karşı karşıyayız bugün. Bugün önemli olan Türkiye`de sosyalizmin nüanslarını tartışmak değildir. Şimdi Türkiye`de yapılacak olan bütün bunları bir kenara bırakıp, her şeyden evvel Türkiye Cumhuriyeti`nin varlığını korumaktır. Yani onun bağımsızlığını. Gazi ne demiş: İstiklal en önemli şey onun için, hürriyet ikinci önemli şey. Yani sonuç olarak bakacak olursak, tepkiler olacak hatta daha kötü tepkiler, ama bunlar hareketi durduramaz. Maya`nın tutması önemliydi, maya tuttu.
Bir de Kızıl Elma devrimci bir kavramdır ve korkulacak hiçbir tarafı yoktur. Kültürel bir içerik taşır. Akçura’da da bu içeriğiyle kullanılmıştır. Sanılanın aksine ırkçı bir anlam asla taşımamaktadır.
41 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; “Kızıl madalyon.tif” isimli tif dosyası içerisinde kızıl elma yapılanmasının simgesi olduğu değerlendirilen resim olduğu görülmüştür.
İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULUNDAN
CD VE DVD İNCELEME
İlimiz Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul İşçi Partisi il yönetim kurulundan elde edilmiş CD ve DVD’lerin yapılan incelemesinde;
(-40–41-) nolu CD içerisinde : ‘Doğu Perinçek\Belgelerim\2004 BAŞYAZILAR’
1 Ağustos 2004
MİLLİ CEPHE Yine görülmektedir ki, SSK’ları tasfiye eden, TEKEL’leri özelleştiren ve SEKA’yı kapatan güç ile Kıbrıs’tan ve Kuzey Irak’tan Türkiye’yi tehdit eden güç, aynı güçtür. Bu nedenledir ki, Emekçi hareketi, “İş, ekmek, vatan” sloganı altında birleşmiştir. TEKEL’leri, SEKA’yı ve SSK’yı savunmak, bugün vatanı savunmaktır. Tarımın yıkımına karşı köylüyü desteklemek, yine vatanı savunmaktır.
Dış cephe ve iç cephe birbirinin devamıdır. Bu nedenle vatanımızın güvenliğini savunmak ile işimizi ve ekmeğimizi güvence altına almak mücadelesi, tek bir cephede birleşmiştir. Prof. Dr. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nden alınması, Koç Holding’in yeni rektörün atanmasında YÖK ve Çankaya’yı yönlendirme girişimleri, Avrasya ittifakı içinde millî devletimizi yeniden yapılandırmayı cesaretle savunan E. Org. Şener Eruygur ve E. Org. Tuncer Kılınç’a karşı yürütülen psikolojik savaş harekâtları, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni etkisiz hale getirme kampanyaları, İşçi Partisi’ni kuşatma girişimleri; bunların hepsi, aynı cepheleşme içindeki çarpışmalardır. Önümüzdeki günlerde özellikle Türk Ordusu’na, üniversitelere ve İşçi Partisi’ne karşı hazırlanan planları, kurulmakta olan yeni pusuları, medya teröründen şiddete uzanan yeni tertipleri biliyoruz ve siz de göreceksiniz, çelişmeler daha da keskinleşecektir.
Word belgesi görülmüştür
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\ÇEŞİTLİ İŞLER’ isimli klasör içerisinde
Eski Genelkurmay Başkanı
E. Org. İsmail Hakkı Karadayı ile telefon konuşması
(10 Eylül 2002)
Eski Genelkurmay Başkanı E. Org. İsmail Hakkı Karadayı, 10 Eylül 2002 günü öğlene doğru Doğu Perinçek’i İP Genel Merkezi’nden telefonla aradı. Telefon görüşmesi 10 dakika kadar sürdü. Bu görüşmeyi 15 Eylül günü özetliyorum:
Karadayı, daha önce aradığını belirtti. Sizi dikkatle izliyoruz. Açıklamalarınızı basın özetlerinden okuyoruz. Hassasiyetleriniz yerinde, çok isabetli meseleleri gündeme getiriyorsunuz. Ülkemizi savunan görüşlerinizden memnuniyet duyuyoruz değerlendirmesini yaptı. Gelişmeleri nasıl görüyorsunuz diye sordu.
Perinçek, Türkiye’nin önündeki süreci tahlil etti. Doğu Akdeniz’de krize gidildiğini, Irak’a ABD müdahalesi öncesinde Batı’nın Türkiye’de yeni bir hükümet kurmak istediğini, Türkiye’yi içerden vuracak Tayyip Erdoğan ve Baykal’lı hükümet projesini anlattı.
Bunun üzerine Karadayı, “Bu hassasiyetleriniz çok yerinde, kaygılarınız doğru Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komutanlarıyla sürekli görüşüyorum, daha 15 gün kadar önce Genelkurmay Başkanımızla görüştüm, hiç merak etmeyin, gerekli önlemler alındı.” dedi.
Perinçek, Yugoslavya eski Genelkurmay Başkanı Pavkoviç’in Rus kaynaklarından aktardığı bilgiyi anlattı. ABD Kuzey Irak’a asker yığarak, kukla Kürt devletini kuracak ve savunma taktiği uygulayacaktı. Bölge ülkelerine “Erkekseniz gelin bozun” diyecekti.
Karadayı, burada da TSK’nin bütün önlemleri aldığı vurgusunu yaptı. Karadayı Türk Ordusu’nun gücünün NATO tarafından da bilindiğini belirtti.
Karadayı, daha sonra, “15 Milli şahsiyet konusundaki önerinizi dikkatle inceledik, bugün tek çözüm, ama nerede buna yanaşacak sorumlular” diye konuştu. Kendisinin Askerlikten ayrılırken siyasete katılmamayı kararlaştırdığını, kendisi dışında bu çözümün ideal olduğunu ama gerçekleşmesinin zor olduğunu belirtti. İdeal fakat gerçekleşmesi zor vurgusunu birkaç kez tekrar etti.
Perinçek, ülkemizin ihtiyacı olduğu zaman, kendimizi görevden esirgeyemeyeceğimizi, Atatürk gibi yapmamız gerektiğini belirtti.
Doğu Perinçek 15 Eylül 2002 Şeklinde Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP- GM BT’ isimli klasör içerisinde
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
Milli Kuvvetlere
tek başına hükümet projesini sunuyorum
* Milli dinamikleri ve kaynakları harekete geçirecek bir Milli Hükümet’in kurulması, hem zorunludur, hem de kaçınılmazdır.
* Millet, Meclis’te iyi muhalefet yapacak bir seçenek aramıyor, Türkiye’yi bu badireden çıkaracak bir hükümet arıyor.
* Milletimiz seferber olmaya hazırdır. Yeterli önderlik birikimi vardır. Bütün mesele, kurmaylık sorununda düğümlenmiştir.
* Mehmetçiğin kanını satma şartına bağlanan IMF’nin İstikrar Programı’nın artık hayatta bir karşılığı yoktur. Türkiye bir Milli Direnme Ekonomisi inşa etme dönemine girmektedir. Milli Program, Milli Şahsiyetlerin açıklamalarında beraklaşmış bulunuyor.
* Türkiye halkının önüne, onu bu krizden başarıyla çıkaracak, en çok 15 millî şahsiyetten oluşan, güvenilir bir önder kadroyla çıkılması, tarihi sorumluluktur.
* 7 Eylül 2002 Cumartesi gününden önce bu pratik adıma önderlik etmesi için Sayın Ecevit’i göreve davet ediyoruz. Eğer Sayın Ecevit böyle bir girişimde bulunmazsa, İşçi Partisi diğer Milli Şahsiyetlerle birlikte bu görevi yerine getirecektir.
Şeklinde Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP YAZIŞMALAR’isimli klasör içerisinde;
10 Şubat 2003
Sayın Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu Sayın Komutanımız,
…… yeni basımı yapılan Orta Asya tarihiyle ilgili “Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek” ve “28 Şubat ve Ordu” başlıklı kitaplarımla birlikte Teori ve Aydınlık dergilerinin son sayılarını incelemenize sunuyorum Saygılarımla.Doğu Perinçek
Word belgesi görülmüştür.
‘Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP YAZIŞMALAR’ isimli klasör içerisinde;
3 Kasım’da Millî Hükümet İçin Plan Önerisi
15 Ağustos 2002
Durum: Türkiye bugün uluslararası bir komplo ile karşı karşıyadır. Mayıs ayında başlatılan DSP’yi parçalama ve Ecevit hükümetini düşürme harekâtı devam ediyor. Uluslararası komplonun hedefi, 3 Kasım erken seçimiyle Türkiye’nin başına, Türkiye’yi içerden vuracak bir hükümet getirmektir. Tayyip Erdoğan’ın AKP’si ve Kemal Derviş liderliğinde hazırlanan; “Liberal-Sosyal” ihanet ittifakı bu planın gereği olarak sahneye sürülmüş bulunuyor.
ABD’nin Kuzey Irak’ta fiilen kurduğu kukla devleti resmileştirmek amacıyla hazırlık yaptığı ve Türkiye’yi Kıbrıs üzerinden de baskı altına aldığı koşullarda, Türkiye hükümetinin Türkiye’yi içerden vuracak unsurlara bırakılması, bugün karşılaştığımız merkezî tehdittir.
Görev: 3 Kasım seçimlerinden Millî Meclis ve Millî Hükümetle çıkmak, günün görevidir. Türkiye’nin geleceği bu görevin başarılmasına bağlıdır.
Kuvvet: Millî kuvvetlerin bu seçimden başarıyla çıkmaları ve bir Millî Hükümet kurmaları için gerekli birikim vardır. Büyük çoğunluğu kararsız durumundaki seçmen kitlesi, Türkiye’ye sahip çıkacak bir hükümet projesine büyük destek vermeye hazırdır.
Öncü: Bütün sorun “Tek başına Millî Hükümet” hedefiyle milletin önüne çıkacak kararlı, güvenilir bir önderliğin hızla oluşturulmasındadır. Bu önderlik 9 veya en fazla 15 kişiden oluşmalıdır. Bu önderlik, Merkez Yürütme Kurulu görevini üstlenecektir. Ayrıca 25 veya 40 kişiden oluşan bir Genel Yönetim Kurulu olabilir.
Millî Hükümet Programı: Türkiye’nin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün kararlı olarak savunulması, Türkiye’nin Türkiye’den yönetilmesi, Kıbrıs’ta ve Kuzey Irak’ta kararlı tavır, bu kararlı tavrı uygulamayı mümkün kılan bir Millî Direnme Ekonomisi, iç borçların ertelenmesi, döviz giriş çıkışının kontrolü, Türk Lirası’nın korunması ve güçlendirilmesi, yasadışı yollardan gaspedilen ülke kaynaklarının Nereden Buldun Kanunu ile tekrar kamuya kazandırılması, millî tarım ve sanayiyi koruyan bir gümrük düzenlemesi, iç piyasayı canlandıran taban fiyat, ücret ve maaş politikaları, komşularla ticareti engelleyen ambargoları kaldıracak girişimler, bölge güvenliği ve karşılıklı ekonomik yarar amacıyla bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi, Batı’dan gelen baskıları Asya’da oluşan büyük güçle dengeleyecek ve Türkiye’nin ABD ve Avrupa ile ilişkilerini normalleştirecek çok yönlü millî dış politika.
Seçime Katılma Yöntemi: Seçime girme hakkı olan bir partinin çatısı altında, Millî Kuvvetler Partisi gibi yeni bir isimle seçime girmek.
Word belgesi görülmüştür.
Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP-HY FOGG BT’isimli klasör içerisinde;
Birçok gazeteci ve çalıştıkları gazetenin ismi ile TÜRKİYECİLER v AB’CİLER şeklinde ayrı ayrı listelendiği Word belgesi olduğu görülmüştür.
İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULU
Beyoğlu İlçesi Asmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul İşçi Partisi il yönetim kurulundan elde edilmiş CD ve DVD’lerin yapılan incelemesinde;
İşçi Partisinden elde edilmiş mühürlenmiş 2 numaralı torbadan çıkan 74 adet CD’nin içinden (-37–38-) numaralı CD’lerin aynı olduğu ve bu CD’lerin yapılan çözümlerinde;
İşçi Partisi öncü parti bir fedakarlar ve fedailer partisi. Cumhuriyetimiz 50 yıllık küçük Amerika süreciyle yıkıma uğratıldı. Bu ağır yıkım ve tehdide verilecek tek yanıt bir devrim programı temelinde milleti birleştirmektir. İşçi Partisi Ergenekon’un demircisi 150 yıllık Türk Devriminin mirasçısıdır. işçi partisi milli hükümet programının devrimci pratiğinin önderidir. İşçi Partisi Avrupa Birliği masalından yılan çıkacağını milletline anlatmıştır. işçi partisi ABD ve AB emperyalistleri ve yerli memurlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yıkıcı faaliyetlerine kararlılıkla karşı duran tek parti. İşçi Partisi Paris metrosunda Türk ordusunun devletin onurunu ayakaltından çekip almıştır. İşçi Partisi Ek Protokol meclisten geçemez Kıbrıs verilemez sılagonu ile Kıbrıs ve Denktaş’a sahip çıkmıştır. Vatana bütünlük millete birlik köylüye toprak diyen 2005 yılı cumhuriyet bayramını Bismil Aslanoğlu köyünde kutlayan Kürdün ve Türkün birliğini en güzel örneğini gösteren İşçi Partisidir Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelenin de başında yine İşçi Partisi vardır. Doğu PERİNÇEĞİ engizisyon mahkemelerinde yargılamaya yeltendiler, sonuç İsviçre devlet televizyonunun birinci haberinde ilan edildi PERİNÇEK İsviçre devletini dize getirdi. Doğu PERİNÇEĞ’İN konuşmasını engellemek istediler o milletinden aldığı güçle yasaklarınızı tanımıyorum yere atar çiğnerim dedi. İşçi Partisi büyük proje 2006 ile hasıraltı edilen gerçekleri ortaya çıkararak yalana son noktayı koydu. 2003 yılında 30 ağustos zafer bayramı anlamına uygun kutlandı.
İşçi Partisi öncü gençlik öncülüğünde bir araya gelen milliyetçi Atatürkçü gençler 30 Ağustosta İstanbul tepe başında vatan savunması hattında buluştular mandacı kalemşorlar kızıl elma diyerek saldırdılar vatan savunması söz konusu olunca kızıl da güzeldi elmada. 1 Mart teskeresi meclisten geçmemişse Mehmetçik Coniye kalkan olup can vermediyse ABD Irakta BOB haritasına gömülüyorsa bunun kahramanı yine İşçi Partisidir….
Özelleştirmenin emperyalizmin ulusal bağımsızlığı ortadan kaldırmak için ideolojik bir saldırısı olduğunu Türkiye’de ilk kez dile getiren ve özelleştirmeye karşı mücadeleyi örgütleyen parti İşçi Partisidir Türk Devriminin kadroları İşçi Partisinde toplanıyor Türkiye’yi yönetecek birikim işçi partisinde örgütleniyor.
“ABD uzaydan karıncayı görür. ABD ırakta zafer kazandı. Demokrasi getiriyor.” Diyen, iş birlikçi hain döneklere karşı ABD’nin Irak’ta yenileceğini ve BOB haritasına gömüleceğini bir tek İşçi Partisi söylemiştir. Türk Milleti seçeneksiz değildir. Çözüm vardır. İşçi Partisi ile milli hükümete İşçi Partisi ile iktidara görev hepimizindir. Muhalefet, yakınma, sızlanma, karamsarlık dönemi kapanmıştır. Gün İşçi Partisi ile birleşerek mücadeleye ve iktidar yürüyüşüne katılma günüdür. Haydi görev başına görev yeri İşçi Partisi. İbareli konuşmaların olduğu anlaşılmıştır.
İŞÇİ PARTİSİ İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ BASIN BÜROSUNDA EL KONULAN CD VE DVD LERİN İNCELENMESİNDE
Beyoğlu ilçesi İstiklal caddesi Deva çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren İşçi Partisi İstanbul il örgütünde 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen DVD ve Cd lerin yapılan incelemesinde;
11 NOLU CD İçerisinde:57 ile Polis Fethullah Gulen ABD isimli Word sayfaları olduğu bunların içerisinde, 57 isimli Word sayfasında; “Polis İçindeki Fethullahçı Gladyo Şefleri” İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem Ankara Başsavcılığı’na bir suç duyurusu yaptı. Bu duyuruda “polis içindeki fethullahçı gladyo şefleri” isim isim bildirildi. Bunlar 4 daire başkanı, 12 daire başkan yardımcısı, 35 şube müdürü, 4 başkomiser, 3 öğretim üyesi ve çeşitli üst düzey yöneticiler. Suç duyurusunda adı geçen isimler ve görevleri şöyle: başlıklı word belgesi olduğu görülmüştür.
59 NOLU CD İÇERİSİNDE : (117) adet mao resimleri,
113 NOLU CD İÇERİSİNDE : İP çağrısı ile düzenlenen KKTC Eski Cumhurbaşkanı Denktaşa destek amaçlı yürüyüş ve daha sonra yürüyüşçüler Ankara Ticaret Odasında düzenlenen ADD yani Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eş güdümünde 40 kuruluşun ortak düzenlediği 3 devrim yasasının 80. yıldönümü paneline katılıyor,ADD Genel Sekreteri kutlay AKDOĞAN’ın yönettiği panele İlker BAŞBUĞ,Özden ÖRNEK,Aytaç YALMAN,Şener ERUYGUR,Şükrü SARIIŞIK gibi üst düzey askerler ve eşleri,Türk-İş,Kamu-Sen başkanları,CHP,DSP,DYP,İP yöneticileri,Ticaret Sanayi Odası Başkanları, Rektörler, Rektör yrd.larının katıldığı panelde çekilen görüntülerin olduğu,ADD başkanı Ertuğurul KAZANCI panel sonrasında Ulusal Uyanış Birlikteliğe Çağrı Bildirgesi okuyarak Yeni bir oluşum kurulduğunu duyuruyor ULUSAL mutabakat oluşturulduğunu açıklıyor ulusal güç birliğine ihtiyaç var, Cumhuriyet tehlikededir, Acilen harekete geçilmelidir.. şeklinde konuşmalar yaparak panel tamamlanıp sonrasında katılımcılar Anıtkabire gidiyor şeklinde sunumun olduğu görülmüştür.
*giden_email’isimli klasör içerisinde;
PKK (Kongre-Gel) terör örgütü elebaşısının istihbarat sorgu subayı ve amirine verdiği ifadeleri olduğu görülmüştür.
*331 NOLU CD içeriğinde; Aslında bizim aramızdaki tartışma şudur hiçbirşey yapmamakla bazı tehlikeleri üslenerek bişey yapmak arasındaki seçeneği tartışıyoruz.Geldik bir kayaya dayandık partimiz gelişti gelişti olgunlaştı belirli bir noktaya geldi partimizin önüne şu seçenek çıktı ya bu milletin başına geçicez ve Ergenekon’dan olduğu gibi kayaları delip çıkacağız, ben Ergenekon dedikçe birçoklarının tüyleri diken diken oluyor. Bende inatla Ergenekon diycem. Şeklinde beyanların geçtiği.
*354 NOLU Cd içerisinde ;yapılan incelemesinde “işçi partisi 6. genel kongresi (hasan yalçın kongresi)” de İşçi Partisi Lideri Doğu PERİNÇEK in konuşmasında daha önceden incelenen 166 nolu cd de var olan listedeki milli hükümet için teklif götürdükleri Bülent ECEVİT,İ.Hakkı KARADAYI gibi isimlere yaptığı çeğrısından,Rus devrimi ,Türk devreminden ve muhtelif konularda siyasi konuşmalar yaptığı milli meclis milli hükümet konusunun temel alındığını söylediği “ milli devlet direnir milli ordu direnir”ibarelerinin salonda afiş olarak asılı kongreden görüntüler olduğu görülmüştür.
*46 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Erdoğan TEZİÇ ve Türkan SAYLAN ve ismi bilinmeyen bir bayan şahsın Fotoshopta oynanmış fotoğrafların olduğu,
*51 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; İstanbul-Ankara ilinde yapılan dayan Denktaş uyan Türkiye isimli miting fotoğrafı Sevgi Eren EROL olduğu,
*52 nolu CD’nin yapılan incelemesinde; Ankara ilinde yapılan dayan Denktaş uyan Türkiye isimli 32 adet miting fotoğrafı Nusret SENEM olduğu,
*65 numaralı CD nin yapılan incelemesinde: “Track01.cda” isimli ses dosyasının bulunduğu ve incelemesinde Doktor Necip HABLEMİTOĞLU’nun İlk haber isimli gazeteye vermiş olduğu röportajın olduğu bu konuşmasında Kuvayı Milliye Hareketi, M.İ.T.(Milli İstihbarat Teşkilatı), ve Türkiye’de ki alman vakıfları, illegal faaliyetleri ve ülke siyaseti hakkında görüşlerini açıkladığı ses kaydı olduğu,
ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ BİLİM VE ÜTOPYA DERGİSİ KATINDA YAPILAN ARAMADA EL KONULAN 164 ADET CD VE 22 ADET DVD İNCELEMESİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (C.M.K. 250 My.) yürütülmekte olan1536 sayılı soruşturma kapsamında İlimiz Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren Ulusal strateji Merkezi, Bilim ve Ütopya dergisi katında girişe göre solda 7. kapıda bulunan odada 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen tarafımızdan 1’den 164’e numaralandırılmış CD ve yine tarafımızdan 1’den 22’ye kadar numaralandırılmış DVD’lerin, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2008 gün ve Soruşturma No:2007/1536 Teknik Takip No:2008/425 sayılı inceleme kararına istinaden yapılan incelemede;
*2- Nolu Cd içerisinde 2006 Almanya Berlin Ermeni soykırımını protesto yürüyüşü fotoğrafları. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Zekeriya BEYAZ ve Vural SAVAŞ’ ında katıldığı.
*38- Nolu Cd içerisinde Lozan 2005 konferans ,İzmir sergi fotoğrafları olduğu Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Nur SERTEL, Rauf DENKDAŞ, Mehmet GÜL, Yaşar OKUYAN, Vural SAVAŞ, Zekeriya BEYAZ’ın katıldığı.
*39- Nolu Cd içerisinde İşlenmemiş Lozan 3 isimli Lozan 2005 Almanya Berlin konferans , fotoğrafları olduğu Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Doğu PERİNÇEK, Nur SERTEL, Rauf DENKDAŞ, Mehmet GÜL, Yaşar OKUYAN, Vural SAVAŞ, Zekeriya BEYAZ’ın katıldığı.
*58- Nolu Cd içerisinde Berlin bayrak mitingi ve konferansı fotoğrafları Doğu PERİNÇEK VE Emin GÜRSES’İN KATILDIĞI.
*95- Nolu Cd içerisinde Kıbrıs 2007 Talat paşa komitesi konferans ve yürüyüş fotoğraflarının olduğu. Doğu PERİNÇEK,Emin GÜRSES ve Rauf DENKTAŞ’ın katıldığı.
*113 nolu CD içerisinde Doğu PERİNÇEK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Emin GÜRSES, Vural SAVAŞ, Yaşar OKUYAN ve Zekeriya BEYAZ olduğu,
*03 nolu DVD içerisinde 15MART TALAT PAŞA ANMA TÖRENİ isimli klasör içerisinde,20 adet resim bu resimler arasında Doğu PERİNÇEK, Emin GÜRSES olduğu- 20060118_talat isimli klasör içerisinde,33 adet resim olduğu bu resimler arasında Rauf DENKTAŞ, Ferid İLSEVER,Doğu PERİNÇEK gibi bir çok tanımadık insanların olduğu- 20060311_dk_toplantı isimli klasör içerisinde,60 adet resim olduğu bu resimler içerisinde de Doğu PERİNÇEK,Ferid İLSEVER,Emin GÜRSES,Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU gibi birçok insanın bulunduğu toplantıda çekilmiş resimlerin olduğu görülmüştür.
ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ ELDE EDİLEN 19 ADET CD İNCELEME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (C.M.K. 250 My.) yürütülmekte olan1536 sayılı soruşturma kapsamında İlimiz Beyoğlu İlçesi İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren Ulusal Strateji Merkezi Bilim ve Ütopya dergisi katı Ulusal Strateji Merkezi odası girişe göre solda bulunan odada 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen tarafımızdan 1’den 19’a kadar numaralandırılmış CD’lerin, İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2008 gün ve Soruşturma No:2007/1536 Teknik Takip No:2008/425 sayılı inceleme kararına istinaden yapılan incelemede
3- NOLU CD içerisinde; “Çin Dış Siyaset” isimli klasör içerisinde “Tablolu Hali (Tablolar Amatörce Düzenlenmeli)” ve “Çin in Dış Siyasetinin Özünü Kavramak.doc”isimli dosyalarda Çin ekonomisi ve dış ticareti hakkında d7öküman olduğu görülmüştür. komutana mesaj Efe Can Gürcan (USMER).txt
14- NOLU CD içerisinde; Silahlı Kuvvetler için Tüm Yansılar isimli dosya içeriğinde Harp Akademileri Komutanlığı amblemi olan “SAREN STRATEJİK “ başlıklı 146 sayfa Sunum, kroki ve belge olduğu.
17- NOLU CD içerisinde; Metod gelişimi isimli klasör de Harp Akademileri amblemli METOD GELİŞİMİ başlıklı 34 sayfa sunum belgelerin olduğu,MGK Milli Güv.Siy.Milli Strj.Haz.konf.Yansıları 2004 başlıklı klasör içerisinde MİLLİ GÜVENLİK SİYASETİ VE STRATEJİLERİ başlıklı 199 sayfa sunum belgelerin olduğu.
ANKARA İŞÇİ PARTİSİ BİNASI
Ankara ilinde İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık dergisinin bulunduğu dergide yapılan aramada zapt edilen cd ler içerisinde yer alan ÖNEMLİ 2 ibareli CD’nin alınan karar doğrultusunda yapılan incelemede;
1-“FETULLAHCI GLADYO, ÜMİT SAYIN, YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasörlerin ve “27 OCAK 2008-EŞREF BİTLİS” isimli word belgesinin bulunduğu,
“FETULLAHCI GLADYO” isimli klasör içerisinde “F TİPİ ÖRGÜTLENME1, F TİPİ ÖRGÜTLENME2, F TİPİ ÖRGÜTLENME3, F TİPİ ÖRGÜTLENME4”, isimli JPEG belgelerinin ve “FETHULLAHÇI GLADYO’NUN “GLADYO” OPERASYONU, POLİS FETHULLAH GULEN ABD, VARAN3~1, VARAN 3 İSİM İSİM DANIŞTAY SALDIRISI TERTİBİNİ” isimli word belgelerinin olduğu,
F tipi Örgütlenme3 .jpg İsimli 3. ile numaralandırılmış dokümanda, Daire Başkanı Ahmet PEK, Eğitim Daire Başkanı Mustafa ÇANKAL ve Polis Akademisi Başkanı Yadi ÇİÇEKLİ bizzap Recep Gültekinin müsteşarı bey ile organize ederek getirdikleri cemaat üyeleridir ile başlayan bir sayfalık doküman
F tipi Örgütlenme4 .jpg isimli 4 ile numaralandırılmış dokümanda 4- Beyhan UĞSUZ Şb Müd (EMN nin tüm AB Projelerinden sorumlu ) Polis Akademisi 1-Vadi ÇİÇEKLİ Akademi Başkanı, (Cemaate Sonradan dahil olan ) ile başlayan bir sayfalık doküman
F tipi Örgütlenme 1.jpg isimli I numaralandırılmış dokümanda; EGM deki F Tipi Yapılanmanın Etkin Elemanları, İstihbarat Dairesi ile başlayan bir sayfalık doküman,
F tipi Örgütlenme 2.jpg isimli 2 ile numaralandırılmış dokümanda; Vali Kaymakam Eminiyet Müdürü Atamaları ilie ilgili gerekli istihbarat araştırmaları ile başlayan bir sayfalık doküman,
VARAN3~1.DOC isimli Word dosyasında KOMPLOLAR VE SUÇ ORTAKLARI ile başlayan,
VARAN 3 İsim isim Danıştay saldırısı tertibini.doc
27 Mayıs 2006
VARAN 3
İsim isim Danıştay saldırısı tertibini hazırlayan üst düzey emniyet görevlileri
İşçi Partisi Genel Başkan yardımcısı Turan Özlü, Bugün (27 Mayıs 2006) İstanbul İl Merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Özlü, Danıştay saldırısıyla ilgili olarak, Başbakan Erdoğan ve Mehmet Ali Şahin’in yönlendirmesiyle tertibi hazırlayan ve psikolojik savaşı yürüten Emniyet içindeki üst düzey görevlileri isim isim açıkladı.
Basın toplantısında E. Tuğg. Servet Cömert de hazır bulundu ve konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Yalancının mumu yatsıya kadar yandı ve yalanlar üzerine inşa edilen komplo birkaç gün içinde bütünüyle çöktü.
Emniyet içinde en üst düzey noktalara yerleştirilen Fethullahçı ekip, Tayyip Erdoğan ve Mehmet Ali Şahin’in yönlendirmesiyle Danıştay saldırısında psikolojik savaşı yürüten merkezi oluşturmuşlardır.
Bu durum artık bazı köşe yazarlarımız tarafından da ilan edilmektedir. Bugün Sayın Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesindeki köşesinde Hükümetin ve emrindeki Emniyet güçlerinin Danıştay suikastındaki rollerini açıkça yazmaktadır. İle devam eden ile devam eden iki sayfalık Word dosyası,
YARGI-NUSRET SENEMDEN İsimli Klasörün yapılan incelemesinde;
“YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasör içerisinde, “MUAMMER AKSOY, MUAMMER AKSOY14, ORTADOKS KLİSELERİ, TAYYİP ERDOĞAN, TURGUT ÖZAL, UGUR MUMCU, YARGITAY” isimli PDF belgeler ile “KROKİNİN AÇILIMI, SEYFETTİN ÇİLESİZ, YARGI TEL NOLARI, YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgelerin bulunduğu,
“YARGITAY” isimli PDF belgesi içerisi nde;
05.02.2008 tarih ve saat: 22.14 de Yazan: h, En son kaydeden: h olan “KROKİNİN AÇILIMI” isimli word belgesi içerisinde,
KROKİNİN AÇILIMI:
A : Yargıtay ana bina
B: Yrgıtay bitişik ek bnina
C:Yargıtay ek bnina
1:protokol kapısı(güvenlik çok sıkı)
2 avukat giriş kapısı
3 Posta giriş kapısı
4Vatandaş kapısı
5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok)
6Mutfak kapısı
7 A blok yan kapı
8Cnlok yabn kapı
9C blok arka kapı
10C blok öbn yan kapı
11C blok ana giriş kapı
12C blok garaj kapısı
13 Başbakanlık güvenli girişi
14A blok giriş
X Güvenlik var
X Polis var
) ( x ray cihazı var
P polis noktası var.
Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnde kalıyor.Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya ulaşmıyor ve ulaşsa da arabalar park ediyor, görünmüyor.Karargah kameraları da orayı görmüyor.10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor.Ö n tarafta 2 kamera var.Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor.Orayı güvenlik kulübesi görmüyor.Arkada camları yok.O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklenmemeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir.
05.02.2008 tarih ve saat: 18.11 de Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGI TEL NOLARI” isimli word belgesi içerisinde, Hakim savcıların telefon numaralarının bulunduğu,
*01.02.2008 tarih ve saat: 20.09 da Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgesi içerisinde;
Yarg. 8 H. Y. A. teşekkür edelim.(Tv için Danıştaydaki çabalarına)Ancak Baskınla, Kaboğluyla iyi görüşüyor.
-Gümüşhane Baro başkanının cinayet davasına bakılacak.
-İ.Selçuk’un yemeği en son ne zaman oldu.Silahçıoğlu en son ne zaman katıldı.Sabih bey, Yarsav başkanı katılıyor.
-Murat Özdil iş arıyor. Bakılsın, sıcak yaklaşalım.
-Yalova Adliyeden Ünal Karabeyoğlu ile görüşelim.
-AKP dosyasını Eminağaoğluna iletelim, görüşünü alalım. Limandaki yemeğe yetiştirelim. Yemeğe Eminağaoğlu dışında E.Poyrazla Levent Ersöz Paşa da gelecek.
-Adliyeden Mahmut Kayaya fazla uğranılmasın.
-Başsavcı Abdurrahman Yalçınkayanın babasının durumuna bakılsın.acil
….. Teftiş Kurulu Başkanının babasının durumuna bakılacak.acil…
d) Telefon görüşmeleri;
DOĞU PERİNÇEK TERÖRLE MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNCE TESPİT EDİLEN TAPELER
Tape:3717 07.01.2008 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK'in "Sayın rektörüm saygılar Doğu PERİNÇEK ben" "Sağolunuz efendim o ıı.. davayla ilgili kararı aldım" "2 tane onun için gerekli bütün girişimleri yapacaz, 2 tane ara ııı.. şerh olması çok lehimize yani" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "Evet. Bizi çok güçlendirecek" dediği, D.PERİNÇEK'in "Evet. Yani bu ıı.. kararlar ıı.. zor alınır, onun için onların böyle bir “Yürütmeyi Durdurma” kararı konusuna şerh koymaları, demektir ki orda çoğunluk aşağı yukarı büyük ihtimalle olucaktır sayın rektörüm yani" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "İnşallah son noktasındayız, eğer siz de bastırırsanız" dediği, D.PERİNÇEK'in "Tabi tabi" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "İşte onun için tam bu zamanda bu zamanda hep beraber" "Şey yaparsak" dediği, D.PERİNÇEK'in "Tamam. Biz görevi aldık, yerine getiriyoruz" dediği,
03.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ziya ATEŞ Baytaş 2 A Blok No.11 Manastır Gemlik Bursa adresinden konuştuğu anlaşılmaktadır)
X Erkek Şahıs “…ben de gelişmeleri izlemeye çalışıyom, izlemeye çalışırken, şöyle bir soru oluştu kafamda.” “Şimdi Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün kurduğu. Iıı.. yanıldığım yerde lütfen düzeltin.” “6 ilke üzerine, bildiğimiz 6 ilke üzerine kurduğu Cumhuriyet. Yani yasama, yürütme, yargı” “3’lü erkinden oluşan, şeyin beyni de bu.” “Yani bu 6 ilkenin üzerine oturtulan sistemin beyni bu. Ben böyle algılıyorum.” “Şimdi yasama hükümeti, meclisi temsil ediyo öyle değil mi?” “Onun altında yürütme, devletin kamu yapısının icraatları yani o devleti işletenler” “yargı, bu gidişatı denetleyen ve gerekirse bu ıı…. Sistemin dışına çıkıldığı zaman, müdahale edip yargılayan konumunda. Ben böyle algılıyorum.” “Şimdi burada ııı…yasamanın yani hükümetin hareketleri uzunca bir zamandır ıı.. Müdahale edilcek konumlara gelmiştir defalarca. Dimi?” “Yaptığı icraatlarlan, söylemlerle uygulamalarla yani kendi iradesiyle yaptırdığı yani o altındaki iki organizmayı işletirken, mekanizmayı işletirken, bu hukukun dışına çıkılmıştır, bu defalarca teyit edilmiştir, siz de teyit ettiniz. Şimdi ben burda kendi kendime şunu soruyorum.” “… şu türban konusu bakın en son şey, bütün o yürütmedeki” “Bütün mekanizmalar ama hepsi karşı görüşlüsü- savunucusu” “Hepsi öyle bir polemiğin içine düştü ki, artık türbanın ıı… dine göre nerde olduğuna kadar inildi. Yani konunun dışında başka yerlerde insanlar münakaşalara düştü.” “Yani orda ee… tavrını koyması gereken durumu terk edip” “Çok uzak mesafelerde çok ucuz polemiklerin içinde çok ııı.. boş lüzumsuz yerlerde yani devletin varlığının bekasının söz konusu olduğu yerde” “… bu, herkes birbirini vazifeye çağıracağına ve halkı bu vazife konusunda uyandıracağına, ayaklandıracağına,” “Yapması gerekirken, çok uzaklarda çok ucuz şeylerlen, polemikler içinde” “Bugün bir anıtkabirin bir anıtkabir hadisesi oldu aynı hadise orda olurken kavga döğüş şamata gürültü şeyden komisyondan şey geçti.” “Türban geçti alelacele işte önümüzdeki birkaç gün içinde oylicekler moylicekler. Yarın okullar açıldığı zaman sokaklarda üniversitelerde her yerde bunların çatışmalarına şahit olcez.” “Muazzam bir şekilde şahit olcez. E şimdi ııı.. bu yasamada öyle bir zeka öyle bir beyin var ki, bugün Bülent Arınç gene azarladı o gösteriyi.” “..Burda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bekasını koruma gücünü kaybetmiş gibi gözüküyor bana öyle geliyor?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Devlet düşmanın eline geçti artık. Kaybetmeyi bırak…” “DEVLETİ YENİDEN KURMAK LAZIM.” Dediği, X Şahsın “Bunda mutabıkız değil mi?”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “TABİ TABİ.” Dediği, X Şahsın “… Bunda mutabıkız. Bakın ..geçen akşam da ben hani... Türkiye Cumhuriyeti, bağımsızlığını tüm dünyaya karşı yeniden ilan etmek zorunda.” “Bu güce eriştiği zaman.” “Burda şimdi ben bunu TURAN ÇÖMEZ’E de, sayın Turan ÇÖMEZ’e de anlatmaya çalıştım, anladı zaten. Bu kadar deytaylı anlatmadım çok kısa anlattım. Iıı…o da anladı hadiseyi. Burda yapılcek şey şu. İşte o benim anlatmaya çalıştığım. Burda artık önümüzde uzun bi şeyde ııı.. yakın bi zamanda genel sandık yok.” “Genel seçim yok . önümüzde yerel seçimler var…..” “… Millet burda bunlarlan meşgul olurken onlar orda referandumu yapıcek,” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Öyle bir tablo çiziyorsun ki hep düş düşmanın” “Her şey düşmanın istediği gibi gidiyor.” Dediği, X Şahsın “Ama öyle gidicek”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Plan olabilir kardeşim bunlar şimdi içinden çıkamıycakları bir ekonomik krize girerler” “Ordu bunlardan yana değil karşılarında. Bunlar çok ağır darbeler yicekler. Sizin dediğiniz gibi olmıycak.”dediği, bir süre karşılıklı çözüm üretmek gerektiğinden bahsedildiği, X Şahsın “… İşte tabi bu yapı oluşup, kısa zamanda oluşup varlığını bu millete göstermesi lazım. Benim yani şeyim, aciliyetim paniğim bu. Seçimlerden önce olmalı.”dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bütün gücümüzle onun için uğraşıyoruz.” Dediği, X Şahsın “Bu yerel seçimlerden önce olmalı, mutlak olmalı.” “İşte bu olmazsa, millet burda hiçbir şeyi fark etmezse yerel seçimlerde çok büyük oylan bunlar her yeri yağlayıp ballayıp bugünkü durumdan çok daha zor durumlara düşcez. Ben onu anlatmaya çalışıyorum.” “Adamlar bir kelimeyle pusturuldu. “İçerde” de var bunların çok sağlam adamları. Bugün AK Partiyi kapatmaya kalkışmak bile Türkiye’yi çok zor duruma sokar.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Kimse yapmaz o işi merak etme” “Kapatmakla olmaz ki.” “Halkı kazanarak olur.” Dediği, X Şahsın “İşte bak halk uyanmadığı için. Yoksa halk bugün eğer o istedi, ARZU ETTİĞİMİZ O OLUŞUM OLMUŞ OLSA BUGÜN, BUNLAR BU İŞLERE GİRİŞEMEZ, bu işler olmaz, anında biter” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet. Bunlarla uğraşıyoruz başka bir şey yaptığımız yok zaten” dediği, X Şahsın “…Eğer ııı… muayeneye falan gelirseniz bugünlerde gene bir haberleşiriz, görüşürüz.” dediği tespit edilmiştir.
Tape: … 04.02.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ünsal YAVUZ Başkent Üniversitesi ATAMER Müdürü Eskişehir Yolu 20 Km. Bağlıca Kamp, Çayyolu Ankara adresinden aradığı anlaşılmaktadır)
Doğu PERİNÇEK “Sayın hocam saygılar” “….bi sesinizi duyayım da kuvvet alayım dedim zor günlere girdik” dediği, X Şahsın “Biz sizi dinliyoruz devamlı biz sizi dinliyoruz” “Bu yeni bir metin verdiler bana onu sizler mi hazırladınız bu ULUSAL STRATEJİ MERKEZİ” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet burda bir grup eee hocamızla ve siyasetçimizle böyle bir 2,5 ay kadar bir çalışma yapıldı bende katıldım bunun sonucunda da çok ince tartışılarak aşağı yukarı 12-13 toplantı sonucunda o hale getirildi hocam” dediği, X Şahsın “güzel bir metin Doğu beyciğim onu bana İzmir’de verdiler Ege koop çağırmıştı beni orda Ulusal Strateji merkesinden bir hanfendi verdi bende şimdi imza topluyorum üniversitede” “Topluyorum göndereceğim” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi çok teşekkür ederiz Ankara’ya geldiğim zaman arıyacağım sizi ziyaret edeceğim Hocam” dediği, X Şahsın “Öylemi memnuniyetle var mı bir şey benim yapacağım bir şey” diye sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in “Sağ olun bu Mehmet HABERAL toplantılar yapıyor ona sizde katılın hocam çok fay….” Dediği, X Şahsın haber ulaşmadığını söylemesi üzerine, Doğu PERİNÇEK’in “ben o zaman söyleyeyim bu toplantıları düzenleyenlere sizi verebilirmiyim müsaade edermisiniz” diye sorduğu, X Şahsın da “Rica ederim ben hazırım bu tür toplantılara her zaman” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Hiç karşılaşmıyor musunuz hocam sizin patronunuz ona söyleyebilirsiniz” dediği, X Şahsın “karşılaşıyoruz her akşam bi kere şeyde üniversitede geliyor ben rektör yardımcısı bizim Korkut ERSOY var onun aracılığı ile öğrendim bir liste vermişti ondan sonra İzmir’de verince bende kendi payıma düşeni yapmaya başladım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki hocam görüşmek üzere saygılar ben sizinde katılmanızı onlardan rica edeceğim” dediği, X şahsın “Saygılar bizden her zaman her zaman ben imzaladım bildirgeyi zaten imzaladım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O ayrı bide bu bütün milli kuvvetleri bir araya getirip bir siyasal çözüm o bakımdan” dediği,
Tape:3820 04.02.2008 tarihinde Halil İbrahim ÖZKAN ile görüşmesinde özetle; Halil İbrahim ÖZKAN’ın bir arkadaş gurubundan bahsederek tanıştıracağını söylediği ve “…. Ne gerekiyorsa partimiz için Allahtan” “bundan sonra yapacaz İnşallah” “bu halkı uyandırmanın zamanı geldi İnşallah” “bu gün bide şey vardı, onu sizinle paylaşmak isterim” “İlçelerin zannediyorum yeni bir oyunu var ilçeleri bölelim Kadıköy’ü Erganizi’yi falan filan” “bunun altında şeymi yatıyor hocam Türkiye’nin eyaletmeşmeye doğru giden bir…” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “o değil bu şey gibi Çankaya falan gib ikazanamadıkları belediyeleri küçültüp bir kısmını kazanmak ayak oyunları tabi hep bunlar küçük küçük şeyler yani” dediği, Halil İbrabih ÖZKAN’ın “bunlar Amerikan uşakları bunlar…” dediği,
Tape:3822 05.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Bir süre Kadir Has Üniversitesinde yapılacak olan bir toplantıyla ilgili, salonun temin edilmesiyle ilgili uzun süre görüştükleri, toplantının oluş şekli ve saati üzerinde konuştukları, kimlerin katılacağından bahsettikleri, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, İnan KIRAÇ gibi şahısların katılacağını anlattıkları, daha sonra güncel siyasi konulardan bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “Osman Şirin’i verelim abi önemli o” dediği, Ferid İLSEVER’in “venrdik abi tabi.. hem verdik hem veriyoruz, çok sert konuşuyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “çok etkili ya çok sert konuşuyor abi…ordaki bayan Yargıtaydaki bayan üyeler coşmuş” dediği, daha sonra Almanya da meydana gelen ev yakma olaylarıyla ilgili konuştukları,
Tape:3823 05.02.2008 tarihinde Bedri…. ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK in, “Cumartesi günü yapılıyormu diye” sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16 sında Anayasa mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin KARANLIK’ dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” dediği tespit edilmiştir.
05.02.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; (Ziya Ateş Baştaş 2 A Blok No.11 Manastır Gemlik Bursa adresinden aradığı anlaşılmaktadır)
X Şahsın “.... ben kendi kendime şöyle bir şeyler düşünüyorum” “... aslında bunu uzun zamandır düşünüyordum da yani çoktan, seçim öncesi, daha önce, daha önceki yıllar yani bi ideal gibi bi şey bu benim için yani. Iıı.. şimdik şu ortamda bu seçimden önce de böyle bi ıı.. zemin oluşmuştu kafamdaydı gitti falan ama, şu önümüzdeki ortamda ııı.. bu birleşme hareketini güçlendirip kısa zamanda işte adını “Ulusal Birlik”, “Milli Birlik” ne ise yani ismi önemli değil. Ona benzer bi şey yani her kesim herkese hitap edecek bi isimle 19 Mayıs’a Ankara’nın en büyük alanında Anıtkabir veya daha büyük bi alanda bu kitle önderleri bi araya gelip bi miting olabilir mi?” diye sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in de bu tür bir mitingin Ankara da yapılacağını söylediği, X Şahsın “… benim demek istediğim şu: ıı.. o en son miting, hani onun öncesinde tabiî ki bu birleşme hareketleri, bu mitingler bu şeyler mutlaka olcak o sürece kadar da, o 19 Mayıs’ta ıı.. benim kastettiğim miting yani, ııı.. hayal etiğim miting diyelim daha doğrusu” “bi halk devrimine yönelik ya da o zemini yakaladığı zaman” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bir “Halk devrimi” olmaz güzel kardeşim” dediği, X Şahsın “Ama ama peki nasıl olcak bu iş, bu iş nası döncek?” “Bu iş, başka türlü olmaz yani bu halk olmadıktan sonra dönmez bu iş yani.” “.. işte yani bu yerel seçimler konusu var eğer yerel seçimlere kadar bir hareketlilik, bir şey bu milletin” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “….. bakın beğenmiyo işte. Anıtkabire işte yüz binlerce insan doldu daha ne istiyorsun?” dediği, X Şahsın “Doldu ama Bülent ARINÇ ne dedi? Iııı... “60 İhtilali öncesi kışkırtıcılar gibi yapıyonuz” dedi. Çok böyle aşağılayıcı çok azarlayıcı şeyler söyledi. Ben o gün bu gün böyle hayretler içindeyim. Hiçbir buna ses getirecek hiçbir şey olmadı. Çok çok vahim şeyler söyledi Bülent ARINÇ. O Ankaradaki miting için. O gösteri için. Yani böyle bir “azınlık anarşist” “azınlık kışkırtıcı” gibi, böyle şeyler. .. “Ne istiyorsunuz” dedi yani neler söyledi. Onun bu demecine hiçbi yerden bi tepki, medyadan şurdan buradan, çok vahim şeyler söyledi. Yani izlediniz mi bilmiyorum takip ettiniz mi?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “… o sözlerin kardeşim niye onların üzerinde duruyorsun, önem veriyorsun. Onları o adam söylemiş ne kıymeti var söyler. Orda yüzbinler yürüyor sen onu onu görmüyorsun, adamın söylediğini önemsiyorsun.” “Bak hala sen diyorsun ki işte halk falan. İşte halk bak yüzbinler harekete geçti Cumartesi günü milyon olacaklar. Var güç var. Sen bak yanlış yere bakıyorsun. Iıı .. burda problem…” “Bak sen sen tarihte ÖNCÜ ÖRGÜTLENMENİN rolünü görmüyorsun bak. Türk tarihini incele, Rus tarihi, Çin tarihi, Amerikan tarihi, Fransız tarihi, BİR ÖRGÜT PARTİ OLMADAN HİÇBİR ZAMAN SONUÇ ALICI YERLERE VARMAZ BÖYLE ŞEYLER YANİ.” “Yani kitle hareketi kalabalıklarla hiçbir yere varılmaz onun başında bütün devrimleri iyi incele. İyi incele. Başında…” “Başında öncü partiler var. Sen hiç ona dikkat etmiyorsun onun önemini görmiyorsun yüzün hep kalabalıklarda. Kalabalıklar zaten. Merak etme. Cumartesi günü görüceksin sen. Cumartesi günü milyonlar toplanıcak Ankara’da. Yani milyonlar toplanıcak ama işte bak.” “KENARDA KÖŞEDE KALAN “ZAVALLI İNSANLAR” TARİH YAZMAZ. KARDEŞİM…” “SEN BULUNDUĞUN YERE KAFAYI TAKIYORSUN. ONLAR KENARDA KÖŞEDE TÜRKİYE’DE…..” dediği, AKP nin aldığı oyların her an dönebilecek oylar olduğu, halkın ekonomik olarak zor durumda olduğunu anlattığı, devamında “Onun dönmesi için, bak partisiz dönme, güçlü bir parti “Müdafa-i Hukuk Cemiyeti”, “İttihat Terakki Cemiyeti” efendim Sovyetler Birliğindeki Lenin’in partisi, Çindeki Mao’nun partisi Fransa’da Jakobenler denen Fransız Devrimini yapan parti. Amerika’da İşte Washington ve adamları. BUNLAR OLMADAN, SENİN DEDİĞİN ŞEYLER OLMAZ. KURU KALABALIKLARLA TARİHTE HİÇBİR ZAMAN DEVRİM YAPILMAZ.” “Dikkatini buna çekerim.” Dediği,
Tape:3825 06.02.2008 tarihinde Nusret SENEM ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in “Dün biraz sizi bulamayınca Bedri ile konuştum nasıl olmuş Hüseyinin Toplantısı” dediği, Nusret SENEM’in “Evet şöyle birde oraya toplantıya katılıyor arkadaşlar CHP liler var ondan sonra Eğitim-SEN liler katılmış onu bizim Başkanımız biraz olumsuz değerlendirmiş orayı bozarlar falan gibi bence öyle bir” “… Eğitim-SEN katılıyor ama Sendikal birlik lafı daha çok söyleniyordu evelsi günkü toplantıda fakat Eğitim-SEN diye söylediler Genel Merkez diye ben onu pek şey yapamadım Netleştiremedim ama Göksel bize Eğitim-SEN sendikal Birlik diye söyledi 1 gün önceki toplantıda” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Katılsın abi ne var niye rahatsız oluyoruz ki” dediği, Nusret SENEM’in “Şeyinde çok güzel uyarlar yapıyor yani bu Mitingin irada karşı olmamak ne şeriat ne darbe yanlışlara şey yapmaması lazım diyor Yani böyle güzel bir imam şeyi olmasın diyor bu 14 nisandaki hataları tekrar etmesin herkes bunda mutabık oluyor yani” “Çok güzel bir şey oluyor şimdi öğrendik İzmir Belediyesi 300 Otobüs ile hazırlık yapıyor” “Yani her taraftan Türkiye çapında” “bir katılım olacak bir böyle Uluç GÜRKAN'ların şey yaptığı ayrı bir Platform var bugün onunda bilgisi geldi bana şimdi Uluç GÜRKAN'ın Toplumsal Güç Birliği Platformu diye bir platformu var onun başına Uluç GÜRKAN çekiyor bunlar CHP lilere karşı bir grup oluşturuyorlar bizim TÜMÖD'ten malesef Suay KARAMAN da bunlara dahil olmuş Eğitim-iş buradaymış fakat Eğitim-iş'in öyle hemen” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi hemen ikisinide arayın deyinki çıkın ordan” dediği,
06.02.2008 tarihinde Bayram… ile Emine…. arasındaki görüşmede özetle; (Emin Özer Silifke Cad. Gökçay İş Merkezi A Blok Kat.2/11 Mersin adresinden konuşulduğu anlaşılmaktadır)
Sekreter’in “Merhaba İşçi partisi İstanbul il merkezinden arıyorum Emine hanımı aktaracağım” diyerek Emine isimli şahsa aktardığı, Emine’nin “Bende iyiyim sağ olun ııı biraz evvel yeni üyemiz geldi Mehmet Ferid YAZACI …… kurucularından” “Bunun ben sana numarasını vereyim” “…Ankara’da Ulus’ta Erzurum otelinin sahibi görüştünüz mü Şemsi beyle” dediği, Bayram’ın “Görüşmedik te aldık notunu …İstanbul’da oturuyor İstanbul’a gideceğim demişti tamam mı bizde git partiye uğra demiştik” “bir araştırma da yapmak lazım ona adres madresini alın biraz atıp tutuyor şöyledir böyledir” “Ben şurda kurarım partiyi derneği kurarım” “ŞİMDİ ONLARI Bİ ÖRGÜT ARAŞTIRSIN bak bu adam hava mı atıyor gerçek mi gerçekse çok yararlanırız tamam mı öyle ben palavra atıyor demiyorum yanlış anlama ama söyledikleri de şey biraz” dediği, Emine’nin “TAMAM OLDU ESENYURT BÜYÜKÇEKMECE’DEYMİŞ.” Dediği, Bayram’ın “Biz birazda o amaçla gönderdik” dediği,
06.02.2008 tarihindeki Emcet …. ile görüşmesinde özetle; (Fikri KUMBASAR Polozoğlu Sok.No.3/2 Poydos Apt. Şişli İst adresinden arandığı anlaşılmaktadır)
Doğu PERİNÇEK’in “Emcet merhaba Doğu ben nasılsın kardeşim” “Şey Levent TEMİZ bey burada da” dediği, Emcet’in “Ha ben bir görüşme yapmaya gidiyorum” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha Adil beyle mi” “Adil beye selam söyle Levent TEMİZ’in de onunla görüşmek istediğini belirtiver olur mu” dediği, Emcet’in tanışıp tanışmadıklarını sorduğu, Doğu PERİNÇEK “Tanışıyorlar tanışıyorlar istersen ben sana bak Levent’in telefon numarasını vereyim.. ordayken bile icap ederse çağırabilirsiniz” “ÇÜNKÜ ONDA DA BAZI BİLGİLER VAR YANİ ŞEY HABER YOLLAMIŞLAR İÇERDEN ADİL BEYİ İÇERDEN TEKRAR ALMAYI FALAN DÜŞÜNEBİLİRLER DİYE BEN İHTİMAL VERMİYORUM DA” diyerek (539 493 88 29) numarasını verdiği, Emcet’in “Bu şeyi ben ileteyim mi peki bu hani gelen haberi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Da da ama ben ciddiye almıyorum yani biz onu telaşlandırmış olmayalım” “Ben hiç ciddiye almıyorum ama ben bak şunu söyle bak arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… fakat şimdi böyle bir ikinci dalga falan olacak diyorlar fakat benim bak şeyim ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “TABİ BU AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR ÇATIR ÇATIR AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” dediği,
Tape:3829 07.02.2008 tarihinde Gönenç..? ile görüşmesinde özetle;Aralarında merhabalaştıktan sonra Gönenç’in savcılık makamına verdikleri bir dilekçeden bahsettiği, verilen bu dilekçe ile ilgili olarak Gönenç’in “Başsavcı vekili bizzat ilgilenmiş evrakla hatta biz faksla bi şekilde ulaştırılmış kendilerine evrak.Hatta bu konuda bi telgiraf aldıklarını da söylediler.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in de “Hı yukardan heralde .” dediği, daha sonra ikinci bir dilekçeden bahisle Doğu PERİNÇEK’in “Savcıların eğilmesi bak bu ikinci dilekçe de şeyi de ben sizden ayrı bi kaynaktan askeri kaynaklar bize bildirdiler. Araştırmışlar bize ikisini de İstanbul Emniyeti'nin şeyi olduğunu hatta bizim gri dediğimiz mavi Kapalı kasa falan diye araştırmışlar numarayı da tereddüt vardı düzgün numarayı yazmışlar ve kesin olarak İstanbul Emniyetine bağlı olduğunu ve şeyi bildirdiler kimler vardı bunun içinde ne amaçla izliyorlardı falan bunun üzerinde durulması gerekir de diyorlar bu da çok ilginç.” dediği, Gönenç’in “İkincisi İstanbul Emniyet Müdürünü aradım ondan sonra beni aradı hiç bu söyledim ondan sonra işte şey talebini söyledim konut koruması falan. Dedi hiç sizin merak edecek bi şeyiniz yok dedi ben dedi sizi sürekli güvenlik amacıyla dedi izletiyorum falan filan yani o da durumdan haberdar olmuş anladığıma göre.” dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3877 07.02.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet Cengiz, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. (1-2 kelime anlaşılamadı). Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği, Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu, Serhan SELÇUK’un “Ordu yapıyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” dediği,
Tape:3805 07.02.2008 tairihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle;İstdanbul Pera da düzenlenecek olan bir toplantı hakkında konuştukları, bahse konu toplantıya Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, İbrahim SAMANDIRA gibi isimli şahısların katılacağından bahsettikleri, daha sonra söz konusu toplantıya bazı İsviçre Milletvekillerininde katılacağından bahsettikleri, devamında Ferid İLSEVER’in “…. Bu Tuncay ÖZKAN olayı, işi yine berbat etti, ….” “CHP tavır almış buna” “pisliğin teki iğrenç yani iğrenç” “Nusret vardı sordum, gel bunu şöyle yapalım dedim, biz yokuz böyle bir şeyde biz yokuz diyelim, siz bunu konuşturuyorsanız” “ bölücülük yapıyor resmen” dediği ve Tuncay ÖZKAN’ın bahse konu toplantıya katılmasının, toplantıya olan katılımı azaltacağı anlattıkları, ilerleyen bölümlerde Ferid İLSEVER’in Yargıtay Başkanının bir açıklamasına atıf yaparak, “Y… Ba…ının güzel bir açıklaması var, yeni başkan olduğu gün” “o devam ediyor, üniversite ayakta, Ege üniversitesi falan… güzel iyi gidiyor yani” dediği,
Tape:3846 09.02.2008 tarihinde Fikret ARTAN ile görüşmesinde özetle; Fikret ARTAN’ın “Ben sayın Doğu PERİNÇEK'le görüşmek isterdim” “Ben Ankaradan arıyorum Fikret ARTAN efendim nasılsınız” diye sorduğu ve annesinin ölümüyle ilgili konuştukları, yoğun bir ortamdan aradığını söyleyerek “…inşallah bu şeye vesile olur en azından” “Bu Cumhuriyet düşmanlarından kurtulmamızın başlangıcı olur beklide” “Pek şey değil MHP'nin maalesef tutumuda pek şey değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet ama sizlere çok iş düşüyor” “Milliyetçiliğimizi tekrar o Atatürk Yusuf AKÇURA Ziya GÖKALP temellerine oturtmamız lazım yani halkçı vatansever” dediği, Fikret ARTAN’ın “Bide şey sayın Genel Başkanım o geçen ...olayda pek hoş değildi gerçekten samimi söylüyorum” “Bu çelenk koyma ...” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bakın bu MHP'nin intiharı oldu çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerine düşmanlık Milliyetçiliği bitirir yani” dediği, Fikret ARTAN’ın “ her Milliyetçinin tabii olarak silahlı kuvvetlere sevgisi vardır” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi çünkü vatan bugün vatan tehdidi altında da en kıymetli şey silahımız yani silahsız Türkiye ayakaltında kalır orduya düşmanlık bugün en tehlikeli tam Amerika orda kendini gösterdi yani” dediği, Fikret ARTAN’ın “Şimdi bu şeyle Abidin beyle ben bu siz telefonunu temin ettikten sonra temas kurduk” “Onun TRT'deki sorununa da epey bi yardımcı oldum ... Yanlız son dönemde biraz ben bazı şeylerinde çelişkiler gördüğüm için güvenip güvenmeme konusunda size bi bilgi arz edeyim dedim” “Ben yani bendeki bilgiler kadarıyla Abidin bey o seçim anketi çalışmasını SESAM daki çalışmalarını falanda biraz Genelkurmayla dirsek temasıyla yürütüyo... düşünüyodum” “Yani onu bi teyit edeyim dedim acaba gerçekten yürütüyomu yürütmüyomu” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet tahminim öyle ben böyle kesin bi bilgiye dayanmıyorum ama benimde çeşitli onunla ilgili edindiğim bilgiler kendiside galiba bunu söylüyor ben Askerlerle birlikte” “O zaman arkadaşlarımıza söyledi ben askerlerle birlikte çalışıyorum falan dedi” dediği, Fikret ARTAN’ın “Bu şeyide tanıyosunuzdur efendim Gülfen hanımı Ankara Üniversitesinden Profesör” “Spor Bölümü Başkanı soyadını unuttum şimdi ama o sizi tanıyor” “Ki onlar şeyde yapmışlar o Cumhurbaşkanlığı şeçimi öncesi o özde birisinin Cumhurbaşkanı seçilmesi üniter yapıyla ilgili konferanslara çıkmışlardı Türkiye çapında genelinde” “Yani ben onunda Genelkurmay destekli bi çalışma düşündüm” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Olabilir onu tam kesin bilmiyorum ama Abidin beyin yani Genelkurmay diye niteliyemem çünkü o asker diye daha geniş söyliyebilir yani askerlerle bi bağlantısı var” dediği, Fikret ARTAN’ın “He ama şeyin bu SESAM'ın oradan en azından maddi destekli olduğunu düşündüğüm için ben” “Hani biraz güvendim orayla yakın olma ihtimali olunca” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet Askerlerle bağlantısı var Abidin beyin var Vatansever bi insan” “…Fikret bey sizden bu millet çok şey bekliyo yani bu milliyetçi bu ülkücü kökten gelen milliyetçilerin ağırlıklarını koymalarını lazım, ya bu MHP benim gördüğüm Devlet BAHÇELİ'nin yönetiminde tam Amerika doğrultusunda bi çizgiye girdi” “Sizlerin ama tabanda çok büyük bi isyan var onuda söyleyim” dediği, Fikret ARTAN’ın “Geçen Hüseyin Beyide aradım hemen söyledim gerçi iş işten geçmiş gibi görünüyo ama” “Şimdi bu kamuoyunda ençok tartışılan konu AKP’nin bu türban Üniversitede türbanı serbest bırakmasından sonra” “… hiç bir siyasi parti hiçkimse AKP nin 4 dönemdir çıkartmaya çalıştığı bu Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısından bahsetmedi” “Halbuki orada Birinci dördüncü ve beşinci maddelerde gerekçelerinde zaten bütün ipuçları var belgeleri var” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi tabi ben bu açıdan biz o Kamu Yönetimi Kanununa karşı çok çeşitli o zaman sempozyumlar şunlar yapı... ama bu türbanla bağlantılı bir dört beşinci madde açısından meseleye bakmamıştık uyardığınız çok çok iyi oldu o açıdanda meseleyi ele alacam” dediği, Fikret ARTAN’ın “Ve gerekçelerinide özellikle özellikle 5. maddeninde gerekçesinin 10.paragrafında” “İşte özgürlüklerin işte kimseye ayrımcılık yapılmayacağı hizmet alanda verende de hiçbir şey yasaklama olmayacağı yönünde maddeler ben şöyle deyim şöyle özel bilgi vereyim efendim ben o zaman Washington taydım” “Askeri Ateşe Paşa vasıtasıyla bi 4 sayfalık rapor yazmıştım Paşa hem Genelkurmaya hemde Sayın Cumhurbaşkanına gönderdi o zamanki Ahmet Necdet Sezer beye” “Benim gerekçelerimle sayın Cumhurbaşkanı iptal etmişti” “1-4 ve 5. madde” “Gerekçenin 10.paragrafı 5.maddinin” “Çok böyle gizli saklamışlar ama açıkça orda diyorki biz kamu kesimindede türbana izin verecez” “Şimdi eminim bunlar bu yeni Cumhurbaşkanından sonra bi 3-4 ay sonra ortalık durulursa eğer” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Egemen BAĞIŞ bunu Berlin’de 3 gün evvel söylemiş” “Egemen Bağış Berlin’de 3 gün önce Milliyet gazete Gazetecilerin ortasında Mecliste de türban giyilecek falan diye söylemiş” dediği, Fikret ARTAN’ın “Yani efendim şey o kanun tasarısı hazır zaten” “Bunu Sayın Cumhurbaşkanı iade etmişti ama” “Onun noktasına virgülüne dokunmadan 3 ay sonra pat diye getirip bütün kamuya yayabilirler o zamanda işin önü ne derece alanır bilemiyorum çok şey Türkiye çok sıkıntıya girecek o zaman” dediği,
Tape:3831 11.02.2008 tarihinde Şule …. ile görüşmesinde özetle; Bir toplantının bittiğinden bahsederek “.. gelince anlatırım Hurşit Tolon'un selamı var sana” dediği, Şulenin de “…Mehmet' den yeniden yazı istemişler” dediği, Doğu PERİNÇEK “Bence kendi yazmasın yani o böyle fazla, araştırma görevlisi yani suçlanacağı böyle Fethullah hoca bilmem ne polemiklerine fazla girmesin” dediği tespit edilmiştir.
Tape:3622 11.02.2008 tarihindeki Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “bir konuşalım dedim ben gelince anlatırım bugünkü toplantıyı ,bir bildirge yayınlanıyor yarın yada öbür gün 30 imzalı bir eşgüdüm komitesi kurmuşlar ,Şener Eruygur geldida geldi bugün yanında Dursun Ali Ercan, Hurşit TOLON işte 30 kişilik bir şey oluşturmuşlar işte onların hepsi vardı konuştuk ettik falan yani söylediklerinde yanlış yok ama mümkün olduğu kadar yuvarlak şeyler iç dış tehdit falan gelince anlatırım” dediği, ilerleyen konuşmada Talatpaşa komitesinin yapacağı toplantıdan bahsettikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “…Mehmet haberal ufuk söylemez Kamuran … da yolla gelmezlerse gelmesin” “… hatta İlhan Selçuk’ta gelsin” dediği,
Tape:3833 13.02.2008 tarihinde Günseli..? ile görüşmesinde özetle;Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra ülke sorunları ile ilgili görüştükleri devamında aynı konu etrafında Doğu PERİNÇEK’in “Bunlar sonra geldi başörtüsü kanunu da öyle birkaç yıl içinde ülkede ekonomik.” Dediği, Günseli’nin “Beter olsun da beter olsun da.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “İki üç yıl içinde diyorum bunlar çok ağır sonuçlarla karşılaşacak. Ama yıkılacaklar.” dediği, Günseli’nin “…Hakikaten bu kadar aşağılık insanlar o hele o şey yok mu eski meclis başkanı şeyin torunu ağlamış eksik olmasın efendim Bülent Arınç bey eksik olmasın .... isimlerini unutuyorum….Aşağılık baktım Hürriyette yine pardon Vatanda bi resim var First Lady'ye pırpırada yakışır artık marka giyiniyorlar kürk falan sahibi de oldular evet bu kadar aşağılık insanlar olamaz efenndim evet böyle efendim efendim ben sizi rahatsız ettiğim için sonsuz saygılar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3836 13.02.2008 tarihinde Hikmet ÇİÇEK ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Hikmet ÇİÇEK’in “Başkan meraba Hikmet Çiçek abi şimdi bi şeyi hatırlatıyım dedim sabah 10:30 da sizin verdiğiniz saatte İsa albay geldi şimdi bu ikinci defa şey oldu bir bundan önce de tam sizin savcılıkta ifade vermeniz gerekirdi hatırlıyorsunuz ordan da İstanbula acele gitmeniz gerekirdi biraz kırgın gibi bi isterseniz bi telefon etseniz iyi olur cebi var mı sizde dur hemen Fikretten alıyorum 0 536 607 21 41.” dediği ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3859 13.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; YavuzDEDEGİL ismli şahsın Türkiye ye geldiğinden ve bahse konu şahsın 10-15 gün Türkiye de kalacağından bahsettikleri, X şahsın “Sen bi telefon edermisin görüşün abi. Şeye dönmeden.Almanya’ya dönmeden. Şu ADD’yi görüşmek lazım.Aa Abdullah konusunda falan onun biraz. Abdullah COŞKUN konusunda galiba biraz kafası karışık.Biraz teretdütleri var.” devamında şahsın telefounun birbirlerine verdikleri,
Tape:3860 13.02.2008 tariihinde Nusret SENEM ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in X bayanı arayarak Nusret..? ismli şahsı telefona istediği, ve telefonu alan Nusret..? isimli şahıs ile merkez karar kurul toplantısı üzerine konuşmaya başladıkları, butoplantıyı 1-2 Mart tarihlerinde yapmayı düşündükleri, devamında köylülere toprak satışı ile ilgili bir mahkeme kararından bahsettikleri, bu konu kastedilerek Doğu PERİNÇEK’in “Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi.” dediği, Nusret..? isimli şahsın “Danıştay’a gidecek.Danıştay’a gidecek ama epeyce bi masraf oldu.30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım,sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil. Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye.” dediği, Duğu PERİNÇEK’in bu konu ile ilgili masrafı sorduğu, Nusret..? in “Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Beş milyar mı?. Bi şey değil.” Dediği, Nusret..? in “İşte o kadar bi şey ama,Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım. Kaynak bulalım.” dediği, Merke karar kurulu toplantısına tekrar değinerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3878 13.02.2008 tariihinde Erkan ÖNSEL/ Merdan ASLAN ile görüşmesinde özetle;Erkan ÖNSEL’in “ M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, daha sonra telefonu M… A..’ın alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E…. beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında ..İR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT AYTEN AYDENİZ var … Bir de Ankara’dan katıldı Suay da vardı.” “Suay çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Mennan diye bir arkadaş vardı Namık Kemal’in, Namık Kemal BOYA.. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi Erkanla- Ali Ercan var şimdi biliyorsunuz.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O da var mıydı o kadronun içinde?” dediği, Merdan ASLAN’ın “O geldi oraya ve onu çok kötü de bozdum.” “.. yani orda .. farklı bir şey onu telefonda açıklamıyayım size. …(1 kelime anlaşlamıyor) söylerim, anlattım Erkan’a” “Davetiyenizi 68 ler için, bıraktım sekreter arkadaşa” “Gelirseniz son derece sevineceğim. Oldukça iyi geçeceğe benziyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Geleceğim abi gelmez olur muyum” “Çıkış yolu konuşması şeyin programını oraya gelicem” “….Kaçta biter?” diye sorduğu, Merdan ASLAN’ın “ Şimdi tabi sanatçılar var, Sadık GÜRBÜZ var, koro var o sürer 12’yi bulur bitmesi de. Bir de sınırsız içki şey yapıyor, onu veriyorlar.” “Oranın Müdürü de bizim tanıdık. Vakfın da üyesi. … o bakımdan yani geç saatlere kadar sürer.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in kimlerin geleceğini sorduğu, Merdan ASLAN’ın “Mehmet Ali ÖZPOLAT milletvekili CHP’den. Ahmet Gürbüz KETENCİ. O da geleceğini söyledi. Yani katılım da oldukça iyi olacak politik seviyesi yüksek bir katılım olacak öyle gözüküyor. Yani sizin gelmenizde büyük fayda var” dediği,
Tape:3861 13.02.2008 tariihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in İşçi partisi genel merkezini aradığı, burada Hüseyin KARAHANLI isimli şahısla görüşmek istediği ancak şahsa ulaşamadığı,
Tape:3862 13.02.2008 tarihinde Pınar..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında merhabalaştıktan sonra, Pınar..? ın “Başkanım Şule Hanımla bi mektup göndermiştim işte Milli Egemenlik Hareketi şimdi orda en üste not kısmında. Açıklamaya ilişkin teyidinizi en geç on beş şubat 2008 tarihine kadar bildirmeniz gerekiyordu onu.” Dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3864 14.02.2008 tariihinde Adem…. ile görüşmesinde özetle; Albay olduğu anlaşılan Adem’in “İyi günler ben emekli Albay Adem. Sayın Başkanım.” Dediği ve uzun süre kendisi ile görüşemediğini belirttikten ve hal hatır sorduktan sonra ALBAY ADEM Emcetle ipey kavga ettik sonra ortalığı duruttuk ama yani Emcet çok sert doğu PERİNÇEK’in “Çok teşekkür ederim çok sağolun. Sizde iyisiniz yolladığınız e postaları okuyorum yararlanıyorum çok teşekkür ederim.” ADEM ,Çok sağolun başkanım.Ben ıı çalışmalarımıza devam ediyorum.memleketime geçince inşallah artık şey CHP’de ümit yok orayı zimmetine geçiriyorlar, DOĞU PERİNÇEK :evet
ALBAY ADEM Burada ki üniverstedeki arkadaşlarla öğretim görevlileri ile gayet durumumuzda iyi Önce bi ADD’ye kaydımı aktarmayı daha sonra işte Denizli’ den buraya geldiğimiz zamanda farklı bi zeminde çalışmayı sürdürüyoruz.”dedikten ve parti faailyetleri hakkında konuştuktan sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3865 14.02.2008 tariihinde Serhan (BOLLUK) ile görüşmesinde özetle; Serhan’ın “Bu başyazının başlığı için ne dicez” dediği, bir süre başlık için konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in …Türban eylemleri, türban provakasyon şu bu ne diyebiliriz.Türban konusunda neye dikkat edelim dicen. Türban eylemlerine” dediği, Serhan’ın “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Türban cephesinde mi diyelim.” “Türbanda bölünmeyelim, BOP’ a karşı birleşelim.” Dediği, Serhan’ın “… ben diğer şeyleri de söylüm mi kapak unsurlarını Kapak malum Devlet BAHÇELİNİN kritik misyonu alt başlığı MHP’ de ümmetçiliğe nasıl gelindi. Sürmanşetimiz Türban olduğu için alt bandımız Vakıflar Yasasındaki Görülmeyen tehlike” dediği ve başlıkları söyledikten sonra “…şöyle bişey abi bu şirket eğer vakıf bünyesinde faaliyet gösterirse yabancı şirket denetimden her şeyden muaf olay yani Rum mallarının elden gitmesi değil” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “…Onu sakın koyma sakın ha.Diğil deme sakın ha” dediği, Serhan’ın “niye böyle çıkarttık” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Aman ha aman o da feci bi şey” dediği, Serhan’ın “tam bi sömürge esası kurayı da şey ABD’ nin ekonomik politiği diye çıkardık dikkat çeker diye. İlgi çeker diye düşünüyorum ben yani Marksist bi şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Peki tamam” dediği,
Tape:3847 16.02.2008 tarihinde Ceyhun İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Ceyhun’un Şube isimli bayana “Genel Başkan uygunmu acaba ona bişey danışacaktım” dediği, Şulenin telefonu Doğu PERİNÇEK’e verdiği, Ceyhun’un “… bu 9'undaki etkinlikle ilgili biz Başkanım” “Baya bi kafa kafaya verdik bi başlık düşündük” “Bişeylerde çıkarttık ama ben önereyim sizede yani” “Çok fazla tatmin olabilmiş..., Örtülen Cumhuriyet Devrimci Cumhuriyet gibi bi başlık olabilir biraz yani türbanıda çok kullanmak istemiyorum aslında aslında şey muhavazekar biyer yine Türban Kirizine Çözüm Yolu Cumhuriyet Devrimi Kununları” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Dur bakayım Türban lafı geçmesinmi” “ Sen Muhavakarlığı düşünme abi bize gelen adam şey olmayacak” “Cumhuriyetin Türban sorunu diyelim” “… yada Cumhuriyet ve Türban” “Türban neyi örtüyormu diyelim” dediği, Ceyhun’un “Tabi tabi bide şey var bari konu geçmişken sorayımda yarın şeyde Kadıköyde bi etkinlikleri varmış Türbanla ilgilide herkesi çağırıyolarmış bizide çağırdılar” “Kadıköyde burda Sanatçılar çarşısında galiba ... orda bizde tabi bilmiyoruz partinin kararı nedir TKP konusunda” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Gidin 2 kişi gözlemci olarak en azından” “Gidin yavaş yavaş ısıtın ilişkileri ne olacak” dediği,
Tape:3848 16.02.2008 tarihinde Turan… ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanalı arayarak Turan’a “Gelecenmi akşam 68 yemeğine” diye sorduğu, Turan’ın da bir diş sorunun dan bahsettiği, ilerleyen konuşmada Doğu PERİNÇEK’in “O şeyi dün büyük hata yaptalar gelselerdi Maltapede çok güzel bi konuşma” “Şeyden sonra ben şeydeydim Maltepe geldiler çektiler Çevizli Tekeli” dediği, Turan’ın “Onu evet onu öğrendim onu güzel verecez...” “Akşam veriyoruz” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O çok güzel oldu” dediği, Turan’ın “Ne güzel olurdu bunuda çekerdik ikisinide” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Beraber olayı bitirirdik” “Çünkü konuşmam çok üzüldüm yani o konuşma çok önemliydi çok anlatan öğreten bi konuşmaydı” “Ama onlar abi Maltepede tekelde sizin adamlarınız orda bizim şeye gittiğimizi biliyolar, Maltepe yemeğine” “Orda işte bi Başbakan Perinçek diye slogan attılar bide Perinçek bizim herşeyimiz diye” dediği, Turan’ın “Takel iyi onu güzel vericez abi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ama o sloganları falan mesala Perinçek bizim herşeyimiz sloganları” “O ... GÜZEL HATTA TEKRAR ETTİREREK FİLAN VERMEK LAZIM” dediği, Turan’ın “Olur olur olur başındada veririz sonundada veririz böyle güzel bişey yaparız” “Dün akşam bu şeyde güzel bişey oldu sizin o programa bi ara MAS diye bi firma reklam vermişti Akbank reklamı” diyerek bir süre televizyona verilen reklam ve gelirlerinden bahsettikleri,
Tape:3866 18.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “Valla dikkat et, bu Mehmet telefon etti de ee bu sorulara cevap..” dediği, F.İLSEVER’ in “Aldım onları abi gördüm, alo” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Bi de Ankara’ da bu Şükrü ELEKDAĞ’ dı bu Onur ÖYMEN’ di carttı curttu şimdi yüklenelim” dediği, F.İLSEVER’ in “Erdoğan ÖZEL bizim yani İzmir’ de bu” “Talat Paşa’ nın işlerini yapıyo ya” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Bu Ankara’ yı yapalım abi bak, Ankara hedef ne biliyomusun? Şükrü ELEKDAĞ, Onur ÖYMEN, Gündüz AKTAN falan bunları toplayıp önlerine koyalım, çok cephede mücadeleyle bu iş kazanılır o meseleyi koyalım” “…bunlar bizi reddetmeye karar vermiş” “Bizi oyalıyolar tamam mı ve bunlara ucunu göstermek lazım, başlıyoruz demek lazım” “Çünkü CHP’ liler olumlu olduğu sırada bilmem Zahit AKMAN’ ın falan olumsuz falan bunlar hep kanunsuzlar yani çok açık” “Biz çekelim kılıcı abi hiç..” dediği, F.İLSEVER’ in “Namussuzlar RTÜK başkanı falan değil bunlar şeyden kelepir mal kaçırıp bilmem ne yapmaya çalışıyo aynı zamanda” “Namussuz herifler ya sadece bizi susturmak değil bi de elimizden alınıp şeyi biliyomusun en ucuza nasıl kopartırım, bu kadar adi adamlar ya” “…o kurulu etkilemek bakımından ben dedim bi güçlü bi iki hukukçudan böyle yani güçlü derken şey tanınmış kamuoyunda işte bilmem isim yapmış falan bir iki şey alabilirsek şeyde yaptığımız gibi kabloda yaptığımız gibi” “Ya şimdi bunlar bu şeylerden sonra bir sürü ziyaret yaptılar peş peşe geldiler gittiler bilmem ne yaptılar falan, şimdi geçen gün de bir 1969 yılına ait arşivlerin bazılarını dediler bi bölümü hepsi değil de bazılarını gizli tutuyolar, tutmaya devam ediyolar, Türkiye ile ilgili arşivleri” “…Cumhuriyet Gazetesi dün onu manşet yaptı Anayasa Değişseydi Darbe Olacaktı başlık aynen böyle Cumhuriyet’ in başlığı…” “O zaman siyasi şeylerin tanıması üzerine, bunun üzerine şimdi bugün de Süleyman DEMİREL’ le bir Fikret Bilal bir röportaj yapıyo yayınlıyo işte Ben Önledim Yoksa Darbe Geliyodu, bu anayasa değişikliğini biz hazırladık ama senatoda kabul edilseydi darbe olacaktı öğrendik ve parlamentoyu kurtardık işte bugünlere ders olsun…” dediği, D.PERİNÇEK’ in “…bugün darbe yapmak çok büyük yanlış tam ekonomik çöküşe giderken çok büyük hata yani” dediği, F.İLSEVER’ in “Darbe diye bişey yok zaten abi öyle bişey söz konusu değil de” “Napıyolar yani ne yapmak istiyolar” “Bugün darbe falan ne darbesi ya bide kim yapacak yani” “…fakat şey yaptıkları anlaşılıyo bi takım tehditler savurdukları anlaşılıyo bazı korkutmalar yaptıkları anlaşılıyo” dediği,
Tape:3867 18.02.2008 tarihinde X şahıs ile görüşmesinde özetle; X şahsın “İyi akşamlar diliyorum Sayın Genel Başkanım.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Sağolun komutanım.” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde X şahsın 1970-1960 devrimi ile ilgili 27 Mayıs devrimi ile ilgili elinde AKDEVRİM gisminde bir belge olduğundan bahsettiği, bu belgenin bugünkü TCK vb. kanunlarla benzerlik gösterdiğini belirttikten sonra X şahsın bu belgeyi yazısına katmayı istediğini belirttiği, Doğu PERİNÇEK’in buna onay verdiği, sonrasınad X şahsın Doğu PERİNÇEK’e “Bi talimatınız var mı?” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3868 19.02.2008 tariihinde Ali ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “…yarın ben Dedegil’ le buluşuyorum” “Partiye geliyo” “O konuda bana söyliyeceğin bişey var mı?” dediği, ALİ’ nin “Ya başkan olmasında şey olmasa bile diyelim” “Çünkü o Abdul hocanın yazdığı mektup falan filan ya onlar Yavuz Bey bunları kabul etmez, ama biraz çekinceli gibi sanırım veya uğraşırlar benimle diye mi düşünüyo bilmiyorum artık ya yorum yapmak istemiyorum” dediği, D.PERİNÇEK’ in “… 6 Nisan’ da İsviçre’ de güzel bi toplantı oluyo bu ……….(anlaşılamadı) çıkıp kanunu çiğneyecek” “O da çok güzel oluyo yani o Normalston falan da çağrıcaz oraya yani bırakalım İsviçreliler özgürlük temelinde yapsınlar” dediği,
Tape:3869 19.02.2008 tarihinde Musa..? ile görüşmesinde özetle; MUSA’ nın “O istemiş olduğunuz kitapçı” “Biz bulduk” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Ziynet Hanım da mı buldun” dediği, MUSA’ nın “Evet şimdi arkadaşta burda Deha’ yla beraber tekrar bi gözden geçiriyolar size göndermeden evvel” dediği, D.PERİNÇEK’ in “10 Üzeri Armania” dediği, MUSA’ nın “O ya bu gece ya yarın sabah elinizde olur” dediği, D.PERİNÇEK’in “Broşür şeklinde de var mı ellerinde” “Mafyograsi ne var ne yok hepsini bütün Almancaya çevirdiği her şeyi” dediği, DAHA SONRA Kırkbeş (Kırkbeş) saniye Doğu Perinçek ile başka bir şahısın Almanca olarak görüşmesi vardır.
Tape:3807 20.02.2008 tarihinde Yusuf BEŞİRİK/Y Müsteşar arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
Dışişleri Müsteşarlığından bir bayanın Doğu PERİNÇEK’i aradığı ve telefonu, müşteşara verdiği, müsteşarın “rahatsız ediyorum geç dönüyorum kusura bakmayın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Burda sayın büyükelçimizle görüştük, Necati beyle, bu isviçredeki gelişmeler ve Avrupa insan hakları mahkemesiyle ilgili Ankarada mümkünse değerlendirme yapalım diye düşündü” “8 Şubet öğlen, akşam üstü olabilir veyahut 29” dediği ve ayın 28 ve 29’unda görüşmek üzere randevulaştıkları ve görüşmenin sonlandığı anlaşılmıştır.
Tape:3870 22.02.2008 tarihinde Ceyhun BOZKURT ile görüşmesinde özetle; Konuşma öncesi Cengiz BOZKURT konuşuyor: “Türkiyenin içinde de eylemler olabilir, dikkatli olmak lazım, yeni eylemler başlayabilir büyük eylemler, Türkiyenin mesela Gazi olayları ne zaman çıkmış biliyomusun, Türkiye elli bin kişiyle Çelik Harekatını gerçekleştirdiği zaman çıktı” dediği, daha sonra “Sayın Genel Başkanım” diyerek kendisini tanıttığı, bir süre Genel Kurmay Başkanlığının K.Irak Harekatından bahsettiği, Doğu PERİNÇEK’in “Efendim oraya yapılan her müdahale yararlıdır yani” “Müdahaleler ama tabi bu arada başka Amerika ile pazarlıklar uzlaşmalar var mı onları da incelemek lazım” dediği, ilerleyen konuşmalarında Ceyhun BOZKURT’un “Çelik harekatı sırasında Türkiye’ de de aynı zamanda Amerika önce bi tehdit etmişti ardından da Gazi Olayları yaşanmıştı” “Bu tür provokasyonlar beklenebilir mi başkanım? Çünkü sadece bu mesela Gazi Olaylarına siz dikkat çekmiştiniz yanlış hatırlamıyorsam” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Evet evet, bu tür olaylar hep provokasyonları getirir mesela Ergenekon’ da işte bu dönemde oldu, hatta son derece kritik bir döneme girdik olağanüstü kritik bir dönemdeyiz şimdi” “Yani temel mesele halkı kazanmak halkı kazanan savaşı kazanır, halkı kazanmamız lazım Güneydoğu’ da bir toprak reformuyla tamamlanması şart” “O sana yollamıştım geldi dimi o şeyleri” dediği, Ceyhun BOZKURT’un “Geldi onu bugünlerde ben tekrar gündeme getirmeyi düşünüyorum” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam o sana lazım olur, onu koy arşive” dediği,
Tape:3808 23.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Görüşmede Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi Cumhuriyetten iki tane muhaber bi telaşla koşa koşa geldiler. Şeyin sonunda. Ondan sonra ben onlara dedim işte Halilde bi yere tembih ettim bizde yayınlanmamış fotoğraf. Falan filan verecek malzeme akışı sağlıyacağız. Ondan sonra sen Aliyi yire bi ara. Deki bak arkadaş elimzde muazzam malzeme var başlayın de mansetten başlayın de bunun arkasını getireceğiz elimizde malzeme var burdan de bunların ciğerini parçalıyacağız de. Çok kötü durumdelar burda de. TUTUKLANANDA VAR DE ZAİT AKMAN AMA ŞİMDİLİK YAZMAYIN DE ONDAN SONRA....... EN YAKINLARINA KADAR GELİYOR DE ÇOK KÖTÜ DURUMDALAR FALAN YENİDEN ŞE YAPMAK. Tamam Alev Şahini Alev Coşkuna şunu söyleyelim bak arkadaş bundan sonra sizt başlayın biz kendimiz kullanmadan bilgileri size aktaracağız.” dediği,
Tape:3871 24.02.2008 tariihinde Ferid/Ufuk ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Valla bizde işte baktık bizim şey tek bir satır hiçbir gastede yok” diyerek, daha önce görüştükleri bir konuyla ilgili basında bu haberin yer almamasından bahsettikleri, “FERİT’ in “Bide şey şöyle bir şey oldu ben tabi bunda dün akşam fark ettim mesela bir iki tanesi ya bize göndermediniz dediler bir tanesi şey Aslan. Ya” “…Aslan BULUT niye benim haberim yok niye bana göndermediniz bi bir tanesi daha söyledi keşke benim e-postama şey Behiç KILIÇ ya biz bir kere bunların şeylerine gönderelim abi” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Fakat bunlar da acaba Tayyip Erdoğan’larda kazanıyorlar mı yani onların hükümeti zamanında oluyor falan bir fikri var mı.” Dediği, FERİT’ in “…bir rahatsızlık var herkes şeyin farkında Abdullah GÜL’ün ee imzalama şeyine müthiş bir tepki var” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Arkadan vuruyor ya” “İç cephe açıyor orduya karşı” dediği, FERİT’ in “biraz daha şey olursa bu Ergenekon hikayesi daha nerelere varacak nereye götürecekler bilmiyorum ama bunların amaçları belli bunu yapan adamlarda” “Fakat bu Ergenekon’la ilgili daha evvelden baktım şimdi Vatan’da bilmem nerde gene şeyler var bazı okur yorumları nasıl tepkili biliyormusun hepside bizim şey yani Fethullahçıların tezgahı bilmem nesi yalanı şusu busu falan filan diye büyük tepkilerle” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Vatan’damı çıkmış” dediği, FERİT’ in “…burda bir sempati alması bir güç gösteresi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönüde bu bence” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Hayır bu Ergenekon’la ilgili diyorum” “Ergenekon’la ilgili” “…o konuda neler deniyor o tür konularda Türk ordusunun o konuda bir tavrı yok” dediği, FERİT’ in “… Ümit SAYIN gibi berbat berbat adamlar var işin içinde” “Onada dayanarak bir sürü şeyler var internet ortamında şunu yapmış bunu yapmış gibi” “…bir tek Serdar TURGUT’un dikkatimi çekti bu şeylerin eeee yani bir takım şikayetçi takımı var operasyonların onların en açık net ifadesi olmuş onun yanı sırası” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Şikayetçimi o?” dediği, FERİT’in “Operasyonlara karşı bir tavır almış” “Bir o var yani öyle net bir tavır içinde olan bide Cumhuriyet imtiyazından…” dediği,
Tape:3872 24.02.2008 tarihinde X ŞAHIS ile görüşmesinde özetle; X şahsın “Tamam Tuncay ÖZKAN’la ben kavga ettim ama doğal olarak siktir çektim çünki canımı sıktı Tolon’u, sizi, Esat’ı, Mahir KAYNAĞI,Emin GÜRSES’i adam rest çekti” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Evet” dediği, X şahsın “Çünki Mehmet AKKAYA ya ben bir şey demicem çünki ben emir değil ya emir belki ……… şöyle diyim Mehmet AKKAYA arkadır Orhan abinin dediğini ben yapıyorum da uyguluyorum da” dediği,
Tape:3873 25.02.2008 tarihinde İhsan ATİK ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra İhsan ATİK’in Ulusal Kanal’da ki programlara bir partili olarak bağlanamamasından dert yandığı, Doğu PERİNÇEK’in partili kişilerin programa katılmamasının daha olumlu olacağını belirttikten sonra bir süre aynı konu ile ilgili konuştuktan sonra, devrimci hareket konusuna değindikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “Kardeşim devrimle rica ederim İhsan’cığım devrimden vazgeçmek şerefsizliktir alçaklar devrimden vazgeçer öyle bir şey olur mu öyle saçma şey. Bizim yaptığımız her şey devrime yönelik.” dediği, görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3874 26.02.2008 tarihinde X şahıs ile görüşmesinde özetle; X ŞAHSIN “Şimdi ben daha önce Phılıp Morres deposunda falan görev aldım” “Daha doğrusu telefonda konuşmak istemiyorum da, sen önümüzdeki günlerde İzmir’ e gelecek misin? Senle görüşebilirmiyim?” “Tekel’ de hangi parti iktidara geçerse geçsin mevcut olan yerlere sürekli kendi partilerinden bir müdür getiriyolar” “Bunların müdürleri oraya almalarının sebebi şimdi eğer bunu kontrol etme imkanın varsa” “Depolarda 6-7 sene önceden gelen mahsulü” “Kalkıp ta içeriye imha veriyolar” “Bundan müthiş, müthiş derecede yani büyük ton” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Hı hı, sen bunu git Halil GÜLEÇ’ e anlat çabuk” İstersen telefonda söyleme sen git Halil’ e “Hadi senden görev bekliyoruz” dediği, X ŞAHSIN “Anladım, o yüzden de pek konuşmak istemiyorum fakat aktif bir şekilde görev aldım, müthiş derecede haksızlığa uğradım” dediği,
Tape:3875 26.02.2008 tarihinde Kamil DEDE ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’ in “Bu şeyde iddianamelerde şurda burda THKP/C var mıdır?” dediği, K.DEDE’nin “Olabilir” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Senin evde var mı onlar?” dediği, K.DEDE’ nin “Ben de hiç yok onlar abi” dediği, D.PERİNÇEK’ in “Peki bunu bilen kim var?” dediği, K.DEDE’ nin “Anladım, bu ORAKOĞLU’ nun kitabını daha çıkmak üzere galiba şey yaptınız mı?” “İlyas AYDIN için iddiası, ölmediğini söylüyo benim şahsi fikrim de ölmediği konusunda, bu konuyu daha aydınlatamadı kimse” dediği, D.PERİNÇEK’in “Hala yaşıyo mu sence?” dediği, K.DEDE’ nin “Bence kesinlikle yaşıyo, ölmesi mümkün değil abi ya da ha pardon o şekilde ölmesi mümkün değil, bize iletildiği şekilde ölmesi mümkün değil Türk Devleti öldürdüyse onu bilemem ama biliyosunuz Filistin’ e götürdük işkencede bilmem ne de öldü diye esas çıkan şaye o biliyosunuz, orda öldürmeleri mümkün değil, Muhabbarat’ ın iş kontrolü altında, Muhabbarat bi Türk subayını bilmem ne öldürttürecek üç tane çakala mümkün mü bu?” “Bu niye ortaya çıkarıldı hatta bize bi kaset gönderildi ben biliyorum” “Boğuk sesler geliyo işte ölmeden evvel işte işkence sırasında konuşmaları falan diye nişe bu kadar çok şey yaptılar” dediği,
Tape:3809 26.02.2008 tarihinde Hikmet … ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Hikmet’e, Zaman Gazetesinde bulunan Erdal YAVUZ isimli bir şahısla ilgili, gazete de çıkan bir haberi tekzip amaçlı, bir yazı taslağı hazırladığından bahsettiği, bu amaçla güzel bir haber yapılması için gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiği,
Tape:3810 26.02.2008 tarihinde Hikmet … ile görüşmesinde özetle; Bir önceki görüşmede geçen Zaman Gazetesindeki konuyla ilgili olarak Doğu PERİNÇEK’in “birde Uluç GÜRKAN beni aradı bu konuda dün, onada yolla benim taslağı” “9 Mart Cuntası ne zaman başladı, çünkü o sırada cunta falan da yoktu, darbe olsun” dediği, muhtemelen gazetede çıkan haberden ilgili olarak Hikmet’in de “bu nasıl darbe hazırlığı” dediği, ilerleyen görüşmede bahse konu tekzip taslağıyla ilgili görüştükleri,
Tape:3811 26.02.2008 tarihinde Erkan … ile görüşmesinde özetle;Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3811-2 26.02.2008 tarihinde Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Erkan Ünser Turan Özgür Serhan Bollu var.” dediği, Yusuf İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.” dediği,
Tape:3812 26.02.2008 tarihinde Halil Göçen DEMİRTAŞ ile görüşmesinde özetle; Halil’in “Kırlarelinde bizim burda ağır ceza hakimi var şuanda rahatsız evinde bende ziyaret ettim. ÇOK BİZE YAKIN görüşüyoruz…Bi geçmiş olsun dileğinde bulunursunuz telefon numarası versem.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Halen ağır ceza şeyi mi.” Diye sorduğu, Halil’in de “Evet evet evet.” dediği, doğu PERİNÇEK’in “Benim telefon etmemden bi rahatsızlık duymaz mı.” dediği, Halil’in “Yok duymaz sizinle zaten tanışmak istiyordu o. Hasan Altuğ.” dediği, ve şahsın telefonunu aldığı,
Tape:3813 26.02.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi Emin Gürses. Dün gördün Hürriyet çok güzel haber yapmış. Ondan sonra çok güzel moral veren falan bi tutum içindeymiş . Ondan sonra Ümit Sayın da tam rezalet. Yaltaklanma yavşak zaten pravakötür. Özel olarak sokulmuş bi adam. Neyse o konularda uyardım. Onun üzerinden herif hep yalan söylüyordu. Tespit etmiştik aslında.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Sürekli yalan söylüyor hepsi yalan Ümit Sayın değimli. Kompolcu yalancı pislik.” Dediği, doğu PERİNÇEK’in “Neyse oturduk epey konuştuk bu bütün gazetelerde yeni şafaktan bilmem yeni zamana karar aksiyona kadar falah heriflerin planları falan hepsi ortaya düştü. Bunlarla konuştuk ne yapabiliriz falan yarın saat 16:00 da şeyle konuşacağız İlhan Selçuk la.” dediği, devamında Ferid İLSEVER’in Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun durumunu sorduğu, Doğu PERİNÇEK’in de “Alemdaroğlu çok iyi ya. Düşün beş saat kaldı ya tam beş saat ordan ayrılmadı orda oturduk.” dediği, bir süre türban ve Türkiyedeki gündemden bahsettikleri, devamında; Doğu PERİNÇEK’in “Erdoğan Teziç in şiyi geldi mi sana yolladığım.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Hani buraya niye gelmiyor hiç bi şey daha dünde birşey yolladın dedin bende hiçbirşey yok benim şeyde dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ben sana bir günde 4-5 şey yolluyorum en az 5 tane şey yolladım.” Dediği, Fedrit İLSEVER’in “Evet Erdoğan Teziç Ramazan Akyürek çalışıyor abi tüm generalin istihbarat daire başkanının harekattan 2 gün önceki konuşmalarını yayınlayıp harekatı ihbar ettiler şimdi de erdoğan teziç in rektör bazı rektörlerle konuşmalarını yayıyorlar işte korgeneralle görüştüm bunlar şöyle olacak böyle olacak ABDULLAH GÜL SEÇİLSİN DE ÇANKAYA YA GİDERKEN ARABASINA BİŞEY OLACAK KAZA OLACAK FALAN BÖYLE LAFLAR Ramazan Akyürek tam devletin bütün imkanları ile böyle yök başkanını şunu bunu dinleyip şimdi ... yani tam rezalet içindeler yani hıyanet yani.” dediği, Ferid İLSEVER’in “Hıyanet abi ipe gidecekler ve durduran ya durmaları mümkün de değil öyle şey baskı varki çünkü felaket baskı.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “İpe gidecekler dedin değil mi bak bu senin sorgulamanda önüne çıkacak.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Bunları dinleyip dinleyip şey yapıyorlar önümüze koyuyorlar önlerine koyuyorlar tamamen bu.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Analarını avratlarını eşşeoğlu eşşekler alçak herifler…bugün geldi avukatlar anlatıyorlar da sorguları sorgular hepsi şuna niye telefon ettin buna niye telefon ettin sorgu bu bu yazıyı niye yazdın. Yani hiçbir ciddiyeti olmayan cuntaymış ulan şu cuntaya bak emin gürses bilmem kim bilmem kim vedat yenerel cunta bu. Birde demişler ki sende hiçbirşey çıkmadı tabi demişler sen bizim geleceğimiz biliyordun sildin hepsini bak.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Kime diyorlar bunu.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Emin gürses'e yani evinden birşey çıksa çıktığı için sorguluyor çıkmazsa da niye çıkmadı hıı rezalet ya.” dediği, görüşmenin bundan sonraki bölümünde Talat paşa komitesi ile ilgili yapılması planlanan bir toplantıdan ve bu toplantıya Süleyman DEMİREL ve Rauf DENKTAŞ’ın da katılımını sağlamaktan bahsettikleri,
Tape:3914 26.02.2008 tarihinde Nusret..? ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Diyarbakırda ki bir davadan bahsettikleri, bu konu üzerinde bir süre konuştuktan sonra Doğu PERİNÇEK’in “Para size intikal etti mi” dediği, Nusret’in “Geldi abi hallettik işte bugün tamamını hallettik yani saat 3 e kadar vallahi belki 20 defa merdiven indim çıktım yani otaraf koş bu tarafa koş epey bir problem uğraştık bitirdik geldik.” Doğu PERİNÇEK’in “…şey biz ikisini mi verdik 4 üde köylüler mi verdi.” Dediği, Nusret’in “ 4 ü değil de 2,5 ini verdiler bir miktarda ben yanımda götürmüştüm işte 6 küsür tuttu tamamını halletmiş olduk.” dediği, Doğu PERİNÇEK’İN “Onun hesabını güzel tutun abi o birlik ve kardeşliği sakın partinin hesaplarına karıştırmayalım. Şeye diyarbakır iline para bıraktınız mı.” dediği, Nusret’in “Tabi bıraktık 3 onlara kaldı ya. Bazı yerlerden gelecekler var onlarla ayrıca oraya takviye edeceğiz yani.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ben size 5 milyon daha verecem 5 bin daha verecem” dediği, Nusret’in de “İyi abi vallaha iyi olur bende bazı yerlerden istedim gelenler olacak işte bazı özel arkadaşlardan falan onlar da gelecek onlardan da.” diyerek görüşmenin sona erdiği,
Tape:3876 26.02.2008 tarihinde Pınar..? ile görüşmesinde özetle;Görüşmede doğu PERİNÇEK’in “Pınar’ cım ÖZKÖK’ e bi şey mektup yazdım. Bu mektubu bi ön yazıyla ÖZKÖK’ ün kendisine yollarsın diğerlerine de aynen böyle bu şekilde yollarsın,
Sen bana yollamıştın Oktay EKŞİ’ yi de not al. Hürriyet’ in o şeyinde bulunan künyesinde yönetici olarak yazılı insanlar var ya Doğan ERGÜNEL zaten var orda. Ve takip et onda aldınız mı Doğu PERİNÇEK’ in şeyini diye tamam mı?” diyerek Ertuğurl ÖZKÖK’e yazdığı bir mektup hakkında konuştukları,
Tape:3815 27.02.2008 tariihinde Tunç..? ile görüşmesinde özetle; Bir süre bir üniversite de düzenlenen bir toplantıdan bahsettikleri, Doğu PERNİÇEK’in düzenlenen toplantı hakkında bilgi aldığı, görüşmenin devamında Tunç’un yapılan konuşmalar ve katılımcıları kastederek “Ben hepsini dinlemedim ben çünkü dışardaydım güvenlik ile ilgili durumlar vardı ama konuşmalar iyiymiş esas Ceyhan Mımcu ile Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU iyi konuşmuşlar Nazan hanım biraz daha sakin o zaten yapısı öyle biraz. Ama iyi olmuş konuşmalar….Alemdaroğlu da çok güzel oldu diyor” dediği ve görüşmenin aynı konu etrafında bir süre daha sürdüğü,
Tape:3837 27.02.2008 tarihinde Süleyman..? ile görüşmesinde özetle; Süleyman..? ın “Emin abiyi aldılar. Emin ağabeyyi.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha aldılar evet.” Dediği, Süleyman’ın “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük. Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz. Türkiyenin her bölgesinden altı kişi. Altı özel kişi. Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek. Karabükten bir arkadaş var ,Trabzonda bir arkadaş varBiz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi. Onda konumumuz ne olacak bizim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tuncay mı yapıyor mitingi.” diye sorduğu, Süleyman’ın “Ya Tuncay yapıyor Tuncayla pek alakası yok ADD yi biliyoruz. Çünkü ADD ye bazı çok yanlış yaptı hatta onun belgeleri bizde de var onu da atarız size çünkü sözcülerinin ADD karşıtı kullandığı kelimeler var. ADD yi dışladığı onlar bizde belge olarak duruyor.” dediği, devamında Doğu PERİNÇEK’İN miting tarihini sorduğu e “Gidelim gidelim.” dediği, devamında Süleyman’ın Akkaya isimli şahsın durumunu sorduğu Doğu PERİNÇEK’in “Konuştuk tamam hallettik onu.” Dediği, Süleyman’ın “Çünkü biz Akkaya yönlen Akkaya bizi yönlendiriyor. Akkaya Adanada biliyorsunuz.” Dediği ve devamında yine Süleyman’ın “Altı-yedi kişi biz size gelecez ondan sonra bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız yapamazsak artık ne olursa.” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3817 29.02.2008 tarihinde YUSUF BEŞİRİK ile CEMALETTİN KORKUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Cemalettin KORKUT isimli şahsın Douğ PERİNÇEK in telefonunu aradığı, telefonu Yusuf BEŞİRİK’in açtığı, ve “Başkan bir toplantıda konutanım.” dediği, Douğ PERİNÇEK’i bir ekonomi toplantısında olduğunu belirttikten sonra Cemalettin KORKUT’un “Evet ben 7-8 defa aradım BU ŞEYİN SON ÇEKİLME İLE İLGİLİ HAREKAT İLE İLGİLİ BİR KONUYU ARZEDECEKTİM KENDİSİNE OLDUKÇA ÖNEMLİ belki bu toplantıda da şey yapılabilir görüşülebilir isterseniz söyleyin kendisine.” dediği ve görüşmenin son erdiği,
Tape:3818 03.03.2008 tarihinde Feri İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra Doğu PERİNÇEK’in “Ben bugün ALAATTİN PARMAKSIZ geldi partiye Tümgeneral onla görüştüm çok iyi tuttu bu hayranım diyor partiye diyor. Tek parti diyor başka birşey yok diyor ondan sonra kafası falan çok esaslı çok birikimli bir insan. Bir de Uğur Ümit Akkoyun lu da görüşmede bulundu o da iyi yine gelince konuşuruz bazı güzel haberler var yarında rtük le o görüşme var işte.” dediği ve Rtük ile ilgili bir konu hakkında konuşmaya başladıkları, bu konu etrafında Ferid İLSEVER’in “O Birsen hanım ın şeyiydi bu Birsen Ersel profesör. Yakın yani tanıdığı nefret ediyor daha doğrusu Zait Başkan çok iyi tanıyor çok yakından tanıyor beraber çalışmışlar bunun herşeyini biliyor bana daha önce anlatmıştı bunu geçen sene bana biryerd. Bugün onunla konuştum ben şimdi o bu akşam onu arayacak ve afedersin yani şey yapacak rezil edecek yani. Birde bizim büyük ortağımız yani kanalın gönüllüsü sahibi falan her bakımdan tam sahibi. Ha bizim eski Kemal Yalçın ALEMDAROĞLUnun şeyi yardımcısı. Neyse onla konuştum işte bu akşam şey yapacak o bakalım ordan birşeyler çıkabilir yani bastıracak yani. Zaten daha önce de konuşmuştuk benimsiyor ve biliyor da yani olayıda biliyor bizim haklılığımızı falan da biliyor.” dediği ve bir süre daha aynı konu hakkında konuştukları, daha sonra Ferid İLSEVER’in “Basına biz burda başlıyoruz girişiyoruz şeyi Ergenekon dosyasını. Şimdi ben Nusret le konuştum abi bizim bu şey Ramazan Akyürek in ifadesini alan meclis şeyi. Hiçbir şekilde ikna olmamış vaziyette meclisteki millet vekili özellikle CHP Millet Vekilleri. Olayı biliyorlar anlıyorlar onların ne olduğunu yani. Biz onlardan başlayarak bu dosyayı götürelim de bütün CHP, DSP falan hatta bir kısım MHP esaslı bir tur yapalım abi bunları harekete geçirelim meclisteki şeyleri. Bu rezalete karşı. Konuştum Nusret le tamam onlarda şey yapacağız yarından itibaren girişiriz diyorlar.” Dediği, devamında kim olduğu anlaşılamayan bir şahıs hakkında konuşmaya başladıkları ve Ferid İLSEVER’in “Tabi canım çok iyi birşey şeyi de gördünüz ayrıca ... falan filan şeylerini. Çıkarttilar gene bu adamı.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “O rezalet o düşman tarafı darbe marbe 3 milyon insanı öldüreceklerdi. Çıkartı onun canını okuyalım abi yalancı eşşeoğlu eşşek bu PKK yı MİT kurdu daki kilit adam. Biz onu öyle yapalım PKK nın kuruluşunda ki aktörlerden PKK yı kurduran aktörlerden diye kapak yapalım.” Dediği ve görüşmeni bu şekilde sona erdiği,
04.03.2008 tarihindeki Kadir..… ile görüşmesinde özetle; (aranan Onur Mert onur mert kurtuluş mh.hakkı yağcı cd. no:16 merkez 64100 uşak – uşak)
Kadir’in “Merhaba başkanım” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “ Sağolasın bu İbrahim beyi” dediği, Kadir’in “Hallettim başkanım bugün İbrahim beyle görüştük epeyi bi ufak bir alış veriş yaptık devamı gelecek” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Herhangi bir zorlukla karşılaştınmı beni hemen ara” “.. perşembe burda olursan 18 de Ekonominin gidişiyle ilgili Türk Ekonomisi nereye gidiyo diye bi toplantı var oraya İbrahimde gelecek istersen yüz yüze konuştururum” dediği, Kadir’in “Yok biz epey görüştük Başkanım çok sağolun” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “... her konuda önünü açıyo demi” dediği, Kadir’in “Yok yok çok sağolsun çok olumlu bir arkadaşımız zaten bir refaransa felanda gerek biraz sohbet edince ben biliyorum dedi sorun değil epey bahsettik” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam biz onu uyardık tamam mesele yok kardeşim” “ Ya bu şey ekonomi batıyo benim gördüğüm sen hissediyomusun bunu” dediği, Kadir’in “Ben hissetmiyorum hala başkanım onu” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bak çok büyük bir ekonomik kriz geliyo Kadir ona göre ayarla her şeyi sakın bak çok büyük kriz geliyo” dediği, Kadir’in “Yani tabi onun şarları oluştu başkanımda bunu biraz tehir edebilirler diye düşünüyorum ben 3-4 yıldır aynı şekilde düşünüyorum bu tabi sistemin bizim dışımızdakilerinde karşı güçlerinde kendilerine göre bunu geçiktirme tehir ettirme şeyleride var” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Öyle bir ihtimal yok geciktiremiyecekler yok göreceksin bak ona göre kendini ayarla” dediği, Kadir’in “Başkanım ben şu anda bi imalat yapıyoruz Uşakta” “Bayan kıyafeti bulizi gömleği ceketi vesaire onu isterseniz kapatın ben sizi arayım başkanım” Yani diyelim ki döviz ne olacağı belli değil çünkü ben TL ile sattığım için kendi satışıma göre program yapıyorum yani o riski bir defa ortadan kaldırıyorum” “O birinci şık ikinci şık bende bunları Bedri abiden dinlediğim için size getirip” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi Bedri bu işlerden anlamaz ben Bedriyi Bedri sen Bedriye öğretirsin bunları Bedri bu işleri bilmez” dediği, Kadir’in “Yo yo kendi programımı söylüyorum bunu Bedri abiyle paylaşmıştım gerçekleşmeye yakın sizinle paylaşmak istemiştim” dediği,
Tape:3819 05.03.2008 tarihinde Türkan YILMAZ ile görüşmesinde özetle; Türkan YILMAZ’ın Berlinden aradığını söylediği, genel siyasi yapıyla ilgili şikayette bulunduğu, bu durum karşısında ne yapabileceği konusunda, Doğu PERİNÇEK ten akıl istediği, Doğu PERİNÇEK’in de “orada işçi partisine, Berlinde gidecektin k atılacaksın, görev alıp çalışacaksın, bakın bu duğa ile bu işler olmaz, duğa ile olsaydı bak bu kadar Müslüman ayak altında kalmaz ve bu kadar fukara olmazdı… 23 Martta bende geliyorum oraya, rauf DENKTAŞ ile birlikte” “görev ne, 23 martta Doğu PERİNÇEK ve Rauf DENKTAŞ’ın katıldığı toplantıya en büyük katılımı sağlamak…. Gelin beni bulun… ben size yeni görevler verecem” dediği, Türkan YILMAZ’ın ADD Atatürkçü Düşünce Derneğine üye olduğunu söylediği ve muhtemelen daha önce konuştukları bir k onuyla ilgili “olamaz olamaz en büyük güvencemiz asker” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “asker yapıyor görevini, neymiş olamaz” “niye düşmanın probagandasından etkileniyorsunuz” dediği, özellikle askerin görevini yaptığından bahsederek “…… böyle başkalarını şikayet et meyin, asker görevini yapacak” “görevini yapıyor ve yapacak” dediği, Türkan YILMAZ’ın “bu gün Yılmaz beyde de diyorki, eşim, bunlara diyor, bu dinciler diyor, acaba büyümü yaptılar diyor, bizim diyor Genel Kurmayımıza falan yani” dediği, Doğu PERİNÇEK’in de “Çaresizlik diye bir şey yok Türkan hanım, ayağa kalkın, görevlerinizi yapın, ben size 23 Mart’a kadar görev verdim” dediği,
Tape:3840 05.03.2008 tarihinde Teoman..? ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Ulusal Kanal’da görevli Teoman isimli şahsa “Şimdi bu bizim hani CIA Ajanı Tuncay ile ilgili bir kapağımız olmuştu ya. O kapak yazısını bana E Postalar mısın.” Dediği, Teoman’ın “Tamam hemen gönderiyoruz.” dediği ve görüşmenin bu noktada sona erdiği,
Taepe:3841 05.03.2008 tarihinde Gizem..? ile görüşmesinde özetle; Gizem’in “Tuncay Güneyin yazısını gönderdim her iki adresinize de bilgi vermek için aradım iyi akşamlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3851 06.03.2008 tarihinde Yıldız AKDEMİR ile görüşmesinde özetle; Yıldık AKDEMİR’in Balıkesirden aradığını, Başkan diyerek Doğu PERİNÇEK ile görüşmek istediğini söyleyerek, daha önce Susurluk için bi ön görüşme yaptığını anlattığı, daha sonra telefonu Doğu PERİNÇEK’in alarak “…bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'NU .. geldiği zaman” dediği, Yıldız AKDEMİR’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız 7 Delegenin 6 sı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarin bi basın toplantısıyla Balıkesirde açıklayın” dediği tespit edilmiştir.
Tape:3852 06.03.2008 tarihinde Fikret… ile görüşmesinde özetle; Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’ in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CPH'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Doğu PERİNÇEK’in “Çok güzel. Şimdi sen o zaman abi Serhan'a bildir Dokuz Sabıkanın kocaman bir ilanını şiyeni ilanlar vardır eski sayılardan zaten” “Çok güzel bir ilanını koyalım” dediği, bir süre K.Iraktaki gelişmelerden bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “…. iyi bizim açımızdan gelişmeler çok iyi” dediği, Fikret’in “…bencede öyle. Yani bizim çok lehimize şey” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tabi abi yalnız bizim tavırlarımızı mesela bak dün bizim şeyi yayınladığımız o ordu ile ilgili şeyi çok güzel yaymamız lazım ya çok çok güzel yaymamız lazım” “Bugün yaptığım basın toplantısını yaymak ama esas dünkü o ordu açıklamasını iyi yaymak lazım. iç cephe meselesi MHP'nin Ordunun meselesi falan…” dediği,
Tape:3842 07.03.2008 tarihinde Bedri..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra düzenlenecek olan bir ekonomi toplantısından ve bu toplantıya konuşmacı olarak katılacak kişilerden bahsettikten sonra, Tümep’in bir yemekli toplantısına değindikleri ve bu toplantı ile alakalı olarak Bedri’nin “Ya şimdi aslında çok benim beklemediğim bir katılım dı herkes vardı orda. İlhan Selçuk,Hurşit Tolon,Şener Eruygur,YARSAV Başkanı,bu Danıştay ,Yargıtay ,Üniverstelerden bayağı seçkin bir topluluktu 70 kişi vardı Şener Eruygur bayağı da uzun sürdü yedide başladı on birde bitti dört saat süren toplantı oldu. Şener Eruygur yani bir araya gelmek gerekir Ulusalcıların birleşmesi gerekir diye özeti bu olan birazda halkı suçlayan bu cumhuriyet mitinglerinde toplandı bu kadar kalabalıklar ne oldu bir şey çıkmadı öyle bir konuşma yaptı.” Dediği, devamında bir süre Bedri’nin söz konusu toplantıdaki konuşmasından bahsettiği, daha sonra Doğu PERİNÇEK’in “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygurlar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin. Esas onu söylemek lazım alternatif o bence yani İşçi Partisine oy ver diyerek te bir çözümü olmazdı.” dediği, devamında Bedri’nin “Sonrasında bitiminden sonra sonra İlhan Selçuk en sonunda bir kapanış konuşması yerine geçecek bir konuşma yaptı ama oda böyle Orduya karşı kırgınlığını ve eleştirilerini özeti oydu yani. Bu hem Iraktan çekilme konusu hem de genel olarak tutumuyla ilgili böyle çok şeyler bekleyen ve beklediğini bulamayan bir hayal kırıklığı içerisinde özeti o olan bir konuşma yaptı. Yani çok uzun bir konuşma yaptı ama özeti buydu yani böyle bir hayal kırıklığı konuşması işte bir araya gelelim tekrar o toplantılar bu sefer bu .... ödül verme vesilesiyle toplanmıştı ama anladığım kadarıyla bu heyet toplanıyor. Bir ay sonra” dediği, doğu PERİNÇEK’in “BİLİYORUM.” dediği, Bedri’nin bir süre daha toplantı hakkında bilgi verdikten sonra Doğu PERİNÇEK’in “Bunların hepsi zavallı halkı örgütlemek istemeyen ve bütün umutları Ordu olan adamlar yani. Ordu bunları kurtarınca da bunlara birer görev verecek bazı mevkilere getirecek olay bu maalesef.” : “Fakat buralarda çözüm göstermek lazım yani mesela o şeyle ilgili olarak ta Cumhuriyet mitingleri o zaman bu Hükümeti indirme şansı vardı : O taktiklerde ... ama benim ... Şener Eruygur falan yan çizdi bunlar zavallı adamlar ya bir hedefi olmayan bir planı olmayan zavallı adamlar”Dediği ve toplantıya Sıtkı ULAY isimli yaşlı bir paşanın da katıldığını belirttikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape:3843 07.03.2008 tarihinde Mehmet..? ile görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre İşçi Partisinin bir basın bildirisinin basındaki yansımasından bahsettikten sonra; Mehmet’in “Atekle konuştum da dün ziyarete gitmiş tutukluları Emin Dayı aslan gibiydi diyor şimdi bizim bu medyaya Ergenekonla ilgili dosya götürüyoruz ya. Aytekin baş Aytekin başkanlığında avukatlar bir basın toplantısı yapsa bence çok iyi olur.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tamam olur olur sen mesela bak o açıdan bu özellikle muhafazakar medya ve köşe yazarlarına bu adam Ermeni soykırımını savunuyor efendim Müslümanlığa düşmanlık yapıyor Türk düşmanlığı yapıyor diye haber hazırla Ceyhun bunu çok güzel hazırlar.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3845 10.03.2008 tarihinde Mehmet..? ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Yüksek Hakimler Savcılar Kuruluna yapacakları başvuru ile ilgili olarak, başvurunun kendi adına mı yoksa parti adına mı yapılacağını sorduktan sonra “Parti adına yapalım ifadeleri ona göre değiştirelim ve şeye mutlaka yer verelim o çocuğun Türk düşmanı müslüman düşmanı o yazılarına çünkü o CIA ajanlığını ispatlıyor. Çok çarpıcı bir ifadeler onlar yani o Ermeni soykırımıyla ilgili ifadeler Halil BERKTAY'dan falan çok daha ilerde yani.” dediği, devamında Ergenekon operasyonunu kastederek Doğu PERİNÇEK’in “Yarın yapalım bak şimdi dün de Ergenekon kuruyoruz zannederler falan dedi Deniz BAYKAL Hürriyet yer verdi. Yani basın Ergenekonla alay etmeye başladı.” dediği, görüşmenin devamında Parti de çalışan Havva isimli bayanın işten çıkartılması konusunun konuşulduğu ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği,
Tape:3854 12.03.2008 tarihinde Mehmet Nuri AYTEKİN ile görüşmesinde özetle; D.PERİNÇEK’in “Yeni Şafak Manşeti gördün mü” “Doğu Perinçek’in referansi ile Talabani, Barzani ve PKK’ya silah götürüyor Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma” “Dün aynı şeyi… Milliyet yaptı” “Ondan sonra bir de bu ORAKOĞLU’nun bir kitabı var, orda da yirmi sayfa bana ayırmış bir sürü yalan dolan” dediği, bir süre şahıslara tazminat davası açılması ile ilgili konuştukları,
Tape:3844 13.03.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Görüşme de; basına yansıyan Kuzey Irak’a silah sevkiyatı ile ilgili haberler üzerine Doğu PERİNÇEK’in bu haberleri bazı gazetelerin sayılarından araştırmasını istediği, bu görüşmeler sonrasında Serhan’ın “Bu şey var önümde şuanda. Resmi ifadesi bizim şeyin Tuncay denen adamın. 8 sayfa fakatta bu tamamen şey üzerine kurulu sizde var mı?” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok. Ne üzerine kurulu?” dediği, Serhan’ın “Yani bu işte araba satışı bulunan birtakım silahlar var elinde onlar soruluyor işte bilgisayar disketleri var onlar soruluyor.” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani o bilinen ifadeler değil. O esas onu öbürünü bulmak lazım.” dediği ve görüşmenin sona erdiği,
Tape:3855 13.03.2008 tarihinde İbrahim Fikret AKFIRAT ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “Bugün Zaman 17.sayfaya baktın değil mi Avrupa Parlementosunun emri” “Ergenekon'un üzerine sonuna kadar gidilsin diye Türkiye raporuna yazmışlar” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Vay anasını sizin basın Toplantısı kaçta abi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “13:30 da” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Bu bizim abilerin ... Haziren Darbesi ve bir sonraki sayıda yani 1 Nisan 2001 ve 8 Nisan 2001 tarihli sayılarda bu Ergenekon tertibiyle ilgili ayrıntılı haberler yapmışız biz” “Yani orda bunu bütün teferrüatı var şey işte Kuzey Irak ta Ordunun Kuzey Irakta yaptığı Ekonomik faaliyet hakkında yalan ifadeler vermesi istendi Ş.. heyetinin Barzani'ye yaptığı Aydınlık Gaztesinde yayınlanan ziyaretin bu faaliyette bağlantıların korunması yönünde ifadeler talep edildi filan diye Tuncay Güney geçmiyor içinde ama” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Onu da başka bir basın toplantısı yapalım şimdi çok doldurmayalım” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Yani bu bütün her şeyi biz o zaman yazmışız Ergenekon dedikoduları piyasaya sürülüyor falan diye” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi bu adamlar diyorlar ki Türk Ordusunun Subayları 12 Bin silahı getirdi Talabani,Barzani PKK ya verdi” “Bu Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda bir açıklaması yok mu” “Yani bu kadar korkunç bir psikolojik harekat olabilir mi açıkça kurum olarak ve mensuplarıyla suçlanıyor” “Üstelik Doğu Perinçek'in orda ki itibarından yararlanıyorlar güya falan filan” dediği, İbrahim Fikret AKFIRAT’ın “Konuşalım onu be abi konuştuk birazda şeyle” dediği,
Tape:3669 13.03.2008 tarihinde Adnan AKFIRAT ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” “…halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim..” “…bu iş görüşmesine döndü sizin olmanız yeter benim hiç bulunmama gerek yok merkezinde siz olun o temelde gitsin” “..gördün mü zamanda Avrupa Parlamentosu Raporu” “…adamlar ordan devletin içine sıçratın diyorlar” “..Şemdinli Şemdinliden başlayan operasyon devam ediyor” “Doğrudan Genel Kurmay Başkanını hedef alıyor” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “O şeyi yolladı mı elinize ulaştı mı Tuncay GÜNEY'in ifadesi” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yok o şey şey ifadesi Serhan söyledi ama o şeymiş yani o şeyden dolandırıcılık ifadesiymiş o öbürüne ..” “O ifadeler bu şeyler falan varmı o Kuzey Irak” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “Yok onlar işte onlar dava konusu olmamışki onlar sadece almışlar almışlar sadece soruşturma için kullanılıyor” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani onlar gece tutulan diğer ifadeler” dediği, Adnan AKFIRAT’ın “Evet yani orda da bi suç var bunun için söylüyorum” dediği,
Tape:3858 14.03.2008 tarihinde Serhan BOLLUK ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK “Şimdi bak. Kağıt kalemin ya da bilgisayarın başında mısın?” “Açıklama yazdırabilir miyim?” “Zaman gastesinin Kıvrıkoğ.. orgenera.. org KIVRIKOĞLUyla ilgili yalan haberi.” Başına bir satır zamandan özetlersen istersen söyliyim. Bugünkü zaman Doğu PERİNÇEK’in ağzından DP’ni ağzından, hızlı hızlı yaz, sonra düzeltirsin. DP’nin ağzından ıı.. KIVRIKOĞLU ve Orgeneral KIVRIKOĞLU ve Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’le ilgili düzmece bir haber yayınlamıştır.” “Doğrusu şudur. Doğu PERİNÇEK” “Zaman gastesi muhabirinin sorusu üz ıı muhabirinin” “KIVRIKOĞLU ile Hilmi ÖZKÖK arasındaki görüş ayrılığı konusundaki sorusu üzerine şu cevabı vermiştir.” “Bu soruyu sayın komutanlara sormanız gerekir nokta. Ancak” “Orgeneral KIVRIKOĞLU, görev döneminde veyahut da genelkurmay başkanlığı döneminde” “Türk Ordusunun” “ABD ve NATO’dan” “Bağımsız bir” “.. savaş kabiliyeti” “Geliştirmesi için” “Çaba gösterdi” “Özel Kuvvetleri bu kapsamda Özel Kuvvetler’i” “.. bağımsız bir güç olarak” “Ve Kuzey Irak’ta hareket.. bağımsız bir güç olarak geliştirmeye çalıştı.” “Tuğgeneral Veli KÜÇÜK’ün de” “.. bu çabaları içersinde” “Görevler üstlendiği bilinmektedir.” “Sayın KIVRIKOĞLU’na bugün Amerikancı basının yönelttiği psikolojik savaşın nedeni de budur. Nedeni de budur.” “Hilmi ÖZKÖK ise, 20 Nisan 2004’te Milli Egemenlik” “. ve Milli Güvenlik kavramlarının” “Eskidiğini açıklamış virgül, ABD’nin Irak’a Demokrasi götürdüğünü söylemiştir.” dediği,
Tape:3857 14.03.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK’in Fenerbahçe Ordu Evini aradığı ve orada bulunan santral görevlisine Orgeneral KIVRIKOĞLU ile görüşmek istediğini söylediği, santral görevlisinin de KIVRIKOĞLU’nun konutunda olmadığını söylediği, Doğu PERİNÇEK’in bir not bırakmak istediğini anlattığı, Santral görevlisinin de telefonu X Şahsa bağladığı, ikamet koruması olduğu anlaşılan X Şahısla bir süre konuştukları, Doğu PERİNÇEK’in “Bugün Zaman gazetesinde” “Çıkan haber, bütünüyle düzmece yalan. Iı.. benim ağzımdan yalancı haber yapmışlar.” “Bu konuda bir düzeltmeyi hem Zaman gazetesine yolladım,” “Sayın Komutan’a da bir örneğini gönderiyorum.” dediği,
Tape:3664 20.03.2008 tarihinde Ferid İLSEVER ile görüşmesinde özetle; Hamburg tan Yavuz DEDEGİL in geleceğini, 200 kişilik salon ayarlandığını konuştukları, Deniz Feneri Derneği ve YİMPAŞ la ilgili yolsuzluk konularını konuştukları, bunlarla ilgili bazı şahısları davet ettiklerini anlattıkları, Ferid İLSEVER’in “Şimdi konuştuk şeyle rektörle Erkan konuştu bugün Anayasa şeyi için soyundu o şimdi gelecek ııı yarın bur da birlikte bir çalışma yapacağız Anayasa bildirgesiyle Rektörlere yönelik” dediği, DOĞU PERİNÇEK’in “Ben bu gün Mustafa AKAYDIN la konuştum ıııı rektörler kurulunun biliyorsun başkanı çok iyi tutumu çok istedi gitmedi tekrar aradı ve okudu yarın öncelikle onu arasın gel bu işin başına sen geç üniversite hocaları Toplandı bu metin son derece bilimseldir esaslıdır diye onlar zaten ön planda onlar olabilir falan çok çok güzel olur yani önümüzdeki 10 gün içersinde böyle önde onlar durur bide arkada dururuz çok bomba gibi bir şey olur” “Hatta şu bile ola bir rektörler kurulunun bildirisini orada çıkartırlar mesela bizde sonradan imzalarız ona bile razı olabiliriz ha” “Metinle uğraşmasınlar metin güzel bir metin onu değiştirmesinler ister rektörler kurulunun rektörlerin ortak bildirisi olabilir yani yasa dışılık leselesini hukuk planında değil orda ilan ederler yani Başsavcı yada en müthiş bir destek olur tabi doğrudan Başsavcıyı destekliyoruz demek yanlış ama bu böyle bomba gibi olur yani buna ikna etmek ha bi yöntem budur ikinci bi yöntem de bu bildiriye imza atarlar bizde oluruz ıııı hep beraber ön planda onlar olur bizde arka planda otururuz ilan olur” “… generaller olur yada sırf onlar olur üniversite olarak sırf onlar olur bi imzaya açarlar bizlerde arkadan imza ederiz öbür seçenek hep beraber yaparız ama ön planda onlar olur mesela kamu oyuna sunuşu Mustafa AKAYDIN yapar bizde arka planda dururuz diğer imzacılar” dediği, ilerleyen konuşmalarında gazete haberlerinden bahsettikleri, haber7.com da Aydın DOĞAN’ın da Ergenekon a dahil olduğu haberinin çıktığından bahsettikleri, konuşmanın devamında Doğu PERİNÇEK’in “savcı Zekeriya Öz ün şeyle telefon konuşmalarını saptamışlar Mehmet Eymür le Amerika’yla doğrudan doğruya oradan emir alıyor Mehmet Eymür den telefon konuşmaları var yani” dediği, bir süre 80-100 kişinin imzasını taşıyan bir bildiriden bahsettikleri, bu konuyla ilgili Sabih KANADOĞLU, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU dan bahsettikleri, Doğu PERİNÇEK’in “Ondan sonra aynen ben önderlik ettim desin benim önderliğimde hazırlanmış bir bildiridir desin ondan sonra senin istiyorum desin gel bunu beraber açıklayalım desin yani mesela Kanadoğlu, Alemdaroğlu, Mustafa Akaydın efendim Mustafa Yurtkuran, Ferid Bernay, Vural Savaş falan bir kaç tane de okkakıl general aldılar mı bomba gibi olur” dediği,
Tape:3856 21.03.2008 tarihinde Özay ile Şükrü BALADİN arasındaki görüşmede özetle;Şükrü’nün Doğu PERİNÇEK’ten bahsederek “Başkandan bilgin varmı” diye sorduğu, Özay’ın da gözaltında olduğunu anlattığı, Şükrü’nün “bu ERGENEKONDAN mı” diye sorduğu, Özay’ın da “Alemdaroğlu, İlhan SELÇUK, Serhan BOLLUK, Adnan AKFIRAT” dediği,
e) Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;
*Veli KÜÇÜK: Doğu PERİNÇEK beyanında, Veli KÜÇÜK ile 2003 yılında tanıştığını, 2003 yılı Temmuz ayında AK Partinin meclisten geçirdiği bir yasayla ilgili, Veli KÜÇÜK’ün bir çok kez arayarak, Emekli Generallerle toplantı halinde olduklarını söyleyip, bu yasalarla ilgili bilgi aldığını, olayla ilgili değerlendirmesini sorduğunu, Doğu PERİNÇEK’in de hazırladığı dosyadan bir suretini Veli KÜÇÜK’e gönderdiğini beyan etmiştir. Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK beyanlarında, birbirleri ile birkaç kez görüştüklerini, ilişkilerinin olmadığını açıklamalarına rağmen;
Tuncay GÜNEY’in anlatımlarında; Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK’ün bir çok konuda ortak fikir birlikteliklerinin bulunduğu, Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i çok kolaylıkla kullandığı, Veli KÜÇÜK’ün Doğu PERİNÇEK ile yüz yüze görüşmeseler bile, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK le görüştüğü, ERGENEKON ve LOBİ gibi belgelerin yazılmasında Doğu PERİNÇEK’in yer aldığı, Veli KÜÇÜK’ün de bu belgelere son şeklini verdiğini beyan etmiştir. Anlatımlardan şahıslar arasında yoğun ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde bulunan dökumünlar arasında; Teomandan gelen bilgi isimli bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; “Yaklaşık iki ay önce Sirkeci’deki bir kebap restoranında önemli bir yemek yendi yemeğe çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yedikleri belirtiliyor” şeklinde bir yazı olduğu, yazının devamında, Doğu PERİNÇEK’in önerisi Milli Hükümet konusunda görüşmeler yaparak, bu konuyu Doğu PERİNÇEK ile görüşeceklerini anlattıkları tespit edilmiştir.
Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde yazıldığı, 7.Nolu Ajanda içersindeki 08 Ocak Sayfasında; “Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu” şeklinde yazdığı tespit edilmiştir.
Veli KÜÇÜK ve bir çok ERGENEKON terör örgütü üyesinde bulunan “ERGENEKON Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999” isimli belge, Doğu PERİNÇEK ten de bulunarak el konulmuştur. Benzeri belgeler hem Doğu PERİNÇEK’te, hemde diğer terör örgütü üyelerinde bulunarak el konulmuştur. Buda şahısların birlikteliklerini ve irtibatlarını göstermektedir.
*İlhan SELÇUK: Doğu PERİNÇEK ile uzun zamandır tanıştıkları anlaşılmaktadır. İlhan SELKUÇ beyanında; Doğu PERİNÇEK in siyasi parti lideri olması nedeniyle ara sıra ziyaretime geldiğini, bunun haricinde herhangi bir ilişkilerinin olmadığını beyan etmesine rağmen;
Ankara ilinde İşçi Partisi Binasında yapılan aramada; “ÖNEMLİ 2” ibareli CD’nin incelemesinde; 01.02.2008 tarih ve saat: 20.09 da Yazan: h, En son kaydeden: h olan “YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgesi içerisinde; İ.Selçuk’un yemeği en son ne zaman oldu. Silahçıoğlu en son ne zaman katıldı. Sabih bey, Yarsav başkanı katılıyor. Şeklinde notların olduğu görülmüştür.
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın… Patlak Ampul Kitabı ve “.... ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı yerde bulunan 75-78. sayfalarda Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yararvar gibi geliyor bana, takdir sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu tespit edilmiştir.
Yine 58 -(233) Sayfa Mavi Renkli klasör içerisinde; … Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincian-Uygur Özerk bölgesinde provakosyan amaçlı Amerika tarafından Türkiye’den bir ekibin gönderildiğini iddia eden bir sayfalık yazı olduğu ve aynı sayfada el yazması ile “İlhan Selçuk’un gafleti yazısını çıkartınız bu kitaptan” şeklinde yazılmış not olduğu tespit edilmiştir.
İlhan SELKUÇ’un ikametinde yapılan aramada; elde bilgisayar ve faks çıktısı dokümanda, (150–158 şeklinde numaralandırılmış) Doğu PERİNÇEK Kuşatma Nerden ve Nasıl Yarılır 16 Kasım 2003 tarihli Milli Hükümetin kurulmasının anlatıldığı, “…Kuşatma iç cepheden ve Tayyip Erdoğan hükümetinin düşürülmesi ile yarılır…Tayyip Erdoğan hükümeti nasıl bertaraf edilebilir ve Milli Hükümet nasıl kurulabilir? Tayyip ERDOĞAN iktidarı
, Millet-Ordu işbirliği ile bertaraf edilebilir.Millet-Ordu işbirliği, hiçbir zaman saray darbesi anlamını taşımamaktadır. Millet-Ordu işbirliğinin unsurları milli Kuvvetler olarak adlandırılacaktır. Milli Kuvvetler şöyle sıralanabilir: Halk Hareketi, Milli Güçbirliği, Meclisteki milli Kuvvetler, Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb), Türk Ordusu, Milli Kuvvetlerin esas belirleyici unsuru, halk hareketleridir” şeklinde yazı olduğu görülmüştür.
*Muzaffer TEKİN: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, Muzaffer TEKİN’in emekli subay olduğunu, bir kez ziyaretine geldiğini, atılgan ruhlu bir emekli subay olarak tanıdığını beyan etmiştir.
Ankara İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Muzaffer TEKİN ile ilgili Mahkeme evrakları, kararlar ve Muzaffer TEKİN’in Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan şüpheli ifade tutanakları bulunmuştur.
Yine İşçi Partisi İstanbul il Örgütü binasında yapılan aramada; 15’den 19’a kadar Numaralandırılmış Sayfalarda; (5) sayfa varan 4 başlıklı doküman içeriğinin; 1 Haziran 2006 tarihli İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK tarafından basın açıklaması şeklinde hazırlanan Danıştay Suikastını Ulusalcılara Yıkma Tertibinde MİT Bağlantılı üç eleman: Ertaç GİRAY, İsmail PEKER, Zekeriya ÖZTÜRK başlıklı yazıda Muzaffer TEKİN’in Danıştay olayı sonrası isminin basında çıkması nedeniyle teslim olmayı düşündüğü ancak Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK tarafından engellendiği, Muzaffer TEKİN’e tuzak kurulduğu, konunun Ulusalcılar üzerine yıkılmaya çalışıldığı şeklinde iddiaların yer aldığı basın açıklaması olduğu tespit edilmiştir.
Ulusal Kanal da yapılan aramada bulunan 7 Nolu Ajanda içersinde; 05-06 Ocak Sayfasında; “Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler” şeklinde not yazıldığı tespit edilmiştir.
*Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK: Doğu PERİNÇEK, “Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK’ün ajan provakatör olduğunu, Mehmet EYMÜR’e bağlı olarak çalıştığını” beyan etmesine rağmen, bir dönem Ulusal Kanalda çalıştığı, asker kökenli olmasınedeniyle Doğu PERİNÇEK’in de danışmanlığını yaptığı anlaşılmıştır. Şahıs yakalanması sonrasında yapılan aramalarda, “Osmanlıdan günümüze masonik bilderberg çetesi siyonizm ve protokol finans odakları ve teknokratlar uluslara nasıl egemen oldu? İstanbul / 30 Mart 2000” başlıklı belge bulunmuştur. Aynı belge Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN ve Doğu PERİNÇEK’te bulunarak el konulmuştur.
*Ferid İLSEVER: Ferid İLSEVER, İşçi Partisi Genelbaşkan yardımcısı ve basın yöneticisidir. Yapılacak olan toplantı ve mitinglerin organizasyonundan da sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
20.03.2008 günü saat : 19.33’de Ferid İLSEVER ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Rektörler kurulunun bildirisi ve Mustafa AKAYDIN dan bahsederek, “…metin güzel bir metin onu değiştirmesinler ister rektörler kurulunun rektörlerin ortak bildirisi olabilir yani yasa dışılık meselesini hukuk planında değil orda ilan ederler yani Başsavcı yada en müthiş bir destek olur tabi doğrudan Başsavcıyı destekliyoruz demek yanlış ama bu böyle bomba gibi olur … ön planda onlar olur, bizde arka planda otururuz ilan olur” “… generaller olur yada sırf onlar olur” diyerek, Üniversiteler Arası Kurulun yapacağı bildiriyle ilgili konuştukları, bu bildiriye ne şekilde, kimlerin destek vereceğini kararlaştırdıkları anlaşılmıştır.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde yapılan aramada; “Milli Hükümet Bakanlar Kurulu” başlıklı, içeriğinde isim listesi ve görevlerinin yazılı olduğu, Doğu Perinçek’in Başbakan, Ferid İlseven’in Başbakan Yardımcısı şeklinde belirtildiği görülmüştür.
*Serhan BOLLUK: Serhan BOLLUK’u ile Doğu PERİNÇEK uzun zamandır tanıştıkları, Serhan BOLLUK Aydınlık Dergisi Genel yayın yönetmeni ve İP merkez Karar Kurul üyesidir. Aynı zamanda Aydınlık Dergisi baş yazarıdır.
Tape :3877’de kayıtlı, 07.02.2008 günü saat :17.53’de Serhan BOLLUK ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; AK Partinin kapatılmasıyla ilgili muhtemelen Dergide haber yapmaktan bahsederek, “AKP Kapatılsın” şeklinde başlık atmaktan bahsettiği, Doğu PERİNÇEK’in de buna karşı çıkarak, “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Demesi üzerine, Serhan BOLLUK’un da Ordunun, yani askerin rahatsızlığından bahsedip bu konuda ordunun “Bir B planı” olduğunu anlattığı anlaşılmıştır.
*Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU: Kemal yalçın ALEMDAROĞLU, Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü olduğu. Doğu PERİNÇEK ile örgütsel irtibatları bulunduğu, Birçok miting ve panelde birlikte hareket ettikleri anlaşılmıştır.
İşçi Partisi İstanbul İl örgütünde yapılan aramada, 598 ile numaralandıran 1 sayfalık dokuman içerisinde; Doğu PERİNÇEK’in yazdığı anlaşılan, 11 Haziran 2003 tarihli, “Sayın Kemal ALEMDAROĞLU İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Rektörümüz” İle Başlayan ve “Saygılarımla Doğu Perinçek İşçi Partisi Genel Başkanı” ile biten doküman içerisinde; ikiz sözleşmeleri onaylayan kanun konusundaki görüşlerini içeren cumhurbaşkanına yazdığı mektup ve hukuki açıklamaları bilgilerine sunduğu, kanunun henüz Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmadığı ve Meclise iadesinin hukuken mümkün olduğu şeklinde yazı bulunduğu görülmüştür. Aynı yazının Veli KÜÇÜK ede gönderildiği ve Veli KÜÇÜK’ün evinden elegeçirildiği anlaşılmaktadır.
*İbrahim BENLİ: İbrahim BENLİ, tekstil sanayicisi iş adamı ve İP İstanbul 3. bölge milletvekili adayıdır. Gazeteci Güler KÖMÜRCÜ’nün telefon görüşmesinde “Doğu PERİNÇEK’in sponsoru (destekleyicisi)” olarak geçmektedir. İbrahim BENLİ’nin Talatpaşa Komitesinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun ile birlekte olduğu anlaşılmakatdır
13.03.2008 günü saat : 15.48’de Adnan AKFIRAT ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Doğu PERİNÇEK’in “İbrahim BENLİ ile sözleştin değil mi” “…halledersin o işi ben gelmiyorum gelmeyim..” dediği anlaşılmaktadır.
*Adnan AKFIRATIN TUCEM (Türkiye Çin İş Ortaklığı Örgütü) yöneticisi ve İP merkez karar kurulu üyesidir.
Tuncay GÜNEY beyanlarında; Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, Doğu PERİNÇEK’in odasında, Abdullah ÖCLAN’ın avukatı Doğan ERBAŞ ile görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan AKFIRAT’ın da bulunduğunu beyan etmiştir.
Bu konuda ifadesi sorulan Doğu PERİNÇEK görüşmeyi yalanlamasına rağmen, Adnan AKFIRAT ifadesinde Doğan ERBAŞ ile görüşme yaptığını, ancak konunun Abdullah ÖCALAN olmadığını beyan etmiştir.
*Nusret SENEM: Avukatlık yamaktadır, İşçi Partisi Genel Sekreteridir. Doğu PERİNÇEK’in yakalanması ve yargılanması sırasında Adliyede görev yapmıştır.
Ankara ilinde İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık dergisinin bulunduğu dergide yapılan aramada el konulan ÖNEMLİ 2 ibareli CD’nin incelemesinde; YARGI-NUSRET SENEMDEN İsimli Klasörün içinde, “MUAMMER AKSOY, MUAMMER AKSOY14, ORTADOKS KLİSELERİ, TAYYİP ERDOĞAN, TURGUT ÖZAL, UGUR MUMCU, YARGITAY” isimli PDF belgeler ile “KROKİNİN AÇILIMI, SEYFETTİN ÇİLESİZ, YARGI TEL NOLARI, YARGITAY İLE İLGİLİ NOTLARIM” isimli word belgelerin bulunduğu görülmüş, bu belgelerde, Ankarada bulunan Yargıtay binasının elle çizilmiş ayrıntılı krokisinin olduğu, muhtemel bir suikast planı için binanın güvenlik zafiyetlerinin not alındığı bir yazı olduğu görülmüştür. Ayrıca Yargıtay üyelerinin “MHP li, Alevi, Kürt vb.” şekilde sınıflandırıldığı, isimlerinin yazıldığı görülmüştür.
*Hikmet ÇİÇEK: Uzun zamandır tanıştıkları anlaşılmıştır. Aydınlık Dergisinde haber araştırma müdürü, aynı zamanda İşçi Partisi Genel Merkezinde Basın Bürosu sorumlusu olarak çalışır. Hikmet ÇİÇEK beyanında, 1989 yılında 2000’e Doğru dergisine muhabir olarak başladıktan sonra gerek dergi ve gazetede, gerekse Sosyalist Parti ve İşçi Partisi Genel Başkanı olarak birlikte çalıştıklarını anlatmıştır.
Ankara İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; (1) adet Hikmet ÇİÇEK’in dikkatine başlıklı Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ibaresi ile son bulan (2) sayfalık faks çıktısı doküman içeriğinde; 28.06.2006 tarihinde Aydınlık Dergisinde yayınlanan “Danıştay Tertibinin Başı Emniyet İstihbarat Daire Başkanı” başlıklı haber ile ilgili Aydınlık Dergisi sorumlu Müdürüne hitaben yazılmış, tekzip ve düzelteme istem talep yazısı olduğu görülmüştür.Arıca Hikmet ÇİÇEK’ten elde edilen bir mektupta şüpheli Veli KÜÇÜK’ tarafından yazılan “çıkardığımz yeni dergi için eleştirileriniz bize yol gösterecektir” şeklindeki yazıdan da Veli KÜÇÜK’çıkardığı dergileri Doğu PERİNÇEK’in kontrolunden geçirilmesini sağlayarak amaçta bütünlük ilkesini geçekleştirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.
*Sevgi ERENEROL: Türk Ortodoks Patrikhanesi sözcüsü Sevgi ERENEROL ile tanıştıkları, Sevgi ERENEROL’un bir gurup bayanla, Doğu PERİNÇEK’i ziyaret ettiği anlaşılmaktadır.
Yine operasyon kapsamında Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde yazıldığı,
7.Nolu Ajanda içersindeki 08 Ocak Sayfasında; “Refet: Hizb V.KÜÇÜK kurdu, Sevgi ERENEREOL …..Tantan:Sevgi ERENEROL 50 Milyon $ verildi. Almadılar HABLEMİTOĞLU öldürtüldü” şeklinde yazdığı tespit edilmiştir. Ayrıca Sevgi ERENEROL’un Doğu PERİNÇEK’e davetiye mektupları olduğuda görülmüştür.
“LOBİ Aralık 1999” isimli belge Doğu PERİNÇEK ile birlikte Sevgi ERENEROL, Ümit ĞUZTAN, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM isimli şahıslardan da bulunmuştur.
*Güler KÖMÜRCÜ : Doğu PEPRİNÇEK ifadesinde, Güler KÖMÜRCÜ’yü gazeteci olarak tanıdığını, görüşmediğini beyan etmesine rağman, İbrahim BENLİ’nin Çatalca da bulunan villasında, gizli bir örgüt toplantısı yapıldığı, bu toplantıya Güler KÖMÜRCÜ ile birlikte Doğu PERİNÇEK’in de katıldığı anlaşılmıştır.
Toplantıyla ilgili, Tape :1327’de kayıtlı, 09.12.2007 günü saat: 19.24 sıralarında Güler KÖMÜRCÜ’nün Erol ile yaptıkları telefon görüşmesinde; toplantıdan basederek “… VE BOMBA BAŞHEKİM VARDI BİLİYOR MUSUN” “DOĞU PERİNÇEK” dediği anlaşılmıtır.
Yine bu konuyla ilgili Tape :1328’de kayıtlı, 09.12.2007 günü saat: 19.44 sıralarında, Güler KÖMÜRCÜ’nün Murat ile yaptıkları telefon görüşmesinde; G.KÖMÜRCÜ’nün “Çatalca’da İbrahim Benli diye bir işadamı var onun bir atmış yetmiş kişi vardı” “…BİR SÜRÜ İŞADAMI VARDI SAVCI VARDI EMNİYET MÜDÜRÜ VARDI DOĞU PERİNÇEK DE VARDI” dediği anlaşılmıştır.
*Ümit OĞUZTAN: Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN’ı gazeteci olarak hatırladığını, görüşmediğini beyan etmesine rağmen, Ümit OĞUZTAN ise ifadesinde Doğu PERİNÇEK’in bir paneline katıldığını beyan etmiştir. Bu konuyla ilgili 2001 yılında ifadesi alınan Tuncay GÜNEY ise; LOBI isimli belgenin çalışmalarını, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisinin de katıldığı bir ekibin yaptığını, son şeklini ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini beyan etmiştir.
Ümit OĞUZTAN dan el konulan dijital verilerin incelemesinde; Doğu PERİNÇEK, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRIM da bulunarak el konulan “LOBİ Aralık 1999” isimli belgesinin aynısının, dijital ortamda bulunduğu görülmüştür. Bu belge haricinde, ERGENEKON Terör Örgütü üyelerinden çıkan gözlem-analiz gibi bir çok belgenin, Ümit OĞUZTAN’da da mevcut olduğu anlaşılmıştır.
*Kemal KERİNÇSİZ: Kemal KERİNÇSİZ’i avukat olarak gazetelerdeki faaliyetleri ile tanıdığını, görüşmediğini beyan etmesine rağmen, Ulusal Kanal da yapılan aramalarda, Kemal KERİNÇSİZ’in, ERGENEKON terör örgütü kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığı sorgulama tutanağınının bilgisayar çıktısı bulunmuştur.
İşçi Partisi İstanbul İl Örgütünde bulunan dökumünlar arasında; “çok önemli bazı emekli generaller ve çeşitli Kuvayı Milliye Derneklerinin Yöneticileri katıldı. Kemal KERİNÇSİZ, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Taner ÜNAL gibi isimlerin eski generallerle Türkiye’nin içinde bulunduğu son durumu görüşmek üzere yemek yetikleri belirtiliyor” şeklinde bir yazı olduğu görülmüştür.
Ulusal kanalda yapılan aramada, 5.Nolu Ajanda içersinde, 16 Aralık 2003 tarihli ajanda sayfasında; “Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz” şeklinde not alındığı görülmüştür.
*Fuat TURGUT: Fuat TURGUT’u Apo davasında avukat olarak gazetelerden tanıdığını, internette sık sık açıklamalarının dolaştığını, Partilerine üye olmak için İzmir’de başvurduğunu, ancak reddedildiğini beyan etmiştir.
Ulusal Kanal araması sırasında, 7 Nolu ajandanın 29 Ocak Sayfasında; Semih “Tufan GÜLALTAY’ın Fuat TURGUT içeri aldırttığı” şeklinde not düşüldüğü anlaşılmıştır.
*Habip Ümit SAYIN: Habip Ümit SAYIN’ın İstanbul Üniversitesi Doçenti olduğunu, Ümit SAYıN’ın birkaç kez ziyaretine geldiğini, bir ara Adnan Hocacılarla ilişki kurduğunu ve tutarsız davranışlarını gördüğünü beyan etmiştir.
Ulusal Kanalda yapılan aramada, 4. Nolu Klasör içersinde; Ümit SAYIN başlıklı Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığına başlıklı belge olduğu, içeriğinde; Doçent Doktor Ümit SAYIN tarafından 24.06.2002 tarihinde hazırlanan “Yurtdışındaki Şeriatçı Kadroların etkinlikleri ve Kemalist, Vatansever, Laik çizgide aktif mücadele veren kişilere karşı yapmakta oldukları komplolar ve savaşları üzerine gerçek olgulara dayanan rapor olduğu tespit edilmiştir.
Yine Aydınlık Dergisinde yapılan aramada, “FETULLAHCI GLADYO, ÜMİT SAYIN, YARGI-NUSRET SENEMDEN” isimli klasörlerin içersinde, “Son günlerde, bazı medya kuruluşlarında, hakkımda tamamen gerçek dışı ve kişilik haklarımı ihlal edici haberler yer almakta, "Ergenekon adlı örgüt ile bağlantılı olduğum, bilgisayarımda çıkan belgelerde bu konuda bilgiler bulunduğu" şeklinde akla hayale gelmeyecek senaryolar ve açıkça iftira niteliği taşıyan iddialar gündeme taşınmaya çalışılmaktadır. Basına yansıyan konu, 2005 yılında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca incelenmiş ve konuyla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığı'nca TAKİPSİZLİK kararı verilmiştir…” İle başlayan Ümit SAYIN imzalı 3 sayfalık Word dosyası olduğu görülmüştür.
*Vedat YENERER: Vedat YENERER’i gazeteci olarak bildiğini beyan etmiştir. Ulusal Kanalda yapılan aramada, 7 Nolu Ajanda içersindeki 03 Mart Sayfasında; “Vedat YENERER’in evinde Taki DOĞAN’ın sex kaseti bulunmuş” şeklinde bir not yazıldığı anlaşılmıştır.ayrıca telefon görüşmelrinde Vedat YENERER le alakalı yapılacak haberin gözaltına alınması sebebişle yayınlattırılmadığı anlaşılmıştır.
*Emin GÜRSES: Emin GÜRSES’i çok iyi tanıdığını, değer verdiği bir bilim adamı olduğunu, Aydınlık dergisinin yazarı olduğunu beyan etmiştir.
Tape :3837’de kayıtlı, 27.02.2008 günü saat : 21.07’de Doğu PERİNÇEK ile Süleyman..? isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; Emin GÜRSES’ün Emniyetçe yakalanmasıyla ilgili konuştukları, …Emin Gürses için bir şey yapılmasından bahsettikleri anlaşılmıştır.
Ulusal Kanal aramasında bulunan 7 Nolu Ajanda içersindeki 05 Mart Sayfasında; “Emin GÜRSES çok deli davranmış” şeklinde not yazıldığı,
İşçi partisi il yönetim kurulunda yapılan aramada bulunan (-40–41-) nolu CD ler incelendiğinde, Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP-HY FOGG BT’isimli klasör içerisinde; “TÜRKİYE’CİLER” ve “AB’CİLER” başlıklarının olduğu, TÜRKİYE’CİLER başlığının altında, bir çok gazeteci ile birlikte “Emin GÜRSES-Cumhuriyet” isminin de yazdığı anlaşılmıştır. Yine bir çok CD içersinde, Doğu PERİNÇEK ve Emin GÜRSES’in katıldığı mitingler olduğu anlaşılmıştır.
*Ergün POYRAZ: Ergün POYRAZ’ı kitaplarından dolayı tanıdığını, ancak görüşmediklerini beyan etmesine rağmen,
Ankara ilinde işçi partisi genel merkezinde yapılan aramada, (1) adet T.C.Yargıtay Başsavcılığı ibaresi ile başlayıp Erkan BUYRUK ibaresi ile son bulan (20) sayfalık bilgisayar çıktısı doküman içeriğinde; müşteki Ergün POYRAZ Sanık Fetullah GÜLEN hakkındaki 28.05.2007 tarihli kamu davasının düşürülmesi talep yazısı olduğu,
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın 28. Mart 2004 seçimlerinden önce yazdığı ve satışa sunduğu Patlak Ampul Kitabından 09-10-11-12-13-78-79 maddelerinin içeriğini teşkil eden sayfaların kitabın kapağının fotokopisi ile birlikte ekte takdim kılıyorum…” şeklinde yazının olduğu,
İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; üzerinde “CD 3 PRINCO” yazılı P420281107130821 seri numaralı CD’nin yapılan incelemesinde; “Ergün POYRAZ’ın – JİTEM’den aldığı para” isimli klasör içersinde … Ergün POYRAZ’ın değişik tarihlerde ve değişik miktarlarda Jandarma İstihbarat Başkanlığı kasasından paralar aldığına dair tutanakların ve imzaların olduğu tespit edilmiştir.
*Semih Tufan GÜLALTAY: Semih Tufan GÜLALTAY’ı gazetelerden yasadışı faaliyetleri nedeniyle tanıdığını, kendisine yönelik bir suikast konusu duyduğu için, bu konuyla ilgili Semih Tufan GÜLALTAY ile görüştüğünü beyan etmiştir.
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada; (1) Adet üzerinde Görüşme notları 21 Şubat 2007 ibaresinin yazılı bulunduğu doküman içeriğinde; Dokümanın üst kısmında sol köşesinde Görüşme notları İş Adamı 21 Şubat 2007 Sağ köşede el yazması olarak “Suikast DP 3 Tabanca aldı” şeklinde ibare ve Semih Tufan GÜLALTAY, SGT Akın BİRDAL’ı vurduğunda hem MİT’in hem Emniyetin hem de Askerin kendisini kurtarmasını bekledi. Olmadı. ….. SGT Kars’lıdır Eski Ülkücüdür biliyorsunuz bir parti kurdu. Etrafında çetesi var. Şırnak Komutanı Mete SAYAR’ın yeğene de onunla iş yapıyor. Yeğen (Ki babası Emekli bir Amiral) sanıyorum şimdi Ukrayna’da Veli KÜÇÜK onu kovdu. …..” şeklinde not olduğu tespit edilmiştir.
*Tuncay GÜNEY: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, Tuncay GÜNEY’in CIA ajanı olduğunu beyan etmesine rağmen, 2000 yılı öncesinde Ulusal Kanal ve Aydınlık’a gelip gittiğini ifade etmiştir. Tuncay GÜNEY in beyanlarından, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, birçok kez Doğu PERİNÇEK ile görüştüğü, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergilerine gittiği, hatta Abdullah ÖCALAN’ın Türkiye’ye teslim olmasıyla ilgili, Avukatı Doğan ERBAŞ ile Doğu PERİNÇEK’ in odasında görüşme yaptığı anlaşılmaktadır.
Yine Tuncay GÜNEY beyanlarında, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Adnan AKFIRAT gibi şahıslarla görüşerek, Veli KÜÇÜK’ün isteği ile haberler yaptığı veya onlardan haber aldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca Tuncay GÜNEY, ERGENEKON ve Lobi gibi belgelerin hazırlanmasında, Doğu PERİNÇEK’in rol aldığını beyan etmiştir.
Ulusal Kanal da yapılan aramada bulunan 7 Nolu Ajanda içersinde; 05-06 Ocak Sayfasında; “Tuncay GÜNEY ….İzmit …..STV’de çalışıyordu. Muzaffer ve emeklilere beni konuşmama talimatı ERGENEKON vermişler” şeklinde not yazıldığı tespit edilmiştir.
*Taner ÜNAL: Doğu PERİNÇEK ifadesinde, “Vatansever Güçbirliğine hiçbir destek vermediğini, böyle başı bozuk örgütleri milletin başına bela etmenin büyük sorumluluk olduğunu” beyan etmesine rağmen, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Haraketeti Başkanı Taner ÜNAL ile irtibatlı olduğu, şahısla telefon görüşmesi yaptığı, Diyarbakır ilinde ortak miting düzenledikleri anlaşılmıştır.
06.06.2007 günü saat:17.37 de Taner ÜNAL ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde; Taner’in “Diyarbakırda ki mitinginize biz katılacağız efendim. Bütün gücümüzle destek vereceğiz.” dediği tespit edilmiştir.
Yukarıda, Doğu PERİNÇEK’in diğer ERGENEKON terör örğütü üyeleri ile irtibatı değerlendirilmiştir. Değerlendirmelere bakıldığında, Doğu PERİNÇEK’in bu konuyla ilgili yoğun bir ilişki ve faaliyetinin olduğu görülmektedir.
Ergenekon Terör Örgütü üyelerinden el konulan bir çok belgenin aynısının, Doğu PERİNÇEK’te de bulunması dikkat çekicidir. Doğu PERİNÇEK’ten;
“ERGENEKON Analiz, Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi 29 Ekim 1999” başlıklı belge ( aynı zamanda Tuncay GÜNEY, Veli KÜÇÜK’ten),
“Devletin Yeniden Yapılanması Üzerine 25 Kasım 1999” belge, (Tuncay GÜNEY), “LOBİ Aralık 1999” isimli belge (Ümit ĞUZTAN, Erkut ERSOY, Muzaffer TEKİN, Sevgi ERENEROL, Oktay YILDIRIM),
“OLUŞUM Aralık 1999” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Tuncay GÜNEY),
“Osmanlıdan günümüze masonik bilderberg çetesi siyonizm ve protokol finans odakları ve teknokratlar uluslara nasıl egemen oldu? İstanbul / 30 mart 2000” başlıklı belge; Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK),
“Türk ve Kürdü birlikte örgütleme tasarımı 30 mart 2000” başlıklı belge,
“Örtülü Faaliyetler Bir İstanbul 6 Nisan 2000” başlıklı belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN),
“ İşçi Partisinin Türk Ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarımı Analiz İstanbul 7 Nisan 2000” isimli belge (Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY),
“Birleşik Komün 27 Haziran 2000” isimli belge (Tuncay GÜNEY),
“Kemalist Model, Ulusal Gençlik Hareketi, Dinamik, Ulusal Güç Bigliği & Kuva Ayrımlı Cephesi, Araştırma, Gözlem, Analiz, Teori İstanbul 29 Ekim 2000” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY),
“Ulusal Medya 2001 İstanbul Aralık 2000” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Tuncay GÜNEY, Adnan AKFIRAT),
“Ermeni sorunu 21. Yüzyılın Avrasya entrikası kilise devleti tarihsel belgeler ışığında ermeni soykırım iddiaları emperyalist devletlerin örtülü savaşı araştırma Gözlem/Analiz İstanbul Ekim 2000/ Şubat 2001” isimli belge (Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN) bulunmuş ve el konulmuştur.
Faklı farklı kişilerden el konulan belgeler içerik olarak genelde aynıdır. Bir çoğu aynı dönemde yazılmış, Analiz/Gözlem raporlarıdır. Belgeler incelendiğinde, genel olarak “ERGENEKON yapılanmasının ne şekilde örgütlenmesi gerektiği, finansal kaynakları, ilişki kurması gerektiği kurumlar, terör örgütleri, mafia guruplarının yeniden yapılandırılması, şirketler, istihbarat kaynakları, medya kuruluşları, özel güvenlik şirketleri vb.” gibi geniş kapsamlı konularda analiz raporları olduğu, örgütlenmenin ne şekilde yapılması gerektiğinin anlatıldığı tespit edilmiştir. Tuncay GÜNEY’in beyanları dikkate alındığında, bu gözlem analiz raporlarının hazırlanmasının bir kısmına Doğu PERİNÇEK’in de katıldığı anlaşılmaktadır.
f) Diğer şüpheli ve tanık beyanları;
Gizli Tanık Denizin 04.06.2008 tarihil savcılık beyanında,
…..Mesut Barzani’nin bunu kabul etmesinin birkaç nedenin olduğunu, o tarihlerde Barzani’nin tek sorunu olmayan komşu ülke Suriye’nin olduğunu, yine babası Molla Mustafa Barzani Sovyetler Birliğinde eğitim görmüş, orduda görev almış birisiydi, Suriye’de Sovyetler Birliği etkisinde olan bir ülke olması ayrıca PKK örgütünü Türkiye ile olan sınıra yerleştirmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin müdahalelerine de engel olmak nedenleriyle bu teklifi kabul ettiğini bildiğini.
1986-1987 yıllarında Abdullah ÖCALAN’ın Bekaa Vadisinde bulunan Helve kampında bulunduğu sırada gazeteci ve siyasi kimliği olan Doğu PERİNÇEK’in röportaj adı altında geldiğini, ilgisini çeken ilk olayın Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN tarafından bizzat karşılanması ve askeri tören yapılması olduğunu. Doğu PERİNÇEK’e kampta bir oda tahsis edildiğini. Hatırladığı kadarıyla Doğu PERİNÇEK’in bu kampta 10 gün kadar kaldığını, bir başka ilgisini çeken olayın ise Abdullah ÖCALAN’ın hiçbir misafiri ile bir defadan fazla birlikte yemek yemediği halde, Doğu PERİNÇEK ile kaldığı süre boyunca bütün yemekleri birlikte yediklerini. Yine bir başka ilgisini çeken bir konunun da Abdullah ÖCALAN’ın kendisi ile görüşmeye gelen herkesle görüşür, yüzüne karşı güzel sözler söyler, ancak gittikten sonra da arkasından ajan, işbirlikçi ya da benden yararlanmaya geldi şeklinde sözler söylerdi, fakat Doğu PERİNÇEK hakkında övücü sözler söylediğini. Doğu PERİNÇEK’in kampta kaldığı süre içerisinde Abdullah ÖCALAN’la neler konuştuğu hakkında ve gelişinin sadece mülakatla sınırlı olup olmadığı hususlarında herhangi bir bilgisinin olmadığını. Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN’la görüşmesinin ardından bu görüşmesini bir kitap haline getirip yayınlatması ve Aydınlık dergisinde dizi halinde yayınlamak suretiyle varlığı yokluğu çok fazla hissedilmeyen Abdullah ÖCALAN ve PKK örgütünün Türkiye siyasetinde gündemleşmesini sağlayıp, Türkiye içerisinde örgütün taban bulmasını sağlamıştır. Gerçi 15 Ağustos 1984 olayları ile örgüt adını Türkiye’de hissettirmişse de daha sonra yapılan operasyonlarla ağır darbeler aldığını, siyasetende sıkışmış bir durumda olduğunu, yayınlanan bu görüşmenin adeta örgüt için bir can simidi haline geldiğini. Bu röportajın yayınlanması ile doğu PERİNÇEK‘in örgütün adeta ikinci lideri konumuna geldiğini ve yayınladığı kitabın örgüt mensuplarının evlerindeki kitaplıklarda yerini aldığını. Ferid İLSEVER isimli şahsı İşçi Partisi genel sekreteri olarak bildiğini, doğu PERİNÇEK’in kampa geldiği sırada yanında olup olmadığını bilmediğini.
Doğu PERİNÇEK ile alakalı gelinen noktada şunu söyleyebileceğini, Doğu PERİNÇEK’in Abdullah ÖCALAN’ın Türkiye ve Türk askerine karşı silahlı mücadele ettiği dönemlerde Abdullah ÖCALAN’la görüşüp hatta bu görüşmelerini yayınlamak suretiyle örgütün propagandasını yaptığı halde, bugün her ne kadar Abdullah ÖCALAN’ı samimiyetsizlikle suçlansa bile bir barış ortamından bahsetmekte ve çözümün diyalog ile olabileceğini söylemektedir. Doğu PERİNÇEK ise tam da bu dönemde Abdullah ÖCALAN ve PKK’ya karşı çok ciddi söylemler ve yayınlar yapmaktadır. Doğu PERİNÇEK’te ki bu değişimi anlamakta güçlük çekteğini.
Tuncay GÜNEY’in 02.03.2001 tarihinde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yapılan mülakatında özetle;
Evinde yapılan aramada LOBİ ve ERGENEKON isimli belgelerin çıktığını, bu belgelerin ERGENEKON örgütünün yeniden yapılanmasının bir tasarımı olduğunu, Doğu PERİNÇEK in “Yeniden Yapılanma” diye bir teorisinin olduğunu, Veli Paşa’ nın onu genişleterek tasarı haline getirdiğini,
LOBI çalışmalarını, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT ve kendisinin de katıldığı bir ekibin yaptığını, son şeklini ise Veli KÜÇÜK’ün verdiğini,
ERGENEKON’un yeniden yapılanmasıyla ilgili tezi, Veli KÜÇÜK’ün talimatı ile, Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE, Emekli Albay Suphi KARAMAN ile birlikte Bilecikte hazırladıklarını,
Lobi faaliyetleri çerçevesinde; MAFIA, MEDYA, IŞ-TICARET, BANKA, SANAT gibi kollarda faaliyet gösterilmesi, örgüte gelir temin etmek için bunlardan yararlanılması çalışmaları yapıldığını,
Ergenekon yapılanması içersinde Veli KÜÇÜK’ün yanında, Doğu PERİNÇEK, Ümit OĞUZTAN, Adnan AKFIRAT, Tuncay GÜNEY, Levent….? (Ülkü ocaklarında), Turan YAZGAN, Necdet SEVİNÇ (Kurultayın genel yayın yönetmeni), Zekai ÖKTE (Türk Tarih Dergisi), Timur KILIÇ, Atilla TUNÇ isimli şahısların olduğunu,
Bunların yanı sıra ERGENEKON yapılanmasının; MAFİA, MEDYA, İŞ ve TİCADET camiası, Sanat ve Şarkıcı camiası, TERÖR ÖRGÜTLERI, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARI ve değişik Dernek kuruluşları ile bağlantılarının olduğu,
MEDYA kuruluşları içersinden, Aydinlik gazette ve dergisi, Akşam Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Ulusal TV ile irtibatlı olduğu,
MEDYANIN ELEGEÇİRİLMESİ VE KONTROLÜ
Akşam gazetesinde çalıştığı dönem içersinde, kendileriyle ilgili diğer gazetelerde haberlerin çıkması üzerine, Veli KÜÇÜK ile bir toplantı yaptıklarını, Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK le ilişki kuralım Adnan AKFIRAT – Ferid İLSEVER le falan bu arkadaşlara kaynaklar çok akıyor bunlardan yönlendirirsek daha iyi olur” dediğini, bunun üzerine Doğu PERİNÇEK’le irtibat kurduğunu, Ferid İLSEVER, Adnan AKFIRAT ile görüştüğünü, Aydınlık gazetesinden ve diğer yerlerden aldıkları tüm bilgileri yayınlamadan önce Veli KÜÇÜK’e gönderip onaylattığını,
Yine Adnan AKFIRAT’ın kendilerine yazılar hazırladığını ve bazı belgelerle birlikte verdiğini, CİA nın güneydoğuda faaliyetleriyle ilgili bazı bilgileri bu şahıstan aldığını, Veli Paşa’nın bu şekilde basında örgütlendiğini,
Doğu PERİNÇEK le Veli KÜÇÜK’ün görüşmediklerini, ancak Adnan AKFIRAT, Ferid İLSEVER Ankara da Hasan YALÇIN Paris te Özcan ....... isimli şahısların, Akşam gazetesinin mutemet elemanları gibi olduğunu, bu şahısların Doğu PERİNÇEK ile birlikte hareket ettiklerini, Hasan YALÇIN İstihbarat Genel başkan yardımcısı, Ferid İLSEVER’in Aydınlığın ve Ulusal TV nin genel yayın yönetmeni, Adnan AKFIRAT ın partinin... disiplin kurulu üyesi olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in, Gülay GÖKTÜRK, Nuri ÇOLAKOĞLU, Faik BULUT, Cengiz ÇANDAR gibi şahısları gazetecilikte yetiştirdiğini, Tuncay ÖZKAN’ın Doğu PERİNÇEK in adamı olduğunu ve bu şahsı Doğu PERİNÇEK’in yönlendirdiğini,
Veli KÜÇÜK ve ekibinin Doğu PERİNÇEK’i rahatlıkla kullandığını, Doğu PERİNÇEK’in Hukuk profesörü olduğunu ve ailesinde siyasetçi, askerlerin bulunduğunu, babası Sadık PERİNÇEK’in Adalet Partisi kurucularından olduğunu, görünenin aksine Doğu PERİNÇEK’in Türkiye nin içindeki Nato örgütünde askerlerin bir numaralı adamı olduğunu, Türkiye deki askerlerin içindeki Amerikancı kesimle beraber hareket ettiğine inandığını, bir dönem Doğu PERİNÇEK’in İsraille anlaştığı şeklinde haberlerin çıktığını, Doğu PERİNÇEK’in Amerikan düşmanı olmadığını, İsraile bölgesel hizmet ettiğine inandığını,
Kendisinin Doğu PERİNÇEK ile halen birlikte olduğunu, ancak hücre yapılanması olduğu için haber kaynaklarını bilemediğini, bu konuda tek yetkilinin Adnan AKFIRAT – Ferid İLSEVER olduğunu,
Bir dönem Aydınlık Dergisinin İngiltere muhabiri, Hasan YALÇIN’ın danışmanı ve tercümanı Doğan DUYAR ile K.Irak’a gittiklerini, ancak Habur gümrükteki polis kontrolünde pasaportunda sorun çıktığını, bunun üzerine Silopi Tugay komutanı Tuğgeneral Nejat MÜLDÜR ün bu konuyla bir fiil ilgilenerek yanına bir yüzbaşı verdiğini, daha sonra K.Irakta Komünist Parti başkanı ile görüştüklerini,
Susurluk olayından sonra, Radikal Gazetesinin, Veli KÜÇÜK hakkında “Nerede Faili Meçhul Orda Veli KÜÇÜK” diye manşet attığını, bunun üzerine Veli KÜÇÜK’ün “Doğu PERİNÇEK gitsin Aydın DOĞAN ile görüşsün” dediğini, Doğu PERİNÇEK’in Aydın DOĞAN ile bu konuda görüştüğünü, Aydın DOĞAN’ın bundan sonra Milliyet Gazetesinde falan haber yapmamaya gayret edeceğini, Radikali de damadıyla görüşüp etkileyeceğini” anlatarak “Veli Paşa’ya söyleyin Hürriyet Gazetesi her ne kadar bende görünse de Hürriyet Gazetesi benim değil KOÇ’ un dediğini,
CUMHURİYET GAZETESİNİN ALINMAYA ÇALIŞILMASI
Basında kuvvetli bir şekilde yer alabilmek için Cumhuriyet gazetesinin alınmasını düşündüklerini, Özdemir SABANCI suikasti sonrasında Veli KÜÇÜK’ün Şevket SABANCI’ya olaylar hakkında bilgi vermesi nedeniyle bir güven oluştuğunu, bu nedenle Cumhuriyet Gazetesininin Gürbüz ÇAPAN’ın elinden alınması için, Şevket SABANCI’nın Mete AKYOL aracılığı ile Veli KÜÇÜK’e teklif yaptığını, Sabancıların bu iş için 5 milyon dollar vereceklerini söylediklerini,
Veli paşanın Cumhuriyeti almak için Gürbüz ÇAPAN la görüşmesi talimatı verdiğini ve “yukarının emri var dersiniz” dediğini, bunun üzerine Doğu PERİNÇEK’e giderek “Hüseyin KIVRIKOĞLU nun emri olduğunu, Veli paşanın böyle söylediğini” anlatarak Gürbüz ÇAPANLA bu konuyu görüşmesini söylediğini, ilerleyen günlerde İlhan SELÇUK’un da “ekarte edilmesi”nin konuşulduğunu, gazetenin alınması için Ulusal Sanayiciler İş Adamları Derneği başkanı Kemal ÖZDEN isimli şahıstan 3 Milyon Dollar para alınmasını görüştüklerini, konuların Gürbüz ÇAPAN ve Kemal ÖZDEN ile görüşüldüğünü,
Bu dönem içersinde Doğu PERİNÇEK’in Ulusal TV için Avprupadan 500 Milyar para getirdiğini, bu paranın bulunabilmesi için Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Haluk ŞAHİN (ARENA proğramından) gibi şahısların, Almanya –Fransa gibi ülkelere iki kere tur yaptığını, Avrupada PKK ve İslami kesimin para toplayabileceğini ancak Doğu PERİNÇEK’in toplayamayacağını, bu parayı nasıl toplatıklarını bilmediğini, bu şekilde Ulusal TV nin deneme yayınlarına başladığını,
TİCARİ FAALİYETLER
Veli KÜÇÜK’ün lobi faaliyetleri çerçevesinde, Kemal ÖZDEN, Ali BALKANER, Korkmaz YİĞİT, Adnan POLAT gibi işadamları ve yöneticilerden yararlandığını, Ulusal İş Adamları Derneği (USİAD)’ı, TÜSİAD gibi yapmak için çalıştığını, bu nedenle USİAD la periyodik olarak sık sık toplantılar yaptıklarını,
USİAD içersinde Kemal ÖZDEN, Ümit ÜLGEN, Musa TANRIKULU, Adnan POLAT , amcaoğlu Zeki POLAT gibi şahısların olduğunu, ancak Doğu PERİNÇEK ve Veli KÜÇÜK’ün sitem etmeleri sonrasında, Başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olan Zeki POLAT’ın USİAD dan atıldığını, Veli KÜÇÜK’ün Zeki POLAT hakkında MİT ten olduğunu söylediğini,
UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI
Doğu PERİNÇEK ten Sami HOŞTAN’ın HAP işi yaptığını öğrendiğini, Doğu PERİNÇEK in isteği üzerine bu konuyu Veli KÜÇÜK’e anlattığını, onunda “ben herzaman bunun dosyasını temizleyemem, Sami’ yi Ömer Lütfü TOPAL’ ın yerine koyarak biz hata yaptık’ dediğini,
Veli KÜÇÜK’ün bilgisi dahilinde, Sami HOŞTANLA ilgili olarak, Fransız İstihbaratı (OJD) Türkiye sorumlusu ile görüştüğünü, görüşme talebinin OJD den geldiğini, Doğu PERİNÇEK, Doğan DUYAR (Hasan YALÇIN’ın yardımcısı ve Paris muhabiri) vasıtası ile Palas Otelinde bir görüşme yaptıklarını, Fransız İstihbarat sorumlusunun, “Sami HOŞTAN’ın uyuşturucu işi yaptığı, Veli KÜÇÜK’ün de uzun zamandır buna sahip çıktığı, askerlerin uyuşturucu işine yıllardır yol verdiği, JİTEM’in uyuşturucu trafiğinde yer aldığını’ anlatarak Sami HOŞTANLA görüşmek istediğini, kendisinin de Sami HOŞTAN’ın telefonundan aradığını, fakat Sami HOŞTAN’ın kendisine kızarak “Veli abiye sor eğer bir şey varsa Veli abi açıklasın’ dediğini, bu görüşmeden sonra şahısların yanından ayrılarak Drej Ali’nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuklarını ve konuyu anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK’e bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK’ün de “Sami HOŞTAN’a görüşme yapmamasını’ söylediğini, kendisine de “Doğuya söyle fransız istihbaratından gelenleri yönlendirsin(oyalasın), askerlek yapmıyor desin’ dediğini,
SİLAH KAÇAKÇILIĞI VE BAĞLANTILARI
Bir dönem K.Irak’a gitmek üzere Ayşe ÖNAL, Bengüç…?, Doğan DUYAN (Aydinlik Dergisi Paris muhabiri) Isimli şahıslarla Habura gittiklerini, altlarında Beş yirmi (5.20) İ BMV koyu yeşil cırtlak bir araba olduğunu, haburda Gümrük Baş Muhafızı Müdürü Cemal…..? in adamlarının kendilerini karşıladığını, daha öne gümrükte Veli KÜÇÜK’ün adamı ve Jitemde çalışan Ali Balkan METE olduğunu, ayrıca Veli paşanın Cemal …..?’i de tanıdığını, arkadalarında konteynırlı iki arabanın daha olduğunu, bunların içinde silah olduğunu Habur Hac konaklama tesislerinde Yaşar….? isimli şahıstan öğrendiğini, JİTEM den gelen elemanlarında yanlarında olduğunu, araçlara arap plakası takıldığını, Gümrük Müdürü Cemal’in pasaport işlemlerini hallettiğini,
K.Irak’a geçtikten sonra Zahoya, daha sonro Dohok’a gittiklerini, bir hafta kadar kaldıklarını ve Erbile geçtiklerini, orada altlarında bulunan BMW’nin alındığını, başka bir araç verildiğini, Kürdistan Başkanı Kosret RESUL ile görüştüklerini, orda kaldığı dönemlerde, Jitem subaylarıyla silahlardan onikibin (12000) adetini Barzaniye, (12000) adetinin Talabaniye verildiğini, ancak Kosret RESUL’un kendilerine altı bin (6.000) adet silah verildiğini söyleyerek “Tamer hep bize böyle şeyler yapıyor” dediğini, geriye kalan altı bin (6.000) silahın ise Talabaninin adamları ve Binbaşı Tamer ve diğer subayların, Kale Dizar denilen Komisin Parti binasında PKK’lı Cemil BAYIK’a teslim ettiklerini, Cemil BAYIK’ın bu silahların, Doğu PERİNÇEK in organizesinde, yani üst kadro içindeki “cunta” hareketinden geldiğini bildiğini,
K.Irakta muhatap olduğu şahısların kendisini “Doğu PERİNÇEK’in referansıyla Aydınlık Dergisinden geliyor” şeklinde tanıdıklarını, Binbaşı Tamer….? in soy ismini bilmediğini ancak uzun boylu sarışın bir şahıs olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’in bir dönem PKK ile ittifakı bozduğunu söylediğini, ancak bu ittifakın devam ettiğini, Türk gladyosunun içinde Doğu PERİNÇEK, Ömer SÜRÇİ gibi, Irak Küdistan Kominist partisi ve PKK gibi örgütlerin ilişkilerinin devam ettiğini,
Daha sonraki dönemlerde, Kırıkkale Silah Fabrikasında büyük bir patlama olduğunu, Veli KÜÇÜK’ün bu patlamayla ilgili kendisine haber yapmasını söylediğini, Veli paşanın, Çevik BIR paşayı CIA nın adamı olarak gördüğünü, bu yüzden talimatları ile bu patlama olayını Çevik BİR gurubunun üzerine yıktıklarını, bu yönde haber yaptıklarını, haberlerin kendi istekleri doğrultusunda Aydınlık ve Hürriyet gazetesinde çıktığını, neden bu şekilde haber yapıldığını bilmediğini ancak Veli Paşanın Karadeniz den Elçibey’e giden silahların ortaya çıkmasından korktuğunu, Kuzey Irak’a giden silahlardan korkmadığını, çünkü orasının çok karışık olduğunu, fabrikaya yapılan sabotajı kimin yaptırdığını bilmediğini,
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE BAĞLANTILAR
*HIZBULLAH;
Bir dönem Doğu PERİNÇEK’in adamı olan ve Güneydoğu-Diyarbakır muhabiri Halit GÜNGÖR(GÜNGEN)’ün, Jandarma Genel Komutanlığında Hizbullahçı İlimcilerle Menzilcilerin eğitilmesini fotoğrafladığını, Hizbulkontrayı ortaya çıkardığını, fotoğrafları Doğu PERİNÇEK’e gönderdiğini, ancak yayınlanmadan Halit GÜNGÖR’ün öldürüldüğünü, o dönemde Adnan AKFIRAT’ın da Halit GÜNGÖR’ü Türk Gladyosunun öldürdüğünü söylediğini, daha sonraki dönemde “Kemalist-Sosyalist” ismi ile bir ittifak yapıldığını,
*PKK-KONTRAGEL;
Veli KÜÇÜK’ün basında örgütlenmek için, bir çok kişiyle irtibata geçtiğini, Ferid İLSEVER ile görüşmesinde Veli Albayı anlattığını, Ferid İLSEVER’inde Veli KÜÇÜK’ü “Yüzbaşı MİT subayı” diye ilk keşfeden kişi olduğunu söylediğini, Doğu PERİNÇEK in yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti nin Güneydoğu’ da propaganda yaptığını, Ferid İLSEVER Sosyalist Parti başkanıyken Abdullah ÖCALAN ve Doğu PERİNÇEK’in ittifak yaptıklarını öğrendiğini,
Kendisinin bir dönem Suriye’ye gittiğini, Kilis Öncüpınar kapısından girerken polislerin kendisine ait çantayı aradıklarını ve Doğu PERİNÇEK ile Abdullah ÖCALAN’ ın birlikte çekilmiş fotoğraflarını bularak aldıklarını, bunları Hanefi AVCI’nın gazetelere verdiğini, Veli Paşanın, Hanefi AVCI’yı hiçbir zaman sevmediğini,
Doğu PERİNÇEK ile PKK terör örgütünün ittifakının halen devam ettiğini, Abdullah ÖCALAN’ın Suriyeden çıkması sonrasında, onun avukatı olan Doğan ERBAŞ’ın Doğu PERİNÇEK’e gelerek Türk Askerleriyle işbirliği yapmak istediğini ve Apo’nun teslim olacağını söylediği, Doğu PERİNÇEK’in de bunu kendisine anlattığını, kendisinin bu konuyu Veli KÜÇÜK’e ilettiğini, Veli paşanın talimatı ile İşçi Partisi lideri Doğu PERİNÇEK’in odasında Doğan ERBAŞ la görüşme yaptıklarını, bu görüşmede Adnan AKFIRAT’ında bulunduğunu, Doğu PERİNÇEK’in kısa bir sure kaldığını, bu görüşmede Abdullah ÖCALAN’ın hangi şartlarda teslim olacağının konuşulduğu, Avukatla üç kez görüşme yaptıklarını, hatta teslim olduktan sonra Abdullah ÖCALAN’ın sorgusuna kimin gireceği, sorguda Doğu PERİNÇEK ve diğer birçok ilişki konusunda temkinli davranılması konularının konuşulduğu, Abdullah ÖCALAN’ın General Veli KÜÇÜK’e iletilmek üzere “bir muhatap arıyorum” isimli kitabının verildiğini, kitabın en arkasına basılmış vaziyette Veli paşaya bir mektup olduğunu söylediklerini,
Abdullah ÖCALAN’ın şartları arasında;
-Avrupa dan barış heyetleri gelecek, bunların kabul edilmesi,
-Kuzey Irak tan bir kısım gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelecek, bunlara göz yumularak köylerine dönücekler,
-Murat KARAYILAN, Cemil BAYIK gibi üst düzey yöneticiler, yurt dışına gidecekler,
-Yurt dışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim gönüllüleri Türkiye ye barış gönüllüleri adı altında teslim olacaklar,
-Kampların kısaltılacağı, İran da bir kampın kalacağı, Suriye deki kampı, FKÖ ye Filistin Kurtuluş Örgütü ne verileceği,
-PKK nın Kuzey Irak ta kalması, bu üyelerin, Türkiyenin üçüncü kol gücü olarak faaliyetine devam etmesi,
-Talabani ve Barzani ye kurulan seyyar karakollara, silahlı gerilların yerleşmesi,
-Silahlı gerilla sayısını üç bin (3000) e düşürülmesinin teklif edildiğini, bu görüşmeleri Veli KÜÇÜK’e ilettiğini, onunda yukarıyla bu konuyu görüşeceğini söylediğini, ilerleyen dönemde Veli Paşanın, bu işi Doğu PERİNÇEK’in takip etmesini, Doğan ERBAŞ’ın MİT ve Özel Kuvvetler tarafından takip edildiğini anlattığını, kendilerinin geri çekildiğini,
*DEVSOL – DHKP-C;
Dev-Sol’da Yağan grubu ve Dursun KARATAŞ gibi iki ayrı gurubun bulunduğunu, askerlerin Bedri YAĞAN grubunu desteklediğini, çünkü YAĞAN gurubunu daha düzgün gördüklerini, Dursun KARATAŞ’ı ise, o dönem alevi Emniyet Müdürü olan Hüseyin KOCADAĞ’ın desteklediğini, Bedri YAĞAN ile Dursun KARATAŞ kapıştıklarında, askerler Bedri YAĞAN’I, polisler ise Dursun KARATAŞ’ı desteklediğini, askerlere göre Dev-Sol’dan DHKP-C’ye geçiş döneminde DHKP-C’nin bütün MKYK kadrolarında polisin olduğunu düşündüklerini,
Bir dönem DHKP-C‘lilerin Harbiye Orduevi’ne roket attığını, daha sonra aynı roket’in Terörle Mücadelede Reşat ALTAY’a atıldığını, Reşat ALTAY’a atılan roketi askerlerin misilleme olarak attırdığını duyduğunu,
Aynı dönemde kendisinin Adnan AKFIRAT ve Doğu PERİNÇEK ile oturup konuşurken, sohbetleri esnasında DHKP-C’ nin MKYK üyelerinin polislerden oluştuğunu duyduğunu,
SUSURLUK KAZASI VE ORTAYA ÇIKAN BAĞLANTILAR
Abdullah ÇATLI’nın Veli KÜÇÜKLE ilişkisi olmasına rağmen, susurluk öncesi Mehmet AĞAR’ın yanına gittiğini ve işbirliği yaptığını, bu konuyu Doğu PERİNÇEK’in aydınlık gazetesinin “TİP lilerin katili Türkiyede” diye yazdığını, Veli KÜÇÜK’ün bu konuyu Doğu PERİNÇEK le konuşacağını söylediğini ve Abdullah ÇATLI’dan bahsederken “ben buna yıllardır sahip çıktım, bırakıp gitti” diye konuştuğunu,
Doğu PERİNÇEK ile susurluk konusunda sohbet ettiğini, Doğu PERİNÇEK’in “Müttefik Kuvvetler, yani Genelkurmay’ın içinde kendisi ile birlikte hareket eden grubun, Mehmet AĞAR ve Abdullah ÇATLI’yı tasfiye operasyonu” olduğunu anlattığını, konuşmalardan susurluk kazasında oto içersinde bulunan şahıslar ölmezse, onlara sıkacak elemanların olduğunu, bu elemanların kaza yapan otoyu arkadan takip ettiklerini “Veli paşaların, TSK’nın” takip ettiğini, şahıslara suikast yapılacağını anladığını beyan etmiştir.
Tanık Zihni ÇAKIR’ın 25.02.2008 günü CMK 250. Madde ile Görevli İstanbul C.Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle;
Taner ÜNAL’ ın 2003 yılı Nisan ayında Dikmen’deki bürosuna yakın caddeye paralel bir sokakta kiraladığı dükkânı ofise çevirdiğini, Türkeli dergisini bu ofiste çıkartacağını, afisin alt tarafındaki depo halindeki kapalı alanı anfiye dönüştürdüğünü, dinleyici ve konuşmacı yerlerini sabitlediğini, bu mekânda bir oluşuma başvurduklarını, burada toplantılar yaptıklarını söylediğini, Taner ÜNAL’ ın kendisinden bu oluşum içersinde yer almasını istediğini, oluşumda bir çok paşanın bulunduğunu, Hasan KUNDAKÇI, Veli KÜÇÜK gibi isimlerin yanlarında yer aldığını, Doğu PERİNÇEK ve Hikmet ÇİÇEK’in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini, maddi hiçbir sıkıntısının olmayacağını, istediği kadar maaş vereceklerini söyleyerek katılması yönünde telkinlerde bulunduğunu, bazı toplantıların resimlerini gösterdiğini, Hasan KUNDAKÇI ve Veli KÜÇÜK’ ün toplantılarda yer aldığını, Ahmet CİNALİ’ nin de bu ikili ile yakın resimlerinin bulunduğunu, Muzaffer TEKİN’ in de bu görüntüde yer aldığını, Taner ÜNAL’ ın teklif ettiği basın danışmanlığı görevini red ettiğini, Taner ÜNAL’ ın çok tekin birisi olmadığı için red ettiğini beyan etmiştir.
Şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ ün 25.05.2006 günü Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde özetle;
Mayıs 2003- Nisan 2004 tarihleri arasında görev aldığı Ulusal Kanal, Aydınlık dergisi, İp çevresi, Doğu PERİNÇEK ve Alparslan ARSLAN üzerinde elde edilen ulusal Haber Hukuk Danışman kimliği ile ilgili, 2001 yılında kendi isteği ile TSK’ dan ayrıldıktan sonra uzun süre görev aldığı Güneydoğu bölgesinde edindiği tecrübe ve bilgisi doğrultusunda araştırma alanını genişletmek istediğini, bu yöneliminin yaşadığı İstanbul da elverişli olup, bir çok kurum, kuruluş, akademi ve sivil toplum örgütlerinin düzenli konferans panel gibi etkinliklerine katıldığını, 2002 yılı yaz döneminde katıldığı bir etkinlikte İP genel başkan yardımcısı Ferid İLSEVER ile tanıştığını, 7-8 aylık dönemde muhtelif panel ve konferanslarda karşılıklı konuştuklarını, ayak üstü diyalogları olduğunu, 2003 Mart veya Nisan aylarında Ulusal Kanal televizyonunda birkaç kez programa konuk olmasını, ilerleyen zamanlarda da TV kanalında çalışması için teklif de bulunduğunu, 2003 yılı Mayıs ayında Ulusal Kanal Danışmanı ve Özel Haber Müdürü olarak göreve başladığını, kanalın haber merkezinde haber merkezi toplantılarına katıldığı, haberlerin güncel olayların nasıl ve hangi içerikte yapılacağını belirlediğini, bir süre sonra da Aydınlık Dergisinde düzenli olmayan yazılarına başladığını, 1-1,5 ay sonra Doğu PERİNÇEK ile tanıştığını, yoğun görüşmelerinin başladığını, Doğu PERİNÇEK’ in partinin üst yönetiminde olmasını istediğini, partiye üye olmamak koşuluyla kabul ettiğini, aynı zamanda Doğu PERİNÇEK’ in danışmanlığına da başladığını,
Doğu PERİNÇEK’ in 1997 İP öz eleştiri vererek siyasi yaklaşımında önemli değişiklikler olduğunu belirttiğini, Doğu PERİNÇEK ve partisinin bu öz eleştiriyle her ne kadar merkez parti olma isteğinde bulunmuş olsa da, merkezleşmenin olmadığını, bu özelliği nedeniyle İP’ in Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer birçok sosyalist ülkenin etkisi ve kontrolü altında olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’ in partinin lideri konumunda olarak bir otorite gibi göründüğü, fakat otorite kaybının söz konusu olduğu, en büyük payın Ferid İLSVERER ve Adnan AKFIRAT sonrasında, 2004 yılında Adana’dan Genel merkeze görevlendirilen Bayram YURTÇİÇEK olduğunu, bu durumun hizip şeklinde değil, partinin Maoist ve sosyalist yapısından uzaklaşmamasını sağlayacak çalışmalarının olduğunu,
Kanalda görev yaptığı sürede yönetim kadrosuyla olumlu yaklaşım sergilediklerini, ancak genç kadrolar ve merkez yönetim dışında kalan grupların kendisinden hoşlaşmadığını, zaman zaman merkezde bulunan masa ve bilgisayarını kırarak bu durumu gösterdiklerini,
Doğu PERİNÇEK’in ADD’den beslendiğini, kamu oyunun Doğu PERİNÇEK’ i iyi bir istihbarat, hatta askeri kanaldan beslendiğini düşündüğünü, aslında Doğu PERİNÇEK’ in Rusya ve Çin istihbaratı ile yakın bilgi alışverişi içersinde olup, onlar tarafından yönlendirildiğini, Alman ve İngiliz istihbaratları ile de diyalogunun olduğunu, bunları partide görevli olduğu süredeki izlenimlerinin olduğunu,
Ulusal Kanal da “ön cephe” isimli strateji programı hazırlayıp sunduğunu, yine Türkmenleri tanıtan Kuzey Irak Türkmen bölgesini işleyen bir başka programın yayına girmesini sağladığı için daha da anti patinin arttığını,
Doğu PERİNÇEK’ in Rauf DENKTAŞ ve Annan planı karşısında KKTC’ yi desteklediğini, 2004 yılında düzenlenen Denktaş’a destek kampanyasına dahil olmasına rağmen Avrupa parti kongrelerini bahane ederek yurt dışına gittiğini, Askeri kanada yakın görünmek için son dönemde TSK’ nın stratejilerine benzer politika üretmeye, bu yönde söylemlerde bulunduğunu, öz eleştiri istikametindeki yeni açılım belge ve dokümanların kendisine verilmemesi üzerine 2004 yılında kanal, dergi ve danışmanlıktan ayrıldığını,
Doğu PERİNÇEK ve lider grubu kendisi için mecliste birkaç sandalye aradığını, bu nedenle mevcut siyasi yapının dağılmasını, kurulacak yeni siyasi yapı içinde de kendilerine yer edinmek istediklerini, bu nedenle 2003 yılından itibaren partinin bir askeri darbeyi dört gözle bekler duruma geldiğini, İP ve PERİNÇEK’ in TSK’ni desteklerden aynı zamanda mevcut siyasi yapıya karşı da kışkırtmak istediğini, parti içi yönetimin aslında TSK’nın benimsemeyeceği bir yönde değiştiğini, bunu maskelemeyi iyi bilen parti yönetiminin hala askeri bir müdahaleyi beklediğini,
Doğu PERİNÇEK’ in beklentisi doğrultusunda TSK’ nın hareket etmemesi nedeniyle isteğine ulaşmak amacıyla, hem partiler üstü, hemde bürokratik çevrede bir tepki hareketliliği oluşturmak için, zaten elinde var olan alt yapıdaki yerini alan ve illegal sol örgütlerden genel kadrolarını her zaman devreye sokabilme yeteneğine sahip olduğunu, bu imkânları elinde bulunduran Doğu PERİNÇEK ve merkez yönetiminin farklı siyaset yapılar ve ideolojik yapıya sahip gruplarla ilişki içinde olduğunu, İP ve Doğu PERİNÇEK’ in mevcut illegal örgüt orijinli alt yapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabileceğini, planlayabileceğini veya plan ve eyleme destek verebileceğini,
Avukat Alparslan ARSLAN’ ın siyasi görüşünün Doğu PERİNÇEK’ in son dönem politik açılımlarına ters düşmediğini, Alparslan ARSLAN ve benzeri şahısların PERİNÇEK için profilleri ve eylemsel yapıları tercih sebebi olduğunu, çünkü PERİNÇEK’ in sıraladığı istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebilecek bir yapıda olduğunu beyan etmiştir.
Şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün 23.06.2007 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK ile daha önce bir çalışmasının olduğunu, Ulusal Kanalın Danışmanlığını yaptığını, daha sonra da kendi isteği ile ayrıldığını, bunun nedeninin ise Türkmenlerle alakalı bir programı yayından kaldırılmış olması olduğunu, Danıştay saldırısından sonra, DOĞU PERİNÇEK sitesinde, kendisi hakkında asılsız haberler yapmaya başladığını, ayrıca dergilerinde de aleyhinde yazılar yazmaya başlandığını, kendisi için MİT'çi olduğunu, geçmişte hıristiyan olduğunu, hata Fetullahçı olduğunu, CİA ve MOSSAD ajanı olduğunu ve MUZAFFER TEKİN'i öldürmek için pusu kurduğunu yazdıklarını, Danıştay saldırısında da MUZAFFER TEKİN'i tuzağa düşürdüğünü, teslim olmaması için ikna ettiğini ve yaralı iken hastaneye götürmeyip dolaştırdığını, DOĞU PERİNÇEK’in tv. kanallarında, dergide ve sitesinde yazıp söylediğini,
MUZAFFER TEKİN’in İşçi Partisi Genel Başkanı DOĞU PERİNÇEK ile aynı görüşleri savunduğunu, Avukatı OSMAN AYDIN ŞAHİN’in Çağlayan Mitingine de ikisinin yanyana katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün 25.01.2008 günü TEM ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Görevlilerince alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i tanıdığını, bu şahısla hatırlamadığı bir yerde karşılaştıklarını, ancak yakın bir ilişkilerinin olmadığını, bir iki kez Doğu PERİNÇEK’in kendisini telefonla aradığını, Ulusal Kanal da röportaj yapmak istediğini, bu teklifi kabul etmediğini, bir telefon konuşmasında oğlu Mehmet PERİNÇEK’in Rus Filolojisinden mezun olduğunu, Rusyada Lenin üniversitesinde araştırma yapacağını anlattığını ve görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini,
Ergenekon ve Lobi belgelerinin, Doğu PERİNÇEK’in de içinde bulunduğu bir gurup tarafından hazırlanması, uyuşturucu, K.Irak’a silah götürülmesi konuları sorulduğunda; Tuncay GÜNEY’in beyanlarının yalan olduğunu beyan etmiştir.
Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün 26.01.2008 günü C.Başsavclıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK'i tanıdığını, çok eskiden beri tanıştıklarını, dergisinde ve televizyonunda aleyhinde yayınlar yaptığını, daha sonra kendi kanalında program yapmayı teklif ettiğini, kendisinin kabul etmediğini, 5-6 yıldır da bu şahısla görüşmediğini, oğlu MEHMET PERİNÇEK ile bir kitap vesilesi ile 4-5 kez görüştüğünü,
Şüpheli Emin GÜRSES 24.02.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüce alınan ifadesinde;
28.01.2008 günü saat 20.59 sıralarında Emin GÜRSES’in Mustafa…? isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Doğu PERİNÇEK ten bahsettikleri anlaşılmış, konu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK ile ERGENEKON operasyonu hakkında görüşmesinin olduğunu, Perinçek’in kendisine operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor maddelerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını anlattığını, kendisinin de bu beyanları Mustafa ya aktardığını, Mustafa isimli şahsın da Genel Kurmayda görevli Yarbay olduğunu,
Başka görüşmelerinde, Doğu PERİNÇEK’in bu operasyon kapsamında alınmasının doğru olmayacağını da konuştuğunu beyan etmiştir.
Emin GÜRSES’in 25.02.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
DOĞU PERİNÇEK’in şu anda Türkiye'ye ermeni meselesi konusunda en çok hizmet eden bir şahıs olduğunu,
Şüpheli Habip Ümit SAYIN’ın 24.02.2008 günü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i İşçi Partisinin Genel Başkanı olarak tanıdığını, birkaç kez yüz yüze görüştüklerini beyan etmiştir.
Aynı soruşturma kapsamında yakalanan Erkut ersoy’11.02.2008 tarihindehersey-konusulacaksa@yahooogroup.com e-mail adresinden ikincikurtulus@yahoogourups.com e-mali adresine gönderilen ERGENEKON liderinden halka mesaj başlıklı e-postanın yapılan incelemesinde; “Sevgili ve Muhterem Tuncay Üstadım, Değerli komplimanlarınız için çok teşekkür ederim. Beni her zaman şımartıyorsunuz; beni layık gördüğünüz yerde değilim, bu sizin iyiliğinizden ve güzelliğinizden kaynaklanıyor. Emekli olmanıza ve bir köşeye çekilmenize üzüldüm, gerek Kardeş camiasının gerekse Üniversitenin sizin gibi dürüst, iyi kalpli, tutarlı ve “Evrenin Ulu Mimarının Nur’unu kalbinde hissedebilen” bir kişiyi kaybetmesi üzücü. Bence Mahfil’deki kardeşlerimizi parlak zekanızın ve iyi yürekli kalbinizin ışığı ile aydınlatma görevini, tüm kardeş camiası adına sürdürmelisiniz. Yeni kardeşlerimizin ham taşını yontabilmek için, sizin gibi keskin zekalı, derin görüşlü M:. Ermişlerine her zamankinden çok ihtiyacımız var. D.B.den çok daha kötü vasıflara sahip olan, her yerde “Ben M:.um” diye M:. Olmadan dolaşan Cerrahpaşa Farmakolojiden Gökhan Akkan isimli haricinin de bizim cemiyete girdiğini öğrendim; halbuki, 1993-1994'de hem ben, hem Koray Dinçol kardeşim, hem de Erhan Fıratlı kardeşim, B:. Lo:.’ya birer mektup yazarak bu kişinin cemiyete alınması konusundaki sakıncaları belirtmiştik. Sizi ve Doğu Perinçek’i de durumdan haberdar etmiştik. Siz de bize destek olmuştunuz. Salih Cengiz kardeşimle son yaptığım telefon konuşmasında Gökhan Akkan isimli bu şahısın, bizim cemiyete onca mektuba ve itiraza rağmen girdiğini, üstelik Cerrahpaşa’da M:. Kardeşleri örgütlediğini öğrendim; T. Altuğ isimli harici gibi (Bu konuda birşeyler öğrenmeniz mümkün mü? Örneğin G.A. hangi L:. da tekris edilmiş?)..” şeklindeki konuşma sorulduğunda; Dokümanda geçen Tuncay isimli şahsın, 33. Dereceden Mason olan Mimar Tuncay USLU isimli şahıs olduğunu, bu şahısla o tarihlerde yazışmalarının olduğunu, ancak mektubun içeriğini hatırlayamadığını beyan etmiştir.
Habip Ümit SAYIN’ın 25.02.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile çok ender görüştüklerini, 21.02.2001 tarihli DOĞU PERİNÇEK' e yazılan emailin kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli İlhan SELÇUK’un 22.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’in ismini ilk kez 1968 yıllarında öğrenci hareketlerinde duyduğunu, daha sonraki dönemde de bu şahsın basın ve siyasal yaşamda yer aldığını, Doğu PERİNÇEK in siyasi parti lideri olması nedeniyle ara sıra ziyaretime geldiğini, bunun haricinde herhangi bir ilişkilerinin olmadığını, herhangi bir tüzel kişilik içinde yer almadığını, Ancak Doğu PERİNÇEK’in girişimini yaptığı Talat Paşa Komitesine davet edilmesine rağmen kendisinin bunu kabul etmediğini,
Cumhuriyet Vakfı olarak bir televizyon kurmak istediklerini, bu amaçla Ulusal Kanal’ın sahibi Doğu PERİNÇEK ile görüşüldüğünü, ayrıca Kanal B’nin sahibi Mehmet HABERAL ilede temas kurulduğunu, Ankara temsilcileri Mustafa BALBAY’ın Mehmet HABERAL ile arası iyi olmadığı için aracı olabilecek birisini aradıklarını, bu yüzden Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU hem Doğu PERİNÇEK’in Mehmet HABERAL ile aralarının iyi olması nedeniyle, kendileri adına bu girişimde bulunmasını istediklerini, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun girişimlerinden bir sonuç çıkmadığını beyan etmiştir.
İlhan SELÇUK’un 22.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i tanıdığını, DOĞU PERİNÇEK ile aralarında herhangi bir emir ve talimat verme şeklinde bir konum olmadığını,
ADNAN AKFIRAT'tan ele geçirilen 8 sayfalık belge içerisinde "ÇEVİK BİR-EROL ÖZKASNAK ekibinin AMERİKANCI DARBE GİRİŞİMİ YAPACAKLARI ve bu darbenin sivil toplum darbesi olacağı yönetime el konulunca değişik makamlara gelecek kişilerin isimlerinin yazıldığı listenin bulunduğu belge okundu, sorulduğunda; Kendisinin böyle bir oluşumla ilgisinin olmadığını, ADNAN AKFIRAT'ı tanımadığını, darbe girişiminden de haberinin olmadığını, DOĞU PERİNÇEK’in kendisini herhangi bir şekilde uyarmadığını, USİAD ile bir irtibatının bulunmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ’nün 25.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
İş adamı ve tekstilci İbrahim BENLİ’nin Çatalcadaki evinde bir grup siyasi akademisyen sanatçıya verdiği yemek davetine, Doğu PERİNÇEK’in de katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Ümit OĞUZTAN’ın 25.01.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i mesleği gereği tanıdığını, ancak şahısla bir diyalogu olmadığını, bu şahsın bir paneline katıldığını beyan etmiştir.
Şüpheli Hikmet ÇİÇEK’in 27.03.2008 günü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i kırk yıldır tanıdığını, 1989 yılında 2000’e Doğru dergisine muhabir olarak başladıktan sonra gerek dergi ve gazetede, gerekse Sosyalist Parti ve İşçi Partisi Genel Başkanı olarak birlikte çalıştıklarını,
Bulunan bazı belge ve mektupların, Doğu PERİNÇEK Haymana ceza evinde yatarken gönderilen mektuplar olduğunu,
13.02.2008 günü saat 15.21 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırladığını, İsa nın emekli bir albay olup, partinin resmi üyesi olduğunu, İsa Albay’ın iki kez Ankara’ya geldiğini, Doğu PERİNÇEK’le randevu aldığını, ancak başkanın işleri olduğu için görüşemediğini,
05.03.2008 günü saat 11.13’te Doğu PERİNÇEK ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK, Saygı ÖZTÜRK’ün “Tamam Reis” isimli kitabında kendine yönelik bir suikasttan bahsedildiğini ve kitabı bulup bulamayacağını sorduğunu, kendisinin de kitabı bulduğunu, incelediğini ancak bu şekilde herhangi bir konu geçmediğini gördüğünü, görüşmede bahsi geçen “Başlık değiştirme” konusunun ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’tan çekilmesi üzerine yaşanan muhalefet partileri ve TSK tartışması üzerine bir açıklama metni hazırladıklarını, bunun başlığı üzerine yapılan görüşme olduğunu beyan etmiştir.
Nusret SENEM’in 29.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Avukatlık yaptığını, DOĞU PERİNÇEK, FERİT İLSEVER ve ADNAN AKFIRAT' ı İşçi partisinden tanıdığını, Doğu PERİNÇEK’in yakalanması ve yargılanması sırasında Adliyede görev aldığını,
Mehmet Adnan AKFIRAT’ın 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Sorulan ÜMİT SAYIN ile yaptığı MSN görüşmesinin kısmen doğru olduğunu, bu görüşmeyi kendisinin yaptığını, görüşmede daha çok kendisi Türkiye'de ki darbe olasılığından, bir kısım kişinin mason olduğundan NECİP HABLEMİTOĞLU'nun P2 denilen bir mason yapılanmasının içinde bulunduğundan şüpheli olduğundan, ayrıca Türkiye'ye döndüğünde tayinini yaptırmak için İşçi Partisi Genel Başkanı DOĞU PERİNÇEK'in KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU'na ricacı olmasından bahsettiğini,
Kendisinin DOĞAN ERBAŞ ve DOĞU PERİNÇEK ile ABDULLAH ÖCALAN ın yakalanmasından önce teslim olacağına ilişkin bir görüşme yapmadığını, DOĞAN ERBAŞ ABDULLAH ÖCALAN ın avukatı olduğunu, daha sonra bu şahısla görüştüğünü, ancak böyle bir konuyla ilgili bir görüşmelerinin olmadığını,
ULUSAL KANAL ne zaman kuruldu, kimler tarafından kuruldu, kuruluş sermayesi nereden alındı, bu husus sorulduğunda; Böyle bir sorunun sorulamayacağını, bu konuda ayrı bir soruşturma açılması gerektiği, ULUSAL KANAL televizyonunun 29 Ekim 2000 tarihinde kurulduğunu, bundan daha önce Cumhuriyet gazetesi ile birlikte ulusal bir televizyon kurulması gündeme geldiğini, ancak o dönemde mali imkanlar yetersiz olduğu için İLHAN SELÇUK’un “siz yapın biz destekleyelim” dediğini, İLHAN SELÇUK’un çeşitli toplantılara katıldığını, birlikte ulusal bir televizyon kurulması amacıyla bu toplantılara katıldığını, İLHAN SELÇUK ile DOĞU PERİNÇEK’in zaman zaman bu tür konularla alakalı görüşmeler yaptıklarını beyan etmiştir.
Ferid İLSEVER’in 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
TUNCAY GÜNEY 'in Akşam gazetesinde çalıştığı dönemde VELİ KÜÇÜK'ün talimatı ile DOĞU PERİNÇEK ile irtibat kurup ADNAN AKFIRAT ve FERİD İLSEVER ile ilişkiye geçmesini söylemesi üzerine bu şahıslarla görüştüğünü ve aldığı tüm bilgileri yayınlamadan önce VELİ KÜÇÜK'e gönderip onaylattıktan sonra Akşam gazetesinde yayınlattığını belirttiği okunup sorulduğunda; TUNCAY GÜNEY'i sadece dergiye gelip giderken gördüğünü, kendisi ile herhangi bir haber paylaşmadığını,
TUNCAY GÜNEY'in ifadesinde VELİ KÜÇÜK'ün talimatıyla basında örgütlenmek için FERİD İLSEVER ile görüşme yaptığında FERİD İLSEVER'in kendisine VELİ KÜÇÜK'ü Yüzbaşı MİT Subayı olarak ilk keşif eden kişi olduğu, ayrıca FERİD İLSEVER Sosyalist Parti Başkanı iken ABDULLAH ÖCALAN ve DOĞU PERİNÇEK'in ittifak yaptığını öğrendiği konusu hatırlatıldı, sorulduğunda; VELİ PAŞA'yı ENKA tesislerinde yemek yedikleri zaman gördüğünü, onun dışında kendisini tanımadığını, TUNCAY GÜNEY'in söylediklerinin tamamen yalan olduğunu beyan etmiştir.
İbrahim BENLİ’nin 24.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile 30 yıl öncesinden tanıştıklarını, Genel başkanı olduğu İşçi Partisinden millet vekili adayı olduğunu, bu şekilde siyasi bağlantıdan başka bir ilişkilerinin bulunmadığını, Çatalca'da kendi mülkü olan bir çiftliğinin olduğunu, Burada zaman zaman dostlarını bir araya getirdiğini, mangal partileri yaptıklarını, en son 2007 Aralık ayında buluştuklarını, davetine Doğu PERİNÇEK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Ahmet ERCAN, Tolga YARMAN, Cemalettin GÖBELEZ, Güler KÖMÜRCÜ ve bir arkadaşı ve benim 25 yılı aşkın bir süredir arkadaşlığı olan doktor, kamu görevlisi, sanatçı arkadaşlarını ve çok sayıda iş adamının eşleriyle birlikte katıldığını,
Telefon görüşmelerinde, Güler KÖMÜRCÜ’nün, kendisinin Doğu PERİNÇEK'in sponsoru olduğu şekildeki sözlerinin olduğunu, ancak Doğu PERİNÇEK ve partisine maddi yardımda bulunmadığını, Doğu PERİNÇEK’in de kendisi gibi Talat Paşa Komitesinin bir üyesi olduğunu beyan etmiştir.
Serhan BOLLUK’un 23.03.2008 günü C.Başsavcılıkta alınan ifadesinde;
Doğu PERİNÇEK ile tanışmalarının 30 yıl öncesine dayandığını, Doğu PERİNÇEK’in, İşçi Partisinin genel başkanı olduğunu, kendisin de Merkez karar kurulu üyesi olduğunu, aynı zamanda genel yayın yönetmeni olduğu derginin baş yazarı olduğunu,
3665 numaralı tape okundu, sorulduğunda; Görüşmenin başında bir takım gazelerde Tuncay GÜNEY'in Doğu PERİNÇEK'in refaransı ile Kuzey Irak'a giderek Talabani, Barzani ve Cemil BAYIK'a silah götürdüğü yönündeki gazete haberleri konusunu konuştuklarını,
3666 numaralı tape okundu, sorulduğunda; Doğu PERİNÇEK’in telefonla bir basın açıklaması dikte ettirdiğini, İçeriğinde Hüseyin KIVRIKOĞLU geçtiğini, Zaman gazetesinde İşçi Partisinin Hüseyin KIVRIKOĞLU hakında verdiği haberin yanlış olduğuyla ilgili bir konu olduğunu,
Mehmet EYMÜR,17,06,2008 tarihinde tanık olarak alınan İfadesinde;
Doğu PERİNÇEK’i şahsen tanımadığını, ancak hakkında bildikleri ve kanaatinin ise, 1970’li yıllardan itibaren güvenlik güçlerine (asker, polis, mit) karşı, onları hedef gösteren kendisinin de dâhil olduğu beyanatlarının olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in bu faaliyetlerini maksatlı olarak yaptığını, yabancı güçlerin telkini ile hareket ettiğini ve ülkesini seven bir insanın kendi milli kurumlarına bu derce zarar vereceği faaliyetler yürütmeyeceği kanaatinde olduğunu, bu kanaatini çeşitli yazı ve beyanlarla da açıkça belirttiğini, dikkat edilirse Doğu PERİNÇEK’in faaliyet yürüttüğü her alanda karışıklık ve kargaşa meydana geldiğini, devamlı olarak ideoloji ve kalıp değiştirdiğini, bazı zamanlar Abdullah Öcalan’la görüşmeye gittiğini yayın organları vasıtasıyla onları desteklediğini, bazı zamanlar sol örgütlerin içerisinde yer almış son dönemde de Ulusalcı olduğunu, bu durumu hayatın doğal akışı olarak algılamak mümkün olmadığını, olsa olsa maksatlı bir faaliyet olabileceğini,
Kendisinin görev alanıma girmemesine rağmen bu grup üzerinde çalışmalarının olduğunu, dikkat çekici bulduğu hususların ise Türkiye’de iki tane İngiliz ve Amerikalılara çalışan casus yakalandığını, bunlardan bir tanesinin Doğu PERİNÇEK grubu ile doğrudan ilgili olduğunu, bu şahsın isminin Em, Alb, Turan ÇAĞLAR olduğu, Diğeri MİT’te görevli Em,Kur,Alb, Sebahattin SAVAŞMAN olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in her ikisine de sahip çıkıp koruduğunu, yakalayanları suçladığını, diğer bir husus daha önce Doğu PERİNÇEK’in başında olduğu İhtilalci İşçi Köylü Partisi’nin İstanbul karargahının İstanbul Robert Kolej’de bir İngiliz hocanın ikametgahında bulunması olayı olduğunu, Bu evin basılmasında ve örgüt üyelerinin yakalanmasında bizzat bulunduğu için bildiğini, İhtilalci bir örgütün İstanbul temsilciliğini bir İngilizin evinde bulunması son derece dikkat çekici olduğunu, diğer bir başka husus olarak PERİNÇEK’in siyasal bilgilerden mezun olduktan sonra Almanya’da geçen ve ne yaptığı belirsiz iki senesi olduğunu, Doğu PERİNÇEK ve ekibinin PKK ile ilişkileri Abdullah Öcalan’la samimiyeti Atatürkçü Dernekler katılmasıyla birlikte bu derneklerde ikilik çıkması geçmişte Maocu bir ideolojiyi temsil ederek Türkiye’de ki solu bölmesi dikkat çeken diğer hususlar olduğunu, Doğu PERİNÇEK’in Zaman zaman elde edilen Mit belgesi Genel Kurmay yazısı gibi uyduruk bazı yazılarla kamuoyunun zihnini bulandırıp yönlendirme yaptığını bir doğruya on yalan ekleyerek kara propaganda unsuru olarak kullandığını defalarca tespit ettiğini ve bunları kendi internet sitesinde yazdığını, yapmış olduğu bu faaliyetlerle alakalı Mit Teşkilatında daha geniş bilgiler olduğu kanaatinde olduğunu,
Doğu PERİNÇEK’in MİT’ten bazı bilgileri alevi olan üst düzey bir görevliden aldığını tahmin ettiğini,
Bildiği kadarıyla Doğu PERİNÇEK ile birlikte yargılanan ve genç bir subayken daha sonra üst rütbelere yükselen bir takım asker kişilerle, Bahçelievler’den tanıdığı bazı Mit mensuplarıyla, devam eden ilişkilerinin olduğunu ve bu ilişkiler sayesinde bazı özel bilgilere de ulaşabildiğini, almış olduğu bu bilgileri kendi yayın organlarında yayınladığını, Doğu PERİNÇEK’in bazı bilgileri de yabancı istihbarat servislerinden almış olabileceğini,
Genelde PERİNÇEK ve grubu diğer basın organlarının yazmaya çekindiği sivri ve iddialı konuları yayınlamayı sevdiğini, bunun diğer Basın organlarının da işine geldiğini diğer basın organları önce Doğu PERİNÇEK’e açıklattırıp sonra onu referans göstererek yazdıklarını, bu durumun birinci ve ikinci Mit raporu denilen çalışmalarda da olduğunu,
Kamuoyunda birinci ve ikinci Mit raporu olarak bilinen raporları kendisinin Doğu PERİNÇEK’e vermediğini, bu raporların değişik şekillerde büyük gazetelere ulaşmış olmalarına rağmen bu gazetelerin yayınlamaya cesaret edemediklerini yukarıda da anlattığı gibi önce Doğu PERİNÇEK’e yayınlattırıp sonra da haber yaptıklarını, her iki raporu da kendisinin kaleme aldığını, İkinci Mit raporunun doğruluğu Susurluk kazasıyla da ortaya çıkmış olduğunu, kendisinin ikinci kez MİT’te göreve başladıktan sonra Alaaddin ÇAKICI’nın aranır durumda olduğunu, Alaattin ÇAKICI’ya herhangi bir gerek kişisel gerek kurumsal görev vermediğini herhangi bir irtibatının olmadığını,
Basında kendisi hakkında Ergenekon soruşturması ile alakalı Cumhuriyet Savcısını yönlendirdiği şeklinde haberler çıktığını, böyle bir şeyin söz konusu dahi olamayacağını, kendisinin gelip bildiklerini anlattığını, geçmiş dönemde Susurluk kazasından sonra halen İstanbul C,Başsavcısı olan Aykut Cengiz ENGİN’e giderek bildiklerini anlattığını, bunun tamamen kamuoyunu yanıltma maksatlı haber olduğunu, özellikle Doğu PERİNÇEK ve grubu bu tür haberler yapmakta olduklarını, kendilerini mahkemeye verdiğini ve tedbir kararı çıktığını Mahkeme kararından sonra somut belgeye dayanmayan haberler yapmaları halinde suç işlemiş olacaklarını, beyan etmiştir.
g) Hukuki durumunun değerlendirilmesi;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi Genel Başkanı olduğu, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisinde resmiyette görünmese de fiili olarak en yetkili kişi konumunda bulunduğu, yayınlanacak her türlü yayın ve yazıların kendisinin bilgisi ve görüşü alınmaksızın yayınlanmadığı, Partisine bağlı Öncü Gençlik grubunu da bizzat yönettiği, Resmi koruması olduğu halde şoförlüğünü ve korumalığını yapan İşçi Partisi üyesi oldukları anlaşılan ve Parti binasında yatıp kalkan üç şüphelinin de ruhsatsız tabanca sahibi oldukları İşçi Partisinde yapılan aramalardan anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Ergenekon terör örgütü üst düzey yöneticilerinden Şüpheli Veli KÜÇÜK’le çok sıkı irtibat halinde olduğu, örgütsel içerikli Tuncay GÜNEY’den elde edilen dokümanların tamamı dijital ortamda CD olarak hem kendisinde hem de kendisine bağlı medya ve parti binaları içinde ele geçirildiği,
Soruştuma kapsamında bulunan şüpheli Tuncay GÜNEYe ait 119 sayfalık sorgu kasetinin çözümlerinin kendilerinde olduğu şeklinde görüşmeler yaptıkları ve görüşme içeriğinde geçen K.Irak’a giden silahlarla alakalı olarak 6 bin mi 12000 mi şeklinde görüştükleri, bu konuyu önceden bildikleri, kendileriyle alakalı herhangi bir soruşturma bulunmadığı zamanlarda sürekli Aydınlık Dergisinde Tuncay GÜNEY aleyhinde ve ERGENEKON örgütünün olmadığına devlet içinde gladyo tipi yapılanma olduğuna ilişkin örgütün amaçları doğrultusunda dezenfermasyon amaçlı yayınlar yaptıkları,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK ve grubuna bağlı medya kuruluşlarının; kendilerini Türk Silahlı Kuvvetleri adına hareket ediyor gibi gösterip kendilerine karşı yapılan her türlü Adli soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapıldığı şeklinde kamuoyunun yanılttıkları, ayrıca adil yargılamayı etkileme suçuna teşebbüs ettikleri gibi (bu konuyla alakalı suç duyurularının dosyada bulunduğu) ülkemizin en değerli kurumlarından olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin adını da kendi örgütsel faaliyetlerine karıştırmak suretiyle kendi faaliyetlerini legal faaliyetler gibi göstermeye çalıştıkları anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alındığı sırada sorulan sorulara cevap vermek yerine sürekli olarak : “Kendisine böyle bir soru sorulmasının, bütünüyle psikolojik savaş kapsamı içinde olduğunu, Ergenekon soruşturması bu boyutuyla İşçi Partisi ve genel başkanına karşı psikolojik savaş kampanyalarına hizmet etmekte ve bu açıdan suç işlenmekte olduğunu”,
“Bu soru karanlık örgütlerin psikolojik savaş öğretilerinden ilham alınarak hazırlanmıştır”
“Bu soru Ergenekon operasyonu denen tertibin hedeflerini sergilemektedir şeklinde, Türk ordusunu ve İşçi Partisini bir suç örgütü olarak gösterilmeye çalışıldığını, Türk ordusu ve İşçi Partisi gibi bu planlara direnen askeri ve sivil örgütlenmelere karşı tertipler düzenlendiğini, psikolojik savaş faaliyeti yürütüldüğünü, sorulan sorunun bütünüyle bu kapsamda ve kamu görevinin kötüye kullanılması suçunun açık bir kanıtı olduğunu”,
“ bu tür sorularla vatan milleti savunan medya birliktelikleri tehdit edildiğini, birleşmesi gereken yurtsever yayın organlarının birbirinden korkar hale getirilmek istendiğini, ERGENEKON Operasyonunun hedeflerinden birinin böylece ortaya çıktığını,
Vatan Sever Güç Birliği’ne hiçbir destek vermediğini söyleyerek “General adları verilmesi ta 2001 de tasarlanan fakat çöpe atılan operasyonun Türk Ordusunu bir suç örgütü gibi gösterme çabalarının kanıtıdır” şeklinde cevaplar vererek, kendisine yöneltilen sorulara makul izahlar getirmek yerine soruşturmayı yürütenlere isnadlarda bulunmayı tercih ederek ERGENEKON terör örgütüyle olan irtibatlarını gizlemeye çalıştığı anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in bazı örgütsel faliyetleriyle alakalı olarak yazdığı yazıları bilgilendirme amaçlı olarak ERGENEKON terör örgütü üst düzey yöneticilerinden olan şüpheli Veli KÜÇÜK’e gönderdiği gibi, bazı yazılarını da kendi beyanına göre, Genelkurmay Başkanına, bütün kuvvet Komutanlarına ve Ordu Komutanlarına aynı içerik ve ekleri ile birlikte göndermiştir.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Genel Başkanı olduğu ve aramada ele geçirilen her şeyin sorumluluğunun kendisine ait olduğunu şifahi olarak beyan ettiği, İşçi partisinde bulunan dokümanlar arasında; daha önce Ergenekon terör örgütü mensuplarından şüpheliler Veli KÜÇÜK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ve Ümit OĞUZTAN’dan ele geçirilen “OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MASONİK BİLDERBERG ÇETESİ” ve “ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR” isimli örgütsel içerikli dokümanların ele geçğirildiği,
Şüpheli Mafyokrasi adlı kitabını yazarken Aydınlık arşivinde bulunan Mafya ile ilgili birçok kitap ve belgeyi topladığını, yararlandığını, bu belgeyi de o kapsamda hatırladığını, beyan etmiş ise de; şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK beyanında kendisinden elde edilen bu örgütsel içerikli belgeyi Ulusal Kanal’da danışmanlık yaparken aldığını beyan ettiği, aynı dokümanın şüpheli Veli KÜÇÜK’ten de ele geçirilmiş olması şüpheliler aralarındaki örgütsel irtibatı göstermektedir.
İşçi Partisi’nde ele geçirilen dokümanlar arasında; 17.12.1996 tarihli “KİŞİYE ÖZEL” ibareli dönemin Başbakanı’na yazılmış Susurluk kazası ile ilgili hazırlanmış 39 sayfalık MİT Müsteşarlığı belgesi bulunmuştur. Belge ile ilgili olarak sorulduğunda; “Hatırlamadığını, basın yolu ile gelmiş olabileceğini, gelen belgeleri sakladıklarını, beyan ettiği.
06.02.2008 günü saat:14.59 da Emcet … isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; Adil Serdan SAÇAN ile yapılacak bir görüşmeden bahsettikleri, Adil Serdar SAÇAN’ın “… bak şunu söyle, arkadaş bu Güler KÖMÜRCÜ söylemiş bunu onu içeri alabilirler haber yolla diye göz altına aldıkları zaman” “… ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ OLAYI EN İYİ GÖĞÜSLEMEK ÖYLE OLUR ÇIKIP Bİ AÇIKLAMA YAPTIĞI ZAMAN Bİ DAHA İÇERİ ALMA FALAN FİLAN HİÇBİR ŞEY İHTİMAL KALMAZ YANİ” “..AKILLILIK YAPIP ÇIKIP BU ÇATIR ÇATIR … AÇIKLADIĞI ZAMAN BİZ BU GÖZ ALTINA ALDIK O ZAMAN SAVCININ EMRİ İLE TAKİPSİZLİK KARARI VERDİK HATTA BELGELERİ BİLE İADE ETTİK BUNLARI AÇIKLADIĞI ZAMAN FALAN HER ŞEY ÇÖKER YANİ” şeklindeki görüşmeyle alakalı olarak sorulduğunda; Görüşmenin doğru olduğunu, Adil Serdar SAÇAN’ın Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olduğu zaman yaptığı uygulamayı ve sonuçlarını kamu oyuna açıklamasını istediğini, TSK yı dışarıdan ve içeriden yıpratma çabalarının olduğunu, ERGENEKON soruşturmasının da bütünü ile bu çabalarla bağlantılı olduğunu, soruşturmayı yürütenlerin, Türk Ordusunu gördükleri yerde suç var anlayışı ile yüklendiklerini, TSK ile ilgili her belgeyi bir suç bağlantısı olarak değerlendirdiklerini, generallerle yazışmayı bir suç belgesi olarak gördüklerini, kanunsuz olmanın ötesinde Türkiye’nin savunma gücünü kırmaya katkıda bulunan bilinçli bilinçsiz çabalar olduğunu, bu durumda ERGENEKON soruşturmasının düzmece ve uydurma olduğunun ortaya çıkarılmasının bir vatan görevi olduğunu, 2001 yılında uydurulan ifadelerin hiç bir değer taşımadığını, beyan etmiş ise de; 2001 tarihinde şüphelinin yönettiği yayın organlarında yaptıkları yayınlarda; o tarihte bu konuyu araştıran Adil Serdar SAÇANLAR’ı tarikatçılıkla ve komploculukla suçladığı, konu hakkında o dönem soruşturma açılmadığı halde Adil Serdar SAÇANLAR’a “ÇIKSIN ASLANLAR GİBİ İŞİ GÖĞÜSLESİN, TAKİPSİZLİK VERDİK, BELGELERİ İADE ETTİK DESİN” şeklinde baskı yaptırıp ERGENEKON soruşturmasını etkilemeye çalıştığı, ayrıca kendisine yönelecek bir soruşturmayı da amacından saptırıp bertaraf etmeye çalıştığı şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ ile alakalı soruşturmadan rahatsızlık duyması ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN içerisindeki konumumun ortaya çıkmasından dolayı olduğunun anlaşıldığı.
Tape No:3877, 07.02.2008 günü şüpheli Serhan BOLLUK ile yaptığı telefon görüşmesinde; Serhan’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte M. C.., … toplanmışlar” “şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği ve kendisinin de AKP yi halk ihtilaliyle devirmek gerektiğini savunduğu, ordunun “B Planı” yaptığından bahsettikleri sorulduğunda; görüşmeyi yaptığı şahsı hatırlayamadığını, AKP kapatılsın şeklinde bir kapak yapılmasına karşı olduğunu, çünkü bunun yargıya talimat gibi algılanacağını, Ordunun B Planından söz edildiğini hatırlamadığını, beyan etmiş ise de; hem kapatma davası için dilekçe verdiği hem halk ihtilaliyle hükümeti devirmek gerektigini söylemesi de şüpheli darbe yaptırmak yoluyla Hükümetin devrilmesi için plan ve faaliyetlerini organize bir şekilde yürüttüğü anlaşılmaktadır.
Şüpheli Emin GÜRSES’in 28.01.2008 günü Mustafa Y. isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinin bir bölümünde “Bir süre telefon dinlemeleri hakkında görüştükten sonra Mustafa’nın “Bunlar geçecek ya.” dediği, kendisinin “Sen başkasın, Perinçek ile konuşuyordum. Mesaj başka şimdi.” dediği anlaşılmıştır.
Söz konusu telefon görüşmesinde bahsedilen konunun ne olduğu Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Burada Perinçek olarak bahsedilen kişi Doğu PERİNÇEK’tir. Doğu PERİNÇEK ile yapılan operasyon hakkında görüşmelerimiz oldu. Perinçek bana bu operasyonunun millicilere karşı yapılan bir operasyon olduğunu, özelleştirmeler, vakıflar kanunu, bor madenlerinin satılması, Türk ordusunun İran’a karşı kullanılması gibi başka bir şeyleri gizlemeyi amaçladığını söylemişti. Ben de bu beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” Şeklinde bayanıyla alakalı olarak, Emin GÜRSES’in doğru söylediğini, Türkiye düşmanı güçlerin, kuvvetlerinin ötesinde bir işe kalktıklarını bilmeleri gerektiğini, belirterek hem şüpheli Emin GÜRSES'le irtibatlı olduğu anlaşılmakla beraber hem de görüşme içeriğinden dezenformayon yapmak suretiyle gerçeğin ortaya çıkmasına engel olduğu anlaşılmıştır.
Aynı telefon görüşmesinde “…Yıllardır yani fikir öğrendiğimiz bir insan diyor ki, ya komutan artık emekli paşalar mı … darbe yapıyor diyor yani herkes tiye alıyor artık yani şeyleri.” “Hocam asker yapmayacak. Asker mesela PERİNÇEK’ten hep uzak durdu. KARDEŞİM PERİNÇEK GİBİ BU KONULARDA PROFESYONEL BİR ADAM BU İŞTE BU ÖRGÜTLENMEDE .... Öyle bir sürü örgütlenmeler var. Türkiye de silah üzerine o tür yemin edenler …. PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert.” “Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasınlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul’u diyor, bak böyle konuşuyor.” Şeklindeki konuşma Emin GÜRSES’e sorulduğunda; “Beyanlarım Perinçek’in beyanlarından ibarettir. Perinçek’ten bizzat duyduğum veya basından takip ettiğim beyanları Mustafa’ya aktarmıştım.” dediği. Buradan da İşçi Partisi genel başkanı Doğu PERİNÇEK’in kendi yaptıkları için devletin güvenlik güçlerine meydan okuyacak kadar ÖRGÜTLENMESİNE GÜVENDİĞİ GİBİ BİZDEN BİRİNİ TUTUKLASINLAR İSTANBUL’U BAŞLARINA YIKARIM” diyerek Ergenekon terör örgütünün ne denli güçlü bir örgüt olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Şüpheli Emin GÜRSES'in görüşme içeriğindeki “mevcut düzeni değiştirecek bir darbeyi TSK yapamayacağı, ancak Doğu PERİNÇEK’in yapabileceği hususu” Doğu PERİNÇEK’e sorulduğunda; “Emin GÜRSES’in bu beyanlarında, kendisinin Türkiye düşmanı güçlere karşı kararlılığını anlatmaya çalıştığını” beyan ettiği buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından Türkiye’deki güvenlik güçleri Türkiye Düşmanı olarak nitelendiği, ERGENEKON terör örgütünün yazılı dokümanlarında da hep devleti yönetenler ve devletin tüm resmi kurumlarının ihanet ve aymazlık içinde olduklarının belirtilmesi ile örtüştüğü anlaşılmıştır.
14.01.2008 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile İ.Ha.A. arasındaki telefon görüşmesinde; Bir toplantıdan çıktığı anlaşılan Güler KÖMÜRCÜ’nün “Çıktım şimdi bir başka yere geçmek zorundayım canım orda patladım artık….” "Şimdi bak Doğu PERİNÇEK, Mehmet H.., ondan sonra Yaşar O… işte ne biliyim Anıl Ç… daha sayiyim bir sürü isim böyle" “Bunlar şimdi Güler KÖMÜRCÜ’de katılımcı diyalog grubu oluşturmuşuz biz ve adamlar Bismillah dakka bir başında parti kuralım parti kuralım …geldim ne parti kurması dedim” dediği, İBRAHİM'in "Doğu Perinçek demedi mi ki benim parti var işte buyrun gelin burda ..." dediği, Güler KÖMÜRCÜ’nün “… o da öyle dedi zaten bizim partimiz var…” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi ile ilgili olarak şüpheli Doğu PERİNÇEK’e sorulduğunda; Bu toplantıların, eski Bakanlardan Kamuran İNAN, Eski Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ufuk SÖYLEMEZ, Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mehmet HABERAL ve Prof. Dr. Hasan EREN’ in inisiyatifi ile başlayan ve basına açık yapılan Milli Egemenlik Hareketi (MEH) toplantıları olduğunu, çeşitli partilerden şahsiyetler, Üniversite öğretim üyeleri, Orgeneraller, kitle örgütleri yöneticilerinin katıldığını, bir eşgüdüm kurulu olduğunu, çalışmaların yasal olduğunu, Milli Güçlerin birleşmesinin, Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve Haclı irtica tarafından kaygıyla karşılandığını, beyan etmek suretiyle de Milli güçlerin tek merkezden ERGENEKON tarafından yönetildiği ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HAKİM GÜÇ KONUMUNDA olduğu anlaşılmaktadır.
Tape No:3823, 05.02.2008 günü Bedri…. İsimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin, Cumartesi günü yapılıyor mu diye sorduğu, Bedri’nin “Bu CHP Valiliğe Çevresinde şey önerisi varmış yani bu Cumartesiye birşey yapalım da ama asıl ondan sonra Anayasa Mahkemesine götürelim ve 16’sında Anayasa Mahkemesinde görüşülmeden önce ona destek amacı ile büyük eylem yapalım diye” “çok büyük bir talep var bu çok büyük birşey olabilir zaten yani çok önemli gelişmeler olabilir” “.. biraz sonra toplantı oluyor abi partilerde katılıyor” dediği, kendisinin de “Kim bizden katılıyor” dediği, Bedri’nin de “Hüseyin K..” dediği, ilerleyen görüşmede kendisinin “Baksana Ertuğrul ÖZKÖK bey bizim tarafa geçti” “Aydın DOĞAN'lar bizim tarafa geçti” dediği, Bedri’nin “Evet abi TÜSİAD abi TÜSİAD bu tarafa geçti yani” şeklindeki görüşmeden de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hakim güç olma konumunda olduğunu ve bizim tarafa geçtiler ibaresinden de birçok gazetecinin kendi kontrollerinde kendi fikirlerine uygun hareket ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
27.02.2008 günü, saat:21.07 de Süleyman…… isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “…ben konuştum Akkayayla” dediği, Süleyman’ın “..Emin abiyi aldılar” “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük” “Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz” “Altı özel kişi” “ Ankara’dan Akkaya var” “Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek” “Karabük’ten bir arkadaş var, Trabzon’da bir arkadaş var” “Biz size geleceğiz de işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi” “Onda konumumuz ne olacak bizim” dediği, ilerleyen görüşmede, ….bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız” dediği tespit edilmiştir.
Telefon görüşmesi sorulduğunda; Konuşmayı, Süleyman adında İstanbul da oturan, soyadını bilmediği bir gençle yaptığını, bu şahsın kendisini ziyaret etmek istediğini ve bir heyet halinde gelip partide kendisini ziyaret ettiklerini, bu olayın Ergenekon suçu ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, Çağlayan mitingini bir grup kitle örgütünün düzenlediğini, bu mitinge katılmanın yararı olup olmadığınının kendisine sorulduğunu, kendisinin de katılmalarını teşvik ettiğini, beyan etmiş ise de; soyİsmini bile bilmediği ve “ALTI ÖZEL KİŞİ” TABİRİYLE konuşulup muhtemelen örgütsel konumda olan altı özel kişiden bahsettikleri ve bu altı özel kişinin tutuklu bulunan ERGENEKON terör örgütü üyesi Emin GÜRSES için bir şey yapılıp yapılmayacağını da örgütün lideri konumunda olan şüpheli Doğu PERİNÇEK’le konuşacakları anlaşılmaktadır.
Tape No:3851, 06.03.2008 tarihinde Yıldız A…. ile yaptığı telefon görüşmesinde; kendisinin “bizim bir Almanya ziyareti var Martın sonunda felan orda bir takım bulanıklıklar var o neticelensin o zaman şey yapalım” “ADD Bandırma çağırıyo Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'nu .. geldiği zaman” dediği, Yıldız A…’in “Balıkesir merkezdeki ADD kongresi tamamlandı genel baş şube başkan yardımcısı bizim arkadaşımız yedi Delegenin altısı bizimle hareket ediyo Genel merkez delegesi” dediği, kendisinin “Şimdi biz ERGENEKON operasyonu ile ilgili basın toplantısı yaptık” “ilk basın toplantısı metni biraz ham sistematiği zayıftı şimdi daha düzeltilmiş son halini şimdi hemen size yolluyorum” “onu bir basın toplantısıyla yarın bi basın toplantısıyla Balıkesir’de açıklayın şeklindeki görüşmeye,
ERGENEKON la alakalı yaptığı faaliyetlere cevap vermek yerine parti üyeleriyle yaptığı legal görüşmelerin takip edildiğini idda etmekte olup görüşme içeriğinden parti üyelerinin çoğunun ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda faaliyet göstermeye zorladığı ve ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) içinde örgütlenmeye gittikleri, bu konuda Veli KÜÇÜK’ten elde edilen ADD’nin ERGENEKON amaçları doğrultusunda kullanılması hususunda alınan kararın çıkması da ERGENEKON terör örgütünün ADD dahil birçok sivil toplum kuruluşunu ele geçirip yönettiğini göstermektedir. Örgütün sızma stratejilerinin anlatıldığı Devletin Yeniden Yapılanması belgesinde sızılacak kuruluşlar arasında sivil toplum kuruluşlarınında bulunduğu böylece ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN her yere sızma faaliyetlerinde çok ileri bir seviyeye geldiğini göstermektedir.
Yine ERGENEKON’la alakalı yaptıkları yayınlar ve görüşmelere Kendilerinin samimiyetlerini ve Ergenekon denen tertibin düzmece senaryolar üzerine kurulduğunu Ergenekon operasyonu diye başlayan operasyonun belli merkezlerde belli merkezlerce planlandığının görüldüğünü, Savcılıkların böyle planlar içinde bulunmasının düşünülemeyeceğini, öte yandan soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef aldığını, bütün iddiaların getirilip orduya bağlandığını ve orduyu suçlu gösteren bir psikolojik savaş malzemesine dönüştürdüğünü, bunların çok tehlikeli ülkeye çok zarar verecek, çok tehlikeli uygulamalar olduğunu, operasyonun ABD tarafından desteklenmesinin, PKK ve DTP tarafından alkışlanmasının da herkes için uyarıcı olduğunu, kendisinin 4 kuşakla hapis yatmış bir insan olduğunu, dava adamı olduğunu, 68-78-88 ve 98 kuşağı ile fikirlerinden dolayı hapis yattığını, böyle şeylerden korkmadığını Fabrikatör belgesinde kendisine saldırıldığını, Fabrikatör belgesini Mehmet Eymür'ün yazdığı bir kitap olduğunu, Kendisinin CIA ajanı olduğunu,
Kızıl Elma sorulduğunda; bu konuda bir ülkücü, biri solcu genç, üstelik her ikisi de lider, kendi yönettikleri gençleri barış içinde bir araya getirerek, vatan savunmasında birleştiklerini,
Gizli Belgeler sorulduğunda; Sabancı suikastı ile ilgili MİT raporunu 1996 yılında kendisinin ifşa ettiğini, raporu nereden aldığını bilmediğini, arkadaşlarının getirdiğini, raporda yazılanları, 1997 yılında yayınlanan ve 7 ayrı baskısı yapan Çiller Özel Örgütü adlı kitabında yayınladığını, beyan etmiş ise de: MİT Müsteşarlığı’nın bu konuya verdiği cevabi yazıda “Sabancı suikastı ile ilgili raporun Mit’e ait olmadığı bu raporu yazan şahısların kurumla alakalarının olmadığı ve raporun şekil itibarıyla da kurumun yazdığı rapor ve yazışma ilkelerine uymadığı” belirtilmiş olup, buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ifşa ettiğini beyan ettiği MİT raporunun SABANCI suikastının gerçek amaç ve hedflerinden saptırılmak amacıyla bizzat Doğu PERİNÇEK tarafından tamamen sahte olarak tanzim edilip yayınlanması suretiyle dezenformasyon amaçlı hazırlandığı anlaşılmaktadır. Sabancı suikastı sanığı Mustafa DUYAR’ın cezaevinde öldürülmesi akabinde öldüren şüphelilerin, dosyamıza gelen görüntü CD’sinde “devlet bize Mustafa Duyar’ı öldürttü Veli ağabeyyi arayın sorun, bizi Veli KÜÇÜK’e sorun” diye bağıran görüntüdeki Nuri ERGİN ve Vedat ERGİN’in savcılığımızda alınan beyanlarında, “görüntülerdeki şahısların kendileri olduğu ve beyanların da kendilerine ait olduğunu ve görüntülerin montaj olmadığını” ifade etmişlerdir. Buradan da ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN bazı olayların faillerinin kamu oyunda yanlış algılanmasını temin etmek amacıyla sahte Mit raporu tanzim ettiği ve raporun bizzat ERGENEKON terör örgütünce FABRİKATÖR olarak tarif edilen şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından açıklanmak suretiyle dezenfermasyon yapılarak hedef saptırıp kamu oyunu yanlış yönlendirdikleri anlaşılmaktadır.
Ulusal Güçler Meclisi Sorulduğunda; Çeşitli ulusal güçleri biraraya getirmek amacıyla, 1997 yılında önce, Mersin, Adana, Bursa, Zonguldak ve İzmir'de örgütlendiğini, bu meclise İşçi Partisi, CHP, Demokratik Sol Parti ve bazı sendikalar ve meslek odalarının katıldığını, 5 yerde oluştuğunu, 20 yerde planlandığını, ancak o sırada Atatürkçü Düşünce Derneğine yapılan bir operasyon sonucunda Suphi Gürsoytırak genel başkanlıktan uzaklaştırılınca Ulusal Güçler Meclisi çalışmasının sonuçsuz bırakıldığını, bu çalışma devam etse idi, Türkiye'yi bu durumlardan kurtaracak bir ulusal iktidar seçeneği oluşturulabileceğini, bunun suçla bir ilgisi olmadığı gibi her vatanseverin destekleyeceği bir program ve hareket olduğunu, Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi isimli belgeyi kendisinin yazmadığını, Kuvai Milliye denilen derneklerin, başı bozuk dernekler olduğunu beyan etmiş ise de, buradan da yarım kalmış Ulusal Güçler Meclisi parojesi yerine ERGENEKON terör örgütünün Milli Güçler, Ulusal Güç Birliği, Müdafai hukuk ve Kuvvai Milliye gibi oluşumların MİLLİ GÜÇ BİRLİĞİ çatısı altında birleştirilmesini öngören örgütsel içerikli dokümanlardan ERGENEKON terör örgütünün bu işi daha sonra karara bağlayıp hayata geçirdiği kanaatine varılmıştır.
GİZLİ BİLGİ VE BELGELER:
Genel Kurmay Başkanlığı Askeri savcılığına yazılan yazıya verilen 02.06.2008 tarihli cevabi yazıda,
Hayati Özcan’dan ve Hikmet Çiçek’ten gönderildiği yazılı CD’ler içindeki bilgilerin bir bölümünün Türk Silahlı Kuvvetlerine ait ve gizli bilgilerden olduğu, bir kısmının arşiv kaydının bulunmadığı, karagah içi taslak çalışması olabileceği belirtilmiş, ayrıntılı olarak gönderilen cevabi yazıda;
İşçi Partisi’nden elde edilen Hikmet ÇİÇEK yazılı CD’deki bilgilerden 68. noda belirtilen, İMHA EDİLEN ÖNEMLİ İSTİHBARAT MESAJLARI isimli dosyadaki bilgilerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu ve gizli olduğunu,
Hayati ÖZCAN – İşçi Partisi karetta ibareli CD içinde bulunan ekli toblada belirtilen 80 nolu C. BAŞBUĞ BNB. DAN-MY yazılı belgenin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu ve gizli olduğu 81, 82, 83. sıradaki dosyaların “kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerden olduğu” belirtilmiştir.
Buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi olarak devlete ait gizli bilgi ve belgeleri tek merkezde toplayıp örgütün amaçları doğrultusunda kullandığı, daha sonra Hayati ÖZCAN’dan elde edilen NATO’ ya ait plan ve içeriğindeki bazı askeri bilgilerin de yine gizli olduğunu belirtilmesi de bu suçların örgütlü olarak yapıldığını göstermektedir. Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in hem örgüt içinde sevk ve idare eden sıfatıyla hemde parti genel başkanı sıfatıyla bu gizli bilgi ve belgelerden kanunen sorumlu bulunmaktadır.
FİŞLEMEYLE ALAKALI BİLGİ VE BELGELER,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e “Yargıtay ile ilgili notlar” isimli word belgesi içinde bulunan belgeler sorulduğunda; “Bilgisayar ortamında yazılı olan kişisel notların kime ait olduğu belli olmadığını, ayrıca bu notlarda suç oluşturacak bir şeyin bulunmadığını, tarihi bir karar verileceğini, bu operasyonun bir İş çi Partisi operasyonu haline dönüştürülmek istendiğini, Ergenekon denerek bazı terör eylemleri ile ilişkili olduğu iddia edilen bazı kimselerin suçlandığını, bahse konu şahısların suçlu olup olmadıklarının halen belli olmadığını, ancak belli olan tek şeyin bu şahıslarla kendileri arasında bağlantı kurulamayacağı, çünkü böyle bir şeyin olmadığını Veli Küçük ile karşı karşıya gelip bir kez görüşmüşlüğünün olduğunu, diğerlerini tanımadığını, Emin Gürses dışında ki hiç kimsenin dostu olmadığını ve kendilerine güvenmediğini” beyan etmiştir.
İşçi Partisi’ nde ele geçirilen CD’lerde: Yüksek Yargı Mensupları, gazeteciler ve bir çok siyasetçi ile ilgili olarak “Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kişisel veri olarak kaydedildiği” tespit edilmiş olup, bu suçun da yine örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği anlaşılmıştır.
ÖRGÜTSEL İÇERİKLİ DÖKÜMANLARDAN büyük bir çoğunluğunun İşçi Partisinde de bulunduğu, bir kısım dokümanın orijinal ve fotokopilerinin bulunduğu, büyük bir kısmının ise digital ortamda PDF olarak taranmış halde bulunduğu,
“ÖRTÜLÜ FAALİYETLER BİR İSTANBUL 6 NİSAN 2000” başlıklı şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Ümit OĞUZTAN’dan elde geçirilen örgütsel içerikli dokümanın şüpheli Doğu PERİNÇEK’te de bulunması ERGENEKON terör örgütü ile irtibatını göstermektedir. Doküman içeriğinde,
“Emekli Tuğgeneral Veli KÜÇÜK ile Mehmet EYMÜR tam olarak karşı karşıya geldiler. Veli KÜÇÜK bu mücadelede İşçi Partisini Kullanmayı planlıyor.” şeklinde yazı olduğu, diğer maddelerde İşçi Partisine yönelik başlatılacak bir operasyondan bahsedildiği, bunun ile ilgili Emniyet içerisinde değişikliklerin olduğu, bazı maddelerin altının çizili belge olduğu,
(78) Sayfa üzerinde “İşçi partisi ve Kemalist Devrim” konusu ile başlayıp, “Kumanda şansını ele geçirmişlerdir” ile biten doküman içeriğinin; İşçi Partisi ve Kemalizm Devrim konusu başlıklı, Sosyalizm ve Türkiye’de bulunan Sol Gruplar aktarılarak yazının bir bölümünde,
Doğru olan model şudur: Türkiye Emekçi Hareketi Ulusun ve Ulusun en Yurtsever gücü olarak halkla ve Türkiye Ordusunun Yurtseverliği ile birleşerek Milli Demokratik Devrimi başka deyişle Kemalist Devrimi tamamlayacak burada emekçi hareketin gücü örgütlenmesi ve Halk kitlelerine önderlik birikimi belirleyici olacaktır. Şeklinde yazı ile İşçi Partisinin politikalarının anlatıldığı, yazıdan da açıkça şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON terör örgütünün amaçları doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti hükümetini halk ayaklanması destekli bir askeri darbe ile devirmek için örgütsel çalışma içinde olduğu bu amaç için birçok örgütsel faaliyetleri legal görünümler altında perdeleyerek yaptığı anlaşılmaktadır.
66-(3) Sayfa sarı zarf içerinde mektup içeriğinin;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e hitaben yazılmış, Sayın PERİNÇEK, ile başlayan, “Milli Güç Birliği Hareketini şimdilik dikkatle takip ediyoruz, Hareketinizin yönünü izleyeceği süreci titizlikle izleyeceğiz ve bu konudaki fikirlerimizi size zaman zaman aktaracağız Takdir edersiniz ki Şimdilik Sizinle uzaktan temas zorunluluğumuz vardır. Ama aynı zamanda bizler sizin çok yakınınızdayız …….” TDHC-HGB imzalı mektup ve ekinde iki sayfalık
TDHÇ-HGB
TÜRKİYE DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ
HALKIN GÜÇ BİRLİĞİ hareketi başlıklı yazıdan da örgüt hücre yapılanması şeklinde birbirinden farklı birimler olarak hedefe ulaşmak için uygulanan stratejisi gereği herkesin aynı anda deşifre olmaması için farklı kollardan aynı amaca farklı gruplarmış gibi gösterilerek faaliyet yürüttükleri anlaşılmaktadır.
USİAD (Ulusal Sanayici ve İş adamları Derneği) İstanbul 12 Nisan 2000
157 – 158 – 159 ile numaralandıran 3 sayfalık dokuman içerisinde; Üzerinde İşçi Partisi Genel Başkanlığı Amblemi bulunan ve İşçi Partisi genel Başkanı Doğu Perinçek: yazılı söylemleri bulunan döküman içeriğinde; “bir kısım güvenlik güçleri mensuplarının dini görüşlerine göre fişlendiği, ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, Danıştay üyelerine yapılan saldırı, Hakkari Şemdinli’de meydana gelen patlama, Atabeyler grubu gibi olaylar ile ilişkilendirmek suretiyle soruşturmamız kapsamında Ergenekon terör örgütünün eylemlerinden olan Danıştay saldırısını örtbas etmek için hedef saptırılarak örgütün amaçları doğrultusunda dezenfermasyon yapıldığı anlaşılmıştır.
Ulusal Strateji Merkezi ve Bilim ve Ütopya Dergisinde-“Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi/ Dinamik Ulusal Güç Birliği ve Kuvayı Milliye Cephesi/ Araştırma-Gözlem-Analiz-Teori/ İstanbul-29 Ekim 2000”
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN örgütsel içerikli dökümanlardan bir kısmının bizzat bu şüpheliler de bulunduğu gibi bir kısmının da cd ortamında bulunması bu belgelerin uygulanmasına yönelik olarak hareket edildiğine ilişkin faaliyetlerde şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üst düzey yapılanmasında yönetici olduğunu göstermektedir.
Örgüt mensupları Doğu PERİNÇEK ve İlhan SELÇUK’un birlikte hareket ettikleri, ERGENEKON Terör örgütünün amaçları doğrultusunda ülkemizde bir kaos ortamının oluşması için çaba sarf ettikleri anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK tarafından Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi Ergenekon terör örgütü yöneticisi şüpheli İlhan SELÇUK’a hitaben 17 Mart 2008 tarihinde “Sayın İlhan Selçuk Ağabey” hitabıyla başlayan, devamında:
“Yargıtay Başsavcısı’nın kapatma davası açması üzerine bir yazı hazırladım. Parti yasakları konusunda Türkiye’de kitabı olan tek hukukçuyum. Anayasa Mahkemesi kararlarında ve Yargıtay Başsavcılığı iddianamelerinde kitabımdan çok uzun alıntılara yer verilmiştir.”
Sanıyorum bu yazı kamuoyu için aydınlatıcı olacaktır. Lütfen okumanızı ve Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmasını dilerim.
Saygılarımla, Doğu PERİNÇEK’ şeklindeki mektuptan da anlaşılacağı üzere,
Doğu Perinçek’in ikametinde yapılan aramada, Fikret KAZANCI imzalı 27.04.2004 tarihli T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış, İşçi Partisinin Ak Partiyi kapatma dilekçesine eklenmek üzere gönderilmiş yazı olduğu, yazıda “Dosyanın Takviyesini Teminen: Ergün POYRAZ’ın… Patlak Ampul Kitabı ve “.... ayrıca gazeteci yazar (Cumhuriyet Gazetesi) Sn. İlhan SELÇUK’un 17.07.2007 tarihli köşesindeki yazılarını birlikte sunuyorum” şeklinde yazıların olduğu tespit edilmiştir.
Yine aynı yerde bulunan “Sayın İlhan SELÇUK’un dikkatine" başlıklı “İsteğiniz Üzerine Cumhuriyet için bir yazı hazırladım. Konuştuğumuz konular sunuyorum. ……Güncelliği nedeniyle biran önce yayınlanmasında yarar var gibi geliyor bana, takdir sizin” şeklinde başladığı ekinde “Cumhuriyet Yıkıcılığının Güncel politikaları” başlıklı 4 Haziran 1997 tarihli yazı olduğu tespit edilmiştir.
Bu yazılardan; şüpheli Doğu PERİNÇEK ile Ergenekon terör örgütü yöneticilerinden şüpheli İlhan SELÇUK arasında örgütsel hiyerarşik bağın açıkça ortaya çıktığı, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON yapılanması içinde bulunan ve sivil unsurlardan oluştuğu bizzat belgede belirtilen 07- numaralı başkanlık olarak nitelendirilen Teori Tasarım ve Planlama Dairesi Başkanlığı (sivil) bünyesinde görevli olduğu aralarındaki hiyerarşik ilişki gereğince şüpheli İlhan SELÇUK’un daire başkanı olduğu, Doğu PERİNÇEK’in de uzman olarak İlhan SELÇUK’un yardımcısı pozisyonunda bulunduğu aynı birimde şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun da asistan olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Bu üç şüphelinin etkin olduğu sosyal ve siyasi yapı içerisindeki insanların devletin çeşitli kurumları ve üniversitelerinde önemli mevkilerde bulunmalarından ve organize olarak önceden planladıkları tüm aşamaları birer birer uygulamaya koyup bu konuda çeşitli toplantılar yapıp toplumda ve devlette üst düzey görevlerde bulunan insanları yönlendirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in tüm telefon görüşme, yazışma, eylem ve fiillerinden Türkiye Cumhuriyeti hükumetini cebir ve şiddet kullanarak, askeri müdahale yöntemiyle devirmeye kalkışmak bu konuda ERGENEKON terör örgütünün önceden planladığı kurallar gereğince organize bir şekilde tek merkezden yönetim yoluyla her türlü menfi propaganda yapılmak suretiyle askeri müdahale için gerekli zemini hazırlayıp, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde resmi hiyerarşiye uymayıp kendi düşüncelerine uygun davrandıklarını düşündükleri bir gruba darbe yaptırarak amaçlarına ulaşmayı hedefledikleri açıkça anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut Tape No:3878, 13.02.2008 tarihinde E.. Ö../M.. A.. ile şüpheli Doğu PERİNÇEK’in yaptığı görüşmede özetle; E.Ö.’nün; M.. A..’nın Ankara’da bir kısım yüksek yargı mensupları ile görüştüklerini belirttikten sonra, daha sonra telefonu M… A..’ın alarak “Şimdi biz bu Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcisi olarak 5 kişilik- 6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu E…. beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük.” “Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani her biri için 3-4 dakka da biz konuştuk yani düşüncelerimizi belirttik.” “Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve Hukuk olarak, Hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin dedi bu işleri çözeceğiz.” diyerek görüşme neticesini aktardığı, Doğu PERİNÇEK’in “Kim?” diye sorması üzerine görüştüğünü iddia ettiği kişilerin makamlarını ve isimlerini söylediği, ayrıca görüştüğü yüksek mahkeme üyesi hakkında “…çok akıllı çok militan..” şeklinde yorum yaptığı, görüşmenin devamında “Son derece kararlılar yani Cumhuriyet meselesinde hiç de tavizleri yok. BİR ŞEY İSTEDİLER ORASI ÇOK ÖNEMLİ. SİZ DEDİLER BİZİM HER ŞEYİMİZLE, II… KİTLE DESTEĞİNİ, HALK DESTEĞİNİ TOPLUM DESTEĞİNİ OLUŞTURMANIZ GEREKİYOR. Bunu ..söylediler doğru tabi. Bu bi büyük bir bileşke. Büyük bir toplum…” “..ben.. biz, bu CUMOK’un ben gittim, dönem sözcümüz ı…AVUKAT A… A…. var … Bir de Ankara’dan katıldı S… da vardı.” “S… çok ... orda biz epey görüştük yani son derece sağlam iyi şeyler söyledi. Özellikle de ADD konusunda da epey konuştuk.” “Gelişmeler son derece önemli Ben vardım işte CUMOK’tan Me… diye bir arkadaş vardı Na… K…’in, N… K… B…. o gönderdi onu, o seçti onu. Böyle bir kadro. Bir de ADD’den tabi o çok.. -onu konuşuyorum şimdi Er…..- A.. E…. var şimdi biliyorsunuz.” Dediği,
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’e ifadesi sırasında bu telefon görüşmesi sorulduğunda; E.Ö.’in genel başkan yardımcısı ve İstanbul il başkanı olduğunu, Me.. A…N’ın 68’liler Birliği Vakfının genel sekreteri olduğunu, görüşmeyi kendisinin yaptığını” beyan ettiği, bu görüşmeden de şüphelinin Ergenekon terör örgütünün amaçları doğrultusunda Sivil Toplum Kuruluşlarını kontrol altına alma ilkesine uygun davrandığı, toplumun değişik kesimlerine etki edebildiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in bir yandan bu tarz girişimlerle Yargı Camiasını etki altına almaya çalışırken, diğer yandan kendi yaptığı bu çalışmaların deşifre olmaması içinde Aydınlık dergisi sorumlusu Serhan BOLLUK’la Tape No :3877, 07.02.2008 tarihinde yaptığı görüşmede özetle; Serhan BOLLUK’ın “Ankara’nın önerisi şu” “Bedri Abi işte Mehmet C…, ııı… toplanmışlar,” “.. şeyi kapak yapalım diyorlar. “AKP Kapatılsın” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Yani olmaz öyle yani bu, akıllıca bir şey değil. “AKP Kapatılsın” talebi, …. Bu tamamen halka güvenmeyen çizgiyi besliyo yani.” “Yani AKP’nin hakkından yargıyla gelmek” dediği, Serhan BOLLUK’un “İşte dünden beri tartışıyoruz yani.” “Hiç bu başlığı kullanmayalım değil mi dergide de kullanmayalım.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Bu noluyor biliyor musun? Hep bu umutları yargıya” “Bağlıyan…” “Bu bu AKP’yi çok daha güçlü getirir.” “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Dediği, Serhan BOLLUK’un “Olay da oraya gidiyor göstere göstere yani.” “… Şimdi Rafet buradaydı da,” “Bir B planı var diyo. Bunları diyor sezgisel olarak şey yapıyorum diyo” “Sokağı bekliyolar diyo” “Komuta kademesinde çok tepki var diyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “B Planı”nı kim yapıyo?” diye sorduğu, Serhan BOLLUK’un “Ordu yapıyo.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “.. Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” dediği, Serhan BOLLUK’un “Tabi. Görüştüklerimden çıkardıklarım diyo.” Şeklindeki görüşmeden de atacakları başlıklardan yargıyı işin içine çekme planları belli olmasın diye sözde demokratik yolları savundukları imajını vermeye çalıştıkları ama akabinde yüksek yargı organları üye lerini ziyarete gidip bu konuda kendi düşüncelerini gizlice anlatmaktan da geri durmadıkları açığa çıkmaktadır. Buradan “AKP’yi ancak halk şeyiyle İhtilaliyle devirmek lazım.” Ve devamında B planı olarak adlandırdıkları hususunda bizzat Doğu PERİNÇEK’in ifadesiyle Komuta kademesine tepkisi olan bir askeri güç” denilmek suretiyle örgütün yaptığı çalışmaların hedefe ulaştığı hususları vurguladıkları gibi bizzat askeri yapılanmada etkin konumda olan şüpheli Doğu PERİNÇEK’in kendisine yakın olan adamlarıyla (genç subaylar) da ordu içinde aşağıdan yukarıya doğru komuta kademesine baskı yaptırdığı sonucu çıkmaktadır.
Ayrıca Doğu PERİNÇEK hazırladığı yazının Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanmasını istemiş olup yazının hükümete ağır ithamlar içerdiği görülmüştür. Ergenekon terör örgütü mensupları Doğu PERİNÇEK ve İlhan SELÇUK’un birlikte hareket ettikleri, ERGENEKON Terör örgütünün amaçları doğrultusunda ülkemizde bir kaos ortamının oluşması için çaba sarf ettikleri anlaşılmıştır.
Tanık Zihni ÇAKIR Cumhuriyet Başsavcılığımızda vermiş olduğu ifadesinde,” Türkeli dergisini bu ofiste çıkartacağını, Taner ÜNAL’ ın kendisinden bu oluşum içerisinde yer almasını istediğini, oluşumda birçok paşanın bulunduğunu, … Veli KÜÇÜK gibi isimlerin yanlarında yer aldığını, Doğu PERİNÇEK ve Hikmet ÇİÇEK’in solcu olmasına karşın bu oluşuma destek verdiğini…” beyan ettiği, şüpheli Mehmet M. Adnan AKFIRAT’tan ele geçirilen Veli KÜÇÜK imzalı derginin çıkarılmasına destek ve eleştirilerde yardım edilmesi yönündeki el yazması yazısından da anlaşılacağı üzere Şüpheli Veli KÜÇÜK’ün bahse konu diğer şüphelilerle örgütsel yayın organlarının çıkarılması ve örgütsel propagandaya açık destek verilmesi konularında ERGENEKON terör örgütünün talimatlarına uyulması için yazı yazdığı ve bu iş birliğinin sadece örgütün üst kademesi tarafından bilindiği, anlaşılmaktadır.
Tape No :3873’de kayıtlı, 25.02.2008 günü saat : 22.33’de Doğu PERİNÇEK ile İh.. A.. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra İh.. A..’in Ulusal Kanal’da ki programlara bir partili olarak bağlanamamasından dert yandığı, Doğu PERİNÇEK’in partili kişilerin programa katılmamasının daha olumlu olacağını belirttikten sonra bir süre aynı konu ile ilgili konuştuktan sonra, devrimci hareket konusuna değindikleri ve Doğu PERİNÇEK’in “KARDEŞİM DEVRİMLE RİCA EDERİM İH….’CIĞIM DEVRİMDEN VAZGEÇMEK ŞEREFSİZLİKTİR ALÇAKLAR DEVRİMDEN VAZGEÇER ÖYLE BİR ŞEY OLUR MU ÖYLE SAÇMA ŞEY. BİZİM YAPTIĞIMIZ HER ŞEY DEVRİME YÖNELİK” dediği,
Bu görüşmeden şüpheli Doğu PERİNÇEK’in eylem ve fiillerinin Devrime (ihtilale) yönelik olduğunu açıkça ifade ettiği anlaşılmıştır.
Tape No :3811’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat :13.42 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile Erkan … arasında yaptıkları görüşmesinde özetle;
Doğu PERİNÇEK’in “Erkan.. Ulusal Strateji Merkezine 7-8 tane iskemle koydur” “Tuğran’ı da çağır” “Turan, Ferid, Sen” “beş dakika sonra geliyorum ben” dediği ve görüşmeden sonra şüpheli Yusuf BEŞİRİK’in Ferid İLSEVER’i toplantıya çağırdığı ve bu toplantıda şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nun da bulunlduğu anlaşılmıştır.
* Tape No :3811-2’de kayıtlı, 26.02.2008 günü saat : 14.17’de Yusuf BERİŞİK ile Ferid İLSEVER arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Görüşmede Yusuf BEŞİRİK’in “Ferid abi toplantı başlamıştı ben söyledim.” Dediği, Ferid İLSEVER’in “Tamam bi şey yapı ver toplantı bitince kimler var dedin Kemal Alemdaroğlu.” dediği, Yusuf BEŞİRİK’in “Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Er.. Ün… Tu.. Öz.. Serhan Bolluk var.” dediği, Ferid İLSEVER’in “Toplantı bitince bana bilgi ver.” dediği,
Şeklindeki görüşmlerden örgütsel içerikli toplantılara Ferid İLSEVER Serhan BOLLUK’ gazeteci olmadığı halde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’ ve Yusuf BEŞİRİKin de katıldığı, bizzat organizeyi şüpheli Doğu PERİNÇEK’in yaptığı anlaşılmaktadır.
Tape No :3817’de kayıtlı, 29.02.2008 günü saat : 20.19’de YUSUF BEŞİRİK ile C… K…. arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
C… K… isimli şahsın Doğu PERİNÇEK in telefonunu aradığı, telefonu Yusuf BEŞİRİK’in açtığı ve “Başkan bir toplantıda konutanım.” dediği, Doğu PERİNÇEK’i bir ekonomi toplantısında olduğunu belirttikten sonra Cemalettin KORKUT’un “Evet ben 7-8 defa aradım BU ŞEYİN SON ÇEKİLME İLE İLGİLİ HAREKAT İLE İLGİLİ BİR KONUYU ARZEDECEKTİM KENDİSİNE OLDUKÇA ÖNEMLİ belki bu toplantıda da şey yapılabilir görüşülebilir isterseniz söyleyin kendisine.” dediği ve görüşmenin son erdiği,
Tape No :3837’de kayıtlı, 27.02.2008 günü saat : 21.07’de Doğu PERİNÇEK ile Süleyman..? isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Süleyman..? ın “Emin abiyi aldılar. Emin ağabeyyi.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Ha aldılar evet.” Dediği, Süleyman’ın “Şimdi Doğu abi biz bir şeyler düşündük. Haftaya muhtemelen biz altı kişi size geleceğiz. Türkiyenin her bölgesinden altı kişi. Altı özel kişi. Orhan abiyi düşünüyoruz Orhan abi gelecek. Karabükten bir arkadaş var ,Trabzonda bir arkadaş varBiz size geleceğizde işte onun haricinde bu şey var belki bilirsin Çağlayan mitingi. Onda konumumuz ne olacak bizim.” Dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Tuncay mı yapıyor mitingi.” diye sorduğu, Süleyman’ın “Ya Tuncay yapıyor Tuncayla pek alakası yok ADD yi biliyoruz. Çünkü ADD ye bazı çok yanlış yaptı hatta onun belgeleri bizde de var onu da atarız size çünkü sözcülerinin ADD karşıtı kullandığı kelimeler var. ADD yi dışladığı onlar bizde belge olarak duruyor.” dediği, devamında Doğu PERİNÇEK’İN miting tarihini sorduğu e “Gidelim gidelim.” dediği, devamında Süleyman’ın Akkaya isimli şahsın durumunu sorduğu Doğu PERİNÇEK’in “Konuştuk tamam hallettik onu.” Dediği, Süleyman’ın “Çünkü biz Akkaya yönlen Akkaya bizi yönlendiriyor. Akkaya Adanada biliyorsunuz.” Dediği ve devamında yine Süleyman’ın “Altı-yedi kişi biz size gelecez ondan sonra bakalım Emin Gürses için bir şey yapabilirsek yapacağız yapamazsak artık ne olursa.” dedikten sonra görüşmenin sona erdiği,
Tape No :3852’de kayıtlı, 06.03.2008 günü saat :22.13’de doğu PERİNÇEK ile Fikret… isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;
Fikret’in “…karışık … ortam” “Çok ya bir taraftan bu CHP ile MHP'nin gerçekleri ortaya çıktı filan deniyor ama” “Fakat bi taraftanda Genelkurmay Başkanına yönelik muazzam bir şey var” “Tereddüt oluştu hem toplumda hem askerler içinde diye söylüyorlar” dediği, Doğu PERİNÇEK’in “Abi onun aleyhine muazzam bir şey yarattılar ya” “Yani sana söyleyim kim olsa yıpratacaklar Türk ordusuna karşı bir savaş başladı kim gelse yıpratacaklar maalesef. Onun için korumak lazım bunları. bizim sağ kol ne diyor” dediği, Fikret’in “Sol kolda şey fakat bu yani bir şey yaratmış asker içinde” “Muazzam bir kararlılığa yol açtı diyor” dediği,
Doğu PERİNÇEK’ in “Tabi. MHP'ye filan çok kızmışlardır” dediği, Fikret’in “MHP'ye çok kızmışlar CPH'ye de kızıyorlar ama CHP 'den çok MHP esas şey yapıyo Herkes diyo dokuz sabıka bilmem ne falan onu konuşmaya başladı diyo” dediği,
Görüşmeden de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN sağ ve sol kolundan bahsettiklerinden ayrı farklı ideolojik grup görüntüsüne rağmen birlikte hareket ettikleri anlaşılmaktadır.
TERÖR ÖRGÜTÜ PKK VE DHKP/C İRTİBATLARI
Dosyada mevcut raporlar, şüphelide ele geçirilen bazı belgeler ve resimler ile dosyamıza mektup ile gönderilen bir kısım resimlerde şüpheli Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER ve Hayati ÖZCAN’ ın PKK bölücü başı ABDULLAH ÖCALAN ile birçok resimlerinin bulunduğu dosyada mevcut Gizli Tanık Denizin beyanında belirttiği gibi PKK terör örgütünün çöküş aşamasında olduğu dönemlerde yaptığı görüşmeler ve yayınlar sonucu örgütün ayakta kalmasını ve ideolojisinin yerleşmesini sağladığı, Serhan BOLLUK’ a ait ajanda da bulunan Hakan SARAYLIOĞLU’nun öldürülmesinden önce yapılan sorgulamasına ilişkin el yazısı ile notlar bulunduğu ve bu şahsın öldürülmesinden sonra bu eylemin DHKP/C örgütü tarafından üstlenildiği,
Danıştay olayında gözaltına alınan Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK’ün beyanında Alparslan ARSLAN’ ın Doğu PERİNÇEK ve grubunun amaçlarına yönelik olarak Danıştay saldırısını gerçekleştirmiş olabileceğini Danıştay dosyası kapsamında alınan ifadesinde belirtmiştir.
Dosyada mevcut inceleme tutanaklarına göre Mersin’de meydana gelen bayrak yakma olaylarından sonra şüpheli Doğu PERİNÇEK’in VATANSEVER KUVVETLER GÜÇ BİRLİĞİ Derneği başkanı Taner ÜNAL ile birlikte Diyarbakır’da miting tertipledikleri, miting için Taner ÜNAL’a bir çok talimat verdiği, Taner ÜNAL’ ın da Doğu PERİNÇEK’e sayın başkanım diye hitap ettiği ve talimatlarını kusursuz yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Şüpheli Doğu PERİNÇEK geçmiş yıllarda yazmış olduğu kitaplarında ve bazı söylemlerinde Türkiye’ de ermeni soykırımının olduğunu ve Kürtlerin kendi federe devletini kurmalarının gerektiğini, bu amaçla referanduma gidilmesi şeklindeki söylemleri ile şu anki söylemlerinin benzerlik arzetmediği,
SONUÇ OLARAK Doğu PERİNÇEK’in İşçi Partisi Genel başkanı olmasına rağmen aynı gruba bağlı Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi ile diğer bağlı yayın organlarını tek başına yönetip sevk ettiği şüpheli Veli KÜÇÜK ile kabul etmese de örgütsel hiyerarşik yapı içinde ilişkilerinin olduğu aynı ilişkinin şüpheli İlhan SELÇUK’ la da bulunması zıt fikir ve siyasi görüşlere sahip görünen bu üç kişinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hiyerarşik yapısında bizzat ERGENEKON yapılanmasının üst kademesinde yer alan sivil unsurların içinde önemli görevler üstlendiklerini açıkça ortaya koymakta olup, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN yapılanması içinde sevk ve idare eden konumunda bulunduğu, şüpheli İlhan SELÇUK’un yanında uzman olarak görev yaptığı, belirtilen medya ve yayın kuruluşlarını sevk ve idare ettiği,
Bizzat bazı örgütsel içerikli dokümanların bu şüpheli tarafından yazıldığı gibi bazı örgütsel içerikli belgelerin içinde geçen cümle ve paragrafların bizzat şüpheliye ait bilgisayar ve dijital ortamlarda bulunması da şüpheli tarafından ERGENEKON yapılanması için analiz ve çalışma yaparak hazırlandığı, örgütsel içerikli teklif belgelerini ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’nün üst sorumlularına bizzat arz ettiği ve bazı örgütsel içerikli belgelerin hem dijital ortamda hem de şüpheliye ait sevk ve idare ettiği örgütsel grup içinde bulunan diğer şüphelilerin ev ve işyeri aramalarında bulunması, hususları göz önüne alındığında şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması içinde aktif olarak görev yaptığı, yönetici konumda olduğu anlaşılmaktadır.
Şüphelinin sevk ve idare ettiği İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Medya organlarının bulunduğu binaları ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda kullandıkları ve bu yerleri paravan olarak kullanıp, örgütsel faaliyetlerini bu şemsiyenin altında gerçekleştirdikleri,
Şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU tarafından bizzat kendisine Danıştaydaki davaların takip edilmesi söylendiğinde, Görevi üstümüze aldık gereğini yapıcağız diyerek, devam eden davalara müdahale edip seyrini değiştirme gayretlerinin örgütsel bir görev olarak algılayıp gerekli girişimlerde bulunduğu,
Başından beri yapılan ERGENEKON terör örgütünün deşifresine yönelik soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapıldığını iddia edip bu konuda verdiği cevaplar ve yazdığı yazılarda göz önüne alandığında bizzat ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜ (SÖZDE)Türk Silahlı Kuvvetlerinin içindeymiş gibi göstermeye çalışarak Türk Silahlı Kuvvetlerin manevi şahsiyetini yıpratmaya ve soruşturmayı engellemeye yönelik eylemlerde bulunarak adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmaktadır.Bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurularında bulunulmuştur.
Belirtilen binalarda ele geçirilen Gizli askeri bilgilerin bulunduğu CD’ler ile Yargıtay’a yönelik bir eylem için hazırlandığı açıkça anlışılan ve içinde Yargıtayın krokisinin bulunduğu CD ve içinde yüksek yargı mensupları ile bazı yargı mensuplarının siyasal ve dini görüşlerine göre fişlenmesi, ayrıca daha birçok belgede gazetecilerden, devletin üst düzey sorumlularına kadar aynı şekilde fişlenip kayıt altına alınmaları suçlarının da tamamından sorumluluğunun bulunduğu,
Aynı tür gizli bilgi ve belgelerin Ulusal Kanal sorumlusu Hayati ÖZCAN’ın ev ve işyeri olan ulusal kanaldan çıkması ve elde ettiği askeri gizli bilgi ve belgeleri genel merkeze göndermesi de bu eylem ve fiilleri örgütsel olarak planlı ve bilinçli olarak yapıldığı bilgilerin tek merkezde toplandığı anlaşılmaktadır. Buradan da ERGENEKON terör örgütünün bünyesinde faaliyette bulunmak için kurulduğu anlaşılan Ulusal Kanal’ın da örgütün amacına hizmet etmek için perdelemek ve örgütün propagandasını yapmak, örgütün hedefleri arasındaki siyasileri yıpratmak için kullanıldığını göstermektedir. Bu kanala ilişkin mali incelemeler devam etmekte olup tamamlandığında dosyaya eklenecektir.
Tüm deliller ışığında şüpheli Doğu PERİNÇEK’in ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması içinde yönetici konumunda olduğu, ERGENEKON terör örgütünün Türk ordusuna sızma girişimlerini gizlice organize ettiği, kendi hakkında yazılmış ÇOK GİZLİ İBARELİ Genel Kurmay Başkanlığına gönderilmiş sureti de ele geçirdiği, buradan da şüpheli Doğu PERİNÇEK’in sızma süreçleri açıkça ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN belgelerinde anlatılan süreçlere uygun olarak örgütlendiği, tüm faaliyetlerini Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile birlikte Teori Tasarım Planlama dairesi başkanı olan İlhan SELÇUK’a bağlı olarak yürüttüğü,
Tape No:3842, 07.03.2008 günü saat:10.35 de, Bedri…. ile yaptığı görüşmede; Tümep’in bir yemekli toplantısından bahsedildiği, toplantıya “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, yüksek yargıdan ve üniversitelerden seçkin 70 kişinin katıldığını, Şener Eruygur’un ulusalcıların birleşmesinden bahsettiğini anlattıkları kendisinin “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygur’lar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin ...” şeklindeki görüşmeden gizli toplantıların mahiyeti anlaşılmaktadır.
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tertiplediği gizli toplantıları organize ettiği, şüpheli Şener ERUYGUR ve Hurşit TOLONun katılarak bu toplantılarda önderlik ettikleri, bu şüpheliler de ele geçirilen darbe planları ve Cumhuriyetçi Çalışma Grubuna ait dökümanlarda şüpheli Doğu PERİNÇEK’in kontrolünde olan USİAD ve USMER isimli derneklerin bu darbe yapmaya yönelik ön hazırlık çalışmalarında aktif olarak görevli oldukları bu belgelerin incelenmesinde anlaşılmaktdır. Bu belgelerdeki darbe yapmaya yönelik ve darbe zemini oluşturmaya yönelik çalışmaların halen ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tüm ünetelerince devam ettikleri, şüpheli Doğu PERİNÇEK ve grubunun bu süreç içinde aktif olarak eylem ve faaliyetlerini gizli gizli sürdürmek suretiyle devam ettirdikleri. Hem medya aracılığı ile hemde partisine bağlı gençlik örgütleri ve genç subaylar olarak niteledikleri askeri yapılanmaya sızmış örgüt üyelerini bu amaca yönelik eylem ve fiillere sevk etmek suretiyle karışıklık ve kaos ortamı oluşturup darbeye zemin hazırladıkları. Halkı Silahlı Kuvvetleri ve bazı devlet kurumlarını hükümte karşı isyana tahrik ettikleri.
Genel merkezde ve kendisine bağlı olarak faaliyetlerde bulunan diğer örgüt üyelerinde ele geçirilen, YARGITAY binalarının ayrıntılı krokisi, İZMİR NATO komutanlığına ait gizli belgeler ve sabotaj planlarının bulunması, çok gizli askeri bilgilerin bulunması, göz önüne alındığında, şüpheli Doğu PERİNÇEK’in Teori Tasarım Planlama dairesi başkanlığında görevli yönetici olduğu, şüphelinin hem sahip olduğu medya kuruluşları, hem de siyasi parti çatısı altında örgütlenerek, her türlü eylem ve faaliyetini legalmiş gibi göstermek için perdeleme yaptığı,
Örgütün amaç ve faaliyetlerine yöneticisi olduğu tüm organlar ile katılıp Milli kuvvetler olarak nitelediği ve Milli güç birliği, halk ve ordu işbirliği neticesinde oluşturulacak halk ihtilali ile Türkiye Cumhuriyeti hükumetine karşı halkı ve Türk Silahlı Kuvvetlerini kışkırtmak suçlarını işlediği, gibi kişisel verileri kaydetme ve devlete ait gizli bilgileri ele geçirmek suçlarını da işlediği,
Örgütün üst düzey yönetiminde olması, örgüt tarafından yapıldığı anlaşılan Danıştay eylemi ve Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalarndan sonra yine kendisine örgüt tarafından verilen dezenformasyon ve kamuoyunu yanıltma görevleri gereği her türlü yayını yaptığı anlaşıldığından;
Şüpheli Doğu PERİNÇEK’in üzerine atılı bizzat işlemiş olduğu eylemlerine uyan, TCK’nun 314/1, 312/1, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK’nun 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması ile TCK’nun 334/1, 135/2-1, 43/2 maddeleri gereğince,
Ayrıca Şüpheli Doğu PERİNÇEK; ERGENEKON terör örgütünün yöneticisi konumunda olup, 5237 Sayılı TCK’nun 314/3. maddesi “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır” ve TCK’nun 220/5. maddesi de “Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü gereği, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan 5237 Sayılı TCK’nun 314/3 maddesi yollaması ile TCK’nun 220/5. maddesi gereğince ERGENEKON terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle;
1-Cumhuriyet Gazetesine 3 kez bomba atılması nedeniyle, ruhsatsız patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak, korku ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanma, mala zarar vermek suçlarından TCK’nun 174/1-2 (hukuki kesinti oluşturan iddianame öncesi tüm ruhsatsız patlayıcı bulundurma eylemleri Yargıtay kararlarında tek suç sayıldığından alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle bir kez uygulanması), 170/1-c (3 kez), 151/1(3 kez),
2-Danıştay saldırısında Türk Milleti adına yargılama görevini yürütmekte iken görevinin başında katledilen yargı şehidi Mustafa Yücel ÖZBİLGİN’in tasarlayarak öldürülmesi, mağdurlar Mustafa BİRDEN, Ayla GÖNENÇ, Ayfer ÖZDEMİR ve Ahmet ÇOBANOĞLU’nun tasarlayarak öldürülmeye teşebbüs edilmesi nedeniyle TCK’nun 82/a-g, 82/a-g, 35/2. maddesi (4 kez),
3- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Muzaffer TEKİN, İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Kemal KERİNÇSİZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK, Fikret EMEK’in işlemiş oldukları; Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçundan dolayı TCK’nun 327/1. maddesi gereğince (8) SEKİZ KEZ,
4- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK ve Fikret EMEK’in işlemiş oldukları; Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak suçu nedeniyle: TCK’nun 326/1. maddesi gereğince, (6) ALTI KEZ,
5- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Gazi GÜDER, Ayşe Asuman ÖZDEMİR, Halil Behiç GÜRCİHAN, İsmail YILDIZ, Kemal ŞAHİN, Mehmet Murat YÜCEL, Feridun Refik NUHOĞLU, Ergün POYRAZ, Fikret EMEK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Habip Ümit SAYIN, Hikmet ÇİÇEK, Kemal KERİNÇSİZ, Nusret SENEM, Erkut ERSOY ve Murat ÇAĞLAR’in işlemiş oldukları, Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmek suçu nedeniyle; TCK’nun 135/2-1, 43/2. maddesi gereğince (17) ONYEDİ KEZ,
6- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Oktay YILDIRIM, Mehmet DEMİRTAŞ ve Fikret EMEK’in işlemiş oldukları, silahlı terör örgütüne ait silahları depolamak suçu nedeniyle; TCK’nun 315 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,
7- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Ayşe Asuman ÖZDEMİR ve Halil Behiç GÜRCİHAN’in işlemiş oldukları, Adil Yargılamayı Etkileme suçu nedeniyle; TCK’nun 288. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,
8- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Fikret EMEK, Hayrettin ERTEKİN, Hikmet ÇİÇEK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Hayati ÖZCAN, Ergün POYRAZ ve Nusret SENEM’in işlemiş oldukları; Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçu nedeniyle, TCK’nun 334/1 maddesi gereğince (7) YEDİ KEZ,
9- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: İsmail YILDIZ, Bekir ÖZTÜRK, Hüseyin GÖRÜM ve Fuat ERMİŞ’in işlemiş oldukları; Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe teşvik etmek suçu nedeniyle, TCK’nun 319/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (4) DÖRT KEZ,
10- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Mehmet Fikri KARADAĞ, Hayrettin ERTEKİN ve Muhammet YÜCE’nin işlemiş oldukları; Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu nedeniyle, TCK’nun 284/1 maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,
11- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheli Muzaffer ŞENOCAK’ın işlemiş olduğu; Ruhsatsız patlayıcı bulundurmak suçu nedeniyle, TCK’nun 174/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/2. maddeleri,
12- Şüpheli Ergün POYRAZ’ın işlemiş olduğu; Yasaklanan bilgileri açıklamak suçu nedeniyle TCK’nun 336. maddesi,
13- Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hayrettin ERTEKİN’in işlemiş olduğu; Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek veya aşağılamak suçu nedeniyle TCK’nun 216/1. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,
14- Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ve Aydın YÜKSEK’in işlemiş olduğu 2863 Sayılı yasalara muhalefet etmek suçu nedeniyle, 2863 Sayılı Kanunun 73. maddesi (2) İKİ KEZ,
15-Şüpheli Hayrettin ERTEKİN’in işlemiş olduğu 2813 Sayılı Kanuna muhalif olarak ruhsatsız telsiz kullanmak suçu nedeniyle 2813 Sayılı Kanunun 32/a maddeleri gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASI talep edilmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder